Sahih

İbn Hibban

 

REKAİK

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

ALLAH'I Zikretmek Ve Zikredenler

 

ذكر ما يجب على المرء من الإحراز بذكر الله جل وعلا في أسبابه دون الاتكال على قضاء الله فيها

Kişinin işlerinde Sadece Allah'ın Takdirine Tevekkül Etmeden Allah'ı Zikrederek Önlemini Alması

 

[ 852 ] أخبرنا بن الجنيد ببست قال حدثنا قتيبة قال حدثنا أبو ضمرة عن أبي مودود عن محمد بن كعب عن أبان بن عثمان عن عثمان أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال من قال حين يصبح بسم الله الذي لا يضر مع اسمه شيء في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم ثلاث مرات لم تفجأه فاجئة بلاء حتى يمسي وإن قالها حين يمسي لم تفجأه فاجئة بلاء حتى يصبح

 

352- Hz. Osman'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim, üç defa ‘‘Adının anılmasıyla ne yerde ve ne de gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın ismiyle ki, her şeyi duyan ve bilendir’‘ derse, akşama kadar kendisine ansızın bir musibet gelmez. Bu sözü akşamlayınca söyleyene ise inşallah sabaha kadar ansızın bir musibet gelmez."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 1/227); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/62, 1/66, 1/72; Ebu Davud 5089; Tirmizi 3338; İbn Mace 3869.

 

ذكر استحباب الذكر لله جل وعلا في الأحوال حذر أن يكون المواضع عليه ترة في القيامة

Kıyamet Gününde Pişmanlığa Sebep Olmaması İçin Kişinin Her Durumunda Allah'ı Zikretmesinin Müstehaplığı

 

[ 853 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا صفوان بن صالح قال حدثنا الوليد بن مسلم عن بن أبي ذئب عن سعيد المقبري عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما جلس قوم مجلسا لم يذكروا الله فيه إلا كان عليهم ترة وما مشى أحد مشى لم يذكر الله فيه إلا كان عليه ترة وما أوى أحد إلى فراشه ولم يذكر الله فيه إلا عليه ترة

 

353- Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: ''Allah'ın zikredilmediği bir mecliste oturan kavim (kıyamet gününde) mutlaka pişmanlık duyacaktır. Allah'ı zikretmeden bir yolculuğa çıkan kişi (kıyamet gününde) mutlaka pişmanlık duyacaktır. Yatağına Allah'ı zikretmeden giren kişi de bundan dolayı mutlaka pişmanlık duyacaktır."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 78); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 2/432; Ebu Davud 4856; Tirmizi 3380; Bak hadis no: 590.

 

ذكر تمثيل المصطفى الموضع الذي يذكر الله جل وعلا فيه والموضع الذي لا يذكر الله فيه

Mustafa'nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içinde Allah'ın Zikredildiği ve Zikredilmediği Yere Benzetme Yapması

 

[ 854 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو كريب قال حدثنا أبو أسامة عن بريد عن أبي بردة عن أبي موسى عن النبي صلى الله عليه وسلم قال مثل البيت الذي يذكر الله فيه والبيت الذي لا يذكر الله فيه مثل الحي والميت

 

854- Ebu Musa bildiriyor: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "içinde Allah zikredilen evle zikredilmeyen evin misali diri ile ölü gibidir" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Buhari 6407; Müslim 779.

 

ذكر حفوف الملائكة بالقوم يجتمعون على ذكر الله مع نزول السكينة عليهم

Allah'ı Zikretmek için Biraraya Gelen Topluluğu Meleklerin Kuşatması ve Üzerlerine ilahi Huzurun İnmesi

 

[ 855 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا خلف بن هشام البزار قال حدثنا أبو الأحوص عن أبي إسحاق عن الأغر قال أشهد على أبي سعيد الخدري وأبي هريرة أنهما شهدا على رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال ما جلس قوم يذكرون الله إلا حفتهم الملائكة وغشيتهم الرحمة ونزلت عليهم السكينة وذكرهم الله فيمن عنده

 

855- Eğarr (Ebu Müslim) der ki: Ebu Said ile Ebu Hureyre Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğuna şahitlik ettiler. Ben de onlara şahitlik ederim: "Bir topluluk Allah'ı zikretmek için oturunca, melekler onları çepeçevre kuşatırlar, onları rahmet kaplar, üzerlerine sekinet (iç huzuru) iner ve Allah da onları kendi katında bulunanlar arasında anar.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 75); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/447; Müslim 2700; Tirmizi3378; Bak hadis no: 768.

