Nisa Suresi yz yetmi
alt yettir ve Medinede nazil olmutur. Bu sure-i Celile, toplum haytm
dzene koyan baz nemli temel kaideleri beyan edmi, insanlarn hayatm
ilgilendiren ok nemli hususlar hkme balamtr.
Sure-i Celile, biz
insanlarn nasl var edildiimizi ve var edili eklimizin nasl olduunu beyan
edip Allahtan korkmamz ihtar ederek yle balyor: "Ey insanlar, sizi
tek bir candan yaratan, ondan eini var eden ve her ikisinden de bir ok erkek
ve kadn tretip yeryzne yayan rabbinizden korkun. Kendisinin adn ne srerek
dilekte bulunduunuz Allahtan ve akrabalk balarn koparmaktan saknn.
phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml gzetleyiidir.[1]
Sure-i Celilede bu ok
nemli hatrlatma yapldktan sonra zellikle slam gelmeden nce cahiliye
dneminde, haklarna riayet edilmeyen yetimlerin meselelerine tema ediliyor ve
onlann mallarnn yenmemesi ihtar ediliyor. Yetim kzlarla evlenildiinde ve
onlara adaletli davranlmamas halinde dier kadnlardan drde kadar
evlenilebilecei beyan edilyor.
Cahiliye toplumunda.
zellikle kadnlarn haklarna riayet edilmiyor, evlilik srasnda, tabii
haklan olan mehirleri kendilerine verilmiyordu. te sure-i Celilede bu ok
nemli husus ta yle hkme balanyor. "Kadnlarn mehirleri-ni gnl
holuu ile verin. Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa
onu afiyetle yeyin. [2]
Hayayatmzda ok
nemli bir yeri olan, hayatmz devam ettirerbilme-miz iin ihtiya duyduumuz
mallan iyi muhafaza etmemiz, onlar akl zayf olanlara vererek zayi etmememiz
emrediliyor. Yine yetimlerin mallann da iyi muhafaza etmemiz, rtlerine
erinceye kadar o mallar konyup o mallan gerei gibi idare edecek yaa gelince
kendilerine teslim edilmesi lazm geldii beyan ediliyor.
Bundan sora mirasn
nasl taksim edilecei hususu aklanyor. len kiinin geride brat
akrabalarna, mallarnn nasl ve hangi llerde taksim edi-leci btn
teferruatyla beyan ediliyor ve buyuruluyor ki: "te bunlar Allann
koyduu sularlardr. Kim, Allaha ve Resulne itaat ederse Allah onu, altndan
rmaklar akan cennetlere koyar. Orada
ebedi kalacaklardr. te byk kurtulu budur. [3]"Kim,
Allaha ve Resulne isyan eder ve Allann k oyduu snrlan aarsa Allah onu,
ebedi kalaca cehennem ateine koyar ve onun iin alaltc bir azap vardr. [4]
Sure-i Celilede bundan
sonra, insanlk hayatnda toplumun en byk dertlerinden olan zina meselesi ele
alnyor. Zinann haram olduu beyan ediliyor. nsan neslinin devam ve toplum
dzeninin bozulmadan yrmesi iin en nemli hususlardan biri olan evlenme
meselesine temas ediliyor ve kimlerin kimlerle evlenebilecekleri, hangi
dereceye kadar akrabalarla, bunun dnda daha baka kimlerle evlenmenin
haran olduu, dolaysyla ce kimlerle evlenmenin helal olduu ve bu hususta
uyulmas gereken kaideler btn teferruatyla beya ediliyor ve buyuruluyor ki:
"Allah size. dininizin hkmlerini aklamak, sizden ncekilerin yollarn
gstermek ve tevbenizi kabul etmek stiyor. Allah, her eyi ok iyi bilendir,
hkm ve hikmet sahibidir. [5]
Sure-i Celilede devamla,
hayatmzda tatbik edeceimiz dier bir ksm kurallar beyan ediliyor,
mallarmz aramzda hakszlkla yemememiz emrediliyor. len kiilerin
miraslarnn hangi kiiler olaca haber veriliyor. Kar kocann arasnda
bir geimsizlik ktnda bunun nasl halledilecei beyan ediliyor.
Kitap ehlinin,
zellikle Yahudilerin, slam dini ile alay edileri ve yaptklar eitli
ktlkler ortaya konuyor ve Allah tealann, bunlara lanet ettii beyan
ediliyor.
Sure-i Celilede,
Allaha, Peygambere ve mmin olan idareciye itaat etmek gerektii emrediliyor.
Mminlerin, dmana kar cihattan geri durmamalar, cihattan kamann lm
engellemeyecei, insann bana yelen iyiliin de ktln de Allah'tan
geldii haber veriliyor.
Bir mminin dier bir
mmini ldrmesinin haram olduu, bunun cezasnn da ebedi cehennem azab
olduu ifade ediliyor. Sava srasnda dmanla arprken namazn nasl
klnaca aklanyor.
Sure-i Ceilede,
eytann hiylelerine dikkat ekiliyor ve hiylelere aklanl-mamas gerektii
beyan ediliyor.
Ehl-i Kitap olan
Yahudi ve Hristiyantann sapklk iuuio bulunduklar, onlarn Allann
Peygamberlerine ve onlarn ailelerine kar takndklar irkin tavrlar beyan
ederek onlar knayan sure-i celile, u yetlerle son buluyor. "Ey
insanlar, size rabbinizden bir delil. Ve size apak bir nur indirdik."
Allaha iman eden ve emirlerine smsk sarlanlara gelince, Allah onlar rahmet
ve ltfuna sokacak ve onlan kendisine kavuturacak olan dosdoru bir yola
iletecektir. [6]
Rahman ve Rahim olan
Allann adyla[7]
1- Ey
insanlar, sizi tek bir candan yaratan, ondan eini var eden ve her ikisinden de
bir ok erkek ve kadn tretip yeryzne yayan rabbinizden korkun. Kendisinin
adn ne srerek, birbirinizden dilekte bulunduunuz AHahtan ve akrabalk
balarn koparmaktan saknn. phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml
gzetleyicidir.
Ey insanlar,
emirlerini tutup yasaklarndan kanarak rabbinizden korkun. O sizi, tek bir
can olan demden yaratt. Onun kaburgalarnn birinden de ei Havvayi yaratt.
O ikisinden de birok erkekler ve kadnlar meydana getirip dnyaya yayd.
"Allah iin unu bana ver." gibi szlerle adn anarak birbirinizden
istekte bulunduunuz Allahtan korkun. Akrabalk balarn koparmaktan da
saknn, phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml gzetleyicidir. Yaptnz
her eyi bilir ve hepsini zaptettirir.
Taberi diyor ki:
"Allah bu yet i kerimede, btn insanlar tek bir kiiden yaratann,
yalnzca kendisi okluunu beyan etmi ve insanlara ilk yaratllarn hatrlatmtr.
Ta ki insanlar, tek bir ana ve babadan geldiklerini, bu nedenle birbirlerinin
kardeleri olduklarn bilsinler, herbirinin dierinin zerinde kardelik hakk
olduunu anlasnlar, bylece birbirlerine kar insafl ve merhametli
davransnlar, hakszlk yapmasnlar, zayf olanlarm gzetsinler, onun
ezilmesini nlesinler.
yette zikredilen
"Tek can"dan maksat, Sddi, Katade ve Mcahidin de
akladklar gibi beerin ilk atas olan
Hz. Ademdir. O candan yaratlan e'den maksat ise Hz. Havvadir. Sddi diyor ki:
"dem Cennette oturmaktayd. Orada ei olmakszn yalnz basma
dolayordu. Bir ara uyudu. Sonra uyand ve bau-cunda oturan bir kadn grd.
Allah teala o kadn Hz. demin kaburgasndan yaratmt. dem ona ne olduunu
sordu. O da "Ben bir kadnm" dedi. Adem ona: "Niin
yaratldn?" dedi. Kadn: "Sen benimle yaayasn diye
yaratldm." dedi.
yet-i kerimede geen
ve "Kendisinin adn ne srerek birbirinizden dilekte bulunduunuz
Allahtan ve akrabalk ban koparmaktan saknn." diye tercme edilen
cmlesi, mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.
Dehhak ve Rebi' b Enes
bu cmlenin: "Kendisinin adn ne srerek rab-binizden dilekte
bulunduunuz Allahtan korkun." blmn u ekilde izah etmilerdir.
"Sizler birbirinizden bir ey stediinizde Allah vasta klarak:
"Allah hakk iin, Allah rzas iin bunu bana ver." dersiniz. te
sizler, isteklerinize vasta kldnz bu Allahtan korkun.
Bu cmlenin
"Akrabalk ban kopannaktan saknn." eklinde tercme edilen blm
ise mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir:
a- brahim
en-Nehai ve Hasan- Basriye gre bu cmlenin mns yledir: "Allah ve
akrabalk ban ileri srerek birbirinizden herhangi bir ey istersiniz. O
halde isteklerinize vasta kldnz Allahtan korkun." Grld gibi bu
izaha gre bu yette akrabalarn talep vastas olarak kullanld beyan edilmektedir.
b- Sddi,
Katade, Abdullah b. Abbas, Hasan- Basri, Mcahid, Dehhak, Rebi1 b. Enes ve
bn-i Zeyde gre ise bu cmlenin mns yledir: "Birbirinizden olan
isteklerinizde vasta kldnz Allahtan korkun ve akrabalk ban koparmak
hususunda da Allahtan korkun ve akraba lan m zl a ilgiyi kesmeyin."
Bu hususta
Resulullahn yle buyurduu rivayet edilmekterir:
"Resulullah Medineye
hicret edince Yahudilerden, onu grpte Mslman olan Abdullah b. Selam diyor
ki: "Resulullah Medineye gelince insanlar ona doru kotular. Ben de
onlardan biriydim. Ben onun yzn grnce yznn, yalanc bir insann yz
olmadn anladm. Benim ondan iittiim ilk ey u sz oldu." Selam
yayn, yemek yedirin. Akrabalara ilgi gsterin ve insanlar uyurken namaz kln
ki selametle cennete giresiniz. [8]
Taberi de bu son izah
eklini tercih etmitir. Zira cmlenin, Arapa gramere gre tahlili bu gr
desteklemektedir. [9]
2-
Yetimlerin mallarn verin. Temizi pis ile deitirmeyin. Yetimlerin mallarn
kendi mallarnza katarak yemeyin. phesiz bu, byk bir gnahtr.
Ey yetimlerin
velileri, yetimler akl bali olup rdne erince, onlarn mallarn
kendilerine verin. Helal olan kendi temiz mallarnz, size haram olan hounaza
giden yetim mallaryla deitirmeyin. Yetimlerin mallarn kendi mallarnza
katarak yemeyin. phesiz ki yetimlerin mallarn yemek byk bir gnahtr.
yet-i Kerimede geen
"Temizi pis ile deitirmeyin." ifadesi mfessirler tarafndan
eitli ekillerde izah edilmitir.
a- brahim
en-Nehai, Said b.el-Mseyyeb. Zhri, Dehhak ve Sddiye gre bu ifadenin mns
yledir: "Ey yetimlerin velileri, sizler, yetimlerin iyi mallarn alp,
yerine kendinize ait kt ve adi mallan vermeyin."
b- Mcahid
ve Ebu Salihe gre bu ifadenin mns yledir: "Ey veliler, sizin iin
takdir edilen helal mallarnza ulamadan nce, sizin iin haram klnan
eyleri hemen elde etmeye komayn."
c-bn-i
Zeyde gre bu ifadenin mns yledir: "Ey miraslar, lnn malnn
tmn byk ocua verip dier miraslar mahrum etmeyin. Bylece btn mal
alan kii mirasta asl hakk olan temiz maln brakp mirasn tamamn almak
suretiyle pis bir mal alm olur.
Taberi, bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu, yetin mnsnn "Ey yetimlerin
velileri, siz, yetimlerinizin size haram olan mallarn, sizin z mallarnzla
deitererek temiz mallarnz murdar eylerle deitirmi
olmayn.11 eklinde olduunu sylemitir.
Zira "Deitirme" ifadesi, bir eyi verip baka bir eyi almaktr ki
bu da bu grn doru olduunu gsterir. Halbuki "Helal mal elde
etmede" nce haram mal elde etmeden acele etmek" eklin-deki ikinci
grte ve "Byk ocuun mirasn tmn alarak dier miraslar mahrum
etmesi" eklindeki ikinci grte de "Deitirme" diye bir ey
szko-nusu deildir. [10]
3- Eer
yetim kzlar hakknda adaleti yerine getirememekten korkarsanz, dier
kadnlarn size helal ve hounuza gidenlerinden, iki ve drde kadar
nikahlayn. Eer aralarnda adaleti yerine getirememekten korkarsanz o zaman
bir kadnla evlenin. Yahut da sahip olduunuz cariyelerle yetinin.
Adaletsizlik yapmamanz iin en yakn yol budur.
Yetimlerin mallarn muhafaza
hususunda haktan ayni m an anz gerektii gibi, yetim kzlarla evlendiinizde
de adaletli davrann. ayet yetim kzlarla evlendiinizde adaleti yerine
getirememekten korkarsnz dier kadnlarn size helal olan ve hounuza
gidenlerinden iki, ve drde kadar evlenin. Eer evlendiiniz birden fazla
kadn arasnda adaleti yerine getirememekten korkarsaniz o takdirde tek bir
kadnla evlenin veya sahibi bulunduunuz cariyerlerle yetinin. Byle
davranmanz, haktan ayrlmamanza daha uygundur.
Mfessirler, bu yet-i
kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir. Bazlarna gre bu yetin mn
yledir: "Ey yetim velileri, ayet sizler, yetimlerin mehirleri hususunda
adaletli davranamayacanzdan ve onlara, emsallerine verilen kadar mehir
veremeyeceinizden korkacak olursanz, sizler o yetimlerle evlenmeyin. Onlar
brakp, Allann size helal kld baka kadnlarla, birden drde kadar
evlenin. Bu kadnlarn da arasnda adaletli davranariayacanzdan korkarsanz
o takdirde onlardan sadece bir tanesiyle evlenin. Veya sahibi olduunuz
cariyelerle evlenin." Nitekim Hz. Aie (r.anh.) Bu yet-i kerimenin nzul
sebebi hakknda unlar zikretmektedir:
"Bir kiinin
himayesinde yetim bir kz bulunmaktayd. Adam o kzla evlendi. Kzn bir de
hurmal vard. Adam aslnda bu kzla, hurmal iin evlenmiti. Yoksa kz
istediinden deil. te bu yet bu olay zerine nazil oldu.[11]
Hz. Zbeyirin olu
Urve. Hz. Aieden: "Eer yetim kzlar hakknda adaleti yerine
getirememekten korkarsanz." yeti hakknd sormu Hz. Aie de ona u
cevab vermitir; "Ey kzkardeimin olu, buradaki "YetinV'den
maksat, velisinin himayesi altnda bulunan ve velisiyle mal ortakii olan
yetim kzdr." Kendisine nikh den velisi, bu yetimin mal ve gzellii
houna gittii iin, mehirde layk olduu kadarn ve bakalarnn verebilecei
miktar vermeksizin evlenmek ister. te bu yet-i kerime gelmi ve bu tr
insanlarn evlenmek istedikleri yetim kazlarn, layk olduklar mehillerini
vermeden, hatta rayi mehir bedelnin en fazlasn vermeksizin evlenmelerini
yasaklamtr. Ve onlara bu takdirde yetimlerin dndaki kadnlarla
evlenmeleri emredilmitir. [12]
krime ve Abdullah b.
Abbas gre ise bu yetin mns yledir: "Ey yetimlerin velileri, eer
sizler, ok evlenmenizden dolay, masrafnzn artmasndan ve bu yzden
yetimlerin maln muhafaza etmeyip ailenize harcayacanzdan korkarsanz,
kadnlardan iki, ve drde kadar evlenin, drtten fazla evlenmeyin."
Bu hususta krime
diyor ki: "Kureylilerden baz kiler, ok kadnla evlenirlerdi. Bunlarn
velayetleri altnda yetimler de bulunuyordu. Bunlar, yeteri kadar harcayacak
mal bulamaynca, yetimlerin mallarndan alp kendi ailelerine harcalarlardi. Bu
yet-i kerime geldi ve erkeklerin oka evlenerek yetimlerin mallann ailelerine
haracamalan yasakland.
Said b. Cbeyr, Sddi,
Katade, Abdullah b. Abbas, Dehhak ve Rebi' b.Enesten nakledilen dier bir
gre gre bu yetin mns yledir: "Ey insanlar, nasl ki sizler,
yetimlerin malnda adaletli davranamayacanzdan korkuyorsanz, kadnlar
hakknda da adaletli davranamayacanzdan Korkun. O kadnlardan birden drde
kadar evlenin ve drdn zerine kmayn. Bunlar arasnda da adaletli
davranamayacanzdan korkacak olursanz yalnz bir kadnla veya sahibi
olduunuz cariyelerle evlenin.
Sddi diyor ki:
"Bu yet inmeden nce, insanlar, yetimler hakknda titiz davranyorlard
fakat kadnlar hakknda bu titizlii gstermiyorlar, ok kadnla evleniyorlar
ve onlarn da aralarnda adaletli davranmyorlard. Bu sebeple Allah teala bu
yet-i kerimeyi indirdi ve erkeklere, yetimlere gsterdikleri titizlii
kadnlar arasnda da gstermelerini emretti. Ancak drde kadar evlenebileceklerini,
adalet yapamayacaklarndan korkarlarsa sadece bir kadnla veya sahip olduklar
cariyelerle evlenmelerini emretti."
Mcahide gre bu
yetin mns yledir: "Ey insanlar, sizler, yetimler hakknda
korktuunuz ve onlara kar titiz devrandmz gibi kadnlar hususunda da
korkun, onlarla zina etmeyin ve onlan nikahlayarak evlenin. Evleneceiniz kadnlar,
iki ve drde kadar olabilir.
Hz. Aie ve Hasan-
Basriden nakledilen dier bir gre gre bu yetin mns yledir: "Ey
yetimlerin velileri, ayet sizler, mallan bakasna gitmesin diye velayetiniz
altndaki yetimleri, bakalaryla evlendirmekten ekmiyorsanz hi olmazsa
onlarla siz evlenin de onlara zarar vermi olmayn."
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercih edileni, yete u ekilde mn verenidir." Ey
insanlar, nasl ki sizler, yetimlerin mallarnda, adaletli
davranama-yacanzdan korkuyorsunuz, zerinize vacip olan, kadnlarn haklar
hususuda da Allahtan korkun. Onlardan sadece, adaletsizlie dmeyeceiniz
sayda evlenin. Bu say da iki, veya drt olur. Bunlar hakknda da adaletli
davranamaya-canzdan korkarsanz tek bir kadnla evlenin. Bunun hakknda da
adaletli davranamayacan zd an korkarsamz sahip olduunuz cariyelerle
evlenin.
Taberi diyor ki:
"Bu grn tercihe ayan oluunun sebebi, bundan nceki yetin,
yetimlerin hakkna riayet etmeyi emretmesidir. Bu yette de, yetimlerin
hakkna riayet emredildii gibi, kadnlarn hakkna da riayet edilmesi emredilmitir.
Taberi diyor ki: Eer
denilecek olursa ki, "Bilindii gibi kendileriyle evlenilecek olan hr
kadnlarn says drttr. Bununla beraber" Kadnlarn size helal olan ve
hounuza gidenlerinden iki, ve drde kadar nikahlayn."
buyu-rulmaktadr. Bunlarn toplam says da dokuz eder." Buna cevaben
denilir ki: "Bu yetin mns yledir: "Sizler, kadnlarn, size
helal ve temiz olanlarndan ya iki tane evlenin veya tane evlenin yahut da
drt tane evlenin. Nitekim:
"ayet adaletli d
avranam ayacanzdan korkacak olursanz bir kadnla evlenin." ifadesi
yetin mnsnn, izah ettiimiz gibi olduunu gstemnektedir. Zira bu ifade:
"ki kadn ile evlendiinizde adaletli d avranamayac anzdan korkarsanz
bir kadnla evlenin. Bir kadnla evlendiinizde de adaletli
davranamayacanz-dan korkacak olursanz, sahibi olduunuz cariyelerle
evlenin." demektir.
Taberi diyor ki:
"Allah tealann emirleri, mendup ve irad iin olduklarna dair herhangi
bir delil bulunmad takdirde farziyet ifade ederler ve balaycdrlar. Eer
denilecek olursa ki: "Allah teala burada: "Size helal olan ve hounuza
giden kadnlardan evlenin." eklinde emretmektedir. Bu emrin farziyet ifade
etmediine ve balayc olmadna dair herhangi bir delil ver mdr?"
Cevaben denilir ki: "Evet, buradaki emrin farziyet ifade etmediine dair
delil vardr. O da: Eer aralarnda adaleti yerine getirmemekten korkarsanz o
zaman bir kadnla evlenin yahut da sahib olduunuz cariyelerle yetinin."
ifadesidir. Bu ifade gstermektedir ki, iki, veya drt kadnla evlenmeyi
zikreden emirler farziyet deil, bu emri yerine getiremeyenler in bir
yasaklama ifade ederler. Yani, evlendii kadnlar hakknda adaletli
davranamaycak kimsenin birden fazla kadnla evlenmesi yasaklanmtr.
Arapada baz
emirlerin yasaklama ve tehdit ifade ettikleri vakidir. Nitekim u yet-i
kerimelerde zikredilen emirler bu kabildendir. "Artk dileyen iman etsin
dileyen inkr etsin. [13] "Bylece onlara
verdiimiz nimetlere kar nankrlk etsinler."^ Grld gibi bu
yetlerdeki "Dileyen inkr etsin." ve "Nankrlk etsin"
ifadeleri her ne kadar emir eklindeyse de aslnda bunlardan maksat tehdittir
ve yasaklamadr. te, kadnlardan iki, ve drt tanesi ile evlenmeyi
emreden ifade de bunlar gibidir. Yani, adaletli davranamayan kimsenin, birden
fazla kadnla evlenmesi yasaklanmaktadr. Nitekim Katade, Sddi, Rebi b. Enes
ve Dehhak, yet-i kerimenin: "Eer adaleti yerine getirmekten korkarsanz
o zaman bir kadnla evlenin yahut da sahibolduunuz cariyelerle yetinin."
blmn u ekilde izah emilerdir: "ayet bir kadnla evlendiiniz takdirde
de adaletli d avranamayac anzdan korkarsanz o zam an-sahibolduunuz
cariyerlerle yetinin." [14]
4-
Kadnlarn mehirlcrini gnl holuu ile verin. Eer kendi istekleriyle
mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle yeyin.
Kadnlarn mehirlerini
bir farz olarak ve dini vecibe olarak verin. ayet
onlar, mehirin bir ksmn gnl holuu
ile size balarlarsa siz onu afiyetle yeyin.
Mealde "Gnl
holuu" olarak tercme edilen "Nihle" kelimesinin mns
hakknda mfessirler farkl grler beyan etmilerdir.
Katade diyor ki:
"Nihle kelimesi, "Farz olan ey" demektir. bn-i Abbasa gre ise
bu kelime "Mehir" demektir. bn-i Creyce gre de "Takdir edilen
ve verilmesi farz olan mehir." manasnadr. bn-i Zeyde gre ise
"Yaplmas gereken dini bir vecibedir."
Taberiye gre ise
"Nihle" kelimesinden maksat, "Verilmesi gereken bir hediye ve
farz olan bir demedir. yet-i kerimenin izah bu gre gre yaplmtr.
Dier bir ksm
limler de "Nihle" kelimesinin "Gnl boluu ile verilen bir
ey ve bir hediye" olduunu sylemilerdir.
Mfessirler, yette
geen "Kadnlarn mehirleririi verin" emrinin kime hi-tabettii
hususunda iki gr zikretmilerdir:
a- Katade,
Rebi' b. Enes, Abdullah b. abbas, bn-i Ciireyc ve bn-i Zeyde gre bu emir,
kadnlarla evlenmek isteyen erkeklere hitabeden bir emirdir. Erkekler,
evlendikleri kadnlarn mehirlerini vermekle ykmldrler.
b- Ebu
Salihe gre buradaki emir, kadnlarn velilerine verilen bir emirdir. Zira bir
ksm veliler, evlendirdikleri kadnlarn mehirierini alp, kadnlarn
kendilerine vermiyorlard. yet-i Kerime bu velilere, mehilleri sahiplerine vermelerini
emretmektedir.
c- Hadremiye
gre ise buradaki emir, karlkl olarak birbirlerinin kz-kardeleriyle
evlenen kiilere hitab etmektedir. Zira bunlar, kendi kzkardeleri-ni, kar
tarafa verdikleri iin mehir almaktan, karlkl olarak vaz geerlerdi.
Bylece mehirin asl sahibi olan kadnlar, madur edilirlerdi. Bu sebeple yet
byle yapanlarn bu davranlarn yasaklamtr. Taberi, bundan sonraki yetin
erkeklere, kadnlarla evlenmeyi emretmeleri sebebiyle birinci grn tercihe
ayan olduunu sylemitir.
Ayet-i kerimede
"Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu
afiyetle yeyin." eklinde zikredilen "Afiyetle yeyin." emrinin
muhatabnn kimler olduu hususu da ihtilafldr.
a- krime,
Said b. Cbeyr, brahim en-Nehai, Alkame, Abdullah b. Abbas, ibn-i Creyc,
bn-i Zeyd ve Hadremiye gre buradaki emir, kadnlarn ko-calarnadr.
Kadnlar, mehirlerinden veya mallarndan herhangi bir eyi kocalarna, gnl
holuu ile vermeleri halinde kocalarn, o mallan- alp yemelerinin bir mahzuru
yoktur. Zira bu ayet inmeden nce baz kiiler, kanlarna verdikleri eyleri
tekrar geri almay gnah sayyor ve almyorlard. yet-i kerime, kadmlann,
gnl holuu ile vermeleri halinde bunu almann helal olduunu beyan etti.
b- Ebu
Salihe gre ise buradaki "Yeyin" emrinin muhatab kadnlarn velileridir.
ayet kadnlar aklklar mehirleri gnl holuu ile velilerine verecek
olurlarsa, velilerin onu alp yemelerinin bir mahzuru yoktur. Taberi birinci grn
tercihe ayan olduunu, zira yetin bandaki hitabn da kadnlarn kocalarna
ait olduunu, bu nedenle, sonundaki emrin de kocalara ait okluunu ifade
etmesinin daha uygun olacan sylemitir. [15]
5- Allahn,
yaaynzn sebebi kld mallarnz, akl zayf olanlara vermeyin. Ancak
onlar o mallardan yedirin ve giydirin ve onlara gzel sz syleyin.
Ey insanlar, Allahn,
sizin hayatnz iin yaama sebebi kld mallarnz, ocuk ve benzeri gibi
akl zayf olanlara vermeyin. Aksi takdirde o mal zayi ederler. Fakat
mallardan onlara harcayn ve onlar o mallarla yedirip giydirin ve onlara:
"Dzelir de rtnze ererseniz mallarnz size teslim edeceiz."
eklinde gze! szler syleyin.
yet~i kerimede geen
ve "Akl zayf olanlar" diye tercme edilen kelimesinden hangi eit
insanlarn kastedildii hakknda farkl grler zikredilmitir.
a- Said b.
Cbeyr, Hasan- Basri, Sddi, Dehhak, Mcahid, Hakem, Katade, Ebu Malik ve
Abdullah b. Abbastan nakledilen bir re gre bu yette zikredilen "Akl
zayf olanlardan maksat, kadnlar ve ocuklardr. yet-i kerime, insanlarn,
yaama vastas olan mallarn bunlara vermemelerini emretmitir. Ta ki mallan
zayi etmesinler.
b- Said b.
Cbeyr ve Hasan- Basriden nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen
"Akl zayf olanlar"dan maksat, yalnzca ocuklardr.
c- Ebu
Malik, bn-i Zeyd ve Abdullah b. Abbastan nakledilen dier bir gre gre bu
yette zikredilen "Akl zayf olanlar"dan maksat, kiinin, akl kt
olan ocuudur. Bu hususta Ebu Musa el-E'arinin unlar syledii rivayet
edilmitir. " kimse vardr ki onlar, Allaha dua ederler. Allah onlarn
dualarn kabul etmez. Onlar, kt ahlakl kans bulunduu halde onu boamayan,
maln, Allah teala
"Mallarnz akl zayf olanlara vermeyin." buyurduu halde bu gibi
kimselere veren ve bir bakasnda alaca olduu halde buna dair ahit tutmayandr."
d- Hadremi,
Mcahid ve Dehhakka gre ise bu yette zikredilen "Akl zayf
olanlar"dan maksat, sadece kadnlardr.
Taberi, yet-i
kerimede geen kilemesinin mutlak olarak zik-redildiini, bu itibarla btn
akl zayf olanlar kapsar mahiyette olduunu, bu kelimeyi, akl zayflardan
sadece bir snfa tahsis etmenin delilsiz bir dva olacan zikretmitir.
yette zikredilen
"Mallarnz" ifadesinden maksat, Sddi, Abdullah b. Abbas ve bn-i
Zeyde gre "Sefih olmayan insanlarn mallandr. Yani Allah teala, akl
banda olan kimselere, mallarn akl yetersiz insanlara vennemelerini
emretmitir.
Said b. Cbeyre gre
ise buradaki "Mallarnz" ifadesiden maksat, akl zayf olanlarn
mallandr. Bu izaha gre Allah, akl zayf olanlarn velilerine, idare
ettikleri, bu akl zayi olan kiilerin mallarn, kendilerine vennemelerini
emretmitir. Zira onlar, kendi mallan hakknda nasl davranacaklarn bilemezler
ve mallarn zayi etmi olurlar.
Tabeberi, buradaki
"Mallarnz" ifadesine hem akl zayf olanlann malla-nnn hem de
onlan idare eden akl salam olan kiilerin mallarnn girebileceini bu
itibarla buradaki "Mallarnz" ifadesini sadece belli bir zmreye
tahsis etmenin isabetli olmayacan sylemitir.
yet-i kerimenin
devamnda: "Onlan, o mallanndan yedirin ve giydirin."
buyurulmaktadr. Burada ifade edilen "Mallar"dan maksadn, kime ait
olan mallar olduu hususu da yukanda zikredilen ekildedir.
Mcahid, Abdullah b. Abbas,
Sddi ve bn-i Zeyde gre bu mallar akl zayf olanlan sevk ve idare edenlerin
mallandr. Bunlara gre, yetin bu blmnn izah yledir: "Ey akl
benda olan insanlar, sizler z mallarnzdan, akl hafif olanlann yemelerine
ve giymelerine harcayn."
Dier bir ksm
limlere gre ise buradaki "O mallardan" ifadesinden maksat, zayf
akll olanlara ait mallardr. Buna gre, Allah teala, bu gibi insan-lan sevk
ve idare edenlere bunlarn mallanndan, yiyecek ve giyeceklerine har-camalanni
emrenitir.
Taberi buradaki
"O mallardan" ifadesinden maksadn hem akl zayf olanlann mallanln
hem de onlan idare edenlerin mallarnn kastedilmi olabileceini, bu itibarla
yeti genel anlamda yorumlamann daha isabetli olacan sylemitir.
yet-i kerimenin sonunda
"Ve onlara gzel sz syleyin" buyurulmakta-dr. Burada zikredilen
"Gzel sz"den maksat, Mcahide gre akl zayf olanlara, bir ksm
vaadlerde bulunmak ve onlann gnln almaktr.
bn-i Zeyde gre ise
bu ifadeden maksat, akl zayf olanlara "Allah bize de size de afiyet
versin. Maallah." eklinde dualarda bulunmaktr.
Taberi ise birinci
grn daha evla olduunu sylemi, akl zayf olanlara sylenecek gzel
szden maksadn da "Eer dzelir, olgunluk anza eriirseniz malnz
tamamen size teslim edeceiz. Kendiniz ve mallannz hakknda Allahtan
korkun." eklindeki szler olacan sylemitir. [16]
6- Evlenme
ana gelinceye kadar yetimleri deneyin. Eer rde erdiklerini aka
grrseniz mallarn kendilerine verin. Onlarn mallarn israf ederek ve
byrler diye tez elden yemeyin. Zengin olan, onlann malna kar iffetli
olsun. Fakir olan ise meru sratte yesin. Mallarn kendilerine verdiiniz
zaman, verdiinize dair ahit tutun. Hesap grc olarak Allah yeter.
Yetimleri, bulua erinceye
kadar, akli yetenekleri, mallann sevk ve idareleri, dini vacibelerini yerine
getirmeleri hususunda deneyin, ayet onlann akli yetenekleri ve mallann sevk
ve idare edecekleri hususunda rdlerine erdiklerini grrseniz mallann
kendilerine verin, yannzda tutmayn. Onlann maln israf ederek ve
bydkten sonra sizden alacaklanndan korkarak aceleye getirip yemeyin.
inizden zengin olanlar, yetimin malndan elini eksin. Fakir olanla-nnz ise,
zaruri hallerde ihtiyac kadann dn olarak o yetim mallarndan alp yesin.
Yetimlere, kendi mallann teslim ettiinizde ahit tutun ki teslim aldkla-nni
inkr etmesinler. Hesap grc olarak Allah yeter.
Mealde "Meru
surette yesin" diye tercme edilen ifadeden neyin kastedildii,
mfessirler arasnda ihtilaf konusu olmutur. Bunu u ekilde zetlemek
mmkndr.
Bazlarna gre
"Meru surette yemek"ten maksat, ihtiyac olduu takdirde, yetimin
malndan dn alp yemesi ve daha sonra gc yettiinde de onu demesidir.
Dier bazlarna gre
de, bundan maksat, yetimin malndan, aln giderecek kadarn yemesidir. Bu
yediini demesi gerekmez.
Bu hususta Hz. Aie
(r.anh.)dan unlar rivayet edilmektedir. Hz. Aie di-yorki:
"Bu yeti-i
kerime, yetimin mallarn idare eden veliler hakknda nazil olmutur. Bunlar
fakir iseler, o mallan idare etmelerinin creti olarak onlardan rfe gre
yiyebilirler. [17]
Ayet-i kerimede
zikredilen "Rde ermek" ifadesinden neyin kastedildii hususunda,
mfessirler eitli grler zikretmilerdir.
a- Sddi ve
Katadeye gre buradaki "Rde ermek"ten maksat, akln idrak etmesi
ve kiinin dininde salih olmasdr.
b- Hasan-i
Bari ve Abdullah b. Abbasa gre ise, kiinin dininde salih olmas ve maln
gzelce sevk ve idare etmesidir.
c- Mcahid
ve a'biye gre ise, kiinin', aklnn idrak eder olmasdr.
d- Ibn-i
Zeyde gre ise, kiinin salih bir kimse olmas ve kendisi iin neyin faydal
olacan bilmesidir.
Taberiye gre burada
tercihe ayan olan gr, rdn. akln idraki ve maln gzelce sevk ve idare
edilmesi olduunu syleyen grtr. Zira, akl yeten ve mallann gzelce sevk
ye idare eden bir insann, tacir dahi oisa. hacr altna alnamayaca
ittifakla kabul edilen bir husustur. ocuklar da bu iki sfata sahibolduklan
takdirde arlk mallarnn kendilerine verilecei muhakkaktr.
Ayel-i kerimede,
yetimlerin mallarnn israf edilerek yenilmemesi enre-djektedir. Burada
geen "sraftan maksat, bunlarn mallann. Allann mubah kld yerlerin
dna harcamaktr.
Yine yet-i kerimede
geen ve "Byrler diye tez elden yemeyin." eklinde tercme edilen
ifadesinden maksat, "Byyecekler ve mallarna sahib olacaklar kukusuyla
alel acele onlarn mallann yemeye girimeyin." demektir. Nitekim
Abdullah b. Abbas ve Sddi bu ifadeyi bu ekilde izah etmilerdir.
yet-i kerimede geen
ve "Fakir olan veli yetimin malndan meru surette yesin." eklinde
tercme edilen ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde tefsir
edilmitir.
1- Hz. mer (r.a.) Abdullah b. Abbas, Ubeyde
es-Selmani, Said b. C-beyr, Mcahid ve Ebu liyeye gre buradaki "Meru
ekilde yesin" ifadesinden maksat, ihtiyac halinde yetimin malndan dn
olarak yemektir.
Bu hususta Harise b.
Musarrif, Hz. merin unlar sylediini rivayet etmektedir. "Ben, AHahm
mal olan Beytl Mal bir yetim mal olarak kabul ederim. htiyacm
olmadnda ona kar iffetli davrannm. Onu, muhta olduumda da, meru bir
ekilde (rfe gre) yerim. Skntdan kurtulduumda ise onu derim."
Hammad diyor ki: "Ben, Said b. Cbeyre, "Kim de fakir ise meru bir
ekilde yesin." yetim sordum. O da dedi ki: "Yetimin malndan dn
alarak ve zaruret miktannea alr daha sonra, eli genilerse borcunu der. ayet
eli genilemeden lm gelip atacak olursa, yetimden, hakkn helal etmesini
ister. ayet yetim kk ise onun velisinden helallik ister."
Grld gibi bu
grte olanlar, yetimin malnn, fakir veliler tarafndan ancak dn
alnabileceini ve imkanlar msait olur olmaz velinin onu derhal demesi
icabettiini sylemilerdir. Bunlar,
slerine delil olarak, ayn yetin devamnda "Mallarn kendilerine
verdiini verdiinize dair ahit tutun." eklinde zikredilen hkm
gstermile hu hkm, fakirlerin, yetimlerin mallarndan meru bir ekilde
yiyebileceklerini ifade eden hkmden sonra zikredilmitir. Bu da gsteriyor
ki, yetimin mal ancak dn olarak alnabilir.
2- Dier bir ksm mfessirlere gre fakir olan
velinin, yetimin malndan "Meru bir ekilde yemesi"nden maksat,
israfa kamakszn onun malndan yemesi ve bunu geri demekle ykml
olmamasdr. Ancak bu grte olan mfessirler, fakir olan velinin, yetimin
hangi malndan ve ne kadar yiyebilecei hususunda eitli grler
zikretmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, Sddi Ata ve krimeye gre, fakir olan veli, yetimin malndan ancak
parmaklarnn ucuyla yiyebilir ve onun malndan herhangi bir elbise giyemez.
b- brahim
en-Nehai ve Mekhul'e gre ise, fakir veli, yetimin malndan ancak aln
giderebilecek kadar yiyebilir ve avret mahallini kapatacak kadar giyebilir.
c- Abdullah
b. Abbas, Kasm b. Muhammed, Ebul liye, Hasan- Basri, a'bi Katade ve Dehhaka
gre ise fakir olan veli, yetimin meyvelerinden yiyebilir. Bakp gzettii
hayvanlarnn stlerinden iebilir ve onlardan binek olarak faydalanabilir.
Fakat o, yetimin, altn gm ve hayvan gibi mallarn, ancak dn olarak
alabilir.
d- Hz. mer,
Ata b. Ebi Rebah, brahim en-Nehai, Hasan- Basri, Hz. Ai-e ve bn-i Zeydden
nakledilen dier bir gre gre fakir bir veli, yetimin btn mallarndan
yiyebilir. Yedii eyleri geri demesi gerekmez. Yeter ki, kendi mallarn
yetimin malna tercih etmesin ve yetimin maln kendisine mal edinmesin.
Taberi bu grlerden
tercihe taayan olan grn, yette zikredilen "Meru surette (rfe gre)
yesin." ifadesini "Yetimin malndan, zaruret halinde dn olarak
yesin" eklinde izah eden gr olduunu sylemitir. Veli, yetimin
maln muhta olduunda, ancak dn olarak alp yiyebilir. Bunun dnda
herhangi bir ekilde yemesi caiz deildir. Zira, btn limler, yetimin
velisinin, yetimin mallarn, sevk ve idare etme dnda, onlar zerinde
herhangi bir yetkisi olmad hususunda ittifak etmilerdir. Madem ki veli,
yetimin mallarnn maliki deildir o halde, malik olmayan birinin, bakasna
ait mallardan yemesi caiz deildir. Bu itibarla yetimin malndan herhangi bir
eyi harcayacak olursa, onu demekle ykml olur. Bu da gsteriyor ki, fakir
olan veli, yetimin maln ancak dn olarak alabilir.
Fakir olan
velinin-yetimin mallarn idare etmesinin karl olarak o mallardan
yiyebileceini sylemek isabetli deildir. Zira, veli, sevk ve idare etmesinin
karlnda teaml esas alarak yetimin malndan belli bir cret alabilir.
Bu, velinin hakkdr. Yetimin mal saylmaz. [18]
7- Ana baba
ve akrabalarn, miras olarak braktklarnda erkeklerin hissesi vardr.
Kadnlarn da, ana baba ve akrablarn braktklarnda hisseleri vardr. Bunlar
az olsun ok olsun, farz klnm bir hissedir.
Katade diyor ki:
"slamdan nce kadnlara mirastan pay verilmiyordu. Bu yet-i kerime indi
ve bu deti kaldrarak onlara da miras haklarnn verilmesini hkme balad.
krime ise bu yet-i
kerimenin, Ensardan olan mm Khhe, onun kz Khhe, Sa'lebe ve Evs b. Sveyd hakknda nazil
olduunu sylemitir. "Sa'Iebe veya Evsten biri mm Khhann kocas,
dieri ise ocuunun amcas idi. (Yani kayn biraderi idi) Kadn, Resulullaha
geldi ve dedi ki: "Ey Allann Resul, kocam ld. Geriye beni ve kzmz
brakt. Bizi, miras saymadlar." Bunun zerine, ocuun amcas yle
dedi: "Ey Allann Resul, bu kadn ata binmez, cizlerin ykn yklenmez,
dmana kar savaamaz, tketir, retmez." te bunun zerine bu yet
nazil oldu. [19]
8- Miras
taksim olurken (Miras olmayan) akrabalar, yetimler ve fakirler de bulunursa
mirastan onlara da verin ve onlara gzel sz syleyin.
Mirasn taksimi
srasnda lenin akrabalar, yetimler ve yoksullardan da orada bulunanlar
olursa onlara da gnlnzden kopan bir eyler verin ve onlara gzel sz
syleyin.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin, mensuh mu (Hkm kaldrlm m) Yoksa muhkem mi (Hkm baki mi)
olduu hususunda ihtilaf etmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, brahim en-Nehai, a'bi Mcahid, Said b. Cbeyr, Hasan- Basri, Zhri
ve Yahya b. Ya'mur bn-i irin, Ebu Musa e-E'ar Urve b. Zbeyr ve Al b.
Bedr'e gre bu yet-i kerimenin hkm bakidir, mensuh deildir. Miraslarn
miras taksim ederlerken orada hazr bulunan akrabalara, yetimlere ve
yoksullara, gnllerinden koptuu kadar bir eyler vermeleri farzdr. Bu
hususta Said b. Cbeyrin unlar syledii rivayet edilmektedir: "nsanlar
bu yetin hkmn umursamamaktadrlar. lenin akrabalar iki eittir.
Birincisi ona miras olan akrabalar, ikincisi ise miras olmayan
akrabalardr. Ayet-i kerime, lnn miraslarna, mirastan pay olan
akrabalara paylann vemeleri-ni emretmi miras olmayan akrabalara ise gzel
szler sylemeyi emretmitir. Bu itibarla yet muhkemdir, mensuh
deildir."
Grld gibi Said b.
Cbeyr, bu yetin, mirasn taksimini emreden bu surenin on birinci, on ikinci
ve yetmi altnc yetleriyle elimediini kabul etmi, bu itibarla mensuh
olmadn sylemitir.
Yahya b. Ya'mur da bu
yet hakknda unlar sylemitir: "Medinede inen muhkem yet vardr ki
insanlar bunlarla amel etmeyi brakmlardr. te bu yetler, Nisa suresinen
bu yeti, yatak odasna girmek in izin istemeyi emreden Nur suresinin eli
sekizinci yeti ve insanlarn birbirleriyle tanmalarn emreden. Hucurat
suresinin on nc yetidir.
Ancak bu grte olan
limler, miras taksim edenlerin, mirasta paylan bulunup bulunmamas ve
miraslarn byk veya kk olmalar bakmndan hkmlerin farkl olup
olmayaca hususunda ihtilaf etmilerdir.
aa- Said b.
Cbeyr, krime ve Sddiye gre, ayet miras taksim eden kimsenin mirasta
herhangi bir pay yoksa ve miras da kk ocuklara ait ise, miras taksim eden
byle bir kimsenin, yetimlerin mallarndan, mirasn taksimi srasnda hazr
bulunan, akrabalara, yetimlere ve yoksullara herhangi bir ey vermesi caiz
deildir. Onlara sadece "Bu mal kklere aittir, ben bundan size herhangi
bir ey verme yetkisine sahip deilim." eklinde gzel szler syler.
bb-Ubeyde
es-Selmani ve bn-i rne gre ise, miras taksim eden kimsenin mirastan pay
olmasa, miras da ocuklara ait olsa yine de miras taksim eden velinin,
mirastan, akrabalara, yetimlere ve yoksullara bir eyler vermesi gerekir.
Miraslarn byk veya kk olmalar farketmez. Ancak miraslar byk
iseler, bizzat kendileri verirler. Kk iseler velileri verir.
Bu hususta Muhammed b.
rn diyor ki: "Ubeyde es-Selmani, baz yetimlerin mallarn taksim
etti. Onlarn mallarndan bir koyun alnmasn ve piirilip yemek yaplmasn
emretti ve dedi ki: "ayet bu yet olmasayd ben bu koyunun ve yemein,
kendi malmdan olmasn isterdim." Sonra Ubeyde "Miras taksim olurken
(miras olmayan) akrabalar, yetimler, ve fakirler bulunursa onlara da
verin." yetini okudu.
Taberi diyor ki:
"Birinci grte olanlar, "Verin" diye tercme edilen ifadesini,
"Mirastan bir eyler verin." mnsnda anlamlar, ikinci grte
olanlar ise bunu "Mirastan bir eyler yedirin." mnsna almlardr.
b- Said b.
el Mseyyeb, Ebu Malik, Abdullah b. Abbas ve Dehhaktan nakledilen dier bir
gre gre bu yet-i kerime, bu suresinin on bir, on iki ve yetmi altnc
yet-i kerimeleriyle neshedi m itir. Zira bu yet-i kerime, miras paylarn
belirten yetlerden nce nazil olmu, akrabalara, yetimlere ve yoksullara
mirastan mal verilmesini emretmitir. Daha sonra mirasn pay sahiplerini
belirten yetler nazil olunca bu yetin hkm neshedilmi ve kaldrlmtr.
c- Abdullah
b. Abbas, Said b. el- Mseyyeb ve bn-i Zeydden nakledilen dier bir gre
gre bu yet-i kerime mensuh deildir. Fakat miras deil vasiyeti
kastetmektedir. Yani maln vasiyet eden kimsenin vasiyeti yapma annda, yette
zikredilen kiiler bulunuyorsa maln bunlara vasiyet etmesi emredilmitir.
Bunlara gre yette zikredilen "Mirasn taksimi" ifadesinden maksat,
vasiyet yaplmasdr.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, bu yet-i kerimenin muhkem olduunu
syleyen ve bundan maksadn, akrabalara vasiyet etmek olduunu, yetimlere ve
miskinlere de gzel sz sylemek olduunu syleyen grtr. Zira bir yetin
mensuh olduuna hkm verebilmek iin baka bir yetle tamamen eliir olmas
veya neshedildiine dair kesin bir delilin bulunmas gerekir. Bu yeti
kerimeden maksadn, vasiyet etmek olduu sylendii takdirde miras yetleriyle
neshedildii sylenemez. Zira bunlar arasnda elime sz konusu olamaz. Dier
yandan bu yetin neshedildiine dair ne kitaptan ne de snnetten bir delil
vardr. O halde bu yetin, isabetli olan tefsiri yledir: "Vasiyet eden
kimse vasiyetini dzenlerken akrabalar, yetimler ve miskinler bulunacak olursa
vasiyetten akrabalarna pay versin. Yetimlere ve miskinlere de gzel sz
sylesin."
yet-i kerimenin
sonunda "Onlara gzel sz syleyin" buyurulmaktadir. Said b. Cbeyre
gre yetin bu blm, kk ocuklarn, yetimlerin veya mirastan pay olup ta
orada bulunmayanlarn miraslarn taksim eden idarecileri kastetmektir. Bunlar
bu gibi insanlarn miras paylarndan akrabalara, yetimlere ve yoksullara
herhangi bir ey vermeyeceklerinden onlara gzel szler syler-ler."Her ne
kad~r bu maldan bir eyler alma hakknz varsa da biz size bir ey verme
yetkisine sahip deiliz." eklinde konuurlar.
Dier bir ksm
limlere gre ise yetin bu blmnde, gzel szler sylemesi emredilen kii,
lmeden nce malnn te birini vasiyet eden kimsedir. Bu kimse malnn te
biri gibi belli bir miktarm, yakn akrabalarna, yetimlere ve miskinlere
vasiyet eder de, vasiyet etmesi icabeden daha baka kimseler de bulunacak
olursa o kimselere de gzel szler syler[20]
9- ldkten
sonra geriye zayf ocuklar braktklar takdirde, onlara bir ktlk
gelmesinden korkanlar (bakalar iin de ylece) korksunlar. Allahtan
saknsnlar ve doru sz sylesinler.
nsanlar lp te
geriye, himayeye muhta ocuklar braktklar taktirde o ocuklarn, fakirlik
ve maduriyete dmelerinden nasl korkuyorlarsa, himayeye muhta olan
yetimlerin ilerini yrtmeyi zerlerine aldkian zaman da onlar
hakknda ylece Allahtan korksunlar.
Onlara gzel ve doru sz sylesinler. Mfessirler bu yet-i kerimeye eitli
ekillerde mn vermilerdir:
a- Abdullah
b. Abbas, Katade, Sddi, Said b. Cbeyr, Dehhak ve Mca-hid bu yeti u ekilde
izah etmilerdir: "lm annda malm vasiyet eden kiinin yannda
bulunan kimseler, vasiyet edenin maln datarak geriye kalan miraslarn
madur etmesinler. Ona malndan, miraslarm madur etmeyecek kadarn vasiyet
etmesini sylesinler. Zira, kendileri vasiyet eden kiinin durumunda olsalard
geriye brakacaklar ocuklarnn madur edilmemelerini arzular ve kendilerine
bu gibi eylerin sylenmesini isterlerdi. O halde bakalarnn vasiyet etmesi
durumunda onlarn ocuklarn da kendi ocuklar gibi grsnler. Onlara,
mallarnn ounu veya yansn yahut te birinden daha fazlasn vasiyet
etmesini sylemesinler.
b- Miksem ve
Hadremiye gre ise bu yetin izah yledir: "lm annda maln vasiyet
edenin yannda bulunan kimseler, vasiyet edenin akrabalarna, yetimlere ve
yoksullara malnn bir ksmn vasiyet etmesine engel olmasnlar. Halbuki
onlar, lnn akrabas veya yetim yahut yoksul durumda olsalar da vasiyetin
kendi lehlerine yaplacan bilmi olsalar, vasiyet edenin byle bir vasiyeti
yapmasn isterler ve onu bu vasiyeti yapmaya tevik ederler. O halde bakalarna
yaplacak olan vasiyete de engel olmasnlar.
c- Abdullah
b. Abbastan nakledilen dier bir gre gre bu yetin izah yledir:
"Yetimlerin velisi olan kiiler, onlara iyi davransnlar, mallarn
yeme-sinler, nasl ki kendileri lp te geride ciz ve madur ocuklar
brakmaktan korkuyorlarsa ve onlara gzel davranlmasn, mallarnn
yenilmemesini istiyorlarsa bakalarnn geride braktklar yetimlere de yle
davransnlar.
d- Dier bir
ksm limlere gre bu yetin izah yledir: "ldkten sonra geriye zayf
ocuklar braktklar takdirde onlara bir ktlk gelmesinden korkanlar
korksunlar, Alahtan saknsnlar ve doru sylesinler. Bu taktirde lmlerinden
sonra, Allah onlarn ocuklar iin yeterlidir.
Bu hususta eybani
diyor ki: "Abdlmelikin olu Meslemenin zamannda stanbulda
bulunuyorduk. imizde bn-i Muhayriz, bn-i Deylemi ve Hani b. Glsm de
bulunuyordu. Biz, aramzda, hir zamanda ortaya zkacak eyleri konuuyorduk.
Ben, duyduklarmdan dolay skntya dtm ve bn-i Deylemi-ye dedim ki:
"Ey Eba Bir, ben isterim ki hi ocuum olmasn." Bunun zerine o
eliyle omuzuma vurdu ve dedi ki: "Yeenim sen bunu syleme. Zira, Allahn
bir kiinin sulbnden gelmesini takdir ettii nesil mutlaka onun sulbnden gelecektir.
ster dilesin isterse dilemesin. imdi ben sana, bir eyi reteyim mi ki, sen
onu yaparsan Allah seni fitnelerden korur. ayet sen lp te geriye ocuk
brakacak olursan, senin yerine onlar Allah korur." Ben de dedim ki:
"Evet
ret." te bunun zerine eybani "ldkten sonra geriye zayf
ocuklar braktklar takdirde onlara bir ktlk gelmesinden korkanlar kork
unlar. Allahtan saknsnlar ve doru sz sylesinler." yetini okudu.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan gr, yeti u ekilde izah eden
grtr: "Hayatta iken mallarn harcayp bitirmeleri halinde veya
lrken akrabalarna, yetimlere ve miskinlere vasiyet ederek mallarn datmalar
halinde, lmelerinden sonra geriye braktklar zayf ocuklarnn muhta
olacaklarndan korkanlar, bakalarnn vasiyetinde hazr bulunduktan zaman,
vasiyet edene, itidalli davranmasn ve geriye brakaca zayf ocuklarn bakalarna
muhta etmemesini sylesinler. Allahtan korksunlar ve vasiyet edene Allahn mubah
kld ekilde vasiyette bulunmasn tavsiye etsinler. Bylece doru sz
sylemi olurlar."
Taberi diyor ki:
"Bu gr tercih etmemizin sebebi, bundan nceki yetin de vasiyet
edenler hakknda olduunu tesbit etmemizdir. yetleri birbiriyle irtibatl bir
ekilde izah etmek daha evladr. [21]
10-
Yetimlerin mallarn haksz yere yiyenler, karnlarna sadece ate
tkamlardr. Onlar yaknda alev alev yanan bir atee sokulacaklardr.
phesiz ki
dnyadayken haksz yere yetimlerin mallarn yiyenler, kyamet gnnde
karnlarna ate dolduracaklardr ve cehenneme gireceklerdir.
Sddi, bu yetin
izahnda yle demitir: Bir kii haksz yere yetim maln yeyince kyamet
gnnde diriltdiinde azndan, kulaklarndan, burnundan ve gzlerinden ate
kacaktr. Onu grenler, yetim mah yiyen biri olduunu anlayacaklardr.
Ebu Said el-Hudri
diyor ki: "Resulullah sra hadisesini anlatrken buyurdu ki: "Orada
bir topluluk grdm. Onlarn, deve duduklar gibi dudaklar vard. Onlann
dudaklarn tutup azlarna ateten kayalar atan kimseler vazifelendiril-mi.
Atlan talar, onlann altlanndan kyordu. Dedim ki: Ey Cebrail bunlar kimdir?
Dedi ki; "Bunlar, haksz yere yetim maln yiyenlerdir. Bunlar yetim
maln yerken karnlarna sadece ate
tkam olurlar."
bn-i Zeyd ise bu
yetin, yetimleri miras klmayan ve onlann mallarn yiyen mrikler hakknda
nazil olduunu sylemitir.
Yetim mal yemek en
byk gnahlardan biridir. Bu hususta Resulullah (s.a.v.) bir hadis-i erifinde
yle buyuruyor:
"Helake srkleyen
yedi eyden kann." Sahabiler: "Ey Allahm Resul onlar nedir?"
diye sorunca Resulullah (s.a.v.) u cevab vermitir: "Onlar, Alla-ha
ortak komak, sihir yapmak, Allann ldrlmesini haram kld insan haksz
yere ldrmek, faiz yemek, yetim mal yemek, savatan kamak ve iffetli ve zina
ile bir alakas olmayan mmin kadnlara zina iftirasnda bulunmaktr. [22]
11- Allah
size, evlatlarnzn miras taksimi hususunda, erkeklerin paylarnn, kadnlarn
iki kat olmasn emretmektedir. Eer btn ocuklar kz olup, ikiden fazla
olursa, bunlarn pay, lenin brakt maln te ikisidir. Eer miras bir
tek kz ise mirasn yars onundur. Eer len, ana ve baba ile birlikte
ocuklar da birakmsa, ana ve babann her birinin terekeden pay, altda birdir.
ayet lenin ocuu yok da kendisine ana ve babas miras oluyorsa, anann
pay sadece te birdir. Eer lenin kardeleri varsa, terekenin altda biri
ananndr. Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirilip veya borcu dendikten
sonra hak sahiplerine verilir. Bababahrnz ve oullarnzdan hangisinin size
fayda bakmndan daha yakn olduunu size bilemezsiniz. Bu Allah tarafndan
farz klnmtr. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet
sahibidir.
ocuklarnza miras
taksimi hususunda Allah yle emreder: Sizden biriniz lr de geriye erkek ve
kz ocuklar brakrsa, erkeklerin miras pay iki, kzlarn ki ise birdir.
ayet lenin btn ocuklar ikiden fazla ise ve hepsi de kz ise, bunlarn
hepsinin pay mirasn te ikisidir. Eer miras sadece bir kz ise mirasn
yans onundur. Eer len kimsenin ocuklaryla beraber anne ve babas da
bulunursa, anne ve babasnn herbirinin mirastan pay, altda birdir. ayet
lenin ocuu yoksa ve mirass da anne ve babas ise annenin mirastan pay
sadece te bir geri kalan ise babanndr. Eer lenin iki veya daha fazla
kardei varsa, terekenin altda biri ananndr. Geriye kalan da babanndr. Bu
paylar, lenin borlan denip ve malnn te biri iin geerli olan vasiyeti
yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Dnya ve hirette faydal
olmak bakmndan, babalannz ve oullannzdan hangisinin size daha yakn
olacan bilemezsiniz. Bu hkmler, Allah tarafndan size farz klnmtr.
phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.
Sddi ve Abdullah b.
Abbastan nakledilen bir gre gre cahiliye dneminde, kk oculara ve
kadnlara mirastan pay venniyorlar ve onlar iin yle diyorlard: "Ata
binmeyene, eli kl tutmayana ve dmanla savamayana nasl mal
verebiliriz?"
slam geldikten sonra
bu yet nazil oldu, kn, byn, kadnn ve erkein mirasta paylan
olduunu aklad.
Mcahid ve Abdullah b.
Abbastan nakledilen dier bir rivayete gre bu yetin nzul sebebi, lenin
malnn, sadece ocuklanna verilmesi, vasiyetin de
sadece anne ve babaya yaplmasdr. Allah
teala, bu yet-i kerimeyi gndererek, anne baba dahil btn miraslarn
paylarn belirtmi ve daha nce yaplanlardan dilediini neshetmitir.
Bu yet-i kerimenin
nzul hakknda Cabir b. Abdullah diyor ki:
"Resulullah ve
Ebubekir, Seleme oullarnn kaldklar yerlerden geerlerken hasta olduum
iin beni ziyarete gelmiler ve Resulullah beni baygn vaziyette bulmu.
Resulullah su istemi ve abdest alm sonra o sudan bana serpmi. Bunun
zerine ben ayldm. Ve dedim ki: "Ey Allann Resul, malm hakknda ne
yapmam emredersiniz?" te bunun zerine bu yet nazil oldu[23]
Taberi diyor ki:
""Eer denilecek olursa ki "yet-i kerimede, lenin yalnz bir
kz varsa ona mirasn yansnn verilecei, ikiden fazla kz varsa mirasn
te ikisinin verilecei beyan ediliyor fakat lenin iki kz varsa onlarn
paylarnn ne olaca belirtilmiyor." Cevaben denilir ki: "Bu iki
kzn paynn da, ikiden fazla olan kzlar gibi olduu, phe gtrmeyecek
derecede kuvvetli olan snnetle sabittir.
Yine Taberi diyor ki;
"Ayet-i kerimede, lenin ocuunun bulunmas halinde anne ve babadan
herbirinin, mirastaki paylarnn altda bir okluu zikredilmektedir. Buna
gre, len kiinin, sadece bir kz bir da babas bulunacak olursa kz,
terekenin yansm.baba da altda birini alacaklardr. Terekenin geriye kalan
altda iksi ne olacaktr?" Cevaben denilir ki: "Mirasta paylan
bulunanlar, haklarn aldktan sonra terekeden bir miktar artacak olursa bu miktar,
Resulullah (s.a.v.)in beyan etmesiyle lenin en yakn olan erkek akrabasna
verilir. Bu itibarla misalde zikredilen halde kz terekenin yansn aldktan
sonra geri kalan ki sim tamamen babaya verilir. Baba terekenin altda birini,
hak sahibi olarak alr altda
ikisini ise, lenin en yakn erkek akrabas olarak alr.
Taberi diyor ki:
"Eer denilirse ke Ayet-i kerimede lenin miraslar yalnzca anne ve
baba olursa, terekenin te birini annenin alaca zikrediliyor, geriye kalann
ne olaca belirtilmiyor." Cevaben denilir ki: "Yukarda da
zikre-dildii gibi bu durumda da baba, len kiiye en yakn akrabadr. Bu
itibarla hak sahibi anne, mirastan te bir payn aldktan sonra terekenin
geriye kalan babaya aittir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki yet-i kerimede "Eer lenin kardeleri
varsa, terekenin altda biri ananndr." buyurulmakta ve lenin birden ok
kardeinin bulunmas durumu zikredilmekte, tek kardeinin bulunmas durumu
zikredilmemektedir. Acaba lenin, anne ve babasyla birlikte tek kardei varsa
annenin bu durumda mirastaki pay ne olacaktr? Cevaben denilir ki:
"yet-i kerimede anne ve babayla birlikte, lenin birden ok kardei
bulunmas halinde annenin mirastaki paynn deierek te birden altda bire
decei zikrediliyor ve bundan da anlalyor ki, lenin yalnzca bir kardei
bulunursa . annenin mirastaki te bir pay deimemektedir. Zira bu hkm daha
nce zikredilmi fakat deieceine dair bir ey de zikredilmemitir. O halde
bir insan lr de geriye anne baba ve bir de karde brakacak olursa anne
mirasn te birini alacak mirasn geri kalan te ikisi en yakn erkek akraba
olarak babaya ait olacaktr,
yet-i kerimenin
"Eer lenin kardeleri varsa" blmndeki "Kardeler"
kelimesi oul olarak eklinde zikredilmektedir. Arapada oul, ikiden daha
fazla saylar iin kullanldndan, limler buradaki oulun, gerek anlamda
m kullanld yoksa birden fazla olan iki kardein de bu ifadenin iine
girip ginneyecei hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Sahabi,
Tabiin ve onlardan sonra gelen limlerin ounluu, yetin bu blmnde
zikredilen"Kardeler" kelimesine iki kardein de girdii
grndedirler. Bunlara gre, bir kii lr de geride anne baba ve birden
fazla karde brakacak olursa annenin mirastan pay altda birdir. Geri kalan
babanndr. Bu grte olanlar delil olarak mmetin gemilerinden bu
meselenin byle olduunun yaygn bir ekilde nakledildiini, bu nedenle phe
gtnnediini sylemilerdir.
b- Abdullah
b. Abbas ise, iki kardein, burada zikredilen "Kardeler" ifadesine
dahil edilemeyeceini, zira Arapada "kil"in ayr bir kalp olduunu
sylemi Hz. Osmann, iki kardei de, ikiden ok kardeler gibi saymasna
kar kmtr. Abdullah b. Abbasa gre, bir kii lr de geriye anne, baba ve
iki de karde brakacak olursa terekenin te birini anne alr. Geriye kalan
babaya verilir.
Taberi birinci
grn, sahabi ve onlardan sonra gelen mmetten yaygn bir ekilde nakledilmi
olmas hasebiyle tercihe ayan olduunu ve Arapada bazen ikil yerine oul
kelimelerin kullanldn, yetin bu blmnde de ayn durumun sz konusu
olduunu sylemitir, kil kelime yerine oul kelime kullanlmasna
misallerden biri de u yettir. "Ey Peygamber hanmlar, eer ikiniz de
Allaha tevbe ederseniz kalbleriniz geree ynelmi olur. [24]Bu
yette geen kelimesi ikil olarak zikredilmi kelimesi ise oul olarak
zikredilmitir. Bu da gsteriyor ki Arapada bazen oul kelimeler ikil
kelimelerin yerine de kullanlmaktadr.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "lenin, iki veya daha ok kardei
bulunmas halinde annenin paynn te birde altda bire drlmesinin sebebi
nedir? Cevaben denilir ki: Bu hususta limler, farkl grler beyan et-mi
erdir:
Katadeye gre bunun
sebebi, ocuklarn nafakalarnn, babalarna ait olmasdr. Bu nedenle baba,
buradaki durumda olunun mirasndan daha fazla pay almaktadr.
Abdullah b. Abbastan,
Tavusun naklettiine gre ise lenin kardelerinin ok olmas halinde annenin
mirastaki paynn, te birden altda bire d-nn sebebi, annenin payndan
kesilen miktarn, kardelere verilmesi iindir.
Taberi diyor ki:
"Bu hususta doru olan sz udur: Allah teala, lenin kardelerinin,
birden ok olmas halinde annenin mirastaki paynn te birden altda bire
deceini belirtmi ve bunun hikmetini bize bildinnemitir. Allah teala,
yaratklar iin neyin daha faydal olacan ok iyi bildiinden, bunu byle
yapmtr. Bizler bunu bilmekle ykml deiliz. Olabilir ki bu durumda
annenin, mirastaki paynn drlmesi babalarn, ocuklar bakmakla ykml
olmalarndandr. Veya baka bir sebeptendir. Bununla birlikte Tavusun, Abdullah
b. Abbastan naklettii "Anneden kesilen payn, kardelere verilmesi iindir."
eklindeki gr, mmetin icma hilafna olduundan azdr. Reddedilir. Zira
mmet, lenin babas bulunduu srece, mirasndan kardelerine pay dmeyecei
hususunda icma etmitir. Ayrc Hasan b. Muhammedin, Abdullah b. Abbastan,
kardelerin miras olduklar "Kelale" durumunu, lenin babass ve
ocuu olmama" eklinde izah ettiini rivayet etmitir. Bu rivayet de,
Tavusun rivayetine muhaliftir.
Ayet-i kerimenin
devamnda "Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirilip veya borcu
dendikten sonra hak sahiplerine verilir." bu vurulmaktadr. Burada, her
ne kadar, vasiyetin yerine getirilmesi, borlarn1 denmesinden nce
zikre-dilmise de Hz. Alinin de Resulullahtan naklettii gibi lenin nce.
borlar denir daha sonra vasiyeti yerine getirilir. Buna gre bir insan
ldnde nce btn borlan denir. Bu borlar, terekenin tmn bilirse dahi
borlar dendikten sonra, geriye kalan terekeden, lenin terekesinin te
birini amamak artyla vasiyeti yerine getirilir. Terekenin te birini aan
vasiyet iin, lenin miraslarnn izni. gerekir. Onlar izin vermezlerse, terekenin
te birinin zerindeki vasiyet geersizdir. Borlar denip vasiyetler yerine
getirildikten sonra, geriye kalan tereke, miraslar arasnda kitap ve snnetin
belirttii ekilde taksim edilir.
yet-i kerimede
"Babalarnz ve oullarnzdan hangisinin size fayda bakmndan daha
yakn olduunu siz bilemezsiniz." Duyurulmaktadr.
Abdullah b. Abbas
buradaki "Yakmhk"tan maksadn, hirette grlecek yaknlk olduunu,
zira orada, Allah tealantn, kullarndan bazlarn, dierlerine efaati
klacan sylemitir. [25]
Mcahid ise, buradaki
yaknlktan maksadn, dnyada grlecek yaknlk olduunu sylemi, bn-i Zeyd
de, bu yaknln hem Allaha yaknlk hem de dnyadaki davranlarla
gsterilecek yaknlk olduunu sylemitir. [26]
12- Eer
hanmlarnzn ocuklar yoksa, braktklar mirasn yans sizindir. ayet
ocuklar varsa, braktklar mirasn drtte biri sizindir. Bu paylar, lenin
vasiyeti yerine getirildikten ve varsa borcu dendikten sonra verilir. Eer
siz, ocuk brakmadan lrseniz, geriye braktnz mirasn drtte biri
hanmlanmzndr. ayet ocuklarnz varsa, braktnz mirasn sekizde biri
hanmlarnzmdr. Bu paylar, yaptnz vasiyetler yerine getirilip ve varsa
borcunuz dendikten sonra verilir. Eer len bir erkek veya kadn, usul ve
fruu olmayp zayf bir derece ile varis olunuyorsa, kendisinin bir erkek veya
kz kardei bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras pay, terekenin altda
biridir. Eer mevcut olan kardeler bundan daha ok iseler, bu takdirde
kardeler mirasn te birini, eit olarak taksim ederler. Bu paylar, lenin
vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu dendikten sonra verilir. Ancak
miraslar zarara uratilmamaldr. Bunlar, Allah tarafndan bir emirdir.
Allah, her eyi bilen ve yarattklarna ok yumuak davranandr.
Ey erkekler,
kanlarnz lr de geride ocuk brakamayacak olursa onla-nn terekelerinin
yans sizindir. Onlann ocuu varsa, braktklar mirasn drtte biri size
aittir. Bu taksim de onlann meru ller iinde yaptklar vasiyetlerin yerine
getirilmesinden ve borlarnn denmesinden sonra yaplr. Kadnlarn, len
kocalanndan kendilerine den miras paylan ise siz kocalarn, herhangi bir
ocuunuz olmad zaman braktnz mirasn drtte biridir. Eer ocuunuz
varsa, kadnlarn pay mirasnzn sekizde biridir. Bu taksim de, yaptnz
mem vasiyetlerinizin yerine getirilmesinden ve borlann denmesinden sonra yaplr.
Eer bir erkee veya kadna babas ve ocuklan dndaki kimseler miras
oluyorsa bunlann da mirastan pay altda birdir. ayet, anneden kardeler iki
ise her biri mirasn altda birini alr. Bu kardeler ikiden fazla iseler hepsi
mtereken mirasn te birini alrlar. Bunlar, anne tarafndan kardeler
olduklar iin mirasta erkek ve kz aynm yaplmaz. Bu taksimat da, yaplan
meru vasiyetin yerine getirilmesinden ve borlarn denmesinden sonra yaplr.
Vasiyet yaplrken miraslara zarar verilmez. Bu hkmler, Allah tarafndan
bir emirdir, allah, her eyi bilendir ve yaratklanna ok yumuak davranandr.
yet-i kerimede geen
ve "Eer, len bir erkek veya kadn, usul ve fruu olmayp zayf bir
derece ile varis olunuyor da" diye tercme edilen cmlesindeki kelimesinin
mns hakknda limler, farkl grler zikretmilerdir,
a- Hz.
Ebubekir, Hz. mer, Abdullah b. Abbas, Sleym b. Abd es-Seluli, Katade, Hakem,
bn-i Zeyd, Zhri ve bn-i shaktan nakledilen bir gre gre
"Kelale" demek, ocuk ve babann dnda olan kimse" demektir.
Bu hususta a'bi diyor ki; "Ebubekir (r.a.)dan Kelalenin mns soruldu. O
da dedi ki: "Ben bu kelimenin mns hakknda kendi grm syleyeceim.
Eer doruysa Allahtandr. Yanli ise benden ve eytandandr. Kanaatimce
Kelale, baba ve ocuun dndaki akrabalardr." a'bi diyor ki:
"mer (r.a.) Halife olunca o da yle dedi: "Ben, Ebubekirin
syledii bir eyi reddetmekten dolay Allahtan utanrm.
b- Tavusun,
Abdullah b. Abbastan naklettiine gre ise "Kelale"den maksat,
ocuun dndaki akrabalardr. Abdullah b. Abbastan nakledilen bu gre gre
bir kii lr de geride anne baba ve anne bir kardeler brakacak olursa, anne,
terekenin altda birini alr. Anne bir kardeler de terekenin altda birine
miras olurlar. nk bu gre gre, babas bulunan kimse "Kelale"
yoluyla miras olma durumundadr.
c- Hakeme
gre ise "Kelale" babann dndaki akrabalardr. Mfessirler, lp
geriye, baba ve evlat dndaki miraslan brakan kimsenin, bu durumuna
"Kelale" durumu denildiini ancak "Kelale"nin len kiinin
kendisini sfat m yoksa baba ve ocuklan dndaki miraslarnn sfat m
olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.
Sddi ve Abdullah b.
Abbasa gre Kelale, len kiinin sfatdr. Babas ve ocuklan bulunmayarak
len kiiye "Kelale" denir.
Dier bir ksm
limlere gre ise "Kelale", lenin babas ve ocuklan olmamas
halinde dier miraslara verilen bir sfattr. Bu durumda len bir kiinin
kardeine, bacsna ve dier miraslarna "Kelale" denir.
bn-i Zeyde gre ise
"Kelale" baba ve ocuu almayarak len kiinin hem kendisine hem de
miraslarna verilen bir sfattr.
Taberi bu grlerden,
"Kelale"den maksat miraslardr." diyen grn tercihe ayan
olduunu zira bu hususta Resulullahtan rivayet edilen u sahih hadislerin,
miraslara "Kelale" dendiini ifade ettiklerini sylemitir..
Cabir b. Abdullah
diyor ki:
"Dedim ki: "Ey
Allann Resul, mirasn kime ait olacak? Zira bana ancak "Kelale"
durumundaki kimseler miras oluyorlar." Bunun zerine miraslarn
paylann paylann bildiren yet nazil oldu[27]
Amrb. el-Kari diyor
ki:
"Resulullah,
"Cirane"denen yerden, Umre yapmak zere Mekkeye geldiinde ac eken
ve dkn br halde olan Sa'd ziyaret etti. Sa'd dedi ki: "Ey Allann
Resul, benim malm var. Bana miraslar "Kelale" olarak miras
olacaklar. Ben, malmn hepsini vasiyet edeyim mi? Veya tasaddukta bulunaym
mi? "Resululfah: "Hayr" dedi.[28]
Alb. Ziyad diyor ki:
"Bir adam mer b.
el-Hattaba soru sordu ve dedi ki: "Benim miraslarm
"Kelale"dir. Ben malmn yansm vasiyet edeyim mi? mer
"Hayr" dedi. [29]
yet-i kerimede geen
"Eer len bir erkek veya kadn, usui ve fruu olmayp zayf bir derece
ile varis olunuyor da, kendisinin bir erkek veya kzkarde-i bulunuyorsa,
bunlarn herbirinin miras pay, terekenin altda biridir." ifadesin-deki
"Erkek ve kizkarde"ten maksat, Sa'd b. Ebi Vakkasn kraatmda da zikre-dildii
gibi lenin anne bir erkek kardei veya kzkardeidir. Bu kardeler, kadn
olan anneleri yoluyla miras olduklar iin, erkek kardele kzkardein pay
eittir.
yet-i kerimede:
"Ancak miraslar zarara uratlmamaldr." Duyurulmaktadr. Bu
ifadeden maksat, miras brakan vasiyet ederken miraslarna zarar vermeyecek
bir ekilde vasiyet etsin." demektir.
Abdullah b. Abbas:
"Vasiyet ederken miraslara zarar vermek byk gnahlardandr."
demitir. Bu hususta Ebu Hureyre de Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu
rivayet ediyor:
"Bir erkek veya
kadn, aitmi sene Allaha itaatla amel ederler. Sonra bu ikisine lm gelir
atar. Vasiyet ederken miraslarna zarar verirler. Bylece ikisi iin de
cehennem atei vacib olur." Ebu Hureyre bundan sonra bu yetin "Ancak
miraslar zarara uratlmamaldr." blmn okumutur. [30]
13- te
bunlar, Allahin koyduu snrlardr. Kim Allaha ve Resulne itaat ederse, Allah
onu, altndan rmaklar akan cennetlere koyar. Orada ebedi kalacaklardr. te
byk kurtulu budur.
Allann size
gnderdii bu hkmler, ona itaatla isyan arasna koyduu snrlardr. Bunlar
amayn. Kim, Allann emirlerini tutup yasaklarndan kanarak Allaha ve
Peygamberine itaat ederse, Allah onlar altndan rmaklar akan cennetlerine
koyar. Onlar orada ebedi olarak kalrlar. Orada ne lm vardr ne de oradan
kmak. te en byk kurtulu budur.
yette geen ve
"Allann koyduu snrlar" diye tercme edilen ifadesi Sddi
tarafndan "Allann zikrettii artlardr." eklinde Abdullah b.
Abbas tarafndan, "Allaha itaat yollandr." eklinde izah edilmitir.
Bazlarna gre ise bu ifadeden maksat, Allann snneti emirleridir. Bazlarna
gre ise "Allann beyan ettii farzlardr." eklinde izah edilmitir.
Taberi ise kelimesinin mnsnn, "iki eyin arasn ayran snr."
demek olduunu, bu nedenle buradaki dan maksadn "Allaha itaatle
itaatsizliin arasn ayran snrlar." demek olduunu sylemitir. Yani,
Allann, mirasa dair zikrettii hkmler, Allaha itaatle isyann arasn aynp
belirleyen snrlardr. Nitekim, yetin sonunda, Allaha itaat edenlerin
mkfaatlandnlacaklannm zikredilmesi ve bundan sonra gelen yette de isyan
edenlerin cezaiandrlmalannn zikredilmesi, bu izahn doru olduunu
gstermektedir. [31]
14- Kim,
Allaha ve Resulne isyan eder ve Allann koyduu snarlar aarsa Allah onu,
ebedi kalaca cehennem ateine koyar ve onun iin alaltc bir azap vardr.
Kim, Allahm emirlerine
kar gelip, haram kldklarn ileyerek miras hkmlerine aykn davranarak
Allaha ve Peygamberine isyan eder ve Allann koymu olduu hudutlar ap
yasaklad eyleri ilerse, Allah onu, ebedi olarak iinde kalaca, azap
grmekle lmeyecei cehenneme koyacaktr. Onun iin, hor ve hakir dren bir
azap vardr.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Mirasn taksiminde Allann emirlerine
uymayan kimse ebedi olarak cehennemde kalacak mdr ki miras hkmlerini
belirten yetlerden sonra zikredilen bu yette, Allaha isyan edenin, ebedi
olarak cehennemde kalaca beyan diliyor?" Cevaben denilir ki: "ayet
miras taksiminde, Allahn emirlerine uymayan kimse bu haliyle birlikte Allann
farz kld miras hkmlerinde phe edecek olursa veya Allaha kar meydan
okuyacak olursa, elbette ki byle bir kimse, ebediyen cehennemde kalr.
"Nitekim, Abdullah b. Abbasn da zikrettii gibi, miras hkmlerini
belirten yet-i kerimeler inince bir ksm mnafk insanlar bu yetlerin
hkmnde phe etmiler dier bazlar ise bu yetin hkmlerine kar
kmlardr. [32]
15- Zina
yapan kadnlarnza kar iinizden drt ahit getirin. ahitlik yaparlarsa
lm onlarn alncaya veya Allah, onlara bir yol ancaya kadar evlerde tutun.
Evli olsun veya
olmasn, kadnlarnzdan zina yapanlar aleyhine drt mslman erkei ahit
tutun. Eer bu erkekler, kadnn zina ettiine dair ahitlik yaparlarsa, lm
onlar alncaya veya Allah bir yol ancaya kadar onlar evlere hapsedin.
Ayet-i kerimede:
"Allah onlara bir yol ancaya kadar evlerde tutun."
buyurulmaktadr.Bu yet, evli veya bekr olarak zina eden erkek ve kadnn cezalarnn,
Allah teala tarafndan beyan edilmesinden nce nazil oimutur. Bu yete gre
zina eden evli veya bekr kadnlar evlere hapsedilip tutuluyordu. Kendileri
iin kar bir yol bekleniyordu. Daha sonra inen yetler, evli olarakzina eden
erkek ve kadnn cezalarn veya bekr olarak zina eden erkek ve kadnlarn
cezalarn beyan etti. Bylece bu yette zikredilen yol alm oldu. Bu yette
almasnn beklenmesi istenen ve daha sonra alan yolun, yani cezann ne
olduu hususunda eitli grler zikredilmitir.
a- Abdullah
b. Abbas, Ata b. Ebi Rebah, Abdullah b. Kesir, Sddi, bn-i Zeyd ve Dehhaka
gre, zina edenler iin daha sonra alan yol ve kesinleen ceza udur: Zina
eden erkek olsun kadn olsun bekr ise kendisine yz sopa vurulur. Bu husus u
yet-i kerimede zikredilmektedir. "Zina eden kadn ve erkein her birine
yzer denek vurun. [33]
Zina edenler erkek
olsun kadn olsun evli iseler talanarak ldrlrler. Nitekim Resululahin
tatbikat byle olmutur.
b- Katade ve
Ubade b. Samite gre zina edenler iin alan yol ve kesinleen ceza udur:
Zina eden erkek veya kadn bekr ise her birine yzer sopa vurulur. Ve bir yl
srgn edilir. Evli iseler herbirine yzer sopa vurulur. Daha sonra talanarak
ldrlrler. Bu hususta Ubade b. Samit unlar sylemitir:
"Resulullah yet
indiinde sknt iine girerdi. Yznn rengi deiirdi. Yine bir gn ona yet
indirildi. Kendisinin o hale girdii grld. Daha sonra bu skntdan alnca
yle buyurdu: (u hkm) benden alr; Allah; zina eden kadnlar iin yol
belirledi. Evlinin evli ile zina etmesi cezasn da, beknn bekr ile zina
etmesinin cezasn da belirtti. Evli olarak zina edene nce yz sopa vurulur
daha sonra talanarak ldrlr. Bekr olarak zina edene ise yz sopra vurulur
sonra bir yl srgn edilir. [34]
Taberi diyor ki:
Tercihe ayan olan gr "Allah onlara bir yol ancaya kadar evlerde
tutun." ifadesindeki, almas beklenen ve daha-sonra alan yoldan
maksat, evli olarak zina edenlerin talanarak ldrlmeleri, bekr olarak zina
edenlere de yz sopa vurulmas ve bir yl srgn edilmeleridir." diyen
grtr. Zira Resulullahn, evli olarak zina edenlere yz sopa vurmadna
sadece recmettiine dair nakledilen haberler sahihtir. Keza Resulullahn, bekr
olarak zina edenler yzer sopa vurulmasna ve bir yl srgn edilmelerine dair
hkm verdii sahih olarak nakledilen haberlerdendir. Bu haberler Ubade b.
Samitten nakledilen, evli olarak zina edenlere, recmedilmelerinden nce yz
sopa vurulmasn beyan eden haberin zayf olduunu gstermektedirler.
Abdullah b. Abbas
diyor ki: "slamn ilk zamanlarnda kadn zina edince lnceye kadar eve
hapsedilirdi. Sonra Allah teala "Zina eden erkekle zina eden kadndan
herbirine yzer sopa vurun." yetini gnderince Resulullah, evli olduu
halde zina edenleri recmederek ldrtt. Bylece Allah teala, zina edenlere
verilecek cezay gstermi oldu. [35]
16- Sizden
fuhu yapan kadn ve erkee eziyet edin. Tcvbc edip kendilerini slah
ederlerse onlardan vaz gein. phesiz ki Allah, tevbeleri kabul eden ve ok
merhamet edendir.
Fuhu yapan bekr
kadn ve bekr erkee, ayplayarak,, azarlayarak, dverek eziyet edin. ayet
onlar tevbe eder ve Allahn rzasn kazanacak ekilde ameller ileyerek
kendilerini dzeltirlerse onlar brakn. phesiz ki Allah, tev-beeri oka
kabul eden ve oka merhamet edendir.
* yet-i kerimede
"Sizden fuhu yapan kadn ve erkee eziyet edin" Duyurulmaktadr.
Mfessirler bu yette, fuhu yaptklar belirtilen kiilerin kimler olduklar
hususunda farkl grler zikretmilerdir.
a- Sddi ve
bn-i Zeyde gre bu yette, fuhu yaptklar zikredilen kimilerden maksat,
erkek olsun kadn olsun bekr olarak zina edenlerdir. Zira bundan nceki
yette, evli olarak zina yapanlarn hkmleri zikredilmi ve onlarn hapsedilmeleri
emredilmitir. Bu yette de bekr olarak zina edenler zikredilmi ve
kendilerine eziyet edilmesi emredilmitir.
b- Mcahide
gre ise bu yette, fuhu yaptklar zikredilen kimselerden
mksat, birbirleriyle livata yapan cinsel
erkeklerdir.
c- Ata,
krime, Hasan- Basri ve Abdullah b. Kesire gre ise bu yeti kerimede, fuhu
yaptklar beyan edilen kiilerden maksat, evli veya bekr zina eden erkek ve
kadndr.
Taberiye gre bu
grlerden daha doru olan, bu yette zikredilen "Fuhu yapanlardan
maksat, bekr olarak zina eden erkek ve kadnlardr." diyen grtr.
Zira bu yette, fuhu yapanlar tesniye (kil) olarak zikredilmilerdir. ayet
bundan nceki yet kadnlara, bu yet de erkeklere ait hkmleri beyan etmi
olsalard bu yette ya oul kalb kullanlarak denirdi veya tekil kalb
kullanlarak denirdi. Durum byle olmadna gre bu yetin sadece erkeklere
ait hkm beyan ettiini sylemek isabetli deildir.
Dier yandan, bundan
nceki yette de, fuhu yapanlarn cezas belirtildiine gre bu yette zikredilen
"Fuhu yapanlar"n, evlilerden farkl kimseler olduklar
muhakkaktr. nceki yette zikredilenlerin cezas hapsedilme, bu yette
zikredilenlerin cezas da eziyet etme olduuna gre ve hayat boyu hapsedilme,
eziyet grmeden daha ar bir ceza olduuna gre, nceki yet, evli olarak zina
edenlerin cezasn, bu yette de bekr olarak zina edenlerin cezas
belirtilmitir. Nitekim daha sonra da, evli olarak zina edenlerin cezas, bekr
olarak zina edenlerden daha ar olarak belirlenmitir. Evliler talanarak
ldrlr bekrlar ise yz sopa vurulur ve srgn edilir.
yet-i kerimede, fuhu
yapanlara eziyet edilmesi emredil inektedir. M-fessirler bu eziyetten neyin
kastedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.
a- Katade ve
Sddiye gre burada zikredilen eziyetten maksat, szle ayplama ve knamadr.
Bu hususta Sddi diyor ki: "Cezalar gelmeden nce zina eden bir gen
erkek azarlanr ve ayplanld. Ta ki bu ii braksn"
b- Mcahide
gre ise burada zikredilen eziyetten maksat, zina edenlere svmmektir.
c- Abdullah
b. Abbasa gre ise buradaki eziyetten maksat, hem szle ayplamak hem de
svmektir.
Taberi diyor ki:
"Allah teala bu yet-i kerimede mminlere, zina eden erkek ve kadnlara
eziyet etmelerini emretmitir. Aslnda eziyet, insann gnn olduu ve
sevmedii bir muameledir. Bu ey, bir kt sz de olabilir bir kt davran
da. Buradaki eziyetten neyin kastedildii hususunda kesin bir delil olmadna
gre bunu herhangi bir eziyete tahsis etmek doru deildir. Bizim bu eziyetin
ne olduunu bilmemizde de hibir fayda yoktur. Zira burada zikredilen eziyet,
Nur suresinde beyan edilen sopa atma ve Resulullahn yapt recmetme
cezalaryla neshedimi ortadan kaldrlmtr. Nitekim Mcahid, krime, Hasan-
Basri, Abdullah b. Abbas, Sddi, Dehhak,
Katade ve bn-i Zeyd bu yetin, ve bundan nceki yetin, Nur suresinin ikinci
yeti ve Resulullahn snnetiyle nes-hedildiini zikretmilerdir.
Hasan- Basri diyor ki:
"Zina cezasyla ilgili olarak inen ilk yet budur. Bu yet, zina yapanlara
sadece eziyet edilmesini emretmektedir. Bundan nceki on beinci yet ise hapis
cezas verilmesini hkme balamaktadr. Nur suresinin ikinci yetinden onuncu
yetine kadar olan yetler ise fuhu hakknda inen en son yetlerdir. Bu
itibarla zine yapanlar bekr iseler, kendilerine yz sopa vurulur. Eer biri
evli dieri bekr iseler, kendilerine yz sopa vurulur. Eer biri evli dieri
bekr ise evliye recm bekra sopa cezas tatbik edilir. B sebeple bu surenin
on beinci ve on altnc yetleri mensuhtur. [36]
17- Allah katnda
makul olan tcvbe, ancak cehaletle ktlk ileyip, hemen tevbe edenlerin
tevbesidir. te onlarn tevbesini Allah kabul eder. Allah, her eyi ok iyi
bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.
