MÝKATLAR
[1001] Þafii (Allah'ýn
rahmeti üzerine olsun) dedi ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Zühri'den haber verdi. O,
Salih b. Abdullah b. Ömer'den, o, babasýndan rivayet ettiðine göre, Rasulullah
(s.a.v.) þöyle buyurdu: "Medineliler, Zülhuleyfe'den telbiye getirip
ihrama girerler. Þamlýlar, el-Cuhfe'den telbiye getirip ihrama girerler.
Necidliler, Karn'dan telbiye getirip ihrama girerler." Ýbn Ömer dedi ki:
Ayrýca Rasulullah (s.a.v.)'ýn: "Yemenliler de Yelemlem'den telbiye getirip
ihrama girerler." buyurduðunu da söylerler.
[1002] Bize Malik b.
Enes, Abdullah b. Dinar'dan haber verdi. O, Ýbn Ömer'den þöyle dediðini rivayet
etti. Medinelilere, Zülhuleyfe'den, Þamlýlara Cuhfe'den, Necidlilere Karn'dan
telbiye getirip ihrama girmeleri emr olundu. Ýbn Ömer dedi ki: Ben bu üçünü
Rasulullah (s.a.v.)'tan kendim iþitim. Ayrýca bana haber verildiðine göre
Rasulullah (s.a.v.): "Yemenliler de Yelemlem'den telbiye getirip ihrama
girerler." buyurdu.
[1003] Bize Müslim, Ýbn
Cüreyc'den haberverdi. O, Nafý'den, o, Ýbn Ömer'den þöyle dediðini rivayet
etti: Mescid'de Medinelilerden bir adam ayaða kalkarak, Ey Allanýn Rasulü, bize
nereden ihrama girmemizi emredersin, dedi. O þöyle buyurdu: "Medineliler
Zülhuleyfe'den, Þamlýlar Cuhfe'den, Necidliler de Karn'dan telbiye getirip
ihrama girerler." Bana Nafi dedi ki: Ayrýca Nebi (s.a.v.)'ýn:
"Yemenliler de Yelemlem'den telbiye getirerek ihrama girerler."
buyurduðunu da söylüyorlar.
[1004] Dedi ki: Bize
Müslim b. Halid ve Said b. Salim, Ýbn Cüreyc'den þöyle dediðini haber verdiler:
Bana Ebu Zübeyr'in haber verdiðine göre o, Cabir b. Abdullana ihrama girecek
olan kimseye dair soru sorulunca dedi ki: Ben zannederim Nebi (s.a.v.)'ý kast
ederek þöyle buyurdu: "Medineliler, Zülhuleyfe'den telbiye getirip ihrama
girerler. Cuhfe'den gelen öteki yol ile maðripliler de. Iraklýlar ise Zatu
Irk'dan ihrama girerler. Necidliler de Karn'dan telbiye getirip ihrama
girerler. Yemenliler de Yelemlem'den telbiye getirip ihrama girerler."
Þafii dedi ki: Cabir b.
Abdullah, Nebi (s.a.v.)'ýn adýný vermemiþ olmakla birlikte Ömer b. el-Hattab'ý
dinlemiþ olmasý mümkündür.
[1005] Ýbn Sirin dedi
ki: Ömer b. el-Hattab'dan mürselolarak þu rivayet nakledilmiþtir: 0, meþrýk
halkýna Zatu Irk'ý mikat olarak tayin etmiþtir. Bununla birlikte Nebi
(s.a.v.)'ýn ashabýndan Ömer b. el-Hattab'dan baþkasýndan da dinlemiþ olmasý
mümkündür.
[1006] Bize Said b.
Salim haber verip dedi ki: Bize Ýbn Cüreyc haber verip dedi ki: Bana Atanýn
haber verdiðine göre, Rasulullah (s.a.v.) Medinelilere Zülhuleyfe'yi,
Maðriplilere el-Cuhfe'yi, Meþrýklýlara Zatu Irk'ý, Necidlilere Karn'ý mikat
olarak tayin etti. Yemen ahalisinden ve diðerlerinden Necid üzerinden gelenlere
Karnü'l-Menazil'i Yemenlilere de Yelemlemi tayin etti.
