NSA SURES 2

Hazreti sa'nn Ge Ykselii 104

 


NSA SURES

 

Nisa Suresi yz yetmi alt yettir ve Medinede nazil olmutur. Bu sure-i Celile, toplum haytm dzene koyan baz nemli temel kaideleri beyan edmi, insanlarn hayatm ilgilendiren ok nemli hususlar hkme balamtr.

Sure-i Celile, biz insanlarn nasl var edildiimizi ve var edili eklimizin nasl olduunu beyan edip Allahtan korkmamz ihtar ederek yle balyor: "Ey insanlar, sizi tek bir candan yaratan, ondan eini var eden ve her ikisinden de bir ok erkek ve kadn tretip yeryzne yayan rabbinizden korkun. Kendisinin adn ne srerek dilekte bulunduunuz Allahtan ve akrabalk balarn koparmaktan saknn. phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml gzetleyiidir.[1]

Sure-i Celilede bu ok nemli hatrlatma yapldktan sonra zellikle slam gelmeden nce cahiliye dneminde, haklarna riayet edilmeyen yetimlerin meselelerine tema ediliyor ve onlann mallarnn yenmemesi ihtar ediliyor. Yetim kzlarla evlenildiinde ve onlara adaletli davranlmamas halinde dier kadnlardan drde kadar evlenilebilecei beyan edilyor.

Cahiliye toplumunda. zellikle kadnlarn haklarna riayet edilmiyor, evlilik srasnda, tabii haklan olan mehirleri kendilerine verilmiyordu. te sure-i Celilede bu ok nemli husus ta yle hkme balanyor. "Kadnlarn mehirleri-ni gnl holuu ile verin. Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle yeyin. [2]

Hayayatmzda ok nemli bir yeri olan, hayatmz devam ettirerbilme-miz iin ihtiya duyduumuz mallan iyi muhafaza etmemiz, onlar akl zayf olanlara vererek zayi etmememiz emrediliyor. Yine yetimlerin mallann da iyi muhafaza etmemiz, rtlerine erinceye kadar o mallar konyup o mallan gerei gibi idare edecek yaa gelince kendilerine teslim edilmesi lazm geldii beyan ediliyor.

Bundan sora mirasn nasl taksim edilecei hususu aklanyor. len kiinin geride brat akrabalarna, mallarnn nasl ve hangi llerde taksim edi-leci btn teferruatyla beyan ediliyor ve buyuruluyor ki: "te bunlar Allann koyduu sularlardr. Kim, Allaha ve Resulne itaat ederse Allah onu, altndan rmaklar akan cennetlere koyar. Orada ebedi kalacaklardr. te byk kurtulu budur. [3]"Kim, Allaha ve Resulne isyan eder ve Allann k oyduu snrlan aarsa Allah onu, ebedi kalaca cehennem ateine koyar ve onun iin alaltc bir azap vardr. [4]

Sure-i Celilede bundan sonra, insanlk hayatnda toplumun en byk dertlerinden olan zina meselesi ele alnyor. Zinann haram olduu beyan ediliyor. nsan neslinin devam ve toplum dzeninin bozulmadan yrmesi iin en nemli hususlardan biri olan evlenme meselesine temas ediliyor ve kimlerin kimlerle evlenebilecekleri, hangi dereceye kadar akrabalarla, bunun dnda daha baka kimlerle evlenmenin haran olduu, dolaysyla ce kimlerle evlenmenin helal olduu ve bu hususta uyulmas gereken kaideler btn teferruatyla beya ediliyor ve buyuruluyor ki: "Allah size. dininizin hkmlerini aklamak, sizden ncekilerin yollarn gstermek ve tevbenizi kabul etmek stiyor. Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir. [5]

Sure-i Celilede devamla, hayatmzda tatbik edeceimiz dier bir ksm kurallar beyan ediliyor, mallarmz aramzda hakszlkla yemememiz emrediliyor. len kiilerin miraslarnn hangi kiiler olaca haber veriliyor. Kar kocann arasnda bir geimsizlik ktnda bunun nasl halledilecei beyan ediliyor.

Kitap ehlinin, zellikle Yahudilerin, slam dini ile alay edileri ve yaptklar eitli ktlkler ortaya konuyor ve Allah tealann, bunlara lanet ettii beyan ediliyor.

Sure-i Celilede, Allaha, Peygambere ve mmin olan idareciye itaat etmek gerektii emrediliyor. Mminlerin, dmana kar cihattan geri durmamalar, cihattan kamann lm engellemeyecei, insann bana yelen iyiliin de ktln de Allah'tan geldii haber veriliyor.

Bir mminin dier bir mmini ldrmesinin haram olduu, bunun cezasnn da ebedi cehennem azab olduu ifade ediliyor. Sava srasnda dmanla arprken namazn nasl klnaca aklanyor.

Sure-i Ceilede, eytann hiylelerine dikkat ekiliyor ve hiylelere aklanl-mamas gerektii beyan ediliyor.

Ehl-i Kitap olan Yahudi ve Hristiyantann sapklk iuuio bulunduklar, onlarn Allann Peygamberlerine ve onlarn ailelerine kar takndklar irkin tavrlar beyan ederek onlar knayan sure-i celile, u yetlerle son buluyor. "Ey insanlar, size rabbinizden bir delil. Ve size apak bir nur indirdik." Allaha iman eden ve emirlerine smsk sarlanlara gelince, Allah onlar rahmet ve ltfuna sokacak ve onlan kendisine kavuturacak olan dosdoru bir yola iletecektir. [6]

Rahman ve Rahim olan Allann adyla[7]

 

1- Ey insanlar, sizi tek bir candan yaratan, ondan eini var eden ve her ikisinden de bir ok erkek ve kadn tretip yeryzne yayan rabbinizden korkun. Kendisinin adn ne srerek, birbirinizden dilekte bulunduunuz AHahtan ve akrabalk balarn koparmaktan saknn. phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml gzetleyicidir.

Ey insanlar, emirlerini tutup yasaklarndan kanarak rabbinizden korkun. O sizi, tek bir can olan demden yaratt. Onun kaburgalarnn birinden de ei Havvayi yaratt. O ikisinden de birok erkekler ve kadnlar meydana getirip dnyaya yayd. "Allah iin unu bana ver." gibi szlerle adn anarak birbirinizden istekte bulunduunuz Allahtan korkun. Akrabalk balarn koparmaktan da saknn, phesiz ki Allah, sizin zerinizde devaml gzetleyicidir. Yaptnz her eyi bilir ve hepsini zaptettirir.

Taberi diyor ki: "Allah bu yet i kerimede, btn insanlar tek bir kiiden yaratann, yalnzca kendisi okluunu beyan etmi ve insanlara ilk yaratllarn hatrlatmtr. Ta ki insanlar, tek bir ana ve babadan geldiklerini, bu nedenle birbirlerinin kardeleri olduklarn bilsinler, herbirinin dierinin zerinde kardelik hakk olduunu anlasnlar, bylece birbirlerine kar insafl ve merhametli davransnlar, hakszlk yapmasnlar, zayf olanlarm gzetsinler, onun ezilmesini nlesinler.

yette zikredilen "Tek can"dan maksat, Sddi, Katade ve Mcahidin de akladklar gibi beerin ilk atas olan Hz. Ademdir. O candan yaratlan e'den maksat ise Hz. Havvadir. Sddi diyor ki: "dem Cennette oturmaktayd. Orada ei olmakszn yalnz basma dolayordu. Bir ara uyudu. Sonra uyand ve bau-cunda oturan bir kadn grd. Allah teala o kadn Hz. demin kaburgasndan yaratmt. dem ona ne olduunu sordu. O da "Ben bir kadnm" dedi. Adem ona: "Niin yaratldn?" dedi. Kadn: "Sen benimle yaayasn diye yaratldm." dedi.

yet-i kerimede geen ve "Kendisinin adn ne srerek birbirinizden dilekte bulunduunuz Allahtan ve akrabalk ban koparmaktan saknn." diye tercme edilen cmlesi, mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

Dehhak ve Rebi' b Enes bu cmlenin: "Kendisinin adn ne srerek rab-binizden dilekte bulunduunuz Allahtan korkun." blmn u ekilde izah etmilerdir. "Sizler birbirinizden bir ey stediinizde Allah vasta klarak: "Allah hakk iin, Allah rzas iin bunu bana ver." dersiniz. te sizler, isteklerinize vasta kldnz bu Allahtan korkun.

Bu cmlenin "Akrabalk ban kopannaktan saknn." eklinde tercme edilen blm ise mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir:

a- brahim en-Nehai ve Hasan- Basriye gre bu cmlenin mns yledir: "Allah ve akrabalk ban ileri srerek birbirinizden herhangi bir ey istersiniz. O halde isteklerinize vasta kldnz Allahtan korkun." Grld gibi bu izaha gre bu yette akrabalarn talep vastas olarak kullanld beyan edilmektedir.

b- Sddi, Katade, Abdullah b. Abbas, Hasan- Basri, Mcahid, Dehhak, Rebi1 b. Enes ve bn-i Zeyde gre ise bu cmlenin mns yledir: "Birbirinizden olan isteklerinizde vasta kldnz Allahtan korkun ve akrabalk ban koparmak hususunda da Allahtan korkun ve akraba lan m zl a ilgiyi kesmeyin."

Bu hususta Resulullahn yle buyurduu rivayet edilmekterir:

"Resulullah Medineye hicret edince Yahudilerden, onu grpte Mslman olan Abdullah b. Selam diyor ki: "Resulullah Medineye gelince insanlar ona doru kotular. Ben de onlardan biriydim. Ben onun yzn grnce yznn, yalanc bir insann yz olmadn anladm. Benim ondan iittiim ilk ey u sz oldu." Selam yayn, yemek yedirin. Akrabalara ilgi gsterin ve insanlar uyurken namaz kln ki selametle cennete giresiniz. [8]

Taberi de bu son izah eklini tercih etmitir. Zira cmlenin, Arapa gramere gre tahlili bu gr desteklemektedir. [9]

 

2- Yetimlerin mallarn verin. Temizi pis ile deitirmeyin. Yetimlerin mallarn kendi mallarnza katarak yemeyin. phesiz bu, byk bir gnahtr.

Ey yetimlerin velileri, yetimler akl bali olup rdne erince, onlarn mallarn kendilerine verin. Helal olan kendi temiz mallarnz, size haram olan hounaza giden yetim mallaryla deitirmeyin. Yetimlerin mallarn kendi mallarnza katarak yemeyin. phesiz ki yetimlerin mallarn yemek byk bir gnahtr.

yet-i Kerimede geen "Temizi pis ile deitirmeyin." ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

a- brahim en-Nehai, Said b.el-Mseyyeb. Zhri, Dehhak ve Sddiye gre bu ifadenin mns yledir: "Ey yetimlerin velileri, sizler, yetimlerin iyi mallarn alp, yerine kendinize ait kt ve adi mallan vermeyin."

b- Mcahid ve Ebu Salihe gre bu ifadenin mns yledir: "Ey veliler, sizin iin takdir edilen helal mallarnza ulamadan nce, sizin iin haram klnan eyleri hemen elde etmeye komayn."

c-bn-i Zeyde gre bu ifadenin mns yledir: "Ey miraslar, lnn malnn tmn byk ocua verip dier miraslar mahrum etmeyin. Bylece btn mal alan kii mirasta asl hakk olan temiz maln brakp mirasn tamamn almak suretiyle pis bir mal alm olur.

Taberi, bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu, yetin mnsnn "Ey yetimlerin velileri, siz, yetimlerinizin size haram olan mallarn, sizin z mallarnzla deitererek temiz mallarnz murdar eylerle deitirmi olmayn.11 eklinde olduunu sylemitir. Zira "Deitirme" ifadesi, bir eyi verip baka bir eyi almaktr ki bu da bu grn doru olduunu gsterir. Halbuki "Helal mal elde etmede" nce haram mal elde etmeden acele etmek" eklin-deki ikinci grte ve "Byk ocuun mirasn tmn alarak dier miraslar mahrum etmesi" eklindeki ikinci grte de "Deitirme" diye bir ey szko-nusu deildir. [10]

 

3- Eer yetim kzlar hakknda adaleti yerine getirememekten korkarsanz, dier kadnlarn size helal ve hounuza gidenlerinden, iki ve drde kadar nikahlayn. Eer aralarnda adaleti yerine getirememekten korkarsanz o zaman bir kadnla evlenin. Yahut da sahip olduunuz cariyelerle yetinin. Adaletsizlik yapmamanz iin en yakn yol budur.

Yetimlerin mallarn muhafaza hususunda haktan ayni m an anz gerektii gibi, yetim kzlarla evlendiinizde de adaletli davrann. ayet yetim kzlarla evlendiinizde adaleti yerine getirememekten korkarsnz dier kadnlarn size helal olan ve hounuza gidenlerinden iki, ve drde kadar evlenin. Eer evlendiiniz birden fazla kadn arasnda adaleti yerine getirememekten korkarsaniz o takdirde tek bir kadnla evlenin veya sahibi bulunduunuz cariyerlerle yetinin. Byle davranmanz, haktan ayrlmamanza daha uygundur.

Mfessirler, bu yet-i kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir. Bazlarna gre bu yetin mn yledir: "Ey yetim velileri, ayet sizler, yetimlerin mehirleri hususunda adaletli davranamayacanzdan ve onlara, emsallerine verilen kadar mehir veremeyeceinizden korkacak olursanz, sizler o yetimlerle evlenmeyin. Onlar brakp, Allann size helal kld baka kadnlarla, birden drde kadar evlenin. Bu kadnlarn da arasnda adaletli davranariayacanzdan korkarsanz o takdirde onlardan sadece bir tanesiyle evlenin. Veya sahibi olduunuz cariyelerle evlenin." Nitekim Hz. Aie (r.anh.) Bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda unlar zikretmektedir:

"Bir kiinin himayesinde yetim bir kz bulunmaktayd. Adam o kzla evlendi. Kzn bir de hurmal vard. Adam aslnda bu kzla, hurmal iin evlenmiti. Yoksa kz istediinden deil. te bu yet bu olay zerine nazil oldu.[11]

Hz. Zbeyirin olu Urve. Hz. Aieden: "Eer yetim kzlar hakknda adaleti yerine getirememekten korkarsanz." yeti hakknd sormu Hz. Aie de ona u cevab vermitir; "Ey kzkardeimin olu, buradaki "YetinV'den maksat, velisinin himayesi altnda bulunan ve velisiyle mal ortakii olan yetim kzdr." Kendisine nikh den velisi, bu yetimin mal ve gzellii houna gittii iin, mehirde layk olduu kadarn ve bakalarnn verebilecei miktar vermeksizin evlenmek ister. te bu yet-i kerime gelmi ve bu tr insanlarn evlenmek istedikleri yetim kazlarn, layk olduklar mehillerini vermeden, hatta rayi mehir bedelnin en fazlasn vermeksizin evlenmelerini yasaklamtr. Ve onlara bu takdirde yetimlerin dndaki kadnlarla evlenmeleri emredilmitir. [12]

krime ve Abdullah b. Abbas gre ise bu yetin mns yledir: "Ey yetimlerin velileri, eer sizler, ok evlenmenizden dolay, masrafnzn artmasndan ve bu yzden yetimlerin maln muhafaza etmeyip ailenize harcayacanzdan korkarsanz, kadnlardan iki, ve drde kadar evlenin, drtten fazla evlenmeyin."

Bu hususta krime diyor ki: "Kureylilerden baz kiler, ok kadnla evlenirlerdi. Bunlarn velayetleri altnda yetimler de bulunuyordu. Bunlar, yeteri kadar harcayacak mal bulamaynca, yetimlerin mallarndan alp kendi ailelerine harcalarlardi. Bu yet-i kerime geldi ve erkeklerin oka evlenerek yetimlerin mallann ailelerine haracamalan yasakland.

Said b. Cbeyr, Sddi, Katade, Abdullah b. Abbas, Dehhak ve Rebi' b.Enesten nakledilen dier bir gre gre bu yetin mns yledir: "Ey insanlar, nasl ki sizler, yetimlerin malnda adaletli davranamayacanzdan korkuyorsanz, kadnlar hakknda da adaletli davranamayacanzdan Korkun. O kadnlardan birden drde kadar evlenin ve drdn zerine kmayn. Bunlar arasnda da adaletli davranamayacanzdan korkacak olursanz yalnz bir kadnla veya sahibi olduunuz cariyelerle evlenin.

Sddi diyor ki: "Bu yet inmeden nce, insanlar, yetimler hakknda titiz davranyorlard fakat kadnlar hakknda bu titizlii gstermiyorlar, ok kadnla evleniyorlar ve onlarn da aralarnda adaletli davranmyorlard. Bu sebeple Allah teala bu yet-i kerimeyi indirdi ve erkeklere, yetimlere gsterdikleri titizlii kadnlar arasnda da gstermelerini emretti. Ancak drde kadar evlenebileceklerini, adalet yapamayacaklarndan korkarlarsa sadece bir kadnla veya sahip olduklar cariyelerle evlenmelerini emretti."

Mcahide gre bu yetin mns yledir: "Ey insanlar, sizler, yetimler hakknda korktuunuz ve onlara kar titiz devrandmz gibi kadnlar hususunda da korkun, onlarla zina etmeyin ve onlan nikahlayarak evlenin. Evleneceiniz kadnlar, iki ve drde kadar olabilir.

Hz. Aie ve Hasan- Basriden nakledilen dier bir gre gre bu yetin mns yledir: "Ey yetimlerin velileri, ayet sizler, mallan bakasna gitmesin diye velayetiniz altndaki yetimleri, bakalaryla evlendirmekten ekmiyorsanz hi olmazsa onlarla siz evlenin de onlara zarar vermi olmayn."

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercih edileni, yete u ekilde mn verenidir." Ey insanlar, nasl ki sizler, yetimlerin mallarnda, adaletli davranama-yacanzdan korkuyorsunuz, zerinize vacip olan, kadnlarn haklar hususuda da Allahtan korkun. Onlardan sadece, adaletsizlie dmeyeceiniz sayda evlenin. Bu say da iki, veya drt olur. Bunlar hakknda da adaletli davranamaya-canzdan korkarsanz tek bir kadnla evlenin. Bunun hakknda da adaletli davranamayacan zd an korkarsamz sahip olduunuz cariyelerle evlenin.

Taberi diyor ki: "Bu grn tercihe ayan oluunun sebebi, bundan nceki yetin, yetimlerin hakkna riayet etmeyi emretmesidir. Bu yette de, yetimlerin hakkna riayet emredildii gibi, kadnlarn hakkna da riayet edilmesi emredilmitir.

Taberi diyor ki: Eer denilecek olursa ki, "Bilindii gibi kendileriyle evlenilecek olan hr kadnlarn says drttr. Bununla beraber" Kadnlarn size helal olan ve hounuza gidenlerinden iki, ve drde kadar nikahlayn." buyu-rulmaktadr. Bunlarn toplam says da dokuz eder." Buna cevaben denilir ki: "Bu yetin mns yledir: "Sizler, kadnlarn, size helal ve temiz olanlarndan ya iki tane evlenin veya tane evlenin yahut da drt tane evlenin. Nitekim:

"ayet adaletli d avranam ayacanzdan korkacak olursanz bir kadnla evlenin." ifadesi yetin mnsnn, izah ettiimiz gibi olduunu gstemnektedir. Zira bu ifade: "ki kadn ile evlendiinizde adaletli d avranamayac anzdan korkarsanz bir kadnla evlenin. Bir kadnla evlendiinizde de adaletli davranamayacanz-dan korkacak olursanz, sahibi olduunuz cariyelerle evlenin." demektir.

Taberi diyor ki: "Allah tealann emirleri, mendup ve irad iin olduklarna dair herhangi bir delil bulunmad takdirde farziyet ifade ederler ve balaycdrlar. Eer denilecek olursa ki: "Allah teala burada: "Size helal olan ve hounuza giden kadnlardan evlenin." eklinde emretmektedir. Bu emrin farziyet ifade etmediine ve balayc olmadna dair herhangi bir delil ver mdr?" Cevaben denilir ki: "Evet, buradaki emrin farziyet ifade etmediine dair delil vardr. O da: Eer aralarnda adaleti yerine getirmemekten korkarsanz o zaman bir kadnla evlenin yahut da sahib olduunuz cariyelerle yetinin." ifadesidir. Bu ifade gstermektedir ki, iki, veya drt kadnla evlenmeyi zikreden emirler farziyet deil, bu emri yerine getiremeyenler in bir yasaklama ifade ederler. Yani, evlendii kadnlar hakknda adaletli davranamaycak kimsenin birden fazla kadnla evlenmesi yasaklanmtr.

Arapada baz emirlerin yasaklama ve tehdit ifade ettikleri vakidir. Nitekim u yet-i kerimelerde zikredilen emirler bu kabildendir. "Artk dileyen iman etsin dileyen inkr etsin. [13] "Bylece onlara verdiimiz nimetlere kar nankrlk etsinler."^ Grld gibi bu yetlerdeki "Dileyen inkr etsin." ve "Nankrlk etsin" ifadeleri her ne kadar emir eklindeyse de aslnda bunlardan maksat tehdittir ve yasaklamadr. te, kadnlardan iki, ve drt tanesi ile evlenmeyi emreden ifade de bunlar gibidir. Yani, adaletli davranamayan kimsenin, birden fazla kadnla evlenmesi yasaklanmaktadr. Nitekim Katade, Sddi, Rebi b. Enes ve Dehhak, yet-i kerimenin: "Eer adaleti yerine getirmekten korkarsanz o zaman bir kadnla evlenin yahut da sahibolduunuz cariyelerle yetinin." blmn u ekilde izah emilerdir: "ayet bir kadnla evlendiiniz takdirde de adaletli d avranamayac anzdan korkarsanz o zam an-sahibolduunuz cariyerlerle yetinin." [14]

 

4- Kadnlarn mehirlcrini gnl holuu ile verin. Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle yeyin.

Kadnlarn mehirlerini bir farz olarak ve dini vecibe olarak verin. ayet onlar, mehirin bir ksmn gnl holuu ile size balarlarsa siz onu afiyetle yeyin.

Mealde "Gnl holuu" olarak tercme edilen "Nihle" kelimesinin mns hakknda mfessirler farkl grler beyan etmilerdir.

Katade diyor ki: "Nihle kelimesi, "Farz olan ey" demektir. bn-i Abbasa gre ise bu kelime "Mehir" demektir. bn-i Creyce gre de "Takdir edilen ve verilmesi farz olan mehir." manasnadr. bn-i Zeyde gre ise "Yaplmas gereken dini bir vecibedir."

Taberiye gre ise "Nihle" kelimesinden maksat, "Verilmesi gereken bir hediye ve farz olan bir demedir. yet-i kerimenin izah bu gre gre yaplmtr.

Dier bir ksm limler de "Nihle" kelimesinin "Gnl boluu ile verilen bir ey ve bir hediye" olduunu sylemilerdir.

Mfessirler, yette geen "Kadnlarn mehirleririi verin" emrinin kime hi-tabettii hususunda iki gr zikretmilerdir:

a- Katade, Rebi' b. Enes, Abdullah b. abbas, bn-i Ciireyc ve bn-i Zeyde gre bu emir, kadnlarla evlenmek isteyen erkeklere hitabeden bir emirdir. Erkekler, evlendikleri kadnlarn mehirlerini vermekle ykmldrler.

b- Ebu Salihe gre buradaki emir, kadnlarn velilerine verilen bir emirdir. Zira bir ksm veliler, evlendirdikleri kadnlarn mehirierini alp, kadnlarn kendilerine vermiyorlard. yet-i Kerime bu velilere, mehilleri sahiplerine vermelerini emretmektedir.

c- Hadremiye gre ise buradaki emir, karlkl olarak birbirlerinin kz-kardeleriyle evlenen kiilere hitab etmektedir. Zira bunlar, kendi kzkardeleri-ni, kar tarafa verdikleri iin mehir almaktan, karlkl olarak vaz geerlerdi. Bylece mehirin asl sahibi olan kadnlar, madur edilirlerdi. Bu sebeple yet byle yapanlarn bu davranlarn yasaklamtr. Taberi, bundan sonraki yetin erkeklere, kadnlarla evlenmeyi emretmeleri sebebiyle birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir.

Ayet-i kerimede "Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle yeyin." eklinde zikredilen "Afiyetle yeyin." emrinin muhatabnn kimler olduu hususu da ihtilafldr.

a- krime, Said b. Cbeyr, brahim en-Nehai, Alkame, Abdullah b. Abbas, ibn-i Creyc, bn-i Zeyd ve Hadremiye gre buradaki emir, kadnlarn ko-calarnadr. Kadnlar, mehirlerinden veya mallarndan herhangi bir eyi kocalarna, gnl holuu ile vermeleri halinde kocalarn, o mallan- alp yemelerinin bir mahzuru yoktur. Zira bu ayet inmeden nce baz kiiler, kanlarna verdikleri eyleri tekrar geri almay gnah sayyor ve almyorlard. yet-i kerime, kadmlann, gnl holuu ile vermeleri halinde bunu almann helal olduunu beyan etti.

b- Ebu Salihe gre ise buradaki "Yeyin" emrinin muhatab kadnlarn velileridir. ayet kadnlar aklklar mehirleri gnl holuu ile velilerine verecek olurlarsa, velilerin onu alp yemelerinin bir mahzuru yoktur. Taberi birinci grn tercihe ayan olduunu, zira yetin bandaki hitabn da kadnlarn kocalarna ait olduunu, bu nedenle, sonundaki emrin de kocalara ait okluunu ifade etmesinin daha uygun olacan sylemitir. [15]

 

5- Allahn, yaaynzn sebebi kld mallarnz, akl zayf olanlara vermeyin. Ancak onlar o mallardan yedirin ve giydirin ve onlara gzel sz syleyin.

Ey insanlar, Allahn, sizin hayatnz iin yaama sebebi kld mallarnz, ocuk ve benzeri gibi akl zayf olanlara vermeyin. Aksi takdirde o mal zayi ederler. Fakat mallardan onlara harcayn ve onlar o mallarla yedirip giydirin ve onlara: "Dzelir de rtnze ererseniz mallarnz size teslim edeceiz." eklinde gze! szler syleyin.

yet~i kerimede geen ve "Akl zayf olanlar" diye tercme edilen kelimesinden hangi eit insanlarn kastedildii hakknda farkl grler zikredilmitir.

a- Said b. Cbeyr, Hasan- Basri, Sddi, Dehhak, Mcahid, Hakem, Katade, Ebu Malik ve Abdullah b. Abbastan nakledilen bir re gre bu yette zikredilen "Akl zayf olanlardan maksat, kadnlar ve ocuklardr. yet-i kerime, insanlarn, yaama vastas olan mallarn bunlara vermemelerini emretmitir. Ta ki mallan zayi etmesinler.

b- Said b. Cbeyr ve Hasan- Basriden nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen "Akl zayf olanlar"dan maksat, yalnzca ocuklardr.

c- Ebu Malik, bn-i Zeyd ve Abdullah b. Abbastan nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen "Akl zayf olanlar"dan maksat, kiinin, akl kt olan ocuudur. Bu hususta Ebu Musa el-E'arinin unlar syledii rivayet edilmitir. " kimse vardr ki onlar, Allaha dua ederler. Allah onlarn dualarn kabul etmez. Onlar, kt ahlakl kans bulunduu halde onu boamayan, maln, Allah teala "Mallarnz akl zayf olanlara vermeyin." buyurduu halde bu gibi kimselere veren ve bir bakasnda alaca olduu halde buna dair ahit tutmayandr."

d- Hadremi, Mcahid ve Dehhakka gre ise bu yette zikredilen "Akl zayf olanlar"dan maksat, sadece kadnlardr.

Taberi, yet-i kerimede geen kilemesinin mutlak olarak zik-redildiini, bu itibarla btn akl zayf olanlar kapsar mahiyette olduunu, bu kelimeyi, akl zayflardan sadece bir snfa tahsis etmenin delilsiz bir dva olacan zikretmitir.

yette zikredilen "Mallarnz" ifadesinden maksat, Sddi, Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeyde gre "Sefih olmayan insanlarn mallandr. Yani Allah teala, akl banda olan kimselere, mallarn akl yetersiz insanlara vennemelerini emretmitir.

Said b. Cbeyre gre ise buradaki "Mallarnz" ifadesiden maksat, akl zayf olanlarn mallandr. Bu izaha gre Allah, akl zayf olanlarn velilerine, idare ettikleri, bu akl zayi olan kiilerin mallarn, kendilerine vennemelerini emretmitir. Zira onlar, kendi mallan hakknda nasl davranacaklarn bilemezler ve mallarn zayi etmi olurlar.

Tabeberi, buradaki "Mallarnz" ifadesine hem akl zayf olanlann malla-nnn hem de onlan idare eden akl salam olan kiilerin mallarnn girebileceini bu itibarla buradaki "Mallarnz" ifadesini sadece belli bir zmreye tahsis etmenin isabetli olmayacan sylemitir.

yet-i kerimenin devamnda: "Onlan, o mallanndan yedirin ve giydirin." buyurulmaktadr. Burada ifade edilen "Mallar"dan maksadn, kime ait olan mallar olduu hususu da yukanda zikredilen ekildedir.

Mcahid, Abdullah b. Abbas, Sddi ve bn-i Zeyde gre bu mallar akl zayf olanlan sevk ve idare edenlerin mallandr. Bunlara gre, yetin bu blmnn izah yledir: "Ey akl benda olan insanlar, sizler z mallarnzdan, akl hafif olanlann yemelerine ve giymelerine harcayn."

Dier bir ksm limlere gre ise buradaki "O mallardan" ifadesinden maksat, zayf akll olanlara ait mallardr. Buna gre, Allah teala, bu gibi insan-lan sevk ve idare edenlere bunlarn mallanndan, yiyecek ve giyeceklerine har-camalanni emrenitir.

Taberi buradaki "O mallardan" ifadesinden maksadn hem akl zayf olanlann mallanln hem de onlan idare edenlerin mallarnn kastedilmi olabileceini, bu itibarla yeti genel anlamda yorumlamann daha isabetli olacan sylemitir.

yet-i kerimenin sonunda "Ve onlara gzel sz syleyin" buyurulmakta-dr. Burada zikredilen "Gzel sz"den maksat, Mcahide gre akl zayf olanlara, bir ksm vaadlerde bulunmak ve onlann gnln almaktr.

bn-i Zeyde gre ise bu ifadeden maksat, akl zayf olanlara "Allah bize de size de afiyet versin. Maallah." eklinde dualarda bulunmaktr.

Taberi ise birinci grn daha evla olduunu sylemi, akl zayf olanlara sylenecek gzel szden maksadn da "Eer dzelir, olgunluk anza eriirseniz malnz tamamen size teslim edeceiz. Kendiniz ve mallannz hakknda Allahtan korkun." eklindeki szler olacan sylemitir. [16]

 

6- Evlenme ana gelinceye kadar yetimleri deneyin. Eer rde erdiklerini aka grrseniz mallarn kendilerine verin. Onlarn mallarn israf ederek ve byrler diye tez elden yemeyin. Zengin olan, onlann malna kar iffetli olsun. Fakir olan ise meru sratte yesin. Mallarn kendilerine verdiiniz zaman, verdiinize dair ahit tutun. Hesap grc olarak Allah yeter.

Yetimleri, bulua erinceye kadar, akli yetenekleri, mallann sevk ve idareleri, dini vacibelerini yerine getirmeleri hususunda deneyin, ayet onlann akli yetenekleri ve mallann sevk ve idare edecekleri hususunda rdlerine erdiklerini grrseniz mallann kendilerine verin, yannzda tutmayn. Onlann maln israf ederek ve bydkten sonra sizden alacaklanndan korkarak aceleye getirip yemeyin. inizden zengin olanlar, yetimin malndan elini eksin. Fakir olanla-nnz ise, zaruri hallerde ihtiyac kadann dn olarak o yetim mallarndan alp yesin. Yetimlere, kendi mallann teslim ettiinizde ahit tutun ki teslim aldkla-nni inkr etmesinler. Hesap grc olarak Allah yeter.

Mealde "Meru surette yesin" diye tercme edilen ifadeden neyin kastedildii, mfessirler arasnda ihtilaf konusu olmutur. Bunu u ekilde zetlemek mmkndr.

Bazlarna gre "Meru surette yemek"ten maksat, ihtiyac olduu takdirde, yetimin malndan dn alp yemesi ve daha sonra gc yettiinde de onu demesidir.

Dier bazlarna gre de, bundan maksat, yetimin malndan, aln giderecek kadarn yemesidir. Bu yediini demesi gerekmez.

Bu hususta Hz. Aie (r.anh.)dan unlar rivayet edilmektedir. Hz. Aie di-yorki:

"Bu yeti-i kerime, yetimin mallarn idare eden veliler hakknda nazil olmutur. Bunlar fakir iseler, o mallan idare etmelerinin creti olarak onlardan rfe gre yiyebilirler. [17]

Ayet-i kerimede zikredilen "Rde ermek" ifadesinden neyin kastedildii hususunda, mfessirler eitli grler zikretmilerdir.

a- Sddi ve Katadeye gre buradaki "Rde ermek"ten maksat, akln idrak etmesi ve kiinin dininde salih olmasdr.

b- Hasan-i Bari ve Abdullah b. Abbasa gre ise, kiinin dininde salih olmas ve maln gzelce sevk ve idare etmesidir.

c- Mcahid ve a'biye gre ise, kiinin', aklnn idrak eder olmasdr.

d- Ibn-i Zeyde gre ise, kiinin salih bir kimse olmas ve kendisi iin neyin faydal olacan bilmesidir.

Taberiye gre burada tercihe ayan olan gr, rdn. akln idraki ve maln gzelce sevk ve idare edilmesi olduunu syleyen grtr. Zira, akl yeten ve mallann gzelce sevk ye idare eden bir insann, tacir dahi oisa. hacr altna alnamayaca ittifakla kabul edilen bir husustur. ocuklar da bu iki sfata sahibolduklan takdirde arlk mallarnn kendilerine verilecei muhakkaktr.

Ayel-i kerimede, yetimlerin mallarnn israf edilerek yenilmemesi enre-djektedir. Burada geen "sraftan maksat, bunlarn mallann. Allann mubah kld yerlerin dna harcamaktr.

Yine yet-i kerimede geen ve "Byrler diye tez elden yemeyin." eklinde tercme edilen ifadesinden maksat, "Byyecekler ve mallarna sahib olacaklar kukusuyla alel acele onlarn mallann yemeye girimeyin." demektir. Nitekim Abdullah b. Abbas ve Sddi bu ifadeyi bu ekilde izah etmilerdir.

yet-i kerimede geen ve "Fakir olan veli yetimin malndan meru surette yesin." eklinde tercme edilen ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde tefsir edilmitir.

1- Hz. mer (r.a.) Abdullah b. Abbas, Ubeyde es-Selmani, Said b. C-beyr, Mcahid ve Ebu liyeye gre buradaki "Meru ekilde yesin" ifadesinden maksat, ihtiyac halinde yetimin malndan dn olarak yemektir.

Bu hususta Harise b. Musarrif, Hz. merin unlar sylediini rivayet etmektedir. "Ben, AHahm mal olan Beytl Mal bir yetim mal olarak kabul ederim. htiyacm olmadnda ona kar iffetli davrannm. Onu, muhta olduumda da, meru bir ekilde (rfe gre) yerim. Skntdan kurtulduumda ise onu derim." Hammad diyor ki: "Ben, Said b. Cbeyre, "Kim de fakir ise meru bir ekilde yesin." yetim sordum. O da dedi ki: "Yetimin malndan dn alarak ve zaruret miktannea alr daha sonra, eli genilerse borcunu der. ayet eli genilemeden lm gelip atacak olursa, yetimden, hakkn helal etmesini ister. ayet yetim kk ise onun velisinden helallik ister."

Grld gibi bu grte olanlar, yetimin malnn, fakir veliler tarafndan ancak dn alnabileceini ve imkanlar msait olur olmaz velinin onu derhal demesi icabettiini sylemilerdir. Bunlar, slerine delil olarak, ayn yetin devamnda "Mallarn kendilerine verdiini verdiinize dair ahit tutun." eklinde zikredilen hkm gstermile hu hkm, fakirlerin, yetimlerin mallarndan meru bir ekilde yiyebileceklerini ifade eden hkmden sonra zikredilmitir. Bu da gsteriyor ki, yetimin mal ancak dn olarak alnabilir.

2- Dier bir ksm mfessirlere gre fakir olan velinin, yetimin malndan "Meru bir ekilde yemesi"nden maksat, israfa kamakszn onun malndan yemesi ve bunu geri demekle ykml olmamasdr. Ancak bu grte olan mfessirler, fakir olan velinin, yetimin hangi malndan ve ne kadar yiyebilecei hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, Sddi Ata ve krimeye gre, fakir olan veli, yetimin malndan ancak parmaklarnn ucuyla yiyebilir ve onun malndan herhangi bir elbise giyemez.

b- brahim en-Nehai ve Mekhul'e gre ise, fakir veli, yetimin malndan ancak aln giderebilecek kadar yiyebilir ve avret mahallini kapatacak kadar giyebilir.

c- Abdullah b. Abbas, Kasm b. Muhammed, Ebul liye, Hasan- Basri, a'bi Katade ve Dehhaka gre ise fakir olan veli, yetimin meyvelerinden yiyebilir. Bakp gzettii hayvanlarnn stlerinden iebilir ve onlardan binek olarak faydalanabilir. Fakat o, yetimin, altn gm ve hayvan gibi mallarn, ancak dn olarak alabilir.

d- Hz. mer, Ata b. Ebi Rebah, brahim en-Nehai, Hasan- Basri, Hz. Ai-e ve bn-i Zeydden nakledilen dier bir gre gre fakir bir veli, yetimin btn mallarndan yiyebilir. Yedii eyleri geri demesi gerekmez. Yeter ki, kendi mallarn yetimin malna tercih etmesin ve yetimin maln kendisine mal edinmesin.

Taberi bu grlerden tercihe taayan olan grn, yette zikredilen "Meru surette (rfe gre) yesin." ifadesini "Yetimin malndan, zaruret halinde dn olarak yesin" eklinde izah eden gr olduunu sylemitir. Veli, yetimin maln muhta olduunda, ancak dn olarak alp yiyebilir. Bunun dnda herhangi bir ekilde yemesi caiz deildir. Zira, btn limler, yetimin velisinin, yetimin mallarn, sevk ve idare etme dnda, onlar zerinde herhangi bir yetkisi olmad hususunda ittifak etmilerdir. Madem ki veli, yetimin mallarnn maliki deildir o halde, malik olmayan birinin, bakasna ait mallardan yemesi caiz deildir. Bu itibarla yetimin malndan herhangi bir eyi harcayacak olursa, onu demekle ykml olur. Bu da gsteriyor ki, fakir olan veli, yetimin maln ancak dn olarak alabilir.

Fakir olan velinin-yetimin mallarn idare etmesinin karl olarak o mallardan yiyebileceini sylemek isabetli deildir. Zira, veli, sevk ve idare etmesinin karlnda teaml esas alarak yetimin malndan belli bir cret alabilir. Bu, velinin hakkdr. Yetimin mal saylmaz. [18]

 

7- Ana baba ve akrabalarn, miras olarak braktklarnda erkeklerin hissesi vardr. Kadnlarn da, ana baba ve akrablarn braktklarnda hisseleri vardr. Bunlar az olsun ok olsun, farz klnm bir hissedir.

Katade diyor ki: "slamdan nce kadnlara mirastan pay verilmiyordu. Bu yet-i kerime indi ve bu deti kaldrarak onlara da miras haklarnn verilmesini hkme balad.

krime ise bu yet-i kerimenin, Ensardan olan mm Khhe, onun kz Khhe, Sa'lebe ve Evs b. Sveyd hakknda nazil olduunu sylemitir. "Sa'Iebe veya Evsten biri mm Khhann kocas, dieri ise ocuunun amcas idi. (Yani kayn biraderi idi) Kadn, Resulullaha geldi ve dedi ki: "Ey Allann Resul, kocam ld. Geriye beni ve kzmz brakt. Bizi, miras saymadlar." Bunun zerine, ocuun amcas yle dedi: "Ey Allann Resul, bu kadn ata binmez, cizlerin ykn yklenmez, dmana kar savaamaz, tketir, retmez." te bunun zerine bu yet nazil oldu. [19]

 

8- Miras taksim olurken (Miras olmayan) akrabalar, yetimler ve fakirler de bulunursa mirastan onlara da verin ve onlara gzel sz syleyin.

Mirasn taksimi srasnda lenin akrabalar, yetimler ve yoksullardan da orada bulunanlar olursa onlara da gnlnzden kopan bir eyler verin ve onlara gzel sz syleyin.

Mfessirler bu yet-i kerimenin, mensuh mu (Hkm kaldrlm m) Yoksa muhkem mi (Hkm baki mi) olduu hususunda ihtilaf etmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, brahim en-Nehai, a'bi Mcahid, Said b. Cbeyr, Hasan- Basri, Zhri ve Yahya b. Ya'mur bn-i irin, Ebu Musa e-E'ar Urve b. Zbeyr ve Al b. Bedr'e gre bu yet-i kerimenin hkm bakidir, mensuh deildir. Miraslarn miras taksim ederlerken orada hazr bulunan akrabalara, yetimlere ve yoksullara, gnllerinden koptuu kadar bir eyler vermeleri farzdr. Bu hususta Said b. Cbeyrin unlar syledii rivayet edilmektedir: "nsanlar bu yetin hkmn umursamamaktadrlar. lenin akrabalar iki eittir. Birincisi ona miras olan akrabalar, ikincisi ise miras olmayan akrabalardr. Ayet-i kerime, lnn miraslarna, mirastan pay olan akrabalara paylann vemeleri-ni emretmi miras olmayan akrabalara ise gzel szler sylemeyi emretmitir. Bu itibarla yet muhkemdir, mensuh deildir."

Grld gibi Said b. Cbeyr, bu yetin, mirasn taksimini emreden bu surenin on birinci, on ikinci ve yetmi altnc yetleriyle elimediini kabul etmi, bu itibarla mensuh olmadn sylemitir.

Yahya b. Ya'mur da bu yet hakknda unlar sylemitir: "Medinede inen muhkem yet vardr ki insanlar bunlarla amel etmeyi brakmlardr. te bu yetler, Nisa suresinen bu yeti, yatak odasna girmek in izin istemeyi emreden Nur suresinin eli sekizinci yeti ve insanlarn birbirleriyle tanmalarn emreden. Hucurat suresinin on nc yetidir.

Ancak bu grte olan limler, miras taksim edenlerin, mirasta paylan bulunup bulunmamas ve miraslarn byk veya kk olmalar bakmndan hkmlerin farkl olup olmayaca hususunda ihtilaf etmilerdir.

aa- Said b. Cbeyr, krime ve Sddiye gre, ayet miras taksim eden kimsenin mirasta herhangi bir pay yoksa ve miras da kk ocuklara ait ise, miras taksim eden byle bir kimsenin, yetimlerin mallarndan, mirasn taksimi srasnda hazr bulunan, akrabalara, yetimlere ve yoksullara herhangi bir ey vermesi caiz deildir. Onlara sadece "Bu mal kklere aittir, ben bundan size herhangi bir ey verme yetkisine sahip deilim." eklinde gzel szler syler.

bb-Ubeyde es-Selmani ve bn-i rne gre ise, miras taksim eden kimsenin mirastan pay olmasa, miras da ocuklara ait olsa yine de miras taksim eden velinin, mirastan, akrabalara, yetimlere ve yoksullara bir eyler vermesi gerekir. Miraslarn byk veya kk olmalar farketmez. Ancak miraslar byk iseler, bizzat kendileri verirler. Kk iseler velileri verir.

Bu hususta Muhammed b. rn diyor ki: "Ubeyde es-Selmani, baz yetimlerin mallarn taksim etti. Onlarn mallarndan bir koyun alnmasn ve piirilip yemek yaplmasn emretti ve dedi ki: "ayet bu yet olmasayd ben bu koyunun ve yemein, kendi malmdan olmasn isterdim." Sonra Ubeyde "Miras taksim olurken (miras olmayan) akrabalar, yetimler, ve fakirler bulunursa onlara da verin." yetini okudu.

Taberi diyor ki: "Birinci grte olanlar, "Verin" diye tercme edilen ifadesini, "Mirastan bir eyler verin." mnsnda anlamlar, ikinci grte olanlar ise bunu "Mirastan bir eyler yedirin." mnsna almlardr.

b- Said b. el Mseyyeb, Ebu Malik, Abdullah b. Abbas ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime, bu suresinin on bir, on iki ve yetmi altnc yet-i kerimeleriyle neshedi m itir. Zira bu yet-i kerime, miras paylarn belirten yetlerden nce nazil olmu, akrabalara, yetimlere ve yoksullara mirastan mal verilmesini emretmitir. Daha sonra mirasn pay sahiplerini belirten yetler nazil olunca bu yetin hkm neshedilmi ve kaldrlmtr.

c- Abdullah b. Abbas, Said b. el- Mseyyeb ve bn-i Zeydden nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime mensuh deildir. Fakat miras deil vasiyeti kastetmektedir. Yani maln vasiyet eden kimsenin vasiyeti yapma annda, yette zikredilen kiiler bulunuyorsa maln bunlara vasiyet etmesi emredilmitir. Bunlara gre yette zikredilen "Mirasn taksimi" ifadesinden maksat, vasiyet yaplmasdr.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, bu yet-i kerimenin muhkem olduunu syleyen ve bundan maksadn, akrabalara vasiyet etmek olduunu, yetimlere ve miskinlere de gzel sz sylemek olduunu syleyen grtr. Zira bir yetin mensuh olduuna hkm verebilmek iin baka bir yetle tamamen eliir olmas veya neshedildiine dair kesin bir delilin bulunmas gerekir. Bu yeti kerimeden maksadn, vasiyet etmek olduu sylendii takdirde miras yetleriyle neshedildii sylenemez. Zira bunlar arasnda elime sz konusu olamaz. Dier yandan bu yetin neshedildiine dair ne kitaptan ne de snnetten bir delil vardr. O halde bu yetin, isabetli olan tefsiri yledir: "Vasiyet eden kimse vasiyetini dzenlerken akrabalar, yetimler ve miskinler bulunacak olursa vasiyetten akrabalarna pay versin. Yetimlere ve miskinlere de gzel sz sylesin."

yet-i kerimenin sonunda "Onlara gzel sz syleyin" buyurulmaktadir. Said b. Cbeyre gre yetin bu blm, kk ocuklarn, yetimlerin veya mirastan pay olup ta orada bulunmayanlarn miraslarn taksim eden idarecileri kastetmektir. Bunlar bu gibi insanlarn miras paylarndan akrabalara, yetimlere ve yoksullara herhangi bir ey vermeyeceklerinden onlara gzel szler syler-ler."Her ne kad~r bu maldan bir eyler alma hakknz varsa da biz size bir ey verme yetkisine sahip deiliz." eklinde konuurlar.

Dier bir ksm limlere gre ise yetin bu blmnde, gzel szler sylemesi emredilen kii, lmeden nce malnn te birini vasiyet eden kimsedir. Bu kimse malnn te biri gibi belli bir miktarm, yakn akrabalarna, yetimlere ve miskinlere vasiyet eder de, vasiyet etmesi icabeden daha baka kimseler de bulunacak olursa o kimselere de gzel szler syler[20]

 

9- ldkten sonra geriye zayf ocuklar braktklar takdirde, onlara bir ktlk gelmesinden korkanlar (bakalar iin de ylece) korksunlar. Allahtan saknsnlar ve doru sz sylesinler.

nsanlar lp te geriye, himayeye muhta ocuklar braktklar taktirde o ocuklarn, fakirlik ve maduriyete dmelerinden nasl korkuyorlarsa, himayeye muhta olan yetimlerin ilerini yrtmeyi zerlerine aldkian zaman da onlar hakknda ylece Allahtan korksunlar. Onlara gzel ve doru sz sylesinler. Mfessirler bu yet-i kerimeye eitli ekillerde mn vermilerdir:

a- Abdullah b. Abbas, Katade, Sddi, Said b. Cbeyr, Dehhak ve Mca-hid bu yeti u ekilde izah etmilerdir: "lm annda malm vasiyet eden kiinin yannda bulunan kimseler, vasiyet edenin maln datarak geriye kalan miraslarn madur etmesinler. Ona malndan, miraslarm madur etmeyecek kadarn vasiyet etmesini sylesinler. Zira, kendileri vasiyet eden kiinin durumunda olsalard geriye brakacaklar ocuklarnn madur edilmemelerini arzular ve kendilerine bu gibi eylerin sylenmesini isterlerdi. O halde bakalarnn vasiyet etmesi durumunda onlarn ocuklarn da kendi ocuklar gibi grsnler. Onlara, mallarnn ounu veya yansn yahut te birinden daha fazlasn vasiyet etmesini sylemesinler.

b- Miksem ve Hadremiye gre ise bu yetin izah yledir: "lm annda maln vasiyet edenin yannda bulunan kimseler, vasiyet edenin akrabalarna, yetimlere ve yoksullara malnn bir ksmn vasiyet etmesine engel olmasnlar. Halbuki onlar, lnn akrabas veya yetim yahut yoksul durumda olsalar da vasiyetin kendi lehlerine yaplacan bilmi olsalar, vasiyet edenin byle bir vasiyeti yapmasn isterler ve onu bu vasiyeti yapmaya tevik ederler. O halde bakalarna yaplacak olan vasiyete de engel olmasnlar.

c- Abdullah b. Abbastan nakledilen dier bir gre gre bu yetin izah yledir: "Yetimlerin velisi olan kiiler, onlara iyi davransnlar, mallarn yeme-sinler, nasl ki kendileri lp te geride ciz ve madur ocuklar brakmaktan korkuyorlarsa ve onlara gzel davranlmasn, mallarnn yenilmemesini istiyorlarsa bakalarnn geride braktklar yetimlere de yle davransnlar.

d- Dier bir ksm limlere gre bu yetin izah yledir: "ldkten sonra geriye zayf ocuklar braktklar takdirde onlara bir ktlk gelmesinden korkanlar korksunlar, Alahtan saknsnlar ve doru sylesinler. Bu taktirde lmlerinden sonra, Allah onlarn ocuklar iin yeterlidir.

Bu hususta eybani diyor ki: "Abdlmelikin olu Meslemenin zamannda stanbulda bulunuyorduk. imizde bn-i Muhayriz, bn-i Deylemi ve Hani b. Glsm de bulunuyordu. Biz, aramzda, hir zamanda ortaya zkacak eyleri konuuyorduk. Ben, duyduklarmdan dolay skntya dtm ve bn-i Deylemi-ye dedim ki: "Ey Eba Bir, ben isterim ki hi ocuum olmasn." Bunun zerine o eliyle omuzuma vurdu ve dedi ki: "Yeenim sen bunu syleme. Zira, Allahn bir kiinin sulbnden gelmesini takdir ettii nesil mutlaka onun sulbnden gelecektir. ster dilesin isterse dilemesin. imdi ben sana, bir eyi reteyim mi ki, sen onu yaparsan Allah seni fitnelerden korur. ayet sen lp te geriye ocuk brakacak olursan, senin yerine onlar Allah korur." Ben de dedim ki:

"Evet ret." te bunun zerine eybani "ldkten sonra geriye zayf ocuklar braktklar takdirde onlara bir ktlk gelmesinden korkanlar kork unlar. Allahtan saknsnlar ve doru sz sylesinler." yetini okudu.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan gr, yeti u ekilde izah eden grtr: "Hayatta iken mallarn harcayp bitirmeleri halinde veya lrken akrabalarna, yetimlere ve miskinlere vasiyet ederek mallarn datmalar halinde, lmelerinden sonra geriye braktklar zayf ocuklarnn muhta olacaklarndan korkanlar, bakalarnn vasiyetinde hazr bulunduktan zaman, vasiyet edene, itidalli davranmasn ve geriye brakaca zayf ocuklarn bakalarna muhta etmemesini sylesinler. Allahtan korksunlar ve vasiyet edene Allahn mubah kld ekilde vasiyette bulunmasn tavsiye etsinler. Bylece doru sz sylemi olurlar."

Taberi diyor ki: "Bu gr tercih etmemizin sebebi, bundan nceki yetin de vasiyet edenler hakknda olduunu tesbit etmemizdir. yetleri birbiriyle irtibatl bir ekilde izah etmek daha evladr. [21]

 

10- Yetimlerin mallarn haksz yere yiyenler, karnlarna sadece ate tkamlardr. Onlar yaknda alev alev yanan bir atee sokulacaklardr.

phesiz ki dnyadayken haksz yere yetimlerin mallarn yiyenler, kyamet gnnde karnlarna ate dolduracaklardr ve cehenneme gireceklerdir.

Sddi, bu yetin izahnda yle demitir: Bir kii haksz yere yetim maln yeyince kyamet gnnde diriltdiinde azndan, kulaklarndan, burnundan ve gzlerinden ate kacaktr. Onu grenler, yetim mah yiyen biri olduunu anlayacaklardr.

Ebu Said el-Hudri diyor ki: "Resulullah sra hadisesini anlatrken buyurdu ki: "Orada bir topluluk grdm. Onlarn, deve duduklar gibi dudaklar vard. Onlann dudaklarn tutup azlarna ateten kayalar atan kimseler vazifelendiril-mi. Atlan talar, onlann altlanndan kyordu. Dedim ki: Ey Cebrail bunlar kimdir? Dedi ki; "Bunlar, haksz yere yetim maln yiyenlerdir. Bunlar yetim maln yerken karnlarna sadece ate tkam olurlar."

bn-i Zeyd ise bu yetin, yetimleri miras klmayan ve onlann mallarn yiyen mrikler hakknda nazil olduunu sylemitir.

Yetim mal yemek en byk gnahlardan biridir. Bu hususta Resulullah (s.a.v.) bir hadis-i erifinde yle buyuruyor:

"Helake srkleyen yedi eyden kann." Sahabiler: "Ey Allahm Resul onlar nedir?" diye sorunca Resulullah (s.a.v.) u cevab vermitir: "Onlar, Alla-ha ortak komak, sihir yapmak, Allann ldrlmesini haram kld insan haksz yere ldrmek, faiz yemek, yetim mal yemek, savatan kamak ve iffetli ve zina ile bir alakas olmayan mmin kadnlara zina iftirasnda bulunmaktr. [22]

 

11- Allah size, evlatlarnzn miras taksimi hususunda, erkeklerin paylarnn, kadnlarn iki kat olmasn emretmektedir. Eer btn ocuklar kz olup, ikiden fazla olursa, bunlarn pay, lenin brakt maln te ikisidir. Eer miras bir tek kz ise mirasn yars onundur. Eer len, ana ve baba ile birlikte ocuklar da birakmsa, ana ve babann her birinin terekeden pay, altda birdir. ayet lenin ocuu yok da kendisine ana ve babas miras oluyorsa, anann pay sadece te birdir. Eer lenin kardeleri varsa, terekenin altda biri ananndr. Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirilip veya borcu dendikten sonra hak sahiplerine verilir. Bababahrnz ve oullarnzdan hangisinin size fayda bakmndan daha yakn olduunu size bilemezsiniz. Bu Allah tarafndan farz klnmtr. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

ocuklarnza miras taksimi hususunda Allah yle emreder: Sizden biriniz lr de geriye erkek ve kz ocuklar brakrsa, erkeklerin miras pay iki, kzlarn ki ise birdir. ayet lenin btn ocuklar ikiden fazla ise ve hepsi de kz ise, bunlarn hepsinin pay mirasn te ikisidir. Eer miras sadece bir kz ise mirasn yans onundur. Eer len kimsenin ocuklaryla beraber anne ve babas da bulunursa, anne ve babasnn herbirinin mirastan pay, altda birdir. ayet lenin ocuu yoksa ve mirass da anne ve babas ise annenin mirastan pay sadece te bir geri kalan ise babanndr. Eer lenin iki veya daha fazla kardei varsa, terekenin altda biri ananndr. Geriye kalan da babanndr. Bu paylar, lenin borlan denip ve malnn te biri iin geerli olan vasiyeti yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Dnya ve hirette faydal olmak bakmndan, babalannz ve oullannzdan hangisinin size daha yakn olacan bilemezsiniz. Bu hkmler, Allah tarafndan size farz klnmtr. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Sddi ve Abdullah b. Abbastan nakledilen bir gre gre cahiliye dneminde, kk oculara ve kadnlara mirastan pay venniyorlar ve onlar iin yle diyorlard: "Ata binmeyene, eli kl tutmayana ve dmanla savamayana nasl mal verebiliriz?"

slam geldikten sonra bu yet nazil oldu, kn, byn, kadnn ve erkein mirasta paylan olduunu aklad.

Mcahid ve Abdullah b. Abbastan nakledilen dier bir rivayete gre bu yetin nzul sebebi, lenin malnn, sadece ocuklanna verilmesi, vasiyetin de sadece anne ve babaya yaplmasdr. Allah teala, bu yet-i kerimeyi gndererek, anne baba dahil btn miraslarn paylarn belirtmi ve daha nce yaplanlardan dilediini neshetmitir.

Bu yet-i kerimenin nzul hakknda Cabir b. Abdullah diyor ki:

"Resulullah ve Ebubekir, Seleme oullarnn kaldklar yerlerden geerlerken hasta olduum iin beni ziyarete gelmiler ve Resulullah beni baygn vaziyette bulmu. Resulullah su istemi ve abdest alm sonra o sudan bana serpmi. Bunun zerine ben ayldm. Ve dedim ki: "Ey Allann Resul, malm hakknda ne yapmam emredersiniz?" te bunun zerine bu yet nazil oldu[23]

Taberi diyor ki: ""Eer denilecek olursa ki "yet-i kerimede, lenin yalnz bir kz varsa ona mirasn yansnn verilecei, ikiden fazla kz varsa mirasn te ikisinin verilecei beyan ediliyor fakat lenin iki kz varsa onlarn paylarnn ne olaca belirtilmiyor." Cevaben denilir ki: "Bu iki kzn paynn da, ikiden fazla olan kzlar gibi olduu, phe gtrmeyecek derecede kuvvetli olan snnetle sabittir.

Yine Taberi diyor ki; "Ayet-i kerimede, lenin ocuunun bulunmas halinde anne ve babadan herbirinin, mirastaki paylarnn altda bir okluu zikredilmektedir. Buna gre, len kiinin, sadece bir kz bir da babas bulunacak olursa kz, terekenin yansm.baba da altda birini alacaklardr. Terekenin geriye kalan altda iksi ne olacaktr?" Cevaben denilir ki: "Mirasta paylan bulunanlar, haklarn aldktan sonra terekeden bir miktar artacak olursa bu miktar, Resulullah (s.a.v.)in beyan etmesiyle lenin en yakn olan erkek akrabasna verilir. Bu itibarla misalde zikredilen halde kz terekenin yansn aldktan sonra geri kalan ki sim tamamen babaya verilir. Baba terekenin altda birini, hak sahibi olarak alr altda ikisini ise, lenin en yakn erkek akrabas olarak alr.

Taberi diyor ki: "Eer denilirse ke Ayet-i kerimede lenin miraslar yalnzca anne ve baba olursa, terekenin te birini annenin alaca zikrediliyor, geriye kalann ne olaca belirtilmiyor." Cevaben denilir ki: "Yukarda da zikre-dildii gibi bu durumda da baba, len kiiye en yakn akrabadr. Bu itibarla hak sahibi anne, mirastan te bir payn aldktan sonra terekenin geriye kalan babaya aittir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki yet-i kerimede "Eer lenin kardeleri varsa, terekenin altda biri ananndr." buyurulmakta ve lenin birden ok kardeinin bulunmas durumu zikredilmekte, tek kardeinin bulunmas durumu zikredilmemektedir. Acaba lenin, anne ve babasyla birlikte tek kardei varsa annenin bu durumda mirastaki pay ne olacaktr? Cevaben denilir ki: "yet-i kerimede anne ve babayla birlikte, lenin birden ok kardei bulunmas halinde annenin mirastaki paynn deierek te birden altda bire decei zikrediliyor ve bundan da anlalyor ki, lenin yalnzca bir kardei bulunursa . annenin mirastaki te bir pay deimemektedir. Zira bu hkm daha nce zikredilmi fakat deieceine dair bir ey de zikredilmemitir. O halde bir insan lr de geriye anne baba ve bir de karde brakacak olursa anne mirasn te birini alacak mirasn geri kalan te ikisi en yakn erkek akraba olarak babaya ait olacaktr,

yet-i kerimenin "Eer lenin kardeleri varsa" blmndeki "Kardeler" kelimesi oul olarak eklinde zikredilmektedir. Arapada oul, ikiden daha fazla saylar iin kullanldndan, limler buradaki oulun, gerek anlamda m kullanld yoksa birden fazla olan iki kardein de bu ifadenin iine girip ginneyecei hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Sahabi, Tabiin ve onlardan sonra gelen limlerin ounluu, yetin bu blmnde zikredilen"Kardeler" kelimesine iki kardein de girdii grndedirler. Bunlara gre, bir kii lr de geride anne baba ve birden fazla karde brakacak olursa annenin mirastan pay altda birdir. Geri kalan babanndr. Bu grte olanlar delil olarak mmetin gemilerinden bu meselenin byle olduunun yaygn bir ekilde nakledildiini, bu nedenle phe gtnnediini sylemilerdir.

b- Abdullah b. Abbas ise, iki kardein, burada zikredilen "Kardeler" ifadesine dahil edilemeyeceini, zira Arapada "kil"in ayr bir kalp olduunu sylemi Hz. Osmann, iki kardei de, ikiden ok kardeler gibi saymasna kar kmtr. Abdullah b. Abbasa gre, bir kii lr de geriye anne, baba ve iki de karde brakacak olursa terekenin te birini anne alr. Geriye kalan babaya verilir.

Taberi birinci grn, sahabi ve onlardan sonra gelen mmetten yaygn bir ekilde nakledilmi olmas hasebiyle tercihe ayan olduunu ve Arapada bazen ikil yerine oul kelimelerin kullanldn, yetin bu blmnde de ayn durumun sz konusu olduunu sylemitir, kil kelime yerine oul kelime kullanlmasna misallerden biri de u yettir. "Ey Peygamber hanmlar, eer ikiniz de Allaha tevbe ederseniz kalbleriniz geree ynelmi olur. [24]Bu yette geen kelimesi ikil olarak zikredilmi kelimesi ise oul olarak zikredilmitir. Bu da gsteriyor ki Arapada bazen oul kelimeler ikil kelimelerin yerine de kullanlmaktadr.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "lenin, iki veya daha ok kardei bulunmas halinde annenin paynn te birde altda bire drlmesinin sebebi nedir? Cevaben denilir ki: Bu hususta limler, farkl grler beyan et-mi erdir:

Katadeye gre bunun sebebi, ocuklarn nafakalarnn, babalarna ait olmasdr. Bu nedenle baba, buradaki durumda olunun mirasndan daha fazla pay almaktadr.

Abdullah b. Abbastan, Tavusun naklettiine gre ise lenin kardelerinin ok olmas halinde annenin mirastaki paynn, te birden altda bire d-nn sebebi, annenin payndan kesilen miktarn, kardelere verilmesi iindir.

Taberi diyor ki: "Bu hususta doru olan sz udur: Allah teala, lenin kardelerinin, birden ok olmas halinde annenin mirastaki paynn te birden altda bire deceini belirtmi ve bunun hikmetini bize bildinnemitir. Allah teala, yaratklar iin neyin daha faydal olacan ok iyi bildiinden, bunu byle yapmtr. Bizler bunu bilmekle ykml deiliz. Olabilir ki bu durumda annenin, mirastaki paynn drlmesi babalarn, ocuklar bakmakla ykml olmalarndandr. Veya baka bir sebeptendir. Bununla birlikte Tavusun, Abdullah b. Abbastan naklettii "Anneden kesilen payn, kardelere verilmesi iindir." eklindeki gr, mmetin icma hilafna olduundan azdr. Reddedilir. Zira mmet, lenin babas bulunduu srece, mirasndan kardelerine pay dmeyecei hususunda icma etmitir. Ayrc Hasan b. Muhammedin, Abdullah b. Abbastan, kardelerin miras olduklar "Kelale" durumunu, lenin babass ve ocuu olmama" eklinde izah ettiini rivayet etmitir. Bu rivayet de, Tavusun rivayetine muhaliftir.

Ayet-i kerimenin devamnda "Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirilip veya borcu dendikten sonra hak sahiplerine verilir." bu vurulmaktadr. Burada, her ne kadar, vasiyetin yerine getirilmesi, borlarn1 denmesinden nce zikre-dilmise de Hz. Alinin de Resulullahtan naklettii gibi lenin nce. borlar denir daha sonra vasiyeti yerine getirilir. Buna gre bir insan ldnde nce btn borlan denir. Bu borlar, terekenin tmn bilirse dahi borlar dendikten sonra, geriye kalan terekeden, lenin terekesinin te birini amamak artyla vasiyeti yerine getirilir. Terekenin te birini aan vasiyet iin, lenin miraslarnn izni. gerekir. Onlar izin vermezlerse, terekenin te birinin zerindeki vasiyet geersizdir. Borlar denip vasiyetler yerine getirildikten sonra, geriye kalan tereke, miraslar arasnda kitap ve snnetin belirttii ekilde taksim edilir.

yet-i kerimede "Babalarnz ve oullarnzdan hangisinin size fayda bakmndan daha yakn olduunu siz bilemezsiniz." Duyurulmaktadr.

Abdullah b. Abbas buradaki "Yakmhk"tan maksadn, hirette grlecek yaknlk olduunu, zira orada, Allah tealantn, kullarndan bazlarn, dierlerine efaati klacan sylemitir. [25]

Mcahid ise, buradaki yaknlktan maksadn, dnyada grlecek yaknlk olduunu sylemi, bn-i Zeyd de, bu yaknln hem Allaha yaknlk hem de dnyadaki davranlarla gsterilecek yaknlk olduunu sylemitir. [26]

 

12- Eer hanmlarnzn ocuklar yoksa, braktklar mirasn yans sizindir. ayet ocuklar varsa, braktklar mirasn drtte biri sizindir. Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa borcu dendikten sonra verilir. Eer siz, ocuk brakmadan lrseniz, geriye braktnz mirasn drtte biri hanmlanmzndr. ayet ocuklarnz varsa, braktnz mirasn sekizde biri hanmlarnzmdr. Bu paylar, yaptnz vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz dendikten sonra verilir. Eer len bir erkek veya kadn, usul ve fruu olmayp zayf bir derece ile varis olunuyorsa, kendisinin bir erkek veya kz kardei bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras pay, terekenin altda biridir. Eer mevcut olan kardeler bundan daha ok iseler, bu takdirde kardeler mirasn te birini, eit olarak taksim ederler. Bu paylar, lenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu dendikten sonra verilir. Ancak miraslar zarara uratilmamaldr. Bunlar, Allah tarafndan bir emirdir. Allah, her eyi bilen ve yarattklarna ok yumuak davranandr.

Ey erkekler, kanlarnz lr de geride ocuk brakamayacak olursa onla-nn terekelerinin yans sizindir. Onlann ocuu varsa, braktklar mirasn drtte biri size aittir. Bu taksim de onlann meru ller iinde yaptklar vasiyetlerin yerine getirilmesinden ve borlarnn denmesinden sonra yaplr. Kadnlarn, len kocalanndan kendilerine den miras paylan ise siz kocalarn, herhangi bir ocuunuz olmad zaman braktnz mirasn drtte biridir. Eer ocuunuz varsa, kadnlarn pay mirasnzn sekizde biridir. Bu taksim de, yaptnz mem vasiyetlerinizin yerine getirilmesinden ve borlann denmesinden sonra yaplr. Eer bir erkee veya kadna babas ve ocuklan dndaki kimseler miras oluyorsa bunlann da mirastan pay altda birdir. ayet, anneden kardeler iki ise her biri mirasn altda birini alr. Bu kardeler ikiden fazla iseler hepsi mtereken mirasn te birini alrlar. Bunlar, anne tarafndan kardeler olduklar iin mirasta erkek ve kz aynm yaplmaz. Bu taksimat da, yaplan meru vasiyetin yerine getirilmesinden ve borlarn denmesinden sonra yaplr. Vasiyet yaplrken miraslara zarar verilmez. Bu hkmler, Allah tarafndan bir emirdir, allah, her eyi bilendir ve yaratklanna ok yumuak davranandr.

yet-i kerimede geen ve "Eer, len bir erkek veya kadn, usul ve fruu olmayp zayf bir derece ile varis olunuyor da" diye tercme edilen cmlesindeki kelimesinin mns hakknda limler, farkl grler zikretmilerdir,

a- Hz. Ebubekir, Hz. mer, Abdullah b. Abbas, Sleym b. Abd es-Seluli, Katade, Hakem, bn-i Zeyd, Zhri ve bn-i shaktan nakledilen bir gre gre "Kelale" demek, ocuk ve babann dnda olan kimse" demektir. Bu hususta a'bi diyor ki; "Ebubekir (r.a.)dan Kelalenin mns soruldu. O da dedi ki: "Ben bu kelimenin mns hakknda kendi grm syleyeceim. Eer doruysa Allahtandr. Yanli ise benden ve eytandandr. Kanaatimce Kelale, baba ve ocuun dndaki akrabalardr." a'bi diyor ki: "mer (r.a.) Halife olunca o da yle dedi: "Ben, Ebubekirin syledii bir eyi reddetmekten dolay Allahtan utanrm.

b- Tavusun, Abdullah b. Abbastan naklettiine gre ise "Kelale"den maksat, ocuun dndaki akrabalardr. Abdullah b. Abbastan nakledilen bu gre gre bir kii lr de geride anne baba ve anne bir kardeler brakacak olursa, anne, terekenin altda birini alr. Anne bir kardeler de terekenin altda birine miras olurlar. nk bu gre gre, babas bulunan kimse "Kelale" yoluyla miras olma durumundadr.

c- Hakeme gre ise "Kelale" babann dndaki akrabalardr. Mfessirler, lp geriye, baba ve evlat dndaki miraslan brakan kimsenin, bu durumuna "Kelale" durumu denildiini ancak "Kelale"nin len kiinin kendisini sfat m yoksa baba ve ocuklan dndaki miraslarnn sfat m olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.

Sddi ve Abdullah b. Abbasa gre Kelale, len kiinin sfatdr. Babas ve ocuklan bulunmayarak len kiiye "Kelale" denir.

Dier bir ksm limlere gre ise "Kelale", lenin babas ve ocuklan olmamas halinde dier miraslara verilen bir sfattr. Bu durumda len bir kiinin kardeine, bacsna ve dier miraslarna "Kelale" denir.

bn-i Zeyde gre ise "Kelale" baba ve ocuu almayarak len kiinin hem kendisine hem de miraslarna verilen bir sfattr.

Taberi bu grlerden, "Kelale"den maksat miraslardr." diyen grn tercihe ayan olduunu zira bu hususta Resulullahtan rivayet edilen u sahih hadislerin, miraslara "Kelale" dendiini ifade ettiklerini sylemitir..

Cabir b. Abdullah diyor ki:

"Dedim ki: "Ey Allann Resul, mirasn kime ait olacak? Zira bana ancak "Kelale" durumundaki kimseler miras oluyorlar." Bunun zerine miraslarn paylann paylann bildiren yet nazil oldu[27]

Amrb. el-Kari diyor ki:

"Resulullah, "Cirane"denen yerden, Umre yapmak zere Mekkeye geldiinde ac eken ve dkn br halde olan Sa'd ziyaret etti. Sa'd dedi ki: "Ey Allann Resul, benim malm var. Bana miraslar "Kelale" olarak miras olacaklar. Ben, malmn hepsini vasiyet edeyim mi? Veya tasaddukta bulunaym mi? "Resululfah: "Hayr" dedi.[28]

Alb. Ziyad diyor ki:

"Bir adam mer b. el-Hattaba soru sordu ve dedi ki: "Benim miraslarm "Kelale"dir. Ben malmn yansm vasiyet edeyim mi? mer "Hayr" dedi. [29]

yet-i kerimede geen "Eer len bir erkek veya kadn, usui ve fruu olmayp zayf bir derece ile varis olunuyor da, kendisinin bir erkek veya kzkarde-i bulunuyorsa, bunlarn herbirinin miras pay, terekenin altda biridir." ifadesin-deki "Erkek ve kizkarde"ten maksat, Sa'd b. Ebi Vakkasn kraatmda da zikre-dildii gibi lenin anne bir erkek kardei veya kzkardeidir. Bu kardeler, kadn olan anneleri yoluyla miras olduklar iin, erkek kardele kzkardein pay eittir.

yet-i kerimede: "Ancak miraslar zarara uratlmamaldr." Duyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, miras brakan vasiyet ederken miraslarna zarar vermeyecek bir ekilde vasiyet etsin." demektir.

Abdullah b. Abbas: "Vasiyet ederken miraslara zarar vermek byk gnahlardandr." demitir. Bu hususta Ebu Hureyre de Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu rivayet ediyor:

"Bir erkek veya kadn, aitmi sene Allaha itaatla amel ederler. Sonra bu ikisine lm gelir atar. Vasiyet ederken miraslarna zarar verirler. Bylece ikisi iin de cehennem atei vacib olur." Ebu Hureyre bundan sonra bu yetin "Ancak miraslar zarara uratlmamaldr." blmn okumutur. [30]

 

13- te bunlar, Allahin koyduu snrlardr. Kim Allaha ve Resulne itaat ederse, Allah onu, altndan rmaklar akan cennetlere koyar. Orada ebedi kalacaklardr. te byk kurtulu budur.

Allann size gnderdii bu hkmler, ona itaatla isyan arasna koyduu snrlardr. Bunlar amayn. Kim, Allann emirlerini tutup yasaklarndan kanarak Allaha ve Peygamberine itaat ederse, Allah onlar altndan rmaklar akan cennetlerine koyar. Onlar orada ebedi olarak kalrlar. Orada ne lm vardr ne de oradan kmak. te en byk kurtulu budur.

yette geen ve "Allann koyduu snrlar" diye tercme edilen ifadesi Sddi tarafndan "Allann zikrettii artlardr." eklinde Abdullah b. Abbas tarafndan, "Allaha itaat yollandr." eklinde izah edilmitir. Bazlarna gre ise bu ifadeden maksat, Allann snneti emirleridir. Bazlarna gre ise "Allann beyan ettii farzlardr." eklinde izah edilmitir. Taberi ise kelimesinin mnsnn, "iki eyin arasn ayran snr." demek olduunu, bu nedenle buradaki dan maksadn "Allaha itaatle itaatsizliin arasn ayran snrlar." demek olduunu sylemitir. Yani, Allann, mirasa dair zikrettii hkmler, Allaha itaatle isyann arasn aynp belirleyen snrlardr. Nitekim, yetin sonunda, Allaha itaat edenlerin mkfaatlandnlacaklannm zikredilmesi ve bundan sonra gelen yette de isyan edenlerin cezaiandrlmalannn zikredilmesi, bu izahn doru olduunu gstermektedir. [31]

 

14- Kim, Allaha ve Resulne isyan eder ve Allann koyduu snarlar aarsa Allah onu, ebedi kalaca cehennem ateine koyar ve onun iin alaltc bir azap vardr.

Kim, Allahm emirlerine kar gelip, haram kldklarn ileyerek miras hkmlerine aykn davranarak Allaha ve Peygamberine isyan eder ve Allann koymu olduu hudutlar ap yasaklad eyleri ilerse, Allah onu, ebedi olarak iinde kalaca, azap grmekle lmeyecei cehenneme koyacaktr. Onun iin, hor ve hakir dren bir azap vardr.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Mirasn taksiminde Allann emirlerine uymayan kimse ebedi olarak cehennemde kalacak mdr ki miras hkmlerini belirten yetlerden sonra zikredilen bu yette, Allaha isyan edenin, ebedi olarak cehennemde kalaca beyan diliyor?" Cevaben denilir ki: "ayet miras taksiminde, Allahn emirlerine uymayan kimse bu haliyle birlikte Allann farz kld miras hkmlerinde phe edecek olursa veya Allaha kar meydan okuyacak olursa, elbette ki byle bir kimse, ebediyen cehennemde kalr. "Nitekim, Abdullah b. Abbasn da zikrettii gibi, miras hkmlerini belirten yet-i kerimeler inince bir ksm mnafk insanlar bu yetlerin hkmnde phe etmiler dier bazlar ise bu yetin hkmlerine kar kmlardr. [32]

 

15- Zina yapan kadnlarnza kar iinizden drt ahit getirin. ahitlik yaparlarsa lm onlarn alncaya veya Allah, onlara bir yol ancaya kadar evlerde tutun.

Evli olsun veya olmasn, kadnlarnzdan zina yapanlar aleyhine drt mslman erkei ahit tutun. Eer bu erkekler, kadnn zina ettiine dair ahitlik yaparlarsa, lm onlar alncaya veya Allah bir yol ancaya kadar onlar evlere hapsedin.

Ayet-i kerimede: "Allah onlara bir yol ancaya kadar evlerde tutun." buyurulmaktadr.Bu yet, evli veya bekr olarak zina eden erkek ve kadnn cezalarnn, Allah teala tarafndan beyan edilmesinden nce nazil oimutur. Bu yete gre zina eden evli veya bekr kadnlar evlere hapsedilip tutuluyordu. Kendileri iin kar bir yol bekleniyordu. Daha sonra inen yetler, evli olarakzina eden erkek ve kadnn cezalarn veya bekr olarak zina eden erkek ve kadnlarn cezalarn beyan etti. Bylece bu yette zikredilen yol alm oldu. Bu yette almasnn beklenmesi istenen ve daha sonra alan yolun, yani cezann ne olduu hususunda eitli grler zikredilmitir.

a- Abdullah b. Abbas, Ata b. Ebi Rebah, Abdullah b. Kesir, Sddi, bn-i Zeyd ve Dehhaka gre, zina edenler iin daha sonra alan yol ve kesinleen ceza udur: Zina eden erkek olsun kadn olsun bekr ise kendisine yz sopa vurulur. Bu husus u yet-i kerimede zikredilmektedir. "Zina eden kadn ve erkein her birine yzer denek vurun. [33]

Zina edenler erkek olsun kadn olsun evli iseler talanarak ldrlrler. Nitekim Resululahin tatbikat byle olmutur.

b- Katade ve Ubade b. Samite gre zina edenler iin alan yol ve kesinleen ceza udur: Zina eden erkek veya kadn bekr ise her birine yzer sopa vurulur. Ve bir yl srgn edilir. Evli iseler herbirine yzer sopa vurulur. Daha sonra talanarak ldrlrler. Bu hususta Ubade b. Samit unlar sylemitir:

"Resulullah yet indiinde sknt iine girerdi. Yznn rengi deiirdi. Yine bir gn ona yet indirildi. Kendisinin o hale girdii grld. Daha sonra bu skntdan alnca yle buyurdu: (u hkm) benden alr; Allah; zina eden kadnlar iin yol belirledi. Evlinin evli ile zina etmesi cezasn da, beknn bekr ile zina etmesinin cezasn da belirtti. Evli olarak zina edene nce yz sopa vurulur daha sonra talanarak ldrlr. Bekr olarak zina edene ise yz sopra vurulur sonra bir yl srgn edilir. [34]

Taberi diyor ki: Tercihe ayan olan gr "Allah onlara bir yol ancaya kadar evlerde tutun." ifadesindeki, almas beklenen ve daha-sonra alan yoldan maksat, evli olarak zina edenlerin talanarak ldrlmeleri, bekr olarak zina edenlere de yz sopa vurulmas ve bir yl srgn edilmeleridir." diyen grtr. Zira Resulullahn, evli olarak zina edenlere yz sopa vurmadna sadece recmettiine dair nakledilen haberler sahihtir. Keza Resulullahn, bekr olarak zina edenler yzer sopa vurulmasna ve bir yl srgn edilmelerine dair hkm verdii sahih olarak nakledilen haberlerdendir. Bu haberler Ubade b. Samitten nakledilen, evli olarak zina edenlere, recmedilmelerinden nce yz sopa vurulmasn beyan eden haberin zayf olduunu gstermektedirler.

Abdullah b. Abbas diyor ki: "slamn ilk zamanlarnda kadn zina edince lnceye kadar eve hapsedilirdi. Sonra Allah teala "Zina eden erkekle zina eden kadndan herbirine yzer sopa vurun." yetini gnderince Resulullah, evli olduu halde zina edenleri recmederek ldrtt. Bylece Allah teala, zina edenlere verilecek cezay gstermi oldu. [35]

 

16- Sizden fuhu yapan kadn ve erkee eziyet edin. Tcvbc edip kendilerini slah ederlerse onlardan vaz gein. phesiz ki Allah, tevbeleri kabul eden ve ok merhamet edendir.

Fuhu yapan bekr kadn ve bekr erkee, ayplayarak,, azarlayarak, dverek eziyet edin. ayet onlar tevbe eder ve Allahn rzasn kazanacak ekilde ameller ileyerek kendilerini dzeltirlerse onlar brakn. phesiz ki Allah, tev-beeri oka kabul eden ve oka merhamet edendir.

* yet-i kerimede "Sizden fuhu yapan kadn ve erkee eziyet edin" Duyurulmaktadr. Mfessirler bu yette, fuhu yaptklar belirtilen kiilerin kimler olduklar hususunda farkl grler zikretmilerdir.

a- Sddi ve bn-i Zeyde gre bu yette, fuhu yaptklar zikredilen kimilerden maksat, erkek olsun kadn olsun bekr olarak zina edenlerdir. Zira bundan nceki yette, evli olarak zina yapanlarn hkmleri zikredilmi ve onlarn hapsedilmeleri emredilmitir. Bu yette de bekr olarak zina edenler zikredilmi ve kendilerine eziyet edilmesi emredilmitir.

b- Mcahide gre ise bu yette, fuhu yaptklar zikredilen kimselerden mksat, birbirleriyle livata yapan cinsel erkeklerdir.

c- Ata, krime, Hasan- Basri ve Abdullah b. Kesire gre ise bu yeti kerimede, fuhu yaptklar beyan edilen kiilerden maksat, evli veya bekr zina eden erkek ve kadndr.

Taberiye gre bu grlerden daha doru olan, bu yette zikredilen "Fuhu yapanlardan maksat, bekr olarak zina eden erkek ve kadnlardr." diyen grtr. Zira bu yette, fuhu yapanlar tesniye (kil) olarak zikredilmilerdir. ayet bundan nceki yet kadnlara, bu yet de erkeklere ait hkmleri beyan etmi olsalard bu yette ya oul kalb kullanlarak denirdi veya tekil kalb kullanlarak denirdi. Durum byle olmadna gre bu yetin sadece erkeklere ait hkm beyan ettiini sylemek isabetli deildir.

Dier yandan, bundan nceki yette de, fuhu yapanlarn cezas belirtildiine gre bu yette zikredilen "Fuhu yapanlar"n, evlilerden farkl kimseler olduklar muhakkaktr. nceki yette zikredilenlerin cezas hapsedilme, bu yette zikredilenlerin cezas da eziyet etme olduuna gre ve hayat boyu hapsedilme, eziyet grmeden daha ar bir ceza olduuna gre, nceki yet, evli olarak zina edenlerin cezasn, bu yette de bekr olarak zina edenlerin cezas belirtilmitir. Nitekim daha sonra da, evli olarak zina edenlerin cezas, bekr olarak zina edenlerden daha ar olarak belirlenmitir. Evliler talanarak ldrlr bekrlar ise yz sopa vurulur ve srgn edilir.

yet-i kerimede, fuhu yapanlara eziyet edilmesi emredil inektedir. M-fessirler bu eziyetten neyin kastedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Katade ve Sddiye gre burada zikredilen eziyetten maksat, szle ayplama ve knamadr. Bu hususta Sddi diyor ki: "Cezalar gelmeden nce zina eden bir gen erkek azarlanr ve ayplanld. Ta ki bu ii braksn"

b- Mcahide gre ise burada zikredilen eziyetten maksat, zina edenlere svmmektir.

c- Abdullah b. Abbasa gre ise buradaki eziyetten maksat, hem szle ayplamak hem de svmektir.

Taberi diyor ki: "Allah teala bu yet-i kerimede mminlere, zina eden erkek ve kadnlara eziyet etmelerini emretmitir. Aslnda eziyet, insann gnn olduu ve sevmedii bir muameledir. Bu ey, bir kt sz de olabilir bir kt davran da. Buradaki eziyetten neyin kastedildii hususunda kesin bir delil olmadna gre bunu herhangi bir eziyete tahsis etmek doru deildir. Bizim bu eziyetin ne olduunu bilmemizde de hibir fayda yoktur. Zira burada zikredilen eziyet, Nur suresinde beyan edilen sopa atma ve Resulullahn yapt recmetme cezalaryla neshedimi ortadan kaldrlmtr. Nitekim Mcahid, krime, Hasan- Basri, Abdullah b. Abbas, Sddi, Dehhak, Katade ve bn-i Zeyd bu yetin, ve bundan nceki yetin, Nur suresinin ikinci yeti ve Resulullahn snnetiyle nes-hedildiini zikretmilerdir.

Hasan- Basri diyor ki: "Zina cezasyla ilgili olarak inen ilk yet budur. Bu yet, zina yapanlara sadece eziyet edilmesini emretmektedir. Bundan nceki on beinci yet ise hapis cezas verilmesini hkme balamaktadr. Nur suresinin ikinci yetinden onuncu yetine kadar olan yetler ise fuhu hakknda inen en son yetlerdir. Bu itibarla zine yapanlar bekr iseler, kendilerine yz sopa vurulur. Eer biri evli dieri bekr iseler, kendilerine yz sopa vurulur. Eer biri evli dieri bekr ise evliye recm bekra sopa cezas tatbik edilir. B sebeple bu surenin on beinci ve on altnc yetleri mensuhtur. [36]

 

17- Allah katnda makul olan tcvbe, ancak cehaletle ktlk ileyip, hemen tevbe edenlerin tevbesidir. te onlarn tevbesini Allah kabul eder. Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Allah katnda makul olan tevbe ancak, Allaha iman ettikleri halde bilmeyerek ktlk ileyip sonra da kendilerine lm glmeden nce derhal tevbe edenlerin tevbesidir. Allah ite byle insanlarn tevbesini kabul eder. Allah, kullarndan kendisine ynelenleri ok iyi bilendir, yaptklarnda ve sevk ve idaresinde hkmve hikmet sahibidir.

yet-i kerimede geen ve "Cehaletle ktlk ileyen" diye tercm e edilen ifadesindeki "Cehaletle" kelimesinden neyin kastedildii hususunda mfessirler eitli grler zikretmilerdir.

a- Ebul liye, Katade, Mcahid, Sddi, Abdullah b. Abbas, Ata b. ebi Rebah ve bn-i Zeydden nakledilen bir gre gre, buradaki "Cehaletle" ifadesinden maksat, kulun, gnah ileme halidir. Bu hususta Ebul liyenin unu syledii rivayet edilmitir: "Resulullahn sahabileri derlerdi ki "Kulun gnah ilemesi cehaletin kendisidir." Katade de yle demitir: "Resulullahn sahabileri, kastl olsun kastsz olsun, herhangi bir ekilde gnah ilenecek olursa onun cehalet olduu hususunda ittifak etmilerdir." Bu izaha gre, yetin bu blmnn mns: "Allah katnda makbul olan tevbe, ancak cahilce ktlk ileyip..." eklindedir.

b- Mcahid ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre buradaki "Cehaletle" ifadesinden maksat, "Kastl olarak gnah ileyen" demektir.

c- Dehhaka gre ise buradaki "Cehaletle" ifadesinden maksat, dnyada ilenen gnahtr.