 

ذكر إثبات مغفرة الله جل وعلا للقوم الذين يذكرون الله مع سؤالهم إياه الجنة وتعوذهم به من النار نعوذ بالله منها

Allah'ı Zikretmekle Beraber Cenneti Dileyen ve Cehennemden ğınan -ki Biz de Allah'a Sığınırız- Topluluğu Yüce Allah'ın Bağışlaması

 

[ 856 ] أخبرنا محمد بن أحمد بن أبي عون الرياني قال حدثنا محمد بن عبد ربه قال حدثنا الفضيل بن عياض عن الأعمش عن أبي صالح عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن لله ملائكة فضلا عن كتاب الناس يمشون في الطرق يلتمسون الذكر فإذا رأوا أقواما يذكرون الله تبارك وتعالى تنادوا هلموا إلى حاجاتكم فيحفون بأجنحتهم إلى السماء فيسألهم ربهم جل وعلا وهو أعلم بهم فيقول عبادي ما يقولون فيقولون يا رب يسبحونك ويحمدونك فيقول لو رأوني فيقولون لا فيقول كيف لو رأوني فيقولون لو رأوك لكانوا أشد تسبيحا وتمجيدا وتكبيرا وتحميدا فيقول ماذا يسألون فيقولون يسألونك يا رب الجنة فيقول لهم هل رأوها فيقولون لا فيقول كيف لو رأوها فيقولون لو قد رأوها كانوا أشد طلبا وأشد حرصا فيقول فمم يتعوذون فيقولون يتعوذون بك من النار فيقول فهل رأوها فيقولون لا فيقول كيف لو رأوها فيقولون لو قد رأوها كانوا أشد تعوذا فيقول فإني أشهدكم أني قد غفرت لهم

 

856- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Allah'ın, insanların amellerini yazan meleklerinden başka melekleri vardır. Bunlar yolda dolaşırlar ve zikir edenleri ararlar. Allah'ı zikreden bir topluluk görünce de birbirlerine: ‘‘istediğiniz şeye gelin’‘ derler ve zikredenleri semaya kadar kanatlarıyla kuşatırlar. Allah meleklere, onlardan daha iyi bildiği halde: ''Kullarım ne diyor?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Seni tesbih ediyorlar ve sana hamd ediyorlar’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Beni gördüler mi?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Hayır’‘ cevabını verince, Allah:"Beni görselerdi nasıl olurdu?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Seni görselerdi, seni daha çok tesbih edip yüceltirlerdi’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Benden ne istiyorlar?’‘ diye sorar. Melekler: ''Senden cenneti istiyorlar, ya Rabbi’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Orayı gördüler mi?'' diye sorar. Melekler: ‘‘Hayır’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Orayı görselerdi nasıl olurdu?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Orayı görselerdi, şüphesiz ona karşı daha şiddetli bir arzu duyarlar, daha çok isterler ve daha büyük alaka gösterirlerdi!’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Hangi şeyden Bana sığınıyorlar?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Cehennemden Sana sığınıyorlar’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Orayı gördüler mi?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Hayır’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Orayı görselerdi nasıl olurdu?’‘ diye sorar. Melekler: ‘‘Şayet onu görselerdi, ondan şiddetle kaçarlardı ve çok korkarlardı!’‘ cevabını verince, Allah: ‘‘Onları bağışladığıma dair sizi şahit tutuyorum’‘ buyurur.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Tirmizi 3452); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 2/251; Müslim 2689; Tirmizi 3600; Bak hadis no: 857.

 

ذكر البيان بأن من جالس الذاكرين الله يسعده الله بمجالسته إياهم

Allah'ı Zikir için Biraraya Gelen Topluluğa Dışarıdan Katılan Kimseyi de Yüce Allah'ın Cennetlik Kılması

 