Allah katnda makul
olan tevbe ancak, Allaha iman ettikleri halde bilmeyerek ktlk ileyip sonra
da kendilerine lm glmeden nce derhal tevbe edenlerin tevbesidir. Allah ite
byle insanlarn tevbesini kabul eder. Allah, kullarndan kendisine
ynelenleri ok iyi bilendir, yaptklarnda ve sevk ve idaresinde hkmve
hikmet sahibidir.
yet-i kerimede geen
ve "Cehaletle ktlk ileyen" diye tercm e edilen ifadesindeki
"Cehaletle" kelimesinden neyin kastedildii hususunda mfessirler
eitli grler zikretmilerdir.
a- Ebul
liye, Katade, Mcahid, Sddi, Abdullah b. Abbas, Ata b. ebi Rebah ve bn-i
Zeydden nakledilen bir gre gre, buradaki "Cehaletle" ifadesinden
maksat, kulun, gnah ileme halidir. Bu hususta Ebul liyenin unu syledii
rivayet edilmitir: "Resulullahn sahabileri derlerdi ki "Kulun gnah
ilemesi cehaletin kendisidir." Katade de yle demitir:
"Resulullahn sahabileri, kastl olsun kastsz olsun, herhangi bir
ekilde gnah ilenecek olursa onun cehalet olduu hususunda ittifak
etmilerdir." Bu izaha gre, yetin bu blmnn mns: "Allah
katnda makbul olan tevbe, ancak cahilce ktlk ileyip..." eklindedir.
b- Mcahid
ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre buradaki "Cehaletle"
ifadesinden maksat, "Kastl olarak gnah ileyen" demektir.
c- Dehhaka
gre ise buradaki "Cehaletle" ifadesinden maksat, dnyada ilenen
gnahtr.
Taberi bu grlerden,
tercihe ayan olan "Cehaletle" ifadesinden maksat, "Ktl
ilemektir" eklindeki gr olduunu sylemitir. Gnah ileyenin,
kastl ve kastsz olmas farkszdr. Aksi takdirde, kastl bir ekilde gnah
ileyenin gnahnn affedilmeyeceini sylemek icabederki, bu da,
Resulullah-tan geldii sabit olan "Her tevbe edenin, tevbesinin kabulnn
mit edildii ve gne batdan domadka tevbe kapsnn ak olduunu"
eklindeki hadislere ters dmekte ve Allah tealann u yetine muhalif
olmaktadr. "Fakat tevbe edip, iman eden ve salih amel ileyen bunun
dndadr. te onlar cennete girecekler ve hibir hakszla
uratilmayacaklardr.. [37]
yet-i kerimede
zikredilen ve "Hemen tevbe ederler" diye tercme edilen cmlesindeki
ifadesinden neyin kastedildii hususunda mfessirler eitli grler
zikretmilerdir.
a- Sddi ve
Abdullah b. Abbasa gre "Hemen" diye tercme edilen ifadesinden
maksat, "Hayatta ve shhatli iken" demektir.
b- Abdullah
b. Abbas, Ebu Miclez, Muhammed b. Kays ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre
gre bu ifadeden maksat, "lm meleini gnneden nce" demektir.
Dehhak, kulun tevbesi, lm meleini grnceye kadar geerlidir. lm meleini
grdkten sonra artk onun iin tevbe imkan yoktur." demitir.
c- Dehhak,
krime, bn-i Zeyd, Ebu Klabe ve Hasan- Basriden nakledilen dier bir gre
gre "Hemen" diye tercme edilen ifadesinden maksat, "lm
gelmeden nce tevbe etmektir" Bu hususta Ebu Klabe diyor ki: "Allah
tebareke ve teala, blise lanet edince, blis ondan kendisine mhlet vermesini
istedi. Allah teala da ona, kyamet gnne kadar mhlet verdi. Bunun zerine
blis "zzetine yemin olsun ki ben, demolunun vcudunda can bulunduu
mddete onun kalbinden kmayacam." dedi. Allah teala da "Ben de
izzetime yemin ederim ki, onun vcudunda can bulunduu mddete ben onun iin
tevbe kapsn kapatmayacam." buyurdu.
Hasan- Basri diyor
ki: "Bana ulatna gre, Resululah buyurmutur ki "blis, Ademin
vcudunun iinin bo olduunu grnce yle demitir: "zzetine yemin
olsun ki, onun vcudunda can bulunduu mddete ben onun iinden
kmayacam." Allah teala da buyurmutur ki "Ben de izzetime yemin
ederim ki, onun vcudunda can bulunduu mddete onunla tevbesi arasna
girmeyeceim."
Abdullah b. mer de
Resulullahn yle buyurduunu rivayet etmitir:
"phesiz ki
Allah, "Can boaza gelip dayanarak gse hrlt dmedike, kulun
tevbesini kabul eder. [38]
Taberi diyor ki:
"Burada, "Hemen tevbe ederler" diye tercme edilen ifadesini
"lm gelip atmadan nce Ali ahin emir ve yasaklarn anlayabilecek
haldeyken tevbe ederler." diye izah eden gr daha isabetlidir. Zira
tevbenin mns, ilemi olduu gnahlardan dolay piman olmak ve bir daha yapmamaya
dair karar vermektir. Kiinin, lmnden nce byie bir karar vermesi, her
zaman iin mmkndr. Ancak, byle bir karar verebilmesi iin aklnn yerinde
olmas, lm sarholuu ve can verme meakkati iinde olmamas gerekir. Nitekim
Resululah "Gse hrlt dnceye kadar" tevbenin kabul
edileceini beyan etmitir. nemli olan, kiinin, akl bandayken bilinli bir
ekilde tevbe etmesidir. [39]
18- Gnah
ileyip tc kendisine lm gelince "imdi tevbe ettim." diyenler ile
kfir olarak lenlerin tevbesi kabul olmaz. te bunlar iin canyakc bir azap
hazrladk.
Allaha isyanda srar
edip sonra lm gelip kendisine attnda leceini hissederek "imdi ben
tevbe ettim." diyenler ile kfir olarak lenlerin tevbeleri Allah katnda,
kabul edilen tevbelerden deildir. Biz, ite onlar iin can yakc bir azap
hazrladk.
* Kul, im sarholuu
halindeyken, cann almak isteyen melei ve dier varlklar grr de
"imdi ben tevbe ettim." derse byle tevbeler Allah katnda makbul
deildir.
Nitekim Abdullah b.
mer, Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu rivayet etmektedir.
"phesiz ki
Allah, kulunun tevbesini, can ekime haline dp boazna hrltlar
gelmeden evvel kabul [40]
Mfessirler
"Gnah ileyip te kendisine lm gelince 'imdi tevbe ettim' diyenler."
ifadesinde zikredilen kiilerden kimlerin kastedildii hususunda eitli
grler zikretmilerdir.
a- Rebi' b.
Enese gre burada iaret edilen kimseler mnafklardr. Zira bundan nceki
yette mminlerin, yetin bu blmnde mnafklarn ve sonunda da kfirlerin
tevbe etme durumlar zikredilmitir.
b- Sfyan
es-Sevriye gre ise burada iaret edilen kiilerden maksat, mslmanlardr.
Zira mnafklarn da dahil olduklar kfirlerin tevbe etme durumlar yetin
sonunda zikredilmitir.
c- Abdullah b.
Abbasa gre ise yetin bu blmnde zikredilen kiilerden maksat, mslm ani
ardr. Ancak yetin bu blm neshedilmitir. Zira Allah te-aa bu yetten
sonra "phesiz ki Allah, kendisine ortak koanlar balamaz. Bunun
dnda dilediini balar, [41] yetini
indinnitir. Kfir olarak lenlere affedilmeyi haram klm, tevhid ehlinin
tevbesini ise kendi iradesine balamtr. Onlan, af hususunda mitsizlie
dnmemitir.
Taberi bu grlerden
ikinci gr olan Sfyan es-Sevrinin grnn tercihe ayan olduunu, yet-i
kerimenin, can venne sarholuundaki msl-manlann tevbelerinin kabul
edilemeyeceini beyan ettiini sylemitir. Zira
mnafklarn da
gerekten kfir olduklarndan yetin sonunda, tevbeleri kabul edilmedii beyan
edilen kfirlere dahil olduklarn bu nedenle yetin bu blmnden maksadn
mnafklar olduu sylendii takdirde yette yersiz tekrar olduu kabul
edileceini zikretmitir. [42]
19- Ey iman
edenler, istemedikleri halde kadnlara zorla vris olmanz size helal
deildir. Ak bir hayaszlk yapmadka, onlara verdiinizin bir ksmm alp
gtrmeniz iin onlar sktrmayn. Onlara iyilikle muamele eden. Eer
onlardan holanmyorsanz, olabilir ki hounuza gitmeyen bir eyde Allah sizin
iin ok hayr takdir etmitir.
Ey iman edenler,
akrabalarnzdan herhangi biri lr de geriye hanm kalrsa o hanm rzas
olmadan miras yoluyla, zorla o hanmla evlenmeye kalkmayn. Zina, isyankrlk
gibi ak bir hayaszlk yapmadka, onlara vemi olduunuz mehir ve benzeri
eyleri geri almak iin onlan sktrmayn, onlara eziyet etmeyin. O
kadnlara iyilikle muamele edin. Allann size emrettii gibi davrann. ayet o
kadnlardan holanmyorsanz onlar hemen boamayn, bekle-yin.Belki hounuza
gitmeyen eylerde Allah sizin iin ok hayr takdir etmitir.
Mfessirler, yet-i
kerimenin "Ey iman edenler, istemedikleri halde zorla kadnlara varis
olmanz size helal deildir." blmnde zikredilen "Varis olma"
ifadesini iki ekilde izah etmilerdir:
Abdullah b. Abbas,
Sehl b. Haniyf, krime, Hasan- Basri, Ebu Miclez, Ata b. Ebi Rebah, Mcahid,
Sddi, Dehhak, bn-i Zeyd ve Miksem, burada zikredilen "Vris olma"
ifadesinden maksadn, len akrabann karsyla evlenmeye varis olma anlamnda
olduunu sylemilerdir. Zira cahiliye dneminde bir kiinin babas veya
kardei yahut olu gibi akrabalar lr de geriye kans kalacak olursa bu kii
bu akrablannn karsyla evlenme hakkna varis olduunu kabul eder, onunla,
mehir vermeksizin evlenirdi. Veya baka birisiyle evlendirir mehirini de kendisi
alrd. Yahut da lnceye kadar onun evlenmesine engel olurdu ki kadn ancak
len kocasndan ald mehiri geri vererek evlenme hakkna sahib olabilsin.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas diyor ki: "slamdan nceki cahiliye dneminde bir erkek lr de
geride hanm kalrsa, ien kiinin akrabalar kendilerini, o kadn almaya
daha layk kabul ediyorlard. sterlerse kendileri o kadnlarla evleniyorlar
veya bakalaryla evlendiriyorlar, isterlerse de o kadnn, lnceye kadar
bakalaryla evlenmesine mni oluyorlard. te bunun zerine bu yet nazil
oldu ve bu deti yasaklad.
b- Abdullah b. Abbas
ve Zhriden nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen "Vris
olma"dan maksat, kadnlarn mallarna zorla vris olmadr. Zira, cahiliye
dneminde, kadnlar istemedikleri halde velileri onlarn evlenmelerine engel
oluyor, evlerinde hapsediyorlard. Ta ki ldklerinde onlarn miraslarna
sahibolsunlar.
Bu hususta da Abdullah
b. Abbas diyor ki: "Kii lr de geriye kansi kalacak olursa, len adamn
akrabas gelir, elbisesini o kadnn zerine atar bylece bakalarna engel
olurdu. Eer kadn gzel ise onunla evlenirdi. irkin ise, ldnde malna
miras olmak iin onu evinde haphsederdi.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden, tercihe ayan olan gr, burada zikredilen vris
olmadan maksadn, akrabalarn kanlarnn nikhlarna varis olduunu syleyen
grtr. Zira, Allah teala, mirasn hkmlerini belirten yetlerde, erkek
olsun, kadn olsun, akrabalarn birbirlerine nasl miras olacaklarn beyan
etmitir. Ayrca bu yette, erkeklerin.kadnlara zorla varis olmalarnn yasaklamasna
gerek yoktur. Bundan da anlalmaktadr ki, bu yetle, yasaklanmas istenen,
len akrabalarn hanmlarnn nikhna miras olma dncesidir. Bylece Allah
teala, kiinin, evlendii hanmndan faydalanma hakknn, lmesiyle sona ermi
olacan ve bu faydalanma hakknn dier eyalardan faydalanma hakk gibi,
miraslarna intikal etmeyeceini beyan etmitir.
Ayet-i kerimede geen
ve "Kadnlara verdiklerinizin bir ksmn alp gtrmeniz iin onlar
sktrmayn." eklindeki tercme edilen ifade mfessirler tarafndan
farkl ekillerde izah edilmitir.
a- Abdullah
b. Abbas, Haan- Basri ve krirne gibi bir ksm limlere gre burada hitap,
len erkein miraslardr. Ve bu ifadeden maksat udur: Ey len erkeklerin
miraslar siz, len akrabanzn sa kalan karsnn, kocasndan ald mehire
miras olmanz iin onun evlenmesine engel olup onu lnceye kadar
hapsetmeyin."
Abdullah b. Abbas,
Katade, Said b. Cbeyr, Sddi ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre
burada hitap kocalaradr ve bu ifadeden maksat udur: "Ey insanlar,
sizler, kendilerine ihtiya hissetmediiniz kadnlar istemeyerek nikhniz
altnda tutup, kendilerine verdiiniz mahirleri tekrar size iade etmeleri iin
onlar sktrmayn.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas diyor ki: Kii evlendii hanm sevmedii iin ondan ayrlmak ister fakat
verdii mehiri geri almak iin aynim ad an nce onu sktrr veya herhangi
bir eziyette bulunursa, o kii ite bu yetin muhatabdr. Allah teala, byle
davranmay yasaklamtr.
c- Mcahide
gre ise, buradaki hitap, kadnlann veli telinedir. Allah teala, Bakara
suresinin iki yz otuz ikinci yetinde, velilere, kadnlarn evlenmelerine
engel olmalarn yasaklad gibi bu yette de velilere, kadnlarn
evlenmelerine engel olmalarn yasaklamtr.
d- bn-i
Zeyde gre ise, yetin bu blmndeki hitap, karlarn boayan kocalarna
aittir. Zira, Mekkede bulunan Kureyliler, erefli kadnlarla evleniyorlar
sonra da geinemedikeri oluyordu. Bu takdirde koca kendisi izin vermeden,
bakasyla evlenemeyeceine dair kadndan yazl bir belge alyordu. Bir kimse
gelip o kadnla evlenmek isteyecek olursa kadn, bir eyler vererek eski
kocasn raz ederse kadnn evlenmesine msaade ederdi. Aksi takdirde onun
evlenmesine engel olurdu. te bu yet-i kerime indi ve kanlann boayan kocalarn
byle davranmalarn yasaklad.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan gr, buradaki hitabn, evli olan
kocalara yapldn syleyen grtr. Allah teala, karsn sevmedii ve
ondan ayrlmak istedii halde, onu boamayan, sadece verdii mehiri geri almas
iin onu nikah altnda tutan ve onu sktran kocalara, bu ekilde
davranmalarn yasaklamtr. Ancak, kanlan ak bir hayaszlk yaptklar takdirde,
byle bir tazyike ba vurarak verdikleri mehirleri geri alabileceklerine izin
vermitir.
Taberi devamla diyor
ki: "Bu gr tercih etmemizin sebebi udur: "Kadn sktracak
ve hapsedecek iki ksm erker vardr. Bunlardan biri, kocasdr. Koca,
sevmedii halde srf verdii mehiri geri almak iin kadn, nikah altnda
tutar ve ayn zamanda ona kt davranr ki kadn mehiri geri verip boansm. Dieri
ise, kadnn evlendinnede velisidir. Madem ki, kadn hapsedecek olan bu iki
ksm erkektir, bunlardan, velinin kadna verdii bir eyi geri almas sz konu
deildir. yet-i kerime, sktran kiinin, verdii eyi geri alma maksad ile
sakirdm beyan etmektedir. O halde buradaki muhatabn, kadnn kocas olduu
muhakkaktr.
yet-i kerimede,
"Ak bir hayaszlk yapmadka" bu yurul m aktadr. Yani, "Ey
mminler, kendilerini sevmediiniz halde srf, verdiiniz mehiri size iade
etmeleri iin, kanlanmzi nikhnz altnda tutup, onlar sktrmayn. Ancak,
onlarn apak bir hayaszlk yapmalar durumu mstesnadr. Onlar, byle bir
hayaszlk yapacak olurlarsa sizin, verdiiniz meniden tekrar size iade
etmeleri iin onlar sktrmanz helaldir."
Mfessirier yetin bu
blmnde zikredilen hayaszlktan neyin kastedildii hususunda iki gr
zikretmilerdir.
a- Hasan-i
Basri, Ata el-Horasani, Ebu Klabe ve Sddiye gre burada geen
"Hayaszlk"tan maksat, kadnn zina etmesidir. Kadn byle bir su
ilemi olursa kocann, karsna bask yaparak, vermi olduu mehiri geri
almas caizdir. Kadna verilecek zina cezas ayrdr.
b- Abdullah
b. Abbas, Miksem, Dehhak, Katade ve Ata b. Ebi Rebaha gre ise, burada
zikredilen "Hayaszlk"tan maksat, kadnn kocasna buuz etmesi ve
ona itaat etmemesidir. Bu gr, Abdullah b. Mes'uddan da nekledil-mitir.
Taberi ise, buradaki
hayaszln, mutlak bir ekilde zikredilmesi hasebiyle, kadnn, kocasna
kar diliyle eziyet etmesini de, iffetini korumayarak zina enesini de kapsar
mahiyette olduunu sylemi bu nedenle karsndan itaatsizlik ve eziyet gren
yahut onun fuhu ilediini tesbit eden bir kocann, karsn sktrarark
ona verdii mehiri geri almasnn caiz olacan sylemitir.
Taberi bu hususun bu
yet-i kerimede aka ifade edildii gibi Resulul-lahtan rivayet edilen u
hadis-i eriflerde de beyan edildiini zikretmitir. Resu-lullah, Veda
hutbesinde yle buyunnutur:
"Ey insanlar,
kadmlar hususunda Allahtan korkun. nk siz onlar Alla-hn size emaneti
olarak aldnz. Onlarn, avret mahallerini Allann emriyle helal edindiniz.
Sizin, onlarn zerinde olan hakknz, sevmediiniz bir kimseye yatanz
inetmemeleridir. (stemediiniz kimseleri izniniz olmadan evlerinize kabul
etmemeleridir. Veya zina etmemeleridir.) ayet bunu yapacak olurlarsa siz onlan
ar bir ekilde olmamak artyla dvn. Kadnlarn sizin zerinizdeki
haklan ise rfe gre yiyecekleri ve
giyecekleridir. [43]Dier bir hadisinde
Resuluah yle buyurmutur:
"Kadnlar
hakknda, Aziz ve Celil olan Allahtan korkun. nk kadnlar, sizin yannzda
yardmclardr. Kendileri iin hibir eye sahip deillerdir. Onlarn sizin
zerinizde sizin de onlarn zerinde haklarnz vardr. Sizin, onlarn zerinde
olan haklarnz, sizin dnzda herhangi bir kimseye yatanz inetmemeleri
ve istemediiniz bir kimsenin, evinize girmesine izin vermemeleridir. ayet
kadnlann itaatsizliinden korkacak olursanz onlara tte bulunun. Yataklarndan
uzaklasn ve onlan, ar olmayacak bir ekilde dvn. Onlann sizin zerinizdeki
haklan ise rfe gre yiyecekleri ve giyecekleridir. Sizler kadnlar Allahn
emaneti olarak aldnz ve onlan avret mahallerini Allann emriyle helal
edindiniz. [44]
20- Bir ei
brakp ta baka bir e almak isterseniz, onlardan birine (braktnza) pek
ok mal vermi olsanz dahi ondan bir ey geri almayn. Onu bir iftira ve ak
bir gnah olarak m geri alacaksnz?
Hanmlarnzdan birini
boayp yerine baka bir hanmla evlenmek istediinizde, boamak istediiniz
hanma, daha nce mehir olarak pek ok mal vermi olsanz bile, bu mallardan
herhangi bir eyi geri almanz size helal olmaz.
Siz o mal bir iftira
sonucu ve ak bir gnah olarak m geri alacaksnz?
Cahiliye dneminde,
karlarn boamak isteyen baz erkekler, evlendikleri zaman, tamamn
vermeyip bir ksmn zerlerinde braktklar mehirini vermekten kurtulmak
iin, kadna zina isnad eder bylece ona iftirada bulunurlard. te bu yet-i
kerime, bu davrann irkinliine iaret etmektedir. [45]
21-
Birbirinize kaynap babaa kalmken ve onlar sizden kuvvetli bir ahit almken
verdiinizi nasl geri alabilirsiniz?
O kadnlara vermi
olduunuz melikleri nasl geri alabilirsiniz? Sizler, birbirinizle kaynap
babaa kaldnz. O kadnlar, sizden evlenirken kendilerini ya iyilikle
nikhnz altnda tutacanza veya zellikle brakacanza dair kuvvetli bir
sz almlardr.
Abdullah b. Abbas,
Mcahid ve Sddiye gre buradaki "Babaa kalma" ifadesinden maksat,
cima etmektir. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Ayette geen
"Birbirinizle kaynamken" ifadesinden maksat, cinsi yaklamdr.
Fakat Allah teala bunu, ycelii gerei st kapal bir ekilde ifade buyurmutur.
yet-i kerimede geen
ve "Onlar sizden kuvvetli bir ahit amken." ifade-sindeki
"Kuvvetli ahit"ten neyin kastedildii hususunda farkl grler zikredilmitir.
a- Dehhak,
Katade, Sddi, Hasan- Basri ve Muhammed b. irine gre burada, kadnlarn
aldklar zikredilen kuvvetli ahitten maksat, Allah teaann beyan ettii gibi,
nikah akdi yaparken, erkeklere, ya kendilerini iyilikle tutmalarm veya gzellikle
serbest brakmalarn art komalardr. yet-i kerime, erkeklere, bu
vaadlerinde durmalarm emretmektedir.
b- Mcahid,
Muhammed b.Ka'b el-Kurezi ve bn-i Zeyde gre bu yet de zikredilen
"Kuvvetli ahit"den maksat, kadnlar erkeklere helal klan nikah
akdi-dir.
c- Cabir,
krime ve Rebi' b. Enese gre ise bu yette zikredilen "Kuvvetli
ahit"ten maksat, Resulullahm u hadisinde beyan ettii ifadelerdir.
"Kadnlar
hakknda Allahtan korkun. nk siz onlar Allarm emanet etmesiyle aldnz ve
Allann emriyle avret mahallerini kendinize helal edindiniz. [46]Bu
izaha gre; "Kadnlar sizden kuvvetli bir ahit almlardr." demek,
"Siz kadnlar Allann size emanetiyle aldnz ve onlarn avret
mahallerini Allann emriyle kendinize helal edindiniz." demektir.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, burada zikredilen kuvvetli ahitten
maksat, kadnlarn, evlenirken kocalarndan, kendilerini iyilikle tutacaklarna
veya gzellikle serbest brakacaklarna dair sz almalardr." diyen
grtr.
Mfessirler, bu yet-i
kerimenin mensuh olup olmad hakknda ihtilaf etmilerdir. Bazlarna gre bu
yet-i kerime muhkemdir, mensuh deildir. Bu itibarla, koca karsn boarken,
ona verdii mehirden herhangi bir eyi geri almas caiz deildir. Ancak koca
deil de kadn boanmak isterse bu takdirde bir muhalaa olarak caizdir. Bekir
b. Abdullah el-Mzeniye gre ise, boanmay kadn isterse dahi erkein, kadn
boama karlnda herhangi bir ey almas caiz deildir. bn-i Zeyde gre ise
kadnlara verilen mehiri geri almay yasaklayan bu yet-i kerime, Bakara
suresinde zikredilen u yet-i kerime ile neshedi m itir "Kadnlara
verdiiniz mallardan herhangi bir eyi geri almanz, size helal deildir.
Ancak elerin, Allann koyduu hudutlar koruyamamaktan korkmalar hai
mstesnadr. ayet, Allann koyduu snrlan koruyamamalarndan korkarsanz,
kadnn boanmas iin bir bedel vermesinde, her iki ee de bir gnah yoktur. [47]
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, kadnlara verilen mehirin boanma
halinde geri alnmayacam beyan eden bu yetin mensuh olmadn syleyen ve
kansm boayan kocann, karsna verdii mehirden bir eyi geri almasnn caiz
olmayacan, ancak karnn boanmay istemesi halde caiz olabileceini
zikreden grtr.
Taberi szlerine
devamla diyor ki: "Bu yet-i kerimenin. Bakara suresinde geen yetle
neshedi d iin i syleyebilmek iin her iki yetin hkmlerinin birbirlerine
muhalif olmada ve badatrmalarnn imknsz olmas durumunda sz konusu
olabilir. Halbuki bu yetlerin hkmleri, birbirleriyle elimemektedir. Zira,
bu surede zikredilen yet, erkein, kadn boamay istemesi halinde, ona
verdii mehirden bir ey alamayaca ifade edilmi, Bakara suresinde zikredilen
yette ise erkek istemedii halde kadnn boanmay istemesi durumunda,
erkein, kadndan, boanmas karlnda bir eyler alabileceini ifade etmektedir.
yetlerin hkmleri birbirleriyle elimediine gre ve bu yetin
neshe-dildiine dair de kesin bir delil bulunmadna gre bu yetlerden birine
nsih birine mensuh demek doru deildir.
Taberi devamla diyor
ki: "Bekir b. Abdullah el-Mzenin "Boanma istei kadn tarafndan
gelse dahi erkek, karsn boama karilmda ondan herhangi bir ey
alamaz." eklindeki sz, isabetli deildir. Zira, Resulullahn, Sabit b.
Kays b. emmas'a boanmak isteyen karsndan, vermi olduu mehiri geri almasn
emrettii, sahih bir haber olarak sabittir. [48]
22-
Cahiliyct devrinde geenler mstesna, babalarnzn nikahlad kadnlar
nikahlamayn. nk bu, hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve kt bir
yoldur.
Mfessirler bu yet-i
kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir:
a- Abdullah
b. Abbas, Katade, krime ve Ata b. Ebi Rebaha gre bu yeti kerime, cahiliye
dneminde len babalarnn kanlaryla oullarn evlenmesi detini
yasaklamtr. yle ki: slamdan nce, cahiliye dneminde evlatlar, babalarnn
nikahlad sonra da boamalar veya lmeleriyle ayrldklar kadnlar jri
kanlyorlard. slam bu irkin tatbikat yasaklad ve bunun bir hayaszlk, Al-Jahm
gazabna sebep olacak bir davran ve ok kt bir i olduunu beyan etti.
Bu hususta krime
diyor ki: "Bu yet-i kerime, babalarnn kanlaryla evlenen u kimseler
hakknda nazil olmutur: Bunlardan biri Ebu Kays b. el-Es-let'dir. Bu kii,
babas Eslet'in lmesinden sonra anal mm Ubeyd bint-i Damre ile
evlenmitir. Bu kiilerden bir dieri, Esved b. Haleftir. Bu da babas Halefin
lmesinden sonra, anal olan Bint-i Ebu Talha ile evlenmitir. Bir bakas
da Safvan b. meyyedir. Bu da babas meyye b. Halefin lmesinden sonra, anal olan Fahite bint-i el-Esved
ile evlenmitir. Baka biri de, Manzur b. Rebabdr.Bu da babas Rebab
b.Seyyarn lmnden sora, anal olan Mleyke bint-i Harice ile evlenmitir.
b- Dier bir ksm
mfessirlere gre bu yetin mns yledir: "Sizler, kadnlarla,
babalarnzn evlendikleri gibi fasit ekilde evlenmeyin. Ancak sizin, cahiliye
dnemindeki babalarnz gibi evlenmeniz mstesnadr. Babalarnzn,
cahiliy dnemindeki fasit olarak
evlenmeleri hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve kt bir yoldur.
c- bn-i
Zeyd ise, bu yeti u ekilde izah etmitir. "Ey insanlar, sizler,
babalarnzn sahih bir nikahla evlendikleri hanmlarla evlenmeyin. Ancak onlarn,
nikahsz olarak zina ettikleri kadnlar mstesnadr. Sizin, byle olan kadnlarla
evlenmeniz helaldir. nk onlar, babalarnza helal olan kadnlar deillerdi.
Babalarnzn onlarla byle yapmalar hayaszlkt, sevilmeyen bir eydi, kt
bir yol idi.
Taberi, bu grlerden
ikinci grn tercihe ayan olduunu sylemi, yetin mnsnn yle olduunu
zikretmitir: "Ey insanlar, sizler, babalarnzn
fasit bir ekilde
evlendikleri gibi evlenmeyin. Ancak sizin, cahiliye dneminde, balalarnz gibi
fasit bir ekilde evlenmeniz mstesnadr, balanmtr. Zira babalarnzn
fasit bir ekilde evlenleri hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve
kt bir yoldur,
Taberi, bu gr
tercih etmesine gereke Olarak cmlesinde zikredilmesini gstermitin nk
insanlar dndaki varlklar iin kullanlr. Bu itibarla bu cmlenin mns
"Sizler, babalarnzn evlendikleri kimselerle (kadnlarla)
ienmeyin." mns kastedilmi olsayd, yukarda zikredilen cmlede, .irine
kullanlrd. Zira insanlar iin kullanlr. [49]
23- Size,
annelerinizle, kzlarnzla, kzkardclerinizlc, halalarnzla, teyzelerinizle,
karde kzlaryla, kizkardc kzlaryla, sizi emziren st anne-lerinzlc, st
kardelerinizle, karlarnzn anneleriyle, cinsi mnasebette bulunduunuz
karlarnzdan olan ve evinizde bulunan vey kzlarnzla evlenmek haram
klnd. Eer anneleriyle cinsi temasta bulunmamtanz o kzlarla evlenmenizde
bir mahzur yoktur. Sulbnzden gelen oullarnzn eleriyle evlenmeniz ve iki
kzkardci bir arada almanz da (haram klnd, Cahiliye devrinde) geen ise
artk gemitir. phesiz ki Allah, ok balayan ve ok merhamet edendir.
Allah teala bu yet-i
kerimede, soy, st ve hsmlk yoluyla evleilmesi haram klnan kadnlar
zikretmitir. Soy yoluyla haram olanlar yediye ayrlr: Bunlar, anneler,
kzlar, kzkardeler, halalar, teyzeler, karde kzlar ve kzkar-de
kzlardr.
Ayette, st yoluyla
haram olanlardan st anneler ve st kzkardeler zikredilmitir. St mevzuunda
u hadis-i erif rivayet edilmitir:
Soy yoluyla haram
klnanlar, st yoluyla da haramdr. [50]
Bunun mns udur: Nasl ki soy yoluyla anneler, kzlar, kzkardeler,
halalar, teyzeler, karde kzlar, kizkarde kzlar haram ise ayn ekilde
st emen kimseye de st yoluyla akraba olan bu kimseler haramdr. Yani st emen
kimseye st annesi, st kz, st kzkardei, st halas, st teyzesi, st
kerdiinin kz, st kzkar-deinin kz haramdr.
Hsmlk yoluyla haram
klnanlar ise, elerin annesidir. Bunlar, kzlarn sadece nikah edilmesiyle
kzlarn nikahlayan kimseye haram olurlar. Gerdee girmeleri art deildir.
Elerin baka kocadan olan vey kzlar. Bunlar, annelerinin sadece
nikahlanmalaryla haram olmazlar. Ancak annelerinin gerdee girmesiyle vey
balalarna haram olurlar.
Kiinin kendi
sulbnden gelen z olunun eiyle devlenmesi haramdr. vey evladnn hanmyla
evlenmesi ise caizdir.
ki kizkardele ayn
anda evli olmak ta haramdr. Yani bir kimse, bir kadnla evli iken onu
boamadan veya o kadn lmeden onun kzkardeiyle evle-nemez.
Taberi diyor ki:
"Bu yette zikredilen kadnlarla evlenmenin haram olduu hakknda btn
mmet icma etmitir. Sadece, kiinin nikahlad karsyla zifafa girmeden nce
onu boamas halinde, boad o kadnn annesiyle evlenip evlenemeyecei
hususunda ihtilaf vardr.
a- Selef ve
Halef ulemasnn ounluuna gre, kiinin karsnn annesi, karsn sadece
nikahlamasyla ona haram olur. ster zifafa girsin ister girmesin. Bunlara gre
zifafa girme art vey kzlarla evlenme halinde aranr. Yani kii bir hanm
nikahlar da onunla zifafa girmeden nce onu boarsa o kadnn kzyla
evlenebilir. Eer kadnla zifafa girmise artk onun kzyla hibir zaman
evle-nemez. Fakat kiinin karsnn annesi byle deildir. Yani bir kimse bir
kadnla nikahlandktan sonra onunla zifafa girmese dahi o kadnn annesi o kiiye
ebediyen haramdr.
b- Hz. Ali,
Zeyd b. Sabit ve Mcahidden nakledilen dier bir gre gre kii, nikahlad
kadnla zifafa ginneden o kadn boarsa o kadnn annesiyle evlenebilir. Eer
zifafa girerse, zifafa girdii kadnn annesiyle evlenemez. Bunlara gre vey
kzlarla kayn validelerin durumu ayndr.
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. nk bu gr, szleri
delil olan limler tarafndan ittifakla kabul edilen bir grtr. Ayrca bu
hususta Resulullahtan da senedi tartma gtren u hadis rivayet edilmitir.
Resulullah buyurmutur ki: "Kii bir kadnla evlenecek olursa artk onun
evlendii kadnn annesiyle evlenmesi helal olmaz. ster kadnn kzyla
zifafa girmi olsun isterse girmemi olsun. Kii, bir kadnn annesiyle
evlenecek olur da zifafa girmeden o kadn boayacak olursa, dilerse o kadnn
kzyJa evlenebilir."
Taberi diyor ki:
"Her ne kadar bu hadisin isnad tartmaya aksada da, szleri delil
olabilecek limlerin, bu hadisin ifade ettii mnnn doru olduunu
sylemeleri, baka delil getirmeye ihtiya brakmamaktadr. Bu hususta bn-i
Creyc diyor ki: "Ben Ataya dedim ki: "Bir kii bir kadn nikahlar
fakat onu yzn grmez ve onunla cinsi mnasebette bulunmaz sonra da onu
boayacak olursa o kii o kadnn annesiyle evlenebilir mi?" Ata dedi ki:
"Hayr evlenemez. nk nikahlanan kadnn annesi, kaytsz artsz haram
klnmtr. Yani kzyla zifafa girilmesi art koulmamtr.
yet-i kerimede geen
ve "Cinsi temasta bulunduunuz." diye tercme edilen ifadesi,
Abdullah b. Abbas tarafndan cinsi temasta bulunma" diye izah edilmi
bn-i Creyce tarafndan ise, kadnn elbisesinden soyunmas mnsnda izah
edilmitir. Ataya gre bir kii bir kadnla nikahlanr, kadn
da erkein nnde soyunacak olursa erkek
onunla cinsi mnasebette bulunmasa dahi o kadnn kzyla ebediyyen evlenemez.
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu, buradaki ifadesinden maksadn, cinsi
mnasebet olduunu sylemitir.
Ayet-i kerimede:
"Sulbnzden gelen oullarnzn eleriyle evlenmeniz haram klnd."
buyuru m aktadr. Btn limler, kiinin z evladnn nikahlad hammyia
ebediyyen evi enemeyecei hususunda ittifak etmilerdir. Olu ister zifafa
girmi olsun ister girmemi olsun. Kii, st olunun hammyla da evlenemez.
Ancak evlatlnn hammyla evlenebilir. Nitekim Resulah, Zeyd b. Hari-senin
boad kars Zeyneble evlenmitir. Evlatlklarn, z evlat gibi olmadklar
hususunda Allah teala yle buyurmutur: "Allah, evlatlklarnz, z
oullarnz yapmad. [51]"Muhammed, iinizdeki
adamlardan hibirinin babas deildir[52]
24- Evli
kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele geirdiiniz cariyeler mstesna.
Bunlar, Allann, zerinize farz kld hkmlerdir. Bunlarn dnda iffetli
olarak, zina etmeksizin, mallarnz vastasyla evlenmek istemeniz size helal
klnd. Onlardan faydalanmanza mukabil, kararlatrlm olan (nehirlerini
verin. Mehr takdir edildikten sonra birbirinizi raz etmenizde bir mahzur
yoktur. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet
sahibidir.
yet-i kerimede geen
ve "Evli kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele geirdiiniz
cariyeler mstesna" eklinde tercme edilen cmledeki: ve kelimeleriyle
hangi kadnlarn kastedildii hususunda farkl grler zikredilmitir.
kelimesinin asl mans "Korunmu olanlar" demektir. Bir kadnn
korunmu olmas evlenmesiyle veya iffetli oluuyla gerekleeceinden buradaki
kelimesinden evli kadinlar m yoksa iffetli kadnlar m kastedildii hususunda
ihtilaf edilmitir. Dier yandan ifadesinin asl mns, "Sa ellerinizle
sahi-bolduklannz." demektir. Yani, kiiye bir mal gibi intikal eden
kadnlar demektir. Bu ekilde bir kadn savata ganimet alnmak suretiyle elde
edilebilecei gibi cariye olan bir kadnn satn alnmas suretiyle de elde
edilebilir. Bu nedenle "Sa ellerinizle sahibolduunuz" ifadesiyle,
ganimet alman kadnlar m yoksa satn alman cariyeler mi kastedildii hususunda
da ihtilaf edilmitir. Bu ihtilaflar u ekilde aklamak mmkndr:
a- Abdulllah
b. Abbas, Ebu Klabe, bn-i Zeyd ve Mekhule gre bu yette zikredilen
kelimesinden maksat, "Evli olan ve esir dmeyen kadnlardr."
Bunlarla evleneilmesi haramdr. ifadesindeki kadnlardan maksat ise, evli
olduklar halde dmandan ganimet kadnlardr. Bunlarn ganimet alnmalar,
kocalaryla evlilik ban kopanr. Bu nedenle bu kadnlarla iddetleri
bittikten sonra evlenmak caizdir. Bu grte olanlar, delil olarak bu yet-i
kerimenin, "Evtas" denen yerde ganimet olarak alnan kadnlar
hakknda nazil olduunu zikretmilerdir. Bu nedenle, Allah teala bu yet-i kerimede,
evli olan kadnlarla evlenmenin haram olduunu bildirmekte ancak cihad srasnda
kafirlerden esir alnan evli kadnlar istisna etmektedir. Bunlar cariyelerdir
ve sahiplerine helaldir.
Ebu Said el-Hudri
diyor ki:
"Resulah
Huneyn" sevandan sonra "Evtas" denen yere asker gnderdi.
Dmanla karlap savatlar. Neticede galip geldiler. Ganimetler ve
cariyeler aldlar. Fakat bu sahabiler, aldklar cariyelerin, mriklerden
kocalar bulunmas sebebiyle onlara yaklamaktan kandlar.Bunun zerine
Allah tealaO "Evli kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele
geirdiiniz cariyeler mstesna." yetini indirdi. Bylece cariyeler,
iddetleri bittikten sonra, esir dmeden nce evli olmalarna baklmakszn
mminlere helal klnd. [53]
Abdullah b. Abbas
diyor ki: "Her evli kadnla evlenmek zinadr, haramdr. Ancak harp
srasnda ganimet olarak almanlar mstesnadr."
b- Abdullah
b. Mes'ud, brahim en-Nehai, Said b. el-Mseyyeb, Hasan- Basri, bey b. Ka'b,
Cabir b. Abdullah ve Enes b. Malikten nakledilen dier bir gre gre burada
zikredilen kelimesinden maksat, "Evli olan herhangi bir kadndr.
"Evli olan kadnlarn bakalaryla evlenmeleri haramdr. ifadesindeki
kadnlardan maksat ise evli olan kle
kadnlardr. Evli olan
kle kadnlar, satn alndklar takdirdde onlar satn alanlarla evlenmeleri
helaldir. Zira cariyeleri satmak, onlar boatmak demek olur. Bunlara gre
yetin bu blmnn mns yledir: "Evli olan kadnlar da size haram
klnmtr. Ancak cariye olduklar iin satn aldnz evli kadnlar mstesnadr.
Bunlarla evlenmeniz helaldir.
c- Ebu
liye, Ubeyde es-Selmani, Tavus, Said b. Cbeyr, Ata, Sddi. ve Abdullah b.
Abbastan nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen kelimesinden
maksat, iffetli olan kadnlardr. ifadesindeki kadnlardan maksat ise, kiinin,
nikah akdi yaparak drde kadar evlenebilecei hr kadnlardr. Bunlara gre
yetin mns yledir: "Akrabalarnz dnda olan iffetli kadnlarla
evlenmeniz de haramdr. Ancak onlardan, drd amamak artyla nikah akdi
yapp mehir vererek ve ahit tutarak ser bir ekilde evlenmi olduunuz kadnlar
mstesnadr. te bunlar size helaldir." Bu grte olanlara gre yet-i
kerimenin bu blm, surenin balangcnda drde kadar kadnla
evlenilebileceini beyan eden yet-i kerimeyi izah etmektedir. Zira drtten
fazla evlenmenin haram olduu ve drde kadar evlenilen kadnlarn da er'
usullerde nikahlanarak helal olduklan bu yetten anlalmaktadr.
d- Mcahtd,
Abdullah b. Abbas, Said b. el-Mseyyeb Adullah b. Mesud, Mekhul ve brahim
en-Nehaiden nakledilen dier bu gre gre bu yette zikredilen kelimesinden
maksat, "Evli olan kadnlar"dr. Bunlarla evlenmenin haram olduu
zikredilmitir. ifadesinden maksat ise, nikahla veya mlkiyetine sahibolmakla
evlenilen kadnlardr.
e- Ebu
Micleze gre buradaki kelimesinden maksat, ehl-i kitabn kadnlardr. Allah
teala bunlarla da evlenmenin haram olduunu beyan etmitir. Ancak nikah akdi
yaparak veya mlkne sahibolarak bunlarla evlenilebileceini beyan etmitir.
f- Sleyman
b. Ar'ara gre buradaki kelimesinden maksat, hr kadnlardr. Bunlarla nikah akdi
yaplmakszn evlenmenin haram olduu beyan edilmitir.
g- Zhriye
gre ise buradaki kelimesinden maksat, hr ve iffetli olan kadmlardr.Bunlar ya
nikah yoluyla helal olurlar yahut cariye edinilmekle.
h- Ebu Said
el-Hudriden nakledilen dier bir gre gre buradaki kelimesinden maksat, evli
olan ve kocalarn brakp mminlere hicret eden kadnlardr. Allah teala bu
yet-i kerimede, kocalar mslman olan bu gibi kadnlannjicret etmeleri
halinde muhacir mslmanlarla evlenemeye-ceklerini beyan etmitir. Ta ki
kocalar hicret edip kendilerine kavusunlar.
Taberi diyor ki:
"Abdullah b. Abbas ve Mcahidin bu yetin mnsn anlayamadklarn
syledikleri nakledilmektedir. Burada zikredilen kelimesi, kelimesinin
ouludur. Asl mns "Evlenerek avret mahallerini koruyan kadn veya
iffetinden dolay kendisini hayaszlktan koruyan kadn." demektir.
ehirlerin kalelerine denilmesi, o
kalelerin, insanlar, dmanlarndan korumalarmdandr. Madem ki in asl mns
"Korunmu ve mani olunmu" demektir o halde bu yetin mns da
"Korunmu ve yasaklanm kadnlar size haramdr. Ancak malik olduklarnz
mstesnadr." demektir. te yetin mns budur. Kadnn korunmu ve mani
olunmu olmas, hr olmasyla gerekleebilir. Nitekim u yet-i kerimede geen
bu mndadr. "...Sizden nce kendilerine kitap verilenlerden hr ve
iffetli kadnlar... size helal klnd... [54]
Yine kadnn
"Korunmu ve mani olunmu" olmas, mslman olmasyla
gerekleebilir.Nitekim bundan sonra gelen yet-i kerimede zikredilen ve bu
kkten gelen kelimesi bu mndadr. "...Eer evlendikten sonra (Mslman
olduktan sonra) zina ederlerse o cariyelere, hr kadnlara verilen cezann
yans verilir. [55]
Keza kadnn, korunmu
ve mani olunmu olmas, onun iffetlilii ile de olabilir Nitekim u yette zikredilen
kelimesi bu mndadr. "ffetli kadnlara zina isnad edip te sonra bu
iddialarn dorulayacak drt ahit getiremeyenlere seksen denek vurun. [56]
Yine kadnn, korunmu
ve mani olunmu olmas, evlenmesiyle de olabilir. Allah teala bu yette zikrettii kelimesini, yukarda zikredilen mnlardan
herhangi birine tahsis etmemitir. O halde kaon hangi mnda
korunmu saylrsa saylsn onunla cinsi
mnasebette bulunmak haramdr. Ancak bizim, korunmu olan bir kadn satn
alarak mlkmze geirme durumunda veya nikahlayarak evlenmemiz durumunda
korunmu olan kadnlar bize helal olabilir.
Bilindii gibi Allah
teala bizlere, hr olan kadnlarn, akrabalk ve hsmlk yoluyla haram
olmayanlarndan drde kadar kadnla evlenmemizi helal klm, dmandan
aldmz cariyelerden de, soy ve hsmlk ynnden haram olmayanlarla
evlenmemizi helal klmtr. Allah teala ayrca, ehl-i kitap olan dmandan
alnan cariyelerin, esir alnmadan nce evli olmalar durumunda dahi onlar,
ganimet alanlara helal klmtr. te bizim iin helal klnan kadnlar
bunlardr.
Zina etmeye gelince,
Allah teala bizlere, her trl kadnla zina etmeyi haram klmtr. Kadn hr
olsun kle olsun, mslman olsun kfir olsun bu hkm deimez.
Kocas bulunan
cariyeye gelince, bunun, sahibine helal olmas, ancak kocasnn boamas veya
lmesinden sonra iddetinin bitmesiyledir. Efendisinin, evli olan cariyeyi
satmas, bu cariyenin, evli olduu kocasndan boanm olmasn ve onu satn
alan yeni efendisine helal olmasn gerektirmemektedir. Zira Resulullah,
efendisi tarafndan evlendirilen Berire isimli bir cariyeyi, Hz. Aie-nin,
kararlatrlan parayi vererek zd etmesinden sonra, evli olduu kocasyla
evliliini devam ettirip ettirmemesinde serbest brakmtr. Resulullah, Hz.
Ai-enin Berireyi azad etmesini, kocasndan boanma saymamtr. ayet bu bir
boanma olsayd Resulullah, Berireyi evlilii devam ettirip, ettirmemekte serbest
brakmazd. Bu da gsteriyor ki Resulullah, azad edilmeden nce var olan nikah
akdinin devam etmekte olduunu kabul etmitir. phesiz ki, mlkiyetin dmesi
bakmndan, klenin azadedilmesiyle satlmas ayndr. Nasl ki
azade-dilmesiyle mlkiyetinin dmesine ramen cariyenin nikah bozulmu
olmuyorsa satlarak mlkiyetinin gitmesiyle de nikah dmez. Ancak
azadedilmenin, satlmadan farkl bir yn vardr. Azadedilen cariye, azad
edilmeden ice evli bulunduu kocasyla evliliini devam ettirip ettinnemekte
serbest braklr. Cariyenin satlmas durumunda byle bir seenek hakk
yoktur.
Ayet-i kerimede:
"Bunlarn dnda iffetli olarak, zina etmeksizin, mallarnz vastasyla
evlenmek istemeniz size helal klnd." buyuyrulmaktadr. Burada
zikredilen "Bunlarn dnda mallarnz vastasyla evlenme size helal
kly-d." ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah
edilmitir.
a- Sddi ve
Ubeyde es-Selmaniye gre bu ifadenin mns "Beten daha az olan
kadnlarla mallarnz vererek nikah yapp evlenmeniz size helal klnd."
demektir.
b- Ataye
gre ise "Haram olduu zikredilmi olanlarn dndaki kadnlarla,
mallarnz vastasyla evlenmeniz size helal klnmtr." demektir.
- Katadeye
gre ise bu ifadenin mns "Haram olduu bildirilenler dndaki drd
amayan hr kadnlarla ve cariyelerle, mallarnz vastasyla evlenmeniz size
helal klnd." demektir.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, bizim izah ettiimiz
u grtr; Allah teala soydan ve
hsmlktan haram olan kadnlar beyan etmi ondan sonra muhsenat (korunmu)
olan kadnlarn haram olanlarn beyan etmitir. Bu iki yette, haram
olduklarn zikrettii kadnlarn dndaki kadnlarla, mallar vastasyla
nikah yaparak veya satn alarak evlenmenin helal olduunu, zinann ise haram
olduunu beyan etmitir.
Taberi devamla diyor
ki: "Eer denilecek olursa ki" Akrabalk ve hsmlkla haram olan
kadnlarn dnda kalan kadnlarn helal olduklarn anladk fakat muhsenat
(korunmu) olan kadnlarn hangileri helal hangileri haramdr?" Cevaben
denilir ki: "Hr olan kadnlardan birden drde kadar olanlar helal, evli
olmayan cariyelerden ise belli bir say sz konusu olmakszn helaldrlar. Zira
yet-i kerimedeki: "Bu saylanlar dnda olanlar size helaldir."
ifadesi genel bir ifadedir. Bize helal olan her trl kadn kapsamaktadr.
yet-i kerimede geen
ve "Onlardan faydalanmanza mukabil kararlatrlm olan mehirlerini
verin." diye tercme edilen ifade.mfessirler tarafndan eitli
ekillerde izah edilmitir.
a- Abdullah
b. Abbas, Hasan- Basri, Mcahid ve bn-i Zeyde gre yetin, bu blmnn izah
yledir: Evlenip kendileriyle zifafa girdiiniz kadnlarn, takdir edilmi bir
miktar mehirlerini verin." Bu grte olanlara gre, kadnlardan
faydalanmaktan maksat, onlarla nikahlanp zifafa girmektir. Bu hususta Ali b.
ebi Talha, Abdullah b. Abbasn unu sylediini rivayet etmitir." Sizden
biriniz bir kadnla evlenir sonra da onunla bir kere de oisa cinsi mnasebette
bulunacak olsa o kadnn mehilinin tamamn vennek farz olur. Burada ifade
edilen "Faydalanmak"tan maksat, "Cinsi temas"tr. Bunlara
gre burda zikredilen c-retler'den maksat da mehirlerdir.
b- Sddi,
Mcahid, Abdullah b. abbas, bey b. K'b, Hz. Ali ve Said b. Cbeyrden
nakledilen dier bir gre gre yetin bu blmnn mnsryte-dir:
"Sizler, kadnlarla belli bir sreye kadar evlenerek onlardan faydalandnzda,
faydalanmanz karlnda venneyi tayin ettiiniz cretlerini onlara verin."
Bu hususta Sddinin
unlar syledii rivayet edilmektedir: Ayetin bu blm, mut'ay ifade
etmektedir. Mut'ada kii bir kadn, belli bir sre iin velisinin iznini
alarak ve iki de ahit tutarak evlenir. Mddet bittikten sonra artk erkein, o
kadnn zerinde hi bir hakk kalmaz. Ancak kadnn rahminin temiz olduunu
anlalmasn (hamile olmadnn anlalmasn) beklemesi gerekir. Byle bir
nikahla evlenenler birbirlerine miras olamazlar.
Ebu Nedre, Abdullah b.
Abbasn, Katade de bey b. K'bn, yet-i kerimenin bu blmne "Belli
bir zamana kadar" mnsn ifade eden cmlesini de ilave ederek u ekilde
okuduktan rivayet etmiterdir: Bu kiraata gre, "Belli bir sreye
kadar" cmlesi de ilave edildiinden, bu yetin, mt'a nikahna
yo-rumllanmasi icab etmi olur.
Yine bu hususta u'be
diyor ki: "Ben, Hakem'den "yetin bu blm mensuh mudur?" diye
sordum. Hakem de dedi ki: "Hayr. Ali (r.a.) buyurdu ki: "ayet mer
(r.a.) mufa nikahn yasaklam olmasayd, aki olanlar dnda kimse zina
etmi olmazd."
Taberi diyor ki:
"Bu iki te'vilden doru olan, yet-i kerimenin bu blmn:
"Kadnlardan, nikahlayp kendileriyle zifafa girdiklerinizin mehirlerini
verin." eklindeki te'vildir. Zira Allann, sahih bir nikah yapmakszn
veya sahih bir mlkiyetle almakszn, kadnlardan mut'a yoluyla faydalanmay,
Peygamberinin diliyle haram kldna dair kesin delil bulunmaktadr. Biz, bu
kitabmzn baka yerlerinde, sahih nikahla yaplmayan mut'ann haram olduuna
dair deliller zikrettik. Aynca burada da zikretmemize gerek yoktur.
bey b. K'b ve
Abdullah b. Abbastan nekledilen kraat ekline gelince bu kraat, ms-lmanlann Kur'anlannda tesbit
edilmi olan eklen muhalif bir kraattir. Hibir kimsenin, mazeretleri
bertaraf edecek, kesin bir haber bulunmakszn, Allah tea-larin kitabna belli
eyler ilave etmesi caiz deildir.
Ayet-i kerimenin
sonunda geen ve "Mehir takdir edildikten sonra birbirinizi raz
etmenizde bir mahzur yoktur." eklinde tercme edilen ifade, mfes-sirler
tarafndan farkl ekillerde izah edilmitir.
a- Hadremiye
gre bu ifadenin mns yledir: "Ey kocalar, sizler.kar-lannza mehir
takdir eder sonra da eliniz darahrsa mehirin indirilmesine veya balanmasna
dair birbirinizle, nza gsterip ittifak etmenizde size bir gnah yoktur.
b- Sddiye
gre ise bu ifadedin mns yledir: "Ey insanlar, kendileriyle belli
bir sreye kadar mut'a yaptnz kadnlarla, sre bittikten sonra o sreyi ve
takdir edilen creti arttrmaya, karlkl olarak raz olmanzda sizin iin
mahzur yoktur.
c- Abdullah
b. Abbasa gre bu ifadenin mns yledir: "Ey insanlar, sizler,
kanlarnza, onlardan faydalanma karlnda mehirlerini verdikten sonra
onlarla beraber kalmanzda veya ayrlmanzda sizin iin bir mahzur yoktur,
d- bn-i
Zeyde gre ise bu ifadenin mns yledir: "Ey insanlar mehir takdir
etmenizden sonra, kanlarnzn mehirlerinden bir ksmn drmelerinde sizin
iin bir mahzur yoktur."
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, bn-i Zeydin grdr. Buna gre
yetin bu blmnn mns yledir: "Ey insanlar, sizler, yaptnz
nikah akdinden dolay karlarnza mehir vermenizden sonra sizlerle
kanlarnzn, mehirin bir ksmn drme veya alacandan vaz geme yahut
vadesini erteleme veya tamamen drme hususunda nza gstererek ittifak etmenizde
sizin iin bir mahzur yoktur."
yetin bu blm, u
yete benzemektedir: "Kadnlarn mehirlerini gnl holuu ile verin.
Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle
yeyin. [57]
25- Sizden,
hr mmin kadnlarla evlenmeye gc yetmeyen kimse, sahibolduunuz mmin
cariyelerden evlensin. Allah sizin imannz daha iyi bilir. Siz, birbirinizdensiniz.
O halde sahiplerinin izniyle ve mehirlerini rfe gre vermek suretiyle
cariyelerden iffetli olan zina etmeyen, dost da edinmeycnlerle evlenin.
Evlendikten sonra zina ederlerse o cariyelere, hr kadnlara verilen cezann
yars vardr. Bu hkmler, iinizden, skntya dmekten korkanlaradr. Eer
sabrccdcrscniz sizin iin daha hayrldr. Allah ok balayan ve ok merhamet
edendir.
Sizden, mali gc
yeterli olmad iin hr mmin kadnlarla evlenme imkan bulamayanlar, mmin
cariyelerle evlensinler. Putperestlerle evlenmesinler. lerin gerek yzn ve
srlarn Allah daha iyi bilir. Bu itibarla evleneceiniz cariyelerin gizli
taraflarn Allaha havale edin. Sizler, birbirinizdensiniz. O cariyelerle,
sahiplerinin iznini almak artyla evlenebilirsiniz. Ayrca onlara, karlkl
olarak anlatnz mehirlerini verin. Onlann iffetli olmalar, fuhu
yapmamalar ve dost tutmamalar artiyle onlarla evlenebilirisiniz. Bu
cariyeler zina ederlerse bunlarn cezalan hr kadnlara verilen cezalarn yans
kadardr. Bu hkmler, iinizden gnah ilemekten korkanlaradr. Sabreder de
cariyelerle evlenmezseniz bu sizin iin daha hayrldr.
Ayyet-i kerimede
geeave "G" mnsna tercme edilen kelimesi Mcahid, Abdullah b.
Abbas, Katade, Said b. Cbeyr ve bn-i Zeyde gre "Mal, bolluk ve maddi
imkn" demektir. Buna gre yetin bu blmnn izah yledir:
"inizden kimin, hr ve mmin kadnlarla evlenmeye maddi imkan yoksa,
mmin olan cariyelerinizle evlensin."
Rebia, bn-i Zeyd,
Cabir, brahim en-Nehai ve Atadan nakledilen dier bir gre gre ise burada
geen kelimesinden maksat, "arzu ve is-tek"dir.Bunlann anlayna
gre yetin izah yledir: "Sizden kimin, hr ve mmin kadnlarla evlenme
arzu ve istei yok da cariyelerle evlenmek istiyorsa, mmin olan
cariyelerinizle evlensin."
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu kelimesinin mnsnn "Maddeten g
yetirme ve malca -zengin olma." demek olduunu sylemitir. Zira, btn
limler, Allah tealann, haram kld herhangi bir eyi sadece ehvani
arzulan tatmin etmek iin helal klmayaca hususunda ittifak etmilerdir. O
halde hr olan kadnlarla evlenme imkan bulunan kiilere cariyelerle
evlenmeyi haram klan Allah tealann, srf ehvani arzulan tatmin etmek iin
onlarla evlenmeye izin vermesi de dnlemez. Zira, aresiz kalan kimsenin
leten yeme ruhsat, hayatn tehlikeden kurtarmak iindir. ehvani arzulan
tatmin etmeme hali, byle bir tehlikeyi meydana getirmeyeceinden srf bu
arzular tatmin etmek .iin haramlarn helal klnmas dnlemez. Mesela,
btn limler, bir insann, hr veya cariye olan bir kadna k olmas
halinde, kadnn ona ancak nikahhmmasiyla, cariyenin de satn alnmasyla helal
olaca hususunda ittifak etmilerdir. Byle bir kimse, k oldu diye, bir
kadnla nikahsz olarak evlenebilir mi? Veya cariyeyi satn almadan onunla
iliki kurabilir m? Btn bunlar gsteriyor ki, burada ki kelimesinin mns,
maddeten g yetirmektir. Arzu ve istek mnsna deildir.
Bu kelimenin,
"arzu" mnsna geldiini, maddeten hr kadnlarla evlenme imkan
olan kimsenin, srf hr kadnlarla evlenme arzusunda bulunmayp cariyelerle
evlenmeyi" istediinden, onlarla evlenebileceini syleyen grn fasit
olduunu ortaya koymaktadr.
Ayet-i kerimede geen
ve "Cariyeler" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Gen
kzlarnz" demektir. Ancak burada zikredilen "Gen kzlar"dan
maksat, cariyelerdir. Nitekim Abdullah b. Abbas, Mcahid, Sddi, Said b.
Cbeyr, bn-i Zeyd ve Hasan- Basri, bu kelimeyi bu ekilde izah etmilerdir.
yetin bu blmnden anlald gibi, mslman bir erkein hr kadnlarla
evlenme imkan bulunduu takdirde onlan brakp ta, nikah akdi yapmak
suretiyle cariyelerle evlenmesi caiz deildir. Bu hususta, Hasan- Basri,
Resulullahn, hr kadnn zerine cariye ile evlenmeyi, cariyenin zerine de
hr kadnla evlenmeyi yasakladn ve "Kimin hr kadnla evlenme imkn
varsa cariye ile nikahlanp evlenmesin." buyurduunu rivayet etmitir.
yet-i kerimede,
"Mmin cariyelerinizden evlenin." buyurulmaktadr. Mfessirler, mmin
olmayan cariyelerle evlenmenin bu yetle haram klnp k-lnmad hususunda
iki gr zikretmilerdir.
a- Mcahid,
Said b. Abdlaziz, Malik b. Enes ve Malik b. Abdullah b. Ebi Meryemden
nakledilen dier bir rivayete gre, mmin olmayan cariyeleri nikahlayarak
evlenmek haramdr. Zira bu yetteki "Mminat" kelimesi bunu ifade
etmektedir. Bunlara gre, bir mslman erkek, Hristiyan veya Yahudi olan hr
bir kadnla evlenebilecei halde bu iki ehl-i.kitaptan olan herhangi bir cariye
ile nikah akdi yaparak evlenemez.
b- Ebu
Meysere, Ebu Hanife ve arkadalarna gre ise bu yette zikredilen
"Mminat" sfat, mmin olmayanlar haram klmak iin deil sadece mmin
olan cariyelerle nikahlanarak evlenmenin mendup olduunu ifade etmektedir. Bu
itibarla eh-i kitap olan cariyelerle nikah akdi yaparak evlenmek caizdir.
Zira, Allah teala u yet-i kerimesinde ehli kitabn iffetli olan kadnlaryla
evlenmenin, mutlak bir ekilde helal olduunu beyan etmi, hr ve cariye
aynm yapmamtr. "...Hr ve iffetli mmin kadnlar ile, sizden nce
kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadnlar, size helaldir. [58] Bu
grte olan limlere gre, burada zikredilen "Mminat" kayd, ehl-i
kitap olmayan putperest cariyelerle nikah akdiyle evlenmenin haram olduunu
ifade etmek iindir.
Taberi, cariyelerle
evlenmenin, ancak bir ksm artlarn tahakkuku ile gerekleeceinden ve bu
sfatlardan birinin de "Mmin" olma sfat olduundan, mmin olmayan
cariyelerle nikahlanarak evlenmenin haram olduunu syleyen grn tercihe
ayan olduunu sylemitir. Maide suresinde geen ve ehl-i kitap olan
kadnlarla evlenmenin helal olduunu beyan eden yet-i kerimede, ehl-i kitap
olan kadnlar "Muhsenat" sfatyla sfatlanm!ardr. Bu safattan
maksat, "Hr olan kadnlar" demektir. Bu yette ise, kendileriyle
evlenmek helal olan cariyeler, "Mminat" sfatyla
sifatlanmlardr. Her iki yetin ifade ettikleri mnlar farkldr. Bunlardan
birinin, dierinin hkmn bertaraf ettiini sylemek isabetli deildir.
yet-i kerimede geen
ve "Sizler birbirinizdensiniz" diye tercme edilen ifadesi, Taberi
tarafndan yle izah edilmitir. "Sizler, birbirlerinizin cariyeleriyle
nikah akdi yaparak evlenin. Fakir olannz, zengin olannzn cariyesi ile
evlensin."
yet-i kerimede,
kendileriyle evlenilecek mmin cariyelerin iffetli olmalar, aka zina yapan
gizlice dost tuta kimseler olmamalar art koulmaktadr. Bu hususta Abdullah
b. Abbas diyor ki; "Cahiliye dneminde insanlar, aktan yaplan zinay
haram, gizlice yaplan ise helal sayarlard ve derlerdi ki: "Aktan
yaplan zina knanr., Gizliden yaplann ise bir mahzuru yoktur." te
bunun zerine Allah teala "...Hayaszlklarn ana da gizlisine de
yaklamayn. [59]yetini indirmitir.
yet-i kerimede geen
ve "Evlendikten sonra" diye tercme edilen ifadesi iki ekilde
okunmutur.
a- Bazlar
bunu eklinde okumulardr. Mns "Mslman olduklar zaman"
demektir. Buna gre bu ifade ile yetin mns "Cariyeler mslman olur ve
mslman olmakla avret mahalleri haramdan korunur daha sonra da zina ederlerse
onlara, hr kadnlara verilen cezann yans vardr." eklindedir.
Abdullah b. Mes'ud a'bi, brahim en-Nehai, Zhri, Sddi, Salim ve Kasm, yeti
kerimeyi bu ekilde izah etmilerdir. Bunlara gre mslman olan cariye, bekr
dahi olsa zina etmesi halinde ona, hr kadnn cezasnn yars verilir.
Nitekim Hz. mer Beytl Mala ait olan ve zina eden bekr cariyelere sopa cezas
vermitir.
b- Dier bir
ksm insanlar ise bu kelimeyi eklinde okumulardr. Bu kraata gre bu
kelimenin mns "O cariyeler, hr kimselerle evlenir bu sebeple avret
mahalleri haramdan korunmu olur. Sonra da zina edecek olurlarsa onlara, hr
olan kadnlarn cezasnn yans vardr." Abdullah b. Abbas, Mcahid, Said
b. Cbeyr, Hasan- Basri ve Katade, yeti bu ekilde izah etmilerdir. Said b
Cbeyr, evli olmayan bir cariyenin zina etmesi halinde, kendisine sopa
vurulmayacan sylemitir.
Taberi, bu kraat
ekillerinden ikisinin de, slam beldelerinde bilindii ve yaygn olduunu,
okuyucunun, bunlardan herhangi birini okumas halinde isabet etmi olacan
sylemitir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki "Sen, her iki kraatin da caiz olduunu
syledin. ki kraatin da caiz olmas iin her ikisinin mnsnn da ayn
olmas gerekir. Halbuki buradaki, her bir kraatin mns farkldr."
Cevaben denilir ki: "Her ne kadar bu kraatlann mnlar farkl ise de
bunlardan birisi esas alndnda dierinin ifade ettii mn bertaraf
edilemez. Zira Allah teala, Peygamberinin diliyle, mslman olan cariyeye de
mslman olmayan cariyeye de, zina etmesi halinde ceza verileceini beyan
etmitir. Bu hususta Resuullah, bir hadis-i erifinde yle buyurmutur:
"Sizden birinizin
cariyesi zina eder de onun zinas aa kacak olursa ona sopa vursun. Onu
knamasn. [60] Tekrar zina edecek olursa
ona yine sopa vursun ve onu knamasn. nc defa zina edecek olursa onu,
kldan bir ip karlnda dahi olsa satn. [61]
Resuullah baka bir
hadisinde ise "Malik olduunuz klelere hadleri uygulayn."
buyurmutur. Resutullah, bu hadisleriyle, evli bekr ayrmakszm, klelere
ceza uygulanmasn emretmitir. O halde bunlara ceza vermek hem Allah tealann
kitab hem de Resulullahn snnetiyle sabittir. yette zikredilen kelimesi, hem
evlenme hem de mslman olma mnsna geldii gibi, hadis-i eriflerde
zikredilenlerin de bu iki mnya da geldikleri muhtemeldir. Bu itibarla,
hadislerin baz rivayetlerindeki kelimesini yalnzca "Evlenmi olma"
mnsna veya "Mslman olma" mnsna alma isabetli deildir. O
halde zina eden her kle ve cariyeye zina cezasnn uygulanmas vaciptir.
yet-i kerimede
"O cariyelere, hr kadnlara verilen cezann yans vardr."
buyurulmaktadr. Taberinin izahna gre bir cariye evli dahi olsa, zina etmesi
halinde ona, bekr olarak zina eden hr kadnlara verilen cezann yans verilir.
Yani onlara, elli sopa vurulur. Bunlann srgn edilmeleri ve recmedilme-eri
sz konusu deildir.
yet-i kerimede
"Bu hkmler, iinizden skntya dmekten korkanlaradr."
buyurulmaktadr. Burada "Skntya dmek" diye tercme edilen
kelimesi, Mcahid, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Atyye ve Dehhak
tarafndan "Zina etmek" olarak izah edilmitir. Bunlara gre yetin
bu blmnn mns yledir: "Hr olan kadnlarla evlenmeye maddi
imkanlar olmayanlara, mmin cariyelerle evlenmelerinin mubah olmas,
iinizden, zina yapacandan korkanlar iindir.
Dier bir ksm
limlere gre buradaki kelimesinin mns "Ce-zalandnfak" demektir.
Bunlara gre ise yetin bu blmnn izah yledir: "Bu hkm, iinizden,
zina cezasndan korkanlar iindir."
Taberi diyor ki:
"Bu kelimenin izahnda, tercihe ayan olan gr kelimesinin
"Skntya dmek" olduunu syleyen grtr. Buna gre yetin
izah yledir: "Bu hkm, iinizden dini ve vcudu hususunda zarar greceinden
korkanlar iindir. Allah teala kelimesini mutlak bir ekilde zikrettiinden
bunu genel anlamda almak elbette ki daha isabetlidir. [62]
26- Allah
size, dininizin hkmlerini aklamak, sizden ncekilerin yollarn gstermek
ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve
hikmet sahibidir.
Allah size, helal ve
haram aklamak, sizleri, sizden nceki mminlerin yollarna iletmek ve
gemite ilediiniz gnahlarnzdan dolay tevbenizi kabul etmek istiyor.
Allah, kullarnn menfaatine olan eyleri ok iyi bilendir, yaptklarnda
hkm ve hikmet sahibidir. [63]
27- Allah
sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. ehvetlerine uyanlar ise sizin, hak yoldan
iyice uzaklamanz istiyorlar.
Allah sizi, kendisine
itaat etmeye dndrmek istiyor ki gemiteki ilediiniz gnahtan affetsin.
Cahiliye dnemindeki haramlar helal sayma gnahlarnz balasn. Dnyann
zevkine dalp, ehvani arzularna kle olarak eytana tabi olanlar ise
sizlerin, Allann emirlerinden uzaklamanz, boyece haramlar ileyip
gnahlara srklenmenizi istiyorlar.
Mfessirler bu yette
zikredilen "evhetlerine uyanlar"dan kimlerin kastedildii hususunda
farkl grler zikretmilerdir.
a- Mcahide
gre bunlar, zina edenlerdir. Zina edenler, mminlerin de kendileri gibi zina
etmelerini ve ayn seviyeye dmelerini isterler.
b- Sddiye
gre ise "evhvetlerine uyanlar"dan maksat, Yahudi ve
Hris-tiyanlardr. Bunlar, mminlerin, Hak din olan islamdan sapp baka yollara
kaymalarm isterler.
c- Baz
limlere gre bunlardan maksat, Yahudilerdir. Yahudiler msl-manlann, anne
ayr baba bir kizkardeleriyle evlenmelerini isterlerdi. Zira onlar kendileri
byle kardeleriyle evlenmeyi helal grrler.
bn-i Zeyde gre ise
"ehvetlerine uyanlar"dan maksat, dinin hkmlerine ters olarak
ehvani arzusuna uyan kimsedir. Byle olan insanlar, mslman-lann, dinlerinin
hkmlerini brakarak onlarn ehvani arzularna uymalarn isterler.
Taberi yet-i
kerimenin genel ifadesinin, bu zikredilen grlerden hepsini kapsar mahiyette
olduunu, bu nedenle yeti sadece belli kimselere tahsis etmenin doru
olmayacan sylemitir. Bu itibarla Yahudilerin de Hristiyanla-nn da, zina
edenlerin de ve her btl yola tabi olanlarn da, mminleri, hak yol olan
dinlerinden saptrmak istedikleri muhakkaktr. te yet-i kerime bunu ifade
etmektedir. [64]
28- Allah
sizden yk hafifletmek ister. nk insan zayf olarak yaratlmtr.
Allah sizin iin dini
hkmleri kolaylatrmak ister. Siz insanlar, ciz varlklar olarak
yaratlmsimzdr. zellikle kadnlar hususunda sabrnz pek azdr. Bu sebeple
de hr kadnlarla evlenmeye gcnz yetmedii takdirde cariyelerle evlenmenize
izin verilmitir. [65]
29- Ey iman
edenler, mallarnz aranzda hakszlkla yemeyin. Ancak kendi rzanzla
yaptnz ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canna kymayn. phesiz
k Allah, size kar ok merhametlidir.
Ey iman edenler,
mallarnz aranzda, faiz alma, kumardan kazanma gibi haksz yollarla yemeyin.
Ancak kendi rzanzla yaptnz ticaretle veya bata bulunmakla yemeniz
helaldir. Birbirinizin canna kymayn. phesiz ki Allah, size kar ok
merhametlidir. Birbirinizin kann dkmenizi yasaklamas da merhametinin
gereidir.
yet-i kerimenin
"Ey iman edenler, mallarnz aranzda hakszlkla yemeyi." ksm
mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir:
a- Abdullah
b. Abbas ve Sddi, yetin bu blmn u ekilde izah etmilerdir: "Ey
iman edenler, mallarnz aranzda faiz, kumar, gasp ve zulm gibi, Allann
haram kld yollarla yemeyin. Ancak raz olacanz bir ticaret yoluyla
kazanacanz mallan yeyin."
b- krime ve
Hasan- Basri ise yet-i kerimenin bu blmnn, insanlarn, misafir olma ve
ikram edilme yoluyla da birbirlerinin mallarn yemelerini yasakladn, ancak
al veri yaparak birbirlerinin mallarn yiyebileceklerini beyan ettiini
fakat daha sonra Nur suresinin u yeti inerek bunu neshettiini ve mminlerin
birbirlerinin mallarn misafir olurken ve ikram edilirken
yiyece-bileceklerinin artk mubah olduunu sylemilerdir. "Kr iin bir
glk yoktur, topal iin bir glk yoktur, hasta iin bir glk yoktur.
Sizin de kendi evlerinizde ve babalarnzn evlerinde veya annelerinizin
evlerinde veya erkek kardelerinizin evlerinde veya kzkardelerinizin
evlerinde veya amcalarnzn evlerinde veya halalarnzn evlerinde veya
daynlannzn evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlar emanet
edilip tasarrufunuza verilen evlerde veya dostlarnzn evlerinde yemek
yemenizde de'bir gnah yoktur. Birlikte veya ayr ayr yemenizde de bir gnah
yoktur. Evlere girdiiniz zaman kendinize selam verin. Bu, Allah nezdinde
mbarek ve temiz bir selamlamadr. Aklnz kullanasniz diye Allah, yetleri
size ite byle aikhyor. [66]
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan birinci grtr. Allah teala bu
yetle mminlere haram kld ekilde birbirlerinin mallarn yemeyi
yasaklamtr. Zira haksz yere mal yemenin mns budur. yetin mns bu
olduuna gre bunun aksini iddia ederek onun mnsnn, kiinin mmin kardei
tarafndan ikram edilen yemei yasaklamak olduunu ve daha sonra da
neshedildiini syleyenlerin grnn bir anlam yoktur. Zira yemek yedirmek,
misafirlere ikramda bulunmak, mriklerin de vlen amellerindendi. slam da
geldi bu tr amelleri yapmaya davet etti. Hibir zaman bunlar yasaklamad. O
halde yetin mnsnn bu gibi ikram ve ihsanlarda bulunmay yasaklamak
olduunu sylemek yersizdir.
Taberi diyor ki:
"Bu yet-i kerime, ticaret ve sanat yoluyla, nzk talep etmeye kar
kan baz cahil mutasavvflar tekzib etmektedir. yet-i kerime, rza ile
kazanlan ticaretin helal olduunu beyan etmektedir. Bu hususta Katade diyor
ki: "Tecaret, onu dorulukla ve takva ile yapanlar iin Allann
nzklann-dan bir nzk ve helal kld eylerden bir eydir. Bize rivayet
edilirdi ki: "Gvenilen ve drst bir tacir kyamet gnnde arn
glgesinde bulunacak olan yedi snftandr. [67]
yet-i kerimede, nza
ile yaplan ticaretten kazanlan maln helal olduu zikredilmektedir. limler,
ticaretin hangi ekilde yaplmam halinde rza ile yaplm olaca hususunda
iki gr zikretmilerdir:
a- Kad
reyh, bn-i irin, a'bi, Hz. AH Abduiah b. Mes'ud, Ebu Zr'a ve Abdullah b.
Abbastan nakledilen bir gre gre bu yette zikredilen "Rza ile yaplan
ticaretten maksat, al veri yapan taraflardan herbirinin, al veri akdini
yaptktan sonra o muameleyi yaptklar yerden ayrlncaya kadar, birbirlerini
al verii bozup bozmamakta serbest brakmalardr. Bunlara gre taraflar bir
mecliste szle al verii bitirdikten sonra tekrar onu bozabilme hakkna sahiptirler.
Bu hususta Muhammed b. irin diyor ki: "Biri dierine bir bornoz satan
iki kii anlamazla dtler. Biri: "Ben bu adama bir bornoz sattm.
Beni raz etmesini istedim. Fakat o beni raz etmedi "dedi. Kad reyh
dedi ki: "O seni raz ettii gibi sen de onu raz et." Satn alan
adam dedi ki; "Ben ona dirhemlerini verdim fakat o raz olmad."
reyh dedi ki: "O seni raz ettii gibi sen de onu raz et." Adam
yine dedi ki: "Ben onu raz ettim fakat o raz olmad." Bunun zerine
reyh dedi ki: "Al veri yapan iki tar:f adi yaptklar yerden
ayrlmadka onu bozup bozmamaktan serbes'
Taysele diyor ki:
"Ben ardaydm A:i (r.a.)da oradayd. Bir kz ocuu geldi ve bir
dirheme meyve satn almak ivedi. Ber de dhhemi alp meyveyi ona verdim. Sonra
kzcaz "Bu meyveyi is.emiyorum dnemimi bana ver." dedi. Ben
direttim. O srada Ali gelip dirhem' alarak kza -erdi."
Bunlar, grlerine
delil olara1, Resulullahm u hadis-i erifini zikretmilerdir. Abdullah b.
mer diyor ki: ^esulullah yle buyurdu: "Her al veri yapn iki taraf,
bulunduklar yerden yrlmadka aralarnda sat diye bir ey yoktur. [68]
Ancak birbirlerini muhay,alan mstesnadr." Ebu Hureyre
de Resulullahn yle buyurduunu rivayet
etmitir. "Ah veri yapan iki kimse c."cak birbirlerinden raz
olarak ayrlrlar. [69]
Abdullah b. Abbas
diyor ki: Resulullah bir adama bir ey satt. Sonra ona ki: "Al verii
bozup bozmamay tercih et." Adam da "Geerli olduunu tercih
ettim." dedi.
Resulullah da:
"te al veri byle olur." dedi[70]
Evet, bu grte olanlar al veri yapan iki tarafn, akdi yaptklar yerden
ayrlp fiilen gitmedikleri takdirde bu yette belirtilen ve Resulullahn
hadislerinde aklanan "Rza ile bir al veri" olmayacan
sylemilerdir.
b- mam
Malik, Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve mam Muhammede gre ise bu yette zikredilen
"Rza ile yaplan ticaref'ten maksat, taraflarn al veri akdini
yapmadan nce nzalaryla akdi bitirmeleridir. Bunlarn, al veri yaptklar
meclisten ayrlmadan nce bu rzalarnn bozulup bozulmamas veya birbirlerini
akdi bozup bozmamakta serbest brakmalar, rzann ortadan kalkmasn gerektirmez.
Bunlara gre taraflar, nzalanyla al veri akdini yaptktan sonra akdi
yaptklar mecliste, taraflardan birinin, akitten caydm syleyrek onu
bozmas caiz deildir. Bunlar, grlerine delil olarak unu zikretmilerdir.
"Ah veri te nikah akdi gibi, szle yaplan akitlerdendir."
limler, "Nikah
akdi yapldktan sonra, taraflardan birinin, dierini, ak-din gereini yapmaya
mecbur edecei hususunda hibir ihtilaf yoktur. Taraflar akdin yapld
meclisten ayrlmam olsalar dahi akit iki taraf da balayacdr. Al veriin
hKm de byledir." demilerdir.
Resulullah, "Al
veri yapan iki taraf ayrlmadka akdi bozup bozmamakta serbesttirler."
hadisinden maksat ise "Akdi yapma szlerinden ayrlmadka."
demektir. "Akdin yapld meclisten ayrlmadka." demek deildir.
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu sylemi ve bu vaziyette zikredilen
"Rza ile yaplan ticaretten maksadn, ticaret yapan taraflarn, akdi
yaptklar yerden ayrlncaya kadar rzalarnn devam etmesi olduunu beyan
etmi bu itibarla akit yapan taraflar akit meclisinden ayrlmadka akdi bozup
bozmamakta serbest olacaklarm sylemitir.
Zira bu hususta
Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduu sahih bir haberdir. "Ah veri yapan
iki taraftan herbiri ayrlmadka dier tarafa kar muhayyerdir. Ancak
muhayyer braklarak yaplan al veriler mstesnadr. [71]Dier
bir rivayette hadisin sonu yledir: "Yahut da taraflardan biri arkadana
"Se" demelidir. [72]
30- Kim bunu
bir dmanlk ve zulm olarak yaparsa yaknda onu cehennem ateine atacaz. Bu
Allaha ok kolaydr.
Kim, mmin kardeine
dmanlk yaparak onu haksz yere ldrr veya haram klnan bir ii yaparsa
biz onu yaknda, iinde yanaca bir atee sokarz. Ona bu cezay vermek, bizim
iin pek kolaydr. nk zalimler hibir zaman bizden yakalarn kurtaramazlar.
yet-i kerimede
zikredilen "Kim bunu yaparsa" cmlesindeki "Bu" iaret
zamiriyle neye iaret edildii hususunda farkl grler zikredilmitir:
a- Ataya
gre bu zamirle, mminlerin birbirlerini ldrmelerine iaret edilmektedir.
Buna gre yetin mns "Kim mmin kardeini dmanca ve haksz yere
ldrecek olursa biz onu yaknda cehennem ateine koyacaz ve~ bu, Allaha pek
kolaydr." eklindedir.
b- Dier bir
ksm limlere gre bu zamirle, surenin bandan buraya kadar yasaklanan
"Haram klnan kadnlarla evlenmek" "Allann koyduu snrlar
amak" "Haksz yere yetim mal yemek." ve "Allann haram
kld cana kymak," gibi haramlara iaret edilmektedir. Bunlardan
herhangi birini yapann cehennem azabna konaca belirtilmektedir.
c- Dier bir
ksm mfessirlere gre ise bu zamirle, mmin kardeinin maln haksz yere
iyiyene ve mmin kardeinin canna kyana iaret edilmektedir. Ve bunlar
yapanlarn cehenneme konacaklar beyan edilmektedir.
Taberi diyor ki:
"Burada doru olan gr udur: "Bu zamir, bu surenin on sekizinci
yetinden sonra zikredilen haramlara iaret etmektedir. Bunlar da, evlenilmesi
haram olan kadnlarla evlenmek, baz kadnlarn evlenmelerine engel olmak,
haksz yere bakalarna ait olan mal yemek, kan haram olan bir mmini
ldrmek ve dier haramlardr. Zira on sekizinci yetten nce zikredilen
haramlarn sonunda Allah teala onlar ileyenleri belli cezalarla tehdit etmi,
bu yetten sonra zikredilen haramlar iin herhangi bir ceza zikretmemitir. Bu
itibarla iaret zamirinin .cezalan zikredilmeyen haramlara iaret ettiini
sylemek daha isabetlidir. [73]
31- Eer
yasaklandnz byk gnahlardan kanrsanz, kusurlarnz rter, sizi
gzel bir makama koyarz.
Ey mminler, eer
sizler kendinize yasaklanan byk gnahlardan kanrsanz, kk
gnhlarnzi rter sizi affederiz. Ve sizleri, mutluluk yurdu olan cennete
koyarz. Orada ne znt vardr ne de keder. Ne sknt vardr ne de bunalm.
Byk gnahlar
hakknda sahabe-i kiramdan, tabiinden eitli grler nakledildii gibi
Resululahtan da ksmen birbirinden farkl olan hadis-i erifler rivayet
edilmitir.
a- Abdullah
b. Mes'uda gre bu yette zikredilen by gnahlardan maksat, Nisa suresinin
bandan bu yete kadar geen otuz yette, Allah tealann, kullarna
yasaklad gnahlardr. brahim en-Nehai de bu grtedir. Abdullah b.
Mes'uddan nakledilen dier bir gre gre ise byk gnahlar drt tanedir.
Bunlar, Allaha ortak komak, Allahn rahmetinden mit kesmek, Allann
ltfun-dan mit kesmek ve Allahn tuzandan (cezalandrmasndan)
kurtulacandan emin olmaktr.
Yine Abdullah b.
Mes'uddan nakledilen dier bir gre gre bu gnahlar tr. Bunlar, Ailahn
rahmetinden mit kesmek, Allahn ltfundan mit kesmek ve Allahn
cezalandrmasndan kurtulacandan emin olmaktr.
b- Hz. Ali
(r.a.)ye gre ise burada zikredilen byk gnahlar yedi tanedir. Bunlar da,
Allaha ortak komak, Allahn, ldrlmesini haram kld bir insan ldrmek.
Namuslu bir kadna zina iftirasnda bulunmak, yetim ma yemek, faiz yemek,
savatan kamak, hicret ettikten sonra tekrar Bedevilie dnmektir. Bu hususta
Ubeyde b. Umeyr diyor ki: "Byk gnahlar yedidir. Bunlarn her-biri
hakknda Allah tealann kitabnda bir yet vardr. Bunlar u gnahlardr. Allah
ortak komak, Bu hususta Allah teaa yle buyuruyor: "Allaha samimiyetle
ynelin. Ona ortak koanlardan olmayn. Kim Allaha ortak koarsa sanki o,
gkten dp kular tarafndan kaplm veya rzgarla uzaklara srklenmi
gi-bidir. [74]
Allahn, ldrlmesini
haram kld bir insan ldrmek. Allah teala bu hususta da yle buyuruyor:
"Kim bir mmini kasten ldrrse onun cezas cehennemdir. Orada ebedi
olarak kalacaktr. Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap
hazrlamtr. [75]
Faiz yemek. Allah
teala bu hususta da yle buyuruyor: "Faiz yiyenler, yerlerinden, eytann
arpt kimsenin kalkt gibi kalkarlar." [76]
Yetim mal yemek.
Allah teala bu hususta yle buyuruyor: "Yetimlerin mallarn haksz yere
yiyenler, karnlarna sadece ate tkam olurlar. Onlar yaknda alev alev
yanan bir atee sokulacaklardr. [77]
Namuslu bir kadna
zina iftirasnda bulunmak. Allah teala bu hususta da yle buyuruyor:
"ffetli, hibir eyden haberi olmayan mmin kadnlara zina isnad edenler,
phesiz ki dnyada da hirette de lanetlenmilerdir. Onlar iin byk bir azap
vardr. [78]
Savatan kamak. Bu
konudada yet-i kerimelerde yle Duyurulmaktadr; "Ey iman edenler,
sava iin ilerlerken, toplu halde kfirlerle karlatnz zaman sakn
onlara arkanz dnp kamayn." "Sava iin bir taktik kullanan veya
baka bir birlie katlmak isteyen hari, inizden kim dmana arkasn dnp
kaarsa Allahn gazabna uram olur. Onun varaca yer cehennemdir. O ne kt
bir yerdir[79]
Hicret ettikten sonra
dinden kp tekrar Bedevilie dnmek. Bu hususta da yette yle Duyuruluyor:
"Kendilerine doru yol aka belli olduktan sonra tekrar eski inkrlarna
dnenlerin yaptklarn eytan kendilerine ho gstermitir. Ve hayallerle
aldatmtr. [80]
"Ata b. Ebi Rebah
ise bu byk gnahlarn, adam ldrmek, faiz yemek yetim mal yemek, namuslu kadna
zina isnad etmek, yalan yere ahitlik yapmak, anneye babaya kt davranmak ve
savatan kamak olduunu sylemitir.
c- Abdullah
b. mere gre ise bu byk gnahlar dokuz tanedir. Bunlar da: Allaha ortak
komak, ldrlmesi helal olmayan bir insan ldrmek, savatan kamak,
namuslu birkadna zina isnad etmek, faiz yemek, haksz yere yetim mal yemek,
Mescid-i Haramda haktan sapp zulmetmek, insanlarla alay etmek. (nsanlar
angaraya olarak altrmak) ve anaya babaya, onlan alatacak derecede kt
davranmaktr.
Abdullah b. merden
nakledilen dier bir rivayete gre ise insanlarla alay etme gnah yerine sihir
yapma gnah zikredilmitir.
d- Abdullah
b. Abbasa gre ise byk gnahlardan maksat, Allann yasaklad her gnahtr.
Abdullah b. Abbasn yannda, byk gnahlarn yedi veya dokuz tane olduu
zikredilmi o da bunlarn yedi veya dokuzdan fazla olduklarn sylemitir.
Abdullah b. Abbas, "Byk gnahlar yediden ziyade yetmie daha
yakndr." demitir.
e- Said b.
Cbeyr, Mcahid, Dehhak ve Abdullah b. Abbastan nakledilen baka bir gre
gre ise, byk gnahlardan maksat, Allahin, ileyenleri cehennem azabna
koyaca ile tehdit ettii gnahlarn tmdr. Buna gre, ile-nildiinde onu
ileyenenin cehennem azabna konulaca veya Allann gazabna yahut lanetine
uratlaca beyan edilen gnahlarn hepsi byk gnahladr.
f- Taberi
byk gnahlarn, sahih hadislerde beyan edilen gnahlar olduunu, bunlarn
da, Allaha ortak komak, anaya babaya kt davranmak, Allann, ldrlmesini
haram kld insan ldrmek, yalan sylemek (Yalan yere ahitlik yapmak ta
buna dahildir.) Namuslu kadnlara zina iftirasnda bulunmak, yalan yere yemin
etmek, sihir yapmak, savatan kamak ve komunun hanmy-la zina etmek."
olduunu sylemi, fakirlik korkusuyla ocuunu ldrmenin de haksz yere adam
ldrme hkmne tabi olduunu bildirmitir.