Taberi bu grlerden, tercihe ayan olan "Cehaletle" ifadesinden maksat, "Ktl ilemektir" eklindeki gr olduunu sylemitir. Gnah ileyenin, kastl ve kastsz olmas farkszdr. Aksi takdirde, kastl bir ekilde gnah ileyenin gnahnn affedilmeyeceini sylemek icabederki, bu da, Resulullah-tan geldii sabit olan "Her tevbe edenin, tevbesinin kabulnn mit edildii ve gne batdan domadka tevbe kapsnn ak olduunu" eklindeki hadislere ters dmekte ve Allah tealann u yetine muhalif olmaktadr. "Fakat tevbe edip, iman eden ve salih amel ileyen bunun dndadr. te onlar cennete girecekler ve hibir hakszla uratilmayacaklardr.. [37]

yet-i kerimede zikredilen ve "Hemen tevbe ederler" diye tercme edilen cmlesindeki ifadesinden neyin kastedildii hususunda mfessirler eitli grler zikretmilerdir.

a- Sddi ve Abdullah b. Abbasa gre "Hemen" diye tercme edilen ifadesinden maksat, "Hayatta ve shhatli iken" demektir.

b- Abdullah b. Abbas, Ebu Miclez, Muhammed b. Kays ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre bu ifadeden maksat, "lm meleini gnneden nce" demektir. Dehhak, kulun tevbesi, lm meleini grnceye kadar geerlidir. lm meleini grdkten sonra artk onun iin tevbe imkan yoktur." demitir.

c- Dehhak, krime, bn-i Zeyd, Ebu Klabe ve Hasan- Basriden nakledilen dier bir gre gre "Hemen" diye tercme edilen ifadesinden maksat, "lm gelmeden nce tevbe etmektir" Bu hususta Ebu Klabe diyor ki: "Allah tebareke ve teala, blise lanet edince, blis ondan kendisine mhlet vermesini istedi. Allah teala da ona, kyamet gnne kadar mhlet verdi. Bunun zerine blis "zzetine yemin olsun ki ben, demolunun vcudunda can bulunduu mddete onun kalbinden kmayacam." dedi. Allah teala da "Ben de izzetime yemin ederim ki, onun vcudunda can bulunduu mddete ben onun iin tevbe kapsn kapatmayacam." buyurdu.

Hasan- Basri diyor ki: "Bana ulatna gre, Resululah buyurmutur ki "blis, Ademin vcudunun iinin bo olduunu grnce yle demitir: "zzetine yemin olsun ki, onun vcudunda can bulunduu mddete ben onun iinden kmayacam." Allah teala da buyurmutur ki "Ben de izzetime yemin ederim ki, onun vcudunda can bulunduu mddete onunla tevbesi arasna girmeyeceim."

Abdullah b. mer de Resulullahn yle buyurduunu rivayet etmitir:

"phesiz ki Allah, "Can boaza gelip dayanarak gse hrlt dmedike, kulun tevbesini kabul eder. [38]

Taberi diyor ki: "Burada, "Hemen tevbe ederler" diye tercme edilen ifadesini "lm gelip atmadan nce Ali ahin emir ve yasaklarn anlayabilecek haldeyken tevbe ederler." diye izah eden gr daha isabetlidir. Zira tevbenin mns, ilemi olduu gnahlardan dolay piman olmak ve bir daha yapmamaya dair karar vermektir. Kiinin, lmnden nce byie bir karar vermesi, her zaman iin mmkndr. Ancak, byle bir karar verebilmesi iin aklnn yerinde olmas, lm sarholuu ve can verme meakkati iinde olmamas gerekir. Nitekim Resululah "Gse hrlt dnceye kadar" tevbenin kabul edileceini beyan etmitir. nemli olan, kiinin, akl bandayken bilinli bir ekilde tevbe etmesidir. [39]

 

18- Gnah ileyip tc kendisine lm gelince "imdi tevbe ettim." diyenler ile kfir olarak lenlerin tevbesi kabul olmaz. te bunlar iin canyakc bir azap hazrladk.

Allaha isyanda srar edip sonra lm gelip kendisine attnda leceini hissederek "imdi ben tevbe ettim." diyenler ile kfir olarak lenlerin tevbeleri Allah katnda, kabul edilen tevbelerden deildir. Biz, ite onlar iin can yakc bir azap hazrladk.

* Kul, im sarholuu halindeyken, cann almak isteyen melei ve dier varlklar grr de "imdi ben tevbe ettim." derse byle tevbeler Allah katnda makbul deildir.

Nitekim Abdullah b. mer, Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu rivayet etmektedir.

"phesiz ki Allah, kulunun tevbesini, can ekime haline dp boazna hrltlar gelmeden evvel kabul [40]

Mfessirler "Gnah ileyip te kendisine lm gelince 'imdi tevbe ettim' diyenler." ifadesinde zikredilen kiilerden kimlerin kastedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Rebi' b. Enese gre burada iaret edilen kimseler mnafklardr. Zira bundan nceki yette mminlerin, yetin bu blmnde mnafklarn ve sonunda da kfirlerin tevbe etme durumlar zikredilmitir.

b- Sfyan es-Sevriye gre ise burada iaret edilen kiilerden maksat, mslmanlardr. Zira mnafklarn da dahil olduklar kfirlerin tevbe etme durumlar yetin sonunda zikredilmitir.

c- Abdullah b. Abbasa gre ise yetin bu blmnde zikredilen kiilerden maksat, mslm ani ardr. Ancak yetin bu blm neshedilmitir. Zira Allah te-aa bu yetten sonra "phesiz ki Allah, kendisine ortak koanlar balamaz. Bunun dnda dilediini balar, [41] yetini indinnitir. Kfir olarak lenlere affedilmeyi haram klm, tevhid ehlinin tevbesini ise kendi iradesine balamtr. Onlan, af hususunda mitsizlie dnmemitir.

Taberi bu grlerden ikinci gr olan Sfyan es-Sevrinin grnn tercihe ayan olduunu, yet-i kerimenin, can venne sarholuundaki msl-manlann tevbelerinin kabul edilemeyeceini beyan ettiini sylemitir. Zira

mnafklarn da gerekten kfir olduklarndan yetin sonunda, tevbeleri kabul edilmedii beyan edilen kfirlere dahil olduklarn bu nedenle yetin bu blmnden maksadn mnafklar olduu sylendii takdirde yette yersiz tekrar olduu kabul edileceini zikretmitir. [42]

 

19- Ey iman edenler, istemedikleri halde kadnlara zorla vris olmanz size helal deildir. Ak bir hayaszlk yapmadka, onlara verdiinizin bir ksmm alp gtrmeniz iin onlar sktrmayn. Onlara iyilikle muamele eden. Eer onlardan holanmyorsanz, olabilir ki hounuza gitmeyen bir eyde Allah sizin iin ok hayr takdir etmitir.

Ey iman edenler, akrabalarnzdan herhangi biri lr de geriye hanm kalrsa o hanm rzas olmadan miras yoluyla, zorla o hanmla evlenmeye kalkmayn. Zina, isyankrlk gibi ak bir hayaszlk yapmadka, onlara vemi olduunuz mehir ve benzeri eyleri geri almak iin onlan sktrmayn, onlara eziyet etmeyin. O kadnlara iyilikle muamele edin. Allann size emrettii gibi davrann. ayet o kadnlardan holanmyorsanz onlar hemen boamayn, bekle-yin.Belki hounuza gitmeyen eylerde Allah sizin iin ok hayr takdir etmitir.

Mfessirler, yet-i kerimenin "Ey iman edenler, istemedikleri halde zorla kadnlara varis olmanz size helal deildir." blmnde zikredilen "Varis olma" ifadesini iki ekilde izah etmilerdir:

Abdullah b. Abbas, Sehl b. Haniyf, krime, Hasan- Basri, Ebu Miclez, Ata b. Ebi Rebah, Mcahid, Sddi, Dehhak, bn-i Zeyd ve Miksem, burada zikredilen "Vris olma" ifadesinden maksadn, len akrabann karsyla evlenmeye varis olma anlamnda olduunu sylemilerdir. Zira cahiliye dneminde bir kiinin babas veya kardei yahut olu gibi akrabalar lr de geriye kans kalacak olursa bu kii bu akrablannn karsyla evlenme hakkna varis olduunu kabul eder, onunla, mehir vermeksizin evlenirdi. Veya baka birisiyle evlendirir mehirini de kendisi alrd. Yahut da lnceye kadar onun evlenmesine engel olurdu ki kadn ancak len kocasndan ald mehiri geri vererek evlenme hakkna sahib olabilsin.

Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "slamdan nceki cahiliye dneminde bir erkek lr de geride hanm kalrsa, ien kiinin akrabalar kendilerini, o kadn almaya daha layk kabul ediyorlard. sterlerse kendileri o kadnlarla evleniyorlar veya bakalaryla evlendiriyorlar, isterlerse de o kadnn, lnceye kadar bakalaryla evlenmesine mni oluyorlard. te bunun zerine bu yet nazil oldu ve bu deti yasaklad.

b- Abdullah b. Abbas ve Zhriden nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen "Vris olma"dan maksat, kadnlarn mallarna zorla vris olmadr. Zira, cahiliye dneminde, kadnlar istemedikleri halde velileri onlarn evlenmelerine engel oluyor, evlerinde hapsediyorlard. Ta ki ldklerinde onlarn miraslarna sahibolsunlar.

Bu hususta da Abdullah b. Abbas diyor ki: "Kii lr de geriye kansi kalacak olursa, len adamn akrabas gelir, elbisesini o kadnn zerine atar bylece bakalarna engel olurdu. Eer kadn gzel ise onunla evlenirdi. irkin ise, ldnde malna miras olmak iin onu evinde haphsederdi.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden, tercihe ayan olan gr, burada zikredilen vris olmadan maksadn, akrabalarn kanlarnn nikhlarna varis olduunu syleyen grtr. Zira, Allah teala, mirasn hkmlerini belirten yetlerde, erkek olsun, kadn olsun, akrabalarn birbirlerine nasl miras olacaklarn beyan etmitir. Ayrca bu yette, erkeklerin.kadnlara zorla varis olmalarnn yasaklamasna gerek yoktur. Bundan da anlalmaktadr ki, bu yetle, yasaklanmas istenen, len akrabalarn hanmlarnn nikhna miras olma dncesidir. Bylece Allah teala, kiinin, evlendii hanmndan faydalanma hakknn, lmesiyle sona ermi olacan ve bu faydalanma hakknn dier eyalardan faydalanma hakk gibi, miraslarna intikal etmeyeceini beyan etmitir.

Ayet-i kerimede geen ve "Kadnlara verdiklerinizin bir ksmn alp gtrmeniz iin onlar sktrmayn." eklindeki tercme edilen ifade mfessirler tarafndan farkl ekillerde izah edilmitir.

a- Abdullah b. Abbas, Haan- Basri ve krirne gibi bir ksm limlere gre burada hitap, len erkein miraslardr. Ve bu ifadeden maksat udur: Ey len erkeklerin miraslar siz, len akrabanzn sa kalan karsnn, kocasndan ald mehire miras olmanz iin onun evlenmesine engel olup onu lnceye kadar hapsetmeyin."

Abdullah b. Abbas, Katade, Said b. Cbeyr, Sddi ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre burada hitap kocalaradr ve bu ifadeden maksat udur: "Ey insanlar, sizler, kendilerine ihtiya hissetmediiniz kadnlar istemeyerek nikhniz altnda tutup, kendilerine verdiiniz mahirleri tekrar size iade etmeleri iin onlar sktrmayn.

Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: Kii evlendii hanm sevmedii iin ondan ayrlmak ister fakat verdii mehiri geri almak iin aynim ad an nce onu sktrr veya herhangi bir eziyette bulunursa, o kii ite bu yetin muhatabdr. Allah teala, byle davranmay yasaklamtr.

c- Mcahide gre ise, buradaki hitap, kadnlann veli telinedir. Allah teala, Bakara suresinin iki yz otuz ikinci yetinde, velilere, kadnlarn evlenmelerine engel olmalarn yasaklad gibi bu yette de velilere, kadnlarn evlenmelerine engel olmalarn yasaklamtr.

d- bn-i Zeyde gre ise, yetin bu blmndeki hitap, karlarn boayan kocalarna aittir. Zira, Mekkede bulunan Kureyliler, erefli kadnlarla evleniyorlar sonra da geinemedikeri oluyordu. Bu takdirde koca kendisi izin vermeden, bakasyla evlenemeyeceine dair kadndan yazl bir belge alyordu. Bir kimse gelip o kadnla evlenmek isteyecek olursa kadn, bir eyler vererek eski kocasn raz ederse kadnn evlenmesine msaade ederdi. Aksi takdirde onun evlenmesine engel olurdu. te bu yet-i kerime indi ve kanlann boayan kocalarn byle davranmalarn yasaklad.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan gr, buradaki hitabn, evli olan kocalara yapldn syleyen grtr. Allah teala, karsn sevmedii ve ondan ayrlmak istedii halde, onu boamayan, sadece verdii mehiri geri almas iin onu nikah altnda tutan ve onu sktran kocalara, bu ekilde davranmalarn yasaklamtr. Ancak, kanlan ak bir hayaszlk yaptklar takdirde, byle bir tazyike ba vurarak verdikleri mehirleri geri alabileceklerine izin vermitir.

Taberi devamla diyor ki: "Bu gr tercih etmemizin sebebi udur: "Kadn sktracak ve hapsedecek iki ksm erker vardr. Bunlardan biri, kocasdr. Koca, sevmedii halde srf verdii mehiri geri almak iin kadn, nikah altnda tutar ve ayn zamanda ona kt davranr ki kadn mehiri geri verip boansm. Dieri ise, kadnn evlendinnede velisidir. Madem ki, kadn hapsedecek olan bu iki ksm erkektir, bunlardan, velinin kadna verdii bir eyi geri almas sz konu deildir. yet-i kerime, sktran kiinin, verdii eyi geri alma maksad ile sakirdm beyan etmektedir. O halde buradaki muhatabn, kadnn kocas olduu muhakkaktr.

yet-i kerimede, "Ak bir hayaszlk yapmadka" bu yurul m aktadr. Yani, "Ey mminler, kendilerini sevmediiniz halde srf, verdiiniz mehiri size iade etmeleri iin, kanlanmzi nikhnz altnda tutup, onlar sktrmayn. Ancak, onlarn apak bir hayaszlk yapmalar durumu mstesnadr. Onlar, byle bir hayaszlk yapacak olurlarsa sizin, verdiiniz meniden tekrar size iade etmeleri iin onlar sktrmanz helaldir."

Mfessirier yetin bu blmnde zikredilen hayaszlktan neyin kastedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Hasan-i Basri, Ata el-Horasani, Ebu Klabe ve Sddiye gre burada geen "Hayaszlk"tan maksat, kadnn zina etmesidir. Kadn byle bir su ilemi olursa kocann, karsna bask yaparak, vermi olduu mehiri geri almas caizdir. Kadna verilecek zina cezas ayrdr.

b- Abdullah b. Abbas, Miksem, Dehhak, Katade ve Ata b. Ebi Rebaha gre ise, burada zikredilen "Hayaszlk"tan maksat, kadnn kocasna buuz etmesi ve ona itaat etmemesidir. Bu gr, Abdullah b. Mes'uddan da nekledil-mitir.

Taberi ise, buradaki hayaszln, mutlak bir ekilde zikredilmesi hasebiyle, kadnn, kocasna kar diliyle eziyet etmesini de, iffetini korumayarak zina enesini de kapsar mahiyette olduunu sylemi bu nedenle karsndan itaatsizlik ve eziyet gren yahut onun fuhu ilediini tesbit eden bir kocann, karsn sktrarark ona verdii mehiri geri almasnn caiz olacan sylemitir.

Taberi bu hususun bu yet-i kerimede aka ifade edildii gibi Resulul-lahtan rivayet edilen u hadis-i eriflerde de beyan edildiini zikretmitir. Resu-lullah, Veda hutbesinde yle buyunnutur:

"Ey insanlar, kadmlar hususunda Allahtan korkun. nk siz onlar Alla-hn size emaneti olarak aldnz. Onlarn, avret mahallerini Allann emriyle helal edindiniz. Sizin, onlarn zerinde olan hakknz, sevmediiniz bir kimseye yatanz inetmemeleridir. (stemediiniz kimseleri izniniz olmadan evlerinize kabul etmemeleridir. Veya zina etmemeleridir.) ayet bunu yapacak olurlarsa siz onlan ar bir ekilde olmamak artyla dvn. Kadnlarn sizin zerinizdeki haklan ise rfe gre yiyecekleri ve giyecekleridir. [43]Dier bir hadisinde Resuluah yle buyurmutur:

"Kadnlar hakknda, Aziz ve Celil olan Allahtan korkun. nk kadnlar, sizin yannzda yardmclardr. Kendileri iin hibir eye sahip deillerdir. Onlarn sizin zerinizde sizin de onlarn zerinde haklarnz vardr. Sizin, onlarn zerinde olan haklarnz, sizin dnzda herhangi bir kimseye yatanz inetmemeleri ve istemediiniz bir kimsenin, evinize girmesine izin vermemeleridir. ayet kadnlann itaatsizliinden korkacak olursanz onlara tte bulunun. Yataklarndan uzaklasn ve onlan, ar olmayacak bir ekilde dvn. Onlann sizin zerinizdeki haklan ise rfe gre yiyecekleri ve giyecekleridir. Sizler kadnlar Allahn emaneti olarak aldnz ve onlan avret mahallerini Allann emriyle helal edindiniz. [44]

 

20- Bir ei brakp ta baka bir e almak isterseniz, onlardan birine (braktnza) pek ok mal vermi olsanz dahi ondan bir ey geri almayn. Onu bir iftira ve ak bir gnah olarak m geri alacaksnz?

Hanmlarnzdan birini boayp yerine baka bir hanmla evlenmek istediinizde, boamak istediiniz hanma, daha nce mehir olarak pek ok mal vermi olsanz bile, bu mallardan herhangi bir eyi geri almanz size helal olmaz.

Siz o mal bir iftira sonucu ve ak bir gnah olarak m geri alacaksnz?

Cahiliye dneminde, karlarn boamak isteyen baz erkekler, evlendikleri zaman, tamamn vermeyip bir ksmn zerlerinde braktklar mehirini vermekten kurtulmak iin, kadna zina isnad eder bylece ona iftirada bulunurlard. te bu yet-i kerime, bu davrann irkinliine iaret etmektedir. [45]

 

21- Birbirinize kaynap babaa kalmken ve onlar sizden kuvvetli bir ahit almken verdiinizi nasl geri alabilirsiniz?

O kadnlara vermi olduunuz melikleri nasl geri alabilirsiniz? Sizler, birbirinizle kaynap babaa kaldnz. O kadnlar, sizden evlenirken kendilerini ya iyilikle nikhnz altnda tutacanza veya zellikle brakacanza dair kuvvetli bir sz almlardr.

Abdullah b. Abbas, Mcahid ve Sddiye gre buradaki "Babaa kalma" ifadesinden maksat, cima etmektir. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Ayette geen "Birbirinizle kaynamken" ifadesinden maksat, cinsi yaklamdr. Fakat Allah teala bunu, ycelii gerei st kapal bir ekilde ifade buyurmutur.

yet-i kerimede geen ve "Onlar sizden kuvvetli bir ahit amken." ifade-sindeki "Kuvvetli ahit"ten neyin kastedildii hususunda farkl grler zikredilmitir.

a- Dehhak, Katade, Sddi, Hasan- Basri ve Muhammed b. irine gre burada, kadnlarn aldklar zikredilen kuvvetli ahitten maksat, Allah teaann beyan ettii gibi, nikah akdi yaparken, erkeklere, ya kendilerini iyilikle tutmalarm veya gzellikle serbest brakmalarn art komalardr. yet-i kerime, erkeklere, bu vaadlerinde durmalarm emretmektedir.

b- Mcahid, Muhammed b.Ka'b el-Kurezi ve bn-i Zeyde gre bu yet de zikredilen "Kuvvetli ahit"den maksat, kadnlar erkeklere helal klan nikah akdi-dir.

c- Cabir, krime ve Rebi' b. Enese gre ise bu yette zikredilen "Kuvvetli ahit"ten maksat, Resulullahm u hadisinde beyan ettii ifadelerdir.

"Kadnlar hakknda Allahtan korkun. nk siz onlar Allarm emanet etmesiyle aldnz ve Allann emriyle avret mahallerini kendinize helal edindiniz. [46]Bu izaha gre; "Kadnlar sizden kuvvetli bir ahit almlardr." demek, "Siz kadnlar Allann size emanetiyle aldnz ve onlarn avret mahallerini Allann emriyle kendinize helal edindiniz." demektir.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, burada zikredilen kuvvetli ahitten maksat, kadnlarn, evlenirken kocalarndan, kendilerini iyilikle tutacaklarna veya gzellikle serbest brakacaklarna dair sz almalardr." diyen grtr.

Mfessirler, bu yet-i kerimenin mensuh olup olmad hakknda ihtilaf etmilerdir. Bazlarna gre bu yet-i kerime muhkemdir, mensuh deildir. Bu itibarla, koca karsn boarken, ona verdii mehirden herhangi bir eyi geri almas caiz deildir. Ancak koca deil de kadn boanmak isterse bu takdirde bir muhalaa olarak caizdir. Bekir b. Abdullah el-Mzeniye gre ise, boanmay kadn isterse dahi erkein, kadn boama karlnda herhangi bir ey almas caiz deildir. bn-i Zeyde gre ise kadnlara verilen mehiri geri almay yasaklayan bu yet-i kerime, Bakara suresinde zikredilen u yet-i kerime ile neshedi m itir "Kadnlara verdiiniz mallardan herhangi bir eyi geri almanz, size helal deildir. Ancak elerin, Allann koyduu hudutlar koruyamamaktan korkmalar hai mstesnadr. ayet, Allann koyduu snrlan koruyamamalarndan korkarsanz, kadnn boanmas iin bir bedel vermesinde, her iki ee de bir gnah yoktur. [47]

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, kadnlara verilen mehirin boanma halinde geri alnmayacam beyan eden bu yetin mensuh olmadn syleyen ve kansm boayan kocann, karsna verdii mehirden bir eyi geri almasnn caiz olmayacan, ancak karnn boanmay istemesi halde caiz olabileceini zikreden grtr.

Taberi szlerine devamla diyor ki: "Bu yet-i kerimenin. Bakara suresinde geen yetle neshedi d iin i syleyebilmek iin her iki yetin hkmlerinin birbirlerine muhalif olmada ve badatrmalarnn imknsz olmas durumunda sz konusu olabilir. Halbuki bu yetlerin hkmleri, birbirleriyle elimemektedir. Zira, bu surede zikredilen yet, erkein, kadn boamay istemesi halinde, ona verdii mehirden bir ey alamayaca ifade edilmi, Bakara suresinde zikredilen yette ise erkek istemedii halde kadnn boanmay istemesi durumunda, erkein, kadndan, boanmas karlnda bir eyler alabileceini ifade etmektedir. yetlerin hkmleri birbirleriyle elimediine gre ve bu yetin neshe-dildiine dair de kesin bir delil bulunmadna gre bu yetlerden birine nsih birine mensuh demek doru deildir.

Taberi devamla diyor ki: "Bekir b. Abdullah el-Mzenin "Boanma istei kadn tarafndan gelse dahi erkek, karsn boama karilmda ondan herhangi bir ey alamaz." eklindeki sz, isabetli deildir. Zira, Resulullahn, Sabit b. Kays b. emmas'a boanmak isteyen karsndan, vermi olduu mehiri geri almasn emrettii, sahih bir haber olarak sabittir. [48]

 

22- Cahiliyct devrinde geenler mstesna, babalarnzn nikahlad kadnlar nikahlamayn. nk bu, hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve kt bir yoldur.

Mfessirler bu yet-i kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir:

a- Abdullah b. Abbas, Katade, krime ve Ata b. Ebi Rebaha gre bu yeti kerime, cahiliye dneminde len babalarnn kanlaryla oullarn evlenmesi detini yasaklamtr. yle ki: slamdan nce, cahiliye dneminde evlatlar, babalarnn nikahlad sonra da boamalar veya lmeleriyle ayrldklar kadnlar jri kanlyorlard. slam bu irkin tatbikat yasaklad ve bunun bir hayaszlk, Al-Jahm gazabna sebep olacak bir davran ve ok kt bir i olduunu beyan etti.

Bu hususta krime diyor ki: "Bu yet-i kerime, babalarnn kanlaryla evlenen u kimseler hakknda nazil olmutur: Bunlardan biri Ebu Kays b. el-Es-let'dir. Bu kii, babas Eslet'in lmesinden sonra anal mm Ubeyd bint-i Damre ile evlenmitir. Bu kiilerden bir dieri, Esved b. Haleftir. Bu da babas Halefin lmesinden sonra, anal olan Bint-i Ebu Talha ile evlenmitir. Bir bakas da Safvan b. meyyedir. Bu da babas meyye b. Halefin lmesinden sonra, anal olan Fahite bint-i el-Esved ile evlenmitir. Baka biri de, Manzur b. Rebabdr.Bu da babas Rebab b.Seyyarn lmnden sora, anal olan Mleyke bint-i Harice ile evlenmitir.

b- Dier bir ksm mfessirlere gre bu yetin mns yledir: "Sizler, kadnlarla, babalarnzn evlendikleri gibi fasit ekilde evlenmeyin. Ancak sizin, cahiliye dnemindeki babalarnz gibi evlenmeniz mstesnadr. Babalarnzn, cahiliy dnemindeki fasit olarak evlenmeleri hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve kt bir yoldur.

c- bn-i Zeyd ise, bu yeti u ekilde izah etmitir. "Ey insanlar, sizler, babalarnzn sahih bir nikahla evlendikleri hanmlarla evlenmeyin. Ancak onlarn, nikahsz olarak zina ettikleri kadnlar mstesnadr. Sizin, byle olan kadnlarla evlenmeniz helaldir. nk onlar, babalarnza helal olan kadnlar deillerdi. Babalarnzn onlarla byle yapmalar hayaszlkt, sevilmeyen bir eydi, kt bir yol idi.

Taberi, bu grlerden ikinci grn tercihe ayan olduunu sylemi, yetin mnsnn yle olduunu zikretmitir: "Ey insanlar, sizler, babalarnzn

fasit bir ekilde evlendikleri gibi evlenmeyin. Ancak sizin, cahiliye dneminde, balalarnz gibi fasit bir ekilde evlenmeniz mstesnadr, balanmtr. Zira babalarnzn fasit bir ekilde evlenleri hayaszlktr, sevilmeyen bir eydir ve kt bir yoldur,

Taberi, bu gr tercih etmesine gereke Olarak cmlesinde zikredilmesini gstermitin nk insanlar dndaki varlklar iin kullanlr. Bu itibarla bu cmlenin mns "Sizler, babalarnzn evlendikleri kimselerle (kadnlarla) ienmeyin." mns kastedilmi olsayd, yukarda zikredilen cmlede, .irine kullanlrd. Zira insanlar iin kullanlr. [49]

 

23- Size, annelerinizle, kzlarnzla, kzkardclerinizlc, halalarnzla, teyzelerinizle, karde kzlaryla, kizkardc kzlaryla, sizi emziren st anne-lerinzlc, st kardelerinizle, karlarnzn anneleriyle, cinsi mnasebette bulunduunuz karlarnzdan olan ve evinizde bulunan vey kzlarnzla evlenmek haram klnd. Eer anneleriyle cinsi temasta bulunmamtanz o kzlarla evlenmenizde bir mahzur yoktur. Sulbnzden gelen oullarnzn eleriyle evlenmeniz ve iki kzkardci bir arada almanz da (haram klnd, Cahiliye devrinde) geen ise artk gemitir. phesiz ki Allah, ok balayan ve ok merhamet edendir.

Allah teala bu yet-i kerimede, soy, st ve hsmlk yoluyla evleilmesi haram klnan kadnlar zikretmitir. Soy yoluyla haram olanlar yediye ayrlr: Bunlar, anneler, kzlar, kzkardeler, halalar, teyzeler, karde kzlar ve kzkar-de kzlardr.

Ayette, st yoluyla haram olanlardan st anneler ve st kzkardeler zikredilmitir. St mevzuunda u hadis-i erif rivayet edilmitir:

Soy yoluyla haram klnanlar, st yoluyla da haramdr. [50] Bunun mns udur: Nasl ki soy yoluyla anneler, kzlar, kzkardeler, halalar, teyzeler, karde kzlar, kizkarde kzlar haram ise ayn ekilde st emen kimseye de st yoluyla akraba olan bu kimseler haramdr. Yani st emen kimseye st annesi, st kz, st kzkardei, st halas, st teyzesi, st kerdiinin kz, st kzkar-deinin kz haramdr.

Hsmlk yoluyla haram klnanlar ise, elerin annesidir. Bunlar, kzlarn sadece nikah edilmesiyle kzlarn nikahlayan kimseye haram olurlar. Gerdee girmeleri art deildir. Elerin baka kocadan olan vey kzlar. Bunlar, annelerinin sadece nikahlanmalaryla haram olmazlar. Ancak annelerinin gerdee girmesiyle vey balalarna haram olurlar.

Kiinin kendi sulbnden gelen z olunun eiyle devlenmesi haramdr. vey evladnn hanmyla evlenmesi ise caizdir.

ki kizkardele ayn anda evli olmak ta haramdr. Yani bir kimse, bir kadnla evli iken onu boamadan veya o kadn lmeden onun kzkardeiyle evle-nemez.

Taberi diyor ki: "Bu yette zikredilen kadnlarla evlenmenin haram olduu hakknda btn mmet icma etmitir. Sadece, kiinin nikahlad karsyla zifafa girmeden nce onu boamas halinde, boad o kadnn annesiyle evlenip evlenemeyecei hususunda ihtilaf vardr.

a- Selef ve Halef ulemasnn ounluuna gre, kiinin karsnn annesi, karsn sadece nikahlamasyla ona haram olur. ster zifafa girsin ister girmesin. Bunlara gre zifafa girme art vey kzlarla evlenme halinde aranr. Yani kii bir hanm nikahlar da onunla zifafa girmeden nce onu boarsa o kadnn kzyla evlenebilir. Eer kadnla zifafa girmise artk onun kzyla hibir zaman evle-nemez. Fakat kiinin karsnn annesi byle deildir. Yani bir kimse bir kadnla nikahlandktan sonra onunla zifafa girmese dahi o kadnn annesi o kiiye ebediyen haramdr.

b- Hz. Ali, Zeyd b. Sabit ve Mcahidden nakledilen dier bir gre gre kii, nikahlad kadnla zifafa ginneden o kadn boarsa o kadnn annesiyle evlenebilir. Eer zifafa girerse, zifafa girdii kadnn annesiyle evlenemez. Bunlara gre vey kzlarla kayn validelerin durumu ayndr.

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. nk bu gr, szleri delil olan limler tarafndan ittifakla kabul edilen bir grtr. Ayrca bu hususta Resulullahtan da senedi tartma gtren u hadis rivayet edilmitir. Resulullah buyurmutur ki: "Kii bir kadnla evlenecek olursa artk onun evlendii kadnn annesiyle evlenmesi helal olmaz. ster kadnn kzyla zifafa girmi olsun isterse girmemi olsun. Kii, bir kadnn annesiyle evlenecek olur da zifafa girmeden o kadn boayacak olursa, dilerse o kadnn kzyJa evlenebilir."

Taberi diyor ki: "Her ne kadar bu hadisin isnad tartmaya aksada da, szleri delil olabilecek limlerin, bu hadisin ifade ettii mnnn doru olduunu sylemeleri, baka delil getirmeye ihtiya brakmamaktadr. Bu hususta bn-i Creyc diyor ki: "Ben Ataya dedim ki: "Bir kii bir kadn nikahlar fakat onu yzn grmez ve onunla cinsi mnasebette bulunmaz sonra da onu boayacak olursa o kii o kadnn annesiyle evlenebilir mi?" Ata dedi ki: "Hayr evlenemez. nk nikahlanan kadnn annesi, kaytsz artsz haram klnmtr. Yani kzyla zifafa girilmesi art koulmamtr.

yet-i kerimede geen ve "Cinsi temasta bulunduunuz." diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas tarafndan cinsi temasta bulunma" diye izah edilmi bn-i Creyce tarafndan ise, kadnn elbisesinden soyunmas mnsnda izah edilmitir. Ataya gre bir kii bir kadnla nikahlanr, kadn da erkein nnde soyunacak olursa erkek onunla cinsi mnasebette bulunmasa dahi o kadnn kzyla ebediyyen evlenemez.

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu, buradaki ifadesinden maksadn, cinsi mnasebet olduunu sylemitir.

Ayet-i kerimede: "Sulbnzden gelen oullarnzn eleriyle evlenmeniz haram klnd." buyuru m aktadr. Btn limler, kiinin z evladnn nikahlad hammyia ebediyyen evi enemeyecei hususunda ittifak etmilerdir. Olu ister zifafa girmi olsun ister girmemi olsun. Kii, st olunun hammyla da evlenemez. Ancak evlatlnn hammyla evlenebilir. Nitekim Resulah, Zeyd b. Hari-senin boad kars Zeyneble evlenmitir. Evlatlklarn, z evlat gibi olmadklar hususunda Allah teala yle buyurmutur: "Allah, evlatlklarnz, z oullarnz yapmad. [51]"Muhammed, iinizdeki adamlardan hibirinin babas deildir[52]

 

24- Evli kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele geirdiiniz cariyeler mstesna. Bunlar, Allann, zerinize farz kld hkmlerdir. Bunlarn dnda iffetli olarak, zina etmeksizin, mallarnz vastasyla evlenmek istemeniz size helal klnd. Onlardan faydalanmanza mukabil, kararlatrlm olan (nehirlerini verin. Mehr takdir edildikten sonra birbirinizi raz etmenizde bir mahzur yoktur. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

yet-i kerimede geen ve "Evli kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele geirdiiniz cariyeler mstesna" eklinde tercme edilen cmledeki: ve kelimeleriyle hangi kadnlarn kastedildii hususunda farkl grler zikredilmitir. kelimesinin asl mans "Korunmu olanlar" demektir. Bir kadnn korunmu olmas evlenmesiyle veya iffetli oluuyla gerekleeceinden buradaki kelimesinden evli kadinlar m yoksa iffetli kadnlar m kastedildii hususunda ihtilaf edilmitir. Dier yandan ifadesinin asl mns, "Sa ellerinizle sahi-bolduklannz." demektir. Yani, kiiye bir mal gibi intikal eden kadnlar demektir. Bu ekilde bir kadn savata ganimet alnmak suretiyle elde edilebilecei gibi cariye olan bir kadnn satn alnmas suretiyle de elde edilebilir. Bu nedenle "Sa ellerinizle sahibolduunuz" ifadesiyle, ganimet alman kadnlar m yoksa satn alman cariyeler mi kastedildii hususunda da ihtilaf edilmitir. Bu ihtilaflar u ekilde aklamak mmkndr:

a- Abdulllah b. Abbas, Ebu Klabe, bn-i Zeyd ve Mekhule gre bu yette zikredilen kelimesinden maksat, "Evli olan ve esir dmeyen kadnlardr." Bunlarla evleneilmesi haramdr. ifadesindeki kadnlardan maksat ise, evli olduklar halde dmandan ganimet kadnlardr. Bunlarn ganimet alnmalar, kocalaryla evlilik ban kopanr. Bu nedenle bu kadnlarla iddetleri bittikten sonra evlenmak caizdir. Bu grte olanlar, delil olarak bu yet-i kerimenin, "Evtas" denen yerde ganimet olarak alnan kadnlar hakknda nazil olduunu zikretmilerdir. Bu nedenle, Allah teala bu yet-i kerimede, evli olan kadnlarla evlenmenin haram olduunu bildirmekte ancak cihad srasnda kafirlerden esir alnan evli kadnlar istisna etmektedir. Bunlar cariyelerdir ve sahiplerine helaldir.

Ebu Said el-Hudri diyor ki:

"Resulah Huneyn" sevandan sonra "Evtas" denen yere asker gnderdi. Dmanla karlap savatlar. Neticede galip geldiler. Ganimetler ve cariyeler aldlar. Fakat bu sahabiler, aldklar cariyelerin, mriklerden kocalar bulunmas sebebiyle onlara yaklamaktan kandlar.Bunun zerine Allah tealaO "Evli kadnlarla evlenmeniz de haram klnd. Ele geirdiiniz cariyeler mstesna." yetini indirdi. Bylece cariyeler, iddetleri bittikten sonra, esir dmeden nce evli olmalarna baklmakszn mminlere helal klnd. [53]

Abdullah b. Abbas diyor ki: "Her evli kadnla evlenmek zinadr, haramdr. Ancak harp srasnda ganimet olarak almanlar mstesnadr."

b- Abdullah b. Mes'ud, brahim en-Nehai, Said b. el-Mseyyeb, Hasan- Basri, bey b. Ka'b, Cabir b. Abdullah ve Enes b. Malikten nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen kelimesinden maksat, "Evli olan herhangi bir kadndr. "Evli olan kadnlarn bakalaryla evlenmeleri haramdr. ifadesindeki kadnlardan maksat ise evli olan kle

kadnlardr. Evli olan kle kadnlar, satn alndklar takdirdde onlar satn alanlarla evlenmeleri helaldir. Zira cariyeleri satmak, onlar boatmak demek olur. Bunlara gre yetin bu blmnn mns yledir: "Evli olan kadnlar da size haram klnmtr. Ancak cariye olduklar iin satn aldnz evli kadnlar mstesnadr. Bunlarla evlenmeniz helaldir.

c- Ebu liye, Ubeyde es-Selmani, Tavus, Said b. Cbeyr, Ata, Sddi. ve Abdullah b. Abbastan nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen kelimesinden maksat, iffetli olan kadnlardr. ifadesindeki kadnlardan maksat ise, kiinin, nikah akdi yaparak drde kadar evlenebilecei hr kadnlardr. Bunlara gre yetin mns yledir: "Akrabalarnz dnda olan iffetli kadnlarla evlenmeniz de haramdr. Ancak onlardan, drd amamak artyla nikah akdi yapp mehir vererek ve ahit tutarak ser bir ekilde evlenmi olduunuz kadnlar mstesnadr. te bunlar size helaldir." Bu grte olanlara gre yet-i kerimenin bu blm, surenin balangcnda drde kadar kadnla evlenilebileceini beyan eden yet-i kerimeyi izah etmektedir. Zira drtten fazla evlenmenin haram olduu ve drde kadar evlenilen kadnlarn da er' usullerde nikahlanarak helal olduklan bu yetten anlalmaktadr.

d- Mcahtd, Abdullah b. Abbas, Said b. el-Mseyyeb Adullah b. Mesud, Mekhul ve brahim en-Nehaiden nakledilen dier bu gre gre bu yette zikredilen kelimesinden maksat, "Evli olan kadnlar"dr. Bunlarla evlenmenin haram olduu zikredilmitir. ifadesinden maksat ise, nikahla veya mlkiyetine sahibolmakla evlenilen kadnlardr.

e- Ebu Micleze gre buradaki kelimesinden maksat, ehl-i kitabn kadnlardr. Allah teala bunlarla da evlenmenin haram olduunu beyan etmitir. Ancak nikah akdi yaparak veya mlkne sahibolarak bunlarla evlenilebileceini beyan etmitir.

f- Sleyman b. Ar'ara gre buradaki kelimesinden maksat, hr kadnlardr. Bunlarla nikah akdi yaplmakszn evlenmenin haram olduu beyan edilmitir.

g- Zhriye gre ise buradaki kelimesinden maksat, hr ve iffetli olan kadmlardr.Bunlar ya nikah yoluyla helal olurlar yahut cariye edinilmekle.

h- Ebu Said el-Hudriden nakledilen dier bir gre gre buradaki kelimesinden maksat, evli olan ve kocalarn brakp mminlere hicret eden kadnlardr. Allah teala bu yet-i kerimede, kocalar mslman olan bu gibi kadnlannjicret etmeleri halinde muhacir mslmanlarla evlenemeye-ceklerini beyan etmitir. Ta ki kocalar hicret edip kendilerine kavusunlar.

Taberi diyor ki: "Abdullah b. Abbas ve Mcahidin bu yetin mnsn anlayamadklarn syledikleri nakledilmektedir. Burada zikredilen kelimesi, kelimesinin ouludur. Asl mns "Evlenerek avret mahallerini koruyan kadn veya iffetinden dolay kendisini hayaszlktan koruyan kadn." demektir. ehirlerin kalelerine denilmesi, o kalelerin, insanlar, dmanlarndan korumalarmdandr. Madem ki in asl mns "Korunmu ve mani olunmu" demektir o halde bu yetin mns da "Korunmu ve yasaklanm kadnlar size haramdr. Ancak malik olduklarnz mstesnadr." demektir. te yetin mns budur. Kadnn korunmu ve mani olunmu olmas, hr olmasyla gerekleebilir. Nitekim u yet-i kerimede geen bu mndadr. "...Sizden nce kendilerine kitap verilenlerden hr ve iffetli kadnlar... size helal klnd... [54]

Yine kadnn "Korunmu ve mani olunmu" olmas, mslman olmasyla gerekleebilir.Nitekim bundan sonra gelen yet-i kerimede zikredilen ve bu kkten gelen kelimesi bu mndadr. "...Eer evlendikten sonra (Mslman olduktan sonra) zina ederlerse o cariyelere, hr kadnlara verilen cezann yans verilir. [55]

Keza kadnn, korunmu ve mani olunmu olmas, onun iffetlilii ile de olabilir Nitekim u yette zikredilen kelimesi bu mndadr. "ffetli kadnlara zina isnad edip te sonra bu iddialarn dorulayacak drt ahit getiremeyenlere seksen denek vurun. [56]

Yine kadnn, korunmu ve mani olunmu olmas, evlenmesiyle de olabilir. Allah teala bu yette zikrettii kelimesini, yukarda zikredilen mnlardan herhangi birine tahsis etmemitir. O halde kaon hangi mnda

korunmu saylrsa saylsn onunla cinsi mnasebette bulunmak haramdr. Ancak bizim, korunmu olan bir kadn satn alarak mlkmze geirme durumunda veya nikahlayarak evlenmemiz durumunda korunmu olan kadnlar bize helal olabilir.

Bilindii gibi Allah teala bizlere, hr olan kadnlarn, akrabalk ve hsmlk yoluyla haram olmayanlarndan drde kadar kadnla evlenmemizi helal klm, dmandan aldmz cariyelerden de, soy ve hsmlk ynnden haram olmayanlarla evlenmemizi helal klmtr. Allah teala ayrca, ehl-i kitap olan dmandan alnan cariyelerin, esir alnmadan nce evli olmalar durumunda dahi onlar, ganimet alanlara helal klmtr. te bizim iin helal klnan kadnlar bunlardr.

Zina etmeye gelince, Allah teala bizlere, her trl kadnla zina etmeyi haram klmtr. Kadn hr olsun kle olsun, mslman olsun kfir olsun bu hkm deimez.

Kocas bulunan cariyeye gelince, bunun, sahibine helal olmas, ancak kocasnn boamas veya lmesinden sonra iddetinin bitmesiyledir. Efendisinin, evli olan cariyeyi satmas, bu cariyenin, evli olduu kocasndan boanm olmasn ve onu satn alan yeni efendisine helal olmasn gerektirmemektedir. Zira Resulullah, efendisi tarafndan evlendirilen Berire isimli bir cariyeyi, Hz. Aie-nin, kararlatrlan parayi vererek zd etmesinden sonra, evli olduu kocasyla evliliini devam ettirip ettirmemesinde serbest brakmtr. Resulullah, Hz. Ai-enin Berireyi azad etmesini, kocasndan boanma saymamtr. ayet bu bir boanma olsayd Resulullah, Berireyi evlilii devam ettirip, ettirmemekte serbest brakmazd. Bu da gsteriyor ki Resulullah, azad edilmeden nce var olan nikah akdinin devam etmekte olduunu kabul etmitir. phesiz ki, mlkiyetin dmesi bakmndan, klenin azadedilmesiyle satlmas ayndr. Nasl ki azade-dilmesiyle mlkiyetinin dmesine ramen cariyenin nikah bozulmu olmuyorsa satlarak mlkiyetinin gitmesiyle de nikah dmez. Ancak azadedilmenin, satlmadan farkl bir yn vardr. Azadedilen cariye, azad edilmeden ice evli bulunduu kocasyla evliliini devam ettirip ettinnemekte serbest braklr. Cariyenin satlmas durumunda byle bir seenek hakk yoktur.

Ayet-i kerimede: "Bunlarn dnda iffetli olarak, zina etmeksizin, mallarnz vastasyla evlenmek istemeniz size helal klnd." buyuyrulmaktadr. Burada zikredilen "Bunlarn dnda mallarnz vastasyla evlenme size helal kly-d." ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

a- Sddi ve Ubeyde es-Selmaniye gre bu ifadenin mns "Beten daha az olan kadnlarla mallarnz vererek nikah yapp evlenmeniz size helal klnd." demektir.

b- Ataye gre ise "Haram olduu zikredilmi olanlarn dndaki kadnlarla, mallarnz vastasyla evlenmeniz size helal klnmtr." demektir.

- Katadeye gre ise bu ifadenin mns "Haram olduu bildirilenler dndaki drd amayan hr kadnlarla ve cariyelerle, mallarnz vastasyla evlenmeniz size helal klnd." demektir.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, bizim izah ettiimiz u grtr; Allah teala soydan ve hsmlktan haram olan kadnlar beyan etmi ondan sonra muhsenat (korunmu) olan kadnlarn haram olanlarn beyan etmitir. Bu iki yette, haram olduklarn zikrettii kadnlarn dndaki kadnlarla, mallar vastasyla nikah yaparak veya satn alarak evlenmenin helal olduunu, zinann ise haram olduunu beyan etmitir.

Taberi devamla diyor ki: "Eer denilecek olursa ki" Akrabalk ve hsmlkla haram olan kadnlarn dnda kalan kadnlarn helal olduklarn anladk fakat muhsenat (korunmu) olan kadnlarn hangileri helal hangileri haramdr?" Cevaben denilir ki: "Hr olan kadnlardan birden drde kadar olanlar helal, evli olmayan cariyelerden ise belli bir say sz konusu olmakszn helaldrlar. Zira yet-i kerimedeki: "Bu saylanlar dnda olanlar size helaldir." ifadesi genel bir ifadedir. Bize helal olan her trl kadn kapsamaktadr.

yet-i kerimede geen ve "Onlardan faydalanmanza mukabil kararlatrlm olan mehirlerini verin." diye tercme edilen ifade.mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

a- Abdullah b. Abbas, Hasan- Basri, Mcahid ve bn-i Zeyde gre yetin, bu blmnn izah yledir: Evlenip kendileriyle zifafa girdiiniz kadnlarn, takdir edilmi bir miktar mehirlerini verin." Bu grte olanlara gre, kadnlardan faydalanmaktan maksat, onlarla nikahlanp zifafa girmektir. Bu hususta Ali b. ebi Talha, Abdullah b. Abbasn unu sylediini rivayet etmitir." Sizden biriniz bir kadnla evlenir sonra da onunla bir kere de oisa cinsi mnasebette bulunacak olsa o kadnn mehilinin tamamn vennek farz olur. Burada ifade edilen "Faydalanmak"tan maksat, "Cinsi temas"tr. Bunlara gre burda zikredilen c-retler'den maksat da mehirlerdir.

b- Sddi, Mcahid, Abdullah b. abbas, bey b. K'b, Hz. Ali ve Said b. Cbeyrden nakledilen dier bir gre gre yetin bu blmnn mnsryte-dir: "Sizler, kadnlarla belli bir sreye kadar evlenerek onlardan faydalandnzda, faydalanmanz karlnda venneyi tayin ettiiniz cretlerini onlara verin."

Bu hususta Sddinin unlar syledii rivayet edilmektedir: Ayetin bu blm, mut'ay ifade etmektedir. Mut'ada kii bir kadn, belli bir sre iin velisinin iznini alarak ve iki de ahit tutarak evlenir. Mddet bittikten sonra artk erkein, o kadnn zerinde hi bir hakk kalmaz. Ancak kadnn rahminin temiz olduunu anlalmasn (hamile olmadnn anlalmasn) beklemesi gerekir. Byle bir nikahla evlenenler birbirlerine miras olamazlar.

Ebu Nedre, Abdullah b. Abbasn, Katade de bey b. K'bn, yet-i kerimenin bu blmne "Belli bir zamana kadar" mnsn ifade eden cmlesini de ilave ederek u ekilde okuduktan rivayet etmiterdir: Bu kiraata gre, "Belli bir sreye kadar" cmlesi de ilave edildiinden, bu yetin, mt'a nikahna yo-rumllanmasi icab etmi olur.

Yine bu hususta u'be diyor ki: "Ben, Hakem'den "yetin bu blm mensuh mudur?" diye sordum. Hakem de dedi ki: "Hayr. Ali (r.a.) buyurdu ki: "ayet mer (r.a.) mufa nikahn yasaklam olmasayd, aki olanlar dnda kimse zina etmi olmazd."

Taberi diyor ki: "Bu iki te'vilden doru olan, yet-i kerimenin bu blmn: "Kadnlardan, nikahlayp kendileriyle zifafa girdiklerinizin mehirlerini verin." eklindeki te'vildir. Zira Allann, sahih bir nikah yapmakszn veya sahih bir mlkiyetle almakszn, kadnlardan mut'a yoluyla faydalanmay, Peygamberinin diliyle haram kldna dair kesin delil bulunmaktadr. Biz, bu kitabmzn baka yerlerinde, sahih nikahla yaplmayan mut'ann haram olduuna dair deliller zikrettik. Aynca burada da zikretmemize gerek yoktur.

bey b. K'b ve Abdullah b. Abbastan nekledilen kraat ekline gelince bu kraat, ms-lmanlann Kur'anlannda tesbit edilmi olan eklen muhalif bir kraattir. Hibir kimsenin, mazeretleri bertaraf edecek, kesin bir haber bulunmakszn, Allah tea-larin kitabna belli eyler ilave etmesi caiz deildir.

Ayet-i kerimenin sonunda geen ve "Mehir takdir edildikten sonra birbirinizi raz etmenizde bir mahzur yoktur." eklinde tercme edilen ifade, mfes-sirler tarafndan farkl ekillerde izah edilmitir.

a- Hadremiye gre bu ifadenin mns yledir: "Ey kocalar, sizler.kar-lannza mehir takdir eder sonra da eliniz darahrsa mehirin indirilmesine veya balanmasna dair birbirinizle, nza gsterip ittifak etmenizde size bir gnah yoktur.

b- Sddiye gre ise bu ifadedin mns yledir: "Ey insanlar, kendileriyle belli bir sreye kadar mut'a yaptnz kadnlarla, sre bittikten sonra o sreyi ve takdir edilen creti arttrmaya, karlkl olarak raz olmanzda sizin iin mahzur yoktur.

c- Abdullah b. Abbasa gre bu ifadenin mns yledir: "Ey insanlar, sizler, kanlarnza, onlardan faydalanma karlnda mehirlerini verdikten sonra onlarla beraber kalmanzda veya ayrlmanzda sizin iin bir mahzur yoktur,

d- bn-i Zeyde gre ise bu ifadenin mns yledir: "Ey insanlar mehir takdir etmenizden sonra, kanlarnzn mehirlerinden bir ksmn drmelerinde sizin iin bir mahzur yoktur."

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, bn-i Zeydin grdr. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir: "Ey insanlar, sizler, yaptnz nikah akdinden dolay karlarnza mehir vermenizden sonra sizlerle kanlarnzn, mehirin bir ksmn drme veya alacandan vaz geme yahut vadesini erteleme veya tamamen drme hususunda nza gstererek ittifak etmenizde sizin iin bir mahzur yoktur."

yetin bu blm, u yete benzemektedir: "Kadnlarn mehirlerini gnl holuu ile verin. Eer kendi istekleriyle mehirin bir ksmn size balarlarsa onu afiyetle yeyin. [57]

 

25- Sizden, hr mmin kadnlarla evlenmeye gc yetmeyen kimse, sahibolduunuz mmin cariyelerden evlensin. Allah sizin imannz daha iyi bilir. Siz, birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izniyle ve mehirlerini rfe gre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan zina etmeyen, dost da edinmeycnlerle evlenin. Evlendikten sonra zina ederlerse o cariyelere, hr kadnlara verilen cezann yars vardr. Bu hkmler, iinizden, skntya dmekten korkanlaradr. Eer sabrccdcrscniz sizin iin daha hayrldr. Allah ok balayan ve ok merhamet edendir.

Sizden, mali gc yeterli olmad iin hr mmin kadnlarla evlenme imkan bulamayanlar, mmin cariyelerle evlensinler. Putperestlerle evlenmesinler. lerin gerek yzn ve srlarn Allah daha iyi bilir. Bu itibarla evleneceiniz cariyelerin gizli taraflarn Allaha havale edin. Sizler, birbirinizdensiniz. O cariyelerle, sahiplerinin iznini almak artyla evlenebilirsiniz. Ayrca onlara, karlkl olarak anlatnz mehirlerini verin. Onlann iffetli olmalar, fuhu yapmamalar ve dost tutmamalar artiyle onlarla evlenebilirisiniz. Bu cariyeler zina ederlerse bunlarn cezalan hr kadnlara verilen cezalarn yans kadardr. Bu hkmler, iinizden gnah ilemekten korkanlaradr. Sabreder de cariyelerle evlenmezseniz bu sizin iin daha hayrldr.

Ayyet-i kerimede geeave "G" mnsna tercme edilen kelimesi Mcahid, Abdullah b. Abbas, Katade, Said b. Cbeyr ve bn-i Zeyde gre "Mal, bolluk ve maddi imkn" demektir. Buna gre yetin bu blmnn izah yledir: "inizden kimin, hr ve mmin kadnlarla evlenmeye maddi imkan yoksa, mmin olan cariyelerinizle evlensin."

Rebia, bn-i Zeyd, Cabir, brahim en-Nehai ve Atadan nakledilen dier bir gre gre ise burada geen kelimesinden maksat, "arzu ve is-tek"dir.Bunlann anlayna gre yetin izah yledir: "Sizden kimin, hr ve mmin kadnlarla evlenme arzu ve istei yok da cariyelerle evlenmek istiyorsa, mmin olan cariyelerinizle evlensin."

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu kelimesinin mnsnn "Maddeten g yetirme ve malca -zengin olma." demek olduunu sylemitir. Zira, btn limler, Allah tealann, haram kld herhangi bir eyi sadece ehvani arzulan tatmin etmek iin helal klmayaca hususunda ittifak etmilerdir. O halde hr olan kadnlarla evlenme imkan bulunan kiilere cariyelerle evlenmeyi haram klan Allah tealann, srf ehvani arzulan tatmin etmek iin onlarla evlenmeye izin vermesi de dnlemez. Zira, aresiz kalan kimsenin leten yeme ruhsat, hayatn tehlikeden kurtarmak iindir. ehvani arzulan tatmin etmeme hali, byle bir tehlikeyi meydana getirmeyeceinden srf bu arzular tatmin etmek .iin haramlarn helal klnmas dnlemez. Mesela, btn limler, bir insann, hr veya cariye olan bir kadna k olmas halinde, kadnn ona ancak nikahhmmasiyla, cariyenin de satn alnmasyla helal olaca hususunda ittifak etmilerdir. Byle bir kimse, k oldu diye, bir kadnla nikahsz olarak evlenebilir mi? Veya cariyeyi satn almadan onunla iliki kurabilir m? Btn bunlar gsteriyor ki, burada ki kelimesinin mns, maddeten g yetirmektir. Arzu ve istek mnsna deildir.

Bu kelimenin, "arzu" mnsna geldiini, maddeten hr kadnlarla evlenme imkan olan kimsenin, srf hr kadnlarla evlenme arzusunda bulunmayp cariyelerle evlenmeyi" istediinden, onlarla evlenebileceini syleyen grn fasit olduunu ortaya koymaktadr.

Ayet-i kerimede geen ve "Cariyeler" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Gen kzlarnz" demektir. Ancak burada zikredilen "Gen kzlar"dan maksat, cariyelerdir. Nitekim Abdullah b. Abbas, Mcahid, Sddi, Said b. Cbeyr, bn-i Zeyd ve Hasan- Basri, bu kelimeyi bu ekilde izah etmilerdir. yetin bu blmnden anlald gibi, mslman bir erkein hr kadnlarla evlenme imkan bulunduu takdirde onlan brakp ta, nikah akdi yapmak suretiyle cariyelerle evlenmesi caiz deildir. Bu hususta, Hasan- Basri, Resulullahn, hr kadnn zerine cariye ile evlenmeyi, cariyenin zerine de hr kadnla evlenmeyi yasakladn ve "Kimin hr kadnla evlenme imkn varsa cariye ile nikahlanp evlenmesin." buyurduunu rivayet etmitir.

yet-i kerimede, "Mmin cariyelerinizden evlenin." buyurulmaktadr. Mfessirler, mmin olmayan cariyelerle evlenmenin bu yetle haram klnp k-lnmad hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Mcahid, Said b. Abdlaziz, Malik b. Enes ve Malik b. Abdullah b. Ebi Meryemden nakledilen dier bir rivayete gre, mmin olmayan cariyeleri nikahlayarak evlenmek haramdr. Zira bu yetteki "Mminat" kelimesi bunu ifade etmektedir. Bunlara gre, bir mslman erkek, Hristiyan veya Yahudi olan hr bir kadnla evlenebilecei halde bu iki ehl-i.kitaptan olan herhangi bir cariye ile nikah akdi yaparak evlenemez.

b- Ebu Meysere, Ebu Hanife ve arkadalarna gre ise bu yette zikredilen "Mminat" sfat, mmin olmayanlar haram klmak iin deil sadece mmin olan cariyelerle nikahlanarak evlenmenin mendup olduunu ifade etmektedir. Bu itibarla eh-i kitap olan cariyelerle nikah akdi yaparak evlenmek caizdir. Zira, Allah teala u yet-i kerimesinde ehli kitabn iffetli olan kadnlaryla evlenmenin, mutlak bir ekilde helal olduunu beyan etmi, hr ve cariye aynm yapmamtr. "...Hr ve iffetli mmin kadnlar ile, sizden nce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadnlar, size helaldir. [58] Bu grte olan limlere gre, burada zikredilen "Mminat" kayd, ehl-i kitap olmayan putperest cariyelerle nikah akdiyle evlenmenin haram olduunu ifade etmek iindir.

Taberi, cariyelerle evlenmenin, ancak bir ksm artlarn tahakkuku ile gerekleeceinden ve bu sfatlardan birinin de "Mmin" olma sfat olduundan, mmin olmayan cariyelerle nikahlanarak evlenmenin haram olduunu syleyen grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Maide suresinde geen ve ehl-i kitap olan kadnlarla evlenmenin helal olduunu beyan eden yet-i kerimede, ehl-i kitap olan kadnlar "Muhsenat" sfatyla sfatlanm!ardr. Bu safattan maksat, "Hr olan kadnlar" demektir. Bu yette ise, kendileriyle evlenmek helal olan cariyeler, "Mminat" sfatyla sifatlanmlardr. Her iki yetin ifade ettikleri mnlar farkldr. Bunlardan birinin, dierinin hkmn bertaraf ettiini sylemek isabetli deildir.

yet-i kerimede geen ve "Sizler birbirinizdensiniz" diye tercme edilen ifadesi, Taberi tarafndan yle izah edilmitir. "Sizler, birbirlerinizin cariyeleriyle nikah akdi yaparak evlenin. Fakir olannz, zengin olannzn cariyesi ile evlensin."

yet-i kerimede, kendileriyle evlenilecek mmin cariyelerin iffetli olmalar, aka zina yapan gizlice dost tuta kimseler olmamalar art koulmaktadr. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki; "Cahiliye dneminde insanlar, aktan yaplan zinay haram, gizlice yaplan ise helal sayarlard ve derlerdi ki: "Aktan yaplan zina knanr., Gizliden yaplann ise bir mahzuru yoktur." te bunun zerine Allah teala "...Hayaszlklarn ana da gizlisine de yaklamayn. [59]yetini indirmitir.

yet-i kerimede geen ve "Evlendikten sonra" diye tercme edilen ifadesi iki ekilde okunmutur.

a- Bazlar bunu eklinde okumulardr. Mns "Mslman olduklar zaman" demektir. Buna gre bu ifade ile yetin mns "Cariyeler mslman olur ve mslman olmakla avret mahalleri haramdan korunur daha sonra da zina ederlerse onlara, hr kadnlara verilen cezann yans vardr." eklindedir. Abdullah b. Mes'ud a'bi, brahim en-Nehai, Zhri, Sddi, Salim ve Kasm, yeti kerimeyi bu ekilde izah etmilerdir. Bunlara gre mslman olan cariye, bekr dahi olsa zina etmesi halinde ona, hr kadnn cezasnn yars verilir. Nitekim Hz. mer Beytl Mala ait olan ve zina eden bekr cariyelere sopa cezas vermitir.

b- Dier bir ksm insanlar ise bu kelimeyi eklinde okumulardr. Bu kraata gre bu kelimenin mns "O cariyeler, hr kimselerle evlenir bu sebeple avret mahalleri haramdan korunmu olur. Sonra da zina edecek olurlarsa onlara, hr olan kadnlarn cezasnn yans vardr." Abdullah b. Abbas, Mcahid, Said b. Cbeyr, Hasan- Basri ve Katade, yeti bu ekilde izah etmilerdir. Said b Cbeyr, evli olmayan bir cariyenin zina etmesi halinde, kendisine sopa vurulmayacan sylemitir.

Taberi, bu kraat ekillerinden ikisinin de, slam beldelerinde bilindii ve yaygn olduunu, okuyucunun, bunlardan herhangi birini okumas halinde isabet etmi olacan sylemitir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "Sen, her iki kraatin da caiz olduunu syledin. ki kraatin da caiz olmas iin her ikisinin mnsnn da ayn olmas gerekir. Halbuki buradaki, her bir kraatin mns farkldr." Cevaben denilir ki: "Her ne kadar bu kraatlann mnlar farkl ise de bunlardan birisi esas alndnda dierinin ifade ettii mn bertaraf edilemez. Zira Allah teala, Peygamberinin diliyle, mslman olan cariyeye de mslman olmayan cariyeye de, zina etmesi halinde ceza verileceini beyan etmitir. Bu hususta Resuullah, bir hadis-i erifinde yle buyurmutur:

"Sizden birinizin cariyesi zina eder de onun zinas aa kacak olursa ona sopa vursun. Onu knamasn. [60] Tekrar zina edecek olursa ona yine sopa vursun ve onu knamasn. nc defa zina edecek olursa onu, kldan bir ip karlnda dahi olsa satn. [61]

Resuullah baka bir hadisinde ise "Malik olduunuz klelere hadleri uygulayn." buyurmutur. Resutullah, bu hadisleriyle, evli bekr ayrmakszm, klelere ceza uygulanmasn emretmitir. O halde bunlara ceza vermek hem Allah tealann kitab hem de Resulullahn snnetiyle sabittir. yette zikredilen kelimesi, hem evlenme hem de mslman olma mnsna geldii gibi, hadis-i eriflerde zikredilenlerin de bu iki mnya da geldikleri muhtemeldir. Bu itibarla, hadislerin baz rivayetlerindeki kelimesini yalnzca "Evlenmi olma" mnsna veya "Mslman olma" mnsna alma isabetli deildir. O halde zina eden her kle ve cariyeye zina cezasnn uygulanmas vaciptir.

yet-i kerimede "O cariyelere, hr kadnlara verilen cezann yans vardr." buyurulmaktadr. Taberinin izahna gre bir cariye evli dahi olsa, zina etmesi halinde ona, bekr olarak zina eden hr kadnlara verilen cezann yans verilir. Yani onlara, elli sopa vurulur. Bunlann srgn edilmeleri ve recmedilme-eri sz konusu deildir.

yet-i kerimede "Bu hkmler, iinizden skntya dmekten korkanlaradr." buyurulmaktadr. Burada "Skntya dmek" diye tercme edilen kelimesi, Mcahid, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Atyye ve Dehhak tarafndan "Zina etmek" olarak izah edilmitir. Bunlara gre yetin bu blmnn mns yledir: "Hr olan kadnlarla evlenmeye maddi imkanlar olmayanlara, mmin cariyelerle evlenmelerinin mubah olmas, iinizden, zina yapacandan korkanlar iindir.

Dier bir ksm limlere gre buradaki kelimesinin mns "Ce-zalandnfak" demektir. Bunlara gre ise yetin bu blmnn izah yledir: "Bu hkm, iinizden, zina cezasndan korkanlar iindir."

Taberi diyor ki: "Bu kelimenin izahnda, tercihe ayan olan gr kelimesinin "Skntya dmek" olduunu syleyen grtr. Buna gre yetin izah yledir: "Bu hkm, iinizden dini ve vcudu hususunda zarar greceinden korkanlar iindir. Allah teala kelimesini mutlak bir ekilde zikrettiinden bunu genel anlamda almak elbette ki daha isabetlidir. [62]

 

26- Allah size, dininizin hkmlerini aklamak, sizden ncekilerin yollarn gstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Allah size, helal ve haram aklamak, sizleri, sizden nceki mminlerin yollarna iletmek ve gemite ilediiniz gnahlarnzdan dolay tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, kullarnn menfaatine olan eyleri ok iyi bilendir, yaptklarnda hkm ve hikmet sahibidir. [63]

 

27- Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. ehvetlerine uyanlar ise sizin, hak yoldan iyice uzaklamanz istiyorlar.

Allah sizi, kendisine itaat etmeye dndrmek istiyor ki gemiteki ilediiniz gnahtan affetsin. Cahiliye dnemindeki haramlar helal sayma gnahlarnz balasn. Dnyann zevkine dalp, ehvani arzularna kle olarak eytana tabi olanlar ise sizlerin, Allann emirlerinden uzaklamanz, boyece haramlar ileyip gnahlara srklenmenizi istiyorlar.

Mfessirler bu yette zikredilen "evhetlerine uyanlar"dan kimlerin kastedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir.

a- Mcahide gre bunlar, zina edenlerdir. Zina edenler, mminlerin de kendileri gibi zina etmelerini ve ayn seviyeye dmelerini isterler.

b- Sddiye gre ise "evhvetlerine uyanlar"dan maksat, Yahudi ve Hris-tiyanlardr. Bunlar, mminlerin, Hak din olan islamdan sapp baka yollara kaymalarm isterler.

c- Baz limlere gre bunlardan maksat, Yahudilerdir. Yahudiler msl-manlann, anne ayr baba bir kizkardeleriyle evlenmelerini isterlerdi. Zira onlar kendileri byle kardeleriyle evlenmeyi helal grrler.

bn-i Zeyde gre ise "ehvetlerine uyanlar"dan maksat, dinin hkmlerine ters olarak ehvani arzusuna uyan kimsedir. Byle olan insanlar, mslman-lann, dinlerinin hkmlerini brakarak onlarn ehvani arzularna uymalarn isterler.

Taberi yet-i kerimenin genel ifadesinin, bu zikredilen grlerden hepsini kapsar mahiyette olduunu, bu nedenle yeti sadece belli kimselere tahsis etmenin doru olmayacan sylemitir. Bu itibarla Yahudilerin de Hristiyanla-nn da, zina edenlerin de ve her btl yola tabi olanlarn da, mminleri, hak yol olan dinlerinden saptrmak istedikleri muhakkaktr. te yet-i kerime bunu ifade etmektedir. [64]

 

28- Allah sizden yk hafifletmek ister. nk insan zayf olarak yaratlmtr.

Allah sizin iin dini hkmleri kolaylatrmak ister. Siz insanlar, ciz varlklar olarak yaratlmsimzdr. zellikle kadnlar hususunda sabrnz pek azdr. Bu sebeple de hr kadnlarla evlenmeye gcnz yetmedii takdirde cariyelerle evlenmenize izin verilmitir. [65]

 

29- Ey iman edenler, mallarnz aranzda hakszlkla yemeyin. Ancak kendi rzanzla yaptnz ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canna kymayn. phesiz k Allah, size kar ok merhametlidir.

Ey iman edenler, mallarnz aranzda, faiz alma, kumardan kazanma gibi haksz yollarla yemeyin. Ancak kendi rzanzla yaptnz ticaretle veya bata bulunmakla yemeniz helaldir. Birbirinizin canna kymayn. phesiz ki Allah, size kar ok merhametlidir. Birbirinizin kann dkmenizi yasaklamas da merhametinin gereidir.

yet-i kerimenin "Ey iman edenler, mallarnz aranzda hakszlkla yemeyi." ksm mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir:

a- Abdullah b. Abbas ve Sddi, yetin bu blmn u ekilde izah etmilerdir: "Ey iman edenler, mallarnz aranzda faiz, kumar, gasp ve zulm gibi, Allann haram kld yollarla yemeyin. Ancak raz olacanz bir ticaret yoluyla kazanacanz mallan yeyin."

b- krime ve Hasan- Basri ise yet-i kerimenin bu blmnn, insanlarn, misafir olma ve ikram edilme yoluyla da birbirlerinin mallarn yemelerini yasakladn, ancak al veri yaparak birbirlerinin mallarn yiyebileceklerini beyan ettiini fakat daha sonra Nur suresinin u yeti inerek bunu neshettiini ve mminlerin birbirlerinin mallarn misafir olurken ve ikram edilirken yiyece-bileceklerinin artk mubah olduunu sylemilerdir. "Kr iin bir glk yoktur, topal iin bir glk yoktur, hasta iin bir glk yoktur. Sizin de kendi evlerinizde ve babalarnzn evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardelerinizin evlerinde veya kzkardelerinizin evlerinde veya amcalarnzn evlerinde veya halalarnzn evlerinde veya daynlannzn evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlar emanet edilip tasarrufunuza verilen evlerde veya dostlarnzn evlerinde yemek yemenizde de'bir gnah yoktur. Birlikte veya ayr ayr yemenizde de bir gnah yoktur. Evlere girdiiniz zaman kendinize selam verin. Bu, Allah nezdinde mbarek ve temiz bir selamlamadr. Aklnz kullanasniz diye Allah, yetleri size ite byle aikhyor. [66]

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan birinci grtr. Allah teala bu yetle mminlere haram kld ekilde birbirlerinin mallarn yemeyi yasaklamtr. Zira haksz yere mal yemenin mns budur. yetin mns bu olduuna gre bunun aksini iddia ederek onun mnsnn, kiinin mmin kardei tarafndan ikram edilen yemei yasaklamak olduunu ve daha sonra da neshedildiini syleyenlerin grnn bir anlam yoktur. Zira yemek yedirmek, misafirlere ikramda bulunmak, mriklerin de vlen amellerindendi. slam da geldi bu tr amelleri yapmaya davet etti. Hibir zaman bunlar yasaklamad. O halde yetin mnsnn bu gibi ikram ve ihsanlarda bulunmay yasaklamak olduunu sylemek yersizdir.

Taberi diyor ki: "Bu yet-i kerime, ticaret ve sanat yoluyla, nzk talep etmeye kar kan baz cahil mutasavvflar tekzib etmektedir. yet-i kerime, rza ile kazanlan ticaretin helal olduunu beyan etmektedir. Bu hususta Katade diyor ki: "Tecaret, onu dorulukla ve takva ile yapanlar iin Allann nzklann-dan bir nzk ve helal kld eylerden bir eydir. Bize rivayet edilirdi ki: "Gvenilen ve drst bir tacir kyamet gnnde arn glgesinde bulunacak olan yedi snftandr. [67]

yet-i kerimede, nza ile yaplan ticaretten kazanlan maln helal olduu zikredilmektedir. limler, ticaretin hangi ekilde yaplmam halinde rza ile yaplm olaca hususunda iki gr zikretmilerdir:

a- Kad reyh, bn-i irin, a'bi, Hz. AH Abduiah b. Mes'ud, Ebu Zr'a ve Abdullah b. Abbastan nakledilen bir gre gre bu yette zikredilen "Rza ile yaplan ticaretten maksat, al veri yapan taraflardan herbirinin, al veri akdini yaptktan sonra o muameleyi yaptklar yerden ayrlncaya kadar, birbirlerini al verii bozup bozmamakta serbest brakmalardr. Bunlara gre taraflar bir mecliste szle al verii bitirdikten sonra tekrar onu bozabilme hakkna sahiptirler. Bu hususta Muhammed b. irin diyor ki: "Biri dierine bir bornoz satan iki kii anlamazla dtler. Biri: "Ben bu adama bir bornoz sattm. Beni raz etmesini istedim. Fakat o beni raz etmedi "dedi. Kad reyh dedi ki: "O seni raz ettii gibi sen de onu raz et." Satn alan adam dedi ki; "Ben ona dirhemlerini verdim fakat o raz olmad." reyh dedi ki: "O seni raz ettii gibi sen de onu raz et." Adam yine dedi ki: "Ben onu raz ettim fakat o raz olmad." Bunun zerine reyh dedi ki: "Al veri yapan iki tar:f adi yaptklar yerden ayrlmadka onu bozup bozmamaktan serbes'

Taysele diyor ki: "Ben ardaydm A:i (r.a.)da oradayd. Bir kz ocuu geldi ve bir dirheme meyve satn almak ivedi. Ber de dhhemi alp meyveyi ona verdim. Sonra kzcaz "Bu meyveyi is.emiyorum dnemimi bana ver." dedi. Ben direttim. O srada Ali gelip dirhem' alarak kza -erdi."

Bunlar, grlerine delil olara1, Resulullahm u hadis-i erifini zikretmilerdir. Abdullah b. mer diyor ki: ^esulullah yle buyurdu: "Her al veri yapn iki taraf, bulunduklar yerden yrlmadka aralarnda sat diye bir ey yoktur. [68] Ancak birbirlerini muhay,alan mstesnadr." Ebu Hureyre de Resulullahn yle buyurduunu rivayet etmitir. "Ah veri yapan iki kimse c."cak birbirlerinden raz olarak ayrlrlar. [69]

Abdullah b. Abbas diyor ki: Resulullah bir adama bir ey satt. Sonra ona ki: "Al verii bozup bozmamay tercih et." Adam da "Geerli olduunu tercih ettim." dedi.

Resulullah da: "te al veri byle olur." dedi[70] Evet, bu grte olanlar al veri yapan iki tarafn, akdi yaptklar yerden ayrlp fiilen gitmedikleri takdirde bu yette belirtilen ve Resulullahn hadislerinde aklanan "Rza ile bir al veri" olmayacan sylemilerdir.

b- mam Malik, Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve mam Muhammede gre ise bu yette zikredilen "Rza ile yaplan ticaref'ten maksat, taraflarn al veri akdini yapmadan nce nzalaryla akdi bitirmeleridir. Bunlarn, al veri yaptklar meclisten ayrlmadan nce bu rzalarnn bozulup bozulmamas veya birbirlerini akdi bozup bozmamakta serbest brakmalar, rzann ortadan kalkmasn gerektirmez. Bunlara gre taraflar, nzalanyla al veri akdini yaptktan sonra akdi yaptklar mecliste, taraflardan birinin, akitten caydm syleyrek onu bozmas caiz deildir. Bunlar, grlerine delil olarak unu zikretmilerdir. "Ah veri te nikah akdi gibi, szle yaplan akitlerdendir."

limler, "Nikah akdi yapldktan sonra, taraflardan birinin, dierini, ak-din gereini yapmaya mecbur edecei hususunda hibir ihtilaf yoktur. Taraflar akdin yapld meclisten ayrlmam olsalar dahi akit iki taraf da balayacdr. Al veriin hKm de byledir." demilerdir.

Resulullah, "Al veri yapan iki taraf ayrlmadka akdi bozup bozmamakta serbesttirler." hadisinden maksat ise "Akdi yapma szlerinden ayrlmadka." demektir. "Akdin yapld meclisten ayrlmadka." demek deildir.

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu sylemi ve bu vaziyette zikredilen "Rza ile yaplan ticaretten maksadn, ticaret yapan taraflarn, akdi yaptklar yerden ayrlncaya kadar rzalarnn devam etmesi olduunu beyan etmi bu itibarla akit yapan taraflar akit meclisinden ayrlmadka akdi bozup bozmamakta serbest olacaklarm sylemitir.

Zira bu hususta Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduu sahih bir haberdir. "Ah veri yapan iki taraftan herbiri ayrlmadka dier tarafa kar muhayyerdir. Ancak muhayyer braklarak yaplan al veriler mstesnadr. [71]Dier bir rivayette hadisin sonu yledir: "Yahut da taraflardan biri arkadana "Se" demelidir. [72]

 

30- Kim bunu bir dmanlk ve zulm olarak yaparsa yaknda onu cehennem ateine atacaz. Bu Allaha ok kolaydr.

Kim, mmin kardeine dmanlk yaparak onu haksz yere ldrr veya haram klnan bir ii yaparsa biz onu yaknda, iinde yanaca bir atee sokarz. Ona bu cezay vermek, bizim iin pek kolaydr. nk zalimler hibir zaman bizden yakalarn kurtaramazlar.

yet-i kerimede zikredilen "Kim bunu yaparsa" cmlesindeki "Bu" iaret zamiriyle neye iaret edildii hususunda farkl grler zikredilmitir:

a- Ataya gre bu zamirle, mminlerin birbirlerini ldrmelerine iaret edilmektedir. Buna gre yetin mns "Kim mmin kardeini dmanca ve haksz yere ldrecek olursa biz onu yaknda cehennem ateine koyacaz ve~ bu, Allaha pek kolaydr." eklindedir.

b- Dier bir ksm limlere gre bu zamirle, surenin bandan buraya kadar yasaklanan "Haram klnan kadnlarla evlenmek" "Allann koyduu snrlar amak" "Haksz yere yetim mal yemek." ve "Allann haram kld cana kymak," gibi haramlara iaret edilmektedir. Bunlardan herhangi birini yapann cehennem azabna konaca belirtilmektedir.

c- Dier bir ksm mfessirlere gre ise bu zamirle, mmin kardeinin maln haksz yere iyiyene ve mmin kardeinin canna kyana iaret edilmektedir. Ve bunlar yapanlarn cehenneme konacaklar beyan edilmektedir.

Taberi diyor ki: "Burada doru olan gr udur: "Bu zamir, bu surenin on sekizinci yetinden sonra zikredilen haramlara iaret etmektedir. Bunlar da, evlenilmesi haram olan kadnlarla evlenmek, baz kadnlarn evlenmelerine engel olmak, haksz yere bakalarna ait olan mal yemek, kan haram olan bir mmini ldrmek ve dier haramlardr. Zira on sekizinci yetten nce zikredilen haramlarn sonunda Allah teala onlar ileyenleri belli cezalarla tehdit etmi, bu yetten sonra zikredilen haramlar iin herhangi bir ceza zikretmemitir. Bu itibarla iaret zamirinin .cezalan zikredilmeyen haramlara iaret ettiini sylemek daha isabetlidir. [73]

 

31- Eer yasaklandnz byk gnahlardan kanrsanz, kusurlarnz rter, sizi gzel bir makama koyarz.

Ey mminler, eer sizler kendinize yasaklanan byk gnahlardan kanrsanz, kk gnhlarnzi rter sizi affederiz. Ve sizleri, mutluluk yurdu olan cennete koyarz. Orada ne znt vardr ne de keder. Ne sknt vardr ne de bunalm.

Byk gnahlar hakknda sahabe-i kiramdan, tabiinden eitli grler nakledildii gibi Resululahtan da ksmen birbirinden farkl olan hadis-i erifler rivayet edilmitir.

a- Abdullah b. Mes'uda gre bu yette zikredilen by gnahlardan maksat, Nisa suresinin bandan bu yete kadar geen otuz yette, Allah tealann, kullarna yasaklad gnahlardr. brahim en-Nehai de bu grtedir. Abdullah b. Mes'uddan nakledilen dier bir gre gre ise byk gnahlar drt tanedir. Bunlar, Allaha ortak komak, Allahn rahmetinden mit kesmek, Allann ltfun-dan mit kesmek ve Allahn tuzandan (cezalandrmasndan) kurtulacandan emin olmaktr.

Yine Abdullah b. Mes'uddan nakledilen dier bir gre gre bu gnahlar tr. Bunlar, Ailahn rahmetinden mit kesmek, Allahn ltfundan mit kesmek ve Allahn cezalandrmasndan kurtulacandan emin olmaktr.

b- Hz. Ali (r.a.)ye gre ise burada zikredilen byk gnahlar yedi tanedir. Bunlar da, Allaha ortak komak, Allahn, ldrlmesini haram kld bir insan ldrmek. Namuslu bir kadna zina iftirasnda bulunmak, yetim ma yemek, faiz yemek, savatan kamak, hicret ettikten sonra tekrar Bedevilie dnmektir. Bu hususta Ubeyde b. Umeyr diyor ki: "Byk gnahlar yedidir. Bunlarn her-biri hakknda Allah tealann kitabnda bir yet vardr. Bunlar u gnahlardr. Allah ortak komak, Bu hususta Allah teaa yle buyuruyor: "Allaha samimiyetle ynelin. Ona ortak koanlardan olmayn. Kim Allaha ortak koarsa sanki o, gkten dp kular tarafndan kaplm veya rzgarla uzaklara srklenmi gi-bidir. [74]

Allahn, ldrlmesini haram kld bir insan ldrmek. Allah teala bu hususta da yle buyuruyor: "Kim bir mmini kasten ldrrse onun cezas cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktr. Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap hazrlamtr. [75]

Faiz yemek. Allah teala bu hususta da yle buyuruyor: "Faiz yiyenler, yerlerinden, eytann arpt kimsenin kalkt gibi kalkarlar." [76]

Yetim mal yemek. Allah teala bu hususta yle buyuruyor: "Yetimlerin mallarn haksz yere yiyenler, karnlarna sadece ate tkam olurlar. Onlar yaknda alev alev yanan bir atee sokulacaklardr. [77]

Namuslu bir kadna zina iftirasnda bulunmak. Allah teala bu hususta da yle buyuruyor: "ffetli, hibir eyden haberi olmayan mmin kadnlara zina isnad edenler, phesiz ki dnyada da hirette de lanetlenmilerdir. Onlar iin byk bir azap vardr. [78]

Savatan kamak. Bu konudada yet-i kerimelerde yle Duyurulmaktadr; "Ey iman edenler, sava iin ilerlerken, toplu halde kfirlerle karlatnz zaman sakn onlara arkanz dnp kamayn." "Sava iin bir taktik kullanan veya baka bir birlie katlmak isteyen hari, inizden kim dmana arkasn dnp kaarsa Allahn gazabna uram olur. Onun varaca yer cehennemdir. O ne kt bir yerdir[79]

Hicret ettikten sonra dinden kp tekrar Bedevilie dnmek. Bu hususta da yette yle Duyuruluyor: "Kendilerine doru yol aka belli olduktan sonra tekrar eski inkrlarna dnenlerin yaptklarn eytan kendilerine ho gstermitir. Ve hayallerle aldatmtr. [80]

"Ata b. Ebi Rebah ise bu byk gnahlarn, adam ldrmek, faiz yemek yetim mal yemek, namuslu kadna zina isnad etmek, yalan yere ahitlik yapmak, anneye babaya kt davranmak ve savatan kamak olduunu sylemitir.

c- Abdullah b. mere gre ise bu byk gnahlar dokuz tanedir. Bunlar da: Allaha ortak komak, ldrlmesi helal olmayan bir insan ldrmek, savatan kamak, namuslu birkadna zina isnad etmek, faiz yemek, haksz yere yetim mal yemek, Mescid-i Haramda haktan sapp zulmetmek, insanlarla alay etmek. (nsanlar angaraya olarak altrmak) ve anaya babaya, onlan alatacak derecede kt davranmaktr.

Abdullah b. merden nakledilen dier bir rivayete gre ise insanlarla alay etme gnah yerine sihir yapma gnah zikredilmitir.

d- Abdullah b. Abbasa gre ise byk gnahlardan maksat, Allann yasaklad her gnahtr. Abdullah b. Abbasn yannda, byk gnahlarn yedi veya dokuz tane olduu zikredilmi o da bunlarn yedi veya dokuzdan fazla olduklarn sylemitir. Abdullah b. Abbas, "Byk gnahlar yediden ziyade yetmie daha yakndr." demitir.

e- Said b. Cbeyr, Mcahid, Dehhak ve Abdullah b. Abbastan nakledilen baka bir gre gre ise, byk gnahlardan maksat, Allahin, ileyenleri cehennem azabna koyaca ile tehdit ettii gnahlarn tmdr. Buna gre, ile-nildiinde onu ileyenenin cehennem azabna konulaca veya Allann gazabna yahut lanetine uratlaca beyan edilen gnahlarn hepsi byk gnahladr.

f- Taberi byk gnahlarn, sahih hadislerde beyan edilen gnahlar olduunu, bunlarn da, Allaha ortak komak, anaya babaya kt davranmak, Allann, ldrlmesini haram kld insan ldrmek, yalan sylemek (Yalan yere ahitlik yapmak ta buna dahildir.) Namuslu kadnlara zina iftirasnda bulunmak, yalan yere yemin etmek, sihir yapmak, savatan kamak ve komunun hanmy-la zina etmek." olduunu sylemi, fakirlik korkusuyla ocuunu ldrmenin de haksz yere adam ldrme hkmne tabi olduunu bildirmitir.

Taberi zikrettii bu hususlar, Enes b. Malik, Abdullah b. Amr, Ebu Ey-yub el-Ensari, Ebu mame el-Bahili ve Abdullah b. Me'uttan rivayet ettii ha-dis-i eriflerden almtr.

