Sahih

İbn Hibban

 

REKAİK

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

İcabet’e Dair

 

ذكر استحباب الإكثار في السؤال ربه جل وعلا في دعائه وترك الاقتصار على القليل منه

Dua Ederken Rabbine Karşı Israrcı Olmanın ve isterken Azla Yetinmemenin Müstehaplığı

 

[ 889 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا محمود بن غيلان قال حدثنا أبو أحمد الزبيري قال حدثنا سفيان عن هشام بن عروة عن أبيه عن عائشة قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا سأل أحدكم فليكثر فإنه يسأل ربه

 

889- Hz. Aişe. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: ''Kişi (dua edip) isterse çokça istesin. Çünkü kişi, (her şeye kadir olan) Rabbinden istiyor."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1266, 1325); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir.

 

ذكر البيان بأن دعاء المرء ربه في الأحوال من العبادة التي يتقرب بها إلى الله جل وعلا

Kişinin Kendini Allah'a Yaklaştıracak Olan ibadet Durumlarında Rabbine Dua Etmesi

 

[ 890 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو خيثمة قال حدثنا جرير عن منصور عن ذر عن يسيع الحضرمي عن النعمان بن بشير قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم الدعاء هو العبادة ثم قرأ هذه الآية { ادعوني استجب لكم إن الذين يستكبرون عن عبادتي سيدخلون جهنم داخرين }

 

890- Nu'man b. Beşır der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Duanın kendisi özü ibadettir" buyurdu ve: "Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edinı kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir'' (Mümin 60) ayetini okudu. 

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1329); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 4/267; Ebu Davud 1479; Tirmizi 3247; İbn Mace 3828.

 

ذكر الشيء الذي إذا دعا المرء به ربه جل وعلا أجابه

Kişinin Rabbine Dua Ettiğinde Onun icabet Edeceği Şey

 

[ 891 ] أخبرنا الفضل بن الحباب قال حدثنا مسدد بن مسرهد عن يحيى القطان عن مالك بن مغول قال حدثنا عبد الله بن بريدة عن أبيه أن النبي صلى الله عليه وسلم سمع رجلا يقول اللهم إني أسألك بأني أشهدك أنك لا إله إلا أنت الأحد الصمد الذي لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم لقد سألت الله بالاسم الذي إذا سئل به أعطى وإذا دعي به أجاب

 

891- Abdullah b. Bureyde, babasından naklediyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir adamın: "Allahım! Senden başka ilah olmadığına, senin Samed, doğurmayan ve doğmayan olduğuna ve senin hiçbir dengin olmadığına şehadet ederek senden istiyorum" diye dua ettiğini işitince, ona: "Sen, Allah'tan, kendisiyle istendiği zaman verdiği, dua edildiği zaman da kabul ettiği ismiyle istedin" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1341); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 5/350; Ebu Davud 1493; İbn Mace 3857.

 

ذكر البيان بأن دعاء المرء بما وصفنا إنما هو دعاؤه باسم الله الأعظم لا يخيب من سأل ربه به

Kişinin Vasfedildiği Şekilde Yaptığı Duanın, Rabbinden isteyeni Hayal Kırıklığına Uğratmayan ism-i A'zam Duası Olması

 

[ 892 ] أخبرنا أبو العباس أحمد بن عيسى بن السكين البلدي بواسط قال حدثنا أبو الحسين أحمد بن سليمان بن أبي شيبة الرهاوي قال حدثنا زيد بن الحباب قال حدثنا مالك بن مغول قال حدثنا عبد الله بن بريدة عن أبيه انه دخل مع رسول الله صلى الله عليه وسلم المسجد فإذا رجل يصلي يدعو يقول اللهم إني أسألك بأني أشهدك أنك لا إله إلا أنت الأحد الصمد الذي لم ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم والذي نفسي بيده لقد سأل الله باسمه الأعظم الذي إذا سئل به أعطى وإذا دعي به أجاب وإذا رجل يقرأ في جانب المسجد فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم لقد أعطي مزمارا من مزامير آل داود وهو عبد الله بن قيس قال فقلت له يا رسول الله أخبره فقال أخبره فأخبرت أبا موسى فقال لن تزال لي صديقا قال زيد بن الحباب فحدثت به زهير بن معاوية فقال سمعت أبا إسحاق السبيعي يحدث بهذا الحديث عن مالك بن مغول