[ 857 ] أخبرنا عبد الله بن محمد الأزدي قال حدثنا إسحاق بن إبراهيم قال أخبرنا جرير عن الأعمش عن أبي صالح عن أبي هريرة عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال إن لله ملائكة فضلا عن كتاب الناس يطوفون في الطرق يلتمسون أهل الذكر فإذا وجدوا قوما يذكرون الله تنادوا هلموا إلى حاجتكم فيحفون بهم بأجنحتهم إلى السماء الدنيا فيسألهم ربهم وهو أعلم منهم فيقول ما يقول عبادي فيقولون يكبرونك ويمجدونك ويسبحونك ويحمدونك فيقول هل رأوني فيقولون لا فيقول فكيف لو رأوني فيقولون لو رأوك لكانوا لك أشد عبادة وأكثر تسبيحا وتحميدا وتمجيدا فيقول وما يسألوني قال فيقولون يسألونك الجنة فيقول فهل رأوها فيقولون يسألونك الجنة فيقول فهل رأوها فيقولون لا والله يا رب فيقول فكيف لو رأوها فيقولون لو رأوها كانوا عليها أشد حرصا وأشد طلبا وأعظم فيها رغبة فيقول ومم يتعوذون فيقولون من النار فيقول وهل رأوها فيقولون لا والله يا رب فيقول فكيف لو رأوها فيقولون لو رأوها لكانوا منها أشد فرارا وأشد هربا وأشد خوفا فيقول الله لملائكته أشهدكم أني قد غفرت لهم قال فقال ملك من الملائكة إن فيهم فلانا ليس منهم إنما جاء لحاجة قال فهم الجلساء لا يشقي جليسهم

 

857- Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın, insanların amellerini yazan melekleri dışında yollarda gezerek görevleri sadece zikir meclislerini takib etmek olan melekleri vardır.

 

Bu Melekler Allah'ı zikreden bir topluluk görünce, birbirlerine: ‘‘Aradığınız şeye geliniz’‘ diye seslenirler. Bunun üzerine melekler zikir ehlinin etrafını dünya semasına kadar kanatlarıyla kuşatırlar. Onlardan daha iyi bildiği halde Allah: ‘‘Kullarım ne söylüyorlar?’‘ diye sorunca, bu melekler: ‘‘Seni tekbır, temcid, tesbih ve tahmıd etmek suretiyle anıyorlar’‘ cevabını verirler. Allah: ''Onlar Beni gördüler mi?’‘ diye sorunca, melekler: ‘‘Hayır’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Ya bir de görselerdi?’‘ buyurunca, melekler: ‘‘Eğer görselerdi, daha çok ibadet eder ve daha fazla tesbıh, tahmid ve temcid ederek zikrederlerdi’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Benden ne istiyorlar?’‘ diye sorunca, melekler: cenneti istiyorlar’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Onu gördüler mi?’‘ diye sorunca, Melekler: ‘‘Hayır, vallahi ya Rabbi’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Ya bir de görselerdi?’‘ buyurunca, melekler: ‘‘Eğer görselerdi, cennete karşı hevesleri daha çok, talebleri daha şiddetli ve istekleri ziyadesiyle fazla olurdu’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Onlar hangi şeyden istiaze ediyorlar (sığınıyorlar)?’‘ diye sorunca, melekler: ‘‘Cehennemden’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Onu gördüler mi?'' diye sorunca, melekler: ‘‘Hayır, vallahi ya Rabbi’‘ cevabını verirler. Allah: ''Ya bir de görselerdi?’‘ buyurunca, melekler: ‘‘Eğer görselerdi, ondan daha çok kaçınırlar ve korkarlardı’‘ cevabını verirler. Allah: ‘‘Şahit olun ki, onları bağışladım’‘ buyurunca, meleklerden birisi: ‘‘Aralarında onlardan olmayan falan günahkar vardır. O (zikir için değil) bir iş için gelmişti’‘ deyince, Allah: ''Onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar’‘ buyurur.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Buhari 6408; Bak hadis no: 856.

 

ذكر سباق الذاكرين الله كثيرا والذاكرات في القيامة أهل الطاعات إلى الجنة

Allah'ı Çokça Zikreden Erkek ve Kadınların Kıyamette Cennete Girmek Hususunda Diğer Taat Ehlini Geçmeleri

 

[ 858 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا أمية بن بسطام قال حدثنا يزيد بن زريع قال حدثنا روح بن القاسم عن العلاء عن أبيه عن أبي هريرة قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يسير في طريق مكة فمر على جبل يقال له جمدان فقال سيروا هذا جمدان سبق المفردون سبق المفردون قالوا يا رسول الله ما المفردون قال الذاكرون الله كثيرا والذاكرات

 

858- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Mekke yolunda giderken Cumdan adlı dağa geldi ve: "Yürüyün! Bu Cumdan'dır, Müferridun olanlar geçip gitti. Müferridun olanlar geçip gitti" buyurdu. Yanındakiler: "Ey Allah'ın Resulü! Müferridun kimlerdir?" diye sorunca: "Allah'ı çokça zikreden erkekler ve kadınlardır" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1317); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/323; Müslim 2676; Tirmizi 3596.