Taberi zikrettii bu
hususlar, Enes b. Malik, Abdullah b. Amr, Ebu Ey-yub el-Ensari, Ebu mame
el-Bahili ve Abdullah b. Me'uttan rivayet ettii ha-dis-i eriflerden almtr.
Enes b. Malik (r.a.)
diyor ki:
"Resulullah
(s.a.v.)den byk gnahlar soruldu. O da: "Byk gnahlar Allaha ortak
komak, anne ve babaya ktlk etmek, adam ldrmek ve yalan yere ahitlik
etmektir." buyurdu. [81] Dier bir rivayette ise
Enes b. Malik yle demitir:
"Resulullah
(s.a.v.) byk gnahlar anlatt veya ona byk gnahlardan soruldu. O da yle
buyurdu: "Onlar, Allaha ortak komak, adam ldrmek, anne ve babaya
ktlk etmektir." Ve devamla yle dedi: "Ben size byk gnahlarn
en byn haber vereyim mi? O, yalan sylemektir. (Dier bir rivayette)
yalan yere ahitlik etmektir. [82]
Ebu Eyyub el-Ensari,
Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu rivayet ediyor:
"Kim Allann
huzuruna, Allaha kulluk ederek, ona hibir eyi ortak komayarak, namaz
klarak, zekat vererek ve byk gnahlardan kanarak kacak olursa ite
onun iin cennet vardr." Bunun zerine Resulullahtan, byk gnhlarn
neler olduklar soruldu. Resulullah yle buyurdu: "Bunlar. Allaha ortak
komak, mslman bir kiiyi ldrmek ve savatan kamaktr. [83]
Abdullah b. Amr,
ResuHahm yle buyurduunu rivayet ediyor:
"Byk gnahlar,
Allaha ortak komak, anne ve babaya ktlk yapmak bir insan ldrmek ve yalan
yere yemin etmektir. [84]
Abdullah b. Mes'ud
diyor ki:
"Dedim ki"
Ey Allahn Resul, hangi gnahlar daha byktr?" Resulul-lah: "Seni
yaratan Allaha birini denk tutmandr. (ortak komandr.) Sonra hangisidir?"
dedim. Resulullah: "Seninle birlikte yemek yiyeceinden korkarak ocuunu
ldrmendir." buyurdu. Sonra hangisidir?" dedim. Resulullah:
"Komunun hammyla zina etmendir." buyurdu[85]
Ebu Umame el-Bahili
diyor ki: "Resulullal bir yere yaslanm vaziyette iken sahabiler byk
gnahlar anlattlar ve yle dediler: "Bunlar, Allaha ortak komak, yetim
mal yemek, savatan kamak, namuslu kadna zina iftirasnda bulunmak, anne ve
babaya ktlk etmek, yalan sylemek, ganimet malndan bir ey saklamak, sihir
yapmak ve faiz yemektir. "Bunun zerine Resulullah (s.a.v.) yle buyurdu:
"Allaha verdikleri ahdi ve yeminlerini bozarak karhn-da az bir deeri
satn alanlar nereye koyacaksnz? [86]
yet-i kerimenin
devamnda, byk gnahlardan kamildii takdirde kusurlarn rtlecei
zikredilmektedir. Buradaki kusurlardan maksat, kk gnahlardr. Allah teala,
biz ciz kullarna bir ltuf olarak, byk gnahlardan kandmz takdirde
kk gnahlarmz affedeceini ve bizleri, ikram yurdu olan cennete
koyacan zikretmitir.
Sahabe-i Kiram,
Kur'an- Kerimde zikredilen bu ve benzeri yetlerin, yce mevlanm biz ciz
kullarna byk bir ltf olduunu sylemiler ve bu hususta sevinlerini
izhar etmilerdir.Bu hususta Abdullah b. Mes'udun unlar syledii rivayet
edilmektedir: "Nisa suresinde be yet vardr ki bunlar benim iin btn
dnyadan daha sevimlidir. Bunlar: "Eer yasaklandnz by gnahlardan
kanrsanz kusurlarnz rter sizi, gzel bir makama koyarz." phesiz
ki Allah, hibir kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da
olsa onu kat kat artrr. Ve yapana, katndan byk bir mkafaat verir."
"phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun
dmdakini diledii kimse iin affeder. Kim Allaha ortak koarsa phesiz
byk bir gnah ile iftira etmi olur." "Kim bir ktlk iler veya
nefsine zulmeder de sonra Allahtan balanmasn dilerse, Allah, mafiret ve
merhamet edici olarak bulur." "Allaha ve Peygamberine iman edip
onlar arasnda hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince, ite onlara, Allah
mkfaatlarni verecektir. Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir. [87]yetleridir!
Abdullah b. Abbas da:
"Nisa suresinde sekiz yet vardr ki bu yetler bu mmet iin, gnein,
zerine doup batt eylerden daha hayrldr." demi ve u yetleri
zikretmitir: "Allah size, dininizin hkmlerini aklamak, sizden nceliklerin
yollarn gstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her eyi ok iyi
bilendir, hkm ve hikmet sahibidir." "Allah sizin tevbenizi kabul
etmek istiyor. ehvetlerine uyanlar ise sizin hak yoldan iyice uzaklamanz
istiyorar." "Allah sizden yk hafifletmek ister. nk insan ok
zayf olarak yaratlmtr." "Eer yasaklandnz byk gnahlardan
kanrsanz, kusurlarnz rter sizi gzel bir makama koyarz."
"phesiz ki Allah, hibir kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik
zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkafaat
verir." phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun
dmdakini diledii kimse iin affeder. Kim Atlaha ortak koarsa phesiz ki
byk bir gnah ile iftira etmi olur." Kim ktlk iler veya nefsine
zulmeder de sonra Allahtan balanmasn dilerse Allah mafiret ve merhamet
edici olarak bulur." "Allaha ve Peygamberine iman edip onlar arasnda
hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince, ite onlara Allah, mkfaatlann verecektir.
Allah ok affeden, ok merhamet edendir. [88]
32- Allann,
bir ksmnz dierinden stn kld eylere tamah etmeyin. Erkeklere de hak
ettiklerinden bir pay vardr. Kadnlara da hak ettiklerinden bir pay vardr,
Allah, her eyi ok iyi bilendir.
Allahn, sizlerden bir
ksmnz dierinden stn kld hususlarda, stn klman kimseyi ekemezlik
yapmayn. Herkes, Allahn kendisine taksim ettii dereceye raz olsun.
Erkeklerin de yaptklar hayr ve ktlklerden dolay sevap veya cezalan
vardr. Kadnlarn da yaptklar iyilik ve ktlklerden dolay sevap veya
cezalan vardr. Allahtan, sizi nzasna kavutunnasi iin yardm dileyin.
phesiz ki Allah, kullan iin neyin faydal olduunu ok iyi bilendir. O halde
Allaha tevekkl edin, onun takdirine boyun ein.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin nzul sebebi hakknda iki gr zikretmilerdir.
a- Mcahid
ve krimeye gre bu yet-i kerime, mm Seleme hakknda nazil olmutur. Mcahid
diyor ki:
"fnrn Seleme
yle dedi: "Erkekler cihad ediyor biz etmiyoruz. Mirastan da erkein
paynn yansn alyoruz." Bunun zerine: "Allahn, bir ksmnz
dierinden stn kld eylere temah etmeyin." yeti nazil oldu. [89]
b- Sddiye
gre ise bu yet-i kerime, bir ksm insanlarn, Allah tealann dier
insanlara, zellikle ltfettii stn derecelerin kendilerine de verilmesini
istemeleri zerine nazil olmu ve onlara cevap vennitir. Zira bir ksm
erkekler "Bizim mirastaki paymz, kadnlarn iki kat olduu gibi,
alacamz sevaplann da kadnlarn iki kat olmasn istiyoruz." dediler.
Bir ksm kadnlar da: "Biz, sevaplarmzn erkeklerin sevab kadar
olmasn istiyoruz. Zira cihad edemiyor sevabn alamyoruz. ayet cihad etmek
bize farz klnm olsayd biz de savar ve sevabn alrdk." dediler.
Allah teala da bu yeti indirerek "Allahtan Kitfunu isteyin ki size gzel
ameller istemeyi nasibetsin. Bunu istemeniz sizin iin daha hayrldr."
buyurdu.
Taberi diyor ki:
"Tercihe ayan olan gr, bu yetin, erkek ve kadn btn insanlara,
bazlarna verilen stnlklere dierlerinin tamah etmemesini emrettiini
syleyen grtr.
yet-i kerimenin
devamnda "Erkeklere de hak ettiklerinden bir pay vardr. Kadnlara da
hak ettiklerinden bir pay vardr." buyurulmaktadr. Mfessirler yetin bu
blmn iki ekilde izah etmilerdir.
a- Bazlanna
gre bu ifadenin mns yledir: "Erkeklere de yaptklar iyilik ve
ktllkerin karl vardr kadnlara da. Bu tususta Katade diyor ki:
"Cahiliye dneminde insanlar, kadnlara ve ocuklara mirastan hibir ey
vermiyorlard. Onlar miras sadece ilerin zor olanlann yapan, gelir salayan
ve sava yapan kimselere veriyorlard. Miras paylann belirten yet-i kerime
nazil olup kadnlara ve ocuklara da mirastan pay verip erkeklerin paylann
kadnla-nnkinin iki kat yapnca kadnlar: "Keke bizim miras paylarmz
da erkeklerin-ki gibi olsayd." dediler. Erkekler de: "mit ederiz ki
mirasta kadnlardan stn kilndnz gibi hiretteki sevaplanmzla da stn
klnrz." dediler. Bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi
indirdi. Kadn ve erkekten herbirinin yaptklar amellerinin karlklarn
greceklerini beyan etti ve Allahtan ltfunu istemelerini emretti.
b- Abdullah
b. Abbas ve krimeye gre ise bu ifadenin mns yledir: "lenlerin
miraslanndan erkeklerin de paylan vardr kadnlarn da."
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden birinci gr tercihe ayandr. Zira yet-i kerimede
"Hak etme" Yani kazanma ifadesi zikredilmektedir. Kazanlmas
beklenen ey hayr veya serdir. Miras, kazanlan bir ey deildir. Bu itibarla
erkeklerin ve kadnlarn mirasta olan .paylarnn aklandn syleyen gr
isabetli deildir."
yet-i kerimenin
sonunda "Allahtan ltfunu isteyin." buyurulmaktadr. Buradaki
ltuftan maksat, Allahn muvaffak klmas ve yardmdr. Bu da dnya ilerine
ait deil Allaha kulluk etme ve itaatta bulunma ile ilgilidir. Allahtan ltfunu
isteme hususunda Resulullah yle buyurmutur:
"Siz Allahtan
ltfunu isteyin. Zira aziz ve celil olan Allah, kendisinden talepte
bulunulmasn sever. badetlerin efdali, skntnn kalkmasn beklemektir. [90]
33-Ana baba
ve akrabalarn braktklar her ey iin miraslar tayin ettik. Yemin akdiyle
miras kldklarnzn paylarn da verin. phesiz ki Allah her eye
ahittir.
yet-i kerimede
zikredilen ve "Miraslar" diye tercme edilen kelimesi, Abdullah b.
Abbas, Mcahid ve bn-i Zeyd tarafndan, asabe olan baba, karde vb.
miraslar olarak izah edilmitir.
Ayet-i kerimede geen
ve "Yemin akdiyle miras kldklarnz" eklinde-tercme edilen
cmlesinin zahiri mns "Yeminlerinizin size balad kimseler"
demektir. Mfessirler bu kiilerden kimlerin kastedildii ve bunlara verilecek
payn ne olduu hususunda farkl rler zikretmilerdir.
a- krime,
Hasan- Basri, Said b. Cbeyr, Abdullah b. Abbas, Katade ve Dehhaka gre bu yette
zikredilen "Yeminlerle balanan kimseler"den maksat, cahiliye
dneminde, birbirlerine miras olma hususunda yeminleerek antlama yapan
insanlardr. yetin, bunlara verilmesini emrettii paylardan maksat ise bu
antlama gerei kendilerine mirastan verilmesi icabeden paylardr. yet-i kerime,
cahiliye dneminde birbirleriyle bu gibi antlama yapanlara, slam geldikten
sonra mirastan paylarm vermelerini emretmektedir. Ancak daha sonra gelen ve
sadece akrabalarn birbirlerine miras olacaklarm beyan eden u yet-i kerime
ile bu yetin hkm neshediimitir. yet-i Kerimede buyunluyor k:
"Alla-hn kitabnda, akraba olanlar (miras hususunda) birbirlerine
mminler ve muhacirlerden daha yakndr.. [91]
b- Abdullah
b. Abbas ve bn-i Zeydden nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen
"Yeminlerimizin size balad kimseler"den maksat, Resu-lullahn,
Mekkeden Medineye hicret ettiinde Medineilerle karde yapt Mekkeli
muhacirlerdir. Bunlara verilmesi emredilen paylardan maksat ise, mirastan verilecek
paydr. Ancak daha sonra Allah teala, miras hkmlerini belirten yet-i
kerimeleri indirerek bu hkm neshetmitir.
Abdullah b. Abbas
diyor ki:
"yette geen
"Yemin akdiyle miras kldklarnz" cmlesi, muhacirlerin Ensara
miras olmalar hadisesine iaret etmektedir. Muhacirler Medineye gelince
Resululah onlar Ensar ile karde yapmt. Bu kardeliin sonucu olarak
muhacirler, akraba olmadklar halde Ensara miras oluyorlard. "Ana baba
ve akrabalnn braktklar her ey iin miraslar tayin ettik..." hkm
inince, muhacirlerin Ensara miras olmalar hkm kaldrlm oldu. Bundan
sonra szleme ile miras yapma ortadan kalkt ve bunlara ancak vasiyet yapma
yolu ak kaldi. [92]
c- Abdullah
b. Abbas, Mcahid, Ata, Said b. Cbeyr, krime ve Sddiden nakliden dier bir
gre gre "Yeminlerinizin size balad kimselerden maksat, cahiliye
dneminde birbirleriyle yardmlama antlamas yapan kimselerdir. yette
bunlara verilmesi emredilen paydan maksat ise mirastan bir pay deil,
antlamadan doan yardm etme, tte bulunma, istiare etme, esirlerin
fidyesine katkda bulunma ve ldrlenlerin diyetlerini deme gibi haklardr.
Bu grte olanlara gre yet-i kerimenin bu blm mensuh deildir. Zira islam
geldikten sonra da bu gibi gzel amelleri tevik etmitir.
d- Said b.
el-Msseyebe gre ise bu yette zikredilen "Yeminlerinizin size balad
kimseler" ifadesinden maksat, cahiliye dneminde evlat edinilen
bakalarna ait ocuklardr.yette bunlara verilmesi emredilen paylardan maksat
ise bunlar iin vasiyet yapmaktr. Allah teala, len kiinin terekesini miraslarna
verince cahiliye dneminde evlatlk edinilen kimseler akta kalmlar bu
nadenle bunlara da vasiyet edilmesini emretmitir.
Taberi bu grlerden
nc gren tercihe ayan olduunu sylemi burada "Yeminlerin
balad kimselerden maksadn, kendileriyle yardm antlamas yaplan
kimseler olduunu, bunlara verilmesi emredilen paydan maksadm da mirasn
dnda, yardmda bulunma, t verme ve benzeri eyler olduunu beyan
etmitir. Zira, Araplarn tarihlerini ve haberlerini bilen ilim adamlarna
malumdur ki Araplar, aralarnda yaptklar antlamalar yemin ve ahitlerle
yaparlard. yette geen "Yeminierinizin size balad kimseler"
ifadesi bunu beyan etmektedir. Resulullahm Ensar ile muhacir arasnda kurduu
kardelik ba ve cahiliye dneminde yaplan evlatlk muamelesinin yeminle
alakas olmadndan, yetin bunlara iaret ettiini sylemek isabetli
deildir. Dier yandan cahiliye dneminde yaplan dayanma antlama!annda,
mirastan pay verilmesinin de kararlatrld oluyorduysa da yet-i kerimede
mirastan pay deil de mirasn dandaki yardmlarn yaplmas kastedilmitir.
Taberi yetin bu blmnn neshedilmediini sylemitir. Zira bu hususta
Resulullahtan sahih haberler rivayet edilmitir. Resulullah, slam geldikten
sonra artk cahiliye dneminde yaplan andlamalann olmayacan, ancak
cahiliye dneminde yaplm olan andlamalann icaplarnn yerine getirilmesi
gereini beyan etmitir.
Abdullah b. Abbas,
Resulullahm yle buyurduunu rivayet etmitir:
"slam, cahiliye
dneminde yaplan her antlamann ancak kuvvetini artrmtr. [93]
ube b. Tev'em diyor
ki: Kays b. Asm, Resulullaha antlamann hkmn sordu. Resululah da:
"Cahiliye
dneminde yaplan antlamalara bal kaln. Fakat slamda antlama yoktur. [94]
buyurdu.
Abdullah b. Amr b.
el-Ass da Resulullahm, Mekkenin fethi gnnde okumu olduu hutbesinde yle
buyurduunu rivayet etmitir:
"Siz, cahiliye
dneminde yaplan antlamalar yerine getirin. Zira slam onlarn ancak
kuvvetini artrmtr. Siz slamda antlama iadetmeyin. [95]
Cbeyr b. Mut'im de
Resulullahm yle buyurduunu rivayet etmitir:
"slamda (cahUye
dneminde olduu gibi) antlama yoktur. Ancak slam, cahiliye dneminde yaplan
herhangi bir antlamann ancak kuvvetim artrr. [96]
Abdurrahman b. Avf,
Resulullahm yle buyurduunu rivayet ediyor:
"Ben, gen bir
ocukken amcalarmla birlikte "Mutayyebn"in[97]
(gzel koku srenlerin) antlamasnda hazr bulundum. Ben, bu antlamay bozmam
karlnda krmz renkli hayvanlara sahibolmami istemezdim, (bana ok kymetli
hayvanlar veya altn verseler bile ben bu antlamay bozmak istemezdim) Hadisin
devamnda Zhri diyor ki: "Resulullah yle buyurdu: "slam, kendisinden
nce yaplm olan her antlamann ancak gcn artrmtr. Fakat artk
s-lamda (bu tr) antlamalar yoktur." Resufuliah, hicret een
Kureylilerle Ensan birbirleriyle kaynatrmitir." [98]
Taberi diyor ki:
"Resulullahtan rivayet edilen bu haberler sahih olduuna gre, yet-i kerimede
geen ve "Yeminlerinizin size balad kimseler" eklinde ifade
edilen cmlenin hkmnn mensuh olduunu sylemek caiz deildir. Zira bu yetin
mensuh olduu hususu limler arasnda ihtilaf konusudur, Ha-dis-i erifler de
bunun neshedilmediini ifade etmektedirler. O halde buradaki
"Yeminlerimizin bize balad kimseler"den maksat, kendileriyle
yardmlama, tleme ve istiarede bulunma hususunda antlama yaplan
kimselerdir. slam geldikten sonra da bu tr antlamalarn gereinin yaplmas
emredilmitir ve yet muhkemdir. [99]
34-
Erkekler, kadnlar zerine hakimdirler. Bunun sebebi, AHahn onlardan bazsn
bazsndan stn klmas bir de erkeklerin, harcamalar kendi mallarndan
yapmalardr. yi kadnlar, itaatkr olanlar ve AHahn, korunmasn emrettii
eyleri, kocalarnn bulunmad zamanlarda da koruyanlardr. Size kar
gelmelerinden korktuunuz kadnlara nasihat edin. Yataklarndan ayrln. Bunlar
da fayda vermezse dvn. Eer size itaat ederlerse aleyhlerine baka bir yol
aramayn. phesiz ki Allah, ycedir, byktr.
Erkekler, kadnlar
terbiye etme, idare etme gibi hususlarda onlar zerine hakimlerdir. Erkeklerin
bu hakimiyeti, AHahn, erkekleri vcuta kadnlardan daha gl olarak
yaratmas ve evin geimini erkee yklemesindendir. Saliha kadnlar kocalarna
itaat ederler. Kocalar evlerinde bulunmad zamanlarda da namuslarn
korurlar. Onlarn byle yapmas, AHahn onlar bu ekilde yaratarak
korumasmdandr. Onlar, kocalarnn mallarn bo yere harcamazlar. Size kar
gelmelerinden korktuunuz kadnlara Allah hatrlatarak, ondan korkmasn
syleyerek nasihatta bulunun. Yataklarndan ayrln. Bunlar da fayda vermezse
onlar ar bir ekilde olmamak zere dvn. ayet bundan sonra size itaat ederlerse
artk onlara eziyet vermek iin baka bir yola bavurmayn. phesiz ki Allah
ycedir, byktr. Kadnlara hakszlk ettiiniz takdirde onlarn haklarn
sizden alr.
yet-i kerimede
"Erkekler kadnlar zerine hakimdirler." buyurulmak-tadir. Bu
ifadeden maksat, erkeklerin, kadnlar terbiyede, onlan, AHahn zerlerine
farz kld haklarn yerine getirmelerinde sevk ve idare etmeleridir. Bu
hususta Abdullah b. Abbasm unlar syledii rivayet edilmektedir:
"Erkekler kadnlarn zeine hakimdirler, mirdirler. Kadnlar, AHahn,
taat etmelerini emrettii hususlarda erkeklere itaat etmek durumundadrlar.
Bu da kadnn, erkein ailesine iyi davranmas ve onun maln muhaza etmesidir.
Erkein kadndan stnl ise kadn bakma ykmllnde olmas ve geimi
salamak iin almasdr.
Hasan- Basri, Katade
ve bn-i Creyc bu yetin, karsn dven bir kii hakknda nazil olduunu
sylemilerdir. Bu hususta Hasan- Basri diyor ki: "Bir adam karsn
dvd. Kadn Resulullaha gelip kocasn ikayet etti. Resulullah da kocasna
ksas uygulamak istedi. Bunun zerine Allah teala "Erkekler kadnlar
zerine hakimdirler." yetini indirdi. Resulullah adam arp yeti ona
okudu ve buyurdu ki: "Ben bir ey yapmak istemitim ama Allah daha
bakasn diledi."
Zhri bu yeti
gznnde bulundurarak "Koca ile kan arasnda cana kyma szkonusu
olmadka ksas yoktur." demitir. Yani koca karsn ldrme-dike,
karsn dvmesinden dolay kendisine ksas yaplamaz."
yet-i kerimede iyi
hanmlarn sfatlar belirtilirken u sfatlar zikredilmitir.
"Salihat" Bu ifadeden maksat,
"Dinleri hususunda doru olan ve iyi amel ileyenler."
demektir."Kanitat" Bu ifadeden maksat, ise Katade, Mcahid, Abdullah
b. Abbas, Sddi ve Slifyan es-Sevriye gre "taatkr olanlar"
demektir."Hafzann Lilayb" Bu ifadeden maksat ise
"Kocalarnn, yanlarnda bulunmad srada, kendilerini namahremlerden ve
kocalarnn mallarn da bakalarndan koruyanlar" demektir.
Resulullah, saliha
kadnlar vasflandrarak bir hadis~i erifinde yle buyurmutur:
"Kiinin sahip
olduu eylerin en hayrlsn size bildireyim mi? O e,y saliha bir kadndr.
Kocas kendisine baktnda onu sevindirir. Emrettiinde itaat eder.Yannda
bulunmadnda da namusunu ve maln muhafaza eder. [100]
Ayeti kerime, saliha
kadnlar zikretmi ve mminlere st kapal bir ekilde bunlara iyi
davranmalarn emretmi ve bunlardan itaatsiz olanlarn da cezalandn I m alan
n beyan etmitir.
yet-i kerimede:
"Size kar gelmelerinden korktuunuz kadnlara nasihat edin."
buyurulmaktadr. Burada zikredilen "Korktuunuz" fiilinin, bir ksm
mfessirler tarafndan "Bildiiniz" mnsnda olduu zikredilmitir.
Buna gre erkeklerin, srf kanaatleriyle deil kadnlarn itaatsizliklerini
fiilen bilmeleriyle onlara t vermeleri sz konusudur.
Muhammed b. Ka'b ise burada
zikredilen "Korkmak"tan maksadn "Sezinlemek" olduunu
sylemitir.
Ayette geen ve
"Kar gelme" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Bir
eyin dierinden yksek olmasdr." Buradaki mns ise
"Kadnn,
kocasna kar itaatsiz olmas ve ona buuz etmesidir." yet-i kerimede,
byle olduklar hissedilen kadnlara nasihat edilmesi emredilmektedir. Bu
nasihattan maksat ise kadnlara, Allahtan korkmalanm ve kocalarna kar
gelerek Allann haram kld bir eyi yaptklar takdirde gnah ilediklerini
kendilerine bildirmektedir.
yet-i kerimede geen
ve "Yataklarndan ayrln." diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b.
Abbas ve Said b. Cbeyr tarafndan "Yataklan iinde onlardan uzak
durun." Yani ayn yatakta yatmakla birlikte onlarla cinsi mnasebette
bulunmayn." eklinde izah edilmitir.
Yine Abdullah b. Abbas
ve Said b. Cbeyrden nakledilen dier bir gre gre bu ifadeden maksat,
"Yataklarnzdan uzak durduklarndan dolay onlarla konumay kesin ki
onlar tekrar yataklannza dnmek zorunda kalsnlar." demektir.
Mcahid, a'bi,
brahim en-Nehai, Miksem, Muhammed b. Ka'b el-Kure-zi ve Katadeye gre ise bu
ifadeden maksat, "Onlarn yataklann terkedin ve onlarla birlikte
yatmayn." demektir.
Yine Abdullah b.
Abbas, krime ve Ebudduhadan nakledilen dier bir gre gre bu ifadeden
maksat, "Kadnlarn, sizin yataklarnz terketmelerinden dolay onlara
ar szler syleyin." demektir.
Taberi diyor ki:
kelimesinin kk mastarnn Arap-ada mns vardr. Birincisi, bir kiinin
dieri ile konumasdr. Dier mns, bir kimsenin dieri ile lzumsuz yere ve
oka konumasdr. nc bir mnsise "Deveyi iple ayandan
balamaktr." Kaba konuma mns ifade edilmek istendiinde bu kelime
drt harfli olarak kullanlr ve denir. Ayette geen bu kelime harfli kkten
tretildiine gFe bu kelimenin, yukarda zikredilen mnnn dnda bir
mn ifade etmesi mmkn deildir.
Allah teala,
itaatsizlii hissedilen kadna ilk nce, kocasnn, zerinde bulunan haklarn
yerine getirmesi iin kendisine tte bulunmasn emretmitir. Bundan sonra da
kadna kar belli bir ekilde davranlmasn emretmitir. Bu itibarla kadn
dzeltmek iin tte bulunulmas emredildikten sonra onlarla cinsi temas
yaplmamasnn veya onlarla konumay kesmenin emredilmi olduunu sylemek
elbette ki isabetli deildir. Aksi takdirde bir taraftan onlara, vazifelerini
yerine getirmelerine dair tte bulunulmas emredilmi olur dier taraftan da
onlarn, vazifelerini yerine getirmelerine engel olunmas emredilmi olur.
Ayrca Resulullah bir mslmanm dier mslman kardeiyle gnden fazla
dargn durmasnn helal olmadn beyan etmitir. Hatta dargn durma hali
helal bile olsayd erkein karsyla konumamasnn bir faydas olmazd. Zira
bu halde kadn erkee kar itaatsiz durumdadr. Erkein onunla konumamas
onu rahatsz etmez bilakis memnun eder.
Onunla cinsi mnasebette bulunmada byledir. O halde kanst kendisine buuz eden
bir erkee, onun buuzunu artracak ekilde davranmasnn emredilmi olduu nasl
dnlebilir? Madem ki kelimesini, "Konumama ve cinsi mnasebette
bulunmama." eklinde yorumlamak doru deildir o halde kelimeyi,
"Balamak" mnsna almak ve bu ifadeden maksadn da "Siz,
kanlarnz, yatp kalktklar evlere balayn." demek olduunu sylemek
daha isabetlidir. Nitekim bu hususta Resulullahtan nakledilen u hadis-i
erifler, yetin bu blmnn mnsnn, tercih ettiimiz ekilde olduuna
iaret etmektedir. Hakim b. Muaviye el-Kueyri diyor ki:
"Dedim ki:
"Ey Allann Resul, bizden birimizin karsnn zerinde bulunan hakk
nedir? Resuhllah buyurdu ki: "Yediin zama onu yedirmen giydiin zaman da
onu giydirmen, yzne vurmaman, onu takbih etmemen (aalamaman) ve ev hari
ondan uzak durmamaldr. [101]Dier bir rivayette
Muaviye el-Kueyri diyor ki: "Dedim ki:"
"Ey Allann
Resul, karlarmza kar neyi yapp neyi yapmamamz gerekir?"
Resulullah buyurdu ki: "Kadnlar sizin tarlanzdr. Sen tarlana dilediin
ekilde yakla. Yediinden onu yedir, giydiinden onu giydir. Fakat onun yznn
irkin olduunu syleme. Ve onu dvme. [102]
Hasan- Basri demitir
ki: "Kadn kocasna itaatsizlik ettii zaman koca ona iyilikle t
versin. Eer kabul ederse mesele yoktur. Aksi takdirde koca onu ar olmayacak
bir ekilde dvsn. ayet kadn, normal haline dnecek
olursa mesele yoktur. Yine de dzelmezse
kocann ondan bir eyler alarak onu boamas helaldir.
yet-i kerimede
"Onlar dvn." buyurulmaktadir. Bu ifadeden maksat udur:
"Kadnlarn size itaatsizlik etmeleri halinde nce onlara dilinizle
nasihat edin. Yine srar ederlerse bu defa onlan evlerine balayn ve onlan
dvn ki Al-lahin kendilerine farz kld itaat vaziefelerini yerine
getirsinler." burada zikredilen dvme, ar bir ekilde olmayan dvmedir.
Nitekim Said b.Cbeyr, Abdullah b. Abbas, Katade, krime, Sddi, Muhammed b.
Ka'b ve Hsan- Basri bu yette zikredilen dvmeden maksadn, ar olmayacak
ekilde dvme olduunu sylemilerdir. Abdullah b. Abbas, ar olmayacak
ekilde dvmenin, misvak ve benzeri eylerle dvmek olduunu, Hasan- Basri ve
Ata da, etkili olmayacak bir ekilde dvme olduunu sylemilerdir. Ayrca Ata,
Resululahn, ar olmayacak ekilde dvmeyi "Misvakla dvme ve etkili
olmayacak ekilde dvme" olarak izah ettiini sylemitir.
yet-i kerimede:
"Eer size itaat ederlerse aleyhlerine baka bir yol aramayn."
buyuru m aktadr. Bunun mns udur: "Ey erkekler size kar gelmekten
koltuunuz kanlarnz, kendilerine t vermeniz halinde size itaat edecek
olurlarsa onlardan yataklarda uzak d um ayn. ta at etmeyecek olurlarsa yataklarda
onlardan uzak durun ve onlar dvn. ayet onlar size itaat etmeye dnerler ve
vazifelerini yapacak olurlarsa artk onlara eziyet vermek iin bir yol
aramayn. eitli bahaneler ileri srerek onlara kar helal olmayan eyleri
yapmayn. Mesela, "Sen beni sevmiyorsun." diyerek onlan dvmeye
kalkmayn. Zira onlarn zerine den, size itaat etmeleridir. Sizi sevip
sevmemeleri ellerinde olan bir ey deildir. Kendinizi zorla onlara sevdirmeye
kalkarak onlan dvmeyin ve onlara eziyet etmeyin. [103]
35- Eer
koca ile karnn aralarnn almasndan korkarsanz, erkein ailesinden bir
hakem, kadnn ailesinden bir hakem gnderin. Bunlar aray dzeltmek isterlerse
Allah onlar uyumaya muvaffak klar. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilen
ve her eyden haberdar olandr.
Ey insanlar, karnn
kocasna itaatsizlii yznden veya kocann, karsna kar olan vazifelerini
yerine getirmemesi yznden aralarnn alacandan korkarsanz, aralarn
bulmak iin her iki taraftan da birer hakem tayin edin. O iki hakem,
samimiyetle onlarn aralarn bulmak isterlerse Allah onlan muvaffak klar.
nk Allah onlarn kalblerinde olan ok iyi bilendir, yaptklarndan
haberdardr. Herkese amelinin karln verecektir.
Grld gibi yet-i
kerimede, birbirleriyle geinemeyen koca ve kandan herbirinin ailesinden birer
hakem gnderilmesi emredilmektedir. Karnn geimsizlik yapmas, kocasna kar
gelmesiyle ve Allann, kocasna kar kendisini ykml kld vazifeleri
yerine getirmemesiyle ortaya kar. Kocann geimsizlii ise, karsn iyilikle
tutmamas veya gzellikle sahvermemesiyle ortaya kar. te byle bir
geimsizliin var olmas halinde elerin, aile balan kopmadan nce herbirinin
ailesinden birer hakem gnderilerek uzlatrlmalan veya uygun bir ekilde
ayrlmalar emredilmektedir.
Mfessirler,
gnderilecek bu hakemleri seip tayin etme vazifesinin kimlere ait olduu,
hakemlerin yetkilerinin neler olduu ve bu yetkilerin snrn kimlerin tayin
edecei hususunda eitli grler zikretmilerdir.Bunlar u ekilde
zetlemek mmkndr.
a- Sddi ve
Hz. Aliden nakledilen bir gre gre burada zikredilen hakemleri, kan ve
koca, ailelerinden seerek bizzat kendileri tayin ederler. Yetkilerini de yine
kendileri belirlerler. Hakemler, tesbit edilen bu yetkiler dahilinde hareket
ederler. ki taraf uzlatnr veya ayrlmalarna karar verebilirler. Onlann bu
kararlar taraflan balar.Bu hususta.Esbat, Sddinin unlan sylediini
fiva-yet etmitir:
Koca, geimsiz olan
karsndan uzak durduktan ve onu dvmesinden sonra kadn yine de
geimsizliine devam eder ve kocasn skntya drecek ekilde davranacak
olursa koca kendi ailesinden bir hakem kan da kendi ailesinden birer hakem
gnderirler. Kar hakemine der ki: "i sana braktm. Eer kocama
dnmemi emredecek olursan dnerim. ayet ayracak okusan da ayrlrz.
"Kadn, hakemine meselesini anlatr. ayet nafaka istiyorsa onu belirtir.
Kocasna dnmek istiyor da buna engel olan. sevmedii baz eyler varsa onlann
da giderilmesini ister. Yahut da bu kadn, hakemine, boanmak istediini
bildirir.
Erkek de kendi
ailesinden bir hakem gnderir ve onu kendisine hakem tayin eder ve ona, kansma
ihtiyac olduunu ve onu boamak istemediini, dola-ysiyle kansnn
istediklerini ona vereceini ve harcamalan artracan syler. ayet o kary
istemiyorsa vekiline: "O kadnn benim zerimde bulunan hakk ne ise onu
ver. Benim de onun zerinde bulunan hakkm ne ise onu al ve onu benden
boa." der. Bylece erkek te kany boayp boamama hususunda ii hakeme
brakm olur. Sonra iki hakem bir araya gelirler. Her biri, vekili olduu
tarafn isteini dierine aktarr ve biri, mvekkilinin isteini
gerekletirmeye alr. ayet iki hakem bir karar zerinde ittifak edecek
olurlarsa bu karar iki taraf iin de geerlidir.Bu karar ister boanma isterse
aralann bulma eklinde olsun. ayet sadece kadn hakem gnderir de erkek
gndermemekte srar edecek olursa, hakem gnderinceye kadar kadna yaklaamaz.
Bu hususta Ubeyde
es-Selmani de unlan sylemitir. "Bibirleriyle geinemeyen bir kan koca
Hz. Aliye geldiler. Onlann yannda birer grup insan da vard. Hz. Ali (r.a.)
dedi ki: "Bir hakem erkein ailesinden bir hakem de kadnn ailesinden
sein." Sonra seilen hakemlere dedi ki: "Vazifenizin ne olduunu
biliyor musunuz? Sizin vazifeniz, onlar birlikte yaamak isterlerse onlan
birle-timeniz, ayrlmak isterlerse onlar aynTiamzdr." Bunun zerine
kadn, "Ben, lehimde de olsa aleyhimde de olsa Allann kitabna
razym." dedi. Erkek ise: "Ben ayrlmaya hayr diyorum." dedi.
Bunun zerine Ali (r.a.) dedi ki: "Yalan sylyorsun. Allaha yemin olsun
ki o kadnn kabul ettiini sen de kabul etmeden buradan aynlamazsn."
b- Hasan-
Basri, Katade, Kays b.Said, Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeyd-den nakledilen
dier bir gre gre, geimsizlie den koca ve karnn ailelerinden birer
hakemi Devlet idarecisi veya onun vekili durumundaki kimse tayin eder. Bu
hakemlerin sadece, taraflardan kimin haksz kimin hakl olduunu tesbit etme
yetkileri vardr. Bunlarn, kan kocann aynlmalanna dair karar verme yetkileri
yoktur. Bu hususta Muhammed b. K'b el-Kurezi diyor ki: "Ali b. Ebi Talib
(r.a.), birbirleriyle geinemeyen kan ve kocadan her birinin ailelerinden birer
hakem tayin ederdi. Karnn ailesinden tayin edilen hakem kocay huzuruna
alarak: "Ey filan, kanndan holanmadn eyler nelerdir?" diye
sorard. Koca da: "Ben ondan u ve u hususlarda holanmyorum."
derdi. Hakem de: "ayet kadn senin holanmadn eyleri brakr da
istediin eyleri yapacak olursa sen onun hakknda AUahtan korkar, yiyecei ve
giyecei hususunda ona, senin zerine vacip olduu ekilde davranr
msn?" diye sorard. Eer koca: "Evet" derse bu defa kocann
hakemi kany huzuruna alr ve ona: "Kocann, senin houna gitmeyen taraflan
nelerdi?" diye sorard. Kadn da kocann syledii ekilde ikayetlerini
bildirirdi. Hakem de, ikayetlerinin giderilmesi halinde kocasna itaat edip etmeyeceini
sorard. Eer kadn "Evet" derse Hz. Ali kan ile kocay
birletirirdi. Grld gibi bu grte olan limlere gre hakemlerin vazifesi
sadece kar kocadan haksz olan tesbit etmek ve onu, hakszlndan vaz
geirmeye zorlamaktr. Kadnn boanmasna karar verme ise erkee aittir. Hakemlerin
boanmaya karar venne yetkileri yoktur.
c- Abdullah
b. Abbas, Muhammed b. irin, Said b. Cbeyr.mir e-a'bi, brahim en-Nehai,
Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Kad reyhten nakledilen dier bir gre gre
hakemleri, Devlet idarecisi veya onun vekili tayin eder. Hakemlerin, kan ve
kocann beraberliklerini devam ettirmelerine veya ayrlmalarna dair karar
vermeye yetkileri vardr ve bu kararlar kan kocay balaycdr.
Bu hususta Ali b. Ebi
Talha, Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet etmektedir: "ayet
kan ile kocann aras bozulacak olursa, Allah teala, erkein ailesinden salih
bir kimse, kadnn ailesinden de salih bir kimse olmak zere iki hakem tayin
edilmesini emretmitir. Hakemler kusurun kimde olduuna bakarlar. ayet kusuru
ileyen koca ise kany ondan uzaklatrrlar ve onu, nafaka demeye mecbur
ederler. ayet kusur ileyen kan ise onu, kocasyla beraber yaamaya mecbur
ederler. Ve onun nafakasn keserler. ayet hakemler, kar kocann aynlmalan
veya birlikte yaamalan hususunda ittifak edecek olurlarsa bu grler de
geerlidir. Hakemler, kan kocann birlikte yaamalarn uygun grrler de
elerden biri raz olur dieri raz olmayacak our sonra da bunlardan biri
lecek olurssa, raz olan, raz olmayana miras olur. Fakat raz olmayan,
raz olana miras olamaz.
a'bi diyor ki:
"Bir kadn kocasna itaatsizlik etti. Onlar Kad reyhe mracaat ettiler.
O da: "Erkein ve kadnn ailelerinden birer hakem tayin edin." dedi.
Hakemler kan kocann durumlarm incelediler ve aynmalarn uygun grdler. Bu
karar erkein houna gitmedi. Bunun zerine Kad reyh "Bu iki Hakem
niin tayin edildi?" dedi. Ve Hakemlerin kanaatlerini geerli sayd.
krime b. Halid,
Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet ediyor. "Ben ve Muaviye
iki Hakem olarak tayn edildik." Bunlar Hz. Osman tayin etmi ve onlara
demiti ki: "Kar kocann beraberliklerini devam ettirmelerini uygun
grrseniz onlar bir araya getirin. Ayrlmalarn uygun grrseniz onlar
aynn."
Taberi diyor ki:
"Eer koca ile kannm aralarnn almasndan korkarsa-nz erkein
ailesinden bir hakem, kadnn ailesinden bir hakem gnderin." yetinin
izahnda, tercihe ayan olan u grtr. Allah teala, mslmanlara,
birbirlerini skntya dreceklerinden korkulan koca ve karnn durumlarn
grmek zere iki hakem gnderilmesini emretmitir. Bu emrini mslmanlar-dan
sadece belli kimselere tahsis etmemitir. Btn mslmanlar, bu mesele hakknda
hakem tayin etmenin, kan kocaya veya mslmanar yneten idareciye ait olduu
hususunda ittifak etmilerdir. Ancak bu hakemleri tayin etmenin sadece kan
kocaya m ait olduu yoksa sadece Devlet idarecesine mi ait olduu
hususunda ihtilaf etmilerdir.
Bu konuda hakem tayin
etmenin sadece kan kocaya veya sadece Devlet idarecesine ait olduuna dair
Resulullahtan herhangi bir haber zikredilmemitir. mmet de bu hususta ihtilaf
etmitir. Madem ki durum byledir o halde yeti, btn mmetin icma ettii
ekilde izah etmek daha uygundur. O da hakemi ya kar kocann tayin etmesidir
veya Devlet idarecisinin tayin etmesidir. Bunlarn dnda herhangi bir
kimsenin hakem tayin etmesi caiz deildir. Zira yetin zahiri her iki tayin
durumunu da kapsar mahiyettedir. Buna gre bu yette zikredilen hakemleri:
a- Kan koca
semi olabilir: Bu durumda gerek kar koca gerekse seecekleri hakemler,
birbirlerine kar tam bir hr iradeye sahip olduklarndan, kan kocann,
hakemleri eitli ekillerde yetkili klmalan ve onlara genel veya snrl
vekalet vermeleri mmkndr.
aa- Kan koca
tayin edecekleri hakemlere genel bir yetki vererek onlan, leh ve aleyhlerine
karar vennekte vekil tayin etmi olabilirler. Bu takdirde hakemlerin vekalet
snrlar iinde kalmalar artyla verdikleri kararlar kan kocay balar.
bb- Kan
koca, tayin ettikleri hakemlere snrl bir vekalet verni olabilirler.
Mesela taraflardan biri, hakemine sadece lehine olan konularda yetki verir
aleyhine olan konularda vennez. Yahut, her iki taraf ta hekemlerine, leh ve
aleyhlerine olacak hususlarda yetki vennemi olabilirler. Yahut da her iki
taraf ta sadece lehlerine olan susularda yetki vermi olabilirler. Veya sadece
aleyhlerine olacak konularda yetki vennemi olabilirler. Btn bu durumlarda
hakemlerin ancak ikisinin de yetkilerinin birletii hususlarda karar venne
yetkileri vardr. Birinin yetkili dierinin yetkisiz olduu hususlarda karar
venne haklan yoktur. ayet kan koca, setikleri hakemlere karar venne yetkisini
vennezler de onlan sadece hakly va haksz tesbit edip Devlet idarecisi
huzurunda, gerekirse ahitlik etmeleri iin tayin etmi olurlarsa bu gibi
hakemlerin, kan kocann du-rumlannda herhangi bir deiiklik yapmalar mmkn
deildir.Mesela bunlar, karnn boanmasna karar veremezler. Nafaka veya
boanma bedeli gibi bir mat almaya veya demeye karar veremezler. ayet verecek
olularsa onlarn bu kararlan kan kocay balamaz.
Taberi diyor ki:
"Eer denecek olursa ki: "Kan kocann tayin ettikleri kimseler bu son
izah edilen durumda olurlarsa bunlara hakem demenin mns nedir?" Cevaben
denilir ki: "Kan kocann tayin ettii bu kimselere burada hakem
denmesinin mns mfessirler tarafndan iki ekilde aklanmtr:
1- Dehhaka
gre bunlar sadece hakly ve haksz tesbit eden bilirkiilerdir. Bunlan
verecekleri raporlara gre Devlet idarecisi karar verir.
2- Dier bir
ksm limlere gre ise yette zikredilen hakemlerden maksat, Hkimlerdir.
Ancak bu hakimler, kan kocann kendilerine yetki verdikleri konularda hkm
verebililer.
Taberi devamla diyor
ki: "Bunlara ister bilirkii densin ister hakim densin bunlarn her
ikisinin veya herhangi birinin, taraflardan aleyhine hkm verilenin rzas
olmadka, kan kocann ayrlmalarna veya onlardan herhangi birinden mal
alnmasna dair karar verme yetkileri yoktur. Ancak Allah tealanm, eleri
birbirlerine kar ykml kld haklar hususunda karar verebilirler ki bu
da, erkein kadna infakta bulunmas ve onu iyilikle tutmasdir.Bunun dnda
bir karan ne bu hakemler verebilirler ne Devlet idarecisi verebilir ne de bir
bakas. nk erkek haksz olursa Devlet idarecesi ondan sadece kadnn
hakkn alma yetkisine sahiptir. Kadn haksz olursa erkek ondan bedel olarak
onu boa-yabilir. Bu bakmdan koca ile karnn ayrlmalarna kocadan bakas
karar veremez. Kadndan da, nzas olmadan zorla mal alp kocaya vererek onu
boatmaya kimsenin yetkisi yoktur.
b- Hakemleri
Devlet idarecisi semi olabilir. Bu durumda hakemlerin, elerin ayrlmalarna
dair karar vermeleri ancak elerin, kendilerini bu hususta yetkili klmalanyla
mmkn olabilir. Keza bu hakemlerin, kadndan ancak onun nzasyla mal
alnmasna karar verme yetkileri vardr. Buna mukabil bu kimseler,
gerektiinde Devlet idarecisinin huzurunda ahitlik etmeleri iin kan kocadan
hakl ve haksz olan teslbit ederler, onlarn aralann bulmaya alrlar. Ancak
Devlet idarecisinin Hakem tayin edebilmesi iin kar kocann ona ikayette
bulunmalar ve Devlet idarecisinin de ahsen hakly ve haksz o anda tesbit
edecek durumda olmamas gerekir. Aksi takdirde Devlet idarecisinin hakem tayin
etmesinin bir anlam kalmaz. [104]
36- Allaha
ibadet edin, ona hibir eyi ortak komayn. Anaya babaya yetimlere,
yoksullara, yakn komuya, uzak komuya, yannda bulunan arkadaa, yolcuya,
sahip olduunuz klelere iyilik edin. phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen
kimseyi sevmez.
Ey insanlar, Allaha
itaatta boyun ein. Sadece onu rab edinin. Emirlerini tutup yasaklarndan
kanarak ona kulluk edin. Rablkta ve ibadette hibir eyi ona ortak komayn.
Anneye babaya iyilikte bulunun. Anne ve babanz tarafndan olan
akrabalarnza, babas len yetimlere, ihtiya sahibi olan yoksullara, akrabalk
bakmndan veya mesafe ynnden yaknnz olan komulara yine akrabalk
bakmndan ve mesafe ynnden uzakta olan komulara, yannzda bulunan yol
arkadanza hanmnz ve sizden ayrlmayan kimselere ve sahibol-dunuz
klelere iyi davrann. phesiz ki Allah, klelerine iyi davranmayan kibirlileri
ve insanlara kar bbrlenenleri sevmez.
yet-i kerimede:
"Allaha ibadet edin ona hibir eyi ortak komayn." Duyurulmaktadr.
Allah teala burada, sadece kendisine kulluk edilmesini, canl cansz, mevcut
veya hayali olan, hibir eyin kendisine ortak koulmamasn emretmektedir.
nk kulu yoktan var eden, nzklandran, ona eitli ltuflarda bulunan ve
btn yaratklann sevk ve idare ederek bytp besleyen o'dur. Bu itibarla
kulun onu tanmas ve hakkyla takdir etmesi gerekir.
Bu hususta Peygamber
efendimiz (s.a.v.) yle buyuruyor:
"Ey Muaz, sen,
Allann, kullar zerindeki hakkn, kullann da Allahtan bekledikleri haklan
nedir biliyor musun?" Muaz diyor ki: "Allah ve Resul daha iyi
bilir." dedim. Bunun zerine Resulullah buyurdu ki: "Allann, kullan
zerindeki hakk, ona ibadet etmeleri ve ona hibir eyi ortak komamalandr.
Kullann Allahtan bekledikleri haklan ise, kendisine herhangi bir eyi ortak
komayan kimseye azap etmemesidir[105]
yet-i kerimede:
"Anaya babaya iyilik edin." buyurulmaktadr. Allah teala kiinin,
ana ve babasna iyilik etmesini emretmektedir. Bu yette olduu gibi dier bir
ok yette de, kendisine kulluk edilmesini emretmesinin hemen arkasndan anaya
babaya itaat edilmesini emretmektedir. Bu da onlara itaat ve iyilik etmenin ne
kadar nemli olduunu gstermektedir. Bu hususta u yetlerde buyuruluyor ki:
Rabbin kesinlikle emretti ki ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik
edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yannda yalanr ve d-knleirse,
bezginliini hissettirir ekilde onlara f bile deme, azarlama. Onlara gzel ve
tatl szler syle. [106] "Bana ve anne
babana kret" dedik. Kyamet gn dn ancak banadr. [107]
yet-i kerimede:
"Akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin." buyurul-maktadr. Bu
hususta Peygamber efendimiz (s.a.v.) de bir hadis-i erifinde yle
buyurmaktadr:
"Yoksula sadaka
vermek, sadece sadaka vermektir. Akrabaya sadaka vermek ise iki eydir. Hem
sadaka vermek hem de akrabalk ban devam ettirmektir. [108]
Yetimlere iyilik
mevzuunda ise Resulullah efendimiz, ehadet parma ile orta parman
gstererek buyurmutur ki:
"Kendi akrabas
olsun yabanc olsun bir yetimi bakp besleyen ile ben, cennette ite unlar
gibi yan yana olacaz. [109]
Yoksullara iyilik
hususunda da Resululah efendimiz yle buyurmaktadr;
"Bir dul kadnn
ve bir yoksulun yardmna koan kimse, Allah yolunda
cihad eden kimse gibidir. [110]
yet-i kerimede yle
Duyurulmaktadr: "Komuiara.iyik edin." Bu konuda da Resulullah efendimiz
yle buyuruyor:
"Cebrail bana
komu hakknda o kadar tavsiyede bulundu ki (Allann emriyle) komuyu komuya
miras klacan zannettim. [111]
"Allaha ve hiret
gnne iman eden kimse komusuna eziyet etmesin. [112]
Yine yet-i kerimede:
"Sahip olduunuz klelere iyilik edin." buyurul-maktadr. Resulullah
efendimizden bu konuda u hadis-i erif rivayet edilmektedir: "Ma'rur
diyor ki: " 'Rebze1 denilen yerde Ebuzer ile grtm. Kendisi de klesi
de ayn elbiseden giymilerdi. Ona bunun sebebini sordum bana u cevab verdi.
"Ben bir adamla tartm ve onu, anasndan dolay ayplamtm. Resulullah
da bu sebeple bana yle buyunnutu:
"Ey Ebuzer, sen
onu, anasndan dolay nasl ayplyorsun? Demek ki sen hl zerinde cahiliyet
kalntlar tayan bir kimsesin. Sahip olduunuz kardeleriniz (kleleriniz)
sizin yardmclannzdr. Allah onlar sizin elinizin altnda bulundurmutur.
Kimin elinin altnda bir kardei bulunursa ona yediinden ye-dirsin,
giydiinden giydirsin.Onlara, glerinin yetmeyecei bir i yklemeyin. ayet
ykleyecek oluanz onlara yardm [113]
yette geen ve
"Yakn komu" diye tercme edilen
ifadesi, Abdullah b. Abbas, Katade, Mcahid, Dehhak ve bn-i Zeyd
tarafndan "Soy bakmndan akraba olan komu." diye izah edilmi,
Meymun b. Mihran tarafndan da "Dinen yakn komu" Yani Mslman
komu eklinde izah edilmitir.
Taberi birinci grn
doru olduunu, ikinci ve nc grlerin ise yetin zahirine ters dtn,
bu itibarla sahih olmadklarm sylemitir.
yet-i kerimede geen
ve "Uzak komu" diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas,
Katade, Sddi, Mcahid, krime, bn-i Zeyd ve Dehhak tarafndan "Soy
bakmndan uzak olan komu." Yani msl-man olmayan komu" diye izah
edilmitir. Bunlar da Yahudi ve Hristiyanlardr.
Taberi diypr ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, "Soy bakmndan uzak olan
komu" diyen grtr. Bu komu ister Mslman olsun ister Yahudi, isterse
Hristiyan. Zira bundan nce ifade edilen komu akraba olan komudur. Bu komu
da "Akraba olmayan komu" diye izah edildii takdirde Syet-i kerime
daha genel kapsaml olarak anlalr. Bylece btn komulara iyi
davranlmas-nn emredildii anlalm olur.
yet-i kerimede geen
ve "Yannda bulunan arkadaa" diye tercme edilen ifadesi, Abdullah
b. Abbas, Said b. Cbeyr, Katade, Mcahid, krime, Hz. Ali, Abdullahb. Mes'ud,
Sddi ve Dehhak tarafndan "Yolculuk arkada" diye izah edilmi,
Abdurrahman b. Ebi Leyla, brahim en-Ne-hai, Abdullah b. Abbas ve yine Hz. Ali
ve Abdullah b. Mes'ud tarafndan "Kiinin yannda bulunan kats."
eklinde izah edilmi yine Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeyd tarafndan
"Kiiden faydalanmak iin ondan ayrlmayan arkada" eklinde izah
edilmitir.
Taberi diyor ki:
"Bu ifade hakknda doru olan sz, "Bundan maksat kiinin yannda
bulunan herhangi bir arkadatr." eklindeki szdr.Zira yetin ifadesi
buna msaittir. Buna gre yetin bu blmnn ifadesine "Yolculuk
arka-dai"da "Kiinin kars" da "Ondan faydalanmak iin
yannda bulunan arkada-"da girmektedir. Allah teala bu gibi btn
arkadalara iyi davranlmasn emretmitir. Zira bir arkadan dier bir
arkada zerine hakk vardr. Nitekim bu hususta Resulullahn yle buyurduu
rivayet edilmektedir.:
"Allah katnda
arkadalarn en hayrls, arkada iin hayrl oiandr. Yine Allah katnda
komulann en hayrls, komusu iin hayrl olandr. [114]
Yine Resulamn, bir
arkadayla giderken, bineinden inip bir aala girdii, oradan iki dal
kesip getirdiinde erisini kendisi alp dzgn arkadana verdii,
arkadann da "Ey AH ahin Resul, anam babam sana feda olsun. Dzgn olan
dal sana daha layktr." demesi zerine "Hayr ey filan, phesiz ki
her arkada, kendisine arkadalk yapann arkadalndan sorumludur. Velev ki
bu arkadalk bir an iin olsun." bu vurulmutur.
yet-i kerimede geen
ve "Yolcu" dye tercme edilen kelimesinden maksat, Mcahid, Katade
ve Rebi' b. Enese gre "Yolculuk yaparken birine urayan"dr.
Yine Mcahid, Katade,
ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre bu kimseden maksat misafirdir.
Taberi diyor ki:
"Bu kelimenin doru izah, bundan maksadn, "Yolcu" olduunu
syleyen izahtr. Bu izaha gre yolcu olan kimse, bir gnah ilemek iin
yolculuk yapmamas artyla, mmin bir kardeininn yardmna muhta olursa
onun, yolcuya yardm etmesi, misafir olmak isterse onu misafir etmesi, binee
muhta olursa ona bir binek temin etmesi gerekir.
yet-i kerimenin
sonunda "phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen kimseyi sevmez."
Duyurulmaktadr. Bu hususta Ebu Reca'nn unlar syledii rivayet edilmektedir.
"Klelerine kt davranan herkesi, kibirlenen ve vnen biri olarak
grrsn. Zira Allah teala, "Klelerinize iyi davrann." buyurduktan
sonra "phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen kimseyi sevmez."
buyurmutur. Annesine babasna kt davranan herkesin de zorba ve isyankr
olduunu grrsn. Zira Allah teala, Hz. sann "Allah beni anneme
hrmetkar kld. O beni asla zalim ve isyankr yapmad. [115]diye
sylediini beyan etmitir. [116]
37- Bunlar
cimrilik ederler ve insanlara da cimrilii emrederler. Al-lahn, kendilerine
ltfundan verdii nimeti gizlerler. Biz , kfirlere alaltc bir azap
hazrladk.
Bu kibirlenen ve
vnenler, Allann kendilerine verdii nimetleri harcamada cimrilik yaptklar
gibi bakalarna da cimrilik yapmalarn emrederler. Allann, ltfundan
kendilerine gndermi olduu kitaplar Tevrat ve ncilde zikrettii Muhammedin
vasflarn gizlerler. Biz, Allann nimetlerine kar nankrlk eden,
Muhammedin Peygamberliini yalanlayan kfirler iin hor ve hakir drc bir
azap hazrladk.
Hadremi, Mcahid,
Katade ve Sddi bu yet-i kerimenin Yahudiler hakknda indiini, burada ifade
edilen cimrilikten maksadn ise Resulullahm isim ve sfatlarn insanlardan
gizlemeleri olduunu sylemilerdir. Bunlara gre yet-i kerimenin bu blmnn
izah yledir: "phesiz ki Allah, bbrlenen ve vnen kiileri sevmez.
Onlar o kimselerdir ki Muhammedin isim ve sfatlan hakkndaki bilgileri
insanlara retme hususunda cimri davranrlar ve bu bilgilere sahip olan
insanlara da cimri davranmalarn emrederler. Bunlar, Allann, kendilerine
ltfundan verdii Tevrattaki bu gibi isimleri gizlerler,
bn-i Zeyd ve Abdullah
b. Abbas ise bu yet-i kerimenin Yahudiler hakknda indinii ancak burada
zikredilen cimriliklerinden maksadn, mallann harcamada cimrilik etmeleri
olduunu ve gizlediklerinden maksadn da Resulullahm sfatlann gizlemeleri
olduunu sylemilerdir.
Bu hususta Said b.
Cbeyr, Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet etmitir.
"Yahudilerden Kerdem b. Zeyd, same b. Habib, Nafi b. Eb Nafi, Bahri b.
Ami\ Huyey b, Ahtab ve Rifaa b. Zeyd, Ensardan, Yahudilerle oturup kalkan,
onlann nasihatlarm dinleyen sahabilere geldiler ve dediler ki: "Sizler
mallannz harcamayn. Zira sizlerin, mallarnz bitirerek fakirlie deceinizden
korkuyoruz. nfak etmekte acee etmeyin. nk sizler, yaynn ne olacan
bilemezsiniz." te bunun zerine Allah teala: "Bunlar cimrilik
ederler, Allahm, kendilerine ltfundan verdii nimeti gizlerler. (Yani Hz.
Muhammedin Peygamber olma nimetini gizlerler) yetini indirdi.
Taberi diyor ki:
"yetin izahnda tercihe ayan olan gr birinci grtr. Zira yet-i
kerimede onlann hem cimrilik ettikleri hem de bakalarna cimri davranmay
emrettikleri beyan edilmektedir. Buradaki cimrilikten maksadn mali ynden
cimrilik olduu sylenecek olursa bu takdirde hibir mmette grlmeyen ve
herkes tarafndan yadrganan bir ey yapm olduklar sylenir ki o gnn
toplumu iinde yaayan insanlarn bu hale dm olmalar beklenmez. Zira
insanlar bizzat kendileri cimri olsalar da bakalarna mali ynden cimri
davranmay emredemezler. nk cimrilik her topluluk ve her fert tarafndan
knanan cmertlik ise herkes tarafndan vlen ve takdir edilen bir haslettir.
Bu nedenlerle bu yette zikredilen cimrilikten maksadn "Bilgileri saklama
cimrilii" olduunu sylemek daha isabetlidir. Ancak buradaki cimrilik,
mallanm Allah yolunda harcamaya kar cimri davranma olarak alnrsa,
Abdllah b. Abbastan da nakledildii zere byle bir cimriliin olmas
beklenir. yeti bu ekilde yorumlamaya da yol alm olabilir.
Hz. Ebubekir (r.a.)
demitir ki:
"Cimrilikten daha
byk bir hastalk ne vardr? [117]
Resulullah efendimiz de bir hadis-i eriflerinde:
"Cimrilikten
kann zira cimrilik, sizden ncekileri helak etmitir. O cimrilik onlann,
kanlann aktmaya ve kendilerine haram klnanlar helal saymaya sevketmitir. [118]buyurmutur. [119]
38- Bunlar,
mallarn, insanlara gsteri yapmak iin harcarlar. Alla-ha ve hiret gnne
iman etmezler. eytan kimin arkada olursa o ne kt arkadatr.
Bu gibi kibirli ve
vnen insanlar, mallann Allah rzas iin deil, insanlara gsteri iin
harcarlar. Allahm birliine ve ldkten sonra tekrar dirilip hesap verecekleri
hiret gnne iman etmezler.
Taberi diyor ki:
"Mcahid bu yeti kerimenin Yahudilere ait sfatlan beyan ettiini
sylemitir. Ancak bu yette zikredilen sfatlann Yahudilerden daha ok,
Resulullahm ve mminlerin korkusuyla Mslman olduklann syleyen fakat
aslnda mrikiiklerinde devam eden mnafklarn sfat olmaya daha uygundur.
Zira Yahudiler, Allaha ve hiret gnne iman ediyorlard. Onlar, Hz, Muhammedin
Peygamberliini yalanlayarak inkra dmlerdi. Halbuki bu
yette zikredilenlerin, Allaha ve hiret
gnne iman etmedikleri beyan edilmektedir. Dier yandan bundan nceki yette
sfatlan zikredilen kimselerle bu yette sfatlan zikredilen kiilerin aras
harfi ile ayrlmtr. Bu da her iki yetteki sfatlarn farkl kimselere ait
olduklarn gsterir. nk ayn kimselerin sfatlar zikredilirken harfi ile
aralarnn ayrlmamas Arapada fasih iveye uygundur.
Evet, bundan nceki
yette, cimrilik knand gibi burada da mallarn gsteri iin harcayanlar
knanmaktadr. Bu hususta Resulullah efendimiz yle buyurmaktadr:
"Kyamet gnnde
insanlarn iinde ilk hesaba ekilecekler u kiidir. Bunlardan biri de,
kendisine zenginlik bahettii ve her trl maldan kendisine verdii kiidir.
Bu kii getirilecek. Allah ona verdii nimetleri sayacak o da bunlar
hatrlayp bilecektir. Bunun zerine Allah teala "Bu nimetler iin ne
yaptn?" diye soracak. Kii, "Nimetlerini, harcanmasn istediin
hibir yol brakmayp senin iin nimetlerini o yollarda harcadm."
diyecek. Allah teala ise "Yayan sylyorsun. Sen bu harcamalar, "Bu
adam cmert biridir." desinler diye yaptn. Nitekim sana yle
denmitir." buyuracaktr. Sonra bu adam iin emir verilir. Adam yzst
srklenerek cehennem ateine atlr. [120]
39- Bunlar,
Allaha ve hiret gnne iman etselerdi ve AUahin verdii rzktan (gsterisiz
olarak) harcasalard kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onlar ok iyi
bilendir. ayet gsteri
yapanlar, Allann birliine iman edip, ldkten sonra dirilecekleri hiret
gnn tasdik etseler ve Allann, kendilerine nzk olarak verdii mallardan,
Allann rzasn kazanmak iin zekatlarn gnl holuuyla verseler, vlmek
ve iftihar etmek iin harcamasalar ne zarar grrlerdi? phesiz ki Allah,
onlarn, harcamadaki niyetlerini ok iyi bilendir. Ve onlara, ona gre karln
verecektir. [121]
40- phesiz
ki Allah, hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa
onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir.
phesiz ki Allah,
yaratt ve koruyup gzetii yaratklarna zerre kadar zulmetmez. Zalimleri
cezalandrmas ise onlarn bu cezay hak etmelerindendir. Ayrca bu ceza,
Allann adaletinin de gereidir. Kulun yapt en ufak ldeki bir iyilii
bile Allah zayi etmeyecek, onu artracak ve katndan ona bol mkfaat
verecektir.
Mfessirler bu yet-i
kerimeyi iki ekilde izah etmilerdir:
a- Katade
bunu u ekilde izah etmitir: phesiz ki Allah, kullarnn, mallarn kendi
yolunda harcama gibi amellerini boa kararak onlara asla zulmetmez. Bu
amelleri zerre kadar bile olsa bu byledir. Allah, kullarnn yaptklar gzel
amelleri daha da artrr ve karlnda kullarna byk mkafaatlar verir.
Ma'mer, Katadenin, bu
yeti okuduktan sonra unlar sylediini rivayet etmitir: "yi
amellerimin zerre kadar fazla olmas benim iin btn dnya ve i-inde
bulunanlardan daha sevimlidir."
Enes b. Malik
Resulullahm bu hususta yle buyurduunu rivayet etmitir:
"phesiz ki
Allah, bir mminin yapt iyiliini boa kararak ona zult-metmez. Zira
mmine o iyilii ile dnyada rzk verilir. Ahirette ele onunla
mkfaatlandinlr. Kfire gelince, Allah iin yapt iyi anelleiyle dnyada
ye-diriip iirilir, hirete intikal ettiinde ise onun iin,
mkafaatlandnlaca hibir ameli kalmaz. [122]Resulllah
(s.a.v.) dier bir hadis-i erifinde de yle buyurmutur.
"Nefesim kudret
elinde olan Ailaha yemin olsun ki sizlerden hi biriniz, hak talep etme
hususunda kyamet gnnde Ailaha, cehennem ateine den kardeinin haklarm
arayan mminlerden daha fazla yalvarmaz ve ondan daha fazla yardm istemez. O
mminler diyecekler ki "Ey rabbimiz, atee atlan bu kardelerimiz,
bizimle beraber oru tutuyor, namaz klyor ve Hac yapyorlardi." Onlara
denilecek ki: "Onlardan tandklarnz cehennemden karn. Mminlerin
yzleri cehennem atejne haram klnmtn (Yzleri yunmadn iin onlar
yzlerinden tannacaklardr) O mminler, cehennem atei bacann yansna
kadar ve dizlerine kadar ulaan bir ok kiiyi o ateten karacaklardr. Sonra
diyeceklerdir ki: "Ey rabbimiz, o atete bize karmamz emrettiin
kiilerden kimse kalmad." Allah onlara: "Tekrar dnn, kimin
kalbinde bir Dinar kadar hayr bulacak olursanz onu da karn." diyecek,
onlar da bir ok insan karacaklar sonra: "Ey rabbimiz, biz orada, bize
emrettiklerinden hibir kimseyi brakmadk" diyecekler. Sonra Allah
onlara: "Geri dnn, kalbinde yarm dinar kadar hayr bulduunuz kimseyi
oradan karn." diyecek onlar da ok insanlar karacaklar sonra
diyecekler ki: "Ey rabbimiz, biz orada bize emrettiklerinden kimseyi
brakmadk." Allah da diyecektir ki: "Geri dnn, kalbinde zerre
kadar hayr bulduunuz kimseyi karn." Bunun zerine onlar bir ok
insan karacaklar ve sonra diyeceklerdir ki: "Ey rabbimiz, biz orda
hayr sahibi olan hibir kimseyi brakmadk."
Hadisi rivayet eden
Ebu Said el-Hudri diyor ki: "Eer sizler bu hadise inanmyorsanz u yeti
okuyunuz. "phesiz ki Allah hibir kimeseye zerre kadar zulmetmez.
Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana katndm byk
bir miikfaat verir. [123]
b- Abdullah
b. Mes'ud ise bu yet-i kerimeyi u ekilde izah etmitir: "Allah, kyamet
gnnde, zulme urayan kulunun hakkn, zerre kadarda olsa, zulm yapandan
almayarak, hakszla uram kuluna zulmetmez. Mazlumun hakkn zalimden
mutlaka alr. Mazlum kulunun hakkn aldktan sonra kulun zerre kadar da iyilii
kalsa Alah onun iyiliini artrr ve katndan ona byk bir miikfaat olarak
cennetini verir.
Bu hususta Za'zan
diyor ki: "Ben Abdullah b. Mes'udun yanna vardm. O dedi ki:
"Kyamet gn olunca Allah, nce gemi olanlar da sonra gelenleri de bir
araya toplayacak sonra Allah tarafndan bir aran yle seslenecektir:
"Dikkat edin, kim, kendisine yaplan bir hakszln karhm istiyorsa
gelsin hakkn alsn."
Abdullah b. Mes'ud
eliyor ki: "Vallahi o zaman, ocuk babasnda, baba ocuundan, koca
karsndan, kar kocasndan, kk dahi olsa bir hakk bulunsa da onu istese
diye arzu edecektir. Bunu, Allah tealann kitabnda dorulayan yet udur:
"(Tekrar dirilmek iin) Sur'a frld zaman aralarnda soy bann
hibir deeri kalmaz ve birbirlerine de bir ey sormazlar. [124]
zerinde bakalarnn hakk bulunan kimseye denir ki: "Sen bu hak
sahibine haklarn ver."
O da der ki: "Ey
rabbim nereden bulup vereyim? Dnya yok oldu." Allah da Meleklerine der
ki: "Ey meleklerim siz bunun salih amellerine bakn. Hak sahiplerine o
amellerden verin." Melekler hak sahiplerine haklarn verdikten sonra
eer o kiinin, zerre kadar dahi olsa geriye iyi bir ameli kalacak olursa melekler,
bunu kendilerinden daha iyi biten Allaha derler ki: "Ey rabbimiz, her hak
sahibine hakkn verdik. Bu kiinin geride zerre kadar iyi ameli kald."
Allah da meleklerine diyecektir ki: "Siz kulumun o amelini artrn ve onu
merhametim sayesinde cennete koyun."
Abdullah b. Mes'ud
diyor ki: "Bu sz, Allahn kitabnda dorulayan yet udur: "phesiz
ki Allah, hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da
olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir."
Yani cenneti verir. ayet salih amelleri alnan bu kulun btn iyilikleri biter
ve sadece ktlkleri kalacak olursa melekler, bunu kentlilerinden daha iyi
bilen Allaha: "Ey Allahmz bunun btn iyilikleri bitti. Sadece ktlkleri
kald. Bir ok kimse de bundan hak istiyorlar." Bunun zerine Allah tea-la
der ki: "Onlann gnahlarn bunun zerine ykleyin ve buna cehennem iin
bir belge hazrlayn."
Taberi diyor ki:
"Bu yet-i kerimenin her iki ekilde de te'vil edilmesi mmkndr. Ancak
birinci te'vil ekli Resulullahtan varid olan habere ve yetin zahirine daha
uygun olduu iin biz onu tercih ettik."
Taberi devamla diyor
ki: "Mfessirler, Allah tealanm bu yet-i kerime-siyle kimlere vaadde
bulunduu hususunda iki gr zikretmilerdir.
Bazlarna gre burada
kendilerine vaadedilenler, Allah ve Peygamberine iman eden btn mminlerdir.
Zira Ebu Hureyre Resulullahn yle buyurduunu rivayet etmitir. "Allah
teala, yaplan iyilii milyon kere artrr."
Abdullah b. mer ise
bu yette zikredilen vaadin sadece muhacirlere ait olduunu, dier insanlarn
ve Bedevilerin bu yetin kapsamna ginnediklerini sylemitir. Bu hususta
Atyye el-Avf, Abdullah b. merin unlar sylediini rivayet etmitir:
"Kim bir iyilik ortaya koyarsa ona o iyiliin on kat vardr. Kim de bir
ktlk ilerse sadece o ktln misliyle cezalandrlr. Onlar hakszla
uratlmazlar. [125] yeti Bedeviler hakknda
nazil olmutur. Bir adam "Muhacirler hakknda hangi yet nazil
olmutur?" diye sorunca Abdullah b. mer "Muhacirler hakknda bu
yetten daha fazla vaad beyan eden yet nazil olmutur. O da: "phesiz
ki Allah hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zere kadar da olsa
onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir."
yetidir. Allah, bir eyin byk olduunu bildirince o ey gerekten byktr."
demitir.
Taberi bu ikinci
gr tercih etmi ve delil olarak unu zikretmitir. Allah tealann ve
Resullahm bildirmi olduu haberlerin, birbirlerine ters olmalar imknszdr.
Madem ki Allah teala bir yeti kerimesinde, mmin kullarnn yaptklar
iyiliklerin karln on kat olarak vereceini, dier bir yetinde bu iyilikleri
kat kat artracan beyan etmi ve Resulullah da baz mminlerin mkfaatlannm
iki milyon kat artrlacan, bazlarnn ise on kat artrlacan
bildirmitir. O halde, mkafaatlan oka artrlanlar, Ebu Hureyryenin de rivayet
ettii gibi muhacirlerdir. Daha az artrlanlar ise Abdullah b. merin rivayet
ettii gibi, muhacirlerin dndaki mminlerdir. Bylece yet ve hadislerin,
eliir gibi olmalar, ortadan kalkm olur. [126]
41- (Kyamet
gnnde) Her mmetten bir ahit getirilirken, seni de bunlarn zerine ahit
getirdiimizde halleri ne olacaktr?
Kyamet gnnde her
mmetten, yaptklarna dair aleyhlerine ahitlik edecek bir ahit getirirken,
Ey Muhammed, seni de mmetine kar ahit getirdiimizde bunlarn hali ne
olacaktr?
Abdullah b. Mes'ud
yle rivayet ediyor:
"Resullah bana
dedi ki: "Kur'an bana oku." Dedim ki: "Ey Allahm Resul,
Kur'an sana indirildi onu ben sana nasl okuyaym?" Resulullah: "Evet
oku. nk ben onu baka birinden dinlemek istiyorum." dedi. Ben Resulullaha
Nisa suresini okudum. Kyamet gnnde her mmetten bir ahit getirirken seni de
onlann zerine ahit getirdiimizde halleri ne olacaktr?" ayetine gelince
"Tamam yeter." dedi. Baktm ki gzlerinden yalar akyor. [127]
Yine Abdullah b.
Mes'ud diyor ki: "Resulullah (Kyamet gnnde) her mmetten bir ahit
getirirken seni de bunlarn zerine ahit getirdiimizde halleri nice
olacaktr?" yetini okuduktan sonra u yeti okumutur: "Aralarnda
olduum mddete onlara ahit idim. Beni vefat ettirdiinde de onlar sen
gzetliyordun. Sen her eye ahitsin. [128]
Sddi ise bu yetin
izahnda yle demitir: "Kyamet gnnde Peygam-berle* geleceklerdir.
Onlarn bazlarnn mmetlerinden sadece bir kii veya iki kii yahut on kii
ya da bundan daha az kii insan iman etmi olacaktr. O Peygamberlerden
bazlarna da bundan daha az insan iman etmi olacaktr. Nihayet Hz. Lutun
kavmi getirilecek. Ona kavmindeki, iki olundan baka kimsenin iman etmedii
belli olacak, Peygamberlere: "Sizler kendinize gnderilenleri tebli
ettiniz mi?" diye sorulacak onlar da: "Evet." diyeceklerdir.
Bunun zerine: "Buna dair kim ahitlik eder?" denilecek onlarda:
"Muhammed mmeti" diyeceklerdir. Bu defa Muhammed mmetine:
"Sizler, Peygamberlerin, ahitlii size braktklarn syleyebilir
misiniz? Bu hususta ne dersiniz?" denilecek, onlar da cevaben
diyeceklerdir ki "Ey rabbimiz, biz ahitlik ederiz ki onlar tebli
ettiler." Bunun zerine denilecekti ki :" Sizin bu ahitliinizin
doruluunu kim tasdik edecektir ?" Onlar da diyeceklerdir ki:
"Muhammed (s.a.v.) tasdik edecektir." Bu defa Muhammed (s.a.v.)
arlacak o da mmetinin doru sylediine ve Peygamberlerin tebli etmi
olduklarna dair ahitlik edecektir. te Allah tealann: "Bylece biz
sizin, insanlara kar ahitler olmanz, Peygamberlerin de size kar ahit
olmas iin sizi orta yolu tutan bir mmet kldk[129]yeti
bu hususu izah etmektedir. [130]
42- O gn,
inkr edip Peygambere isyan edenler, yerle bir olmay isterler. Allahtan
hibir sz gizlcyemezlcr.
te o kyamet
gnnde, Allahin birliini inkr eden kfirler ve Peygambere isyan edenler,
Allann, kendilerini yerle bir etmesini ve toprak olmalarn dilerler.
* Bu hususta baka bir
yette de yle buyurulmaktadir: "O gn kii yapt amellere bakar.
Kfir ise "Keke toprak olsaydm." der. [131]
yet-i kerimede:
"O kfirler, Allahtan hibir sz gizlemmeyezler." buyuru m
aktadr. Bundan maksat, "Mrikler azlaryla inkr etmeye kalksalar da
bizzat dier organlar, yaptklar amellere dair ahitlik edeceklerinden,
Allahtan hibir eyi gizleyemeyeceklerdir," demektir.
Bu hususta Said
b.Cbeyr diyor ki: "Bir adam gelip Abdullah b. Abbasa dedi ki: "Ben,
Allah tealann, bir yette, mriklerin kyamet gnnde yle diyeceklerini
zikrettiini grdm." Sonra iinde bulunduklar zor durumdan dolay:
"Rabbimiz olan Allaha yemin olsun ki biz ona ortak koanlardan
deildik." demekten baka araleri kalmaz. [132]
Dier bir yette ise "Allahtan hibir sz gizleyemezler."
buyurduunu grdm. (Bunlar birbirlerine zt deiller mi?)
Abdullah b. Abbas dedi
ki: "Mriklerin: "Rabbimiz olan Allaha yemin olsun ki biz ona ortak
koanlardan deildik." eklindeki szlerini, onlarn, cennete mslman
olanlar dnda kimsenin ginnediini grdkleri ve "Gelin biz de mrik
olduumuz inkr edelim." dedikleri zaman syleyeceklerdir. Bunun zerine
Allah onlarn azlarn mhrleyecek, onlarn mrik olduklarn elleri ve
ayaklan syleyecektir. te o anda Allahtan hibir sz gizleyemeyeceklerdir.
Nitekim Abdullah b.
Abbasn zikrettii bu husus u yette de beyan edilmektedir: "O gn biz
onlarn azlarn mhrleriz de bize elleri konuur. Ayaklan da ne
yaptklarna ahitlik eder. [133]
43- Ey iman
edenler, sarhoken ne sylediinizi bilinceye kadar namaza yaklamayn. Cnp
iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Yolcu olanlar mstesnadr. Eer
hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmise veya
kadnlara dokunmusanz ve bu durumda da su bulamamisanz, tertemiz bir toprak ile teycmmn
edin. Yzlerinize ve ellerinize srn. phesiz ki Allah, ok affeden, ok
balayandr.
Ey iman edenler, iki
ierek sarho olmuken ne sylediinizi bilinceye kadar namaza yaklamayn.
Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Fakat yolcu olup ta su
bulamayanlar mstesnadr. Onlar teyemmm ederler. Eer yaral veya baka bir
ekilde hasta iseniz veya shhatli olduunuz halde yolculukta iseniz yahut
kk veya byk abdest bozmaktan gelmiseniz veya cinsi mnasebette
bulunmusanz ve bu durumda abdest alacak veya cnplk-ten temizlenecek kadar
su bulamamsanz tertemiz bir toprak ile teyemmm edin.
yet-i kerimede:
"Sarhoken ne sylediiniz bilinceye kadar namaza yaklamayn."
buyuru m aktadr.
Mfessirler, burada
zikredilen sarholuun, neden meydana gelen bir sarholuk olduu hususunda iki
gr zikretmilerdir:
a- Hz. Ali,
Abdullah b. Abbas, Ebu Rezin, Mcahid, Katade ve brahim en-Nehaiye gre bu
yette zikredilen sarholuktan maksat, iki imekten meydana gelen
sarholuktur. Onlara gre bu yet-i kerime, ikinin kesin olarak yasaklanmasndan
nce nazil olmu, iki itikten sonra sarho olanlarn uyanp ne sylediklerini
bilinciye kadar namaza yaklamam al arn emretmitir. Daha sonra ise iki
kesin olarak yasaklanm ve bu yetin hkm neshedilmitir.
Bu hususta Hz. Alinin
unlar syledii rivayet edilmektedir:
"Bir gn
Abdurrahman b. Avf bize yemek yapt ve bizi davet etti ve bize iki iirdi.
ki bizi sarho etti. O srada namaz vakti gelmiti. Beni mam olarak ne
geirdiler. Ben de Kfrn suresini yanl bir ekilde yle okudum: "De
ki: "Ey kfirler, ben sizin yaptklarnza ibadet etmem. Biz ise sizin
taptklannza ibadet ederiz." Bunun zerine Alla teala " Ey iman
edenler, sarhoken ne sylediiniz bilinceye kadar namaza yaklamayn."
yetini indirdi. [134]
Ebu Vil, Ebu Rezin ve
brahim en-Nehai bu yetin ve Bakara suresinin iki yz on dokuzuncu yeti olan:
"Ey Muhammed, sana iki ve kumardan soruyorlar. De ki "Onlarda byk
gnahlar vardr. nsanlar iin baz faydalan da vardr. Ancak gnahlar
faydalarndan ok byktr." yetinin ve Nahl suresinin altm yeydinci
yeti olan: "Hurma aalarnn meyvelerinden ve zmlerden, sarho edici
ikiler ve gzel nzkiar edinirsiniz..." yetinin, ikinin kesin olarak
haram olduunu belirten Maide suresinin doksannc yetiyle neshedildi-ini
sylemilerdir.
b- Dehhaka
gre ise bu yette zikredilen sarholuktan maksat, uyku sarholuudur. Buna
gre Allah teala mminlere, uykudan dolay sarho bir haldeyken tamamen
kendilerine gelip ne sylediklerini bilinceye kadar namaza yaklamamalarn
emretmitir.
Taberi buradaki
sarholuktan maksadn, iki imekten meydana gelen sarholuk olduunu ve Alah
tealann, ikiyi kesin olarak yasaklamasndan nce mminlere, sarhoken namaza
yaklamamalarn emrettiim syleyen grn tercihe ayan olduunu
sylemitir.Zira bu yetin, iki imekten meydana gelen sarholuk hakknda
nazil olduuna dair, Resulullahn sahabilerinden, birbirini destekleyen
haberler zikredilmitir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Bu yette zikredilen sarholuktan
maksadn, iki imekle meydana gelen sarholuk olduu nasl sylenebilir? Zira
sarho olan akln kaybeder, deliler gibi olur. Delileri de herhangi bir vazife
ile ykml tutmak mmkn deildir. O halde sarho olan kimse nasl olur da
namaza yaklamamakla emrolunur?" Cevaben denir ki: "Sarholar akllarn
kaybeden deliler gibi deil, vcutlar uyuan ve hareketleri yavalayan
kimselerdir. Bu nedenle emir ve yasaklara muhatap olma durumundadrlar. ayet
birsarho tamamen akln kaybedip deli durumuna derse elbette ki bu yet-i
kerime ile muhatap olduu sylenemez.
yet-i kerimenin:
"Cnup iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Yocu olanlar
mstesnadr." diye tercme edilen ifadesi mfessirler tarafndan iki
ekilde izah edilmitir:
a- Abdullah
b. Abbas, Hz. Ali, Said b. Cbeyr, Mcahid, Hasan- Basri, Hakem ve bn-i Zeyde
gre bu ifadeden maksat, "Yolcu olanlar" demektir. Bunlara gre bu
cmlenin mns yledir: "Cnp olan kimse ykanmadan namaz klmasn.
Ancak yolcu olanlar mstesnadr. Onlar cnp olurlarsa teyemmm ederek namaz
klabilirler."
Bu hususta Abdullah b.
Abbasm unlar syledii rivayet edilmektedir: Men maksat, yolculuk
yapanlardr. Allah teala onlara buyurmutur ki: "Cnp iseniz, su
bulduunuz zaman ykanmadan nce namaza yaklamayn. ayet su bulamazsanz,
ben sizin iin topraa meshederek teyemmm yapmanz helal kldm."
Hz. Alinin de yle
syledii rivayet edilmektedir: "Cnp iken ykanmadan namaza
yaklamayn. Ancak misafir olup ta su bulamama durumunuz mstesnadr. Bu
takdirde teyammm edin."
b- Yine
Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr Hasan- Basri, brahim en Nehai, Ebu Ubeyde,
krime, Zhri, Yezid b. Habib ve Mcahide gre ifadesinden maksat, "Yoldan
geenler mstesnadr." demektir. Bunlara gre yetin bu blmnn mns
yledir: "Ey iman edenler, sarhoken ne sylediinizi bilinceye kadar
namaz klmak iin namazgahlara yaklamayn. Cnp olduunuzda da ykamncaya
kadar namazgahlara yaklamayn. Ancak namazgahtan, bir yol ura olarak
geenler mstesnadr. Bunlar cnp te olsalar ykanmadan nce namazgahlarn
iinden geebilirler."
Bu hususta Abdullah b.
Abbasn unlar syledii rivayet edilmektedir: Cnp iken mescide yaklama.
Ancak yolunun oradan gemi olmas durumu mstesnadr. Oradan bir geit olarak
geebilirsin. Fakat orada oturma."
Yine Abdullah b.
Abbasn, Hayzh olan kadnn ve cnp bir kimsenin, iinde oturmadka
mescitten gemelerinde bir saknca yoktur." dedii rivayet edilmektedir.
Taberi, bu ikinci
grn tercihe ayan okluunu ifadesinden maksadn "Ancak namaz klnan
yerlerden gelip geenler mstesnadr." demek olduunu sylemitir. nk
yetin devamnda: "Eer hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz
tuvaletten gelmise veya kadnlara dokunmusa-nz ve bu durum da su
bulamamisanz tertemiz bir toprakla teyemmm edin." bu yum I m akta ve
cnp olan yolcunun hkm beyan edilmektedir. yetin bu blmnde nce
zikredilen ifadesini de yolcu olarak izah etmekle yetin, lzumsuz bir
tekrarda bulunduu sylenmi olur ki bu doru deildir. Dier yandan
kelimesinin tretildii fiilinin Arapadaki mns, "Yolun veya nehirin
bir yanndan dier yanna gemektir." Buradaki sfat da namazgahn bir
tarafndan dier tarafna geeni ifade etmektedir.
Ayet-i kerimede:
"Eer hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten
gelmise veya kadnlara dokunmusanz ve bu durumda da su bula-mamsanz
tertemiz bir toprakla teyammm edin." bu yun m aktadr.
Mfessirler, burada
zikredilen hastann na! bir hasta olduu farkl ekillerde izah etmilerdir.
a-
Bazlarna gre burada zikredilen "Hasta"dan maksat, bir yeri knlan
veya yaralanan yahut bir yerinde yara kan, su ile ykand takdirde zarar greceinden
korkan kimselerdir.Bu gibi kimselerin teyemmm etmeleri caiz olur. Bu grte
olanlardan Abdullah b. Mes'uda gre burada zikredilen "Hasta"dan
maksat, bir yeri krlan veya yaralanandr. Ebu Malik ve Sddiye gre ise
"Bir yeri yaralanandr." Said b. Cbeyre gre "Bir yeri
yaralanan ve kendisinde yara meydana gelen yahut iek hastalna
yakalanandr."
b- bn-i
Zeyde gre ise burada zikredilen "Hasta"dan maksat, suyu kullanamayacak
derecede hasta olan ve kendisine su getirin ykayacak kimsesi de bulunmayan
hastalardr. te byle bir hastann teyammm etmesi caizdir.