Enes b. Malik (r.a.) diyor ki:

"Resulullah (s.a.v.)den byk gnahlar soruldu. O da: "Byk gnahlar Allaha ortak komak, anne ve babaya ktlk etmek, adam ldrmek ve yalan yere ahitlik etmektir." buyurdu. [81] Dier bir rivayette ise Enes b. Malik yle demitir:

"Resulullah (s.a.v.) byk gnahlar anlatt veya ona byk gnahlardan soruldu. O da yle buyurdu: "Onlar, Allaha ortak komak, adam ldrmek, anne ve babaya ktlk etmektir." Ve devamla yle dedi: "Ben size byk gnahlarn en byn haber vereyim mi? O, yalan sylemektir. (Dier bir rivayette) yalan yere ahitlik etmektir. [82]

Ebu Eyyub el-Ensari, Resulullah (s.a.v.)in yle buyurduunu rivayet ediyor:

"Kim Allann huzuruna, Allaha kulluk ederek, ona hibir eyi ortak komayarak, namaz klarak, zekat vererek ve byk gnahlardan kanarak kacak olursa ite onun iin cennet vardr." Bunun zerine Resulullahtan, byk gnhlarn neler olduklar soruldu. Resulullah yle buyurdu: "Bunlar. Allaha ortak komak, mslman bir kiiyi ldrmek ve savatan kamaktr. [83]

Abdullah b. Amr, ResuHahm yle buyurduunu rivayet ediyor:

"Byk gnahlar, Allaha ortak komak, anne ve babaya ktlk yapmak bir insan ldrmek ve yalan yere yemin etmektir. [84]

Abdullah b. Mes'ud diyor ki:

"Dedim ki" Ey Allahn Resul, hangi gnahlar daha byktr?" Resulul-lah: "Seni yaratan Allaha birini denk tutmandr. (ortak komandr.) Sonra hangisidir?" dedim. Resulullah: "Seninle birlikte yemek yiyeceinden korkarak ocuunu ldrmendir." buyurdu. Sonra hangisidir?" dedim. Resulullah: "Komunun hammyla zina etmendir." buyurdu[85]

Ebu Umame el-Bahili diyor ki: "Resulullal bir yere yaslanm vaziyette iken sahabiler byk gnahlar anlattlar ve yle dediler: "Bunlar, Allaha ortak komak, yetim mal yemek, savatan kamak, namuslu kadna zina iftirasnda bulunmak, anne ve babaya ktlk etmek, yalan sylemek, ganimet malndan bir ey saklamak, sihir yapmak ve faiz yemektir. "Bunun zerine Resulullah (s.a.v.) yle buyurdu: "Allaha verdikleri ahdi ve yeminlerini bozarak karhn-da az bir deeri satn alanlar nereye koyacaksnz? [86]

yet-i kerimenin devamnda, byk gnahlardan kamildii takdirde kusurlarn rtlecei zikredilmektedir. Buradaki kusurlardan maksat, kk gnahlardr. Allah teala, biz ciz kullarna bir ltuf olarak, byk gnahlardan kandmz takdirde kk gnahlarmz affedeceini ve bizleri, ikram yurdu olan cennete koyacan zikretmitir.

Sahabe-i Kiram, Kur'an- Kerimde zikredilen bu ve benzeri yetlerin, yce mevlanm biz ciz kullarna byk bir ltf olduunu sylemiler ve bu hususta sevinlerini izhar etmilerdir.Bu hususta Abdullah b. Mes'udun unlar syledii rivayet edilmektedir: "Nisa suresinde be yet vardr ki bunlar benim iin btn dnyadan daha sevimlidir. Bunlar: "Eer yasaklandnz by gnahlardan kanrsanz kusurlarnz rter sizi, gzel bir makama koyarz." phesiz ki Allah, hibir kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr. Ve yapana, katndan byk bir mkafaat verir." "phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun dmdakini diledii kimse iin affeder. Kim Allaha ortak koarsa phesiz byk bir gnah ile iftira etmi olur." "Kim bir ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonra Allahtan balanmasn dilerse, Allah, mafiret ve merhamet edici olarak bulur." "Allaha ve Peygamberine iman edip onlar arasnda hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince, ite onlara, Allah mkfaatlarni verecektir. Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir. [87]yetleridir!

Abdullah b. Abbas da: "Nisa suresinde sekiz yet vardr ki bu yetler bu mmet iin, gnein, zerine doup batt eylerden daha hayrldr." demi ve u yetleri zikretmitir: "Allah size, dininizin hkmlerini aklamak, sizden nceliklerin yollarn gstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her eyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir." "Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. ehvetlerine uyanlar ise sizin hak yoldan iyice uzaklamanz istiyorar." "Allah sizden yk hafifletmek ister. nk insan ok zayf olarak yaratlmtr." "Eer yasaklandnz byk gnahlardan kanrsanz, kusurlarnz rter sizi gzel bir makama koyarz." "phesiz ki Allah, hibir kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkafaat verir." phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun dmdakini diledii kimse iin affeder. Kim Atlaha ortak koarsa phesiz ki byk bir gnah ile iftira etmi olur." Kim ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonra Allahtan balanmasn dilerse Allah mafiret ve merhamet edici olarak bulur." "Allaha ve Peygamberine iman edip onlar arasnda hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince, ite onlara Allah, mkfaatlann verecektir. Allah ok affeden, ok merhamet edendir. [88]

 

32- Allann, bir ksmnz dierinden stn kld eylere tamah etmeyin. Erkeklere de hak ettiklerinden bir pay vardr. Kadnlara da hak ettiklerinden bir pay vardr, Allah, her eyi ok iyi bilendir.

Allahn, sizlerden bir ksmnz dierinden stn kld hususlarda, stn klman kimseyi ekemezlik yapmayn. Herkes, Allahn kendisine taksim ettii dereceye raz olsun. Erkeklerin de yaptklar hayr ve ktlklerden dolay sevap veya cezalan vardr. Kadnlarn da yaptklar iyilik ve ktlklerden dolay sevap veya cezalan vardr. Allahtan, sizi nzasna kavutunnasi iin yardm dileyin. phesiz ki Allah, kullan iin neyin faydal olduunu ok iyi bilendir. O halde Allaha tevekkl edin, onun takdirine boyun ein.

Mfessirler bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda iki gr zikretmilerdir.

a- Mcahid ve krimeye gre bu yet-i kerime, mm Seleme hakknda nazil olmutur. Mcahid diyor ki:

"fnrn Seleme yle dedi: "Erkekler cihad ediyor biz etmiyoruz. Mirastan da erkein paynn yansn alyoruz." Bunun zerine: "Allahn, bir ksmnz dierinden stn kld eylere temah etmeyin." yeti nazil oldu. [89]

b- Sddiye gre ise bu yet-i kerime, bir ksm insanlarn, Allah tealann dier insanlara, zellikle ltfettii stn derecelerin kendilerine de verilmesini istemeleri zerine nazil olmu ve onlara cevap vennitir. Zira bir ksm erkekler "Bizim mirastaki paymz, kadnlarn iki kat olduu gibi, alacamz sevaplann da kadnlarn iki kat olmasn istiyoruz." dediler. Bir ksm kadnlar da: "Biz, sevaplarmzn erkeklerin sevab kadar olmasn istiyoruz. Zira cihad edemiyor sevabn alamyoruz. ayet cihad etmek bize farz klnm olsayd biz de savar ve sevabn alrdk." dediler. Allah teala da bu yeti indirerek "Allahtan Kitfunu isteyin ki size gzel ameller istemeyi nasibetsin. Bunu istemeniz sizin iin daha hayrldr." buyurdu.

Taberi diyor ki: "Tercihe ayan olan gr, bu yetin, erkek ve kadn btn insanlara, bazlarna verilen stnlklere dierlerinin tamah etmemesini emrettiini syleyen grtr.

yet-i kerimenin devamnda "Erkeklere de hak ettiklerinden bir pay vardr. Kadnlara da hak ettiklerinden bir pay vardr." buyurulmaktadr. Mfessirler yetin bu blmn iki ekilde izah etmilerdir.

a- Bazlanna gre bu ifadenin mns yledir: "Erkeklere de yaptklar iyilik ve ktllkerin karl vardr kadnlara da. Bu tususta Katade diyor ki: "Cahiliye dneminde insanlar, kadnlara ve ocuklara mirastan hibir ey vermiyorlard. Onlar miras sadece ilerin zor olanlann yapan, gelir salayan ve sava yapan kimselere veriyorlard. Miras paylann belirten yet-i kerime nazil olup kadnlara ve ocuklara da mirastan pay verip erkeklerin paylann kadnla-nnkinin iki kat yapnca kadnlar: "Keke bizim miras paylarmz da erkeklerin-ki gibi olsayd." dediler. Erkekler de: "mit ederiz ki mirasta kadnlardan stn kilndnz gibi hiretteki sevaplanmzla da stn klnrz." dediler. Bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi indirdi. Kadn ve erkekten herbirinin yaptklar amellerinin karlklarn greceklerini beyan etti ve Allahtan ltfunu istemelerini emretti.

b- Abdullah b. Abbas ve krimeye gre ise bu ifadenin mns yledir: "lenlerin miraslanndan erkeklerin de paylan vardr kadnlarn da."

Taberi diyor ki: "Bu grlerden birinci gr tercihe ayandr. Zira yet-i kerimede "Hak etme" Yani kazanma ifadesi zikredilmektedir. Kazanlmas beklenen ey hayr veya serdir. Miras, kazanlan bir ey deildir. Bu itibarla erkeklerin ve kadnlarn mirasta olan .paylarnn aklandn syleyen gr isabetli deildir."

yet-i kerimenin sonunda "Allahtan ltfunu isteyin." buyurulmaktadr. Buradaki ltuftan maksat, Allahn muvaffak klmas ve yardmdr. Bu da dnya ilerine ait deil Allaha kulluk etme ve itaatta bulunma ile ilgilidir. Allahtan ltfunu isteme hususunda Resulullah yle buyurmutur:

"Siz Allahtan ltfunu isteyin. Zira aziz ve celil olan Allah, kendisinden talepte bulunulmasn sever. badetlerin efdali, skntnn kalkmasn beklemektir. [90]

 

33-Ana baba ve akrabalarn braktklar her ey iin miraslar tayin ettik. Yemin akdiyle miras kldklarnzn paylarn da verin. phesiz ki Allah her eye ahittir.

yet-i kerimede zikredilen ve "Miraslar" diye tercme edilen kelimesi, Abdullah b. Abbas, Mcahid ve bn-i Zeyd tarafndan, asabe olan baba, karde vb. miraslar olarak izah edilmitir.

Ayet-i kerimede geen ve "Yemin akdiyle miras kldklarnz" eklinde-tercme edilen cmlesinin zahiri mns "Yeminlerinizin size balad kimseler" demektir. Mfessirler bu kiilerden kimlerin kastedildii ve bunlara verilecek payn ne olduu hususunda farkl rler zikretmilerdir.

a- krime, Hasan- Basri, Said b. Cbeyr, Abdullah b. Abbas, Katade ve Dehhaka gre bu yette zikredilen "Yeminlerle balanan kimseler"den maksat, cahiliye dneminde, birbirlerine miras olma hususunda yeminleerek antlama yapan insanlardr. yetin, bunlara verilmesini emrettii paylardan maksat ise bu antlama gerei kendilerine mirastan verilmesi icabeden paylardr. yet-i kerime, cahiliye dneminde birbirleriyle bu gibi antlama yapanlara, slam geldikten sonra mirastan paylarm vermelerini emretmektedir. Ancak daha sonra gelen ve sadece akrabalarn birbirlerine miras olacaklarm beyan eden u yet-i kerime ile bu yetin hkm neshediimitir. yet-i Kerimede buyunluyor k: "Alla-hn kitabnda, akraba olanlar (miras hususunda) birbirlerine mminler ve muhacirlerden daha yakndr.. [91]

b- Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeydden nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen "Yeminlerimizin size balad kimseler"den maksat, Resu-lullahn, Mekkeden Medineye hicret ettiinde Medineilerle karde yapt Mekkeli muhacirlerdir. Bunlara verilmesi emredilen paylardan maksat ise, mirastan verilecek paydr. Ancak daha sonra Allah teala, miras hkmlerini belirten yet-i kerimeleri indirerek bu hkm neshetmitir.

Abdullah b. Abbas diyor ki:

"yette geen "Yemin akdiyle miras kldklarnz" cmlesi, muhacirlerin Ensara miras olmalar hadisesine iaret etmektedir. Muhacirler Medineye gelince Resululah onlar Ensar ile karde yapmt. Bu kardeliin sonucu olarak muhacirler, akraba olmadklar halde Ensara miras oluyorlard. "Ana baba ve akrabalnn braktklar her ey iin miraslar tayin ettik..." hkm inince, muhacirlerin Ensara miras olmalar hkm kaldrlm oldu. Bundan sonra szleme ile miras yapma ortadan kalkt ve bunlara ancak vasiyet yapma yolu ak kaldi. [92]

c- Abdullah b. Abbas, Mcahid, Ata, Said b. Cbeyr, krime ve Sddiden nakliden dier bir gre gre "Yeminlerinizin size balad kimselerden maksat, cahiliye dneminde birbirleriyle yardmlama antlamas yapan kimselerdir. yette bunlara verilmesi emredilen paydan maksat ise mirastan bir pay deil, antlamadan doan yardm etme, tte bulunma, istiare etme, esirlerin fidyesine katkda bulunma ve ldrlenlerin diyetlerini deme gibi haklardr. Bu grte olanlara gre yet-i kerimenin bu blm mensuh deildir. Zira islam geldikten sonra da bu gibi gzel amelleri tevik etmitir.

d- Said b. el-Msseyebe gre ise bu yette zikredilen "Yeminlerinizin size balad kimseler" ifadesinden maksat, cahiliye dneminde evlat edinilen bakalarna ait ocuklardr.yette bunlara verilmesi emredilen paylardan maksat ise bunlar iin vasiyet yapmaktr. Allah teala, len kiinin terekesini miraslarna verince cahiliye dneminde evlatlk edinilen kimseler akta kalmlar bu nadenle bunlara da vasiyet edilmesini emretmitir.

Taberi bu grlerden nc gren tercihe ayan olduunu sylemi burada "Yeminlerin balad kimselerden maksadn, kendileriyle yardm antlamas yaplan kimseler olduunu, bunlara verilmesi emredilen paydan maksadm da mirasn dnda, yardmda bulunma, t verme ve benzeri eyler olduunu beyan etmitir. Zira, Araplarn tarihlerini ve haberlerini bilen ilim adamlarna malumdur ki Araplar, aralarnda yaptklar antlamalar yemin ve ahitlerle yaparlard. yette geen "Yeminierinizin size balad kimseler" ifadesi bunu beyan etmektedir. Resulullahm Ensar ile muhacir arasnda kurduu kardelik ba ve cahiliye dneminde yaplan evlatlk muamelesinin yeminle alakas olmadndan, yetin bunlara iaret ettiini sylemek isabetli deildir. Dier yandan cahiliye dneminde yaplan dayanma antlama!annda, mirastan pay verilmesinin de kararlatrld oluyorduysa da yet-i kerimede mirastan pay deil de mirasn dandaki yardmlarn yaplmas kastedilmitir. Taberi yetin bu blmnn neshedilmediini sylemitir. Zira bu hususta Resulullahtan sahih haberler rivayet edilmitir. Resulullah, slam geldikten sonra artk cahiliye dneminde yaplan andlamalann olmayacan, ancak cahiliye dneminde yaplm olan andlamalann icaplarnn yerine getirilmesi gereini beyan etmitir.

Abdullah b. Abbas, Resulullahm yle buyurduunu rivayet etmitir:

"slam, cahiliye dneminde yaplan her antlamann ancak kuvvetini artrmtr. [93]

ube b. Tev'em diyor ki: Kays b. Asm, Resulullaha antlamann hkmn sordu. Resululah da:

"Cahiliye dneminde yaplan antlamalara bal kaln. Fakat slamda antlama yoktur. [94] buyurdu.

Abdullah b. Amr b. el-Ass da Resulullahm, Mekkenin fethi gnnde okumu olduu hutbesinde yle buyurduunu rivayet etmitir:

"Siz, cahiliye dneminde yaplan antlamalar yerine getirin. Zira slam onlarn ancak kuvvetini artrmtr. Siz slamda antlama iadetmeyin. [95]

Cbeyr b. Mut'im de Resulullahm yle buyurduunu rivayet etmitir:

"slamda (cahUye dneminde olduu gibi) antlama yoktur. Ancak slam, cahiliye dneminde yaplan herhangi bir antlamann ancak kuvvetim artrr. [96]

Abdurrahman b. Avf, Resulullahm yle buyurduunu rivayet ediyor:

"Ben, gen bir ocukken amcalarmla birlikte "Mutayyebn"in[97] (gzel koku srenlerin) antlamasnda hazr bulundum. Ben, bu antlamay bozmam karlnda krmz renkli hayvanlara sahibolmami istemezdim, (bana ok kymetli hayvanlar veya altn verseler bile ben bu antlamay bozmak istemezdim) Hadisin devamnda Zhri diyor ki: "Resulullah yle buyurdu: "slam, kendisinden nce yaplm olan her antlamann ancak gcn artrmtr. Fakat artk s-lamda (bu tr) antlamalar yoktur." Resufuliah, hicret een Kureylilerle Ensan birbirleriyle kaynatrmitir." [98]

Taberi diyor ki: "Resulullahtan rivayet edilen bu haberler sahih olduuna gre, yet-i kerimede geen ve "Yeminlerinizin size balad kimseler" eklinde ifade edilen cmlenin hkmnn mensuh olduunu sylemek caiz deildir. Zira bu yetin mensuh olduu hususu limler arasnda ihtilaf konusudur, Ha-dis-i erifler de bunun neshedilmediini ifade etmektedirler. O halde buradaki "Yeminlerimizin bize balad kimseler"den maksat, kendileriyle yardmlama, tleme ve istiarede bulunma hususunda antlama yaplan kimselerdir. slam geldikten sonra da bu tr antlamalarn gereinin yaplmas emredilmitir ve yet muhkemdir. [99]

 

34- Erkekler, kadnlar zerine hakimdirler. Bunun sebebi, AHahn onlardan bazsn bazsndan stn klmas bir de erkeklerin, harcamalar kendi mallarndan yapmalardr. yi kadnlar, itaatkr olanlar ve AHahn, korunmasn emrettii eyleri, kocalarnn bulunmad zamanlarda da koruyanlardr. Size kar gelmelerinden korktuunuz kadnlara nasihat edin. Yataklarndan ayrln. Bunlar da fayda vermezse dvn. Eer size itaat ederlerse aleyhlerine baka bir yol aramayn. phesiz ki Allah, ycedir, byktr.

Erkekler, kadnlar terbiye etme, idare etme gibi hususlarda onlar zerine hakimlerdir. Erkeklerin bu hakimiyeti, AHahn, erkekleri vcuta kadnlardan daha gl olarak yaratmas ve evin geimini erkee yklemesindendir. Saliha kadnlar kocalarna itaat ederler. Kocalar evlerinde bulunmad zamanlarda da namuslarn korurlar. Onlarn byle yapmas, AHahn onlar bu ekilde yaratarak korumasmdandr. Onlar, kocalarnn mallarn bo yere harcamazlar. Size kar gelmelerinden korktuunuz kadnlara Allah hatrlatarak, ondan korkmasn syleyerek nasihatta bulunun. Yataklarndan ayrln. Bunlar da fayda vermezse onlar ar bir ekilde olmamak zere dvn. ayet bundan sonra size itaat ederlerse artk onlara eziyet vermek iin baka bir yola bavurmayn. phesiz ki Allah ycedir, byktr. Kadnlara hakszlk ettiiniz takdirde onlarn haklarn sizden alr.

yet-i kerimede "Erkekler kadnlar zerine hakimdirler." buyurulmak-tadir. Bu ifadeden maksat, erkeklerin, kadnlar terbiyede, onlan, AHahn zerlerine farz kld haklarn yerine getirmelerinde sevk ve idare etmeleridir. Bu hususta Abdullah b. Abbasm unlar syledii rivayet edilmektedir: "Erkekler kadnlarn zeine hakimdirler, mirdirler. Kadnlar, AHahn, taat etmelerini emrettii hususlarda erkeklere itaat etmek durumundadrlar. Bu da kadnn, erkein ailesine iyi davranmas ve onun maln muhaza etmesidir. Erkein kadndan stnl ise kadn bakma ykmllnde olmas ve geimi salamak iin almasdr.

Hasan- Basri, Katade ve bn-i Creyc bu yetin, karsn dven bir kii hakknda nazil olduunu sylemilerdir. Bu hususta Hasan- Basri diyor ki: "Bir adam karsn dvd. Kadn Resulullaha gelip kocasn ikayet etti. Resulullah da kocasna ksas uygulamak istedi. Bunun zerine Allah teala "Erkekler kadnlar zerine hakimdirler." yetini indirdi. Resulullah adam arp yeti ona okudu ve buyurdu ki: "Ben bir ey yapmak istemitim ama Allah daha bakasn diledi."

Zhri bu yeti gznnde bulundurarak "Koca ile kan arasnda cana kyma szkonusu olmadka ksas yoktur." demitir. Yani koca karsn ldrme-dike, karsn dvmesinden dolay kendisine ksas yaplamaz."

yet-i kerimede iyi hanmlarn sfatlar belirtilirken u sfatlar zikredilmitir. "Salihat" Bu ifadeden maksat, "Dinleri hususunda doru olan ve iyi amel ileyenler." demektir."Kanitat" Bu ifadeden maksat, ise Katade, Mcahid, Abdullah b. Abbas, Sddi ve Slifyan es-Sevriye gre "taatkr olanlar" demektir."Hafzann Lilayb" Bu ifadeden maksat ise "Kocalarnn, yanlarnda bulunmad srada, kendilerini namahremlerden ve kocalarnn mallarn da bakalarndan koruyanlar" demektir.

Resulullah, saliha kadnlar vasflandrarak bir hadis~i erifinde yle buyurmutur:

"Kiinin sahip olduu eylerin en hayrlsn size bildireyim mi? O e,y saliha bir kadndr. Kocas kendisine baktnda onu sevindirir. Emrettiinde itaat eder.Yannda bulunmadnda da namusunu ve maln muhafaza eder. [100]

Ayeti kerime, saliha kadnlar zikretmi ve mminlere st kapal bir ekilde bunlara iyi davranmalarn emretmi ve bunlardan itaatsiz olanlarn da cezalandn I m alan n beyan etmitir.

yet-i kerimede: "Size kar gelmelerinden korktuunuz kadnlara nasihat edin." buyurulmaktadr. Burada zikredilen "Korktuunuz" fiilinin, bir ksm mfessirler tarafndan "Bildiiniz" mnsnda olduu zikredilmitir. Buna gre erkeklerin, srf kanaatleriyle deil kadnlarn itaatsizliklerini fiilen bilmeleriyle onlara t vermeleri sz konusudur.

Muhammed b. Ka'b ise burada zikredilen "Korkmak"tan maksadn "Sezinlemek" olduunu sylemitir.

Ayette geen ve "Kar gelme" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Bir eyin dierinden yksek olmasdr." Buradaki mns ise

"Kadnn, kocasna kar itaatsiz olmas ve ona buuz etmesidir." yet-i kerimede, byle olduklar hissedilen kadnlara nasihat edilmesi emredilmektedir. Bu nasihattan maksat ise kadnlara, Allahtan korkmalanm ve kocalarna kar gelerek Allann haram kld bir eyi yaptklar takdirde gnah ilediklerini kendilerine bildirmektedir.

yet-i kerimede geen ve "Yataklarndan ayrln." diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas ve Said b. Cbeyr tarafndan "Yataklan iinde onlardan uzak durun." Yani ayn yatakta yatmakla birlikte onlarla cinsi mnasebette bulunmayn." eklinde izah edilmitir.

Yine Abdullah b. Abbas ve Said b. Cbeyrden nakledilen dier bir gre gre bu ifadeden maksat, "Yataklarnzdan uzak durduklarndan dolay onlarla konumay kesin ki onlar tekrar yataklannza dnmek zorunda kalsnlar." demektir.

Mcahid, a'bi, brahim en-Nehai, Miksem, Muhammed b. Ka'b el-Kure-zi ve Katadeye gre ise bu ifadeden maksat, "Onlarn yataklann terkedin ve onlarla birlikte yatmayn." demektir.

Yine Abdullah b. Abbas, krime ve Ebudduhadan nakledilen dier bir gre gre bu ifadeden maksat, "Kadnlarn, sizin yataklarnz terketmelerinden dolay onlara ar szler syleyin." demektir.

Taberi diyor ki: kelimesinin kk mastarnn Arap-ada mns vardr. Birincisi, bir kiinin dieri ile konumasdr. Dier mns, bir kimsenin dieri ile lzumsuz yere ve oka konumasdr. nc bir mnsise "Deveyi iple ayandan balamaktr." Kaba konuma mns ifade edilmek istendiinde bu kelime drt harfli olarak kullanlr ve denir. Ayette geen bu kelime harfli kkten tretildiine gFe bu kelimenin, yukarda zikredilen mnnn dnda bir mn ifade etmesi mmkn deildir.

Allah teala, itaatsizlii hissedilen kadna ilk nce, kocasnn, zerinde bulunan haklarn yerine getirmesi iin kendisine tte bulunmasn emretmitir. Bundan sonra da kadna kar belli bir ekilde davranlmasn emretmitir. Bu itibarla kadn dzeltmek iin tte bulunulmas emredildikten sonra onlarla cinsi temas yaplmamasnn veya onlarla konumay kesmenin emredilmi olduunu sylemek elbette ki isabetli deildir. Aksi takdirde bir taraftan onlara, vazifelerini yerine getirmelerine dair tte bulunulmas emredilmi olur dier taraftan da onlarn, vazifelerini yerine getirmelerine engel olunmas emredilmi olur. Ayrca Resulullah bir mslmanm dier mslman kardeiyle gnden fazla dargn durmasnn helal olmadn beyan etmitir. Hatta dargn durma hali helal bile olsayd erkein karsyla konumamasnn bir faydas olmazd. Zira bu halde kadn erkee kar itaatsiz durumdadr. Erkein onunla konumamas onu rahatsz etmez bilakis memnun eder. Onunla cinsi mnasebette bulunmada byledir. O halde kanst kendisine buuz eden bir erkee, onun buuzunu artracak ekilde davranmasnn emredilmi olduu nasl dnlebilir? Madem ki kelimesini, "Konumama ve cinsi mnasebette bulunmama." eklinde yorumlamak doru deildir o halde kelimeyi, "Balamak" mnsna almak ve bu ifadeden maksadn da "Siz, kanlarnz, yatp kalktklar evlere balayn." demek olduunu sylemek daha isabetlidir. Nitekim bu hususta Resulullahtan nakledilen u hadis-i erifler, yetin bu blmnn mnsnn, tercih ettiimiz ekilde olduuna iaret etmektedir. Hakim b. Muaviye el-Kueyri diyor ki:

"Dedim ki: "Ey Allann Resul, bizden birimizin karsnn zerinde bulunan hakk nedir? Resuhllah buyurdu ki: "Yediin zama onu yedirmen giydiin zaman da onu giydirmen, yzne vurmaman, onu takbih etmemen (aalamaman) ve ev hari ondan uzak durmamaldr. [101]Dier bir rivayette Muaviye el-Kueyri diyor ki: "Dedim ki:"

"Ey Allann Resul, karlarmza kar neyi yapp neyi yapmamamz gerekir?" Resulullah buyurdu ki: "Kadnlar sizin tarlanzdr. Sen tarlana dilediin ekilde yakla. Yediinden onu yedir, giydiinden onu giydir. Fakat onun yznn irkin olduunu syleme. Ve onu dvme. [102]

Hasan- Basri demitir ki: "Kadn kocasna itaatsizlik ettii zaman koca ona iyilikle t versin. Eer kabul ederse mesele yoktur. Aksi takdirde koca onu ar olmayacak bir ekilde dvsn. ayet kadn, normal haline dnecek olursa mesele yoktur. Yine de dzelmezse kocann ondan bir eyler alarak onu boamas helaldir.

yet-i kerimede "Onlar dvn." buyurulmaktadir. Bu ifadeden maksat udur: "Kadnlarn size itaatsizlik etmeleri halinde nce onlara dilinizle nasihat edin. Yine srar ederlerse bu defa onlan evlerine balayn ve onlan dvn ki Al-lahin kendilerine farz kld itaat vaziefelerini yerine getirsinler." burada zikredilen dvme, ar bir ekilde olmayan dvmedir. Nitekim Said b.Cbeyr, Abdullah b. Abbas, Katade, krime, Sddi, Muhammed b. Ka'b ve Hsan- Basri bu yette zikredilen dvmeden maksadn, ar olmayacak ekilde dvme olduunu sylemilerdir. Abdullah b. Abbas, ar olmayacak ekilde dvmenin, misvak ve benzeri eylerle dvmek olduunu, Hasan- Basri ve Ata da, etkili olmayacak bir ekilde dvme olduunu sylemilerdir. Ayrca Ata, Resululahn, ar olmayacak ekilde dvmeyi "Misvakla dvme ve etkili olmayacak ekilde dvme" olarak izah ettiini sylemitir.

yet-i kerimede: "Eer size itaat ederlerse aleyhlerine baka bir yol aramayn." buyuru m aktadr. Bunun mns udur: "Ey erkekler size kar gelmekten koltuunuz kanlarnz, kendilerine t vermeniz halinde size itaat edecek olurlarsa onlardan yataklarda uzak d um ayn. ta at etmeyecek olurlarsa yataklarda onlardan uzak durun ve onlar dvn. ayet onlar size itaat etmeye dnerler ve vazifelerini yapacak olurlarsa artk onlara eziyet vermek iin bir yol aramayn. eitli bahaneler ileri srerek onlara kar helal olmayan eyleri yapmayn. Mesela, "Sen beni sevmiyorsun." diyerek onlan dvmeye kalkmayn. Zira onlarn zerine den, size itaat etmeleridir. Sizi sevip sevmemeleri ellerinde olan bir ey deildir. Kendinizi zorla onlara sevdirmeye kalkarak onlan dvmeyin ve onlara eziyet etmeyin. [103]

 

35- Eer koca ile karnn aralarnn almasndan korkarsanz, erkein ailesinden bir hakem, kadnn ailesinden bir hakem gnderin. Bunlar aray dzeltmek isterlerse Allah onlar uyumaya muvaffak klar. phesiz ki Allah, her eyi ok iyi bilen ve her eyden haberdar olandr.

Ey insanlar, karnn kocasna itaatsizlii yznden veya kocann, karsna kar olan vazifelerini yerine getirmemesi yznden aralarnn alacandan korkarsanz, aralarn bulmak iin her iki taraftan da birer hakem tayin edin. O iki hakem, samimiyetle onlarn aralarn bulmak isterlerse Allah onlan muvaffak klar. nk Allah onlarn kalblerinde olan ok iyi bilendir, yaptklarndan haberdardr. Herkese amelinin karln verecektir.

Grld gibi yet-i kerimede, birbirleriyle geinemeyen koca ve kandan herbirinin ailesinden birer hakem gnderilmesi emredilmektedir. Karnn geimsizlik yapmas, kocasna kar gelmesiyle ve Allann, kocasna kar kendisini ykml kld vazifeleri yerine getirmemesiyle ortaya kar. Kocann geimsizlii ise, karsn iyilikle tutmamas veya gzellikle sahvermemesiyle ortaya kar. te byle bir geimsizliin var olmas halinde elerin, aile balan kopmadan nce herbirinin ailesinden birer hakem gnderilerek uzlatrlmalan veya uygun bir ekilde ayrlmalar emredilmektedir.

Mfessirler, gnderilecek bu hakemleri seip tayin etme vazifesinin kimlere ait olduu, hakemlerin yetkilerinin neler olduu ve bu yetkilerin snrn kimlerin tayin edecei hususunda eitli grler zikretmilerdir.Bunlar u ekilde zetlemek mmkndr.

a- Sddi ve Hz. Aliden nakledilen bir gre gre burada zikredilen hakemleri, kan ve koca, ailelerinden seerek bizzat kendileri tayin ederler. Yetkilerini de yine kendileri belirlerler. Hakemler, tesbit edilen bu yetkiler dahilinde hareket ederler. ki taraf uzlatnr veya ayrlmalarna karar verebilirler. Onlann bu kararlar taraflan balar.Bu hususta.Esbat, Sddinin unlan sylediini fiva-yet etmitir:

Koca, geimsiz olan karsndan uzak durduktan ve onu dvmesinden sonra kadn yine de geimsizliine devam eder ve kocasn skntya drecek ekilde davranacak olursa koca kendi ailesinden bir hakem kan da kendi ailesinden birer hakem gnderirler. Kar hakemine der ki: "i sana braktm. Eer kocama dnmemi emredecek olursan dnerim. ayet ayracak okusan da ayrlrz. "Kadn, hakemine meselesini anlatr. ayet nafaka istiyorsa onu belirtir. Kocasna dnmek istiyor da buna engel olan. sevmedii baz eyler varsa onlann da giderilmesini ister. Yahut da bu kadn, hakemine, boanmak istediini bildirir.

Erkek de kendi ailesinden bir hakem gnderir ve onu kendisine hakem tayin eder ve ona, kansma ihtiyac olduunu ve onu boamak istemediini, dola-ysiyle kansnn istediklerini ona vereceini ve harcamalan artracan syler. ayet o kary istemiyorsa vekiline: "O kadnn benim zerimde bulunan hakk ne ise onu ver. Benim de onun zerinde bulunan hakkm ne ise onu al ve onu benden boa." der. Bylece erkek te kany boayp boamama hususunda ii hakeme brakm olur. Sonra iki hakem bir araya gelirler. Her biri, vekili olduu tarafn isteini dierine aktarr ve biri, mvekkilinin isteini gerekletirmeye alr. ayet iki hakem bir karar zerinde ittifak edecek olurlarsa bu karar iki taraf iin de geerlidir.Bu karar ister boanma isterse aralann bulma eklinde olsun. ayet sadece kadn hakem gnderir de erkek gndermemekte srar edecek olursa, hakem gnderinceye kadar kadna yaklaamaz.

Bu hususta Ubeyde es-Selmani de unlan sylemitir. "Bibirleriyle geinemeyen bir kan koca Hz. Aliye geldiler. Onlann yannda birer grup insan da vard. Hz. Ali (r.a.) dedi ki: "Bir hakem erkein ailesinden bir hakem de kadnn ailesinden sein." Sonra seilen hakemlere dedi ki: "Vazifenizin ne olduunu biliyor musunuz? Sizin vazifeniz, onlar birlikte yaamak isterlerse onlan birle-timeniz, ayrlmak isterlerse onlar aynTiamzdr." Bunun zerine kadn, "Ben, lehimde de olsa aleyhimde de olsa Allann kitabna razym." dedi. Erkek ise: "Ben ayrlmaya hayr diyorum." dedi. Bunun zerine Ali (r.a.) dedi ki: "Yalan sylyorsun. Allaha yemin olsun ki o kadnn kabul ettiini sen de kabul etmeden buradan aynlamazsn."

b- Hasan- Basri, Katade, Kays b.Said, Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeyd-den nakledilen dier bir gre gre, geimsizlie den koca ve karnn ailelerinden birer hakemi Devlet idarecisi veya onun vekili durumundaki kimse tayin eder. Bu hakemlerin sadece, taraflardan kimin haksz kimin hakl olduunu tesbit etme yetkileri vardr. Bunlarn, kan kocann aynlmalanna dair karar verme yetkileri yoktur. Bu hususta Muhammed b. K'b el-Kurezi diyor ki: "Ali b. Ebi Talib (r.a.), birbirleriyle geinemeyen kan ve kocadan her birinin ailelerinden birer hakem tayin ederdi. Karnn ailesinden tayin edilen hakem kocay huzuruna alarak: "Ey filan, kanndan holanmadn eyler nelerdir?" diye sorard. Koca da: "Ben ondan u ve u hususlarda holanmyorum." derdi. Hakem de: "ayet kadn senin holanmadn eyleri brakr da istediin eyleri yapacak olursa sen onun hakknda AUahtan korkar, yiyecei ve giyecei hususunda ona, senin zerine vacip olduu ekilde davranr msn?" diye sorard. Eer koca: "Evet" derse bu defa kocann hakemi kany huzuruna alr ve ona: "Kocann, senin houna gitmeyen taraflan nelerdi?" diye sorard. Kadn da kocann syledii ekilde ikayetlerini bildirirdi. Hakem de, ikayetlerinin giderilmesi halinde kocasna itaat edip etmeyeceini sorard. Eer kadn "Evet" derse Hz. Ali kan ile kocay birletirirdi. Grld gibi bu grte olan limlere gre hakemlerin vazifesi sadece kar kocadan haksz olan tesbit etmek ve onu, hakszlndan vaz geirmeye zorlamaktr. Kadnn boanmasna karar verme ise erkee aittir. Hakemlerin boanmaya karar venne yetkileri yoktur.

c- Abdullah b. Abbas, Muhammed b. irin, Said b. Cbeyr.mir e-a'bi, brahim en-Nehai, Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Kad reyhten nakledilen dier bir gre gre hakemleri, Devlet idarecisi veya onun vekili tayin eder. Hakemlerin, kan ve kocann beraberliklerini devam ettirmelerine veya ayrlmalarna dair karar vermeye yetkileri vardr ve bu kararlar kan kocay balaycdr.

Bu hususta Ali b. Ebi Talha, Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet etmektedir: "ayet kan ile kocann aras bozulacak olursa, Allah teala, erkein ailesinden salih bir kimse, kadnn ailesinden de salih bir kimse olmak zere iki hakem tayin edilmesini emretmitir. Hakemler kusurun kimde olduuna bakarlar. ayet kusuru ileyen koca ise kany ondan uzaklatrrlar ve onu, nafaka demeye mecbur ederler. ayet kusur ileyen kan ise onu, kocasyla beraber yaamaya mecbur ederler. Ve onun nafakasn keserler. ayet hakemler, kar kocann aynlmalan veya birlikte yaamalan hususunda ittifak edecek olurlarsa bu grler de geerlidir. Hakemler, kan kocann birlikte yaamalarn uygun grrler de elerden biri raz olur dieri raz olmayacak our sonra da bunlardan biri lecek olurssa, raz olan, raz olmayana miras olur. Fakat raz olmayan, raz olana miras olamaz.

a'bi diyor ki: "Bir kadn kocasna itaatsizlik etti. Onlar Kad reyhe mracaat ettiler. O da: "Erkein ve kadnn ailelerinden birer hakem tayin edin." dedi. Hakemler kan kocann durumlarm incelediler ve aynmalarn uygun grdler. Bu karar erkein houna gitmedi. Bunun zerine Kad reyh "Bu iki Hakem niin tayin edildi?" dedi. Ve Hakemlerin kanaatlerini geerli sayd.

krime b. Halid, Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet ediyor. "Ben ve Muaviye iki Hakem olarak tayn edildik." Bunlar Hz. Osman tayin etmi ve onlara demiti ki: "Kar kocann beraberliklerini devam ettirmelerini uygun grrseniz onlar bir araya getirin. Ayrlmalarn uygun grrseniz onlar aynn."

Taberi diyor ki: "Eer koca ile kannm aralarnn almasndan korkarsa-nz erkein ailesinden bir hakem, kadnn ailesinden bir hakem gnderin." yetinin izahnda, tercihe ayan olan u grtr. Allah teala, mslmanlara, birbirlerini skntya dreceklerinden korkulan koca ve karnn durumlarn grmek zere iki hakem gnderilmesini emretmitir. Bu emrini mslmanlar-dan sadece belli kimselere tahsis etmemitir. Btn mslmanlar, bu mesele hakknda hakem tayin etmenin, kan kocaya veya mslmanar yneten idareciye ait olduu hususunda ittifak etmilerdir. Ancak bu hakemleri tayin etmenin sadece kan kocaya m ait olduu yoksa sadece Devlet idarecesine mi ait olduu hususunda ihtilaf etmilerdir.

Bu konuda hakem tayin etmenin sadece kan kocaya veya sadece Devlet idarecesine ait olduuna dair Resulullahtan herhangi bir haber zikredilmemitir. mmet de bu hususta ihtilaf etmitir. Madem ki durum byledir o halde yeti, btn mmetin icma ettii ekilde izah etmek daha uygundur. O da hakemi ya kar kocann tayin etmesidir veya Devlet idarecisinin tayin etmesidir. Bunlarn dnda herhangi bir kimsenin hakem tayin etmesi caiz deildir. Zira yetin zahiri her iki tayin durumunu da kapsar mahiyettedir. Buna gre bu yette zikredilen hakemleri:

a- Kan koca semi olabilir: Bu durumda gerek kar koca gerekse seecekleri hakemler, birbirlerine kar tam bir hr iradeye sahip olduklarndan, kan kocann, hakemleri eitli ekillerde yetkili klmalan ve onlara genel veya snrl vekalet vermeleri mmkndr.

aa- Kan koca tayin edecekleri hakemlere genel bir yetki vererek onlan, leh ve aleyhlerine karar vennekte vekil tayin etmi olabilirler. Bu takdirde hakemlerin vekalet snrlar iinde kalmalar artyla verdikleri kararlar kan kocay balar.

bb- Kan koca, tayin ettikleri hakemlere snrl bir vekalet verni olabilirler. Mesela taraflardan biri, hakemine sadece lehine olan konularda yetki verir aleyhine olan konularda vennez. Yahut, her iki taraf ta hekemlerine, leh ve aleyhlerine olacak hususlarda yetki vennemi olabilirler. Yahut da her iki taraf ta sadece lehlerine olan susularda yetki vermi olabilirler. Veya sadece aleyhlerine olacak konularda yetki vennemi olabilirler. Btn bu durumlarda hakemlerin ancak ikisinin de yetkilerinin birletii hususlarda karar venne yetkileri vardr. Birinin yetkili dierinin yetkisiz olduu hususlarda karar venne haklan yoktur. ayet kan koca, setikleri hakemlere karar venne yetkisini vennezler de onlan sadece hakly va haksz tesbit edip Devlet idarecisi huzurunda, gerekirse ahitlik etmeleri iin tayin etmi olurlarsa bu gibi hakemlerin, kan kocann du-rumlannda herhangi bir deiiklik yapmalar mmkn deildir.Mesela bunlar, karnn boanmasna karar veremezler. Nafaka veya boanma bedeli gibi bir mat almaya veya demeye karar veremezler. ayet verecek olularsa onlarn bu kararlan kan kocay balamaz.

Taberi diyor ki: "Eer denecek olursa ki: "Kan kocann tayin ettikleri kimseler bu son izah edilen durumda olurlarsa bunlara hakem demenin mns nedir?" Cevaben denilir ki: "Kan kocann tayin ettii bu kimselere burada hakem denmesinin mns mfessirler tarafndan iki ekilde aklanmtr:

1- Dehhaka gre bunlar sadece hakly ve haksz tesbit eden bilirkiilerdir. Bunlan verecekleri raporlara gre Devlet idarecisi karar verir.

2- Dier bir ksm limlere gre ise yette zikredilen hakemlerden maksat, Hkimlerdir. Ancak bu hakimler, kan kocann kendilerine yetki verdikleri konularda hkm verebililer.

Taberi devamla diyor ki: "Bunlara ister bilirkii densin ister hakim densin bunlarn her ikisinin veya herhangi birinin, taraflardan aleyhine hkm verilenin rzas olmadka, kan kocann ayrlmalarna veya onlardan herhangi birinden mal alnmasna dair karar verme yetkileri yoktur. Ancak Allah tealanm, eleri birbirlerine kar ykml kld haklar hususunda karar verebilirler ki bu da, erkein kadna infakta bulunmas ve onu iyilikle tutmasdir.Bunun dnda bir karan ne bu hakemler verebilirler ne Devlet idarecisi verebilir ne de bir bakas. nk erkek haksz olursa Devlet idarecesi ondan sadece kadnn hakkn alma yetkisine sahiptir. Kadn haksz olursa erkek ondan bedel olarak onu boa-yabilir. Bu bakmdan koca ile karnn ayrlmalarna kocadan bakas karar veremez. Kadndan da, nzas olmadan zorla mal alp kocaya vererek onu boatmaya kimsenin yetkisi yoktur.

b- Hakemleri Devlet idarecisi semi olabilir. Bu durumda hakemlerin, elerin ayrlmalarna dair karar vermeleri ancak elerin, kendilerini bu hususta yetkili klmalanyla mmkn olabilir. Keza bu hakemlerin, kadndan ancak onun nzasyla mal alnmasna karar verme yetkileri vardr. Buna mukabil bu kimseler, gerektiinde Devlet idarecisinin huzurunda ahitlik etmeleri iin kan kocadan hakl ve haksz olan teslbit ederler, onlarn aralann bulmaya alrlar. Ancak Devlet idarecisinin Hakem tayin edebilmesi iin kar kocann ona ikayette bulunmalar ve Devlet idarecisinin de ahsen hakly ve haksz o anda tesbit edecek durumda olmamas gerekir. Aksi takdirde Devlet idarecisinin hakem tayin etmesinin bir anlam kalmaz. [104]

 

36- Allaha ibadet edin, ona hibir eyi ortak komayn. Anaya babaya yetimlere, yoksullara, yakn komuya, uzak komuya, yannda bulunan arkadaa, yolcuya, sahip olduunuz klelere iyilik edin. phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen kimseyi sevmez.

Ey insanlar, Allaha itaatta boyun ein. Sadece onu rab edinin. Emirlerini tutup yasaklarndan kanarak ona kulluk edin. Rablkta ve ibadette hibir eyi ona ortak komayn. Anneye babaya iyilikte bulunun. Anne ve babanz tarafndan olan akrabalarnza, babas len yetimlere, ihtiya sahibi olan yoksullara, akrabalk bakmndan veya mesafe ynnden yaknnz olan komulara yine akrabalk bakmndan ve mesafe ynnden uzakta olan komulara, yannzda bulunan yol arkadanza hanmnz ve sizden ayrlmayan kimselere ve sahibol-dunuz klelere iyi davrann. phesiz ki Allah, klelerine iyi davranmayan kibirlileri ve insanlara kar bbrlenenleri sevmez.

yet-i kerimede: "Allaha ibadet edin ona hibir eyi ortak komayn." Duyurulmaktadr. Allah teala burada, sadece kendisine kulluk edilmesini, canl cansz, mevcut veya hayali olan, hibir eyin kendisine ortak koulmamasn emretmektedir. nk kulu yoktan var eden, nzklandran, ona eitli ltuflarda bulunan ve btn yaratklann sevk ve idare ederek bytp besleyen o'dur. Bu itibarla kulun onu tanmas ve hakkyla takdir etmesi gerekir.

Bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v.) yle buyuruyor:

"Ey Muaz, sen, Allann, kullar zerindeki hakkn, kullann da Allahtan bekledikleri haklan nedir biliyor musun?" Muaz diyor ki: "Allah ve Resul daha iyi bilir." dedim. Bunun zerine Resulullah buyurdu ki: "Allann, kullan zerindeki hakk, ona ibadet etmeleri ve ona hibir eyi ortak komamalandr. Kullann Allahtan bekledikleri haklan ise, kendisine herhangi bir eyi ortak komayan kimseye azap etmemesidir[105]

yet-i kerimede: "Anaya babaya iyilik edin." buyurulmaktadr. Allah teala kiinin, ana ve babasna iyilik etmesini emretmektedir. Bu yette olduu gibi dier bir ok yette de, kendisine kulluk edilmesini emretmesinin hemen arkasndan anaya babaya itaat edilmesini emretmektedir. Bu da onlara itaat ve iyilik etmenin ne kadar nemli olduunu gstermektedir. Bu hususta u yetlerde buyuruluyor ki: Rabbin kesinlikle emretti ki ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yannda yalanr ve d-knleirse, bezginliini hissettirir ekilde onlara f bile deme, azarlama. Onlara gzel ve tatl szler syle. [106] "Bana ve anne babana kret" dedik. Kyamet gn dn ancak banadr. [107]

yet-i kerimede: "Akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin." buyurul-maktadr. Bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v.) de bir hadis-i erifinde yle buyurmaktadr:

"Yoksula sadaka vermek, sadece sadaka vermektir. Akrabaya sadaka vermek ise iki eydir. Hem sadaka vermek hem de akrabalk ban devam ettirmektir. [108]

Yetimlere iyilik mevzuunda ise Resulullah efendimiz, ehadet parma ile orta parman gstererek buyurmutur ki:

"Kendi akrabas olsun yabanc olsun bir yetimi bakp besleyen ile ben, cennette ite unlar gibi yan yana olacaz. [109]

Yoksullara iyilik hususunda da Resululah efendimiz yle buyurmaktadr;

"Bir dul kadnn ve bir yoksulun yardmna koan kimse, Allah yolunda cihad eden kimse gibidir. [110]

yet-i kerimede yle Duyurulmaktadr: "Komuiara.iyik edin." Bu konuda da Resulullah efendimiz yle buyuruyor:

"Cebrail bana komu hakknda o kadar tavsiyede bulundu ki (Allann emriyle) komuyu komuya miras klacan zannettim. [111]

"Allaha ve hiret gnne iman eden kimse komusuna eziyet etmesin. [112]

Yine yet-i kerimede: "Sahip olduunuz klelere iyilik edin." buyurul-maktadr. Resulullah efendimizden bu konuda u hadis-i erif rivayet edilmektedir: "Ma'rur diyor ki: " 'Rebze1 denilen yerde Ebuzer ile grtm. Kendisi de klesi de ayn elbiseden giymilerdi. Ona bunun sebebini sordum bana u cevab verdi. "Ben bir adamla tartm ve onu, anasndan dolay ayplamtm. Resulullah da bu sebeple bana yle buyunnutu:

"Ey Ebuzer, sen onu, anasndan dolay nasl ayplyorsun? Demek ki sen hl zerinde cahiliyet kalntlar tayan bir kimsesin. Sahip olduunuz kardeleriniz (kleleriniz) sizin yardmclannzdr. Allah onlar sizin elinizin altnda bulundurmutur. Kimin elinin altnda bir kardei bulunursa ona yediinden ye-dirsin, giydiinden giydirsin.Onlara, glerinin yetmeyecei bir i yklemeyin. ayet ykleyecek oluanz onlara yardm [113]

yette geen ve "Yakn komu" diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas, Katade, Mcahid, Dehhak ve bn-i Zeyd tarafndan "Soy bakmndan akraba olan komu." diye izah edilmi, Meymun b. Mihran tarafndan da "Dinen yakn komu" Yani Mslman komu eklinde izah edilmitir.

Taberi birinci grn doru olduunu, ikinci ve nc grlerin ise yetin zahirine ters dtn, bu itibarla sahih olmadklarm sylemitir.

yet-i kerimede geen ve "Uzak komu" diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas, Katade, Sddi, Mcahid, krime, bn-i Zeyd ve Dehhak tarafndan "Soy bakmndan uzak olan komu." Yani msl-man olmayan komu" diye izah edilmitir. Bunlar da Yahudi ve Hristiyanlardr.

Taberi diypr ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, "Soy bakmndan uzak olan komu" diyen grtr. Bu komu ister Mslman olsun ister Yahudi, isterse Hristiyan. Zira bundan nce ifade edilen komu akraba olan komudur. Bu komu da "Akraba olmayan komu" diye izah edildii takdirde Syet-i kerime daha genel kapsaml olarak anlalr. Bylece btn komulara iyi davranlmas-nn emredildii anlalm olur.

yet-i kerimede geen ve "Yannda bulunan arkadaa" diye tercme edilen ifadesi, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Katade, Mcahid, krime, Hz. Ali, Abdullahb. Mes'ud, Sddi ve Dehhak tarafndan "Yolculuk arkada" diye izah edilmi, Abdurrahman b. Ebi Leyla, brahim en-Ne-hai, Abdullah b. Abbas ve yine Hz. Ali ve Abdullah b. Mes'ud tarafndan "Kiinin yannda bulunan kats." eklinde izah edilmi yine Abdullah b. Abbas ve bn-i Zeyd tarafndan "Kiiden faydalanmak iin ondan ayrlmayan arkada" eklinde izah edilmitir.

Taberi diyor ki: "Bu ifade hakknda doru olan sz, "Bundan maksat kiinin yannda bulunan herhangi bir arkadatr." eklindeki szdr.Zira yetin ifadesi buna msaittir. Buna gre yetin bu blmnn ifadesine "Yolculuk arka-dai"da "Kiinin kars" da "Ondan faydalanmak iin yannda bulunan arkada-"da girmektedir. Allah teala bu gibi btn arkadalara iyi davranlmasn emretmitir. Zira bir arkadan dier bir arkada zerine hakk vardr. Nitekim bu hususta Resulullahn yle buyurduu rivayet edilmektedir.:

"Allah katnda arkadalarn en hayrls, arkada iin hayrl oiandr. Yine Allah katnda komulann en hayrls, komusu iin hayrl olandr. [114]

Yine Resulamn, bir arkadayla giderken, bineinden inip bir aala girdii, oradan iki dal kesip getirdiinde erisini kendisi alp dzgn arkadana verdii, arkadann da "Ey AH ahin Resul, anam babam sana feda olsun. Dzgn olan dal sana daha layktr." demesi zerine "Hayr ey filan, phesiz ki her arkada, kendisine arkadalk yapann arkadalndan sorumludur. Velev ki bu arkadalk bir an iin olsun." bu vurulmutur.

yet-i kerimede geen ve "Yolcu" dye tercme edilen kelimesinden maksat, Mcahid, Katade ve Rebi' b. Enese gre "Yolculuk yaparken birine urayan"dr.

Yine Mcahid, Katade, ve Dehhaktan nakledilen dier bir gre gre bu kimseden maksat misafirdir.

Taberi diyor ki: "Bu kelimenin doru izah, bundan maksadn, "Yolcu" olduunu syleyen izahtr. Bu izaha gre yolcu olan kimse, bir gnah ilemek iin yolculuk yapmamas artyla, mmin bir kardeininn yardmna muhta olursa onun, yolcuya yardm etmesi, misafir olmak isterse onu misafir etmesi, binee muhta olursa ona bir binek temin etmesi gerekir.

yet-i kerimenin sonunda "phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen kimseyi sevmez." Duyurulmaktadr. Bu hususta Ebu Reca'nn unlar syledii rivayet edilmektedir. "Klelerine kt davranan herkesi, kibirlenen ve vnen biri olarak grrsn. Zira Allah teala, "Klelerinize iyi davrann." buyurduktan sonra "phesiz ki Allah, kibirlenen ve vnen kimseyi sevmez." buyurmutur. Annesine babasna kt davranan herkesin de zorba ve isyankr olduunu grrsn. Zira Allah teala, Hz. sann "Allah beni anneme hrmetkar kld. O beni asla zalim ve isyankr yapmad. [115]diye sylediini beyan etmitir. [116]

 

37- Bunlar cimrilik ederler ve insanlara da cimrilii emrederler. Al-lahn, kendilerine ltfundan verdii nimeti gizlerler. Biz , kfirlere alaltc bir azap hazrladk.

Bu kibirlenen ve vnenler, Allann kendilerine verdii nimetleri harcamada cimrilik yaptklar gibi bakalarna da cimrilik yapmalarn emrederler. Allann, ltfundan kendilerine gndermi olduu kitaplar Tevrat ve ncilde zikrettii Muhammedin vasflarn gizlerler. Biz, Allann nimetlerine kar nankrlk eden, Muhammedin Peygamberliini yalanlayan kfirler iin hor ve hakir drc bir azap hazrladk.

Hadremi, Mcahid, Katade ve Sddi bu yet-i kerimenin Yahudiler hakknda indiini, burada ifade edilen cimrilikten maksadn ise Resulullahm isim ve sfatlarn insanlardan gizlemeleri olduunu sylemilerdir. Bunlara gre yet-i kerimenin bu blmnn izah yledir: "phesiz ki Allah, bbrlenen ve vnen kiileri sevmez. Onlar o kimselerdir ki Muhammedin isim ve sfatlan hakkndaki bilgileri insanlara retme hususunda cimri davranrlar ve bu bilgilere sahip olan insanlara da cimri davranmalarn emrederler. Bunlar, Allann, kendilerine ltfundan verdii Tevrattaki bu gibi isimleri gizlerler,

bn-i Zeyd ve Abdullah b. Abbas ise bu yet-i kerimenin Yahudiler hakknda indinii ancak burada zikredilen cimriliklerinden maksadn, mallann harcamada cimrilik etmeleri olduunu ve gizlediklerinden maksadn da Resulullahm sfatlann gizlemeleri olduunu sylemilerdir.

Bu hususta Said b. Cbeyr, Abdullah b. Abbasn unlar sylediini rivayet etmitir. "Yahudilerden Kerdem b. Zeyd, same b. Habib, Nafi b. Eb Nafi, Bahri b. Ami\ Huyey b, Ahtab ve Rifaa b. Zeyd, Ensardan, Yahudilerle oturup kalkan, onlann nasihatlarm dinleyen sahabilere geldiler ve dediler ki: "Sizler mallannz harcamayn. Zira sizlerin, mallarnz bitirerek fakirlie deceinizden korkuyoruz. nfak etmekte acee etmeyin. nk sizler, yaynn ne olacan bilemezsiniz." te bunun zerine Allah teala: "Bunlar cimrilik ederler, Allahm, kendilerine ltfundan verdii nimeti gizlerler. (Yani Hz. Muhammedin Peygamber olma nimetini gizlerler) yetini indirdi.

Taberi diyor ki: "yetin izahnda tercihe ayan olan gr birinci grtr. Zira yet-i kerimede onlann hem cimrilik ettikleri hem de bakalarna cimri davranmay emrettikleri beyan edilmektedir. Buradaki cimrilikten maksadn mali ynden cimrilik olduu sylenecek olursa bu takdirde hibir mmette grlmeyen ve herkes tarafndan yadrganan bir ey yapm olduklar sylenir ki o gnn toplumu iinde yaayan insanlarn bu hale dm olmalar beklenmez. Zira insanlar bizzat kendileri cimri olsalar da bakalarna mali ynden cimri davranmay emredemezler. nk cimrilik her topluluk ve her fert tarafndan knanan cmertlik ise herkes tarafndan vlen ve takdir edilen bir haslettir. Bu nedenlerle bu yette zikredilen cimrilikten maksadn "Bilgileri saklama cimrilii" olduunu sylemek daha isabetlidir. Ancak buradaki cimrilik, mallanm Allah yolunda harcamaya kar cimri davranma olarak alnrsa, Abdllah b. Abbastan da nakledildii zere byle bir cimriliin olmas beklenir. yeti bu ekilde yorumlamaya da yol alm olabilir.

Hz. Ebubekir (r.a.) demitir ki:

"Cimrilikten daha byk bir hastalk ne vardr? [117] Resulullah efendimiz de bir hadis-i eriflerinde:

"Cimrilikten kann zira cimrilik, sizden ncekileri helak etmitir. O cimrilik onlann, kanlann aktmaya ve kendilerine haram klnanlar helal saymaya sevketmitir. [118]buyurmutur. [119]

 

38- Bunlar, mallarn, insanlara gsteri yapmak iin harcarlar. Alla-ha ve hiret gnne iman etmezler. eytan kimin arkada olursa o ne kt arkadatr.

Bu gibi kibirli ve vnen insanlar, mallann Allah rzas iin deil, insanlara gsteri iin harcarlar. Allahm birliine ve ldkten sonra tekrar dirilip hesap verecekleri hiret gnne iman etmezler.

Taberi diyor ki: "Mcahid bu yeti kerimenin Yahudilere ait sfatlan beyan ettiini sylemitir. Ancak bu yette zikredilen sfatlann Yahudilerden daha ok, Resulullahm ve mminlerin korkusuyla Mslman olduklann syleyen fakat aslnda mrikiiklerinde devam eden mnafklarn sfat olmaya daha uygundur. Zira Yahudiler, Allaha ve hiret gnne iman ediyorlard. Onlar, Hz, Muhammedin Peygamberliini yalanlayarak inkra dmlerdi. Halbuki bu yette zikredilenlerin, Allaha ve hiret gnne iman etmedikleri beyan edilmektedir. Dier yandan bundan nceki yette sfatlan zikredilen kimselerle bu yette sfatlan zikredilen kiilerin aras harfi ile ayrlmtr. Bu da her iki yetteki sfatlarn farkl kimselere ait olduklarn gsterir. nk ayn kimselerin sfatlar zikredilirken harfi ile aralarnn ayrlmamas Arapada fasih iveye uygundur.

Evet, bundan nceki yette, cimrilik knand gibi burada da mallarn gsteri iin harcayanlar knanmaktadr. Bu hususta Resulullah efendimiz yle buyurmaktadr:

"Kyamet gnnde insanlarn iinde ilk hesaba ekilecekler u kiidir. Bunlardan biri de, kendisine zenginlik bahettii ve her trl maldan kendisine verdii kiidir. Bu kii getirilecek. Allah ona verdii nimetleri sayacak o da bunlar hatrlayp bilecektir. Bunun zerine Allah teala "Bu nimetler iin ne yaptn?" diye soracak. Kii, "Nimetlerini, harcanmasn istediin hibir yol brakmayp senin iin nimetlerini o yollarda harcadm." diyecek. Allah teala ise "Yayan sylyorsun. Sen bu harcamalar, "Bu adam cmert biridir." desinler diye yaptn. Nitekim sana yle denmitir." buyuracaktr. Sonra bu adam iin emir verilir. Adam yzst srklenerek cehennem ateine atlr. [120]

 

39- Bunlar, Allaha ve hiret gnne iman etselerdi ve AUahin verdii rzktan (gsterisiz olarak) harcasalard kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onlar ok iyi bilendir. ayet gsteri yapanlar, Allann birliine iman edip, ldkten sonra dirilecekleri hiret gnn tasdik etseler ve Allann, kendilerine nzk olarak verdii mallardan, Allann rzasn kazanmak iin zekatlarn gnl holuuyla verseler, vlmek ve iftihar etmek iin harcamasalar ne zarar grrlerdi? phesiz ki Allah, onlarn, harcamadaki niyetlerini ok iyi bilendir. Ve onlara, ona gre karln verecektir. [121]

 

40- phesiz ki Allah, hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir.

phesiz ki Allah, yaratt ve koruyup gzetii yaratklarna zerre kadar zulmetmez. Zalimleri cezalandrmas ise onlarn bu cezay hak etmelerindendir. Ayrca bu ceza, Allann adaletinin de gereidir. Kulun yapt en ufak ldeki bir iyilii bile Allah zayi etmeyecek, onu artracak ve katndan ona bol mkfaat verecektir.

Mfessirler bu yet-i kerimeyi iki ekilde izah etmilerdir:

a- Katade bunu u ekilde izah etmitir: phesiz ki Allah, kullarnn, mallarn kendi yolunda harcama gibi amellerini boa kararak onlara asla zulmetmez. Bu amelleri zerre kadar bile olsa bu byledir. Allah, kullarnn yaptklar gzel amelleri daha da artrr ve karlnda kullarna byk mkafaatlar verir.

Ma'mer, Katadenin, bu yeti okuduktan sonra unlar sylediini rivayet etmitir: "yi amellerimin zerre kadar fazla olmas benim iin btn dnya ve i-inde bulunanlardan daha sevimlidir."

Enes b. Malik Resulullahm bu hususta yle buyurduunu rivayet etmitir:

"phesiz ki Allah, bir mminin yapt iyiliini boa kararak ona zult-metmez. Zira mmine o iyilii ile dnyada rzk verilir. Ahirette ele onunla mkfaatlandinlr. Kfire gelince, Allah iin yapt iyi anelleiyle dnyada ye-diriip iirilir, hirete intikal ettiinde ise onun iin, mkafaatlandnlaca hibir ameli kalmaz. [122]Resulllah (s.a.v.) dier bir hadis-i erifinde de yle buyurmutur.

"Nefesim kudret elinde olan Ailaha yemin olsun ki sizlerden hi biriniz, hak talep etme hususunda kyamet gnnde Ailaha, cehennem ateine den kardeinin haklarm arayan mminlerden daha fazla yalvarmaz ve ondan daha fazla yardm istemez. O mminler diyecekler ki "Ey rabbimiz, atee atlan bu kardelerimiz, bizimle beraber oru tutuyor, namaz klyor ve Hac yapyorlardi." Onlara denilecek ki: "Onlardan tandklarnz cehennemden karn. Mminlerin yzleri cehennem atejne haram klnmtn (Yzleri yunmadn iin onlar yzlerinden tannacaklardr) O mminler, cehennem atei bacann yansna kadar ve dizlerine kadar ulaan bir ok kiiyi o ateten karacaklardr. Sonra diyeceklerdir ki: "Ey rabbimiz, o atete bize karmamz emrettiin kiilerden kimse kalmad." Allah onlara: "Tekrar dnn, kimin kalbinde bir Dinar kadar hayr bulacak olursanz onu da karn." diyecek, onlar da bir ok insan karacaklar sonra: "Ey rabbimiz, biz orada, bize emrettiklerinden hibir kimseyi brakmadk" diyecekler. Sonra Allah onlara: "Geri dnn, kalbinde yarm dinar kadar hayr bulduunuz kimseyi oradan karn." diyecek onlar da ok insanlar karacaklar sonra diyecekler ki: "Ey rabbimiz, biz orada bize emrettiklerinden kimseyi brakmadk." Allah da diyecektir ki: "Geri dnn, kalbinde zerre kadar hayr bulduunuz kimseyi karn." Bunun zerine onlar bir ok insan karacaklar ve sonra diyeceklerdir ki: "Ey rabbimiz, biz orda hayr sahibi olan hibir kimseyi brakmadk."

Hadisi rivayet eden Ebu Said el-Hudri diyor ki: "Eer sizler bu hadise inanmyorsanz u yeti okuyunuz. "phesiz ki Allah hibir kimeseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana katndm byk bir miikfaat verir. [123]

b- Abdullah b. Mes'ud ise bu yet-i kerimeyi u ekilde izah etmitir: "Allah, kyamet gnnde, zulme urayan kulunun hakkn, zerre kadarda olsa, zulm yapandan almayarak, hakszla uram kuluna zulmetmez. Mazlumun hakkn zalimden mutlaka alr. Mazlum kulunun hakkn aldktan sonra kulun zerre kadar da iyilii kalsa Alah onun iyiliini artrr ve katndan ona byk bir miikfaat olarak cennetini verir.

Bu hususta Za'zan diyor ki: "Ben Abdullah b. Mes'udun yanna vardm. O dedi ki: "Kyamet gn olunca Allah, nce gemi olanlar da sonra gelenleri de bir araya toplayacak sonra Allah tarafndan bir aran yle seslenecektir: "Dikkat edin, kim, kendisine yaplan bir hakszln karhm istiyorsa gelsin hakkn alsn."

Abdullah b. Mes'ud eliyor ki: "Vallahi o zaman, ocuk babasnda, baba ocuundan, koca karsndan, kar kocasndan, kk dahi olsa bir hakk bulunsa da onu istese diye arzu edecektir. Bunu, Allah tealann kitabnda dorulayan yet udur: "(Tekrar dirilmek iin) Sur'a frld zaman aralarnda soy bann hibir deeri kalmaz ve birbirlerine de bir ey sormazlar. [124] zerinde bakalarnn hakk bulunan kimseye denir ki: "Sen bu hak sahibine haklarn ver."

O da der ki: "Ey rabbim nereden bulup vereyim? Dnya yok oldu." Allah da Meleklerine der ki: "Ey meleklerim siz bunun salih amellerine bakn. Hak sahiplerine o amellerden verin." Melekler hak sahiplerine haklarn verdikten sonra eer o kiinin, zerre kadar dahi olsa geriye iyi bir ameli kalacak olursa melekler, bunu kendilerinden daha iyi biten Allaha derler ki: "Ey rabbimiz, her hak sahibine hakkn verdik. Bu kiinin geride zerre kadar iyi ameli kald." Allah da meleklerine diyecektir ki: "Siz kulumun o amelini artrn ve onu merhametim sayesinde cennete koyun."

Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Bu sz, Allahn kitabnda dorulayan yet udur: "phesiz ki Allah, hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zerre kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir." Yani cenneti verir. ayet salih amelleri alnan bu kulun btn iyilikleri biter ve sadece ktlkleri kalacak olursa melekler, bunu kentlilerinden daha iyi bilen Allaha: "Ey Allahmz bunun btn iyilikleri bitti. Sadece ktlkleri kald. Bir ok kimse de bundan hak istiyorlar." Bunun zerine Allah tea-la der ki: "Onlann gnahlarn bunun zerine ykleyin ve buna cehennem iin bir belge hazrlayn."

Taberi diyor ki: "Bu yet-i kerimenin her iki ekilde de te'vil edilmesi mmkndr. Ancak birinci te'vil ekli Resulullahtan varid olan habere ve yetin zahirine daha uygun olduu iin biz onu tercih ettik."

Taberi devamla diyor ki: "Mfessirler, Allah tealanm bu yet-i kerime-siyle kimlere vaadde bulunduu hususunda iki gr zikretmilerdir.

Bazlarna gre burada kendilerine vaadedilenler, Allah ve Peygamberine iman eden btn mminlerdir. Zira Ebu Hureyre Resulullahn yle buyurduunu rivayet etmitir. "Allah teala, yaplan iyilii milyon kere artrr."

Abdullah b. mer ise bu yette zikredilen vaadin sadece muhacirlere ait olduunu, dier insanlarn ve Bedevilerin bu yetin kapsamna ginnediklerini sylemitir. Bu hususta Atyye el-Avf, Abdullah b. merin unlar sylediini rivayet etmitir: "Kim bir iyilik ortaya koyarsa ona o iyiliin on kat vardr. Kim de bir ktlk ilerse sadece o ktln misliyle cezalandrlr. Onlar hakszla uratlmazlar. [125] yeti Bedeviler hakknda nazil olmutur. Bir adam "Muhacirler hakknda hangi yet nazil olmutur?" diye sorunca Abdullah b. mer "Muhacirler hakknda bu yetten daha fazla vaad beyan eden yet nazil olmutur. O da: "phesiz ki Allah hi kimseye zerre kadar zulmetmez. Yaplan iyilik zere kadar da olsa onu kat kat artrr ve yapana, katndan byk bir mkfaat verir." yetidir. Allah, bir eyin byk olduunu bildirince o ey gerekten byktr." demitir.

Taberi bu ikinci gr tercih etmi ve delil olarak unu zikretmitir. Allah tealann ve Resullahm bildirmi olduu haberlerin, birbirlerine ters olmalar imknszdr. Madem ki Allah teala bir yeti kerimesinde, mmin kullarnn yaptklar iyiliklerin karln on kat olarak vereceini, dier bir yetinde bu iyilikleri kat kat artracan beyan etmi ve Resulullah da baz mminlerin mkfaatlannm iki milyon kat artrlacan, bazlarnn ise on kat artrlacan bildirmitir. O halde, mkafaatlan oka artrlanlar, Ebu Hureyryenin de rivayet ettii gibi muhacirlerdir. Daha az artrlanlar ise Abdullah b. merin rivayet ettii gibi, muhacirlerin dndaki mminlerdir. Bylece yet ve hadislerin, eliir gibi olmalar, ortadan kalkm olur. [126]

 

41- (Kyamet gnnde) Her mmetten bir ahit getirilirken, seni de bunlarn zerine ahit getirdiimizde halleri ne olacaktr?

Kyamet gnnde her mmetten, yaptklarna dair aleyhlerine ahitlik edecek bir ahit getirirken, Ey Muhammed, seni de mmetine kar ahit getirdiimizde bunlarn hali ne olacaktr?

Abdullah b. Mes'ud yle rivayet ediyor:

"Resullah bana dedi ki: "Kur'an bana oku." Dedim ki: "Ey Allahm Resul, Kur'an sana indirildi onu ben sana nasl okuyaym?" Resulullah: "Evet oku. nk ben onu baka birinden dinlemek istiyorum." dedi. Ben Resulullaha Nisa suresini okudum. Kyamet gnnde her mmetten bir ahit getirirken seni de onlann zerine ahit getirdiimizde halleri ne olacaktr?" ayetine gelince "Tamam yeter." dedi. Baktm ki gzlerinden yalar akyor. [127]

Yine Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Resulullah (Kyamet gnnde) her mmetten bir ahit getirirken seni de bunlarn zerine ahit getirdiimizde halleri nice olacaktr?" yetini okuduktan sonra u yeti okumutur: "Aralarnda olduum mddete onlara ahit idim. Beni vefat ettirdiinde de onlar sen gzetliyordun. Sen her eye ahitsin. [128]

Sddi ise bu yetin izahnda yle demitir: "Kyamet gnnde Peygam-berle* geleceklerdir. Onlarn bazlarnn mmetlerinden sadece bir kii veya iki kii yahut on kii ya da bundan daha az kii insan iman etmi olacaktr. O Peygamberlerden bazlarna da bundan daha az insan iman etmi olacaktr. Nihayet Hz. Lutun kavmi getirilecek. Ona kavmindeki, iki olundan baka kimsenin iman etmedii belli olacak, Peygamberlere: "Sizler kendinize gnderilenleri tebli ettiniz mi?" diye sorulacak onlar da: "Evet." diyeceklerdir. Bunun zerine: "Buna dair kim ahitlik eder?" denilecek onlarda: "Muhammed mmeti" diyeceklerdir. Bu defa Muhammed mmetine: "Sizler, Peygamberlerin, ahitlii size braktklarn syleyebilir misiniz? Bu hususta ne dersiniz?" denilecek, onlar da cevaben diyeceklerdir ki "Ey rabbimiz, biz ahitlik ederiz ki onlar tebli ettiler." Bunun zerine denilecekti ki :" Sizin bu ahitliinizin doruluunu kim tasdik edecektir ?" Onlar da diyeceklerdir ki: "Muhammed (s.a.v.) tasdik edecektir." Bu defa Muhammed (s.a.v.) arlacak o da mmetinin doru sylediine ve Peygamberlerin tebli etmi olduklarna dair ahitlik edecektir. te Allah tealann: "Bylece biz sizin, insanlara kar ahitler olmanz, Peygamberlerin de size kar ahit olmas iin sizi orta yolu tutan bir mmet kldk[129]yeti bu hususu izah etmektedir. [130]

 

42- O gn, inkr edip Peygambere isyan edenler, yerle bir olmay isterler. Allahtan hibir sz gizlcyemezlcr.

te o kyamet gnnde, Allahin birliini inkr eden kfirler ve Peygambere isyan edenler, Allann, kendilerini yerle bir etmesini ve toprak olmalarn dilerler.

* Bu hususta baka bir yette de yle buyurulmaktadir: "O gn kii yapt amellere bakar. Kfir ise "Keke toprak olsaydm." der. [131]

yet-i kerimede: "O kfirler, Allahtan hibir sz gizlemmeyezler." buyuru m aktadr. Bundan maksat, "Mrikler azlaryla inkr etmeye kalksalar da bizzat dier organlar, yaptklar amellere dair ahitlik edeceklerinden, Allahtan hibir eyi gizleyemeyeceklerdir," demektir.

Bu hususta Said b.Cbeyr diyor ki: "Bir adam gelip Abdullah b. Abbasa dedi ki: "Ben, Allah tealann, bir yette, mriklerin kyamet gnnde yle diyeceklerini zikrettiini grdm." Sonra iinde bulunduklar zor durumdan dolay: "Rabbimiz olan Allaha yemin olsun ki biz ona ortak koanlardan deildik." demekten baka araleri kalmaz. [132] Dier bir yette ise "Allahtan hibir sz gizleyemezler." buyurduunu grdm. (Bunlar birbirlerine zt deiller mi?)

Abdullah b. Abbas dedi ki: "Mriklerin: "Rabbimiz olan Allaha yemin olsun ki biz ona ortak koanlardan deildik." eklindeki szlerini, onlarn, cennete mslman olanlar dnda kimsenin ginnediini grdkleri ve "Gelin biz de mrik olduumuz inkr edelim." dedikleri zaman syleyeceklerdir. Bunun zerine Allah onlarn azlarn mhrleyecek, onlarn mrik olduklarn elleri ve ayaklan syleyecektir. te o anda Allahtan hibir sz gizleyemeyeceklerdir.

Nitekim Abdullah b. Abbasn zikrettii bu husus u yette de beyan edilmektedir: "O gn biz onlarn azlarn mhrleriz de bize elleri konuur. Ayaklan da ne yaptklarna ahitlik eder. [133]

 

43- Ey iman edenler, sarhoken ne sylediinizi bilinceye kadar namaza yaklamayn. Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Yolcu olanlar mstesnadr. Eer hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmise veya kadnlara dokunmusanz ve bu durumda da su bulamamisanz, tertemiz bir toprak ile teycmmn edin. Yzlerinize ve ellerinize srn. phesiz ki Allah, ok affeden, ok balayandr.

Ey iman edenler, iki ierek sarho olmuken ne sylediinizi bilinceye kadar namaza yaklamayn. Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Fakat yolcu olup ta su bulamayanlar mstesnadr. Onlar teyemmm ederler. Eer yaral veya baka bir ekilde hasta iseniz veya shhatli olduunuz halde yolculukta iseniz yahut kk veya byk abdest bozmaktan gelmiseniz veya cinsi mnasebette bulunmusanz ve bu durumda abdest alacak veya cnplk-ten temizlenecek kadar su bulamamsanz tertemiz bir toprak ile teyemmm edin.

yet-i kerimede: "Sarhoken ne sylediiniz bilinceye kadar namaza yaklamayn." buyuru m aktadr.

Mfessirler, burada zikredilen sarholuun, neden meydana gelen bir sarholuk olduu hususunda iki gr zikretmilerdir:

a- Hz. Ali, Abdullah b. Abbas, Ebu Rezin, Mcahid, Katade ve brahim en-Nehaiye gre bu yette zikredilen sarholuktan maksat, iki imekten meydana gelen sarholuktur. Onlara gre bu yet-i kerime, ikinin kesin olarak yasaklanmasndan nce nazil olmu, iki itikten sonra sarho olanlarn uyanp ne sylediklerini bilinciye kadar namaza yaklamam al arn emretmitir. Daha sonra ise iki kesin olarak yasaklanm ve bu yetin hkm neshedilmitir.

Bu hususta Hz. Alinin unlar syledii rivayet edilmektedir:

"Bir gn Abdurrahman b. Avf bize yemek yapt ve bizi davet etti ve bize iki iirdi. ki bizi sarho etti. O srada namaz vakti gelmiti. Beni mam olarak ne geirdiler. Ben de Kfrn suresini yanl bir ekilde yle okudum: "De ki: "Ey kfirler, ben sizin yaptklarnza ibadet etmem. Biz ise sizin taptklannza ibadet ederiz." Bunun zerine Alla teala " Ey iman edenler, sarhoken ne sylediiniz bilinceye kadar namaza yaklamayn." yetini indirdi. [134]

Ebu Vil, Ebu Rezin ve brahim en-Nehai bu yetin ve Bakara suresinin iki yz on dokuzuncu yeti olan: "Ey Muhammed, sana iki ve kumardan soruyorlar. De ki "Onlarda byk gnahlar vardr. nsanlar iin baz faydalan da vardr. Ancak gnahlar faydalarndan ok byktr." yetinin ve Nahl suresinin altm yeydinci yeti olan: "Hurma aalarnn meyvelerinden ve zmlerden, sarho edici ikiler ve gzel nzkiar edinirsiniz..." yetinin, ikinin kesin olarak haram olduunu belirten Maide suresinin doksannc yetiyle neshedildi-ini sylemilerdir.

b- Dehhaka gre ise bu yette zikredilen sarholuktan maksat, uyku sarholuudur. Buna gre Allah teala mminlere, uykudan dolay sarho bir haldeyken tamamen kendilerine gelip ne sylediklerini bilinceye kadar namaza yaklamamalarn emretmitir.

Taberi buradaki sarholuktan maksadn, iki imekten meydana gelen sarholuk olduunu ve Alah tealann, ikiyi kesin olarak yasaklamasndan nce mminlere, sarhoken namaza yaklamamalarn emrettiim syleyen grn tercihe ayan olduunu sylemitir.Zira bu yetin, iki imekten meydana gelen sarholuk hakknda nazil olduuna dair, Resulullahn sahabilerinden, birbirini destekleyen haberler zikredilmitir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Bu yette zikredilen sarholuktan maksadn, iki imekle meydana gelen sarholuk olduu nasl sylenebilir? Zira sarho olan akln kaybeder, deliler gibi olur. Delileri de herhangi bir vazife ile ykml tutmak mmkn deildir. O halde sarho olan kimse nasl olur da namaza yaklamamakla emrolunur?" Cevaben denir ki: "Sarholar akllarn kaybeden deliler gibi deil, vcutlar uyuan ve hareketleri yavalayan kimselerdir. Bu nedenle emir ve yasaklara muhatap olma durumundadrlar. ayet birsarho tamamen akln kaybedip deli durumuna derse elbette ki bu yet-i kerime ile muhatap olduu sylenemez.

yet-i kerimenin: "Cnup iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn. Yocu olanlar mstesnadr." diye tercme edilen ifadesi mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir:

a- Abdullah b. Abbas, Hz. Ali, Said b. Cbeyr, Mcahid, Hasan- Basri, Hakem ve bn-i Zeyde gre bu ifadeden maksat, "Yolcu olanlar" demektir. Bunlara gre bu cmlenin mns yledir: "Cnp olan kimse ykanmadan namaz klmasn. Ancak yolcu olanlar mstesnadr. Onlar cnp olurlarsa teyemmm ederek namaz klabilirler."

Bu hususta Abdullah b. Abbasm unlar syledii rivayet edilmektedir: Men maksat, yolculuk yapanlardr. Allah teala onlara buyurmutur ki: "Cnp iseniz, su bulduunuz zaman ykanmadan nce namaza yaklamayn. ayet su bulamazsanz, ben sizin iin topraa meshederek teyemmm yapmanz helal kldm."

Hz. Alinin de yle syledii rivayet edilmektedir: "Cnp iken ykanmadan namaza yaklamayn. Ancak misafir olup ta su bulamama durumunuz mstesnadr. Bu takdirde teyammm edin."

b- Yine Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr Hasan- Basri, brahim en Nehai, Ebu Ubeyde, krime, Zhri, Yezid b. Habib ve Mcahide gre ifadesinden maksat, "Yoldan geenler mstesnadr." demektir. Bunlara gre yetin bu blmnn mns yledir: "Ey iman edenler, sarhoken ne sylediinizi bilinceye kadar namaz klmak iin namazgahlara yaklamayn. Cnp olduunuzda da ykamncaya kadar namazgahlara yaklamayn. Ancak namazgahtan, bir yol ura olarak geenler mstesnadr. Bunlar cnp te olsalar ykanmadan nce namazgahlarn iinden geebilirler."

Bu hususta Abdullah b. Abbasn unlar syledii rivayet edilmektedir: Cnp iken mescide yaklama. Ancak yolunun oradan gemi olmas durumu mstesnadr. Oradan bir geit olarak geebilirsin. Fakat orada oturma."

Yine Abdullah b. Abbasn, Hayzh olan kadnn ve cnp bir kimsenin, iinde oturmadka mescitten gemelerinde bir saknca yoktur." dedii rivayet edilmektedir.

Taberi, bu ikinci grn tercihe ayan okluunu ifadesinden maksadn "Ancak namaz klnan yerlerden gelip geenler mstesnadr." demek olduunu sylemitir. nk yetin devamnda: "Eer hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmise veya kadnlara dokunmusa-nz ve bu durum da su bulamamisanz tertemiz bir toprakla teyemmm edin." bu yum I m akta ve cnp olan yolcunun hkm beyan edilmektedir. yetin bu blmnde nce zikredilen ifadesini de yolcu olarak izah etmekle yetin, lzumsuz bir tekrarda bulunduu sylenmi olur ki bu doru deildir. Dier yandan kelimesinin tretildii fiilinin Arapadaki mns, "Yolun veya nehirin bir yanndan dier yanna gemektir." Buradaki sfat da namazgahn bir tarafndan dier tarafna geeni ifade etmektedir.

Ayet-i kerimede: "Eer hasta iseniz veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmise veya kadnlara dokunmusanz ve bu durumda da su bula-mamsanz tertemiz bir toprakla teyammm edin." bu yun m aktadr.

Mfessirler, burada zikredilen hastann na! bir hasta olduu farkl ekillerde izah etmilerdir.

a- Bazlarna gre burada zikredilen "Hasta"dan maksat, bir yeri knlan veya yaralanan yahut bir yerinde yara kan, su ile ykand takdirde zarar greceinden korkan kimselerdir.Bu gibi kimselerin teyemmm etmeleri caiz olur. Bu grte olanlardan Abdullah b. Mes'uda gre burada zikredilen "Hasta"dan maksat, bir yeri krlan veya yaralanandr. Ebu Malik ve Sddiye gre ise "Bir yeri yaralanandr." Said b. Cbeyre gre "Bir yeri yaralanan ve kendisinde yara meydana gelen yahut iek hastalna yakalanandr."

b- bn-i Zeyde gre ise burada zikredilen "Hasta"dan maksat, suyu kullanamayacak derecede hasta olan ve kendisine su getirin ykayacak kimsesi de bulunmayan hastalardr. te byle bir hastann teyammm etmesi caizdir.

Taberi diyor ki: "yetin te'vili yledir: "Eer sizler yaralanacak oluanz veya bir yerinizde yara kacak olursa yahut bir yeriniz krlacak olursa ya da cnplkten ykanmaya gcnz yetmeyecek kadar hasta olursanz ve o srada yolcu olmayp meskun iseniz temiz toprakla teyemmm edin."

yet-i kerimede geen ve "Tuvalet" diye tercme edilen kelimesinin asl mns "Geni bir vadi" demektir. Tuvalet olarak zel yerler yaplmadan nce insanlar beeri ihtiyalarn bu gibi vadilerde giderdikleri iin "Tuvalet yeri" mnsna bu kelime kuli an m tr.

yet-i kerimede geen ve "Kadnlara dokunmusanz" diye tercme edilen ifadesi, mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir.

a- Abdullah b. Abbas, Hz. Ali, Katade ve Hasan- Basriden nakledilen bir gre gre burada zikredilen "Kadanlara dokunmak"tan maksat, kadnlarla cinsi mnasebette bulunmaktr. Bu grte olanlara gre yet-i kerimede, kadnlarla cinsi mnasebette bulunan kimsenin su bulamamas halinde teyemmm etmesi emredil inektedir.

krime diyor ki: "Said b. Cbeyr, Ata b.Ebi Rebah ve Ubeyd b. Umeyr bu yette zikredilen "Dokunmak"tan neyin kastedildii hususunda ihtilaf ettiler. Said b. Cbeyr ve Ata, buradaki "Dokunmak"tan maksadn, kadnlara cinsi mnasebete varmayacak derecede dokunmak olduunu sylemiler, Ubeyd ise burada ifade edilen "Dokunmak"tan maksadn, cinsi mnasebette bulunmak olduunu sylemitir. Onlar bu meseleyi tartrken, Abdullah b. Abbas kp gelmi meseleyi ona sormular o da u cevab vermitir: "Arap olmayan iki kii hata etmiler, Arap olan kii ise isabet etmitir. Buradaki dokunmak'tan maksat, cinsi mnasebette bulunmaktr. Fakat Allah teala, rtl ve nezih bir ekilde ifadede bulunmutur.

b- Abdullah b. Mes'ud, Ubeyde es-Selmani, Abdullah b. mer, mir e-a'bi, brahim en-Nehai, Hakem, Hammad ve Ebu Ubeydeden nakledilen ikinci bir gre gre bu yette zikredilen dokunmak'tan maksat, erkein, kadnn vcuduna eli veya herhangi bir azas ile dokunmasdr. Cinsi mnasebette bulunmak deildir. Bunlara gre kadnn vcudundan herhangi bir yere plak olarak eliyle dokunan veya onu pen erkein abdesti bozulur. O erkein yeniden ab-dest almas gerekir.