 

ذكر مغفرة الله جل وعلا ما قدم من ذنوب العبد بقوله سبحان الله وبحمده بعدد معلوم عند الصباح والمساء

Yüce Allah'ın "Sübhanallahi ve-Bihamdihi" Sözünü Sabah Akşam Belli Bir Sayıda Söyleyen Kulun Geçmiş Günahlarını Bağışlaması

 

[ 859 ] أخبرنا عمران بن موسى بن مجاشع قال حدثنا هدبة بن خالد قال حدثنا حماد بن سلمة عن سهيل عن أبيه عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قال حين يصبح سبحان الله وبحمده مائة مرة وإذا أمسى مائة مرة غفرت ذنوبه وإن كانت أكثر من زبد البحر

 

859- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim sabahladığında yüz kere, akşamladığında yüz kere ‘‘Sübhanallahi vebihamdihi (= Allah'ı hamdiyle tesbih ederim)'' derse denizin köpükleri kadar bile olsa günahları silinir.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/371; Bak hadis no: 829.

 

ذكر الشيء الذي إذا قاله الإنسان حين يصبح لم يواف في القيامة أحد بمثل ما وافى

Kişi Sabahleyin Söylediğinde Kıyamette Kimsenin Onun Kazanımını Elde Edemeyeceği Kelimeler

 

[ 860 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا محمد بن المنهال الضرير قال حدثنا يزيد بن زريع قال حدثنا روح بن القاسم عن سهيل عن سمي عن أبي صالح عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قال حين يصبح سبحان الله العظيم وبحمده مائة مرة وإذا أمسى كذلك لم يواف أحد من الخلائق بمثل ما وافى

 

860- Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu: "Kim sabahleyin yüzer defa ‘‘Sübhanallahi'l-azım ve-bihamdih (= Azametli Allah'ı hamd ile tesbih ederim)'' derse onun elde ettiği sevabın bir benzerini yaratıklar içinden hiç kimse elde edemez."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağlb 1/226/7); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Müslim 2692; Ebu Davud 5091; Tirmizi3469; Bak hadis no: 829, 859.

 

ذكر الشيء الذي إذا قاله المرء عند الصباح كان مؤديا لشكر ذلك اليوم

Kişinin Sabahleyin Söylediğinde O Günün Şükrünü Eda Etmiş Sayılacağı Sözler

 

[ 861 ] أخبرنا بن قتيبة قال حدثنا يزيد بن موهب قال حدثنا بن وهب عن سليمان بن بلال عن ربيعة بن أبي عبد الرحمن وهو ربيعة الرأي عن عبد الله بن عنبسة عن بن عباس أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال من قال حين يصبح اللهم ما أصبح بي من نعمة أو بأحد من خلقك فمنك وحدك لا شريك لك فلك الحمد ولك الشكر فقد أدى شكر ذلك اليوم

 

861- ibn Abbas'ın bildirdiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabahladığı zaman: ‘‘Allahım! Benimle birlikte sabahı bulan bütün nimetler ve mahlukatlar sadece ve bir tek sendendir ve senin İhsaanınladır. Senin hiçbir ortağın yoktur. Hamd ve şükür ancak sanadır’‘ derse o günün şükrünü ifa etmiş olur."

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (Mişkat 2407; et-Ta'liku'r-rağıb 1/229); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ebu Davud 5073.

 

ذكر الشيء الذي يحترز المرء به من فاجئه البلاء حتى يمسي إذا قال ذلك عند الصباح وحتى يصبح إذا قال ذلك عند المساء

Kişinin Sabah Söylediğinde Akşama Kadar, Akşam Söylediğinde ise Sabah Kadar Ani Belalardan Korunmasını Sağlayan Sözler

 

[ 862 ] أخبرنا محمد بن إسحاق بن إبراهيم مولى ثقيف قال حدثنا الحسين بن عيسى يعني البسطامي قال حدثنا أنس بن عياض عن أبي مودود عن محمد بن كعب القرظي عن أبان بن عثمان عن عثمان قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قال حين يصبح ثلاث مرات بسم الله الذي لا يضر مع اسمه شيء في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم لم تفجأه فاجئة بلاء حتى يمسي ومن قالها حين يمسي لم تفجأه فاجئة بلاء حتى يصبح وقد كان أصابه الفالج فقيل له أين ما كنت تحدثنا به قال إن الله حين أراد بي ما أراد أنسانيها

 

862- Hz. Osman, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Sabahladığı zaman üç defa: ‘‘Adıyla beraber yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar vermediği, işiten ve bilen Allah'ın adıyla’‘ diyen kişi akşama kadar ani bir belaya maruz kalmaz. Bunu akşam söyleyen kişi de sabaha kadar ani bir belaya maruz kalmaz."

