BOŞANMA BÖLÜMÜ

 

(15 Hadistir.)

 

282/1  :Ebû Hüreyre (R.A) İn şöyle dediği rivayet edildi:

 Hz. Peygamber 'buyurdu iki:  .

«Üç şey vardırki, ciddisi ciddi, şakası da ciddidir: Bunlar «boşanma,» «ni'kâh,»   «boşadığı 'kadına ıgeri dönmek.»

 

283/2   Cabir'in şöyle dediği rivayet edildi:

Resûlullah (S.V.), Sevde'yi boşadığı zaman Ona: «İddet bekle!- diye söyledi.     

                                                                                                           

284/3   Hz. Aişe'nin şöyle dediği rivayet edildi:

Resûlullah  (S.V.), Sevde'yJ (boşadığı zaman Ona:  «İddet bekle!» diye

 

285/4   Bir adam, İbn Ömer Radiyallâhü anhümâdan rivayet ederek dedi ki:

İbn  Ömer, karısı hayız gördüğü sırada, onu boşadı. Yaptığı, bu işten ötürü ayıplanınca, ikansma geri döndü. Hayızdan temizlenince tökrar boşa­dı. Kadının foekliyeceği Iddetin zamanını, hayızlı iken yapmış olduğu boşa­madan itibaren saydı.

 

286/5    Ebû Burde'nin babasının şöyle dediği rivayet edildi:

Resûlullah (S.V.) buyurdu ki:

«Şu adamların ne sı'kıntıları var k\, (eşlerine) «Artık -seni boşadım» dedikten sonra (pişman olup): «Seni aidim,» diyerek Allah'ın çizmiş ol­duğu sınırlarla oynuyorlar!»

 

287/6   Cebir'in  şöyle dediği  rivayet edildi: Resûlullah  (S.V)  buyurdu  ki:

Matuh'un   ('),  boşama,   satma  ve  satın  alma,  gibi   işleri  hüküm­süzdür.»

 

288/7    Hz. Aişe'rvin, şöyle dediği rivayet edildi:

Resûlullah (S.V.), biz eşlerine, kendisini koca olarak kabulde devam edip etmemek hususunda selâhiyet verdi; biz de zevceleri c'makta devam edeceğimize karar verdi'k.»

 

289/8   El-Esved, Hz. Aişe'den şöyle rivayet etmiştir-

«Hz. Aişe (Cariyesi) Berîre'yi âzâd etti.  Berîre'nin kocası da Ebû Ahkarmakarp dünya ve ahiret işlerindeki  idaresi fâ ıd   ofan  knmsed.r:  (Mecelle.   M.  945.   1959 Ankara)med hanedanının azatlı kölesiydi (Mevlâ). Berîre hürriyetine kavuşunca, kocasının nikâhında kalıp kalmama hususunda kendisine, Hz. Peygamber selâhiyet verdi. O da ayrılmak istediğini söyledi-. Bunun üzerine Resûlui-lah (S.V.) onu,  kocasından  daha önce hürriyetine kavuşmuştu) ayırdı.»

 

290/9  İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi: Hz. Peygamber buyurdu ki:

«Evii köle kadın, iki talakla boşanır. İddeti ise iki hayız görmesiyle bi­ter.»

 

291/10  Hz. Ömer İ'bn ül-Hattâ'b'ırt şöyle dediği- rivayet edildi:

 «Doğru, mu yalan mı söylediğini bilmediğimiz -bîr kadının sözüne itibar ederek", Rahibimizin kitabını ve Peygamberimiz [S.V.) in sünnetini terk ecfömeyiz: «Üç.talakla boşanmış olan bir kadirra"Oturacak bir yer ile nafa­ka verilir,» [1]

 

292/11 El-Esved'in  şöyle  fdediği)  rivayet  edildi:

«Ebu Hâris ül-Esiemiye'nin ıkızı Sübey'amn kocası öldü. Kadiri yirmibeş gece kaldıktan sonra doğum yaptı.