Taberi diyor ki: "Bu iki grten tercihe ayan olan gr, bu yette zikredilen "Dokunmak"tan maksadn, cinsi mnesebette bulunmak olduunu syleyen grtr. Cinsi mnasebetin dndaki dier dokunmalar deildir. Zira bu hususta Resulullamn, hanmlarndan bazlarn ptkten sonra abdest almadan namaz kldna dair sahih haberler zikredilmitir.

Hz. Aie (r.anh.) Resulullahn kendisini ptn ve ondan sonra da abdest almadn sylemitir[135] Dier bir rivayette Hz. Aie yle demitir:

"Resulullah, hanmlarndan birini pt sonra kp namaza gitti ve abdest de almad. [136] Zeyneb e-Sehmiye, Hz. Aienin, unlar sylediini rivayet etmitir.

"Resulullah abdest alrd. Sonra perdi ve namaz klard. Abdest de almazd. Bunu bana yapt da olmutu[137]

Taberi, mmti Selemenin de Resulullahtan.benzeri bir hadisi rivayet ettiini sylemitir. [138]

Mfessirler, bu yet-i kerimenin kimler hakknda nazil olduu hususunda iki gr zikretmilerdir:

a- brahim en-Nahai'ye gre bu yet-i kerime, yaralanm olan ve yaral iken.cnp olan sahabiler hakknda nazil olmutur. Onlar bu durumlarm Resu-lullah'a anlatmlar bunun zerine bu yet inmi ve onlarn teyemmm edeceklerini beyan etmitir.

b- Hz. Aie ve dier baz sahabilere gre bu yet-i kerime, bir yolculuk esnasnda cnp olan ve ykanmak iin su bulamayan sahabiler hakknda nazil olmu ve onlarn toprakla teyemmm eTielerini beyan etmitir.

Bu hususta Hz. Aie (r.anh.) diyor ki:

"Biz, bir yolculuu srasnda Resulullah ile beraber gitmitik. "Beyda" veya "Zatlcey" denen yere vardmzda gerdanlm koptu. Resulullah onu aramaya giriti. nsanlar da onunla beraber aryorlard. Oniar bir su banda deillerdi. nsanlar Ebubekir'e gittiler ve ona: "Aienin ne yaptn gryor musun? O, Resuluilah' ve insanlar yolundan alkoydu, insanlar ne bir suyun ba-mdalar ne de onlarn yannda su bulunuyor." dediler. Bunun zerine Ebubekir kp geldi. O srada Resulullah ban dizime koymu ve uyumutu. Ebubekir: "Sen Resuluilah' ve insanlar yolundan alkoydun. Onlar bir su banda deiller. Yanlarnda su da yok." dedi. Babam Ebubekir bana ok sitem etti ve Allah'n diledii kadar szler syledi. Eliyle brme drtyordu. Benim hareket etmeme, Resulullah'm dizimde uyumas engel oluyordu. Nihayet Resulullah sabah olunca kalkt. Orada hi su yoktu. te o srada Allah, teyemmm yetini indirdi. Orada bulunanlar teyemmm ettiler. seyd b. Hudayr da: "Ey Ebubekir ailesi, bu sizin ilk bereketiniz deildir." dedi. Biz, zerine binmi olduum deveyi kaldrdk. Gerdanlm onun altnda bulduk."[139]

Taberi bu hadisi Hz. Aie'den eitli ekillerde rivayet etmitir.

yet-i kerimede geen ve "Toprak" diye tercme edilen ( kelimesi, Katade tarafndan "Aa ve bitki olmayan yer", bvi Zeyd tarafndan "Dz yer", Amr b. Kays tarafndan, "Toprak", dier bir ksm limler tarafndan ise "Toprak ve tozlu yeryz" diye izan edilmitir.

Taberi bu kelimeden maksadn, "Bitkilerden, aalardan, binalardan arnm olan dz yer." olduunu syleyen grn doru olduunu sylemitir.

Ayet-i kerimede, teyemmm eden kimseye, yzn ve ellerini topraa snnesi emredil inektedir.

Mfessirler, teyemmm eden kimsenin, ellerinin ne kadarn topraa srme mecburiyetinde olduu hususunda gr zikretmilerdir.

a- Ammar b. Yasir, mir e-a'bi, krime, Evzai ve Mekhul'dcn nakledilen bir gre gre, teyemmm eden kimse ellerini topraa srp bileklerine kadar mesheder. Bileklerinden yukar, dirsee doru herhangi bir yerini meshet-mez.

Bunlar, grlerine delil olarak, Abdurrahman b, Ebza'dan rivayet edilen u hadis-i erifi gstermilerdir:

"Bir adam mer'e geldi. Ben cnp oldum fakat su bulamyorum." dedi. mer ona "Namaz klma" dedi. Bunun zerine Ammar, "Ey m'minlerin emin, hatrlamyor musun bir zaman ben ve sen bir mfrezede buunuyoduk. kimiz de cnp olmutuk ve su bulamamtk. Sen namaz klmamtm. Ben ise toprakta yuvarlanm ve namaz klmtm. . Resulullah da buyurmutu ki: "Senin iki elini yere vurman sonra da onlara flemen daha sonra da o ikisiyle yzn ve ellerini meshetmen senin iin kfi idi... [140]

Hadisin dier bir rivayetinde Resulullah Ammar'a:

"yle yapman senin iin yeterliydi." buyurmu ve Resulullah iki elini yere vurmu, onlara tiflemi ve onlarla yzn ve iki elini meshetmitir." [141]

Grld gibi bu grte olanlar, teyemmmde ellerin, sadece bileklere kadar meshedilmesinin yeterli olduunu, zira Kur'an- Kerim'de "El" kelimesi zikredilince bilee kadar olan ksmnn kasdedildiini sylemilerdir. Nitekim hrszlk yapan erkek ve kadnn ellerinin kesilmesi emredilmi ve bunlara hrszlk cezas uygulanrken de elleri bileklerinden kesilmitir. Bu da gstermektedir ki bu yette teyemmm hususunda zikredilen "El"den maksat da bilee kadar olan el'dir.

b- Abdullah b. mer, Hasan- Basri ve mir e-a'bi'ye gre ise teyemmmde ellerin meshedilme snr, dirseklere kadardr. Zira abdest alrken eller dirseklere kadar ykanr. Allah Tel, teyemmm eden kiiden, ban ve ayaklarn meshetme ykmllklerini kaldrm fakat onlarn, yzlerini ve ellerini toprakla meshetmelerini emretmitir. Bundan anlalmaktadr ki, teyemmmde ellerin meshedilme snrlan, abdest alrken ykanan yerlerdir.

Taberi, bu grte olanlarn, Ebu Cheym'den rivayei edilen u hadisi delil gsterdiklerini zikretmitir. Ebu Cheym diyor ki: "Ben, Resulullah'm, kk abdest ini bozduunu grdm. Ona selam verdim o benim selamm almad. htiyacn grnce bir duvarn nnde kalkt. Ellerini duvara vurdu. Onlarla yzn mesnetti. Ellerini tekrar duvara vurdu ve ellerini dirseklerine kadar mesnetti.

Ondan sonra benim selamm ald... [142]

c- Zhri'ye gre ise teyemmm eden kimse ellerini omuzianna ve koltuk altlarna kadar meshetmek zorundadr. Zira yzn meshederken btnn meshettii gibi ellerini meshederken de btn kolunu meshetmesi gerekir.

Bu grte olan limler, grlerine delil olarak Amrnar b. Yasir'den rivayete dilen u hadisi zikretmilerdir;

"Resululah, "Ult Cey' denen yerde konaklad. Yannda hanm Aie de bulunuyordu. Aie'nin, Zfar ehri boncuklarndan olan gerdanl kopup dmt, insanlar onu aramak iin hareketten ahkonmu oldular. Nihayet tan yeri aard. nsanlarn yannda su da yoktu. Ebubekir Aieye kzd ve ona dedi ki: "nsanlar yolundan alkoydun. Onlarn yannda su da yok." Bunun zerine Aziz ve Celil olan Allah, temiz toprakla teyemmm etme ruhsatm ndirdi. Mslmanlar Resululah ile birlikte kalkp ellerini topraa vurdular. Sonra ellerini yukar kaldrdlar.

Topraa silkelemediler ve elleriyle yzlerini ve dtan omuzlarna iten de koltuk altlarna kadar olmak zere ellerini mesnettiler." [143]

Taberi, zikredilen bu grten birinci grn tercihe ayan olduunu, teyemmm eden kimsenin, ellerini bileklerine kadar meshetmek mecburiyetinde olduunu zira oraya kadar meshetme hususunda icma bulunduunu ancak bileklerden yukarya doru meshetmenin gerekli olmayp caz olduunu, teyemmm eden kimsenin, dirseklerine veya omuzianna kadar meshetmesinin bir mahzuru olmadn sylemitir. nk Allah teala, teyemmm eden kimse iin ellerini meshetme hususunda bir snr koymamtr. Ancak, bilikere kadar meshetmenin gerekli olduu icma ile sabittir. Teyemmm edenin buna uyma mecburiyeti vardr. Bileklerden yukarsnn meshedilmesi ise ihtilafl bir meseledir. Bu itibarla teyemmm eden kimse bileklerden yukarsn meshedip etmemekte serbesttir.

Mfessirler, cnp olan kimsenin de teyemmm etme ruhsatndan faydalanp faydalanamayaca hususunda iki gr zikretmilerdir:

a- Abdullah b. Abbas, Hz. Ali, Hasan- Basri gibi, yet-i kerimedeki "Kadnlara dokunma" ifadesini "Kadnlarla cinsi mnasebette bulunma" eklinde izah eden sahabi, tabiin ve tebe-i tabiinler, teyemmm etme hususunda cnp olan kimsenin de abdestsiz olan kimse gibi olduunu, onun da su bulamamas halinde temiz toprakla teyemmm ederek cnplkten kp temiz olacan, ancak su bulduktan sonra ykanacan sylemilerdir. Zira cnp olan kimsenin, teyemmm ederek temiz olaca hususunda Resulullah'tan, pheyi bertaraf edecek derecede salam rivayetlerle hadisler zikredilmitir.

b- Abdullah b. Mes'ud, mer b. el-Hattab ve brahim en-Nehai'den nakledilen dier bir gre gre cnp olan kimsenin, ykanmaktan baka temizlenme yolu yoktur. Byle bir kimsenin toprakla teyemmm ederek temizlenmesi mmkn deildir. Zira teyemmm, cnp olmayanlar iin verilen bir ruhsattr. Bu grte olanlar, yette geen "Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klmayn" ifadessini, "Cnp iken de gusl edinceye kadar namaz klnan yere yaklamayn. Ancak oradan geip gitmeniz hari." eklinde izah etmiler ve demilerdir ki "Allah teala, cnp olan kimseye, gusl etmeden namaz klnan yere yaklamamasn ve ona teyemmm etmesini emretmem itir. Bundan da anlalmaktadr ki, cnp olann, temizlenmek iin ykanmaktan baka aresi yoktur. Bu grte olan limler, yette geen "Kadnlara dokunma" ifadesini, "Kadnlarla cinsi mnasebette bulunma" haricinde ve onlarn avret mahallerinin dnda herhangi bir yerlerine dokunma eklinde izah etmilerdir.

Bu hususta akiyk diyor ki:

"Ben, Abdullah b. Mes'ud ve eb Musa el-E'ari ile birlikte otunyordum. Ebu Musa, Abdullah'a dedi ki: "Ey Ebu Abdurrahman, ne dersin, bir adam cnp olsa da bir ay su bulamayacak olsa o, namaz ne yapacaktr?" Abdullah dedi ki: "Bir ay su bulamasa dahi teyemmm yapamaz," Bunun zerine Ebu Musa dedi ki: "Maide sresindeki, "ayet su bulamamisanz teiniz toprakla teyemmm edin. [144] yeti ne olacaktr? Abdullah dedi ki: "ayet bu yetie onlara ruhsat verilecek olsa su kendilerine her souk geldiinde byk bir ihtimalle toprakla teyemmm etmeye kalkarlar." Bunun zerine Ebu Musa, Abdullah'a dedi ki: "Sen Ammar'n u szn duymadn m? Ammar demiti ki: "Resulul-lah beni bir i iin grden-niti. Ben cnp oldum ve su bulamadm. Hayvanlarn yuvarlanmas gibi toprakta yuvarlandm. Sonra Resulullah'a geldim ve meseleyi ona anlattm. O da buyurdu ki: "ki elinle yle yapman seni iin kfi idi." Sonra Resulullah elleriyle yere bir defa vurdu. Sol eliyle sa elini mesnetti ve iki elinin d taraflarm ve yzn de mesnetti.. Ammar'n bunu anlatmas zerine Abdullah b. Mes'ud eddi ki: "Sen grmedin mi (Ammar bunu mer'e anlatt. Fakat) mer, Ammar'in szne kanaat getirmedi." [145] Abdurrahman b. Ebza diyor ki:

"B'iz, mer b. el-Hattab'in yannda bulunuyorduk. Bir adam gelip ona dedi ki: "Ey mminlerin emin, bazan bizler bir ay iki ay bekliyor su bulamyoruz..." Bunun zerine mer dedi ki: "Ben su bulamayacak olsam, onu- buluncaya kadar namaz klmam." Bunun zerine Ammar b. Yasir dedi ki: "Hatrlyor musun ey mminlerin emiri, ben u ve u yerde bulunuyordum. Biz o zaman deve gdyorduk. Sen biliyorsun ki ikimiz de cnp olmutuk." mer dedi ki: "Evet hatrlyorum." Ammar dedi ki: "Ben toprakta yuvarlanmtm. Resulullah'a gelip yaptm anlattm. Bunun zerine Resulullah gld ve buyurdu ki: "Yeryz senin iin kfi idi." Resulllah iki elini yere vurdu. Sonra onlar fledi. Elleriyle yzn ve kollarnn bir ksmn mesnetti."

Bunun zerine mer dedi ki: "Ey Ammar, Allah'tan kork." Ammar.da dedi ki: "Ey mminlerin emiri istersen ben bunu kimseye bunu anlatmam." mer dedi ki: "Hayr, fakat biz seni bu hususta takibettiin yolda serbest brakrz." [146]

Taberi diyor ki: "Bu hususta doru olan gr, cnp olan kimsenin de teyemmm ederek temizleneceini syleyen grtr. Zira bu yette zikredilen "Kadnlara dokunmak"tan maksat, daha nce de zikrettiimiz gibi onlarla cinsi mnasebette bulunmaktr. Ayrca cnp olan kimsenin, su bulamad takdirde teyemmm ederek temizlenecei hususunda Resulullah'tan bir ok sahih hadis nakledilmitir. Biz bunlardan sadece bir ksmn nakletmekle yetindik. Zira hepin uzatmak istemedik.

Mfessirler, su bulamayp da teyemmm eden kimsenin, her namaz vakti iin teyemmm yenilemek zorunda olup olmad hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Hz. Ali, Abdullah b. mer, a'bi, Katade, Yahya b. Said, Abdiilkerim b. Rebia ve brahim en-Nehai'ye gre teyemmm eden kimse her namaz vakti iin teyemmm yenilemek zorundadr. Teyemmm etme abdest almaya benzememektedir. Yani abdest alan kimse abdesti bozulmadka o abdestle namaz klmaya devam edebilir. Fakat teyemmm eden kimse, teyemmm bozulmasa dahi her namaz iin teyemmmn yenilemek zorundadr.

b- Hasan- Basri ve Ata'ya gre ise teyemmm eden kimse teyemmm, abdesti bozan eylerle veya suyun bulunmasyla bozulmadka o teyemmm ile diledii kadar nafile ve vakit namaz klabilir. Bu hususta Hasan- Basri'nin u-nu syledii rivayet edilmektedir: "Bir adam, abdesti bozulmadka btn vakit namazlarn bir abdestle klar. Teyemmm de bunun gibidir."

Taberi diyor ki: "Sahih olan gr, "Teyemmm eden kimsenin her namaz vakti iin teyemmmn yenilemesi gerekir." diyen grtr. Zira, Allah teala, namz klmaya kalkan her insana su ile temizlenmesini, su bulamad takdirde de teyemmm etmesini emretmitir. Bu emrin gerei olarak aslnda her namaz vakti iin abdest almak, su bulunmadnda da teyemmm etmek icabet-mektedir. Ancak hadis-i erifler, abdesti alan kimsenin namaza kalkmas halin-de, daha nceden var olan abdestinin kendisi iin yeterli olduunu, yeniden ab-dest almas gerekmediini beyan etmiler bu nedenle her namaz iin, abdest bo-zulmadka yeniden abdest almann gerekli olmadn anlatmlardr. Teyemmm een kimse iin ise hadislerde byle bir aklama olmadndan, yeti kerimenin genel ifadesi geerlidir. Teyemmm edenin her namaz iin teyemmm yenilemesi gerekmektedir.[147]

 

44- Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri grmyor musun? Onlar sapkl satn alyor ve sizin de doru yoldan sapmanz istiyorlar.

Ey Muhammed, kendilerine ilahi kitaptan bir pay verilen u Yahudilerin haline bir bakmaz msn? Onlar iman brakp, senin Peygamber!iini yalanlayarak doru yolu terkediyor ve sapkl satn alyorlar. Sizin de doru yoldan sanp kendileri gibi olmanz istiyorlar.

krime ve Abdullah b. Abbas, bu yet-i kerimenin, Yahudilerden Rifaa b. Zeyd b. et-Tabut hakknda nazil olduunu sylemilerdir.

Bu hususta Abdullah b. Abbas'n unlar syledii rivayet edilmitir: "Rifaa, Yahudilerin ileri gelenlerinden birisi idi. Resulullah konutuunda bu kii dilini eer bkerdi ve "Ey Muhammed, konuurken bize zen gster ki seni an-layabilelim." derdi. Sonra bu kii slm'a dil uzatt. Onu ayplad. Bunun zerine Allah teala bu yeti ve bundan sonra gelen iki yeti indirdi.

yet-i kerimede Resulullah'a; "Grmyor musun?" eklinde bir soru yneltilmitir. Burada ifade edilen "Grmek"ten maksat, baz limlere gre "Sana bildirilmeli mi?" demektir. Dier bazlarna gre ise "Sen bilmiyor musun?" demektir.

Taberi'ye gre ise buradaki "Gnnek"len maksat, ka!b gzyle grmektir. [148]

 

45- Allah, si/.in dmanlarnz ok iyi bilir. Dost olarak Allah yeter. Yardmc olarak da Allah yeter.

Allah sizin dmanlarnz olan Yahudileri ok iyi bilir. Onlarn telkinlerini kabul etmeyin. Yoksa helak olursunuz. Dost olarak Allah size yeter. Yardmc olarak da Allah size kfidir. Ona gvenin, ondan dileyin. Ondan baka kimseden istemeyin. nk o sizin iin kfidir. [149]

 

46- Yahudilerden bir ksm, sz esas manasndan kaydrp: "iittik kar geldik. Dinle iitmez olas. " derler. Yine dillerini eerek ve dini ktleyerek "Raine" derler. Eer onlar: "ittik itaat ettik. Dinle v c bizi gzet." deselerdi kendileri iin daha hayrl ve daha doru olurdu. Fakat AI-Jah onlara, inkrlarndan dolay lanet etmitir. Onlardan iman eden ok azdr.

Dmanlarnz olan Yahudilerden bazlar, Tevrat'ta bulunan Allah'n kelamn asl yerinden ar baka yere koyarlar. eitli ekillerde yorumlarlar. "Ey Muhammed, szn dinledik fakat emrine isyan ettik. Dinle iitmez olas." Veya: "Sen bizi dinle biz seni dinlemiyoruz." derler. Yine dillerini eip bkerek "Raine" derler.

Eer bu Yahudiler "ittik kar geldik" diyeceklerine: "Ey Muhamed iittik Vv sana itaat ettik. Sana konutuklarmz dinle ve bizlere, konutuunu anlamamz iin bizi gzet," demi olsalard bu kendileri iin Allah katnda daha hayrl ve daha doru bir sz olurdu. Fakat Allah, Yahudileri, senin Peygamberliini inkr etmelerinden ve sana gelen apak delilleri yalanlamalarndan dolay lanetledi. Rahmetinden uzaklatrd. Zaten onlarn pek az iman eder. Veya onlar, Musa'nn Peygamberlii gibi pek az eye iman ederler.

"Raine" kelimesi, Yahudilerin dilinde hem svmek hem de "Gzet, koru" mnsna geliyordu. Yahudiler bu kelimeyi kullanmakla Hz. Muhammed (s.a.v.)e hakaret etmek gayesini gdyordu. [150]

 

47- Ey kendilerine kitap verilenler, bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak, nn arkasna evirmeden veya cumartesi ehline lanet ettiimiz gibi onlara lanet etmeden, yannzdaki kitaplar tasdik eder olduu halde indirdiimiz Kur'an'a iman edin. Allah'n emri mutlaka yerine gelir.

Ey kendilerine kitap verilen Yahudi topluluu, bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak nn arkasna evirmeden veya soyunuzdan, cumartesi gn kendileri iin kutsal olarak seilen Yahudilere lanet edip onlar rezil ve rsvay ettiimiz ve onlar maymunlar ekline soktuumuz gibi, sizi de ayn akbetlere uratmamzdan nce, elinizdeki Tevrat' dorulayan ve Muhammed'e indirilen Kur'an'a iman edin. Allah'n emri mutlaka yerine gelir. Onun diledii her ey annda oluverir.

Burada zikredilen ve "Bir ksm yzleri silip belirsiz yaparak nn arkasna evime" ifadesinden neyin kasdediklii hususunda eili grler ileri srlmtr.

a- Bazlarna gre, yzlerin silinmesinden maksat, onlarn silinip kafann ense taraf gibi olmalardr.

b- Abdullah b. Abbas, Atyye el-Av ve Katade'ye gre, yzlerin silinmesinden maksat, nde bulunan gzlerin silinip kr edilmesi ve gzlerin ense tarafna gemesidir. Byle olan kimseler gerisin geri yrmek zorunda kalacaklardr.

c- Mcahit!, Hasan- Basri, Sddi ve Dehhak'a gre yzlerin silinmesinden maksat, hakk grmeye kar kr olmalar, gerisin geri gitmelerinden maksat ise sapkla ve inkra dmeleridir.

d- bn-i Zeyd'e gre yzlerin silinmesinden maksat, yaadktan yerlerden zlerinin silinmesi, gerisin geri gitmelerinden maksat ise, Yahudilerin tekrar am'a dndrlmeieridir.

e- Dier bir ksm mfessirlere gre ise bu ifadeden maksat, yzlerinin . eklini kaybedip maymunlarn yz gibi olmas ve deta kafann ense tarafna benzemesidir.

Taberi, burada tercih edilen grn "Yzleri silinip gzleri enseye evi-rilecek ve bylece gerisin geri yrmek zoanda kalacaklardr." diyen gr olduunu sylemitir.

Taberi bu gr tercih ediinin sebebi olarak zetle unlar zikretmitir: Allah teala bu yet-i kerime ile, ellerinde bulunan kitab verip sapkl satn alan Yahudileri tehdit etmi, onlarn yzlerini silip gerisin geri yrmek zorunda brakacan bildirmitir. Bu itibarla burada ifade edilen yzleri silmekten maksadn, insanlarn basiretlerini kapatp onlar sapkla drmek olduunu sylemek doru deildir. Zira Yahudiler zaten sapklk iindedirler. Keza yzlerin silinmesinden maksat, "Onlarn yzleri ense haline getirilecektir." diyen gr de sahabi, tabiin ve onlardan sonra gelen limlerin grlerine muhalif olduundan az bir giitr, sahih deildir. Yine "Onlarn yzlerinin silinmesi'nden maksat. Onlarn yaadklar yerlerdeki izleri silinecek ve am'a doru gitmek zorunda kalacaklardr." diyen gr de isabetli dekli. Zira "Yzler" kelimesi Arapada genelde, ensenin zdd olan yz anlamnda kullanlr.

Allah tealann kitabn, indii dilin en ok kullanlan ekliyle izah etmek elbetteki daha evladr.

Taberi diyor ki: "ayet elenecek oiursaki: Bu yet-i kerime, senin izah ettiin gibi Yahudiler hakknda nazil olmusa yette tehdit konusu olan husus on-, larn bana gelmi midir?" Cevaben denilir ki: "Hayr gelmemitir. Zira onlardan Abdullah b. Selam, Sa'lebe Sa'ye, Esed b. Sa'ye, Esed b. Ubeyd, Muhayrk ve bunlarn dnda bir topluluk mslman olmulardr. Onlarn mslman olmalar da kendilerinden, yette beyan edilen azab uzaklatrmtr.

Bu yetin Yahudiler hakknda nazil olduunu ispatlayan bir husus da Abdullah b. Abbas'tan nakledilen u hadistir: Abdullah b. Abbas demitir ki: "Re-sulullah, Yahudi hahamlarndan Abdullah b. Suriya ve Ka'b b. Eref gibi ileri gelenlere konutu ve onlara dedi ki: "Ey Yahudi topluluu, Allah'tan korkun, mslman olun. Allah'a yemih olsun ki sizler benim size getirdiim eyin hak olduunu biliyorsunuz. "Onlar da dediler ki: "Ey Muhammed biz bunu bilmiyoruz." Bylece bildikleri eyi inkr ettiler.. Kfirliklerinde srar ettiler. Allah teala da: "Ey kendilerine kitap verilenler..." yetini indirdi.

brahim en-Nehai, Ka'bul Ahbar'n bu yet-i kerimeyi iitmesi zerine, yetin beyan ettii azaptan korkarak Yahudi iken mslman olduunu sylemitir. [151]

 

48- phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasmraffetmez. Bunun dmdakini diledii kimse iin affeder. Kim Allah'a ortak koarsa phesiz byk bir gnah ile iftira etmi olur.

phesiz ki Allah, kfir olan ve kendisine ortak koam affetmez. Bunlarn dndaki gnahlar diledii kimseden balar. Kim Allah'a oitak koarsa, Allah'n birliini inkr ettii iin byk bir iftirada bulunmu ve byk bir gnah ilemi olur.

Bu yet-i kerime, Allah'a ortak komann dndaki byk gnahlarn affedilip edilmemesinin, Allah tealann dilemesine bal olduunu, diledii kimseden bu gnahlar affedip dilediine de azap edeceini beyan etmektedir. Nitekim dier yetlerde de yle buyurulmaktadr: "Allah'a samimiyetle iman edin. Ona ortak koanlardan olmayn. Kim Allah'a ortak koarsa sanki o, gkten dp kular tarafndan kaplm veya rzgarla uzaklara srklenmi gibidir. [152]Kim allah'a ortak koarsa phesiz ki Allah ona cenneti haram klmtr." [153]

Abdullah b. mer bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda unlan soylemistir: "Ey Muhammed, kullanma yle dediimi syle: Ey kendi aleyhlerine haddi aan kullarm, Allah'n rahmetinden midinizi kesmeyin. phesiz ki al-lah btn gnahlar balar. [154] yeti nazil olunca bir kii ayaa kalkt ve dedi ki: "Ey Allah'n Resul, Allah'a ortak komay da m? "Resulullah bundan holanmad ve "phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez." yetini okudu.

Yine Abdullah b. mer diyor ki: "Biz sahabiler topluluu, adam ldrenin, yetim mal yiyenin.yalan yere ahitlik edenin ve akrabalk ban koparann cezalandrlacanda hi phe etmiyorduk. Nihayet, "phesiz ki Allah kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun dndakilerini diledii kimse iin affeder." yeti nazil oldu. Biz byle dnmekten vazgetik. k bu yet beyan etti ki, her byk gnah ileyen, Allah'n iradesine kalmtr. Allah dilerse onu affeder dilerse azabeder. Yeter ki iledii byk gnah, Allah'a ortak komak olmasn." [155]

 

49- Kendilerini temize karanlar grmyor musun? Hayr, ancak Allah dilediini temize karr.Onlara kl kadar zulmedilmez.

Kendilerini temize karan Yahudi ve Hristiyanlar grmez misin? Onlar "Biz hata ilemeyiz, biz gnah ilemeyiz, biz, Allah'n oullan ve dostlaryz. [156]"Cennete ancak Yahudi olanlar veya Hristiyanlar girecektir." [157] eklinde iddialarda bulunurlar. Halbuki yaratklarndan dilediini temize karacak olan ancak Allah'tr. Hibir kimseye de kl kadar zulmedilmeyecektir.

Mfessirler burada, kendilerini temize karanlardan kimlerin kaste diklii hususunda iki gr zikretmilerdir:

Bazlarna gre bunlardan maksat, Yahudilerdir, bazlarna gre ise bunlardan maksat, hem Yahudilerdir hem de Hristiyanlardr.

Mfessirer, bu yette kendilerini temize kardklar beyan edilen insanlarn, kendilerini ne ekilde temize ikannak istedikleri hususunda da eitli grler zikretmilerdir.

a- Kalade ve Sddi'ye gre bunlar, Allah dman Yahudilerdir. Bunlar, hadlerine dmeyen eyleri syleyerek kendilerini temize karmak istemilerdi. "Bizler, Allah'n oullar ve dostlaryz." demiler. "Bizim gnahmz yoktur" diye iddiada bulunmulardr.

b- Hasan- Basri ve bn-i Zeyd'e gre ise burada "Kendilerini temize karanlardan maksat, Yahudi ve Hristiyanlardir. nk onlar, "Biz, Allah'n oullan ve dostlaryz." "Cennete ancak Yahudi ve Hristiyan olanlar girecektir." eklinde iddialarda bulunmulardr.

c- Mcahid, Ebu Malik ve krime'ye gre ise burada kendilerini temize karanlardan maksat, Yahudilerdir. Kendilerini temize karma ekilleri ise namaz klarlarken, gnahsz olduklar kanaatyia kk ocuklar kendilerine imam edinmeleridir.

d- Abdullah b. Abbas'a gre bunlar Yahudilerdir. Kendiierini temize karmalar ise "ocuklarmz bize efaati olacak ve onlar bizi temize karacaklardr." eklindeki szleridir.

c- Abdullah b. Mes'ud'a gre ise yette zikredilen bu insanlarn, kendiierini temize karmalar, bir ksmnn dierini temize karmasdr.

Taberi diyor ki: "Tercihe ayan olan gr, burada zikredilen insanlarn kendilerini temize karmalar, gnahsz ve hatasz olduklarn iddia etmeleridir. Zira Allah teala bu gibi insanlarn byle szlerle kendilerini temize karmalarn baka yetlerde de beyan etmitir.

Ayet-i kerimede geen ve "Onlara kl kadar zulmedilmez." eklinde tercme edilen cmledeki "Kl kadar" eklinde izah edilen kelimesi, mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir.

a- Abdullah b. Abbas, Ebu Malik ve Sddi'ye gre kelimesinin mns "Parmaklarn arasndan ve avularn iinden kan kir" demektir.

b- Yine Abdullah b. Abbas, Ata b. Ebi Rebah, Mcahid, Katade, Dehhak ve Atiyye'den nakledilen dier bir gre gre kelimesinden maksat, hurma ekirdiinin ortasndaki yarn iindeki iplikiktir.

Taberi diyor ki: "Burada zikredilen kelimesinin as! mns "Bklm olan bir ey" demektir. Allah teala bu ifadesiyle kullarna, hi deeri olmayacak bir ey kadar dahi zulmetmeyeceini beyan etmektedir. Bu nedenle 'Fetil kelimesini, "Pamaklarn arasndan kan kirler." veya "Hurma ekirdeinin yarnda bulunan iplikik." eklinde izah etmek, yetin genel ifadesine uygundur ve kapsam dahilindedir. [158]

 

50- Hak, Allah'a nasl yaln iftira ediyorlar. Apak bir gnah olarak bu yeter.

yct-i kerime, kendilerini temize karanlarn, yalanclar olduklarm "Biz, Allah'n oullaryz." gibi szler syleyerek Allah'a kar iftirada bulunduklarn ve bu yaptklarnn byk bir gnah olduunu ifade etmekte ve gnah olarak bunun, kendilerine yeteceeini beyan etmektedir. [159]

 

51- Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri grmyor musun? Onlar, puta ve taua inanyorlar ve inkr edenlere ''Bunlar, iman edenlerden daha doru yokladr." diyorlar.

Kendilerine Allah'n kitabndan bir pay verilen u ehl-i kitab grmez misin? Onlar, Allah'tan baka tapnlan her.eye ve tauta iman ederler ve Ku-rey mrikleri gibi kfirlere: "Sizler, Muhammed'e iman eden insanlardan daha doru yoldasnz." derler.

yette zikredilen ve "Put ve Taut" diye tercme edilen kelimeleri, mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

a- krime'ye gre mriklerin taptklar iki pulun addr.

b- Abdullah b. Abbas'a gre kelimesinden maksat, "Putlar" kelimesinden maksat ise "Putlar adna konuan ve onlarn durumlarn izah etmeye kalkan" kimselerdir. Bunlar, putlann nlerine dikilirler, insanlar saptrmak iin, onlarn halinden anladklarn iddia ederek yalan szler sylerler.

c- Hz. mer, Mcahid ve a'bi'ye gre ise kelimesinden maksat "Sihir", kelimesinden maksat ise "eytan"dr.

eytan insan suretine girer, insanlar da gidip onun nnde muhakeme olmak isterler.

d- Said b. Cbeyr, Ebul liye ve Rebi'a gre maksat, "Sihirbaz" dan maksat ise "Khindir"

e- Katade ve Sddi'ye gre kelimesinden maksat, "eytan" kelimesinden maksat ise "Khindir"

f- Said b. Cbeyr'de nakledilen dier bir gre gre kelimesinden maksat "Khin"kelimesinden maksat ise

"eytan" dr.

g- Abdullah b. Abbas ve Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen kelimesinden maksat, Huyey b. Ahtab ismindeki Yahudi kelimesinden maksat ise Ka'b b. el-Eref tir.

h- Mcahid'den nakledilen baka bir ge gre kelimesinden maksat, Ka'b b. el-Eref kelimesinden maksat ise insan ekline giren eytandr.

Taberi diyor ki: "Bu iki kelimenin izahnda sylenecek isabetli sz udur: "Buradaki ifadesinden maksat, Allah'n dnda,

kendilerine tapnlan ve ilah edinilen iki varlktr. Bunlar, talardan yaplan putlar da olabilir, insan da olabilir, eytan da olabilir. Bu itibarla bu iki kelime, yu-kanda zikredilen grlerin hepsini kapsar mahiyettedir.

yet-i kerimenin devamnda "Kendilerine kitap verilenler, inkr edenlere "Bu mrikler, Muhammed'e iman edenlerden daha doru yoldadrlar," diyorlar." byunlmaktadr.

Abdullah b. Abbas, krime, Sddi, Mcahid ve Katade'ye gre bu yeti kerime Yahudilerden, Ka'b b. el-Eref ve benzerleriyle Kurey mrikleri hakknda nazil olmutur. Bu hususta krime diyor ki: "Ka'b b. el-Eref Medine'ye gelince mrikler ona: "Sen bizim de kavminin de efendisisin. Bizimle (Mu-hammed (s.a.v.)i kastederek) u ksr arasnda hakemlik yap, karar ver." dediler. Yahudi olan Ka'b yle cevap verdi. "Vallahi siz ondan daha iyisiniz. Dininiz de onun dininden daha hayrl." te bunun zerine bu yet nazil oldu.

Abdullah b. Abbas da diyor ki: "Ka'b b. el-Eref Mekke'ye gelince Ku-reyliler ona: "Sen, Medine halknn hayrl olan ve efendisisin." dediler. 0 da "Evet yledir." dedi. Kureyliler: "Kavminden kopan am grmyor musun? O.kendisinin bizden daha hayrl olduunu zannediyor. Halbuki bizler Haclar arlayan, Kabe'ye hizmet eden, Haclara su datan insanlarz." dediler. Ka'b da: "Siz ondan daha hayrlsnz." dedi. Bunun zerine "Asl soyu kesik olan sana buuz edendir." [160]yeti ve bu yet nazil oldu. [161]

bn-i Zeyd'e gre ise bu yette zellikle Yahudilerden Huyey b. Ahtab'a iaret edilmektedir. Mriklere, Resulullah'tan daha hayrl olduklarn syleyen kimse bu kiidir.

Taberi diyor ki: "yet-i kerime, ehl-i kitap olan Yahudileri kasdetmekte-dir. Bunlar, Yahudilerden bir topluluk da olabilir, Ka'b b. el-Eref ve Huyey b. Ahtab gibi belli bir kii de olabilir. [162]

 

52- Allah'n lanet ettii kimseler ite bunlardr. Allah kime lanet ederse artk sen ona hibir yardmc bulamazsn.

Kendilerine ilahi bir kitap verildii halde onu brakp putlara ve tautiara tapanlar, Allah lanetine uratm, rahmetinden kovmu ve onlar rezil etmitir. Bu onlarn inkrda inatlklarndan ve kfirleri mminlerden stn grnelendendir. Ey Muhammed, Allah'n rahmetinden kovup lanetine uratt kimse iin ne bir yardmc ne bir dost grrsn. Ondan, Allah'n azabn kimse uzaklatramaz. [163]

 

53- Yoksa onlarn, mlkte bir pay m vardr? Eer byle olsayd insanlara zerre kadar dahi bir ey vermezlerdi.

Yoksa onlarn mlkte bir paylan m vardr? Byle olsalar dahi, cimriliklerinden dolay insanlara, hurma ekirdeinin dndaki oyuk dolusu kadar bile bir ey vermezler.

Bu hususta dier bir yet-i kerimede de yle byunlmaktadr: "Eer siz, rabbimin rzk hazinelerine sahip olsaydnz bile yine de tkenmesinden korkar cimrilik ederdiniz. Dorusu insan ok cimridir. [164]

yette geen ve "Zerre kadar" diye tercme edilen kelimesi mfessirler tarafndan eitli ekilde izah edilmitir.

Abdullah b. Abbas, Sddi, Ata b. Ebi Rebeh, Dehhak ve Ebu Malik'e gre bu kelimeden maksat, hurna ekirdeinin zerinde bulunan oyuktur.

Mcahid ve Dehhak'tan nakledilen dier bir ge gre, hurma ekirdeinin iinde bulunan tanedir.

Ebui Aliye'ye gre ise parmak ucu\!a meydana getirilen herhangi bir izdir. Taberi, burada zikredilen kelimesinin, herhangi bir basit

oyuk veya iz mnsna olduunu, Allah leaianii. bu ifade ile kafirlerin ok cimri olduklarn beyan ettiini sylemitir. yle ki o kfirler, dnyaya sahip olsalar dahi ekirdein zerinde bulutlan oyuu dolduracak kadar bir eyi insanlara vermeyeceklerini bildirmitir. [165]

 

54- Yoksa Allah'n, ltfundan insanlara verdiklerini onlardan kskanyorlar m? phesiz biz, brahim'in .soyuna da kitap ve hikmet vermi ve onlara byk bir mlk balamtk.

Yoksa, kendilerine kitaptan bir pay verilen Yahudiler, Allah'n, Mham-med'e ltfundan verdii Peygamberlie ka ona haset mi ediyorlar? Riz, brahim'in soyuna da kitap ve hikmet vermi ve onlara byk bir mlk balamtk. O halde niin brahim'in soyundan gelen dier Peygamberler'e haset etmiyorlar da Araplar'dan gelen Muhammed'e haset ediyorlar?

Ayette zikredilen "!nsaniar"dan maksat, krime. Sddi, Abdullah b. Ab-bas, Mcahid ve Dehhak'a gre, Hz. Muhammed'dir.

Katade'ye gre ise Arapkir'dir. Taberi insanlardan maksadn, Resuluilah ve sahabileri olduunu sylemenin daha isabetli olacan zikretmitir.

Allah'n, insanlara rzkndan verdii eylerden maksat ise;

a- Katade ve bn-i Cbeyr'e ^.re Peygamberliktir. Buna gre yetin izah yledir: "Yoksa Yahudiler, Allah'n Arap kavmine llfundan verdii Peygamberlii mi kskanyorlar?"

b- Abdullah b. Abbas, Sddi ve Dehhak'a gre ise, Allah'n liitfuntlan verdii eylerden maksat, Hz. Muhammed'e diledii kadar kadnla evlenmeyi helal klmasdr.

Bu izaha gre de yetin mns yledir: Yoksa Yahudiler, Allah'n Peygamberi Muhammed'e bir ltuf olarak diledii kadnla evlenmesini mubah klmasn m kskanyorlar?"

Taberi, birinci grn tercihe ayan olduunu, zira Allah'n Hitfundan verdii eyin Peygamberlik olduu ve bununla Araplar1! ereflendirdii muhakkaktr. ok kadnla evlenme de Allah tarafndan verilen bir ltuf ise de bu olay Resuiulah'n ve sahabilerinin vlmeleri iin yeterli bir sebep deildir.

yet-i kerimenin devamnda "phesiz ki biz, brahim'in soyuna da kitap ve hikmet vermi ve onlara byk bir mlk balamtk." buyurulmaktadr. Hz. brahim'in soyuna verilen kitaplardan maksat. Uz. brahim'e ve Musa'ya verilen sah i fel er, Zebur ve dier kitaplardr." "Hikmef'ten maksat ise "Okunan bir kitap halinde olmayan vahiylerdir.

Hz. brahim'in soyuna verilen "Byk mlk"ten maksat ise Mcahide gre. Peygamberlik, Sddi'ye gre. kadnlarn helal klnmas, Abdullah b. Ab-bas'a gre, Hz. Sleyman'a verilen mlk. Hmam b. el-Haris'e gre ise, meleklerle desteklenmeleridir.

Taberi burada Hz. brahim'in nesline verildii zikredilen byk mlkten ' maksadn Hz. Sleyman'a verilen mlk ve iktidar olduunu syleyen grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira Arapa'da "Mlk" denince anlalan mn "ktidar ve hkmran!k"lr. Bu kelimeden Peygamberlik ve kadnlarn helal olmas eibi mnlar anlamak bilinen bir ey deildir. [166]

 

55- Onlardan bir ksm ona iman etti. Bir ksm da ondan yz evirdi. Yakc bir ale olarak cehennem yeter.

Yahudilerden bazlar, Muhammed'e indirdiimize iman etti. Bazlar da ondan yz evirdi. Yalanlayanlara, yakc bir ate olarak cehennem yeter.

Taberi diyor ki: "Bu yet-i kerime, yahudilerden bir ksmnn Resulul-iaha ve getirdii dine iman ettiklerini dier bir ksmnn ise ona ve getirdiine iman etmekten yz evirdiklerini, bu sebeple alev alev yanan cehenneme konulacaklarn beyan etmitir. Bu da gstermektedir ki, daha net de izah edildii gibi, Yahudilerden bir ksmnn iman etmesi, onlarn yzlerinin silinip baka ekillere evirilmesine engel olmutur. Zira iman edenler byle bir cezadan kurtulmular, kfir olanlarn ise cezalan Shirete ertelenmitir. [167]

 

56- yetlerimizi inkr edenleri, ilerde cehennem ateine atacaz. Derileri yandka, azab tatsnlar diye onlar baka derilerle deitireceiz. phesiz ki Allah, hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.

phesiz ki Muhammed'e indirdiimiz kitab ve vahyi inkr eden Yahudi ve dier kfirleri hirette cehennem ateine sokup onlar orada yakacaz. Onlarn derileri yandka tekrar yenileyeceiz. T ki o azab tatsnlar.

Abdullah b. mer (r.a.) Resulullah (s.a.v.)'in yle buyurduunu rivayet ediyor:

"Cehennemlikler cehennemde irileecekler. yle ki onlardan birinin kulann yumua ile omuzunun aras, yedi yz yllk bir mesafe kadar olacaktr. Derisinin kalnl ise yetmi arn olacak, dileri de Uhut da gibi olacaktr. [168]

Hasan- Basri, kfirlerin derilerinin gnde yetmi bin defa deitirileceini beyan etmitir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "Derileri yandka azab tatsnlar diye onlar baka derilerle deitireceiz." cmlesinin mns nedir? Kfirlerin dnyadaki derileri deitirilerek onlara baka derilerin verilmesi ve verilen o yeni derilerle onlara azab edilmesi nasl olur? Eer sana gre bu mmkn ise kfirlerin dnyadaki vcutlarnn ve canlanln da deitirilerek yeni vcut ve canlarla azap grmeleri de mmkn olur. Eer bunu da mmkn grrsen hirette azap grecek organlarn, dnyada azap grmekle tehdit edilen organlardan baka organlar olduunu sylemi olursun. Bylece kfirlerin azabnn kaldrlm olduunu ifade etmi olmaz msn?

Cevaben denilir ki: "Mfessirler yetin bu blmn eitli ekillerde izah edmilerdir:

a- Bazlarna gre burada zikredilen deriler ac ve zdrap duymayacaklar, cehennemlik olan kimselerin ac duymalar iin derilerinin yanp biterek atein, ilerine ilemesi gerekecektir. Bu nedenle deriler devaml olarak yanp deiecekler ki azabn acs hissedilsin. Deriler ac hissetmeyeceklerinden, deitirilen derilerin, dnyada mevcut olan deriler veya hirette yeniden yaratlacak deriler olmalar farketmeyecektir. Zira azab hisseden deriler deil kiinin nefsidir. Bu nedenle cehennem ateinde bulunan her kfir iin bir anda saylamayacak kadar deri yaratlp yaklmas ve bu yolla azabn o kiinin zne iletilmesi imknsz bir ey deildir.

b- Dier bazlarna gre ise, cehennemliklerin derileri, etleri ve organlar cehennem azabnn acsn hissedeceklerdir. Burada zikredilen derilerin deitirilmesi meselesine gelince, bunun mns udur: "Dnyadaki derileri her yandka onlar yenilenecektir. Yani dnyadaki deri yand halde yeniden yanmam hale gelecektir. deta belli bir madenden imal edilmi bir zinet eyasn krp yeniden eriterek imal etmeye benzeyecektir. Aslnda bu deriler dnyadaki derilerdir. Fakat devaml olarak yanp tekrar yenilendiklerinden, yeni gelen derilerin eskilerinden baka deriler okluklar ifade edilmitir.

c- Dier bir ksm mfessirlere gre ise bu yette cehennemliiere ait olan ve deitirilecekleri beyan edilen derilerden asl maksat, cehennemliklere giydirilecek olan katrandan gmleklerdir. Cehennemliklerin katrandan olan bu gmlekleri yandka yenilenecek tekrar giydirileceklerdir. Bu gmlekler devaml olarak cehennemliklerin vcudunda bulunacandan onlara mecazi mnda gmlek denmitir. Cehennemliklerin byle bir gmlek giyecekleri u yet-i kerimede beyan edilmitir: "Gmlekleri katrandandr. Yzlerini de ate kaplar."

[169]Bu grte olan mfessirlere gre, cehennemliklerin derileri tamamen yanp yok olmayacaktr. nk yok olduklar farzedilmi olursa cehennemliklerin derilerinin yok olmasyla yenilenmesi arasnda rahat olduklar farzedilmi olur. Halbuki Allah teala: "nkr edenlere cehennem atei vardr. Onlarn lmlerine hkmedilmez ki lsnler. Onlardan cehennem azab da hafifletilmez. [170] buyurmaktadr.

Dier yandan kfirlerin derileri, onlarn vcutlarndan bir paradr. Derilerinin yanarak yok olacaktan kabul edilecek olursa dier btn organlarnn da yanp yok olacaklar kabul edilmi olur ki bu da yukarda zikredilen yet-i kerimeye ters dmektedir. [171]

 

57- man edip salip amel ileyenleri ise altndan rmaklar akan cennetlere koyacaz. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Onlara orada temiz eler vardr. Onlar koyu glgeler altnda bulunduracaz.

Yahudilerden ve dier mmetlerden, Allah'a ve onun Peygamberi Mu-hamined'e iman eden. Allah'n, Peygamberi Muhammed'e indirdiklerini tasdik eden, Allah'n kendilerine emrettii hkmleri yerine getirip haram kld eylerden kanarak salih amel inleyenleri, kyamet gnnde altndan rmaklar akan cennetlere koyacaz. Onlar orada sresiz ve kesintisiz olarak kalacaklardr. Onlara cennette, kirlerden, detten, dkdan, idrardan, gebe kalmaktan, balgamdan ve benzeri tiksindirici btn eylerden arnm eler vardr. Biz onlar orada, devaml duran glgelikler altna yerletireceiz.

* Resuluah (s.a.v., cennetteki glgeliyi vasflandrarak buyurmutur ki:

"phesiz ki cennetle yle aalar vardr ki, biekli bir kii, onun glgesinde yz yl gider yine de onu bitiremez." [172]

Peygamber efendimiz, bir hadis-i kudskle Allah tealann, cennette verilecek olan nimetleri gene! bir ekilde beyan ederek yle buyurduunu zikretmitir:

"Salih kullanma yle nimetler hazrladm ki onu ne bir gz grm ne de bir kulak iilmitir. Onlar hibir beerin kalbine dahi domamtr. [173]

 

58- Allah size, cruuieri ehline vermenizi ve insanlar arasnda hkmederken adaletle hkmetncni/.i emrediyor. Allah size ne gzel nasihat ediyor. phesiz Allah, hereyi ok iyi iiten, ok iyi grendir.

Uy idareciler, Allah sizlere, ganimet mallan, zektlar, idare edilenlerin haklan gibi emanetleri ehline vermenizi emreder. nsanlar arasnda hkm verdiinizde adaletle hkm vermenizi, taraf tutmamanz, haksizlik yapmamanz emreder. Allah size bu ekilde ne gzel nasihat ediyor. phesiz ki Allah, sylediklerinizi ok iyi iiten, yaptklarnz da ok iyi grendir. yilikte bulunan yilii ile mkfatlandrlacak, ktlkte bulunan ise ktl ile cezalandrlacaktr,

Mfessirler, bu yette, emanetleri ehline vermeleri emredilenlerin kimler oUUklan hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Zeyd b. Elem, ehr-b. Ilaveb. Mekhul ve bn-i Zeyd'e gre bu yette emaneli ehline vermeleri emredilenler, mslmanlann idarecileridir. Bu hususta Mus'ab b. Sa'd demitir ki: "Ali (r.a.) isabetli olan u szleri sylemitir: "mamn (Devlet Bakannn) Allah'n indirdii ile hkmetmesi ve emanetleri ehline vermesi, idare edilenlerin, onun zerinde bir hakkdr. mam bunu yapacak olursa onun, insanlar zerinde olan hakk, onu dinlemeleri, ona itaat etmeleri ve davetine icabet etmeleridir."

b- bn-i Creyc'e gre ise bu yetin muhatab Resulullah'tr. Allah teala ona, Mekke'yi fethettiinde. Osman b. Talha'dan akl Kabe'nin anahtarn tekrar ona vermesini emretmitir. Zira Hz. mer demitir ki: "Ben Resulullah'n, Kbeden dar ktnda bu yeti okuduunu iittim. Babam anam ona feda otsun. Ben daha nce onun bu yeti okuduunu iitmemitim."

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, buradaki emanetleri ehline verme emrinin, mslmanlann idarecileri iin okluunu syleyen grtr. Allah teala mslmanlann idarecilerine, kendilerine emanet edilen ganimet mallan ve dier emanetleri, idare ettikleri kimselere vermelerini ve onlar arasnda hkm verirken dil davranmalarn emretmitir. Bu yetin muhatabnn mslman idareciler okluu, bundan sonra gelen ve idare edilenlere, idarecileri-, ne itaat etmelerini emreden yetten de anlalmaktadr.

Allah teala nce idarecilere bu yetle, hakkaniyete uymalarn, emaneti ehline vermelerini, idare edilenlere kar adaletli davranmalarn emretmekte daha sonra gelen yetle ise idare edilenlerin idarecilere kar adaletli davranmalarn emretmekte daha sonra gelen yetle ise idare edilenlerin idarecilere itaat emlerini emretmektedir. Bylece emir ve itaatin karlkl olarak vazifelerin yerine getirildiinde tam olarak tahakkuk edeceini beyan etmektedir.

bn-i Creyc'in: "Bu yet, Osman b. Talha hakknda nazil olmutur." grne gelince, bu yetin zel olarak Osman b. Talha hakknda nazil olduunu, bununla birlikte kendisine bir eyler emanet edilen herkesi kapsadn, msl-manlann idarecilerinin de bunlardan olduklarn sylemek de caizdir. Bu sebepledir ki bir ksm limler bu yet-i kerimenin, btn borlar demeyi, insanlarn haklarn kendilerine vermeyi kasdettiini sylemilerdir. Mesela Abdullah b. Abbas'm bu yeti izah ederken "Allah teala bu yetle ne zengine ne de fakire kendisine verilen emaneti yerine vermeyip elinde tutmasna dair ruhsat vermitir." demitir.

Bu hususta Resulullah (s.a.v.) buyurmaktadr ki:

"Emaneti, sana emanet edene ver. Sana ihanet edene sen de ihanet etme. [174]

 

59- Ey iman edenler, Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin. Eer Allah'a ve hiret gnne iman ediyorsanz, aranzda herhangi bir eyde anlamazla dtnz zaman onun hkmn Allah'a ve Peygambere havale edin. Bu daha hayrldr. Ve netice bakmndan da daha gzeldir.

Ey iman edenler, Allah'n kitab olan Kur'an'a ve onun aklamas olan Peygamberin snnetine uyarak btn emir ve yasaklarda Allah'a ve Resulne itaat din. Allah'a itaate vesile olacak ve mslmalann menfaatlerini gerekletirecek hususlada da sizden olan miislman idarecilere itaat edin. Eer gerekten

Allah'a ve hiret gnne iman ediyorsanz herhangi bir meselede sizlerle idarecileriniz anlamazla derseniz ii Allah'a ve Resulne havale edin. Bu sizin iin Allah katnda daha hayrl ve netice bakmndan daha gzeldir.

yet-i kerimede Allah'a itaat edilmesi emredilmektedir. Allah'a itaatten maksat, onun bize gnderdii emirleri tutmak ve yine onun bize yasaklad eylerden kanmaktr.

Yine yet-i kerimede Resulullah'a itaat edilmesi emredilmektedir. Zira Resulullah'a itaat etmek Allah'a itaat etmektir. Bu hususta Peygamber efendimiz bir hadis-i erifinde yle buyurmutur:

"Kim bana itaat ederse phesiz ki o, Allah'a itaat etmi olur. Kim de bana kar gelirse phesiz ki o, Allah'a kar gelmi olur. Kim benim emirime itaat ederse, phesiz ki bana itaat etmi olur. Kim de benim emirime kar-gelirse phesiz ki bana kar gelmi olur. [175]

Mfessirler, Resululllah'a itaatten neyin kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Ata'ya gre Resululllah'a itaatten maksat onun snnetine tabi olmaktr, b- bn-i Zeyd'e gre ise Resulullah'a itaatten maksat, kendisi hayattayken ona itaat etmektir.

Taberi diyor ki: "Bu hususta doru olan gr udur: "Allah teala yet-i kerimesinde Resululllah'a, hayatta iken emir ve yasaklarnda ona uyulmasn, vefatndan sonra da onun snnetine tabi olunmasn emretmitir. nk yetteki itaat emri geneldir. Onu Resululiah'n sadece hayatna veya lmnden sonrasna tahsis etmek isabetli deildir.

yet-i kerimede Ull Emre itaat edilmesi emredilmektedir. Mfessirler burada zikredilen Ull Emir'den kimlerin kasdedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Ebu Hureyre, Abdullah b. Abbas, Meymn b. Mihran, ibn-i Zeyd ve Sddi'ye gre burada zikredilen Ull Emir'den maksat, idarecilerdir. Abdullah

b. Abbas bu yet-i kerimenin, Rcsuiullah'n bir mfrezenin bana emir tayin ettii Abdullah b. Huzafe b. Kays es-Sehmi hakknda nazil olduunu sylemi. Siidtl ise bu fsyelin, Resuiulah'n, bir seriyyenm bana eni ir tayn ederek gnderdii M a! id b. Velid hakknda nfz olduunu sylemi ve bu konuyla ilgili ola bir hadise anlatmtr.

b- Mcahid, bn-i Ebi Neciyh, Abdullai b. Abhav A: san- Ba\ri ve Ebui Aliye'den nakledilen dier bir ge gre bu ayette zikredilen L'l! Finir"Jen maksat limler ve fakihlertlir. Ebui A:/e okluuna u yeti delil gstermitir. "Kendilerine emniyet korku hususunda bir haber geldiinde onu yayarlar. Eer onu Peymabeie ve kendilerinden ol.u Uil Emre ta vale etmi olsalard, onlardan hkm 'karmaya kadir olanlar onun ne olduunu bilirlerdi.. [176] Grld gibi burada '.'ll Emir olan kimseler, hukum karmaya kadir olanlar ve meselenin ne olduunu bilenler eklinde vasflandrlmlardr. Bunlar da limlerin ve fakihlerin vasflandr.

c- Mcahidden nakieden dier bir gre gre hu yette zikredilen Ulu! Emirden maksa. Resuuliah'sn sahahiieridir.

d- kir.e'den nakledilen baka bir gre gre ise burada zikredilen Ui! Enr'den maksat. Uz. Hbubekir ve

Taberi. bu yrtislci'den evihe, buradaki Ull Emirden maksadn, idareciler veler olduunu ifade etmitir. nk idarecilere, msimanlarm men'Vta'lar hulusunda laa edilmesini emreden ahsi; haberler nakledilmitir.

Resuhllah efendimiz buyurmutur ki: "Beulan sonra ilerinizi )timeyi zerlerine alan bir ksm idareciler gelecektir. Sizin idarenizi, muttaki olan tak-vasyla, tacir olan da fcuruyla zerine alm oiacaklr. Onlann hakka uyan her szlerini dinleyin ve itaat edin ve arkalarnda namaz kln. Eer iyilikte bulunacak olurlarsa bu kendileri iin de iyidir, sizin iin de iyidir. ayet ktlk yapacak olurlarsa bu sizin lehinize onlarn ise aleyhinedir."

Peygamber efendimiz dier bir hadis-i erifinde de yle buyurmuum uaklatmnay ister.

Mfessirler bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda eitli rivayetler zikretmilerdir.

a- mir e-a'bi, Hadremi ve Katade'ye gre bu yet-i kerime, bir mnafk ile bir Yahudi hakknda nazil olmutur. Bunlar bir khinin hakemliini kabul etmiler ve bunu ii zerine bu yet nazil olmutur.

a'bi'ye gre khin, Cheyn'e kabilesinden bir kimsedir. Hadremi'ye gre bu khine bavuran mnafk, Yahudi iken mslman olduunu syleyen biridir. Katade'ye gre ise Ensar'dan Bir adnda biridir.

Bu hususta mir e-a'bi diyor ki: "Yahudilerden biri ile mnafklardan bir kii arasnda anlamazlk kt. Mnafk olan kimse, Yahudilerin rvet aldklarn bildii iin onlarn huzurunda muhakeme olunmak istiyordu. Yahudi ise mslmanlann, rvet almadklarn bildii iin onlarn huzurunda muhakeme olunmak istiyordu. Bu iki kii Cheyne kabilesinden bir khinin huzurunda muhakeme olmak zere anlatlar. te bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi indirdi.

b- Sddi'ye gre ise bu yet-i kerime, Nadr ve Kureyze oullar Yahudi-lerinden, mslman okluklarm iddia eden mnafklarla, yine bu iki Yahudi kabilesinden, gerekten mslman olanlar hakknda nazil olmutur. Mnafklar, Ebu Berze el-Eslemi adndaki bir khine bavurmak istemiler, mslmanlar ise, ResuluIlah'm hakemliini istemilerdir. Bunun zerine de bu yet-i kerime inerek mnafklar knamtr.

Bu hususta Siiddi diyor ki: "Yahudilerden bir ksm insanlar mslman olmulard. Mslman olduklarn syleyen bu kiilerden bir ksm da mnafkt. Cahiliye dneminde Nadr oullan, daha kuvvetli olduklarndan Kureyza oullarndan biri Nadr oullarndan bir kimseyi ldrdnde katile ksas tatbik edilirdi. Fakat Nadr oullarndan biri Kureyza oullarndan birini ldrecek olursa katile ksas tatbik edilmezdi. ldrlen kiinin altm Vesk yiyecek l-sndeki diyeti verilirdi.

Kureyze ve Nadr oullarndan bir ksm insanlarn mslman olmalarndan sonra, Nadr oullarndan biri Kureyza oullarndan bir kimseyi ldrd. Taraflar Resululllah'n hakemliine bavurdular. Nadr oullar dediler ki: "Ey Allah'n Resul, biz cahiliye dneminde bu gibi durumlarda onlara diyet veriyorduk." Kureyza oullan da dediler ki: "Hayr bunu kabul etmeyiz. Biz hem soy bakmndan hem de din bakmndan sizinle kardeiz. Bizim kanmz da sizin kannz gibidir. Fakat sizler cahiliye dneminde bize galip gelmitiniz. Artk Allah slam getirdi." Bunun zerine Allah teala da Yahudilerin, birbirlerine kar hakszlk yapmalarn ayplayarak u yeti indirdi: "Biz Tevrat'ta onlara u hkmleri farz klmtk: Cana can, gze gz buruna burun" Allah teala Nadr oullarnn diyet vererek ksas uygulamamalarn ayplayarak da u yeti indirdi: "Onlar cahiliye devrinin hkmn m istiyorlar?" Bundan sonra Resulullah, Nadr kabilesinden olan katili ona ksas tatbik etti. Bundan sonra Nadr ve Kureyza oullan birbirlerine kar vnmeye baladlar. Nadr oullar da "Biz daha stnz" demeye baladlar. Yahudiler daha sonra Medine'ye gelip Ebu Berze el-Eslemi adndaki khinin yanna gittiler. Ve "Biz Ebu Berze'nin hakemliine bavuralm da lehimize hkm versin." dediler. Bu iki kabileden gerekten mslman olanlar ise "Hayr, biz Restlullah'a gidelim de aramzda o hkm versin." dediler. Fakat mnafklar bunu kabul etmediler ve Ebu Berze'nin yanna gittiler. Onun, aralarnda hakemlik yapmasn istediler. O da dedi ki: "Lokmay byk yapn." Onlar da dediler ki: "Sana on vesk ls yiyecek verelim." Ebu Berze "Hayr almam. Benim diyetim olarak yz vesk vereceksiniz. nk" ben, Nadr oullanma lehine hkm verecek olsam, Kureyza oullarnn beni ldreceklerinden korkarm. Kureyza oullanln lehine hkm verecek olursam. Nadr oullarnn beni ldreceklerinden korkann." Fakat mnafklar, Ebu Berze'ye on veskten fazla yiyecek vermemekte direttiler. Ebu Berze de bu cretle- aralarnda hkm vermemekte diretti. te bunun zerine bu yet-i kerime nazil oldu. Ve Nadr ve Kureyza oullarnn mnafklarn ve hakemliine bavurduklar Ebu Berzc'yi knad. Onun bir taut olduunu beyan etti.

c- Abdullah b. Abbas. Mcahid. bn-i Greye ve Ata'ya gre bu yet-i kerime. K'b b. cl-Eref adl Yahulinin hakemliine bavuran bir mnafkla bir

Yahudi hakknda nazil olmutur.

Bunlara gre mnafk olan kii, Ka'b b. ci-Erefe, Yahudi de Resulul-lah'a giderek hakem olmalarn istemiler yet de bunun zerine nazil olmu ve

Ka'b b. el-Eref in bir taut olduunu beyan etmitir. [177]

 

61- Onlara: "Allah'n indirdii Kur'an'a ve Peygambere gelin." denildiinde, mnafklarn senden iddetle yz evirdiklerini grrsn.

Ey Muhammed, sana indirilen Kur'an'a iman ettiklerini zanneden u mnafklar ve senden nce indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia eden u kitap ehlini grmez misin? Onlara: "Allah'n kitabnda indirdii hkme ve Peygamberinin hkmne gelin." denildii zaman onlarn senden iddetle yz evirdiklerini, bakalarnn da sana gelmelerine engel olduklarn grrsn. nk sen herkese eit muamele yapar, maddi menfaatler gzeterek kimseyi kayrmazsn. Ta-utlar ise bunun aksine hareket ederler. [178]

 

62- Kendi yaptklarndan dolay balarna bir musibet geldiinde nice olur halleri? Sonra da sana gelip: "Biz iyilik etmek ve uzlatrmaktan baka bir ey istemedik." diye Allah'a yemin ederler.

Ey Muhammed, sana ve senden ncekilere indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia eden fakat buna ramen tautlarm hakemliine bavuran bu mnafklara, ilemi olduklar gnahlar yznden bir musibet geldiinde bu musibete kar ne yapabiliyorlar ki? Byle bir musibete uradklar zaman ancak, sana gelip yalan yere Allah'a yemin ediyor ve "Ey Muhammed, biz hakeme bavurmakla ancak birbirimizin iyiliini ve aramz bulmay istedik." diyorlar. [179]

 

63- te bunlarn kalblcrindckini Allah bilir. Onlara aldrma. Onlara nasihat et. Kendilerine tesir edecek gzel sz syle.

Allah ite bu mnafklarn kalblerinde bulunan iki yzll ve tautla-nn hkmne bavurma eilimini bilir. Bu itibarla sen onlra aldrma. Onlar cezalandrmaya girime. Fakat onlar uyar ve nasihat et. Onlara tesir edecek mnh szler syle. Allah'tan korkmalarn emret. [180]

 

64- Biz btn Peygamberleri Allah'n izniyle kendilerine ancak itaat edilsin diye gnderdik. Eer insanlar kendi nefislerine zulmettikleri vakit, sana gelip de Allah'tan, gnahlarn balamasn dikseydiler, Peygamber de onlarn balanmasn isteseydi, muhakkak ki Allah', tevbeleri kabul edici ve ok merhametli bulacaklard.

Biz, hibir Peygamber gndermedik ki, emrimizle, mmeti tarafndan ona itaat edilmesini farz klm olmayalm. Muhammed bu peygamberlerden biridir. Ona da itaat farzdr. Ey Resulm, ayet u mnafklar, tautun hakemliini kabul ederek, kendi kendilerine zulmettikleri zaman, sana gelip de Allah'tan gnahlarnn balanmasn isteseydiler sen de onlar iin af dileseydin, elbette ki Allah', tevbeleri oka kabul edici ve cezalandrlmalarndan vazgeerek ok merhamet edici bulurlard.

Allah teala bu yet-i kerimeyle Resulullah'n hakemliini brakp tautun hakemliine bavuran mnafklar knamaktadr. nk onlarn, Allah'a ve Resulne itaat etmeleri ve olarn hkmlerine boyun emeleri gerekir. Zira Peygamberler bouna deil, kendilerine itaat edilmeleri iin gnderilmitir. [181]

 

65- Rabbine yemin olsun ki aralarndaki anlamazlklarda seni hakem seip sonra da verdiin hkme, ilerinde bir sknt duymadan tamamyia boyun cmcdikc iman clmt olmazlar.

Ey Muhammed. kahbine yemin olsun ki insanlar, tarttklar konularla seni hakem seip sonra da senin verdiin hkmee kar, ilerinde bir sknt duymayp, senin kararlarna tam olarak teslim olmadka hakkyla iman etmi olmazlar.

Grlyor ki yet-i kerime. araianuLt ihniaf :sh; kiilerin. Kc-uiui-lah' hakem tayin edip sonra ti a verdimi hukr.o tam br teslimiyetle boyun eme-dike iman etmi saylmayacaklarn be an emekledir.

Bu ye-i kerimerin n/:! sebebi lijkkmda m.ul'essirlor iki ls:i:_ zikretmilerdir:

a- Ballarna gre bit yetin nzul schel'i. Zneyr b. Awam e Knvr'd.m bir kikinin arasnda geen anlamazlk zerin Resullahn Bnsardan olan kiinin de bu hkme rza gstermemesidir.

Bu hususta Zbeyr b. Avvamn; unu rivayet etmitir.

Zbeyr ile Ensar'dan bir kii Medine'nin dnda bulunan ve "Harre" diye adlandrlan bir yerdeki su ark hakknda Resulullah'n yannda mnakaa ettiler. O arktan hurmalarn suluyorlard. Mnakaa srasnda Ensar'dan olan kii "Suyu brak gelsin." dedi. Faka Zbeyr kabul etmedi. Bunun zerine Resulullah'tan aralarnda hkm vermesini istediler. Resulullah Zbeyre "Ey Zbeyr, hurmalarn sula ve suyu komuna brak." dedi. Bunun zerine, Ensar'dan olan kii kzd ve "Ey Allah'n Resul, bu senin halann olu olduu iin mi?" dedi. Bunun zerine Resululah'n rengi deiti ve yle buyurdu: "Ey Zbeyr, hurmalarm sula, aalarnn kkne ileyinceye kadar suyu brakma. "te bu olay zerine bu yet nazil oldu. [182]

Bu olay izah ocn Buhari diyor ki: "Resulullah son emriyle Zbeyr'in, hakkn tam olarak almasn emretmitir. Halbuki daha nce syledii "Sula ve brak" szyle her iki taraf iin kolaylk getirecek bir hal tarzn teklif etmiti. [183]

b- Mcahid'e gre ise bu yet-i kerime, bu surenin altmnc yetinde, uullann hakemliine bavurmak istedikleri zikredilen kiiler hakknda nazil olmutur.

Tabei, yetlerde tagutun hkmne bavurmak isteyen kimselerin kssas devam ettiinden yet- kerimenin nzul sebebi olarak Mcahid'in ornn daha evla olduunu sylemitir. Zira bir kssann bittiine dair bir iaret olmaynca ayn kssann devam ettiini syleyerek yetleri birbiriyle irliba'Jandrmak daha evladr. [184]

 

66- ayet onlara "Kendinizi ldrn." yahut " Yurtlarnzdan kn" tye ya/saydk ilerinden ancak pek az bnu yapard. ;.cr onlar kendilerine edileni yapm olsulard cihette onlar iin duna hayrl ve daha salam olurdu.

ayet biz o tagutu hakem tayin edenlere, kendi kendilerini ldrmelerini veya vatanlarndan hicret etmelerini larz klacak olsaydk, pek az hari onlar bunu yapmazlard. Eer bu mnafklar kemlilerine tlenen, Allah'a itaati yerine getirecek olsulard elbette ki dnya ve hiretierinde oilar iin daha hayrl olurdu. Bu onlarn imanlarn salamlatrr ve kararllklarn artrrd.

Sddi diyor ki: "Sabit b. Kays b. emmas ve Yahudilerden bir adam vndler. Yahudi dedi ki: "Allah'a yemin olsun ki daha nce Allah bize birbirimizi ldrmemizi emretti. Biz de o emri yerine getirdik." Sabit de dedi ki: "imdi Allah bize. kendinizi ldrn diye emredecek olsa mutlaka onu biz de yaparz." te bunun zerine bu yet nazil oldu. [185]

 

67- O zaman elbette k onlara, katmzdan byk bir mkfaat verirdik. [186]

 

68- Ve onlar muhakkak ki doru yola iletirdik.

ayet onlar emrolunan yapacak olsalard, amellerine kar onlara byk bir mkfaat verirdik. Onlarn niyetlerini salamlatrr, grlerini kuvvetlendirir, amellerini yapmalar iin onlara g ve kuvvet verirdik. Onlar mutlaka, kendisinde hibir erilik bulunmayan dodoru bir yol olan slama iletirdik.

Allah teala, tautu hakem tayin edenlerin akbetlerini belirttikten sonra, Allah'a ve Peygambere itaat edenlerin ne gibi derece ve makamlar olduunu da belirterek buyurdu ki: [187]

 

69- Kim, Allah'a ve Peygambere itaat ederse, ite onlar, Allah'n, kendilerine nimet verdii Peygambcrlcrlcr, doru olanlar ve salh kimselerle beraberdirler. Onlar ne gzel arkadatrlar.

Kim, Allah'n ve Peygamberin emirlerine boyun eip hkmlerine rza gstererek Allah'a ve Peygambere itaat ederse ite onlar, Allah'n kendilerine itaat etme nimetini vedii Peygamberlerle, Peygamberlerin izinde giden sadk insanlarla, Allah yolunda ldrlen ehitlerle ve Allah'n salih kullanyla beraber olacaklardr. Bunlar ne gzel cennet arkadalardr.

Ayet-i kerimede geen ve "Doru olanlar" diye tercme edilen kelimesinden maksat, baz limlere gre "Peygamberlere uyanlar" demektir. Bunlara "Doru olanlar" denilmesinin sebebi, Peygamberin yollarn izlemeleri, onlardan sonra da yollarndan ayrlmadan devam etmeleridir.

Dier bir ksm limlere gre ise bu kelimeden maksat, "oka sadaka verenler" demektir.

Bu hususta Mikdat b. el-Esved'in unlar syledii rivayet edilir. "Dedim ki Ey Allah'n Resul, ben senden bir ey iittim ve o konuda pheye dtm. "Resulullah da buyurdu ki: "Sizden biriniz bir mesele hakknda pheye decek olursa onu bana sorsun." Bunun zerine ben de dedim ki: "Senin, hanmlarn hakknda "mit ederim ki benden sonra onlar iin sddklar olur." diye sylediin szdr." Resullulah buyurdu ki: "Hayr bu o deildir. Fakat sddklar, sadaka verenlerdir.

Taberi diyor ki: "ayet bu hadisin senedi sahih olmu olsayd, "Sddik"m mns hakknda bu hadisin ifadesinin dnda bir ey sylemeyi caiz grmezdik ve bu hadisi brakp baka bir eye bavurmazdik. Fakat bunun senedinde baz eyler vardr. Bu nedenle "Siddkn" kelimesinin mnsnn, "Szn dorulu-yanlar" olduunu sylemek daha isabetlidir. Zira "Sddk" kelimesinin Arapa'da hatra gelen ilk mns budur.

yette geen ve "ehitler" diye izah edilen kelimesi kknden tremitir. Allah yolunda ldrlenlere "ehit" denilmesi ise onlarn, lnceye kadar, Allah'n hakl olduuna dair doru bir ahitlikte buiunmalanntlandr.

yette geen "Salihier"c!en maksat ise hem gizli amelleri hem de ak amelleri salih olanlardr.

Bir ksm mfessirler, bu ayet-i kerimenin, Resulullah'n vefatndan sonra, derecesinin yceliinden dolay hirette onu gremeyeceklerine zlen insanlar hakknda nazil olduunu sylemilerdir.

Bu hususta Said b. Ciibeyr diyor ki: "Ensardan bir adam, Reslullah'a geldi. O zgnd. Resulullah ona: "Ey filan ne oluyor ki seni zgn gryorum?" dedi. O adam da dedi ki: "Ey Allah'n Peygamberi, senin hakknda dndm bir eyden dolay zgnm." Resulullah: "Nedir o?" dedi. O kii de: "imdi biz, sabah akam senin yanna geliyoruz, yzne bakyoruz. Seninle birlikte oturuyoruz. Yarn sen Peygamberlerle birlikte yce makamlara karlacaksn. Artk biz sana ulaamayacaz." dedi. Peygamber efendimiz hibir cevap vermedi. Bunun zerine Cebrail (a.s.) "Kim, Allah'a ve Peygamberine itaat ederse ite onlar, Allah'n, kendilerine nimet verdii Peygamberler, doru olanlar, ehitler ve salih kimselerle beraberdirler. Onlar ne gzel arkadatrlar." yetini indirdi. Resulullah da adam artp onu mjdeledi.

Bu izahlardan da anlald gibi cennetin yksek derecelerinde bulunan kimseler, daha aa derecede bulunanlarn yanlarna gidip gelebilecekler, cennetin bahelerinde bir araya gelerek, Allah'n, kendilerine verdii nimetlere kavuacaklar ve onu greceklerdir. [188]

 

70- Ru, Allah'tan bir ltuflur. Hcrcyi bilen olarak Allah yeler. Allah'a ve Peygambere itaat edenlerin, Peygamberlerle, sddkiaria, ehitlerle ve salih kullarla beraber oluu. Allah'lan, itaat edenlere bir ltftur. Aslnda onlar bunu, kendi amelleriyle hak etmi deillerdir, llereyi bilen olarak Allah yeter. Kullarndan kimin itaatkr, kimlerin isyankr olduunu bilir ve onlara buna gre karlk verir. [189]

 

71- Ey iman edenler, tedbirini/i aln. liliik blk veya toplu olarak savaa gidin.

Ey iman edenler, dmanlarnza kar silahlanarak tedbirinizi aln. Blk blk veya toplu olarak dmanlarnza kar savaa kn.

Ayet-i kerime, kfirlere kar her trl tedbirin eksiksiz olarak alnmas lazm geidiine iaret etmekte ve mminlere, kfilerle savamay ihmal etme-' melerini emretmektedir. [190]

 

72- phesiz ki iinizden pek ar davranan vardr. Size bir musibet geldii zaman: "Allah bana nimet ihsan etf de onlarla beraber olmadm." \cr.

phesiz ki sizin iinizde cihada kma hususunda pek ar davranan ve bakalarnn da ar davranmalarna sebep olanlar vardr. Bunlar mnafklardr. Siza, malubiyet, yaralama ve ldrme gibi bir musibet geldii zaman: "Allah bana ltufta bulundu. nk onlarla beraber savala bulunmadm ve benim bama belalar gelmedi." der. Sizden geri kaldna ve sizin skntlara uramanza sevinir. Zira Allah'n mmin kullarna, yolunda cihad etmeleri halinde erieceklerini vaat ettii sevaptan phe etmektedirler. [191]

 

73- Yemin olsun ki Allah'tan si/.c bir HituT eritiinde de, sizinle onun arasnda bir dostluk yokmu gibi "Keke onlarla beraber olsaydm da byk bir baar elde etseydim." der.

Yemin olsun ki ayet size, zafer ve ganimet gibi, Allah'tan bir nimet eriecek olsa, cihaddan geri kalan bu mnafk, sanki aranzda hibir dostluk yokmu ve o adam, grnrde de olsa sizin dininizde olan birisi deilmi gibi "Keke onlarla beraber olsaydm da byk bir pay elde etseydim." der.

Allah teaia bu yetle mnafklarn sava hakknda tutumlarn bildirmektedir. ayet onlar savaa katlrlarsa sadece ganimet elde etme gayesiyle katlrlar. Eerkalmazlarsakalblerindeki pheden dolay katlmazlar. Yoksa onlar ne savaa katlmaktan sevap mid ederler ne de katlmamaktan dolay cezalandrlmaktan korkarlar.

Allah teala, etin imtihanlardan biri olan sava karsnda mnafklarn hallerini belirttikten sonra hakkyla iman eden mminleri Allah yolunda cihad etmeye tevik ederek yle buyurdu. [192]

 

74- hirct hayatna mukabil dnya hayatn satanlar, Allah yolunda savasnlar. Kim, Allah yolunda savar da ldrlr veya galip gelirse biz ona ilerde byk bir mkfaat vereceiz.

Dnya hayatn satan, ona nem vermeyerek karlnda hiret sevabn alan ve Allah'n rzasn talep ederek mallarn harcayanlar, Allah'n dinini yceltmek ve Allah'n eriatm zafere ulatrmak in Allah yolunda savasnlar. Kim Allah yolunda savar da dmanlar tarafndan ldrlr veya onlara galip gelirse, biz onlara byk bir sevap vereceiz.

Bu byk sevabn ne olduu hususunda Peygamber efendimiz yle buyuruyor:

"Evinden ancak Allah yolunda cihad etmek ve Allah'n kelamn tasdik etmek iin kp, Allah yolunda cihad eden kimseye, Allah onu cennete koyacana veya km olduu evine miikfaat yahut ganimetle dndreceine dair kefil olmutur. [193]

 

75- Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Ey rnbbiniz, halk zalim olan bu memleketten bizi kar. Kendi tarafndan bize bir dost gnder. Ve yine kendi tarafndan bize bir yardmc gnder." diye yalvaran erkek, kadn ve ocuklardan gsz olanlar urunda savamyorsunuz?"

Ey iman edenler, size ne oluyor da Allah yolunda savamyorsunuz? Ve yine neden kendilerine slm dininden karmak iin, mriklerin eziyet ettikleri erkek, kadn ve ocuklardan gsz olanlar "Ey Rabbimiz, bizi, halk zalim olan bu lkeden kar. Bizlere kendi tarafndan ilerimizi idare edecek bir dost gnder. Yine bizlere zalimlere kar yardm edecek bir yardmc gnder." diye yalvaran zayflar urunda savamyorsunuz?

Mfessirler burada zikredilen ve "Halk zalim okluu bildirilen memleketin Mekke olduunu sylem ilerdi r. Zira orada rnsKimnn olan erkeklere, ar-kabalan zulmetmiler, onlara eitli ikenceler yapmlar ve onlar dinlerinden karmak iin her yola bavurmulardr. Bu sebeple Allah teala dier mminleri, bunlar kurtarmaya tevik etmitir.

Hasan- Basri ve Katade bu yetin izahnda unlar sylemilerdir: Bir kii Hicret etmek maksadyla halk zalim olan bu memleketten kp halk salih olan lkeye gitmek zere yola koyulmu ve yolun yansnda lm gelip ona atm, o da ynn salih olan lkeye doru evirmitir. Bunun zerine rahmet melekleriyle azap melekleri bu kiinin cann alma hususunda ihtilafa dmler ve onlara: Bu kii hangi memlekete daha yakn ise ona gre muamele yapmalar emredilmitir. Onlar mesafeyi lmler, salih olan lkeye bir kar daha yakn olduunu grmler ve bu sebeple onu rahmet melekleri vefat ettirmilerdir. [194]

 

76- man edenler, Allah yolunda savarlar. Kfirler ise tautun yolunda savarlar. O halde siz de eytann dostlaryla savan. phesiz ki eytann hilesi zayftr.

Allah ve Peygamberine iman edip Allah'n vaadine kesinlikle inananlar,' Allah'n dinini yceltmek iin, onun yolunda savarlar. Allah'n birliini inkr edip Peygamberini yalanlayan kfirler ise, tautun yolunda ve tautun dostlar iin hazrlad plan zere savarlar. O halde ey mminler, siz, eytann dostlarna kar savan. eytann hile ve tuzaklar pek zayftr. Bu itibarla onann dostlarndan ve taraftarlarndan korkmayn.

AlIah teala bu yet-i kerimede eytann ve onun dostlarnn hiylelerinin zayf okluunu beyan etmitir. Zira onlar ne Allah'n sevabn mitf ederek savarlar ne de Allah'n cezalandrmasndan korkarak haksz yere savamay brakrlar. Onlar sadece bir taassup urunda ve Allah'n, mminlere verdii nimetleri kskanma yznden savarlar. Halbuki mminler, Allah'n sevabn mid ederek savar ve yine Allah'n cezalandrmasndan korkarak haksz yere savamay terkederler. Bylece mminler bilinli bir ekilde savarlar. ldrldklerinde Allah katnda mkfaatlandmlacaklann, zafer kazandklarnda da ganimet elde edeceklerini bilerek savarlar. Halbuki kfirler ise ldrlme korkusuyla ve hiretten hibir ey beklemeksizin savarlar. Bu sebeple onlar manevi bakmdan zayftrlar ve korku iindedirler. [195]

 

77- Kendilerine Ellerinizi savatan lekin. Namaz kln, zekat verin," denilenleri grmez misin? Onlara sava. far/, khninca idlerinden bir ksm, insanlardan, Aah'an korkar gibi haiin daha .yddeiis bir ekilde korkuyorlar ve "Kabhmiz hi/c sala niin far/ kildi?" Bi/i. yakn bir zamana kadar ;cri btraknul degi! miydi?" rinurlar. V.y Mihummed, de ki: "Dnyann menfaati pek n/dr. hiret ise Allah'tan korkanlar iin daha hayrldr. \'e k kadar zulme uratlmazsnz.

Ey Mihamined, ken iierne: "Jk rKerle savamaktan elinizi ekin, namaz dosdoru kilin,, zokan layk olanlaa verin." denilenleri grmedin mi? Onlara, arzuladklar sava farz klndnda, ilerinden bir cemaat, mriklerden, Allah'tan korkareasma veya daha iddetli bir ekilde korkar oldular. Ve szlanarak, dnyaya meylederek ve rahat yaamay tercih ederek yle demeye basmadlar: "Ey Rabbmiz, savamay b/c niin farz kikhn'.'-Evierimizdeki yataklarmzda lnceye kadar bize mhlet verseydin ya." Ey Muhammed de ki: "Dnyadaki geimliiniz az bir eydir. nk dnyann kendisi geicidir. Rab-l erinden korkanlar iin hiret ilimcileri daha hayrldr. nk h i ret nimetleri devamldr. Sizler, hurma ekirdeinin kovuunda bulunan kl kadar bile hakszla uratlmayacaksnz.

Miifessirler, bu yeti kerimenin nzul sebebi hakknda iki gr zikretmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, krime, fbn-i Creye, Kaade ve Sddi'ye gre bu yet-i kerime, namaz ve zaktn farz klnp cihadn henz farz khnmad bir zamanda mslman olan, nmaz klma ve zekat vermenin yannda cihadn da farz klnmasn isteyen fakat cihad farz klnnca da savamak zorlarna giden bir ksm sahabiler hakknda nazil olmutur.

Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki; "Abdurrahman b. Avf ve arkadalar Resulullah'a geldiler ve ona "Ey Allah'n Resul, biz mrik iken glydk, mslman olunca zelil duruma dtk." dediler. Resulullah da "Ben, affetmekle emrolundum. Kimseyle savamayn." buyurdu. Allah teala Resulullah'a, Medine'ye gnderince savamay emretti. Fakat savamak bir ksm ms-lmanlara zor geldi. te bunun zerine bu yet-i kertme nazil oldu ve dnya hayatnn az bir geimiik olduunu, bu itibarla onu tercih etmenin isabetli olmadn, hiretin ise mminler iin daha hayrl okluunu, Allah yolunda savaarak hireti tercih etmenin gerektiini beyan etmi oldu.

b- Mcahid ve Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime ve bundan sonra gelen seksen nc yetin sonuna kadar olan yetler, Yahudiler hakknda nazil olmutur. Allah teala bunlarn durumuna dmekten sakindrmtr. [196]

 

78- Nerede olursanz, olun lm sizi yakalar. Salam yaplm kalelerde bulunsanz b!e. Onlara i nuinal'ikl.ra) bir iyilik isabet ettii zaman "Hu, A'ihh'tundsr.'kolulk isabet ettiinde ise sendendir.". Muhammed: " Hepsi de Aila:1 tandr. ls kavme ne oluyor da sz anlamaya yanamyorlar.

Ey insanlar nerede olursanz olun lm sizi hyakalayacaktr. nk salam yaplm kaleler siinsan. bite. O lhalde savan lmek 'nirnek korkusunla dmann karsna kmak;.i; ekinmeyin. Mna ganimet, zafer bolluk tnbi bir iyilik isabet etliinde onlar "Fk Allah tarauLiiKir, omn takjiri iledir." Seiler. Fakat bunlarn iMna maiu!") ac ekme gibi bir koruluk geldiinde de "iiy Muhanmed. bu sen-d.endir. Senin tedbirsizliinden ve kt grl ohundundr." derier. Ey Muhamde ki: "Bolluk olsun kthk olsun, zafer olsun, hezimet olsun her ey Akih tarafuladr. O halde ne oluyor bu toplulua da neredeyse sz anlamaz oluyorlar? Her eyin, Allah'n takdiriyle olduunu ve onun kudreti altnda olduunu idrak etmeye yanamyorlar.

yette zikredilen ve "Salam yaplm kaleler" diye tercme edilen ifadesi iki ekilde izah edilmitir.

a- Katade, Mcahid ve bn-i Creyc'e gre bu ifadeden maksat, "Mstahkem kkler"dir. Mcahid bu yet-i kerimenin, rmcein sokmasyla lecei haber verilen bu sebeple salam bir kk yaptrarak korunmak isteyen fakat neticede ayak parman rmcek sokarak lm olan bir kadn hakknda nazil olduunu zikretmitir.

b- Sddi ve Rebi1 b. Enes'c gre ise bumda zikredilen den maksat, gkte bulunan belli kklerdir. Allah teala, lm gelen insann o kklerde bulunmas halinde bile mutlaka leceini beyan etmitir.kelimesinin asl mns ise eddeli okunduunda "Uzun" demek eddesiz okunduunda ise "Sslenmi" demektir. Bazlarna gre de "Al ile sslenmi" demektir. Kfe limleri bu kelimenin edde ile okunmas halinde emein okluunu ifade edeceini sylemilerdir. Burada zikredilen her bir kkn yapmnda oka emek harcandndan kelimesi

eddeli'olarak zikredilmitir. Az emek sarf ettii ifade edilecek olsayd u yet-i kerimede olduu gibi eddesiz ifade edilirdi. Bu kelime o yette eklindedir. [197]

 

79- Sana ne iyilik gelirse Allah'tandr. Sana ne ktlk de gelirse kendi nefsindendir. Biz seni insanlara Peygamber olarak gnderdik. ahit olarak Allah yeter.

Ey Muhammed, sana bolluk, nimet, afiyet ve selmet gibi herhangi bir iyilik isabet ettiinde bu Allah'n sana bir ltf ve ihsandr. Yine sana dokunan zorluk, sknt, eziyet gibi eyler, senin kazanm olduun ktlklerdendir. Ve onlar sana takdir eden de benim. Biz seni kendimize, yaratklar arasnda bir eli kldk. Sen onlara, gnderdiimiz eyleri tebli ile ykmlsn. ayet onlar senin tebli ettiin eyleri kabul ederlerse onlarn lehinedir. Reddederlerse onlarn aleyhlerinedir. Sana ve onlara kar ahit olarak Allah yeter. Zira senin tebliinde onlarn, senin tebliin karsndaki tutumlar da Allah'a gizli deildir. O herbirinize, yaptnzn karln verecektir.

Abdullah b. Abbas bu yetin izahnda yle demitir: Resulullah'a dokunmu olan iyiliklerden maksat, Bedir savanda kazand zafer ve elde ettii nimetlerdir. Ona dokunan ktlklerden maksat ise Uhut savanda bana gelen hallerdir. Mesela, o savata Resulullah'n yz yaralanm ve dii krlmt,

Katade ise bu yetin izahnda unlar sylemitir: Bu hususta Resulullah'n yle buyurduu bize ulamtr: "Kiiye isabet eden hibir odun yaralamas ayak kaymas ve damar seirmesi yoktur ki ilemi olduu bir gnah karlnda olmasn. Allah teala gnahlarn bir ounu da affeder."

Evet, yet-i kerimede kulun, iine dt sknt ve bana gelen belalarn kendi suundan kaynakland beyan edilmektedir. Bu hususta dier bir yet-i kerimede de yle buyurulmaktadr: "Banza gelen bir musibet, kendi ellerinizle kazandnz gnahlar yzndendir. Allah, ilenenlerin birounu da affeder. [198]

 

80- Kim Peygambere itaat ederse phesiz Allah'a itaat etmi olur. Kim yz evirirse, biz seni, onlarn zerine koruyucu gndermedik.

Kim Peygambere itaat ederse phesiz ki o Allah'a itaat etmi olur. nk Peygamberi o gndermitir. Kim de Peygambre itaatten yz evirirse sorumluluu kendisine aittir. Ey Muhammed, biz seni, onlan koruyucu olarak gndermedik. Seni yol gsteren olarak gnderdik. Onlar denetleyip hesaba ekecek olan biziz.

bn-i Zeyd diyor ki: "Bu yet-i kerime cihad emreden yet inmeden nce nazil olmu. Peygambere itaat etmeyenlere kar Peygamberin kiileri amellerinden dolay hesaba eken kimse olmad beyan edilmitir.

Daha sonra onlara kar cihad etmesi, mslman oluncaya kadar onlara sert davranmas emredilmitir. [199]

 

81- Onlar "emrine uyduk." derler. Yanndan ayrldklar zman da onlardan bir topluluk, senin sylediklerinin aksini geceleyin kurarlar. Allah onlarn geceleyin ne kurduklarn yazar. Onlara aldrma ve Allah'a gven. Allah vekil olarak yeter.

Ey Muhammed, kendilerine sava farz klnd zaman insanlardan, Allah'tan korktuklar kadar veya daha fazla korkan o kimselere bir ey emrettiinde "Emrettiine itaat eder. Yasakladndan kanrz." derler Fakat onlar sen yanndan ayrldklar zaman da ilerinden mnafk olanlar, senin onlara sylediklerini geceleyin deitirirler. Allah senin szlerinden deitirdikleri eylerin cezasn onlarn amel defterlerine kaydettirmektedir. Sen bu mnafklara aldr etme. Allah'a tevekkl et. Vekil olarak Allah yeter. [200]

 

82- Kr'an' dnmyorlar m? Eer Kur'an, Allah'tan bakas tarafndan indirilmi olsayd onda birbirine zt olan bir ok ey bulurlard.

Ey Muhammed, senin, kendilerine sylediklerini geceleyin deitiren o insanlar, Allah'n kitab olan Kr'an' dnp o kitabn, sana itaat etmelerine dair aleyhlerine bir deli! olduunu idrak etmezler mi? Kur'an Allah tarafndan-dr. Zira onun mnlar birbiriyle uyum iindedir,.hkmleri birbirine uygundur. Ve onun bir ksm dier bir ksmn tasdik etmekle ve doruluuna ahitlik etmektedir. ayet bu Kur'an, Allah tarafndan deil de baka biri tarafndan gnderilmi olsayd elbette ki onlar, Kur'an'n iinde birbirleriyle elien bir ok hkmler, birbirini bozan birok mnlar bulurlard. [201]

 

83- Kendilerine cnniye veya korku hususunda bir haber geldiinde onu yayarlar. Eer onu Peygambere ve kendilerinden olan darecilere havale etmi olsalard, onlardan hkm karmaya kadir olanlar, onun ne olduunu bilirlerdi. Allah'n, zerinize olan ltf ve merhameti olmasayd, pek aznz mstesna, eytana uyardnz.

Resuiullah'm sylediklerini geceleyin deitiren o mnafklara, msl-manlarn mfrezelerinin sava kazanmalar veya malup olmalar gibi gven veya korku ile ilgili bir gizli haber geldiinde o haberi Resulullah'tan ve mfrezenin komutanndan nce insanlara yayarlar. Eer bunlar ii Peygambere ve kendilerinden olan idarecilere havale edip sussalar ve haberi yaymasalard bu haberi inceleme gcnde olanlar, onun gerek yznn ne olduunu bilirler ve onun doru veya yanl okluuna karar verir ve ona gre insanlara bildirirlerdi. Eer Allah'n ltf ve merhameti olmasayd ok aznz hari, bu mnafikar gibi siz de eytana tabi olurdunuz.

Grld gibi yet-i kerime mminlerin savalar hakknda gelen haberleri acele yayan bir ksm mnafklar ve zayf iradeli insanlar uyarmakla, bu gibi ciddi haberleri Restlsllah'a ve haberi inceleyip doruluunu veya yalan oluunu tesbit edebilecek gteki ordu komutanlarna ve ilim sahiplerine brakmalarn emretmektedir. Nitekim bu hususta Peygamber efendimiz bir hadis-i erifinde yle buyurmaktadr:

"Kiinin, duyduu hereyi konumas, yalan olarak ona kfidir. [202]

yet-i kerimenin sonunda "Allah'n, zerinize olan ltf ve merhameti olmasayd pek azanz mstesna, eytana uyardnz." buyurulmaktadr.

Bu ifadenin izah yledir: Ey mminler, Allah'n, sizi hayrlarda muvaffak klmas, ltf ve merhameti olmasayd Resulullah'n yannda iken "Emrine itaat ettik." deyip de onun yanndan ayrldktan sonra geceleyin, onun dediklerini deitiren u mnafklar gibi eytana tabi olurdunuz. Bundan pek aznz kurtulabilirdi."

Mfessirler burada zikredilen "Bundan pek aznz mstesna olurdu." ifadesini eitli ekillerde izah etmilerdir:

a- Katade'ye gre istisna edilen pek az kimseler, gelen haberlerden hkm karan kimselerden istisna edilmilerdir. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Eer o haberi Peygambere ve kendilerinden olan idarecilere havale etmi olsalard, onlardan hkm karmaya kadir olanlar, pek az mstesna onun ne olduunu bilirlerdi.

b- Abdullah b. Abbas'a gre ise burada istisna edilen pek az kimseler, kendilerine emniyet veya korku hususunda heber geldiinde onu evreye yayan kimselerden istisna edilmilerdir. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Resuiullah'm yannda bulunduklarnda "Sana itaat ediyoruz." deyip onun yanndan ayrldktan sonra da sylediklerinin tersini planlayan kimselere emniyet veya korku hakknda bir mesele geldiinde onlarn pek az mstesna hemen o meseleyi evreye yayarlar." Bu izaha gre, burada, haber yaydklar beyan edilen kimselerden maksat, mnafklar, haber yayanlardan istisna edilenlerden maksat ise mminlerdir.

c- Dehhak'a gre ise, yette istisna edilen az kimseler, eytana tabi olabilecekleri muhtemel olan kimselerden istisna edilmilerdir. Buna gre yetin izah yledir: "ayet, Allah'n ltf ve merhameti olmasayd eytana uyardnz. Bundan pek aznz mstesna olurdu. Bu az olanlar da eytana uyma temaylnde olmayanlannizdr."

Bu hususta Dehhak yle demitir: "yet-i kerime, eytann vesveselerinden bir ksm vesveseleri ilerinden geiren sahabileri kastedmektedir. Onlardan az bir topluluun bu vesveselerden uzak olduklar beyan edilmitir.

d- Dier bir ksm mfessirlere gre burada "Pek aznz mstesna" eklinde zikredilen cmle, zahirde bir istisna ise de aslnda yukanda geen hkm pekiti m edir.

Bunlara gre yetin bu blmnn mns yledir: "ayet size Allah'n Iifu ve merhameti olmasayd hep birlikte eytana uymu olurdunuz." Bu grte olan limler, Arapada, istisnalarn te'kid mnsna da gediini, buradaki istisnalarn da bu trden olduunu sylemilerdir.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan burada istisna edilenlerin duyduklar haberleri derhal yayanlardan istisna edildiklerini syleyen grtr. Zira, bu istisna edilenlerin eytana tabi olabileceklerden istisna didiklerini sylemek caiz deildir. nk, burada eytana tabi olmayanlarn, Allah'n ltf ve merhametiyle tabi olmadklar beyan edimitr. Allah'n ltf ve merhameti olduktan sonra artk kimsenin eytana tabi olmas beklenemez. Dier yandan, burada zikredilen istisnay Arapa'da yaygn olan bir sluptan karp onun pekitirme ifade ettiini sylemek de caiz deildir. nk Allah tealann kitabini Arapa'da yaygn olan sluplara gre tefsir etmek isabetli deildir.

Keza burada, istisna edilen az kimselerin, haberi bilme yetkilerinde olanlardan istisna eildiklerini sylemek de doru deildir. nk haberi bilme yetkisinde olanlar, ayn seviyededirler. Onlardan bazlarnn haberleri bileceklerini, dierlerinin bilemeyeceklerini sylemek doru deildir. te bu izah ekli de doru olmadndan, buradaki istisnann, haber yayanlardan istisna edildiklerini sylemekten baka bir yol yoktur. Biz de bunu tercih ettik. [203]

 

84- Ey Mihammcd, Allah yolunda sava. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mminleri de savaa tevik et. Umulur ki Allah, kfirlerin errini nler. Allah'n azab ok iddetlidir. bret alnacak cezas da pek iddetlidir.

Ey Muhammed, Allah dmanlarna kar Allah yolunda bizzat cihad et. Sen btn gcnle gayret et. Bu hususta sana uymayanlara zlme. Allah seni, ancak gcnn yettii ile mkellef tutar. Mminleri de mriklerle savamaya tevik et. Umulur ki Allah, kfirlerin errini sizden uzaklatrr. Allah'n belas pek etindir. Cezas da pek iddetlidir.

Taberi diyor ki: "Umulur" kelimesi, Allah iin kullanldnda "phesiz" anlamna gelir. Bu yetteki "Umulur ki Allah, kfirlerin errini nler." demek "phesiz ki Allah, kfirlerin errini sizden nler" demektir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) kfirlerle sava hususunda birhadis-i erifte yle buyuruyor: "Kim, bir savaa katlmadan veya savaa katlma niyetini tamadan lrse, bir nevi mnafk olarak lm olur." [204]

 

85- Kim, yi bir ie araclk ederse, onun sevabndan hissesi vardr. Kim de kt bir ie araclk ederse, onun gnahndan pay vardr. Allah, hereye kadirdir.

Ey Muhammed, kim senin sahabilerinin zor durumda olanlarna yardmc olur, dmanlarna ka cihadlannda ve Allah yolunda savamalarnda onlara yardmda bulunacak olursa, onun yapm olduu bu yardmdan dolay, Allah'n verecei sevaptan bir pay vardr. Kim de, Allah' inkr eden kfirlere yardmc olur, onlarla birlikte olarak mminlere kar savaacak olursa onun da gnahtan bir pay vardr. Allah, hereye kadirdir.

Taberi diyor ki: "Bu yet-i kerime, Resulullah'a savamay ve mminleri savamaya tevik etmesini emreden yetten sonra geldii iin bu yetteki eytan ve yardm etmekten maksadn, bu savata yardm etme olduu anlalmaktadr. Bununla birlikte her hayra yardm edenin onun sevabndan bir nasip ve erre yardmc olann da onun gnahndan bir pay alacan da ifade etmektedir. yet-i kerimenin sonunda geen ve "Kadirdir" diye tercme edilen kelimesi, Abdullah b. Abbas ve Mcahid tarafndan "Hereye kadir olan" eklinde izah edilmitir. Abdullah b. Kesir tarafndan "Hereyi sevk ve idare eden" eklinde izah edilmitir. Sddi ve bn-i Zeyd tarafndan ise "Hereye kadir olan" eklinde izah edilmi Taberi de bu gr tercih etmitir. nk bu kelime Kureylilerin ivesinde bu mnda kullanlmtr. Ebu Mes'ud el-Ensri diyor ki:

"Bir adam Resulullah'a geldi ve "Benim bineim telef oldu, bineksiz kaldm. Beni savaa gtrecek bir binee bindir." dedi. Resululah ise "Bende, seni bindirecek binek yoktur." buyurdu. Oradan birisi "Ey Allah'n Resul, ben ona, binecei bir binek verecek olan gstereyim mi?" dedi. Bunun zerine Resulul-lah "Kim, bir hayr ileme yolunu gsterecek olursa ona, hayr ileyenin sevab kadar sevap vardr." buyurdu. [205]

 

86- Size selam verildii zaman siz de ondan daha gzeli ile karlk verin veya aynisiyla mukabele edin. phesiz Allah, hereyi hesap edendir.

Ey iman edenler, sizlere mrnzn uzun olmas, sa ve salim olmanz dileiyle selam verildiinde, size bu gibi dileklerde bulunanlara daha gzeliyle dileklerde bulunarak selamlarn aln veya onlarn dileklerinin aynsn ifade eden selamlarla onlann selamn aln. phesiz ki Allah, yaptnz her ameli muhafaza etmekte ve hesaplamaktadr. Herkese yaptnn karln verecektir.

MfessirIer, bu yette zikredilen "Verilen selama daha gzeliyle veya aymsyla karlk vermek"ten neyin kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Sddi, Ata, bn-i Creyc ve brahim en-Nehai'ye gre bu yette zikredilen iki trl selam alma da mminlerin verdikleri selam almakla ilgilidir. Bir mslman dier bir mslmana "Esselamaleykmu deiinde, dier msl-man, selam verenin szlerine ilavede bulunarak "Ve aleykm Selem ve Rame-tulah" diyecek olursa ite o zaman onun selamna daha gzeliyle karlk vermi olur. ayet "Esselam aleykm." diyene "Ve Aleykm Selam" veya "Esselam aleykm" diyecek olursa ite o zaman verilen selama aynsyla karlk verni olur,

b- Abdullah b. Abbas, Katade ve bn-i Zeyd'e gre bu yette zikredilen "Selam alann daha gzeliyle karlk vermesinden maksat" mslman kimsenin vermi olduu selama, daha gzeliyle karlk vermekteir. Selam verene aynsyla mukabele etmekten maksat ise, mslman olmayann vermi olduu selam aynen almaktr. Bunlara gre, selm veren, mslman olsun kfir olsun onun selamn almak gerekmektedir. Ancak mslmanm selam daha fazla hayr temennisiyle alnr. Kfirin ise verdii selam aynen iade edilir.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, bu yette zikredilen selam alma ekillerinden ikisi de mslmanlann venni olduklar selam almaya aittir. Zira, kfirlerin verdikleri selamlarn daha az temennilerle alnmasnn gerekli olduuna dair Resulullah'tan sahih haberler zikredilmitir. Bu yette ise selam verenin selamnn verilenden daha gzel veya verilenin aymsyla alnmas emredilmektedir ki, bu da selam verenin mslman olmasn gerektimektedir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki Allah tealann kitabnda emre-dildii zere selam almak farz mdr?" Cevaben denilir ki: "Evet, selef alimlerinden bir topluluk, bu grtedir. Nitekim Cabir b. Abdullh ve Hasan- Basri bunlardandr. Hasan- Basri, "Selam vermek nafile bir amel ise de onu almak farzdr." demitir.

Resulullah, mminleri, aralarnda selam yaymaya tevik etmi ve buyurmutur ki:

"Sizler iman etmedike cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedike de iman etmi olmazsnz. Size, yaptnz takdirde, birbirinizi sevmi olacanz bir eyi gstereyim mi? Aranzda selam yayn." [206]

Mslman olmayan kimselere selam verilmez. ayet onlar selam verirlerse, verilecek cevapta "Selam" kelimesi kullanlmakszn sadece "Ve aleyke" denir. Bu hususta Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

'Size ehl-i kitap selam verdiinde "Ve aleykm" deyin. [207]

 

87- O yle bir Allah'tr ki, ondan baka hibir ilah yoktur. Sizi, kyamet gnnde mutlaka toplayacaktr. Bunda asla phe yoktur. Allah'tan daha doru szl kim vardr?

Allah, kendinden baka, hakkyla ibadet edilecek hibir ilah bulunmayan-dr.O sizi, lmnzden sonra maher meydannda hesaba ekmek iin, geleceinde phe olmayan kyamet gnde mutlaka bir araya toplayacaktr. Syleyin bakalm, hangi varlk Allah'tan daha doru bir sz syleyebilir? O halde Allah'n vermi olduu haberlerin doruluundan phe etmeyin. [208]

 

88- Ne oluyor size de mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz? Halbuki Allah, yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir. Allah'n saptrd kimseyi hidayete mi erdirmek istiyorsunuz? Aliah kimi saptrrsa onun iin bir k yolu bulamazsn.

Ey mminler, size ne oluyor da, mnafklar hakknda ikiye ayrlyorsunuz? Baznz onlarn ldrlmelerini, baznz da serbest braklmalarn istiyorsunuz? Halbuki Allah, onlar, iledikleri ktlkler sebebiyle mriklerin hkmne tabi tutarak ba aa evimitir. Ey mminler, Allah'n terk ettii ve saptrd bir insan slam hidayetine kavuturmay m istiyorsunuz? Allah, kimi saptnrsa onun iin bir k yolu bulamazsnz.

Mfessirler, bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda eitli grler zikretmilerdir.

a- Zeyd b. Sabit'e gre bu yet-i kerime, sahabilerin Uhut savanda Resulullah'tan ve mslumanlardan ayrlp Medine'ye gelen ve mslmanlara "ayet biz savamay bilseydik size tabi olurduk." diyen mnafklarn dtkleri ihtilaf hakknda nazil olmutur.

Abdullah b. Yezid el-Ensari bu hususta Zeyd b. Sabit'in unlar sylediini rivayet etmitir.

"Sahabilerden bazlar Resululah ile birlikte Uhut savama gittikten sonra oradan savaa katlmadan geri dndler. te bu kimseler hakknda mslmanlar iki gruba ayrldlar. Bir ksm bunlarn ldrlmesini istiyordu. Dier bir ksm ise bunaln mmin kabul ederek "Hayr ldrlmesinler." diyorlard. te bunun zerine bu yet nazil oldu ve "Ne oluyor size de mnafklar haknda iki zmreye ayrlyorsunuz?" buyuruldu. Resulullah da yle buyurdu: "Medine pak ve temiz bir yerdir. O, atein, gmn posasn att gibi murdar olan dar

atar. [209]

b- Mcahid'e gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Mekke'den Medine'ye gelen, mslman olduklarn aklayan, daha sonra da Mekke'ye dnerek mrik olduklarn ilan eden mnafklar hakknda ihtilafa dmeleri zerine nazil olmutur.

Bu hususta Mcahid diyor ki: "Bir ksm insanlar, Mekke'den kp Medine'ye geldiler ve muhacir olduklarn iddia ettiler. Daha sonra da dinden ktlar. Resulullah'tan, Mekke'ye gidip eyalarn getirmelerine ve onlarla ticaret yapacaklarna dair izin istediler, Ve gittiler. te mminler, bu kimseler hakknda ihtilafa dtler. Bazlar, onlarn mnafk olduklarn bazlar da mmin olduklarn sylediler. Allah teala, bu yeti indirerek, onlarn mnafk olduklarn aklad ve onlarla savamay emretti.

c- Abdullah b. Abbas, Ma'mer b. Raid, Katade ve Dehhak'a gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Mekke'de mslman olduklarn aa vuran bununla birlikte, mslmanlara kar mriklere yardm eden bir ksm mnafklar hakknda ihtilafa dmeleri zerine nazil olmutur.

Bu hususta Abdullah b. Abbas'n unlar syledii rivayet edilmitir: "Mekke'de yaayan bir ksm insanlar, dilleriyle mslman olduklarn sylediler. Fakat onlar mriklere yardm ediyorlard. Onlar, baz ileri iin Mekke'den ktlar ve kendi kendilerine yle dediler: "Eer biz, Muhammedin sahabileriy-; le karlaacak olursak bize bir zararlar dokunmaz." te mminler bunlarn, Mekke'den ktklar haberini ahnea kendi aralarnda ihtilaf ettiler. Bir ksm mminler, dediler ki: "Bineklere binin ve gidin o murdarlar ldrn. nk onlar, size kar, dmanlarnza yardm ediyorlar."

Dier bir ksm mminler de bunlar hakknda yle demilerdir: "Sbha-nallah, sizler, sizin sylediklerinizi syleyen insanlar m ldreceksiniz? Onlarn, srf memleketlerini brakp hicret etmedikleri iin mi, kanlarn ve mallarn helal gryorsunuz?" te mminler bu insanlar hakknda iki gruba ayrlmlardr. Resululiah, onlarn yannda bulunduu halde o gruplardan herhangi birini grlerinden vazgeimye almamtr. te bunun zerine "Ne oluyor size de, mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz? Halbuki Allah, yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir..." yeti nazil olmutur.

d- Siiddi'ye gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Medine'de yaayan ve mnafklarndan dolay oradan ayrlmak isteyen kiiler hakknda ihtilafa dmeleri zerine nazil olmutur.

Bu hususta Esbat, Suudi'nin unlar sylediini zikretmitir: Mnafklardan bir ksm insanlar, Medine'den kmak istemilerdi. Onlar, mminlere "Biz Medine'de hasta olduk. Burann havas bize ar geldi. Bizler dalara ksak ve eski halimize geldikten sonra geri dnsek daha iyi olur. nk bizler ky halk idik." dediler ve Medine'den ayrlp gittiler.

Sahabiier bunlar hakknda ihtilafa dtler. Bazlar "Bunlar, Allah dman mnafklardr. steriz ki, Resululiah bize izin versin de onlarla savaalm." dediler. Dier bazlar ise "Bilakis bunlar, kardelerimizdir. Medine'nin havas bunlar bunaltt ve bunlar burann havasn ar buldular ve dalara kp hava almak istediler. yileince tekrar geri dneceklerdir." dediler. Bunun zerine Allah teala da buyurdu ki: "Ne oluyor size de mnafklar hakknda iki zmreye ayrlyorsunuz?"

e- bn-i Zeyd'e gre ise bu yet-i kerime, sahabilerin, Hz. Ae'ye yaplan iftira hususunda ihtilafa dmeleri hakknda nazil olmutur.

Abdullah b. bey gibi baz mnafklar, Hz. Aie aleyhine konutular. Sa'd b. Muaz gibi samimi mminler ise Abdullah'n bu davranlarndan beri olduklarm bildirmilerdir.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan gr, bu yet-i kerimenin, Resulullah'n sahbilerinin, mslman olduktan sonra dinden kan Mekkeliler hakknda ihtilaf etmeleri zerine nazil olmutur." diyen rtr. Zira bu yetten sonra gelen yette de "... Allah yolunda hicret etmedike onlardan dostlar edinmeyin..." buyrulmakta ve bu insanlarn, Medineli olmadklar, oraya henz hicret etmedikleri anlalmaktadr.

Mfessirler de bu kiilerin ya Mekke veya Medineli olduklar huusunda ittifak etmilerdir. Bunlarn Medineli olmadklar bu yetten anlaldna gre Mekkeli olduklar kesindir.

yet-i kerimenin: "Halbuki Allah, yaptklarndan dolay onlar ba aa evirmitir." cmlesinde geen ve "Ba aa evirmitir." diye tercme edilen cmlesi Ata'nn rivayetine gre Abdullah b. Abbas tara-

fndan "Al3h onlar, mriklerin hkmne drmtr. Yani kanlann ve mallarn helal klmtr." eklinde izah edilmi, Ali b. Ebi Talha'nn rivayetine gre, yine Abdullah b. Abbas tarafndan "Allah onlar yere drm" eklinde izah edilmi, Katade ve Sddi tarafndan ise "Allah onlan saptrm ve helak etmitir." eklinde izah edilmitir.

yet-i kerimenin devamnda "Allah'n saptrd kimseyi hidayete mi erdirmek istiyorsunuz?" Duyurulmaktadr. Burada hitap, mnafklar savunan mslmanlaradr. Allah teala onlara, bu gibi savunmalarndan vazgemelerini emretmitir. [210]

 

89- Onlar, kendileri gibi sizin de inkr edip onlarla bir olmanz isterdiler. Allah yolunda hicret etmedike onlardan dostlar edinmeyin. Eer bundan yz evirirlerse onlar yakalayn ve bulduunuz yerde ldrn. Onlardan ne bir dost ne de bir yardmc edinin.

u mnafklar sizin de inkr edip kendileri gibi kfir olmanz ve Allah'a ortak komakta onlarla eit hale gelmenizi isterler. O halde onlar, irk yurdundan kp slam yurduna hicret etmedike, onlardan dostlar edinmeyin. ayet Allah'a ve Resulne iman etmekten ve irk yurdunu brakp slam diyarna hicret etmekten yz evirirlerse, onlar yakalayn ve nerede bulursanz ldrn. Onlardan ne dost edinin ne de dmanlanza kar bir yardmc edinin. nk onlar kfirdir. Sizin iin ellerinden gelen ktl yapmaktan geri kalmazlar.

Allah teala, bu yet-i kerime ile, mminlerin, haklarnda ihtilaf ettikleri insanlarn, gerekten mnafk okluklarn, bu durumlarm deitirmedikleri takdirde ldrlmelerinin gerektiini beyan etmitir. [211]

 

90- Ancak aranzda anlama bulunan bir kavmrc snanlar yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savamak istedikleri iin yrekleri skntya derek s7.c gelenlerle savamayn. Allah dilcscydi onlar size musallat ederdi de sizinle savarlard. Eer onlar, sizden uzak dururlar, sizinle savamazlar ve size bar teklif ederlerse Allah size, onlarn aleyhine bir yol vermemitir.

Ancak sizinle anlamas bulunan bir toplulua gidip snan mnafklar bu hkmden mstesnadr. Sndklar topluluklara verdiiniz eman bunlar iin de geerlidir. Veya bunlar, sizinle savamaktm kandklar in yahut kendi topluluklaryla savamaktan kandklar iin yreklen skntya derek size geldikleri takdirde bunlar iin de eman vardr. Eer Allah dileseydi sizinle anlamal olanlara snanlar ve savamaktan dolay usanp skntya derek size gelenleri size satatrrd da, dmanlarnz olan mriklerle birlikte bunlar da size kar savarlard. Fakat Allah, ltfuyla onlarn errini sizden uzaklatrd. Eer onlar sizden uzak durup sizinle savamaz ve size bar teklif ederlerse, Allah size, onlarn aleyhine bir yol vermemitir. O bade byle davrananlara dokunmayn.

Rivayet ediliyor ki, Bedir ve Uhud savalarndan sonra, mslmanlarn says oalnca Resululah, Halid b . Velid'i Mdlic kabilesine gndererek onlar slama davet etmek istemitir. Bu kabilelerden olan Sraka, Peygamber efendimize gelerek yle demitir: "Ey Allah'n Resul, kavmime adam gndereceini rendim. Onlara dokunmaman arzu etli yorum. ayet, senin kavmin olan Kureyliler mslman olurlarsa onlarda slama .girerler. ayet kavmim mslman olmazsa onlara dmanlk beslerler." Bunun zerine Resululah, Halici b. Velid'e "Bununla beraber git ve islediini yap." buyurdu Halid b. Velid gi-ti ve Mdlic kabilesiyle Resulullah'n aleyhinde bulunmayacaklarna, Kureyliler mslman olursa onlarn da mslman olacaklarna dair bir anlama yapt.

te yet-i kerime iki snf insann ldirlmemesini bildirmektedir ki bunlarn birisi, kendisiyle sulh anlamas yaplan bu Mdlic kabilesine katlan ve onlarn anlamasndan istifade edenlerdir. Dieri de Abbas gibi Bedir-sava-nda msimanlarla savamak istemedikleri hakle kabilelerinin basksyla gelip savaa katlanlardr. Ancak miifessirier bu ve bundan sonra gelen yet-i kerimenin, Tevbe suresinin beinci yetiyle neshcdildi^ini, bu itibarla mnafklar, mslmanlardan uzak dursalar, onlarla savamasalar ve onlara ban teklifinde bulunsalar bile, mriklie devam ettikleri ve mslman olmadklar mddete onlarla savalacan sylemilerdir.

Nitekim krime, Hasan- Basri, Katade ve bn-i Zeyd bu yet-i kerimenin ve benzeri yetlerin, Tevbe suresinin beinci yetiyle neshedildiini sylemilerdir.

Bu hususta krime ve Hasan- Basri'nin mrikler hakknda u drt yetin Tevbe suresinin beinci yetiyle neshedildiini syledikleri rivayet edilmitir. Neshedilen bu yetler de unlardr; "Ancak aranzda anlama bulunan bir kavme snanlar yahut ne sizinle ne de kavimleriyle savamak istemedikleri in yrekleri skntya derek size gelenlerle savamayn. Allah dileseydi, onlar size musallat ederdi de sizinle savarlard. Eer onlar sizden uzak dururlar, sizinle savamazlar ve size bar teklif ederlerse, Allah size onlarn aleyhine bir yol vermemitir." "Onlardan dier bir ksmn da hem sizden hem kendi kavimlerinden emin olmak ister bulacaksnz. Fakat her fitneye dndrmlerinde onun iine tepetakla dalarlar. ayet onlar, sizden uzaklamaz, size bar teklif etmez ve ellerini sizden ekmezlerse, onlar yakalayn ve onlan bulduunuz yerde ldrn. te bunlarn aleyhine size apak bir ferman verdik. [212]Allah, din hususunda sizinle savamayan ve sizi yurdunuzdan karmayan kimselere iyilik yapmanz ve onlara dil davranmanz yasaklamaz. phesiz Allah, adaletli davrananlar sever." "Allah, ancak sizinle din hususunda savaanlar, sizi yurtlarnzdan karanlar ve karlmanza yardm edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlar dost edinirse, ite onlar, zalimlerdir. [213]

Bu yetleri nesneden yet ise udur; "Mukaddes olan haram aylar knca, mrikleri nerede bulursanz ldrn. Onlar yakalayn ember iine aln. Her gzetilecek yerden onlan gzetleyin. Eer tevbe ederler, namaz klp zekat verirlerse, artk yollarn serbest brakn. phesiz ki Allah, ok balayandr, ok merhamet edendir. [214]

 

91- Onlardan dier bir ksmn da hem sizden hem kendi kavimlerinden emin olmak ister bulacaksnz. Fakat her fitneye dndrllcrindc onun iine tepe takla dalarlar. ayet onlar, sizden uzaklamaz, size bar teklif etmez ve ellerini sizden ekmezlerse, onlar yakalayn ve onlar bulduunuz yerde ldrn. te bunlarn aleyhine size apak br ferman verdik.

Mnafklardan dier bir gruh da, kfir olduklar halde size kar canla-nn ve mallarn emniyete almak iin msiman olduklarn aa vururlar. Kendi toplumlarna kar kendilerini emniyete almak iin de onlarn taptklar batl eylere taparlar. te bunlar, topluluklar tarafndan Allah'a ortak koma fitnesine her davet edildiklerinde ba aa dnerler. irkin iine gmlrler. ayet bunlar, sizden uzak durmaz, sizinle bara girimez ve sizinle savamaktan ellerini ekmezlerse onlar yakalayn ve bklnz yerde ldrn. te bunlarn aleyhine savamak iin size apak bir yetki verdik.

Mfessirler, bu yette zikredilen insanlardan kimlerin kasdediklii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Mcahid ve Abdullah b. Abbas'a gre bu yette zikredilen insanlar Mekke halkndan, msiman olmadklar hakle canlarn, mallarn ve soylarn gven altna almak iin msiman olduklarn syleyen mnafklardr. Bunlar, Allah'a ortak komaya davet edildiklerinde, slamdan kp hemen mrik olduklarn ilan ediyorlard. Bylece mrikler nezdinde de canlarn ve mallarn emniyet altna alyorlard. te yet-i kerime bunlar vasflandrmaktadr.

b- Katade'ye gre ise burada zikredilen insanlardan maksat, hem Resulul-.lah'n ve sahabilerinin nezdinde hem de mriklerin nezdinde, gvende olmak iin Resulullah'tan em an .isteyen, Tihamede yaayan mriklerdir.

c- Sddi'ye gre ise bu ytte sfatlan zikredilen insanlardan maksat, Nu-aym b. Mes'ud el-Ecai'dir. Bu kii, Resul ul I ah ile mrikler arasnda sz gtrp getirerek her iki topluluk nezdinde de kendisini gven altna almaya alyordu. [215]

 

92- Hata dnda bir mmin dier bir mnini ldremez. Kim bir mnni hata ile ldrrse, bir mmin kle azad etmesi bir de lnn ailesi ne diyet teslim etmesi gerekir. Ancak, lnn ailesinin balamas mstes nadir. Eer len, size dman olan birkavimden olur da mnin olursa, ldrenin sadece mmin bir kle azad etmesi gerekir. Eer len sizinle aralarnda anlama olan bir kavimden ise, ldrenin, lenin ailesine diyet teslim etmesi ve bir mmin kle azad etmesi gerekir. Bunu bulamayan kimsenin, Allah tarafndan tevbesinin kabul iin arka arkaya iki ay oru tutmas gerekir. Allah, hereyi ok yi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Bu yet-i kerimede Allah teala, bir mminin dier bir mmin kardeinin canna hata dnda kasdedemeyeceini beyan ediyor. Ve bir mminin, bakasn hata ile ldrmesi halinde, ldrenin, yapt hatann cezasnn ne olacan beyan ediyor.

Bir mmin hata ile baka bir mmini ldrrse, ldren kiinin, ceza olarak mmin bir kle azad etmesi bir de lenin ailesine diyet vermesi gerekir. Bu diyeti sadece ldren deil, ldrenin baba tarafndan olan akrabalar da stlenir. Bu akrabalara "Asabe" denir. denecek diyetin miktar yz deve veya bin altn dinar yahut on bin gm dirhemdir. ayet ldrlenin akrabalar, diyeti almaktan vazgeerse, ldrenin bu diyeti deme ykmll der. ayet bir mmin, mriklerle beraber bulunan bir mmini ldrecek olursa, bu takdirde ldrenin cezas sadece mmin bir kle azad etmektir. Burada ldrlenin ailesine diyet denmez. nk onlar, mslmanlarla savaan Allah dmanlarnn iinde bulunmaktadrlar. Onlara diyet verildii takdirde dolayl yolla ilerinde yaadklar mrik topluluk glendirilmi olur. ayet bir mmin, mslmanlar-la anlamas bulunan topluluktan birisini veya zmmi statsnde bulunan bir kimseyi ldrrse, ldrenin, lenin ailesine diyet vermesi ve bir mmin kle -a azad etmesi gerekir. Azad edecek mmin bir kle bulamayan kimsenin, Allah tarafndan tevbesinin kabul iin arka arkaya iki ay oru tutmas gerekir. Allah, hereyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Mfessirler, bu yet-i kerimenin kimin hakknda nazil olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Mcahid, krime ve Sddi'ye gre bu yet-i kerime, Manzum kabilesinden olan Ayya, b. Ebi Rebia hakknda nazil olmutur. Zira o.mslman olduunu bilmedii bir kimseyi ldrmt.

Bu hususta Sddi diyor ki: "Bu yet-i kerime, Ayya b. Ebi Rebia hakknda nzii olmutur. Ayya, Ebu Cehil'in anne bir kardeiydi. O, mslman olmutu. Resulullah hicret etmeden nce muhacirlerle birlikte hicret etmiti. Ebu Cehil, Haris b. Hiam ve mir oullarndan bir kii Medine'ye Aya'n yayna geldiler. Ayya, kardeleri arasnda en ok sevileni idi. Onlar, Ayya'a konutular. Ve dediler ki: "Annen seni grmedike herhangi bir evin glgesi altna girmeyeceine dair yemin etti. u anda gnein altnda yayor. Gel seni grsn. Sonra geri dnersin." Bunlar, Ayya'a tekrar Medine'ye dnmesine engel olmayacaklarna dair Allah'a yemin edip, sz verdiler. Baz arkadalar, Ayya'a iyi bir deve verdiler, ve dediler ki: "Bunlardan korkacak olursan deveden inme." Fakat onlar, Medine'den knca Ayya' tutup baladlar. mir oullarndan olan kii Ayya' dvd. O da bu kiiyi ldreceine dair yemin etti. Ayya Mekke'nin fethine kadar hapishanede kald. Fetih gn hapisten knca mir oullarndan kendisini dven adamla karlat. O adam mslman olmutu. Fakat Ayya bunu bilmiyordu. Adam tutup dvd sonra da ldrd. te bunun zerine bu yet nazil oldu.

b- bn-i Zeyd'e gre ise bu yet, Ebudderda'nn ldrd bir kii hakknda nazil olmutur. Bu hususta bn-i Zeyd diyor ki: "Ebudderda bir mfezede bulunuyordu. Bir ihtiiyac iin mfrezeden ayrlp bir vadiye gitti. Orada koyun-laryla birlikte bir adam grd. Klcn ekip adamn zerine yrd, adam da "L.ailahe llallah" dedi. Buna ramen Ebudderda onun boynunu vurdu. Koyunlarn alp arkadalarnn yanna geldi. Fakat yapt iten huzursuz oldu. Bu sebeple Resulullah'n yanna geldi ve olay Resulullah'a anlatt. Resulullah da: "Kalbini varsaydn ya." dedi. Ebudderda "Kalbini varsaydm ne bulacaktm ki ey Allah'n Resul, onun kalbinde kan ve sudan baka ne olubilirdi?" dedi. Resulullah da "O sana diliyle mslmon olduunu syledi, fakat sen ona inanmadn." dedi. Ebudderde, "Ey Allah'n Resul, benim halim ne olacak?" dedi. Resulullah da: "Lailahe ilailah'n hali ne olacak?" dedi. Ebudderda yine: "Ey Allah'n Resul, benim halim ne olacak?" eledi. Resulullah da tekrar "Lailahe ilailah'n hali ne olacak?" diye cevap verdi. Ebudderda diyor ki: "te o anda istedim ki, yeni mslman olmu olsaydm." te bu hususta "Hata dnda bir mmin dier bir mmini ldremez." yeti indi.

Taberi diyor ki: "Allah teala bu yet-i kerimede, genel olarak bir mmini hata ile ldren kimsenin keffaret ve diyetle ykml olduunu beyan etmitir. Bu itibarla yetin, Ayya b; Ebi Rebia ile ldrd kimse hakknda inmi olmas da mmkndr. Kimin hakknda inmi olursa olsun Allah teala bu yette, bizim zikrettiimiz bu hkm beyan etmitir. Mmin kullan bunu anlamlardr. yetin kimin hakknda indiini bilmemelerinin onlara herhangi bir zarar yoktur.

yet-i kerimede bir mmin kardeini hata ile ldren kimsenin keffaret olarak mmin bir kle azad etmekle ykml olduu beyan edilmektedir.

Mfessirler burada zikredilen mmin klenin, erginlik ama geldikten sonra kendi iradesiyle mslman olan kle mi yoksa mslman ana baba kleden doan kk kle mi olduu hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, a'bi, brahim en-Nehai, Hasan- Basr ve Kata-de'ye gre burada zikredilen mmin kleden maksat, erginlik ana geldikten sonra kendi iradesiyle mslman olan, namaz klan ve oru tutan kledir. Bunlara gre bir mmini hata ile ldren kimsenin keffaret olarak, erginlik ana gelmi olan kk bir kleyi azad etmesi yeterli deildir. ocuun anne ve babas mslman olsalar da durum ayndr.

b- Ata'ya gre ise burada zikredilen mmin kle, erginlik ana gelmi olan mmin kle de olabilir, henz erginlik ana gelmemi fakat mslman anne ve baba kleden domu kk bir kle de olabilir.

Taberi diyor ki:"Hata ile ldrme keffaretinde, yeterli olacak mmin kleden maksat, erginlik ana geldikten sonra kendi iradesiyle mslman olmu kle ve mslman anne ve babadan doan kk yataki kledir. Bu sfatlar ta-iyan, kk yataki bir klenin de yeterli olacann delili, btn limlerin byle bir klenin miras hkmleri, cenaze namaznn klnmas, evlenmesi, cezalandrlmas ve haklarnn korunmas bakmndan, mslman saylacana dair ittifak etmeleridir. Madem ki mslman anne ve babadan doan kk ocuk, dier slami hkmlerde mmin olarak kabul edilmitir o halde hata ile adam ldrme keffaretinde de mmin kle saylmas gerekir.

yet-i kerimede: "Eer len size dman olan bir kavimden olursa ldrenin, sadece mimn bir kle azad etmesi gerekir?" buyurulmaktadr.

a- krime, Abdullah b. Abbas, Sddi, Katade, brahim en-Nehai ve bn-i Zeyd'e gre, yetin bu blm unu ifade etmektedir: "Eer hata ile ldrlen mmin kimse, kfir bir kavimden ise onun kavmine diyet denmez. Katilin sadece mmin bir kle azad etmesi gerekir. Bunlara gre bu durum, Darl Harp'te yaayan insanlar iin geerlidir. Yani, Darl Harp'te yaayan bir mmin, hata ile yine orada yaayan baka bir mmini ldrecek olursa ve hata ile ldrd kiinin kavmi de kfir ise onlara diyet verilmez.

b- Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir gre gre, yetin bu blmnde zikredilen bu durum mslman olarak, slam lkesine gelen sonra da Darl Harbe giden slam ordusu Darl Harbin zerine yrdnde kfir olan kavmi kap kendisi kamayarak yerinde kalan ve mslman ordusu tarafndan, kfir olduu zannedilerek ldrlen mslman kimse iin sz konusudur. te byle bir durumda ldrlen mslmann, kfir olan ailesine diyet denmez.

yet-i kerimenin devamnda: "Eer len sizinle aralarnda antlamas olan bir kavimden ise, ldrenin, lenin ailesine diyet teslim etmesi ve bir mmin kle azad etmesi gerekir." buyurulmaktadr.

Mfessirrler burada, hata ile ldrlm olaca zikredilen kiiden mslman m yoksa kfir mi kasdedildii hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas-Zhri, a'bi, brahim en-Nehai, Katade ve bn-i Zeyd'e gre, yetin bu blm nde, ldrlm olaca zikredilen kimseden maksat, kfir olan kimsedir. Bu grte olan limlere gre bir mmin kendileriyle anlama yaplm olan kfir bir kavimden bir kfir kiiyi, hata ile ldrecek olursa, o mminin hem anlamal olan kavme ldrlen kiinin diyetini demesi hem de mmin bir kle azad etmesi, bu mmkn deilse iki ay pepee oru tutma keffaretini yerine getirmesi gerekir.

Grld gibi bu grte olanlara gre antlama ile mslmanlann himayesinde olan gayr-i mslim zimmilerin diyetleri, mslmanlann diyeti gibidir.

b- brahim en-Nehai ve Cabir b. Zeyd'e gre ise yetin bu blmnde zikkredilen kiiden maksat, mmin olan kiidir. Bunlara gre, yetin bu blmnn mns yledir: "ayet hata ile ldrlen mmin kimse, kfir bir kavimden ise ve o kavim de sizinle anlamal ise hata ile ldrlen mminin, kfir olan ailesine diyet verilmesi bir de mmin bir klenin azad edilmesi gerekir.

Taberi, yette ldrlen kiinin mmin olma sfat zikredilmediinden bu kiinin, mmin bir kimse olduunu sylemenin sabetli olmadn bu itibarla birinci grn tercihe ayan olduunu, msimanlarla antlamah olan kavimden kfir bir kimsenin ldrlmesi halinde bile o kavme, ldrlenin diyetinin deneceini sylemitir.

yette zikredilen "Hata"dan neyin kasdedildii, ibrahim en-Nehai tarafndan yle izah edilmitir: Hata ile ldnnek, bir eyi atarken istemediin halde bir insana isabet ettirmendir. te hata budur. Bunun diyeti, ldrenin babas tarafndan olan erkek akrabalarna aittir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Bu yette bir mslmann veya antlamah bir gyar-i mslimin, zmmi veya muahedeli kimsenin ldrlmesi halinde denmesinin gerekli olduu zikredilen diyet ne demektir?" Cevaben denilir ki: "Bir kiiyi hata ile ldrenin demesi gereken diyet, hata ile ldrlen kiinin mslman veya antlamah gayr-i mslim olmas halinde farkldr. Keza ldrenin, babas tarafndan olan erkek akrabalarnn deve veya altn yahut gmle muamele yapmalar durumunda da diyetin cinsi farkldr. Buna gre:

1- ldrlen kimse mslman ise ldrenin ailesine baklr: a- ldrenin kiiesi (babas tarafndan olan erkek akrabalar) deve ile muamele yapyorsa (bu gibi muamelelerde deveyi l alyorsa) ldrenin ailesinin, ldrlenin miraslarna yz deve demesi gerekir. Ancak bu develerin kaar yalarnda olmalar hususunda gr zikredilmitir.

aa- Hz. Ali'ye gre denecek yz deve, yalarna gre drde ayrlr. Bunlardan yirmi bei "Bint-i Mehad" iki yana girmi dii deve, yinni bei "Bint-i Lebun" yama girmi dii deve, yinni bei "Hikka" Drt yama girmi dii deve yinni bei de "Cezeatn" Be yana girmi dii devedir.

bb- Abdullah b. Mes'ud'a gre ise denecek yz deve, ya ve cinslerine gre bee ayrlr. Bunlardan yinnisi iki yana girmi dii deve, yirmisi yana ginni dii deve, yirmisi yana girmi erkek deve, yirmisi drt yana grmi dii deve, yirmisi de be yana girmi dii devedir. Bu hususta Abdullah b. Mes'ud Resulullah'n, hata ile ldrlen kimsenin diyetini be ksm deveye ayrdn rivayet etmitir.

cc- Zeyd b. Sabit'e gre de denecek bu develer, yalanna ve cinslerine gre drt ksma ayrlrlar. Bunlardan yinnisi iki yana grimi dii deve, yinnisi yana ginni erkek deve, otuzu yana ginni dii deve, otuzu da drt yama ginni dii devedir.

Taberi diyor ki: "Hata ile adam ldren kimsenin, deve ile muamele yapmas halinde diyet olarak denecek develerin yz deve olduu hakknda ittifak edilmi fakat bunlarn yalan hakknda ihtilaf edilmitir. Ancak limlerin hepsi bu develerin belli bir yatan daha aa ve daha yukar olmayaca hususunda ittifak etmilerdir. Bu sebeble hata ile adam ldren kimsenin, yukarda zikredi-1

Taberi Tefsiri C. III, Forma: 5

len klardan herhangi birini seerek diyetini demesi caizdir. Zira ne Allah tea-la ne de Resuiullah, bu develerin belli yalarda olmalarm tayin etmilerdir. Bu itibarla diyet deyecek kimsenin, her iki taraf iin de faydal olacak kk seme hakk vardr.

b- ldrenin kilesi (baba tarafndan olan erkek akrabalar) altn ile muamele yapyorsa, ldrenin kilesi, lenin miraslarna bin dinar altn vermesi gerekir. limlerin ounluu bu grtedir. Ancak baz limler, bin dinar altnn, Hz. mer'in altnla muamele yapan insanlara, yz devenin deeri olarak takdir ettiini bu itibarla her zaman yz devenin deeri takdir edilerek altna e-virilmesi icabettiini syelmilerdir. Bu gr Mekhul'den nakledilmitir. Mek-hul demitir ki: "Diyet ykselip dyordu. Resuiullah vefat ettiinde diyet sekiz yz dinar idi. Resululah'tan sonra mer, hakszlktan korktu ve idyeti on iki bin dirheme veya bin dinara kard. Ancak diyetin her zaman bin dinar altn olacan syleyen limler bu hkmn Resuiullah tarafndan konulduunu sylemilerdir. Taberi de bu gr tercih etmitir. Zira develerin fiyat ok deiir. Bylece diyetin miktarnda bariz farklar meydana gelebilir.

c- ldrenin kilesi (baba tarafndan olan erkek akrabalar) gm ile muamele yapyorlarsa:

aa- Baz limlere gre bu kilenin on iki bin dirhem gm demesi gerekir.

bb- Dier baz limlere gre ise bunlarn on bin dirhem gm demesi gerekir.

2- ldrlen kimse muahedeli bir gayr-i mslim ise (zmmi veya kendisiyle ban antlamas yaplan bir kavimden ise) buna denecek diyetin miktar hususunda gr zikredilmitir.

a- Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Abdullah b. Mes'ud, brahim en-Nehai, a'bi, Mcahid, Ata ve Hasan- Basri'den nakledilen bir gre gre byle bir gayr-i mslmin diyeti ile mslmann diyeti ayndr. Bunlara gre mslman-lara cizye vererek canlarn ve mallann emniyet altna alan, Yahudi, Hristiyan veya Mecusilerden bir kii bir mslman tarafndan hata ile ldrlecek olursa ldrlenin ailesine yz deve veya bin dinar altn yahut on bin dirhem gm denir.

b- Hz, mer'den ve mer b. Abdlaziz'den nakledilen dier bir gre gre ise byle bir gayr-i mslimin diyeti, mslmann diyetinin yarsdr.

c- Yine Hz. mer ve Sleyman b. Yesar'dan nakledilen dier bir gre gre byle olan bir gayr-i mslimin diyeti, mslmann diyetinin te biridir. Nitekim Merv ehrinin kads olan Ebu Osman, Hz. mer'in, Yahudi ve Hristiyanlarn diyetlerinin drt bin dinar olduuna hkm verdiini sylemitir.

yet-i kerimede 'Bunu blamayan kimsenin Allah tarafndan tevbesinin kabul iin arka arkaya iki ay oru tutmas gerekir." bu vurulmaktadr.

Burada, bulunmayaca zikredilen eyden maksadn, azad edilecek kle mi yoksa verilecek diyet mi yahut her ikisi de mi olduu hususunda iki gr zikredilmitir.

a- Mcahid'e gre.burada, bulunamayaca bahsedilen eyden maksat azad edilecek olan kledir. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir: "Kim de hata ile ldrd kimsenin keffareti olarak azad edecei mmin bir kle bulamayacak olursa onun, bu keffaretin yerine iki ay pepee oru tutmas gerekir.

b- Mesruk'a gre ise burada, bulunamayaca zikredilen eyden maksat hem diyet paras hem de kledir. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir; "Hata ile birini ldren kimsenin verecei diyet paras ve azad edecek mmin bir kleyi bulamamas halinde onun iki ay pe pee oru tutmas gerekir."

Taberi birinci grn tercihe ayan olduunu sylemi, bulunamayaca zikredilen eyden maksadn, azad edilecek mmin bir kle olduunu sylemitir. Zira hata ile ldrlenin, diyeti ahsen bulup bulamamas sz konusu deildir k diyeti bulamad takdirde iki ay pepee oru tutmu olsun. O kimse ahsen mmin bir kle azad etmekle ykmldr. te onu bulamad takdirde keffaret olarak oru tutar. [216]

 

93- Kim bir mmini kasdcn ldrrse onun cezas cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktr. Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap hazrlamtr.

Haksz yere adam ldrmenin haram olduunu beyan eden yet-i kerime ve hadis-i erifler pek oktur. Baz yetlerde adam ldrmeme emri, Allah'a ortak komama emriyle beraber zikredilmitir. Nitekim Allah teala dier bir yette yle buyuruyor:"... Allah'a hibir eyi ortak komayn, ana babaya iyilik yapn. Fakirlikten dolay ocuklarnz ldrmeyin. Sizi de onlar da biz nzk-landrmz. Hayaszlklarn ana da gizlisine de yaklamayn. Allah'n, ldrlmesini haram kld cana, hakl bir sebep olmadka asla kymayn. Allah, aklnz kullarlasnz diye size bunlar emretti. [217] "Onlar, Allah'n yannda bir bakasn ilah edinip ona kullak etmezler. lm hak edenler dnda, Allah'n haram kld cana kymazlar. Zina etmezler. Kim de bunlar yaparsa iledii gnahn cezasn grr. [218]

Bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v.) de yle buyuruyor:

"Kyamet gnnde insanlar arasnda grlecek ilk hesap, (haksz yere dklecek) kan hususundadr. [219]

"Allah katnda, dnyann yklp gitmesi, mlman bir kiinin ldrlmesinden daha hafiftir. [220]

Mfesirler, yet-i kerimede zikredilen ve yaplmas halinde onu yapann ebedi olarak cehennemde kalaca bildirilen kastl ldrmeden neyin kasdedil-dii hususunda farkl grler zikretmilerdir.

a- At, Said b. el-Mseyyeb, brahim en-Nehai, Tavus ve Haris'e gre, kastl bir ekilde ldrmekten maksat, kiiye kesici veya yaralayc yahut kopana ve paralayc bir demirle, flklrnceye kadar vurmaktr. Bunlara gre herhangi bir denekle veya kam ile yahut ta ile dvlme neticesinde ldrlen bir kimse kastl bir ekilde ldrlm saylmaz. nk bu hususta Numan b. Beir, Resuiullah'in yle buyurduunu rivayet etmitir.

"Her eyin hatas vardr, kl hari. Her hatann ise bir diyeti vardr. [221]

b- Ubeyd b. Umeyr ve brahim en-Nehai'ye gre ise, kiinin genellikle ldrc olan herhangi bir letle ve ldrme kastyla birine vurup ldrmesi, onu kasden ldrmektir. Mesela bir kii dier bir insan, lnceye kadar denekle dvecek olursa veya iple boazn skarak ldrecek olursa o kimse o kiiyi kasden ldrm olur ve ldren katile ksas uygulanr.

Bunlarn delilleri ise Enes b. Malik'in rivayet ettii u hadis-i eriftir. Enes diyor ki:

"Bir Yahudi bir cariyeyi, gmten yaplm ss eyalarm elinden almak iin, ban tala ezerek ldrd. Cariyenin daha can kmadan Resulullah'a getirildi. Resulullah ona: "Seni filan m ldrd?" (Yani seni bu lm haline getirinceye kadar dvd?) dedi. Cariye bayla iaret ederek "Hayr" dedi.. Resulullah baka birini sordu. Cariye yine bayla "Hayr." Resulullah nc bir kimseyi sordu. Cariye bayla iaret ederek "Evet" dedi. Bunun zerine Resulullah, o adamn da ban iki ta arasnda ezerek ldrd[222] (Yani o ekilde ldrlmesini emretti ve ldrld.)

Grld gibi Resulullah', cariyeyi tala ldren Yahudiye ksas uygulam ve onu ta ile ldrtmtr. Resulullah, ldrme aleti demir olmad halde ldrmeyi kastla yaplan bir fiil olarak kabul etmi ve ksas uygulamtr. Bundan da anlalmaktadr ki kiinin, genellikle ldrc olan herhangi bir letle ve ldrmek kasdyla birine vurup ldrmesi, onu kasden ldrmedir.

Taberi bu ikinci grn tercihe ayan olduun zira Resulullah'n hadsnin bunu ispatladn sylemitir.

yet-i kerimede geen "Onun cezas cehennemdir, orada ebedi olarak kalacaktr." ifadesi mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir.

a- Ebu Miclez ve Ebu Salih bu ifadeyi u ekilde izah etmilerdir. "Eer Allah, onu cezalandrmay dileyecek olursa onun cezas cehennemdir. Allah dilerse onu affedebilir de."

Grld gibi bunlara gre kastl olarak bir mmini ldrenin byk gnah ilemesine ramen affedilmesi muhtemeldir.

b- krime ve bn-i Creyc'e gre de bu ifadenin izah yledir: "Kim kastl bir ekilde ve ldrlmesini helal sayarak bir mmini ldrecek olursa ite onun cezas cehennemdir ve o orada ebedi olarak kalacaktr.

Grld gibi bu izaha gre kastl olarak bir mmini ldrenin, ebedi olarak cehennemde kalmas sz konusu deildir. Fakat ldren kii bu ldrmenin helal olduuna inanrsa, haram helal sayd iin dinden kar ve bu sebeple de ebedi olarak cehennemde kalmay hak etmi olur.

c- Mcahid'e gre ise bu ifadenin mns udur: "Kim kastl olarak bir mmini ldrecek olursa onun cezas cehennemdir. O orada devaml olarak ka-. lacaktr. Ancak tevbe etme durumu mstesnadr.

Grld gibi bu izaha gre tevbe edenin affedilecei mit edilmektedir.

d- Abdullah b. Abbas'tan nakledilen baka bir gre gre ise bu ifadeden maksat, "Kim bir mmini kastl olarak ldrecek olursa onun cezas cehennemdir. O orada ebedi olarak kalacaktr. Tevbe etse de tevbesi kabul edilmeyecektir." demektir.

Grld gibi bu grte olanlara gre bir mmini kasden ldren, bu gnahndan tevbe etse dahi ebedi olara cehennemde kalacaktr. Bu grte olan limlere gre Furkan suresinin altm sekiz altm dokuz ve yetmiinci yetleri bu yetten sonra inmilerdir. Bu itibarla onlarda zikredilen, bir mmini kasden ldrenin tevbe edip salih ameller iledii takdirde affedilecei hkm bu yet-i kerimeyi meshetmemitir.

Bu hususta Salim b. Ebil Ca'd diyor ki: "Biz, Abdullah b. Abbas, gzlerini kaybettikten sonra yannda bkmyorduk. Ona bir adam geldi ve "Ey Abdullah b. Abbas, bir mmini kasden ldren kii hakknda grn nedir?" diye sordu. Abdullah b. Abbas da dedi ki: "Onun cezas cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktr. Allah ona gazap ve lanet etmi ve onun iin byk bir azap hazrlamtr. Adam da; Ne dersin o tevbe etse, imannda samimi olsa, salih amel ilese ve hidayete kavusa da m?" diye sordu. Abdullah b. Abbas ise: "Vay annesi kaybedesi, ona tevbe nereden, hidayet nereden? Ruhum, kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki Peygamberinizin yle buyurduunu iittim: "Vay annesi kaybedesi, o yle bir kiidir ki, kastl olarak birini ldrmtr. ldrd kimse kyamet gnnde ldrenin kakllerinden yakalam bir ekilde tutup getirir. Onun kendi ba elindedir. Damarlarndan kan fkrmaktadr. ldrlen kii der ki: "Ey Rabbim, ite beni ldren budur." "Onu ara kadar ekip gtrr." Abdullah b. Abbas, szlerine devamla diyor ki: "Abdullah'n ruhu kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki bu yet indi ve Peygamberinizin ruhu alnp hirete intikal etmesine kadar bu yeti nesneden herhangi bir yet inmedi. [223]

Abdullah b. Abbas demitir ki: "Bir adam mslman olur, slamn hkmlerini ve emirlerini renir sonra da bir mmini kasten ldrecek olursa artk onun tevbesi kabul edilmez." Daha nce Furkan sresindeki, "Onlar Allah'n yannda bir bakasn ilah edinip ona kulluk etmezler. lm hak edenler dnda Allahn haram kld cana kymazlar. Zina etmezler. Kim de bunlar yaparsa, iledii gnahn cezasn grr.." Kiyamet gn azab kat kat olur. O korkun azabn iinde hor ve hakir bir halde ebediyyen kalr. [224]yetleri nazil olunca Mekke halkndan mrik olanlar dediler ki: "Biz Allah'a ortak kotuk. Allah'n, ldrlmesini haram kld kimseleri haksz yere ldrdk, fuhu iledik. Artk islam bize fayda vermez." te bunun zerine: "Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amel ileyen bunun dndadr. te Allah onlarn ktlklerini iyiliklere evirir. Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir." [225] yeti nazil oldu.

Abdulah b. Abbas, Furkan sresindeki bu yetlerin imandan mit kesen mrikler hakknda nazil olduunu, bahse konu olan yetin ise bunlardan sonra indiini ve bir mmini kasten ldren mminin hkmn beyan ettiini ve mensuh olduunu sylemitir.

Abdullah b. Mes'ud ve Zeyd b. Sabit'in de bu yetin neshedilmediini syledikleri rivayet edilmitir.

Taberi diyor ki "Bu hususta doru olan gr, yetin mnsnn yle olduunu syleyen grtr. "Kim kastl olarak bir mmini ldrecek olursa ve Allah da onu cezalandracak olursa onun cezas cehennemdir. O orada ebedi olarak kalmaya layktr. Fakat Allah, mminlere ltufta bulunarak onlar affeder, onlar orada ebedi olarak brakmaz. Onlar ya ltfuyla affedip hi cehenneme sokmaz yahut da oraya koyar sonra da ltf ve merhametiyle cehennemden karr. Zira o, mmin kullarna yle vaad etmitir. "Ey Muhammed, kullanma deki: "Ey kendi aleyhlerine haddi aan kullann, Allah'n rahmetinden midinizi kesmeyin. phesiz ki Allah btn gnahlar balar. Muhakkak ki o, ok affeden ve ok merhamet edendir. [226]

Taberi diyor ki: "Eer denilecek okusa ki "Kastl olarak bir mmini ldren kii, bu yette zikredilen btn gnahlarn affedilmesi vaadine dahil ise Allah'a ortak koan da bu vaade dahildir. Zira, Allah'a ortak komak da bir gnahtr." Buna cevaben denilir ki: "Allah teala, kendisine ortak koan affetmeyeceini u yetle aka beyan etmitir. "phesiz ki Allah, kendisine ortak koulmasn affetmez. Bunun dnda diledii kimseyi affeder. Kim Allah'a ortak koarsa phesiz byk bir gnah ile iftira etmi olur. [227]

 

94- Ey iman edenler, Allah yolunda cihada tnz zaman iyice aratrn. Size selam verene, dnya hayatnn menfaatini gzeterek "Sen mmin deilsin." demeyin. Allah katnda ok ganimetler vardr. Daha nce siz de yleydiniz. Allah, size tufta bulundu. O halde iyice araitrn. phesiz ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr.

Ey Allah'a iman eden ve ondan getirdii eyler hususunda Peygamberini tasdik edenler, dmanlarnzla savamak zere, Allah yolunda sefere ktnz zaman dmanlarnzdan, ldrlmesi caiz olup olmayanlar iyice aratrn. Acele edip de kim oludunu tesbit edemediiniz kiileri ldrmeyin. Ancak, Allah'a ve Peygamberine kar kesin olarak sava atm bildiiniz kimseleri ldrn. Size teslim olan ve size kar savamadn aklayan ve sizin dininizden olduunu beyan eden bir kimseye "Sen mmin deilsin." deyip srf dnya menfaatini elde etmek iin onu ldrmeyin. Zira Allah katndaki nimetler, o ldrlen kiiden elde edeceiniz ganimetlerden pek oktur. Ve sizin iin de daha hayrldr. Sizler de, Allah'n sizi dini ile aziz klp mslman yapmasndan nce sizin, ldrmeye teebbs ettiiniz o teslim olan kimseler gibiydiniz. imdi dininiz olan slam onlar gibi gizliyordunuz. Allah size dini aziz klarak ve taraftarlarn oaltarak tufta bulundu. O halde kfir olup olmadn kesin olarak bilmediiniz kiileri ldrmede acele etmeyin. yice aratrn. Ola ki, Allah o kimseye size ltfettii gibi, slam ltfetmitir. phesiz ki Allah, dmanlarnzdan kimi ldrdnz, kimden el ektiinizi ve dier btn ilerinizi bilir. Kyamet gnnde herkese, yaptn karluni vermek iin sizin de onlarn da amellerinizi muhafaza ettirir.

Mfessirler bu yet-i kerimenin Resuluilah'm gnderdii bir mfrezenin mslman olduu veya kelime-i ehadet gelinlii yahut elindeki koyunlarn ve mallarn teslim etii halde bir kiiyi ldrmeleri zerine nazil oludunu sylemilerdir.

Taberi, mslman olduunu beyan ettii halde ldrlen bu kiinin ve bunu ldrenin kimler olduklar hususunda eitli rivayetler zikretmitir.

a- Abdullah b. mer, Abdullah b. Ebi Hardet, Abdullah b. Abbas, Urve b. Zbeyr ve dier bir ksm limlerden rivayet edilen bir gre gre bu yetin nzul sebebi olan olay, Muhalllim b. Cessamc'nin mir b. el-Edbad el-Ecai'yi ldtmesidir. Bu hususta Abdullah b. Ebi Hadret diyor ki: "Resulullah bizi, mslmanlardan bir grup olarak "dam" denen yere gnderdi. imizde, Ebu Katade ve Muhallim b. Cessame b. Kays da bulunuyordu. Biz yola ktk. dam'n tam ortasna varnca yanmzdan mir b. el-Edbad el-Ecai, zerine bindii bir devesi ile yanmzdan geti. Onun ok az eyas bir kova da st vard. Yanmzdan geerken bizi, slam'n selamyla selamlad. Biz onu yakaladk. Muhallim ona saldrd. Daha nce aralarnda gemi bir olaydan dolay onu ldrd. Onun devesini ve eyalarn ald. Biz Resuluilah'm yanna gelip olay anlatnca, ite bizim hakkmzda bu yet nazil oldu, [228]

Urve b. Zbeyr, babasnn ve dedesinin bu olay yle anlattklarn zikretmitir. "Muhallim b. Cessame el-leysi, slam geldikten sonra, Eca kabilesinden bir kiiyi ldrd. ResululUh'in hkmettii ik diyet, ldrlen bu kiinin diyeti idi. Uyeyne b. Hsn, ksas uygulanmasn istedi. Akra b. Habis ise Muhal-m'in affedilmesini istedi. Bunun zerine sesler yksekli. Sulamalar ve grltler oald. Resulullah buyurdu ki: "Ey Uyeyne sen diyeti kabul etmez misin?" Uyeyne "Hayr etmem vallahi bizim hanmlarnzn dt, sava ve zntye, onlarn hanmlarn da drmdike bundan vaz gemem dedi. Tekrar sesler ykseldi. Yine grlt ve sulamalar oald. Resulullah tekrar, "Ey Uyeyne diyeti kabul etmez misin? dedi. Uyeyne yine ayn szleri syledi. Nihayet Leys oullarndan, zerinde silah, elinde deriden bir kalkan bulunan, M-keytil adnda bir adam ayaa kalkt ve dedi ki: "Ey Allah'n Resul, ben slamn ilk zamanlarnda bu adamn yaptna bir rnek olarak ancak unu gryorum. Bir ksm koyunlar, suya gelmiler, onlarn nce gelenleri vurulmu arkada olanlar ise kap gitmiler. Bugn yap yarn boz. (Yani eer bugn sen buna ksas tatbik etmezsen, yarn senin mmetin de bu gibi olaylarda ksas tatbik etmez) Bunun zerine Resulullah, "Elli deve bu yolculuumuz srasnda, elli deve de Medine'ye dndmzde vereceiz." dedi. Muhallim uzun boylu esmer tenli bir kiiydi. O srada bir kenarda oturuyordu. Yerinden kalkp geldi ve Resu-lllah'n nne oturdu. Gzlerinden yalar akyordu. Dedi ki; "Ey Allah'n Resul, ben sana bildirilen ii yaptm. Ben Allah tealaya tevbe ediyorum, ey Allah'n Resul, sen aziz ve celi! olan Allah'tan benim af fimi dile." Resulullah da buyurdu ki: "Sen onu silahnla slamn ilk dneminde mi ldrdn?" Ve yksek sesle: "Ey Allah'm sen Muhaliimi affetme." diye dua etti. Muhallim kalkp gitti. Giderken cbbesnin ucuyla gzyalarn siliyordu. Fakat onun kavmi, Resu-lullah'n daha sonra onun iin af dilediini zannediyorlard." [229]

b- Abdullah b. Abbas, Sddi ve Katade'den nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime, Resulullah'm mfrezesinin, Mirdas b. Nehiyk isimli birisini ldrmesi-zerine nazil olmutur.

Bu hususta Sddi diyor ki: "Resulullah, same b. Zeyd'in komutasnda Damre oullarna bir mfreze gnderdi. Mfreze bu kabileden Mirdas b. Nehiyk isimli bir kiiyle karlat. Onun kuzular ve krmz bir devesi vard. Adam mfrezeyi grnce dadaki bir maaraya snd. same onu takib etti. Mirdas maaraya girince kuzularn orada bkanp dar kt ve mslmanlara kar "Esselam aleykm. Ehed en Lailahe illallah ye Ehed enne Muham-meden Resulullah." dedi. same ona saldrd ve onu ldrd. Resulullah sa-me'yi bir yere gnderirken onun hayrla-anlmasn isterdi ve arkadalanndan onun hakknda malumat alrd. Bu mfreze dnnce Resulullah onlara same'yi sormad. Fakat insanlar Resulullah'a konutular ve dediler ki: "Ey Allah'n Resul, same bir adamla karlat. Adam "Lailahe llallah Muhammeden Resulullah" demesine ramen ona hcum edip ldrd." Resulullah bu sylenenlere pek kulak asmad. Fakat konuanlar srar edince ban kaldrp same'ye bakt ve ona: "Seninle Lailahe lIalalV'n haline ne olacak?" dedi. same: "Ey Allah'n Resul o bu sz kendisini kurtarmak iin syledi." dedi. Resulullah da "Sen onun kalbini yarp iine baksaydin ya." dedi. same: "Ey Allah'n Resul, onun kalbi vcudunun bir parasdr." dedi. te bunun zerine Allah teala bu yet-i kerimeyi indirdi. same de artk ondan sonra "Lailahe llallah" diyen bir kimseyi ldrmeyeceine dair yemin etti. [230]

c- Said b. Cbeyr'e gre ise bu yet-i kerime Resulullah'n, Mikdat b. el-Esved'in komutasnda gnderdii bir mfrezenin mslmanlardan bir kimseyi ldrp koyunlarn almalar zerine nzi! olduunu sylemitir.

d- bn-i Zeyd'e gre ise bu yet-i kerime Ebudderda'nm ve ldrd kimsenin hakknda nazil olmutur.

e- Bu yet-i kerimenin nzul sebebi hakknda Abdullah b. Abbas da yle diyor:

"Sleym kabilesinden bir adam, otlatt koyunlaryla birlikte Resulullah'n sahabiierinin yanndan geti ve onlara selam verdi. Sahabiler "Bu adam, kendisini korumak iin, korkusundan selam verdi." dediler ve onu ldrdler. Koyunlarn alp Resulullah'a getirdiler. te bunun zerine bu yet nazil oldu." [231]

yet-i kerimede geen ve "Size selam verene 'Sen min deilsin' demeyin" diye tercme edilen cmlesindeki kelimesi btn Mekke, Medine ve Kfe kurralan tarafndan Elif harfi olmakszn eklinde okunmutur. Bu kraata gre bu kelimenin mns "Teslim'olmak ve boyun emektir" ve yetin bu blmnn mns da "Size teslim olup boyun eenlere, "Sen mmin deilsin."' demeyin." eklindedir.

Kfe ve Basra kurralarndan bazlar ise bu kelimeyi, elif harfiyle birlikte eklinde okumulardr. Bu kraata gre bunun mns da "Selam vermek"tir.

Taberi birinci kraat eklini tercih etmi ve kelimesinin mnsnn "Tevhid inancna boyun emek, mslmanlann dininde olduunu ifade etmek ve teslim olmak demek olduunu sylemitir. Zira bu kelimenin bu kraat ekliyle okunmasn kabul edip mnsnn da "Teslim olmak" demek olduunu sylemek yukarda yetin nzul sebebi olarak zikredilen grlerin hepsini kuatm olur. nk bu grlerden bazlar, ldrlen kimsenin, teslim olup kelime-i ehadet getirdiini, dierleri, ldrlen kiinin "Ben mslma-nm" dediini baka bir gurup ise onun "Selamn aleykm" diye selam verdiini sylemilerdir. Teslim olmak, selam vermek de dahil tm grleri kuatmaktadr.

yet-i kerimede geen "Daha nce siz de yle idiniz." ifadesi mfessirler tarafndan iki ekilde izah edilmitir.

Said b. Ciibeyr'e gre bu ifadeden maksat udur: "Nasl ki size selam verdikten sonra ldrdnz o kimse canndan korkarak kavmi iinde dinini gizliyor idiyse sizler de Allah'n sizleri aziz klmasndan nce cannzdan korkarak kavminizin iinde onlar gibi dininizi gizliyordunuz.. O hakle dinini gizleyen bu oban nasl ldrrdnz?"

bn-i Zeyd ise yetin bu blmn yle izah etmitir: Nasl ki size teslim olduktan sonra ldrdnz kimse kfir idiyse sizler de yle kfir idiniz. Allah sizi hidayete erdirdii gibi onu da hidayete erdirdi."

Taberi birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira Allah tea-la o kiiyi ldren mslman knamtr. Halbuki kfir bir kimseyi ldrenin knanmas sz konusu deildir.

Ayet-i kerimede geen "Allah size ltufta bulundu." ifadesi Said b. C-beyr tarafndan "Allah dinini ortaya kararak ve o dine tabi olanlar aziz klarak size ltufta bulundu" eklinde izah edilmi. Si.klc.li tarafndan ise "Allah size, teslim olan ldrmenize ramen tevbenizi kabul ederek size ltufta bulundu." eklinde izah edilmitir.

Taberi birinci izah .eklini tercih etmi, burada zikredilen Allah tealann itfundan maksadn, mslmanlarn aziz klnmas ve slam dininin aa kmas olduunu sylemitir. Zira ldrlen kii, kavminden korkarak mslman olduunu aa vuramam bu sebeple mslman olduu bilinmeyerek ldrlmtr. Halbuki, onu ldren mslmanlar da slamn glenmesinden nce aynen o kii gibi dinlerini gizleme durumunda idiler. Fakat Allah, ltfuyla onlar glendirdi. Onlar da mslman olduklarm aka syieyebiidiler. [232]

 

95- Mminlerden, zr sahibi olanlardan baka oturanlarla, Allah yolunda mallaryla ve canlaryla cihad edenler bir deildir. Allah, mallaryla ve canlaryla cihad edenleri, derece bakmndan, oturup geri kalanlardan daha stn klmtr. Allah, hepsine de gzellii (Cenneti) vaad etmitir. Allah, cihad edenleri, oturanlara byk bir mkfaatla stn klmtr.

Mminlerden, gzleri kr, aya topal gibi zr sahipleri hari, cihaddan geri kalp oturanlarla mallar ve canlaryla Allah yolunda cihad edenler, hibir zaman eit deillerdir. Allah, malanyla ve canlaryla cihad edenleri, zrlerinden dolay oturup kalanlardan bir derece daha stn klmtr. Allah, cihad edenlere de zrlerinden dolay cihada gitmeyenlere de gzel bir vaadde bulunmutur ki o da cennettir. Allah, cihad edenleri, zrsz olrak cihada gitmeyenlerden stn klmtr.

Bera b. zib, Zeyd b. Erkam, Zeyd b, Sabit, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Abdullah b. eddad, Sddi ve Ebu Abdurrahman nakledildiine gre bu yet-i kerime, nce "Mminlerden, oturanlarla, Allah yolunda mallaryla ve canlaryla cihad edenler bir deildir." eklinde nazil olmutur. Bunun zerine, bn-i mmi Mektum ve Ebu Ahmed b. Cey gibi krlerin, cihada katlmadklarndan dolay zntlerinin Reslullah'a bildirilmesi zerine yet-i kerimenin, "zr sahibi olanlar hari." blm de inmi ve yet "Mminlerden, zr sahibi olanlardan baka, oturanlarla Allah yolunda mallaryla ve canlaryla cihad edenler bir deildir." eklini almtr.

Mervan b. Hakem, Zeyd b. Sabit'in unlar sylediini rivayet etmitir.

"Resulullah, Zeyd'e "Mminlerden geri kalanlarla Allah yolunda cihad edenler bir deildir." yetini yazdrrken, bn-i mmi Mektum kagelmi ve "Ey Allah'n Resul, Allah'a yemin olsun ki, eer cihada gcm yetseydi elbette cihad ederdim." demitir. bn-i mmi Mektum kr bir kiiydi. Zeyd iyor ki: "Bunun zerine Allah teaa, Peygamberine vahiy indirdi. Onun dizi benim dizimin zerindeydi. Dizi arlat. yle ki ben, dizimin ezileceinden korktum. Sonra vahiy bitince Resulullah ald ve Allah teala "zr sahibi olanlar mstesnadr." blmn indirdi. [233]

Bera b. zib diyor ki: "Mminlerden oturup kalanlarla Allah yolunda cihad edenler" yeti inince Resulullah, "Filan arn gelsin." dedi. Ona, yannda mrekkep hokkas ve bir levha yahut da krek kemii ile birlikte Zeyd b. Sabit geldi. Resulullah ona dedi ki: "Mminlerden oturup kalanlarla Allah yolunda cihad edenler bir deildir." diye yaz." O srada Resulullah'n arkasnda bn-i mmi Mektum bulunuyordu. Dedi ki: "Ey Allah'n Resul, ben m biriyim." te bunun zerine yet-i kerime "Mminlerden zr sahibi olanlardan baka, oturanlarla, Allah yolunda mallaryla canlaryla cihad edenler bir deildir." eklinde nazil oldu." [234]

Abdullah b. Abbas, bu yet-i kerimede, bir ksm mminlerin gitmeyip dier mminlerin gittii zikredilen, Allah yolunda cihaddan maksadn, Bedir savanda cihad etmek olduunu sylemi ve Bedir savana katlmayanlarn da,savaanlarn derecelerine ulamasalar bile, Allah'n, hepsine de gzel vaadlerde bulunduunu zikretmitir. [235]

 

96- Bu da, onlara, Allah tarafndan verilen dereceler, mafiret ve rahmettir. Allah, ok balayan ve ok merhamet edendir.

Allah, cihad edenleri, zrsz olarak cihada gitmeyenlerden byk bir mkfaatla stn klmtr. Bu mkfaat ta Allah'n ikram ettii yksek dereceler, gnahlarn affetmesi ve Allah yolunda verdikleri imtihan dolaysyla onlara, merhametli davranmasdr. Zira Allah, ok balayan ve ok merhamet edendir.

Peygamber efendimiz bir ladis-i erifinde yle buyuruyor:

"Allah, kendi yolunda cihad edenler iin cennette yz derece hazrlamtr. Her derecenin aras gkle yer aras kadardr. [236]

Mfessirler, burada zikredilen derecelerden neyin kastedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

Katade'ye gre bu derecelerden maksat, mslman olma, mslman iken hicret etme, hicret ettikten sonra cihad etme, cihad etme srasnda dman ldrme gibi derecelerdir. Bunlarn her biri bal bana birer derecesidir.

bn-i Zeyd'e gre ise burada zikrdilen derecelerden maksat, Allah tea-la'nm, tevbe suresinin yz yirmi ve yz yirmi birinci yetlerinde zikrettii yedi derecedir. Bu yetlerde yle Duyurulmaktadr. "Medine halk ve evresinde bulunan Bedevilere, Peygamberle birlikte savaa kmaktan geri kalmalar, kendi canlarn, onun canndan daha ok sevmeleri yakmazd. nk onlar iin, Allah yolunda urayacaklar susuzluk, yorgunluk, alk, dmanlarn kzdracak bir yere ayak basmalar ve dmana verdikleri her zarar karlnda salih bir amel yazlr. phesiz ki Allah, iyilik yayanlarn miikftfaatm zayi etmez." "Sar-fettikleri az veya ok herhangi bir mal ve Allah yolunda atklar herhangi bir vadi, onlar iin esbit edilip yazlacaktr ki Allah onlar yaptklarnn en gzeliy-le mkfaatandrsn." [237]

bn-i Muhayriz ise bu yette zikredilen derecelerden maksadn, cennetteki dereceler olduunu sylemitir.

Taberi, bu gr tercih etmitir. Zira, bundan nceki yette Allah teala-nin, cihad edenleri, oturup kalanlardan byk bir mkfaatla stn kld zikredilmitir. Bu yette ise o byk mkfaatn ne olduu aklanm, onun, bir ksm dereceler, Allah'n aff ve merhameti olduu zikredilmitir.

97- Melekler, o kendilerine zulmedenlere, canlarn aldklarnda "Ne yaptnz?" derler. Onlar da "Biz yeryznde zayf drlmtk." derler. Melekler ise "Allah'n yeryz geni deil miydi? Orada hicret edeydiniz." derler. te bunlarn varaca yer cehennemdir. O, ne kt bir yerdir.

Hicret etmedikleri iin Allah'n gazabna urayan ve bylece kendi kendilerine zulmedenlerin canlarn melekler alrken onlara yle derler: "Gelin bakalm ne yaptnz?" Neden, olduunuz yerde kaldnz da hicret etmediniz? Onlar u cevab verirler: "Bizim, hicret etmeye gcmz yetmiyordu. nk mrikler bizleri kendi topraklarmzda zayf drmlerdi." Bunun zerine melekler unu sorarlar: "Allah'n yeryz geni deil miydi ki kendi memleketinizden kp baka bir yere hicret edesiniz? Mriklerden ve sapklardan uzaklaasmiz. le bunlarn vanp snacaklar yer, cehennemdir. O, ne kt bir varlacak yerdir.

Mfessirler bu yet-i kerimenin ve bundan sonra gelen yetlerin Mekke halkndan mslman olan fakat Resulullah hicret ettiinde onunla birlikte hicret etmeyen veya edemeyen, bilahare de dinden karlma fitnesine drldklerinde imtihan veremeyen mriklerin, Resulullah'a kar yaptklar davranta onlarn saylarn oaltan bir ksm insanlar hakknda nazil olduunu ve bu yetin, bu insanlarn beyan ettikleri mazeretlerin, Allah teala tarafndan kabul edilmediini bildirdiini sylemilerdir.

Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Mekke halkndan bir topluluk mslman olmutu.Onlar mslman okluklarn gizliyorlard. Mrikler, Bedir Savanda onlar da gtrmlerdi. Onlardan bazlar ldrldler. Bunun zerine mslmanlar, "ldrlen u arkadalarmz mslman idiler. Onlar buraya zorla getirildiler. Siz onlar iin af dileyin." dediler. te bunun zerine bu yet-i kerime nazil oldu.