 

892- Abdullah b. Bureyde, babasından bildirir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte Mescid'e girdi. içeride adamın birinin namazda iken: "Allahım! Senden başka ilah olmadığına, tek ve samed olduğuna, doğurmadığına ve doğrulmadığına, hiçbir şeyin sana denk olmadığına şehadetim üzerine senden istiyorum" şeklinde dua ettiğini işitince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Canım elinde olana yemin ederim ki Allah'a, kendisiyle istendiğinde verdiği, dua edildiğinde icabet ettiği ism-i A'zam'ıyla dua etti" buyurdu. O  sırada Mescid'in bir köşesinde Kur'an okuyan birinin sesini işitince: "Bu adama Davud ailesinin nağmelerinden bir nağme verilmiştir" buyurdu. Bu kişi Abdullah b. Kays idi. Ona: "Ey Allah'ın Resulü! Bunu ona söyleyeyim mi?" diye sorduğumda: "Söyle" buyurdu. Ebu Musa'ya bunu haber verdim. O şu ana kadar benim arkadaşımdır.

 

Zeyd b. el-Hubab der ki: Züheyr b. Muaviye'ye bu hadisi aktardığımda şöyle dedi: "Ebu ishak, Malik b. Miğvel'den bu hadisin aynısını bize aktardı."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1341); Şuayb: İsnadı sahihtir. Tirmizi 3475.

 

ذكر اسم الله العظيم الذي إذا سأل المرء ربه أعطاه ما سأل

Kişi Rabbinden Onunla Dilediğinde isteğini Vereceği ism-i Azım

 

[ 893 ] أخبرنا محمد بن إسحاق بن إبراهيم مولى ثقيف قال حدثنا قتيبة بن سعيد قال حدثنا خلف بن خليفة قال حدثنا حفص بن أخي أنس بن مالك عن أنس بن مالك قال كنت مع رسول الله صلى الله عليه وسلم جالسا في الحلقة ورجل قائم يصلي فلما ركع سجد وتشهد دعا فقال في دعائه اللهم إني أسالك بأن لك الحمد لا إله إلا أنت الحنان المنان بديع السماوات والأرض يا ذا الجلال والإكرام يا حي يا قيام اللهم إني أسألك فقال النبي صلى الله عليه وسلم أتدرون بما دعا قالوا الله ورسوله أعلم فقال والذي نفسي بيده لقد دعا باسمه العظيم الذي إذا دعي به أجاب وإذا سئل به أعطى قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه حفص هذا هو حفص بن عبد الله بن أبي طلحة أخو إسحاق بن أخي أنس لأمه

 

893- Enes b. Malik bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte bir halkada oturuyorken, adamın biri kalkmış namaz kılıyordu. Rükuya gidip secde ettiği zaman şehadet getirdi ve: "Allahım! Hamd ancak sanadır, senden başka ilah yoktur. Sen çok merhamet eden, bağışlayan, gökleri ve yeri yaratansın. Sen Celal ve ikram sahibisin. Bunlar adına senden talep ediyorum" diye dua etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onun ne ile dua ettiğini biliyor musunuz?" diye sorunca, ashab: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" cevabını verdiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Canım elinde olana yemin olsun ki, Allah'ın kendisiyle dua edildiği zaman kabul ettiği ve kendisiyle istendiği zaman verdiği ism-i A'zam ile dua etti" buyurdu.

 

Ebu Hatim der ki: "Buradaki Hafs, Hafs b. Abdillah b. Ebı Talha'dır. Enes'in anne bir kardeşinin oğlu İshak ile kardeştir."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih liğayrihi (Sahih Ebu Davud 1342; es-Silsiletu's-sahiha 3411); Şuayb: İsnadı kavidir. Ahmed 3/158, 3/245; Ebu Davud 1495; Tirmizi 3544; Nesai 3/52; İbn Mace 3858.