Taberi diyor ki:
"yetin te'vili yledir: "Eer sizler yaralanacak oluanz veya bir
yerinizde yara kacak olursa yahut bir yeriniz krlacak olursa ya da
cnplkten ykanmaya gcnz yetmeyecek kadar hasta olursanz ve o srada
yolcu olmayp meskun iseniz temiz toprakla teyemmm edin."
yet-i kerimede geen
ve "Tuvalet" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Geni
bir vadi" demektir. Tuvalet olarak zel yerler yaplmadan nce insanlar
beeri ihtiyalarn bu gibi vadilerde giderdikleri iin "Tuvalet
yeri" mnsna bu kelime kuli an m tr.
yet-i kerimede geen
ve "Kadnlara dokunmusanz" diye tercme edilen ifadesi,
mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir.
a- Abdullah
b. Abbas, Hz. Ali, Katade ve Hasan- Basriden nakledilen bir gre gre burada
zikredilen "Kadanlara dokunmak"tan maksat, kadnlarla cinsi
mnasebette bulunmaktr. Bu grte olanlara gre yet-i kerimede, kadnlarla
cinsi mnasebette bulunan kimsenin su bulamamas halinde teyemmm etmesi
emredil inektedir.
krime diyor ki:
"Said b. Cbeyr, Ata b.Ebi Rebah ve Ubeyd b. Umeyr bu yette zikredilen
"Dokunmak"tan neyin kastedildii hususunda ihtilaf ettiler. Said b.
Cbeyr ve Ata, buradaki "Dokunmak"tan maksadn, kadnlara cinsi mnasebete
varmayacak derecede dokunmak olduunu sylemiler, Ubeyd ise burada ifade
edilen "Dokunmak"tan maksadn, cinsi mnasebette bulunmak olduunu
sylemitir. Onlar bu meseleyi tartrken, Abdullah b. Abbas kp gelmi
meseleyi ona sormular o da u cevab vermitir: "Arap olmayan iki kii
hata etmiler, Arap olan kii ise isabet etmitir. Buradaki dokunmak'tan
maksat, cinsi mnasebette bulunmaktr. Fakat Allah teala, rtl ve nezih bir
ekilde ifadede bulunmutur.
b- Abdullah
b. Mes'ud, Ubeyde es-Selmani, Abdullah b. mer, mir e-a'bi, brahim
en-Nehai, Hakem, Hammad ve Ebu Ubeydeden nakledilen ikinci
bir gre gre bu yette zikredilen
dokunmak'tan maksat, erkein, kadnn vcuduna eli veya herhangi bir azas ile
dokunmasdr. Cinsi mnasebette bulunmak deildir. Bunlara gre kadnn
vcudundan herhangi bir yere plak olarak eliyle dokunan veya onu pen erkein
abdesti bozulur. O erkein yeniden ab-dest almas gerekir.
Taberi diyor ki:
"Bu iki grten tercihe ayan olan gr, bu yette zikredilen
"Dokunmak"tan maksadn, cinsi mnesebette bulunmak olduunu syleyen
grtr. Cinsi mnasebetin dndaki dier dokunmalar deildir. Zira bu
hususta Resulullamn, hanmlarndan bazlarn ptkten sonra abdest almadan
namaz kldna dair sahih haberler zikredilmitir.
Hz. Aie (r.anh.)
Resulullahn kendisini ptn ve ondan sonra da abdest almadn
sylemitir[135] Dier bir rivayette Hz.
Aie yle demitir:
"Resulullah,
hanmlarndan birini pt sonra kp namaza gitti ve abdest de almad. [136]
Zeyneb e-Sehmiye, Hz. Aienin, unlar sylediini rivayet etmitir.
"Resulullah
abdest alrd. Sonra perdi ve namaz klard. Abdest de almazd. Bunu bana
yapt da olmutu[137]
Taberi, mmti
Selemenin de Resulullahtan.benzeri bir hadisi rivayet ettiini sylemitir. [138]
Mfessirler, bu yet-i
kerimenin kimler hakknda nazil olduu hususunda iki gr zikretmilerdir:
a- brahim
en-Nahai'ye gre bu yet-i kerime, yaralanm olan ve yaral iken.cnp olan
sahabiler hakknda nazil olmutur. Onlar bu durumlarm Resu-lullah'a
anlatmlar bunun zerine bu yet inmi ve onlarn teyemmm edeceklerini beyan
etmitir.
b- Hz. Aie
ve dier baz sahabilere gre bu yet-i kerime, bir yolculuk esnasnda cnp
olan ve ykanmak iin su bulamayan sahabiler hakknda nazil olmu ve onlarn
toprakla teyemmm eTielerini beyan etmitir.
Bu hususta Hz. Aie
(r.anh.) diyor ki:
"Biz, bir
yolculuu srasnda Resulullah ile beraber gitmitik. "Beyda" veya
"Zatlcey" denen yere vardmzda gerdanlm koptu. Resulullah onu
aramaya giriti. nsanlar da onunla beraber aryorlard. Oniar bir su banda
deillerdi. nsanlar Ebubekir'e gittiler ve ona: "Aienin ne yaptn
gryor musun? O, Resuluilah' ve insanlar yolundan alkoydu, insanlar ne bir
suyun ba-mdalar ne de onlarn yannda su bulunuyor." dediler. Bunun
zerine Ebubekir kp geldi. O srada Resulullah ban dizime koymu ve
uyumutu. Ebubekir: "Sen Resuluilah' ve insanlar yolundan alkoydun.
Onlar bir su banda deiller. Yanlarnda su da yok." dedi. Babam Ebubekir
bana ok sitem etti ve Allah'n diledii kadar szler syledi. Eliyle brme
drtyordu. Benim hareket etmeme, Resulullah'm dizimde uyumas engel oluyordu.
Nihayet Resulullah sabah olunca kalkt. Orada hi su yoktu. te o srada
Allah, teyemmm yetini indirdi. Orada bulunanlar teyemmm ettiler. seyd b.
Hudayr da: "Ey Ebubekir ailesi, bu sizin ilk bereketiniz deildir."
dedi. Biz, zerine binmi olduum deveyi kaldrdk. Gerdanlm onun altnda
bulduk."[139]
Taberi bu hadisi Hz.
Aie'den eitli ekillerde rivayet etmitir.
yet-i kerimede geen
ve "Toprak" diye tercme edilen ( kelimesi, Katade tarafndan
"Aa ve bitki olmayan yer", bvi Zeyd tarafndan "Dz
yer", Amr b. Kays tarafndan, "Toprak", dier bir ksm limler
tarafndan ise "Toprak ve tozlu yeryz" diye izan edilmitir.
Taberi bu kelimeden
maksadn, "Bitkilerden, aalardan, binalardan arnm olan dz
yer." olduunu syleyen grn doru olduunu sylemitir.
Ayet-i kerimede,
teyemmm eden kimseye, yzn ve ellerini topraa snnesi emredil inektedir.
Mfessirler, teyemmm
eden kimsenin, ellerinin ne kadarn topraa srme mecburiyetinde olduu
hususunda gr zikretmilerdir.
a- Ammar b.
Yasir, mir e-a'bi, krime, Evzai ve Mekhul'dcn nakledilen bir gre gre,
teyemmm eden kimse ellerini topraa srp bileklerine kadar mesheder.
Bileklerinden yukar, dirsee doru herhangi bir yerini meshet-mez.
Bunlar, grlerine
delil olarak, Abdurrahman b, Ebza'dan rivayet edilen u hadis-i erifi
gstermilerdir:
"Bir adam mer'e
geldi. Ben cnp oldum fakat su bulamyorum." dedi. mer ona "Namaz
klma" dedi. Bunun zerine Ammar, "Ey m'minlerin emin, hatrlamyor
musun bir zaman ben ve sen bir mfrezede buunuyoduk. kimiz de cnp olmutuk
ve su bulamamtk. Sen namaz klmamtm. Ben ise toprakta yuvarlanm ve
namaz klmtm. . Resulullah da buyurmutu ki: "Senin iki elini yere
vurman sonra da onlara flemen daha sonra da o ikisiyle yzn ve ellerini
meshetmen senin iin kfi idi... [140]
Hadisin dier bir
rivayetinde Resulullah Ammar'a:
"yle yapman
senin iin yeterliydi." buyurmu ve Resulullah iki elini yere vurmu,
onlara tiflemi ve onlarla yzn ve iki elini meshetmitir." [141]
Grld gibi bu
grte olanlar, teyemmmde ellerin, sadece bileklere kadar meshedilmesinin
yeterli olduunu, zira Kur'an- Kerim'de "El" kelimesi zikredilince
bilee kadar olan ksmnn kasdedildiini sylemilerdir. Nitekim hrszlk
yapan erkek ve kadnn ellerinin kesilmesi emredilmi ve bunlara hrszlk
cezas uygulanrken de elleri bileklerinden kesilmitir. Bu da gstermektedir
ki bu yette teyemmm hususunda zikredilen "El"den maksat da bilee
kadar olan el'dir.
b- Abdullah
b. mer, Hasan- Basri ve mir e-a'bi'ye gre ise teyemmmde ellerin
meshedilme snr, dirseklere kadardr. Zira abdest alrken eller dirseklere
kadar ykanr. Allah Tel, teyemmm eden kiiden, ban ve ayaklarn
meshetme ykmllklerini kaldrm fakat onlarn, yzlerini ve ellerini
toprakla meshetmelerini emretmitir. Bundan anlalmaktadr ki, teyemmmde
ellerin meshedilme snrlan, abdest alrken ykanan yerlerdir.
Taberi, bu grte
olanlarn, Ebu Cheym'den rivayei edilen u hadisi delil gsterdiklerini
zikretmitir. Ebu Cheym diyor ki: "Ben, Resulullah'm, kk abdest ini
bozduunu grdm. Ona selam verdim o benim selamm almad. htiyacn grnce
bir duvarn nnde kalkt. Ellerini duvara vurdu. Onlarla yzn mesnetti.
Ellerini tekrar duvara vurdu ve ellerini dirseklerine kadar mesnetti.
Ondan sonra benim
selamm ald... [142]
c- Zhri'ye
gre ise teyemmm eden kimse ellerini omuzianna ve koltuk altlarna kadar
meshetmek zorundadr. Zira yzn meshederken btnn meshettii gibi ellerini
meshederken de btn kolunu meshetmesi gerekir.
Bu grte olan
limler, grlerine delil olarak Amrnar b. Yasir'den rivayete dilen u hadisi
zikretmilerdir;
"Resululah,
"Ult Cey' denen yerde konaklad. Yannda hanm Aie de bulunuyordu.
Aie'nin, Zfar ehri boncuklarndan olan gerdanl kopup dmt, insanlar
onu aramak iin hareketten ahkonmu oldular. Nihayet tan yeri aard.
nsanlarn yannda su da yoktu. Ebubekir Aieye kzd ve ona dedi ki:
"nsanlar yolundan alkoydun. Onlarn yannda su da yok." Bunun
zerine Aziz ve Celil olan Allah, temiz toprakla teyemmm etme ruhsatm
ndirdi. Mslmanlar Resululah ile birlikte kalkp ellerini topraa vurdular.
Sonra ellerini yukar kaldrdlar.
Topraa silkelemediler
ve elleriyle yzlerini ve dtan omuzlarna iten de koltuk altlarna kadar olmak zere ellerini
mesnettiler." [143]
Taberi, zikredilen bu
grten birinci grn tercihe ayan olduunu, teyemmm eden kimsenin,
ellerini bileklerine kadar meshetmek mecburiyetinde olduunu zira oraya kadar
meshetme hususunda icma bulunduunu ancak bileklerden yukarya doru
meshetmenin gerekli olmayp caz olduunu, teyemmm eden kimsenin, dirseklerine
veya omuzianna kadar meshetmesinin bir mahzuru olmadn sylemitir. nk
Allah teala, teyemmm eden kimse iin ellerini meshetme hususunda bir snr
koymamtr. Ancak, bilikere kadar meshetmenin gerekli olduu icma ile
sabittir. Teyemmm edenin buna uyma mecburiyeti vardr. Bileklerden yukarsnn
meshedilmesi ise ihtilafl bir meseledir. Bu itibarla teyemmm eden kimse
bileklerden yukarsn meshedip etmemekte serbesttir.
Mfessirler, cnp
olan kimsenin de teyemmm etme ruhsatndan faydalanp faydalanamayaca
hususunda iki gr zikretmilerdir:
a- Abdullah
b. Abbas, Hz. Ali, Hasan- Basri gibi, yet-i kerimedeki "Kadnlara
dokunma" ifadesini "Kadnlarla cinsi mnasebette bulunma"
eklinde izah eden sahabi, tabiin ve tebe-i tabiinler, teyemmm etme hususunda
cnp olan kimsenin de abdestsiz olan kimse gibi olduunu, onun da su
bulamamas halinde temiz toprakla teyemmm ederek cnplkten kp temiz
olacan, ancak su bulduktan sonra ykanacan sylemilerdir. Zira cnp
olan kimsenin, teyemmm ederek temiz olaca hususunda Resulullah'tan, pheyi
bertaraf edecek derecede salam rivayetlerle hadisler zikredilmitir.
b- Abdullah
b. Mes'ud, mer b. el-Hattab ve brahim en-Nehai'den nakledilen dier bir
gre gre cnp olan kimsenin, ykanmaktan baka temizlenme yolu yoktur.
Byle bir kimsenin toprakla teyemmm ederek temizlenmesi mmkn deildir. Zira
teyemmm, cnp olmayanlar iin verilen bir ruhsattr. Bu grte olanlar,
yette geen "Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn" ifadessini,
"Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klnan yere yaklamayn. Ancak
oradan geip gitmeniz hari." eklinde izah etmiler ve demilerdir ki
"Allah teala, cnp olan kimseye, gusl etmeden namaz klnan yere
yaklamamasn ve ona teyemmm etmesini emretmem itir. Bundan da anlalmaktadr
ki, cnp olann, temizlenmek iin ykanmaktan baka aresi yoktur. Bu grte
olan limler, yette geen "Kadnlara dokunma" ifadesini, "Kadnlarla
cinsi mnasebette bulunma" haricinde ve onlarn avret mahallerinin dnda
herhangi bir yerlerine dokunma eklinde izah etmilerdir.
Bu hususta akiyk
diyor ki:
"Ben, Abdullah b.
Mes'ud ve eb Musa el-E'ari ile birlikte otunyordum. Ebu Musa, Abdullah'a
dedi ki: "Ey Ebu Abdurrahman, ne dersin, bir adam cnp olsa da bir ay su
bulamayacak olsa o, namaz ne yapacaktr?" Abdullah dedi ki: "Bir ay
su bulamasa dahi teyemmm yapamaz," Bunun zerine Ebu Musa dedi ki:
"Maide sresindeki, "ayet su bulamamisanz teiniz toprakla teyemmm
edin. [144] yeti ne olacaktr? Abdullah
dedi ki: "ayet bu yetie onlara ruhsat verilecek olsa su kendilerine her
souk geldiinde byk bir ihtimalle toprakla teyemmm etmeye kalkarlar."
Bunun zerine Ebu Musa, Abdullah'a dedi ki: "Sen Ammar'n u szn
duymadn m? Ammar demiti ki: "Resulul-lah beni bir i iin grden-niti.
Ben cnp oldum ve su bulamadm. Hayvanlarn yuvarlanmas gibi toprakta
yuvarlandm. Sonra Resulullah'a geldim ve meseleyi ona anlattm. O da buyurdu
ki: "ki elinle yle yapman seni iin kfi idi." Sonra Resulullah
elleriyle yere bir defa vurdu. Sol eliyle sa elini mesnetti ve iki elinin d
taraflarm ve yzn de mesnetti.. Ammar'n bunu anlatmas
zerine Abdullah b. Mes'ud eddi ki:
"Sen grmedin mi (Ammar bunu mer'e anlatt. Fakat) mer, Ammar'in szne
kanaat getirmedi." [145] Abdurrahman b. Ebza
diyor ki:
"B'iz, mer b.
el-Hattab'in yannda bulunuyorduk. Bir adam gelip ona dedi ki: "Ey
mminlerin emin, bazan bizler bir ay iki ay bekliyor su bulamyoruz..."
Bunun zerine mer dedi ki: "Ben su bulamayacak olsam, onu- buluncaya
kadar namaz klmam." Bunun zerine Ammar b. Yasir dedi ki:
"Hatrlyor musun ey mminlerin emiri, ben u ve u yerde bulunuyordum.
Biz o zaman deve gdyorduk. Sen biliyorsun ki ikimiz de cnp olmutuk."
mer dedi ki: "Evet hatrlyorum." Ammar dedi ki: "Ben toprakta
yuvarlanmtm. Resulullah'a gelip yaptm anlattm. Bunun zerine
Resulullah gld ve buyurdu ki: "Yeryz senin iin kfi idi."
Resulllah iki elini yere vurdu. Sonra onlar fledi. Elleriyle yzn ve
kollarnn bir ksmn mesnetti."
Bunun zerine mer
dedi ki: "Ey Ammar, Allah'tan kork." Ammar.da dedi ki: "Ey
mminlerin emiri istersen ben bunu kimseye bunu anlatmam." mer dedi ki:
"Hayr, fakat biz seni bu hususta takibettiin yolda serbest brakrz." [146]
Taberi diyor ki:
"Bu hususta doru olan gr, cnp olan kimsenin de teyemmm ederek
temizleneceini syleyen grtr. Zira bu yette zikredilen "Kadnlara
dokunmak"tan maksat, daha nce de zikrettiimiz gibi onlarla cinsi
mnasebette bulunmaktr. Ayrca cnp olan kimsenin, su bulamad takdirde
teyemmm ederek temizlenecei hususunda Resulullah'tan bir ok sahih hadis
nakledilmitir. Biz bunlardan sadece bir ksmn nakletmekle yetindik. Zira
hepin uzatmak istemedik.
Mfessirler, su
bulamayp da teyemmm eden kimsenin, her namaz vakti iin teyemmm yenilemek
zorunda olup olmad hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Hz. Ali,
Abdullah b. mer, a'bi, Katade, Yahya b. Said, Abdiilkerim b. Rebia ve brahim
en-Nehai'ye gre teyemmm eden kimse her namaz vakti iin teyemmm yenilemek
zorundadr. Teyemmm etme abdest almaya benzememektedir. Yani abdest alan
kimse abdesti bozulmadka o abdestle namaz klmaya devam edebilir. Fakat
teyemmm eden kimse, teyemmm bozulmasa dahi her namaz iin teyemmmn
yenilemek zorundadr.
b- Hasan-
Basri ve Ata'ya gre ise teyemmm eden kimse teyemmm, abdesti bozan eylerle
veya suyun bulunmasyla bozulmadka o teyemmm ile diledii kadar nafile ve
vakit namaz klabilir. Bu hususta Hasan- Basri'nin u-nu syledii rivayet
edilmektedir: "Bir adam, abdesti bozulmadka btn vakit namazlarn bir
abdestle klar. Teyemmm de bunun gibidir."
Taberi diyor ki:
"Sahih olan gr, "Teyemmm eden kimsenin her namaz vakti iin
teyemmmn yenilemesi gerekir." diyen grtr. Zira, Allah teala, namz
klmaya kalkan her insana su ile temizlenmesini, su bulamad takdirde de
teyemmm etmesini emretmitir. Bu emrin gerei olarak aslnda her namaz vakti
iin abdest almak, su bulunmadnda da teyemmm etmek icabet-mektedir. Ancak
hadis-i erifler, abdesti alan kimsenin namaza kalkmas halin-de, daha nceden
var olan abdestinin kendisi iin yeterli olduunu, yeniden ab-dest almas
gerekmediini beyan etmiler bu nedenle her namaz iin, abdest bo-zulmadka
yeniden abdest almann gerekli olmadn anlatmlardr. Teyemmm een kimse
iin ise hadislerde byle bir aklama olmadndan, yeti kerimenin genel
ifadesi geerlidir. Teyemmm edenin her namaz iin teyemmm yenilemesi
gerekmektedir.[147]
44-
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri grmyor musun? Onlar sapkl satn
alyor ve sizin de doru yoldan sapmanz istiyorlar.
Ey Muhammed,
kendilerine ilahi kitaptan bir pay verilen u Yahudilerin haline bir bakmaz
msn? Onlar iman brakp, senin Peygamber!iini yalanlayarak doru yolu terkediyor
ve sapkl satn alyorlar. Sizin de doru yoldan sanp kendileri gibi
olmanz istiyorlar.
krime ve Abdullah b.
Abbas, bu yet-i kerimenin, Yahudilerden Rifaa b. Zeyd b. et-Tabut hakknda
nazil olduunu sylemilerdir.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas'n unlar syledii rivayet edilmitir: "Rifaa, Yahudilerin ileri
gelenlerinden birisi idi. Resulullah konutuunda bu kii dilini eer bkerdi
ve "Ey Muhammed, konuurken bize zen gster ki seni an-layabilelim."
derdi. Sonra bu kii slm'a dil uzatt. Onu ayplad. Bunun zerine Allah
teala bu yeti ve bundan sonra gelen iki yeti indirdi.
yet-i kerimede
Resulullah'a; "Grmyor musun?" eklinde bir soru yneltilmitir.
Burada ifade edilen "Grmek"ten maksat, baz limlere gre "Sana
bildirilmeli mi?" demektir. Dier bazlarna gre ise "Sen bilmiyor
musun?" demektir.
Taberi'ye gre ise
buradaki "Gnnek"len maksat, ka!b gzyle grmektir. [148]
45- Allah,
si/.in dmanlarnz ok iyi bilir. Dost olarak Allah yeter. Yardmc olarak
da Allah yeter.
Allah sizin
dmanlarnz olan Yahudileri ok iyi bilir. Onlarn telkinlerini kabul
etmeyin. Yoksa helak olursunuz. Dost olarak Allah size yeter. Yardmc olarak
da Allah size kfidir. Ona gvenin, ondan dileyin. Ondan baka kimseden
istemeyin. nk o sizin iin kfidir. [149]
46-
Yahudilerden bir ksm, sz esas manasndan kaydrp: "iittik kar
geldik. Dinle iitmez olas. " derler. Yine dillerini eerek ve dini ktleyerek
"Raine" derler. Eer onlar: "ittik itaat ettik. Dinle v c bizi
gzet." deselerdi kendileri iin daha hayrl ve daha doru olurdu. Fakat
AI-Jah onlara, inkrlarndan dolay lanet etmitir. Onlardan iman eden ok
azdr.
Dmanlarnz olan
Yahudilerden bazlar, Tevrat'ta bulunan Allah'n kelamn asl yerinden ar
baka yere koyarlar. eitli ekillerde yorumlarlar. "Ey Muhammed, szn
dinledik fakat emrine isyan ettik. Dinle iitmez olas." Veya: "Sen
bizi dinle biz seni dinlemiyoruz." derler. Yine dillerini eip bkerek
"Raine" derler.
Eer bu Yahudiler
"ittik kar geldik" diyeceklerine: "Ey Muhamed iittik Vv
sana itaat ettik. Sana konutuklarmz dinle ve bizlere, konutuunu anlamamz
iin bizi gzet," demi olsalard bu kendileri iin Allah katnda daha
hayrl ve daha doru bir sz olurdu. Fakat Allah, Yahudileri, senin Peygamberliini
inkr etmelerinden ve sana gelen apak delilleri yalanlamalarndan dolay
lanetledi. Rahmetinden uzaklatrd. Zaten onlarn pek az iman eder. Veya
onlar, Musa'nn Peygamberlii gibi pek az eye iman ederler.
"Raine"
kelimesi, Yahudilerin dilinde hem svmek hem de "Gzet, koru"
mnsna geliyordu. Yahudiler bu kelimeyi kullanmakla Hz. Muhammed (s.a.v.)e
hakaret etmek gayesini gdyordu. [150]
47- Ey
kendilerine kitap verilenler, bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak, nn
arkasna evirmeden veya cumartesi ehline lanet ettiimiz gibi onlara lanet
etmeden, yannzdaki kitaplar tasdik eder olduu halde indirdiimiz Kur'an'a
iman edin. Allah'n emri mutlaka yerine gelir.
Ey kendilerine kitap
verilen Yahudi topluluu, bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak nn
arkasna evirmeden veya soyunuzdan, cumartesi gn kendileri iin kutsal
olarak seilen Yahudilere lanet edip onlar rezil ve rsvay ettiimiz ve onlar
maymunlar ekline soktuumuz gibi, sizi de ayn akbetlere uratmamzdan nce,
elinizdeki Tevrat' dorulayan ve Muhammed'e indirilen Kur'an'a iman edin.
Allah'n emri mutlaka yerine gelir. Onun diledii her ey annda oluverir.
Burada zikredilen ve
"Bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak nn arkasna evime"
ifadesinden neyin kasdediklii hususunda eili grler ileri
srlmtr.
a-
Bazlarna gre, yzlerin silinmesinden maksat, onlarn silinip kafann ense
taraf gibi olmalardr.
b- Abdullah
b. Abbas, Atyye el-Av ve Katade'ye gre, yzlerin silinmesinden maksat, nde
bulunan gzlerin silinip kr edilmesi ve gzlerin ense tarafna gemesidir.
Byle olan kimseler gerisin geri yrmek zorunda kalacaklardr.
c- Mcahit!,
Hasan- Basri, Sddi ve Dehhak'a gre yzlerin silinmesinden maksat, hakk
grmeye kar kr olmalar, gerisin geri gitmelerinden maksat ise sapkla ve
inkra dmeleridir.
d- bn-i
Zeyd'e gre yzlerin silinmesinden maksat, yaadktan yerlerden zlerinin
silinmesi, gerisin geri gitmelerinden maksat ise, Yahudilerin tekrar am'a
dndrlmeieridir.
e- Dier bir
ksm mfessirlere gre ise bu ifadeden maksat,
yzlerinin . eklini kaybedip
maymunlarn yz gibi olmas ve deta kafann ense tarafna benzemesidir.
Taberi, burada tercih
edilen grn "Yzleri silinip gzleri enseye evi-rilecek ve bylece
gerisin geri yrmek zoanda kalacaklardr." diyen gr olduunu
sylemitir.
Taberi bu gr
tercih ediinin sebebi olarak zetle unlar zikretmitir: Allah teala bu
yet-i kerime ile, ellerinde bulunan kitab verip sapkl satn alan Yahudileri
tehdit etmi, onlarn yzlerini silip gerisin geri yrmek zorunda
brakacan bildirmitir. Bu itibarla burada ifade edilen yzleri silmekten
maksadn, insanlarn basiretlerini kapatp onlar sapkla drmek olduunu
sylemek doru deildir. Zira Yahudiler zaten sapklk iindedirler. Keza yzlerin
silinmesinden maksat, "Onlarn yzleri ense haline getirilecektir."
diyen gr de sahabi, tabiin ve onlardan sonra gelen limlerin grlerine
muhalif olduundan az bir giitr, sahih deildir. Yine "Onlarn
yzlerinin silinmesi'nden maksat. Onlarn yaadklar yerlerdeki izleri
silinecek ve am'a doru gitmek zorunda kalacaklardr." diyen gr de
isabetli dekli. Zira "Yzler" kelimesi Arapada genelde, ensenin
zdd olan yz anlamnda kullanlr.
Allah tealann
kitabn, indii dilin en ok kullanlan ekliyle izah etmek elbetteki daha
evladr.
Taberi diyor ki:
"ayet elenecek oiursaki: Bu yet-i kerime, senin izah ettiin gibi
Yahudiler hakknda nazil olmusa yette tehdit konusu olan husus on-, larn
bana gelmi midir?" Cevaben denilir ki: "Hayr gelmemitir. Zira
onlardan Abdullah b. Selam, Sa'lebe Sa'ye, Esed b. Sa'ye, Esed b. Ubeyd,
Muhayrk ve bunlarn dnda
bir topluluk mslman olmulardr. Onlarn mslman olmalar da kendilerinden,
yette beyan edilen azab uzaklatrmtr.
Bu yetin Yahudiler
hakknda nazil olduunu ispatlayan bir husus da Abdullah b. Abbas'tan
nakledilen u hadistir: Abdullah b. Abbas demitir ki: "Re-sulullah,
Yahudi hahamlarndan Abdullah b. Suriya ve Ka'b b. Eref gibi ileri gelenlere
konutu ve onlara dedi ki: "Ey Yahudi topluluu, Allah'tan korkun,
mslman olun. Allah'a yemih olsun ki sizler benim size getirdiim eyin hak
olduunu biliyorsunuz. "Onlar da dediler ki: "Ey Muhammed biz bunu
bilmiyoruz." Bylece bildikleri eyi inkr ettiler.. Kfirliklerinde
srar ettiler. Allah teala da: "Ey kendilerine kitap verilenler..."
yetini indirdi.
brahim en-Nehai,
Ka'bul Ahbar'n bu yet-i kerimeyi iitmesi zerine, yetin beyan ettii
azaptan korkarak Yahudi iken mslman olduunu sylemitir. [151]
48- phesiz
ki Allah, kendisine ortak koulmasmraffetmez. Bunun dmdakini diledii kimse
iin affeder. Kim Allah'a ortak koarsa phesiz byk bir gnah ile iftira
etmi olur.
phesiz ki Allah,
kfir olan ve kendisine ortak koam affetmez. Bunlarn dndaki gnahlar
diledii kimseden balar. Kim Allah'a oitak koarsa, Allah'n birliini inkr
ettii iin byk bir iftirada bulunmu ve byk bir gnah ilemi olur.
Bu yet-i kerime,
Allah'a ortak komann dndaki byk gnahlarn affedilip edilmemesinin,
Allah tealann dilemesine bal olduunu, diledii kimseden bu gnahlar
affedip dilediine de azap edeceini beyan etmektedir. Nitekim dier yetlerde
de yle buyurulmaktadr: "Allah'a samimiyetle iman edin. Ona ortak
koanlardan olmayn. Kim Allah'a ortak koarsa sanki o, gkten dp kular
tarafndan kaplm veya rzgarla uzaklara srklenmi gibidir. [152]Kim
allah'a ortak koarsa phesiz ki Allah ona cenneti haram klmtr." [153]
Abdullah b. mer bu
yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda unlan soylemistir: "Ey Muhammed,
kullanma yle dediimi syle: Ey kendi aleyhlerine haddi aan kullarm,
Allah'n rahmetinden midinizi kesmeyin. phesiz ki al-lah btn gnahlar
balar. [154] yeti nazil olunca bir
kii ayaa kalkt ve dedi ki: "Ey Allah'n Resul, Allah'a ortak komay
da m? "Resulullah bundan holanmad ve "phesiz ki Allah, kendisine
ortak koulmasn affetmez." yetini okudu.
Yine Abdullah b. mer
diyor ki: "Biz sahabiler topluluu, adam ldrenin, yetim mal
yiyenin.yalan yere ahitlik edenin ve akrabalk ban koparann
cezalandrlacanda hi phe etmiyorduk. Nihayet, "phesiz ki Allah
kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun dndakilerini diledii kimse
iin affeder." yeti nazil oldu. Biz byle dnmekten vazgetik. k bu
yet beyan etti ki, her byk gnah ileyen, Allah'n iradesine kalmtr.
Allah dilerse onu affeder dilerse azabeder. Yeter ki iledii byk gnah,
Allah'a ortak komak olmasn." [155]
49-
Kendilerini temize karanlar grmyor musun? Hayr, ancak Allah dilediini
temize karr.Onlara kl kadar zulmedilmez.
Kendilerini temize
karan Yahudi ve Hristiyanlar grmez misin? Onlar "Biz hata ilemeyiz,
biz gnah ilemeyiz, biz, Allah'n oullan ve dostlaryz. [156]"Cennete
ancak Yahudi olanlar veya Hristiyanlar girecektir." [157]
eklinde iddialarda bulunurlar. Halbuki yaratklarndan dilediini temize
karacak olan ancak Allah'tr. Hibir kimseye de kl kadar zulmedilmeyecektir.
Mfessirler burada,
kendilerini temize karanlardan kimlerin kaste diklii hususunda iki gr
zikretmilerdir:
Bazlarna gre
bunlardan maksat, Yahudilerdir, bazlarna gre ise bunlardan maksat, hem
Yahudilerdir hem de Hristiyanlardr.
Mfessirer, bu yette
kendilerini temize kardklar beyan edilen insanlarn, kendilerini ne
ekilde temize ikannak istedikleri hususunda da eitli grler
zikretmilerdir.
a- Kalade ve
Sddi'ye gre bunlar, Allah dman Yahudilerdir. Bunlar, hadlerine dmeyen
eyleri syleyerek kendilerini temize karmak istemilerdi. "Bizler,
Allah'n oullar ve dostlaryz." demiler. "Bizim gnahmz
yoktur" diye iddiada bulunmulardr.
b- Hasan-
Basri ve bn-i Zeyd'e gre ise burada "Kendilerini temize karanlardan
maksat, Yahudi ve Hristiyanlardir. nk onlar, "Biz, Allah'n oullan ve
dostlaryz." "Cennete ancak Yahudi ve Hristiyan olanlar
girecektir." eklinde iddialarda bulunmulardr.
c- Mcahid,
Ebu Malik ve krime'ye gre ise burada kendilerini temize karanlardan maksat,
Yahudilerdir. Kendilerini temize karma ekilleri ise namaz klarlarken,
gnahsz olduklar kanaatyia kk ocuklar kendilerine imam edinmeleridir.
d- Abdullah
b. Abbas'a gre bunlar Yahudilerdir. Kendiierini temize karmalar ise
"ocuklarmz bize efaati olacak ve onlar bizi temize karacaklardr."
eklindeki szleridir.
c- Abdullah
b. Mes'ud'a gre ise yette zikredilen bu insanlarn, kendiierini temize
karmalar, bir ksmnn dierini temize karmasdr.
Taberi diyor ki:
"Tercihe ayan olan gr, burada zikredilen insanlarn kendilerini temize
karmalar, gnahsz ve hatasz olduklarn iddia etmeleridir. Zira Allah
teala bu gibi insanlarn byle szlerle kendilerini temize karmalarn baka
yetlerde de beyan etmitir.
Ayet-i kerimede geen
ve "Onlara kl kadar zulmedilmez." eklinde tercme edilen cmledeki
"Kl kadar" eklinde izah edilen kelimesi, mfessirler tarafndan
iki ekilde izah edilmitir.
a- Abdullah
b. Abbas, Ebu Malik ve Sddi'ye gre kelimesinin mns "Parmaklarn
arasndan ve avularn iinden kan kir" demektir.
b- Yine
Abdullah b. Abbas, Ata b. Ebi Rebah, Mcahid, Katade, Dehhak ve Atiyye'den
nakledilen dier bir gre gre kelimesinden maksat, hurma ekirdiinin ortasndaki yarn
iindeki iplikiktir.
Taberi diyor ki:
"Burada zikredilen kelimesinin as! mns "Bklm olan bir
ey" demektir. Allah teala bu ifadesiyle kullarna, hi deeri olmayacak
bir ey kadar dahi zulmetmeyeceini beyan etmektedir. Bu nedenle 'Fetil
kelimesini, "Pamaklarn arasndan kan kirler." veya "Hurma
ekirdeinin yarnda bulunan iplikik." eklinde izah etmek, yetin
genel ifadesine uygundur ve kapsam dahilindedir. [158]
50- Hak,
Allah'a nasl yaln iftira ediyorlar. Apak bir gnah olarak bu yeter.
yct-i kerime,
kendilerini temize karanlarn, yalanclar olduklarm "Biz, Allah'n
oullaryz." gibi szler syleyerek Allah'a kar iftirada bulunduklarn
ve bu yaptklarnn byk bir gnah olduunu ifade etmekte ve gnah olarak
bunun, kendilerine yeteceeini beyan etmektedir. [159]
51- Kendilerine
kitaptan bir pay verilenleri grmyor musun? Onlar, puta ve taua inanyorlar
ve inkr edenlere ''Bunlar, iman edenlerden daha doru yokladr."
diyorlar.
Kendilerine Allah'n
kitabndan bir pay verilen u ehl-i kitab grmez misin? Onlar, Allah'tan baka
tapnlan her.eye ve tauta iman ederler ve Ku-rey mrikleri gibi kfirlere:
"Sizler, Muhammed'e iman eden insanlardan daha doru yoldasnz."
derler.
yette zikredilen ve
"Put ve Taut" diye tercme edilen kelimeleri, mfessirler tarafndan
eitli ekillerde izah edilmitir.
a- krime'ye
gre mriklerin taptklar iki pulun addr.
b- Abdullah
b. Abbas'a gre kelimesinden maksat, "Putlar" kelimesinden maksat
ise "Putlar adna konuan ve onlarn durumlarn izah etmeye
kalkan" kimselerdir. Bunlar, putlann nlerine dikilirler, insanlar
saptrmak iin, onlarn halinden anladklarn iddia ederek yalan szler
sylerler.
c- Hz. mer,
Mcahid ve a'bi'ye gre ise kelimesinden maksat "Sihir",
kelimesinden maksat ise "eytan"dr.
eytan insan suretine
girer, insanlar da gidip onun nnde muhakeme olmak isterler.
d- Said b.
Cbeyr, Ebul liye ve Rebi'a gre maksat, "Sihirbaz" dan maksat ise
"Khindir"
e- Katade ve
Sddi'ye gre kelimesinden maksat, "eytan" kelimesinden maksat ise
"Khindir"
f- Said b.
Cbeyr'de nakledilen dier bir gre gre kelimesinden maksat
"Khin"kelimesinden maksat ise
"eytan"
dr.
g- Abdullah
b. Abbas ve Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen
kelimesinden maksat, Huyey b. Ahtab ismindeki Yahudi kelimesinden maksat ise
Ka'b b. el-Eref tir.
h-
Mcahid'den nakledilen baka bir ge gre kelimesinden maksat, Ka'b b.
el-Eref kelimesinden maksat ise insan ekline giren eytandr.
Taberi diyor ki:
"Bu iki kelimenin izahnda sylenecek isabetli sz udur: "Buradaki
ifadesinden maksat, Allah'n dnda,
kendilerine tapnlan
ve ilah edinilen iki varlktr. Bunlar, talardan yaplan putlar da olabilir,
insan da olabilir, eytan da olabilir. Bu itibarla bu iki kelime, yu-kanda
zikredilen grlerin hepsini kapsar mahiyettedir.
yet-i kerimenin
devamnda "Kendilerine kitap verilenler, inkr edenlere "Bu
mrikler, Muhammed'e iman edenlerden daha doru yoldadrlar," diyorlar."
byunlmaktadr.
Abdullah b. Abbas,
krime, Sddi, Mcahid ve Katade'ye gre bu yeti kerime Yahudilerden, Ka'b b.
el-Eref ve benzerleriyle Kurey mrikleri hakknda nazil olmutur. Bu
hususta krime diyor ki: "Ka'b b. el-Eref Medine'ye gelince mrikler
ona: "Sen bizim de kavminin de efendisisin. Bizimle (Mu-hammed (s.a.v.)i
kastederek) u ksr arasnda hakemlik yap, karar ver." dediler. Yahudi
olan Ka'b yle cevap verdi. "Vallahi siz ondan daha iyisiniz. Dininiz de
onun dininden daha hayrl." te bunun zerine bu yet nazil oldu.
Abdullah b. Abbas da
diyor ki: "Ka'b b. el-Eref Mekke'ye gelince Ku-reyliler ona: "Sen,
Medine halknn hayrl olan ve efendisisin." dediler. 0 da "Evet
yledir." dedi. Kureyliler: "Kavminden kopan am grmyor musun?
O.kendisinin bizden daha hayrl olduunu zannediyor. Halbuki bizler Haclar
arlayan, Kabe'ye hizmet eden, Haclara su datan insanlarz." dediler.
Ka'b da: "Siz ondan daha hayrlsnz." dedi. Bunun zerine
"Asl soyu kesik olan sana buuz edendir." [160]yeti
ve bu yet nazil oldu. [161]
bn-i Zeyd'e gre ise
bu yette zellikle Yahudilerden Huyey b. Ahtab'a iaret edilmektedir. Mriklere, Resulullah'tan daha
hayrl olduklarn syleyen kimse bu kiidir.
Taberi diyor ki:
"yet-i kerime, ehl-i kitap olan Yahudileri kasdetmekte-dir. Bunlar,
Yahudilerden bir topluluk da olabilir, Ka'b b. el-Eref ve Huyey b. Ahtab gibi
belli bir kii de olabilir. [162]
52- Allah'n
lanet ettii kimseler ite bunlardr. Allah kime lanet ederse artk sen ona
hibir yardmc bulamazsn.
Kendilerine ilahi bir
kitap verildii halde onu brakp putlara ve tautiara tapanlar, Allah
lanetine uratm, rahmetinden kovmu ve onlar rezil etmitir. Bu onlarn
inkrda inatlklarndan ve kfirleri mminlerden stn grnelendendir. Ey
Muhammed, Allah'n rahmetinden kovup lanetine uratt kimse iin ne bir
yardmc ne bir dost grrsn. Ondan, Allah'n azabn kimse uzaklatramaz. [163]
53- Yoksa
onlarn, mlkte bir pay m vardr? Eer byle olsayd insanlara zerre kadar
dahi bir ey vermezlerdi.
Yoksa onlarn mlkte
bir paylan m vardr? Byle olsalar dahi, cimriliklerinden dolay insanlara,
hurma ekirdeinin dndaki oyuk dolusu kadar bile bir ey vermezler.
Bu hususta dier bir
yet-i kerimede de yle byunlmaktadr: "Eer siz, rabbimin rzk
hazinelerine sahip olsaydnz bile yine de tkenmesinden korkar cimrilik ederdiniz.
Dorusu insan ok cimridir. [164]
yette geen ve
"Zerre kadar" diye tercme edilen kelimesi mfessirler tarafndan
eitli ekilde izah edilmitir.
Abdullah b. Abbas,
Sddi, Ata b. Ebi Rebeh, Dehhak ve Ebu Malik'e gre bu kelimeden maksat,
hurna ekirdeinin zerinde bulunan oyuktur.
Mcahid ve Dehhak'tan
nakledilen dier bir ge gre, hurma ekirdeinin iinde bulunan tanedir.
Ebui Aliye'ye gre ise
parmak ucu\!a meydana getirilen herhangi bir izdir.
Taberi, burada zikredilen kelimesinin,
herhangi bir basit
oyuk veya iz mnsna
olduunu, Allah leaianii. bu ifade ile kafirlerin ok cimri olduklarn beyan
ettiini sylemitir. yle ki o kfirler, dnyaya sahip olsalar dahi
ekirdein zerinde bulutlan oyuu dolduracak kadar bir eyi insanlara
vermeyeceklerini bildirmitir. [165]
54- Yoksa
Allah'n, ltfundan insanlara verdiklerini onlardan kskanyorlar m? phesiz
biz, brahim'in .soyuna da kitap ve hikmet vermi ve onlara byk bir mlk
balamtk.
Yoksa, kendilerine
kitaptan bir pay verilen Yahudiler, Allah'n, Mham-med'e ltfundan verdii
Peygamberlie ka ona haset mi ediyorlar? Riz, brahim'in soyuna da kitap ve
hikmet vermi ve onlara byk bir mlk balamtk. O halde niin brahim'in
soyundan gelen dier Peygamberler'e haset etmiyorlar da Araplar'dan gelen
Muhammed'e haset ediyorlar?
Ayette zikredilen
"!nsaniar"dan maksat, krime. Sddi, Abdullah b. Ab-bas, Mcahid ve
Dehhak'a gre, Hz. Muhammed'dir.
Katade'ye gre ise
Arapkir'dir. Taberi insanlardan maksadn, Resuluilah ve sahabileri olduunu
sylemenin daha isabetli olacan zikretmitir.
Allah'n, insanlara
rzkndan verdii eylerden maksat ise;
a- Katade ve
bn-i Cbeyr'e ^.re Peygamberliktir. Buna gre yetin izah yledir:
"Yoksa Yahudiler, Allah'n Arap kavmine llfundan verdii Peygamberlii
mi kskanyorlar?"
b- Abdullah
b. Abbas, Sddi ve Dehhak'a gre ise, Allah'n liitfuntlan verdii eylerden
maksat, Hz. Muhammed'e diledii kadar kadnla evlenmeyi helal klmasdr.
Bu izaha gre de
yetin mns yledir: Yoksa Yahudiler, Allah'n Peygamberi Muhammed'e bir
ltuf olarak diledii kadnla evlenmesini mubah klmasn m
kskanyorlar?"
Taberi, birinci
grn tercihe ayan olduunu, zira Allah'n Hitfundan verdii eyin
Peygamberlik olduu ve bununla Araplar1! ereflendirdii muhakkaktr. ok
kadnla evlenme de Allah tarafndan verilen bir ltuf ise de bu olay
Resuiulah'n ve sahabilerinin vlmeleri iin yeterli bir sebep deildir.
yet-i kerimenin
devamnda "phesiz ki biz, brahim'in soyuna da kitap ve hikmet vermi ve
onlara byk bir mlk balamtk." buyurulmaktadr. Hz. brahim'in
soyuna verilen kitaplardan maksat. Uz. brahim'e ve Musa'ya verilen sah i fel
er, Zebur ve dier kitaplardr." "Hikmef'ten maksat ise "Okunan
bir kitap halinde olmayan vahiylerdir.
Hz. brahim'in soyuna
verilen "Byk mlk"ten maksat ise Mcahide gre. Peygamberlik,
Sddi'ye gre. kadnlarn helal klnmas, Abdullah b. Ab-bas'a gre, Hz.
Sleyman'a verilen mlk. Hmam b. el-Haris'e gre ise, meleklerle
desteklenmeleridir.
Taberi burada Hz.
brahim'in nesline verildii zikredilen byk mlkten ' maksadn Hz. Sleyman'a
verilen mlk ve iktidar olduunu syleyen grn tercihe ayan olduunu
sylemitir. Zira Arapa'da "Mlk" denince anlalan mn
"ktidar ve hkmran!k"lr. Bu kelimeden Peygamberlik ve kadnlarn
helal olmas eibi mnlar anlamak bilinen bir ey deildir. [166]
55- Onlardan
bir ksm ona iman etti. Bir ksm da ondan yz evirdi. Yakc bir ale
olarak cehennem yeter.
Yahudilerden bazlar,
Muhammed'e indirdiimize iman etti. Bazlar da ondan yz evirdi.
Yalanlayanlara, yakc bir ate olarak cehennem yeter.
Taberi diyor ki:
"Bu yet-i kerime, yahudilerden bir ksmnn Resulul-iaha ve getirdii
dine iman ettiklerini dier bir ksmnn ise ona ve getirdiine iman etmekten
yz evirdiklerini, bu sebeple alev alev yanan cehenneme konulacaklarn beyan
etmitir. Bu da gstermektedir ki, daha net de izah edildii gibi,
Yahudilerden bir ksmnn iman etmesi, onlarn yzlerinin silinip baka ekillere
evirilmesine engel olmutur. Zira iman edenler byle bir cezadan kurtulmular,
kfir olanlarn ise cezalan Shirete ertelenmitir. [167]
56-
yetlerimizi inkr edenleri, ilerde cehennem ateine atacaz. Derileri
yandka, azab tatsnlar diye onlar baka derilerle deitireceiz. phesiz
ki Allah, hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.
phesiz ki Muhammed'e
indirdiimiz kitab ve vahyi inkr eden Yahudi ve dier kfirleri hirette
cehennem ateine sokup onlar orada yakacaz. Onlarn derileri yandka tekrar
yenileyeceiz. T ki o azab tatsnlar.
Abdullah b. mer
(r.a.) Resulullah (s.a.v.)'in yle buyurduunu rivayet ediyor:
"Cehennemlikler
cehennemde irileecekler. yle ki onlardan birinin kulann yumua ile
omuzunun aras, yedi yz yllk bir mesafe kadar olacaktr. Derisinin kalnl
ise yetmi arn olacak, dileri de Uhut da gibi olacaktr. [168]
Hasan- Basri,
kfirlerin derilerinin gnde yetmi bin defa deitirileceini beyan etmitir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki "Derileri yandka azab tatsnlar diye
onlar baka derilerle deitireceiz." cmlesinin mns nedir?
Kfirlerin dnyadaki derileri deitirilerek onlara baka derilerin verilmesi
ve verilen o yeni derilerle onlara azab edilmesi nasl olur? Eer sana gre bu
mmkn ise kfirlerin dnyadaki vcutlarnn ve canlanln da deitirilerek
yeni vcut ve canlarla azap grmeleri de mmkn olur. Eer bunu da mmkn grrsen
hirette azap grecek organlarn, dnyada azap grmekle tehdit edilen
organlardan baka organlar olduunu sylemi olursun. Bylece kfirlerin azabnn
kaldrlm olduunu ifade etmi olmaz msn?
Cevaben denilir ki:
"Mfessirler yetin bu blmn eitli ekillerde izah edmilerdir:
a-
Bazlarna gre burada zikredilen deriler ac ve zdrap duymayacaklar,
cehennemlik olan kimselerin ac duymalar iin derilerinin yanp biterek
atein, ilerine ilemesi gerekecektir. Bu nedenle deriler devaml olarak yanp
deiecekler ki azabn acs hissedilsin. Deriler ac hissetmeyeceklerinden,
deitirilen derilerin, dnyada mevcut olan deriler veya hirette yeniden
yaratlacak deriler olmalar farketmeyecektir. Zira azab hisseden deriler
deil kiinin nefsidir. Bu nedenle cehennem ateinde bulunan her kfir iin bir
anda saylamayacak kadar deri yaratlp yaklmas ve bu yolla azabn o kiinin
zne iletilmesi imknsz bir ey deildir.
b- Dier
bazlarna gre ise, cehennemliklerin derileri, etleri ve organlar cehennem
azabnn acsn hissedeceklerdir. Burada zikredilen derilerin deitirilmesi
meselesine gelince, bunun mns udur: "Dnyadaki derileri her yandka
onlar yenilenecektir. Yani dnyadaki deri yand halde yeniden yanmam hale
gelecektir. deta belli bir madenden imal edilmi bir zinet eyasn krp
yeniden eriterek imal etmeye benzeyecektir. Aslnda bu deriler dnyadaki
derilerdir. Fakat devaml olarak yanp tekrar yenilendiklerinden, yeni gelen derilerin
eskilerinden baka deriler okluklar ifade edilmitir.
c- Dier bir
ksm mfessirlere gre ise bu yette cehennemliiere ait olan ve deitirilecekleri
beyan edilen derilerden asl maksat, cehennemliklere giydirilecek olan
katrandan gmleklerdir. Cehennemliklerin katrandan olan bu gmlekleri yandka
yenilenecek tekrar giydirileceklerdir. Bu gmlekler devaml olarak
cehennemliklerin vcudunda bulunacandan onlara mecazi mnda gmlek
denmitir. Cehennemliklerin byle bir gmlek giyecekleri u yet-i kerimede
beyan edilmitir: "Gmlekleri katrandandr. Yzlerini de ate
kaplar."
[169]Bu grte olan mfessirlere gre, cehennemliklerin
derileri tamamen yanp yok olmayacaktr. nk yok olduklar farzedilmi olursa
cehennemliklerin derilerinin yok olmasyla yenilenmesi arasnda rahat
olduklar farzedilmi olur. Halbuki Allah teala: "nkr edenlere cehennem
atei vardr. Onlarn lmlerine hkmedilmez ki lsnler. Onlardan cehennem
azab da hafifletilmez. [170] buyurmaktadr.
Dier yandan
kfirlerin derileri, onlarn vcutlarndan bir paradr. Derilerinin yanarak
yok olacaktan kabul edilecek olursa dier btn organlarnn da yanp yok
olacaklar kabul edilmi olur ki bu da yukarda zikredilen yet-i kerimeye
ters dmektedir. [171]
57- man
edip salip amel ileyenleri ise altndan rmaklar akan cennetlere koyacaz.
Orada ebedi olarak kalacaklardr. Onlara orada temiz eler vardr. Onlar koyu
glgeler altnda bulunduracaz.
Yahudilerden ve dier
mmetlerden, Allah'a ve onun Peygamberi Mu-hamined'e iman eden. Allah'n,
Peygamberi Muhammed'e indirdiklerini tasdik eden, Allah'n kendilerine
emrettii hkmleri yerine getirip haram kld eylerden kanarak salih
amel inleyenleri, kyamet gnnde altndan rmaklar akan cennetlere koyacaz.
Onlar orada sresiz ve kesintisiz olarak kalacaklardr. Onlara cennette,
kirlerden, detten, dkdan, idrardan, gebe kalmaktan, balgamdan ve benzeri
tiksindirici btn eylerden arnm eler vardr. Biz onlar orada, devaml
duran glgelikler altna yerletireceiz.
* Resuluah (s.a.v.,
cennetteki glgeliyi vasflandrarak buyurmutur ki:
"phesiz ki
cennetle yle aalar vardr ki, biekli bir kii, onun glgesinde yz yl
gider yine de onu bitiremez." [172]
Peygamber efendimiz,
bir hadis-i kudskle Allah tealann, cennette verilecek olan nimetleri gene!
bir ekilde beyan ederek yle buyurduunu zikretmitir:
"Salih kullanma
yle nimetler hazrladm ki onu ne bir gz grm ne de bir kulak iilmitir.
Onlar hibir beerin kalbine dahi domamtr.
[173]
58- Allah
size, cruuieri ehline vermenizi ve insanlar arasnda hkmederken adaletle
hkmetncni/.i emrediyor. Allah size ne gzel nasihat ediyor. phesiz Allah,
hereyi ok iyi iiten, ok iyi grendir.
Uy idareciler, Allah
sizlere, ganimet mallan, zektlar, idare edilenlerin haklan gibi emanetleri
ehline vermenizi emreder. nsanlar arasnda hkm verdiinizde adaletle hkm
vermenizi, taraf tutmamanz, haksizlik yapmamanz emreder. Allah size bu
ekilde ne gzel nasihat ediyor. phesiz ki Allah, sylediklerinizi ok iyi
iiten, yaptklarnz da ok iyi grendir. yilikte bulunan yilii ile
mkfatlandrlacak, ktlkte bulunan ise ktl ile cezalandrlacaktr,
Mfessirler, bu
yette, emanetleri ehline vermeleri emredilenlerin kimler oUUklan hususunda
eitli grler zikretmilerdir.
a- Zeyd b.
Elem, ehr-b. Ilaveb. Mekhul ve bn-i Zeyd'e gre bu yette emaneli ehline
vermeleri emredilenler, mslmanlann idarecileridir. Bu hususta Mus'ab b. Sa'd
demitir ki: "Ali (r.a.) isabetli olan u szleri sylemitir:
"mamn (Devlet Bakannn) Allah'n indirdii ile hkmetmesi ve
emanetleri ehline vermesi, idare edilenlerin, onun zerinde bir hakkdr. mam
bunu yapacak olursa onun, insanlar zerinde olan hakk, onu dinlemeleri, ona
itaat etmeleri ve davetine icabet etmeleridir."
b- bn-i
Creyc'e gre ise bu yetin muhatab Resulullah'tr. Allah teala ona, Mekke'yi
fethettiinde. Osman b. Talha'dan akl Kabe'nin anahtarn tekrar ona
vermesini emretmitir. Zira Hz. mer demitir ki: "Ben Resulullah'n,
Kbeden dar ktnda bu yeti okuduunu iittim. Babam anam ona feda otsun.
Ben daha nce onun bu yeti okuduunu iitmemitim."
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, buradaki emanetleri ehline verme
emrinin, mslmanlann idarecileri iin okluunu syleyen grtr. Allah teala
mslmanlann idarecilerine, kendilerine emanet edilen ganimet mallan ve dier
emanetleri, idare ettikleri kimselere vermelerini ve onlar arasnda hkm
verirken dil davranmalarn emretmitir. Bu yetin muhatabnn mslman
idareciler okluu, bundan sonra gelen ve idare edilenlere, idarecileri-, ne
itaat etmelerini emreden yetten de anlalmaktadr.
Allah teala nce
idarecilere bu yetle, hakkaniyete uymalarn, emaneti ehline vermelerini,
idare edilenlere kar adaletli davranmalarn
emretmekte daha
sonra gelen yetle ise idare edilenlerin idarecilere kar adaletli davranmalarn
emretmekte daha sonra gelen yetle ise idare edilenlerin idarecilere itaat
emlerini emretmektedir. Bylece emir ve itaatin karlkl olarak vazifelerin
yerine getirildiinde tam olarak tahakkuk edeceini beyan etmektedir.
bn-i Creyc'in:
"Bu yet, Osman b. Talha hakknda nazil olmutur." grne gelince,
bu yetin zel olarak Osman b. Talha hakknda nazil olduunu, bununla birlikte
kendisine bir eyler emanet edilen herkesi kapsadn, msl-manlann
idarecilerinin de bunlardan olduklarn sylemek de caizdir. Bu sebepledir ki
bir ksm limler bu yet-i kerimenin, btn borlar demeyi, insanlarn
haklarn kendilerine vermeyi kasdettiini sylemilerdir. Mesela Abdullah b.
Abbas'm bu yeti izah ederken "Allah teala bu yetle ne zengine ne de
fakire kendisine verilen emaneti yerine vermeyip elinde tutmasna dair ruhsat
vermitir." demitir.
Bu hususta Resulullah
(s.a.v.) buyurmaktadr ki:
"Emaneti, sana
emanet edene ver. Sana ihanet edene sen de ihanet etme. [174]
59- Ey iman
edenler, Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat
edin. Eer Allah'a ve hiret gnne iman ediyorsanz, aranzda herhangi bir
eyde anlamazla dtnz zaman onun hkmn Allah'a ve Peygambere havale
edin. Bu daha hayrldr. Ve netice bakmndan da daha gzeldir.
Ey iman edenler,
Allah'n kitab olan Kur'an'a ve onun aklamas olan Peygamberin snnetine
uyarak btn emir ve yasaklarda Allah'a ve Resulne itaat din. Allah'a itaate
vesile olacak ve mslmalann menfaatlerini gerekletirecek hususlada da
sizden olan miislman idarecilere itaat edin. Eer gerekten
Allah'a ve hiret
gnne iman ediyorsanz herhangi bir meselede sizlerle idarecileriniz
anlamazla derseniz ii Allah'a ve Resulne havale edin. Bu sizin iin
Allah katnda daha hayrl ve netice bakmndan daha gzeldir.
yet-i kerimede
Allah'a itaat edilmesi emredilmektedir. Allah'a itaatten maksat, onun bize
gnderdii emirleri tutmak ve yine onun bize yasaklad eylerden kanmaktr.
Yine yet-i kerimede
Resulullah'a itaat edilmesi emredilmektedir. Zira Resulullah'a itaat etmek
Allah'a itaat etmektir. Bu hususta Peygamber efendimiz bir hadis-i erifinde
yle buyurmutur:
"Kim bana itaat
ederse phesiz ki o, Allah'a itaat etmi olur. Kim de bana kar gelirse
phesiz ki o, Allah'a kar gelmi olur. Kim benim emirime itaat ederse,
phesiz ki bana itaat etmi olur. Kim de benim emirime kar-gelirse phesiz
ki bana kar gelmi olur. [175]
Mfessirler,
Resululllah'a itaatten neyin kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Ata'ya
gre Resululllah'a itaatten maksat onun snnetine tabi olmaktr, b- bn-i
Zeyd'e gre ise Resulullah'a itaatten maksat, kendisi hayattayken ona itaat
etmektir.
Taberi diyor ki:
"Bu hususta doru olan gr udur: "Allah teala yet-i kerimesinde
Resululllah'a, hayatta iken emir ve yasaklarnda ona uyulmasn, vefatndan
sonra da onun snnetine tabi olunmasn emretmitir. nk yetteki itaat emri
geneldir. Onu Resululiah'n sadece hayatna veya lmnden sonrasna tahsis
etmek isabetli deildir.
yet-i kerimede Ull Emre
itaat edilmesi emredilmektedir. Mfessirler burada zikredilen Ull Emir'den
kimlerin kasdedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.
a- Ebu
Hureyre, Abdullah b. Abbas, Meymn b. Mihran, ibn-i Zeyd ve Sddi'ye gre
burada zikredilen Ull Emir'den maksat, idarecilerdir. Abdullah
b. Abbas bu yet-i
kerimenin, Rcsuiullah'n bir mfrezenin bana emir tayin ettii Abdullah b.
Huzafe b. Kays es-Sehmi hakknda nazil olduunu sylemi. Siidtl ise bu
fsyelin, Resuiulah'n, bir seriyyenm bana eni ir tayn ederek gnderdii M
a! id b. Velid hakknda nfz olduunu sylemi ve bu konuyla ilgili ola bir
hadise anlatmtr.
b- Mcahid, bn-i Ebi Neciyh, Abdullai b. Abhav
A: san- Ba\ri ve Ebui Aliye'den nakledilen dier bir ge gre bu ayette zikredilen
L'l! Finir"Jen maksat limler ve fakihlertlir. Ebui A:/e okluuna u
yeti delil gstermitir. "Kendilerine emniyet korku hususunda bir haber
geldiinde onu yayarlar. Eer onu Peymabeie ve kendilerinden ol.u Uil Emre
ta vale etmi olsalard, onlardan hkm 'karmaya kadir olanlar onun ne
olduunu bilirlerdi.. [176] Grld gibi burada
'.'ll Emir olan kimseler, hukum karmaya kadir olanlar ve meselenin ne
olduunu bilenler eklinde vasflandrlmlardr. Bunlar da limlerin ve
fakihlerin vasflandr.
c-
Mcahidden nakieden dier bir gre gre hu yette zikredilen Ulu! Emirden
maksa. Resuuliah'sn sahahiieridir.
d-
kir.e'den nakledilen baka bir gre gre ise burada zikredilen Ui!
Enr'den maksat. Uz. Hbubekir ve
Taberi. bu yrtislci'den
evihe, buradaki Ull Emirden maksadn, idareciler veler olduunu ifade
etmitir. nk idarecilere, msimanlarm men'Vta'lar hulusunda laa
edilmesini emreden ahsi; haberler nakledilmitir.
Resuhllah efendimiz
buyurmutur ki: "Beulan sonra ilerinizi )timeyi zerlerine alan bir
ksm idareciler gelecektir. Sizin idarenizi, muttaki olan tak-vasyla, tacir
olan da fcuruyla zerine alm oiacaklr. Onlann hakka uyan her szlerini
dinleyin ve itaat edin ve arkalarnda namaz kln. Eer iyilikte bulunacak
olurlarsa bu kendileri iin de iyidir, sizin iin de iyidir. ayet ktlk yapacak
olurlarsa bu sizin lehinize onlarn ise aleyhinedir."
Peygamber efendimiz
dier bir hadis-i erifinde de yle buyurmuum uaklatmnay ister.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin nzul sebebi hakknda eitli rivayetler zikretmilerdir.
a- mir
e-a'bi, Hadremi ve Katade'ye gre bu yet-i kerime, bir mnafk ile bir
Yahudi hakknda nazil olmutur. Bunlar bir khinin hakemliini kabul etmiler
ve bunu ii zerine bu yet nazil olmutur.
a'bi'ye gre khin,
Cheyn'e kabilesinden bir kimsedir. Hadremi'ye gre bu khine bavuran mnafk,
Yahudi iken mslman olduunu syleyen biridir. Katade'ye gre ise Ensar'dan
Bir adnda biridir.
Bu hususta mir
e-a'bi diyor ki: "Yahudilerden biri ile mnafklardan bir kii arasnda
anlamazlk kt. Mnafk olan kimse, Yahudilerin rvet aldklarn bildii
iin onlarn huzurunda muhakeme olunmak istiyordu. Yahudi ise mslmanlann,
rvet almadklarn bildii iin onlarn huzurunda muhakeme olunmak
istiyordu. Bu iki kii Cheyne kabilesinden bir khinin huzurunda muhakeme
olmak zere anlatlar. te bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi
indirdi.
b- Sddi'ye
gre ise bu yet-i kerime, Nadr ve Kureyze oullar Yahudi-lerinden, mslman
okluklarm iddia eden mnafklarla, yine bu iki Yahudi kabilesinden, gerekten
mslman olanlar hakknda nazil olmutur. Mnafklar, Ebu Berze el-Eslemi
adndaki bir khine bavurmak istemiler, mslmanlar ise, ResuluIlah'm
hakemliini istemilerdir. Bunun zerine de bu yet-i kerime inerek mnafklar
knamtr.
Bu hususta Siiddi
diyor ki: "Yahudilerden bir ksm insanlar mslman olmulard. Mslman
olduklarn syleyen bu kiilerden bir ksm da mnafkt. Cahiliye dneminde
Nadr oullan, daha kuvvetli olduklarndan Kureyza oullarndan biri Nadr
oullarndan bir kimseyi ldrdnde katile ksas tatbik edilirdi. Fakat Nadr
oullarndan biri Kureyza oullarndan birini ldrecek olursa katile ksas
tatbik edilmezdi. ldrlen kiinin altm Vesk yiyecek l-sndeki diyeti
verilirdi.
Kureyze ve Nadr
oullarndan bir ksm insanlarn mslman olmalarndan sonra, Nadr
oullarndan biri Kureyza oullarndan bir kimseyi ldrd. Taraflar
Resululllah'n hakemliine bavurdular. Nadr oullar dediler ki: "Ey
Allah'n Resul, biz cahiliye dneminde bu gibi durumlarda onlara diyet veriyorduk."
Kureyza oullan da dediler ki: "Hayr bunu kabul etmeyiz. Biz hem soy
bakmndan hem de din bakmndan sizinle kardeiz. Bizim kanmz da sizin
kannz gibidir. Fakat sizler cahiliye dneminde bize galip gelmitiniz. Artk
Allah slam getirdi." Bunun zerine Allah teala da Yahudilerin,
birbirlerine kar hakszlk yapmalarn ayplayarak u yeti indirdi:
"Biz Tevrat'ta onlara u hkmleri farz klmtk: Cana can, gze gz buruna burun" Allah
teala Nadr oullarnn diyet vererek ksas uygulamamalarn ayplayarak da u
yeti indirdi: "Onlar cahiliye devrinin hkmn m istiyorlar?"
Bundan sonra Resulullah, Nadr kabilesinden olan katili ona ksas tatbik etti.
Bundan sonra Nadr ve Kureyza oullan birbirlerine kar vnmeye baladlar.
Nadr oullar da "Biz daha stnz" demeye baladlar. Yahudiler daha
sonra Medine'ye gelip Ebu Berze el-Eslemi adndaki khinin yanna gittiler. Ve "Biz
Ebu Berze'nin hakemliine bavuralm da lehimize hkm versin." dediler.
Bu iki kabileden gerekten mslman olanlar ise "Hayr, biz Restlullah'a
gidelim de aramzda o hkm versin." dediler. Fakat mnafklar bunu kabul
etmediler ve Ebu Berze'nin yanna gittiler. Onun, aralarnda hakemlik yapmasn
istediler. O da dedi ki: "Lokmay byk yapn." Onlar da dediler ki:
"Sana on vesk ls yiyecek verelim." Ebu Berze "Hayr almam.
Benim diyetim olarak yz vesk vereceksiniz. nk" ben, Nadr oullanma
lehine hkm verecek olsam, Kureyza oullarnn beni ldreceklerinden
korkarm. Kureyza oullanln lehine hkm verecek olursam. Nadr oullarnn
beni ldreceklerinden korkann." Fakat mnafklar, Ebu Berze'ye on
veskten fazla yiyecek vermemekte direttiler. Ebu Berze de bu cretle-
aralarnda hkm vermemekte diretti. te bunun zerine bu yet-i kerime nazil
oldu. Ve Nadr ve Kureyza oullarnn mnafklarn ve hakemliine
bavurduklar Ebu Berzc'yi knad. Onun bir taut olduunu beyan etti.
c- Abdullah
b. Abbas. Mcahid. bn-i Greye ve Ata'ya gre bu yet-i kerime. K'b b.
cl-Eref adl Yahulinin hakemliine bavuran bir mnafkla bir
Yahudi hakknda nazil
olmutur.
Bunlara gre mnafk olan kii, Ka'b b. ci-Erefe, Yahudi
de Resulul-lah'a giderek hakem olmalarn istemiler yet de bunun zerine
nazil olmu ve
Ka'b b. el-Eref in
bir taut olduunu beyan etmitir. [177]
61- Onlara:
"Allah'n indirdii Kur'an'a ve Peygambere gelin." denildiinde,
mnafklarn senden iddetle yz evirdiklerini grrsn.
Ey Muhammed, sana
indirilen Kur'an'a iman ettiklerini zanneden u mnafklar ve senden nce
indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia eden u kitap ehlini grmez misin?
Onlara: "Allah'n kitabnda indirdii hkme ve Peygamberinin hkmne
gelin." denildii zaman onlarn senden iddetle yz evirdiklerini,
bakalarnn da sana gelmelerine engel olduklarn grrsn. nk sen herkese
eit muamele yapar, maddi menfaatler gzeterek kimseyi kayrmazsn. Ta-utlar
ise bunun aksine hareket ederler. [178]
62- Kendi
yaptklarndan dolay balarna bir musibet geldiinde nice olur halleri?
Sonra da sana gelip: "Biz iyilik etmek ve uzlatrmaktan baka bir ey
istemedik." diye Allah'a yemin ederler.
Ey Muhammed, sana ve
senden ncekilere indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia eden fakat buna
ramen tautlarm hakemliine bavuran bu mnafklara, ilemi olduklar
gnahlar yznden bir musibet geldiinde bu musibete kar ne yapabiliyorlar
ki? Byle bir musibete uradklar zaman ancak, sana gelip yalan yere Allah'a
yemin ediyor ve "Ey Muhammed, biz hakeme bavurmakla ancak birbirimizin
iyiliini ve aramz bulmay istedik." diyorlar. [179]
63- te
bunlarn kalblcrindckini Allah bilir. Onlara aldrma. Onlara nasihat et.
Kendilerine tesir edecek gzel sz syle.
Allah ite bu
mnafklarn kalblerinde bulunan iki yzll ve tautla-nn hkmne bavurma
eilimini bilir. Bu itibarla sen onlra aldrma. Onlar cezalandrmaya girime.
Fakat onlar uyar ve nasihat et. Onlara tesir edecek mnh szler syle.
Allah'tan korkmalarn emret. [180]
64- Biz
btn Peygamberleri Allah'n izniyle kendilerine ancak itaat edilsin diye
gnderdik. Eer insanlar kendi nefislerine zulmettikleri vakit, sana gelip de
Allah'tan, gnahlarn balamasn dikseydiler, Peygamber de onlarn
balanmasn isteseydi, muhakkak ki Allah', tevbeleri kabul edici ve ok
merhametli bulacaklard.
Biz, hibir Peygamber
gndermedik ki, emrimizle, mmeti tarafndan ona itaat edilmesini farz klm
olmayalm. Muhammed bu peygamberlerden biridir. Ona da itaat farzdr. Ey
Resulm, ayet u mnafklar, tautun hakemliini kabul ederek, kendi
kendilerine zulmettikleri zaman, sana gelip de Allah'tan gnahlarnn
balanmasn isteseydiler sen de onlar iin af dileseydin, elbette ki
Allah', tevbeleri oka kabul edici ve cezalandrlmalarndan vazgeerek ok
merhamet edici bulurlard.
Allah teala bu yet-i
kerimeyle Resulullah'n hakemliini brakp tautun hakemliine bavuran
mnafklar knamaktadr. nk onlarn, Allah'a ve Resulne itaat etmeleri ve
olarn hkmlerine boyun emeleri gerekir. Zira Peygamberler bouna deil,
kendilerine itaat edilmeleri iin gnderilmitir. [181]
65- Rabbine
yemin olsun ki aralarndaki anlamazlklarda seni hakem seip sonra da
verdiin hkme, ilerinde bir sknt duymadan tamamyia boyun cmcdikc iman
clmt olmazlar.
Ey Muhammed. kahbine
yemin olsun ki insanlar, tarttklar konularla seni hakem seip sonra da
senin verdiin hkmee kar, ilerinde bir sknt duymayp, senin kararlarna
tam olarak teslim olmadka hakkyla iman etmi olmazlar.
Grlyor ki yet-i
kerime. araianuLt ihniaf :sh; kiilerin. Kc-uiui-lah' hakem tayin edip
sonra ti a verdimi hukr.o tam br teslimiyetle boyun eme-dike iman etmi saylmayacaklarn
be an emekledir.
Bu ye-i kerimerin
n/:! sebebi lijkkmda m.ul'essirlor iki ls:i:_ zikretmilerdir:
a- Ballarna
gre bit yetin nzul schel'i. Zneyr b. Awam e Knvr'd.m bir kikinin arasnda
geen anlamazlk zerin Resullahn Bnsardan olan kiinin de bu hkme rza
gstermemesidir.
Bu hususta Zbeyr b.
Avvamn; unu rivayet etmitir.
Zbeyr ile Ensar'dan
bir kii Medine'nin dnda bulunan ve "Harre" diye adlandrlan bir
yerdeki su ark hakknda Resulullah'n yannda mnakaa ettiler. O arktan
hurmalarn suluyorlard. Mnakaa srasnda Ensar'dan olan kii "Suyu
brak gelsin." dedi. Faka Zbeyr kabul etmedi. Bunun zerine
Resulullah'tan aralarnda hkm vermesini istediler. Resulullah Zbeyre
"Ey Zbeyr, hurmalarn sula ve suyu komuna brak." dedi. Bunun
zerine, Ensar'dan olan kii kzd ve "Ey Allah'n Resul, bu senin
halann olu olduu iin mi?"
dedi. Bunun zerine Resululah'n rengi deiti ve yle buyurdu: "Ey Zbeyr,
hurmalarm sula, aalarnn kkne ileyinceye kadar suyu brakma. "te
bu olay zerine bu yet nazil oldu. [182]
Bu olay izah ocn
Buhari diyor ki: "Resulullah son emriyle Zbeyr'in, hakkn tam olarak
almasn emretmitir. Halbuki daha nce syledii "Sula ve brak"
szyle her iki taraf iin kolaylk getirecek bir hal tarzn teklif etmiti. [183]
b- Mcahid'e
gre ise bu yet-i kerime, bu surenin altmnc yetinde, uullann
hakemliine bavurmak istedikleri zikredilen kiiler hakknda nazil olmutur.
Tabei, yetlerde
tagutun hkmne bavurmak isteyen kimselerin kssas devam ettiinden yet-
kerimenin nzul sebebi olarak Mcahid'in ornn daha evla olduunu
sylemitir. Zira bir kssann bittiine dair bir iaret olmaynca ayn
kssann devam ettiini syleyerek yetleri birbiriyle irliba'Jandrmak daha
evladr. [184]
66- ayet
onlara "Kendinizi ldrn." yahut " Yurtlarnzdan kn"
tye ya/saydk ilerinden ancak pek az bnu yapard. ;.cr onlar kendilerine
edileni yapm olsulard cihette onlar
iin duna hayrl ve daha salam olurdu.
ayet biz o tagutu
hakem tayin edenlere, kendi kendilerini ldrmelerini veya vatanlarndan hicret
etmelerini larz klacak olsaydk, pek az hari onlar bunu yapmazlard. Eer bu
mnafklar kemlilerine tlenen, Allah'a itaati yerine getirecek olsulard
elbette ki dnya ve hiretierinde oilar iin daha hayrl olurdu. Bu onlarn
imanlarn salamlatrr ve kararllklarn artrrd.
Sddi diyor ki:
"Sabit b. Kays b. emmas ve Yahudilerden bir adam vndler. Yahudi dedi
ki: "Allah'a yemin olsun ki daha nce Allah bize birbirimizi ldrmemizi
emretti. Biz de o emri yerine getirdik." Sabit de dedi ki: "imdi
Allah bize. kendinizi ldrn diye emredecek olsa mutlaka onu biz de
yaparz." te bunun zerine bu yet nazil oldu. [185]
67- O zaman
elbette k onlara, katmzdan byk bir mkfaat verirdik. [186]
68- Ve
onlar muhakkak ki doru yola iletirdik.
ayet onlar emrolunan
yapacak olsalard, amellerine kar onlara byk bir mkfaat verirdik. Onlarn
niyetlerini salamlatrr, grlerini kuvvetlendirir, amellerini yapmalar
iin onlara g ve kuvvet verirdik. Onlar mutlaka, kendisinde hibir erilik
bulunmayan dodoru bir yol olan slama iletirdik.
Allah teala, tautu
hakem tayin edenlerin akbetlerini belirttikten sonra, Allah'a ve Peygambere
itaat edenlerin ne gibi derece ve makamlar olduunu da belirterek buyurdu ki: [187]
69- Kim,
Allah'a ve Peygambere itaat ederse, ite onlar, Allah'n, kendilerine nimet
verdii Peygambcrlcrlcr, doru olanlar ve salh kimselerle beraberdirler.
Onlar ne gzel arkadatrlar.
Kim, Allah'n ve
Peygamberin emirlerine boyun eip hkmlerine rza gstererek Allah'a ve
Peygambere itaat ederse ite onlar, Allah'n kendilerine itaat etme nimetini
vedii Peygamberlerle, Peygamberlerin izinde giden sadk insanlarla, Allah
yolunda ldrlen ehitlerle ve Allah'n salih kullanyla beraber olacaklardr.
Bunlar ne gzel cennet arkadalardr.
Ayet-i kerimede geen
ve "Doru olanlar" diye tercme edilen kelimesinden maksat, baz
limlere gre "Peygamberlere uyanlar" demektir. Bunlara "Doru
olanlar" denilmesinin sebebi, Peygamberin yollarn izlemeleri, onlardan
sonra da yollarndan ayrlmadan devam etmeleridir.
Dier bir ksm
limlere gre ise bu kelimeden maksat, "oka sadaka verenler"
demektir.
Bu hususta Mikdat b.
el-Esved'in unlar syledii rivayet edilir. "Dedim ki Ey Allah'n
Resul, ben senden bir ey iittim ve o konuda pheye dtm. "Resulullah
da buyurdu ki: "Sizden biriniz bir mesele hakknda pheye decek olursa
onu bana sorsun." Bunun zerine ben de dedim ki: "Senin, hanmlarn
hakknda "mit ederim ki benden sonra onlar iin sddklar olur."
diye sylediin szdr." Resullulah buyurdu ki: "Hayr bu o
deildir. Fakat sddklar, sadaka verenlerdir.
Taberi diyor ki:
"ayet bu hadisin senedi sahih olmu olsayd, "Sddik"m mns
hakknda bu hadisin ifadesinin dnda bir ey sylemeyi caiz grmezdik ve bu
hadisi brakp baka bir eye bavurmazdik. Fakat bunun senedinde baz eyler
vardr. Bu nedenle "Siddkn" kelimesinin mnsnn, "Szn
dorulu-yanlar" olduunu sylemek daha isabetlidir. Zira
"Sddk" kelimesinin Arapa'da hatra gelen ilk mns budur.
yette geen ve
"ehitler" diye izah edilen kelimesi kknden tremitir. Allah
yolunda ldrlenlere "ehit" denilmesi ise onlarn, lnceye kadar,
Allah'n hakl olduuna dair doru bir ahitlikte buiunmalanntlandr.
yette geen "Salihier"c!en
maksat ise hem gizli amelleri hem de ak amelleri salih olanlardr.
Bir ksm mfessirler,
bu ayet-i kerimenin, Resulullah'n vefatndan sonra, derecesinin yceliinden
dolay hirette onu gremeyeceklerine zlen insanlar hakknda nazil olduunu
sylemilerdir.
Bu hususta Said b.
Ciibeyr diyor ki: "Ensardan bir adam, Reslullah'a geldi. O zgnd.
Resulullah ona: "Ey filan ne oluyor ki seni zgn gryorum?" dedi.
O adam da dedi ki: "Ey Allah'n Peygamberi, senin hakknda dndm bir
eyden dolay zgnm." Resulullah: "Nedir o?" dedi. O kii de:
"imdi biz, sabah akam senin yanna geliyoruz, yzne bakyoruz. Seninle
birlikte oturuyoruz. Yarn sen Peygamberlerle birlikte yce makamlara karlacaksn.
Artk biz sana ulaamayacaz." dedi. Peygamber efendimiz hibir cevap
vermedi. Bunun zerine Cebrail (a.s.) "Kim, Allah'a ve Peygamberine itaat
ederse ite onlar, Allah'n, kendilerine nimet verdii Peygamberler, doru olanlar,
ehitler ve salih kimselerle beraberdirler. Onlar ne gzel arkadatrlar."
yetini indirdi. Resulullah da adam artp onu mjdeledi.
Bu izahlardan da
anlald gibi cennetin yksek derecelerinde bulunan kimseler, daha aa
derecede bulunanlarn yanlarna gidip gelebilecekler, cennetin bahelerinde
bir araya gelerek, Allah'n, kendilerine verdii nimetlere kavuacaklar ve onu
greceklerdir. [188]
70- Ru,
Allah'tan bir ltuflur. Hcrcyi bilen olarak Allah yeler.
Allah'a ve Peygambere itaat edenlerin,
Peygamberlerle, sddkiaria, ehitlerle ve salih kullarla beraber oluu.
Allah'lan, itaat edenlere bir ltftur. Aslnda onlar bunu, kendi amelleriyle
hak etmi deillerdir, llereyi bilen olarak Allah yeter. Kullarndan kimin
itaatkr, kimlerin isyankr olduunu bilir ve onlara buna gre karlk verir. [189]
71- Ey iman
edenler, tedbirini/i aln. liliik blk veya toplu olarak savaa gidin.
Ey iman edenler,
dmanlarnza kar silahlanarak tedbirinizi aln. Blk blk veya toplu
olarak dmanlarnza kar savaa kn.
Ayet-i kerime,
kfirlere kar her trl tedbirin eksiksiz olarak alnmas lazm geidiine
iaret etmekte ve mminlere, kfilerle savamay ihmal etme-' melerini
emretmektedir. [190]
72- phesiz
ki iinizden pek ar davranan vardr. Size bir musibet geldii zaman:
"Allah bana nimet ihsan etf de onlarla beraber olmadm." \cr.
phesiz ki sizin
iinizde cihada kma hususunda pek ar davranan ve bakalarnn da ar
davranmalarna sebep olanlar vardr. Bunlar mnafklardr. Siza, malubiyet,
yaralama ve ldrme gibi bir musibet geldii zaman: "Allah bana ltufta
bulundu. nk onlarla beraber savala bulunmadm ve benim bama belalar
gelmedi." der. Sizden geri kaldna ve sizin skntlara uramanza
sevinir. Zira Allah'n mmin kullarna, yolunda cihad etmeleri halinde erieceklerini
vaat ettii sevaptan phe etmektedirler. [191]
73- Yemin
olsun ki Allah'tan si/.c bir HituT eritiinde de, sizinle onun arasnda bir
dostluk yokmu gibi "Keke onlarla beraber olsaydm da byk bir baar
elde etseydim." der.
Yemin olsun ki ayet
size, zafer ve ganimet gibi, Allah'tan bir nimet eriecek olsa, cihaddan geri
kalan bu mnafk, sanki aranzda hibir dostluk yokmu ve o adam, grnrde de
olsa sizin dininizde olan birisi deilmi gibi "Keke onlarla beraber
olsaydm da byk bir pay elde etseydim." der.
Allah teaia bu yetle
mnafklarn sava hakknda tutumlarn bildirmektedir. ayet onlar savaa
katlrlarsa sadece ganimet elde etme gayesiyle katlrlar.
Eerkalmazlarsakalblerindeki pheden dolay katlmazlar. Yoksa onlar ne
savaa katlmaktan sevap mid ederler ne de katlmamaktan dolay cezalandrlmaktan
korkarlar.
Allah teala, etin
imtihanlardan biri olan sava karsnda mnafklarn hallerini belirttikten
sonra hakkyla iman eden mminleri Allah yolunda cihad etmeye tevik ederek yle
buyurdu. [192]
74- hirct
hayatna mukabil dnya hayatn satanlar, Allah yolunda savasnlar. Kim, Allah
yolunda savar da ldrlr veya galip gelirse biz ona ilerde byk bir
mkfaat vereceiz.
Dnya hayatn satan,
ona nem vermeyerek karlnda hiret sevabn alan ve Allah'n rzasn
talep ederek mallarn harcayanlar, Allah'n dinini yceltmek ve Allah'n
eriatm zafere ulatrmak in Allah yolunda savasnlar. Kim Allah yolunda
savar da dmanlar tarafndan ldrlr veya onlara galip gelirse, biz
onlara byk bir sevap vereceiz.
Bu byk sevabn ne
olduu hususunda Peygamber efendimiz yle buyuruyor:
"Evinden ancak
Allah yolunda cihad etmek ve Allah'n kelamn tasdik etmek iin kp, Allah
yolunda cihad eden kimseye, Allah onu cennete koyacana veya km olduu
evine miikfaat yahut ganimetle dndreceine dair kefil olmutur. [193]
75- Size ne
oluyor da Allah yolunda ve "Ey rnbbiniz, halk zalim olan bu memleketten
bizi kar. Kendi tarafndan bize bir dost gnder. Ve yine kendi tarafndan
bize bir yardmc gnder." diye yalvaran erkek, kadn ve ocuklardan
gsz olanlar urunda savamyorsunuz?"
Ey iman edenler, size
ne oluyor da Allah yolunda savamyorsunuz? Ve yine neden kendilerine slm
dininden karmak iin, mriklerin eziyet ettikleri erkek, kadn ve
ocuklardan gsz olanlar "Ey Rabbimiz, bizi, halk zalim olan bu lkeden
kar. Bizlere kendi tarafndan ilerimizi idare edecek bir dost gnder. Yine
bizlere zalimlere kar yardm edecek bir yardmc gnder." diye yalvaran
zayflar urunda savamyorsunuz?
Mfessirler burada
zikredilen ve "Halk zalim okluu bildirilen memleketin Mekke olduunu
sylem ilerdi r. Zira orada rnsKimnn olan erkeklere, ar-kabalan zulmetmiler,
onlara eitli ikenceler yapmlar ve onlar dinlerinden karmak iin her
yola bavurmulardr. Bu sebeple Allah teala dier mminleri, bunlar
kurtarmaya tevik etmitir.
Hasan- Basri ve
Katade bu yetin izahnda unlar sylemilerdir: Bir kii Hicret etmek
maksadyla halk zalim olan bu memleketten kp halk salih olan lkeye gitmek
zere yola koyulmu ve yolun yansnda lm gelip ona atm, o da ynn salih
olan lkeye doru evirmitir. Bunun zerine rahmet melekleriyle azap melekleri
bu kiinin cann alma hususunda ihtilafa dmler ve onlara: Bu kii hangi
memlekete daha yakn ise ona gre muamele yapmalar emredilmitir. Onlar
mesafeyi lmler, salih olan lkeye bir kar daha yakn
olduunu grmler ve bu sebeple onu
rahmet melekleri vefat ettirmilerdir. [194]
76- man
edenler, Allah yolunda savarlar. Kfirler ise tautun yolunda savarlar. O
halde siz de eytann dostlaryla savan. phesiz ki eytann hilesi
zayftr.
Allah ve Peygamberine
iman edip Allah'n vaadine kesinlikle inananlar,' Allah'n dinini yceltmek
iin, onun yolunda savarlar. Allah'n birliini inkr edip Peygamberini
yalanlayan kfirler ise, tautun yolunda ve tautun dostlar iin hazrlad
plan zere savarlar. O halde ey mminler, siz, eytann dostlarna kar
savan. eytann hile ve tuzaklar pek zayftr. Bu itibarla onann
dostlarndan ve taraftarlarndan korkmayn.
AlIah teala bu yet-i
kerimede eytann ve onun dostlarnn hiylelerinin zayf okluunu beyan
etmitir. Zira onlar ne Allah'n sevabn mitf ederek savarlar ne de
Allah'n cezalandrmasndan korkarak haksz yere savamay brakrlar. Onlar
sadece bir taassup urunda ve Allah'n, mminlere verdii nimetleri kskanma
yznden savarlar. Halbuki mminler, Allah'n sevabn mid ederek savar ve
yine Allah'n cezalandrmasndan korkarak haksz yere savamay terkederler.
Bylece mminler bilinli bir ekilde savarlar. ldrldklerinde Allah
katnda mkfaatlandmlacaklann, zafer kazandklarnda da ganimet elde
edeceklerini bilerek savarlar. Halbuki kfirler ise ldrlme korkusuyla ve
hiretten hibir ey beklemeksizin savarlar. Bu sebeple onlar manevi bakmdan
zayftrlar ve korku iindedirler. [195]
77- Kendilerine
Ellerinizi savatan lekin. Namaz kln, zekat verin," denilenleri
grmez misin? Onlara sava. far/, khninca idlerinden bir ksm, insanlardan,
Aah'an korkar gibi haiin daha .yddeiis bir ekilde korkuyorlar ve
"Kabhmiz hi/c sala niin far/ kildi?" Bi/i. yakn bir zamana
kadar ;cri btraknul degi! miydi?" rinurlar. V.y Mihummed, de ki:
"Dnyann menfaati pek n/dr. hiret ise Allah'tan korkanlar iin daha
hayrldr. \'e k kadar zulme uratlmazsnz.
Ey Mihamined, ken
iierne: "Jk rKerle savamaktan elinizi ekin, namaz
dosdoru kilin,, zokan layk olanlaa verin." denilenleri grmedin mi?
Onlara, arzuladklar sava farz klndnda, ilerinden bir cemaat, mriklerden,
Allah'tan korkareasma veya daha iddetli bir ekilde korkar oldular. Ve
szlanarak, dnyaya meylederek ve rahat yaamay tercih ederek yle demeye
basmadlar: "Ey Rabbmiz, savamay b/c niin farz kikhn'.'-Evierimizdeki
yataklarmzda lnceye kadar bize mhlet verseydin ya." Ey Muhammed de
ki: "Dnyadaki geimliiniz az bir eydir. nk dnyann kendisi
geicidir. Rab-l erinden korkanlar iin hiret ilimcileri daha hayrldr.
nk h i ret nimetleri devamldr. Sizler, hurma ekirdeinin kovuunda
bulunan kl kadar bile hakszla uratlmayacaksnz.