Mslmanlar, Mekke'de kalan dier mslmanlara bu yeti yazp gnderdiler. Ve zrlerinin kabul edilmediini bildirdiler. Bunun zerine onlar da Mekke'yi terkedip hicret etmek iin yola ktlar. Fakat mrikler onlar yakaladlar ve dinlerinden dndrerek fitneye drmek istediler. Bu sefer Mekke'de kalan bu mslmanlar hakknda u yet nziloldu. "nsanlan bir ksm Allah'a iman ettik." der fakat Allah yolunda eziyt grnce insanlarn yapt eziyeti Allah'n azab gibi kabul eder... [238] Mslmanlar bu yeti de yazp onlara gnderdiler. Onlar da ok zld ve btn hayrlardan mitlerini kestiler. Bundan sonra Mekke'deki o mslmanlar hakknda u yet nazil oldu. "Ey Muhammed, phesiz ki Rabbin, mihnete urattktan sonra hicret eden sonra da cihad eden ve ikencelere sabredenleri affeder. [239]

Bu defa mslmanlar, Mekke'deki mslmanlara bu yeti yazp gnderdiler ve onlara "Allah, sizin iin bir kar yol gsterdi." dediler. Bunun zerine Mekke'deki mslmanlar hicret iin yola ktlar. Mrikler de geriden gelip onlara kavutular ve birbirleriyle vurutular. len ld kurtulan da kurtulmu oldu.

Abdullah b. Abbas, baka bir rivayette unlar sylemitir:

"Mslmanlardan bir ksm insanlar mriklerle ayn yerde yayorlard.. Rcsulullah'a kar onlarn saylarn kabartm oluyorlard. Sava srasnda bir

ok gelip onlardan birine isabet ediyor ve ldryordu. Yahut bir kl darbesiyle lyorlard. te Allah teaia bunlar hakknda: "Melekler o kendilerine zulmedenlere, canlarn aldklarnda "Ne yaptnz?" derler. Onlar da "Biz yeryznde zayii'drlmtk." derler.." yetini indirdi." [240]

krime bu-yetin, sfatlarn belirttii kimselerin, Kays b. e-Fakh, Haris b. Zema b. el-Esved, Kays b. Velid b. el-Muirc ve Ebul Ass'b. Mnebbih b. el-Haccac ve Ali b. meyyeb. Halef okluklarn-sylemi ve demitir ki: "Kurey-liler ve onlara katlanlar Ebu Sfyan' ve Ktrey kervann Resulullah'tan ve sa-habilerden kurtarmak iin yola knca, kendileriyle birlikte, daha nce msl-man olmu bir ksm genleri de, istemedikleri halde getirdiler. ki ordu, herhangi bir kararlatrma olmakszn Bedir'de karlatlar. Bu genler de slam-dan dndler ve Bedir savanda kfirler olarak ldrldler,

Sddi diyor ki: "Hz. Ali'nin kardei Akiyl ve Nevfel esir dnce Resu-lullah. Ahbas'a dedi ki: "Hem kendi fidyeni hem de kardeinin olu Akiyt'in fidyesini deyeceksin." Abbis dei ki: "Ey Allah'n Resul, senin kblene kar namaz klmadk .m? Senin getirdiin ehadeti getirmedik ki?" Resulullah da buyurdu ki "Ey Abbas, sizler, savatnz ve malup oldunuz." Sonra yetin u blmn okudu: "Allah'n yeryz geni del miydi? Orada hicret etseydiniz." derler. te bunlarn varaca yer cehennemdir. O, ne kt bir yerdir."

Sddi diyor ki: "Bu" yet-i kerimenin indii gn mslman olup da hicret etmeyen kimse kfir saylyordu. Ancak bir are bulamayan, hicret etmek iin mal olmayan ve yolu bilmeyenler bundan mstesna idi, [241]

 

98- Erkek, kadn ve ocuklardan, zayf drlp bir are bulmaya gc yetmeyen ve yol bulamayanlar mstesnadr.

Bu yet-i kerime, kimlerin, hicret etmedikleri halde sorumlu olmayacaklarn aklamakta ve bunlarn, bizzat hicret etmeye gc yetmeyen ve bir baka imkn da bulamayan ciz, erkek kadn ve ocuklar olduunu bildirmektedir.

Abdullah b. Abbas, bu yet-i kerimeyi okuduktan sonra

"Benim annem de Allah'n, burada mazur kldn bildirdii kimselerdendi." demitir. [242]

Dier bir rivayette. Abdullah b. Abbas demitir ki: "Ben ve annem, Allah'n burada mazur kldn bildirdii kimselerdendik."

Ebu Hureyre diyor ki:

"Resulullah, yats namazn klarken dedikten sonra secdeye varmadan nce yle dua etti: "Ey Ali ahm, sen Ayya b. Ebi Rebia'yi kurtar. Ey Allahm sen Seleme b. Hiam't kurtar. Ey Alah'm, sen Veld'in olu Velid'i kurtar. Ey Allahm sen mminlerin zayf drlm olanlarn kurtar. Ey Allahm sen, Mutlar kabilesine zerindeki baskn artr. Ey Al-lahm, sen onlarn yllarn Yusuf un yllan gibi ktlk yllan kl. [243]

 

99- te bunlar, umulur ki Allah affeder. Allah, ok affeden ve ok balayandr. Umulur ki Allah, ite bu zayf drlenlerin, hicret etmeme hususundaki mazeretlerini kabul eder. Hicret etmeme kusurlarn affetme ltfunda bulunur. nk onlar kendi istekleriyle kfr diyarn tercih etmemiler, imkn bulamadklar iin hicret edememilerdir. phesiz ki Allah, kullarnn iledikleri gnahlarn cezasn vermeyi terkederek onlar oka balayan ve ok affedendir. [244]

 

100- Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryznde ok barnacak yerler, genilik ve bolluk bulur. Kim evinden, Allah ve Resul iin hicret etmek gayesiyle kar da sonra ona lm gelirse, phesiz ki onun mkfaat Allah'a aittir. Allah, ok balayandr, ok merhamet edendir.

Kim mriklerden ayrlr da dini uruna kaarak slam topraklarna ve mminlere hicret edecek olursa, Allah'n, salam dini olan slam uruna hicret eden bu kimse, yeryznde gezip dolaaca ok yer ve bolluk bulur. Hem dininin emirlerini rahatlkla yerine getirir hem de nzk ynnden zorluk ekmez. Kim de, Allah'a ve Resulne hicret etme niyetiyle kfir diyarnda bulunan evini terkeder de hicret edecei yere varmadan lm ona gelir atarsa phesiz ki onun yapt bu gzel amelin sevab, Allah'a aittir. phesiz ki Allah, kullarnn gnahn rten ve onlara kar efkatli olandr. [245]

yet-i kerime, mminleri, slam yaamayacaklar toplumlarn ierisinden ayrlp hicret emye etevik etmekte ve mminlerden, hicret ettikleri takdirde skntya decekleri endiesini kaldrmakta, onlara, daha iyi bir hayat yaayacaklar mjdesini vermektedir.

Bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v.) de hadis-i erifinde yle buyurmaktadr:

"Kim evinden, Allah yolunda cihada kacak olur da bineinden dp lrse -Ki nerde o ncahidler?- onun miikfaatn Allah mutlaka verecektir.. Veya bir haere srr da lrse, yine onun miikfaatn Allah mutlaka verecektir. Yahut kendiliinden lrse yine onun miikfaatn Allah mutlaka verecektr.

"Kim Allah yolunda evinden ayrlp gider, lr veya ldrlrse o ehittir. Veya at yahut katr kendisini ldrrse, yine kendisini bir haere sokarak ldrrse ya da Allah'n diledii herhangi bir lmle yatanda lrse o kimse ehittir. Onun iin cennet vardr. [246]

Said b. Cbeyr, Katade, krime, Dehhak, Sddi, bn-i Zeyd ve Abdullah b.Abbas bu yet-i kerimenin, mslman olduktan sonra Mekke'de ikamet eden, ancak bundan nceki iki yt-i kerime inip, zrsz olduu halde hicret etmeyenleri knaynca, hasta olmasna ramen hicret etmek in yola kan ve Medine'ye varmadan yolda len bir kii hakknda nazil olduunu sylemilerdir. Ancak bu kiinin isminin, Damre b. el-ys mi yoksa ys b. Damre mi yahut, Damre b. Cndeb mi veya Cndeb b.Damre mi okluu hususunda farkl rivayetler zikredilmitir.

Bu yetin izahnda Said b. Cbeyr diyor ki: "Huzaa oullarndan Damre b. el-ys veya ys b. Damre isminde birisi vard. Mslmanlara hicret etmeleri emredildiinde o hastayd. Ailesine, kendisi iin bir sedye yapmalarn ve kendisini Resulullah'n yaad yere gtrmelerini emretti. Ailesi, emrini yerine getirdi. Fakat o, "Ten'im" denen yere varnca vefat etti. te bunun zerine bu yet nazil oldu.

Mfessirler bu yet-i kerimede geen ve "Barnak" diye tercme edilen kelimesinin mns hakknda farkl grler zikretmilerdir.

Abdullah b. Abbas, Dehhak, Robi' b. Enes, Hasan- Basri, Katade ve M-cahid'e gre bu kelimenin mns, "Bir yerden baka bir yere intikal etmek" demektir. Yani, deitirilecek ok yer demektir.

Siiddi'ye gre, "Rizk aranacak yer" demektir. bn-i Zeyd'e gre "Hicret edilecek yerler"dir. yet-i kerimede geen ve "Genilik ve bolluk" diye tercme edilen kelimesinin mns:

Abdullah b. Abbas, Rebi' b. Enes ve chhuk'a gre "Bol nzk" demektir. Katade'ye gre ise "Mnevi genilik" demektir. Yani hicret eden kii sapklktan kp idayete erimi olur. Fakirlikten kurtulup zenginlie ulam olur." demektir.

Taberi'ye gre, kelimesinin izahndaki doru olan gr bunun mnsnn, "Deitirilecek yer" olduunu syleyen grtr. kelimesinin izahnda doru olan gr ise, bunun mnsnn "Bolluk" olduunu syleyen grtr. Bu bolluk, hem nzk bolluunu hem de skntdan kurtulup genilie kavumay ifade eder.

Taberi diyor ki: "Yezid b. Ebi Habib'in naklettiine gre Medine halk bu yet-i kerimeye dayanarak cihad yapmak iin evinden ayrlan ve sava meydanna varmadan yolda len kimseye ganimeuen pay verileceini sylemiler ve bu yetin gaziler hakknda indirildiini bildirmilerdir. [247]

 

101- Yeryznde yolculua ktnz zaman, kfirlerin size fenalk yapmalarndan korkarsamz, namaz ksaltmanzda size bir gnah yoktur. phesiz, kfirler sizin apak dmandr..

Ey mminler, sizler yeryznde yolculua ktnzda namaz klarken kfirlerin hcum edip sizi ldreceklerinden veya esir alacaklarndan yahut namaznza engel olarak sizi Allah' birlemekten alkoyacaklarndan korkacak olursanz, mukim iken tam olarak kldnz namazlar ksaltarak yansn klmanzda sizin iin gnah yoktur. nk Allah'n birliini inkr eden kfirler, sizin Allah'a ve Resulne iman etmeniz ve putlara tapmamanz ve sapklkta kendilerine uymamanz yznden sizin apak dmanlannzdir.

Mfessirler bu yet-i kerimede ksaltlabilecei zikredilen namazn hangi hallerde ve ne kadar ksaltlabilecei hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Ya b. meyye'nin, Hz. mer'den, Ebu Eyyub'un da Hz. Ali'den rivayet ettiine gre burada, ksaltlabilecei beyan edilen namaz, kiinin yolculuk halindeyken klaca farz namazdr. Klastlacak miktar ise, drt rekatl farz namazlarn iki rekt olarak klnmasdr.

yette geen "Kfirlerin size fenalk yapmalarndan korkarsamz" ifadesi, namazn ksaltlmas iin esasla ilgiii bir art olmayp sadece o zamandaki ms-lmalann genel durumunu belirtmektedir. Bu hususta Ya'l b. mcyye diyor ki:

"merb. el-Hattab'a "Kfirlerin size ktlk yapmalarndan korkarsamz, namaz ksaltmanzda size bir gnah yoktur." yetini okudum ve "Bugn artk insanlar gven iindedirler. (Namaz yine ksltacaklar m?) dedim. mer b. el-Hattab yle dedi: "Senin hayret ettiin bu hususa ben de hayret etmi ve bunu Resul lah1 a sormutum. Resulullah da yle buyurmutu: "Bu (namaz ksaltma) Allah'n size verdii bir sadakadr. Sadakasn kabul edin." [248]

b- Hz. Aie ve Sa'd b. Ebi Vakkas'tan nakledilen dier bir gre gre ise bu yette, ksaltlabilecei zikredilen namazdan maksat, yolculuk yaparken dmandan korkma halindeki namazdr. Yolcu olan kimse, dmandan korkacak olursa, dn rekatl farz namazlar iki rekat klarak ksaltr. ayet dmandan korkmayacak olursa ksaltmaz.

Bu hususta Abdullah b. Muhammed, Hz. Aie'nin yle dediini iittiini sylemitir: "Yolculukta iken namaz tam kln." Hz. Aie'nin bu sz zerine kendisine denildi ki: "Resulullah yolculuk yaparken drt rekath farzlar iki rekat klyordu." O da "Resulullah sava halindeydi o korkuyordu. Siz de korkuyor musunuz?" diye cevap verdi.

At da Resulullah'n s al ab ilerinden Hz. Aie ve Sa'd b. Ebi Vakkas'in, yolculuk yaparken namazlar tam kldklarn sylemitir.

c- Mcahid, Ebu Ayya ez-Zraki ve Cabir b. Abdullah'dan nakledilen dier bir gre gre bu yette, ksaltlacana ruhsat verilen namazdan maksat, fiilen savama dnda dmandan korkulduu srada klnacak olan namazdr. Bunlara gre yet-i kerime, rnslmanlarn, byle bir korku iinde bulunduklar bir srada nazil olmutur. Bu hususta Ebu Ayya ez-Zraki diyor ki:

"Biz , Resulullah ile birlikte "Usfan" denen yerde bulunuyorduk. ResululIah bize le namazm kldrd. Mriklerin banda komutan olarak Halid b. Velid bulunuyordu. Mrikler birbirlerine dediler ki: "Biz onlarn aklanacaklar ve gafil olduklar bir zamana rastlamtk." (Yani namaz klarken onlara hcum etmeliydik. nk o anda onlan gafil avlayabilirdik) te bunun zerine le ile ikindi vakti arasnda, korku namazn beyan eden hkm indi. Resulullah bizleri iki gruba ayrarak ikindi namazn kldrd. Bir grup, Resulullah ile birlikte namaz klyor dieri ise onu bekliyordu. Resulullah, arkasnda bulunan gruba da onlar koruyan gruba da birlikte tekbir aldrd. Ve hep birlikte rkuya vardlar. Sonra, Resulullah'n arkasnda bulunan grup secde etti. Geri ekildi. Daha sonra dier grup ilerleyip secde etti. Sonra hep birlikte ayaa kalktlar ve hep birlikte ikinci rkuu yaptlar. Arkasnda bulunanlar da onu koruyanlar da. Sonra Resulullah'n arkasnda bulunanlar secde ettiler ve geri ekildiler. Arkadalarnn bulunduklar safta ayaa kalktlar. Dier grup ileri geti secde etti ve Resulullah hepsiyle birlikte selam verdi. "Bylece, herkes imamla birlikte iki rekat namaz klm oldu. Resulullah byle bir namaz bir defasnda da Sleym oullan yurdunda kld." [249]

d- Sddi, Abdullah b. mer, Said b. Cbeyr ve K'b'dan nakledilen dier bir gre gre bu yette, ksaltlaca belirtilen namazdan maksat, fiilen savama dnda, dmandan korkma halinde ksaltlan namazdr. Ancak bu namaz, seferi halde klnan ve iki rekat olan namazn ksaltlarak bir rekat eklinde klnmasdr.

Bu grte olan limlere gre kii mukim iken, drt rekath farzlar drt olarak klar. Seferi iken de iki rekat olarak klar. Seferi iken iki rekat klmas, namazlar ksaltma deil namaz seferi olarak tam klmaktr. Ancak kii seferi olduu halde dmanlardan da korkuyorsa ite bu takdirde tam saylan iki rekat seferi namazn ksaltp tek rekat olarak klar. te bu yet-i kerime, ksaltlan bu tek rekath namaz kasdetmitir.

Bunlar, grlerine delil olarak u hadisleri zikretmilerdir. Sa'lebe b. Zehdem diyor ki:

"Biz, Said b. el-Ass iie birlikte Taberistanda'ydk. O ayaa kakl ve dedi ki: "Sizden hanginiz ResuluIIah ile birlikte korku namaz kld?" Huzcyfe kalkt ve dedi ki: "Ben kldm. Resuiullah korku annda insanlar iki gruba ayrd. Bir gurupla bir rekat, dier bir grupla da bir rekat kld. Bunlardan hibiri bir ey kaza etmediler. [250]

Dier bir rivayette, Huzeyfe ayaa kalkm, insanlar arkasnda iki sa. yapm bir saf arkasnda brakm dier saf dmann karsna koymu, arkasnda bulunmalara bir rekat namaz kldrm onlar ayrlp dmann karsnda duranlarn yerine gitmiler, bu defa onlar gelip Huzeyfe ile bir rekat namaz klmlar, hibiri de namazlarn tamamlamamlardr." [251]

Abdullah b. Abbas yle demitir:

"Allah eala, Peygamberinin lisanyla namaz yolcu olmama halinde drt rekat, yolcu iken iki rekat ve korku annda da bir rekat olarak farz klmtr." [252]

Dier bir rivayette, Abdullah b. Abbas unlar sylemitir:

"Resuiullah, "Zikared" denen yerde namaz kldrd. nsanlar onun arkasnda iki saf oldular. Bir saf, onun arkasnda bulunuyor, dier saf ise dmann karsnda duruyordu. Arkasnda bulunan safa bir rekat namaz kldrd. Onlar ayrlp dmann nnde bulunan dier safn yerine gittiler. Bu defa onlar geldiler. Resuiullah onlara da bir rekat kldrd. Bundan sonra, herhangi bir saf, namaz bitirmedi. [253]

Cabir b. Abdullah diyor ki:

"Resuiullah onlara korku namaz kldrd. Bir saf. Rcsulullah'm nnde, dier bir saf da arkasnda durdu. Arkasnda bulunan safa bir rku ve iki secdeli bir rekat kldrd. Onlar, ne geip arkadalarnn yerini aldlar. Onlar da gelip dierlerinin yerinde Resulullah'n arkasnda durdular. Resuiullah onlara da bir rku ve iki secdeli bir rekat kldrd. Sonra selam verdi. Bylece Resuiullah iki rekat klm oldu. Onlar da birer rekat klm oldular. [254]Ebu Hureyre (r.a) diyor ki:

"Resulullah, mriklerin engel olduklar zaman "Dacnan" ve "Usfan" denen yerlerin arasnda konaklad. O anda mrikler, kendi kendilerine yle dediler: "Bunlarn yle bir namazlar var ki bu namaz onlar iin, oullarndan ve kzlarndan daha sevimlidir. Siz, ne yapacanza karar verin sonra bunlara sadece bir hamle yapn." (Yani bir hamlede ilerini bitirin) Bu arada Cebrail (a.s.) geldi. Resulullah'a, sahabilerini iki ksma ayrmasn, onlardan bir gruba namaz kldrrken dier gruba, tedbir alarak silahlaryla birlikte dmanlarnn nnde durmalarn, arkasnda bulunanlara bir rekat kldrdktan sonra geri ekilmesini, dmann nnde bulunanlarn ileri gelerek onlara da bir rekat namaz kldrmasn bylece onlarn her birinin Resulullah'la birer rekat klm olacaklarn Re-sulullah'n ise iki rekat klm olacan bildirdi." [255]

e- Abdullah b. abbas'dan nakledilen dier bir gre gre bu yette ksaltlmas zikredilen namazdan maksat, sefer halinde ve dmanla arpma annda ksaltlacak olan namazdr. Bu yet-i kerime, arpan mcahidlerin, namaz klmak istedikleri zaman yzleri hangi tarafa dnk olursa o tarafa doru balaryla iaret ederek bir rekat namaz klmalarna ruhsat vermitir.

Abdullah b. Abbas'n, bu yetin izahnda unlar syledii rivayet edilmitir: "Sen dmanla karlarsan namaz vakti de gelmi olursa, "Allahu Ek-ber" diyerek bam eer ve iaretle namaz klarsn. ster binekli ol, ister binek-siz. te namaz ksaltma budur.

Taberi diyor ki: "yetin izahnda tercihe ayan olan gr, yle diyen grtr: "Bu yette ksaltlmas beyan edilen namazdan maksat, dmanla atma ve vuruma annda rkunlan eksilterek klnan namazdr. Yani, rku ve secdeleri tamamlanmayan, istenilen her yne dnlerek khnabilen, binein zerinde ve yerde eda edilebilen namazdr. Nitekim Allah teala farz namazlarnn byle bir ekilde klnacan baka bir yet-i kerimesinde yle zikretmitir: "Eer korku iinde bulunursanz, yaya olarak yahut binekli iken namaznz kln. [256]

Taberi diyor ki: "Bu gr tercih etmemizin sebebi, bundan sonra gelen yette: "Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln." buyurulmasidr.

nk namaz gerei gibi klmak onun rkuunu, secdelerini ve dier iarzlanm artrp eksiltmeksizin yerine getirmektir. Bundan da anlalmaktadr ki kii, korku annda ksaltlacak namazn baz rkunlann yerine getirmeyebilir. [257]

 

102- Ey Muhammcd, savata mminler arasnda bulunur da onlara namaz kldrrsan, onlardan bir ksm seninle namaza dursun ve silahlarn da yanlarna alsnlar. Bunlar secde ederken, namaza durmam olan dier ksm arkanzda bulunsun. Bunlar namaz bitirince, namaz klmayan ksm gelsin seninle namaz klsn. Onlar da namazda tedbirlerini ve silahlarn alsnlar. Kfirler isterler ki, silah ve eyanzdan gafil olasnz da size aniden hcum etsinler. Eer yamur size eziyet verir veya hasta olursanz silahnz brakmanzda bir gnah yoktur. Yine de tedbirinizi aln. phesiz ki Allah, kfirlere alaltc bir azap hazrlamtr.

yet-i kerimede zikredilen, "Silahlarm da yanlarna alsnlar." emrini, namaz klan ve dmann nde duracak olan gruplardan hangisine ait olduu hususunda iki gr zikredilmitir.

a- Bazlarna gre bu emir, Resulullah ile birlikte namaz klmakta olan gruba aittir. Bunlara, namaz klarken kllann kuanmalan, bak ve haner gibi eyleri, elbise veya zrhlarm asmalan emredilmitir.

b- abdullah b. Abbas'a gre ise burada, silahlann yanlarna almalar emreclilen grup, namaz klan grup deil, dmann nnde nbet bekleyen gruptur.

Ayet-i kerimede geen ve "Bunlar, secde ederken, namaza durmam olan dier ksm arkmzda bulunsun." diye tercme edilen cmlesi, miessirler tarafndan ekde izah edilmitir:

1- Bir ksm miessirler, yetin bu blmnn izahnda, unu sylemilerdir: "Namaza balayan grup namazn klp bitirdikten sonra arkanzda dursunlar." Ancak bu ekilde izahta bulunanlar, namaz klan bu birinci grubun, namazlarn nasl bitirmi olaca hususunda iki gr zikretmilerdir.

a- Bazlarna gre bu birinci grup imamla birlikte bir rekat kldktan sonra selam verir, oradan ayrlp arkadalarnn yerine dmann nne gider. Bylece bunlarn bir rekat klmakla namazlar bitmi olur. Bu grte olan limler, bundan nceki yette zikredilen "Namaz ksaltmaktan maksadn, onu tek rekata drmek olduunu syleyen limlerdir. Bunlarn bu grlerine dair olan delilleri bundan nceki yetin izahnda zikredilmitir. Bunlara gre, dmann nnde bulunan ikinci grup da gelir, imamla birlikte bir rekat klar, onlarn na-mazlan da bitmi olur. Bylece imam iki rekat, cemaat da birer rekat klm ve namazlarn bitirmi olurlar.

b- Dier bir ksm mfessirler ise imamla birlikte birinci rekat klan ilk grubun namazlarn bitirmesi, imamla bir rekat kldktan sonra namaz kldklar yerde kendi kendilerine, geriye kalan namazlarn da tamamlamalar ve selam verip namazlarn bitirmeleriyie olur. Bu grte olanlara gre, imam, cemaati iki ksma ayrr. Bir ksm imamn arkasnda namaza durur, dier ksm ise dmann nnde bekler, imamn arkasnda olanlar, imamla birlikte bir rekat namaz klarlar, imamla birlikte ayaa kalkarlar. mam, ayakta bekler. Bir rekat klan bu grup namazn geriye kalan ksmn kendi bana tamamlar. Selam verip namazdan kar. Dmann nnde bulunan arkadalarnn yerine giderler. Bu defa onlar gelirler, ayakta bekleyen imama uyarlar. Onunla birlikte bir rekat namaz klarlar. Ancak ikinci rekattan sonra imamn ne yapaca ve ikinci grubun namazn nasl tamamlayaca hususu, bu grte olan limlerce ihtilafldr.

aa- Bazlarna gre imam kendisine gre ikinci, o gruba gre ise birinci olan rekat bitirdikten sonra, t ahi yatta bekler, ikinci grup kalkp dier rekatn klar ve tahiyya bitirir. Bylece imam selam verir onlar da imamla birlikte selam verirler. Bylece namaz bitirirler. Bylece sava halinde klman namazn bu ekilde olaca Sehl b. Ebi Hasme ve Salih b. Ilavvad'dan rivayet edilmitir. Sehl diyor ki:

"Resuhllah, sahabilerine korku namaz kldrd. Onlar arkasnda iki saf yapt. Tam arkasnda bulunanlara bir reket kaldrd. Sonra ayaa kalkt bekledi. Bir rekat klan bu gaip kendi balarna dier rekatlarm da klp bitirdiler. lerleyip dmann nne gittiler. Dmann nnde bulunanlar geri gelip Resulul-lah'm arkasnda saf tuttular. Resuhllah onlara da bir rekat kldrd. Sonra tahiy-yata oturup bekledi. Onlar da kendi balarna bir rekatlarn klp tamamladlar. Sonra Resulullah selam verdi ve namaz bitirdiler. [258]

Salih b. Havvat da "Zatrrika" savanda, Resuhllah ile birlikte korku namaz klan bir sahabinin unlar sylediini rivayet etmitir. Mslmanlardan bir grup Resulullah ile birlikte saf tuttu. Dier bir grup da dmann onunde durdu. Resulullah, kendisiyle birlikte bulunanlara bir rekat kldrd, ikinci rekata kalktnda ayakta bekledi. Cemaat ise kendi kendine namazn tamamlad ve namazdan ayrlp dmann nne gittiler. Orada sraya dizildiler. Bu defa ikinci grup geldi. Resulullah onlara, geriye kalan ikinci rekat kldrd. Tahyyatta bekledi. Onlar da kalkp namazlarn tamamladlar. Sonra Resulullah onlala birlikte selam verdi. Ve namaz bitirdiler. [259]

bb- Dier bir ksm limlere gre ise, imamla birlikte bir rekat namaz klan ikinci grup imamla birlikte tahiyyat okurlar, imam selam verip namaz bitirir. Bundan sonra cemaat kalkp dier rekat klar. Bu gr de Sehl b. Ebi Has-me, Salih b. Havvat ve Abdullah b. Abbas'dan nakledilmitir.

2- Dier bir ksm mfessirler ise "Bunlar secde ederken namaza durmam olan dier ksm arkanzda bulunsun." cmlesini yle izah etmilerdir. "Sava halinde iki ksma ayrlan mslumanlardan birinci grup birinci rekatn iki secdesini yaptktan sonra namazdan kmasnlar bu halleriyle gidip dmann nnde dursunlar. Dmann nnde bulunan grup gelsin, Peygamber onlara da bir rekat kldrsn ve selam verip namazdan ksn."

Ancak yeti bu ekilde izah eden limler, her iki grubun da geriye kalan namazlarn nasl tamamlayacaklar hakknda eitli grler zikretmilerdir.

a- Abdullah b. Mes'ud'dan nakledilen bir gre gre imam, iki gruba ay-nlan cemaatten birinci gruba bir rekat namaz kldrr, onlar birinci rekatn ikinci secdesini bitirdikten sonra imamn arkasndan ayrlr dmann nne giderler. Bu durumda onlarn namaz tamamlanmamtr. Bundan sonra dmann nnde bulunan dier grup gelir. mamla birlikte bir rekat klar. mam selam verdikten sonra bu ikinci grup ayn yerde namazn tamamlayp dmann nne gider. Bu defa birinci grup namaz klnan yere gelir. Onlar da kendi kendilerine ikinci rekatlarn tamamlarlar.

b- Dier bir ksm limlere gre ise, dmann nnde iki ksma ayni an cemaatten birinci ksm imamla birlikte bir rekat klp dmann nne gittikten sonra orada bulunan ikinci grup gelir. mamla birlikte bir rekat namaz klar, namazn geriye kalan ksmn bitirmeden tekrar dmann nne gider. Bu defa imamla birlikte birinci rekat klan birinci grup gelir, birinci rekat kld yerde ikinci rekatn tamamlar. Ancak bu rekat tamamlarken, bazlarna gre hibir ey okumaz, bazlarna gre bir eyler okur. Sonra selam verir ve dmann nne gider. Bu defa imamla birlikte ikinci rekat klar, ikinci grup namaz kld yere gelir. O da ikinci rekatn kraatini okuyarak bitirir. Bylece hep birlikte dmann karsna giderler. Bu gr, brahim en-Nehai ve Sfyah es-Sev-ri'den nakledilmitir.

c- Ebu Musa el-E'ari, Abdullah b. mer ve Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir gre gre imamla birlikte birer rekat klan bu gruplardan her biri ikinci rekatlarn, nce namaz kldklar yerde deil de imkn bulduklar her yerde klabilirler.

Abdullah b. mer diyor ki:

"Resulullah korku namazn yle kldrd. Mslmanlar iki gruba ayrld. Bir grup Resulullah ile beraber namaz klyor, dier bir grup dmann karsnda duruyordu. Resulullah, birinci gruba bir rekat namaz kldrnca onlar ayrlp dmann karsna gittiler. Dmann karsnda bulunan grup geldi. Resulullah bir rekat da onlara kldrd. Sonra selam verdi. Bundan sonra ise her grup eksik kalan birer rekatn kendi kendilerine tamamladlar.[260]

3- Abdullah b. Abbas, Mcahid, Cabir b. Abullah ye Ebu Ayya ez-Zra-ki tarafndan yet-i kerimenin "Namaza durmam olan dier ksm arkanzda bulunsun." blm, u ekilde izah edilmitir: "mam, nlerinde bulunan dman karsnda cemaati iki saf yapar, hep birlikte namaza balarlar, hep birlikte rkua vanp dorulurlar. mam, birinci rekatn secdesini yaparken onun arkasnda bulunan birinci saf da onunla birlikte secde eder. Fakat ikinci saf ayakta durur, secdeye varmaz. Byece secde edenleri dmandan korumu olur. Birinci saf secdeden kalktktan sonra ikinci saf kendi kendine secde eder sonra ayaa kalkar. Ayaa kalktktan sonra birinci saf ile ikinci saf yer deitirir. Yine hep birlikte rkua varrlar. Rkudan dorulduktan sonra bu defa imamn arkasna gelmi olan ikinci saf imamla birlikte secde eder. Arkaya gemi olan birinci saf ise ayakta durur. mamn arkasndaki saf, ayaa kalknca bu defa, arkaya gemi olan birinci saf secdesini yapar hep birlikte oturup selam verirler.

Cabir b. Abdullah diyor ki:

"Resulullah ile beraber, Cheyne kabilesinden bir topluluk ile savatk. Onlar bizimle iddetli bir ekilde arptlar. le namazn kldmzda o mrikler yle dediler: "Onlara ani bir saklnda bulunsaydk, kklerini keserdik," Cebrail aleyhisselam onlarn bu niyetini Resulullah'a bildirdi. Resulullah da bize haber verdi. O mrikler yine yle demilerdi: "Onlarn u anda yle bir namaz vakitleri yaklayor ki o namaz onlara evlatlarndan daha sevgilidir." kindi vakti girince, biz Resul 11 ah'in arkasnda iki saf olarak dizildik. Mrikler ise kble tarafmzda bulunuyorlard. Resulullah tekbir ald biz de tekbir alp namaza baladk. O rkua eilince hep beraber biz de rkua eildik. Fakat Resulullah secdeye varnca onunla birlikte sadece birinci saftakiler secdeye vard. (Arka ta-rafndakiler dman gzetleyerek ayakta beklediler) Onlar ayaa kalknca arka saftakiler secde ettiler. Sonra birinci saftakiler arkaya ikinci saftakiler ne getiler. Bu sefer Resulullah tekbir ald biz de onunla beraber tekbir aldk. Rkua vard biz de hep beraber rkua vardk. Fakat Resulullah secdeye varnca onunla birlikte yine sadece birinci saftakiler secdeye vardlar. (kinci saftakiler ayakta durdu) Secdeye varanlar secdeyi bitirince, ikinci saftakiler de secde ettiler. Hep birlikte oturduk ve Resulullah ile birlikte selam vererek namaz bitirdik." [261]

Bu hadis, Ebu Ayya ve Abdullah[262] b. Abbas'dan da rivayet edilmitir.

Taberi diyor ki: "yet-i kerimeyi bu ekilde yorumlayanlara gre onun mns yledir: "Ey Muhammed, sen, korku annda sahabilerinin arasnda bulunduun ve namaz onlara tam olarak kldrmak istediin zaman, seninle namaza balayanlardan bir grup ayakta dursun. Bir grup seninle birlikte secde edip secdeden kalktktan sonra dier grubun yerine gesin. Henz seninle birlikte secde etmemi olar o grup ne gesin. Bu defa da onlar seninle birlikte secde etsinler. Daha nce seninle birlikte secde edenler ise seni ve onlar korumu olsunlar. Nbet tutanlar tedbirlerini alsn, silahlarn yanlarnda bulundursunlar."

Taberi, bu grlerden tercihe ayan olan grn yle diyen gr olduunu sylemitir: "mam cemaati ikiye ayrr. Bir.ksm dmann nnde nbet bekler, dier ksm imamla birlikte bir rekat namaz klar. Sonra kendi bana dier rekatn klar ve dmann nne gider. Bu defa dmann nnde bulunan grup gelir. mamla birlikte br rekat da o klar. mam namazn bitirir. Onlar da kendi namazlarn tamamlarlar. Nitekim Sehl b. Ebi Hasme'den ve Salih b. Havvat'tan rivayet edilen hadisler, Resuklah'n bu namaz bu ekilde kldrdn beyan etmilerdir. Bununla birlikte imamlardan herhangi biri bu namaz, Resulullah'tan nakledilen herhangi bir ekilde klacak olursa namaz tamamdr. nk Resulullah'tan bu konuyla ilgili olarak rivayet edilen haberler sahihtir. Bu namaz da, Resululiah'n, mmetine deiik ekillerde rettii bir namazdr. mmetin bu namaz bu ekillerden herhangi birisiyle klmas mubah saylmtr. [263]

 

103- Namaz kldktan sonra ayakta iken otururken ve yanlarnz zerine yatarken Allah' zikredin. Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln. phesiz ki namaz, mminler zerine belli vakitlerde farz klnmtr,

yet-i kerimede "Namaz kldktan sonra, ayakta iken, otururken ve yanlarnz erine yatarken Allah' zikredin." buyurulmaktadr.

Bu hususta Abdullah b. Abbas unlan sylemitir: "Allah teala kullarna neyi farz klmsa onun iin belli bir mkfaat tayin etmitir. Kullarn, zrleri bulunmas halinde de onlar mazur grmtr. Ancak, Allah' zikretme ibadeti byle deildir. Zira Allah teala zikir iin belli bir snr koymam, akl olmayanlarn dnda onu terkedenleri mazur grmemi ve buyurmutur ki: "Allah' ayakta iken otururken, yanlarnz zerine yatarken, gece ve gndz, karada ve denizde, yolcu iken, mukim iken, zengin iken, fakir iken, hasta iken, shhatli iken, gizli olarak, ak olark ve her halkrda zikredin."

Allah' zikretme hususunda baka bir yette de yle buyurulmutur: "Ey iman edenler, bir dman topluluu ile karlatnz zaman sebat edin ve Allah' oka zikredin. Umulur ki kurtulaa erersiniz." [264]

yet-i kerimenin devamnda "Emniyete kavutuunuzda namaz gerei gibi kln." buyurulmktadr.

Mfessirler bu ifadeyi iki ekilde izah etmilerdir:

a- Mcahid ve Katade'ye gre bu ifadenin mns udur: "Sizler, vatanlarnzda karar klp ehirlerinizde ikamet ettiiniz zaman, yolculuk yaparken korku annda, ksaltmanza izin verilen namaz artk tam olarak kln."

b- Sddi, ibn-i Zeyd ve Mcahid'den nakledilen dier bir gre gre yetin bu blmnn mns yledir: "Sizler, korkudan sonra emniyete kavuup skunet bulduunuz zaman namazn btn farzlarn tamamlayarak kn. Artk onu, binein zerinde veya yryerek yahut oturarak klmayn."

Taberi, yetin bu blmn bu son ekliyle izah etmenin daha evla olduunu sylemitir.

yet-i kerimede geen ve "phesiz ki namaz mminler zerine belli vakitlerde farz klnmtr." eklinde tercme edilen cmlesi, mfessirler tarafndan eitli ekillerde izah edilmitir:

a- Atiyye el-Avf, Abdullah b. Abbas, Sddi ve Mcahid'den nakledilen bir gre gre bu cmlenin mns yledir: "phesiz ki namaz mminlerin zerine farz klnm bir farzdr."

b- Hasan- Basri, Mcahid, Abdullah b. Abbas ve Ebu Cafer'den nakledilen dier bir gre gre bu cmlenin mns yledir: "phesiz ki bu namaz, mminlerin zerine gerekli bir farzdr."

c- Abdullah b. Mes'ud ve Zeyd b. Eslem'den nakledilen dier bir gre

gre bu cmlenin mns yledir: "phesiz ki namaz mminler zerine vakitlere blnm bir farzdr. Onlar onu vakitlerinde eda ederler."

Taberi diyor ki: "Bu grler birbirlerine yakn olan grlerdir. Bununla birlikte bu yetin izahnda evla olan yorum: "phesiz ki namaz, mminlerin zerine, vakitlere ayrlm bir farzdr." eklindeki yorumdur. Zira kelimesinin mnas, "Vakitlendirilmi" "vakitlere ayrlm" demektir. [265]

 

104- O kfir kavmi takib etmekte geveklik gstermeyin. Eer siz ac duyuyorsanz onlar da sizin kadar ac duyuyorlar. stelik siz, Allah'tan, onlarn ummad eyleri umuyorsunuz. Allah, hereyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Ey mminler, dmanlarnz takib etmekte gevek davranmayn. ayet sizler, aldnz yaralardan ac duyuyorsanz, onlar da sizin ac duyduunuz gibi , aldklar yaralardan ac duymaktadrlar. stelik sizler, Allah'tan sevap umuyorsunuz. Onlar ise bunu da ummuyorlar. nk sizler, Allah'n sevabnn kesin olduuna iman ediyorsunuz. Onlar ise bunu yalanlyorlar. Allah, yarattklarnn menfaatini ok iyi bilendir, yaptklarnda hkm ve hikmet sahibidir.

Bu yet-i kerime, Uhud savanda zayiat veren mslmanlan teselli etmektedir. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Uhut savanda mslmanlar zayiat verince Resulullah Uhut dana kt. Ebu Sfyan da oraya geldi ve yle dedi: "Ey Muhammed, yara ancak yaraya karlktr. Sava nbetleedir. Bir gn bize, bir gn de sizedir." Bunun zerine Resulullah, sahabilerine buyurdu ki: "una cevap verin." Onlar da dediler ki: "Aramzda eitlik yok. nk bizden ldrlenler cennette sizden ldrlenler ise cehennemdedir." Bunun zerine Ebu Sfyan dedi ki: "Bizim Uzza putumuz var sizin ise Uzza putunuz yok." Resulullah da buyurdu ki: "Ona deyin ki: "Allah bizim dostumuzdur. Sizin ise dostunuz yoktur." Ebu Sfyan dedi ki: "Ey Hbel putu ycel, ey Hbel putu ycel." Resulullah da buyurdu ki: "Deyin ki: Allah daha yce ve daha byktr." Ebu Sfyan dedi ki: "Buluacamz yer, kk Bedir mevkiidir." te mslmanlar orada yaral halleriyle uyudular. Bu yet-i kerime ve u yetler bunlar hakknda nazil oldu. "Eer siz bir yara almisanz ayn yaray, dmanlarnz olan o topluluk da almtr. Biz bu gnleri insanlar arasnda evirip eviririz ki Allah, iman edenleri belirtsin. inizden ahitler meydana karsn. Allah, zalimleri sevmez. [266]

 

105- Ey Muhammcd, phesiz ki Allah'n gsterdii ekilde insanlar arasnda hkmetmen iin biz Kur'a' sana hak olarak indirdik. Sen, hainlerin savunucusu olma. [267]

 

106- Allah'tan balanma iste. phesiz ki Allah, ok balayandr, ok merhamet edendir.

Ey Muhammed, phesiz ki biz sana Kur'an' indirdik ki Allah'n sana, kitabnda gsterdii ekilde insanlar arasnda hkm veresin. Onlarn ihtilaflarn zesin. Ey Muhammed, sakn sen, bir mslmana veya mslmanlarla antlamas olan birine ihanet eden kimseyi savunma. Bakasnn malna ihanet eden birini savunmandan dolay yaptn yanlln, Allah tarafndan affedilmesini iste. phesiz ki Allah, af dileyen kullarn, hak ettikleri cezay vermeyerek oka affeden ve onlara kar ok merhametli davranandr.

Mfessirler, bu yetlerin ve bundan sonra gelen yz on altnc yete kadar olan yetlerin, hrszlk yapan veya kendilerine verilen bir emaneti inkr ederek ihanette bulunan, Resulullah'n da bilmeden savunduu bir kii hakknda nazil olduunu sylemilerdir.

Bu hususta Katade b. Numan diyor ki:

"Bizde bir aile vard. Onlara "beyrikin oullan" deniyordu. Bunlar, "Bir" "Beir" ve "Mbeir" isimli kiilerdi. Beir mnafkt, iirler yazar onunla Resulullah' ve sahabilerini hicvederdi. Sonra da bu iirleri baka kimselere isnad ederek "Falan kii byle syledi" "Filan kii yle syledi." derdi. Sahabiler bu iirleri duyunca "Vallahi bu iiri ancak bu habis herif syler. Bunu beyrikin olu sylemitir." derlerdi.

Bu aile, cahiliye dneminde de, slamn geliinden sonra da fakir ve muhta bir aile idi. O srada Medine halknn gdas, hurma ve arpa ekmeinden ibaretti. Eer bir insann imkn varsa, am'dan un tayan kervan geldiinde ondan un satn alr ve sadece kendisi yerdi. ocuklar ise ancak hurma ve arpa ekmei yiyebilirlerdi.

te o gnlerde am'dan bir kervan geldi. Amcam Zeyd olu Rifaa, bir hayvan yk un satnald. Onu kilere koydu. Orada silah, zrh ve kllar da bulunuyordu. Kilerin altndan delik alarak yiyecekler ve silahlar alnd. Sabah olunca amcam Rifaa bana geldi ve "Yeenim bu gece soyulduk. Kilerimize delik alarak yiyeceklerimiz ve silahlarmz alnd." dedi. Bunun zerine evde inceleme yaptk. Saa sola sorduk. Bazlar: "Biz bu gece beyrikin oullarnn ate yaktklarn grdk. Kanaatimiz odur ki bunlar sizin yiyeceklerinizin bir ksm iin bu atei yakmlard." Biz olay evreden sorutururken beyrikin oullan yle diyorlard. "Vallahi biz bu ii Lebid b. ehrin yapt kanaatindeyiz."

Katade diyor ki: "Halbuki Lebid aramzda salih ve dinine bal bir insand. Lebid bunu iitince silahn ekip onlara hcum etti ve "Ben aldm ha? Vallahi ya bu kl sizi dorar veya bu hrszln mahiyetini ortaya karrsnz." dedi. Bunun zerine beyrikin oullar: "Bizden uzak ol be adam, bunu sen yapmadn." dediler. Bundan sonra evreden tekrar soruturduk ve kesinlikle anladk ki bu ii beyrikin oullan yapm. Amcam bana: "Yeenim, Resulullah'a gidip hadiseyi anlasana." dedi. Ben de Resulullah'a gittim ve ona: "Bizden fakir ve erir bir aile, amcam Zeyd olu Rifuarm kilerini yarp silah ve yiyeceklerini ald. Bari silahlarmz bize iade etsinler, yiyeceklere ihtiyacmz yok." dedim. Resulullah (s.a.v.) "Bunu emredeceim." buyurdu.

beyrikin oullar bunu iitince akrabalar olan ve adna "Esir b. Urve" denen bir kiiye vardlar ve bu hususu ona anlattlar. Bunun zerine evre halk topland ve Resulullah'n yanna gelip yle dediler: "Ey Allah'n Resul, Katade b. Numan ve amcas, aramzda mslmanhkiar ve salih kiilikleriyle tannan bir aile aleyhine kalktlar. Onlar hibir delil ve ispat olmad halde hrszlkla itham ettiler."

.Katade b. Numan szlerine devamla diyor ki: "Ben de Resulullah'n yanna vardm ve onunla konutum. Resulullah bana: "Mslmanlklar ve salih kiilikleri anlatlan bir aile aleyhine kalkmsn. Onlar, hibir delilin olmadan hrszlkla suluyormusun." dedi. Bunun zerine geri dndm ve "Keke bir ksm mallarm kaybetseydim de Resulullah'a bu hususu anlatmadaydm." diye pimanlk duydum. Amcak Rifaa bana geldi ve "Yeenim ne yaptn?" dedi. Ona, Resulullah'n bana syledii eyleri haber verdim. O da "Alah yardmcmz olsun." dedi. ok gemeden ite bu surenin yz beinci yetinden yz on altnc yetine kadar olan yetler nazil oldu. O yetlerde yle buyuruluyordu: "Ey Muhammed, phesiz ki Allah'n gsterdii ekilde, insanlar arasnda hkmetmen iin biz Kur'an' sana hak olarak indirdik. Sen, hainlerin savunucusu olma." (Yani beyrikin oullarnn savunucusu olma. Katade'ye sylediklerinden dolay da) "Allah'tan balanma iste. phesiz ki Allah, ok balayandr, ok merhamet edendir." "Kendi nefislerine hainlik edenleri savunma. phesiz ki Allah, hain gnahkr sevmez. Yaptklar gnahlar insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa geceleyin, Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah onlarla beraberdi. Allah onlarn yaptklarm ilmiyle kuatcdr."

"Dnya hayatnda onlan siz savunuyorsunuz peki kyamet gnnde Allah'n huzurunda onlar kim savunacaktr? Yahut onlara kim vekil olacaktr?" "Kim bir ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan balanmasn dilerse Allah' mafiret ve merhamet edici olarak buiur." "Kim bir gnah kazanrsa ancak kendi aleyhine kazanm olur. Allah her eyi bilendir, hkm ve hikmet sa- hibidir." "Kim bir hata yapar veya gnah iler de sonra (beyrikin oullarnn, Lebide attklar gibi) onu susuz birinin zerine atarsa phesiz o, iftira ve apak bir gnah yklenmi olur." "Eer Allah'n sana ltf ve merhameti olmasayd onlardan bir topluluk seni saptrmaya alrd. Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar. Sana hibir zarar veremezler. Allah sana kitap ve hikmet indirmi ve sana bilmediin eyleri retmitir. Allah'n sana olan ltf byktr." "Sadaka vermeyi, iyilik yapmay ve insanlar arasnda sulh yaplmasn emreden kimse mstesna, onlarn fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Kim bunlar Allah'n rzasn kazanmak iin yaparsa ilerde ona byk bir mkfaat vereceiz."

Katade b. Numan diyor ki: -'Bu yetler inince alnan silahlar Resulullah'a getirildi. Resulullah onlan Rifa'ya verdi. Silahlan amcam Rifaa'ya ben teslim ettim. Amcam, mrn cahiliye dneminde geirmi, ihtiyar birisiydi. Ben onun, istemeyerek mslman olduu kanaatindeydim. Ona silahlan gtrnce yle dedi: "Yeenim bunlar Allah yoluna veriyorum." te o zaman salam bir ekilde mslaman l.duu kanaatine vardm." Bu yetler inince beyrikin oullarndan Beir, mriklerin safna geti. Sa'd'in kz Slaka'nm yannda kalmaya balad. Bunun zerine Allah teala: "Kendisine doru yol aklandktan sonra kim Peygamberle ayrla der ve mminlerin yolunun dnda bir yol takib ederse onu gittii yolda brakrz ve cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir yerdir." "phesiz Allah kendisine oitak koulmasn balamaz. Bunun dnda dilediini balar. Kim Allah'a ortak koarsa muhakkak ki derin bir sapkla dmtr. [268]ayetlerini indirdi.

Katade b. Numan diyor ki: "Beir, Slaka'nn yannda kalrken Hassan b. Sabit, kadnn o erkekle ilikisi olduuna dair leyhine bir iir yazd. Bunun zerine kadn, Beir'in bineinin eerini alp bann zerinde tayarak gtrp "Ebtah" denen yere att ve ona: "Sen bana, Hassan'm iirlerini mi hediye getirdin? Zaten senden bana hibir hayr gelmemitir." dedi. [269]

Bu husustaTaberi birka rivayet daha zikretmitir.

a- Katade b. Dumc'ye gre bu yetler, Ensar'dan bir kii olan beyrikin olu Tu'me hakknda nazil olmutur. Tu'me, amcasnn kendisine emanet ettii zrh alm sonra onu, Zeyd b. es-Semin diye adlandrlan bir Yahudinin aldn sylemitir. Yahudi gelip Resulullah'a ikayette bulununcaTu'me'nin kabilesi gelip Resulullah'm Tu'me'yi savunmasn istemiler Resulullah da onu savunmak isterken Allah teala,hakknda bu yetleri indirmi ve Tu'me'yi savunmamasn emretmitir. Bu olaydan sonra Tu'me dinden kp Mekke'deki mriklerin yanma gitmi Allah teala da onun hakknda "Kendisine doru yol aklandktan sonra kim Peygamberle ayrla der ve mminlerin yolunun dnda bir yol takibederse onu takibettii yolda brakrz ve cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir yerdir. [270]buyunnutur.

b- Abdullah b. Abbas'tan nakledilen dier bir rivayete gre Resulullah ile beraber savaa kan Ensar'dan birinin zrh alnd. Zrhn sahibi onu, Tu'me b. beyrik'in aldn syledi. Tu'me Resulullah'a getirildi. Hrsz bunu grnce zrh gtrp susuz bir adamn evine att ve kendi akrabalarna: "Ben zrh ortadan kaldrdm, onu gtrp filann evine attm. O zrh o kiinin evinde bulunacaktr." dedi. Bunun zerine hrszn akrabalar geceleyin Resulullah'a giderek "Ey Allah'n Resul, bizim adammz bundan beridir. Zrh alan falandr. Biz bunu rendik. Sen insanlarn huzurunda arkadamzn susuz olduunu ilan et ve onu savun. Zira Allah onu senin vastanla korumayacak olursa o helak olur." dediler. Resulullah da insanlarn huzurunda o kiinin susuz olduunu syledi. te bunun zerine bu yetler nazil oldu. Resululluh' ve hrsz himaye edenleri uyard.

c- bn-i Zeyd'e gre ise olay yledir; Resulullah zamannda demirden bir zrh alnm ve su, bir Yahudinin zerine atlmtr. Yahudi kendisini savununca hrszn komular, hrszlk yapan temize kamular, hrszl Yahudinin yaptn sylemiler ve Resulullah'a "Ey Allah'n Resul, bu murdar Yahudi, Allah' inkr etmektedir. Sen onu getirip hesaba eksen iyi olur." dediler. Resulullah da Yahudiye bir ksm szler syledi. te bunun zerine bu yetler nazil oldu. Resulullah'a sistem etti. Hrsz savunan komularn da knad.

d- Sddi'ye gre ise bu yet-i kerimeler, bir Yahudinin, kendisine zrhn emanet ettii beyrikin olu Tu'me hakknda nazil olmutur. Yahudi, Tu'me'ye emanet ettii zrhn, onunla beraber Tu'menin evinde belli bir yere gmdler. Sonra Tu'me oray eip zrh kard. Yahudi gelip zrhn isteyince Tu'me onu inkr etti. Yahudi, akrabalarna gidip: "Benimle birlikte gelin. Ben zrhn nereye gmldn biliyorum." dedi. Tu'me onlann geleceklerini renince zrh alp Ebu Mleyl el-Ensari adndaki kiinin evine att. Yahudi gelip zrhn arad fakat bulamad. Bunun zerine Tu'me ve akrabalar, Yahudiye hakaret ettiler. Tu'me Yahudilere: "Siz beni ihanetle mi suluyorsunuz?" dedi. Gelenler Tu'menin evinde zrh aradlar. Bir ara Ebu Mleyl'in evine yukardan bakarken zrhn orada olduunu grdler. Bunun zerine Tu'me, "Bu zrh Ebu Mleyl alm." dedi. Ensardan olanlar Tu'meyi savundular. Tu'me onlara: "Haydin Resulullah'a gidelim ona syleyin beni savunsun ve Yahudilerin delilini rtsn. Zira ben yalanc kacak olursam Yahudi btn Medine halkna kar yalan syler." dedi. Bunun zerine Ensardan bir ksm insanlar Resulullah'a gidip "Ey Allah'n Resul, sen Tu'me'yi savun ve Yahudiyi yalanc kar." demiler. Resulullah da bunu yapmak istemi ve bunun zerine Allah teala: "Sen, hainlerin savunucusu olma." yetini ve ondan sonra gelen yetleri indirmi ve Resulullah' uyann ve ihanet edeni savunanlar da knamtr.

e- krime'ye gre ise bu yet-i kerimeler, beyrikin olu Tu'me hakknda nazil olmutur. Ensardan birisi buna, iinde bir zrh bulunan deposunu emanet etmi daha sonra gelip oray atnda zrhn bulamam ve onu Tu'me'ye sormu, Tu'me de: "Zeyd b. es-Semin" diye adlandrlan bir Yahudinin onu aldn sylemi fakat zrhn sahibi, Tu'me'nin yakasn brakmamtr. Onun akrabalar bu hali grnce Resulullah'a gidip, Tu'meyi savunmasn istemiler, bunun zerine de bu yetler nazil olmu ve Resulullah' uyarm, Tu'me'nin kavmini de knamtr. [271]

 

107- Kendi nefislerine hainlik edenleri savunma. phesiz ki Allah, hain gnahkr sevmez.

Ey Muhammed, hrszlk yaparak haram mal yiyip nefislerine zulmedenleri savunma. nk Allah, hibir haini ve gnahkar kevmez. Yukanda da izah edildii gibi, burada, nefislerine hainlik ettikleri zikredilenlerden maksat, beyrikin oullandr. [272]

 

108- Onlar, yaptklar gnahlar insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa, geceleyin, Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah onlarla beraberdi. Allah onlarn yaptklarn ilmiyle kuatcdr.

Bu hainler, iledikleri gnahlar ve yaptklar ihanetleri, utandklar ve ekindikleri iin kendilerini ayplamaktan baka hibir ey yapmayacak olan insanlardan gizlerler. Fakat btn yaptklarn gren, onlar cezalandracak olan ve bu nedenle kendisinden gizlenilmeye daha layk olan Allah'tan gizlemezler. Halbuki geceleyin, Allah'n raz olmad sz tertipledikleri vakit Allah flarla beraberdi. Allah onlarn yaptklarn ilmiyle kuatcdr.

Geceleyin tertiplendii zikredilen eylerden maksat, hrszlk veya ihanet eden kiiyi Reslullah'n huzurunda temize karma planlandr. Bu plan yapanlardan maksat ise beyrikin oullarn savunanlardr. [273]

 

109- Dnya hayatnda onlar sz savunuyorsunuz. Peki kyamet gnnde Allah'n huzurunda onan kim savunacaktr. Yahut onlara kim vekil olacaktr? Yaptklar ktlkleri ve iledikleri sular bilmeyerek de olsa beyrikin oullarm siz savunuyorsunuz. Fakat hirette Allah'n, kendilerinin sulu olduklarn kesin olarak bildii bu kimseleri orada kim savunacaktr?

Buradan anlalyor ki herhang ibir hususta bir teebbse gemeden nce o husus iyice incelenmeli ve yaplan i salam yaplmal, hatalardan saknl-naldr. Aksi takdirde bunun da mnevi bir sorumluluu vardr. [274]

 

110- Kim bir ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan balanmasn dilerse Allah', mafiret edici olarak bulur.

Bir ksm mfessirler, bu yet-i kerimenin, bundan nce geen yz yedinci yette kendi nefislerine ihanet ettikleri zikredilen kimseler hakknda nazil olduunu sylemiler dier bir ksm mfessirler ise bu yetin, yz dokuzuncu yette beyan edilen, kendi nefislerine hainlik edenleri savunanlar hakknda nazil olduunu sylemilerdir.

Taberi diyor ki: "yet-i kerime, hainler ve hainleri savunanlar hakknda nazil olsa da her ktlk ileyen veya kendi nefsine zulmedeni ifadesi iine almaktadr. Ve bu yet, Muhammed mmeti iin byk bir ltuftur.

Bu hususta Ebu Vil diyor ki: "Abdullah b. Mes'ud dedi ki: "srailouila-nnda biri bir gnah ilediinde onun gnahnn kei'fareti kapsnn zerine yazlrd. Onlardan birinin bir yerine idrar dokunsa oray makasla kesmek zorundaydlar."

Abdullah b. Mes'ud'un bu szleri zerine bir adam: "phesiz ki Allah, srailoullarna hayrl eyler vermi." dedi. bn-i Mes'ud da "Allah'n size verdii, onlara verdiinden daha hayrldr. Allah sizin iin suyu temizleyici klmtr. Gnahlarnzn affedilmesi iin de yle buyurmutur "O takva sahipleri bir hakszlk yaptklar veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah' hatrlarlar ve hemen gnahlarnn balanmasn isterler[275]Kim bir ktlk iler ve-" ya nefsine zulmeder de sonra Allah'tan balanmasn dilerse Allah' affedici ve merhamet edici olarak bulur."

Habab b. Ebi Sabit diyor ki: "Bir kadn Abdullah b. Muaffel'e geldi ve ona, bir kadnn fuhu yaparak hamile kaldn daha sonra da dourduu ocuu ldrdn ve bu kadnn durumunun ne olacan sordu. Abdullah da: "Onun iin cehennem ateinden baka bir ey yoktur." dedi. Kadn alayarak . ayrlp gitti. Abdullah kadn geri ard ve ona: "Ben senin meseleni u iki gnahtan biri olarak gryorum," dedi. Ve "Kim bir ktlk iler veya nefsine zulmeder de sonraAllah'tan balanmasn dilerse Allah' mafiret ve merhamet edici olarak bulur." yetini okudu.

Abdullah b. Abbas da bu yeti izah ederken unlar sylemitir: "Allah teala bu yet-i kerimede, kullarna kar affedici olduunu, yumuak davrandn, rahmetinin ve ltfunun bol okluunu beyan etmektedir. Kul, byk kk herhangi bir gnah iler de sonra Allah'tan onun affn dilerse Allah'n affedici ve merhamet edici olduunu grr. Gnah ok olsa bile. [276]

 

111- Kim bir gnah kazanrsa ancak kendi aleyhine kazanm olur. Allah, hereyi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Kim, bilerek ve kastl olarak bir gnah ilerse, gnahnn vebali ve ayb

kendisine aittir. Zira hirette kimse kimsenin gnahn yklenmeyecektir. O halde ey akrabalar, iinizden gnahkr olanlar savunmaya kalkmayn. Yoksa siz de gnahkr olursunuz. Allah hereyi ok iyi bilendir, hkm ve ihkmet sahibidir. Herkese yaptnn karln verecektir.

Daha nce de zikredildii gibi bu yetin de beyrik oullar hakknda nazil olduu rivayet edilmitir. [277]

 

112- Kim bir hata yapar veya gnah iler de sonra onu susuz birinin zerine atarsa phesiz o, iftira ve apak bir gnah yklenmi olur.

Kim, kastsz olarak bir hata iler veya beyrikin oullarnn yaptklar gibi kastl bir ekilde gnah iler sonra da hatasn veya gnahn, masum olan bir bakasna yklemeye kalkarsa ite byle bir insan phesiz ki byk bir iftirada bulunmu ve apak bir gnah ilemi olur.

yette zikretilen "Hata", kastl veya kastsz olarak ilenen gnahtr. "Gnah" diye tercme edilen kelimesi ise, kastl olarak ilenen gnah ifade eder. Bu sebeple bu kelimeler ayn ayr zikredilmilerdir.

Mfessirler bu yette, iledii gnah bakalrmn zerine att zikredilen kiiden maksadn, beyrikin olu olduu hususunda ittifak etmiler, ancak zerine su atlan masum kiinin kim olduu hususunda farkl grler zikretmilerdir.

Bazlarna gre bu kii, Lebid b. Sehl bazlarna gre ise Zeyd b. es-Se-min adl br Yahudidir. [278]

 

113- Eer Allah'n sana ltuf ve rahmeti olmasayd onlardan bir topluluk seni saptrmaya alrd. Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar. Sana hibir zarar veremezler. Allah sana kitap ve hikmet indirmi ve sana bilmediin eyleri retmitir. Allah'n sana olan ltf byktr.

Ey Muhammed, eer Allah, hainlerin durumunu aklayarak seni koruma ltfunda bulunmayp sana merhamet etmeseydi, onlardan bir frka, o hyanet eden kimsenin durumunu gizleyerek ve susuz olduuna dair ahitlik ederek seni doru yoldan kaydmrdi. Halbuki onlar ancak kendilerini doru yoldan saptrrlar Onlar sana bir zarar veremezler. nk Allah seni davanda kararl klm ve hataya dmeni nlemitir. Allah sana Kur'an'i ve Allah'n hkmlerini bilme hikmetini indirdi. Gemie ve gelecee dair haberler gibi bilmediin eyleri sana bildirdi. Allah'n sana olan Itfu pek byktr. Bu sebeple sana vermi olduu nimetlere kar ona kret.

yet-i kerimede, "Eer Allah'n sana ltf ve merhameti olmasayd onlardan bir topluluk seni saptrmaya alrd." buyurulmaktadr. Burada topluluun Resulullah' saptrmaya almas, ihanet edenin durumu hakknda Resulul-Iah' tereddde dnneleri, o kiinin susuzluuna dair ahitlik eneleri ve Re-sulullah'tan onu temize karmasn istemeleridir.

yet-i kerimede: "Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptrrlar." buyurulmaktadr. Bundan maksat ise bunlarn, Allah'n kendilerine mubah klmad bir eye kendilerini sokmalar ve kendilerini gnaha srklemeleridir. Zira Allah teala, baka bir yette mminlere: "yilikte ve takvada yardmlasn. Gnah ileme ve dmanlk yapmakta yardmlamayn... [279] Duyurulmutur. Hain kimselere yardm etmeye kalkanlar, kendilerini hak yoldan saptrm olurlar.

yet-i kerimede, Allah tealamn, Resulullah'a, kitabn yannda hikmeti de indirdii beyan edilmektedir. Buradaki "Hikmeften maksat, Kur'an'da mcmel olarak zikredilen heallar, haramlar, emirler, yasaklar, hkmler, vaadler ve tehditlerdir. [280]

 

114- Sadaka vermeyi, iyilik yapmay veya insanlar arasnda sulh yaplmasn emreden kimse mstesna, onlarn fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Kim bunlar, Allah'n rzasn kazanmak iin yaparsa ilerde ona byk bir mkfaat vereceiz.

nsanlarn fsltlarnn ounda hibir hayr yoktur. Sadaka vermeyi, iyilikte bulunmay veya anlamazlk ierisinde bulunan insanlarn arasn bulmay emredenin fslts mstesnadr. Kim bu hayrlar Allah'n rzasn kazanmak iin yaparsa ileride ona byk bir mkfaat vereceiz.

Taberi bu yet-i kerimedeki eitli kraat ekillerini zikrettikten sonra demitir ki: "yetin mnsn, fsltlarda hayr yoktur. Sadece bazlarnda hayr vardr. O da sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmay emretmek yahut insanlarn arasn bulmaktr." eklinde izah etmek doru deildir. u ekilde izah etmek daha dorudur. Fslt yapanlarn ounda hayr yoktur. Ancak sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmay emreden yahut insanlarn arasm dzeltenler mstesnadr. te fi s d a anlardan hayrl olanlar bunlardr." Birinci izah ekli Basrallann, ikinci izah ekli ise Kufelilerin kraatlanna gredir. [281]

 

115- Kendisine doru yol belli olduktan sonra kim Peygamberle ayrla der ve mminlerin yolunun dnda bir yol takib ederse onu gittii yolda brakrz ve cehenneme atarz. O cehennem ne kt bir yerdir.

Kim Muhammed'in, Allah'n Peygamberi olduunu ve getirdiklerinin de Allah katndan olduunu, insanlar doru yola ilettiini anladktan sonra Allah'n Peygamberi Muhammed'e kar kar, ona dman kesilip ondan ayrlrsa ve Muhammed'i tasdik edenlerin yolunun dnda bir yol tutacak olursa biz onu, tuttuu yolda brakr onu, yardm diledii putlarna terkederiz. Onlar da ona hibir fayda salayamazlar ve Allah'n azabn ondan uzaklatramazlar. Biz de onu cehenneme sokarz. O cehennem ne kt bir yerdir.

Daha nce de akland gibi bu yet-i kerime, Tu'me b. beyrik gibi, , ihanet eden, ihanetinden sonra tevbe etmeyen, aksine mminleri brakp putlara tapan mriklere sman ve dinden dnerek Resulullah ile ayrla den kimseler hakknda nazil olmutur. [282]

 

116- phesiz Allah, kendisine ortak koulmasn balamaz. Bunun dnda dilediini balar. Kim Allah'a ortak koarsa muhakkak ki derin bir sapkla dmtr.

phesiz ki Allah, Tu'me b. beyrik gibi, kendisine ortak koan ve mrik olarak lenleri affetmez. Allah'a ortak koma dnda baka bir gnah ileyen kimselerin ise affedilmeleri Allah'a kalmtr. Allah onlardan dilediini affeder, dilediini ise cezalandrr. Kim Allah'a ibadetinde ortak komu olursa phesiz ki o, hak yoldan kaym, derin bir sapkla dmtr. Zira o, Allah'a ibadette ona ortak komasyla eytana itaat etmi ve onun yolundan gitmi olur. Bu da byk bir sapklk ve ak bir hsrandr.

Allah'a ortak komaktan daha byk bir gnah yoktur. Bu hususta Abdullah b. Mes'ud yle diyor:

"Ben Resulullah'tan "Allah katnda en byk gnah hangisidir?" diye sordum. Resulullah buyurdu ki: "Baka bir eyi, seni yaratt halde Allah'a e ko-mandr." Dedim ki: "Bunun byk olduu muhakkak. Bundan sonra hangisi byktr?" Buyurdu ki: "Seninle beraber yemek yiyeceinden korkarak ocuunu ldrmendir." Dedim ki: "Bundan sonra hangisidir?" Buyurdu ki: "Komunun karsyla zina etmendir." [283]

 

117- Onlar, Allah' brakp da sadece bir takm diilere taparlar. Bylece ancak inat eytana tapm olurlar.

Allah'a ortak koan mrikler, Allah' brakp da diilerin adlarn tatktla: n, Lat, Uzza, Menat gibi putlara taparlar. Bunlarn ilah ve rab oldukanm iddia ederler. Onlar bu davranlaryla ancak, Allah'a isyan eden eytana tapm olurlar. Bu da onlarn, sapklk ve inkr iinde olduklarnn ve doru yoldan ayrldklarnn en byk delilidir. Zira onlar hereyin diisini o eyin kts sayarlar. Buna ramen onu ilah kabul edip ona taparlar.

Mreklir, taptklar varlklara dii adlann koyuyarlar hatta meleklerin de Allah'n kzlar olduklarm iddia ediyorlard. yet-i kerime bu hususa iaret ederek insanlarn tedenberi tanra edinme sapklklarn knamaktadr.

Mfessirler ^yet-i kerimede, mriklerin taptklar zikredilen diilerden neyin kasdedildii hususunda eitli grler zikretmilerdir.

a- Ebu Malik, Sddi ve bn-i Zeyd'e gre burada mriklerin taptklar zikredilen diilerden maksat, kendilerine dii adlarn verdikleri putlardr. Mesela, Lut, Uzza, Menat, Naile vb. putlar, kendilerine dii adlan taklan putlardr.

b- Abdullah b. Abbas, Katade ve Hasan- Basri'den nakledilen dier bir gre gre bu yette kendilerine tapnldktan belirtilen diilerden maksat, ta ve aalar gibi cansz varlklar ve putlatrlan llerdir.

c- Dehhak'a gre ise yette zikredilen diilerden maksat, meleklerdir. nk mrikler, meleklerin Allah'n kzlan olduklarn zannediyorlard.

d- Hasan- Basri'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen diiden maksat, putlar demektir. Zira mrikler putlarna "Diiler" derlerdi. Bu hususta Ebu Reca, Hasan- Basri'nin unlar sylediini rivayet etmitir. Arap kabilelerinden her bir kabilenin kendisine ait bir putu bulunuyordu. Onlar, putlarn kasdederek "Filan kabilenin diisi." diyorlard.

c- Mcahid ve Urve'den nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen "Diiler"den maksat, putlar demektir.

Taberi diyor ki: "Bu yette zikredilen diilerden maksat, kendilerine dii adlar taklan Lat, Uzza, Naile.Menat gibi putlardr. Doru olan gr de budur. Zira dii kelimesinin Arapadaki en ak mns "Dii olmak" demektir. Bu kelimeyi en ak mansyla yorumlamak icabeder. Bu mnda yorumlandnda da bundan maksadn, kendilerine dii adlan taklan putlar olduunu sylemek gerekir. [284]

 

118-119- O eytan ki Allah ona lanet etti. O da yle dedi: "Yemin olsun ki kullarndan belirli bir ksmn alacam. Onlar mutlaka saptracam. Onlar bo kuruntulara sokacam ve onlara emredeceim. Hayvanlarn kulaklarn yaracaklar. Yine onlara emredeceim, Allah'n yaratn deitirecekler." Kim, Allah' brakp da eytan dost edinirse phesiz ki o, apak bir hsrana uram olur.

Allah' brakp da diilerin adlarn taktklar bir ksm putlara tapan ve bylece Allah'n huzurundan kovulmu olan eytana tapm olan bu mriklerin varacaklar yer cehennemdir. Tapm olduklar o eytan ise, Allah, rahmetinden uzaklatrm ve rsvay etmitir. eytan da rabbine, aldatmalar ve vesveseleriy-le kullarndan belli bir ksmn yakalayacan, onlar slamdan saptrp inkra dreceini ve bir ksm bo kuruntularla onlarn kalblerini kaydracan ve o kullara emrederek bir ksm hayvanlarn kulaklarn yardrp putlara adatacan yine onlara emredip Allah'n yaratt ekli deitirmeye srkleyeceini sylemitir. Allah da eytann aldatp kendisine balad bu kimselere, apak bir hsrana deceklerini beyan etmitir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "eytan, Allah'n kullarndan bir ksmn kendisine nasl balayabilir?" Cevaben denilir ki "eytan onlar doru yoldan saptrarak, onlar kendisine itaat etmeye ararak ve onlara sapkl ve inkan ssl gstererek onlarn ayaklarn doru yoldan kaydnr. te bunlardan, eytann arna ve ssl gsterdii eylere uyanlar ve bu yette zikredilen, eytann kendisine balad belli kimselerdir. Allah teala eytann bu davrann zikrederek, doru yolu grdkten sonra Peygamberle ayrla denlerin eytann payna dtklerini beyan etmitir.

yet-i kerimede, eytann bir ksm kullara emrederek onlara, hayvanlarn kulaklarn yardrd beyan edilmitir. Burada, kulaklarnn yardrlaca beyan edilen hayvanlardan maksat, bu ekilde iaretlenerek tautlara ve putlara tahsis edilen "Bahire" ve "aibe" gibi isimlerle isimlendirilen hayvanlardr.

Bu hususta Katade ve Sddi demilerdir ki: "eytann mriklere verdii vesvese zerine onlar hayvanlarn kulaklarn yarp "Bahire" ve "aibe" adn takyor ve putlarna adyorlard."

yet-i kerimede, eytann, kendisine uyan insanlara emrederek Allah'n yaratm deitirecei zikredilmektedir. Mfessirler, yette geen ve "Allah'n yarat" diye tercme edilen ifadesini eitli ekillerde izah etmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik, Rebi1 b. Enes, krirne ve Ebu Salih'e gre burada bir ksm insanlarn, eytann kendilerine emretmesiyle deitirdikleri "Allah'n yarat"ndan maksat, hayvanlar ksrlatrmaktr. Ancak Ha-san- Basri'nin, kolarn ki s rl atrl m asnda bir mahzur gnnedii, Mcahid'in de buradaki dan maksadn, "Allah'n dini" demek olduu rivayet edilmitir.

b- Abdullah b. Abbas, brahim en-Nehai, Mcahid, krime, Hasan- Bas-ri, Katade, Kasm, Sddi, Dehhak ve bn-i Zeyd'den nakledilen dier bir gre gre yette bir ksm insanlarn, eytann emriyle deitirdikleri zikredilen "Allah'n yaratndan maksat, "Allah'n dinidir" Buna gre eytana tabi olanlar, onun emriyle Allah'n dinini deitirmeye kalkrlar." demektir.

c- Hasan- Basri ve Abdullah b. Mes'ud'dan nakledilen dier bir gre gre burada "Allah'n yaratn deitirme" diye zikredilen eyden maksat, insanlarn "Dvme" yaptrmalar, dilerini trpleterek aralann atnnalan, tylerini aldrmalar vb. eylerdir.

Bu hususta Abdullah b. Mes'ud'un unlar syledii rivayet edilmitir. "Allah, vcuduna dvme yaptran kadna da yapan kadna da, tylerini alan kadna da aldran kadna da, gzelemek iin dilerini torpilleterek aralarn

aan kadna da, hasl, Allah'n yarattn deitiren her kadna da lanet eder. [285]

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, "Allah'n yarattndan maksat Allah'n dinidir." diyen grtr. Zira dier bir yet, bu yetteki "Allah'n yarattndan maksadn", Allah'n dini olduunu ifade etmektedir ki o yet de udur: "Ey Muhammed, hakka ynelerek yzn dosdoru bir ekilde dine evir. Bu, Allah'n insanlara verdii bir ftrattr. [286]

yet-i kerimede geen "Allah'n yaratndan maksadn din olduu sylendii takdirde burada zikredilen dier btn grler bunun iine girmi olur. Zira, Allah'n, ksrlatrmasn yasaklad varl ksrlatrmak, dvme yapmak gibi yasaklad ieyleri yapmak, Allah'a kar gelmektir ve onun dininin hkmlerini deitirmeye kalkmaktr. yeti genel bir ekilde yorumlayarak dinin herhangi bir hkmn deitirmeye kalkmann burada zikredildiini sylemek dinin sadece belli hkmlerinin deitirilmesini kasdettiini sylemekten daha evladr. yetin sadece ksrlatrmay veya dvme yaptrmay yasakladn sylemek onu geni mnsndan karp dar bir mnda izah etmek olur ki bu da isabetli deildir.

ye-i kerimenin sonunda "Kim Allah' brakp da eytan dost edinirse phesiz ki o, apak bir hsrana uram olur." Duyurulmaktadr. Allah teala yet-i kerimenin bu blmnde, kendilerine doru yol belli olduktan sonra Allah ve Resulyle ayrla den, dolaysyla eytann taraftan olan insanlarn halini bildirmekte ve buyurmaktadr ki, "Kim Allah'a isyanda ve emirlerine kar gelmekte eytana itaat eder, onu dost edinir ve yardmc kabul edecek olursa phesiz ki o apak bir ekilde hcrana srklenmi ve kendisine yazk etmi olur. Zira Allah'a kar gnahlarndan dolay Allah'n onu cezalandrmas halinde eytann ona yardm etmeye hibir gc yoktur. Bilakis onun eytana muhta olduu bir srada onu yalnz brakp ondan uzaklaacaktr. eytan yle bir kii ile dnyada yaad srece ve cezalandrlmas ertelenmi olduu mddete beraber olur. Nitekim bu husus, bundan sonra gelen yette aklanmaktadr. [287]

 

120- eytan onlara vandlcrdc bulunur ve onlar kuruntulara sokar. Halbuki eytan onlara, aldatc eylerden bakasn vaad etmez.

eytan o mriklere yardm edeceini ve onlar savunacan vaad eder. Onlar, dmanlarna kar muzaffer olacaklar kuruntusuna kaptrr. Halbuki eytan onlara, aldatmacadan baka bir ey vaad etmez.

*Bu hususta dier bir yet-i kerimede de yle buyurulmaktadr: "Allah'n emri yerine gelince eytan yle der. "phesiz Allah size gerek bir va-adde bulunmutu. Ben de size vaadde bulunmutum. Fakat vaadimi bozdum. Benim, sizin zerinizde bir nfuzum yoktur. Fakat sizi sapkla ardm siz de bana uydunuz. O halde beni knamayn, nefsinizi knayn. Artk ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni. Daha nce beni, Allah'a ortak komanz reddediyorum." Elbette zalimlere can yakc bir azap vardr. [288]

Yine eytan, yaptklar amelleri kendilerine ssl gsterdii mriklere Bedir savanda unlar sylemitir: Bu hususu u yet-i kerime yle beyan etmitir: "O zaman eytan onlann yaptklarn kendilerine gzel gstermi "Bugn insanlardan sizi yenecek hibir kimse yoktur. Ben de mutlaka sizin yannzdaym." demiti. ki tkopluluk birbirine grnnce de geri dnp "Ben sizden uzam. Ben sizin grmediiniz eyleri gryorum. Ben Allah'tan korkuyorum. Allah, cezas pek iddetli olandr." demitir. [289]

Evet, Allah dman eytann aldatt kimselerin, tam kendilerine muhta olduu bir srada vaadleri boa km, veridi vesveseleri, engin llerdeki serap gibi olmutur. Allah teala bu hususta da yle buyurmaktadr: "nkr edenlerin amelleri dz bir arazideki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Fakat oraya vardnda umduundan hibir ey bulamaz. Yannda sadece Allah' bulur. O da onun hesabn eksiksiz grverir. Allah, hesab sr'atli olandr." [290]

 

121- ite bunlarn varacaklar yer cehennemdir. Orada kaacak bir yer de bulamayacaklardr.

eytann vesveselerine kanan ve vaadlerine inanan insanlarn, kyamet gnnde vanp kalacaklar yer cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Onlar kendilerini oradan kurtaracak bir kimse de bulamayacaklardr. Oray baka bir yerle de deitiremeyeceklerdir. [291]

 

122- man edip salh ameller ileyenleri ise altlarndan rmaklar akan cennetlere koyacaz. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Allah bunu hak olarak vaad etmitir. Allah'tan daha doru szl kim vardr?

Allah' ve Resuln tasdik eden", Allah'n birliini ve elisinin Peygamberliini ikrar eden, Allah'n farz kld amelleri yerine getiren kimseleri, kyamet gnnde Allah'n huzuruna varnca, dnyadayken yapm olduklar amellerinin karl olarak altlarndan rmaklar akan cennetlere koyacaz. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardr. Bu, Allah'n, dnyada onlara, gerek ve kesin oan bir vaadidir. Allah'n vaadi, bir ksm kuruntular vaadeden eytann vaadi gibi yalan bir vaad deildir. Ey insanlar, Allah'tan daha doru szl kim olabilir? O halde nasl oluyor da Allah'n size vaad ettii eylere ulatracak olan amelleri yapmyorsunuz? Onu inkra kalkyor, emrine muhalefet ediyorsunuz? Habluki sizler, hibir kimsenin, Allah'tan daha doru sz syleyemeyeceini biliyorsunuz. Yine nasl oluyor da eytann vaad ettii bir ksm kuruntulara ulaacanz midiyle onun emrettii eyleri yapyorsunuz? Halbuki sizler, eytann vaadlerinin, bir ksm aldatmalar, gerek d eyler olduunu biliyorsunuz. Bununla birlikte Allah' brakp eytan dost ediniyor ve Allah'a itaat etmiyorsunuz?

Allah teala bu yet-i kerimede, slam erevesi dnda bulunan ve eytann aldatc kuruntularna kaplan mriklere mukabil, iman edip gzel amel ileyenlerin varacaklar mevki ve makamlar belirtmekte ve bunun, kendi tarafndan gerek bir vaad olduunu, buna mukabil eytann vaadlerinin ise aldatmalardan ibaret olduunu beyan etmektedir. Bylece mminleri mjdelemektedir.

yet-i kerimede: "Allah'dan daha doru szl kim vardr?" buyurulmak-tadr.

Peygamber efendimiz de, Allah'tan daha doru sz syleyecek hibir kimsenin bulunmadm, hutbelerinin banda belirtir ve yle buyururdu:

"Allah kimi hidayete erdirirse onu saptracak hibir kimse yoktur. Kimi de saptracak olarsa onu da doru yola iletecek kimse yoktur. phesiz ki szlerin en dorusu Allah'n kitab, hidayet ve iradn en gzeli de Muhammed'in hidayet ve iraddr. lerin en erli olan, dinde olmad halde sonradan icad edilenlerdir.B Sonradan icad edilen herey bid'atir. Her bid'at da sapklktr. Her sapkla den ise cehennem ateindedir. [292]

 

123- Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilerse onun cezasn cehennemde grecektir. O, kendisine Allah'tan baka ne bir dost ne de bir yardmc bulabilir.

Ey eytann dostlar ve taraftarlar, durum ne sizin arzunuza gre ne.de kitap ehlinin arzusuna gredir. Kim, byk veya kk bir ktlk ilerse Allah ona, cezasn verecektir. Ve o kendisi iin Allah'tan baka, ilerini zerine alacak ne bir dost ne de Allah'n azabna kar yardm edecek bir yardmc bulabilecektir.

Mfessirler, yette geen: "Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir." ifadesindeki "Sizin" ve "Kitap ehlinin" kelimeleriyle kimlerin kasdedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir:

a- Mesruk, Sddi, Dehhak, Abdullah b. Abbas ve Ebu Salih'e gre burada zikredilen "Sizin" kelimesinden maksat, mslmanlar, "Kitap ehlinin" ifadesinden maksat ise Yahudi, Hristiyan ve benzerleridir.

Bu yetin izahnda Mesruk diyor ki: "Mslmanlarla, ehl-i kitap, birbirleriyle mnazara yaptlar. Mslmanlar: "Biz sizden daha doni yoldayz." dediler. Ehl-i kitap da: "Biz daha doru yoldayz." dediler. Bunun zerine Allah tea-la: "Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilese onun cezasn grecektir. O, kendisine Allah'tan baka ne bir dost ne de biryardmc bulabilir." yetini indirdi. Bundan sonra kitap ehli olanlar, mslmanlara: "Biz sizinle eitiz." dediler. Bunun zerine de "Erkek olsun kadn olsun, kim mmin olur da gzel amellerden ilerse ite onlar, cennete girerler. Zerre kadar da zulme uratlmazlar." [293]yeti nazil oldu ve mminleri kitap ehline galip getirdi.

Abdullah b. Abbas da bu yetin izahnda yle demitir: "eitli dinlerden olan insanlar, kendi aralarnda tarttlar. Tevrata tabi olanlar dediler ki: "Bizim kitabmz dier btn kitaplardan daha hayrldr. nk o, sizin kitapla-larnzdan daha nce inmitir. Peygamberimiz de Peygamberlerin en hayrhs-dr.." ncile tabi olanlar da buna benzer szler sylediler. Mslmanlar da: "Artk slamdan baka din yoktur. Bizim kitabmz ondan nceki he kitab neshet-mitir. Peygamberimiz, Peygamberlerin sonuncudur. Sizler de bizler de sizin kitaplarnza iman etmekle ve bizim kitabmzda amel etmekle emrolunduk." dediler. Bunun zerine Allah teala, aralarnda hkm verdi ve buyurdu ki: "Durum ne sizin kuruntunuz ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim, bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir. "Bylece Allah teala dine uyan insanlar serbest brakt ve buyurdu ki: "yilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve brahim'in hanif dinine tabi olandan, din bakmndan daha iyi kim olabilir? Allah, ibrahim'i bir dost edinmiti. [294] yetini indirdi.

b- Mcahid ve bn-i Zeyd'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilen "Sizin" ifadesinden maksat, mrikler, "Kitap ehli"nden maksat ise Yahudi ve Hristiyanlardr.

Bu hususta Mcahid unlar sylemitir: "Mrik olan Kureyliler ve dier Araplar: "Biz, ldkten sonra diriltilmeyeceiz ve azap grmeyeceiz." dediler. Yahudi ve Hristiyanla da "Cennete ancak Yahudi veya Hristiyan olanlar girecektir. Cehnnem atei bizlere ancak sayl gnlerde dokunacaktr." dediler. Allah teala da bu yeti indirdi ve buyurdu ki: "Durum ne sizin kuruntuzuna ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir."

Bu hususta bn-i Zeyd de unlar sylemitir: "Yahudi olan Huyey b. Ah-tab, Mekke mriklerini Resulullah'n aleyhine kkrtmak iin oraya gitmitir. Mrikler ona: "Ey Huyey, sizler ehl-i kitapsnz biz mi daha hayrlyz yoksa Muhammed ve arkadalar m?" Huyey: "Siz onlardan daha hayrlsnz." dedi. te bu husus u yette ifade edilmektedir. "Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri grmyor musun? Onlar puta ve eytana inanyorlar ve inkr edenlere "Bunlar, iman edenlerden daha doru yoldadr." diyorlar." "Allah'n lanet ettii kimseler ite bunlardr. Allah kime lanet ederse artk sen ona bir yardmc bulamazsn. [295] yetlerini indirdi. Mrikler hakknda da : "Durum ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna gredir. Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir..." yetini ve bundan sonra gelen yeti indirdi.

c- Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre burada zikredilen her iki grup insandan maksat da kitap ehlidir.