(Eban b. Osman) felç olunca ona: "Bize aktardığın hadise ne oldu)" diye sorduklarında: "Yüce Allah benim isteğimi murad etmiş olsaydı unutmazdım" karşılığını verdi. 

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak hadis no: 852.

 

ذكر إيجاب الجنة لمن قال رضيت بالله ربا وقرنه برضاه بالإسلام والنبي صلى الله عليه وسلم

"Rab Olarak Allah'a Razı Oldum" Demenin Yanısıra islamiyet ile Peygamber'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabul Eden Kimsenin Cenneti Hak Etmesi

 

[ 863 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير قال حدثنا زيد بن الحباب قال حدثنا عبد الرحمن بن شريح قال حدثني أبو هانئ التجيبي عن أبي علي الهمداني أنه سمع أبا سعيد الخدري يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قال رضيت بالله ربا وبالإسلام دينا وبمحمد صلى الله عليه وسلم نبيا وجبت له الجنة قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه أبو هانئ اسمه حميد بن هانئ من أهل مصر وأبو علي الهمداني اسمه عمرو بن مالك الجنبي من ثقات أهل فلسطين

 

863- Ebu Said el-Hud rı, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: " ‘‘Rab olarak Allah'a, din olarak islam'a, peygamber olarak Muhammed'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) razı oldum’‘ diyen kişiye Cennet vacib olur."

 

Ebu Hatim der ki: "Ebu Hani, Humeyd b. Hani olup Mısır ahalisindendir. Ebu Ali el-Hemdani ise Amr b. Malik el-Cenbi olup Filistin halkından güvenilir bir ravidir.''

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 334; Sahih Ebu Davud 1368); Şuayb: İsnadı kavidir. Ahmed 3/14; Ebu Davud 1529.

 

ذكر الشيء الذي إذا قاله المرء عند الكرب يرتجى له زوالها عنه

Kişinin Üzüntülü iken Söylediğinde Kederini Gidermesi Umulan Sözler

 

[ 864 ] أخبرنا أبو يعلى حدثنا إبراهيم بن محمد بن عرعرة بن البرند حدثنا عتاب بن حرب أبو بشر قال حدثنا أبو عامر الخزاز عن بن أبي مليكة عن عائشة أن النبي صلى الله عليه وسلم جمع أهل بيته فقال إذا أصاب أحدكم غم أو كرب فليقل الله الله ربي لا أشرك به شيئا اسم أبي عامر الخزاز صالح بن رستم روي له أربعون حديثا من ثقات أهل البصرة

 

864- Hz. Aişe der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesini topladı ve: "Eğer birinize üzüntü veya keder gelirse: "Rabbim Allah, ancak Allah'tır! O'na hiçbir şeyi ortak koşmam!" desin" buyurdu.

 

Ebu Hatim der ki: "Ebu Amir el-Hazzaz, Salih b. Rüstem olup Basra halkının güvenilir ravilerindendir ve onun kırk hadisi rivayet olunmuştur."

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen sahih (es-Silsiletu's-sahiha 2755); Şuayb: İsnadı zayıfhr.

 

ذكر الأمر بالتهليل والتسبيح لله جل وعلا مع التحميد لمن أصابته شدة أو كرب

Zor ve Üzüntülü Bir Durum Karşısında Hamd ile Birlikte Yüce Allah'ı Tehlil ve Tesbih Etmenin Emredilmesi

 

[ 865 ] أخبرنا إسماعيل بن داود بن وردان بالفسطاط قال حدثنا عيسى بن حماد قال أخبرنا الليث عن بن عجلان عن محمد بن كعب القرظي عن عبد الله بن شداد عن عبد الله بن جعفر عن علي بن أبي طالب أنه قال لقنني رسول الله صلى الله عليه وسلم هؤلاء الكلمات وأمرني إن أصابني كرب أو شدة أقولهن لا إله إلا الله الحليم الكريم سبحانه وتبارك الله رب العرش العظيم والحمد لله رب العالمين

 

865- Ali b. Ebi Talib der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana şu kelimeleri öğretti ve şayet üzüntüye kapılır veya zorlukla karşılaşırsam bu kelimeleri söylememi emretti: "Şefkat ve kerem sahibi olan Allah'tan başka ilah yoktur. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih eder ve yüceltirim. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur."

 

[Tahric:]  Elbani: Hasen sahih (er-Ravdu'n-nadir 679); Şuayb: İsnadı kavidir. Ahmed 1/94.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Bab: Dualar - Dua'ya Dair Esaslar ve Dua Etme Şekil ve Adabı