Ebû s-Senâbil Amr bin 'Ba!kek, Ona rastladı ve şöyle 'konuştu:

«Bezenip süslendiğine göre evlenmek istiyorsun. Aiiah'a yemin ede­rim 'ki, '(doğumun ile iddetin 'bittiğini zannedip) asla evienemezsin, iki ha­yız müddetinden fazla (bekleyeceksin).»

Bunun üzerine, kadın Hz. Peygarriber'e gelerek dediklerini anlattı. Resûlullah:

«O hata etmiş. Kısmetin çıkar gelirse hana haber ver!» diye tenbih buyurdu. 

                 .

293/12   Abdullah Ibn Mesûl (R.A) in şöyle dediği rivayet edildi:

«İsteyen ile mübâhaleye [2] girerim iki, 'kadınların fiddetinin miktarı­nı) bildiren i'ki sûreden ıkısa !olanı uzun olandan sonra indi.» [3]

Diğer'bir rivayette şöyle dedi:

«Kadınların   (hallerini 'bildiren)  uzun  sûre   (nin):

«Gebe kadınların da (gerek boşanmış, 'gerök 'kocası vefat etmiş ol­sun-) iddetleri, doğurunca [son bulur.» âyeti, ([4] iner çeşit iddet müddetini nesh etti.

 

294/13  Alkame,  Abdullah  İ'bn Mesûd'dan  (aşağıdaki  fetvasını)  nakletti:

Bir kadının 'kocası, herhangi' 'bir mihir takdir etmeden, ve kendisiyle cinsî münasebette bulunmadan öldü. (Bu kadın hakkında) İbn Mesûd şöy­le karar verdi:

«Kadın, ait olduğu kavmin kadm-larma verilen miktar kadar mihr'i m'i-sil   alır. 'Kocasının  malına  vâris oîur. Vefat iddetini  de, -beklemelidir.»

Bu sırada, Maki! İ'bn Sinan el-Eşceî şöyle konuştu: «Şahadet ederim ki, Hz. Peygamber, Vâsık'ın kızı Birva hakkında tıpkı senin gibi karar ver­mişti.» 

                       

295/14  Aikame'nin şöyle  dediği   rivayet edildi:

«Belli bir müddet için karısı ile yatmamak üzere yemin eden bir kim­senin, eşiy.'e tekrar yatması, yahut bir özür sebebiyle yatmayıp, diliyle söylemesi  neticesinde  o  müddet son  bu-lur.»

 

296/15   Eyyûb  üs-Sehtiyânî'nin  şöyie dediği  rivayet  edildi:

 Sabit  ibn  Kays'in   karısı   Hz.  Peygamber'e  gelerek: ''Ben de  Sabit de artık  uyuşamıyoruz»  dedi.  Resûlullah (S.V.)  sordu: '(Ni'kâh  esnasında   sana  verilmek  üzere  tayin  ettiği) bahçeden fera­gat eder misin?»

Kadm:

«Evet,  dedi,  üstelik  kendi, mallardan da veririm.» Hz. Peygamber:

«Hayır, fazlasına hacet yok» diye karşılık verdi.»

 



[1] Hz.  Ömer'in dediği kadın,  Fatma  bint  Kaysdrr ki:   «Ben boyandığım zaman  Hz. Peygamber bana ne oturacak bir yer ne de  nafaka verdi»  demiştir.

[2] Mübadele:   Bir  konuda,  İki   kişinin  aralarında:   »Kim haksız  ise  Allah ûna  lânst etsin.»   demek   suretiyle   mübahaseye   girişmelerine  denir.

[3] Kısa   olan Tatâk,  uzun   olan  da   Baksre süresidir.  Talâk  sûresinde,  kocası   öien veya  boşanan  bir  kadın  doğum yapınca >İddeti  b;ter  deniyor. Bakara sûresinde  ise  iddet dört  ay on  gündür deniyor.  (Bk.  â. 234)  Bu durumda  bu  ikinci    âyet, Talâk süresindeki âyetle nesh  edilmiş   oluyor. Abdullah   Ibn  Mesûd   da   bunu   kasdetmek   istiyor.

[4] Talâk sûresi (B5). â. 4.                                                          .