Taberi, bu grlerden, Mcahid'den nakledilen ikinci grn tercihe ayan olduunu, burada zikredilen insanlardan maksadn, Kurey mrikleriyle kitap ehli olan kimseler olduklarn sylemitir. Zira bundan nceki yetlerde mslmanlarm kuruntular zikredilmemi, eytann taraftarlarnn kuruntular zikredilmi ve eytann onlara: "Ben onlar bo kuruntulara sokacam." dedii beyan edilmitir. Bu nedenle bu yetteki "Sizin kuruntunuz" ifadesinden maksat, "Siz, eytana uyan Kurey mriklerinin kuruntularadr. Mslmanlann'ku-runtulan deildir. nk bir yeti, kendisinden nce geen yetlere uygun olarak tefsir etmek daha evladr. Aksine, bir yeti, hakknda Kur'an'dan snnetten ve mfessirlerin icmalanndan herhangi bir delil olmakszn, kendisinden nce geen yetlere uygun olmayacak bir ekilde izah etmek isabetli deildir.

Allah teala bu yet-i kerimede, mriklerin kuruntularn ehl-i kitabn ku-nntulanyla beraber zikretmitir. Zira her iki frkann kuruntular da eytann onlara verdii kuruntulardr. Nitekim yz on dokuzuncu yette bu husus aka zikredilmitir.

yet-i kerimenin devamnda: "Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir." buyurulmaktadir. Mfessirler burada zikredilen "Kim" ifadesinden, hangi insanlarn ve "Ktlk"ten de ne gibi bir ktln kasdedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir.

a- bey b. Ka'b, Hz. Aie ve Mcahid'den nakledilen dier bir gre gre buradaki "Kim" ifadesinden maksat, mmin olsun kfir olsun her gnah ileyendir. "Ktlk"ten maksat ise byk kk hertrl gnahtr. Bu izaha gre her gnah ileyen, iledii gnahn cezasn mutlaka grr. Bazlarnn cezasn dnyada bazlarnn da hirette grm olabilir.

Bu hususta Rebi' b. Zeyd diyor ki: "Ben, bey b. Ka'b'dan, Allah teala-nm, "Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir." yetini sordum ve dedim ki: "Vallahi, eer biz, ilediimiz hereyin cezasn greceksek biz helak olduk demektir." O da bana dedi ki: "Vallahi ben seni, u anda grdmden daha anlayl sanyordum. Herhangi bir kimseye isabet eden yaralanma ve ayak srmesi, iledii bir gnahtan dolaydr. Allah'n balamayp cezalandrdklar ise bunlardan daha oktur. Hatta (hayvanlar tarafndan) srlma ve skntya dme de bu gnahlarn cezalarndandr."

Hz. Aie de bu yette zikredilen her ktln cezasnn verilecei hkmnn, dnyada gerekleeceini, kulun, dnyada bana gelen musibetlerin, ktlklerinin bir cezas olduunu sylemitir.

b- Hasan-i Basri, ibn-i Zeyd ve Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre yetin bu blmnde zikredilen "Kim" ifadesinden maksat, Yahudi, Hristiyan, ateperest ve Arap mrikleri gibi kfirlerdir. "Ktlk"ten maksat ise kfirlerin yaptklar ktlklerdir. Bu grte olanlara gre Allah teala, mmin olduu halde gnah ileyenlerin gnahlarn balayabileceim vaad etmi, kfirlerin, herhangi bir gnah ilemeleri halinde ise balanmayacaklarn ve mutlaka cezasn greceklerini bu yetle bildirmitir.

c- Abdullah b. Abbas ve Said b. Cbeyr'den nakledilen dier bir gre gre ise bu yette zikredilen "Kim" ifadesinden maksat, mrikler "Ktlk" ifadesinden maksat ise, Allah'a otak komaktr.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan, bey b. Ka'b ve Hz. Aie'den nakledilen birinci grtr. Yani yetin bu blmnde zikredilen "Kim" ifadesinden maksat, gnah ileyen herhangi bir insan, "Ktlk"ten maksat ise byk kk herhangi bir gnahtr. Zira yet genel bir ifade kullanmtr. Bu ifadeyi, yet ve hadisten harhangi bir delil bulunmakszn zel bir mnda yorumlamak isabetli deildir.

Taberi szlerine devamla diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "Sizlerin bu yeti, "Herhangi bir kul, herhangi bir ktlk yapacak olursa onun cezasn mutlaka grr." eklinde izah etmeniz karlnda "Eer yasaklandnz byk gnahlardan kanrsanz ktlklerinizi ner sizi gze! bir makama koyarz. [296] yetinin hkm ne olacaktr? Allah tealanm, affedeceini vaad ettii bir ktln cezasn verecei nasl dnlebilir?" Cevaben denilir ki: "Allah te-alann "Ktlklerinizi rteriz." buyurmas, onlar cezalandrmayacaz anlamna gelmez. Allah teala bu ifadesi ile kyamette mrikleri, iledikleri gnahlardan dolay rezil ve riisvay ettii halde mminleri ktlklerinden dolay rsvay etmeyeceini beyan etmitir. Mminleri.iledikleri bu gibi gnahlarndan dolay affetmesi ve onlar cennetine kavuturmas iin dnyada iken bu ktlklerinden dolay onlara bir ksm musibetler vermesi ite bu ktlkleri rtmesi ve sil-mesidir. Nitekim Resulullahtan, yetin bu ekilde izah edilmesine iaret eden bir ok hadis-i erifler zikredilmitir. Ebu Hureyre (r.a.) diyor ki:

"Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir." yeti inince bunun hkm mslmaniara ar geldi. Bu hususu Resulullah'a atlar. Resulullah da "Amellerinizi, emredildiiniz gibi yapmaya yaklatrn. Onlar tam yapmaya aln (ve bilin ki) mminin bana gelen her felaket onun gnahlarnn bir keffaretidir. Hatta ayana dokunan bir ey, kendisine batan bir diken dahi bundand" [297]

Hz. Ebubekir diyor ki:

"Ben, Resulullah'm yannda bulunuyordum. Ona "Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir. O kendisine Allah'tan baka ne bir dost ne de bir yardmc bulabilir." yeti nazil oldu. Bunun zerine Resulullah bana buyurdu ki: "Ey Ebubekir, bana inen bir yeti sana okuyaym m?" dedim ki: "Evet ya Resulullah." Bunun zerine Resulullah onu bana okudu. Ben o anda sanki belimin krldn hissettim ve bundan (bu yetten) dolay skntya dtm. Resulullah "Ey Ebubekir, ne oluyor sana?" dedi. Dedim ki: "Ey Allah'n Resul, babam anam sana feda olsun. Hangimiz kt amel ilemiyoruz ki? Bu yette de yaptklarmzdan dolay cezalandrlacamz beyan ediliyor. (Her kt amelimizden dolay cezalandrlacamza gre halimiz ne olacaktr?) Bunun zerine Resulullah (s.a.v.) yle buyurdu: "Ey Ebubekir sen, (ve dier mminler) yaptklarnzn cezasn dnyada greceksiniz ki rabbinizin huzuruna gnahsz aksnz. Dier insanlarn ise, ktlklerinin cezas biriktirilir ki kyamet gnnde onun cezasn grsnler. [298]

Hz. Aiedediyorki: "Dedim ki: "Ben Allah'n kitabnda hangi yetin daha iddetli olduunu biliyorum." Resulullah da bana dedi ki "O, hangi ayettir?" Ben de dedim ki: "O, Kim bir ktlk ilerse onun cezasn grecektir." yetidir." Bunun zerine Resulullah buyurdu ki "Mmin kul, dnyada iken yapt amellerin en ktsyle cezalandrlr." Sonra Resulullah, bu cezalardan bazlarn zikretti. Hastalk ve yorgunluk da bunlardandr. Resulullah'm zikrettii cezalardan en sonuncusu da, kiinin ayana bir eyin dokunmasyd. Resulullah buyurdu ki: "te btn bunlar, kulun yapt amelin cezasdr. Ey Aie, kyamet gnnde hesaba ekilecek hibir kimse yoktur ki ona azap edilmi olmasn." Ben de dedim ki: "Allah teala yetlerinde "Amel defteri sandan verilen , kolay bir hesaba ekilecektir. Ailesine sevinle dnecektir. [299] buyunnuyor mu? Resulullah da buyurdu ki: "Buradaki hesap sadece yaplan amelleri gstermektir. Kim hesaba ekilmede incelenecek olursa mutlaka azap grr. Resulullah, incelemeyi izah ederken parmayla elinin iine drtm ve yeri eeler gibi yapmtr." [300]

 

124- Erkek olsun kadn olsun, kim mmin olur da gzel amellerden ilerse, ite onlar cennete girerler. Zerre kadar da zulme uratlmazlar.

Ey mrikler, durum sizin ve kitap ehlinin, kuruntular gibi deildir. Cennete, sizler girmeyeceksiniz, oraya ancak, erkek olsun kadn olsun bana iman eden, birliimi kabul eden, Peygamberim Muhammed'i ve onun, benim katmdan getirdiklerini tasdik eden, bunlarla birlikte salih amel ileyenler, ite bunlar, cennete gireceklerdir. Allah,iman edip salih amel leyen bu kullarna hurma e-kirdiinin zerindeki oyuk kadar dahi zulmetmeyecektir. Yani, Allah onlara, yaptklar amellerinin karln tam olarak verecektir.

*Sddi bu yetin izahnda yle demitir: "man etme, ancak salih amellerle, mslman olma da ancak iyiliklerde bulunma ile kabul edilmitir. Yani kiinin, sadece "Ben mminim" veya "Mslmamm" demesi yeterli deildir. Ayrca salih ameller ilemesi gerekir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki "Niin yet-i kerimede "Kim salih ameller ilerse" denilmiyor da amel kelimesine "Den" taks eklenerek "Salih amellerden" deniliyor? Cevaben denilir ki: "Bunun izahnda ki yon vardr.

Birincisi udur: Allah teala mmin kullarnn btn salih amelleri ilemeye gcnn yetmeyeceini bildiinden, mmin kullarnn, salih amelden bazlarn ileyenleri de vaadinden mahrum etmek istememitir.

kinci izah ise udur: Allah teala byk gnahlardan kanp farz kld amelleri yerine getiren kullarna, grevlerinin bazlarnda kusur etseler de onlra olan vaadlerini gerekletireceini beyan etmitir. Bu da Allah tealadan mmin kullarna bir ltuftur. Zira, Allah'n iman ehline kar msamahakr olmas, onun anna daha layktr. [301]

 

125- yilik yaparak, kendisini Allah'a teslim eden ve brahim'in Ha-nif dinine tabi olandan, din bakmndan daha iyi kim olabilir? Allah brahim'i bir dost edinmiti.

Allah'n emirlerini tutup yasaklarndan kanarak ona itaat edip boyun eenden ve hakka ynelen brahim'in dinine tabi olandan daha gzel din sahibi kim olabilir? brahim'in samimiyetinden ve Allah' sevmesinden, Allah'n da ondan raz olmasndan dolay Allah onu dost edinmitir.

Bu yet-i kerime, mslmanlann, dier semavi din sahiplerinden daha stn olduklarn beyan etmektedir. nk mslmanlar, Allah tarafndan gnderilen ve hibir deiiklie uramayan ilahi din zeredirler. O da Hz. brahim'in de dini olan Hanif dinidir.

yet-i kerimede "Allah, brahim'i bir dost edinmiti" buyurulmaktadr. Burada zikredilen "Dostluk"tan maksat, yle izah edilmitir: "Hz. brahim'in dostluu, insanlara Allah nzas iin dman olmas, Allah rzas iin buuz etmesi yine onlan Allah rzas iin dost edinmesi ve Allah rzas iin sevmesidir. Yani, insanlarla olan mnasebetlerini Allah'n rzasna gre tanzim etmesidir. Allah tealann, Hz. brahim'i dost edinmesi ise, onun, brahim'e ktlk yapan Nemrut gibi kimselere kar yardm etmesi, onu kendisinden sonra gelen salih kullarna nder yapmas ve itaatte rehber yapmasdr.

Bir ksm limler, Hz. brahim'in "Allah'n dostu" diye adlandrlmasnn sebebi olarak unu zikretmilerdir: "Hz. brahim, ailesine yiyecek temin etmek iin Musul veya Msr halkndan bir kiiden yiyecek maddeleri istemi o kii Hz. brahim'in ihtiyacn karlamamtr. Bunun zerine Hz. b.rahim evine dnerek, ailesini zmemek iin uvallara kum doldurarak evine dnm ve gece yatp uyumutur, uvallarda bulunan kumlar Allah tarafndan una dntrlm, Hz. brahim'in ailesi uvallar anca onlarn un ile dolu olduklarn grmler ve ondan ekmek yapmlardr. Hz. brahim uyannca ailesine, ekmekleri nasl yaptklarn sormu onlar da: "Dostundan getirdiin undan yaptk" demilerdir. Hz. brahim meseleyi anlam ve "Evet, o benim dostum Allah'tandr." demitir. te bu sebeple Allah, Hz. brahim'e Allah dostu" unvann vermitir. [302]

 

126- Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. Allah her eyi kuatcdr. Allah, ibrahim'i dost edinmitir. Onu dost edinmesinin sebebi, brahim'in Allah'a itaati, ona ibadette samimi olmas ve onun rzasna komasndan-dr. Yoksa brahim'in dostluuna ihtiyac olduundan deildir. Allah, brahim'e nasl muhta olabilir ki, gklerde ve yerde bulunan hereyin var edilii, mlkiyeti, gzetimi ve denetimi ancak Allah'a aittir. O, yaratklar zerinde diledii gibi tasarrufta bulunur. Onun verdii hkme kimse itiraz edemez, yaptklarndan kimse hesap soramaz. Zira o adaletlidir, hikmet sahibidir, ltuf ve merhameti hereyi kuatmtr. [303]

 

127- Kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "O kadnlar hakknda size fetvay Allah veriyor. Yazlan haklarn verdiiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim kadnlar, zayf drlen ocuklar hakkndaki ve yetimlere adaletle davranmanz hususundaki hkmlere de Kur'an'da size okunan yetler fetva verir. Ne hayr ilerseniz phesiz ki Allah onu ok iyi bilendir.

Mfessirler bu yet-i kerimenin blmn gramer ynnden eitli ekillerde tahlil etmilerdir,

a- Bazlarna gre bu cmle mbteda olarak merfudur. Haberi ise daha nceki cmlenin haberi olduunda hazfedilmi, drlmtr. Cmlenin tam ekli yledir: M'ns' ise'yledir: "Ey Mhammed', kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "Kadnlar hakknda fetvay Allah Ve kitapta okunan yetler verir."

b- Dier bir ksm mfessirlere gre cmlesi mbteda cmlesi ise haberdir. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Ey Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakknda size fetvay Allah veriyor. Bu kitapta size okunan yetler levh-i mahfuzda bulunmaktadr."

c- Dier bir ksm limlere gre cmlesi yemin cmlesidir. harfi de yemin dr. Buna gre yetin mns yledir. "Ey Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "Kitaptan size okunan yetlere yemin olsun ki o kadnlar hakknda fetvay size Allah veriyor."

d- Dier bir ksm mfessirler ise cmlesinin, hazfedilmi bir haf-i ceriyle mecrur olduunu sylemilerdir. Bunlara gre yetin mns yledir: "Ey Mhammed, kadnlar hakknda senden fetva istiyorlar. De ki: "O kadnlar hakknda ve kitapta size okunup zikredilen meseleler hakknda size fetvay Allah veriyor."

yet-i kerimenin meali birinci izah ekline gre hazrlanmtr. Taberi ise drdnc ve sonuncu izah eklini alm ve yeti u ekilde izah etmitir: "Ey Mhammed, ashabn sana kadnlar hakknda fetva soruyorlar. Haklarnn ve vazifelerinin ne olduunu renmek istiyorlar. Onlara de ki: "O kadnlar hakknda size fetvay Allah verir. Allah'n, peygamberine indirmi olduu kitapta durumlar size ani at lan, Ali ah'in kendileri iin farz klm olduu miras paylann vermediiniz ve kendileriyle evlenme arzusunda bulunduunuz yetim kadnlar hakknda da size fetvay Allah verir."

Taberi, yeti bu ekilde izah ettikten sonra kitapta zikredilen,hkmlerden hangi hkmlerin kasdedildii hususunda mfessirlerin ihtilaf etlikleri zetle u ekilde anlatlmaktadr:

1- Hz. Aie, Said b. Cbeyr, u'be, brahim en-Nehai, Sdd, Mcahid, Katade ve Abdullah b. Abbas'a gre, kitapta zikredilen hkmlerden maksat bu surenin ba tarafnda geen ve miras hkmlerini aklayan on birinci ve on ikinci yetteki hkmlerdir. Bunlara gre yetin izah yledir: "Ey Mhammed, kadnlar hakknda senden, fetva soruyorlar. Onlara de ki: "O kadnlar hakknda size fetvay Allah veriyor ve bu Kur'an'da zikredilen miras hkmleri bakmndan kendilerine farz klnan haklann vennediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim kadnlar hakknda kendilerine mirastan pay verilmeyerek zayf drlen ocuklar hakknda ve yetimlere adaletle davranmanz hususunda da size fetvay Allah veriyor.

Cahiliye dneminde, ocuklar ve kadnlar, miras saymadklarndan, Allah teala, bu yet-i kerimede kadnlarn ve ocuklarn da bu surenin on birinci ve on ikinci yetlerinde zikredildii gibi miras olacaklarn beyan etmitir.

Bu yetin izahnda Said b. Cbeyr diyor ki: "Cahiliye dneminde, sadece erginlik ana girmi olan erkekler miras oluyorlar, ocuklar ve kadnlar ise miras olmuyorlard. Nisa sresindeki, miras hkmlerini beyan eden yetler inince, bu insanlara ar geldi ve dediler ki: "Artk imdi inal kazanmayan ve onu idare etmeyen ocuklar ve kadnlar da, mal kazanmak iin alan erkekler gibi miras oluyorlar." Bu ekilde konuan insanlar bu hususta bir yet geleceini mit ediyorlard. Bir sre beklediler. Byle bir ey gelmediini grnce yle dediler: "Yemin olsun ki, bu byle kalrsa, mutlaka yerine getirilmesi gereken bir farz olur. Gidin bunu sorun." Bunun zerine gidip Resulullah'a sordular. Allah teala da bu yeti indirdi ve buyurdu ki "Ey Mhammed, sana kadnlar hususunda fetva soruyorlar. De ki: "Onlar hakknda da, bu kitabn bu suresinin ba tarafnda zikredilen miras hkmleri bakmndan yetim kadnlar hakknda da size fetvay Allah veriyor." Hz. Aie diyor ki: "Bu yet u gibi erkeklerin durumunu aklamaktadr, O erkein yannda velisi ve mirass olduu yetim bir kz bulunur. O kz ona, bir hurmann salkmnda bile ortaktr. Bu erkek onunla evlenmek istemez. Onu, malnda kendisine ortak olur korkusuyla baka bir erkekle de evlendirmez. Bylece onun evlenmesine engel olur. te bu yet, bu gibi erkekler hakknda nazil olmutur.

2- Said b. Cbeyr'den nakledilen dier bir gre gre kitapta zikredilen hkmden maksat, bu surenin son yetinde kardelerin miras pay zikredilen yetteki hkmlerdir. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Ey Muhammed, kadnlar hakknda senden fetva soruyorlar. De ki: Onlar hakknda fetvay Allah veriyor. Bu surenin son yetinde size okunan yetin hkm bakmndan kendilerine farz klman haklann vermediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim kadnlar hakknda mirastan pay verilmeyerek zayf drlen ocuklar hakknda ve yetimlere adaletli davranmanz hususunda da size fetvay Allah veriyor.

Cahiliye dneminde, erginlik ana gelmemi olan ocuklara, mirastan pay vermiyorlard. Bunlar, lenin bacs ve kardei de olsalar mirastan pay ala-miyorlard. Bu yet indi ve byk olsun kk olsun kardelerin de mirastan pay alacaklarm beyan etti.

3- Hz. Aie'den nakledilen dier bir gre gre, kitapta zikredilen hkmden maksat, bu surenin nc yetinde zikredilen ve mehirleri verilmeden

/yetimlerle evlenmeyi yasaklayan yet-i kerimenin hkmdr. Zira cahiliye dneminde kiiler, velayeti altnda bulunan, malnda kendisine ortak olan ve gzellii de yerinde olan yetimlerle evleniyor onlara mehir vermiyorlard. Bu surenin drdnc yeti indi, yetimlere kar adaletli davranamayanlara, dier kadnlarla evlenmeyi emretti. te bu yet-i kerimede o hkm zikredilmektedir, ve "Kitapta size okunan" eklinde ifade edilmekte ve bu hkm de Allah'n koyduu bildirilmektedir.

4- Muhammed b. Musa'ya gre ise kitapta zikredilen hkmlerden maksat, Resulullah'tan sormadklar ve kocasyla geinemeyeceinden korkan kadnn hkmdr. Bu hkm de bu yetten sonra gelen yette zikredilmektedir.

Bu izaha gre yetin mns yler'ir: "Ey Muhammed, sana kadnlar hakknda feva soruyorlar. De ki: "Sorduunuz o kadnlar hakknda da fetvay Allah veriyor. Bu surenin yz yirmi sekizinci yetinde size okunan, kocasyla geinememekten korkan kadnn durumu hususunda da size fetvay Allah verir. O sorduklar kadnla da, yazlan haklarn vermediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim kadnlardr."

Bu hususta, Muhammed b. Musa diyor ki: "Sahabiler, Resulullah'tan bu yette hkmleri belirtilen yetim kzlar ve kk ocuklar hakknda soru sormulardr Zira cahiliye dneminde irkin olan yetim kzlarla ne evleniyorlar ne de mallarn kendilerine veriyorlard ki onlar mallarn kendilerle harcasnlar. Kk ocuklar da miras saymyorlard. te Allah teala, sormu olduklar bu sorularn fetvasn verdii gibi, sormadklar, kocasyla geinmesinden korkan kadn hakknda da bundan sonra gelen yette fetva verdiini bildirdi. Bylece bu yette, sormadklar eyden de fetva vereceini zikretti.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan birinci grtr. "Kitapta size okunan eyler"den maksat, bu surenin ba tarafnda ve en sonunda zikredilen ve miras hkmlerini beyan eden yetlerdir. Buna gre yetin izah yledir: "Ey Muhammed, kadnlar hakknda senden fetva soruyorlar. De ki: "Kadnlar hakknda size fetvay Allah verir ve Kur'an'da size okunan miras yetlerindeki hkmler ynnden Allah'n kendileri iin mirastan pay takdir etmesine ramen sizlerin kendilerine mirastan pay vermediiniz ve kendileriyle evlenmek istediiniz yetim kadnlara ait olan fetvay da Allah verir. Yine erginlik ana gelmedikleri iin kendilerine mirastan pay verilmeyerek zayf drlen ocuklara ait ve sizin, yetimlere kar adaletli davranmanz hakkndaki fetvay da Allah verir."

yet-i kerimede geen ve "Evlenmek istediiniz" eklinde tercme edilen cmlesi, Hasan- Basri ve Hz. Aie tarafndan "Kendileriyle evlenmek istemezsiniz." eklinde izah edilmitir. Onlara gre yetin bu blm, gzel olmadndan veya mal az olduundan kendisiyle evlenilmek istenilmeyen yetim kzlar beyan etmekte ve bunlara mirastan paylarnn verilmesi, kendileriyle evlenmek isteyenlere engel olunmamas istenmektedir.

bide es-Selmani ve Abdullah b. Abbas'a gr ise bu ifadeden maksat, "Kendileriyle evlenmek istediiniz kadnlar." demektir. Bunlara gre Allah teala, yet-i kerimenin bu blmnde velayeti altnda yetim kzlar bulunan velilere, gzel grdkleri ve zengin bulduklar yetimlerle zorla evlenmelerini yasaklam ve irkin olan yetimlerin evlenmelerine engel olarak mallarn almay arzu eden velilerden de bu eit davranlarn yasaklamtr.

Taberi birinci gr tercih etmitir. nk yet-i kerime, evlenmelerine engel olunarak mallarna el konulan yetim kzlara bu ekilde davranilmamasn emretmektedir. Yoksa kendisiyle evlenilmesi halinde veliye byle bir eyin yasaklanmasn gerektiren herhangi bir durum yoktur.

Grld gibi yet-i kerimede, yetim olan kz ocuklarna iyi davranl-mas emredildii gibi kk ocuklara da mirastan paylan verilerek iyi davra-nlmas emredilmi, aynca genel olarak yetimler hakknda adeletli davranlmas emredilmitir. .

brahim en-Nehai. diyor ki: "mer b. el-Hattab'a, yetim bir kzn velisi geldiinde eer o kz gzel ve zengin ise mer ona derdi ki: "Sen bunu baka biriyle evlendir. Sen bu kz iin senden daha hayrl birini ara." ayet kz irkin olur ve mal bulunmazsa bunun velisine de "Sen bununla evlen. nk bununla evlenmeye sen daha layksn." derdi.

Hasan- Basri de diyor ki: "Bir adam, Ali b. Ebi Talib'e geldi ve ona dedi ki: "Ey mminlerin emiri, benimle yetimimin durumu ne olacaktr?" Ali: "Hang hususunuzda?" dedi. Adam meseleyi anlatt. Ali, "O, zengin ve gzel olursa sen onunla evlenir misin?" dedi. Adam: "Evet vallahi evlenirim." dedi. Ali: "O halde sen onunla irkin ve mal olmad halde de evlen." dedi. Ali szlerine devmala "Eer sen onun iin hayrl olursan onunla evlen. ayet senden bakas onun iin hayrl olursa sen onu, hayrl olana ver." dedi. [304]

 

128- Bir kadn, eer kocasnn geimsizliinden yahut kendisinden yz evirmesinden korkarsa, kar kocann, aralarnda anlaarak sulh olmalarnda bir saknca yoktur. Sulh daha hayrldr. Ne var ki nefisler cimri olarak meydana getirilmitir. Eer iyilik yapar, Allah'tan korkarsanz, phesiz ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr.

Eer bir kadn, yallk ve ikinlik gibi sebeplerle kocasnn kendisini kt grerek kendisiyle geimsizliinden veya kendisinden yz evirmesinden korkarsa, koca ve kandan her birinin, nikah akdini devam etmek iin, bir ksm haklarndan vazgeerek uzlamalarnda veya baka bir yolla anlamalarnda bir saknca yoktur. Sulh daha hayrldr. Yani anlaarak evlilii devam ettirmek, an-Iaamayip boanmaktan daha hayrldr. Ne var ki nefisler cimri olarak meydana getirilmitir. Yani kadn ve erkekten her biri hakkndan vazgemek hususunda ok cimridir, hakkn almakta ok hrsldr. Eer sizler, hanmlarnza kar iyi davranr onlarn nafaka ve sralarnda adaleti gzeterek Allah'tan korkarsanz, phesiz ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr. yilik yapan iyilikle, ktlk yapan da ktlkle cezalandracaktr.

Hz. Ali, Hz. mer, Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Hz. Aie, bide es-Selmani, Mcahid, brahim en-Nehai, Hakem, Katade, Sleyman b. Yesar, Sddi, bn-i Zeyd ve Dehhak bu yette zikredilen koca ile karnn uzlamalarn yle izah etmitir. Bir erkek, karsnn irkinliinden veya yallndan yahut baka bir eyinden dolay onu sevmeyecek olur bununla birlikte onu boamak istemezse kadnn, srasn kumasna brakarak veya nafakasndan yahut mehilinden bir ksmn brakarak kocasyla uzlamasnda bir mahzur yoktur. ayet kadn, byle bir fedakrlkta bulunmazsa kocasnn onu raz etmesi veya ona eit davranmas yahut da onu boamas gerekir.

Bu hususta Hz, Aie (r.anh.) diyor ki: "Bu uzlama u ekilde olabilir: "Kiin iki hanm bulunur, hanmlarndan biri ihtiyardr veya pek gzel deildir. Bu hanm kocasna "Beni boama fakat benden yana serbest ol." der. Bylece uzlam olurlar. [305]

yet-i kerimede "Nefisler pek cimri olarak yaratlmtr" bu yurul m aktadr. Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Ata ve Sdd'ye gre yetin bu blm her ne kadar erkek ve kadn ayrmn yapmadan genel bir hkm ifade ediyorsa da bu ifadeden maksat, kadndr. Zira, gerek srasndan gerekse nafakasndan fedakarlkta bulunacak olan ve bu yolla, kocasnn kendi sile uzlamasn salayacak olan kadndr.

bn-i Zeyd'e gre ise yetin bu blmndeki hkm, hem kocay hem de kary ifade eder. Koca da malndan bir ey vererek kadn raz etmekte cimri davranr, Kan da haklarnn bir ksmndan vaz geerek kocasnn sevgisini kazanmakta cimri davranr..

Taberi, birinci gr tercih etmi ve erkein mallarndan bir eyler vererek kadn raz etmesi caiz olmadndan, erkein cimriliinin sz konusu olmayacan sylemitir. Zira, erkein kadna, bir ksm mallarn vermesi, herhangi bir karlk olmakszn verilmi olacaktr. Bu da bakasnn maln haksz yere yemi olmaktr ki caiz deildir. [306]

 

129- Ne kadar isteseniz de kadnlar hakknda adaleli salamaya gcnz yetmez. Brine tamamen meyledip dierini askda brakmayn. Eer sulh olur Allah'tan korkarsanz muhakkak ki Allah ok affeden ve ok merhamet edendir.

Ey erkekler, sevgi ve gnl balama gibi hususlarda ne kadar isteseniz de kadnlar arasnda adaletli davranmaya gcnz yetmez. Bununla beraber, birine sevginizle tamamen meyledip dierini, kocasz kadnm gibi askda brakmayn. Eer sizler, sra mevzuunda ve benzeri hususlarda kadnlar arasnda adaletle davranarak yahut da kadnlar kendi nzalanyla sralarnn ve nafakalarnn bir ksmndan vazgeerek anlarsanz ve emir ve yasaklan hususunda Allah'tan korkarsamz phesiz ki Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir. Gnahlarnz rter ve size merhametli davranr.

yet-i kerimede, adaletin tam olarak salanamayaca belirtilen hususlar, sevgi ve gnl verme hususlardr. Yoksa nafaka ve kadnlar arasnda gnlerin taksimi hususu deildir. nk Allah teala: "..Hounuza giden kadnlardan iki, ve drde kadar evlenebilirsiniz. Eer aralarnda adaleti yerine getirememekten korkarsamz o zaman tek bir kadnla evlenin... [307]Duyurulmaktadr. Burada zikredilen adaletten maksat ise, nafaka ve kadnlar arasndaki gnlerin taksimindeki adalettir. Byle bir adaleti yerine getiremeyenin, birden fazla evlenmesi yasaklanrken bu hususlarda adaleti yerine getirip fakat sevgi ve muhabbet bakmndan adaletli davranamayan erkein birden fazla evlenmesi serbest braklmtr.

Hz. Aie (r.anh.) diyor ki:

"Resulullah (s.a.v.) nafaka ve gnlerin taksimi bakmndan hanmlar arasnda adaletli davranyor, bununla beraber yle buyuruyordu: "Ey Allahm, bu benim gcmn yettii eyleri taksim etmemdir. Senin gcnn yettii, benim ise gcmn yetmedii eylerin taksiminden dolay beni knama (hesaba ekme)" [308]

Burada Resulullah (s.a.v.) in, taksiminde gcnn yetmediinden bahsettii husus, kalbi sevgidir. Nitekim yetteki: "Birine tamamen meyledip dierini askda brakmayn." ifadesi bunu gstermektedir.

Mfessirler, yet-i kerimenin: "Ne kadar isteseniz de kadnlar arasnda adaleti salamaya gcnz yetmez." blmnde zikredilen ve erkeklerin, karlar arasnda salamaya glerinin yetmeyecei bildirilen hususu u ekilde izah etmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, bide es-Selmani, Sfyan es-Sevri ve bn-i Zeyd'e gre erkeklerin, karlar arasnda adaleti salayamayacaklar eyden maksat, sevgi ve cinsel ilikidir.

b- Dehhak'a gre ehvani arzular ve cinsel ilikidir.

c- Hz. mer'e gre ise kalben meyletme ve gnl vermedir.

Katade, Hz. mer'in bu hususta yle dua ettiini rivayet etmitir: "Ey Allahm, ben kalbime malik deilim, ama bunun dndaki eylerde adaletli olduumu umarm."

Nitekim bu hususta Resulullah (s.a.v.) de yle buyurmutur:

"Ey Allahm, bu benim, gcmn yettii eyleri taksim etmemdir. Sen beni, senin gcnn yettii ve benim gcmn yetmedii eylerin taksimi hususunda knama." (Yani kalben sevgi hususunda knama)" [309]

yet-i kerimede "Kadnlardan (hanmlarnzdan) birine tamamen meyletmeyin..." bu vurulmaktadr.

bide es-Selmani'ye gre burada tamamen meyledilmesi yasaklanan husustan maksat, kiinin bizzat kendisinin bir tarafa meyletmesidir. Yani sevgide ve cinsel ilikide tamamen meyletmesidir.

Hasan- Basri'ye gre cinsel iliki ve gnlerin taksiminde tamamen meyletmektir.

Mcahid'e gre, kastl olarak kt davranmaya meyletmektir. bn-i Zeyd'e gre, kadnn yannda bulunduu gnde ondan faydalanaca eylerde tamamen meyletmesidir. Sddi'ye gre, nafaka hususunda ve gnlerin taksiminde tamamen bir tarafa meyletmesidir.

Peygamber efendimiz, bu gibi bir meyilde bulunan erkek hakknda yle buyurmutur:

"Kimin iki kars bulunur da onlardan birine meyledecek olursa o kimse kyamet gnnde bir tarafna doru eilmi olarak gelecektir." [310]Dier bir rivayette yle buyurmutur:

"O kimse kyamet gnnde vcudunun yans yok okluu halde gelecek-tir. [311]

yet-i kerimede "Dierini askda brakmayn." Duyurulmaktadr. Abdullah b. Abbas, Said b. Cbeyr, Mcahid, bn-i Ebi Neeiyh ve Sddi'ye gre bu ifadeden maksat, "Meyletmediiniz dier kadn ne dul ne evli gibi bir ekilde askda brakmayn." demektir.

Hasan-i Basri ve Rebi' b. Enes'e gre "Ne boanm ne de evli bir ekilde ortada brakmayn." Katade'ye gre: "Hapsedilmi gibi brakmayn." demektir, bn-i Zeyd'e gre "Ne kocal ne kocaszm gibi ortada brakmayn." demektir.

Ayet-i kerimenin sonunda "Eer sulh olur Allah'tan korkarsanz muhakkak ki Allah ok affeden ve ok merhamet edendir." buyuru m aktadr. Bu ifadenin izah yledir: "Ey insanlar, eer amellerinizi dzeltir, karlarnz arasnda gnlerin taksimini, nafakann bltrlmesi ve rfe gre davranlarda adaletli davranrsanz, bu hususlarda hakszlk yapmazsanz ve birini askda brakarak dierine tamamen meyletmeyip Allah'tan korkarsanz bilin ki Allah sizin daha nce byle yaptklarnz ceza 1 andrmayarak sizleri affedendir ve bu gibi davranlardan vazgeerek tevbe etmenizi de kabul ederek sizlere kar merhametli olandr. [312]

 

130- Eer kar koca, birbirlerinden ayrlacak olurlarsa Allah onlarn herbirini, geni ltfuyla muhta brakmaz. Allah'n ltf genitir, hkm ve hikmet sahibidir.

Eer kocas kendisine kt davranan veya kendisinden yz evirip gzelliinden yahut genliinden veya dier bir hususundan dolay kumasna meyleden bir kadn, gnlerinin bir ksmmdan vaz gememekte diretecek olur da kocasndan boanmak isterse koca da bu kansina dier kans gibi eit davranmamakta srar eder de bu karsndan ayrlmak isterse ve bunlar boanarak birbirlerinden ayrlacak olurlarsa Allah, ayrlan koca ve kadndan herbirini ltfuyla muhta brakmaz. Karya eski kocasndan, kendisi iin daha iyi bir koca kocaya da o karsndan daha iyi bir kadn ltfeder ve herbirine daha fazla rzk verir. Yahut da iffet nasib eder. Allah, bunlar ve dier yaratklarn rzkiandrmada rzk bol olandr. Kar koca ve dier yaratklar arasnda verdii hkmlerde sevk ve idaresinde hkm ve hikmet sahibidir. [313]

 

131- Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Sizden nce kendilerine kitap verilenlere ve size, Allah'tan korkmanz emrettik. Eer inkr ederseniz bilin ki, gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Allah hibir eye muhta deildir, hamde layktr.

Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. Sizden nce kendilerine Tevrat ve ncil verilen ehl-i kitaba ve sizlere: "Allah'tan korkun." diye vahyet-tik. Buna ramen ayet sizler, Allah'n birliini inkar eder ve emrine kar gelirseniz elbetteki sizler ona hibir zarar veremezsiniz. nk gklerin ve yerin hkmranl sadece ona aittir. phesiz ki Allah, yarattklarndan hibirisine1 muhta deildir. Yaptklarnda ve verdii nimetlerinde vlmeye layktr.

Taberi diyor ki: "Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr." yet-i kerimesinin, "Eer kar koca birbirlerinden ayrlacak olurlarsa Allah onlarn herbirini geni ltfuyla muhta brakmaz." yetinin hemen arkasndan gelmesinin sebebi, Ailah tealann, kullarnn, skntya dmeleri ve gariplik hisssetme-leri halinde bavuracaklar ve ihtiyalarn isteyecekleri yeri bildimesidir. Bylece kullan, herhangi bir skntya dtklerinde veya muhta kaldklarnda yahut elerinden ayrlarak yalnzlk hissettiklerinde, isteklerin mercii olan Allah'a bavursunlar, ondan yardm istesinler. Zira gklerin ve yerin btn mlk ona aittir. Bu itibarla her isteyenin isteini karlamas ve her muhtacn ihtiyacn gi-dermesi onun iin imkansz deildir.

Taberi diyor ki: "Allah teala yet-i kerimenin ba tarafnda, kendisine bavuracak olanlarn isteklerini karlamada kuvvet ve kudret sahibi olduunu, gklerin ve yerin mlknn kendisine ait olduunu beyan ettikten sonra, yet-i kerimenin devamnda,daha nce kssalar yz beinci ve ondan sonra gelen yetlerde zikredilen ve hainlik yaptklar belirtilen beyrikin oullarna yardmc olmak isteyenleri zikretmi ve buyurmutur ki: "Ey insanlar, sizden nce kendilerine Tevrat ve ncil verilen ehl-i kitaba da size de emrettik ki, Allah'n emir ve yasaklarna kar gelmekten kann.

ayet sizler, Allah'n size verdii bu emri inkr eder ve onu ineyecek olursanz, bilin ki siz bu davrannzla ona hibir zarar veremezsiniz. Sadece kendinize zarar vermi olursunuz. Ey mminler, byle yaparsanz, sizden nceki kitap ehlinin mreffeh yaantsn ve gven iinde olmasn bozup onlar maymunlara ve domuzlara evirdii gibi cezalndnr. Zira gklerde ve yerde ne varsa hepsi ona aittir. Onun aziz kldna kar akacak veya zelil kldn savunacak hibir kimse yoktur. nk her ey onun yaratdr, ona muhtatr. Onlar ayakta tutacak olan da O'dur, helak edecek olan da O'dur. O zengindir, hibir eye muhta deildir. Yapt ilerinden ve ltfettii nimetlerinden dolay . vlmeye layktr. [314]

 

132- Gklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ndr. Vekil olarak Allah yeter. phesiz ki gklerin ve yerin ihtiva ettii hereyin mlkiyeti Allah'a aittir. Onlarn hepsini sevk ve idare e*den ve koruyan O'dur. Orada bulunanlarn herhangi birinin bilgisi Allah'n bilgisi dnda deildir. Onlar korumak ve sevk ve idare etmek Allah iin zor deildir.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Bundan nceki yette ve bu yette pepee gklerin ve yerin Allah'a ait olduunun tekraren zikredilmesinin sebebi nedi?" Cevaben denilir ki: "Her iki yette, Allah tealanm, gklerin ve yerin maliki olduunun zikredilmesi, Allah tealann sfatlarndan, farkl ekillerde haber verilmesine binaendir. Zira birinci yette kullarn, yaratclarna muhta olduklar, yaratcnn da, gklere ve yere malik olduu, bu itibarla da kullanln ihtiyacn giderecek gte olduu beyan edilmitir. Bu yette ise Allah'n kullann himaye ettii, onlarn ne yaptklarn ildii ve onlan sevk ve idare ettii beyan edilmekte ve gklerle yerde bulunan hereyin himayesi ve idaresinin Allah'a ait olduu bildirilmektedir.

Eer denilecek olursa ki: "Birinci yetin sonunda "Allah hibir eye muhta deildir, hamde layktr." buyurulduktan sonra bu yetin sonundaki "Vekil olarak Allah yeter." ifadesi de zikredilecek olsayd gklerin ve yerin Allah'a ait olduunu tekrar etmeye ihtiya kalmam olurdu. nk nceki yetten, Allah'n hibir kimseye muhta olmad, vlmeye layk olduu ve kullarn himaye ettii, onlan sevk ve idare ettii anlalm olurdu. O halde neden Allah tealann, gklerin ve yerin sahibi olduu ifadesi tekrarlanmak suretiyle iki ayr yet oldu?" Cevaben denilir ki: "Birinci yette Allah'n zengin olduunu ve vlmeye lakyk olduunu aklamay icabettiren hususlar zikredildi. Orada Allah tealann koruyuculuunu ve sevk ve idare ediciliini zikretmeyi icabettiren bir husus zikredilmedi. Bu itibarla nceki yetin sonunda bu sfatlann zikredilmesi mnasip olmad. Allah tealann, gklerin ve yerin maliki olduu tekrar zikredildi. Onlarn koruyucusu ve idare edeninin de Allah teala olduu beyan edildi. [315]

 

133- Ey insanlar, eer Allah dilerse sizi yok eder de yerinize bakalarn getirir. Ve Allah buna kadirdir.

Ey insanlar, eer Allah dilerse sizleri helak edip yok eder. Bakalarn sizin yerinize getirir. nk Allah hereye kadirdir. Sizi helak edip yerinize ba-kalann getirmek onun iin g bir ey deildir.

Taberi diyor ki: "Allah teala bu yet-i kerimesiyle bu surenin yz beinci ve ondan sonra zikredilen yetlerinde kssalar beyan edilen ve bakasna ait olan bir zrh alarak veya saklayarak emanete ihanet ettikleri bildirilen kiileri knamakta, Resulullah'n sahabilerini de onlar gibi olmaktan sakndrmakta ve sahabilere, zrh olaynda ihanet edip dinden karak mriklere katlan kimse gibi olmamalarn emretmektedir. Aksi takdirde byle bir kiinin sadece kendisine zarar vermi olaca beyan edilmektedir ve buyurulmaktadr ki: "Ey insan-lar,eer Allah dilerse sizi yok edip de yerinize bakalanm getirir." Yani Allah,-beyrikin oullarnn yaptklan gibi yapanlan helak edip kklerini kurutur. Muhammed'e ve sahabilerine, Allah'n dini hususunda yardm edecek baka insanlar getirir. Nitekim bu hususta dier yetlerde de yle buyurulmaktadr: "Eer haktan yz evirirseniz Allah, yerinize baka bir kavim getirir de sonra onlar sizin gibi olmazlar. [316]"Ey Peygamber, Allah'n, gkleri ve yeri yerli yerince yarattn grmez misin? Eer dilerse sizi yok eder, yerinize yeni bir kavim getirir. Bu, Allah iin asla zor deildir. [317]

Ebu Hureyre (r.a.) diyor ki:

"Bir gn Resulullah, "Eer haktan yz evirirseniz Allah yerinize baka bir kavim getirir de sonra onlar sizin gibi olmazlar.." yetini okudu. Orada bulunanlar: "Ey Allah'n Resul, bizim yerimize kim getirilecektir?" diye sordular. Resulullah da: "Selmamn omuzuna vurdu ve dedi ki: "te bu ve kavmidir. te bu ve kavmidir." [318]

 

134- Kim dnya nimetini isterse bilin ki dnya ve hiret nimeti Allah katndadr. Allah, hereyi ok iyi iiten ve ok iyi grendir.

Kim, Muhammed'e iman ettiini aa vurmasna ramen iinde inkr - gizler ve mnafk olarak, sadece dnya maln isteyecek olursa o kimse bilsin ki onun dnyadaki amelinin karl da Allah katndadr. O da kendisine, msl-man grnd iin ganimetten pay verilmesi, cannn, malnn ve soyunun emniyet iinde olmas gibi nimetlerdir. Onun dnyadaki bu amelinin hiretteki karl da Allah'n katndadr. O da cehennem ateidir.

Bu hususta baka yetlerde de yle buyurulmaktadr: "Kim dnya hayatn ve onun zinetlerini isterse, biz onlara, dnyada yaptklarnn tam karln veririz. Onlarn orada bir eyleri de eksiltilmez." "te onlara hrette de cehennem ateinden baka bir ey yoktur. Orada yaptklar boa kmtr. Zaten iledikleri btldr." [319]Taberi diyor ki: "Bu yet-i kerimede, beyrikin oullarna yardmc ve efaati olmak isteyen ve nifaklarnda ve amellerinde onlara benzeyen kimseler kastedilmektedir. [320]

 

135- Ey iman edenler, Allah iin ahitlik ederek adaleti ayakta tutanlar olun. Kendiniz veya ana babanz ve akrabanz aleyhinde de olsa. Hakknda ahitlik yapacanz kimse zengin de olsa fakir de olsa. Allah o ikisine daha yakndr. Adalet hususunda heva ve hevesinize uymayn. Eer eri davranr veya yz evirirseniz phe yok ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr.

Ey iman edenler, verdiiniz hkmlerde adaleti ayakta tutun. Allah iin hakkyla ahitlik edenler olun. Yaptnz ahitlik kendi aleyhinize veya ana babanz aleyhine yahut dier akrabalarnz aleyhine de olsa. Hakknda ahitlik edilen kimse zengin de olsa fakir de olsa. Kiinin zenginlii veya fakirlii sizi yalanc ahitlie itmesin. nk Allah o ikisine sizden daha yakndr. Onlar iin-neyin faydal olduunu ok iyi bilmekte ve hkmlerini ona gre gndermektedir. Keyfi davranlarnz sizi adaletsizlie srklemesin. ayet ahitlii eip bker, tahrif ederseniz veya ahitlik yapmayp meseleyi gizlerseniz bilin ki Allah, yaptklarnzdan haberdardr ve ona gre size karln verecektir.

Allah teala bu yet-i kerimede mminlere, emanet zrh saklayarak veya alarak ona ihanette bulunan beyrikin oullarna, fakir ve muhta olduklar iin Resulullah'n yannda yardmc olmak isteyen ve onlan savunan insanlarn durumuna dmemelerini emretmekte ve onlara buyurmaktadr ki "Adaletli davranmak sizin ahlaknz olsun. ahitliinizi, kendiniz ve yaknlarnz aleyhine dahi olsa doru olarak yapm."

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Kii kendi aleyhine nasl adaletli bir ahitlikte bulunacaktr? Kiinin kendi aleyhine ahitlii nasl olacaktr?" Cevaben denilir ki: "Kiinin zetinde, bakasna ait olan bir hak bulunur da o da bunu iiaf edece olursa kendi aleyhine ahitlik etmi olur."

Bu yet-i kerimenin aslnda neye iaret ettii hususunda farkl grler zikredilmitir.

a- Daha nce de zikredildii gibi bu yet-i kerime, mminleri, beyikin oullarn mazur gren ve onlar savunan kiilerin durumuna dmemeleri iin uyarmakta ve bu hususta onlan eitmektedir.

b- Sddi'ye gre ise bu yet-i kerime, bir hkm verme niyetinde olan Resulullah'i ikaz etmektedir. Bu hususta Sddi diyor ki: "Bu yet, Resululah hakknda nazil oldu. Sebebi de uydu: Biri zengin dieri fakir iki kii gelip bir.birleri hakknda Resulullah'a ikayette bulundular. ResuluIIah'n eilimi fakirin lehine idi. Zira bir fakirin bir zengine hakszlk yapamayaca kanaatinde idi. Fakat Allah teala zenginin de fakirin de hakknda adaletin ayakta tutulmasnda srar etti ve buyurdu ki: "Aleyhinde ahitlik ettiiniz kimse zengin de olsa fakir de olsa adaletten ayrlmayn. Zira onlan korumaya ve savunmaya Allah daha layktr."

c- Abdullah b. Abbas'a gre ise bu yet-i kerime, mminlerin, ahitliklerini doru bir ekilde yapmalar hususunda nazil olmutur. yle ki Allah teala mminlere, kendi aleyhlerine veya babalan ve oullan aleyhine de olsa hakk sylemelerini, bu hususta zenginliinden dolay bir kiiyi kayrmamalarn, bir kiiye de fakirliinden dolay merhamet etmemelerini emretti.

bn-i Zeyd ve Katade de yeti bu dorultuda izah etmilerdir.

bn-i ihab ez-Zhri diyor ki: "Self-i salihin dneminde, babann oula, oulun babaya, kardein kardee, kiinin hanmna ahitlik etmesi knanmyordu. Onlar bu yeti delil gsteriyorlard. Fakat daha sonra insanlar kart. Onlardan, ahitlikleri hakknda sulanmalann gerektiren durumlar grld. Bunun zerine akrabalarn ahitlii kabul edilmez oldu. Onlar da evlat, baba, karde, kan koca olarak tesbit edildi. te son zamanlarda sadece bunlarn birbirleri hakknda ahitlikleri kabul edilmez oldu."

yet-i kerimenin sonunda: "ayet eri davanr veya yz evirirseniz phe yok ki Allah, yaptiklannzdan haberdardr." buyurulmaktadr.

Abdullah b. Abbas'a gre bu yet, hkimlere ve hakemlere hitab etmektedir. Dvc ve dvl, hkimin huzurunda bulunur da hakim onlardan bnne yumuak davranr yahut ondan yz evirecek olursa onun bu davran, dil-olmasna ters der. Bu sebeple byle bir davranta bulunmamaldr.

Yine Abdullah b. Abbas, Mcahid, Katade, Sddi, bn-i Zeyd, Atiyye ve Dehhak'tan nakledilen dier bir gre gre ise yetin bu blmnde ifade edilenler ahitlerdir. Allah teala inalara, ahitlik yaparken doru sylemelerini, dillerini eip bkmemelerini, ahitlikten kamamalarn ve ahitlik edecekleri meseleyi gizlememelerini emretmektedir.

Taberi bu son grn doru olduunu, zira yetin banda: "Ey iman edenler, Allah iin ahitlik ederek adaleti ayakta tutanlar olun." buyurulduunu bu itibarla yetin sonunda da ahitlere hitab edildiini sylemenin daha isabetli olacan ifade temitir. [321]

 

136- Ey iman edenler, Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdii kitaba ve daha nce indirdii kitaba iman edin. Kim, Allah', meleklerini, kitplarn, Peygamberlerini ve hiret gnn inkr ederse phesiz k o, derin bir sapkla dmtr.

Ey daha nce Tevrat ve ncile iman eden kitap ehli, Allah'a, size indirilen kitaplarda vasflarn bulduunuz Muhammed'e ve ona indirdii Kur'an'a ve Muhammed'den nce indirdii, sizlerin de bir ksmnzn birine bir ksmnzn da dierine iman ettiinizi sylediiniz Tevrat ve ncile iman edin. Kim, Allah', meleklerini, kitaplarm, Peygamberlerini ve hiret gnn inkr ederse phesiz ki o, doru yoldan ayrlm,, sapklk durumuna dmtr.

Taberi diyor ki: "Eer denilecek olursa ki: "Allah teala "Ey iman edenler," eklinde hitab ettikten sonra bu kiilerin iman etmelerini tekrar emretmesinin sebebi nedir?" Cevaben denilir ki: "Burada ifade edilen "man edenler"den maksat, iki ksma ayrlan ehl-i kitaptr. Onlardan, Tevrata iman edenler, ncile, Kur'an'a, Hz. sa'ya ve Hz. Muhammed'e iman etmemilerdir. Allah teala, ite ehl-i kitap olan ve belli bir kitaba iman ettikleri iin "man edenler" diye vasflandrlan bu insanlara, tevhid inancnn gerei olarak, btn Peygamberlere ve kitaplara iman etmelerini emretmi ve buyurmutur ki: "Ey, Tevrata veya ncile iman edenler, Allah' tasdik edin. Onun Peygamberi olan Muhammed'i ve Mu-hammed'e indirdii Kur'an'i ve ondan nce indirdii ncil ve Tevrat hep birlikte tasdik edin. Zira kim, Allah', meleklerini kitaplarn, Peygamberlerini ve hiret gnn inkr edecek olursa onun baka eylere iman etmesi geerli deildir. Bilakis o, derin bir sapkla dmtr. [322]

 

137- man edip sonra inkr eden sonra iman edip tekrar inkr eden sonra inkrlarnda ileri gidenleri Allah ne balayacak ne de doru yola eritirecektir.

Allah, nce Tevrata iman edip sonra onun hkmlerine kar akarak onu yalanlayan sonra sa'ya ve ncile iman edip daha sonra ona da kar kp onu yalanlayan sonra da Muhammed'i ve Kur'an' yalanlayarak inkrlarn artran ehl-i kitab affedecek deildir. Onlara yol gsterecek de deildir. -

Mfessirler bu yette zikredilen kiilerden kimlerin kasdedildii hususunda farkl grler zikretmilerdir:

a- Katade'ye gre burada zikredilenlerden maksat, Yahudi ve Hristiyan-lardr. Yahudiler Tevrata iman etmiler sonra da onu terketmiler bylece onu inkr eder olmulardr. Hristiyanlar ise nciie man etmiler sonra onu brakmlar bylece onlar da onu inkr etmi duruma dmlerdir. Daha sonra ise Hz. Muhammed'i ve Kur'an' inkr ederek inkrlarn iyice artrmlardr. Allah teala da bunlar affetmeyeceini ve kendilerini doru yola iletmeyeceini bildimitir,

Bu izaha gre yette zikredilen birinci iman edip sonra inkr edenlerden maksat, Yahudiler, ikinci iman edip sonra inkr edenlerden maksat ise Hristi-yanlardr. Her iki snf da Hz. Muhammed'e ve Kur'an'a iman etmemekle inkrlarm artrmlardr.

b- Mcahid ve bn-i Zeyd'e gre ise bu yette tekrar tekrar iman edip inkr ettikleri, daha sonra da inkrlarn artrdklar zikredilen insanlardan maksat, mnafklardr. Bunlar nce iman etmi sonra dinden kmlar sonra da inkrclklanyla birlikte ldklerinden, inkrlarn iyice artrmlardr. te Allah teala bunlar affetmeyeceini bildirmitir.

c- Ebul liye'den nakledilen dier bir gre gre bu yette zikredilenler, ehl-i kitap olan Yahudi ve Hristiyanlardr. Bunlar Allah'a ortak koarken gnah ilemiler sonra da iledikleri gnahlardan tevbe etmiler fakat mrik olduklar iin Allah onlarn bu gnahlar iin yaptklar tevbeyi kabul etmemitir.

Taberi, birinci grn tercihe ayan olduunu, zira bundan nceki yetin ehl-i kitap hakknda olduunu bu yetin de onunla irtibatl olduunu sylemenin daha doru olacan bildirmitir.

yet-i kerimede, Allah tealann bu gibi insanlar balamayaca zikredilmitir. Bundan maksat, Allah tealann, onlarn gnahlarn rtmemesi, cezalandrmaktan vazgeememesi ve onlar ahitler huzurunda rsvay etmesidir.

yet-i kerimede Allah tealann, bu gibi insanlar doru yola eritirmeyecei beyan edilmektedir. Bundan maksat ise Allah tealann, onlar doru yola muvaffak klmamas, rablerine kar byk cr'etlerinin bir cezas olarak onlar sahipsiz brakmasdr.

Taberi diyor ki: "Hz. Ali ve Abdullah b. mer'den nakledilen bir gre gre, onlar bu yete dayanarak dinden kan kimselerin kere tevbe ettirilmesini sylerlermi. Bu hususta a'bi, Hz. Ali'den "Ben, dinden kan kimseyi kere tevbe ettiririmi." dediini sonra da "man edip sonra inkr eden sonra iman edip tekrar inkr eden sonra da inkrlarnda ileri gidenleri Allah ne balayacak ne de doru yola eritirecektir." yetini okuduunu sylemitir.

Grld gibi bu grte olanlara gre bu bir kii dinden kacak olursa tevbe ettirilir. Dine dner de tekrar kacak olursa tekrar tevbe ettirilir. Bundan sonra artk tevbe ettirilmez ona, mrted'e ait hkmler uygulanr.

brahim en-Neha'ye gre ise kii, her dinden ktnda tevbe ettirilir.

Taberi bu son gr tercih etmi ve mrtedde birinci defa tevbe ettirme sebebinin, her dinden kmas halinde mevcut olduunu, bu itibarla belli bir sayda tevbe ettirmeyi durdunnann doru olmayacan zira birinci inkr durumundaki tevbe ettirme ile ondan sonraki inkrlanndaki tevbe ettirmelerinin sebepleri ayndr, farkl deildir. O da, inkr eden bu kiiyi slama dndrerek hayatm kurtan-naktir. [323]

 

138- Ey Muhammcd, mnafklara, kendilerine can yakc bir azap olduunu mjdele. Ashnda mjde, sevindirici eylerin haber verilmesiyle olur. Kt haberlerin duyurulmasna mjde denilmesi ise, haber verilenlerle alay etmek ve onlar kk drmektir. Bu itibarla mnafklarn cehenneme girecekleri mjdelenmistir. [324]

 

139- Onlar, mminleri brakp kfirleri dost ediniyorlar. Onlarn yannda izzet ve eref mi aryorlar? Halbuki btn izzet ve eref Allah'a aittir.

Mnafklar, mminleri brakp kfirleri dost edinirler. Acaba onlar mminleri brakp kfirleri dost edinmekle kfirlerden bir izzet, bir eref ve bir kuvvet mi bekliyorlar? Halbuki btn izzet ve eref, g ve kuvvet ancak Allah'a aittir. O halde mminleri dost edinseler de Allah da kendilerini gl ve muzaffer klsa olmaz m? [325]

 

140- Allah size Kur'an'da: "Allah'n yetlerinin inkr edildiini ve onlarla alay edildiini iittiiniz zaman, baka bir sze gemedikleri mddete o kfirlerler oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz." diye hkm indirdi. Muhakkak ki Allah, mnafklarn ve kfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktr.

Bu yet-i kerime, Allah'n yetlerini inkr eden veya onlarla alay eden insanlarla oturulup kalklmamasn ve onlardan uzak durulmasn, aksi takdirde byle yapanlarn da onlarn durumuna deceini ve bunlarn akbetinin de cehennem olduunu bildirmekte, bu hususta mminlerin tedbirli olmalarn emretmektedir.

Mfessirler bu yete dayanarak, bid'at ehlinden veya fsklardan yahut benzeri, haktan ayrlan kimselerden uzak durulmasnn gerektiini, yet-i kerimenin, bu gibi insanlarla oturup kalkmay yasakladn sylemilerdir.

brahim et-Teymi diyor ki: "Ebu Vil dedi ki: "Kii bulunduu bir mecliste, arkadalann gldrmek iin bir yalan syler. te bu durumda Allah onlara gazap eder." Bun bunu brahim en-Nihai'ye anlattm. O da dedi ki: "Ebu Vil doru sylyor. Allah tealanm kitabnn u yetinde Duyurulmuyor mu ki: "Allah size kur'an'da, Allah'n yetlerinin inkr edildiini ve onlarla alay edildiini iittiiniz zaman baka bir sze gemedikleri mddete o kfirlerle oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz..."

Hiam b. Urve diyor ki: "mer b. Abdlaziz, iki masasnda bulunan bir ksm insanlar yakalayp onlara iki ime cezas verdi. lerinden biri de oruluydu. Onlar: "Bu adam orulu." dediler. Bunun zerine mer: "Baka bir sze gemedikleri mddete onlarla oturmayn. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz." yetini okudu.

Bu yet-i kerimede: "Muhakkak ki Allah, mnafklarn ve kfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktr." buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, nasl ki kfirler ve mnafklar, dnyada iken mminlerin aleyhine birlemekte ve ittifak etmekte iseler, hirette de Allah onlar birletirecek ve bir yere koyacaktr. Fakat orada birletikleri yer, cehennem olacaktr. [326]

 

141- Onlar sizi gzetlerler. Eer Allah tarafndan size bir zafer nasib olursa, "Biz sizinle deil miydik?" derler. ayet kfirlerin (zaferden) bir pay olursa: "Sze stnlk salayarak sizi mminlerden korumadk m?" derler. Allah, kyamet gnnde aranzda hkmn verecektir. Allah, mminlerin aleyhine kfirlere hibir yol vermeyecektir.

Bu mnafklar sizin, devaml olarak ktle uramanz beklerler. Eer siz dmanlarnza galip gelir, ganimet gibi baz menfaatler elde ederseniz onIar: "Biz de sizinle beraber dmanlara kar cihad etmedik mi? Ganimetten bize de pay verin." derler. ayet kfirlerin, sizin aleyhinize olan galibiyetten bir paylan olursa onlar kfirlere: "Size yardm ederek stn olmanz salamadk m? Sizi, mminlerin malup etmelerinden korumadk m?" derler. Allah kyamet gnnde siz mminlerle mnafklar arasnda dil olan hkmn verecektir. Allah, mminlerin aleyhine, kfirlere hibir yol ve frsat vermeyecektir.

Yani kfirlere, mminlere kar, ileri srecekleri herhangi bir delil ve dayanak vermeyecektir. Allah teala bylece mminleri koyduu cennete kfirleri koymayacan ve mnafklar koyduu cehenneme de mminleri koymayacan vaad etmitir. nk Allah, mminler aleyhine kfirlere hibir yol vermeyeceini beyan etmektedir. Bylece kfirier "Bizim dostumuz sizin de dmannz olan mnafklar nasl oldu da sizinle birlikte cennete konuldu?" diyerek mminlere kar herhangi bir gereke zikredemeyecekerdir.

Nes' el-Hadremi diyor ki: "Bir adam Hz. Ali'ye dedi ki: "Ey mminlerin emiri, Allah tealanin "Allah, mminlerin aleyhine kfirlere hibir yol vermeyecektir." yeti hakknda ne dersin? nk kfirler bizimle savayor, bize galip geliyor ve bizi ldryorlar." Hz. Ali de dedi ki: "Yakla, yakla." Sonra buyurdu ki: "Allah, kyamet gnnde mminlerle kfirler arasnda hkmn verecek ve yine kyamet gnnde mminlerin aleyhine kfirlere hibir yol vermeyecektir. Yani hibir delil venneyecektir. [327]

 

142- Mnafklar, Allah' aldatmaya alrlar. Halbuki Allah onlar aldatr (Onlarn oyunlarn balarna geirecektir) Onlar namaza kalktklar vakit tembel tembel kalkarlar. nsanlara gsteri yaparlar. Allah' pek az anarlar.

phesiz ki mnafklar, canlann kurtarmak iin, kfirliklerini gizleyip iman ettiklerini syleyerek Allah' aldatmaya alrlar. Halbuki Allah, cehenneme girmelerine kadar onlara mhlet verecek ve yaadklar srece, kendilerine * ar gelen slami hkmleri onlara tatbik ederek onlar aldatmakta ve oyunlarn balarna geirmektedir. Bu mnafklar namaza kalktklar zaman, enerek tembel tembel kalkarlar. Onlar, mminlere gsteri olsun diye namaz klarlar. nk onlar, ne ldkten sonra dirilmeye ne de sevap ve cezaya inanrlar. Onlar Allah' ancak gsterie vesile olacak ekilde ve pek az anarlar. Allah' birleyenin ve kesin olarak iman edinin and gibi anmazlar.

Sddi, bn-i Creyc ve Hasan- Basri'ye gre bu yette zikredilen, Allah tealann, mnafklar aldatmasndan maksat, Allah tealann kyamet gnnde mminlere verdii nur gibi mnafklara da nur vermesi, daha sonra onlarn aydnlklarn alarak onlar karanlkta brakmas, mminlerle mnafklar arasn abir set ekmesidiri. Nitekim bu hususta baka bir yette yle Duyurulmaktadr: "O gn mnafk erkek ve kadnlar mminlere "Bize bakn da nurunuzdan istifade edelim." derler. Onlara "Arkanza dnn de nur isteyin." denir. Mminlerle mnafklar arasna, kaps olan bir sur ekilir. Onun, iinde rahmet, d tarafnda da azap vardr. [328]

yet-i kerimede: "Mnafklar namaza kalktklar vakit tembel tembel kalkarlar. nsanlara gsteri yaparlar." buyurulmaktadr. Mnafklar, hirete, sevaba ve cezaya kesin olarak iman etmediklerinden, Allah'n farz kld ibadetleri ona yaklamak iin yapmazlar. Sadece canlarn ve mallann emniyet altna almak iin mminlere bir gsteri olarak yaparlar. Ta ki onlar kendilerini mmin sansnlar ve mmin muamelesi yapsnlar. Bu sebeple mnafklar, namaza, tembel tembel ve enerek kalkarlar. Namaz mminlere gsteri olsun diye klarlar. [329]

yet-i kerimede, mnafklarn, Allah' pek az anacaklar zikredilmektedir. Mnafklar, Allah', canlarn ve mallarn korumak maksadyla ve gsteri iin andklarndan, samimi bir ekilde anmadklarndan onlarn Allah' anmalar ok dahi olsa az olarak vasflandrlmtr. [330]

 

143- Mnafklar (inkr ile iman arasnda) bocalamaktadrlar. Ne bunlara (mminlere) balanrlar ne de unlara (kfirlere) Allah, kimi doru yoldan saptrrsa sen artk ona bir yol bulamazsn. Bu mnafklar, iman ile inkr arasnda bocalayp dururlar. Onlar ne tam olarak mminlerle beraberdirler ki gerekten inanm insanlar gibi amel etsinler ne de mriklerle beraberdirler ki aka mrik olduklarn sylesinler. Onlar iki sr arasnda kalan koyun gibi aknlk ierisindedirler. Allah'n, doru yola muvaffak klmad bir kimse iin hakka gtrecek hibir yol bulamazsn.

Mnafklarn bu durumunu Resulullah (s.a.v.) de bir hadis-i erifinde yle aklyor:

"Mnafk, iki sr aasmda aknca tereddt eden bir koyuna benzer. Bazan birine tabi olmak ister bazan dierine." [331]

Sddi, Katade ve bn-i Creyc bu yette zikredilen mnafklarn tereddt iinde olmalarn yle izah etmitir: Onlar ne mriktirler ki Allah'a ortak kotuklarn aa vursunlar ne de samimi mminlerdir ki imanlarnn icabn yapsnlar.

Mcahid ise bu ifadeyi: "Mnafklar, ne Resulullah (s.a.v.) in sahabiler-ne tabi olurlar ne Yahudilere." eklinde izah etmitir.

bn-i Zeyd de: "Mnafklar slamla inkr arasnda bocalayp dururlar. Ne m si umanlara ne de kfirlere balanrlar." eklinde izah etmitir.

Ayet-i kerimenin sonunda: "Allah kimi doru yoldan saptnrsa sen artk ona bir yol bulamazsn." buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, "Allah kimi, davet ettii slam yolunda yardmsz brakr ve onu slama tabi olmaya muvaffak klmazsa, ey Muhammed, artk sen ona, hak olan slama gtrecek hibir yol bulamazsn." demektir.

Allah teala, slam dininden baka bir dini din edinenin, dininin kabul edilmeyeceini ve saptrd kimseyi de doru yola iletecek herhangi bir kimsenin bulunmadn beyan etmektedir. [332]

 

144- Ey iman edenler, mminleri brakp da kfirleri dost edinmeyin. Allah'a, kendi aleyhinize olan apak bir delil mi vermek istiyorsunuz.

Ey iman edenler, mminlerin dnda kfirleri dost ve arkadalar edinmeyin. Aksi tekdirde sizler de cehennemlik olursunuz. Sizler kendi aleyhinize, Allah'a apak bir delil mi vermek istiyorsunuz? Byle yaptnz takdirde Allah'n gazabna urar, mnafklarn hak etmi olduklar cezaya siz de arplm olursunuz. [333]

 

145- phesiz ki mnafklar, cehennem ateinin en aa tabakasn-dadrlar. Onlar iin bir yardm edici de bulamazsn.

phesiz ki mnafklar, hiretle, bu gizli inkrlarnn cezas olarak cehennemin en alt tabakasna atlacaklardr. Onlar oradan hi kimse kurtaramayacaktr. Zira onlar, mminler iin, aka kfir olduklarn syleyenlerden daha zararl ve slam iin daha tehlikelidirler.

Abdullah b. Mes'ud, "Mnafklar, cehennem ateinin en aa tabakasn-dadrlar." ifadesinin izah ederken yle demitir: "Mnafklar, zerlerine kilitlenmi demir tabutlarda atein iine atlacaklardr."

Ebu Hureyre (r.a.) da yetin bu blmn bu ekilde izah etmitir. [334]

 

146- Tcvbc edenler, kendilerini dzeltenler, Allah'n emirlerine smsk sarlanlar ve Allah iin dinlerine ihlasla balananlar mstesna, ite bunlar, mminlerle beraberdirler. Allah, mminlere byk bir mkfaat verecektir.

Ancak Allah'n birliini, Peygamberinin doruluunu ve onun Allah katndan getirdii eyleri tasdik edip mnafklndan vazgeerek tevbe edenler, Allah'n, kendilerine emrettii eyleri yapp, yasaklad eylerden vazgeerek kendilerini dzeltenler, Allah'a vermi olduklar iman etme szne smsk sarlanlar ve dinlerinin gerei olarak amellerini, insanlara gsteri iin deil sadece Allah iin yapanlar mstesnadr. te bunlar, mminlerle beraber cennettedirler. Mnafklarla birlikte cehennemin en alt tabakasnda deildirler. Yaknda Allah, mminlere, iman etmelerine mukabil byk bir mkfaat verecektir.

Yani Allah, ikiyzllklerine kar mnafklar cehennemin en alt tabakasna koyduu gibi mminleri de cennetin en yce derecelerine erdirecektir. [335]

 

147- Eer kreder ve iman ederseniz Allah sze niye azab etsin ki? Allah, kredcnlcrin mkafaatm veren ve hereyi bilendir.

Ey mnafklar, ayet Allah'a tevbe eder, hakka ynelir, size vermi olduu nimetlere kar kreder ve tevhid inancna dnp iman ederseniz artk Allah size niin azab etsin ki? Allah'n sizleri, cehennemin en alt derecesine koymaya ihtiyac yoktur. Zira size azab etmek, Allah'a ne zarar ne de fayda getirir. Onun, yaratklarna venni olduu cezann sebebi, kendisine kar haddi amak ve onu tanmamaktr. Allah, byle olanlara haddini bildirir. [336]

 

148- Allah, kt szn aka sylenmesini sevmez. Zulme urayan mstesnadr. Allah, hereyi ok iyi iiten ve ok iyi bilendir.

MfessirIer bu yet-i kerimeyi farkl kraat ekillerine gre farkl ekillerde izah etmilerdir:

1- Baz kurralar bu yetteki kelimesi "Zulime" eklinde okumulardr. Bu kraata gre yet-i kerimeye'u

ekillerde mn verilmitir:

a- Abdullah b. Abbas, Katade ve Hasan- Basri'ye gre yetin izah yledir: Allah, bir kimsenin aleyhine aktan beddua yaplmasn sevmez. Ancak kendisine zulmedilmi olan kimse mstesnadr. O, zulmedenin aleyhine aka bedduada bulunabilir.

b- Mcahid'e gre ise yetin izah yledir: Allah, kimsenin aktan kt sz sylemesini sevmez. Ancak zulmedilen kimse mstesnadr. Kendisine zulmedilen kimse, zulmedinin yapt ktlkleri aka syleyebilir.

c- Mcahid'den nakledilen baka bir gre gre burada zulme urayandan maksat, ev sahibi tarafndan gerei gibi arlanmayan misafirdir. Kii, misafir olduu yerden ayrldktan sonra "Bu adam beni iyi misafir etmedi." der. Kt szn aka sylenmesi de ite budur. Zulme urayan da bu misafirdir. Misafirin, kendisine ev sahibi tarafndan iyi muamele yaplmadn sylemesi caizdir.

Ukbe b. mir diyor ki: "Dedik ki:

Ey Allah'n Resul, sen bizi bir yere gnderiyorsun, baz kavimlere misafir olmak istiyoruz onlar bizi misafir etmiyorlar. Bu hususta ne buyuruyorsunuz? Peygamber efendimiz u cevab verdi: "Siz bir toplulua misafir olursunuz da onlar da size, misafire layk olacak ekilde davranrlarsa siz onlardan bunu kabul edin. ayet bunu yapmazlarsa onlardan, misafirin hakk olan aln. [337]

d- Sddi'ye gre ise bu yetin izah yledir: Allah, kt szn aktan sylenmesini sevmez. Ancak zulme urayann hakkn almas ve zulm durdurmas mstesnadr.

2- Dier bir ksm kurralar ise kelimesini "Zaleme" ekline okumulardr. bn. Zeyd bu kraat eklini esas alarak yeti yle izah etmitir: "Allah, kt szn aka sylenmesini sevmez. Ancak zulmeden kimse yani mnafk bu hkmn dndadr. Onun aleyhine, mnafklndan vazgeinceye kadar aka kt sz sylemek caizdir. Yani herhangi bir kimse bir mnafkm aleyhine "Sen mnafksn, sen yle ve yle yaptn." diyemez. Ancak mnafklndan vazgemeyen ve bylece zalim olan mnafklar iin bunlar syleyebilir.

bn-i Zeyd diyor ki: "Allah teala bundan nceki yetlerde, mnafklarn, cehennemin en alt tabakalarnda olduklarn bildirdikten ve iman edenlere azab etmeye itiyaci olmadn beyan ettikten sonra bu yette de herhangi bir kimse aleyhine aka kt bir sz sylenmesini sevmediini beyan etmi ancak mnafk olarak zalim olanlar istisna etmitir. bn-i Zeyd, bey b. Ka'b'n, yet-i kerimenin bu blmn bu ekilde okuduunu ve yeti bylece zah ettiini

sylemitir.

Taberi, birinci kraat eklinin, ounluun kraat ekli olmas, ikinci kraat eklinin ise az bir kraat olmas dolaysyla birinci kraat eklini terci ettiini sylemi, yetin u ekilde izahnn da daha doru olacan zikretmitir: "Ey insanlar, Allah, herhangi bir kimsenin, baka birine aka kt sz sylemesini sevmez. Ancak kendisine zulmedilmi olan kimse bundan mstesnadr. Onun, kendisine yaplan ktl aka sylemesinde bir mahzur yoktur."

Taberi diyor ki: "yet bu ekilde genel olarak izah edildii takdirde yukarda zikredilen grlerin tm yetin kapsamna girmi olur. Zira misafir edilmeyen veya malnda yahut cannda bir hakszla urayan kimsenin, grd hakszlklar aka sylemesi veya hakszlk yapann aleyhine aka bedduada bulunup Allah'n yardmn istemesi, hakszla urayann grd ktlkleri aka sylemesidir. yet-i kerime de bunu ifade etmektedir.

yet-i kerimenin sonunda: "Allah hereyi ok iyi iiten ve ok iyi bilendir." buyurulmaktadr. Bu ifadeden maksat, "Allah, kimlerin kimler iin aka kt sz sylendiini iiten, kimlerin de kimler hakknda aka kt sz sylemeyip gizlediini bilendir. Herkese iledii amelin karln verecektir, yilik yapana iyiliinin, ktlk yapana da ktlnn karln verecektir. [338]

 

149- Bir hayr aklar yahut gizler veya bir ktl affederseniz phesiz ki Allah, ok affeden ve hereye gc yetendir.

Ey insanlar, ayet sizler, bir kimsenin size yapt iyilii aa vurur ve ona teekkr eder veya gizlerseniz yaiut size ktlk yapan affeder onu aka sylemezseniz phesiz ki bu davrannz sizi Allah'a yaklatrr ve onun katndaki sevabnz artrr, nk cezalandrmaya gc yettii halde affetmek, Allah'n sfatanndandr. Allah, kullarndan, byle davrananlar sever. Zira Allah, ok affeden ve hereye gc yetendir. [339]

 

150151 - Allah' ve Peygamberini inkr edenler, Allah ve Peygamberleri arasnda ayrlk gzetenler, "Onlarn bir ksmna inanr bir ksmn inkr ederiz." diyerek ikisi arasnda bir yol tutmak isteyenler, ite onlar, gerekten kfir olanlardr. Biz, kfirler iin alaltc bir azap hazirlamz-dr.

Allah' ve Peygamberini inkr eden Yahudi ve Hristiyanlar, Peygamberin, Allah'a kar yalan sylediini iddia ederek Allah ve Peygamberi arasnda ayrlk gzetenler, Yahudilerin Musa'y tasdik etip sa ve Muhammed'i yalanlamalar, Hristiyanlarn da sa'y ve ondan nceki Peygamberleri tasdik edip Muhammed'i yalanladklar gibi "Biz, Peygamberlerin bir ksmna iman eder, dierlerini inkr ederiz." diyenler ve hidayetle sapklk ortasnda bir yol icad etmek isteyenler yok mu? te onlar, gerekten kfirlerin ta kendileridir. nk Peygamberlerin bir ksmn tasdik edip dierlerini yi ani ayanlar, Allah' yalanlam olurlar. Ve dolaysyla inkra derler. Biz, inkarclar iin hor ve hakir dren bir azap hazrladk.

Bu yetin izahnda Katade diyor ki: "Bu yette zikredilenler, Allah dman Yahudi ve Hristiyanlardir. Yahudiler Tevrat'a ve Musa'ya iman etmi, ncil'i ve sa'y inkr etmilerdir. Hristiyanlar da ncil'e ve sa'ya iman etmi Kur'an' ve Hz. Muhammed'i inkr etmilerdir. Yahudiler Yahudilii, Hristiyanlar da Hristiyanl din edinmilerdir. Halbuki bu iki din de bu halleriyle Allah tarafndan gnderilmi deillerdir. Sonradan icad edilmi bid'atlardr. Bu Yahudi ve Hristiyanlar, Allah'n btn Peygamberlerine gndermi olduu hak din slam terkettiler. [340]

 

152- Allah'a ve Peygamberine iman edip onlar arasnda hibir ayrlk gzetmeyenlere gelince ite onlara, Allah, mkfaatlarm verecektir. Allah, ok affeden ve ok merhamet edendir.

Allah'n birliini tasdik eden, Peygamberlerinin hepsinin Peygamber olduunu ve onlarn, Allah tarafndan getirdikleri din ve eriatlarn hak olduunu ikrar eden, Peygamberlerin bir ksmn tasdik edip dierlerini yalanlayarak onlarn arasn ayranlar gibi olmayn. Hepsinin hak olduklarna iman eden kimselere gelince, ite Allah, yle olanlara hakkyla iman etmelerinin karl olarak mkfaatlann verecektir. Allah, daha nce o gibi gnahlar ileyip de sonra

tevbe eden kullarn oka affeden ve kullarn dou yola ileterek onlara oka merhamet edendir.

GrId gibi yet-i kerime, Muhammed mmetinin sfatlann beyan etmekte ve onlara bolca mkfaatlar verileceini bildirmektedir. nk Muhammed mmeti, Bakara suresinin iki yz seksen beinci yetinde de belirtildii gibi, Peygamberler arasnda bir ayrm yapmaz, hepsine iman ederler. Bu hususta yet-i kerimede yle buyurulmaktadr: "Peygamber ve mminler, rabbi tarafndan Peygambere indirilene iman ettiler. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarna, Peygamberlerine iman ettiler. "Allah'n Peygamberlerini birbirinden ayrtetmeyiz." dediler. [341]

 

153- Ey Muhammed, kitap ehli, gkten kendilerine bir kitap indirmeni isterler. Onlar Musa'dan, bundan daha byn istemilerdi. "Allah' bize apak olarak gster." demilerdi. Bunun zerine zulmlerinden dolay onlar bir lk yakalayrverdi. Sonra, kendilerine apak deliller gelmiken buzaya taptlar. Fakat biz bunu da affettik ve Musa'ya apak bir mucize verdik.

Ey Muhammed, Yahudiler, gkten kendilerine bir kitap indirmeni ve senin doruluunu gsteren bir mucize getinneni isterler. Onlarn atalar da Peygamberleri Musa'dan, senden istedikleri eylerden daha byk eyler istemilerdi. "Allah' bize apak olarak gster gzmzle grelim." demilerdi. Bu azgnlklar ve cr'etleri yznden onlar bir lk yakal ay vermi de lmlerdi. Sonra Allah onlan, Musa'nn duasyla tekrar diriltmiti. Daha sonra bu Yahudiler, kendilerine Allah'n kudretini ve birliini gsteren apak deliller gelmesine ramen Allah' brakp buzay ilah edindiler ve ona taptlar. Biz, bu cinayetlerini de affettik. Musa'ya, Peygamberliinin doruluunu gstererrak mucizeler ve deliller verdik.

yette zikredilen ehl-i kitaptan maksat, kendilerine Tevrat verilen Ya-hudilerdir. Yahudiler, Hz. Muhammed'den, gkten bir kitap getirmesini istemilerdir. Yahudilerin Resulullah'tan istedikleri bu kitabn nasl bir kitap olmasn talep ettikleri hususunda mfessirler eitli grler zikretmilerdir.

a- Sddi ve Muhammed b. Ka'b el-Kurezi'ye gre Yahudiler Resulullah'tan, gkten kendilerine yazl bir kitap getimesini istemilerdir. Zira Hz. Musa'ya Tevrat, gkten yazl bir kitap olarak indirilmitir. Bu hususta Muhammed b. Ka'b el-Kurezi diyor ki: "Yahudilerden bir ksm insanlar Resuiullah'a geldiler ve ona: "Musa, Allah katndan yazl levhalar getirdi. Sen de bize, Allah katndan yazl levhalar getir seni tasdik edelim." dediler. Bunun zerine Allah teala bu ve bundan sonraki yetleri indirdi.

b- Katade'ye gre ise Yahudilerin, Hz. Muhammed'den kendilerine indirmesini istedikleri kitap, Yahudilere mahsus olacak bir kitaptr.

c- bn-i Creyc'e gre ise Yahudilerin Resulullah'tan kendileri iin indirmesini istedikleri kitaptan maksat, Yahudilerin belli adamlarna inecek ve Hz. Muhammed'i tasdik etmelerini emredecek olan bir kitaptr.

Taberi diyor ki: "Bu grlerden tercihe ayan olan udur: "Yahudiler Resulullah'tan istemilerdir ki o, Allah'tan, btn yaratklarn, benzerini getirmekten ciz kaldklar, kendilerinin de hak Peygamber olduuna ahitlik ettikleri ve Yahudilerin, Resuiullah'a tabi olmalarna emreden bir kitab, gkten Yahudilere indin-nesini istesin. stenen bu kitabn yazlm bir kitap olmas, onlar hepsine veya bir ksmna indirilmi olmas muhtemeldir. Bu itibarla yukarda zikredilen grlerin hepsi de mmkn olabilen grlerdir.

yet-i kerimenin devamnda "Onlar Musa'dan, bundan daha byn istemilerdi." buyurulmaktadr. Bu ifade, Resulullah'tan, kendilerine kitap indirilmesini isteyen Yahudileri knamakta ve onlan ayplamaktadr. Allah teala bu ifadesiyle Resulullah'a unu buyurmak istemitir: "Ey Muhammed, sen Yahu-, dilerin byle bir istekte bulunmalarn ok grme. nk onlar, Allah' hakkyla takdir edemedikleri, ona kar cr'etleri, onun "Halm" sfatndan dolay aldanmalar yznden onlarn senden istedikleri kitab onlara indirsen dahi, nceki atalarnn yapt gibi onlar da Allah'n emrine kar gelirler. Zira ataan, Allah' gmek istemelerinden sonra la yakalnp lmler, Allah onlan tekrar diriltmi bu defa onlar, Allah'n mucizelerini grdkleri halde onu brakp buzaya tapmilardr. [342]

 

154- Sz vermeleri iin Tur dan zerlerine kaldrdk. Onlara: "O kapdan secde ederek girin." dedik. Ve onlara: "Cumartesi gn yasan inemeyin." dedik. Ve onlardan salam bir sz aldk.

Yahudilerin, Tevrat'taki hkmlerle amel edeceklerine dair Allab'a verdikleri sz tutmalar iin Tur dan zerlerine kaldrdk. Onlara: "Kuds ehrinin kapsndan, Allah'a kran secdesinde bulunarak ieri girin." dedik. Fakat onlar, kendilerine gelen emri deitirip, kapdan klarnn zerine srnerek gerisin geri girdiler. Yine biz onlara: "Allah'n emrine kar gelerek Cumartesi gn avlanmayn." eledik. Fakat onlar, emre kar gelerek Cumartesi gnnde de avlandlar. Aynca biz onlardan, Tevrat'taki hkmlerle amel edeceklerine dair salam bir sz aldk. Fakat onlar bu szlerinde de durmadlar ve bu sebeple de lanete uradlar. [343]

 

155- Ahitlerini bozduklar ve Allah'n yetlerini inkr ettikleri, haksz yere Peygamberleri ldrdkleri ve "Kalblcrimiz perdelidir." dedikleri iin onlara (lanet ettik) Dorusu Allah, inkr etmeleri sebebiyle onlarn kalblcrinc mhr vurmutur. Onlarn pek az iman eder.

Yahudiler, Tevrat'taki hkmlerle amel edeceklerine dair vermi olduklar sz bozmalar, Peygamberlerin doruluunu gsteren, Allah'n yet ve delillerini inkr etmeleri ve kendilerine hak yolu gsteren Peygamberleri haksz yere ldrmeleri ve "Kalblerimiz perdelidir, bizi davet ettiin eyleri anlamyoruz." demeleri yznden biz onlar lanete urattk. Daha dorusu inkrlar sebe-iyle Allah onlarn kalblerini sapklk ve azgnlk mhriiyle mhrlemitir de onlar, iman edilmesi gereken hereye deil pek az eye iman eder olmulardr. Bylece hi iman etmemi gibi olmulardr.