Miifessirler, bu yeti
kerimenin nzul sebebi hakknda iki gr zikretmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, krime, fbn-i Creye, Kaade ve Sddi'ye gre bu yet-i kerime, namaz
ve zaktn farz klnp cihadn henz farz khnmad bir zamanda mslman
olan, nmaz klma ve zekat vermenin yannda cihadn da farz klnmasn isteyen
fakat cihad farz klnnca da savamak zorlarna giden bir ksm sahabiler
hakknda nazil olmutur.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas diyor ki; "Abdurrahman b. Avf ve arkadalar Resulullah'a geldiler
ve ona "Ey Allah'n Resul, biz mrik iken glydk, mslman olunca
zelil duruma dtk." dediler. Resulullah da "Ben, affetmekle
emrolundum. Kimseyle savamayn." buyurdu. Allah teala Resulullah'a,
Medine'ye gnderince savamay emretti. Fakat savamak bir ksm ms-lmanlara
zor geldi. te bunun zerine bu yet-i kertme nazil oldu ve dnya hayatnn
az bir geimiik olduunu, bu itibarla onu tercih etmenin isabetli olmadn,
hiretin ise mminler iin daha hayrl okluunu, Allah yolunda savaarak
hireti tercih etmenin gerektiini beyan etmi oldu.
b- Mcahid
ve Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime ve
bundan sonra gelen seksen nc yetin sonuna kadar olan yetler, Yahudiler
hakknda nazil olmutur. Allah teala bunlarn durumuna dmekten
sakindrmtr. [196]
78-
Nerede olursanz, olun lm sizi yakalar.
Salam yaplm kalelerde bulunsanz b!e. Onlara i nuinal'ikl.ra) bir iyilik
isabet ettii zaman "Hu, A'ihh'tundsr.'kolulk isabet ettiinde ise sendendir.". Muhammed: " Hepsi de
Aila:1 tandr. ls kavme ne oluyor da sz anlamaya yanamyorlar.
Ey insanlar nerede
olursanz olun lm sizi hyakalayacaktr. nk salam yaplm kaleler
siinsan. bite. O lhalde savan lmek 'nirnek korkusunla dmann karsna
kmak;.i; ekinmeyin. Mna ganimet, zafer bolluk tnbi bir iyilik isabet
etliinde onlar "Fk Allah tarauLiiKir, omn takjiri iledir."
Seiler. Fakat bunlarn iMna maiu!") ac ekme gibi bir koruluk
geldiinde de "iiy Muhanmed. bu sen-d.endir. Senin tedbirsizliinden ve
kt grl ohundundr." derier. Ey Muhamde ki: "Bolluk olsun kthk
olsun, zafer olsun, hezimet olsun her ey Akih tarafuladr. O halde ne
oluyor bu toplulua da neredeyse sz anlamaz oluyorlar? Her eyin, Allah'n
takdiriyle olduunu ve onun kudreti altnda olduunu idrak etmeye
yanamyorlar.
yette zikredilen ve
"Salam yaplm kaleler" diye tercme edilen ifadesi iki ekilde
izah edilmitir.
a- Katade,
Mcahid ve bn-i Creyc'e gre bu ifadeden maksat, "Mstahkem
kkler"dir. Mcahid bu yet-i kerimenin, rmcein sokmasyla lecei
haber verilen bu sebeple salam bir kk yaptrarak korunmak isteyen fakat neticede
ayak parman rmcek sokarak lm olan bir kadn hakknda nazil olduunu
zikretmitir.
b- Sddi ve
Rebi1 b. Enes'c gre ise bumda zikredilen den maksat, gkte bulunan belli
kklerdir. Allah teala, lm gelen insann o kklerde bulunmas halinde
bile mutlaka leceini beyan etmitir.kelimesinin asl mns ise eddeli
okunduunda "Uzun" demek eddesiz okunduunda ise
"Sslenmi" demektir. Bazlarna gre de "Al
ile sslenmi" demektir. Kfe
limleri bu kelimenin edde ile okunmas halinde emein okluunu ifade
edeceini sylemilerdir. Burada zikredilen her bir kkn yapmnda oka emek
harcandndan kelimesi
eddeli'olarak
zikredilmitir. Az emek sarf ettii ifade edilecek olsayd u yet-i kerimede
olduu gibi eddesiz ifade edilirdi. Bu kelime o yette eklindedir. [197]
79- Sana ne
iyilik gelirse Allah'tandr. Sana ne ktlk de gelirse kendi nefsindendir. Biz
seni insanlara Peygamber olarak gnderdik. ahit olarak Allah yeter.
Ey Muhammed, sana
bolluk, nimet, afiyet ve selmet gibi herhangi bir iyilik isabet ettiinde bu
Allah'n sana bir ltf ve ihsandr. Yine sana dokunan zorluk, sknt, eziyet
gibi eyler, senin kazanm olduun ktlklerdendir. Ve onlar sana takdir
eden de benim. Biz seni kendimize, yaratklar arasnda bir eli kldk. Sen
onlara, gnderdiimiz eyleri tebli ile ykmlsn. ayet onlar senin tebli
ettiin eyleri kabul ederlerse onlarn lehinedir. Reddederlerse onlarn
aleyhlerinedir. Sana ve onlara kar ahit olarak Allah yeter. Zira senin tebliinde
onlarn, senin tebliin karsndaki tutumlar da Allah'a gizli deildir. O
herbirinize, yaptnzn karln verecektir.
Abdullah b. Abbas bu
yetin izahnda yle demitir: Resulullah'a dokunmu olan iyiliklerden
maksat, Bedir savanda kazand zafer ve elde ettii nimetlerdir. Ona
dokunan ktlklerden maksat ise Uhut savanda bana gelen hallerdir. Mesela,
o savata Resulullah'n yz yaralanm ve dii krlmt,
Katade ise bu yetin
izahnda unlar sylemitir: Bu hususta Resulullah'n yle buyurduu bize
ulamtr: "Kiiye isabet eden hibir odun yaralamas ayak kaymas ve
damar seirmesi yoktur ki ilemi olduu bir gnah karlnda olmasn. Allah
teala gnahlarn bir ounu da affeder."
Evet, yet-i kerimede
kulun, iine dt sknt ve bana gelen belalarn kendi suundan
kaynakland beyan edilmektedir. Bu hususta dier bir yet-i kerimede de yle
buyurulmaktadr: "Banza gelen bir musibet, kendi ellerinizle
kazandnz gnahlar yzndendir. Allah, ilenenlerin birounu da affeder. [198]
80- Kim
Peygambere itaat ederse phesiz Allah'a itaat etmi olur. Kim yz evirirse,
biz seni, onlarn zerine koruyucu gndermedik.
Kim Peygambere itaat
ederse phesiz ki o Allah'a itaat etmi olur. nk Peygamberi o
gndermitir. Kim de Peygambre itaatten yz evirirse sorumluluu kendisine
aittir. Ey Muhammed, biz seni, onlan koruyucu olarak gndermedik. Seni yol
gsteren olarak gnderdik. Onlar denetleyip hesaba ekecek olan biziz.
bn-i Zeyd diyor ki:
"Bu yet-i kerime cihad emreden yet inmeden nce nazil olmu.
Peygambere itaat etmeyenlere kar Peygamberin kiileri amellerinden dolay
hesaba eken kimse olmad beyan edilmitir.
Daha sonra onlara
kar cihad etmesi, mslman oluncaya kadar onlara sert davranmas
emredilmitir. [199]
81- Onlar
"emrine uyduk." derler. Yanndan ayrldklar zman da onlardan bir
topluluk, senin sylediklerinin aksini geceleyin kurarlar. Allah onlarn
geceleyin ne kurduklarn yazar. Onlara aldrma ve Allah'a gven. Allah vekil
olarak yeter.
Ey Muhammed,
kendilerine sava farz klnd zaman insanlardan, Allah'tan korktuklar
kadar veya daha fazla korkan o kimselere bir ey emrettiinde
"Emrettiine itaat eder. Yasakladndan kanrz." derler Fakat
onlar sen yanndan ayrldklar zaman da ilerinden mnafk olanlar, senin
onlara sylediklerini geceleyin deitirirler. Allah senin szlerinden
deitirdikleri eylerin cezasn onlarn amel defterlerine kaydettirmektedir.
Sen bu mnafklara aldr etme. Allah'a tevekkl et. Vekil olarak Allah yeter. [200]
82-
Kr'an' dnmyorlar m? Eer Kur'an, Allah'tan bakas tarafndan
indirilmi olsayd onda birbirine zt olan bir ok ey bulurlard.
Ey Muhammed, senin,
kendilerine sylediklerini geceleyin deitiren o insanlar, Allah'n kitab
olan Kr'an' dnp o kitabn, sana itaat etmelerine dair aleyhlerine bir
deli! olduunu idrak etmezler mi? Kur'an Allah tarafndan-dr. Zira onun
mnlar birbiriyle uyum iindedir,.hkmleri birbirine uygundur. Ve onun bir
ksm dier bir ksmn tasdik etmekle ve doruluuna ahitlik etmektedir.
ayet bu Kur'an, Allah tarafndan deil de baka biri tarafndan gnderilmi
olsayd elbette ki onlar, Kur'an'n iinde birbirleriyle elien bir ok
hkmler, birbirini bozan birok mnlar bulurlard. [201]
83-
Kendilerine cnniye veya korku hususunda bir haber geldiinde onu yayarlar.
Eer onu Peygambere ve kendilerinden olan darecilere havale etmi olsalard,
onlardan hkm karmaya kadir olanlar, onun ne olduunu bilirlerdi. Allah'n,
zerinize olan ltf ve merhameti olmasayd, pek aznz mstesna, eytana
uyardnz.
Resuiullah'm
sylediklerini geceleyin deitiren o mnafklara, msl-manlarn
mfrezelerinin sava kazanmalar veya malup olmalar gibi gven veya korku
ile ilgili bir gizli haber geldiinde o haberi Resulullah'tan ve mfrezenin
komutanndan nce insanlara yayarlar. Eer bunlar ii Peygambere ve
kendilerinden olan idarecilere havale edip sussalar ve haberi yaymasalard bu
haberi inceleme gcnde olanlar, onun gerek yznn ne olduunu bilirler ve
onun doru veya yanl okluuna karar verir ve ona gre insanlara
bildirirlerdi. Eer Allah'n ltf ve merhameti olmasayd ok aznz hari, bu
mnafikar gibi siz de eytana tabi olurdunuz.
Grld gibi yet-i
kerime mminlerin savalar hakknda gelen haberleri acele yayan bir ksm
mnafklar ve zayf iradeli insanlar uyarmakla, bu gibi ciddi haberleri
Restlsllah'a ve haberi inceleyip doruluunu veya yalan
oluunu tesbit edebilecek gteki ordu
komutanlarna ve ilim sahiplerine brakmalarn emretmektedir. Nitekim bu
hususta Peygamber efendimiz bir hadis-i erifinde yle buyurmaktadr:
"Kiinin, duyduu
hereyi konumas, yalan olarak ona kfidir. [202]
yet-i kerimenin
sonunda "Allah'n, zerinize olan ltf ve merhameti olmasayd pek azanz
mstesna, eytana uyardnz." buyurulmaktadr.
Bu ifadenin izah
yledir: Ey mminler, Allah'n, sizi hayrlarda muvaffak klmas, ltf ve
merhameti olmasayd Resulullah'n yannda iken "Emrine itaat ettik."
deyip de onun yanndan ayrldktan sonra geceleyin, onun dediklerini
deitiren u mnafklar gibi eytana tabi olurdunuz. Bundan pek aznz
kurtulabilirdi."
Mfessirler burada
zikredilen "Bundan pek aznz mstesna olurdu." ifadesini eitli
ekillerde izah etmilerdir:
a- Katade'ye
gre istisna edilen pek az kimseler, gelen haberlerden hkm karan
kimselerden istisna edilmilerdir. Bu izaha gre yetin mns yledir:
"Eer o haberi Peygambere ve kendilerinden olan idarecilere havale etmi
olsalard, onlardan hkm karmaya kadir olanlar, pek az mstesna onun ne
olduunu bilirlerdi.
b- Abdullah
b. Abbas'a gre ise burada istisna edilen pek az kimseler, kendilerine emniyet
veya korku hususunda heber geldiinde onu evreye yayan kimselerden istisna
edilmilerdir. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Resuiullah'm
yannda bulunduklarnda "Sana itaat ediyoruz." deyip onun yanndan
ayrldktan sonra da sylediklerinin tersini planlayan kimselere emniyet veya
korku hakknda bir mesele geldiinde onlarn pek az mstesna hemen o meseleyi
evreye yayarlar." Bu izaha gre, burada, haber yaydklar beyan edilen
kimselerden maksat, mnafklar, haber yayanlardan istisna edilenlerden maksat
ise mminlerdir.
c- Dehhak'a
gre ise, yette istisna edilen az kimseler, eytana tabi olabilecekleri
muhtemel olan kimselerden istisna edilmilerdir. Buna gre yetin izah
yledir: "ayet, Allah'n ltf ve merhameti olmasayd eytana uyardnz.
Bundan pek aznz mstesna olurdu. Bu az olanlar da eytana uyma temaylnde
olmayanlannizdr."
Bu hususta Dehhak
yle demitir: "yet-i kerime, eytann vesveselerinden bir ksm
vesveseleri ilerinden geiren sahabileri kastedmektedir. Onlardan az bir
topluluun bu vesveselerden uzak olduklar beyan edilmitir.
d- Dier bir
ksm mfessirlere gre burada "Pek aznz mstesna" eklinde
zikredilen cmle, zahirde bir istisna ise de aslnda yukanda geen hkm
pekiti m edir.
Bunlara gre yetin bu
blmnn mns yledir: "ayet size Allah'n Iifu ve merhameti
olmasayd hep birlikte eytana uymu olurdunuz." Bu grte olan limler,
Arapada, istisnalarn te'kid mnsna da gediini, buradaki istisnalarn da
bu trden olduunu sylemilerdir.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan burada istisna edilenlerin duyduklar
haberleri derhal yayanlardan istisna edildiklerini syleyen grtr. Zira, bu
istisna edilenlerin eytana tabi olabileceklerden istisna didiklerini sylemek
caiz deildir. nk, burada eytana tabi olmayanlarn, Allah'n ltf ve
merhametiyle tabi olmadklar beyan edimitr. Allah'n ltf ve merhameti
olduktan sonra artk kimsenin eytana tabi olmas beklenemez. Dier yandan,
burada zikredilen istisnay Arapa'da yaygn olan bir sluptan karp onun
pekitirme ifade ettiini sylemek de caiz deildir. nk Allah tealann
kitabini Arapa'da yaygn olan sluplara gre tefsir etmek isabetli deildir.
Keza burada, istisna
edilen az kimselerin, haberi bilme yetkilerinde olanlardan istisna
eildiklerini sylemek de doru deildir. nk haberi bilme yetkisinde
olanlar, ayn seviyededirler. Onlardan bazlarnn haberleri bileceklerini,
dierlerinin bilemeyeceklerini sylemek doru deildir. te bu izah ekli
de doru olmadndan, buradaki istisnann, haber yayanlardan istisna
edildiklerini sylemekten baka bir yol yoktur. Biz de bunu tercih ettik. [203]
84- Ey
Mihammcd, Allah yolunda sava. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mminleri de
savaa tevik et. Umulur ki Allah, kfirlerin errini nler. Allah'n azab
ok iddetlidir. bret alnacak cezas da pek iddetlidir.
Ey Muhammed, Allah
dmanlarna kar Allah yolunda bizzat cihad et. Sen btn gcnle gayret et.
Bu hususta sana uymayanlara zlme. Allah seni, ancak gcnn yettii ile
mkellef tutar. Mminleri de mriklerle savamaya
tevik et. Umulur ki Allah, kfirlerin
errini sizden uzaklatrr. Allah'n belas pek etindir. Cezas da pek
iddetlidir.
Taberi diyor ki:
"Umulur" kelimesi, Allah iin kullanldnda "phesiz"
anlamna gelir. Bu yetteki "Umulur ki Allah, kfirlerin errini
nler." demek "phesiz ki Allah, kfirlerin errini sizden
nler" demektir.
Peygamber efendimiz
(s.a.v.) kfirlerle sava hususunda birhadis-i erifte yle buyuruyor:
"Kim, bir savaa katlmadan veya savaa katlma niyetini tamadan lrse,
bir nevi mnafk olarak lm olur." [204]
85- Kim, yi
bir ie araclk ederse, onun sevabndan hissesi vardr. Kim de kt bir ie
araclk ederse, onun gnahndan pay vardr. Allah, hereye kadirdir.
Ey Muhammed, kim senin
sahabilerinin zor durumda olanlarna yardmc olur, dmanlarna ka
cihadlannda ve Allah yolunda savamalarnda onlara yardmda bulunacak olursa,
onun yapm olduu bu yardmdan dolay, Allah'n verecei sevaptan bir pay
vardr. Kim de, Allah' inkr eden kfirlere yardmc olur, onlarla birlikte
olarak mminlere kar savaacak olursa onun da gnahtan bir pay vardr.
Allah, hereye kadirdir.
Taberi diyor ki:
"Bu yet-i kerime, Resulullah'a savamay ve mminleri savamaya tevik
etmesini emreden yetten sonra geldii iin bu yetteki eytan ve yardm
etmekten maksadn, bu savata yardm etme olduu anlalmaktadr. Bununla
birlikte her hayra yardm edenin onun sevabndan bir nasip ve erre yardmc
olann da onun gnahndan bir pay alacan da ifade etmektedir. yet-i
kerimenin sonunda geen ve "Kadirdir" diye tercme edilen kelimesi,
Abdullah b. Abbas ve Mcahid tarafndan "Hereye kadir olan"
eklinde izah edilmitir. Abdullah b. Kesir tarafndan "Hereyi sevk ve
idare eden" eklinde izah edilmitir. Sddi ve bn-i Zeyd tarafndan ise
"Hereye kadir olan" eklinde izah edilmi Taberi de bu gr
tercih etmitir. nk bu kelime Kureylilerin ivesinde bu mnda
kullanlmtr. Ebu Mes'ud el-Ensri diyor ki:
"Bir adam
Resulullah'a geldi ve "Benim bineim telef oldu, bineksiz kaldm. Beni
savaa gtrecek bir binee bindir." dedi. Resululah ise "Bende, seni
bindirecek binek yoktur." buyurdu. Oradan birisi "Ey Allah'n Resul,
ben ona, binecei bir binek verecek olan gstereyim mi?" dedi. Bunun
zerine Resulul-lah "Kim, bir hayr ileme yolunu gsterecek olursa ona,
hayr ileyenin sevab kadar sevap vardr." buyurdu. [205]
86- Size
selam verildii zaman siz de ondan daha gzeli ile karlk verin veya
aynisiyla mukabele edin. phesiz Allah, hereyi hesap edendir.
Ey iman edenler,
sizlere mrnzn uzun olmas, sa ve salim olmanz dileiyle selam
verildiinde, size bu gibi dileklerde bulunanlara daha gzeliyle dileklerde
bulunarak selamlarn aln veya onlarn dileklerinin aynsn ifade eden
selamlarla onlann selamn aln. phesiz ki Allah, yaptnz her ameli
muhafaza etmekte ve hesaplamaktadr. Herkese yaptnn karln verecektir.
MfessirIer, bu yette
zikredilen "Verilen selama daha gzeliyle veya aymsyla karlk
vermek"ten neyin kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Sddi,
Ata, bn-i Creyc ve brahim en-Nehai'ye gre bu yette zikredilen iki trl
selam alma da mminlerin verdikleri selam almakla ilgilidir. Bir mslman
dier bir mslmana "Esselamaleykmu deiinde, dier msl-man, selam
verenin szlerine ilavede bulunarak "Ve aleykm Selem ve Rame-tulah"
diyecek olursa ite o zaman onun selamna daha gzeliyle karlk vermi olur.
ayet "Esselam aleykm." diyene "Ve Aleykm Selam" veya
"Esselam aleykm" diyecek olursa ite o zaman verilen selama
aynsyla karlk verni olur,
b- Abdullah
b. Abbas, Katade ve bn-i Zeyd'e gre bu yette zikredilen "Selam alann
daha gzeliyle karlk vermesinden maksat" mslman kimsenin vermi
olduu selama, daha gzeliyle karlk vermekteir. Selam verene aynsyla
mukabele etmekten maksat ise, mslman olmayann vermi olduu selam aynen
almaktr. Bunlara gre, selm veren, mslman olsun kfir olsun onun selamn
almak gerekmektedir. Ancak mslmanm selam daha fazla hayr temennisiyle
alnr. Kfirin ise verdii selam aynen iade edilir.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, bu yette zikredilen selam alma
ekillerinden ikisi de mslmanlann venni olduklar selam almaya aittir.
Zira, kfirlerin verdikleri selamlarn daha az temennilerle alnmasnn gerekli
olduuna dair Resulullah'tan sahih haberler zikredilmitir. Bu yette ise selam
verenin selamnn verilenden daha gzel veya verilenin aymsyla alnmas
emredilmektedir ki, bu da selam verenin mslman olmasn gerektimektedir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki Allah tealann kitabnda emre-dildii zere
selam almak farz mdr?" Cevaben denilir ki: "Evet, selef alimlerinden
bir topluluk, bu grtedir. Nitekim Cabir b. Abdullh ve Hasan- Basri
bunlardandr. Hasan- Basri, "Selam vermek nafile bir amel ise de onu
almak farzdr."
demitir.
Resulullah, mminleri,
aralarnda selam yaymaya tevik etmi ve buyurmutur ki:
"Sizler iman
etmedike cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedike de iman etmi olmazsnz.
Size, yaptnz takdirde, birbirinizi sevmi olacanz bir eyi gstereyim
mi? Aranzda selam yayn." [206]
Mslman olmayan
kimselere selam verilmez. ayet onlar selam verirlerse, verilecek cevapta
"Selam" kelimesi kullanlmakszn sadece "Ve aleyke" denir.
Bu hususta Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
'Size ehl-i kitap
selam verdiinde "Ve aleykm" deyin.
[207]
87- O yle
bir Allah'tr ki, ondan baka hibir ilah yoktur. Sizi, kyamet gnnde
mutlaka toplayacaktr. Bunda asla phe yoktur. Allah'tan daha doru szl kim
vardr?
Allah, kendinden
baka, hakkyla ibadet edilecek hibir ilah bulunmayan-dr.O sizi, lmnzden
sonra maher meydannda hesaba ekmek iin, geleceinde phe olmayan kyamet
gnde mutlaka bir araya toplayacaktr. Syleyin bakalm, hangi varlk
Allah'tan daha doru bir sz syleyebilir? O halde Allah'n vermi olduu
haberlerin doruluundan phe etmeyin. [208]
88- Ne
oluyor size de mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz? Halbuki Allah,
yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir. Allah'n saptrd kimseyi
hidayete mi erdirmek istiyorsunuz? Aliah kimi saptrrsa onun iin bir k
yolu bulamazsn.
Ey mminler, size ne
oluyor da, mnafklar hakknda ikiye ayrlyorsunuz? Baznz onlarn
ldrlmelerini, baznz da serbest braklmalarn istiyorsunuz? Halbuki
Allah, onlar, iledikleri ktlkler sebebiyle mriklerin hkmne tabi
tutarak ba aa evimitir. Ey mminler, Allah'n terk ettii ve saptrd
bir insan slam hidayetine kavuturmay m istiyorsunuz? Allah, kimi saptnrsa
onun iin bir k yolu bulamazsnz.
Mfessirler, bu yet-i
kerimenin nzul sebebi hakknda eitli grler zikretmilerdir.
a- Zeyd b.
Sabit'e gre bu yet-i kerime, sahabilerin Uhut savanda Resulullah'tan ve
mslumanlardan ayrlp Medine'ye gelen ve mslmanlara "ayet biz
savamay bilseydik size tabi olurduk." diyen mnafklarn dtkleri
ihtilaf hakknda nazil olmutur.
Abdullah b. Yezid
el-Ensari bu hususta Zeyd b. Sabit'in unlar sylediini rivayet etmitir.
"Sahabilerden
bazlar Resululah ile birlikte Uhut savama gittikten sonra oradan savaa
katlmadan geri dndler. te bu kimseler hakknda mslmanlar iki gruba
ayrldlar. Bir ksm bunlarn ldrlmesini istiyordu. Dier bir ksm ise
bunaln mmin kabul ederek "Hayr ldrlmesinler." diyorlard. te
bunun zerine bu yet nazil oldu ve "Ne oluyor size de mnafklar haknda
iki zmreye ayrlyorsunuz?" buyuruldu. Resulullah da yle buyurdu:
"Medine pak ve temiz bir yerdir. O, atein, gmn posasn att gibi
murdar olan dar
atar. [209]
b- Mcahid'e
gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Mekke'den Medine'ye gelen, mslman
olduklarn aklayan, daha sonra da Mekke'ye dnerek mrik olduklarn ilan
eden mnafklar hakknda ihtilafa dmeleri zerine nazil olmutur.
Bu hususta Mcahid
diyor ki: "Bir ksm insanlar, Mekke'den kp Medine'ye geldiler ve
muhacir olduklarn iddia ettiler. Daha sonra da dinden ktlar.
Resulullah'tan, Mekke'ye gidip eyalarn getirmelerine ve onlarla ticaret
yapacaklarna dair izin istediler, Ve gittiler. te mminler, bu kimseler hakknda
ihtilafa dtler. Bazlar, onlarn mnafk olduklarn bazlar da mmin
olduklarn sylediler. Allah teala, bu yeti indirerek, onlarn mnafk
olduklarn aklad ve onlarla savamay emretti.
c- Abdullah
b. Abbas, Ma'mer b. Raid, Katade ve Dehhak'a gre ise bu yet-i kerime,
sahabilerin, Mekke'de mslman olduklarn aa vuran bununla birlikte,
mslmanlara kar mriklere yardm eden bir ksm mnafklar hakknda ihtilafa
dmeleri zerine nazil olmutur.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas'n unlar syledii rivayet edilmitir: "Mekke'de yaayan bir ksm
insanlar, dilleriyle mslman olduklarn sylediler. Fakat onlar mriklere
yardm ediyorlard. Onlar, baz ileri iin Mekke'den ktlar ve kendi
kendilerine yle dediler: "Eer biz, Muhammedin sahabileriy-; le
karlaacak olursak bize bir zararlar dokunmaz." te mminler bunlarn,
Mekke'den ktklar haberini ahnea kendi aralarnda ihtilaf ettiler. Bir ksm
mminler, dediler ki: "Bineklere binin ve gidin o murdarlar ldrn.
nk onlar, size kar, dmanlarnza yardm ediyorlar."
Dier bir ksm
mminler de bunlar hakknda yle demilerdir: "Sbha-nallah, sizler,
sizin sylediklerinizi syleyen insanlar m ldreceksiniz? Onlarn, srf
memleketlerini brakp hicret etmedikleri iin mi, kanlarn ve mallarn helal
gryorsunuz?" te mminler bu insanlar hakknda iki gruba ayrlmlardr.
Resululiah, onlarn yannda bulunduu halde o gruplardan herhangi birini
grlerinden vazgeimye almamtr. te bunun zerine "Ne oluyor size
de, mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz? Halbuki Allah,
yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir..." yeti nazil
olmutur.
d- Siiddi'ye
gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Medine'de yaayan ve mnafklarndan
dolay oradan ayrlmak isteyen kiiler hakknda ihtilafa dmeleri zerine
nazil olmutur.
Bu hususta Esbat,
Suudi'nin unlar sylediini zikretmitir: Mnafklardan bir ksm insanlar,
Medine'den kmak istemilerdi. Onlar, mminlere "Biz Medine'de hasta
olduk. Burann havas bize ar geldi. Bizler dalara ksak ve eski halimize
geldikten sonra geri dnsek daha iyi olur. nk bizler ky halk idik."
dediler ve Medine'den ayrlp gittiler.
Sahabiier bunlar
hakknda ihtilafa dtler. Bazlar "Bunlar, Allah dman
mnafklardr. steriz ki, Resululiah bize izin versin de onlarla
savaalm." dediler. Dier bazlar ise "Bilakis bunlar,
kardelerimizdir. Medine'nin havas bunlar bunaltt ve bunlar burann havasn
ar buldular ve dalara kp hava almak istediler. yileince tekrar geri
dneceklerdir." dediler. Bunun zerine Allah teala da buyurdu ki:
"Ne oluyor size de mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz?"
e- bn-i
Zeyd'e gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Hz. Ae'ye yaplan iftira
hususunda ihtilafa dmeleri hakknda nazil olmutur.
Abdullah b. bey gibi
baz mnafklar, Hz. Aie aleyhine konutular. Sa'd b. Muaz gibi samimi
mminler ise Abdullah'n bu davranlarndan beri olduklarm bildirmilerdir.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan gr, bu yet-i kerimenin,
Resulullah'n sahbilerinin, mslman olduktan sonra dinden kan Mekkeliler
hakknda ihtilaf etmeleri zerine nazil olmutur." diyen rtr. Zira bu
yetten sonra gelen yette de "... Allah yolunda hicret etmedike onlardan
dostlar edinmeyin..." buyrulmakta ve bu insanlarn, Medineli
olmadklar, oraya henz hicret etmedikleri anlalmaktadr.
Mfessirler de bu
kiilerin ya Mekke veya Medineli olduklar huusunda ittifak etmilerdir.
Bunlarn Medineli olmadklar bu yetten anlaldna gre Mekkeli olduklar
kesindir.
yet-i kerimenin:
"Halbuki Allah, yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir."
cmlesinde geen ve "Ba aa evirmitir." diye tercme edilen
cmlesi Ata'nn rivayetine gre Abdullah b. Abbas tara-
fndan "Al3h
onlar, mriklerin hkmne drmtr. Yani kanlann ve mallarn helal
klmtr." eklinde izah edilmi, Ali b. Ebi Talha'nn rivayetine gre,
yine Abdullah b. Abbas tarafndan "Allah onlar yere drm"
eklinde izah edilmi, Katade ve Sddi tarafndan ise "Allah onlan
saptrm ve helak etmitir." eklinde izah edilmitir.
yet-i kerimenin
devamnda "Allah'n saptrd kimseyi hidayete mi erdirmek istiyorsunuz?"
Duyurulmaktadr. Burada hitap, mnafklar savunan mslmanlaradr. Allah teala
onlara, bu gibi savunmalarndan vazgemelerini emretmitir. [210]
89- Onlar,
kendileri gibi sizin de inkr edip onlarla bir olmanz isterdiler. Allah
yolunda hicret etmedike onlardan dostlar edinmeyin. Eer bundan yz
evirirlerse onlar yakalayn ve bulduunuz yerde ldrn. Onlardan ne bir dost
ne de bir yardmc edinin.
u mnafklar sizin de
inkr edip kendileri gibi kfir olmanz ve Allah'a ortak komakta onlarla eit
hale gelmenizi isterler. O halde onlar, irk yurdundan kp slam yurduna
hicret etmedike, onlardan dostlar edinmeyin. ayet Allah'a ve Resulne iman
etmekten ve irk yurdunu brakp slam diyarna hicret etmekten yz
evirirlerse, onlar yakalayn ve nerede bulursanz ldrn. Onlardan ne dost
edinin ne de dmanlanza kar bir yardmc edinin. nk onlar kfirdir.
Sizin iin ellerinden gelen ktl yapmaktan geri kalmazlar.
Allah teala, bu yet-i
kerime ile, mminlerin, haklarnda ihtilaf ettikleri insanlarn, gerekten
mnafk okluklarn, bu durumlarm deitirmedikleri takdirde ldrlmelerinin
gerektiini beyan etmitir. [211]
90- Ancak
aranzda anlama bulunan bir kavmrc snanlar yahut ne sizinle ne de kendi
kavimleriyle savamak istedikleri iin yrekleri skntya derek s7.c
gelenlerle savamayn. Allah dilcscydi onlar size musallat ederdi de sizinle
savarlard. Eer onlar, sizden uzak dururlar, sizinle savamazlar ve size
bar teklif ederlerse Allah size, onlarn aleyhine bir yol vermemitir.
Ancak sizinle
anlamas bulunan bir toplulua gidip snan mnafklar bu hkmden
mstesnadr. Sndklar topluluklara verdiiniz eman bunlar iin de
geerlidir. Veya bunlar, sizinle savamaktm kandklar in yahut kendi
topluluklaryla savamaktan kandklar iin yreklen skntya derek size
geldikleri takdirde bunlar iin de eman vardr. Eer Allah dileseydi sizinle anlamal
olanlara snanlar ve savamaktan dolay usanp skntya derek size
gelenleri size satatrrd da, dmanlarnz olan mriklerle birlikte bunlar
da size kar savarlard. Fakat Allah, ltfuyla onlarn errini sizden
uzaklatrd. Eer onlar sizden uzak durup sizinle savamaz ve size bar
teklif ederlerse, Allah size, onlarn aleyhine bir yol vermemitir. O bade
byle davrananlara dokunmayn.
Rivayet ediliyor ki,
Bedir ve Uhud savalarndan sonra, mslmanlarn says oalnca Resululah,
Halid b . Velid'i Mdlic kabilesine gndererek onlar slama davet etmek
istemitir. Bu kabilelerden olan Sraka, Peygamber efendimize gelerek yle
demitir: "Ey Allah'n Resul, kavmime adam gndereceini rendim.
Onlara dokunmaman arzu etli yorum. ayet, senin kavmin olan Kureyliler
mslman olurlarsa onlarda slama .girerler. ayet kavmim mslman olmazsa
onlara dmanlk beslerler." Bunun zerine Resululah, Halici b. Velid'e
"Bununla beraber git ve islediini yap." buyurdu Halid b. Velid gi-ti
ve Mdlic kabilesiyle Resulullah'n aleyhinde bulunmayacaklarna, Kureyliler
mslman olursa onlarn da mslman olacaklarna dair bir anlama yapt.
te yet-i kerime iki
snf insann ldirlmemesini bildirmektedir ki bunlarn birisi, kendisiyle
sulh anlamas yaplan bu Mdlic kabilesine katlan ve onlarn anlamasndan
istifade edenlerdir. Dieri de Abbas gibi Bedir-sava-nda msimanlarla
savamak istemedikleri hakle kabilelerinin basksyla gelip savaa
katlanlardr. Ancak miifessirier bu ve bundan sonra gelen yet-i kerimenin,
Tevbe suresinin beinci yetiyle neshcdildi^ini, bu itibarla mnafklar,
mslmanlardan uzak dursalar, onlarla savamasalar ve onlara ban teklifinde
bulunsalar bile, mriklie devam ettikleri ve mslman olmadklar mddete
onlarla savalacan sylemilerdir.
Nitekim krime,
Hasan- Basri, Katade ve bn-i Zeyd bu yet-i kerimenin ve benzeri yetlerin,
Tevbe suresinin beinci yetiyle neshedildiini sylemilerdir.
Bu hususta krime ve
Hasan- Basri'nin mrikler hakknda u drt yetin Tevbe suresinin beinci
yetiyle neshedildiini syledikleri rivayet edilmitir. Neshedilen bu yetler
de unlardr; "Ancak aranzda anlama bulunan bir kavme snanlar yahut
ne sizinle ne de kavimleriyle savamak istemedikleri in yrekleri skntya
derek size gelenlerle savamayn. Allah dileseydi, onlar size musallat
ederdi de sizinle savarlard. Eer onlar sizden uzak dururlar, sizinle
savamazlar ve size bar teklif ederlerse, Allah size onlarn aleyhine bir yol
vermemitir." "Onlardan dier bir ksmn da hem sizden hem kendi
kavimlerinden emin olmak ister bulacaksnz. Fakat her fitneye
dndrmlerinde onun iine tepetakla dalarlar. ayet onlar, sizden uzaklamaz,
size bar teklif etmez ve ellerini sizden ekmezlerse, onlar yakalayn ve
onlan bulduunuz yerde ldrn. te bunlarn aleyhine size apak bir ferman
verdik. [212]Allah, din hususunda
sizinle savamayan ve sizi yurdunuzdan karmayan kimselere iyilik yapmanz ve
onlara dil davranmanz yasaklamaz. phesiz Allah, adaletli davrananlar
sever." "Allah, ancak sizinle din hususunda savaanlar, sizi yurtlarnzdan
karanlar ve karlmanza yardm edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim
onlar dost edinirse, ite onlar, zalimlerdir.
[213]
Bu yetleri nesneden
yet ise udur; "Mukaddes olan haram aylar knca, mrikleri nerede
bulursanz ldrn. Onlar yakalayn ember iine aln. Her gzetilecek yerden
onlan gzetleyin. Eer tevbe ederler, namaz klp zekat verirlerse, artk
yollarn serbest brakn. phesiz ki Allah, ok balayandr, ok merhamet
edendir. [214]
91- Onlardan
dier bir ksmn da hem sizden hem kendi kavimlerinden emin olmak ister
bulacaksnz. Fakat her fitneye dndrllcrindc onun iine tepe takla
dalarlar. ayet onlar, sizden uzaklamaz, size bar teklif etmez ve ellerini
sizden ekmezlerse, onlar yakalayn ve onlar bulduunuz yerde ldrn. te
bunlarn aleyhine size apak br ferman verdik.
Mnafklardan dier
bir gruh da, kfir olduklar halde size kar canla-nn ve mallarn emniyete
almak iin msiman olduklarn aa vururlar. Kendi toplumlarna kar
kendilerini emniyete almak iin de onlarn taptklar batl eylere taparlar.
te bunlar, topluluklar tarafndan Allah'a ortak koma fitnesine her davet
edildiklerinde ba aa dnerler. irkin iine gmlrler. ayet bunlar,
sizden uzak durmaz, sizinle bara girimez ve sizinle savamaktan ellerini
ekmezlerse onlar yakalayn ve bklnz yerde ldrn. te bunlarn
aleyhine savamak iin size apak bir yetki verdik.
Mfessirler, bu yette
zikredilen insanlardan kimlerin kasdediklii hususunda eitli grler zikretmilerdir.
a- Mcahid
ve Abdullah b. Abbas'a gre bu yette zikredilen insanlar Mekke halkndan,
msiman olmadklar hakle canlarn, mallarn ve soylarn gven altna almak
iin msiman olduklarn syleyen mnafklardr. Bunlar, Allah'a ortak komaya
davet edildiklerinde, slamdan kp hemen mrik olduklarn ilan
ediyorlard. Bylece mrikler nezdinde de canlarn ve mallarn emniyet
altna alyorlard. te yet-i kerime bunlar vasflandrmaktadr.
b- Katade'ye
gre ise burada zikredilen insanlardan maksat, hem Resulul-.lah'n ve
sahabilerinin nezdinde hem de mriklerin nezdinde, gvende olmak iin
Resulullah'tan em an .isteyen, Tihamede yaayan mriklerdir.
c- Sddi'ye
gre ise bu ytte sfatlan zikredilen insanlardan maksat, Nu-aym b. Mes'ud
el-Ecai'dir. Bu kii, Resul ul I ah ile mrikler arasnda sz gtrp
getirerek her iki topluluk nezdinde de kendisini gven altna almaya alyordu. [215]
92- Hata
dnda bir mmin dier bir mnini ldremez. Kim bir mnni hata ile
ldrrse, bir mmin kle azad etmesi bir de lnn ailesi ne diyet teslim
etmesi gerekir. Ancak, lnn ailesinin balamas mstes nadir. Eer len,
size dman olan birkavimden olur da mnin olursa, ldrenin sadece mmin bir
kle azad etmesi gerekir. Eer len sizinle aralarnda anlama olan bir
kavimden ise, ldrenin, lenin ailesine diyet teslim etmesi ve bir mmin kle
azad etmesi gerekir. Bunu bulamayan kimsenin, Allah tarafndan tevbesinin
kabul iin arka arkaya iki ay oru tutmas gerekir. Allah, hereyi ok yi
bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.
Bu yet-i kerimede
Allah teala, bir mminin dier bir mmin kardeinin canna hata dnda
kasdedemeyeceini beyan ediyor. Ve bir mminin, bakasn hata ile ldrmesi
halinde, ldrenin, yapt hatann cezasnn ne olacan beyan ediyor.
Bir mmin hata ile
baka bir mmini ldrrse, ldren kiinin, ceza olarak mmin bir kle azad
etmesi bir de lenin ailesine diyet vermesi gerekir. Bu diyeti sadece ldren
deil, ldrenin baba tarafndan olan akrabalar da stlenir. Bu akrabalara
"Asabe" denir. denecek diyetin miktar yz deve veya bin altn dinar
yahut on bin gm dirhemdir. ayet ldrlenin akrabalar, diyeti almaktan
vazgeerse, ldrenin bu diyeti deme ykmll der. ayet bir mmin, mriklerle
beraber bulunan bir mmini ldrecek olursa, bu takdirde ldrenin cezas
sadece mmin bir kle azad etmektir. Burada ldrlenin ailesine diyet
denmez. nk onlar, mslmanlarla savaan Allah dmanlarnn
iinde bulunmaktadrlar. Onlara diyet verildii
takdirde dolayl yolla ilerinde yaadklar mrik topluluk glendirilmi
olur. ayet bir mmin, mslmanlar-la anlamas bulunan topluluktan birisini
veya zmmi statsnde bulunan bir kimseyi ldrrse, ldrenin, lenin ailesine
diyet vermesi ve bir mmin kle -a azad etmesi gerekir. Azad edecek mmin bir
kle bulamayan kimsenin, Allah tarafndan tevbesinin kabul iin arka arkaya
iki ay oru tutmas gerekir. Allah, hereyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet
sahibidir.
Mfessirler, bu yet-i
kerimenin kimin hakknda nazil olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Mcahid,
krime ve Sddi'ye gre bu yet-i kerime, Manzum kabilesinden olan Ayya, b.
Ebi Rebia hakknda nazil olmutur. Zira o.mslman olduunu bilmedii bir
kimseyi ldrmt.
Bu hususta Sddi diyor
ki: "Bu yet-i kerime, Ayya b. Ebi Rebia hakknda nzii olmutur. Ayya,
Ebu Cehil'in anne bir kardeiydi. O, mslman olmutu. Resulullah hicret
etmeden nce muhacirlerle birlikte hicret etmiti. Ebu Cehil, Haris b. Hiam ve
mir oullarndan bir kii Medine'ye Aya'n yayna geldiler. Ayya, kardeleri
arasnda en ok sevileni idi. Onlar, Ayya'a konutular. Ve dediler ki:
"Annen seni grmedike herhangi bir evin glgesi altna girmeyeceine
dair yemin etti. u anda gnein altnda yayor. Gel seni grsn. Sonra geri
dnersin." Bunlar, Ayya'a tekrar Medine'ye dnmesine engel olmayacaklarna
dair Allah'a yemin edip, sz verdiler. Baz arkadalar, Ayya'a iyi bir deve
verdiler, ve dediler ki: "Bunlardan korkacak olursan deveden inme."
Fakat onlar, Medine'den knca Ayya' tutup baladlar. mir oullarndan
olan kii Ayya' dvd. O da bu kiiyi ldreceine dair yemin etti. Ayya
Mekke'nin fethine kadar hapishanede kald. Fetih gn hapisten knca mir
oullarndan kendisini dven adamla karlat. O adam mslman olmutu. Fakat
Ayya bunu bilmiyordu. Adam tutup dvd sonra da ldrd. te bunun zerine
bu yet nazil oldu.
b- bn-i
Zeyd'e gre ise bu yet, Ebudderda'nn ldrd bir kii hakknda nazil
olmutur. Bu hususta bn-i Zeyd diyor ki: "Ebudderda bir mfezede
bulunuyordu. Bir ihtiiyac iin mfrezeden ayrlp bir vadiye gitti. Orada
koyun-laryla birlikte bir adam grd. Klcn ekip adamn zerine yrd,
adam da "L.ailahe llallah" dedi. Buna ramen Ebudderda onun boynunu
vurdu. Koyunlarn alp arkadalarnn yanna geldi. Fakat yapt iten
huzursuz oldu. Bu sebeple Resulullah'n yanna geldi ve olay Resulullah'a
anlatt. Resulullah da: "Kalbini varsaydn ya." dedi. Ebudderda
"Kalbini varsaydm ne bulacaktm ki ey Allah'n Resul, onun kalbinde kan
ve sudan baka ne olubilirdi?" dedi. Resulullah da "O sana diliyle
mslmon olduunu syledi, fakat sen ona inanmadn." dedi. Ebudderde,
"Ey Allah'n Resul, benim halim ne olacak?" dedi. Resulullah da:
"Lailahe ilailah'n hali ne olacak?" dedi. Ebudderda yine: "Ey
Allah'n Resul, benim halim ne olacak?" eledi. Resulullah da tekrar
"Lailahe ilailah'n hali ne olacak?" diye cevap verdi. Ebudderda
diyor ki: "te o anda istedim ki, yeni mslman olmu olsaydm."
te bu hususta "Hata dnda bir mmin dier bir mmini ldremez."
yeti indi.
Taberi diyor ki:
"Allah teala bu yet-i kerimede, genel olarak bir mmini hata ile ldren
kimsenin keffaret ve diyetle ykml olduunu beyan etmitir. Bu itibarla
yetin, Ayya b; Ebi Rebia ile ldrd kimse hakknda inmi olmas da
mmkndr. Kimin hakknda inmi olursa olsun Allah teala bu yette, bizim
zikrettiimiz bu hkm beyan etmitir. Mmin kullan bunu anlamlardr. yetin
kimin hakknda indiini bilmemelerinin onlara herhangi bir zarar yoktur.
yet-i kerimede bir
mmin kardeini hata ile ldren kimsenin keffaret olarak mmin bir kle azad
etmekle ykml olduu beyan edilmektedir.
Mfessirler burada
zikredilen mmin klenin, erginlik ama geldikten sonra kendi iradesiyle
mslman olan kle mi yoksa mslman ana baba kleden doan kk kle mi
olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, a'bi, brahim en-Nehai, Hasan- Basr ve Kata-de'ye gre burada
zikredilen mmin kleden maksat, erginlik ana geldikten sonra kendi
iradesiyle mslman olan, namaz klan ve oru tutan kledir. Bunlara gre bir
mmini hata ile ldren kimsenin keffaret olarak, erginlik ana gelmi olan
kk bir kleyi azad etmesi yeterli deildir. ocuun anne ve babas mslman
olsalar da durum ayndr.
b- Ata'ya
gre ise burada zikredilen mmin kle, erginlik ana gelmi olan mmin kle
de olabilir, henz erginlik ana gelmemi fakat mslman anne ve baba kleden
domu kk bir kle de olabilir.
Taberi diyor
ki:"Hata ile ldrme keffaretinde, yeterli olacak mmin kleden maksat,
erginlik ana geldikten sonra kendi iradesiyle mslman olmu kle ve
mslman anne ve babadan doan kk yataki kledir. Bu sfatlar ta-iyan,
kk yataki bir klenin de yeterli olacann delili, btn limlerin byle
bir klenin miras hkmleri, cenaze namaznn klnmas, evlenmesi, cezalandrlmas
ve haklarnn korunmas bakmndan, mslman saylacana dair ittifak
etmeleridir. Madem ki mslman anne ve babadan doan kk ocuk, dier slami
hkmlerde mmin olarak kabul edilmitir o halde hata ile adam ldrme
keffaretinde de mmin kle saylmas gerekir.
yet-i kerimede:
"Eer len size dman olan bir kavimden olursa ldrenin, sadece mimn
bir kle azad etmesi gerekir?" buyurulmaktadr.
a- krime,
Abdullah b. Abbas, Sddi, Katade, brahim en-Nehai ve bn-i
Zeyd'e gre, yetin bu blm unu ifade
etmektedir: "Eer hata ile ldrlen mmin kimse, kfir bir kavimden ise
onun kavmine diyet denmez. Katilin sadece mmin bir kle azad etmesi gerekir.
Bunlara gre bu durum, Darl Harp'te yaayan insanlar iin geerlidir. Yani,
Darl Harp'te yaayan bir mmin, hata ile yine orada yaayan baka bir mmini
ldrecek olursa ve hata ile ldrd kiinin kavmi de kfir ise onlara diyet
verilmez.
b- Abdullah
b. Abbas'tan nakledilen dier bir gre gre, yetin bu blmnde zikredilen
bu durum mslman olarak, slam lkesine gelen sonra da Darl Harbe giden slam
ordusu Darl Harbin zerine yrdnde kfir olan kavmi kap kendisi
kamayarak yerinde kalan ve mslman ordusu tarafndan, kfir olduu
zannedilerek ldrlen mslman kimse iin sz konusudur. te byle bir
durumda ldrlen mslmann, kfir olan ailesine diyet denmez.
yet-i kerimenin
devamnda: "Eer len sizinle aralarnda antlamas olan bir kavimden ise,
ldrenin, lenin ailesine diyet teslim etmesi ve bir mmin kle azad etmesi
gerekir." buyurulmaktadr.
Mfessirrler burada,
hata ile ldrlm olaca zikredilen kiiden mslman m yoksa kfir mi
kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas-Zhri, a'bi, brahim en-Nehai, Katade ve bn-i Zeyd'e gre, yetin bu
blm nde, ldrlm olaca zikredilen kimseden maksat, kfir olan kimsedir.
Bu grte olan limlere gre bir mmin kendileriyle anlama yaplm olan
kfir bir kavimden bir kfir kiiyi, hata ile ldrecek olursa, o mminin hem
anlamal olan kavme ldrlen kiinin diyetini demesi hem de mmin bir kle
azad etmesi, bu mmkn deilse iki ay pepee oru tutma keffaretini yerine
getirmesi gerekir.
Grld gibi bu
grte olanlara gre antlama ile mslmanlann himayesinde olan gayr-i mslim
zimmilerin diyetleri, mslmanlann diyeti gibidir.
b- brahim
en-Nehai ve Cabir b. Zeyd'e gre ise yetin bu blmnde zikkredilen kiiden
maksat, mmin olan kiidir. Bunlara gre, yetin bu blmnn mns yledir:
"ayet hata ile ldrlen mmin kimse, kfir bir kavimden ise ve o kavim
de sizinle anlamal ise hata ile ldrlen mminin, kfir olan ailesine diyet
verilmesi bir de mmin bir klenin azad edilmesi gerekir.
Taberi, yette
ldrlen kiinin mmin olma sfat zikredilmediinden bu kiinin, mmin bir
kimse olduunu sylemenin sabetli olmadn bu itibarla birinci grn
tercihe ayan olduunu, msimanlarla antlamah olan kavimden kfir bir
kimsenin ldrlmesi halinde bile o kavme, ldrlenin diyetinin deneceini
sylemitir.
yette zikredilen
"Hata"dan neyin kasdedildii, ibrahim en-Nehai tarafndan yle izah
edilmitir: Hata ile ldnnek, bir eyi atarken istemediin halde bir insana
isabet ettirmendir. te hata budur. Bunun diyeti, ldrenin babas tarafndan
olan erkek akrabalarna aittir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Bu yette bir mslmann veya antlamah
bir gyar-i mslimin, zmmi veya muahedeli kimsenin ldrlmesi halinde
denmesinin gerekli olduu zikredilen diyet ne demektir?" Cevaben denilir
ki: "Bir kiiyi hata ile ldrenin demesi gereken diyet, hata ile ldrlen
kiinin mslman veya antlamah gayr-i mslim olmas halinde farkldr. Keza
ldrenin, babas tarafndan olan erkek akrabalarnn deve veya altn yahut
gmle muamele yapmalar durumunda da diyetin cinsi farkldr. Buna gre:
1- ldrlen
kimse mslman ise ldrenin ailesine baklr: a- ldrenin kiiesi (babas
tarafndan olan erkek akrabalar) deve ile muamele yapyorsa (bu gibi
muamelelerde deveyi l alyorsa) ldrenin ailesinin, ldrlenin
miraslarna yz deve demesi gerekir. Ancak bu develerin kaar yalarnda
olmalar hususunda gr zikredilmitir.
aa- Hz.
Ali'ye gre denecek yz deve, yalarna gre drde ayrlr. Bunlardan yirmi
bei "Bint-i Mehad" iki yana girmi dii deve, yinni bei
"Bint-i Lebun" yama girmi dii deve, yinni bei
"Hikka" Drt yama girmi dii deve yinni bei de
"Cezeatn" Be yana girmi dii devedir.
bb- Abdullah
b. Mes'ud'a gre ise denecek yz deve, ya ve cinslerine gre bee ayrlr.
Bunlardan yinnisi iki yana girmi dii deve, yirmisi yana ginni dii
deve, yirmisi yana girmi erkek deve, yirmisi drt yana grmi dii
deve, yirmisi de be yana girmi dii devedir. Bu hususta Abdullah b. Mes'ud
Resulullah'n, hata ile ldrlen kimsenin diyetini be ksm deveye ayrdn
rivayet etmitir.
cc- Zeyd b.
Sabit'e gre de denecek bu develer, yalanna ve cinslerine gre drt ksma
ayrlrlar. Bunlardan yinnisi iki yana grimi dii deve, yinnisi yana
ginni erkek deve, otuzu yana ginni dii deve, otuzu da drt yama
ginni dii devedir.
Taberi diyor ki:
"Hata ile adam ldren kimsenin, deve ile muamele yapmas halinde diyet
olarak denecek develerin yz deve olduu hakknda ittifak edilmi fakat
bunlarn yalan hakknda ihtilaf edilmitir. Ancak limlerin hepsi bu develerin
belli bir yatan daha aa ve daha yukar olmayaca hususunda ittifak
etmilerdir. Bu sebeble hata ile adam ldren kimsenin, yukarda zikredi-1
Taberi Tefsiri C. III,
Forma: 5
len klardan herhangi
birini seerek diyetini demesi caizdir. Zira ne Allah tea-la ne de Resuiullah,
bu develerin belli yalarda olmalarm tayin etmilerdir. Bu itibarla diyet
deyecek kimsenin, her iki taraf iin de faydal olacak kk seme hakk
vardr.
b- ldrenin
kilesi (baba tarafndan olan erkek akrabalar) altn ile muamele yapyorsa,
ldrenin kilesi, lenin miraslarna bin dinar altn vermesi gerekir.
limlerin ounluu bu grtedir. Ancak baz limler, bin dinar altnn, Hz.
mer'in altnla muamele yapan insanlara, yz devenin deeri olarak takdir
ettiini bu itibarla her zaman yz devenin deeri takdir edilerek altna
e-virilmesi icabettiini syelmilerdir. Bu gr Mekhul'den nakledilmitir.
Mek-hul demitir ki: "Diyet ykselip dyordu. Resuiullah vefat ettiinde
diyet sekiz yz dinar idi. Resululah'tan sonra mer, hakszlktan korktu ve
idyeti on iki bin dirheme veya bin dinara kard. Ancak diyetin her zaman bin
dinar altn olacan syleyen limler bu hkmn Resuiullah tarafndan
konulduunu sylemilerdir. Taberi de bu gr tercih etmitir. Zira
develerin fiyat ok deiir. Bylece diyetin miktarnda bariz farklar meydana
gelebilir.
c- ldrenin
kilesi (baba tarafndan olan erkek akrabalar) gm ile muamele
yapyorlarsa:
aa- Baz
limlere gre bu kilenin on iki bin dirhem gm demesi gerekir.
bb- Dier
baz limlere gre ise bunlarn on bin dirhem gm demesi gerekir.
2- ldrlen
kimse muahedeli bir gayr-i mslim ise (zmmi veya kendisiyle ban antlamas
yaplan bir kavimden ise) buna denecek diyetin miktar hususunda gr
zikredilmitir.
a- Hz.
Ebubekir, Hz. Osman, Abdullah b. Mes'ud, brahim en-Nehai, a'bi, Mcahid, Ata
ve Hasan- Basri'den nakledilen bir gre gre byle bir gayr-i mslmin
diyeti ile mslmann diyeti ayndr. Bunlara gre mslman-lara cizye vererek
canlarn ve mallann emniyet altna alan, Yahudi, Hristiyan veya Mecusilerden
bir kii bir mslman tarafndan hata ile ldrlecek olursa ldrlenin
ailesine yz deve veya bin dinar altn yahut on bin dirhem gm denir.
b- Hz,
mer'den ve mer b. Abdlaziz'den nakledilen dier bir gre gre ise byle
bir gayr-i mslimin diyeti, mslmann diyetinin yarsdr.
c- Yine Hz.
mer ve Sleyman b. Yesar'dan nakledilen dier bir gre gre byle olan bir
gayr-i mslimin diyeti, mslmann diyetinin te biridir. Nitekim Merv
ehrinin kads olan Ebu Osman, Hz. mer'in, Yahudi ve Hristiyanlarn
diyetlerinin drt bin dinar olduuna hkm verdiini sylemitir.
yet-i kerimede 'Bunu
blamayan kimsenin Allah tarafndan tevbesinin kabul iin arka arkaya iki ay
oru tutmas gerekir." bu vurulmaktadr.
Burada, bulunmayaca
zikredilen eyden maksadn, azad edilecek kle mi yoksa verilecek diyet mi
yahut her ikisi de mi olduu hususunda iki gr zikredilmitir.
a- Mcahid'e
gre.burada, bulunamayaca bahsedilen eyden maksat azad edilecek olan
kledir. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir: "Kim de hata ile
ldrd kimsenin keffareti olarak azad edecei mmin bir kle bulamayacak
olursa onun, bu keffaretin yerine iki ay pepee oru tutmas gerekir.
b- Mesruk'a
gre ise burada, bulunamayaca zikredilen eyden maksat hem diyet paras hem
de kledir. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir; "Hata ile
birini ldren kimsenin verecei diyet paras ve azad edecek mmin bir kleyi
bulamamas halinde onun iki ay pe pee
oru tutmas gerekir."
Taberi birinci grn
tercihe ayan olduunu sylemi, bulunamayaca zikredilen eyden maksadn,
azad edilecek mmin bir kle olduunu sylemitir. Zira hata ile ldrlenin,
diyeti ahsen bulup bulamamas sz konusu deildir k diyeti bulamad
takdirde iki ay pepee oru tutmu olsun. O kimse ahsen mmin bir kle azad
etmekle ykmldr. te onu bulamad takdirde keffaret olarak oru tutar. [216]
93- Kim bir
mmini kasdcn ldrrse onun cezas cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktr.
Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap hazrlamtr.
Haksz yere adam
ldrmenin haram olduunu beyan eden yet-i kerime ve hadis-i erifler pek
oktur. Baz yetlerde adam ldrmeme emri, Allah'a ortak komama emriyle
beraber zikredilmitir. Nitekim Allah teala dier bir yette yle
buyuruyor:"... Allah'a hibir eyi ortak komayn, ana babaya iyilik
yapn. Fakirlikten dolay ocuklarnz ldrmeyin. Sizi de onlar da biz
nzk-landrmz. Hayaszlklarn ana da gizlisine de yaklamayn. Allah'n, ldrlmesini
haram kld cana, hakl bir sebep olmadka asla kymayn. Allah,
aklnz kullarlasnz diye size bunlar
emretti. [217] "Onlar, Allah'n
yannda bir bakasn ilah edinip ona kullak etmezler. lm hak edenler
dnda, Allah'n haram kld cana kymazlar. Zina etmezler. Kim de bunlar
yaparsa iledii gnahn cezasn grr. [218]
Bu hususta Peygamber
efendimiz (s.a.v.) de yle buyuruyor:
"Kyamet gnnde
insanlar arasnda grlecek ilk hesap, (haksz yere dklecek) kan
hususundadr. [219]
"Allah katnda,
dnyann yklp gitmesi, mlman bir kiinin ldrlmesinden daha hafiftir. [220]
Mfesirler, yet-i
kerimede zikredilen ve yaplmas halinde onu yapann ebedi olarak cehennemde
kalaca bildirilen kastl ldrmeden neyin kasdedil-dii hususunda farkl
grler zikretmilerdir.
a- At, Said
b. el-Mseyyeb, brahim en-Nehai, Tavus ve Haris'e gre, kastl bir ekilde
ldrmekten maksat, kiiye kesici veya yaralayc yahut kopana ve paralayc
bir demirle, flklrnceye kadar vurmaktr. Bunlara gre herhangi bir denekle
veya kam ile yahut ta ile dvlme neticesinde ldrlen bir kimse kastl
bir ekilde ldrlm saylmaz. nk bu hususta Numan b. Beir, Resuiullah'in
yle buyurduunu rivayet etmitir.
"Her eyin hatas
vardr, kl hari. Her hatann ise bir diyeti vardr. [221]
b- Ubeyd b.
Umeyr ve brahim en-Nehai'ye gre ise, kiinin genellikle ldrc olan
herhangi bir letle ve ldrme kastyla birine vurup ldrmesi, onu kasden
ldrmektir. Mesela bir kii dier bir insan, lnceye kadar denekle dvecek
olursa veya iple boazn skarak ldrecek olursa o kimse o kiiyi kasden
ldrm olur ve ldren katile ksas uygulanr.
Bunlarn delilleri ise
Enes b. Malik'in rivayet ettii u hadis-i eriftir. Enes diyor ki:
"Bir Yahudi bir
cariyeyi, gmten yaplm ss eyalarm elinden almak iin, ban tala
ezerek ldrd. Cariyenin daha can kmadan Resulullah'a getirildi.
Resulullah ona: "Seni filan m ldrd?" (Yani seni bu lm haline
getirinceye kadar dvd?) dedi. Cariye bayla iaret ederek "Hayr"
dedi.. Resulullah baka birini sordu. Cariye yine bayla "Hayr."
Resulullah nc bir kimseyi sordu. Cariye bayla iaret ederek
"Evet" dedi. Bunun zerine Resulullah, o adamn da ban iki ta
arasnda ezerek ldrd[222]
(Yani o ekilde ldrlmesini emretti ve ldrld.)
Grld gibi
Resulullah', cariyeyi tala ldren Yahudiye ksas uygulam ve onu ta ile
ldrtmtr. Resulullah, ldrme aleti demir olmad halde ldrmeyi kastla
yaplan bir fiil olarak kabul etmi ve ksas uygulamtr. Bundan da
anlalmaktadr ki kiinin, genellikle ldrc olan herhangi bir letle ve
ldrmek kasdyla birine vurup ldrmesi, onu kasden ldrmedir.
Taberi bu ikinci
grn tercihe ayan olduun zira Resulullah'n hadsnin bunu ispatladn
sylemitir.
yet-i kerimede geen
"Onun cezas cehennemdir, orada ebedi olarak kalacaktr." ifadesi
mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.
a- Ebu
Miclez ve Ebu Salih bu ifadeyi u ekilde izah etmilerdir. "Eer Allah,
onu cezalandrmay dileyecek olursa onun cezas cehennemdir. Allah dilerse onu
affedebilir de."
Grld gibi bunlara
gre kastl olarak bir mmini ldrenin byk gnah ilemesine ramen
affedilmesi muhtemeldir.
b- krime ve
bn-i Creyc'e gre de bu ifadenin izah yledir: "Kim kastl bir
ekilde ve ldrlmesini helal sayarak bir mmini ldrecek olursa ite onun
cezas cehennemdir ve o orada ebedi olarak kalacaktr.
Grld gibi bu
izaha gre kastl olarak bir mmini ldrenin, ebedi olarak cehennemde kalmas
sz konusu deildir. Fakat ldren kii bu ldrmenin helal olduuna inanrsa,
haram helal sayd iin dinden kar ve bu sebeple de ebedi olarak
cehennemde kalmay hak etmi olur.
c- Mcahid'e
gre ise bu ifadenin mns udur: "Kim kastl olarak bir mmini
ldrecek olursa onun cezas cehennemdir. O orada devaml olarak ka-. lacaktr.
Ancak tevbe etme durumu mstesnadr.
Grld gibi bu
izaha gre tevbe edenin affedilecei mit edilmektedir.
d- Abdullah
b. Abbas'tan nakledilen baka bir gre gre ise bu ifadeden maksat,
"Kim bir mmini kastl olarak ldrecek olursa onun cezas cehennemdir.
O orada ebedi olarak kalacaktr. Tevbe etse de tevbesi kabul edilmeyecektir."
demektir.
Grld gibi bu
grte olanlara gre bir mmini kasden ldren, bu gnahndan tevbe etse dahi
ebedi olara cehennemde kalacaktr. Bu grte olan limlere gre Furkan
suresinin altm sekiz altm dokuz ve yetmiinci yetleri bu yetten sonra
inmilerdir. Bu itibarla onlarda zikredilen, bir mmini kasden ldrenin tevbe
edip salih ameller iledii takdirde affedilecei hkm bu yet-i kerimeyi
meshetmemitir.
Bu hususta Salim b.
Ebil Ca'd diyor ki: "Biz, Abdullah b. Abbas, gzlerini kaybettikten sonra
yannda bkmyorduk. Ona bir adam geldi ve "Ey Abdullah b. Abbas, bir
mmini kasden ldren kii hakknda grn nedir?" diye sordu. Abdullah
b. Abbas da dedi ki: "Onun cezas cehennemdir. Orada ebedi olarak
kalacaktr. Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap
hazrlamtr. Adam da; Ne dersin o tevbe etse, imannda samimi olsa, salih
amel ilese ve hidayete kavusa da m?" diye sordu. Abdullah b. Abbas ise:
"Vay annesi kaybedesi, ona tevbe
nereden, hidayet nereden? Ruhum, kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki
Peygamberinizin yle buyurduunu iittim: "Vay annesi kaybedesi, o yle
bir kiidir ki, kastl olarak birini ldrmtr. ldrd kimse kyamet
gnnde ldrenin kakllerinden yakalam bir ekilde tutup getirir. Onun
kendi ba elindedir. Damarlarndan kan fkrmaktadr. ldrlen kii der ki:
"Ey Rabbim, ite beni ldren budur." "Onu ara kadar ekip
gtrr." Abdullah b. Abbas, szlerine devamla diyor ki: "Abdullah'n
ruhu kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki bu yet indi ve Peygamberinizin
ruhu alnp hirete intikal etmesine kadar bu yeti nesneden herhangi bir yet
inmedi. [223]
Abdullah b. Abbas
demitir ki: "Bir adam mslman olur, slamn hkmlerini ve emirlerini
renir sonra da bir mmini kasten ldrecek olursa artk onun tevbesi kabul
edilmez." Daha nce Furkan sresindeki, "Onlar Allah'n yannda bir
bakasn ilah edinip ona kulluk etmezler. lm hak edenler dnda Allahn
haram kld cana kymazlar. Zina etmezler. Kim de bunlar yaparsa, iledii
gnahn cezasn grr.." Kiyamet gn azab kat kat olur. O korkun azabn
iinde hor ve hakir bir halde ebediyyen kalr.
[224]yetleri
nazil olunca Mekke halkndan mrik olanlar dediler ki: "Biz Allah'a ortak
kotuk. Allah'n, ldrlmesini haram kld kimseleri haksz yere ldrdk,
fuhu iledik. Artk islam bize fayda vermez." te bunun zerine:
"Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amel ileyen bunun dndadr. te
Allah onlarn ktlklerini iyiliklere evirir. Allah, ok affeden ve ok merhamet
edendir." [225] yeti nazil oldu.
Abdulah b. Abbas,
Furkan sresindeki bu yetlerin imandan mit kesen mrikler hakknda nazil
olduunu, bahse konu olan yetin ise bunlardan sonra indiini ve bir mmini
kasten ldren mminin hkmn beyan ettiini ve mensuh olduunu sylemitir.
Abdullah b. Mes'ud ve
Zeyd b. Sabit'in de bu yetin neshedilmediini syledikleri rivayet edilmitir.
Taberi diyor ki
"Bu hususta doru olan gr, yetin mnsnn yle olduunu syleyen
grtr. "Kim kastl olarak bir mmini ldrecek olursa ve Allah da onu
cezalandracak olursa onun cezas cehennemdir. O orada ebedi olarak kalmaya
layktr. Fakat Allah, mminlere ltufta bulunarak onlar affeder, onlar
orada ebedi olarak brakmaz. Onlar ya ltfuyla affedip hi cehenneme sokmaz
yahut da oraya koyar sonra da ltf ve merhametiyle cehennemden karr. Zira
o, mmin kullarna yle vaad etmitir. "Ey Muhammed, kullanma deki:
"Ey kendi aleyhlerine haddi aan kullann, Allah'n rahmetinden midinizi
kesmeyin. phesiz ki Allah btn gnahlar balar. Muhakkak ki o, ok affeden
ve ok merhamet edendir. [226]
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek okusa ki "Kastl olarak bir mmini ldren kii, bu
yette zikredilen btn gnahlarn affedilmesi vaadine dahil ise Allah'a ortak
koan da bu vaade dahildir. Zira, Allah'a ortak komak da bir gnahtr."
Buna cevaben denilir ki: "Allah teala, kendisine ortak koan affetmeyeceini
u yetle aka beyan etmitir. "phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn
affetmez. Bunun dnda diledii kimseyi affeder. Kim Allah'a ortak koarsa
phesiz byk bir gnah ile iftira etmi olur. [227]
94- Ey iman
edenler, Allah yolunda cihada tnz zaman iyice aratrn. Size selam
verene, dnya hayatnn menfaatini gzeterek "Sen mmin deilsin."
demeyin. Allah katnda ok ganimetler vardr. Daha nce siz de yleydiniz.
Allah, size tufta bulundu. O halde iyice araitrn. phesiz ki Allah,
yaptklarnzdan haberdardr.
Ey Allah'a iman eden
ve ondan getirdii eyler hususunda Peygamberini tasdik edenler,
dmanlarnzla savamak zere, Allah yolunda sefere ktnz zaman
dmanlarnzdan, ldrlmesi caiz olup olmayanlar iyice aratrn. Acele edip
de kim oludunu tesbit edemediiniz kiileri ldrmeyin. Ancak, Allah'a ve
Peygamberine kar kesin olarak sava atm bildiiniz kimseleri ldrn.
Size teslim olan ve size kar savamadn aklayan ve sizin dininizden
olduunu beyan eden bir kimseye "Sen mmin deilsin." deyip srf
dnya menfaatini elde etmek iin onu ldrmeyin. Zira Allah katndaki nimetler,
o ldrlen kiiden elde edeceiniz ganimetlerden pek oktur. Ve sizin iin de
daha hayrldr. Sizler
de, Allah'n sizi dini ile aziz klp mslman yapmasndan nce sizin,
ldrmeye teebbs ettiiniz o teslim olan kimseler gibiydiniz. imdi dininiz
olan slam onlar gibi gizliyordunuz. Allah size dini aziz klarak ve taraftarlarn
oaltarak tufta bulundu. O halde kfir olup olmadn kesin olarak
bilmediiniz kiileri ldrmede acele etmeyin. yice aratrn. Ola ki, Allah o
kimseye size ltfettii gibi, slam ltfetmitir. phesiz ki Allah,
dmanlarnzdan kimi ldrdnz, kimden el ektiinizi ve dier btn
ilerinizi bilir. Kyamet gnnde herkese, yaptn karluni vermek iin
sizin de onlarn da amellerinizi muhafaza ettirir.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin Resuluilah'm gnderdii bir mfrezenin mslman olduu veya kelime-i
ehadet gelinlii yahut elindeki koyunlarn ve mallarn teslim etii halde
bir kiiyi ldrmeleri zerine nazil oludunu sylemilerdir.
Taberi, mslman
olduunu beyan ettii halde ldrlen bu kiinin ve bunu ldrenin kimler
olduklar hususunda eitli rivayetler zikretmitir.
a- Abdullah
b. mer, Abdullah b. Ebi Hardet, Abdullah b. Abbas, Urve b. Zbeyr ve dier bir
ksm limlerden rivayet edilen bir gre gre bu yetin nzul sebebi olan
olay, Muhalllim b. Cessamc'nin mir b. el-Edbad el-Ecai'yi ldtmesidir. Bu
hususta Abdullah b. Ebi Hadret diyor ki: "Resulullah bizi, mslmanlardan
bir grup olarak "dam" denen yere gnderdi. imizde, Ebu Katade ve
Muhallim b. Cessame b. Kays da bulunuyordu. Biz yola ktk. dam'n tam
ortasna varnca yanmzdan mir b. el-Edbad el-Ecai, zerine bindii bir
devesi ile yanmzdan geti. Onun ok az eyas bir kova da st vard.
Yanmzdan geerken bizi, slam'n selamyla selamlad. Biz onu yakaladk.
Muhallim ona saldrd. Daha nce aralarnda gemi bir olaydan dolay onu ldrd.
Onun devesini ve eyalarn ald. Biz Resuluilah'm yanna gelip olay anlatnca,
ite bizim hakkmzda bu yet nazil oldu, [228]
Urve b. Zbeyr,
babasnn ve dedesinin bu olay yle anlattklarn zikretmitir.
"Muhallim b. Cessame el-leysi, slam geldikten sonra, Eca kabilesinden
bir kiiyi ldrd. ResululUh'in hkmettii ik diyet, ldrlen bu kiinin
diyeti idi. Uyeyne b. Hsn, ksas uygulanmasn istedi. Akra b. Habis ise Muhal-m'in
affedilmesini istedi. Bunun zerine sesler yksekli. Sulamalar ve grltler
oald. Resulullah buyurdu ki: "Ey Uyeyne sen diyeti kabul etmez misin?"
Uyeyne "Hayr etmem vallahi bizim hanmlarnzn dt, sava ve
zntye, onlarn hanmlarn da drmdike bundan vaz gemem dedi. Tekrar
sesler ykseldi. Yine grlt ve sulamalar oald. Resulullah tekrar,
"Ey Uyeyne diyeti kabul etmez misin? dedi. Uyeyne yine ayn szleri
syledi. Nihayet Leys oullarndan, zerinde silah, elinde deriden bir kalkan
bulunan, M-keytil adnda bir adam ayaa kalkt ve dedi ki: "Ey Allah'n
Resul, ben slamn ilk zamanlarnda bu adamn yaptna bir rnek olarak ancak
unu gryorum. Bir ksm koyunlar, suya gelmiler, onlarn nce gelenleri
vurulmu arkada olanlar ise kap gitmiler. Bugn yap yarn boz. (Yani eer
bugn sen buna ksas tatbik etmezsen, yarn senin mmetin de bu gibi olaylarda
ksas tatbik etmez) Bunun zerine Resulullah, "Elli deve bu yolculuumuz
srasnda, elli deve de Medine'ye dndmzde vereceiz." dedi. Muhallim
uzun boylu esmer tenli bir kiiydi. O srada bir kenarda oturuyordu. Yerinden
kalkp geldi ve Resu-lllah'n nne oturdu. Gzlerinden yalar akyordu. Dedi
ki; "Ey Allah'n Resul, ben sana bildirilen ii yaptm. Ben Allah
tealaya tevbe ediyorum, ey Allah'n Resul, sen aziz ve celi! olan Allah'tan
benim af fimi dile." Resulullah da buyurdu ki: "Sen onu silahnla
slamn ilk dneminde mi ldrdn?" Ve yksek sesle: "Ey Allah'm sen
Muhaliimi affetme." diye dua etti. Muhallim kalkp gitti. Giderken
cbbesnin ucuyla gzyalarn siliyordu. Fakat onun kavmi, Resu-lullah'n daha
sonra onun iin af dilediini zannediyorlard." [229]
b- Abdullah
b. Abbas, Sddi ve Katade'den nakledilen dier bir gre gre bu yet-i
kerime, Resulullah'm mfrezesinin, Mirdas b. Nehiyk isimli birisini
ldrmesi-zerine nazil olmutur.
Bu hususta Sddi diyor
ki: "Resulullah, same b. Zeyd'in komutasnda Damre oullarna bir mfreze
gnderdi. Mfreze bu kabileden Mirdas b. Nehiyk isimli bir kiiyle karlat.
Onun kuzular ve krmz bir devesi vard. Adam mfrezeyi grnce dadaki bir
maaraya snd. same onu takib etti. Mirdas maaraya girince kuzularn
orada bkanp dar kt ve mslmanlara kar "Esselam aleykm. Ehed
en Lailahe illallah ye Ehed enne Muham-meden Resulullah." dedi. same
ona saldrd ve onu ldrd. Resulullah sa-me'yi bir yere gnderirken onun
hayrla-anlmasn isterdi ve arkadalanndan onun hakknda malumat alrd. Bu
mfreze dnnce Resulullah onlara same'yi sormad. Fakat insanlar Resulullah'a
konutular ve dediler ki: "Ey Allah'n Resul, same bir adamla
karlat. Adam "Lailahe llallah Muhammeden Resulullah" demesine
ramen ona hcum edip ldrd." Resulullah bu sylenenlere pek kulak
asmad. Fakat konuanlar srar edince ban kaldrp same'ye bakt ve ona:
"Seninle Lailahe lIalalV'n haline ne olacak?" dedi. same:
"Ey Allah'n Resul o bu sz kendisini kurtarmak iin syledi."
dedi. Resulullah da "Sen onun kalbini yarp iine baksaydin ya." dedi.
same: "Ey Allah'n Resul, onun kalbi vcudunun bir parasdr."
dedi. te bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi indirdi. same de artk
ondan sonra "Lailahe llallah" diyen bir kimseyi ldrmeyeceine dair
yemin etti. [230]
c- Said b.
Cbeyr'e gre ise bu yet-i kerime Resulullah'n, Mikdat b. el-Esved'in
komutasnda gnderdii bir mfrezenin mslmanlardan bir kimseyi ldrp
koyunlarn almalar zerine nzi! olduunu sylemitir.
d- bn-i
Zeyd'e gre ise bu yet-i kerime Ebudderda'nm ve ldrd kimsenin hakknda
nazil olmutur.
e- Bu yet-i
kerimenin nzul sebebi hakknda Abdullah b. Abbas da yle diyor:
"Sleym
kabilesinden bir adam, otlatt koyunlaryla birlikte Resulullah'n
sahabiierinin yanndan geti ve onlara selam verdi. Sahabiler "Bu adam,
kendisini korumak iin, korkusundan selam verdi." dediler ve onu
ldrdler. Koyunlarn alp Resulullah'a getirdiler. te bunun zerine bu
yet nazil oldu." [231]
yet-i kerimede geen
ve "Size selam verene 'Sen min deilsin' demeyin" diye tercme edilen
cmlesindeki kelimesi btn Mekke, Medine ve Kfe kurralan tarafndan Elif
harfi olmakszn eklinde okunmutur. Bu kraata gre bu kelimenin mns
"Teslim'olmak ve boyun emektir" ve yetin bu blmnn mns da
"Size teslim olup boyun eenlere, "Sen mmin deilsin."'
demeyin." eklindedir.
Kfe ve Basra
kurralarndan bazlar ise bu kelimeyi, elif harfiyle birlikte eklinde
okumulardr. Bu kraata gre bunun mns da "Selam vermek"tir.
Taberi birinci kraat
eklini tercih etmi ve kelimesinin mnsnn "Tevhid inancna boyun
emek, mslmanlann dininde olduunu ifade etmek ve teslim olmak demek olduunu
sylemitir. Zira bu kelimenin bu kraat ekliyle okunmasn kabul edip
mnsnn da "Teslim olmak" demek olduunu sylemek yukarda yetin nzul
sebebi olarak zikredilen grlerin hepsini kuatm olur. nk bu
grlerden bazlar, ldrlen kimsenin, teslim olup kelime-i ehadet getirdiini, dierleri,
ldrlen kiinin "Ben mslma-nm" dediini baka bir gurup ise onun
"Selamn aleykm" diye selam verdiini sylemilerdir. Teslim olmak,
selam vermek de dahil tm grleri kuatmaktadr.
yet-i kerimede geen
"Daha nce siz de yle idiniz." ifadesi mfessirler tarafndan iki
ekilde izah edilmitir.
Said b. Ciibeyr'e gre
bu ifadeden maksat udur: "Nasl ki size selam verdikten sonra
ldrdnz o kimse canndan korkarak kavmi iinde dinini gizliyor idiyse
sizler de Allah'n sizleri aziz klmasndan nce cannzdan korkarak kavminizin
iinde onlar gibi dininizi gizliyordunuz.. O hakle dinini gizleyen bu oban
nasl ldrrdnz?"
bn-i Zeyd ise yetin
bu blmn yle izah etmitir: Nasl ki size teslim olduktan sonra
ldrdnz kimse kfir idiyse sizler de yle kfir idiniz. Allah sizi
hidayete erdirdii gibi onu da hidayete erdirdi."
Taberi birinci grn
tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira Allah tea-la o kiiyi ldren
mslman knamtr. Halbuki kfir bir kimseyi ldrenin knanmas sz konusu
deildir.
Ayet-i kerimede geen
"Allah size ltufta bulundu." ifadesi Said b. C-beyr tarafndan
"Allah dinini ortaya kararak ve o dine tabi olanlar aziz klarak size
ltufta bulundu" eklinde izah edilmi. Si.klc.li tarafndan ise
"Allah size, teslim olan ldrmenize ramen tevbenizi kabul ederek size
ltufta bulundu." eklinde izah edilmitir.
Taberi birinci izah
.eklini tercih etmi, burada zikredilen Allah tealann itfundan maksadn,
mslmanlarn aziz klnmas ve slam dininin aa kmas olduunu
sylemitir. Zira ldrlen kii, kavminden korkarak mslman olduunu aa
vuramam bu sebeple mslman olduu bilinmeyerek ldrlmtr. Halbuki, onu
ldren mslmanlar da slamn glenmesinden nce aynen o kii gibi dinlerini
gizleme durumunda idiler. Fakat Allah, ltfuyla onlar glendirdi. Onlar da
mslman olduklarm aka syieyebiidiler. [232]
95-
Mminlerden, zr sahibi olanlardan baka oturanlarla, Allah yolunda mallaryla
ve canlaryla cihad edenler bir deildir. Allah, mallaryla ve canlaryla
cihad edenleri, derece bakmndan, oturup geri kalanlardan daha stn
klmtr. Allah, hepsine de gzellii (Cenneti) vaad etmitir. Allah, cihad
edenleri, oturanlara byk bir mkfaatla stn klmtr.
Mminlerden, gzleri
kr, aya topal gibi zr sahipleri hari, cihaddan geri kalp oturanlarla
mallar ve canlaryla Allah yolunda cihad edenler, hibir zaman eit
deillerdir. Allah, malanyla ve canlaryla cihad edenleri, zrlerinden dolay
oturup kalanlardan bir derece daha stn klmtr. Allah, cihad edenlere de
zrlerinden dolay cihada gitmeyenlere de gzel bir vaadde bulunmutur ki o
da cennettir. Allah, cihad edenleri, zrsz olrak cihada gitmeyenlerden stn
klmtr.
Bera b. zib, Zeyd b.
Erkam, Zeyd b, Sabit, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Abdullah b. eddad,
Sddi ve Ebu Abdurrahman nakledildiine gre bu yet-i kerime, nce
"Mminlerden, oturanlarla, Allah yolunda mallaryla ve canlaryla cihad
edenler bir deildir." eklinde nazil olmutur. Bunun zerine, bn-i mmi
Mektum ve Ebu Ahmed b. Cey gibi krlerin, cihada katlmadklarndan dolay
zntlerinin Reslullah'a bildirilmesi zerine yet-i kerimenin, "zr
sahibi olanlar hari." blm de inmi ve yet "Mminlerden, zr
sahibi olanlardan baka, oturanlarla Allah yolunda mallaryla ve canlaryla
cihad edenler bir deildir." eklini almtr.
Mervan b. Hakem, Zeyd
b. Sabit'in unlar sylediini rivayet etmitir.
"Resulullah,
Zeyd'e "Mminlerden geri kalanlarla Allah yolunda cihad edenler bir
deildir." yetini yazdrrken, bn-i mmi Mektum kagelmi ve "Ey
Allah'n Resul, Allah'a yemin olsun ki, eer cihada gcm yetseydi elbette
cihad ederdim." demitir. bn-i mmi Mektum kr bir kiiydi. Zeyd iyor ki:
"Bunun zerine Allah teaa, Peygamberine vahiy indirdi. Onun dizi benim
dizimin zerindeydi. Dizi arlat. yle ki ben, dizimin ezileceinden
korktum. Sonra vahiy bitince Resulullah ald ve Allah teala "zr sahibi
olanlar mstesnadr." blmn indirdi. [233]
Bera b. zib diyor ki:
"Mminlerden oturup kalanlarla Allah
yolunda cihad edenler" yeti inince Resulullah, "Filan arn
gelsin." dedi. Ona, yannda mrekkep hokkas ve bir levha yahut da krek
kemii ile birlikte Zeyd b. Sabit geldi. Resulullah ona dedi ki:
"Mminlerden oturup kalanlarla Allah yolunda cihad edenler bir deildir."
diye yaz." O srada Resulullah'n arkasnda bn-i mmi Mektum bulunuyordu.
Dedi ki: "Ey Allah'n Resul, ben m biriyim." te bunun zerine
yet-i kerime "Mminlerden zr sahibi olanlardan baka, oturanlarla,
Allah yolunda mallaryla canlaryla cihad edenler bir deildir." eklinde
nazil oldu." [234]
Abdullah b. Abbas, bu
yet-i kerimede, bir ksm mminlerin gitmeyip dier mminlerin gittii
zikredilen, Allah yolunda cihaddan maksadn, Bedir savanda cihad etmek
olduunu sylemi ve Bedir savana katlmayanlarn da,savaanlarn
derecelerine ulamasalar bile, Allah'n, hepsine de gzel vaadlerde bulunduunu
zikretmitir. [235]
96- Bu da,
onlara, Allah tarafndan verilen dereceler, mafiret ve rahmettir. Allah, ok
balayan ve ok merhamet edendir.
Allah, cihad edenleri,
zrsz olarak cihada gitmeyenlerden byk bir mkfaatla stn klmtr. Bu
mkfaat ta Allah'n ikram ettii yksek dereceler, gnahlarn affetmesi ve
Allah yolunda verdikleri imtihan dolaysyla onlara, merhametli davranmasdr.
Zira Allah, ok balayan ve ok merhamet edendir.
Peygamber efendimiz
bir ladis-i erifinde yle buyuruyor:
"Allah, kendi
yolunda cihad edenler iin cennette yz derece hazrlamtr. Her derecenin
aras gkle yer aras kadardr. [236]
Mfessirler, burada
zikredilen derecelerden neyin kastedildii hususunda eitli grler
zikretmilerdir.
Katade'ye gre bu
derecelerden maksat, mslman olma, mslman iken hicret etme, hicret ettikten
sonra cihad etme, cihad etme srasnda dman ldrme gibi derecelerdir.
Bunlarn her biri bal bana birer derecesidir.
bn-i Zeyd'e gre ise
burada zikrdilen derecelerden maksat, Allah tea-la'nm, tevbe suresinin yz
yirmi ve yz yirmi birinci yetlerinde zikrettii yedi derecedir. Bu yetlerde
yle Duyurulmaktadr. "Medine halk ve evresinde bulunan Bedevilere, Peygamberle
birlikte savaa kmaktan geri kalmalar, kendi canlarn, onun canndan daha
ok sevmeleri yakmazd. nk onlar iin, Allah yolunda urayacaklar
susuzluk, yorgunluk, alk, dmanlarn kzdracak
bir yere ayak basmalar ve dmana verdikleri
her zarar karlnda salih bir amel yazlr. phesiz ki Allah, iyilik
yayanlarn miikftfaatm zayi etmez." "Sar-fettikleri az veya ok
herhangi bir mal ve Allah yolunda atklar herhangi bir vadi, onlar iin
esbit edilip yazlacaktr ki Allah onlar yaptklarnn en gzeliy-le
mkfaatandrsn." [237]
bn-i Muhayriz ise bu
yette zikredilen derecelerden maksadn, cennetteki dereceler olduunu
sylemitir.
Taberi, bu gr
tercih etmitir. Zira, bundan nceki yette Allah teala-nin, cihad edenleri, oturup
kalanlardan byk bir mkfaatla stn kld zikredilmitir. Bu yette ise o
byk mkfaatn ne olduu aklanm, onun, bir ksm dereceler, Allah'n
aff ve merhameti olduu zikredilmitir.
97- Melekler, o
kendilerine zulmedenlere, canlarn aldklarnda "Ne yaptnz?"
derler. Onlar da "Biz yeryznde zayf drlmtk." derler.
Melekler ise "Allah'n yeryz geni deil miydi? Orada hicret edeydiniz."
derler. te bunlarn varaca yer cehennemdir. O, ne kt bir yerdir.
Hicret etmedikleri
iin Allah'n gazabna urayan ve bylece kendi kendilerine zulmedenlerin
canlarn melekler alrken onlara yle derler: "Gelin bakalm ne
yaptnz?" Neden, olduunuz yerde kaldnz da hicret etmediniz? Onlar u
cevab verirler: "Bizim, hicret etmeye gcmz yetmiyordu. nk mrikler
bizleri kendi topraklarmzda zayf drmlerdi." Bunun zerine melekler
unu sorarlar: "Allah'n yeryz geni deil miydi ki kendi
memleketinizden kp baka bir yere hicret edesiniz? Mriklerden ve
sapklardan uzaklaasmiz. le bunlarn vanp snacaklar yer, cehennemdir. O,
ne kt bir varlacak yerdir.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin ve bundan sonra gelen yetlerin Mekke halkndan mslman olan fakat
Resulullah hicret ettiinde onunla birlikte hicret etmeyen veya edemeyen,
bilahare de dinden karlma fitnesine drldklerinde imtihan veremeyen
mriklerin, Resulullah'a kar yaptklar davranta onlarn saylarn
oaltan bir ksm insanlar hakknda nazil olduunu ve bu yetin, bu insanlarn
beyan ettikleri mazeretlerin, Allah teala tarafndan kabul edilmediini
bildirdiini sylemilerdir.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas diyor ki: "Mekke halkndan bir topluluk mslman olmutu.Onlar
mslman okluklarn gizliyorlard. Mrikler, Bedir Savanda onlar da gtrmlerdi.