[1007] Bize Müslim b.
Halid ve Said b. Salim'in haber verdiðine göre Ýbn Cüreyc dedi ki: Ataya
müracaat edip dedim ki: Dediklerine göre Nebi (s.a.v.), Zatu Irk'ý mikat olarak
tespit etmemiþtir ve o gün meþrýklýlar da yokmuþ. O dedi ki: Biz böyle iþittik.
0, Zatu Irk'ý yahut el-Akik'i meþrýklýlara mikat tayin etmiþtir. (Devamla) dedi
ki: Henüz o zaman Irak yoktu, fakat meþrýk ehli deniliyordu. O ayrýca bunu Nebi
(s.a.v.)'dan baþkasýna nispet etmemekle birlikte bunu Nebi (s.a.v.)'tan
baþkasýnýn mikat tayin ettiðini de kabul etmiyordu.
[1008] Bize Müslim b.
Halid, Ýbn Cüreyc'den haber verdi. 0, Ýbn Tavus'tan o, babasýndan þöyle
dediðini rivayet etti: Rasulullah (s.a.v.) Zatu Irk'ý, mikat olarak tayin
etmemiþtir. O gün meþrýklýlar da yoktu. Ýnsanlarýn kendiler Zatu Irk'ý tespit
etmiþlerdir.
Þafii (Allah ondan razý
olsun) dedi ki: Ben de durumun ancak Tavus'un dediði gibi olduðunu sanýyorum.
Bununla birlikte Allah en iyi bilendir.
[1009] Bize Müslim b.
Halid, Ýbn Cüreyc'den haber verdi. 0, Amr b. Dinar'dan, 0, Ebu Þasadan þöyle
dediðini rivayet etti: Nebi (s.a.v.), meþrýklýlara hiçbir mikat tayin etmedi.
Ýnsanlar Karn'ýn hizasýnda Zatu Irk' ý mikat edindi.
[1010] Bize sika kiþi,
Eyyüp'ten haber verdi. Onun Ýbn Sirinden rivayet ettiðine göre Ömer b. el-
Hattab, meþrýklýlara Zatu Irk'ý mikat olarak tayin etmiþtir. Þafii dedi ki: Bu rivayet; Ömer b.
el-Hattab'tan mürselolarak da rivayet edilmiþtir. Zatu Irk ise yakýnlýk itibari
ile Karn ve Elemlem(Yelemlem) gibidir.
Þafii dedi ki: Þayet
meþrýklýlar, oradan ihrama girecek olurlarsa, Karn ve Yelemlem'e kýyas ile
onlar için geçerli olacaðýný ümit ederim. Bununla birlikte el - Akik'den ihrama
girmelerini daha çok severim.
[1011] Bize Süfyan,
Abdullah b. Tavus'tan haber verdi. O, babasýndan þöyle dediðini rivayet etti:
Rasulullah (s.a.v.); Medinelilere Zülhuleyfey'i, Þamlýlara Cuhfe'yi,
Necidliler'e Karný, Yemenlilere de Yelemlemi mikat olarak tespit etti,
Sonra Rasulullah
(s.a.v.) þöyle buyurdu: "Bu mikat yerleri, bu yerlerin ahalisi ile onlarýn
ahalisinden olmayýp hac ve umre yapmak isteyenlerden buralardan yolu geçen
herkes içindir. Aile halký mikattan Mekke'ye daha yakýn yerlerde bulunanlar
ise, Mekkelilerin yanýna gelebilmesi için bulunduðu yerden ihrama girsin.''
[1012] Bize, o sika
kiþi, Mamer'den haber verdi. O, Ýbn Tavus'tan o, babasýndan o, Ýbn Abbas'tan
(Allah ondan ve babasýndan razý olsun) O, Nebi (s.a.v.)'tan mikatlar hakkýnda
Süfyan'ýn mikatlara dair hadisin manasýna ile ayný manada rivayet etti.
[1013] Bize Said b.