 

ذكر استحباب تفويض المرء للأمور كلها إلى بارئه مع سؤاله إياه الدق والجل من أسبابه

Kişinin Her işi için Allah'a Yönelmesinin ve irili Ufaklı Herşeyini Ondan istemesinin Müstehaplığı

 

[ 894 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا قطن بن نسير قال حدثنا جعفر بن سليمان قال حدثنا ثابت عن أنس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ليسأل أحدكم ربه حاجته كلها حتى شسع نعله إذا انقطع

 

894- Enes, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kişi Rabbinden bütün ihtiyaçlarını istesin. Hatta ayakkabısının kesilen bağını bile istesin.''

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 1362); Bak hadis no: 866.

 

[ 895 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى بخبر غريب قال حدثنا قطن بن نسير الصيرفي قال حدثنا جعفر بن سليمان قال حدثنا ثابت عن أنس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ليسأل أحدكم ربه حاجته كلها حتى شسع نعله إذا انقطع

 

895- Enes der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biri Rabbinden bütün ihtiyaçlarını istesin. Hatta kopan ayakkabı bağını bile" buyurdu.

 

[Tahric:]  Elbani: Zayıf. Bak hadis no: 866.

 

ذكر العلة التي من أجلها أمر بهذا الأمر

Bu Emrin Veriliş Nedeni

 

[ 896 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن إسماعيل البخاري قال حدثنا إسماعيل بن أبي أويس قال حدثني خالي مالك عن العلاء بن عبد الرحمن عن أبيه عن أبي هريرة أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال إذا دعا أحدكم فليعظم الرغبة فإنه لا يتعاظم على الله شيء

 

896- Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Eğer biriniz dua ederse çokça istesin. Çünkü hiçbir şey Allah için zor değildir."

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1333); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/457; Müslim 2679.

 

ذكر الخبر الدال على أن دعاء المرء بأوثق عمله قد يرجى له إجابة ذلك الدعاء

icabet Edilmesi Umulan Duasının Kişinin En Güvenilir Ameli Olduğuna Delalet Eden Haber

 

[ 897 ] أخبرنا الحسن بن سفيان حدثنا محمد بن بشار حدثنا أبو عاصم حدثني بن جريج أخبرني موسى بن عقبة عن نافع عن بن عمر أن النبي صلى الله عليه وسلم قال خرج ثلاثة يتماشون فأصابهم مطر فدخلوا كهف جبل فانحط عليهم حجر فسد عليهم الطريق فقالوا ادعوا الله بأوثق أعمالكم فقال واحد منهم اللهم إن كنت تعلم أنه كان لي والدان شيخان كبيران وأني رحت يوما فحلبت لهما فأتيتهما وهما نائمان فكرهت أن أوقظهما وكرهت أن أسقي ولدي وصبيتي عند رجلي يتضاغون فقمت قائما حتى انفجر الصبح فسقيتهما اللهم إن كنت تعلم أني فعلت ذلك رجاء رحمتك وخشية عذابك فافرج عنا وأرنا السماء قال فانفرج فرجة فرأوا السماء وقال الآخر اللهم إن كنت تعلم أنه كانت لي بنت عم وكنت أحبها كأشد ما يحب الرجال النساء وأني سألتها نفسها فقالت لا حتى تأتيني بمئة دينار فسعيت فيها حتى جمعتها فأتيتها فلما قعدت بين رجلها قالت يا عبد الله اتق الله ولا تفض الخاتم إلا بحقه فتركتها اللهم إن كنت تعلم أني فعلت ذلك رجاء رحمتك وخشية عذابك فافرج عنا وأرنا السماء قال فزالت قطعة من الحجر ورأوا السماء وقال الآخر اللهم إني استعملت أجيرا بفرق من الأرز فلما كان الليل أعطيته فلم يأخذ أجره وتسخطه فأخذت الفرق فزرعته حتى صار من ذلك بقرا وغنما فأتاني بعد ذلك قال يا عبد الله اتق الله ولا تظلمني أجري فقلت خذ هذه البقر وراعيها فقال اتق الله ولا تهزأ بي قلت ما أهزأ بك فهو لك ولو شئت لم أعطه إلا الفرق اللهم إن كنت تعلم أني فعلت ذلك رجاء رحمتك وخشية عذابك فافرج عنا فزال الحجر وخرجوا