Onlardan bazlar ldrldler. Bunun zerine mslmanlar, "ldrlen u
arkadalarmz mslman idiler. Onlar buraya zorla getirildiler. Siz onlar iin
af dileyin." dediler. te bunun zerine bu yet-i kerime nazil oldu.
Mslmanlar, Mekke'de
kalan dier mslmanlara bu yeti yazp gnderdiler. Ve zrlerinin kabul
edilmediini bildirdiler. Bunun zerine onlar da Mekke'yi terkedip hicret etmek
iin yola ktlar. Fakat mrikler onlar yakaladlar ve dinlerinden
dndrerek fitneye drmek istediler. Bu sefer Mekke'de kalan bu mslmanlar
hakknda u yet nziloldu. "nsanlan bir ksm Allah'a iman ettik."
der fakat Allah yolunda eziyt grnce insanlarn yapt eziyeti Allah'n
azab gibi kabul eder... [238] Mslmanlar bu yeti de
yazp onlara gnderdiler. Onlar da ok zld ve btn hayrlardan mitlerini
kestiler. Bundan sonra Mekke'deki o mslmanlar hakknda u yet nazil oldu.
"Ey Muhammed, phesiz ki Rabbin, mihnete urattktan sonra hicret eden
sonra da cihad eden ve ikencelere sabredenleri affeder. [239]
Bu defa mslmanlar,
Mekke'deki mslmanlara bu yeti yazp gnderdiler ve onlara "Allah,
sizin iin bir kar yol gsterdi." dediler. Bunun zerine Mekke'deki
mslmanlar hicret iin yola ktlar. Mrikler de geriden gelip onlara
kavutular ve birbirleriyle vurutular. len ld kurtulan da kurtulmu oldu.
Abdullah b. Abbas,
baka bir rivayette unlar sylemitir:
"Mslmanlardan
bir ksm insanlar mriklerle ayn yerde yayorlard.. Rcsulullah'a kar
onlarn saylarn kabartm oluyorlard. Sava srasnda bir
ok gelip onlardan
birine isabet ediyor ve ldryordu. Yahut bir kl darbesiyle lyorlard.
te Allah teaia bunlar hakknda: "Melekler o kendilerine zulmedenlere,
canlarn aldklarnda "Ne yaptnz?" derler. Onlar da "Biz
yeryznde zayii'drlmtk." derler.." yetini indirdi." [240]
krime bu-yetin,
sfatlarn belirttii kimselerin, Kays b. e-Fakh, Haris b. Zema b. el-Esved,
Kays b. Velid b. el-Muirc ve Ebul Ass'b. Mnebbih b. el-Haccac ve Ali b.
meyyeb. Halef okluklarn-sylemi ve demitir ki: "Kurey-liler ve
onlara katlanlar Ebu Sfyan' ve Ktrey kervann Resulullah'tan ve
sa-habilerden kurtarmak iin yola knca, kendileriyle birlikte, daha nce
msl-man olmu bir ksm genleri de, istemedikleri halde getirdiler. ki
ordu, herhangi bir kararlatrma olmakszn Bedir'de karlatlar. Bu genler
de slam-dan dndler ve Bedir savanda kfirler olarak ldrldler,
Sddi diyor ki:
"Hz. Ali'nin kardei Akiyl ve Nevfel esir dnce Resu-lullah. Ahbas'a
dedi ki: "Hem kendi fidyeni hem de kardeinin olu Akiyt'in fidyesini
deyeceksin." Abbis dei ki: "Ey Allah'n Resul, senin kblene
kar namaz klmadk .m? Senin getirdiin ehadeti getirmedik ki?"
Resulullah da buyurdu ki "Ey Abbas, sizler, savatnz ve malup
oldunuz." Sonra yetin u blmn okudu: "Allah'n yeryz geni
del miydi? Orada hicret etseydiniz." derler. te bunlarn varaca yer
cehennemdir. O, ne kt bir yerdir."
Sddi diyor ki:
"Bu" yet-i kerimenin indii gn mslman olup da hicret etmeyen
kimse kfir saylyordu. Ancak bir are bulamayan, hicret etmek iin mal
olmayan ve yolu bilmeyenler bundan mstesna idi, [241]
98- Erkek,
kadn ve ocuklardan, zayf drlp bir are bulmaya gc yetmeyen ve yol
bulamayanlar mstesnadr.
Bu yet-i kerime,
kimlerin, hicret etmedikleri halde sorumlu olmayacaklarn aklamakta ve
bunlarn, bizzat hicret etmeye gc yetmeyen ve bir baka imkn da bulamayan
ciz, erkek kadn ve ocuklar olduunu bildirmektedir.
Abdullah b. Abbas, bu
yet-i kerimeyi okuduktan sonra
"Benim annem de
Allah'n, burada mazur kldn bildirdii kimselerdendi." demitir. [242]
Dier bir rivayette.
Abdullah b. Abbas demitir ki: "Ben ve annem, Allah'n burada mazur
kldn bildirdii kimselerdendik."
Ebu Hureyre diyor ki:
"Resulullah,
yats namazn klarken dedikten sonra secdeye varmadan nce yle dua etti:
"Ey Ali ahm, sen Ayya b. Ebi Rebia'yi kurtar. Ey Allahm sen Seleme b.
Hiam't kurtar. Ey Alah'm, sen Veld'in olu Velid'i kurtar. Ey Allahm sen
mminlerin zayf drlm olanlarn kurtar. Ey Allahm sen, Mutlar
kabilesine zerindeki baskn artr. Ey Al-lahm, sen onlarn yllarn Yusuf
un yllan gibi ktlk yllan kl. [243]
99- te
bunlar, umulur ki Allah affeder. Allah, ok affeden ve ok balayandr.
Umulur ki Allah, ite bu zayf
drlenlerin, hicret etmeme hususundaki mazeretlerini kabul eder. Hicret
etmeme kusurlarn affetme ltfunda bulunur. nk onlar kendi istekleriyle
kfr diyarn tercih etmemiler, imkn bulamadklar iin hicret
edememilerdir. phesiz ki Allah, kullarnn iledikleri gnahlarn cezasn
vermeyi terkederek onlar oka balayan ve ok affedendir. [244]
100- Kim,
Allah yolunda hicret ederse, yeryznde ok barnacak yerler, genilik ve
bolluk bulur. Kim evinden, Allah ve Resul iin hicret etmek gayesiyle kar da
sonra ona lm gelirse, phesiz ki onun mkfaat Allah'a aittir. Allah, ok
balayandr, ok merhamet edendir.
Kim mriklerden
ayrlr da dini uruna kaarak slam topraklarna ve mminlere hicret edecek
olursa, Allah'n, salam dini olan slam uruna hicret eden bu kimse,
yeryznde gezip dolaaca ok yer ve bolluk bulur. Hem dininin emirlerini
rahatlkla yerine getirir hem de nzk ynnden zorluk ekmez. Kim de, Allah'a
ve Resulne hicret etme niyetiyle kfir diyarnda bulunan evini terkeder de
hicret edecei yere varmadan lm ona gelir atarsa phesiz ki onun yapt bu
gzel amelin sevab, Allah'a aittir. phesiz ki Allah, kullarnn gnahn
rten ve onlara kar efkatli olandr. [245]
yet-i kerime,
mminleri, slam yaamayacaklar toplumlarn ierisinden ayrlp hicret emye
etevik etmekte ve mminlerden, hicret ettikleri takdirde skntya decekleri
endiesini kaldrmakta, onlara, daha iyi bir hayat yaayacaklar mjdesini
vermektedir.
Bu hususta Peygamber
efendimiz (s.a.v.) de hadis-i erifinde yle buyurmaktadr:
"Kim evinden,
Allah yolunda cihada kacak olur da bineinden dp lrse -Ki nerde o
ncahidler?- onun miikfaatn Allah mutlaka verecektir.. Veya bir haere
srr da lrse, yine onun miikfaatn Allah mutlaka verecektir. Yahut
kendiliinden lrse yine onun miikfaatn Allah mutlaka verecektr.
"Kim Allah
yolunda evinden ayrlp gider, lr veya ldrlrse o ehittir. Veya at
yahut katr kendisini ldrrse, yine kendisini bir haere sokarak ldrrse
ya da Allah'n diledii herhangi bir lmle yatanda lrse o kimse ehittir.
Onun iin cennet vardr. [246]
Said b. Cbeyr,
Katade, krime, Dehhak, Sddi, bn-i Zeyd ve Abdullah b.Abbas bu yet-i
kerimenin, mslman olduktan sonra Mekke'de ikamet eden, ancak bundan nceki
iki yt-i kerime inip, zrsz olduu halde hicret etmeyenleri knaynca,
hasta olmasna ramen hicret etmek in yola kan ve Medine'ye varmadan yolda
len bir kii hakknda nazil olduunu sylemilerdir. Ancak bu kiinin
isminin, Damre b. el-ys mi yoksa ys b. Damre mi yahut, Damre b. Cndeb mi
veya Cndeb b.Damre mi okluu hususunda farkl rivayetler zikredilmitir.
Bu yetin izahnda
Said b. Cbeyr diyor ki: "Huzaa oullarndan Damre b. el-ys veya ys b.
Damre isminde birisi vard. Mslmanlara hicret etmeleri emredildiinde o
hastayd. Ailesine, kendisi iin bir sedye yapmalarn ve kendisini
Resulullah'n yaad yere gtrmelerini emretti. Ailesi, emrini yerine
getirdi. Fakat o, "Ten'im" denen yere varnca vefat etti. te bunun
zerine bu yet nazil oldu.
Mfessirler bu yet-i
kerimede geen ve "Barnak" diye tercme edilen kelimesinin mns
hakknda farkl grler zikretmilerdir.
Abdullah b. Abbas,
Dehhak, Robi' b. Enes, Hasan- Basri, Katade ve M-cahid'e gre bu kelimenin
mns, "Bir yerden baka bir yere intikal etmek" demektir. Yani,
deitirilecek ok yer demektir.
Siiddi'ye gre,
"Rizk aranacak yer" demektir. bn-i Zeyd'e gre "Hicret
edilecek yerler"dir. yet-i
kerimede geen ve "Genilik ve bolluk" diye tercme edilen
kelimesinin mns:
Abdullah b. Abbas,
Rebi' b. Enes ve chhuk'a gre "Bol nzk" demektir. Katade'ye gre
ise "Mnevi genilik" demektir. Yani hicret eden kii sapklktan
kp idayete erimi olur. Fakirlikten kurtulup zenginlie ulam olur."
demektir.
Taberi'ye gre,
kelimesinin izahndaki doru olan gr bunun mnsnn, "Deitirilecek yer"
olduunu syleyen grtr. kelimesinin izahnda doru olan gr ise, bunun
mnsnn "Bolluk" olduunu
syleyen grtr. Bu bolluk, hem nzk bolluunu hem de skntdan kurtulup
genilie kavumay ifade eder.
Taberi diyor ki:
"Yezid b. Ebi Habib'in naklettiine gre Medine halk bu yet-i kerimeye
dayanarak cihad yapmak iin evinden ayrlan ve sava meydanna varmadan yolda
len kimseye ganimeuen pay verileceini sylemiler ve bu yetin gaziler
hakknda indirildiini bildirmilerdir. [247]
101-
Yeryznde yolculua ktnz zaman, kfirlerin size fenalk yapmalarndan
korkarsamz, namaz ksaltmanzda size bir gnah yoktur. phesiz, kfirler
sizin apak dmandr..
Ey mminler, sizler
yeryznde yolculua ktnzda namaz klarken kfirlerin hcum edip sizi
ldreceklerinden veya esir alacaklarndan yahut namaznza engel olarak sizi
Allah' birlemekten alkoyacaklarndan korkacak olursanz, mukim iken tam olarak kldnz namazlar
ksaltarak yansn klmanzda sizin iin gnah yoktur. nk Allah'n
birliini inkr eden kfirler, sizin Allah'a ve Resulne iman etmeniz ve
putlara tapmamanz ve sapklkta kendilerine uymamanz yznden sizin apak
dmanlannzdir.
Mfessirler bu yet-i
kerimede ksaltlabilecei zikredilen namazn hangi hallerde ve ne kadar
ksaltlabilecei hususunda eitli grler zikretmilerdir.
a- Ya b.
meyye'nin, Hz. mer'den, Ebu Eyyub'un da Hz. Ali'den rivayet ettiine gre
burada, ksaltlabilecei beyan edilen namaz, kiinin yolculuk halindeyken
klaca farz namazdr. Klastlacak miktar ise, drt rekatl farz namazlarn
iki rekt olarak klnmasdr.
yette geen
"Kfirlerin size fenalk yapmalarndan korkarsamz" ifadesi, namazn
ksaltlmas iin esasla ilgiii bir art olmayp sadece o zamandaki
ms-lmalann genel durumunu belirtmektedir. Bu hususta Ya'l b. mcyye diyor
ki:
"merb.
el-Hattab'a "Kfirlerin size ktlk yapmalarndan korkarsamz, namaz
ksaltmanzda size bir gnah yoktur." yetini okudum ve "Bugn artk
insanlar gven iindedirler. (Namaz yine ksltacaklar m?) dedim. mer b.
el-Hattab yle dedi: "Senin hayret ettiin bu hususa ben de hayret etmi
ve bunu Resul lah1 a sormutum. Resulullah da yle buyurmutu: "Bu
(namaz ksaltma) Allah'n size verdii bir sadakadr. Sadakasn kabul
edin." [248]
b- Hz. Aie
ve Sa'd b. Ebi Vakkas'tan nakledilen dier bir gre gre ise bu yette,
ksaltlabilecei zikredilen namazdan maksat, yolculuk yaparken dmandan
korkma halindeki namazdr. Yolcu olan kimse, dmandan korkacak olursa, dn
rekatl farz namazlar iki rekat klarak ksaltr. ayet dmandan
korkmayacak olursa ksaltmaz.
Bu hususta Abdullah b.
Muhammed, Hz. Aie'nin yle dediini iittiini sylemitir: "Yolculukta
iken namaz tam kln." Hz. Aie'nin bu sz zerine kendisine denildi ki:
"Resulullah yolculuk yaparken drt rekath farzlar iki rekat
klyordu." O da "Resulullah sava halindeydi o korkuyordu. Siz de
korkuyor musunuz?" diye cevap verdi.
At da Resulullah'n s
al ab ilerinden Hz. Aie ve Sa'd b. Ebi Vakkas'in, yolculuk yaparken namazlar
tam kldklarn sylemitir.
c- Mcahid,
Ebu Ayya ez-Zraki ve Cabir b. Abdullah'dan nakledilen dier bir gre gre
bu yette, ksaltlacana ruhsat verilen namazdan maksat, fiilen savama
dnda dmandan korkulduu srada klnacak olan namazdr. Bunlara gre
yet-i kerime, rnslmanlarn, byle bir korku iinde bulunduklar bir srada
nazil olmutur. Bu hususta Ebu Ayya ez-Zraki diyor ki:
"Biz , Resulullah
ile birlikte "Usfan" denen yerde bulunuyorduk. ResululIah bize le
namazm kldrd. Mriklerin banda komutan olarak Halid b. Velid
bulunuyordu. Mrikler birbirlerine dediler ki: "Biz onlarn aklanacaklar
ve gafil olduklar bir zamana rastlamtk." (Yani namaz klarken onlara
hcum etmeliydik. nk o anda onlan gafil avlayabilirdik) te bunun zerine
le ile ikindi vakti arasnda, korku namazn beyan eden hkm indi. Resulullah
bizleri iki gruba ayrarak ikindi namazn kldrd. Bir grup, Resulullah ile
birlikte namaz klyor dieri ise onu bekliyordu. Resulullah, arkasnda bulunan
gruba da onlar koruyan gruba da birlikte tekbir aldrd. Ve hep birlikte
rkuya vardlar. Sonra, Resulullah'n arkasnda bulunan grup secde etti. Geri
ekildi. Daha sonra dier grup ilerleyip secde etti. Sonra hep birlikte ayaa
kalktlar ve hep birlikte ikinci rkuu yaptlar. Arkasnda bulunanlar da onu
koruyanlar da. Sonra Resulullah'n arkasnda bulunanlar secde ettiler ve geri
ekildiler. Arkadalarnn bulunduklar safta ayaa kalktlar. Dier grup
ileri geti secde etti ve Resulullah hepsiyle birlikte selam verdi.
"Bylece, herkes imamla birlikte iki rekat namaz klm oldu. Resulullah
byle bir namaz bir defasnda da Sleym oullan yurdunda kld." [249]
d- Sddi,
Abdullah b. mer, Said b. Cbeyr ve K'b'dan nakledilen dier bir gre gre
bu yette, ksaltlaca belirtilen namazdan maksat, fiilen savama dnda,
dmandan korkma halinde ksaltlan namazdr. Ancak bu namaz, seferi halde
klnan ve iki rekat olan namazn ksaltlarak bir rekat eklinde klnmasdr.
Bu grte olan
limlere gre kii mukim iken, drt rekath farzlar drt olarak klar. Seferi
iken de iki rekat olarak klar. Seferi iken iki rekat klmas, namazlar
ksaltma deil namaz seferi olarak tam klmaktr. Ancak kii seferi olduu
halde dmanlardan da korkuyorsa ite bu takdirde tam saylan iki rekat seferi
namazn ksaltp tek rekat olarak klar. te bu yet-i kerime, ksaltlan bu
tek rekath namaz kasdetmitir.
Bunlar, grlerine
delil olarak u hadisleri zikretmilerdir. Sa'lebe b. Zehdem diyor ki:
"Biz, Said b.
el-Ass iie birlikte Taberistanda'ydk. O ayaa kakl ve dedi ki: "Sizden
hanginiz ResuluIIah ile birlikte korku namaz kld?" Huzcyfe kalkt ve
dedi ki: "Ben kldm. Resuiullah korku annda insanlar iki gruba ayrd.
Bir gurupla bir rekat, dier bir grupla da bir rekat kld. Bunlardan hibiri
bir ey kaza etmediler. [250]
Dier bir rivayette,
Huzeyfe ayaa kalkm, insanlar arkasnda iki sa. yapm bir saf arkasnda
brakm dier saf dmann karsna koymu, arkasnda bulunmalara bir rekat
namaz kldrm onlar ayrlp dmann karsnda duranlarn yerine gitmiler,
bu defa onlar gelip Huzeyfe ile bir rekat namaz klmlar, hibiri de
namazlarn tamamlamamlardr." [251]
Abdullah b. Abbas
yle demitir:
"Allah eala,
Peygamberinin lisanyla namaz yolcu olmama halinde drt rekat, yolcu iken iki
rekat ve korku annda da bir rekat olarak farz klmtr." [252]
Dier bir rivayette,
Abdullah b. Abbas unlar sylemitir:
"Resuiullah,
"Zikared" denen yerde namaz kldrd. nsanlar onun arkasnda iki saf
oldular. Bir saf, onun arkasnda bulunuyor, dier saf ise dmann karsnda
duruyordu. Arkasnda bulunan safa bir rekat namaz kldrd. Onlar ayrlp
dmann nnde bulunan dier safn yerine gittiler. Bu defa onlar geldiler.
Resuiullah onlara da bir rekat kldrd. Bundan sonra, herhangi bir saf, namaz
bitirmedi. [253]
Cabir b. Abdullah
diyor ki:
"Resuiullah onlara
korku namaz kldrd. Bir saf. Rcsulullah'm nnde, dier bir saf da arkasnda
durdu. Arkasnda bulunan safa bir rku ve iki secdeli bir rekat kldrd.
Onlar, ne geip arkadalarnn yerini aldlar. Onlar da gelip dierlerinin
yerinde Resulullah'n arkasnda durdular. Resuiullah onlara da bir rku ve iki
secdeli bir rekat kldrd. Sonra selam verdi. Bylece Resuiullah iki rekat
klm oldu. Onlar da birer rekat klm oldular. [254]Ebu
Hureyre (r.a) diyor ki:
"Resulullah,
mriklerin engel olduklar zaman "Dacnan" ve "Usfan" denen
yerlerin arasnda konaklad. O anda mrikler, kendi kendilerine yle dediler:
"Bunlarn yle bir namazlar var ki bu namaz onlar iin, oullarndan ve
kzlarndan daha sevimlidir. Siz, ne yapacanza karar verin sonra bunlara sadece
bir hamle yapn." (Yani bir hamlede ilerini bitirin) Bu arada Cebrail
(a.s.) geldi. Resulullah'a, sahabilerini iki ksma ayrmasn, onlardan bir
gruba namaz kldrrken dier gruba, tedbir alarak silahlaryla birlikte
dmanlarnn nnde durmalarn, arkasnda bulunanlara bir rekat kldrdktan
sonra geri ekilmesini, dmann nnde bulunanlarn ileri gelerek onlara da
bir rekat namaz kldrmasn bylece onlarn her birinin Resulullah'la birer
rekat klm olacaklarn Re-sulullah'n ise iki rekat klm olacan
bildirdi." [255]
e- Abdullah
b. abbas'dan nakledilen dier bir gre gre bu yette ksaltlmas
zikredilen namazdan maksat, sefer halinde ve dmanla arpma annda
ksaltlacak olan namazdr. Bu yet-i kerime, arpan mcahidlerin, namaz klmak
istedikleri zaman yzleri hangi tarafa dnk olursa o tarafa doru balaryla
iaret ederek bir rekat namaz klmalarna ruhsat vermitir.
Abdullah b. Abbas'n,
bu yetin izahnda unlar syledii rivayet edilmitir: "Sen dmanla
karlarsan namaz vakti de gelmi olursa, "Allahu Ek-ber" diyerek
bam eer ve iaretle namaz klarsn. ster binekli ol, ister binek-siz. te
namaz ksaltma budur.
Taberi diyor ki:
"yetin izahnda tercihe ayan olan gr, yle diyen grtr: "Bu
yette ksaltlmas beyan edilen namazdan maksat, dmanla atma ve vuruma
annda rkunlan eksilterek klnan namazdr. Yani, rku ve secdeleri
tamamlanmayan, istenilen her yne dnlerek khnabilen, binein zerinde ve
yerde eda edilebilen namazdr. Nitekim Allah teala farz namazlarnn byle bir
ekilde klnacan baka bir yet-i kerimesinde yle zikretmitir:
"Eer korku iinde bulunursanz, yaya olarak yahut binekli iken namaznz
kln. [256]
Taberi diyor ki:
"Bu gr tercih etmemizin sebebi, bundan sonra gelen yette:
"Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln." buyurulmasidr.
nk namaz gerei
gibi klmak onun rkuunu, secdelerini ve dier iarzlanm artrp eksiltmeksizin
yerine getirmektir. Bundan da anlalmaktadr ki kii, korku annda
ksaltlacak namazn baz rkunlann yerine getirmeyebilir. [257]
102- Ey
Muhammcd, savata mminler arasnda bulunur da onlara namaz kldrrsan,
onlardan bir ksm seninle namaza dursun ve silahlarn da yanlarna alsnlar.
Bunlar secde ederken, namaza durmam olan dier ksm arkanzda bulunsun.
Bunlar namaz bitirince, namaz klmayan ksm gelsin seninle namaz klsn.
Onlar da namazda tedbirlerini ve silahlarn alsnlar. Kfirler isterler ki,
silah ve eyanzdan gafil olasnz da size aniden hcum etsinler. Eer yamur
size eziyet verir veya hasta olursanz silahnz brakmanzda bir gnah
yoktur. Yine de tedbirinizi aln. phesiz ki Allah, kfirlere alaltc bir
azap hazrlamtr.
yet-i kerimede
zikredilen, "Silahlarm da yanlarna alsnlar." emrini, namaz klan
ve dmann nde duracak olan gruplardan hangisine ait olduu hususunda iki
gr zikredilmitir.
a- Bazlarna
gre bu emir, Resulullah ile birlikte namaz klmakta olan gruba aittir.
Bunlara, namaz klarken kllann kuanmalan, bak ve haner gibi eyleri,
elbise veya zrhlarm asmalan emredilmitir.
b- abdullah
b. Abbas'a gre ise burada, silahlann yanlarna almalar emreclilen grup,
namaz klan grup deil, dmann nnde nbet bekleyen gruptur.
Ayet-i kerimede geen
ve "Bunlar, secde ederken, namaza durmam olan dier ksm arkmzda
bulunsun." diye tercme edilen cmlesi, miessirler tarafndan ekde
izah edilmitir:
1- Bir ksm
miessirler, yetin bu blmnn izahnda, unu sylemilerdir: "Namaza
balayan grup namazn klp bitirdikten sonra arkanzda dursunlar."
Ancak bu ekilde izahta bulunanlar, namaz klan bu birinci grubun, namazlarn
nasl bitirmi olaca hususunda iki gr zikretmilerdir.
a-
Bazlarna gre bu birinci grup imamla birlikte bir rekat kldktan sonra
selam verir, oradan ayrlp arkadalarnn yerine dmann nne gider. Bylece
bunlarn bir rekat klmakla namazlar bitmi olur. Bu grte olan limler,
bundan nceki yette zikredilen "Namaz ksaltmaktan maksadn, onu tek
rekata drmek olduunu syleyen limlerdir. Bunlarn bu grlerine dair
olan delilleri bundan nceki yetin izahnda zikredilmitir. Bunlara gre,
dmann nnde bulunan ikinci grup da gelir, imamla birlikte bir rekat klar,
onlarn na-mazlan da bitmi olur. Bylece imam iki rekat, cemaat da birer rekat
klm ve namazlarn bitirmi olurlar.
b- Dier bir
ksm mfessirler ise imamla birlikte birinci rekat klan ilk grubun
namazlarn bitirmesi, imamla bir rekat kldktan sonra namaz kldklar yerde
kendi kendilerine, geriye kalan namazlarn da tamamlamalar ve selam verip
namazlarn bitirmeleriyie olur. Bu grte olanlara gre, imam, cemaati iki
ksma ayrr. Bir ksm imamn arkasnda namaza durur, dier ksm ise dmann
nnde bekler, imamn arkasnda olanlar, imamla birlikte bir rekat namaz
klarlar, imamla birlikte ayaa kalkarlar. mam, ayakta bekler. Bir rekat klan
bu grup namazn geriye kalan ksmn kendi bana tamamlar. Selam verip
namazdan kar. Dmann nnde bulunan arkadalarnn yerine giderler. Bu defa
onlar gelirler, ayakta bekleyen imama uyarlar. Onunla birlikte bir rekat namaz
klarlar. Ancak ikinci rekattan sonra imamn ne yapaca ve ikinci grubun
namazn nasl tamamlayaca hususu, bu grte olan limlerce ihtilafldr.
aa-
Bazlarna gre imam kendisine gre ikinci, o gruba gre ise birinci olan
rekat bitirdikten sonra, t ahi yatta bekler, ikinci grup kalkp dier rekatn
klar ve tahiyya bitirir. Bylece imam selam verir onlar da imamla birlikte selam
verirler. Bylece namaz bitirirler. Bylece sava halinde klman namazn bu
ekilde olaca Sehl b. Ebi Hasme ve Salih b. Ilavvad'dan rivayet edilmitir.
Sehl diyor ki:
"Resuhllah,
sahabilerine korku namaz kldrd. Onlar arkasnda iki saf yapt. Tam
arkasnda bulunanlara bir reket kaldrd. Sonra ayaa kalkt bekledi. Bir rekat
klan bu gaip kendi balarna dier rekatlarm da klp bitirdiler. lerleyip
dmann nne gittiler. Dmann nnde bulunanlar geri gelip Resulul-lah'm
arkasnda saf tuttular. Resuhllah onlara da bir rekat kldrd. Sonra
tahiy-yata oturup bekledi. Onlar da kendi balarna bir rekatlarn klp
tamamladlar. Sonra Resulullah selam verdi ve namaz bitirdiler. [258]
Salih b. Havvat da
"Zatrrika" savanda, Resuhllah ile birlikte korku namaz klan bir
sahabinin unlar sylediini rivayet etmitir. Mslmanlardan bir grup
Resulullah ile birlikte saf tuttu. Dier bir grup da dmann onunde durdu.
Resulullah, kendisiyle birlikte bulunanlara bir rekat kldrd, ikinci rekata
kalktnda ayakta bekledi. Cemaat ise kendi kendine namazn tamamlad ve
namazdan ayrlp dmann nne gittiler. Orada sraya dizildiler. Bu defa ikinci
grup geldi. Resulullah onlara, geriye kalan ikinci rekat kldrd. Tahyyatta
bekledi. Onlar da kalkp namazlarn tamamladlar. Sonra Resulullah onlala
birlikte selam verdi. Ve namaz bitirdiler. [259]
bb- Dier
bir ksm limlere gre ise, imamla birlikte bir rekat namaz klan ikinci grup
imamla birlikte tahiyyat okurlar, imam selam verip namaz bitirir. Bundan
sonra cemaat kalkp dier rekat klar. Bu gr de Sehl b. Ebi Has-me, Salih
b. Havvat ve Abdullah b. Abbas'dan nakledilmitir.
2- Dier bir
ksm mfessirler ise "Bunlar secde ederken namaza durmam olan dier
ksm arkanzda bulunsun." cmlesini yle izah etmilerdir. "Sava
halinde iki ksma ayrlan mslumanlardan birinci grup birinci rekatn iki
secdesini yaptktan sonra namazdan kmasnlar bu halleriyle gidip dmann
nnde dursunlar. Dmann nnde bulunan grup gelsin, Peygamber onlara da bir
rekat kldrsn ve selam verip namazdan ksn."
Ancak yeti bu ekilde
izah eden limler, her iki grubun da geriye kalan namazlarn nasl
tamamlayacaklar hakknda eitli grler zikretmilerdir.
a- Abdullah
b. Mes'ud'dan nakledilen bir gre gre imam, iki gruba ay-nlan cemaatten
birinci gruba bir rekat namaz kldrr, onlar birinci rekatn ikinci secdesini
bitirdikten sonra imamn arkasndan ayrlr dmann nne giderler. Bu durumda
onlarn namaz tamamlanmamtr. Bundan sonra dmann nnde bulunan dier
grup gelir. mamla birlikte bir rekat klar. mam selam verdikten sonra bu
ikinci grup ayn yerde namazn tamamlayp dmann nne gider. Bu defa
birinci grup namaz klnan yere gelir. Onlar da kendi kendilerine ikinci
rekatlarn tamamlarlar.
b- Dier bir
ksm limlere gre ise, dmann nnde iki ksma ayni an cemaatten birinci
ksm imamla birlikte bir rekat klp dmann nne gittikten sonra orada
bulunan ikinci grup gelir. mamla birlikte bir rekat namaz klar, namazn
geriye kalan ksmn bitirmeden tekrar dmann nne gider. Bu defa imamla
birlikte birinci rekat klan birinci grup gelir, birinci rekat kld yerde
ikinci rekatn tamamlar. Ancak bu rekat tamamlarken, bazlarna gre hibir
ey okumaz, bazlarna gre bir eyler okur. Sonra selam verir ve dmann
nne gider. Bu defa imamla birlikte ikinci rekat klar, ikinci grup namaz
kld yere gelir. O da ikinci rekatn kraatini okuyarak bitirir. Bylece
hep birlikte dmann karsna giderler. Bu gr, brahim en-Nehai ve Sfyah
es-Sev-ri'den nakledilmitir.
c- Ebu Musa
el-E'ari, Abdullah b. mer ve Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir
gre gre imamla birlikte birer rekat klan bu gruplardan her biri ikinci
rekatlarn, nce namaz kldklar yerde deil de imkn bulduklar her yerde
klabilirler.
Abdullah b. mer diyor
ki:
"Resulullah korku
namazn yle kldrd. Mslmanlar iki gruba ayrld. Bir grup Resulullah ile
beraber namaz klyor, dier bir grup dmann karsnda duruyordu.
Resulullah, birinci gruba bir rekat namaz kldrnca onlar ayrlp dmann
karsna gittiler. Dmann karsnda bulunan grup geldi. Resulullah bir
rekat da onlara kldrd. Sonra selam verdi. Bundan sonra ise her grup eksik
kalan birer rekatn kendi kendilerine tamamladlar.[260]
3- Abdullah
b. Abbas, Mcahid, Cabir b. Abullah ye Ebu Ayya ez-Zra-ki tarafndan yet-i
kerimenin "Namaza durmam olan dier ksm arkanzda bulunsun."
blm, u ekilde izah edilmitir: "mam, nlerinde bulunan dman
karsnda cemaati iki saf yapar, hep birlikte namaza balarlar, hep birlikte
rkua vanp dorulurlar. mam, birinci rekatn secdesini yaparken onun arkasnda
bulunan birinci saf da onunla birlikte secde eder. Fakat ikinci saf ayakta
durur, secdeye varmaz. Byece secde edenleri dmandan korumu olur. Birinci
saf secdeden kalktktan sonra ikinci saf kendi kendine secde eder sonra ayaa
kalkar. Ayaa kalktktan sonra birinci saf ile ikinci saf yer deitirir. Yine
hep birlikte rkua varrlar. Rkudan dorulduktan sonra bu defa imamn
arkasna gelmi olan ikinci saf imamla birlikte secde eder. Arkaya gemi olan
birinci saf ise ayakta durur. mamn arkasndaki saf, ayaa kalknca bu defa,
arkaya gemi olan birinci saf secdesini yapar hep birlikte oturup selam
verirler.
Cabir b. Abdullah
diyor ki:
"Resulullah ile
beraber, Cheyne kabilesinden bir topluluk ile savatk. Onlar bizimle iddetli
bir ekilde arptlar. le namazn kldmzda o mrikler yle dediler:
"Onlara ani bir saklnda bulunsaydk, kklerini keserdik," Cebrail
aleyhisselam onlarn bu niyetini Resulullah'a bildirdi. Resulullah da bize
haber verdi. O mrikler yine yle demilerdi: "Onlarn u anda yle bir
namaz vakitleri yaklayor ki o namaz onlara evlatlarndan daha
sevgilidir." kindi vakti girince, biz Resul 11 ah'in arkasnda iki saf
olarak dizildik. Mrikler ise kble tarafmzda bulunuyorlard. Resulullah
tekbir ald biz de tekbir alp namaza baladk. O rkua eilince hep beraber
biz de rkua eildik. Fakat Resulullah secdeye varnca onunla birlikte sadece
birinci saftakiler secdeye vard. (Arka ta-rafndakiler dman gzetleyerek
ayakta beklediler) Onlar ayaa kalknca arka saftakiler secde ettiler. Sonra
birinci saftakiler arkaya ikinci saftakiler ne getiler. Bu sefer Resulullah
tekbir ald biz de onunla beraber tekbir aldk. Rkua vard biz de hep beraber
rkua vardk. Fakat Resulullah secdeye varnca onunla birlikte yine sadece
birinci saftakiler secdeye vardlar. (kinci saftakiler ayakta durdu) Secdeye
varanlar secdeyi bitirince, ikinci saftakiler de secde ettiler. Hep birlikte
oturduk ve Resulullah ile birlikte selam vererek namaz bitirdik." [261]
Bu hadis, Ebu Ayya ve
Abdullah[262] b. Abbas'dan da rivayet
edilmitir.
Taberi diyor ki:
"yet-i kerimeyi bu ekilde yorumlayanlara gre onun mns yledir:
"Ey Muhammed, sen, korku annda sahabilerinin arasnda bulunduun ve
namaz onlara tam olarak kldrmak istediin zaman, seninle namaza
balayanlardan bir grup ayakta dursun. Bir grup seninle birlikte secde edip
secdeden kalktktan sonra dier grubun yerine gesin. Henz seninle birlikte
secde etmemi olar o grup ne gesin. Bu defa da onlar seninle birlikte secde
etsinler. Daha nce seninle birlikte secde edenler ise seni ve onlar korumu
olsunlar. Nbet tutanlar tedbirlerini alsn, silahlarn yanlarnda bulundursunlar."
Taberi, bu grlerden
tercihe ayan olan grn yle diyen gr olduunu sylemitir: "mam
cemaati ikiye ayrr. Bir.ksm dmann nnde nbet bekler, dier ksm
imamla birlikte bir rekat namaz klar. Sonra kendi bana dier rekatn klar
ve dmann nne gider. Bu defa dmann nnde bulunan grup gelir. mamla
birlikte br rekat da o klar. mam namazn bitirir. Onlar da kendi
namazlarn tamamlarlar. Nitekim Sehl b. Ebi Hasme'den ve Salih b. Havvat'tan
rivayet edilen hadisler, Resuklah'n bu namaz bu ekilde kldrdn beyan
etmilerdir. Bununla birlikte imamlardan herhangi biri bu namaz,
Resulullah'tan nakledilen herhangi bir ekilde klacak olursa namaz tamamdr.
nk Resulullah'tan bu konuyla ilgili olarak rivayet edilen haberler sahihtir.
Bu namaz da, Resululiah'n, mmetine deiik ekillerde rettii bir namazdr.
mmetin bu namaz bu ekillerden herhangi birisiyle klmas mubah saylmtr. [263]
103- Namaz
kldktan sonra ayakta iken otururken ve yanlarnz zerine yatarken Allah'
zikredin. Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln. phesiz ki namaz,
mminler zerine belli vakitlerde farz klnmtr,
yet-i kerimede
"Namaz kldktan sonra, ayakta iken, otururken ve
yanlarnz erine yatarken Allah' zikredin."
buyurulmaktadr.
Bu hususta Abdullah b.
Abbas unlan sylemitir: "Allah teala kullarna neyi farz klmsa onun
iin belli bir mkfaat tayin etmitir. Kullarn, zrleri bulunmas halinde de
onlar mazur grmtr. Ancak, Allah' zikretme ibadeti byle deildir. Zira
Allah teala zikir iin belli bir snr koymam, akl olmayanlarn dnda onu
terkedenleri mazur grmemi ve buyurmutur ki: "Allah' ayakta iken
otururken, yanlarnz zerine yatarken, gece ve gndz, karada ve denizde,
yolcu iken, mukim iken, zengin iken, fakir iken, hasta iken, shhatli iken,
gizli olarak, ak olark ve her halkrda zikredin."
Allah' zikretme
hususunda baka bir yette de yle buyurulmutur: "Ey iman edenler, bir
dman topluluu ile karlatnz zaman sebat edin ve Allah' oka
zikredin. Umulur ki kurtulaa erersiniz."
[264]
yet-i kerimenin
devamnda "Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln."
buyurulmktadr.
Mfessirler bu ifadeyi
iki ekilde izah etmilerdir:
a- Mcahid
ve Katade'ye gre bu ifadenin mns udur: "Sizler, vatanlarnzda karar
klp ehirlerinizde ikamet ettiiniz zaman, yolculuk yaparken korku annda,
ksaltmanza izin verilen namaz artk tam olarak kln."
b- Sddi,
ibn-i Zeyd ve Mcahid'den nakledilen dier bir gre gre yetin bu blmnn
mns yledir: "Sizler, korkudan sonra emniyete kavuup skunet
bulduunuz zaman namazn btn farzlarn tamamlayarak kn. Artk onu, binein
zerinde veya yryerek yahut oturarak klmayn."
Taberi, yetin bu
blmn bu son ekliyle izah etmenin daha evla olduunu sylemitir.
yet-i kerimede geen
ve "phesiz ki namaz mminler zerine belli vakitlerde farz
klnmtr." eklinde tercme edilen cmlesi, mfessirler tarafndan
eitli ekillerde izah
edilmitir:
a- Atiyye
el-Avf, Abdullah b. Abbas, Sddi ve Mcahid'den nakledilen bir gre gre bu
cmlenin mns yledir: "phesiz ki namaz mminlerin zerine farz
klnm bir farzdr."
b- Hasan-
Basri, Mcahid, Abdullah b. Abbas ve Ebu Cafer'den nakledilen dier bir gre
gre bu cmlenin mns yledir: "phesiz ki bu namaz, mminlerin
zerine gerekli bir farzdr."
c- Abdullah
b. Mes'ud ve Zeyd b. Eslem'den nakledilen dier bir gre
gre bu cmlenin
mns yledir: "phesiz ki namaz mminler zerine vakitlere blnm bir
farzdr. Onlar onu vakitlerinde eda ederler."
Taberi diyor ki:
"Bu grler birbirlerine yakn olan grlerdir. Bununla
birlikte bu yetin izahnda evla olan
yorum: "phesiz ki namaz, mminlerin zerine, vakitlere ayrlm bir farzdr."
eklindeki yorumdur. Zira kelimesinin mnas, "Vakitlendirilmi"
"vakitlere ayrlm" demektir. [265]
104- O kfir
kavmi takib etmekte geveklik gstermeyin. Eer siz ac duyuyorsanz onlar da
sizin kadar ac duyuyorlar. stelik siz, Allah'tan, onlarn ummad eyleri umuyorsunuz.
Allah, hereyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.
Ey mminler,
dmanlarnz takib etmekte gevek davranmayn. ayet sizler, aldnz
yaralardan ac duyuyorsanz, onlar da sizin ac duyduunuz gibi , aldklar
yaralardan ac duymaktadrlar. stelik sizler, Allah'tan sevap umuyorsunuz.
Onlar ise bunu da ummuyorlar. nk sizler, Allah'n sevabnn kesin olduuna
iman ediyorsunuz. Onlar ise bunu yalanlyorlar. Allah, yarattklarnn
menfaatini ok iyi bilendir, yaptklarnda hkm ve hikmet sahibidir.
Bu yet-i kerime, Uhud
savanda zayiat veren mslmanlan teselli etmektedir. Bu hususta Abdullah b.
Abbas diyor ki: "Uhut savanda mslmanlar zayiat verince Resulullah Uhut
dana kt. Ebu Sfyan da oraya geldi ve yle dedi: "Ey Muhammed, yara
ancak yaraya karlktr. Sava nbetleedir. Bir gn bize, bir gn de
sizedir." Bunun zerine Resulullah, sahabilerine buyurdu ki: "una
cevap verin." Onlar da dediler ki: "Aramzda eitlik yok. nk bizden
ldrlenler cennette sizden ldrlenler ise cehennemdedir." Bunun zerine
Ebu Sfyan dedi ki: "Bizim Uzza putumuz var sizin ise Uzza putunuz
yok." Resulullah da buyurdu ki: "Ona deyin ki: "Allah bizim
dostumuzdur. Sizin ise dostunuz yoktur." Ebu Sfyan dedi ki: "Ey
Hbel putu ycel, ey Hbel putu ycel." Resulullah da buyurdu ki:
"Deyin ki: Allah daha yce ve daha byktr." Ebu Sfyan dedi ki:
"Buluacamz yer, kk Bedir mevkiidir." te mslmanlar orada
yaral halleriyle uyudular. Bu yet-i kerime ve u yetler bunlar hakknda nazil
oldu. "Eer siz bir yara almisanz ayn yaray, dmanlarnz olan o
topluluk da almtr. Biz bu gnleri insanlar arasnda evirip eviririz ki
Allah, iman edenleri belirtsin. inizden
ahitler meydana karsn. Allah, zalimleri sevmez. [266]
105- Ey
Muhammcd, phesiz ki Allah'n gsterdii ekilde insanlar arasnda hkmetmen
iin biz Kur'a' sana hak olarak indirdik. Sen, hainlerin savunucusu olma. [267]
106-
Allah'tan balanma iste. phesiz ki Allah, ok balayandr, ok merhamet
edendir.
Ey Muhammed, phesiz
ki biz sana Kur'an' indirdik ki Allah'n sana, kitabnda gsterdii ekilde
insanlar arasnda hkm veresin. Onlarn ihtilaflarn zesin. Ey Muhammed,
sakn sen, bir mslmana veya mslmanlarla antlamas olan birine ihanet eden
kimseyi savunma. Bakasnn malna ihanet eden birini savunmandan dolay
yaptn yanlln, Allah tarafndan affedilmesini iste. phesiz ki Allah,
af dileyen kullarn, hak ettikleri cezay vermeyerek oka affeden ve onlara
kar ok merhametli davranandr.
Mfessirler, bu
yetlerin ve bundan sonra gelen yz on altnc yete kadar olan yetlerin,
hrszlk yapan veya kendilerine verilen bir emaneti inkr ederek ihanette
bulunan, Resulullah'n da bilmeden savunduu bir kii hakknda nazil olduunu
sylemilerdir.
Bu hususta Katade b.
Numan diyor ki:
"Bizde bir aile
vard. Onlara "beyrikin oullan" deniyordu. Bunlar, "Bir"
"Beir" ve "Mbeir" isimli kiilerdi. Beir mnafkt,
iirler yazar onunla Resulullah' ve sahabilerini hicvederdi. Sonra da bu iirleri
baka kimselere isnad ederek "Falan kii byle syledi" "Filan
kii yle syledi." derdi. Sahabiler bu iirleri duyunca "Vallahi bu
iiri ancak bu habis herif syler. Bunu beyrikin olu sylemitir."
derlerdi.
Bu aile, cahiliye
dneminde de, slamn geliinden sonra da fakir ve muhta bir aile idi. O
srada Medine halknn gdas, hurma ve arpa ekmeinden ibaretti. Eer bir
insann imkn varsa, am'dan un tayan kervan geldiinde ondan un satn alr
ve sadece kendisi yerdi. ocuklar ise ancak hurma ve arpa ekmei
yiyebilirlerdi.
te o gnlerde
am'dan bir kervan geldi. Amcam Zeyd olu Rifaa, bir hayvan yk un satnald.
Onu kilere koydu. Orada silah, zrh ve kllar da bulunuyordu. Kilerin
altndan delik alarak yiyecekler ve silahlar alnd. Sabah
olunca amcam Rifaa bana geldi ve
"Yeenim bu gece soyulduk. Kilerimize delik alarak yiyeceklerimiz ve
silahlarmz alnd." dedi. Bunun zerine evde inceleme yaptk. Saa sola
sorduk. Bazlar: "Biz bu gece beyrikin oullarnn ate yaktklarn
grdk. Kanaatimiz odur ki bunlar sizin yiyeceklerinizin bir ksm iin bu
atei yakmlard." Biz olay evreden sorutururken beyrikin oullan
yle diyorlard. "Vallahi biz bu ii Lebid b. ehrin yapt kanaatindeyiz."
Katade diyor ki:
"Halbuki Lebid aramzda salih ve dinine bal bir insand. Lebid bunu
iitince silahn ekip onlara hcum etti ve "Ben aldm ha? Vallahi ya
bu kl sizi dorar veya bu hrszln mahiyetini ortaya karrsnz."
dedi. Bunun zerine beyrikin oullar: "Bizden uzak ol be adam, bunu sen
yapmadn." dediler. Bundan sonra evreden tekrar soruturduk ve kesinlikle
anladk ki bu ii beyrikin oullan yapm. Amcam bana: "Yeenim,
Resulullah'a gidip hadiseyi anlasana." dedi. Ben de Resulullah'a gittim
ve ona: "Bizden fakir ve erir bir aile, amcam Zeyd olu Rifuarm kilerini
yarp silah ve yiyeceklerini ald. Bari silahlarmz bize iade etsinler,
yiyeceklere ihtiyacmz yok." dedim. Resulullah (s.a.v.) "Bunu
emredeceim." buyurdu.
beyrikin oullar
bunu iitince akrabalar olan ve adna "Esir b. Urve" denen bir
kiiye vardlar ve bu hususu ona anlattlar. Bunun zerine evre halk topland
ve Resulullah'n yanna gelip yle dediler: "Ey Allah'n Resul, Katade
b. Numan ve amcas, aramzda mslmanhkiar ve salih kiilikleriyle tannan bir
aile aleyhine kalktlar. Onlar hibir delil ve ispat olmad halde
hrszlkla itham ettiler."
.Katade b. Numan
szlerine devamla diyor ki: "Ben de Resulullah'n yanna vardm ve onunla
konutum. Resulullah bana: "Mslmanlklar ve salih kiilikleri anlatlan
bir aile aleyhine kalkmsn. Onlar, hibir delilin olmadan hrszlkla
suluyormusun." dedi. Bunun zerine geri dndm ve "Keke bir ksm
mallarm kaybetseydim de Resulullah'a bu hususu anlatmadaydm." diye pimanlk
duydum. Amcak Rifaa bana geldi ve "Yeenim ne yaptn?" dedi. Ona,
Resulullah'n bana syledii eyleri haber verdim. O da "Alah yardmcmz
olsun." dedi. ok gemeden ite bu surenin yz beinci yetinden yz on
altnc yetine kadar olan yetler nazil oldu. O yetlerde yle buyuruluyordu:
"Ey Muhammed, phesiz ki Allah'n gsterdii ekilde, insanlar arasnda
hkmetmen iin biz Kur'an' sana hak olarak indirdik. Sen, hainlerin
savunucusu olma." (Yani beyrikin oullarnn savunucusu olma. Katade'ye
sylediklerinden dolay da) "Allah'tan balanma iste. phesiz ki Allah,
ok balayandr, ok merhamet edendir." "Kendi nefislerine hainlik
edenleri savunma. phesiz ki Allah, hain gnahkr sevmez. Yaptklar
gnahlar insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa geceleyin,
Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah onlarla beraberdi.
Allah onlarn yaptklarm ilmiyle kuatcdr."
"Dnya hayatnda
onlan siz savunuyorsunuz peki kyamet gnnde Allah'n huzurunda onlar kim
savunacaktr? Yahut onlara kim vekil olacaktr?" "Kim bir ktlk
iler veya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan balanmasn dilerse Allah'
mafiret ve merhamet edici olarak buiur." "Kim bir gnah kazanrsa ancak
kendi aleyhine kazanm olur. Allah her eyi bilendir, hkm ve hikmet sa-
hibidir." "Kim bir hata yapar veya gnah iler de sonra (beyrikin
oullarnn, Lebide attklar gibi) onu susuz birinin zerine atarsa phesiz
o, iftira ve apak bir gnah yklenmi olur." "Eer Allah'n sana
ltf ve merhameti olmasayd onlardan bir topluluk seni saptrmaya alrd.
Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar. Sana hibir zarar
veremezler. Allah sana kitap ve hikmet indirmi ve sana bilmediin eyleri
retmitir. Allah'n sana olan ltf byktr." "Sadaka vermeyi,
iyilik yapmay ve insanlar arasnda sulh yaplmasn emreden kimse mstesna,
onlarn fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Kim bunlar Allah'n
rzasn kazanmak iin yaparsa ilerde ona byk bir mkfaat vereceiz."
Katade b. Numan diyor
ki: -'Bu yetler inince alnan silahlar Resulullah'a getirildi. Resulullah
onlan Rifa'ya verdi. Silahlan amcam Rifaa'ya ben teslim ettim. Amcam, mrn
cahiliye dneminde geirmi, ihtiyar birisiydi. Ben onun, istemeyerek mslman
olduu kanaatindeydim. Ona silahlan gtrnce yle dedi: "Yeenim bunlar
Allah yoluna veriyorum." te o zaman salam bir ekilde mslaman l.duu
kanaatine vardm." Bu yetler inince beyrikin oullarndan Beir,
mriklerin safna geti. Sa'd'in kz Slaka'nm yannda kalmaya balad. Bunun
zerine Allah teala: "Kendisine doru yol aklandktan sonra kim
Peygamberle ayrla der ve mminlerin yolunun dnda bir yol takib ederse
onu gittii yolda brakrz ve cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir
yerdir." "phesiz Allah kendisine oitak koulmasn balamaz.
Bunun dnda dilediini balar. Kim Allah'a ortak koarsa muhakkak ki derin
bir sapkla dmtr. [268]ayetlerini indirdi.
Katade b. Numan diyor
ki: "Beir, Slaka'nn yannda kalrken Hassan b. Sabit, kadnn o erkekle
ilikisi olduuna dair leyhine bir iir yazd. Bunun zerine kadn, Beir'in
bineinin eerini alp bann zerinde tayarak gtrp "Ebtah"
denen yere att ve ona: "Sen bana, Hassan'm iirlerini mi hediye getirdin?
Zaten senden bana hibir hayr gelmemitir." dedi. [269]
Bu husustaTaberi
birka rivayet daha zikretmitir.
a- Katade b.
Dumc'ye gre bu yetler, Ensar'dan bir kii olan beyrikin
olu Tu'me hakknda nazil olmutur.
Tu'me, amcasnn kendisine emanet ettii zrh alm sonra onu, Zeyd b. es-Semin diye
adlandrlan bir Yahudinin aldn sylemitir. Yahudi gelip Resulullah'a
ikayette bulununcaTu'me'nin kabilesi gelip Resulullah'm Tu'me'yi savunmasn
istemiler Resulullah da onu savunmak isterken Allah teala,hakknda bu
yetleri indirmi ve Tu'me'yi savunmamasn emretmitir. Bu olaydan sonra
Tu'me dinden kp Mekke'deki mriklerin yanma gitmi Allah teala da onun
hakknda "Kendisine doru yol aklandktan sonra kim Peygamberle
ayrla der ve mminlerin yolunun dnda bir yol takibederse onu
takibettii yolda brakrz ve cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir
yerdir. [270]buyunnutur.
b- Abdullah
b. Abbas'tan nakledilen dier bir rivayete gre Resulullah ile beraber savaa
kan Ensar'dan birinin zrh alnd. Zrhn sahibi onu, Tu'me b. beyrik'in
aldn syledi. Tu'me Resulullah'a getirildi. Hrsz bunu grnce zrh
gtrp susuz bir adamn evine att ve kendi akrabalarna: "Ben zrh ortadan
kaldrdm, onu gtrp filann evine attm. O zrh o kiinin evinde bulunacaktr."
dedi. Bunun zerine hrszn akrabalar geceleyin Resulullah'a giderek
"Ey Allah'n Resul, bizim adammz bundan beridir. Zrh alan falandr.
Biz bunu rendik. Sen insanlarn huzurunda arkadamzn susuz olduunu ilan
et ve onu savun. Zira Allah onu senin vastanla korumayacak olursa o helak
olur." dediler. Resulullah da insanlarn huzurunda o kiinin susuz
olduunu syledi. te bunun zerine bu yetler nazil oldu. Resululluh' ve
hrsz himaye edenleri uyard.
c- bn-i
Zeyd'e gre ise olay yledir; Resulullah zamannda demirden bir zrh alnm
ve su, bir Yahudinin zerine atlmtr. Yahudi kendisini savununca hrszn
komular, hrszlk yapan temize kamular, hrszl Yahudinin yaptn
sylemiler ve Resulullah'a "Ey Allah'n Resul, bu murdar Yahudi,
Allah' inkr etmektedir. Sen onu getirip hesaba eksen iyi olur."
dediler. Resulullah da Yahudiye bir ksm szler syledi. te bunun zerine
bu yetler nazil oldu. Resulullah'a sistem etti. Hrsz savunan komularn da
knad.
d- Sddi'ye
gre ise bu yet-i kerimeler, bir Yahudinin, kendisine zrhn emanet ettii
beyrikin olu Tu'me hakknda nazil olmutur. Yahudi, Tu'me'ye emanet ettii
zrhn, onunla beraber Tu'menin evinde belli bir yere gmdler. Sonra Tu'me
oray eip zrh kard. Yahudi gelip zrhn isteyince Tu'me onu inkr etti.
Yahudi, akrabalarna gidip: "Benimle birlikte gelin. Ben zrhn nereye
gmldn biliyorum." dedi. Tu'me onlann geleceklerini renince zrh
alp Ebu Mleyl el-Ensari adndaki kiinin evine att. Yahudi gelip zrhn
arad fakat bulamad. Bunun zerine Tu'me ve akrabalar, Yahudiye hakaret
ettiler. Tu'me Yahudilere: "Siz beni ihanetle mi suluyorsunuz?"
dedi. Gelenler Tu'menin evinde zrh aradlar. Bir ara Ebu Mleyl'in evine
yukardan bakarken zrhn orada
olduunu grdler. Bunun zerine Tu'me, "Bu zrh Ebu Mleyl alm."
dedi. Ensardan olanlar Tu'meyi savundular. Tu'me onlara: "Haydin
Resulullah'a gidelim ona syleyin beni savunsun ve Yahudilerin delilini
rtsn. Zira ben yalanc kacak olursam Yahudi btn Medine halkna kar
yalan syler." dedi. Bunun zerine Ensardan bir ksm insanlar
Resulullah'a gidip "Ey Allah'n Resul, sen Tu'me'yi savun ve Yahudiyi
yalanc kar." demiler. Resulullah da bunu yapmak istemi ve bunun
zerine Allah teala: "Sen, hainlerin savunucusu olma." yetini ve
ondan sonra gelen yetleri indirmi ve Resulullah' uyann ve ihanet edeni
savunanlar da knamtr.
e- krime'ye
gre ise bu yet-i kerimeler, beyrikin olu Tu'me hakknda nazil olmutur.
Ensardan birisi buna, iinde bir zrh bulunan deposunu emanet etmi daha sonra
gelip oray atnda zrhn bulamam ve onu Tu'me'ye sormu, Tu'me de:
"Zeyd b. es-Semin" diye adlandrlan bir Yahudinin onu aldn sylemi
fakat zrhn sahibi, Tu'me'nin yakasn brakmamtr. Onun akrabalar bu hali
grnce Resulullah'a gidip, Tu'meyi savunmasn istemiler, bunun zerine de
bu yetler nazil olmu ve Resulullah' uyarm, Tu'me'nin kavmini de knamtr. [271]
107- Kendi
nefislerine hainlik edenleri savunma. phesiz ki Allah, hain gnahkr sevmez.
Ey Muhammed, hrszlk
yaparak haram mal yiyip nefislerine zulmedenleri savunma. nk Allah, hibir
haini ve gnahkar kevmez. Yukanda da izah edildii gibi, burada, nefislerine hainlik ettikleri
zikredilenlerden maksat, beyrikin oullandr. [272]
108- Onlar,
yaptklar gnahlar insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa,
geceleyin, Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah onlarla
beraberdi. Allah onlarn yaptklarn ilmiyle kuatcdr.
Bu hainler,
iledikleri gnahlar ve yaptklar ihanetleri, utandklar ve ekindikleri
iin kendilerini ayplamaktan baka hibir ey yapmayacak olan insanlardan
gizlerler. Fakat btn yaptklarn gren, onlar cezalandracak olan ve bu
nedenle kendisinden gizlenilmeye daha layk olan Allah'tan gizlemezler. Halbuki
geceleyin, Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah flarla
beraberdi. Allah onlarn yaptklarn ilmiyle kuatcdr.
Geceleyin tertiplendii
zikredilen eylerden maksat, hrszlk veya ihanet eden kiiyi Reslullah'n
huzurunda temize karma planlandr. Bu plan yapanlardan maksat ise beyrikin
oullarn savunanlardr. [273]
109- Dnya
hayatnda onlar sz savunuyorsunuz. Peki kyamet gnnde Allah'n huzurunda
onan kim savunacaktr. Yahut onlara kim vekil olacaktr?
Yaptklar ktlkleri ve iledikleri
sular bilmeyerek de olsa beyrikin oullarm siz savunuyorsunuz. Fakat
hirette Allah'n, kendilerinin sulu olduklarn kesin olarak bildii bu
kimseleri orada kim savunacaktr?
Buradan anlalyor ki
herhang ibir hususta bir teebbse gemeden nce o husus iyice incelenmeli ve
yaplan i salam yaplmal, hatalardan saknl-naldr. Aksi takdirde bunun
da mnevi bir sorumluluu vardr. [274]
110- Kim bir
ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan balanmasn dilerse
Allah', mafiret edici olarak bulur.
Bir ksm mfessirler,
bu yet-i kerimenin, bundan nce geen yz yedinci yette kendi nefislerine
ihanet ettikleri zikredilen kimseler hakknda nazil olduunu sylemiler dier
bir ksm mfessirler ise bu yetin, yz dokuzuncu yette beyan edilen, kendi
nefislerine hainlik edenleri savunanlar hakknda nazil
olduunu sylemilerdir.
Taberi diyor ki:
"yet-i kerime, hainler ve hainleri savunanlar hakknda nazil olsa da her
ktlk ileyen veya kendi nefsine zulmedeni ifadesi iine almaktadr. Ve bu
yet, Muhammed mmeti iin byk bir ltuftur.
Bu hususta Ebu Vil
diyor ki: "Abdullah b. Mes'ud dedi ki: "srailouila-nnda biri bir
gnah ilediinde onun gnahnn kei'fareti kapsnn zerine yazlrd.
Onlardan birinin bir yerine idrar dokunsa oray makasla kesmek zorundaydlar."
Abdullah b. Mes'ud'un
bu szleri zerine bir adam: "phesiz ki Allah, srailoullarna hayrl
eyler vermi." dedi. bn-i Mes'ud da "Allah'n size verdii, onlara
verdiinden daha hayrldr. Allah sizin iin suyu temizleyici klmtr.
Gnahlarnzn affedilmesi iin de yle buyurmutur "O takva sahipleri
bir hakszlk yaptklar veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah'
hatrlarlar ve hemen gnahlarnn balanmasn isterler[275]Kim
bir ktlk iler ve-" ya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan
balanmasn dilerse Allah' affedici ve merhamet edici olarak bulur."
Habab b. Ebi Sabit
diyor ki: "Bir kadn Abdullah b. Muaffel'e geldi ve ona, bir kadnn
fuhu yaparak hamile kaldn daha sonra da dourduu ocuu ldrdn ve
bu kadnn durumunun ne olacan sordu. Abdullah da: "Onun iin cehennem
ateinden baka bir ey yoktur." dedi. Kadn alayarak . ayrlp gitti.
Abdullah kadn geri ard ve ona: "Ben senin meseleni u iki gnahtan
biri olarak gryorum," dedi. Ve "Kim bir ktlk iler veya nefsine
zulmeder de sonraAllah'tan balanmasn dilerse Allah' mafiret ve merhamet
edici olarak bulur." yetini okudu.
Abdullah b. Abbas da
bu yeti izah ederken unlar sylemitir: "Allah teala bu yet-i
kerimede, kullarna kar affedici olduunu, yumuak davrandn, rahmetinin
ve ltfunun bol okluunu beyan etmektedir. Kul, byk kk herhangi bir gnah
iler de sonra Allah'tan onun affn dilerse Allah'n affedici ve merhamet
edici olduunu grr. Gnah ok olsa bile. [276]
111- Kim bir
gnah kazanrsa ancak kendi aleyhine kazanm olur. Allah, hereyi ok iyi
bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.
Kim, bilerek ve
kastl olarak bir gnah ilerse, gnahnn vebali ve ayb
kendisine aittir. Zira
hirette kimse kimsenin gnahn yklenmeyecektir. O halde ey akrabalar,
iinizden gnahkr olanlar savunmaya kalkmayn. Yoksa siz de gnahkr
olursunuz. Allah hereyi ok iyi bilendir, hkm ve ihkmet sahibidir. Herkese
yaptnn karln verecektir.
Daha nce de
zikredildii gibi bu yetin de beyrik oullar hakknda nazil olduu rivayet
edilmitir. [277]
112- Kim bir
hata yapar veya gnah iler de sonra onu susuz birinin zerine atarsa
phesiz o, iftira ve apak bir gnah yklenmi olur.
Kim, kastsz olarak
bir hata iler veya beyrikin oullarnn yaptklar gibi kastl bir ekilde
gnah iler sonra da hatasn veya gnahn, masum olan bir bakasna yklemeye
kalkarsa ite byle bir insan phesiz ki byk bir iftirada bulunmu ve
apak bir gnah ilemi olur.
yette zikretilen
"Hata", kastl veya kastsz olarak ilenen gnahtr.
"Gnah" diye tercme edilen kelimesi ise, kastl olarak ilenen
gnah ifade eder. Bu sebeple bu kelimeler ayn ayr zikredilmilerdir.
Mfessirler bu yette,
iledii gnah bakalrmn zerine att zikredilen kiiden maksadn,
beyrikin olu olduu hususunda ittifak etmiler, ancak zerine su atlan
masum kiinin kim olduu hususunda farkl grler zikretmilerdir.
Bazlarna gre bu
kii, Lebid b. Sehl bazlarna gre ise Zeyd b. es-Se-min adl br Yahudidir. [278]
113- Eer
Allah'n sana ltuf ve rahmeti olmasayd onlardan bir topluluk seni saptrmaya
alrd. Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar. Sana hibir
zarar veremezler. Allah sana kitap ve hikmet indirmi ve sana bilmediin
eyleri retmitir. Allah'n sana olan ltf byktr.
Ey Muhammed, eer
Allah, hainlerin durumunu aklayarak seni koruma ltfunda bulunmayp sana
merhamet etmeseydi, onlardan bir frka, o hyanet eden kimsenin durumunu
gizleyerek ve susuz olduuna dair ahitlik ederek seni doru yoldan kaydmrdi.
Halbuki onlar ancak kendilerini doru yoldan saptrrlar Onlar sana bir zarar
veremezler. nk Allah seni davanda kararl klm ve hataya dmeni
nlemitir. Allah sana Kur'an'i ve Allah'n hkmlerini bilme hikmetini
indirdi. Gemie ve gelecee dair haberler gibi bilmediin eyleri sana
bildirdi. Allah'n sana olan Itfu pek byktr. Bu sebeple sana vermi olduu
nimetlere kar ona kret.
yet-i kerimede,
"Eer Allah'n sana ltf ve merhameti olmasayd onlardan bir topluluk
seni saptrmaya alrd." buyurulmaktadr. Burada topluluun Resulullah'
saptrmaya almas, ihanet edenin durumu hakknda Resulul-Iah' tereddde
dnneleri, o kiinin susuzluuna dair ahitlik eneleri ve Re-sulullah'tan
onu temize karmasn istemeleridir.
yet-i kerimede:
"Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar." buyurulmaktadr.
Bundan maksat ise bunlarn, Allah'n kendilerine mubah klmad bir eye
kendilerini sokmalar ve kendilerini gnaha srklemeleridir. Zira Allah teala,
baka bir yette mminlere: "yilikte ve takvada yardmlasn. Gnah ileme
ve dmanlk yapmakta yardmlamayn... [279]
Duyurulmutur. Hain kimselere yardm etmeye kalkanlar, kendilerini hak yoldan
saptrm olurlar.
yet-i kerimede, Allah
tealamn, Resulullah'a, kitabn yannda hikmeti de indirdii beyan edilmektedir.
Buradaki "Hikmeften maksat, Kur'an'da mcmel olarak zikredilen heallar,
haramlar, emirler, yasaklar, hkmler, vaadler ve tehditlerdir. [280]
114- Sadaka
vermeyi, iyilik yapmay veya insanlar arasnda sulh yaplmasn emreden kimse
mstesna, onlarn fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Kim bunlar,
Allah'n rzasn kazanmak iin yaparsa ilerde ona byk bir mkfaat
vereceiz.
nsanlarn
fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Sadaka vermeyi, iyilikte bulunmay
veya anlamazlk ierisinde bulunan insanlarn arasn bulmay emredenin
fslts mstesnadr. Kim bu hayrlar Allah'n rzasn kazanmak iin yaparsa
ileride ona byk bir mkfaat vereceiz.
Taberi bu yet-i
kerimedeki eitli kraat ekillerini zikrettikten sonra demitir ki:
"yetin mnsn, fsltlarda hayr yoktur. Sadece bazlarnda hayr
vardr. O da sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmay emretmek yahut insanlarn
arasn bulmaktr." eklinde izah etmek doru deildir. u ekilde izah
etmek daha dorudur. Fslt yapanlarn ounda hayr yoktur. Ancak sadaka
vermeyi veya iyilikte bulunmay emreden yahut insanlarn arasm dzeltenler
mstesnadr. te fi s d a anlardan hayrl olanlar bunlardr."
Birinci izah ekli Basrallann, ikinci
izah ekli ise Kufelilerin kraatlanna gredir. [281]
115-
Kendisine doru yol belli olduktan sonra kim Peygamberle ayrla der ve
mminlerin yolunun dnda bir yol takib ederse onu gittii yolda brakrz ve
cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir yerdir.
Kim Muhammed'in,
Allah'n Peygamberi olduunu ve getirdiklerinin de Allah katndan olduunu,
insanlar doru yola ilettiini anladktan sonra Allah'n Peygamberi
Muhammed'e kar kar, ona dman kesilip ondan ayrlrsa ve Muhammed'i tasdik
edenlerin yolunun dnda bir yol tutacak olursa biz onu, tuttuu yolda brakr
onu, yardm diledii putlarna terkederiz. Onlar da ona hibir fayda
salayamazlar ve Allah'n azabn ondan uzaklatramazlar. Biz de onu cehenneme
sokarz. O cehennem ne kt bir yerdir.
Daha nce de
akland gibi bu yet-i kerime, Tu'me b. beyrik gibi, , ihanet eden,
ihanetinden sonra tevbe etmeyen, aksine mminleri brakp putlara tapan
mriklere sman ve dinden dnerek Resulullah ile ayrla den kimseler
hakknda nazil olmutur. [282]
116-
phesiz Allah, kendisine ortak koulmasn balamaz. Bunun dnda
dilediini balar. Kim Allah'a ortak koarsa muhakkak ki derin bir sapkla
dmtr.
phesiz ki Allah,
Tu'me b. beyrik gibi, kendisine ortak koan ve mrik olarak lenleri
affetmez. Allah'a ortak koma dnda baka bir gnah ileyen kimselerin ise
affedilmeleri Allah'a kalmtr. Allah onlardan dilediini affeder, dilediini
ise cezalandrr. Kim Allah'a ibadetinde ortak komu olursa phesiz ki o, hak
yoldan kaym, derin bir sapkla dmtr. Zira o, Allah'a ibadette ona
ortak komasyla eytana itaat etmi ve onun yolundan gitmi olur. Bu da byk
bir sapklk ve ak bir hsrandr.
Allah'a ortak
komaktan daha byk bir gnah yoktur. Bu hususta Abdullah b. Mes'ud yle
diyor:
"Ben
Resulullah'tan "Allah katnda en byk gnah hangisidir?" diye sordum.
Resulullah buyurdu ki: "Baka bir eyi, seni yaratt halde Allah'a e
ko-mandr." Dedim ki: "Bunun byk olduu muhakkak. Bundan sonra
hangisi byktr?" Buyurdu ki: "Seninle beraber yemek yiyeceinden
korkarak ocuunu ldrmendir." Dedim ki: "Bundan sonra
hangisidir?" Buyurdu ki: "Komunun karsyla zina etmendir." [283]
117- Onlar,
Allah' brakp da sadece bir takm diilere taparlar. Bylece ancak inat
eytana tapm olurlar.
Allah'a ortak koan mrikler,
Allah' brakp da diilerin adlarn tatktla: n, Lat, Uzza, Menat gibi
putlara taparlar. Bunlarn ilah ve rab oldukanm iddia ederler. Onlar bu
davranlaryla ancak, Allah'a isyan eden eytana tapm olurlar. Bu da
onlarn, sapklk ve inkr iinde olduklarnn ve doru yoldan ayrldklarnn
en byk delilidir. Zira onlar hereyin diisini o eyin kts sayarlar. Buna
ramen onu ilah kabul edip ona taparlar.
Mreklir, taptklar
varlklara dii adlann koyuyarlar hatta meleklerin de Allah'n kzlar
olduklarm iddia ediyorlard. yet-i kerime bu hususa iaret ederek insanlarn
tedenberi tanra edinme sapklklarn knamaktadr.
Mfessirler ^yet-i
kerimede, mriklerin taptklar zikredilen diilerden neyin kasdedildii
hususunda eitli grler zikretmilerdir.
a- Ebu
Malik, Sddi ve bn-i Zeyd'e gre burada mriklerin taptklar zikredilen
diilerden maksat, kendilerine dii adlarn verdikleri putlardr. Mesela,
Lut, Uzza, Menat, Naile vb. putlar, kendilerine dii adlan taklan putlardr.
b- Abdullah
b. Abbas, Katade ve Hasan- Basri'den nakledilen dier bir gre gre bu
yette kendilerine tapnldktan belirtilen diilerden maksat, ta ve aalar
gibi cansz varlklar ve putlatrlan llerdir.
c- Dehhak'a
gre ise yette zikredilen diilerden maksat, meleklerdir. nk mrikler,
meleklerin Allah'n kzlan olduklarn zannediyorlard.
d- Hasan-
Basri'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen diiden maksat,
putlar demektir. Zira mrikler putlarna "Diiler" derlerdi. Bu
hususta Ebu Reca, Hasan- Basri'nin unlar sylediini rivayet etmitir. Arap
kabilelerinden her bir kabilenin kendisine ait bir putu bulunuyordu. Onlar, putlarn
kasdederek "Filan kabilenin diisi." diyorlard.
c- Mcahid
ve Urve'den nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen
"Diiler"den maksat, putlar demektir.
Taberi diyor ki:
"Bu yette zikredilen diilerden maksat, kendilerine dii adlar taklan
Lat, Uzza, Naile.Menat gibi putlardr. Doru olan gr de budur. Zira dii
kelimesinin Arapadaki en ak mns "Dii olmak" demektir. Bu kelimeyi
en ak mansyla yorumlamak icabeder. Bu mnda yorumlandnda da bundan
maksadn, kendilerine dii adlan taklan putlar olduunu sylemek gerekir. [284]
118-119- O
eytan ki Allah ona lanet etti. O da yle dedi: "Yemin olsun ki
kullarndan belirli bir ksmn alacam. Onlar mutlaka saptracam. Onlar
bo kuruntulara sokacam ve onlara emredeceim. Hayvanlarn kulaklarn
yaracaklar. Yine onlara emredeceim, Allah'n yaratn deitirecekler."
Kim, Allah' brakp da eytan dost edinirse phesiz ki o, apak bir hsrana
uram olur.
Allah' brakp da
diilerin adlarn taktklar bir ksm putlara tapan ve bylece Allah'n
huzurundan kovulmu olan eytana tapm olan bu mriklerin varacaklar yer
cehennemdir. Tapm olduklar o eytan ise, Allah, rahmetinden uzaklatrm
ve rsvay etmitir. eytan da rabbine, aldatmalar ve vesveseleriy-le
kullarndan belli bir ksmn yakalayacan, onlar slamdan saptrp inkra
dreceini ve bir ksm bo kuruntularla onlarn kalblerini kaydracan ve
o kullara emrederek bir ksm hayvanlarn kulaklarn yardrp putlara
adatacan yine onlara emredip Allah'n yaratt ekli deitirmeye
srkleyeceini sylemitir. Allah da eytann aldatp kendisine balad bu
kimselere, apak bir hsrana deceklerini beyan etmitir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki "eytan, Allah'n kullarndan bir ksmn
kendisine nasl balayabilir?" Cevaben denilir ki "eytan onlar doru
yoldan saptrarak, onlar kendisine itaat etmeye ararak ve onlara sapkl
ve inkan ssl gstererek onlarn ayaklarn doru yoldan kaydnr. te bunlardan,
eytann arna ve ssl gsterdii eylere uyanlar ve bu yette zikredilen,
eytann kendisine balad belli kimselerdir. Allah teala eytann bu davrann
zikrederek, doru yolu grdkten sonra Peygamberle ayrla denlerin
eytann payna dtklerini beyan etmitir.
yet-i kerimede,
eytann bir ksm kullara emrederek onlara, hayvanlarn kulaklarn
yardrd beyan edilmitir. Burada, kulaklarnn yardrlaca beyan edilen
hayvanlardan maksat, bu ekilde iaretlenerek tautlara ve putlara tahsis
edilen "Bahire" ve "aibe" gibi isimlerle isimlendirilen
hayvanlardr.
Bu hususta Katade ve Sddi
demilerdir ki: "eytann mriklere verdii vesvese zerine onlar hayvanlarn kulaklarn yarp
"Bahire" ve "aibe" adn takyor ve putlarna
adyorlard."
yet-i kerimede,
eytann, kendisine uyan insanlara emrederek Allah'n yaratm deitirecei
zikredilmektedir. Mfessirler, yette geen ve "Allah'n yarat"
diye tercme edilen ifadesini eitli ekillerde izah etmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, Enes b. Malik, Rebi1 b. Enes, krirne ve Ebu Salih'e gre burada bir
ksm insanlarn, eytann kendilerine emretmesiyle deitirdikleri
"Allah'n yarat"ndan maksat, hayvanlar ksrlatrmaktr. Ancak
Ha-san- Basri'nin, kolarn ki s rl atrl m asnda bir mahzur gnnedii,
Mcahid'in de buradaki dan maksadn, "Allah'n dini" demek olduu
rivayet edilmitir.
b- Abdullah
b. Abbas, brahim en-Nehai, Mcahid, krime, Hasan- Bas-ri, Katade, Kasm,
Sddi, Dehhak ve bn-i Zeyd'den nakledilen dier bir gre gre yette bir
ksm insanlarn, eytann emriyle deitirdikleri zikredilen "Allah'n
yaratndan maksat, "Allah'n dinidir" Buna gre eytana tabi
olanlar, onun emriyle Allah'n dinini deitirmeye kalkrlar." demektir.
c- Hasan-
Basri ve Abdullah b. Mes'ud'dan nakledilen dier bir gre gre burada
"Allah'n yaratn deitirme" diye zikredilen eyden maksat, insanlarn
"Dvme" yaptrmalar, dilerini trpleterek aralann atnnalan,
tylerini aldrmalar vb. eylerdir.
Bu hususta Abdullah b.
Mes'ud'un unlar syledii rivayet edilmitir. "Allah, vcuduna dvme yaptran kadna da yapan
kadna da, tylerini alan kadna da aldran kadna da, gzelemek iin
dilerini torpilleterek aralarn
aan kadna da,
hasl, Allah'n yarattn deitiren her kadna da lanet eder. [285]
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, "Allah'n yarattndan maksat
Allah'n dinidir." diyen grtr. Zira dier bir yet, bu yetteki
"Allah'n yarattndan maksadn", Allah'n dini olduunu ifade
etmektedir ki o yet de udur: "Ey Muhammed, hakka ynelerek yzn
dosdoru bir ekilde dine evir. Bu, Allah'n insanlara verdii bir ftrattr. [286]
yet-i kerimede geen
"Allah'n yaratndan maksadn din olduu sylendii takdirde burada
zikredilen dier btn grler bunun iine girmi olur. Zira, Allah'n,
ksrlatrmasn yasaklad varl ksrlatrmak, dvme yapmak gibi
yasaklad ieyleri yapmak, Allah'a kar gelmektir ve onun dininin hkmlerini
deitirmeye kalkmaktr. yeti genel bir ekilde yorumlayarak dinin herhangi
bir hkmn deitirmeye kalkmann burada zikredildiini sylemek dinin sadece
belli hkmlerinin deitirilmesini kasdettiini sylemekten daha evladr.
yetin sadece ksrlatrmay veya dvme yaptrmay yasakladn sylemek onu
geni mnsndan karp dar bir mnda izah etmek olur ki bu da isabetli
deildir.
ye-i kerimenin
sonunda "Kim Allah' brakp da eytan dost edinirse phesiz ki o,
apak bir hsrana uram olur." Duyurulmaktadr. Allah teala yet-i
kerimenin bu blmnde, kendilerine doru yol belli olduktan sonra Allah ve
Resulyle ayrla den, dolaysyla eytann taraftan olan insanlarn halini
bildirmekte ve buyurmaktadr ki, "Kim Allah'a isyanda ve emirlerine kar
gelmekte eytana itaat eder, onu dost edinir ve yardmc kabul edecek olursa
phesiz ki o apak bir ekilde hcrana srklenmi ve kendisine yazk etmi
olur. Zira Allah'a kar gnahlarndan dolay Allah'n onu cezalandrmas halinde
eytann ona yardm etmeye hibir gc yoktur. Bilakis onun eytana muhta
olduu bir srada onu yalnz brakp ondan uzaklaacaktr. eytan yle bir kii
ile dnyada yaad srece ve cezalandrlmas ertelenmi olduu mddete beraber
olur. Nitekim bu husus, bundan sonra gelen yette aklanmaktadr. [287]
120- eytan
onlara vandlcrdc bulunur ve onlar kuruntulara sokar. Halbuki eytan onlara,
aldatc eylerden bakasn vaad etmez.
eytan o mriklere
yardm edeceini ve onlar savunacan vaad eder. Onlar, dmanlarna kar
muzaffer olacaklar kuruntusuna kaptrr. Halbuki eytan onlara, aldatmacadan
baka bir ey vaad etmez.
*Bu hususta dier bir
yet-i kerimede de yle buyurulmaktadr: "Allah'n emri yerine gelince
eytan yle der. "phesiz Allah size gerek bir va-adde bulunmutu. Ben
de size vaadde bulunmutum. Fakat vaadimi bozdum. Benim, sizin zerinizde bir
nfuzum yoktur. Fakat sizi sapkla ardm siz de
bana uydunuz. O halde beni knamayn,
nefsinizi knayn. Artk ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni. Daha nce
beni, Allah'a ortak komanz reddediyorum." Elbette zalimlere can yakc
bir azap vardr. [288]
Yine eytan, yaptklar
amelleri kendilerine ssl gsterdii mriklere Bedir savanda unlar
sylemitir: Bu hususu u yet-i kerime yle beyan etmitir: "O zaman
eytan onlann yaptklarn kendilerine gzel gstermi "Bugn insanlardan
sizi yenecek hibir kimse yoktur. Ben de mutlaka sizin yannzdaym."
demiti. ki tkopluluk birbirine grnnce de geri dnp "Ben sizden
uzam. Ben sizin grmediiniz eyleri gryorum. Ben Allah'tan korkuyorum.
Allah, cezas pek iddetli olandr." demitir. [289]
Evet, Allah dman eytann
aldatt kimselerin, tam kendilerine muhta olduu bir srada vaadleri boa
km, veridi vesveseleri, engin llerdeki serap gibi olmutur. Allah teala
bu hususta da yle buyurmaktadr: "nkr edenlerin amelleri dz bir
arazideki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Fakat oraya vardnda
umduundan hibir ey bulamaz. Yannda sadece Allah' bulur. O da onun hesabn
eksiksiz grverir. Allah, hesab sr'atli olandr." [290]
121- ite
bunlarn varacaklar yer cehennemdir. Orada kaacak bir yer de
bulamayacaklardr.
eytann vesveselerine
kanan ve vaadlerine inanan insanlarn, kyamet gnnde vanp kalacaklar yer
cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Onlar kendilerini oradan
kurtaracak bir kimse de bulamayacaklardr. Oray baka bir yerle de
deitiremeyeceklerdir. [291]
122- man
edip salh ameller ileyenleri ise altlarndan rmaklar akan cennetlere
koyacaz. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Allah bunu
hak olarak vaad etmitir. Allah'tan daha
doru szl kim vardr?
Allah' ve Resuln
tasdik eden", Allah'n birliini ve elisinin Peygamberliini ikrar eden,
Allah'n farz kld amelleri yerine getiren kimseleri, kyamet gnnde
Allah'n huzuruna varnca, dnyadayken yapm olduklar amellerinin karl
olarak altlarndan rmaklar akan cennetlere koyacaz. Onlar orada ebedi
olarak kalacaklardr. Bu, Allah'n, dnyada onlara, gerek ve kesin oan bir
vaadidir. Allah'n vaadi, bir ksm kuruntular vaadeden eytann vaadi gibi
yalan bir vaad deildir. Ey insanlar, Allah'tan daha doru szl kim olabilir?
O halde nasl oluyor da Allah'n size vaad ettii eylere ulatracak olan
amelleri yapmyorsunuz? Onu inkra kalkyor, emrine muhalefet ediyorsunuz?
Habluki sizler, hibir kimsenin, Allah'tan daha doru sz syleyemeyeceini biliyorsunuz.
Yine nasl oluyor da eytann vaad ettii bir ksm kuruntulara ulaacanz
midiyle onun emrettii eyleri yapyorsunuz? Halbuki sizler, eytann
vaadlerinin, bir ksm aldatmalar, gerek d eyler olduunu biliyorsunuz.
Bununla birlikte Allah' brakp eytan dost ediniyor ve Allah'a itaat etmiyorsunuz?
Allah teala bu yet-i
kerimede, slam erevesi dnda bulunan ve eytann aldatc kuruntularna
kaplan mriklere mukabil, iman edip gzel amel ileyenlerin varacaklar
mevki ve makamlar belirtmekte ve bunun, kendi tarafndan gerek bir vaad
olduunu, buna mukabil eytann vaadlerinin ise aldatmalardan ibaret olduunu
beyan etmektedir. Bylece mminleri mjdelemektedir.
yet-i kerimede:
"Allah'dan daha doru szl kim vardr?" buyurulmak-tadr.
Peygamber efendimiz
de, Allah'tan daha doru sz syleyecek hibir kimsenin bulunmadm,
hutbelerinin banda belirtir ve yle buyururdu:
"Allah kimi
hidayete erdirirse onu saptracak hibir kimse yoktur. Kimi de saptracak
olarsa onu da doru yola iletecek kimse yoktur. phesiz ki szlerin en
dorusu Allah'n kitab, hidayet ve iradn en gzeli de Muhammed'in hidayet ve
iraddr. lerin en erli olan, dinde olmad halde sonradan icad edilenlerdir.B
Sonradan icad edilen herey bid'atir. Her bid'at da sapklktr. Her sapkla
den ise cehennem ateindedir. [292]
123- Durum
ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk
ilerse onun cezasn cehennemde grecektir. O, kendisine Allah'tan baka ne bir
dost ne de bir yardmc bulabilir.
Ey eytann dostlar
ve taraftarlar, durum ne sizin arzunuza gre ne.de kitap ehlinin arzusuna
gredir. Kim, byk veya kk bir ktlk ilerse Allah ona, cezasn
verecektir. Ve o kendisi iin Allah'tan baka, ilerini zerine alacak ne bir
dost ne de Allah'n azabna kar yardm edecek bir yardmc bulabilecektir.
Mfessirler, yette
geen: "Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna
gredir." ifadesindeki "Sizin" ve "Kitap ehlinin"
kelimeleriyle kimlerin kasdedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir:
a- Mesruk,
Sddi, Dehhak, Abdullah b. Abbas ve Ebu Salih'e gre burada zikredilen
"Sizin" kelimesinden maksat, mslmanlar, "Kitap ehlinin"
ifadesinden maksat ise Yahudi, Hristiyan ve benzerleridir.
Bu yetin izahnda
Mesruk diyor ki: "Mslmanlarla, ehl-i kitap, birbirleriyle mnazara
yaptlar. Mslmanlar: "Biz sizden daha doni yoldayz." dediler.
Ehl-i kitap da: "Biz daha doru yoldayz." dediler. Bunun zerine
Allah tea-la: "Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna
gredir. Kim bir ktlk ilese onun cezasn grecektir. O, kendisine
Allah'tan baka ne bir dost ne de biryardmc bulabilir." yetini indirdi.
Bundan sonra kitap ehli olanlar, mslmanlara: "Biz sizinle eitiz."
dediler. Bunun zerine de "Erkek olsun kadn olsun, kim mmin olur da
gzel amellerden ilerse ite onlar, cennete girerler. Zerre kadar da zulme
uratlmazlar." [293]yeti
nazil oldu ve mminleri kitap ehline galip getirdi.
Abdullah b. Abbas da bu
yetin izahnda yle demitir: "eitli dinlerden olan insanlar, kendi
aralarnda tarttlar. Tevrata tabi olanlar dediler ki: "Bizim kitabmz
dier btn kitaplardan daha hayrldr. nk o, sizin kitapla-larnzdan daha
nce inmitir. Peygamberimiz de Peygamberlerin en hayrhs-dr.." ncile
tabi olanlar da buna benzer szler sylediler. Mslmanlar da: "Artk
slamdan baka din yoktur. Bizim kitabmz ondan nceki he kitab
neshet-mitir. Peygamberimiz, Peygamberlerin sonuncudur. Sizler de bizler de
sizin kitaplarnza iman etmekle ve bizim kitabmzda amel etmekle
emrolunduk." dediler. Bunun zerine Allah teala, aralarnda hkm verdi
ve buyurdu ki: "Durum ne sizin kuruntunuz ne de kitap ehlinin kuruntusuna
gredir. Kim, bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir. "Bylece
Allah teala dine uyan insanlar serbest brakt ve buyurdu ki: "yilik
yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve brahim'in hanif dinine tabi olandan,
din bakmndan daha iyi kim olabilir? Allah, ibrahim'i bir dost edinmiti. [294]
yetini indirdi.
b- Mcahid
ve bn-i Zeyd'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen
"Sizin" ifadesinden maksat, mrikler, "Kitap ehli"nden
maksat ise Yahudi ve Hristiyanlardr.
Bu hususta Mcahid
unlar sylemitir: "Mrik olan Kureyliler ve dier Araplar:
"Biz, ldkten sonra diriltilmeyeceiz ve azap grmeyeceiz." dediler.
Yahudi ve Hristiyanla da "Cennete ancak Yahudi veya Hristiyan olanlar
girecektir. Cehnnem atei bizlere ancak sayl gnlerde dokunacaktr."
dediler. Allah teala da bu yeti indirdi ve buyurdu ki: "Durum ne sizin
kuruntuzuna ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilerse
onun cezasn grecektir."