Salim, el-Kasým b. Mandan haber verdi. O, Leys'ten, o Atadan, o Tavus'tan, o,
Ýbn Abbas'tan þöyle dediðini rivayet etti: Rasulullah (s.a.v.): Medinelilere
Zülhuleyfe'yi, Þamlýlara el-Cuhfe'yi, Yemenlilere Yelemlemi, Necidlilere Karný
mikat olarak tayin etti. Buralardan Mekke'ye daha yakýn olan kimseler için de
Hacca baþlayacaðý yeri mikat tayin etti.
[1014] Bize, Müslim b.
Halid, Ýbn Cüreyc'den haber verdi. Onun Atadan rivayet ettiðine göre,
Rasulullah (s.a.v.) mikat yerlerini tayin edince þöyle buyurdu:
"Kiþi -mikat
yerlerini belirterek- þuraya þuraya gelinceye kadar eþinden ve elbisesinden
yararlansýn." Dedim ki: Peki Nebi (s.a.v.)'ýn: "Ýþte þuraya ve þuraya
vardýklarý vakit telbiye getirip ihrama girerler:' buyurduðu da sana ulaþmadý
mý? O, bilmiyorum, dedi.
MÝKAT YERLERÝNE DAÝR
ETRAFLI BÝLGÝLER
[1015] Bize er-Rebi',
haber verip dedi ki: Bize Þafii haber verip dedi ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Amr
b. Dinar'dan haber verdi. O, Tavus'tan þöyle dediðini rivayet etti: Amr, asýl
söylenen kiþinin adýný vermemekle birlikte bizim kanaatimize göre, o Ýbn
Abbas'týr, dedi ki: Kiþi aile halkýnýn yanýndan ve onlarýn yanýndan aynIdýktan
sonra ve nerede dilerse, oradan ihrama girer. Fakat ihrama girmemiþ olarak mikatý
geçmez.
[1016] Bize Süfyan b.
Uyeyne, Amr b. Dinar'dan haber verdi. Onun Ebu Þisidan rivayet ettiðine göre o,
Ýbn Abbas'ýn mikatý ihramsýz olarak geçen kimseleri geri çevirdiðini görmüþtür.
Þafii dedi ki: Biz de bunu
kabul ediyoruz. Kiþi mikattan sonra hac ya da umre için ihrama girdiði takdirde
arkasýndan kendine ait mikata dönerse, o kiþi o dönüþünden itibaren ihramlýdýr.
Birisi;
- Mikatýný geçtikten
sonra baþlatmýþ olduðu bir ihramý onun için baðlayýcý kabul ettiðin halde ona
nasýl geri dönmesini emr edersin? Sen bunu Ýbn Abbas'a uyarak mý söyledin yoksa
ondan baþkasýndan gelen bir habere göre mi yoksa kýyasla mý söyledin, derse
derim ki:
- Bu her ne kadar Ýbn
Abbas'a uymak ise de aslýnda bu hususta bunun sünnet manasýnda olduðu da
bilinmektedir. Eðer;
- Bununla ayný manadaki
sünneti söyle diyecek olursa derim ki:
- Rasulullah (s.a.v.),
hac ya da um re yapmak isteyen kimselere, mikatlan tayin
ettiðinde acaba bu hac
ve umre yapmak isteyen bir kimsenin mikattan itibaren ihramlý olmakla emr
olunmuþ olup Beyte gidip tavaf edip onunla birlikte yapýlacak diðer iþleri
yaptýktan sonra ancak ihramdan çýkabileceði anlamýnda deðil midir, dedim. O;
- Evet derse ben de
derim ki;
- Peki, senin kanaatine
göre, mikat yerine varmadan önce, onun ihramsýz olabileceði kanaatinde misin,
dedim. O; - Evet deyince derim ki:
- Senin görüþüne göre,
yolculuðunun bir kýsmýnda ihramsýz kalmasýna izin verilmiþ diðer kýsmýnda da
ihramlý olmasý istendiði kanaatinde misin? O;
- Evet derse derim ki:
- Peki, ne dersin mikatý
aþtýktan sonra ihrama girse ya da ihrama girmeyip sonradan mikata dönüp oradan
ihrama girse, acaba kendisine emr olunan mikattan itibaren Beyti tavaf edip
diðer amelleri de iþledikten sonra ihramdan çýkmasý þeklinde kendisine emr
olunaný yerine getirmiþ olur mu? O;
- Evet, fakat mikattan
sonra ihrama girecek olursa, ihramýnýn gereklerini yerine getirmesi gerekir.