Katadeye gre bu yet-i kerime, bundan nceki yetlerle bal deildir. Kendi bana mstakil bir yettir. yette bir hazvf vardr. O da "Lanet ettik" cmlesidir. Bu itibarla yet izah edilirken bu cmlenin zikredilmesi gerekmektedir.

Dier bir ksm mfessirlere gre ise bu yet-i kerime, bundan nceki yetlerle irtibatldr. Bu yet de yz elli nc yette geen "Onlar bir lk yakal ay iverdi" ifadesinin gerekesidir. Buna gre yetin bu blmnn mns yledir: "Zulmetmeleri, ahitlerini bozmalar ve Allah'n yetlerini inkr etmeleri, haksz yere Peygamberleri ldrmeleri ve "Kalblerimiz perdelidir" demeleri sebebiyle onlar bir lk yakal ay iverdi."

Taberi, Katade'nin grnn doru olduunu, bu yetin nceki yetlerle bal olmayp mstakil bir yet olduunu, yette "Biz onlara lanet ettik, biz onlara gazap ettik." eklinde bir cmlenin hazfedilmi olduunu zira, "Bilakis inkrlar yznden Allah onlarn kalblerini mhrlemitir." cmlesinin, hazfedilen bu cmleye iaret ettiini, nk kalbi mhrlemenin, lanete uratlm ve gazap edilmi bir kimse olacan sylemitir.

Taberi bu gr tercih etmesine sebep olarak da unu zikretmitir." sra-iloullarn bir ln yakalayp ldrmesi Hz. Musa zamannda olmutur. Halbuki onlarn, Peygamberlerini haksz yere ldrmeleri, bundan sonraki yetlerde zikredildii gibi, Hz. Meryem'e zina iftirasnda bulunmalar ve "Biz sa Mesihi ldrdk" demeleri Hz. Musa'dan ok sonra olmutur. Bu nedenle sonra meydana gelen olaylar, la sebep gstermek isabetli deildir. Zira la yakalananlarla bunlar ayn kimselerdir. Bu da bu yetin ve bundan sonra gelen yetlerin nceki yetlerle balantl olmadn gsterir. [344]

 

156-157-158- nkr edip Meryem'e byk bir iftira attklar ve "Allah'n Resul, Mcrycmolu Mesih sa'y biz ldrdk." dedikleri iin Allah onlara lanet etmitir. Onlar sa'y ne ldrler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse onlara sa gibi grnd. sa hakknda ihtilafa denler gerekten phe iindedirler. Onlarn bu hususta zan'na uymaktan baka bir bilgileri yoktur. Kesin olarak sa'y ldrmediler. Bilakis Allah onu kendi katna ykseltti. Allah hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.

Yahudilerin inkhar etmeleri ve hibir delil olmakszn Meryem'e zina is-nad ederek byk bir iftirada bulunmalar "Allah'n Resul, Meryemolu Mesih sa'y biz ldrdk," demeleri sebebiyle Allah onlan lanete uratt. Halbuki onlar, sa'y ne ldrdler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse onlara sa gibi grnd. sa hakknda ihtilafa den bu Yahudiler, onun ldrlmesi hususunda elbetteki phe iindedirler. ldrdkleri kiinin kim olduu hakknda onlarn hibir bilgileri yoktur. Sadece ldrdkleri kimsenin sa olduu zannna kapldlar. Onlar, kesin olarak sa'y ldrmediler. Bilakis Allah, sa'y diri olarak kendi katma ykseltti. Allah, hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.

yet-i kerimede, Yahudilerin, Hz. Meryem'e attklar zikredilen iftiradan maksat, ona zina snad etmeleridir. Nitekim Abdullah b. Abbas, Sddi ve Cveybir, buradaki iftiradan maksadn zina isnad etmek olduunu sylemilerdir.

yet-i kerimede, Yahudilerin, Hz. sa'y ldrmedikleri, onu asmadklar fakat ldrlen kiinin sa'ya benzetildii zikredilmektedir.

Mfessirler, ldrlen bu kiinin, sa'ya nasl benzetildii hususunda farkl grler zikretmilerdir. Bunlar u ekilde zetlemek mmkndr.

a- Harun b. Anterenin Vehb b. Mnebbih'ten rivayet ettiine gre, Vehb, ldrlen kiinin Hz. sa'ya benzetilmesi hususunda zetle unlar zikretmitir: "sa, havarilerinden on yedi kiiyle birlikte bir eve girdiler. Yahudiler evin evresini kuattlar. eri girdiklerinde Allah'n, evde bulunanlarn hepsini sa'nn ekline evirdiini grdler. Onlara: "Bizi bylediniz. Ya sa'nn kim olduunu bize gsterirsiniz veya hepinizi ldrrz." dediler. Bunun zerine sa, arkadalarna: "Bugn sizden cennet karlnda cann kim satar?" diye sordu. lerinden biri, "Ben satarm" dedi. Sonra kp evi kuatanlarn yanna gitti ve "sa benim" dedi. Allah onu sa'nn ekline sokmutu. Onlar onu yakalayp ldrdler. Sonra da astlar. Astklar kii onlara sa olarak gsterilmiti. Bu sebeple onlar sa'y ldrdklerini zannettiler. Hristiyanlar da ayn zanna dtler. Halbuki Allah teala o gn sa'y kendi katna ykseltmiti.

b- Abdssamed b. Ma'kl'n Vehb b. Mnebbih'ten naklettii dier bir gre gre ise Vehb zetle unlar sylemitir: Allah teala Hz. sa'ya, dnyadan ayrlacan bildirince o lmden korkmu ve lm ona ar gelmitir. Bunun zerine o, havarilerini arp onlara bir yemek vermi ve bizzat kendi eliyle onlara hizmet etmi, onlarn da birbirlerine kar, kendisinin onlara davrand gibi davranmalarn emretmitir. Sonra havarilerinden, Allah'a yalvarp ecelinin ertelenmesini niyaz etmelerini istemitir. Fakat havarileri her dua etmeye giritiklerinde kendilerini uyku basm ve uykuya dalmladr. Hz. sa onlan uyandirmaya alm ve onlara "Sbhanallah, bana yardmc olmak iin tek bir gece olsun sabredemiyor musunuz?" demitir. Onlar da: "Vallahi bilmiyoruz bize ne oldu. Bizler geceleri oturup sohbet ediyorduk, sohbetimiz uzun sryordu. Bugn ise sohbet etmeye takatimiz yok. Biz, her dua etmek istediimizde duamza engel olunuyor." dediler. Bunun zerine sa: "Herhalde oban gidecek koyunlar dalacaktr." dedi. Ve buna benzer eyler syleyerek leceine iaret etti. Sonra yle dedi: "Gerek u ki bu gece horoz lmnden nce sizden biriniz beni kere inkr edecektir. Yine sizden biriniz basit dirhemler karlnda beni satacak ve benim deerim olan o dirhemleri yiyecektir." Sonra evden ktlar ve dalp gittiler.

Yahudiler sa'y aryorlard. Onlar, sa'nn havarilerinden biri olan em'un'u yakaladlar. "Bu onun arkadalarndan biridir." dediler. em'un inkr etti ve "Ben onun arkada deilim." dedi. Sonra o kiiyi baka bir grup yakalad. Onlara kar da inkr etti. Sonra horozun tmesini iitti ve zlerek alad. Sabah olunca havarilerden biri Yahudilere gidip: "Ben size sa'y gsterecek olursam bana ne verirsiniz?" dedi. Onlar ona otuz dirhem verdiler. Onu ald ve sa'y onlara gsterdi. Fakat onlar sa'y baka biriyle kartrmlard. Onlar sa'y yakalayp ellerini baladlar. Onu ekip srkleyerek gtrdler ve ona: "Sen lleri diriltiyor, eytan kovuyor ve delileri iyiletiriyorsun ha? imdi kendini bu ipten kurtarsana?" dediler. Ona tkryor!ar, zerine dikenler atyorlard. Nihayet onu, asmak istedikleri aacn yanma getirdiler. Allah teala orada, sa'y ekip kendi katna ald. Onl'ar ise sa'ya benzetilen kiiyi astlar. Astklar kii orada yedi gn kald. sa'nn annesiyle sa'nn, delilik hastaln tedavi ettii kadn gelip aslan kiinin yannda alamaya baladlar. te o srada sa onlara geldi ye "Niin alyorsunuz?" dedi. Onlar da "Senin iin alyoruz." dediler. sa: "Allah beni kendi katna ykseltti. Bana hibir ey olmad. Onlarn astklar bu kii bana benzetilen birisidir. Siz, havarilere syleyin de falan yerde ben grsnler." dedi. Havariler on bir kii olarak orada sa ile karlatlar. sa kendisini Yahudilere gstererek para karlnda satan arkadan onlarn iinde gremedi ve o kiinin ne olduunu sordu. Onlar da: "O, yaptna piman oldu ve intihar etti." dediler. Bunun zerine sa, "Eer tevbe etmise Allah onun tev-besini kabul etmitir." dedi. Sonra sa havarilere: "Haydi gidin sizden her biriniz bir milletin dilini konuur olacaktr. O, dilini konutuu kavmi uyarsn ve dine davet etsin." dedi.

c- Katade, Sddi, Kasm, bn-i shak, bn-i Creyc ve Mcahid'e gre ise ldrlen kiinin Hz. sa'ya benzetilmesi u ekilde olmutur: Hz. sa ile havarileri bir evin iinde bulunurken Hz. sa onlardan birinden, kendisine benzetilerek yerine ldrlmesini istemi, arkadalarndan biri de bunu kabul etmi ve o kii, Allah tarafndan sa'ya benzetilmi ve ldrlmtr. Meryemolu sa da ge kaldrlmtr. Sddi'ye gre Hz. sa'nn arkadalarnn says on dokuz, bn-i ishak'a gre on veya on drttr. bn-i shak, Hz. sa'ya benzetilerek ldrlen kiinin adnn "Sercis" olduunu sylemitir. Bu hususta Sddi'nin zetle unlar syledii rivayet edilmektedir:

srailoullan, Hz. sa'y ve Havarilerinden on dokuz kiiyi bir evin iinde kuatmlar. Bunun zerine sa, arkadalarna: "Kim benim eklime girip de ldrlecek olursa onun iin cennet vard." demitir. Onlardan biri sa'nn ekline girmi sa ise ge kmtr. Havariler evden dian knca onlan kuatmlar, kanlarn saysnn on dokuz olduunu grmler onlan saymlar fakat saylarnn daha ncekilerden bir kii daha az olduunu grmlerdir. Ancak sa'nn ekline giren adam da onlarn iinde gnnler fakat onun sa olup olmadnda phe etmilerdir. Nihayet o kiiyi sa zannederek ldrp asmlardr. te Allah teala: "Onlar sa'y ne ldrdler ne de astlar. Fakat ldrdkleri kimse onlara sa gibi grnd." yetinde bunu ifade etmektedir.

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Yani sa ile birlikte evde bulunanlarn hepsinin isa'ya benzer hale geldiklerini, Yahudilerin, onlardan birini sa zannederek ldrdklerini, Hristiyanlann da sa'nn ldn zannettiklerini, aslnda ise sa'nn ge ekildiini syleyen grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira sa ile beraber olan havariler, ilerinden birinin sa'ya benzetildiini ve sa'nn, onlarn arasndan ge kaldrldn bizzat mahade etmi olsalard Hz. sa'nn ne olduu ve ona benzetilenin kim olduu Yahudiler tarafndan bilinmese de bu havariler tarafndan bilinir ve bu ekilde yaylrd. Halbuki havariler de meselenin nasl olduu hakknda kesin bir bilgiye sahip deillerdi. nk hepsi de sa'ya benzetildiklerinden hangisinin gerek sa olduu havariler tarafndan da bilinememi bylece Yahudiler de Hristiyanlar da ldrlen kiinin Hz. sa olduu hakknda ittifak etmilerdir. Halbuki Allah tealaanm bildirdii gibi gerekte onlar sa'y ldrmemiler ve asmamlardr. Bilakis onlardan biri sa'ya benzetilmitir.

Taberi diyor ki: "Vehb b. Mnebbih'ten nakledilen ikinci gr de doru olabilir. Yani btn havariler sa'nn yanndan ayrldktan sonra evin iinde sa bir de onun ekline sokulan arkada kalmtr. Hz. sa ge ekilmi ona benzetilen kii ise ldrlmtr. Bu sebeple hem Hz. sa'nn rakadalan hem de Yahudiler, ldrlp aslan kiinin sa olduunu sanmlardr. Zira onlar ldrlen kiinin sa'ya benzediini grmler, o kiinin, sa'nn ekline dnt srada ise yannda bulunmamlardr. Onlar sa'nn leceini geceleyin kendilerine haber verdiini bildikleri iin ldrlenin gerekten sa olduunu zannetmiler ve bunu bylece insanlara aktannlardir. Bu mazeretlerinden dolay da yalanc olma sfatndan kurtulmulardr.

yet-i kerimede: "sa hakknda ihtilafa denler, gerekten phe iindedirler. Onlann bu hususta zanna uymaktan baka bir bilgileri yoktur." Duyurulmaktadr Bu ifade yukarda zikredilen birinci gre gre izah edildiinde bunun mns yledir: sa'y ve arkadalarm kuatan Yahudiler onu ldrmek istediklerinde ihtilafa dtler. Zira onlar eve girmeden nce orada bulunanlarn saysn biliyorlard. eri girince bir kiinin eksik olduunu grdler. Oradakilerin hepsi de sa'ya benzediklerinden ilerinden birini pheli bir ekilde ldrdler. Bu hususta kesin bir bilgileri yoktu. Sadece zanlanna uydular.

Yukarda zikredilen ikinci gre gre ise yetin bu blmnn izah yledir: sa'nn yannda bulunanlar, dalp gittikten sonra onu ldrmek isteyen Yahudiler evde kalan kiinin mi sa olduu yoksa kp gidenlerden birinin mi sa olduu hususunda ihtilaf ettiler. Onu ldrp ldrmediklerinde pheye dtler. nk onlar eve girip orada bulunanlar saydklarnda onlarn, dar kanlardan ve evde bulunan kiilerin saysndan fazla olduklarn grmlerdi. Bu nedenle ldrdkleri kimse sa m yoksa bakas m diye pheye dtler, . Fakat onlar, ldrdkleri kimse sa'ya benzedii iin "Biz sa'y ldrdk." dediler. Halbuki onlarn ldrdkleri kiinin sa olup olmad hususunda bir bilgileri yoktu. Onlar sadece zanna tabi olmulard.

yet-i kerimede geen ve "Kesin olarak sa'y ldrmediler." diye tercme edilen ifadesi Taberi tarafndan "Onlar bu zan-larn kesin bir bilgi ile gidermediler." eklinde izah edilmi, Abdullah b. Ab-bas'n da yetin bu blmn bu ekilde izah ettii rivayet edilmitir.

yet-i kerimenin sonunda "Allah hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir." buyurulmaktadir. Bunun izah yledir: Allah, kendilerine zulmeden Yahudileri lkla yakalayarak ve onlan lanetine uratarak onlardan intikam ald gibi her zaman dmanlanndan intikam alr. Kimse ona kar koyamaz. Yarattklarn sevk ve idare etmesinde hikmet sahibidir. Onlar arasnda hkm verecek olan da O'dur. O halde ey Muhammed'den zerlerine kitap indirilmesini isteyenler, atalarnzn Peygamberlerini yalanlamalar-ve dostlarna kar iftiralar atmalar yznden arpldklar gibi cezama arptrlacanzdan korkun. [345]

 

Hazreti sa'nn Ge Ykselii

 

Allah teala Hz. sa'y apak delillerle ve hidayetle Peygamber olarak gnderdi. Fakat Yahudiler Allah'n, Hz. sa'ya Peygamberlik vermesini lleri diriltme, krlerin gzlerini ama, czzamllar iyiletirme, amurdan ku yapp ona fleyerek gerek ku haline getirme gibi mucizelerle donatmasn ekemediler. Bu sebeple onu yalanladlar ve ona kar ktlar. Ellerinden gelen eitli eziyetler yaptlar. yle ki Hz. sa onlarla bir arada yaayamaz oldu ve annesiyle beraber ehir ehir gezmeye balad. Fakat Yahudiler bununla da kalmayp onu, putperest olan zamann am genel valisine ikayet ettiler. Hz. sa'nn, insanlar yoldan kardn ve onlar idarecilere kar kkrttn sylediler. Vali buna ok kzd. Kuds'teki temsilcisine mektup yazarak ona kar tedbir almasn ve onu asarak bana dikenler koymasn ve insanlar ondan kurtarmasn emretti. Mektup Kuds temsilcisine ulanca temsilci, Valinin emirlerine uydu. Yahudilerden bir grupla beraber Hz. sa'nn on iki veya on yahut on yedi arkadla beraber bulunduu eve gitti. Olay bir cuma gn ikindi vakti balayp cumartesi gecesi devam etti. Bu gidenler Hz. sa'nn evini kuattlar. ende bulunan havarilerden biri Allah tarafndan Hz, sa'ya benzetildi, eri giren valinin adamlar bu kiiyi ldrdler sonra da gtrp astlar. Hz. sa ise Allah tarafndan kendi katna ykseltildi.

Hz. sa hakknda Hristiyaniar gruba ayrlmlardr;

a- NASTURLER: Bunlar "sa aramzda Allah'n oluydu. Sonra allan onu alp kendisine ykseltti." dediler.

b- YAKUBLER: Bunlar diyorlard ki: "Allah, sa'nn eklinde iimize gelmiti. Sonra gre g kt."

c- GEREKTEN MAN EDENLER: Bunlar da diyorlard ki: "sa aramzda Allah'n kulu ve Peygamberiydi. Sonra Allah onu ykseltip kendisine ald."

Ne yazk ki, iman etmeyen ilk iki grup iman edenler galip gelerek onlar ortadan kaldrdlar. Nihayet Hz. Muhammed (s.a.v.) geldi. Tevhid inanc tekrar ortaya kt. [346]

 

159- Kitap ehlinden hibir kimse yoktur ki, lmeden nce ona iman etmi olmasn. sa* kyamet gnnde onlarn zerine ahitlik edecektir.

Mfessirlerbu yet-i kerimeyi eitli ekillerde izah etmilerdir.

a- Abdullah b. Abbas, Ebu Malik, Hasana Basri, Katade ve bn-i Zeyd yeti yle izah etmilerdir: "Ehl-i kitaptan hibir kimse yoktur ki sa Deccal' ldrmek iin tekrar yeryzne gnderildiinde sa lmeden nce ona iman etmi olmasn."

Grld gibi bu grte olanlara gre bu yet-i kerime, Hz. sa'nn yere inmesinden sonra ehl-i kitap olan btn insanlarn Hz. sa'ya iman edeceklerini ve mslman olacaklarn bildirmektedir. Kyamet gnnde de Hz. sa, ehl-i kitap iin ahitlik edecektir. Onlardan kimin iman edip kimin iman etmediini bildirecektir.

b- Yine Abdullah b. Abbas, Mcahid, krime, Hasan- Basri, Muhammed b. irin ve Cveybir'den nakledilen dier bir gre gre bu yetin izah yledir: "Yahudilerden hibir kimse yoktur ki, lmnden nce isteyerek veya istemeyerek sa'ya iman etmi olmasn."

Grld gibi bu grte olanlara gre bir Yahudinin boynu da vurula . bir yerden derek de lse veya bir yrtc hayvan tarafndan paralanarak da lse mutlaka Hz. sa'ya iman eder sonra can kar. Hristiyaniar da byledir.

c- krime'den nakledilen dier bir gre gre yetin mns yledir: "Ehl-i kitap olan Yahudi ve Hristiyanlardan hibir kimse yoktur ki o kimse lmnden nce Muhammed'e iman etmi olmasn." -

Taberi bu grlerden birinci grn tercihe ayan olduunu sylemitir. Zira ikinci grte olanlar, btn ehl-i kitabn, Hz. sa'ya iman ettikten sonra lm olacaklarn sylemilerdir. Bunlarn ifadeleri esas alnd takdirde, len ihl-i kitaba slam muamelesi tatbik etmek icabeder. nk Hz. sa'ya hakkyla iman edenin, Hz. Muhammed de dahil dier btn Peygamberlere iman etmesi ve mslman olmas gerekir. Hz. Muhammed'e iman edinin Hz. sa'y yalanlamas mmkn olmad gibi Hz. sa'nn Peygamber olduuna iman edinin de Hz. Muhammed'i yalanlamas mmkn deildir. Bunlarn izahlarna gre len her ehl-i kitaba slam muamelesi uygulanarak, onun ykanmas, cenazesinin klnmas, malnn, erginlik ana gelmemi olan ocuklarna veya erginlik ana ermi mslman ocuklarna taksim edilmesi, eer kk ocuu veya erginlik ana gelmi mslman ocuu yoksa malnn, byle olan mslmanlar gibi Beytl Mala aktarlmas gerekir.

Halbuki btn mslmanlar, Hz. Muhammed'e ve onun, Allah katndan getirdiklerine iman etmeden nce len bir ehl-i kitaba mslman muamelesi yaplmayaca ve ona, hayatndaki gibi ehl-i kitap hukukunun uygulanaca hususunda ittifak etmilerdir. Bu da: "Her ehl-i kitap lmeden nce Hz. sa'ya mutlaka iman eder," grnn yanl olduunu, yetin bu blmnden maksadn, hir zamanda Hz. sa'nn yeryzne indii srada mevcut olan ehl-i kitabn kas-dedildiini ve bunlarn, Hz. sa'ya dolaysyla Hz. Muhammed'e iman edeceklerini beyan ettiini gsterir. Nitekim bu hususta Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah (s.a.v.) in yle buyurduunu rivayet etmitir:

"Peygamberler baba bir kardetirler. Anneleri ayrdr. Dinleri ise birdir. Ben, Meryemolu sa'ya daha yaknm. nk benimle onun arasnda Peygamber yoktur. sa inecektir. Siz onu grdnzde onu tanyn. O, orta boylu, krmz ile beyaz aras bir tendedir. Onun zerinde iki paradan meydana gelen ak sar bir elbise bulunur. Ona slaklk dokunmasa da sanki bandan (salarndan) su damlyor gibidir. O, ha kracak, domuzu ldrecek, cizyeyi kaldracak ve insanlar slama davet edecektir. Allah, onun zamannda slam dndaki btn dinleri yok edecektir. Yina Allah onun zamannda Deccal Mesihi yok edecek, yeryznde gven hakim olacaktr. yle ki arslanlar develerle, kaplanlar srlarla, kurtlar koyunlarla beraber otlayacak ve ocuklar ylanlarla oyna-yacaklardr. Bunlar birbirlerine zarar vermeyeceklerdir. sa yeryznde krk sene

kalacak sonra vefat edecek ve mslmalar onun cenaze namazm klackalardr." [347]

Grld gibi Hz. sa, Deccal ldrmek iin lmnden evvel gkten inince btn btl dinler ortadan kalkacak, insanlar slam dininde birleecekler ve bylece ehl-i kitap olanlardan, sa'ya iman etmeyen kalmayacaktr.

Hasan- Basri diyor ki: "Allah'a yemin olsun ki Hz. sa u anda diridir ve Allah katmdadir. O, yeryzne indii zaman btn ehl-i kitap ona iman edecektir. Kyamet gnnde de Hz. sa, kendisine inanan veya inanmayanlara kar ahit olacaktr."

Resulullah (s.a.v.) Hz. sa'nn tekrar yeryzne ineceini beyan ederek buyuruyor ki:

"Hayatm kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Meryemolu sa yaknda aranza adeletli bir hakem olarak inecek, ha kracak, domuzu ldrecek (onu ortadan kaldrp yenmesini yasaklayacak) cizyeyi kaldracaktr. Aynca o zaman mal artacak yle ki kimse ona tenezzl etmeyecektir. [348]

Taberi diyor ki: "yet-i-kerimeyi "Hibir ehl-i kitap yoktur ki lmeden nce Muhammed'e iman etmi olmasn." eklinde izah edenlerin grlerinin fasit olduu, bundan nceki grn fasit olduunu izahtan anlalmaktadr. Buna ilaveten daha nce Hz. Muhammed'den bahsedilmemitir ki bu yette geen deki zamirin Hz. Muhammed'i gsterdii sylensin. Daha nce Hz. sa, annesi ve Yahudilerden bahsedildiinden bu zamirin Hz. sa'y gsterdiini sylemek elbetteki daha isabetlidir. [349]

 

160-161- Yahudilerin zulmetmeleri ve bir ok kimseleri Allah yolundan alkoymalar, yasaklandklar halde faiz almalar ve insanlarn mallarn haksz yere yemeleri sebebiyle daha nce kendilerine helal klnan temiz eyleri onlara haram kldk. Onlardan kfir olanlara, can yakc bir azap hazrladk.

Yahudilerin, Peygamberleri ldrmeleri gibi zulmleri, Allah'n dininden bir pk insanlar alkoymalar, kendilerine yasaklanmasna ramen faiz almalar, rvet olarak veya Allah'n kitabn deitirme karlnda para alarak haksz yere insanlarn mallarm yemeleri sebebiyle, daha nce kendilerine helal kldmz temiz eyleri haram kldk. Biz onlardan kfir olanlara can yakc bir azap hazrladk ki o da cehennem azabdr.

u yet-i kerimede Yahudilere yasaklanan eylerden bir ksm zikredilmektedir. "Biz, Yahudilere, trnakl her hayvan haram kldk. Onlara sr ve davarn srt, barsak ve kemik yalarnn dnda i yalarn da haram kldk. Azgnlklarndan dolay onlar bu ekilde cezalandrdk. phesiz ki biz, doru syleyiniz. [350]

yet-i kerimede, Yahudilerin, iledikleri drt gnahtan dolay kendilerine daha nce helal kliman eylerin haram klnd beyan edilmitir. ledikleri bu gnahlardan biri, zulmetmeleridir. Bu zulmlerinin mahiyeti ise bundan nceki yz elli be, yz eli i alt ve yz elli yedinci yetlerde zikredilen, Allah'a verdikleri hadi bozmalar, Allah'n yetlerini inkr etmeleri, Peygamberleri haksz yere ldrmeleri, "Kalblerimiz kapaldr," demeleri, inkarclkta bulunmalar, Meryem'e zina iftirasnda bulunmalar ve "Biz, Meryemolu sa Meini ldrdk." demeleridir. Bu gnahlardan bir dieri ise insanlar Allah'n yolundan oka alkoymalardr. Bundan maksat ise, Allah'a kar btl eyler uydurup onun, Allah'tan olduunu iddia etmeleri, Allah'n kitabn deitirmeleri, mnlarn gereinden saptrmalar, Hz. Muhammed'in Peygamberliini inkr etmeleri ve onun gerek halini bilmeyen cahil insanlara aklamamalar ve bylece insanlar saptrmalardr.

Yahudilerin ilemi olduklar gnahlardan bir bakas da daha nce izah edildii gibi faiz almalardr.

Yine Yahudilerin ilemi olduklar gnahlardan biri de insanlarn mallarn haksz yere yemeleridir. Bundan maksat ise verecekleri hkm karlnda rvet almalar, kendileri herhangi bir ey yazarak "Bu Allah kalndandr." demek suretiyle para almalar ve benzeri murdar kazanlar salamalardr. te bu gnahlar yznden Allah teala onlar cezalandrm ve onlar iin helal kld eyleri haram klmtr.

Ayet-i kerimenin sonunda: "Onlardan kfir olanlara can yakc bir azap hazrladk." buyunlmaktadk. Burada ifade edilen "Onlar"dan maksat, Yahudiler, "Onlardan kfir olanlar"dan maksat, Uz. Muhammed'in Peygamberliini inkr edenler ve "Can vakc azap"tan maksat ise cehennem azabdr. [351]

 

162- Fakat onlardan, ilimle derinlemi olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden nce indirilenlere iman ederler. zellikle namaz klanlara, bir de zekat veren ve Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat vereceiz.

Mfessirler bu yet-i kerimeyi iki ekilde izah etmilerdir; Birinci izah ekli mealde veridii gibidir. Taberi'nin yapt ikinci izah ekli ise yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana indirilen kitaba ve senden nce indirilen kitaba ve namaz klan meleklere iman eden mminlere, zekat verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere elbette ki byk bir mkfaat vereceiz."

Taberi, yet-i kerimenin bu son ekilde izah edilmesini tercih etmi bununla birlikte yetin izahmdaki eitli grleri zetle u ekilde zikretmitir. "yet-i kerimede geen ve "Namaz klanlar" diye tercme edile cmlesindeki kelimesinin merfu mu yoksa

mensub mu veya mecrur mu olduu hususunda farkl grler zikredilmitir:

1- Eban b. Osman b. Affan ve Hz. Aie'den nakledilen bir gre gre bu kelime aslnda eklinde merfudur. Fakat hattatlar yanllkla bunu eklinde yazmlardr. Bu izaha gre yetin bu blmnn mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana ve senden nce indirilenlere iman edenlere, namazlarn dosdoru klanlara, zekatlarm verenlere ve Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara yaknda byk bir mkfaat vereceiz."

2- Dier bir ksm limlere gre ise kelimesi harfi ile mensubdur. Aslnda yette zikredilen dier sfatlar gibi bu sfatn da merfu olmas gerekirken ancak bu sfat, ilimde derinleenlerin sfat olduundan ve sfatla mevsuf arasna uzun bir cmle girdiinden bu sfat mevsuf undan, irab ynnden ayrlm ve "verim" anlamnda olan gizli bir fiil ile mensub okunmutur. Bu izaha gre yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana indirilene ve senden nce indirilenlere iman eden mminlere, namazlarn dosdoru klanlara ~Ki onlar verim- zekatlarn verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, evet ite onlara yaknda bir mkfaat vereceiz."

3- Dier bir ksm limlere gre kelimesi harfi ile mecrurdur. Ancak bunlar harfi ile mecrur olduunu kabul ettikleri bu kelimenin ne sebepten dolay mecrur olduu hususunda eitli izahlar zikretmilerdir.

a- Bazlarna gre bu kelime, cmlesindeki harfine atfedildii iin bu harfi esre okutan harf-i ceriyle mecrurdur. Bunlar yete iki ekilde mn vermilerdir:

aa- "Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene, senden nce indirilenlere ve namazn dosdoru klnacana iman edenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat vereceiz."

bb- "Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene, senden nce indirilenlere ve namaz klan meleklere iman eden mminlere, zektlarn verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara byk bir mkfaat vereceiz.

b- Dier bir ksm limlere gre kelimesi, gizli olan bir harfi ile mecrurdur. Buna gre de yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinleenlere, sana indirilene, senden nce indirilenlere iman eden ve namaz klanlara inanan mminlere, zekat verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara yaknda byk bir mkfaat vereceiz."

c- Baka bir ksm limlere gre kelimesi, gizli olan bir harf-i ceriyle mecrurdur. Buna gre yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde derinlemi olanlara, sana indirilene ve senden nce indirilenlere iman edenlere, namaz klanlardan ilimde derinlemi olanlara, zekatlarn verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere, ite onlara yaknda byk bir mkfaat vereceiz.

d- Dier bir ksm limlere gre ise bu kelime harf-i ceriyle mecrurdur. Buna gre de yetin mns yledir: "Fakat onlardan ilimde ileri gidenlere, sana indirilene, senden nce indirilenlere iman eden mminlere, zekt verenlere, Allah'a ve hiret gnne iman edenlere ite onlara byk bir mkfaat vereceiz.

Taberi bu grlerden kelimesinin cmlesindeki harfine atfedilerek mecrur olduunu syleyen ve cmlesindeki namaz klanlardan maksadn melekler olduunu syleyen grn isabetli olduunu zikretmi ve bunu tercih etliine dair delillerini serdetmitir. [352]

 

163- phesiz biz Nuh'a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vah-yettiimiz gibi sana da vahyettik. brahim'e, smail'e, shak'a, Yakub'a, torunlara, sa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Sleyman'a da vahyettik. Davud'a Zebur'u verdik.

Ey Muhammed, Nuha ve ondan sonra gelen dier Peygamberlere Peygamberlik verip vahiy gnderdiimiz gibi sana da Peygamberlik ve vahi y gnderdik. Allah'n dostu olan brahim'e, onun oullan smail ve shak'a, shak'n olu Yakub'a, Yakub'un neslinden olan torunlara, sa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Sleyman'a da Peygamberlik vahiy gnd emi itik. Sana, hak ile batl ayr-deden Kur'an' verdiimiz gibi Davud'a da Zeburu vermitik.

Abdullah b. Abbas diyor ki: "Yahud il erden Skeyn ve Adiy b. Zeyd gibi ahslar dediler ki: "Ey Muhammed, Allah'n, Musa'dan sonra herhangi bir insana bir ey indirdiini bilmiyoruz." te bunun zerine Allah teala bu yeti ve bundan sonra gelen iki yeti indirdi. [353]

Muhammed b. Ka'b el-Kurezi ise demitir ki: "Allah teala, bu yetten nce zikredilen: "Kitap ehli, gkten kendilerine bir kitap indirmeni isterler." yetini ve ondan sonra gelen yz elli drt, yz elli be ve yz elli altnc yetlerini indirince Resulullah bu yetleri Yahudilere okumu ve onlara, yaptklar irkin amelleri bildirmitir. Bunun zerine Yahudiler, Allah'n indirdii her-eyi inkr etmiler ve demilerdir ki: "Allah, herhangi bir beere bir ey indir-memitir. Ne Musa'ya ne sa'ya ne de herhangi bir Peygambere bir ey indirmitir." Bunun zerine Allah teala: "Onlar, Allah hibir kimseye bir ey indirmedi." diyerek Allah' hakkyla takdir edemediler[354]yetini indirmitir. [355]

 

164- Daha nce bazlarn sana anlattmz bazlarn da anlatmadmz Peygamberler gnderdik. Allah, Musa ile de bizzat konutu.

Ey Muhammed, Nuh'a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahiy gnderdiimiz gibi sana da vahiy ve sana anlatmadmz baka peygamberler de indirdik. Sana anlattmz bir ksm Peygamberlere de vahiy indirdik. Allah, Peygamberi olan Musa ile de konumutur.

Cez' b. Cabir el-Hasemi, Allah tealann, Uz. Musa ile konumas hususunda unlar sylemitir: "Allah teala Hz. Musa ile, onun anlayaca diklen nce dier btn dillerle konuunca Musa: "Ey Rabbim, vallahi ben bunu anlamyorum." demitir. Nihayet Allah teala Musa'ya, onun sesine uygun ekilde ve onun diliyle konuunca Musa: "Ey Rabbim, senin konuman byle midir?" diye sormu Allah teala da: "Hayr byle deildir." demitir. Bunun zerine Musa: "Senin yaratklarnda, senin konumana benzer bir ey var mdr?" diye sormu Allah teala da: "Hayr yoktur. Benim yarattklarmdan benim konumama en ok benzeyeni, insanlarn iittikle^en iddetli yldrm sesidir." buyurmutur.

Peygamberlerin bir ksmnn adlan Kur'an- Kerim'de zikredilmi bir ksmnn ise zikredilmemitir. simleri zikredilmeyenlerin saylarnn ne kadar olduu hakknda ihtilaf vardr. Gnderdii Peygamberlerin, saysn Allah bilir. Allan tealann Hz. Musa ile konumas ise ona bahettii zel bir ltuftur. [356]

 

165- Mjdeleyen ve uyaran Peygamberler gnderdik ki, Peygamberler geldikten sonra insanlarn, Allah'a kar herhangi bir bahaneleri kalmasn. Allah hereye galiptir, hkm ve hikmet sahibidir.

Biz bu Peygamberleri, itaat edenleri sevapla mjdeleyici ve isyan edenleri de cezalarla uyarc olarak gnderdik. Bylece, Peygamberler gnderildikten sonra kfir olan isanlnn Allah'a kar herhangi bir bahaneleri kalmasn ve "Bize Peygamber gnderilmedi ki ona itaat edelim." demesinler. Allah, yaratklarn cezalandrmada hereye kadirdir, onlar sevk ve idarede hikmet sahibidir.

Bu hususta dier bir yet-i kerimede yle Duyurulmaktadr: "Eer biz onlar Muhammed'den nce bir azapla helak etseydik muhakkak "Rabbimiz, bize bir Peygamber gnderseydin de zelil ve rsvay olmadan nce yetlerine uy-saydik ya." derlerdi. [357]

Allah teala Peygamberleri gnderdikten sonra dinden kan her sapn itiraz yollarn tkam ve bahanelerine imkn brakmamtr. Bylece btn yaratlanlara kar sadece Allah tealann delili kalmtr. Bakalarnn delili yoktur. [358]

 

166- Fakat Allah, sana indirdiine ahitlik eder. Onu bilerek indirmitir. Melekler de buna ahitlik ederler. ahit olarak Allah yeter.

Ey Muhammed, senden, kendilerine gkten bi kitap indirmeni isteyen Yahudiler, sana indirdiimiz Kur'an' inkr ederlerse ve "Allah hibir beere bir ey indirmedi*' diyerek seni yalanlayacak olurlarsa sen onlarn bu davarnlarma zlme. nk Allah, sana indirdii kitab, bilgisi dahilinde indirdiine dair ahitlik etmektedir. Melekler buna ahitlik etmektedirler. Allah'n ahitlii yeter. Dier yaratklarn ahitliine de ihtiya yoktur. Rabbin senin doruluuna ahitlik ettikten sonra artk yalanlayanlarn yalanlamalar sana bir zarar vermez.

Abdullah b. Abbas diyor ki: "Resulullah, bir Yahudi topluluunun yanna gitti. Onlara: "Vallahi ben biliyorum ki sizler, benim, Allah'n Peygamberi olduumu ok iyi biliyorsunuz." dedi. Onlar da: "Biz bunu bilmiyoruz." dediler. Allah teala da: "Fakat Allah sana indirdiine ahitlik eder. Onu bilerek indirmitir. Melekler de buna ahitlik ederler. ahit olarak Allah yeter." yetini indirdi. [359]

 

167- phesiz ki inkar edenler, insanlar Allah yolundan alkoyanlar, derin bir sapkla dmlerdir.

Ey Muhammed, kssalarn anlattmz kiilerden, senin Peygamberliini bildikten sonra inkr edenler, Allah'n sana vahiy indireceini kabul etmeyenler ve insanlar Allah'n sana gnderdii slamdan, senin aleyhinde eitli eyler konuarak ve senin hakkndaki yetleri gizleyerek alkyonlar, ite onlar doru yoldan ayrlm ve derin bir sapkla dmlerdir. Zira Allah'n gnderdii hak dini brakm, btl yollara sapmlardr. [360]

 

168- Muhakkak ki Allah, inkr edenleri ve zulmedenleri ne balar ne de doru br yola eritirir. [361]

 

169- Onlara ancak cehennemin yolunu gsterir. Orada ebedi olarak kalacaklardr. Bu, Allah'a gre ok kolaydr.

phesiz ki Muhammed'in Peygamberliini inkr ederek Allah' da inkr etmi olan ve insanlar haktan alkoyarak kendilerine ve olara zulmedenleri affetmez. Onlar cezalandrr ve rsvay eder. Onlara doru yolu da gstermez. Bu sapan ve saptran zmreye Allah teala ancak, iinde ebedi olarak kalacaklar cehennemin yolunu gsterecektir. Bu, onlarn yaptklarnn karldr. Bunu yapmak Allah'a pek kolaydr. Zira btn varlklar onun yarat, yapaca iler de kendisine aittir. Ona kimse karamaz. [362]

 

170- Ey insanlar, phesiz ki Peygamber, rabbiniz tarafndan size gerei getirmitir. man edin. Bu sizin iin daha hayrldr. ayet inkr ederseniz bilin ki gklerde ve yerde olan herey Allah'a aittir. Allah, here-yi ok iyi bilendir, hkm ve hikmet sahibidir.

Ey insanlar size Rabbiniz tarafndan, Allah'n Peygamberi olan Muham-med, gerek dini olan slam getirmitir. O, Allah'n, kullar iin semi olduu bir dindir. Siz, Muhammed'e ve getirdiine iman edin. nk iman etmeniz, sizin iin daha hayrldr. ayet Muhammed'in Peygamberliini ve getirdii eyleri inkr ederseniz, phesiz ki inkrnz, Allah'n mlknden ve hkmranlndan bir ey eksiltmez. Zira gklerde ve yerde bulunan herey Allah'a aittir. Allah, kullarnn hallerini ok iyi bilendir, yaptklarnda hkm ve hikmet sahibidir. [363]

 

171- Ey kitap ehli, dininiz hususunda ar gitmeyin, Mcrycmolu sa Mesih Allah'n sadece Peygamberidir. Meryem'e ulatrd kelimesi ve ondan bir ruhtur. Allah'a ve Peygamberine iman edin. "Allah tr" demeyin. Bundan vazgein. Sizin iin daha hayrldr. Allah ancak bir tek ilahtr. O, ocuk sahibi olmaktan mnezzehtir. Gklerde ve yerde ne varsa onundur. Vekil olarak Allah yeter.

Ey kitap ehli olan Hristiyanlar, dininiz hususunda haddi aarak ifrata kamayn. sa hususunda Allah'a kar sadece gerei syleyin. nk sizin "sa Allah'n oludur." sznz btldr ve haddi amadr. Zira Allah ocuk edinme-mistir. Meryemolu sa Mesih, iddia ettiiniz gibi Allah'n olu deil sadece Peygamberidir. Ve Meryem'e bildirdii bir mjde szdr. Kendisinden Meryem'e ulatrd bir ruhtur. O halde Allah'n birliine ve ocuu olmadna iman edin. Peygamberlerinin Allah katndan getirdiklerini tasdik edin. lahn olduunu sylemeyin. Yalanlarnzdan ve Allah'a ortak koma iddialarnzdan vazgein. Zira bu sizin iin, hemen uratlacanz veya daha sonra gelecek olan azaptan daha hayrldr. Allah ancak tek bir ilahtr. Onun ne ocuu vardr ne de babas. Allah, ocuk edinmekten mnezzehtir. Gklerde ve yerde ne varsa hepsini yaratan ve onlarn sahibi olan Allah'tr. Ve bn yaratlanlar onun kuludur. Byle olunca, yarattklarndan biri olan sa nasl olurda Allah'n olu olur? Allah, kullarn sevk ve idare edici olarak yeter.

yet-i kerimede, Hz. sa, Mesih olarak sfatlandrlmtr. Bu kelime "Dokunma ve silme" mnsna gelen kknden tretilmitir. Hz. sa'ya bu sfatn verilmesinin sebebi ise Allah tealanm onu, gnahlarndan arndrmasndan ve ktlkleri ondan silip gidermesindendir.

Taberi diyor ki: "Bir ksm insanlar "Mesih" kelimesinin branice veya "Sryanice" bir kelime olduunu, aslnn ise "Mesih" olduunu fakat Arapa'ya "Mesih" olarak getiini, nitekim smail, shak, Musa ve sa gibi Kur'an'da zikredilen Peygamberlerin adlarnn da Arapa'ya baka dillerden getiini sylemilerdir. Taberi bu grn isabetli olmadn sylemitir. Zira "Mesih" kelimesi isim deil sfattr. Kur'an'da Arapa'nn dnda bir dilden alnan bir sfat zikredilmem itir. nk Allah teala Kur'an' Arap lisanyla gnderm itir. ayet "Mesih" kelimesinin Arapa olmad sylenecek olursa Allah tealann, Kur'an'i anlayan Araplara, anlamayacaklar bir sfat zikrettii sylenmi olur ki bu da daha nce de beyan edildii gibi, konuan bir kiinin, dinleyenlere anlamayacaklar eyleri sylemesi olur ki bu Allah tealaya yakmaz. Kur'an'da zikredilen ve Arapa olmayan dier kelimeler ise Arap olmayan Peygamberlerin sfatlan deil isimleridir. Yabanc dillerden alnan isimlerin Kur'an'da zikredilmesi onu anlamaya herhangi bir zarar vermediinden onlan zikretmenin bir mahzuru yoktur.

Deccala "Mesih" denmesinin sebebi ise onun gznn silik olu undandr. Resulullah da bunu byle aklamtr.

yet-i kerimede zikredilen Hz. sa'nn dier bir sfat da "Allah'n kelimesi" dir. Bu sfattan maksat, Allah tealann, meleklerine, Meryem'e mjdelemelerini emrettii bir mesajdr. Nitekim bu hususta baka bir yette yle buyurulmutur: "Ey Meryem, Rabbine boyun e. Ona secde et ve r'ku edenlerle bareber rku et. [364]

yet-i kerimede Hz. sa'nn dier bir sfat olarak ( yani "Allah'tan bir ruhtur" ifadesi zikredilmitir. Mfessirler bu sfat eitli ekillerde izah etmilerdir.

a- Bazlarna gre "Allah'tan bir ruhtur" ifadesinden maksat, "Allah tarafndan bir flemedir." demektir. Zira Hz. sa Allah tealann emriyle Cebrail'in, Hz. Meryem'in abasna flemesiyle meydana gelmitir. Bu hadise, Allah'n emriyle meydana geldiinden, Allah tarafndan bir ruh, yani bir fleme eklinde ifade edilmitir.

b- Dier bir ksm mfessirere gre ise "Allah tarafndan bir ruhtur." ifadesinden maksat, "Allah tarafndan bir hayattr." Yani, Allah'n, "Ol" demesiyle meydana getirdii ve can verdii bir kuludur." demektir.

c- Baka bir ksm mfessirere gre "Allah tarafndan bir ruhtur" ifadesinden maksat, "Allah tarafndan bir rahmettir." demektir. Zira'Allah teala Hz. isa'y, kendisine iman edenlere bir rahmet klmtr. nk Hz. sa onlara doru yolu gstermitir.

d- Baka bir ksm mfessirere gre "Allah'tan bir ruhtur" ifadesinden maksat, "sa Allah'n, dem'in sulbnden kararak ekillendirdii sonra da konuturduu insanolunun ruhlarndan bir ruhtur. Allah onu yarattktan sonra ekillendirdi, Meryem'e gnderdi. O, Meryem'in azndan ieri girdi. Sonra Allah teala onu Hz. sa'nn ruhu yapt. bey b. K'b bu sfat bu ekilde izah etmitir.

e- Baka bir ksm mfessirere gre "Allah tarafndan bir ruhtur." ifadesinden maksat, "Allah'n ruhu" diye adlandrlan Cebrail tarafndan Meryem'e iletilendir." demektir. [365]

Taberi diyor ki: Bu grlerden her birinin doruya uzak olmayan bir yn vardr." [366]

 

172- Ne sa Mesih Allah'a kulluk yapmaktan kanr ne de Allah'a yaklatrlm melekler. Kim, Allah'a kulluk etmekten ekinirse bilsin ki Allah, hepsini huzurunda toplayacaktr.

*Bir ksm insanlar Hz. sa'y ilah edindikleri gibi Allah'a yakn olan melekleri de ilah edinmilerdir. Bu sebeple yet-i kerime, hem sa'nn hem de meleklerin, Allah'n kullan olduklarn, bu itibarla meleklerin de sa gibi Allah'a kulluk etmekten kanp kibidenemeyeceklerini beyan etmektedir. [367]

 

173- Allah, iman edip salih ameller ileyenlerin mkfaatlarm ise eksiksiz verecek ve ltfundan daha da artracaktr. Kendisine kulluk etmekten ekinip kibirlencnlcrc gelince onlar can yakc bir azaba uratacaktr. Bunlar kendilerine Allah'tan baka ne bir dost ne de bir yardmc bulackalardr.

Allah'n birliini ikrar eden, ona itaata boyun eer, kullukta ona teslim olan, Allah'n emirlerini tutup yasaklarndan kanarak salih amel ileyen mminlere gelince Allah onlarn salih amellerinin karln tam olarak verecek ve ltfundan daha fazlasn da verecektir. Allah'a kulluk etmeyi gururlarna yediremeyen, ona boyun emekten kibirlenen kimselere gelince, Allah onlara can yakc bir azapla azab edecek, gururlanan bu insanlar, kendilerini Allah'n azabndan kurtaracak bir dost ve yardmc bulamayacaklardr.

yet-i kerimede, Allah tealann, iman eden ve salih ameller ileyen kullarna, yaptklar amellerin karln tam olarak verecei, buna ilaveten ltfundan daha fazlasn verecei zikredilmektedir.

Taberi diyor ki: "Allah tealann, amellerinin karl olarak verecei mkfaatlar, amellere gre snrldr. Fakat ltfundan verecei fazla mkfaatlann ise snn yoktur. Kullarndan dilediine diledii kadar fazla mkfaat verecektir."

Bir ksm limler, Allah'n ltfundan verecei bu fazla mkfaatlann, kulun hak ettii mkfaatn yedi yz katna ulaacan, dier bir ksm limler ise iki bin katna ulaacan zikretmilerdir. Bu husustaki grler daha nce zikredilmitir. Bu sebeple burada tekrarna lzum grlmemitir. [368]

 

174- Ey insanlar, size Rabbinizdcn bir delil geldi. Ve size apak bir nur indirdik.

Ey Yahudi, Hristiyan ve mrik olan insanlar, size Rabbiniz olan Allah tarafndan, zerinde bulunduunuz dinlerin btl olduunu ispatlayan ve ortaya koyan bir delil geldi. O delil, Muhammed'dir. Allah onu gndererek artk sizin ileri sreceiniz mazeretlere mahal brakmamtr. Ey insanlar, biz o Muhammed'le birlikte sizler iin yolunuzu aydnlatan bir nur indirdik. Bu nur da Muhammed'e indirilen Kur'an'dr. [369]

 

175- Allah'a iman eden ve emirlerine smsk sarlanlara gelince, Allah onlar, rahmet ve ltfuna sokacak ve onlar kendisine kavuturacak olan dosdoru bir yola iletecektir.

Allah'a iman edip, Peygamberlerine indirdii apak bir nur olan Kur'an'a skca sarlanlara gelince, Allah onlar, rahmet yeri olan cennete koyacak ve byk ltfuna eritirecektir. Ve onlar, kullan iin semi olduu bir din olan slama gtrecek olan dosdoru yola sevkedecektir. [370]

 

176- Ey Peygamber, senden fetva isterler. De ki: "Size, usul ve fru brakmadan len kimse hakknda Allah fetva verir. Eer bir kimse lr ve onun ocuu bulunmaz da sadece bir kzkardci bulunursa brakt mirasn yars onundur. len, kzkardc ise ve ocuu da yoksa, erkek kardei terekenin hepsini alr. Eer kardeler erkek ve kadn olmak zere ikiden ok iseler, bir erkein pay iki kadnn pay kadardr. Allah size, sapkla dmemeniz iin bunlar aklar. Allah, hereyi ok iyi bilendir.

Bu yet-i kerime, lp de geriye usul ve fru brakmayan erkek veya kadnn z veya baba bir erkek veya ki/kardelerinin miras paylann aklamaktadr.

Eer len erkek ise, ocuu ve babas yoksa z veya baba bir kzkardei bulunursa kzkarde mirasn yansn alr. Dier yans lenin asabesine aittir.

len kadn ise, ocuu ve babas yoksa, z veya baba bir erkek kardei bulunursa erkek karde mirasn tamamn alr. Miraslar iki z veya baba bir kizkardeler ise lenin de ocuu ve babas yoksa mirasn te ikisini aralarnda paylarlar. te biri ise asabeye aittir. ayet miraslar ve babas z veya baba bir erkek veya kzkardeler ise ve lenin de ocuu ve babas yoksa miras aralarnda erkeklere iki kzlara bir pay olmak zere blrler.

Cabir b. Abdullah bu yet-i kerimenin, kendisi hakknda nazil olduunu sylemi ve unlar anlatmtr: Ben hastalanmtm. Resulullah ile Ebubekir yryerek gelip beni ziyaret etmek istemiler. Beni baygn bir halde bulmular. Resulullah abdest alm sonra o abdest suyundan artan bana serpmi. Bunun zerine ben ayldm. Ve dedim ki: "Ey Allah'n Resul, malm ne yapaym?" (Cabir'in dokuz kzkardei vard. Babas ve ocuu yoktu) Resulullah bana bir cevap vermedi. Nihayet miras yeti indi. Yani bu yet indi." [371]

Bera b. zib bu yet-i kerimenin Kur'an'm en son inen yeti olduunu Sylemitir. [372]

yette zikredilen: "Kelale" kelimesinden hangi mnnn kastedildii hususunda bu surenin on ikinci yetin izahnda eitli grlerle birlikte zikredilmitir. Taberi, "Kelale"den maksadn ocuk ve babann dndaki miraslar olduunu syleyen gr tercih etmitir.

Hz. Ebubekir'in bir hutbesinde, len kiinin miraslarnn kimler olduklar hususunda unlar syledii rivayet edilmektedir. "Dikkat edin, Allah teala Nisa suresinin ba tarafnda miraslarn paylarn izah eden ilk yeti (onbirinci yeti) ocuklar ve ana baba hakknda indirmitir. kinci yeti (on ikinci yeti) kar koca ve anne bir kardeler hakknda indirmitir. Nisa suresinin son yetini ise anne baba bir erkek ve kzkardeler hakknda indirmitir. Enfal suresinin u son yetini se lenin asabesi (lenin baba tarafndan olan akrabalan) hakknda

indirmitir. "Akraba olanlar Allah'n kitabna gre birbirlerine daha layktrlar." [373]

Mfessirler bu yetin nerede indii hususunda iki gr zikretmilerdir. Daha nce de zikredildii gibi Cabir b. Abdullah'a gre bu yet Medine'de Cabir'in hastal srasnda nazil olmutur. Muhammed b. Srn'den nakledilen dier bir gre gre bu yet-i kerime Resulullah'in ve sahabilerin yapm olduklar bir yolculuk srasnda nazil olmutur. nde Resulullah, arkasnda Hu-zeyfet Yeman onun arkasnda da mer b. el-Hattab yryorlard. Bu yet Re-sulullah'a inince onu Huzeyfe'ye okudu. Huzeyfe de arkasnda bulunan mer b. el-Hattab'a okudu. mer Halife olunca Huzeyfe'nin bu yetin tefsirini bilecei midiyle ona sordu. Huzeyfe de mer'e u cevab verdi: "Vallahi eer sen o gn sana anlatmadm bir eyi bugn emirliinden dolay sana anlatacam zannediyorsan sen ciz birisin." mer de: "Allah haynm vesin. Ben bunu kastetmedim." dedi. Hz. mer'in bu yeti anlamakta ok zorland ve bu hususus Resul Ulah'tan tekrar tekrar sorduu rivayet edilmektedir.

Mrre el-Hemedani, mer b. el-Hattab'n unlar sylediini rivayet etmitir. " ey vardr ki Resulullah'n bunlar bize aklamas bizim iin dnyadan ve dnyada bulunanlardan daha sevimlidir, kymetlidir." Bunlar, "Kelale" "Hilafet" ve "Faiz" meselesidir."

Daha nce zikredildii gibi Hz, Ebubekir "Kelale"den maksadn, lenin ocuk ve babas dndaki miraslar olduunu sylemitir.

Hz. mer'den ise bu kelime hakknda iki gr zikredilmitir. Birincisi bu surenin on ikinci yetinde zikredildii gibi "Kelale"den maksadn ocuu ve babas bulunmayarak len kiidir. kincisi ise babas bulunmayarak lendir. lmnden nce bu grn zikrettii rivayet edilmitir. [374]

 



[1] Nisa suresi, 4/1

[2] Nisa suresi, 4/4

[3] Nisa suresi 4/13

[4] Nisa suresi 4/14

[5] Nisa suresi 4/26

[6] Nisa suresi 4/174,175

[7] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/433-434.

 

[8] Ahmed b. Honbel, Msned, C. 5 S. 451

[9] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/435-437.

 

[10] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/437-438.

[11] Buhari, K. Tefsir e-Kur'an sure 4. bab: 1

[12] Buhari, K. Tefsir e-Kur'an sure 4. bab: 1

 

(9/aKchf suresi, 18(/29

[13] Nahl Suresi 16/55

[14] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/438-441.

 

[15] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/441-443.

 

[16] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/443-445.

[17] Buhar, K. Tefsir c-Kiran sure 4 kh: 2

[18] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/445-448

[19] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/448-449.

[20] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/449-451.

[21] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/451-453.

[22] Buhar, K. el-Vasy. bab: 23, K. el-Hudud, bab: 44/MUslim, K. ci-iman, hab: 145 Madis No: 89/Ebu Davud, K. el-VasSya. bab: 10,

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/453-454.

Hadis No: 2874 / Nese, K. el-Vasflya b. 12

[23] Buhari, K. Tefsir el-Kr'an, sure 4 bab: 4 / Mslim, K. el-Faraiz, b;b: UN. 1616

[24] Tahrim Suresi, 64/4

[25] Denebir ki, kadn erkekten daha zayf ve mala daha fazla muhta iken mirastaki pay niin erkein paynn yars kadardr? Deriz ki: "unu unutmamak gerekir ki: "slam dini her zaman ihtiyalar gz nnde bulundurmutur. slamada erkein mal mkellefiyet eler i kalndan kat kat fazladr. ocuklarn nafakas, tedavi masraflar, eilim giderleri vb. masraflar her erkee aitlir. Kadnn mehiri, konulu, yeyip iecei, giyecei ve dier masraflar da erkee aitlir. Kadnda byle bir sorumluluk yoktur. Kadn satece alr fakat vermez. Verme mkellefiyeti yoktur. Klfetsiz nimete konar. slam ona bu imtayaz vermitir. Kadnn, biriktirdii maddi varln harama zemini azdr.

nsann yaradl icab, kadnn vazifeleri evin i ileriyle ilgilidir. Evin i ilerini yrtmek, ocuklara bakp onlar bytmek, onun vazifesidir. Buna mukabil, yine yaradl zellikleri icab dileri stlenmek te erkein vazifesidir. Ailenin btesinden o sorumludur. Bu itibarla mali ykmllkleri de denk deildir. te bu durum muvacehesinde erkekle kadn miras paynda eit tutmak elbette ki hakkaniyete uymamaktadr. Bu sebeple Islah, mirasta erkee iki, kadna bir pay hkmnif koymutur. Rejimler bir btndr. Bir messesesi alnarak dierleri nazr- itibare alnmadan zerinde yorum yaplamaz.

[26] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/455-459.

[27] Buhar, K. el-Vudu, bab: 44

[28] Ahmed b. Hatibe!, Milsned, C.4 S. 60

[29] Darimi, K. el-vasaya, bab: 8

[30] Nur suresi, 24/2

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/460-463.

[31] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/463.

[32] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/463-464.

 

[33] Mslim, K. el-Hudud, bab: 13, Hadis No: 1690 / Ebu Dnvud, K. eMIudud, bab: 23, Hadis No: 4413

[34] Ebu Davud, K. el-Vasya, bab: 3, Hadis No: 2867

[35] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/465-467.

 

[36] Ebu MUslime gre ise on beinci yet, sevicilik yapan kadnlar hakkndr. On altnc 5yet birbirleriyle livata yapan e cinsel erkekler hakkmddr. Nur suresinin ikinci yetinden onuncu Syetine kadar olan yetler ise zina yapan erkek ve kadnlar hakkndadr,

Ebu Mslim, Mcahidin de bu grte olduunu sylemitir. Bu gre gre yetler mensur deildir. Mfessirlerin ounluu ise bu grn tutarsz olduunu sylemitir.

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/467-469.

[37] Meryem suresi, 19/60

[38] Tirmizi, K. ed-Davt, bab: 99 Hadis No: 3537/bn-i Mace, K. cz-ZUhd, bab: 30, Hadis No:4253

[39] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/469-471.

[40] Tirmizi, K. ed-Davad, bab: 99 Hadis No: 3537 / Ibn-i ce, K. ez-Zhd, bab: 30 Hadis No: 4253

[41] Nisa suresi, 4/116

[42] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/471-473.

[43] Mslim, K. el-Hac, bab: 147 Hadis No: 1218 / Ebu Davud, K. ei-Menasik, bab: 57, Hadis No: 1905

[44] Ahmecl b. Hanbel, Msned, C. 5 S. 73

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/473-477.

[45] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/477-478.

 

[46] Mslim, K. ei-Hac, bab: 147, Hadis No: 1218 / Ebu Davuc], K. el-Menask, hah: 57 Hadis No: 1905

[47] Bakara suresi, 2/229

[48] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/478-480.

 

[49] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/480-481.

[50] Buhari, K. e-ahadt, bab: 7, K. cn-Nikfih, bab: 20, 117 / Mslim, K. er-Rad bab: 2,9, 12, 13 / Ebu Davul, K. en-Nikh, bab: 7, Hadis No: 2055

[51] Ahzab suresi, 33/4

[52] Ahzab suresi, 33/40

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/482-484.

[53] Mslim, K. er-Rad, bab: 33, Hadis No: 1456 / Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 45, Hadis No: 2155 /Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, Hadis No: 3016

[54] Maide suresi, 5/5

[55] Nisa suresi, 4/25

[56] Nurs suresi, 24/4

[57] Nisa suresi, 4/4

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/484-491.

[58] Maide suresi, 5/5

[59] E'an suresi, 6/151

[60] Bu ifadeyi " Onu sadece knamakla kalmasn. Allah tealann beyan ettii cezay uygulan"eklindeki izah edenler de vardr

[61] Buhari, K. el-Hudu, bab: 36 / Mslim, K. el-Hudu, bab: 30 Hadis No: 1703 Ebu Davud, K. el-Hudud, bab: 33, Hadis No: 4469-70-71

[62] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/491-496.

[63] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/496.

[64] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/496-497.

[65] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/497.

 

[66] Nur suresi, 24/61

[67] Bkz. bn-i Mace, K. et-Ticart, bab: 1, Hadis No; 2139 /Tirmizi, K. el-By, bab: 4, Hadis No: 1209

[68] Bkz. Tirmizi, K. el-Bya', bab: 26, Hadis No: 1245

[69] Bkz. Ebu Davud, K. el-Byu1, b;b: 51, Hadis No: 3458

[70] Bkz. Buhar, K. el-Byu, bab: 43

[71] Ebu Davud, K. el-Byu' b. 51, Hadis No: 3454

[72] Ebu Davud, K, el-BUyu'b 51; Hadis No: 3455

yet-i kerimede geen ve "Birbirinizin canna kymayn" eklinde tercme edilen cmle, Ta-beri de dahil olmak zere, bir ksm mlcr tarafndan bu ekilde izah edilmitir. Dier bir ksm limler ise bu cmleyi yle izah etmilerdir: "Kendinizi ldrmeyin."Yani, allann haram kld eyleri ileyerek, aranzda mallarnz hakszlkla yiyerek kendinizi cehennem ateine atp ldrmeyin. Ve eitli yollarla ntihar ederek kendi cannza kymayn." Amr b. el-Ass, yel-i kerimeyi bu son izah ekliyle anlam ve u hadiseyle bunu Reslulla-ha artednitir. Amr diyor ki: gazvesinde souk bir gecede ihtilam oldum. Yakndm takdirde hastalanp leceimden korktum. Kendime acyarak teyemmm ettim. Sonra arkadalarma sabah namazn kldrdm. Arkadalarm durumu Rcsulullaha anlattlar.Resu-lullah. ok souk bir gecede ihtilam oldum. Ykandn takdirde leceimden ok korktum ve Allah tealann: "Kendi kendinizi ldrmeyin. phesiz ki alah size kar ok merhametlidir" yetini hatrladm. Eycmmm edip namaz kldm." Resulullah bunun zerine gld ve hibir ey sylemedi." (Ebu Davud K. et-Taharct b. 35 HN. 334}

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/498-500.

[73] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/501-502.

 

[74] Hac suresi 22/31

[75] Nisa suresi, 4/93

[76] Bakara suresi, 2/ 275

[77] Nisa suresi, 4/10

[78] Nur suresi, 24/23

[79] Enfal suresi, 8 / 15-160

[80] Muhammed suresi, 47 / 25

[81] Buhar, K eg-ahadat, bab: 10

[82] Buhar, K. el-Edeb, b. 6 / Mslim, K. e-lman, b. 144, Hadis No: 88

[83] Ncse, K. Tahrim ed-Dcm- bab: 3

[84] Nese K. Tahrim ed-Dem, bab: 3

[85] Nese K. Tahrim ed-Dem bab: 4

[86] Taberi, C.5 S.28

[87] Nisa suresi, 4/31, 40, 48, 110, 152

[88] Nisa suresi, 4/26, 27, 28, 31,110,152

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/502-507.

[89] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an sure 4, Hadis No: 3022

[90] Timizi, K. ed-Da'vt, bab: 116 Hadis No: 3571

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/508-509.

[91] Ahzap suresi, 33/6

[92] Buhar, K. Tefsir el-Kuran sure 4, bnb: 7

[93] Ahmed b. Hanbel, Msned, C.l, $317

[94] Ahmed b. Hanbel, Msned, C.5 S. 61 - bn-i kayym bu hadisi yle izah etmitir, Allah tea-la, islama mslmanlar birbirine kaynatrm olanlar, birbirleriyle yadmlaan, birbbirle-riyle kenetleen ve yekvcut haline gelen kardeler klmtr. Bylece Allah Icala, artk miis-lUmanlann, cahiliye dneminde yaptklar, dayanma antlamalarna ihtiya brakmamtr.

[95] Tirmizi, K. es-Siyer, bab: 30 Hadis No: 1588

[96] Mslim. K. Fadail cs-Sahabe, bab: 207, Hadis.No: 2530

[97] Mutayyebn antlamas zetle yle olmutur. Kusay b. Ka'bn, Abd-i Menaf ve Abdddar isimli iki olu vard. Kusay KSbenin perdedarhni, Haclara su vermeyi ve misafirleri arlamay, bu oullarndan Abdddara vermiti. Bunun zerine Kusay'n dier olu olan Abd-i Menafin oullan bu ilere kendilerini daha layk grerek bunlar amcalarnn oullarnn elinden almak stediler. Bundan dolay Kureyliler de kiye ayrlmlard. Bir ksm Abd-i Menaf oulann dier bir ksm da Abdddar oullarnn destekliyorlard. Tam sava hazrl iindeyken Abd-i Menaf oullan, iin gzel kokularla dolu olan bir kap getirip Kflbenin yannda Mescid- Harama koydular. Bu kokudan taraftarlarnn srnmesini stediler. Onlar da bu kokudan srndler. Yeminler edip antlama yaptlar. Sonra anlamalarnn pekitirmek iin ellerini Kbeye srdler. Bu nedenle kendilerine, "Koku srnenler" anlammna gelen "Mutayyebn" ismi verilmitir. ki topluluk ta tam savaa girimek zere iken Haclara su verme ve misafirleri arlama iini Abd-i Menaf oullarna, perdadarlk, sancaktarlk ve toplantlar idare etme iini de Abdddar oullarna bltrerek aralarnda anlama yapmlard, ite Resulullah (s.a.v) bu antlamada bulunmu ve bunu vmtr. (Bkz. Sret-i tbn-i Ni-gamC.s. 131, 132)

[98] Ahmed b. Hanbel, Msned, C. 1 S. 190

[99] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/510-514.

[100] EbuDavud, K. ezZekt, bab: 32, Hadis No: 1644 / ibn-i Mace, K. en-Nikh, bab: 5 Hadis No: 1857

[101] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis No: 2142 / bn-i Mce K. en-Nik5h, bah: 3, Hadis No: 1850

[102] Ebsu Davud, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis No: 2143

[103] Burada erkein hakimeyeti bir diktatrlk veya bir kleletirme hakimeyeli deildir. Burada ki hakimeyet, sevk ve idare etme ve yn verme hakimiyetidir. Alahn, kainat nizzam iin koymu olduu kanunlar gerei, aileyi sevk ve idare eden problemlerini stlenen ve onlan besleyen bir reisin, ailenin banda bulunmas gerekmektedir. Bylece aile mazbut bir aile olsun, kendisinden beklenen vazifeleri yerine getirsin. Erkek, Alahn, kendisine bahettii akli stnl, irade ve kararllk yetenei, alp didinerek ocuklarn ve einin geimini temin etme zifesi gerei bu aile reislii sorumluluunu stlenmeye daha layktr. Bu ilibarla ale reislii erkee verilmitir. Fakat bu reislik, stnlk ve derece bakmndan ykseklik olmaktan te, sorumluluk ve ykmllk makamdr.

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/515-519.

[104] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/520-524.

[105] Buhari, K. el-Cihad, bab: 46, K. el-Libas, bab: 101 / Mslim, K. el-man, hah: 48, 49 Hadis No: 30

[106] sra suresi, 17/23

[107] Lokman suresi 31/14

[108] Trmizi, K. ez-Zekt, bab: 26, Hadis No: 658/Nese, K. ez-Zekt bab: 82/bn-i Mace, K. ez. Zekt bab: 28, Hadis No: 1844

[109] Mslim, K. ez-Zhd, bab: 42, Hadis No : 2983 / buhari, K. et-Talak, bab: 25, K. el-Edeb bab: 24

[110] Buhari, K. el-Edeb, bab: 26 / Mslim, K. ez Zhd,bab: 41, Hadis No: 2982

[111] Buhari, K. el-Edeb, bab: 28 / Mslim, K. el-Birr, bab: 140, 141. Hadis No. 2624

[112] Buhari, K. el-Edeb, bab: 31 / Mslim, K. el-tman, bab: 75 Hadis No: 47

[113] Buhari, K. el-Edeb, bab: 22 / Mslim, K. el-Eyman, bab: 40, Hadis No: 161

[114] Timizi, K. el-birr, bab: 28, Hadis No: 1944

[115] Meryem suresi, 19/32

[116] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/524-529.

[117] Buhari, K. el-Mnnzi, baH: 73/ Ahtnccl b. Hande]; Msned, C. 3 S. 308

[118] Mslim, K. ei-Birr, bah: 56 Hadis Nn. 2578/ Ahmet! B. Hnnhel, Mtisid, b,s S. 160

[119] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/529-531.

 

[120] Mslim, K. cl-marc, bab: 152, Hadis No: 1905 /Tirmizi, K. ez-Zhd, bab: 48, Hadis No: 2382 Nese, K. el-Cihad, bab: 22

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/531-532.

[121] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/532-533.

[122] Mslim, K. el-Miinafikn bab: 56, Hadis No: 2808

[123] Mslim, K. el-man, bab: 302, Hadis No: 183

[124] Mminun Suresi, 23 / 101

[125] En'am suresi, 6/160

[126] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/533-537.

[127] Buhar, K. et-Tcfsir, sure 4, bab: 9

[128] Maide suresi, 5/117

[129] Bakara suresi, 2/143

[130] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/537-538.

[131] Nebe, suresi, 78/40

[132] En'am suresi, 6/23

[133] Yasin suresi, 36/90

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/538-539.

[134] Trmizi, K. Tefsir el-Kur'na sure 4, Hadis No: 3026

[135] Ebu Davud, K. et-Taharet, bab: 69, Hadis No : 178

[136] Ebu Davud, K. et-Taharet, bab: 69, Hadis No: 179

[137] bn-i Mace, K. et-Taharet bab: 69 Hadis No ; 503

[138] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 2/539-544.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[139] Buhar, k. et-Teyemmm, bab: 1

[140] Mslim, K.el-Hayz, bab; 112, Hadis no: 368

[141] Buhar, K. et-Teyemmm, bab: 4

[142] Not; Taberi bu hadisi bu ekilde rivayet etmitir. Ancak Buhar, Mslim, ve dier hadiskitar> larnda Ebu Cheym'den bu hadis-i erif u ekilde rivayet edilmitir. Ebu Cheyrn demitir: "Resululah, Cemel kuyusu tarafndan geliyordu. Onunla bir adam karlat. Ve ona selam verdi. Fakat Resulutlah onun selamn almad. Bir duvara yneldi. Yzn ve ellerini meshet-ti. Sonra adamn selamn ald. (Buhari, K. et-Teyemmm, b. 3 /Mslim, K. el-IIayz, b. 114 HN. 369) Ebu Davud, Taberinn, ebu Cheymden rivayet ettii bu hadisi, onun rivayetine benzer bir ekilde, Abdullah b. merden rivayet etmi ancak hadisin ravierindcn, Muham-med b. Sabitin, Ahmed b. Hanbel tarafndan, teyemmm hakkndaki hadislerinden dolay tenkid edildiini sylemitir. (Bu hususta Bkz. Ebu Davud, K. et-Taharet b. 124. MN. 330)

[143] Nese, K. et-Taharel, bab: 196 / Ebu Davud K. et-Taharet, bab: 123, Hadis No: 318 bn-i Mace, K. et-Taharet bab: 90, Hadis No: 565, 566

[144] Maidc Suresi, 5/6

[145] Mslim, K. el-Hayz, bab: 110, Hadis No: 368 /Buhari, K. et-Teyemmiim, hah: 8

[146] Nese, K. et-Taharet, bab: 198 / Mslim, K. el-IIayz, bab: 112, Hadis No: 368

[147] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/5-12

[148] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/12-13.

[149] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/13.

[150] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/13-14.

[151] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/14-16.

[152] Hac suresi, 22/31

[153] Maide suheris, 5/72

[154] Zmer suresi, 39/53

[155] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/16-17.

[156] Maide suresi, 5/18

[157] Bakara suresi, 2/111

[158] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/17-18.

[159] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/19.

[160] Kevser suresi, 108/3

[161] Peygamber efendimizin erkek ocuklun yaamad iin, kz ocuklarnn yaamasna ramen

mrikler ona "ksr" "nesli kesik" anlamna gelen "Cbler" szn sylyorlard. Kevser suresinde "Asl soyu kesik olan sana buuz edendir" buyuru!arak, onlarn bu yakksz iddialarna cevap verilmi oldu.

[162] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/19-21.

[163] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/21.

[164] isra suresi, 17/100

[165] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/21-22.

[166] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/22-23.

[167] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/23.

[168] Ahmed b. Hanbel, Msned,C.2 S.26

[169] brahim suresi, 14/50

[170] Ftr suresi, 35/36

[171] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/24-25.

[172] Buhari ,K. Bed"l H;lk, hah: S/ Mslim, K.elCermel, h:h: 8. I ndis no: 2827

[173] Bulum, K. Tct'sir cl-Ku'n, sure 32, hah: 1/Mslim. K. el-man, hah: 313, Hadis no: 189

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/26.

[174] Eb Davud, K. el-ByU, bnb: 81, Hadis no: 3535/rirmizi, K. el-BOy, bnb: 38, Hadis no: 1264

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/27-28.

[175] Buhnri, K. el-AhkSm, bnb: I, K. cl-Cihatl, bnb: 109 / Mslim, K. cl-tmara bib: 32, 33,Hadis no 1835

[176] Nisa suresi, 4/83

[177] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/28-33.

[178] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/34

[179] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/34.

[180] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/35.

[181] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/35.

[182] Mslim, K el-Fadail es-Sahabe, bab: 129, Hadais no: 2357

[183] Bkz. Buhari, K. tevsiri el-Kuran sure h. No: 12

[184] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/35-37.

[185] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/37.

[186] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/38.

[187] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/38.

[188] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/38-39.

[189] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/40.

[190] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/40.

[191] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/40.

[192] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/41.

[193] Buhari, K. el-Hms bab: 8 / Mslim, K. cl-lmara, bnb: 104. Hadis no: 1876

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/41-42.

[194] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/42-43.

[195] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/43.

[196] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/44.

[197] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/45-46.

[198] ra suresi, 42/30

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/46.

[199] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/47.

[200] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/47.

[201] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/48.

[202] Mslim, K. e!-Mukaddime, bah: 5, Hadis no: 5

[203] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/48-50.

[204] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/50-51.

[205] Mslim, K. el-imare, bab: 133, Hadis no: 1893 / Ebu Davud, K. el-Edeb bab: 124, Hadis no: 5129 /Tirmizi, K. el-lm, bab: 14, Hadis no: 2670,2671

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/51-52.

[206] Mslim, K. el-lman, bab: 93, Hadis no: 54/Tirmizi, K. cl-Kyame, bab: 56 H.no: 2510 lbn- Mace, K. el-Mukaddme, bab: 9 H.no: 68

[207] Buhari, K. el-Mrteddn, bab: 4

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/52-53.

[208] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/54.

[209] Ruhari, K. Tefsir el-Kr'an sure 4, hah: K. Tefsir el-Kur'an sure: 4, bab: 14, Hadis-no: 3028

[210] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/54-57.

[211] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/57.

[212] Nisa suresi, 4/90, 91

[213] Mimtahine suresi, 60/8, 9

[214] Tevbe suresi 9/5

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/58-59.

[215] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/60.

[216] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/61-67.

[217] En'am suresi, 6/151

[218] Furkan suresi, 25/68

[219] Mslim K. el-Kasame, bab: 28, Hadis no: 1678

[220] Tirmizi, K. ed-Diyat, b. 7 Hadis no: 1395

[221] Ahmcd b. Hanhcl, Msncd, C. 4 S. 272

[222] Mslim, K. el-Kasame, bab: 15, Hadis no: 1672/ Buhari, K. ed-Duyat bab: 7

[223] Bkz. Tirmz. K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Hadis No: 3029

[224] Furkan suresi, 25/68,69

[225] Furkan-suresi, 25/70

[226] Zmer suresi, 39/53

[227] Nisa suresi, 4/48

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/67-72.

[228] Bkz. Siret-i bn-i Iliam, C. 2 S. 226

[229] Bkz. Eh Davud K. ed-Diyal, bab: 3,1 indis no: 4503

[230] Bkz. Siret-i tbn-i Iliam. C. 2 S. 623

[231] Timizi, K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Ilais no: 3030

[232] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/72-76.

[233] Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure, 4, bab: 18

[234] Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure, 4, bab: 18

[235] Bkz. Buhar, K. Tefsir el-Kur'nn sure 4, bab: 18

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/77-80.

[236] Buhar, K. el-Cihad, bab: 4 Mslim, K. el-mare, bab: 116 1 indis No: 1884

[237] Tevbe suresi 9/120, 121

[238] Ankebut suresi, 29/10

[239] Nahl suresi, 16/116

[240] Buhnri, K. Tefsir el-Kur'an sure 4, hah: 19

[241] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/80-82.

[242] Buhar, K. Tefsir el-Kur'an Sure 4 hah: 20

[243] Bhari, K. Tefsir el-Kur'an Sure 4, hah: 21

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/83.

[244] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/84.

[245] Aimed b. Ilannbel, MUsned, C. 4 s. 36

[246] Ebu Davut!, K. el-Cihad, bab: 15, Hadis o: 2499

[247] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/84-86.

[248] Mslim, K. d-Ms:frn, bab: 4 Hadis no: 6.S6 / cbu Dvutl, K. es-Sefer bab: 1 Hadis No: 1199

[249] Nese, K. Sakt el-IIavf, bab: 22 / Ebu Davud, K. es-Sefer, bab: 12 Hadis no: 1236

[250] Ebu Davud, K. Salat el-Havf, bab: 2S7, Hadis no: 1246

[251] Nese, K. Salt ol-IIavf, bab: 2

[252] Ebu davud, K. cs-Salah, bab: 287, Hadis No: 1247

[253] 181 Nese, K. Salflt cl-Havf, bab: 5

[254] 181 Nese, K. Salflt cl-Havf, bab: 17

[255] Nese, K. Salt el-Havf, bab: 16

[256] Bakura suresi, 2/239

[257] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/86-93.

[258] Mslim, K. eI-Mlisafirin bab: 309, Hadis no: 841

[259] Mslim, K. el-MUsafirin bab: 310, Hadis no: 842

[260] Mslim, K. el-Msafrin bab: 305, 306, Hadis no: 839

[261] Mslim, K. el-Milsnfirin, bab: 308, Hadis no: 840

[262] Bkz. Nesc, K. SalSt el-IIavf, bab: 21

[263] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/93-99.

[264] Enfal suresi, 8/45

[265] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/99-101.

[266] Al-imran suresi, 3/140

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/101102.

[267] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/102.

[268] Nisa suresi, 4/115, 116

[269] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'nn, sure 4, Hadis no: 3036

[270] Nisa suresi, 4/115

[271] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/102-109.

[272] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/109.

[273] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/109-110.

[274] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/110.

[275] -i inran suresi, 3/135

[276] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/110-111.

[277] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/111-112.

[278] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/112.

[279] Maide suresi, 5/2

[280] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/113.

[281] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/114.

[282] Bu yet-i kerime, ser delillerden saylan CMA'n, din hkmlere delil olduunu gstermekledir. Zira yette "...Kim, mminlerin yonn dnda bir yol takib ederse onu, gittii yolda brakrz ve cehenneme atanz." buyurulmaktndr. Sahih hadislerde de beyan edildii gibi slam mmetinin sapklk zerinde ittifak etmeleri mmkn deildir. Bu itibarla mmetin zerinde ittifak ettii husus, mminlerin tuttuu yoldur. Bu yola uymak mecburiyeti vardr. Bundan ayrlanlarn akbeti, 5yet-i kerimenin ifade ettii gibi cehenneme konulmaktr.

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/114-115.

[283] Buhari, K, el-Tefsir el-Kur'an, sure 2, bab: 3, Sure 25, bab: 2. K. el-edeb, bab: 20 Mslim, K. et-imam, bab: 141, Hadis no: 86

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/115.

[284] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/116.

[285] Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 59, bab: 4

[286] Rum suresi, 30/30

[287] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/117-119.

[288] brahim suresi, 14/22

[289] Enfal suresi, 8/48

[290] Nur suresi, 24/39

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/119-120.

[291] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/120.

[292] Nesei K. es-Salah el-lydeyn, bab: 22 / Mslim, K. cl-Cma, bab: 43, II.N. 867 Ebu Davud, K. es-Snne, bab: 5, Hadis no: 4607

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/120-122.

[293] Nisa suresi, 4/124

[294] Nisa suresi, 4/125

[295] Nisa suresi, 4/51, 52

[296] Nisa suresi, 4/31

[297] Mslim, K. el-Birr, bab: 52, Hadis no; 2574

[298] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, Hadis no: 3039

[299] nikak suresi, 84/7-9

[300] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/122-127.

[301] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/127-128.

[302] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/128-129.

[303] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/129.

[304] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/130-134.

[305] Bkz. Ruhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, bab: 24

[306] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/134-135.

[307] Nisa suresi, 4/3

[308] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39 Hadis no: 2134 Tirmizi, K. en-Nikah bab: 42, Hadis no: ■ 1140 / bn-i Mace K. en-Nikh bab: 47, Hadis no: 1971 / Ebu Davud bu hadisi zikrettikten sonra "Resulullah (s.a.v.) bu szyle kalbini kasdetmitir" diyor

[309] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39, Hadis no: 2134 Nese, K. el-ret en-Nisa, bab: 2 / Tirmizi, K. en-Nikah, bab: 42, Hadis no: 1140

[310] Ebu Davud, K. en-Nikah, bab: 39,1 ladis no: 3133 / Nese, K. ret en-Nisa, bab: 2

[311] Tirmizi, K. en-Nik5h, bab; 42, Hadis no: 1141

[312] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/135-138.

[313] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/139.

[314] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/139-140.

[315] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/140-141.

[316] Muhammed suresi, 47 / 38

[317] brahim Suresi, 14 / 19, 20

[318] Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'an, Sure 47, bab: 2, Hadis No : 3260

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/141142.

[319] Hud suresi, 11/15,16

[320] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/142-143.

[321] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/143-145.

[322] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/145-146.

[323] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/146-147.

[324] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/147.

[325] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/148.

[326] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/148-149.

[327] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/149150.

[328] Hadid suresi, 57/13

[329] yet-i kerimeden anlalmakladr ki, namaza eerek kalkmak mnafklannsifatlarndnn-dr. Mminler bu ayeti gz nnde bulundurarak namaz isleyerek ve zinde bir ekilde klmaldrlar. nk namaz mminin kalbine huzur verir. Onu rahatlatr. Nilekn Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i erifinde buyuruyor ki: "Benim gzmn aydnl namazdr." (Nese K. en-Nisa, bab: 1)

[330] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/150-151.

[331] Mslim, K. el-Mnafkn, bab: I7,lladisno: 2784/ Nese, K. el-man, bab: 31.

[332] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/151-152.

[333] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/153.

[334] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/153.

[335] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/153-154.

[336] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/154.

[337] Buhari, K. el-Mezalim, bab: 18 /Mslim K. el-Lukata bab: 17 Hadis no: 1727 Ebu Davad, K. el-Et'ime bab: 5, Hadis no: 3752

[338] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/154-156.

[339] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/156.

[340] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/157.

[341] Bakara suresi, 2/285

Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/157158.

[342] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/158-159.

[343] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/160.

[344] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/160-161.

[345] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/161-165.

[346] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/165-166.

[347] Ahmed b. Ilanbcl, Msned, C. 2, s. 406

[348] Buhar, K. el-By, bab: 102/ Mslim, K. el-iman, bab: 242, Hadis no: 15

[349] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/166-169.

[350] En'am suresi, 6/146

[351] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/169-170.

[352] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/171-172.

[353] Bkz. Siret- bn-i Hiam, C. 1, S. 562

[354] En'am suresi, 6/91

[355] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/13

[356] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/173-174.

[357] Th suresi,/3 4

[358] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/174.

[359] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/175

[360] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/175.

[361] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/176.

[362] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/176.

[363] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/176.

[364] l-i imran suresi, 3/43

[365] Bugn Hristiyanlar arasnda Hz. sa hakknda yaygn olan inan yledir: sa, baba oul ve Ruhul Kuds diye adlandrdklar unsurdan mteekkil olan oul unsurunu tekil etmekte ve ilahtan biri saylmaktadr. Hristiyanlarm inancndaki u nokta hayreti muciptir. Onlar, sa'nn ilah olduunu sylerler. Bununla beraber onun yiyip itiini, yatp uyuduunu ve sonunda da aslp ldrldn kabul ederler. Halbuki bu saylanlar, bir ilahn deil bir insann sfatdr. Yine Hristiyanlar, Hz. sa'mn, nce Meryem'in rahminde oluup sonra doduunu kabul ederler. Halbuki nasl olur da bir ilah bir kadnn rahminde oluup ondan sonra da doar? Bunu dnmezler. Hak din olan tslam ise btn arlklar yasaklam, hakkaniyet ve insafa uyulmasn emretmitir. Bu hususta Peygamber efendimiz bir hadis- ieririnde yle buyurmutur: "Beni Hristiyanlarm, Meryemolu isa'y oka vdkleri gibi vmeyin. Ben ancak Allah'n bir kuluyum. (Benim iin) "O, Allah'n kulu ve Peygamberidir." deyin. (Buhari, K. el-Enbiya b. 48

[366] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/177-179.

[367] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/179.

[368] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/180.

[369] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/180.

[370] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/181.

[371] Bkz. Buhar, K. el-Vudu1 bab: 44

[372] Bkz. Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, sure 4, bab: 27

[373] Enfal suresi, 8/75

[374] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yaynevi: 3/181-183.