Bu hususta bn-i Zeyd
de unlar sylemitir: "Yahudi olan Huyey b. Ah-tab, Mekke mriklerini
Resulullah'n aleyhine kkrtmak iin oraya gitmitir. Mrikler ona: "Ey
Huyey, sizler ehl-i kitapsnz biz mi daha hayrlyz yoksa Muhammed ve
arkadalar m?" Huyey: "Siz onlardan daha hayrlsnz." dedi.
te bu husus u yette ifade edilmektedir. "Kendilerine kitaptan bir pay
verilenleri grmyor musun? Onlar puta ve eytana inanyorlar ve inkr
edenlere "Bunlar, iman edenlerden daha doru yoldadr."
diyorlar." "Allah'n lanet ettii kimseler ite bunlardr. Allah kime
lanet ederse artk sen ona bir yardmc bulamazsn. [295]
yetlerini indirdi. Mrikler hakknda da : "Durum ne sizin kuruntunuza
ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilerse onun cezasn
grecektir..." yetini ve bundan sonra gelen yeti indirdi.
c- Dehhak'tan nakledilen
dier bir gre gre burada zikredilen her iki grup insandan maksat da kitap ehlidir.
Taberi, bu
grlerden, Mcahid'den nakledilen ikinci grn tercihe ayan olduunu,
burada zikredilen insanlardan maksadn, Kurey mrikleriyle kitap ehli olan
kimseler olduklarn sylemitir. Zira bundan nceki yetlerde mslmanlarm
kuruntular zikredilmemi, eytann taraftarlarnn kuruntular zikredilmi ve
eytann onlara: "Ben onlar bo kuruntulara sokacam." dedii beyan
edilmitir. Bu nedenle bu yetteki "Sizin kuruntunuz" ifadesinden maksat,
"Siz, eytana uyan Kurey mriklerinin kuruntularadr.
Mslmanlann'ku-runtulan deildir. nk bir yeti, kendisinden nce geen
yetlere uygun olarak tefsir etmek daha evladr. Aksine, bir yeti, hakknda Kur'an'dan
snnetten ve mfessirlerin icmalanndan herhangi bir delil olmakszn,
kendisinden nce geen yetlere uygun olmayacak bir ekilde izah etmek isabetli
deildir.
Allah teala bu yet-i
kerimede, mriklerin kuruntularn ehl-i kitabn ku-nntulanyla beraber
zikretmitir. Zira her iki frkann kuruntular da eytann onlara verdii
kuruntulardr. Nitekim yz on dokuzuncu yette bu husus aka zikredilmitir.
yet-i kerimenin
devamnda: "Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir."
buyurulmaktadir. Mfessirler burada zikredilen "Kim" ifadesinden,
hangi insanlarn ve "Ktlk"ten de ne gibi bir ktln
kasdedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir.
a- bey b.
Ka'b, Hz. Aie ve Mcahid'den nakledilen dier bir gre gre buradaki
"Kim" ifadesinden maksat, mmin olsun kfir olsun her gnah ileyendir.
"Ktlk"ten maksat ise byk kk hertrl gnahtr. Bu izaha gre
her gnah ileyen, iledii gnahn cezasn mutlaka grr. Bazlarnn
cezasn dnyada bazlarnn da hirette grm olabilir.
Bu hususta Rebi' b.
Zeyd diyor ki: "Ben, bey b. Ka'b'dan, Allah teala-nm, "Kim bir
ktlk ilerse onun cezasn grecektir." yetini sordum ve dedim ki:
"Vallahi, eer biz, ilediimiz hereyin cezasn greceksek biz helak
olduk demektir." O da bana dedi ki: "Vallahi ben seni, u anda
grdmden daha anlayl sanyordum. Herhangi bir kimseye isabet eden
yaralanma ve ayak srmesi, iledii bir gnahtan dolaydr. Allah'n
balamayp cezalandrdklar ise bunlardan daha oktur. Hatta (hayvanlar
tarafndan) srlma ve skntya dme de bu gnahlarn cezalarndandr."
Hz. Aie de bu yette
zikredilen her ktln cezasnn verilecei hkmnn, dnyada
gerekleeceini, kulun, dnyada bana gelen musibetlerin, ktlklerinin bir
cezas olduunu sylemitir.
b- Hasan-i
Basri, ibn-i Zeyd ve Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre yetin bu
blmnde zikredilen "Kim" ifadesinden maksat, Yahudi, Hristiyan,
ateperest ve Arap mrikleri gibi kfirlerdir. "Ktlk"ten maksat
ise kfirlerin yaptklar ktlklerdir. Bu grte olanlara gre Allah teala,
mmin olduu halde gnah ileyenlerin gnahlarn balayabileceim vaad
etmi, kfirlerin, herhangi bir gnah ilemeleri halinde ise
balanmayacaklarn ve mutlaka cezasn greceklerini bu yetle bildirmitir.
c- Abdullah
b. Abbas ve Said b. Cbeyr'den nakledilen dier bir gre gre ise bu yette
zikredilen "Kim" ifadesinden maksat, mrikler "Ktlk"
ifadesinden maksat ise, Allah'a otak komaktr.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan, bey b. Ka'b ve Hz. Aie'den
nakledilen birinci grtr. Yani yetin bu blmnde zikredilen
"Kim" ifadesinden maksat, gnah ileyen herhangi bir insan,
"Ktlk"ten maksat ise byk kk herhangi bir gnahtr. Zira yet
genel bir ifade kullanmtr. Bu ifadeyi, yet ve hadisten harhangi bir delil
bulunmakszn zel bir mnda yorumlamak isabetli deildir.
Taberi szlerine
devamla diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "Sizlerin bu yeti,
"Herhangi bir kul, herhangi bir ktlk yapacak olursa onun cezasn
mutlaka grr." eklinde izah etmeniz karlnda "Eer
yasaklandnz byk gnahlardan kanrsanz ktlklerinizi ner sizi gze!
bir makama koyarz. [296] yetinin hkm ne olacaktr? Allah tealanm,
affedeceini vaad ettii bir ktln cezasn verecei nasl
dnlebilir?" Cevaben denilir ki: "Allah te-alann
"Ktlklerinizi rteriz." buyurmas, onlar cezalandrmayacaz
anlamna gelmez. Allah teala bu ifadesi ile kyamette mrikleri, iledikleri
gnahlardan dolay rezil ve riisvay ettii halde mminleri ktlklerinden
dolay rsvay etmeyeceini beyan etmitir. Mminleri.iledikleri bu gibi
gnahlarndan dolay affetmesi ve onlar cennetine kavuturmas iin dnyada
iken bu ktlklerinden dolay onlara bir ksm musibetler vermesi ite bu
ktlkleri rtmesi ve sil-mesidir. Nitekim Resulullahtan, yetin bu ekilde
izah edilmesine iaret eden bir ok hadis-i erifler zikredilmitir. Ebu
Hureyre (r.a.) diyor ki:
"Kim bir ktlk
ilerse onun cezasn grecektir." yeti inince bunun hkm mslmaniara
ar geldi. Bu hususu Resulullah'a atlar. Resulullah da "Amellerinizi,
emredildiiniz gibi yapmaya yaklatrn. Onlar tam yapmaya aln (ve bilin
ki) mminin bana gelen her felaket onun gnahlarnn bir keffaretidir. Hatta ayana
dokunan bir ey, kendisine batan bir diken dahi bundand" [297]
Hz. Ebubekir diyor ki:
"Ben,
Resulullah'm yannda bulunuyordum. Ona "Kim bir ktlk ilerse onun
cezasn grecektir. O kendisine Allah'tan baka ne bir dost ne de bir yardmc
bulabilir." yeti nazil oldu. Bunun zerine Resulullah bana buyurdu ki:
"Ey Ebubekir, bana inen bir yeti sana okuyaym m?" dedim ki:
"Evet ya Resulullah." Bunun zerine Resulullah onu bana okudu. Ben o
anda sanki belimin krldn hissettim ve bundan (bu yetten) dolay
skntya dtm. Resulullah "Ey Ebubekir, ne oluyor sana?" dedi.
Dedim ki: "Ey Allah'n Resul, babam anam sana feda olsun. Hangimiz kt
amel ilemiyoruz ki? Bu yette de yaptklarmzdan dolay cezalandrlacamz
beyan ediliyor. (Her kt amelimizden dolay cezalandrlacamza gre halimiz
ne olacaktr?) Bunun zerine Resulullah (s.a.v.) yle buyurdu: "Ey
Ebubekir sen, (ve dier mminler) yaptklarnzn cezasn dnyada
greceksiniz ki rabbinizin huzuruna gnahsz aksnz. Dier insanlarn ise,
ktlklerinin cezas biriktirilir ki kyamet gnnde onun cezasn grsnler. [298]
Hz. Aiedediyorki:
"Dedim ki: "Ben Allah'n kitabnda hangi yetin daha iddetli
olduunu biliyorum." Resulullah da bana dedi ki "O, hangi
ayettir?" Ben de dedim ki: "O, Kim bir ktlk ilerse onun cezasn
grecektir." yetidir." Bunun zerine Resulullah buyurdu ki
"Mmin kul, dnyada iken yapt amellerin en ktsyle
cezalandrlr." Sonra Resulullah, bu cezalardan bazlarn zikretti.
Hastalk ve yorgunluk da bunlardandr. Resulullah'm zikrettii cezalardan en
sonuncusu da, kiinin ayana bir eyin dokunmasyd. Resulullah buyurdu ki:
"te btn bunlar, kulun yapt amelin cezasdr. Ey Aie, kyamet
gnnde hesaba ekilecek hibir kimse yoktur ki ona azap edilmi olmasn."
Ben de dedim ki: "Allah teala yetlerinde "Amel defteri sandan
verilen , kolay bir hesaba ekilecektir. Ailesine sevinle dnecektir. [299]
buyunnuyor mu? Resulullah da buyurdu ki: "Buradaki hesap sadece yaplan
amelleri gstermektir. Kim hesaba ekilmede incelenecek olursa mutlaka azap
grr. Resulullah, incelemeyi izah ederken parmayla elinin iine drtm ve
yeri eeler gibi yapmtr." [300]
124- Erkek
olsun kadn olsun, kim mmin olur da gzel amellerden ilerse, ite onlar cennete
girerler. Zerre kadar da zulme uratlmazlar.
Ey mrikler, durum
sizin ve kitap ehlinin, kuruntular gibi deildir. Cennete, sizler
girmeyeceksiniz, oraya ancak, erkek olsun kadn olsun bana iman eden, birliimi
kabul eden, Peygamberim Muhammed'i ve onun, benim katmdan getirdiklerini
tasdik eden, bunlarla birlikte salih amel ileyenler, ite bunlar, cennete
gireceklerdir. Allah,iman edip salih amel leyen bu kullarna hurma
e-kirdiinin zerindeki oyuk kadar dahi zulmetmeyecektir. Yani, Allah onlara,
yaptklar amellerinin karln tam olarak verecektir.
*Sddi bu yetin
izahnda yle demitir: "man etme, ancak salih amellerle, mslman olma
da ancak iyiliklerde bulunma ile kabul edilmitir. Yani kiinin, sadece
"Ben mminim" veya "Mslmamm" demesi yeterli deildir.
Ayrca salih ameller ilemesi gerekir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki "Niin yet-i kerimede "Kim salih
ameller ilerse" denilmiyor da amel kelimesine "Den" taks
eklenerek "Salih amellerden" deniliyor? Cevaben denilir ki:
"Bunun izahnda ki yon vardr.
Birincisi udur: Allah
teala mmin kullarnn btn salih amelleri ilemeye gcnn yetmeyeceini
bildiinden, mmin kullarnn, salih amelden bazlarn ileyenleri de
vaadinden mahrum etmek istememitir.
kinci izah ise udur:
Allah teala byk gnahlardan kanp farz kld amelleri yerine getiren
kullarna, grevlerinin bazlarnda kusur etseler de onlra olan vaadlerini
gerekletireceini beyan etmitir. Bu da Allah tealadan mmin kullarna bir
ltuftur. Zira, Allah'n iman ehline kar msamahakr olmas, onun anna daha
layktr. [301]
125- yilik
yaparak, kendisini Allah'a teslim eden ve brahim'in Ha-nif dinine tabi
olandan, din bakmndan daha iyi kim olabilir? Allah brahim'i bir dost
edinmiti.
Allah'n emirlerini
tutup yasaklarndan kanarak ona itaat edip boyun eenden ve hakka ynelen
brahim'in dinine tabi olandan daha gzel din sahibi kim olabilir? brahim'in
samimiyetinden ve Allah' sevmesinden, Allah'n da ondan raz olmasndan
dolay Allah onu dost edinmitir.
Bu yet-i kerime,
mslmanlann, dier semavi din sahiplerinden daha stn olduklarn beyan
etmektedir. nk mslmanlar, Allah tarafndan gnderilen ve hibir
deiiklie uramayan ilahi din zeredirler. O da Hz. brahim'in de dini olan
Hanif dinidir.
yet-i kerimede
"Allah, brahim'i bir dost edinmiti" buyurulmaktadr. Burada
zikredilen "Dostluk"tan maksat, yle izah edilmitir: "Hz.
brahim'in dostluu, insanlara Allah nzas iin dman olmas, Allah rzas
iin buuz etmesi yine onlan Allah rzas iin dost edinmesi ve Allah rzas
iin sevmesidir. Yani, insanlarla olan mnasebetlerini Allah'n rzasna gre
tanzim etmesidir. Allah tealann, Hz. brahim'i dost edinmesi ise, onun,
brahim'e ktlk yapan Nemrut gibi kimselere kar yardm etmesi, onu
kendisinden sonra gelen salih kullarna nder yapmas ve itaatte rehber
yapmasdr.
Bir ksm limler, Hz.
brahim'in "Allah'n dostu" diye adlandrlmasnn sebebi olarak unu
zikretmilerdir: "Hz. brahim, ailesine yiyecek temin etmek iin Musul
veya Msr halkndan bir kiiden yiyecek maddeleri istemi o kii Hz.
brahim'in ihtiyacn karlamamtr. Bunun zerine Hz. b.rahim evine dnerek,
ailesini zmemek iin uvallara kum doldurarak evine dnm ve gece yatp
uyumutur, uvallarda bulunan kumlar Allah tarafndan una dntrlm, Hz.
brahim'in ailesi uvallar anca onlarn un ile dolu olduklarn grmler
ve ondan ekmek yapmlardr. Hz. brahim uyannca ailesine, ekmekleri nasl
yaptklarn sormu onlar da: "Dostundan getirdiin undan yaptk"
demilerdir. Hz. brahim meseleyi anlam ve "Evet, o benim dostum
Allah'tandr." demitir. te bu sebeple Allah, Hz. brahim'e Allah
dostu" unvann vermitir. [302]
126-
Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. Allah her eyi kuatcdr.
Allah, ibrahim'i dost edinmitir. Onu
dost edinmesinin sebebi, brahim'in Allah'a itaati, ona ibadette samimi olmas
ve onun rzasna komasndan-dr. Yoksa brahim'in dostluuna ihtiyac
olduundan deildir. Allah, brahim'e nasl muhta olabilir ki, gklerde ve
yerde bulunan hereyin var edilii, mlkiyeti, gzetimi ve denetimi ancak
Allah'a aittir. O, yaratklar zerinde diledii gibi tasarrufta bulunur. Onun
verdii hkme kimse itiraz edemez, yaptklarndan kimse hesap soramaz. Zira o adaletlidir,
hikmet sahibidir, ltuf ve merhameti hereyi kuatmtr. [303]
127- Kadnlar
hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "O kadnlar hakknda size fetvay
Allah veriyor. Yazlan haklarn verdiiniz ve kendileriyle evlenmek
istediiniz yetim kadnlar, zayf drlen ocuklar hakkndaki ve yetimlere
adaletle davranmanz hususundaki hkmlere de Kur'an'da size okunan yetler
fetva verir. Ne hayr ilerseniz phesiz ki Allah onu ok iyi bilendir.
Mfessirler bu yet-i
kerimenin blmn gramer
ynnden eitli ekillerde tahlil etmilerdir,
a-
Bazlarna gre bu cmle mbteda olarak merfudur. Haberi ise daha nceki
cmlenin haberi olduunda hazfedilmi, drlmtr. Cmlenin tam ekli
yledir: M'ns' ise'yledir: "Ey Mhammed', kadnlar hakknda senden
fetva istiyorlar. De ki: "Kadnlar hakknda fetvay Allah Ve kitapta
okunan yetler verir."
b- Dier bir
ksm mfessirlere gre cmlesi mbteda cmlesi ise haberdir. Bu izaha gre
yetin mns yledir: "Ey
Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar
hakknda size fetvay Allah veriyor. Bu kitapta size okunan yetler levh-i
mahfuzda bulunmaktadr."
c- Dier bir
ksm limlere gre cmlesi yemin cmlesidir. harfi de yemin dr. Buna gre
yetin mns yledir. "Ey Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva
istiyorlar. De ki: "Kitaptan size okunan yetlere yemin olsun ki o
kadnlar hakknda fetvay size Allah veriyor."
d- Dier bir
ksm mfessirler ise cmlesinin, hazfedilmi bir haf-i ceriyle mecrur
olduunu sylemilerdir. Bunlara gre yetin mns yledir: "Ey
Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "O kadnlar
hakknda ve kitapta size okunup zikredilen meseleler hakknda size fetvay Allah veriyor."
yet-i kerimenin meali
birinci izah ekline gre hazrlanmtr. Taberi ise drdnc ve sonuncu izah
eklini alm ve yeti u ekilde izah etmitir: "Ey Mhammed, ashabn
sana kadnlar hakknda fetva soruyorlar. Haklarnn ve vazifelerinin ne
olduunu renmek istiyorlar. Onlara de ki: "O kadnlar hakknda size
fetvay Allah verir. Allah'n, peygamberine indirmi olduu kitapta durumlar
size ani at lan, Ali ah'in kendileri iin farz klm olduu miras paylann
vermediiniz ve kendileriyle evlenme arzusunda bulunduunuz yetim kadnlar
hakknda da size fetvay Allah verir."
Taberi, yeti bu
ekilde izah ettikten sonra kitapta zikredilen,hkmlerden hangi hkmlerin
kasdedildii hususunda mfessirlerin ihtilaf etlikleri zetle u ekilde
anlatlmaktadr:
1- Hz. Aie,
Said b. Cbeyr, u'be, brahim en-Nehai, Sdd, Mcahid, Katade ve Abdullah b.
Abbas'a gre, kitapta zikredilen hkmlerden maksat bu surenin ba tarafnda
geen ve miras hkmlerini aklayan on birinci ve on ikinci yetteki
hkmlerdir. Bunlara gre yetin izah yledir: "Ey Mhammed, kadnlar
hakknda senden, fetva soruyorlar. Onlara de ki: "O kadnlar hakknda
size fetvay Allah veriyor ve bu Kur'an'da zikredilen miras hkmleri bakmndan
kendilerine farz klnan haklann vennediiniz ve kendileriyle evlenmek
istediiniz yetim kadnlar hakknda kendilerine mirastan pay verilmeyerek zayf
drlen ocuklar hakknda ve yetimlere adaletle davranmanz hususunda da
size fetvay Allah veriyor.
Cahiliye dneminde,
ocuklar ve kadnlar, miras saymadklarndan, Allah teala, bu yet-i
kerimede kadnlarn ve ocuklarn da bu surenin on birinci ve on ikinci
yetlerinde zikredildii gibi miras olacaklarn beyan etmitir.
Bu yetin izahnda
Said b. Cbeyr diyor ki: "Cahiliye dneminde, sadece erginlik ana
girmi olan erkekler miras oluyorlar, ocuklar ve kadnlar ise miras
olmuyorlard. Nisa sresindeki, miras hkmlerini beyan eden yetler inince, bu
insanlara ar geldi ve dediler ki: "Artk imdi inal kazanmayan ve onu
idare etmeyen ocuklar ve kadnlar da, mal kazanmak iin alan erkekler gibi
miras oluyorlar." Bu ekilde konuan insanlar bu hususta bir yet geleceini
mit ediyorlard. Bir sre beklediler. Byle bir ey gelmediini grnce yle
dediler: "Yemin olsun ki, bu byle kalrsa, mutlaka yerine getirilmesi gereken
bir farz olur. Gidin bunu sorun." Bunun zerine gidip Resulullah'a sordular.
Allah teala da bu yeti indirdi ve buyurdu ki "Ey Mhammed, sana kadnlar
hususunda fetva soruyorlar. De ki: "Onlar hakknda da, bu kitabn bu
suresinin ba tarafnda zikredilen miras hkmleri bakmndan yetim kadnlar
hakknda da size fetvay Allah veriyor." Hz. Aie diyor ki: "Bu yet u gibi erkeklerin
durumunu aklamaktadr, O erkein yannda velisi ve mirass olduu yetim bir
kz bulunur. O kz ona, bir hurmann salkmnda bile ortaktr. Bu erkek onunla
evlenmek istemez. Onu, malnda kendisine ortak olur korkusuyla baka bir
erkekle de evlendirmez. Bylece onun evlenmesine engel olur. te bu yet, bu
gibi erkekler hakknda nazil olmutur.
2- Said b.
Cbeyr'den nakledilen dier bir gre gre kitapta zikredilen hkmden maksat,
bu surenin son yetinde kardelerin miras pay zikredilen yetteki hkmlerdir.
Bu izaha gre yetin mns yledir: "Ey Muhammed, kadnlar hakknda
senden fetva soruyorlar. De ki: Onlar hakknda fetvay Allah veriyor. Bu
surenin son yetinde size okunan yetin hkm bakmndan kendilerine farz
klman haklann vermediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim
kadnlar hakknda mirastan pay verilmeyerek zayf drlen ocuklar hakknda
ve yetimlere adaletli davranmanz hususunda da size fetvay Allah veriyor.
Cahiliye dneminde,
erginlik ana gelmemi olan ocuklara, mirastan pay vermiyorlard. Bunlar,
lenin bacs ve kardei de olsalar mirastan pay ala-miyorlard. Bu yet indi ve
byk olsun kk olsun kardelerin de mirastan pay alacaklarm beyan etti.
3- Hz.
Aie'den nakledilen dier bir gre gre, kitapta zikredilen hkmden maksat,
bu surenin nc yetinde zikredilen ve mehirleri verilmeden
/yetimlerle evlenmeyi
yasaklayan yet-i kerimenin hkmdr. Zira cahiliye dneminde kiiler,
velayeti altnda bulunan, malnda kendisine ortak olan ve gzellii de yerinde
olan yetimlerle evleniyor onlara mehir vermiyorlard. Bu surenin drdnc
yeti indi, yetimlere kar adaletli davranamayanlara, dier kadnlarla
evlenmeyi emretti. te bu yet-i kerimede o hkm zikredilmektedir, ve
"Kitapta size okunan" eklinde ifade edilmekte ve bu hkm de
Allah'n koyduu bildirilmektedir.
4- Muhammed
b. Musa'ya gre ise kitapta zikredilen hkmlerden maksat, Resulullah'tan
sormadklar ve kocasyla geinemeyeceinden korkan kadnn hkmdr. Bu hkm
de bu yetten sonra gelen yette zikredilmektedir.
Bu izaha gre yetin
mns yler'ir: "Ey Muhammed, sana kadnlar hakknda feva soruyorlar. De
ki: "Sorduunuz o kadnlar hakknda da fetvay Allah veriyor. Bu surenin
yz yirmi sekizinci yetinde size okunan, kocasyla geinememekten korkan
kadnn durumu hususunda da size fetvay Allah verir. O sorduklar kadnla da,
yazlan haklarn vermediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim
kadnlardr."
Bu hususta, Muhammed
b. Musa diyor ki: "Sahabiler, Resulullah'tan bu
yette hkmleri belirtilen yetim kzlar
ve kk ocuklar hakknda soru sormulardr Zira cahiliye dneminde irkin olan
yetim kzlarla ne evleniyorlar ne de mallarn kendilerine veriyorlard ki
onlar mallarn kendilerle harcasnlar. Kk ocuklar da miras
saymyorlard. te Allah teala, sormu olduklar bu sorularn fetvasn
verdii gibi, sormadklar, kocasyla geinmesinden korkan kadn hakknda da
bundan sonra gelen yette fetva verdiini bildirdi. Bylece bu yette,
sormadklar eyden de fetva vereceini zikretti.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan birinci grtr. "Kitapta size
okunan eyler"den maksat, bu surenin ba tarafnda ve en sonunda
zikredilen ve miras hkmlerini beyan eden yetlerdir. Buna gre yetin izah
yledir: "Ey Muhammed, kadnlar hakknda senden fetva soruyorlar. De ki:
"Kadnlar hakknda size fetvay Allah verir ve Kur'an'da size okunan miras
yetlerindeki hkmler ynnden Allah'n kendileri iin mirastan pay takdir etmesine
ramen sizlerin kendilerine mirastan pay vermediiniz ve kendileriyle evlenmek
istediiniz yetim kadnlara ait olan fetvay da Allah verir. Yine erginlik
ana gelmedikleri iin kendilerine mirastan pay verilmeyerek zayf drlen
ocuklara ait ve sizin, yetimlere kar adaletli davranmanz hakkndaki fetvay
da Allah verir."
yet-i kerimede geen
ve "Evlenmek istediiniz" eklinde tercme edilen cmlesi, Hasan-
Basri ve Hz. Aie tarafndan "Kendileriyle evlenmek istemezsiniz."
eklinde izah edilmitir. Onlara gre yetin bu blm, gzel olmadndan veya
mal az olduundan kendisiyle evlenilmek istenilmeyen yetim kzlar beyan
etmekte ve bunlara mirastan paylarnn verilmesi, kendileriyle evlenmek
isteyenlere engel olunmamas istenmektedir.
bide es-Selmani ve
Abdullah b. Abbas'a gr ise bu ifadeden maksat, "Kendileriyle evlenmek
istediiniz kadnlar." demektir. Bunlara gre Allah teala, yet-i
kerimenin bu blmnde velayeti altnda yetim kzlar bulunan velilere, gzel
grdkleri ve zengin bulduklar yetimlerle zorla evlenmelerini yasaklam ve
irkin olan yetimlerin evlenmelerine engel olarak mallarn almay arzu eden
velilerden de bu eit davranlarn yasaklamtr.
Taberi birinci gr
tercih etmitir. nk yet-i kerime, evlenmelerine engel olunarak mallarna el
konulan yetim kzlara bu ekilde davranilmamasn emretmektedir. Yoksa
kendisiyle evlenilmesi halinde veliye byle bir eyin yasaklanmasn
gerektiren herhangi bir durum yoktur.
Grld gibi yet-i
kerimede, yetim olan kz ocuklarna iyi davranl-mas emredildii gibi kk
ocuklara da mirastan paylan verilerek iyi davra-nlmas emredilmi, aynca
genel olarak yetimler hakknda adeletli davranlmas emredilmitir. .
brahim en-Nehai.
diyor ki: "mer b. el-Hattab'a, yetim bir kzn velisi geldiinde eer o
kz gzel ve zengin ise mer ona derdi ki: "Sen bunu baka biriyle
evlendir. Sen bu kz iin senden daha hayrl birini ara." ayet kz
irkin olur ve mal bulunmazsa bunun velisine de "Sen bununla evlen. nk
bununla evlenmeye sen daha layksn." derdi.
Hasan- Basri de diyor
ki: "Bir adam, Ali b. Ebi Talib'e geldi ve ona dedi ki: "Ey
mminlerin emiri, benimle yetimimin durumu ne olacaktr?" Ali: "Hang
hususunuzda?" dedi. Adam meseleyi anlatt. Ali, "O, zengin ve gzel
olursa sen onunla evlenir misin?" dedi. Adam: "Evet vallahi
evlenirim." dedi. Ali: "O halde sen onunla irkin ve mal olmad
halde de evlen." dedi. Ali szlerine devmala "Eer sen onun iin
hayrl olursan onunla evlen. ayet senden bakas onun iin hayrl olursa sen
onu, hayrl olana ver." dedi. [304]
128- Bir
kadn, eer kocasnn geimsizliinden yahut kendisinden yz evirmesinden
korkarsa, kar kocann, aralarnda anlaarak sulh olmalarnda bir saknca
yoktur. Sulh daha hayrldr. Ne var ki nefisler cimri olarak meydana
getirilmitir. Eer iyilik yapar, Allah'tan korkarsanz, phesiz ki Allah,
yaptklarnzdan haberdardr.
Eer bir kadn,
yallk ve ikinlik gibi sebeplerle kocasnn kendisini kt grerek
kendisiyle geimsizliinden veya kendisinden yz evirmesinden korkarsa, koca
ve kandan her birinin, nikah akdini devam etmek iin, bir ksm haklarndan
vazgeerek uzlamalarnda veya baka bir yolla anlamalarnda bir saknca
yoktur. Sulh daha hayrldr. Yani anlaarak evlilii devam ettirmek,
an-Iaamayip boanmaktan daha hayrldr. Ne var ki nefisler cimri olarak
meydana getirilmitir. Yani kadn ve erkekten her biri hakkndan vazgemek
hususunda ok cimridir, hakkn almakta ok hrsldr. Eer sizler,
hanmlarnza kar iyi davranr onlarn nafaka ve sralarnda adaleti
gzeterek Allah'tan korkarsanz, phesiz ki Allah, yaptklarnzdan
haberdardr. yilik yapan iyilikle, ktlk yapan da ktlkle
cezalandracaktr.
Hz. Ali, Hz. mer,
Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Hz. Aie, bide es-Selmani, Mcahid, brahim
en-Nehai, Hakem, Katade, Sleyman b. Yesar, Sddi, bn-i Zeyd ve Dehhak bu
yette zikredilen koca ile karnn uzlamalarn yle izah etmitir. Bir
erkek, karsnn irkinliinden veya yallndan yahut baka bir eyinden
dolay onu sevmeyecek olur bununla birlikte onu boamak istemezse kadnn,
srasn kumasna brakarak veya nafakasndan yahut mehilinden bir ksmn
brakarak kocasyla uzlamasnda bir mahzur yoktur. ayet kadn, byle bir
fedakrlkta bulunmazsa kocasnn onu raz etmesi veya ona eit davranmas
yahut da onu boamas gerekir.
Bu hususta Hz, Aie
(r.anh.) diyor ki: "Bu uzlama u ekilde olabilir: "Kiin iki hanm
bulunur, hanmlarndan biri ihtiyardr veya pek gzel deildir. Bu hanm
kocasna "Beni boama fakat benden yana serbest ol." der. Bylece
uzlam olurlar. [305]
yet-i kerimede
"Nefisler pek cimri olarak yaratlmtr" bu yurul m aktadr.
Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Ata ve Sdd'ye gre yetin bu blm her ne
kadar erkek ve kadn ayrmn yapmadan genel bir hkm ifade ediyorsa da bu
ifadeden maksat, kadndr. Zira, gerek srasndan gerekse nafakasndan fedakarlkta
bulunacak olan ve bu yolla, kocasnn kendi sile uzlamasn salayacak olan
kadndr.
bn-i Zeyd'e gre ise
yetin bu blmndeki hkm, hem kocay hem de kary ifade eder. Koca da
malndan bir ey vererek kadn raz etmekte cimri davranr, Kan da haklarnn
bir ksmndan vaz geerek kocasnn sevgisini kazanmakta cimri davranr..
Taberi, birinci gr
tercih etmi ve erkein mallarndan bir eyler vererek kadn raz etmesi caiz
olmadndan, erkein cimriliinin sz konusu olmayacan sylemitir. Zira,
erkein kadna, bir ksm mallarn vermesi, herhangi bir karlk olmakszn
verilmi olacaktr. Bu da bakasnn maln haksz yere yemi olmaktr ki caiz
deildir. [306]
129- Ne
kadar isteseniz de kadnlar hakknda adaleli salamaya gcnz yetmez. Brine
tamamen meyledip dierini askda brakmayn. Eer sulh olur Allah'tan
korkarsanz muhakkak ki Allah ok affeden ve ok merhamet edendir.
Ey erkekler, sevgi ve
gnl balama gibi hususlarda ne kadar isteseniz de
kadnlar arasnda adaletli davranmaya
gcnz yetmez. Bununla beraber, birine sevginizle tamamen meyledip dierini,
kocasz kadnm gibi askda brakmayn. Eer sizler, sra mevzuunda ve
benzeri hususlarda kadnlar arasnda adaletle davranarak yahut da kadnlar
kendi nzalanyla sralarnn ve nafakalarnn bir ksmndan vazgeerek
anlarsanz ve emir ve yasaklan hususunda Allah'tan korkarsamz phesiz ki
Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir. Gnahlarnz rter ve size
merhametli davranr.
yet-i kerimede,
adaletin tam olarak salanamayaca belirtilen hususlar, sevgi ve gnl verme
hususlardr. Yoksa nafaka ve kadnlar arasnda gnlerin taksimi hususu
deildir. nk Allah teala: "..Hounuza giden kadnlardan iki, ve
drde kadar evlenebilirsiniz. Eer aralarnda adaleti yerine getirememekten
korkarsamz o zaman tek bir kadnla evlenin... [307]Duyurulmaktadr.
Burada zikredilen adaletten maksat ise, nafaka ve kadnlar arasndaki gnlerin
taksimindeki adalettir. Byle bir adaleti yerine getiremeyenin, birden fazla evlenmesi
yasaklanrken bu hususlarda adaleti yerine getirip fakat sevgi ve muhabbet
bakmndan adaletli davranamayan erkein birden fazla evlenmesi serbest
braklmtr.
Hz. Aie (r.anh.)
diyor ki:
"Resulullah
(s.a.v.) nafaka ve gnlerin taksimi bakmndan hanmlar arasnda adaletli
davranyor, bununla beraber yle buyuruyordu: "Ey Allahm, bu benim
gcmn yettii eyleri taksim etmemdir. Senin gcnn yettii, benim ise
gcmn yetmedii eylerin taksiminden dolay beni knama (hesaba ekme)" [308]
Burada Resulullah
(s.a.v.) in, taksiminde gcnn yetmediinden bahsettii husus, kalbi
sevgidir. Nitekim yetteki: "Birine tamamen meyledip dierini askda
brakmayn." ifadesi bunu gstermektedir.
Mfessirler, yet-i
kerimenin: "Ne kadar isteseniz de kadnlar arasnda
adaleti salamaya gcnz yetmez."
blmnde zikredilen ve erkeklerin, karlar arasnda salamaya glerinin
yetmeyecei bildirilen hususu u ekilde izah etmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, bide es-Selmani, Sfyan es-Sevri ve bn-i Zeyd'e gre erkeklerin,
karlar arasnda adaleti salayamayacaklar eyden maksat, sevgi ve cinsel
ilikidir.
b- Dehhak'a
gre ehvani arzular ve cinsel ilikidir.
c- Hz.
mer'e gre ise kalben meyletme ve gnl vermedir.
Katade, Hz. mer'in bu
hususta yle dua ettiini rivayet etmitir: "Ey Allahm, ben kalbime
malik deilim, ama bunun dndaki eylerde adaletli olduumu umarm."
Nitekim bu hususta
Resulullah (s.a.v.) de yle buyurmutur:
"Ey Allahm, bu
benim, gcmn yettii eyleri taksim etmemdir. Sen beni, senin gcnn yettii
ve benim gcmn yetmedii eylerin taksimi hususunda knama." (Yani
kalben sevgi hususunda knama)" [309]
yet-i kerimede
"Kadnlardan (hanmlarnzdan) birine tamamen meyletmeyin..." bu
vurulmaktadr.
bide es-Selmani'ye
gre burada tamamen meyledilmesi yasaklanan husustan maksat, kiinin bizzat
kendisinin bir tarafa meyletmesidir. Yani sevgide ve cinsel ilikide tamamen
meyletmesidir.
Hasan- Basri'ye gre
cinsel iliki ve gnlerin taksiminde tamamen meyletmektir.
Mcahid'e gre,
kastl olarak kt davranmaya meyletmektir. bn-i Zeyd'e gre, kadnn yannda
bulunduu gnde ondan faydalanaca eylerde tamamen meyletmesidir. Sddi'ye
gre, nafaka hususunda ve gnlerin taksiminde tamamen bir tarafa
meyletmesidir.
Peygamber efendimiz,
bu gibi bir meyilde bulunan erkek hakknda yle buyurmutur:
"Kimin iki kars
bulunur da onlardan birine meyledecek olursa o kimse kyamet gnnde bir
tarafna doru eilmi olarak gelecektir." [310]Dier
bir rivayette yle buyurmutur:
"O kimse kyamet
gnnde vcudunun yans yok okluu halde gelecek-tir. [311]
yet-i kerimede
"Dierini askda brakmayn." Duyurulmaktadr. Abdullah b. Abbas,
Said b. Cbeyr, Mcahid, bn-i Ebi Neeiyh ve Sddi'ye gre bu ifadeden maksat,
"Meyletmediiniz dier kadn ne dul ne evli gibi bir ekilde askda
brakmayn." demektir.
Hasan-i Basri ve Rebi'
b. Enes'e gre "Ne boanm ne de evli bir ekilde ortada
brakmayn." Katade'ye gre: "Hapsedilmi gibi brakmayn."
demektir, bn-i Zeyd'e gre "Ne kocal ne kocaszm gibi ortada
brakmayn." demektir.
Ayet-i kerimenin
sonunda "Eer sulh olur Allah'tan korkarsanz muhakkak ki Allah ok
affeden ve ok merhamet edendir." buyuru m aktadr. Bu ifadenin izah
yledir: "Ey insanlar, eer amellerinizi dzeltir, karlarnz arasnda
gnlerin taksimini, nafakann bltrlmesi ve rfe gre davranlarda
adaletli davranrsanz, bu hususlarda hakszlk yapmazsanz ve birini askda
brakarak dierine tamamen meyletmeyip Allah'tan korkarsanz bilin ki Allah
sizin daha nce byle yaptklarnz ceza 1 andrmayarak sizleri affedendir ve
bu gibi davranlardan vazgeerek tevbe etmenizi de kabul ederek sizlere kar
merhametli olandr. [312]
130- Eer
kar koca, birbirlerinden ayrlacak olurlarsa Allah onlarn herbirini, geni
ltfuyla muhta brakmaz. Allah'n ltf genitir, hkm ve hikmet sahibidir.
Eer kocas kendisine kt davranan veya kendisinden yz evirip
gzelliinden yahut genliinden veya dier bir hususundan dolay kumasna
meyleden bir kadn, gnlerinin bir ksmmdan vaz gememekte diretecek olur da
kocasndan boanmak isterse koca da bu kansina dier kans gibi eit davranmamakta
srar eder de bu karsndan ayrlmak isterse ve bunlar boanarak birbirlerinden
ayrlacak olurlarsa Allah, ayrlan koca ve kadndan herbirini ltfuyla muhta
brakmaz. Karya eski kocasndan, kendisi iin daha iyi bir koca kocaya da o
karsndan daha iyi bir kadn ltfeder ve herbirine daha fazla rzk verir.
Yahut da iffet nasib eder. Allah, bunlar ve dier yaratklarn
rzkiandrmada rzk bol olandr. Kar koca ve dier yaratklar arasnda
verdii hkmlerde sevk ve idaresinde hkm ve hikmet sahibidir. [313]
131-
Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Sizden nce kendilerine kitap
verilenlere ve size, Allah'tan korkmanz emrettik. Eer inkr ederseniz bilin
ki, gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Allah hibir eye muhta
deildir, hamde layktr.
Gklerde ve yerde ne
varsa hepsi Allah'a aittir. Sizden nce kendilerine Tevrat ve ncil verilen
ehl-i kitaba ve sizlere: "Allah'tan korkun." diye vahyet-tik. Buna
ramen ayet sizler, Allah'n birliini inkar eder ve emrine kar gelirseniz
elbetteki sizler ona hibir zarar veremezsiniz. nk gklerin ve yerin hkmranl
sadece ona aittir. phesiz ki Allah, yarattklarndan hibirisine1 muhta
deildir. Yaptklarnda ve verdii nimetlerinde vlmeye layktr.
Taberi diyor ki:
"Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr." yet-i kerimesinin,
"Eer kar koca birbirlerinden ayrlacak olurlarsa Allah onlarn herbirini
geni ltfuyla muhta brakmaz." yetinin hemen arkasndan gelmesinin
sebebi, Ailah tealann, kullarnn, skntya dmeleri ve gariplik
hisssetme-leri halinde bavuracaklar ve ihtiyalarn isteyecekleri yeri
bildimesidir. Bylece kullan, herhangi bir skntya dtklerinde veya muhta
kaldklarnda yahut elerinden ayrlarak yalnzlk hissettiklerinde, isteklerin
mercii olan Allah'a bavursunlar, ondan yardm istesinler. Zira gklerin ve
yerin btn mlk ona aittir. Bu itibarla her isteyenin isteini karlamas ve
her muhtacn ihtiyacn gi-dermesi onun iin imkansz deildir.
Taberi diyor ki:
"Allah teala yet-i kerimenin ba tarafnda, kendisine bavuracak
olanlarn isteklerini karlamada kuvvet ve kudret sahibi olduunu, gklerin ve
yerin mlknn kendisine ait olduunu beyan ettikten sonra, yet-i kerimenin
devamnda,daha nce kssalar yz beinci ve ondan sonra gelen yetlerde
zikredilen ve hainlik yaptklar belirtilen beyrikin oullarna yardmc
olmak isteyenleri zikretmi ve buyurmutur ki: "Ey insanlar, sizden nce
kendilerine Tevrat ve ncil verilen ehl-i kitaba da size de emrettik ki,
Allah'n emir ve yasaklarna kar gelmekten kann.
ayet sizler, Allah'n
size verdii bu emri inkr eder ve onu ineyecek olursanz, bilin ki siz bu
davrannzla ona hibir zarar veremezsiniz. Sadece kendinize zarar vermi
olursunuz. Ey mminler, byle yaparsanz, sizden nceki kitap ehlinin mreffeh
yaantsn ve gven iinde olmasn bozup onlar maymunlara ve domuzlara
evirdii gibi cezalndnr. Zira gklerde ve yerde ne varsa hepsi ona aittir.
Onun aziz kldna kar akacak veya zelil kldn savunacak hibir kimse
yoktur. nk her ey onun yaratdr, ona muhtatr. Onlar ayakta tutacak
olan da O'dur, helak edecek olan da O'dur. O zengindir, hibir eye muhta
deildir. Yapt ilerinden ve ltfettii nimetlerinden dolay . vlmeye
layktr. [314]
132-
Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Vekil olarak Allah yeter.
phesiz ki gklerin ve yerin ihtiva
ettii hereyin mlkiyeti Allah'a aittir. Onlarn hepsini sevk ve idare e*den
ve koruyan O'dur. Orada bulunanlarn herhangi birinin bilgisi Allah'n bilgisi
dnda deildir. Onlar korumak ve sevk ve idare etmek Allah iin zor
deildir.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Bundan nceki yette ve bu yette pepee
gklerin ve yerin Allah'a ait olduunun tekraren zikredilmesinin sebebi
nedi?" Cevaben denilir ki: "Her iki yette, Allah tealanm, gklerin
ve yerin maliki olduunun zikredilmesi, Allah tealann sfatlarndan, farkl
ekillerde haber verilmesine binaendir. Zira birinci yette kullarn,
yaratclarna muhta olduklar, yaratcnn da, gklere ve yere malik olduu,
bu itibarla da kullanln ihtiyacn giderecek gte olduu beyan edilmitir.
Bu yette ise Allah'n kullann himaye ettii, onlarn ne yaptklarn ildii
ve onlan sevk ve idare ettii beyan edilmekte ve gklerle yerde bulunan
hereyin himayesi ve idaresinin Allah'a ait olduu bildirilmektedir.
Eer denilecek olursa
ki: "Birinci yetin sonunda "Allah hibir eye muhta deildir,
hamde layktr." buyurulduktan sonra bu yetin sonundaki "Vekil
olarak Allah yeter." ifadesi de zikredilecek olsayd gklerin ve yerin
Allah'a ait olduunu tekrar etmeye ihtiya kalmam olurdu. nk nceki
yetten, Allah'n hibir kimseye muhta olmad, vlmeye layk olduu ve
kullarn himaye ettii, onlan sevk ve idare ettii anlalm olurdu. O halde
neden Allah tealann, gklerin ve yerin sahibi olduu ifadesi tekrarlanmak
suretiyle iki ayr yet oldu?" Cevaben denilir ki: "Birinci yette
Allah'n zengin olduunu ve vlmeye lakyk olduunu aklamay icabettiren
hususlar zikredildi. Orada Allah tealann koruyuculuunu ve sevk ve idare
ediciliini zikretmeyi icabettiren bir husus zikredilmedi. Bu itibarla nceki
yetin sonunda bu sfatlann zikredilmesi mnasip olmad. Allah tealann,
gklerin ve yerin maliki olduu tekrar zikredildi. Onlarn koruyucusu ve idare
edeninin de Allah teala olduu beyan edildi. [315]
133- Ey
insanlar, eer Allah dilerse sizi yok eder de yerinize bakalarn getirir. Ve
Allah buna kadirdir.
Ey insanlar, eer
Allah dilerse sizleri helak edip yok eder. Bakalarn sizin yerinize getirir.
nk Allah hereye kadirdir. Sizi helak edip yerinize ba-kalann getirmek
onun iin g bir ey deildir.
Taberi diyor ki:
"Allah teala bu yet-i kerimesiyle bu surenin yz beinci ve ondan sonra
zikredilen yetlerinde kssalar beyan edilen ve bakasna ait olan bir zrh
alarak veya saklayarak emanete ihanet ettikleri bildirilen kiileri knamakta,
Resulullah'n sahabilerini de onlar gibi olmaktan sakndrmakta ve sahabilere,
zrh olaynda ihanet edip dinden karak mriklere katlan kimse gibi
olmamalarn emretmektedir. Aksi takdirde byle bir kiinin sadece kendisine
zarar vermi olaca beyan edilmektedir ve buyurulmaktadr ki: "Ey insan-lar,eer
Allah dilerse sizi yok edip de yerinize bakalanm getirir." Yani
Allah,-beyrikin oullarnn yaptklan gibi yapanlan helak edip kklerini
kurutur. Muhammed'e ve sahabilerine, Allah'n dini hususunda yardm edecek
baka insanlar getirir. Nitekim bu hususta dier yetlerde de yle
buyurulmaktadr: "Eer haktan yz evirirseniz Allah, yerinize baka bir
kavim getirir de sonra onlar sizin gibi olmazlar. [316]"Ey
Peygamber, Allah'n, gkleri ve yeri yerli yerince yarattn grmez misin?
Eer dilerse sizi yok eder, yerinize yeni bir kavim getirir. Bu, Allah iin
asla zor deildir. [317]
Ebu Hureyre (r.a.)
diyor ki:
"Bir gn
Resulullah, "Eer haktan yz evirirseniz Allah yerinize baka bir kavim
getirir de sonra onlar sizin gibi olmazlar.." yetini okudu. Orada bulunanlar:
"Ey Allah'n Resul, bizim yerimize kim getirilecektir?" diye
sordular. Resulullah da: "Selmamn omuzuna vurdu ve dedi ki: "te bu
ve kavmidir. te bu
ve kavmidir." [318]
134- Kim
dnya nimetini isterse bilin ki dnya ve
hiret nimeti Allah katndadr. Allah, hereyi ok iyi iiten ve ok iyi
grendir.
Kim, Muhammed'e iman
ettiini aa vurmasna ramen iinde inkr - gizler ve mnafk olarak,
sadece dnya maln isteyecek olursa o kimse bilsin ki onun dnyadaki amelinin
karl da Allah katndadr. O da kendisine, msl-man grnd iin
ganimetten pay verilmesi, cannn, malnn ve soyunun emniyet iinde olmas
gibi nimetlerdir. Onun dnyadaki bu amelinin hiretteki karl da Allah'n
katndadr. O da cehennem ateidir.
Bu hususta baka
yetlerde de yle buyurulmaktadr: "Kim dnya hayatn ve onun
zinetlerini isterse, biz onlara, dnyada yaptklarnn tam karln
veririz. Onlarn orada bir eyleri de eksiltilmez." "te onlara
hrette de cehennem ateinden baka bir ey yoktur. Orada yaptklar boa
kmtr. Zaten iledikleri btldr." [319]Taberi
diyor ki: "Bu yet-i kerimede, beyrikin oullarna yardmc ve efaati
olmak isteyen ve nifaklarnda ve amellerinde onlara benzeyen kimseler
kastedilmektedir. [320]
135- Ey iman
edenler, Allah iin ahitlik ederek adaleti ayakta tutanlar olun. Kendiniz
veya ana babanz ve akrabanz aleyhinde de olsa. Hakknda ahitlik yapacanz
kimse zengin de olsa fakir de olsa. Allah o ikisine daha yakndr. Adalet
hususunda heva ve hevesinize uymayn. Eer eri davranr veya yz evirirseniz
phe yok ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr.
Ey iman edenler,
verdiiniz hkmlerde adaleti ayakta tutun. Allah iin hakkyla ahitlik
edenler olun. Yaptnz ahitlik kendi aleyhinize veya ana babanz aleyhine
yahut dier akrabalarnz aleyhine de olsa. Hakknda ahitlik edilen kimse
zengin de olsa fakir de olsa. Kiinin zenginlii veya fakirlii sizi yalanc
ahitlie itmesin. nk Allah o ikisine sizden daha yakndr. Onlar iin-neyin
faydal olduunu ok iyi bilmekte ve hkmlerini ona gre gndermektedir.
Keyfi davranlarnz sizi adaletsizlie srklemesin. ayet ahitlii eip
bker, tahrif ederseniz veya ahitlik yapmayp meseleyi gizlerseniz bilin ki Allah,
yaptklarnzdan haberdardr ve ona gre size karln verecektir.
Allah teala bu yet-i
kerimede mminlere, emanet zrh saklayarak veya alarak ona ihanette bulunan
beyrikin oullarna, fakir ve muhta olduklar iin Resulullah'n yannda
yardmc olmak isteyen ve onlan savunan insanlarn durumuna dmemelerini
emretmekte ve onlara buyurmaktadr ki "Adaletli davranmak sizin ahlaknz
olsun. ahitliinizi, kendiniz ve yaknlarnz aleyhine dahi olsa doru olarak
yapm."
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Kii kendi aleyhine nasl adaletli bir
ahitlikte bulunacaktr? Kiinin kendi aleyhine ahitlii nasl
olacaktr?" Cevaben denilir ki: "Kiinin zetinde, bakasna ait olan
bir hak bulunur da o da bunu iiaf edece olursa kendi aleyhine ahitlik etmi
olur."
Bu yet-i kerimenin
aslnda neye iaret ettii hususunda farkl grler zikredilmitir.
a- Daha nce
de zikredildii gibi bu yet-i kerime, mminleri, beyikin oullarn mazur
gren ve onlar savunan kiilerin durumuna dmemeleri iin uyarmakta ve bu
hususta onlan eitmektedir.
b- Sddi'ye
gre ise bu yet-i kerime, bir hkm verme niyetinde olan Resulullah'i ikaz
etmektedir. Bu hususta Sddi diyor ki: "Bu yet, Resululah hakknda nazil
oldu. Sebebi de uydu: Biri zengin dieri fakir iki kii gelip bir.birleri hakknda
Resulullah'a ikayette bulundular. ResuluIIah'n eilimi fakirin lehine idi.
Zira bir fakirin bir zengine hakszlk yapamayaca kanaatinde idi. Fakat Allah
teala zenginin de fakirin de hakknda adaletin ayakta tutulmasnda srar etti
ve buyurdu ki: "Aleyhinde ahitlik ettiiniz kimse zengin de olsa fakir de
olsa adaletten ayrlmayn. Zira onlan korumaya ve savunmaya Allah daha
layktr."
c- Abdullah
b. Abbas'a gre ise bu yet-i kerime, mminlerin, ahitliklerini doru bir
ekilde yapmalar hususunda nazil olmutur. yle ki Allah teala mminlere,
kendi aleyhlerine veya babalan ve oullan aleyhine de olsa hakk sylemelerini,
bu hususta zenginliinden dolay bir kiiyi kayrmamalarn, bir kiiye de
fakirliinden dolay merhamet etmemelerini emretti.
bn-i Zeyd ve Katade
de yeti bu dorultuda izah etmilerdir.
bn-i ihab ez-Zhri
diyor ki: "Self-i salihin dneminde, babann oula, oulun babaya,
kardein kardee, kiinin hanmna ahitlik etmesi knanmyordu. Onlar bu
yeti delil gsteriyorlard. Fakat daha sonra insanlar kart. Onlardan,
ahitlikleri hakknda sulanmalann gerektiren durumlar grld. Bunun zerine
akrabalarn ahitlii kabul edilmez oldu. Onlar da evlat, baba, karde, kan
koca olarak tesbit edildi. te son zamanlarda sadece bunlarn birbirleri hakknda
ahitlikleri kabul edilmez oldu."
yet-i kerimenin
sonunda: "ayet eri davanr veya yz evirirseniz phe yok ki Allah,
yaptiklannzdan haberdardr." buyurulmaktadr.
Abdullah b. Abbas'a
gre bu yet, hkimlere ve hakemlere hitab etmektedir. Dvc ve dvl,
hkimin huzurunda bulunur da hakim onlardan bnne yumuak davranr yahut ondan
yz evirecek olursa onun bu davran, dil-olmasna ters der. Bu sebeple
byle bir davranta bulunmamaldr.
Yine Abdullah b.
Abbas, Mcahid, Katade, Sddi, bn-i Zeyd, Atiyye ve Dehhak'tan nakledilen
dier bir gre gre ise yetin bu blmnde ifade edilenler ahitlerdir.
Allah teala inalara, ahitlik yaparken doru sylemelerini, dillerini eip
bkmemelerini, ahitlikten kamamalarn ve ahitlik edecekleri meseleyi
gizlememelerini emretmektedir.
Taberi bu son grn
doru olduunu, zira yetin banda: "Ey iman edenler, Allah iin ahitlik
ederek adaleti ayakta tutanlar olun." buyurulduunu bu itibarla yetin
sonunda da ahitlere hitab edildiini sylemenin daha isabetli olacan ifade
temitir. [321]
136- Ey iman
edenler, Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdii kitaba ve daha nce
indirdii kitaba iman edin. Kim, Allah', meleklerini, kitplarn,
Peygamberlerini ve hiret gnn inkr ederse phesiz k o, derin bir
sapkla dmtr.
Ey daha nce Tevrat ve
ncile iman eden kitap ehli, Allah'a, size indirilen kitaplarda vasflarn
bulduunuz Muhammed'e ve ona indirdii Kur'an'a ve Muhammed'den nce indirdii,
sizlerin de bir ksmnzn birine bir ksmnzn da dierine iman ettiinizi
sylediiniz Tevrat ve ncile iman edin. Kim, Allah', meleklerini, kitaplarm,
Peygamberlerini ve hiret gnn inkr ederse phesiz ki o, doru yoldan
ayrlm,, sapklk durumuna dmtr.
Taberi diyor ki:
"Eer denilecek olursa ki: "Allah teala "Ey iman edenler,"
eklinde hitab ettikten sonra bu kiilerin iman etmelerini tekrar emretmesinin
sebebi nedir?" Cevaben denilir ki: "Burada ifade edilen "man
edenler"den maksat, iki ksma ayrlan ehl-i kitaptr. Onlardan, Tevrata
iman edenler, ncile, Kur'an'a, Hz. sa'ya ve Hz. Muhammed'e iman
etmemilerdir. Allah teala, ite ehl-i kitap olan ve belli bir kitaba iman
ettikleri iin "man edenler" diye vasflandrlan bu insanlara,
tevhid inancnn gerei olarak, btn Peygamberlere ve kitaplara iman
etmelerini emretmi ve buyurmutur ki: "Ey, Tevrata veya ncile
iman edenler, Allah' tasdik edin. Onun
Peygamberi olan Muhammed'i ve Mu-hammed'e indirdii Kur'an'i ve ondan nce
indirdii ncil ve Tevrat hep birlikte tasdik edin. Zira kim, Allah',
meleklerini kitaplarn, Peygamberlerini ve hiret gnn inkr edecek olursa
onun baka eylere iman etmesi geerli deildir. Bilakis o, derin bir
sapkla dmtr. [322]
137- man
edip sonra inkr eden sonra iman edip tekrar inkr eden sonra inkrlarnda
ileri gidenleri Allah ne balayacak ne de doru yola eritirecektir.
Allah, nce Tevrata
iman edip sonra onun hkmlerine kar akarak onu yalanlayan sonra sa'ya ve
ncile iman edip daha sonra ona da kar kp onu yalanlayan sonra da
Muhammed'i ve Kur'an' yalanlayarak inkrlarn artran ehl-i kitab affedecek
deildir. Onlara yol gsterecek de deildir. -
Mfessirler bu yette
zikredilen kiilerden kimlerin kasdedildii hususunda farkl grler
zikretmilerdir:
a- Katade'ye
gre burada zikredilenlerden maksat, Yahudi ve Hristiyan-lardr. Yahudiler
Tevrata iman etmiler sonra da onu terketmiler bylece onu inkr eder
olmulardr. Hristiyanlar ise nciie man etmiler sonra onu brakmlar bylece
onlar da onu inkr etmi duruma dmlerdir. Daha sonra ise Hz. Muhammed'i ve
Kur'an' inkr ederek inkrlarn iyice artrmlardr. Allah teala da bunlar
affetmeyeceini ve kendilerini doru yola iletmeyeceini bildimitir,
Bu izaha gre yette
zikredilen birinci iman edip sonra inkr edenlerden maksat, Yahudiler, ikinci
iman edip sonra inkr edenlerden maksat ise Hristi-yanlardr. Her iki snf da
Hz. Muhammed'e ve Kur'an'a iman etmemekle inkrlarm artrmlardr.
b- Mcahid
ve bn-i Zeyd'e gre ise bu yette tekrar tekrar iman edip inkr ettikleri,
daha sonra da inkrlarn artrdklar zikredilen insanlardan maksat,
mnafklardr. Bunlar nce iman etmi sonra dinden kmlar sonra da
inkrclklanyla birlikte ldklerinden, inkrlarn iyice artrmlardr. te
Allah teala bunlar affetmeyeceini bildirmitir.
c- Ebul
liye'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilenler, ehl-i kitap
olan Yahudi ve Hristiyanlardr. Bunlar Allah'a ortak koarken gnah
ilemiler sonra da iledikleri
gnahlardan tevbe etmiler fakat mrik olduklar iin Allah onlarn bu
gnahlar iin yaptklar tevbeyi kabul etmemitir.
Taberi, birinci
grn tercihe ayan olduunu, zira bundan nceki yetin ehl-i kitap hakknda
olduunu bu yetin de onunla irtibatl olduunu sylemenin daha doru
olacan bildirmitir.
yet-i kerimede, Allah
tealann bu gibi insanlar balamayaca zikredilmitir. Bundan maksat,
Allah tealann, onlarn gnahlarn rtmemesi, cezalandrmaktan vazgeememesi
ve onlar ahitler huzurunda rsvay etmesidir.
yet-i kerimede Allah
tealann, bu gibi insanlar doru yola eritirmeyecei beyan edilmektedir.
Bundan maksat ise Allah tealann, onlar doru yola muvaffak klmamas,
rablerine kar byk cr'etlerinin bir cezas olarak onlar sahipsiz
brakmasdr.
Taberi diyor ki:
"Hz. Ali ve Abdullah b. mer'den nakledilen bir gre gre, onlar bu
yete dayanarak dinden kan kimselerin kere tevbe ettirilmesini
sylerlermi. Bu hususta a'bi, Hz. Ali'den "Ben, dinden kan kimseyi kere
tevbe ettiririmi." dediini sonra da "man edip sonra inkr eden
sonra iman edip tekrar inkr eden sonra da inkrlarnda ileri gidenleri Allah
ne balayacak ne de doru yola eritirecektir." yetini okuduunu
sylemitir.
Grld gibi bu
grte olanlara gre bu bir kii dinden kacak olursa tevbe ettirilir. Dine
dner de tekrar kacak olursa tekrar tevbe ettirilir. Bundan sonra artk tevbe
ettirilmez ona, mrted'e ait hkmler uygulanr.
brahim en-Neha'ye
gre ise kii, her dinden ktnda tevbe ettirilir.
Taberi bu son gr
tercih etmi ve mrtedde birinci defa tevbe ettirme sebebinin, her dinden
kmas halinde mevcut olduunu, bu itibarla belli bir sayda tevbe ettirmeyi
durdunnann doru olmayacan zira birinci inkr durumundaki tevbe ettirme
ile ondan sonraki inkrlanndaki tevbe ettirmelerinin sebepleri ayndr, farkl
deildir. O da, inkr eden bu kiiyi slama dndrerek hayatm kurtan-naktir. [323]
138- Ey
Muhammcd, mnafklara, kendilerine can yakc bir azap olduunu mjdele.
Ashnda mjde, sevindirici eylerin haber
verilmesiyle olur. Kt haberlerin duyurulmasna mjde denilmesi ise, haber
verilenlerle alay etmek ve onlar kk drmektir. Bu itibarla mnafklarn
cehenneme girecekleri mjdelenmistir. [324]
139- Onlar,
mminleri brakp kfirleri dost ediniyorlar. Onlarn yannda izzet ve eref
mi aryorlar? Halbuki btn izzet ve eref Allah'a aittir.
Mnafklar, mminleri
brakp kfirleri dost edinirler. Acaba onlar mminleri brakp kfirleri dost
edinmekle kfirlerden bir izzet, bir eref ve bir kuvvet mi bekliyorlar?
Halbuki btn izzet ve eref, g ve kuvvet ancak Allah'a aittir. O halde
mminleri dost edinseler de Allah da kendilerini gl ve muzaffer klsa olmaz
m? [325]
140- Allah
size Kur'an'da: "Allah'n yetlerinin inkr edildiini ve onlarla alay
edildiini iittiiniz zaman, baka bir sze gemedikleri mddete o
kfirlerler oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz." diye hkm
indirdi. Muhakkak ki Allah, mnafklarn ve kfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktr.
Bu yet-i kerime,
Allah'n yetlerini inkr eden veya onlarla alay eden insanlarla oturulup
kalklmamasn ve onlardan uzak durulmasn, aksi takdirde byle yapanlarn da
onlarn durumuna deceini ve bunlarn akbetinin de cehennem olduunu
bildirmekte, bu hususta mminlerin tedbirli olmalarn emretmektedir.
Mfessirler bu yete
dayanarak, bid'at ehlinden veya fsklardan yahut benzeri, haktan ayrlan
kimselerden uzak durulmasnn gerektiini, yet-i kerimenin, bu gibi insanlarla
oturup kalkmay yasakladn sylemilerdir.
brahim et-Teymi diyor
ki: "Ebu Vil dedi ki: "Kii bulunduu bir mecliste, arkadalann
gldrmek iin bir yalan syler. te bu durumda Allah onlara gazap
eder." Bun bunu brahim en-Nihai'ye anlattm. O da dedi ki: "Ebu Vil
doru sylyor. Allah tealanm kitabnn u yetinde Duyurulmuyor mu ki:
"Allah size kur'an'da, Allah'n yetlerinin inkr edildiini ve onlarla
alay edildiini iittiiniz zaman baka bir sze gemedikleri mddete o
kfirlerle oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz..."
Hiam b. Urve diyor
ki: "mer b. Abdlaziz, iki masasnda bulunan bir ksm insanlar
yakalayp onlara iki ime cezas verdi. lerinden biri de oruluydu. Onlar:
"Bu adam orulu." dediler. Bunun zerine mer: "Baka bir sze
gemedikleri mddete onlarla oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz."
yetini okudu.
Bu yet-i kerimede:
"Muhakkak ki Allah, mnafklarn ve kfirlerin hepsini cehennemde
toplayacaktr." buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, nasl ki kfirler ve
mnafklar, dnyada iken mminlerin aleyhine birlemekte ve ittifak etmekte
iseler, hirette de Allah onlar birletirecek ve bir yere koyacaktr. Fakat
orada birletikleri yer, cehennem olacaktr. [326]
141- Onlar
sizi gzetlerler. Eer Allah tarafndan size bir zafer nasib olursa, "Biz
sizinle deil miydik?" derler. ayet kfirlerin (zaferden) bir pay
olursa: "Sze stnlk salayarak sizi mminlerden korumadk m?"
derler. Allah, kyamet gnnde aranzda hkmn verecektir. Allah, mminlerin
aleyhine kfirlere hibir yol vermeyecektir.
Bu mnafklar sizin,
devaml olarak ktle uramanz beklerler. Eer siz dmanlarnza galip
gelir, ganimet gibi baz menfaatler elde ederseniz onIar: "Biz de sizinle
beraber dmanlara kar cihad etmedik mi? Ganimetten bize de pay verin."
derler. ayet kfirlerin, sizin aleyhinize olan galibiyetten bir paylan olursa
onlar kfirlere: "Size yardm ederek stn olmanz salamadk m? Sizi,
mminlerin malup etmelerinden korumadk m?" derler. Allah kyamet
gnnde siz mminlerle mnafklar arasnda dil olan hkmn verecektir. Allah,
mminlerin aleyhine, kfirlere hibir yol ve frsat vermeyecektir.
Yani kfirlere,
mminlere kar, ileri srecekleri herhangi bir delil ve dayanak vermeyecektir.
Allah teala bylece mminleri koyduu cennete kfirleri koymayacan ve
mnafklar koyduu cehenneme de mminleri koymayacan vaad etmitir. nk
Allah, mminler aleyhine kfirlere hibir yol vermeyeceini beyan etmektedir.
Bylece kfirier "Bizim dostumuz sizin de dmannz olan mnafklar nasl
oldu da sizinle birlikte cennete konuldu?" diyerek mminlere kar
herhangi bir gereke zikredemeyecekerdir.
Nes' el-Hadremi diyor
ki: "Bir adam Hz. Ali'ye dedi ki: "Ey mminlerin emiri, Allah
tealanin "Allah, mminlerin aleyhine kfirlere hibir yol vermeyecektir."
yeti hakknda ne dersin? nk kfirler bizimle savayor, bize galip geliyor
ve bizi ldryorlar." Hz. Ali de dedi ki: "Yakla, yakla."
Sonra buyurdu ki: "Allah, kyamet gnnde mminlerle kfirler arasnda
hkmn verecek ve yine kyamet gnnde mminlerin aleyhine kfirlere hibir
yol vermeyecektir. Yani hibir delil venneyecektir. [327]
142-
Mnafklar, Allah' aldatmaya alrlar. Halbuki Allah onlar aldatr (Onlarn
oyunlarn balarna geirecektir) Onlar namaza kalktklar vakit tembel
tembel kalkarlar. nsanlara gsteri yaparlar. Allah' pek az anarlar.
phesiz ki
mnafklar, canlann kurtarmak iin, kfirliklerini gizleyip iman ettiklerini
syleyerek Allah' aldatmaya alrlar. Halbuki Allah, cehenneme girmelerine
kadar onlara mhlet verecek ve yaadklar srece, kendilerine * ar gelen
slami hkmleri onlara tatbik ederek onlar aldatmakta ve oyunlarn balarna
geirmektedir. Bu mnafklar namaza kalktklar zaman, enerek tembel tembel
kalkarlar. Onlar, mminlere gsteri olsun diye namaz klarlar. nk onlar, ne
ldkten sonra dirilmeye ne de sevap ve cezaya inanrlar. Onlar Allah' ancak
gsterie vesile olacak ekilde ve pek az anarlar. Allah' birleyenin ve kesin
olarak iman edinin and gibi anmazlar.
Sddi, bn-i Creyc ve
Hasan- Basri'ye gre bu yette zikredilen, Allah tealann, mnafklar
aldatmasndan maksat, Allah tealann kyamet gnnde mminlere verdii nur gibi
mnafklara da nur vermesi, daha sonra onlarn aydnlklarn alarak onlar
karanlkta brakmas, mminlerle mnafklar arasn abir set ekmesidiri.
Nitekim bu hususta baka bir yette yle Duyurulmaktadr: "O gn mnafk
erkek ve kadnlar mminlere "Bize bakn da nurunuzdan istifade
edelim." derler. Onlara "Arkanza dnn de nur isteyin." denir.
Mminlerle mnafklar arasna, kaps olan bir sur ekilir. Onun, iinde
rahmet, d tarafnda da azap vardr. [328]
yet-i kerimede:
"Mnafklar namaza kalktklar vakit tembel tembel kalkarlar. nsanlara
gsteri yaparlar." buyurulmaktadr. Mnafklar, hirete, sevaba ve
cezaya kesin olarak iman etmediklerinden, Allah'n farz kld ibadetleri ona
yaklamak iin yapmazlar. Sadece canlarn ve mallann emniyet altna almak
iin mminlere bir gsteri olarak yaparlar. Ta ki onlar kendilerini mmin
sansnlar ve mmin muamelesi yapsnlar. Bu sebeple mnafklar, namaza, tembel
tembel ve enerek kalkarlar. Namaz mminlere gsteri olsun diye klarlar. [329]
yet-i kerimede,
mnafklarn, Allah' pek az anacaklar zikredilmektedir. Mnafklar, Allah',
canlarn ve mallarn korumak maksadyla ve gsteri iin andklarndan,
samimi bir ekilde anmadklarndan onlarn Allah' anmalar ok dahi olsa az
olarak vasflandrlmtr. [330]
143-
Mnafklar (inkr ile iman arasnda) bocalamaktadrlar. Ne bunlara (mminlere)
balanrlar ne de unlara (kfirlere) Allah, kimi doru yoldan saptrrsa sen
artk ona bir yol bulamazsn. Bu mnafklar, iman ile inkr arasnda bocalayp dururlar. Onlar ne tam
olarak mminlerle beraberdirler ki
gerekten inanm insanlar gibi amel etsinler ne de mriklerle beraberdirler
ki aka mrik olduklarn sylesinler. Onlar iki sr arasnda kalan koyun
gibi aknlk ierisindedirler. Allah'n, doru yola muvaffak klmad bir
kimse iin hakka gtrecek hibir yol bulamazsn.
Mnafklarn bu
durumunu Resulullah (s.a.v.) de bir hadis-i erifinde yle aklyor:
"Mnafk, iki
sr aasmda aknca tereddt eden bir koyuna benzer. Bazan birine tabi olmak
ister bazan dierine." [331]
Sddi, Katade ve bn-i
Creyc bu yette zikredilen mnafklarn tereddt iinde olmalarn yle izah
etmitir: Onlar ne mriktirler ki Allah'a ortak kotuklarn aa vursunlar
ne de samimi mminlerdir ki imanlarnn icabn yapsnlar.
Mcahid ise bu
ifadeyi: "Mnafklar, ne Resulullah (s.a.v.) in sahabiler-ne tabi olurlar
ne Yahudilere." eklinde izah etmitir.
bn-i Zeyd de:
"Mnafklar slamla inkr arasnda bocalayp dururlar. Ne m si umanlara
ne de kfirlere balanrlar." eklinde izah etmitir.
Ayet-i kerimenin sonunda:
"Allah kimi doru yoldan saptnrsa sen artk ona bir yol bulamazsn."
buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, "Allah kimi, davet ettii slam
yolunda yardmsz brakr ve onu slama tabi olmaya muvaffak klmazsa, ey
Muhammed, artk sen ona, hak olan slama gtrecek hibir yol bulamazsn."
demektir.
Allah teala, slam
dininden baka bir dini din edinenin, dininin kabul edilmeyeceini ve
saptrd kimseyi de doru yola iletecek herhangi bir kimsenin bulunmadn
beyan etmektedir. [332]
144- Ey iman
edenler, mminleri brakp da kfirleri dost edinmeyin. Allah'a, kendi
aleyhinize olan apak bir delil mi vermek istiyorsunuz.
Ey iman edenler,
mminlerin dnda kfirleri dost ve arkadalar edinmeyin. Aksi tekdirde
sizler de cehennemlik olursunuz. Sizler kendi aleyhinize, Allah'a apak bir
delil mi vermek istiyorsunuz? Byle yaptnz takdirde Allah'n gazabna
urar, mnafklarn hak etmi olduklar cezaya siz de arplm olursunuz. [333]
145-
phesiz ki mnafklar, cehennem ateinin en aa tabakasn-dadrlar. Onlar
iin bir yardm edici de bulamazsn.
phesiz ki
mnafklar, hiretle, bu gizli inkrlarnn cezas olarak cehennemin en alt
tabakasna atlacaklardr. Onlar oradan hi kimse kurtaramayacaktr. Zira
onlar, mminler iin, aka kfir olduklarn syleyenlerden daha zararl ve
slam iin daha tehlikelidirler.
Abdullah b. Mes'ud,
"Mnafklar, cehennem ateinin en aa tabakasn-dadrlar."
ifadesinin izah ederken yle demitir: "Mnafklar, zerlerine kilitlenmi
demir tabutlarda atein iine atlacaklardr."
Ebu Hureyre (r.a.) da
yetin bu blmn bu ekilde izah etmitir. [334]
146- Tcvbc
edenler, kendilerini dzeltenler, Allah'n emirlerine smsk sarlanlar ve
Allah iin dinlerine ihlasla balananlar mstesna, ite bunlar, mminlerle
beraberdirler. Allah, mminlere byk bir mkfaat verecektir.
Ancak Allah'n
birliini, Peygamberinin doruluunu ve onun Allah katndan getirdii eyleri
tasdik edip mnafklndan vazgeerek tevbe edenler,
Allah'n, kendilerine emrettii eyleri
yapp, yasaklad eylerden vazgeerek kendilerini dzeltenler, Allah'a vermi
olduklar iman etme szne smsk sarlanlar ve dinlerinin gerei olarak
amellerini, insanlara gsteri iin deil sadece Allah iin yapanlar
mstesnadr. te bunlar, mminlerle beraber cennettedirler. Mnafklarla
birlikte cehennemin en alt tabakasnda deildirler. Yaknda Allah, mminlere,
iman etmelerine mukabil byk bir mkfaat verecektir.
Yani Allah,
ikiyzllklerine kar mnafklar cehennemin en alt tabakasna koyduu gibi
mminleri de cennetin en yce derecelerine erdirecektir. [335]
147- Eer
kreder ve iman ederseniz Allah sze niye azab etsin ki? Allah, kredcnlcrin
mkafaatm veren ve hereyi bilendir.
Ey mnafklar, ayet
Allah'a tevbe eder, hakka ynelir, size vermi olduu nimetlere kar kreder
ve tevhid inancna dnp iman ederseniz artk Allah size niin azab etsin ki?
Allah'n sizleri, cehennemin en alt derecesine koymaya ihtiyac yoktur. Zira
size azab etmek, Allah'a ne zarar ne de fayda getirir. Onun, yaratklarna
venni olduu cezann sebebi, kendisine kar haddi amak ve onu tanmamaktr.
Allah, byle olanlara haddini bildirir. [336]
148- Allah,
kt szn aka sylenmesini sevmez. Zulme urayan mstesnadr. Allah,
hereyi ok iyi iiten ve ok iyi bilendir.
MfessirIer bu yet-i
kerimeyi farkl kraat ekillerine gre farkl ekillerde izah etmilerdir:
1- Baz
kurralar bu yetteki kelimesi "Zulime" eklinde okumulardr. Bu
kraata gre yet-i kerimeye'u
ekillerde mn
verilmitir:
a- Abdullah
b. Abbas, Katade ve Hasan- Basri'ye gre yetin izah yledir: Allah, bir
kimsenin aleyhine aktan beddua yaplmasn sevmez. Ancak kendisine
zulmedilmi olan kimse mstesnadr. O, zulmedenin aleyhine aka bedduada
bulunabilir.
b- Mcahid'e
gre ise yetin izah yledir: Allah, kimsenin aktan kt sz sylemesini
sevmez. Ancak zulmedilen kimse mstesnadr. Kendisine zulmedilen kimse,
zulmedinin yapt ktlkleri aka syleyebilir.
c-
Mcahid'den nakledilen baka bir gre gre burada zulme urayandan maksat,
ev sahibi tarafndan gerei gibi arlanmayan misafirdir. Kii, misafir olduu
yerden ayrldktan sonra "Bu adam beni iyi misafir etmedi." der. Kt
szn aka sylenmesi de ite budur. Zulme urayan da bu misafirdir.
Misafirin, kendisine ev sahibi tarafndan iyi muamele yaplmadn sylemesi
caizdir.
Ukbe b. mir diyor ki:
"Dedik ki:
Ey Allah'n Resul,
sen bizi bir yere gnderiyorsun, baz kavimlere misafir olmak istiyoruz onlar
bizi misafir etmiyorlar. Bu hususta ne buyuruyorsunuz? Peygamber efendimiz u
cevab verdi: "Siz bir toplulua misafir olursunuz da onlar da size,
misafire layk olacak ekilde davranrlarsa siz onlardan bunu kabul edin. ayet
bunu yapmazlarsa onlardan, misafirin hakk olan aln. [337]
d- Sddi'ye
gre ise bu yetin izah yledir: Allah, kt szn aktan sylenmesini
sevmez. Ancak zulme urayann hakkn almas ve zulm durdurmas mstesnadr.
2- Dier bir
ksm kurralar ise kelimesini "Zaleme" ekline okumulardr.
bn. Zeyd bu kraat eklini esas alarak
yeti yle izah etmitir: "Allah, kt szn aka sylenmesini sevmez.
Ancak zulmeden kimse yani mnafk bu hkmn dndadr. Onun aleyhine,
mnafklndan vazgeinceye kadar aka kt sz sylemek caizdir. Yani
herhangi bir kimse bir mnafkm aleyhine "Sen mnafksn, sen yle ve
yle yaptn." diyemez. Ancak mnafklndan vazgemeyen ve bylece
zalim olan mnafklar iin bunlar syleyebilir.
bn-i Zeyd diyor ki:
"Allah teala bundan nceki yetlerde, mnafklarn, cehennemin en alt
tabakalarnda olduklarn bildirdikten ve iman edenlere azab etmeye itiyaci olmadn
beyan ettikten sonra bu yette de herhangi bir kimse aleyhine aka kt bir
sz sylenmesini sevmediini beyan etmi ancak mnafk olarak zalim olanlar
istisna etmitir. bn-i Zeyd, bey b. Ka'b'n, yet-i kerimenin bu blmn bu
ekilde okuduunu ve yeti bylece zah ettiini
sylemitir.
Taberi, birinci kraat
eklinin, ounluun kraat ekli olmas, ikinci kraat eklinin ise az bir
kraat olmas dolaysyla birinci kraat eklini terci ettiini sylemi,
yetin u ekilde izahnn da daha doru olacan zikretmitir: "Ey
insanlar, Allah, herhangi bir kimsenin, baka birine aka kt sz
sylemesini sevmez. Ancak kendisine zulmedilmi olan kimse bundan mstesnadr.
Onun, kendisine yaplan ktl aka sylemesinde bir mahzur yoktur."
Taberi diyor ki:
"yet bu ekilde genel olarak izah edildii takdirde yukarda zikredilen
grlerin tm yetin kapsamna girmi olur. Zira misafir edilmeyen veya
malnda yahut cannda bir hakszla urayan kimsenin, grd hakszlklar
aka sylemesi veya hakszlk yapann aleyhine aka bedduada bulunup
Allah'n yardmn istemesi, hakszla urayann grd ktlkleri aka
sylemesidir. yet-i kerime de bunu ifade etmektedir.
yet-i kerimenin
sonunda: "Allah hereyi ok iyi iiten ve ok iyi bilendir."
buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, "Allah, kimlerin kimler iin aka
kt sz sylendiini iiten, kimlerin de kimler hakknda aka kt sz sylemeyip
gizlediini bilendir. Herkese iledii amelin karln verecektir, yilik
yapana iyiliinin, ktlk yapana da ktlnn karln verecektir. [338]
149- Bir
hayr aklar yahut gizler veya bir ktl affederseniz phesiz ki Allah,
ok affeden ve hereye gc yetendir.
Ey insanlar, ayet
sizler, bir kimsenin size yapt iyilii aa vurur ve ona teekkr eder veya
gizlerseniz yaiut size ktlk yapan affeder onu aka sylemezseniz
phesiz ki bu davrannz sizi Allah'a yaklatrr ve onun katndaki sevabnz
artrr, nk cezalandrmaya gc yettii halde affetmek, Allah'n
sfatanndandr. Allah, kullarndan, byle davrananlar sever. Zira Allah, ok
affeden ve hereye gc yetendir. [339]
150151 -
Allah' ve Peygamberini inkr edenler, Allah ve Peygamberleri arasnda ayrlk
gzetenler, "Onlarn bir ksmna inanr bir ksmn inkr ederiz."
diyerek ikisi arasnda bir yol tutmak isteyenler, ite onlar, gerekten kfir
olanlardr. Biz, kfirler iin alaltc bir azap hazirlamz-dr.
Allah' ve Peygamberini
inkr eden Yahudi ve Hristiyanlar, Peygamberin, Allah'a kar yalan
sylediini iddia ederek Allah ve Peygamberi arasnda ayrlk gzetenler,
Yahudilerin Musa'y tasdik etip sa ve Muhammed'i yalanlamalar,
Hristiyanlarn da sa'y ve ondan nceki Peygamberleri tasdik edip Muhammed'i
yalanladklar gibi "Biz, Peygamberlerin bir ksmna iman eder, dierlerini
inkr ederiz." diyenler ve hidayetle sapklk ortasnda bir yol icad etmek
isteyenler yok mu? te onlar, gerekten kfirlerin ta kendileridir. nk
Peygamberlerin bir ksmn tasdik edip dierlerini yi ani ayanlar, Allah'
yalanlam olurlar. Ve dolaysyla inkra derler. Biz, inkarclar iin hor
ve hakir dren bir azap hazrladk.
Bu yetin izahnda
Katade diyor ki: "Bu yette zikredilenler, Allah dman Yahudi ve
Hristiyanlardir. Yahudiler Tevrat'a ve Musa'ya iman etmi, ncil'i ve sa'y
inkr etmilerdir. Hristiyanlar da ncil'e ve sa'ya iman etmi Kur'an' ve Hz.
Muhammed'i inkr etmilerdir. Yahudiler Yahudilii, Hristiyanlar da
Hristiyanl din edinmilerdir. Halbuki bu iki din de bu halleriyle Allah
tarafndan gnderilmi deillerdir. Sonradan icad edilmi bid'atlardr. Bu Yahudi
ve Hristiyanlar, Allah'n btn Peygamberlerine gndermi olduu hak din slam
terkettiler. [340]
152- Allah'a
ve Peygamberine iman edip onlar arasnda hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince
ite onlara, Allah, mkfaatlarm verecektir. Allah, ok affeden ve ok
merhamet edendir.
Allah'n birliini
tasdik eden, Peygamberlerinin hepsinin Peygamber olduunu ve onlarn, Allah
tarafndan getirdikleri din ve eriatlarn hak olduunu ikrar eden,
Peygamberlerin bir ksmn tasdik edip dierlerini yalanlayarak onlarn
arasn ayranlar gibi olmayn. Hepsinin hak olduklarna iman eden kimselere
gelince, ite Allah, yle olanlara hakkyla iman etmelerinin karl olarak
mkfaatlann verecektir. Allah, daha nce o gibi gnahlar ileyip de sonra
tevbe eden kullarn
oka affeden ve kullarn dou yola ileterek onlara oka merhamet edendir.
GrId gibi yet-i
kerime, Muhammed mmetinin sfatlann beyan etmekte ve onlara bolca mkfaatlar
verileceini bildirmektedir. nk Muhammed mmeti, Bakara suresinin iki yz
seksen beinci yetinde de belirtildii gibi, Peygamberler arasnda bir ayrm
yapmaz, hepsine iman ederler. Bu hususta yet-i kerimede yle
buyurulmaktadr: "Peygamber ve mminler, rabbi tarafndan Peygambere
indirilene iman ettiler. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarna,
Peygamberlerine iman ettiler. "Allah'n Peygamberlerini birbirinden
ayrtetmeyiz." dediler. [341]
153- Ey
Muhammed, kitap ehli, gkten kendilerine bir kitap indirmeni isterler. Onlar
Musa'dan, bundan daha byn istemilerdi. "Allah' bize apak olarak
gster." demilerdi. Bunun zerine zulmlerinden dolay onlar bir lk
yakalayrverdi. Sonra, kendilerine apak deliller gelmiken buzaya taptlar.
Fakat biz bunu da affettik ve Musa'ya apak bir mucize verdik.
Ey Muhammed,
Yahudiler, gkten kendilerine bir kitap indirmeni ve senin doruluunu
gsteren bir mucize getinneni isterler. Onlarn atalar da Peygamberleri
Musa'dan, senden istedikleri eylerden daha byk eyler istemilerdi.
"Allah' bize apak olarak gster gzmzle grelim." demilerdi. Bu
azgnlklar ve cr'etleri yznden onlar bir lk yakal ay vermi de
lmlerdi. Sonra Allah onlan, Musa'nn duasyla tekrar diriltmiti. Daha sonra
bu Yahudiler, kendilerine Allah'n kudretini ve birliini gsteren apak
deliller gelmesine ramen Allah' brakp buzay ilah edindiler ve ona
taptlar. Biz, bu cinayetlerini de affettik. Musa'ya, Peygamberliinin
doruluunu gstererrak mucizeler ve
deliller verdik.
yette zikredilen
ehl-i kitaptan maksat, kendilerine Tevrat verilen Ya-hudilerdir. Yahudiler, Hz.
Muhammed'den, gkten bir kitap getirmesini istemilerdir. Yahudilerin
Resulullah'tan istedikleri bu kitabn nasl bir kitap olmasn talep ettikleri
hususunda mfessirler eitli grler zikretmilerdir.
a- Sddi ve
Muhammed b. Ka'b el-Kurezi'ye gre Yahudiler Resulullah'tan, gkten kendilerine
yazl bir kitap getimesini istemilerdir. Zira Hz. Musa'ya Tevrat, gkten
yazl bir kitap olarak indirilmitir. Bu hususta Muhammed b. Ka'b el-Kurezi
diyor ki: "Yahudilerden bir ksm insanlar Resuiullah'a geldiler ve ona:
"Musa, Allah katndan yazl levhalar getirdi. Sen de bize, Allah katndan
yazl levhalar getir seni tasdik edelim." dediler. Bunun zerine Allah
teala bu ve bundan sonraki yetleri indirdi.
b- Katade'ye
gre ise Yahudilerin, Hz. Muhammed'den kendilerine indirmesini istedikleri kitap,
Yahudilere mahsus olacak bir kitaptr.
c- bn-i
Creyc'e gre ise Yahudilerin Resulullah'tan kendileri iin indirmesini
istedikleri kitaptan maksat, Yahudilerin belli adamlarna inecek ve Hz.
Muhammed'i tasdik etmelerini emredecek olan bir kitaptr.
Taberi diyor ki:
"Bu grlerden tercihe ayan olan udur: "Yahudiler Resulullah'tan
istemilerdir ki o, Allah'tan, btn yaratklarn, benzerini getirmekten ciz
kaldklar, kendilerinin de hak Peygamber olduuna ahitlik ettikleri ve
Yahudilerin, Resuiullah'a tabi olmalarna emreden bir kitab, gkten Yahudilere
indin-nesini istesin. stenen bu kitabn yazlm bir kitap olmas, onlar
hepsine veya bir ksmna indirilmi olmas muhtemeldir. Bu itibarla yukarda
zikredilen grlerin hepsi de mmkn olabilen grlerdir.
yet-i kerimenin
devamnda "Onlar Musa'dan, bundan daha byn istemilerdi."
buyurulmaktadr. Bu ifade, Resulullah'tan, kendilerine kitap indirilmesini
isteyen Yahudileri knamakta ve onlan ayplamaktadr. Allah teala bu ifadesiyle
Resulullah'a unu buyurmak istemitir: "Ey Muhammed, sen Yahu-, dilerin
byle bir istekte bulunmalarn ok grme. nk onlar, Allah' hakkyla
takdir edemedikleri, ona kar cr'etleri, onun "Halm" sfatndan
dolay aldanmalar yznden onlarn senden istedikleri kitab onlara indirsen
dahi, nceki atalarnn yapt gibi onlar da Allah'n emrine kar gelirler.
Zira ataan, Allah' gmek istemelerinden sonra la yakalnp lmler,
Allah onlan tekrar diriltmi bu defa onlar, Allah'n mucizelerini grdkleri
halde onu brakp buzaya tapmilardr. [342]
154- Sz
vermeleri iin Tur dan zerlerine kaldrdk. Onlara: "O kapdan secde
ederek girin." dedik. Ve onlara: "Cumartesi gn yasan
inemeyin." dedik. Ve onlardan salam bir sz aldk.
Yahudilerin,
Tevrat'taki hkmlerle amel edeceklerine dair Allab'a verdikleri sz tutmalar
iin Tur dan zerlerine kaldrdk. Onlara: "Kuds ehrinin kapsndan,
Allah'a kran secdesinde bulunarak ieri girin." dedik. Fakat onlar,
kendilerine gelen emri deitirip, kapdan klarnn zerine srnerek gerisin
geri girdiler. Yine biz onlara: "Allah'n emrine kar gelerek Cumartesi
gn avlanmayn." eledik. Fakat onlar, emre kar gelerek Cumartesi
gnnde de avlandlar. Aynca biz onlardan, Tevrat'taki hkmlerle amel
edeceklerine dair salam bir sz aldk. Fakat onlar bu szlerinde de durmadlar
ve bu sebeple de lanete uradlar. [343]
155-
Ahitlerini bozduklar ve Allah'n yetlerini inkr ettikleri, haksz yere
Peygamberleri ldrdkleri ve "Kalblcrimiz perdelidir." dedikleri
iin onlara (lanet ettik) Dorusu Allah, inkr etmeleri sebebiyle onlarn
kalblcrinc mhr vurmutur. Onlarn pek az iman eder.