 

897- Abdullah b. Ömer der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Üç kişi yürürken yağmura tutulunca dağdaki bir mağaraya sığındılar. Onlar mağaradayken dağdan bir kaya düşüp mağaranın girişini kapattı. Bunun üzerine birbirlerine: ‘‘Allah için yaptığınız amellere bakın ve o amellerle Allah'tan isteyin. (Umulur ki Allah o amellerimizin hürmetine sizi bu sıkıntıdan kurtarır)'' dediler. içlerinden biri şöyle dedi: ‘‘Allahım! Biliyorsun ki benim yaşlı anne babam vardı. Ben koyunlarımı onlar için otlatır, döndüğümde (sütü sağar ve) ilk önce anne babama içirirdim. Bir gün döndüğümde anne babam uyumuşlardı. Kabı temizleyip süt sağdıktan sonra, sütle beraber anne babamın başucunda durdum. Çocuklar ise ayaklarımın yanında açlıktan ağlıyorlardı, ancak ben anne babamdan önce onlara içirmek istemiyordum ve onları da uyandırmak istemiyordum. Bu sebeple tan ağarana kadar bu şekilde bekledim ve ikisine içirdim. Allahım, eğer ben bunu sırf senin rızan için ve azabından korktuğum için yaptı isem, şu kapıyı bize bir parça aralar da oradan gökyüzünü görelim.’‘ Bunun üzerine mağaranın kapısı bir miktar açıldı ve gökyüzünü gördüler.

 

Diğer adam şöyle dedi: ‘‘Allahım! Bir amcam kızı vardı ve onu bütün erkeklerin kadınların sevdiğinden daha çok severek onunla birlikte olmak istedim. Kız bana: ‘‘Bana yüz dinar vermezsen olmaz’‘ deyince gidip yüz dinar topladım ve gelip kendisine verdim. Tam iki bacağı arasına oturup onunla ilişkiye gireceğim sırada bana: ‘‘Ey Allah'ın kulu! Allah'tan kork ve dinin uygun görmediği bir yolla bana yaklaşma" deyince kalkıp kızı bıraktım.

 

Allahım, eğer ben bunu sırf senin rızan için ve azabından korktuğum için yaptı isem, şu kapıyı bize bir parça arala da gökyüzünü görelim.’‘ Bunun üzerine mağaranın kapısı bir miktar daha açıldı ve gökyüzünü gördüler.

 

Üçüncü adam şöyle dedi: ‘‘Allahım! Bir farak (ölçek) tahıl karşılığında bir işçi tuttum. Gece olunca ücretini vermek istedim, ancak almayı kabul etmeyerek öfkelendi. Ben onun bu farak (ölçek) ücretini çalıştırarak kendisi için çobanlarıyla beraber bir koyun ve sığır sürüsü biriktirdim. Sonra adam gelip: ‘‘Ey Allah'ın kulu! Allah'tan kork ve hakkımı ver, bana haksızlık etme’‘ deyince: ‘‘Falan sürü ve çobanlarının yanına gidip al’‘ dedim. Adam: ‘‘Allah'tan kork ve benimle alay etme’‘ deyince: ‘‘Seninle alayetmiyorum. Git ve o sürüyü çobanlarıyla al. Onlar senindir. Şayet dilersen sana sadece istediğin farak ücreti veririm’‘ dedim. (Adam sürüyü alıp gitti.) Allahım! Eğer ben bunu sırf senin rızan için ve azabından korktuğum için yaptı isem, şu kapıyı ramamen bize arala,’‘ Bunun üzerine mağaranın kapısı daha açıldı ve çıkıp yürümeye devam ettiler." 

 

[Tahric:]  Elbani: Sahih (es-Silsiletu'd-daife 6505); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/116; Buhari 2215; Müslim 2743

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Öncelikle İstenmesi Gerekenler; Din üzere Olmak, Sapmamak Ve Doğru Şeyi İstemek