Yahudiler, Tevrat'taki
hkmlerle amel edeceklerine dair vermi olduklar sz bozmalar,
Peygamberlerin doruluunu gsteren, Allah'n yet ve delillerini inkr
etmeleri ve kendilerine hak yolu gsteren Peygamberleri haksz yere
ldrmeleri ve "Kalblerimiz perdelidir, bizi davet ettiin eyleri
anlamyoruz." demeleri yznden biz onlar lanete urattk. Daha dorusu
inkrlar sebe-iyle Allah onlarn kalblerini sapklk ve azgnlk mhriiyle
mhrlemitir de onlar, iman edilmesi gereken hereye deil pek az eye iman
eder olmulardr. Bylece hi iman etmemi gibi olmulardr.
Katadeye gre bu
yet-i kerime, bundan nceki yetlerle bal deildir. Kendi bana mstakil
bir yettir. yette bir hazvf vardr. O da "Lanet ettik" cmlesidir.
Bu itibarla yet izah edilirken bu cmlenin zikredilmesi gerekmektedir.
Dier bir ksm
mfessirlere gre ise bu yet-i kerime, bundan nceki yetlerle irtibatldr.
Bu yet de yz elli nc yette geen "Onlar bir lk yakal ay
iverdi" ifadesinin gerekesidir. Buna gre yetin bu blmnn mns
yledir: "Zulmetmeleri, ahitlerini bozmalar ve Allah'n yetlerini inkr
etmeleri, haksz yere Peygamberleri ldrmeleri ve "Kalblerimiz
perdelidir" demeleri sebebiyle onlar bir lk yakal ay iverdi."
Taberi, Katade'nin
grnn doru olduunu, bu yetin nceki yetlerle bal olmayp mstakil bir
yet olduunu, yette "Biz onlara lanet ettik, biz onlara gazap
ettik." eklinde bir cmlenin hazfedilmi olduunu zira, "Bilakis
inkrlar yznden Allah onlarn kalblerini mhrlemitir." cmlesinin,
hazfedilen bu cmleye iaret ettiini, nk kalbi mhrlemenin, lanete uratlm
ve gazap edilmi bir kimse olacan sylemitir.
Taberi bu gr
tercih etmesine sebep olarak da unu zikretmitir." sra-iloullarn bir
ln yakalayp ldrmesi Hz. Musa zamannda olmutur. Halbuki onlarn,
Peygamberlerini haksz yere ldrmeleri, bundan sonraki yetlerde zikredildii
gibi, Hz. Meryem'e zina iftirasnda bulunmalar ve "Biz sa Mesihi
ldrdk" demeleri Hz. Musa'dan ok sonra olmutur. Bu nedenle sonra
meydana gelen olaylar, la sebep gstermek isabetli deildir. Zira la
yakalananlarla bunlar ayn kimselerdir. Bu da bu yetin ve bundan sonra gelen
yetlerin nceki yetlerle balantl olmadn gsterir. [344]
156-157-158-
nkr edip Meryem'e byk bir iftira attklar ve "Allah'n Resul,
Mcrycmolu Mesih sa'y biz ldrdk." dedikleri iin Allah onlara lanet
etmitir. Onlar sa'y ne ldrler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse
onlara sa gibi grnd. sa hakknda ihtilafa denler gerekten phe
iindedirler. Onlarn bu hususta zan'na uymaktan baka bir bilgileri yoktur.
Kesin olarak sa'y ldrmediler. Bilakis Allah onu kendi
katna ykseltti. Allah hereye galiptir,
hkm ve hikmet sahibidir.
Yahudilerin inkhar
etmeleri ve hibir delil olmakszn Meryem'e zina is-nad ederek byk bir
iftirada bulunmalar "Allah'n Resul, Meryemolu Mesih sa'y biz
ldrdk," demeleri sebebiyle Allah onlan lanete uratt. Halbuki onlar,
sa'y ne ldrdler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse onlara sa gibi
grnd. sa hakknda ihtilafa den bu Yahudiler, onun ldrlmesi hususunda
elbetteki phe iindedirler. ldrdkleri kiinin kim olduu hakknda onlarn
hibir bilgileri yoktur. Sadece ldrdkleri kimsenin sa olduu zannna kapldlar.
Onlar, kesin olarak sa'y ldrmediler. Bilakis Allah, sa'y diri olarak
kendi katma ykseltti. Allah, hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.
yet-i kerimede,
Yahudilerin, Hz. Meryem'e attklar zikredilen iftiradan maksat, ona zina
snad etmeleridir. Nitekim Abdullah b. Abbas, Sddi ve Cveybir, buradaki
iftiradan maksadn zina isnad etmek olduunu sylemilerdir.
yet-i kerimede,
Yahudilerin, Hz. sa'y ldrmedikleri, onu asmadklar fakat ldrlen kiinin
sa'ya benzetildii zikredilmektedir.
Mfessirler, ldrlen
bu kiinin, sa'ya nasl benzetildii hususunda farkl grler
zikretmilerdir. Bunlar u ekilde zetlemek mmkndr.
a- Harun b.
Anterenin Vehb b. Mnebbih'ten rivayet ettiine gre, Vehb, ldrlen kiinin
Hz. sa'ya benzetilmesi hususunda zetle unlar zikretmitir: "sa,
havarilerinden on yedi kiiyle birlikte bir eve girdiler. Yahudiler evin evresini
kuattlar. eri girdiklerinde Allah'n, evde bulunanlarn hepsini sa'nn
ekline evirdiini grdler. Onlara: "Bizi bylediniz. Ya sa'nn kim
olduunu bize gsterirsiniz veya hepinizi ldrrz." dediler. Bunun
zerine sa, arkadalarna: "Bugn sizden cennet karlnda cann kim
satar?" diye sordu. lerinden biri, "Ben satarm" dedi. Sonra
kp evi kuatanlarn yanna gitti ve "sa benim" dedi. Allah onu
sa'nn ekline sokmutu. Onlar onu yakalayp ldrdler. Sonra da astlar.
Astklar kii onlara sa olarak gsterilmiti. Bu sebeple onlar sa'y
ldrdklerini zannettiler. Hristiyanlar da ayn zanna dtler. Halbuki Allah
teala o gn sa'y kendi katna ykseltmiti.
b- Abdssamed
b. Ma'kl'n Vehb b. Mnebbih'ten naklettii dier bir gre gre ise Vehb
zetle unlar sylemitir: Allah teala Hz. sa'ya, dnyadan ayrlacan
bildirince o lmden korkmu ve lm ona ar gelmitir. Bunun zerine o,
havarilerini arp onlara bir yemek vermi ve bizzat kendi eliyle onlara
hizmet etmi, onlarn da birbirlerine kar, kendisinin onlara davrand gibi
davranmalarn emretmitir. Sonra havarilerinden, Allah'a yalvarp ecelinin
ertelenmesini niyaz etmelerini istemitir. Fakat havarileri her dua etmeye
giritiklerinde kendilerini uyku basm ve uykuya dalmladr. Hz. sa onlan
uyandirmaya alm ve onlara "Sbhanallah, bana yardmc olmak iin tek
bir gece olsun sabredemiyor musunuz?" demitir. Onlar da: "Vallahi
bilmiyoruz bize ne oldu. Bizler geceleri oturup sohbet ediyorduk, sohbetimiz
uzun sryordu. Bugn ise sohbet etmeye takatimiz yok. Biz, her dua etmek
istediimizde duamza engel olunuyor." dediler. Bunun zerine sa:
"Herhalde oban gidecek koyunlar dalacaktr." dedi. Ve buna benzer
eyler syleyerek leceine iaret etti. Sonra yle dedi: "Gerek u ki
bu gece horoz lmnden nce sizden biriniz beni kere inkr edecektir. Yine
sizden biriniz basit dirhemler karlnda beni satacak ve benim deerim olan
o dirhemleri yiyecektir." Sonra evden ktlar ve dalp gittiler.
Yahudiler sa'y
aryorlard. Onlar, sa'nn havarilerinden biri olan em'un'u yakaladlar.
"Bu onun arkadalarndan biridir." dediler. em'un inkr etti ve
"Ben onun arkada deilim." dedi. Sonra o kiiyi baka bir grup
yakalad. Onlara kar da inkr etti. Sonra horozun tmesini iitti ve
zlerek alad. Sabah olunca havarilerden biri Yahudilere gidip: "Ben
size sa'y gsterecek olursam bana ne verirsiniz?" dedi. Onlar ona otuz
dirhem verdiler. Onu ald ve sa'y onlara gsterdi. Fakat onlar sa'y baka
biriyle kartrmlard. Onlar sa'y yakalayp ellerini baladlar. Onu ekip
srkleyerek gtrdler ve ona: "Sen lleri diriltiyor, eytan kovuyor
ve delileri iyiletiriyorsun ha? imdi kendini bu ipten kurtarsana?"
dediler. Ona tkryor!ar, zerine dikenler atyorlard. Nihayet onu, asmak
istedikleri aacn yanma getirdiler. Allah teala orada, sa'y ekip kendi
katna ald. Onl'ar ise sa'ya benzetilen kiiyi astlar. Astklar kii orada
yedi gn kald. sa'nn annesiyle sa'nn, delilik hastaln tedavi ettii
kadn gelip aslan kiinin yannda alamaya baladlar. te o srada sa
onlara geldi ye "Niin alyorsunuz?" dedi. Onlar da "Senin iin
alyoruz." dediler. sa: "Allah beni kendi katna ykseltti. Bana
hibir ey olmad. Onlarn astklar bu kii bana benzetilen birisidir. Siz,
havarilere syleyin de falan yerde ben grsnler." dedi. Havariler on bir
kii olarak orada sa ile karlatlar. sa kendisini Yahudilere gstererek
para karlnda satan arkadan onlarn iinde gremedi ve o kiinin ne
olduunu sordu. Onlar da: "O, yaptna piman oldu ve intihar etti."
dediler. Bunun zerine sa, "Eer tevbe etmise Allah onun tev-besini
kabul etmitir." dedi. Sonra sa havarilere: "Haydi gidin sizden her
biriniz bir milletin dilini konuur olacaktr. O, dilini konutuu kavmi
uyarsn ve dine davet etsin." dedi.
c- Katade,
Sddi, Kasm, bn-i shak, bn-i Creyc ve Mcahid'e gre ise ldrlen kiinin
Hz. sa'ya benzetilmesi u ekilde olmutur: Hz. sa ile havarileri bir evin
iinde bulunurken Hz. sa onlardan birinden, kendisine benzetilerek yerine
ldrlmesini istemi, arkadalarndan biri de bunu kabul etmi ve o kii,
Allah tarafndan sa'ya benzetilmi ve ldrlmtr. Meryemolu sa da ge
kaldrlmtr. Sddi'ye
gre Hz. sa'nn arkadalarnn says on dokuz, bn-i ishak'a gre on veya
on drttr. bn-i shak, Hz. sa'ya benzetilerek ldrlen kiinin adnn
"Sercis" olduunu sylemitir. Bu hususta Sddi'nin zetle unlar
syledii rivayet edilmektedir:
srailoullan, Hz.
sa'y ve Havarilerinden on dokuz kiiyi bir evin iinde kuatmlar. Bunun
zerine sa, arkadalarna: "Kim benim eklime girip de ldrlecek
olursa onun iin cennet vard." demitir. Onlardan biri sa'nn ekline
girmi sa ise ge kmtr. Havariler evden dian knca onlan kuatmlar,
kanlarn saysnn on dokuz olduunu grmler onlan saymlar fakat saylarnn
daha ncekilerden bir kii daha az olduunu grmlerdir. Ancak sa'nn ekline
giren adam da onlarn iinde gnnler fakat onun sa olup olmadnda phe
etmilerdir. Nihayet o kiiyi sa zannederek ldrp asmlardr. te Allah
teala: "Onlar sa'y ne ldrdler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse
onlara sa gibi grnd." yetinde bunu ifade etmektedir.
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Yani sa ile birlikte evde
bulunanlarn hepsinin isa'ya benzer hale geldiklerini, Yahudilerin, onlardan
birini sa zannederek ldrdklerini, Hristiyanlann da sa'nn ldn
zannettiklerini, aslnda ise sa'nn ge ekildiini syleyen grn tercihe
ayan olduunu sylemitir. Zira sa ile beraber olan havariler, ilerinden
birinin sa'ya benzetildiini ve sa'nn, onlarn arasndan ge kaldrldn
bizzat mahade etmi olsalard Hz. sa'nn ne olduu ve ona benzetilenin kim
olduu Yahudiler tarafndan bilinmese de bu havariler tarafndan bilinir ve bu
ekilde yaylrd. Halbuki havariler de meselenin nasl olduu hakknda kesin
bir bilgiye sahip deillerdi. nk hepsi de sa'ya benzetildiklerinden
hangisinin gerek sa olduu havariler tarafndan da bilinememi bylece Yahudiler
de Hristiyanlar da ldrlen kiinin Hz. sa olduu hakknda ittifak etmilerdir.
Halbuki Allah tealaanm bildirdii gibi gerekte onlar sa'y ldrmemiler ve
asmamlardr. Bilakis onlardan biri sa'ya benzetilmitir.
Taberi diyor ki:
"Vehb b. Mnebbih'ten nakledilen ikinci gr de doru olabilir. Yani
btn havariler sa'nn yanndan ayrldktan sonra evin iinde sa bir de onun
ekline sokulan arkada kalmtr. Hz. sa ge ekilmi ona benzetilen kii
ise ldrlmtr. Bu sebeple hem Hz. sa'nn rakadalan hem de Yahudiler,
ldrlp aslan kiinin sa olduunu sanmlardr. Zira onlar ldrlen
kiinin sa'ya benzediini grmler, o kiinin, sa'nn ekline dnt
srada ise yannda bulunmamlardr. Onlar sa'nn leceini geceleyin
kendilerine haber verdiini bildikleri iin ldrlenin gerekten sa olduunu
zannetmiler ve bunu bylece insanlara aktannlardir. Bu mazeretlerinden
dolay da yalanc olma sfatndan kurtulmulardr.
yet-i kerimede:
"sa hakknda ihtilafa denler, gerekten phe iindedirler. Onlann bu
hususta zanna uymaktan baka bir bilgileri yoktur." Duyurulmaktadr Bu
ifade yukarda zikredilen birinci gre gre izah edildiinde bunun mns
yledir: sa'y ve arkadalarm kuatan Yahudiler onu ldrmek istediklerinde
ihtilafa dtler. Zira onlar eve girmeden nce orada bulunanlarn saysn biliyorlard.
eri girince bir kiinin eksik olduunu grdler. Oradakilerin hepsi de
sa'ya benzediklerinden ilerinden birini pheli bir ekilde ldrdler. Bu
hususta kesin bir bilgileri yoktu. Sadece zanlanna uydular.
Yukarda zikredilen
ikinci gre gre ise yetin bu blmnn izah yledir: sa'nn yannda
bulunanlar, dalp gittikten sonra onu ldrmek isteyen Yahudiler evde kalan
kiinin mi sa olduu yoksa kp gidenlerden birinin mi sa olduu hususunda
ihtilaf ettiler. Onu ldrp ldrmediklerinde pheye dtler. nk onlar
eve girip orada bulunanlar saydklarnda onlarn, dar kanlardan ve evde
bulunan kiilerin saysndan fazla olduklarn grmlerdi. Bu nedenle
ldrdkleri kimse sa m yoksa bakas m diye pheye dtler, . Fakat
onlar, ldrdkleri kimse sa'ya benzedii iin "Biz sa'y
ldrdk." dediler. Halbuki onlarn ldrdkleri kiinin sa olup
olmad hususunda bir bilgileri yoktu. Onlar sadece zanna tabi olmulard.
yet-i kerimede geen
ve "Kesin olarak sa'y ldrmediler." diye tercme edilen ifadesi
Taberi tarafndan "Onlar bu zan-larn kesin bir bilgi ile
gidermediler." eklinde izah edilmi, Abdullah b. Ab-bas'n da yetin bu
blmn bu ekilde izah ettii rivayet edilmitir.
yet-i kerimenin
sonunda "Allah hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir."
buyurulmaktadir. Bunun izah yledir: Allah, kendilerine zulmeden Yahudileri
lkla yakalayarak ve onlan lanetine uratarak onlardan intikam ald gibi
her zaman dmanlanndan intikam alr. Kimse ona kar koyamaz. Yarattklarn
sevk ve idare etmesinde hikmet sahibidir. Onlar arasnda hkm verecek olan da
O'dur. O halde ey Muhammed'den zerlerine kitap indirilmesini isteyenler,
atalarnzn Peygamberlerini yalanlamalar-ve dostlarna kar iftiralar
atmalar yznden arpldklar gibi cezama arptrlacanzdan korkun. [345]
Allah teala Hz. sa'y
apak delillerle ve hidayetle Peygamber olarak gnderdi. Fakat Yahudiler
Allah'n, Hz. sa'ya Peygamberlik vermesini lleri diriltme, krlerin
gzlerini ama, czzamllar iyiletirme, amurdan ku yapp ona fleyerek
gerek ku haline getirme gibi mucizelerle donatmasn ekemediler. Bu sebeple
onu yalanladlar ve ona kar ktlar. Ellerinden gelen eitli
eziyetler yaptlar. yle ki Hz. sa
onlarla bir arada yaayamaz oldu ve annesiyle beraber ehir ehir gezmeye
balad. Fakat Yahudiler bununla da kalmayp onu, putperest olan zamann am
genel valisine ikayet ettiler. Hz. sa'nn, insanlar yoldan kardn ve onlar
idarecilere kar kkrttn sylediler. Vali buna ok kzd. Kuds'teki
temsilcisine mektup yazarak ona kar tedbir almasn ve onu asarak bana
dikenler koymasn ve insanlar ondan kurtarmasn emretti. Mektup Kuds
temsilcisine ulanca temsilci, Valinin emirlerine uydu. Yahudilerden bir
grupla beraber Hz. sa'nn on iki veya on yahut on yedi arkadla beraber
bulunduu eve gitti. Olay bir cuma gn ikindi vakti balayp cumartesi gecesi
devam etti. Bu gidenler Hz. sa'nn evini kuattlar. ende bulunan havarilerden
biri Allah tarafndan Hz, sa'ya benzetildi, eri giren valinin adamlar bu
kiiyi ldrdler sonra da gtrp astlar. Hz. sa ise Allah tarafndan kendi
katna ykseltildi.
Hz. sa hakknda
Hristiyaniar gruba ayrlmlardr;
a-
NASTURLER: Bunlar "sa aramzda Allah'n oluydu. Sonra allan onu alp
kendisine ykseltti." dediler.
b-
YAKUBLER: Bunlar diyorlard ki: "Allah, sa'nn eklinde iimize
gelmiti. Sonra gre g kt."
c- GEREKTEN
MAN EDENLER: Bunlar da diyorlard ki: "sa aramzda Allah'n kulu ve
Peygamberiydi. Sonra Allah onu ykseltip kendisine ald."
Ne yazk ki, iman
etmeyen ilk iki grup iman edenler galip gelerek onlar ortadan kaldrdlar.
Nihayet Hz. Muhammed (s.a.v.) geldi. Tevhid inanc tekrar ortaya kt. [346]
159- Kitap
ehlinden hibir kimse yoktur ki, lmeden nce ona iman etmi olmasn. sa*
kyamet gnnde onlarn zerine ahitlik edecektir.
Mfessirlerbu yet-i
kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir.
a- Abdullah
b. Abbas, Ebu Malik, Hasana Basri, Katade ve bn-i Zeyd yeti yle izah
etmilerdir: "Ehl-i kitaptan hibir kimse yoktur ki sa Deccal'
ldrmek iin tekrar yeryzne
gnderildiinde sa lmeden nce ona iman etmi olmasn."
Grld gibi bu
grte olanlara gre bu yet-i kerime, Hz. sa'nn yere inmesinden sonra
ehl-i kitap olan btn insanlarn Hz. sa'ya iman edeceklerini ve mslman
olacaklarn bildirmektedir. Kyamet gnnde de Hz. sa, ehl-i kitap iin
ahitlik edecektir. Onlardan kimin iman edip kimin iman etmediini
bildirecektir.
b- Yine
Abdullah b. Abbas, Mcahid, krime, Hasan- Basri, Muhammed b. irin ve
Cveybir'den nakledilen dier bir gre gre bu yetin izah yledir:
"Yahudilerden hibir kimse yoktur ki, lmnden nce isteyerek veya istemeyerek
sa'ya iman etmi olmasn."
Grld gibi bu
grte olanlara gre bir Yahudinin boynu da vurula . bir yerden derek de
lse veya bir yrtc hayvan tarafndan paralanarak da lse mutlaka Hz.
sa'ya iman eder sonra can kar. Hristiyaniar da byledir.
c-
krime'den nakledilen dier bir gre gre yetin mns yledir: "Ehl-i
kitap olan Yahudi ve Hristiyanlardan hibir kimse yoktur ki o kimse lmnden
nce Muhammed'e iman etmi olmasn."
-
Taberi bu grlerden
birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira ikinci grte
olanlar, btn ehl-i kitabn, Hz. sa'ya iman ettikten sonra lm olacaklarn
sylemilerdir. Bunlarn ifadeleri esas alnd takdirde, len ihl-i kitaba
slam muamelesi tatbik etmek icabeder. nk Hz. sa'ya hakkyla iman edenin,
Hz. Muhammed de dahil dier btn Peygamberlere iman etmesi ve mslman olmas
gerekir. Hz. Muhammed'e iman edinin Hz. sa'y yalanlamas mmkn olmad
gibi Hz. sa'nn Peygamber olduuna iman edinin de Hz. Muhammed'i yalanlamas
mmkn deildir. Bunlarn izahlarna gre len her ehl-i kitaba slam muamelesi
uygulanarak, onun ykanmas, cenazesinin klnmas, malnn, erginlik ana
gelmemi olan ocuklarna veya erginlik ana ermi mslman ocuklarna
taksim edilmesi, eer kk ocuu veya erginlik ana gelmi mslman ocuu
yoksa malnn, byle olan mslmanlar gibi Beytl Mala aktarlmas gerekir.
Halbuki btn
mslmanlar, Hz. Muhammed'e ve onun, Allah katndan getirdiklerine iman etmeden
nce len bir ehl-i kitaba mslman muamelesi yaplmayaca ve ona,
hayatndaki gibi ehl-i kitap hukukunun uygulanaca hususunda ittifak
etmilerdir. Bu da: "Her ehl-i kitap lmeden nce Hz. sa'ya mutlaka iman
eder," grnn yanl olduunu, yetin bu blmnden maksadn, hir
zamanda Hz. sa'nn yeryzne indii srada mevcut olan ehl-i kitabn
kas-dedildiini ve bunlarn, Hz. sa'ya dolaysyla Hz. Muhammed'e iman
edeceklerini beyan ettiini gsterir. Nitekim bu hususta Ebu Hureyre (r.a.)
Resulullah (s.a.v.) in yle buyurduunu rivayet
etmitir:
"Peygamberler
baba bir kardetirler. Anneleri ayrdr. Dinleri ise birdir. Ben, Meryemolu
sa'ya daha yaknm. nk benimle onun arasnda Peygamber yoktur. sa
inecektir. Siz onu grdnzde onu tanyn. O, orta boylu, krmz ile beyaz
aras bir tendedir. Onun zerinde iki paradan meydana gelen ak sar bir
elbise bulunur. Ona slaklk dokunmasa da sanki bandan (salarndan) su
damlyor gibidir. O, ha kracak, domuzu ldrecek, cizyeyi kaldracak ve
insanlar slama davet edecektir. Allah, onun zamannda slam dndaki btn
dinleri yok edecektir. Yina Allah onun zamannda Deccal Mesihi yok edecek,
yeryznde gven hakim olacaktr. yle ki arslanlar develerle, kaplanlar
srlarla, kurtlar koyunlarla beraber otlayacak ve ocuklar ylanlarla
oyna-yacaklardr. Bunlar birbirlerine zarar vermeyeceklerdir. sa yeryznde
krk sene
kalacak sonra vefat
edecek ve mslmalar onun cenaze namazm klackalardr." [347]
Grld gibi Hz.
sa, Deccal ldrmek iin lmnden evvel gkten inince btn btl dinler
ortadan kalkacak, insanlar slam dininde birleecekler ve bylece ehl-i kitap
olanlardan, sa'ya iman etmeyen kalmayacaktr.
Hasan- Basri diyor
ki: "Allah'a yemin olsun ki Hz. sa u anda diridir ve
Allah katmdadir. O, yeryzne indii zaman
btn ehl-i kitap ona iman edecektir. Kyamet gnnde de Hz. sa, kendisine
inanan veya inanmayanlara kar ahit olacaktr."
Resulullah (s.a.v.)
Hz. sa'nn tekrar yeryzne ineceini beyan ederek buyuruyor ki:
"Hayatm kudret
elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Meryemolu sa yaknda aranza adeletli
bir hakem olarak inecek, ha kracak, domuzu ldrecek (onu ortadan kaldrp
yenmesini yasaklayacak) cizyeyi kaldracaktr. Aynca o zaman mal artacak yle
ki kimse ona tenezzl etmeyecektir. [348]
Taberi diyor ki:
"yet-i-kerimeyi "Hibir ehl-i kitap yoktur ki lmeden nce
Muhammed'e iman etmi olmasn." eklinde izah edenlerin grlerinin fasit
olduu, bundan nceki grn fasit olduunu izahtan anlalmaktadr. Buna
ilaveten daha nce Hz. Muhammed'den bahsedilmemitir ki bu yette geen deki
zamirin Hz. Muhammed'i gsterdii sylensin. Daha nce Hz. sa, annesi ve
Yahudilerden bahsedildiinden bu zamirin Hz. sa'y gsterdiini sylemek
elbetteki daha isabetlidir. [349]
160-161-
Yahudilerin zulmetmeleri ve bir ok kimseleri Allah yolundan alkoymalar,
yasaklandklar halde faiz almalar ve insanlarn mallarn haksz yere
yemeleri sebebiyle daha nce kendilerine helal klnan temiz eyleri onlara
haram kldk. Onlardan kfir olanlara, can yakc bir azap hazrladk.
Yahudilerin,
Peygamberleri ldrmeleri gibi zulmleri, Allah'n dininden
bir pk insanlar alkoymalar,
kendilerine yasaklanmasna ramen faiz almalar, rvet olarak veya Allah'n
kitabn deitirme karlnda para alarak haksz yere insanlarn mallarm
yemeleri sebebiyle, daha nce kendilerine helal kldmz temiz eyleri haram
kldk. Biz onlardan kfir olanlara can yakc bir azap hazrladk ki o da
cehennem azabdr.
u yet-i kerimede
Yahudilere yasaklanan eylerden bir ksm zikredilmektedir. "Biz,
Yahudilere, trnakl her hayvan haram kldk. Onlara sr ve davarn srt,
barsak ve kemik yalarnn dnda i yalarn da haram kldk.
Azgnlklarndan dolay onlar bu ekilde cezalandrdk. phesiz ki biz, doru
syleyiniz. [350]
yet-i kerimede,
Yahudilerin, iledikleri drt gnahtan dolay kendilerine daha nce helal
kliman eylerin haram klnd beyan edilmitir. ledikleri bu gnahlardan
biri, zulmetmeleridir. Bu zulmlerinin mahiyeti ise bundan nceki yz elli
be, yz eli i alt ve yz elli yedinci yetlerde zikredilen, Allah'a
verdikleri hadi bozmalar, Allah'n yetlerini inkr etmeleri, Peygamberleri
haksz yere ldrmeleri, "Kalblerimiz kapaldr," demeleri,
inkarclkta bulunmalar, Meryem'e zina iftirasnda bulunmalar ve "Biz,
Meryemolu sa Meini ldrdk." demeleridir. Bu gnahlardan bir dieri
ise insanlar Allah'n yolundan oka alkoymalardr. Bundan maksat ise,
Allah'a kar btl eyler uydurup onun, Allah'tan olduunu iddia etmeleri,
Allah'n kitabn deitirmeleri, mnlarn gereinden saptrmalar, Hz.
Muhammed'in Peygamberliini inkr etmeleri ve onun gerek halini bilmeyen cahil
insanlara aklamamalar ve bylece insanlar saptrmalardr.
Yahudilerin ilemi
olduklar gnahlardan bir bakas da daha nce izah edildii gibi faiz
almalardr.
Yine Yahudilerin
ilemi olduklar gnahlardan biri de insanlarn mallarn haksz yere
yemeleridir. Bundan maksat ise verecekleri hkm karlnda rvet almalar,
kendileri herhangi bir ey yazarak "Bu Allah kalndandr." demek
suretiyle para almalar ve benzeri murdar kazanlar salamalardr. te bu
gnahlar yznden Allah teala onlar cezalandrm ve onlar iin helal kld
eyleri haram klmtr.
Ayet-i kerimenin
sonunda: "Onlardan kfir olanlara can yakc bir azap hazrladk."
buyunlmaktadk. Burada ifade edilen "Onlar"dan maksat, Yahudiler,
"Onlardan kfir olanlar"dan maksat, Uz. Muhammed'in Peygamberliini
inkr edenler ve "Can vakc azap"tan maksat ise cehennem azabdr. [351]
162- Fakat
onlardan, ilimle derinlemi olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden
nce indirilenlere iman ederler. zellikle namaz klanlara, bir de zekat
veren ve Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat
vereceiz.
Mfessirler bu yet-i
kerimeyi iki ekilde izah etmilerdir; Birinci izah ekli mealde veridii
gibidir. Taberi'nin yapt ikinci izah ekli ise yledir: "Fakat
onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana indirilen kitaba ve senden nce
indirilen kitaba ve namaz klan meleklere iman eden mminlere, zekat verenlere,
Allah'a ve hiret gnne iman edenlere elbette ki byk bir mkfaat vereceiz."
Taberi, yet-i
kerimenin bu son ekilde izah edilmesini tercih etmi bununla birlikte yetin
izahmdaki eitli grleri zetle u ekilde zikretmitir. "yet-i
kerimede geen ve "Namaz klanlar" diye tercme edile cmlesindeki
kelimesinin merfu mu yoksa
mensub mu veya mecrur
mu olduu hususunda farkl grler zikredilmitir:
1- Eban b.
Osman b. Affan ve Hz. Aie'den nakledilen bir gre gre bu kelime aslnda
eklinde merfudur. Fakat hattatlar yanllkla bunu eklinde yazmlardr. Bu
izaha gre yetin bu blmnn mns yledir: "Fakat onlardan ilimde
derinlemi olanlara, sana ve senden nce indirilenlere iman edenlere,
namazlarn dosdoru klanlara, zekatlarm verenlere ve Allah'a ve hiret
gnne iman edenlere, ite onlara yaknda byk bir mkfaat vereceiz."
2- Dier bir
ksm limlere gre ise kelimesi harfi ile mensubdur. Aslnda yette zikredilen
dier sfatlar gibi bu sfatn da merfu olmas gerekirken ancak bu sfat,
ilimde derinleenlerin sfat olduundan ve sfatla mevsuf arasna uzun bir
cmle girdiinden bu sfat mevsuf undan, irab ynnden ayrlm ve
"verim" anlamnda olan gizli bir fiil ile mensub okunmutur. Bu
izaha gre yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi
olanlara, sana indirilene ve senden nce indirilenlere iman eden mminlere,
namazlarn dosdoru klanlara ~Ki onlar verim- zekatlarn verenlere,
Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, evet ite onlara yaknda bir mkfaat
vereceiz."
3- Dier bir
ksm limlere gre kelimesi harfi ile mecrurdur. Ancak bunlar harfi ile mecrur olduunu
kabul ettikleri bu kelimenin ne sebepten dolay mecrur olduu hususunda eitli
izahlar zikretmilerdir.
a-
Bazlarna gre bu kelime, cmlesindeki harfine
atfedildii iin bu harfi esre okutan harf-i ceriyle mecrurdur. Bunlar yete
iki ekilde mn vermilerdir:
aa-
"Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene, senden nce
indirilenlere ve namazn dosdoru klnacana iman edenlere, Allah'a ve hiret
gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat vereceiz."
bb-
"Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene, senden nce
indirilenlere ve namaz klan meleklere iman eden mminlere, zektlarn verenlere,
Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat vereceiz.
b- Dier bir
ksm limlere gre kelimesi, gizli olan bir harfi ile mecrurdur. Buna gre de yetin
mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene,
senden nce indirilenlere iman eden ve namaz klanlara inanan mminlere, zekat
verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara yaknda byk
bir mkfaat vereceiz."
c- Baka bir
ksm limlere gre kelimesi, gizli olan bir harf-i ceriyle mecrurdur. Buna gre yetin
mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana
indirilene ve senden nce indirilenlere iman edenlere, namaz klanlardan
ilimde derinlemi olanlara, zekatlarn verenlere, Allah'a ve hiret gnne
iman edenlere, ite onlara yaknda byk bir mkfaat vereceiz.
d- Dier bir
ksm limlere gre ise bu kelime harf-i ceriyle mecrurdur. Buna gre de
yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde ileri gidenlere, sana
indirilene, senden nce indirilenlere iman eden mminlere, zekt verenlere,
Allah'a ve hiret gnne iman edenlere ite onlara byk bir mkfaat
vereceiz.
Taberi bu grlerden
kelimesinin cmlesindeki harfine atfedilerek mecrur olduunu syleyen ve
cmlesindeki namaz klanlardan maksadn melekler olduunu syleyen grn
isabetli olduunu zikretmi ve bunu tercih etliine dair delillerini
serdetmitir. [352]
163-
phesiz biz Nuh'a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vah-yettiimiz gibi sana
da vahyettik. brahim'e, smail'e, shak'a, Yakub'a, torunlara, sa'ya,
Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Sleyman'a da vahyettik. Davud'a Zebur'u verdik.
Ey Muhammed, Nuha ve
ondan sonra gelen dier Peygamberlere Peygamberlik verip vahiy gnderdiimiz
gibi sana da Peygamberlik ve vahi y gnderdik. Allah'n dostu olan brahim'e,
onun oullan smail ve shak'a, shak'n olu Yakub'a, Yakub'un neslinden olan
torunlara, sa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Sleyman'a da Peygamberlik vahiy
gnd emi itik. Sana, hak ile batl ayr-deden Kur'an' verdiimiz gibi
Davud'a da Zeburu vermitik.
Abdullah b. Abbas
diyor ki: "Yahud il erden Skeyn ve Adiy b. Zeyd gibi ahslar dediler
ki: "Ey Muhammed, Allah'n, Musa'dan sonra herhangi bir insana bir ey
indirdiini bilmiyoruz." te bunun zerine Allah teala bu yeti ve bundan
sonra gelen iki yeti indirdi. [353]
Muhammed b. Ka'b
el-Kurezi ise demitir ki: "Allah teala, bu yetten nce zikredilen:
"Kitap ehli, gkten kendilerine bir kitap indirmeni isterler."
yetini ve ondan sonra gelen yz elli drt, yz elli be ve yz elli altnc
yetlerini indirince Resulullah bu yetleri Yahudilere okumu ve onlara, yaptklar
irkin amelleri bildirmitir. Bunun zerine Yahudiler, Allah'n indirdii
her-eyi inkr etmiler ve demilerdir ki: "Allah, herhangi bir beere bir
ey indir-memitir. Ne Musa'ya ne sa'ya ne de herhangi bir Peygambere bir ey
indirmitir." Bunun zerine Allah teala: "Onlar, Allah hibir
kimseye bir ey indirmedi." diyerek Allah' hakkyla takdir edemediler[354]yetini
indirmitir. [355]
164- Daha
nce bazlarn sana anlattmz bazlarn da anlatmadmz Peygamberler
gnderdik. Allah, Musa ile de bizzat konutu.
Ey Muhammed, Nuh'a ve
ondan sonra gelen Peygamberlere vahiy gnderdiimiz gibi sana da vahiy ve sana
anlatmadmz baka peygamberler de indirdik. Sana anlattmz bir ksm
Peygamberlere de vahiy indirdik. Allah, Peygamberi olan Musa ile de
konumutur.
Cez' b. Cabir
el-Hasemi, Allah tealann, Uz. Musa ile konumas hususunda unlar
sylemitir: "Allah teala Hz. Musa ile, onun anlayaca diklen nce dier
btn dillerle konuunca Musa: "Ey Rabbim, vallahi ben bunu anlamyorum."
demitir. Nihayet Allah teala Musa'ya, onun sesine uygun ekilde ve onun
diliyle konuunca Musa: "Ey Rabbim, senin konuman byle midir?" diye
sormu Allah teala da: "Hayr byle deildir." demitir. Bunun
zerine Musa: "Senin yaratklarnda, senin konumana benzer bir ey var
mdr?" diye sormu Allah teala da: "Hayr yoktur. Benim
yarattklarmdan benim konumama en ok benzeyeni, insanlarn iittikle^en
iddetli yldrm sesidir." buyurmutur.
Peygamberlerin bir
ksmnn adlan Kur'an- Kerim'de zikredilmi bir ksmnn ise
zikredilmemitir. simleri zikredilmeyenlerin saylarnn ne kadar olduu
hakknda ihtilaf vardr. Gnderdii Peygamberlerin, saysn Allah bilir. Allan
tealann Hz. Musa ile konumas ise ona bahettii zel bir ltuftur. [356]
165-
Mjdeleyen ve uyaran Peygamberler gnderdik ki, Peygamberler geldikten sonra
insanlarn, Allah'a kar herhangi bir bahaneleri kalmasn. Allah hereye
galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.
Biz bu Peygamberleri,
itaat edenleri sevapla mjdeleyici ve isyan edenleri de cezalarla uyarc
olarak gnderdik. Bylece, Peygamberler gnderildikten sonra kfir olan isanlnn
Allah'a kar herhangi bir bahaneleri kalmasn ve "Bize Peygamber
gnderilmedi ki ona itaat edelim." demesinler. Allah, yaratklarn
cezalandrmada hereye kadirdir, onlar sevk ve idarede hikmet sahibidir.
Bu hususta dier bir
yet-i kerimede yle Duyurulmaktadr: "Eer biz onlar Muhammed'den nce
bir azapla helak etseydik muhakkak "Rabbimiz, bize bir Peygamber
gnderseydin de zelil ve rsvay olmadan nce yetlerine uy-saydik ya."
derlerdi. [357]
Allah teala
Peygamberleri gnderdikten sonra dinden kan her sapn itiraz yollarn
tkam ve bahanelerine imkn brakmamtr. Bylece btn yaratlanlara kar
sadece Allah tealann delili kalmtr. Bakalarnn delili yoktur. [358]
166- Fakat
Allah, sana indirdiine ahitlik eder. Onu bilerek indirmitir. Melekler de
buna ahitlik ederler. ahit olarak Allah yeter.
Ey Muhammed, senden,
kendilerine gkten bi kitap indirmeni isteyen Yahudiler, sana indirdiimiz
Kur'an' inkr ederlerse ve "Allah hibir beere bir ey indirmedi*'
diyerek seni yalanlayacak olurlarsa sen onlarn bu davarnlarma zlme. nk
Allah, sana indirdii kitab, bilgisi dahilinde indirdiine dair ahitlik
etmektedir. Melekler buna ahitlik etmektedirler. Allah'n ahitlii yeter.
Dier yaratklarn ahitliine de ihtiya yoktur. Rabbin senin doruluuna ahitlik
ettikten sonra artk yalanlayanlarn yalanlamalar sana bir zarar vermez.
Abdullah b. Abbas
diyor ki: "Resulullah, bir Yahudi topluluunun yanna gitti. Onlara:
"Vallahi ben biliyorum ki sizler, benim, Allah'n Peygamberi olduumu ok
iyi biliyorsunuz." dedi. Onlar da: "Biz bunu bilmiyoruz."
dediler. Allah teala da: "Fakat Allah sana indirdiine ahitlik eder. Onu
bilerek indirmitir. Melekler de buna ahitlik ederler. ahit olarak Allah
yeter." yetini indirdi. [359]
167-
phesiz ki inkar edenler, insanlar Allah yolundan alkoyanlar, derin bir
sapkla dmlerdir.
Ey Muhammed,
kssalarn anlattmz kiilerden, senin Peygamberliini bildikten sonra
inkr edenler, Allah'n sana vahiy indireceini kabul etmeyenler ve insanlar
Allah'n sana gnderdii slamdan, senin aleyhinde eitli eyler konuarak ve
senin hakkndaki yetleri gizleyerek alkyonlar, ite onlar doru yoldan
ayrlm ve derin bir sapkla dmlerdir. Zira Allah'n gnderdii hak dini
brakm, btl yollara sapmlardr. [360]
168- Muhakkak ki Allah, inkr edenleri ve
zulmedenleri ne balar ne de doru br yola eritirir. [361]
169- Onlara
ancak cehennemin yolunu gsterir. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Bu, Allah'a
gre ok kolaydr.
phesiz ki
Muhammed'in Peygamberliini inkr ederek Allah' da inkr etmi olan ve
insanlar haktan alkoyarak kendilerine ve olara zulmedenleri affetmez. Onlar
cezalandrr ve rsvay eder. Onlara doru yolu da gstermez. Bu sapan ve
saptran zmreye Allah teala ancak, iinde ebedi olarak kalacaklar cehennemin
yolunu gsterecektir. Bu, onlarn yaptklarnn karldr. Bunu yapmak
Allah'a pek kolaydr. Zira btn varlklar onun yarat, yapaca iler de
kendisine aittir. Ona kimse karamaz. [362]
170- Ey
insanlar, phesiz ki Peygamber, rabbiniz tarafndan size gerei getirmitir.
man edin. Bu sizin iin daha hayrldr. ayet inkr ederseniz bilin ki
gklerde ve yerde olan herey Allah'a aittir. Allah, here-yi ok iyi bilendir,
hkm ve hikmet sahibidir.
Ey insanlar size
Rabbiniz tarafndan, Allah'n Peygamberi olan Muham-med, gerek dini olan
slam getirmitir. O, Allah'n, kullar iin semi olduu bir dindir. Siz,
Muhammed'e ve getirdiine iman edin. nk iman etmeniz, sizin iin daha
hayrldr. ayet Muhammed'in Peygamberliini ve getirdii eyleri inkr
ederseniz, phesiz ki inkrnz, Allah'n mlknden ve hkmranlndan bir
ey eksiltmez. Zira gklerde ve yerde bulunan herey Allah'a aittir. Allah,
kullarnn hallerini ok iyi bilendir, yaptklarnda hkm ve hikmet sahibidir. [363]
171- Ey
kitap ehli, dininiz hususunda ar gitmeyin, Mcrycmolu sa Mesih Allah'n
sadece Peygamberidir. Meryem'e ulatrd kelimesi ve ondan bir ruhtur.
Allah'a ve Peygamberine iman edin. "Allah tr" demeyin. Bundan
vazgein. Sizin iin daha hayrldr. Allah ancak bir tek ilahtr. O, ocuk
sahibi olmaktan mnezzehtir. Gklerde ve yerde ne varsa onundur. Vekil olarak
Allah yeter.
Ey kitap ehli olan
Hristiyanlar, dininiz hususunda haddi aarak ifrata kamayn. sa hususunda
Allah'a kar sadece gerei syleyin. nk sizin "sa Allah'n
oludur." sznz btldr ve haddi amadr. Zira Allah ocuk
edinme-mistir. Meryemolu sa Mesih, iddia ettiiniz gibi Allah'n olu deil
sadece Peygamberidir. Ve Meryem'e bildirdii bir mjde szdr. Kendisinden Meryem'e
ulatrd bir ruhtur. O halde Allah'n birliine ve ocuu olmadna iman
edin. Peygamberlerinin Allah katndan getirdiklerini tasdik edin. lahn
olduunu sylemeyin. Yalanlarnzdan ve Allah'a ortak koma iddialarnzdan vazgein.
Zira bu sizin iin, hemen uratlacanz veya daha sonra gelecek olan azaptan
daha hayrldr. Allah ancak tek bir ilahtr. Onun ne ocuu vardr ne de
babas. Allah, ocuk edinmekten mnezzehtir. Gklerde ve yerde ne varsa hepsini
yaratan ve onlarn sahibi olan Allah'tr. Ve bn yaratlanlar onun kuludur.
Byle olunca, yarattklarndan biri olan sa nasl olurda Allah'n olu olur?
Allah, kullarn sevk ve idare edici olarak yeter.
yet-i kerimede, Hz.
sa, Mesih olarak sfatlandrlmtr. Bu kelime "Dokunma ve silme"
mnsna gelen kknden tretilmitir. Hz. sa'ya bu sfatn verilmesinin
sebebi ise Allah tealanm onu, gnahlarndan arndrmasndan ve ktlkleri
ondan silip gidermesindendir.
Taberi diyor ki:
"Bir ksm insanlar "Mesih" kelimesinin branice veya
"Sryanice" bir kelime olduunu, aslnn ise "Mesih"
olduunu fakat Arapa'ya "Mesih" olarak getiini, nitekim smail,
shak, Musa ve sa gibi Kur'an'da zikredilen Peygamberlerin adlarnn da
Arapa'ya baka dillerden getiini sylemilerdir. Taberi bu grn isabetli
olmadn sylemitir. Zira "Mesih" kelimesi isim deil sfattr.
Kur'an'da Arapa'nn dnda bir dilden alnan bir sfat
zikredilmem itir. nk Allah teala
Kur'an' Arap lisanyla gnderm itir. ayet "Mesih" kelimesinin
Arapa olmad sylenecek olursa Allah tealann, Kur'an'i anlayan Araplara,
anlamayacaklar bir sfat zikrettii sylenmi olur ki bu da daha nce de
beyan edildii gibi, konuan bir kiinin, dinleyenlere anlamayacaklar eyleri
sylemesi olur ki bu Allah tealaya yakmaz. Kur'an'da zikredilen ve Arapa
olmayan dier kelimeler ise Arap olmayan Peygamberlerin sfatlan deil
isimleridir. Yabanc dillerden alnan isimlerin Kur'an'da zikredilmesi onu
anlamaya herhangi bir zarar vermediinden onlan zikretmenin bir mahzuru yoktur.
Deccala
"Mesih" denmesinin sebebi ise onun gznn silik olu undandr.
Resulullah da bunu byle aklamtr.
yet-i kerimede
zikredilen Hz. sa'nn dier bir sfat da "Allah'n kelimesi" dir.
Bu sfattan maksat, Allah tealann, meleklerine, Meryem'e mjdelemelerini
emrettii bir mesajdr. Nitekim bu hususta baka bir yette yle
buyurulmutur: "Ey Meryem, Rabbine boyun e. Ona secde et ve r'ku
edenlerle bareber rku et. [364]
yet-i kerimede Hz.
sa'nn dier bir sfat olarak ( yani "Allah'tan bir ruhtur" ifadesi
zikredilmitir. Mfessirler bu sfat eitli ekillerde izah etmilerdir.
a-
Bazlarna gre "Allah'tan bir ruhtur" ifadesinden maksat,
"Allah tarafndan bir flemedir." demektir. Zira Hz. sa Allah
tealann emriyle Cebrail'in, Hz. Meryem'in abasna flemesiyle meydana
gelmitir. Bu hadise, Allah'n emriyle meydana geldiinden, Allah tarafndan
bir ruh, yani bir fleme eklinde ifade edilmitir.
b- Dier bir
ksm mfessirere gre ise "Allah tarafndan bir ruhtur." ifadesinden
maksat, "Allah tarafndan bir hayattr." Yani, Allah'n,
"Ol" demesiyle meydana getirdii ve can verdii bir kuludur."
demektir.
c- Baka bir
ksm mfessirere gre "Allah tarafndan bir ruhtur" ifadesinden
maksat, "Allah tarafndan bir rahmettir." demektir. Zira'Allah teala
Hz. isa'y, kendisine iman edenlere bir rahmet klmtr. nk Hz. sa onlara
doru yolu gstermitir.
d- Baka bir
ksm mfessirere gre "Allah'tan bir ruhtur" ifadesinden maksat,
"sa Allah'n, dem'in sulbnden kararak ekillendirdii sonra da konuturduu
insanolunun ruhlarndan bir ruhtur. Allah onu yarattktan sonra ekillendirdi,
Meryem'e gnderdi. O, Meryem'in azndan ieri girdi. Sonra Allah teala onu Hz.
sa'nn ruhu yapt. bey b. K'b bu sfat bu ekilde izah etmitir.
e- Baka bir
ksm mfessirere gre "Allah tarafndan bir ruhtur." ifadesinden
maksat, "Allah'n ruhu" diye adlandrlan Cebrail tarafndan Meryem'e
iletilendir." demektir. [365]
Taberi diyor ki: Bu
grlerden her birinin doruya uzak olmayan bir yn vardr." [366]
172- Ne sa
Mesih Allah'a kulluk yapmaktan kanr ne de Allah'a yaklatrlm melekler.
Kim, Allah'a kulluk etmekten ekinirse bilsin ki Allah, hepsini huzurunda
toplayacaktr.
*Bir ksm insanlar
Hz. sa'y ilah edindikleri gibi Allah'a yakn olan melekleri de ilah
edinmilerdir. Bu sebeple yet-i kerime, hem sa'nn hem de meleklerin,
Allah'n kullan olduklarn, bu itibarla meleklerin de sa gibi Allah'a kulluk
etmekten kanp kibidenemeyeceklerini beyan etmektedir. [367]
173- Allah,
iman edip salih ameller ileyenlerin mkfaatlarm ise eksiksiz verecek ve
ltfundan daha da artracaktr. Kendisine kulluk etmekten ekinip
kibirlencnlcrc gelince onlar can yakc bir azaba uratacaktr. Bunlar
kendilerine Allah'tan baka ne bir dost ne de bir yardmc bulackalardr.
Allah'n birliini
ikrar eden, ona itaata boyun eer, kullukta ona teslim olan, Allah'n
emirlerini tutup yasaklarndan kanarak salih amel ileyen mminlere gelince
Allah onlarn salih amellerinin karln tam olarak verecek ve ltfundan
daha fazlasn da verecektir. Allah'a kulluk etmeyi gururlarna yediremeyen,
ona boyun emekten kibirlenen kimselere gelince, Allah onlara can yakc bir
azapla azab edecek, gururlanan bu insanlar, kendilerini Allah'n azabndan
kurtaracak bir dost ve yardmc bulamayacaklardr.
yet-i kerimede, Allah
tealann, iman eden ve salih ameller ileyen kullarna, yaptklar amellerin
karln tam olarak verecei, buna ilaveten ltfundan daha fazlasn
verecei zikredilmektedir.
Taberi diyor ki:
"Allah tealann, amellerinin karl olarak verecei mkfaatlar,
amellere gre snrldr. Fakat ltfundan verecei fazla mkfaatlann ise snn
yoktur. Kullarndan dilediine diledii kadar fazla mkfaat verecektir."
Bir ksm limler,
Allah'n ltfundan verecei bu fazla mkfaatlann, kulun hak ettii mkfaatn
yedi yz katna ulaacan, dier bir ksm limler ise iki bin katna
ulaacan zikretmilerdir. Bu husustaki grler daha nce zikredilmitir.
Bu sebeple burada tekrarna lzum grlmemitir. [368]
174- Ey
insanlar, size Rabbinizdcn bir delil geldi. Ve size apak bir nur indirdik.
Ey Yahudi, Hristiyan
ve mrik olan insanlar, size Rabbiniz olan Allah tarafndan, zerinde
bulunduunuz dinlerin btl olduunu ispatlayan ve ortaya koyan bir delil
geldi. O delil, Muhammed'dir. Allah onu gndererek artk sizin ileri
sreceiniz mazeretlere mahal brakmamtr. Ey insanlar, biz o Muhammed'le
birlikte sizler iin yolunuzu aydnlatan bir nur indirdik. Bu nur da Muhammed'e
indirilen Kur'an'dr. [369]
175- Allah'a
iman eden ve emirlerine smsk sarlanlara gelince, Allah onlar, rahmet ve
ltfuna sokacak ve onlar kendisine kavuturacak olan dosdoru bir yola
iletecektir.
Allah'a iman edip,
Peygamberlerine indirdii apak bir nur olan Kur'an'a skca sarlanlara
gelince, Allah onlar, rahmet yeri olan cennete koyacak ve byk ltfuna
eritirecektir. Ve onlar, kullan iin semi olduu bir din olan slama
gtrecek olan dosdoru yola sevkedecektir. [370]
176- Ey
Peygamber, senden fetva isterler. De ki: "Size, usul ve fru brakmadan
len kimse hakknda Allah fetva verir. Eer bir kimse lr ve onun ocuu
bulunmaz da sadece bir kzkardci bulunursa brakt mirasn yars onundur.
len, kzkardc ise ve ocuu da yoksa, erkek kardei terekenin hepsini alr.
Eer kardeler erkek ve kadn olmak zere ikiden ok iseler, bir erkein pay
iki kadnn pay kadardr. Allah size, sapkla dmemeniz iin bunlar
aklar. Allah, hereyi ok iyi bilendir.
Bu yet-i kerime, lp
de geriye usul ve fru brakmayan erkek veya kadnn z veya baba bir erkek
veya ki/kardelerinin miras paylann aklamaktadr.
Eer len erkek ise,
ocuu ve babas yoksa z veya baba bir kzkardei bulunursa kzkarde mirasn
yansn alr. Dier yans lenin asabesine aittir.
len kadn ise, ocuu
ve babas yoksa, z veya baba bir erkek kardei bulunursa erkek karde mirasn tamamn alr.
Miraslar iki z veya baba bir kizkardeler ise lenin de ocuu ve babas
yoksa mirasn te ikisini aralarnda paylarlar. te biri ise asabeye
aittir. ayet miraslar ve babas z veya baba bir erkek veya kzkardeler ise
ve lenin de ocuu ve babas yoksa miras aralarnda erkeklere iki kzlara
bir pay olmak zere blrler.
Cabir b. Abdullah bu
yet-i kerimenin, kendisi hakknda nazil olduunu sylemi ve unlar
anlatmtr: Ben hastalanmtm. Resulullah ile Ebubekir yryerek gelip beni
ziyaret etmek istemiler. Beni baygn bir halde bulmular. Resulullah abdest
alm sonra o abdest suyundan artan bana serpmi. Bunun zerine ben ayldm.
Ve dedim ki: "Ey Allah'n Resul, malm ne yapaym?" (Cabir'in dokuz
kzkardei vard. Babas ve ocuu yoktu) Resulullah bana bir cevap vermedi.
Nihayet miras yeti indi. Yani bu yet indi." [371]
Bera b. zib bu yet-i
kerimenin Kur'an'm en son inen yeti olduunu Sylemitir. [372]
yette zikredilen:
"Kelale" kelimesinden hangi mnnn kastedildii hususunda bu
surenin on ikinci yetin izahnda eitli grlerle birlikte zikredilmitir.
Taberi, "Kelale"den maksadn ocuk ve babann dndaki miraslar olduunu
syleyen gr tercih etmitir.
Hz. Ebubekir'in bir
hutbesinde, len kiinin miraslarnn kimler olduklar hususunda unlar
syledii rivayet edilmektedir. "Dikkat edin, Allah teala Nisa suresinin
ba tarafnda miraslarn paylarn izah eden ilk yeti (onbirinci yeti)
ocuklar ve ana baba hakknda indirmitir. kinci yeti (on ikinci yeti) kar
koca ve anne bir kardeler hakknda indirmitir. Nisa suresinin son yetini ise
anne baba bir erkek ve kzkardeler hakknda indirmitir. Enfal suresinin u
son yetini se lenin asabesi (lenin baba tarafndan olan akrabalan) hakknda
indirmitir.
"Akraba olanlar Allah'n kitabna gre birbirlerine daha
layktrlar." [373]
Mfessirler bu yetin
nerede indii hususunda iki gr zikretmilerdir. Daha nce de zikredildii
gibi Cabir b. Abdullah'a gre bu yet Medine'de Cabir'in hastal srasnda
nazil olmutur. Muhammed b. Srn'den nakledilen dier bir gre gre bu
yet-i kerime Resulullah'in ve sahabilerin yapm olduklar bir yolculuk
srasnda nazil olmutur. nde Resulullah, arkasnda Hu-zeyfet Yeman onun
arkasnda da mer b. el-Hattab yryorlard. Bu yet Re-sulullah'a inince onu
Huzeyfe'ye okudu. Huzeyfe de arkasnda bulunan mer b. el-Hattab'a okudu. mer
Halife olunca Huzeyfe'nin bu yetin tefsirini bilecei
midiyle ona sordu. Huzeyfe de mer'e u
cevab verdi: "Vallahi eer sen o gn sana anlatmadm bir eyi bugn
emirliinden dolay sana anlatacam zannediyorsan sen ciz birisin."
mer de: "Allah haynm vesin. Ben bunu kastetmedim." dedi. Hz.
mer'in bu yeti anlamakta ok zorland ve bu hususus Resul Ulah'tan tekrar
tekrar sorduu rivayet edilmektedir.
Mrre el-Hemedani,
mer b. el-Hattab'n unlar sylediini rivayet etmitir. " ey vardr
ki Resulullah'n bunlar bize aklamas bizim iin dnyadan ve dnyada
bulunanlardan daha sevimlidir, kymetlidir." Bunlar, "Kelale"
"Hilafet" ve "Faiz" meselesidir."
Daha nce zikredildii
gibi Hz, Ebubekir "Kelale"den maksadn, lenin ocuk ve babas
dndaki miraslar olduunu sylemitir.
Hz. mer'den ise bu
kelime hakknda iki gr zikredilmitir. Birincisi bu surenin on ikinci
yetinde zikredildii gibi "Kelale"den maksadn ocuu ve babas
bulunmayarak len kiidir. kincisi ise babas bulunmayarak lendir. lmnden
nce bu grn zikrettii rivayet edilmitir. [374]
[1] Nisa suresi, 4/1
[2] Nisa suresi, 4/4
[3] Nisa suresi 4/13
[4] Nisa suresi 4/14
[5] Nisa suresi 4/26
[6] Nisa suresi 4/174,175
[7] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/433-434.
[8] Ahmed b. Honbel, Msned, C. 5 S. 451
[9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/435-437.
[10] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/437-438.
[11] Buhari, K. Tefsir e-Kur'an sure 4. bab: 1
[12] Buhari, K. Tefsir e-Kur'an sure 4. bab: 1
[14] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/438-441.
[15] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/441-443.
[16] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/443-445.
[17] Buhar, K. Tefsir c-Kiran sure 4 kh: 2
[18] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/445-448
[19] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/448-449.
[20] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/449-451.
[21] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/451-453.
[22] Buhar, K. el-Vasy. bab: 23, K. el-Hudud, bab:
44/MUslim, K. ci-iman, hab: 145 Madis No: 89/Ebu Davud, K. el-VasSya. bab: 10,
Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi
Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/453-454.
Hadis No: 2874 / Nese,
K. el-Vasflya b. 12
[23] Buhari, K. Tefsir el-Kr'an, sure 4 bab: 4 / Mslim,
K. el-Faraiz, b;b: UN. 1616
[24] Tahrim Suresi, 64/4
[25] Denebir ki, kadn erkekten daha zayf ve mala daha
fazla muhta iken mirastaki pay niin erkein paynn yars kadardr? Deriz
ki: "unu unutmamak gerekir ki: "slam dini her zaman ihtiyalar
gz nnde bulundurmutur. slamada erkein mal mkellefiyet eler i kalndan
kat kat fazladr. ocuklarn nafakas, tedavi masraflar, eilim giderleri vb.
masraflar her erkee aitlir. Kadnn mehiri, konulu, yeyip iecei, giyecei ve
dier masraflar da erkee aitlir. Kadnda byle bir sorumluluk yoktur. Kadn
satece alr fakat vermez. Verme mkellefiyeti yoktur. Klfetsiz nimete konar.
slam ona bu imtayaz vermitir. Kadnn, biriktirdii maddi varln harama
zemini azdr.
nsann yaradl
icab, kadnn vazifeleri evin i ileriyle ilgilidir. Evin i ilerini yrtmek,
ocuklara bakp onlar bytmek, onun vazifesidir. Buna mukabil, yine yaradl
zellikleri icab dileri stlenmek te erkein vazifesidir. Ailenin
btesinden o sorumludur. Bu itibarla mali ykmllkleri de denk deildir.
te bu durum muvacehesinde erkekle kadn miras paynda eit tutmak elbette ki
hakkaniyete uymamaktadr. Bu sebeple Islah, mirasta erkee iki, kadna bir pay
hkmnif koymutur. Rejimler bir btndr. Bir messesesi alnarak dierleri
nazr- itibare alnmadan zerinde yorum yaplamaz.
[26] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/455-459.
[27] Buhar, K. el-Vudu, bab: 44
[28] Ahmed b. Hatibe!, Milsned, C.4 S. 60
[29] Darimi, K. el-vasaya, bab: 8
[30] Nur suresi, 24/2
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/460-463.
[31] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/463.
[32] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/463-464.
[33] Mslim, K. el-Hudud, bab: 13, Hadis No: 1690 / Ebu
Dnvud, K. eMIudud, bab: 23, Hadis No: 4413
[34] Ebu Davud, K.
el-Vasya, bab: 3, Hadis No: 2867
[35] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/465-467.
[36] Ebu MUslime gre ise on beinci yet, sevicilik yapan
kadnlar hakkndr. On altnc 5yet birbirleriyle livata yapan e cinsel
erkekler hakkmddr. Nur suresinin ikinci yetinden onuncu Syetine kadar olan
yetler ise zina yapan erkek ve kadnlar hakkndadr,
Ebu Mslim, Mcahidin
de bu grte olduunu sylemitir. Bu gre gre yetler mensur deildir. Mfessirlerin ounluu ise
bu grn tutarsz olduunu sylemitir.
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/467-469.
[37] Meryem suresi, 19/60
[38] Tirmizi, K. ed-Davt, bab: 99 Hadis No: 3537/bn-i
Mace, K. cz-ZUhd, bab: 30, Hadis No:4253
[39] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/469-471.
[40] Tirmizi, K. ed-Davad, bab: 99 Hadis No: 3537 / Ibn-i
ce, K. ez-Zhd, bab: 30 Hadis No: 4253
[41] Nisa suresi, 4/116
[42] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/471-473.
[43] Mslim, K. el-Hac, bab: 147 Hadis No: 1218 / Ebu
Davud, K. ei-Menasik, bab: 57, Hadis No: 1905
[44] Ahmecl b. Hanbel, Msned, C. 5 S. 73
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/473-477.
[45] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/477-478.
[46] Mslim, K. ei-Hac, bab: 147, Hadis No: 1218 / Ebu Davuc],
K. el-Menask, hah: 57 Hadis No: 1905
[47] Bakara suresi, 2/229
[48] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/478-480.
[49] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/480-481.
[50] Buhari, K. e-ahadt, bab: 7, K. cn-Nikfih, bab: 20,
117 / Mslim, K. er-Rad bab: 2,9, 12, 13 / Ebu Davul, K. en-Nikh, bab: 7,
Hadis No: 2055
[51] Ahzab suresi, 33/4
[52] Ahzab suresi, 33/40
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/482-484.
[53] Mslim, K. er-Rad, bab: 33, Hadis No: 1456 / Ebu
Davud, K. en-Nikah, bab: 45, Hadis No: 2155 /Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, sure
4, Hadis No: 3016
[54] Maide suresi, 5/5
[55] Nisa suresi, 4/25
[56] Nurs suresi, 24/4
[57] Nisa suresi, 4/4
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/484-491.
[58] Maide suresi, 5/5
[59] E'an suresi, 6/151
[60] Bu ifadeyi " Onu sadece knamakla kalmasn. Allah
tealann beyan ettii cezay uygulan"eklindeki izah edenler de vardr
[61] Buhari, K. el-Hudu, bab: 36 / Mslim, K. el-Hudu, bab:
30 Hadis No: 1703 Ebu Davud, K. el-Hudud, bab: 33, Hadis No: 4469-70-71
[62] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/491-496.
[63] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/496.
[64] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/496-497.
[65] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/497.
[66] Nur suresi, 24/61
[67] Bkz. bn-i Mace, K. et-Ticart, bab: 1, Hadis No; 2139
/Tirmizi, K. el-By, bab: 4, Hadis No: 1209
[68] Bkz. Tirmizi, K. el-Bya', bab: 26, Hadis No: 1245
[69] Bkz. Ebu Davud, K. el-Byu1, b;b: 51, Hadis No: 3458
[70] Bkz. Buhar, K. el-Byu, bab: 43
[71] Ebu Davud, K. el-Byu' b. 51, Hadis No: 3454
[72] Ebu Davud, K, el-BUyu'b 51; Hadis No: 3455
yet-i kerimede geen
ve "Birbirinizin canna kymayn" eklinde tercme edilen cmle,
Ta-beri de dahil olmak zere, bir ksm mlcr tarafndan bu ekilde izah
edilmitir. Dier bir ksm limler ise bu cmleyi yle izah etmilerdir:
"Kendinizi ldrmeyin."Yani, allann haram kld eyleri
ileyerek, aranzda mallarnz hakszlkla yiyerek kendinizi cehennem ateine
atp ldrmeyin. Ve eitli yollarla ntihar ederek kendi cannza
kymayn." Amr b. el-Ass, yel-i kerimeyi bu son izah ekliyle anlam ve
u hadiseyle bunu Reslulla-ha artednitir. Amr diyor ki: gazvesinde souk bir
gecede ihtilam oldum. Yakndm takdirde hastalanp leceimden korktum.
Kendime acyarak teyemmm ettim. Sonra arkadalarma sabah namazn kldrdm.
Arkadalarm durumu Rcsulullaha anlattlar.Resu-lullah. ok souk bir gecede
ihtilam oldum. Ykandn takdirde leceimden ok korktum ve Allah tealann:
"Kendi kendinizi ldrmeyin. phesiz ki alah size kar ok merhametlidir"
yetini hatrladm. Eycmmm edip namaz kldm." Resulullah bunun zerine
gld ve hibir ey sylemedi." (Ebu Davud K. et-Taharct b. 35 HN. 334}
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/498-500.
[73] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/501-502.
[74] Hac suresi 22/31
[75] Nisa suresi, 4/93
[76] Bakara suresi, 2/ 275
[77] Nisa suresi, 4/10
[78] Nur suresi, 24/23
[79] Enfal suresi, 8 / 15-160
[80] Muhammed suresi, 47 / 25
[81] Buhar, K eg-ahadat, bab: 10
[82] Buhar, K. el-Edeb, b. 6 / Mslim, K. e-lman, b. 144,
Hadis No: 88
[83] Ncse, K. Tahrim ed-Dcm- bab: 3
[84] Nese K. Tahrim ed-Dem, bab: 3
[85] Nese K. Tahrim ed-Dem bab: 4
[86] Taberi, C.5 S.28
[87] Nisa suresi, 4/31, 40, 48, 110, 152
[88] Nisa suresi, 4/26, 27, 28, 31,110,152
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/502-507.
[89] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an sure 4, Hadis No: 3022
[90] Timizi, K. ed-Da'vt, bab: 116 Hadis No: 3571
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/508-509.
[91] Ahzap suresi, 33/6
[92] Buhar, K. Tefsir el-Kuran sure 4, bnb: 7
[93] Ahmed b. Hanbel, Msned, C.l, $317
[94] Ahmed b. Hanbel, Msned, C.5 S. 61 - bn-i kayym bu
hadisi yle izah etmitir, Allah tea-la, islama mslmanlar birbirine
kaynatrm olanlar, birbirleriyle yadmlaan, birbbirle-riyle kenetleen ve
yekvcut haline gelen kardeler klmtr. Bylece Allah Icala, artk
miis-lUmanlann, cahiliye dneminde yaptklar, dayanma antlamalarna ihtiya
brakmamtr.
[95] Tirmizi, K. es-Siyer, bab: 30 Hadis No: 1588
[96] Mslim. K. Fadail cs-Sahabe, bab: 207, Hadis.No: 2530
[97] Mutayyebn antlamas zetle yle olmutur. Kusay b.
Ka'bn, Abd-i Menaf ve Abdddar isimli iki olu vard. Kusay KSbenin
perdedarhni, Haclara su vermeyi ve misafirleri arlamay, bu oullarndan
Abdddara vermiti. Bunun zerine Kusay'n dier olu olan Abd-i Menafin
oullan bu ilere kendilerini daha layk grerek bunlar amcalarnn
oullarnn elinden almak stediler. Bundan dolay Kureyliler de kiye
ayrlmlard. Bir ksm Abd-i Menaf oulann dier bir ksm da Abdddar
oullarnn destekliyorlard. Tam sava hazrl iindeyken Abd-i Menaf
oullan, iin gzel kokularla dolu olan bir kap getirip Kflbenin yannda
Mescid- Harama koydular. Bu kokudan taraftarlarnn srnmesini stediler.
Onlar da bu kokudan srndler. Yeminler edip antlama yaptlar. Sonra
anlamalarnn pekitirmek iin ellerini Kbeye srdler. Bu nedenle
kendilerine, "Koku srnenler" anlammna gelen
"Mutayyebn" ismi verilmitir. ki topluluk ta tam savaa girimek
zere iken Haclara su verme ve misafirleri arlama iini Abd-i Menaf
oullarna, perdadarlk, sancaktarlk ve toplantlar idare etme iini de
Abdddar oullarna bltrerek aralarnda anlama yapmlard, ite
Resulullah (s.a.v) bu antlamada bulunmu ve bunu vmtr. (Bkz. Sret-i tbn-i
Ni-gamC.s. 131, 132)
[98] Ahmed b. Hanbel, Msned, C. 1 S. 190
[99] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/510-514.
[100] EbuDavud, K. ezZekt, bab: 32, Hadis No: 1644 / ibn-i
Mace, K. en-Nikh, bab: 5 Hadis No: 1857
[101] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis No: 2142 /
bn-i Mce K. en-Nik5h, bah: 3, Hadis No: 1850
[102] Ebsu Davud, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis No: 2143
[103] Burada erkein hakimeyeti bir diktatrlk veya bir
kleletirme hakimeyeli deildir. Burada ki hakimeyet, sevk ve idare etme ve
yn verme hakimiyetidir. Alahn, kainat nizzam iin koymu olduu kanunlar
gerei, aileyi sevk ve idare eden problemlerini stlenen ve onlan besleyen bir
reisin, ailenin banda bulunmas gerekmektedir. Bylece aile mazbut bir aile
olsun, kendisinden beklenen vazifeleri yerine getirsin. Erkek, Alahn,
kendisine bahettii akli stnl, irade ve kararllk yetenei, alp
didinerek ocuklarn ve einin geimini temin etme zifesi gerei bu aile
reislii sorumluluunu stlenmeye daha layktr. Bu ilibarla ale reislii
erkee verilmitir. Fakat bu reislik, stnlk ve derece bakmndan ykseklik
olmaktan te, sorumluluk ve ykmllk makamdr.
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/515-519.
[104] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/520-524.
[105] Buhari, K. el-Cihad, bab: 46, K. el-Libas, bab: 101 /
Mslim, K. el-man, hah: 48, 49 Hadis No: 30
[106] sra suresi, 17/23
[107] Lokman suresi 31/14
[108] Trmizi, K. ez-Zekt, bab: 26, Hadis No: 658/Nese, K.
ez-Zekt bab: 82/bn-i Mace, K. ez. Zekt bab: 28, Hadis No: 1844
[109] Mslim, K. ez-Zhd, bab: 42, Hadis No : 2983 / buhari,
K. et-Talak, bab: 25, K. el-Edeb bab: 24
[110] Buhari, K. el-Edeb, bab: 26 / Mslim, K. ez Zhd,bab:
41, Hadis No: 2982
[111] Buhari, K. el-Edeb, bab: 28 / Mslim, K. el-Birr, bab:
140, 141. Hadis No. 2624
[112] Buhari, K. el-Edeb, bab: 31 / Mslim, K. el-tman, bab:
75 Hadis No: 47
[113] Buhari, K. el-Edeb, bab: 22 / Mslim, K. el-Eyman,
bab: 40, Hadis No: 161
[114] Timizi, K. el-birr, bab: 28, Hadis No: 1944
[115] Meryem suresi, 19/32
[116] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/524-529.
[117] Buhari, K. el-Mnnzi, baH: 73/ Ahtnccl b. Hande];
Msned, C. 3 S. 308
[118] Mslim, K. ei-Birr, bah: 56 Hadis Nn. 2578/ Ahmet! B.
Hnnhel, Mtisid, b,s S. 160
[119] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/529-531.
[120] Mslim, K. cl-marc, bab: 152, Hadis No: 1905
/Tirmizi, K. ez-Zhd, bab: 48, Hadis No: 2382 Nese, K. el-Cihad, bab: 22
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/531-532.
[121] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/532-533.
[122] Mslim, K. el-Miinafikn bab: 56, Hadis No: 2808
[123] Mslim, K. el-man, bab: 302, Hadis No: 183
[124] Mminun Suresi, 23 / 101
[125] En'am suresi, 6/160
[126] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/533-537.
[127] Buhar, K. et-Tcfsir, sure 4, bab: 9
[128] Maide suresi, 5/117
[129] Bakara suresi, 2/143
[130] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 2/537-538.
[131] Nebe, suresi, 78/40
[132] En'am suresi, 6/23
[133] Yasin suresi, 36/90
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/538-539.
[134] Trmizi, K. Tefsir el-Kur'na sure 4, Hadis No: 3026
[135] Ebu Davud, K. et-Taharet, bab: 69, Hadis No : 178
[136] Ebu Davud, K. et-Taharet, bab: 69, Hadis No: 179
[137] bn-i Mace, K. et-Taharet bab: 69 Hadis No ; 503
[139] Buhar, k. et-Teyemmm, bab: 1
[140] Mslim, K.el-Hayz, bab; 112, Hadis no: 368
[141] Buhar, K. et-Teyemmm, bab: 4
[142] Not; Taberi bu hadisi bu ekilde rivayet etmitir.
Ancak Buhar, Mslim, ve dier hadiskitar> larnda Ebu Cheym'den bu hadis-i
erif u ekilde rivayet edilmitir. Ebu Cheyrn demitir: "Resululah,
Cemel kuyusu tarafndan geliyordu. Onunla bir adam karlat. Ve ona selam
verdi. Fakat Resulutlah onun selamn almad. Bir duvara yneldi. Yzn ve
ellerini meshet-ti. Sonra adamn selamn ald. (Buhari, K. et-Teyemmm, b. 3
/Mslim, K. el-IIayz, b. 114 HN. 369) Ebu Davud, Taberinn, ebu Cheymden
rivayet ettii bu hadisi, onun rivayetine benzer bir ekilde, Abdullah b.
merden rivayet etmi ancak hadisin ravierindcn, Muham-med b. Sabitin, Ahmed
b. Hanbel tarafndan, teyemmm hakkndaki hadislerinden dolay tenkid
edildiini sylemitir. (Bu hususta Bkz. Ebu Davud, K. et-Taharet b. 124. MN.
330)
[143] Nese, K. et-Taharel, bab: 196 / Ebu Davud K.
et-Taharet, bab: 123, Hadis No: 318 bn-i Mace, K. et-Taharet bab: 90, Hadis
No: 565, 566
[144] Maidc Suresi, 5/6
[145] Mslim, K. el-Hayz, bab: 110, Hadis No: 368 /Buhari,
K. et-Teyemmiim, hah: 8
[146] Nese, K. et-Taharet, bab: 198 / Mslim, K. el-IIayz,
bab: 112, Hadis No: 368
[147] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/5-12
[148] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/12-13.
[149] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/13.
[150] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/13-14.
[151] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/14-16.
[152] Hac suresi, 22/31
[153] Maide suheris, 5/72
[154] Zmer suresi, 39/53
[155] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/16-17.
[156] Maide suresi, 5/18
[157] Bakara suresi, 2/111
[158] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/17-18.
[159] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/19.
[160] Kevser suresi, 108/3
[161] Peygamber efendimizin erkek ocuklun yaamad iin,
kz ocuklarnn yaamasna ramen
mrikler ona
"ksr" "nesli kesik" anlamna gelen "Cbler"
szn sylyorlard. Kevser suresinde "Asl soyu kesik olan sana buuz
edendir" buyuru!arak, onlarn bu yakksz iddialarna cevap verilmi
oldu.
[162] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/19-21.
[163] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/21.
[164] isra suresi, 17/100
[165] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/21-22.
[166] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/22-23.
[167] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/23.
[168] Ahmed b. Hanbel, Msned,C.2 S.26
[169] brahim suresi, 14/50
[170] Ftr suresi, 35/36
[171] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/24-25.
[172] Buhari ,K. Bed"l H;lk, hah: S/ Mslim,
K.elCermel, h:h: 8. I ndis no: 2827
[173] Bulum, K. Tct'sir cl-Ku'n, sure 32, hah: 1/Mslim.
K. el-man, hah: 313, Hadis no: 189
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/26.
[174] Eb Davud, K. el-ByU, bnb: 81, Hadis no:
3535/rirmizi, K. el-BOy, bnb: 38, Hadis no: 1264
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/27-28.
[175] Buhnri, K. el-AhkSm, bnb: I, K. cl-Cihatl, bnb: 109 /
Mslim, K. cl-tmara bib: 32, 33,Hadis no 1835
[176] Nisa suresi, 4/83
[177] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/28-33.
[178] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/34
[179] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/34.
[180] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/35.
[181] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/35.
[182] Mslim, K el-Fadail es-Sahabe, bab: 129, Hadais no:
2357
[183] Bkz. Buhari, K. tevsiri el-Kuran sure h. No: 12
[184] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/35-37.
[185] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/37.
[186] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/38.
[187] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/38.
[188] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/38-39.
[189] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/40.
[190] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/40.
[191] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/40.
[192] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/41.
[193] Buhari, K. el-Hms bab: 8 / Mslim, K. cl-lmara, bnb:
104. Hadis no: 1876
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/41-42.
[194] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/42-43.
[195] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/43.
[196] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/44.
[197] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/45-46.
[198] ra suresi, 42/30
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/46.
[199] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/47.
[200] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/47.
[201] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/48.
[202] Mslim, K. e!-Mukaddime, bah: 5, Hadis no: 5
[203] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/48-50.
[204] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/50-51.
[205] Mslim, K. el-imare, bab: 133, Hadis no: 1893 / Ebu
Davud, K. el-Edeb bab: 124, Hadis no: 5129 /Tirmizi, K. el-lm, bab: 14, Hadis
no: 2670,2671
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/51-52.
[206] Mslim, K. el-lman, bab: 93, Hadis no: 54/Tirmizi, K.
cl-Kyame, bab: 56 H.no: 2510 lbn- Mace, K. el-Mukaddme, bab: 9 H.no: 68
[207] Buhari, K. el-Mrteddn, bab: 4
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/52-53.
[208] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/54.
[209] Ruhari, K. Tefsir el-Kr'an sure 4, hah: K. Tefsir
el-Kur'an sure: 4, bab: 14, Hadis-no: 3028
[210] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/54-57.
[211] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/57.
[212] Nisa suresi, 4/90, 91
[213] Mimtahine suresi, 60/8, 9
[214] Tevbe suresi 9/5
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/58-59.
[215] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/60.
[216] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/61-67.
[217] En'am suresi, 6/151
[218] Furkan suresi, 25/68
[219] Mslim K. el-Kasame, bab: 28, Hadis no: 1678
[220] Tirmizi, K. ed-Diyat, b. 7 Hadis no: 1395
[221] Ahmcd b. Hanhcl, Msncd, C. 4 S. 272
[222] Mslim, K. el-Kasame, bab: 15, Hadis no: 1672/ Buhari,
K. ed-Duyat bab: 7
[223] Bkz. Tirmz. K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Hadis No:
3029
[224] Furkan suresi, 25/68,69
[225] Furkan-suresi, 25/70
[226] Zmer suresi, 39/53
[227] Nisa suresi, 4/48
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/67-72.
[228] Bkz. Siret-i bn-i Iliam, C. 2 S. 226
[229] Bkz. Eh Davud K. ed-Diyal, bab: 3,1 indis no: 4503
[230] Bkz. Siret-i tbn-i Iliam. C. 2 S. 623
[231] Timizi, K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Ilais no: 3030
[232] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/72-76.
[233] Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure, 4, bab: 18
[234] Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure, 4, bab: 18
[235] Bkz. Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure 4, bab: 18
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/77-80.
[236] Buhar, K. el-Cihad, bab: 4 Mslim, K. el-mare, bab:
116 1 indis No: 1884
[237] Tevbe suresi
9/120, 121
[238] Ankebut suresi, 29/10
[239] Nahl suresi, 16/116
[240] Buhnri, K. Tefsir el-Kur'an sure 4, hah: 19
[241] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/80-82.
[242] Buhar, K. Tefsir el-Kur'an Sure 4 hah: 20
[243] Bhari, K. Tefsir el-Kur'an Sure 4, hah: 21
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/83.
[244] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/84.
[245] Aimed b. Ilannbel, MUsned, C. 4 s. 36
[246] Ebu Davut!, K. el-Cihad, bab: 15, Hadis o: 2499
[247] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/84-86.
[248] Mslim, K. d-Ms:frn, bab: 4 Hadis no: 6.S6 / cbu
Dvutl, K. es-Sefer bab: 1 Hadis No: 1199
[249] Nese, K. Sakt el-IIavf, bab: 22 / Ebu Davud, K.
es-Sefer, bab: 12 Hadis no: 1236
[250] Ebu Davud, K. Salat el-Havf, bab: 2S7, Hadis no: 1246
[251] Nese, K. Salt ol-IIavf, bab: 2
[252] Ebu davud, K. cs-Salah, bab: 287, Hadis No: 1247
[253] 181 Nese, K.
Salflt cl-Havf, bab: 5
[254] 181 Nese, K.
Salflt cl-Havf, bab: 17
[255] Nese, K. Salt el-Havf, bab: 16
[256] Bakura suresi, 2/239
[257] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/86-93.
[258] Mslim, K. eI-Mlisafirin bab: 309, Hadis no: 841
[259] Mslim, K. el-MUsafirin bab: 310, Hadis no: 842
[260] Mslim, K. el-Msafrin bab: 305, 306, Hadis no: 839
[261] Mslim, K. el-Milsnfirin, bab: 308, Hadis no: 840
[262] Bkz. Nesc, K. SalSt el-IIavf, bab: 21
[263] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/93-99.
[264] Enfal suresi, 8/45
[265] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/99-101.
[266] Al-imran suresi, 3/140
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/101102.
[267] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/102.
[268] Nisa suresi, 4/115, 116
[269] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Hadis no: 3036
[270] Nisa suresi, 4/115
[271] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/102-109.
[272] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/109.
[273] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/109-110.
[274] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/110.
[275] -i inran suresi, 3/135
[276] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/110-111.
[277] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/111-112.
[278] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/112.
[279] Maide suresi, 5/2
[280] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/113.
[281] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/114.
[282] Bu yet-i kerime, ser delillerden saylan CMA'n,
din hkmlere delil olduunu gstermekledir. Zira yette "...Kim,
mminlerin yonn dnda bir yol takib ederse onu, gittii yolda brakrz ve
cehenneme atanz." buyurulmaktndr. Sahih hadislerde de beyan edildii gibi
slam mmetinin sapklk zerinde ittifak etmeleri mmkn deildir. Bu itibarla
mmetin zerinde ittifak ettii husus, mminlerin tuttuu yoldur. Bu yola
uymak mecburiyeti vardr. Bundan ayrlanlarn akbeti, 5yet-i kerimenin ifade
ettii gibi cehenneme konulmaktr.
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/114-115.
[283] Buhari, K, el-Tefsir el-Kur'an, sure 2, bab: 3, Sure
25, bab: 2. K. el-edeb, bab: 20 Mslim, K. et-imam, bab: 141, Hadis no: 86
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/115.
[284] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/116.
[285] Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 59, bab: 4
[286] Rum suresi, 30/30
[287] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/117-119.
[288] brahim suresi, 14/22
[289] Enfal suresi, 8/48
[290] Nur suresi, 24/39
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/119-120.
[291] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/120.
[292] Nesei K. es-Salah el-lydeyn, bab: 22 / Mslim, K.
cl-Cma, bab: 43, II.N. 867 Ebu Davud, K. es-Snne, bab: 5, Hadis no:
4607
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/120-122.
[293] Nisa suresi, 4/124
[294] Nisa suresi, 4/125
[295] Nisa suresi, 4/51, 52
[296] Nisa suresi, 4/31
[297] Mslim, K. el-Birr, bab: 52, Hadis no; 2574
[298] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, Hadis no: 3039
[299] nikak suresi, 84/7-9
[300] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/122-127.
[301] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/127-128.
[302] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/128-129.
[303] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/129.
[304] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/130-134.
[305] Bkz. Ruhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, bab: 24
[306] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/134-135.
[307] Nisa suresi, 4/3
[308] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39 Hadis no: 2134
Tirmizi, K. en-Nikah bab: 42, Hadis no: ■ 1140 / bn-i Mace K. en-Nikh
bab: 47, Hadis no: 1971 / Ebu Davud bu hadisi zikrettikten sonra
"Resulullah (s.a.v.) bu szyle kalbini kasdetmitir" diyor
[309] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39, Hadis no: 2134 Nese,
K. el-ret en-Nisa, bab: 2 / Tirmizi, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis no: 1140
[310] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39,1 ladis no: 3133 /
Nese, K. ret en-Nisa, bab: 2
[311] Tirmizi, K. en-Nik5h, bab; 42, Hadis no: 1141
[312] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/135-138.
[313] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/139.
[314] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/139-140.
[315] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/140-141.
[316] Muhammed suresi, 47 / 38
[317] brahim Suresi, 14 / 19, 20
[318] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, Sure 47, bab: 2, Hadis
No : 3260
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/141142.
[319] Hud suresi, 11/15,16
[320] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/142-143.
[321] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/143-145.
[322] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/145-146.
[323] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/146-147.
[324] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/147.
[325] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/148.
[326] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/148-149.
[327] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/149150.
[328] Hadid suresi, 57/13
[329] yet-i kerimeden anlalmakladr ki, namaza eerek
kalkmak mnafklannsifatlarndnn-dr. Mminler bu ayeti gz nnde bulundurarak
namaz isleyerek ve zinde bir ekilde klmaldrlar. nk namaz mminin
kalbine huzur verir. Onu rahatlatr. Nilekn Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir
hadis-i erifinde buyuruyor ki: "Benim gzmn aydnl namazdr."
(Nese K. en-Nisa, bab: 1)
[330] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/150-151.
[331] Mslim, K. el-Mnafkn, bab: I7,lladisno: 2784/
Nese, K. el-man, bab: 31.
[332] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/151-152.
[333] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/153.
[334] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/153.
[335] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/153-154.
[336] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/154.
[337] Buhari, K. el-Mezalim, bab: 18 /Mslim K. el-Lukata
bab: 17 Hadis no: 1727 Ebu Davad, K. el-Et'ime bab: 5, Hadis no: 3752
[338] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/154-156.
[339] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/156.
[340] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/157.
[341] Bakara suresi, 2/285
Ebu Cafer Muhammed b.
Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/157158.
[342] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/158-159.
[343] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/160.
[344] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/160-161.
[345] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/161-165.
[346] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/165-166.
[347] Ahmed b. Ilanbcl, Msned, C. 2, s. 406
[348] Buhar, K. el-By, bab: 102/ Mslim, K. el-iman, bab:
242, Hadis no: 15
[349] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/166-169.
[350] En'am suresi, 6/146
[351] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/169-170.
[352] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/171-172.
[353] Bkz. Siret- bn-i Hiam, C. 1, S. 562
[354] En'am suresi, 6/91
[355] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/13
[356] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/173-174.
[357] Th suresi,/3 4
[358] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/174.
[359] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/175
[360] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/175.
[361] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/176.
[362] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/176.
[363] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/176.
[364] l-i imran suresi, 3/43
[365] Bugn Hristiyanlar arasnda Hz. sa hakknda yaygn
olan inan yledir: sa, baba oul ve Ruhul Kuds diye adlandrdklar
unsurdan mteekkil olan oul unsurunu tekil etmekte ve ilahtan biri
saylmaktadr. Hristiyanlarm inancndaki u nokta hayreti muciptir. Onlar,
sa'nn ilah olduunu sylerler. Bununla beraber onun yiyip itiini, yatp uyuduunu
ve sonunda da aslp ldrldn kabul ederler. Halbuki bu saylanlar, bir
ilahn deil bir insann sfatdr. Yine Hristiyanlar, Hz. sa'mn, nce
Meryem'in rahminde oluup sonra doduunu kabul ederler. Halbuki nasl olur da
bir ilah bir kadnn rahminde oluup ondan sonra da doar? Bunu dnmezler.
Hak din olan tslam ise btn arlklar yasaklam, hakkaniyet ve insafa
uyulmasn emretmitir. Bu hususta Peygamber efendimiz bir hadis- ieririnde
yle buyurmutur: "Beni Hristiyanlarm, Meryemolu isa'y oka vdkleri
gibi vmeyin. Ben ancak Allah'n bir kuluyum. (Benim iin) "O, Allah'n
kulu ve Peygamberidir." deyin. (Buhari, K. el-Enbiya b. 48
[366] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/177-179.
[367] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/179.
[368] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/180.
[369] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/180.
[370] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/181.
[371] Bkz. Buhar, K. el-Vudu1 bab: 44
[372] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, bab: 27
[373] Enfal suresi, 8/75
[374] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,
Hisar Yaynevi: 3/181-183.