Bununla birlikte ihramýný mikattan baþlatmamýþ olur.
Þafii (Allah ondan razý
olsun) dedi ki: Dedim ki;
- Böyle bir kimse için
mikattan önce ihrama baþlamasý hususunda darlýk olmadýðý gibi, aile halký
arasýndan ihrama girip mikata ancak önceden ihrama girmiþ olarak gelen kimse
aleyhine de darlýk yoktur. Çünkü o mikattan itibaren tavaf yapýp hac amellerini
iþleyerek ihramdan çýkacaðý vakte kadar, emr olunduklarý ne ise hepsini yerine
getirmiþ olur. Ýþte bu böyle olduðuna göre, mikatý geçtikten sonra ihrama
giren, sonra tekrar mikat yerine dönen kiþi de mikat yerine ihramlý gelmiþ
olmasý itibari ile bununla ayný manadadýr. Çünkü bu kiþi de böylelikle tavaf
edip ihramý sebebi ile yapmamasý gerekenleri yapýncaya kadar ihramlý kalýr. Þu
kadar var ki, o kendi aleyhine olmak üzere geri dönmek sureti ile yolu uzatmýþ
olur. Bu fazlalýk onu günaha sokmadýðý gibi yüce Allanýn izni ile ayrýca bir
fidye ödemesini gerektirmez. Dese ki;
- Peki, aile halký
mikattan daha yakýn yahut da mikatta bulunanlardan olan kiþinin durumu nedir?
Derim ki;
- Bu kimsenin
yolculuðunun tamamý ihramlý olur. Aile halkýnýn bulunduðu yeri (ihramsýz)
geçecek olmasý halindeki durumu, mikatý bu þekilde geçen kimsenin durumu
gibidir. Mikatý aþan kimseye emrettiðimizin aynýsýný yapar.
[1017] Þafii (Allah
ondan razý olsun) dedi ki: Bize Müslim b. Halid ve Said b.
Salim, Ýbn Cüreyc'den
þöyle dediðini haber verdi. Bize Amr b. Dinar, Tavus'tan þöyle dediðini rivayet
etti. Dileyen evinden ihrama girer, dileyen kendi mikatýna varýncaya kadar
elbiselerini üzerinde býrakarak yararlanýr. Fakat orayý -yani kendi mikatýný -
ihramsýz aþmaz.
[1018] Bize Müslim b.
Halid ve Said b. Salim, Ýbn Cüreyc'den haber verdi.
O, Atadan þöyle dediðini
rivayet etti: Hac ve umre için mikatlar aynýdýr. Ama isteyen bunlardan önce de
ihrama girebilir, isteyen buralarda ihrama girer. Fakat buralarý ihramsýz
geçmez. Biz de bunu kabul ediyoruz.
[1019] Bize Müslim b.
Halid ve Said b. Saliný'in Ýbn Cüreyc'den haber verdiðine göre Ata dedi ki: Kim
kendi mikatýndan hac ihramýna girmekte hata ederse yahut da bunu kasten yapacak
olursa, kendi mikatýna dönüp oradan ihrama girsin. Ancak hastalýk ya da daha
baþka bir mazeret sebebi ile onu alýkoyan bir durum olmasý yahut da dönecek
olursa, haccý kaçýrmaktan korkmasý hali müstesnadýr. O takdirde dönmeyip bir
kan akýtsýn. Akýtacaðý asgari kan hacda ya da baþka yerde bir koyundur.
[1020] Bize, Müslim'in
Ýbn Cüreyc'den haber verdiðine göre, o Ataya dedi ki: Hac için kendi mikatýndan
ihrama girmekte hata eden ve haccýn oldukça yaklaþmýþ olduðunu görürken gelen
bir kiþi, senin görüþüne göre, bir kan akýtýr mý? Yoksa Harem'den çýkýp
Harem'in dýþýndan hac için ihrama girmesi mi gerekir? Ne dersin? O dedi ki:
Hayýr, neden çýksýn ki. Akýtacaðý kandan korktuðundan mý?
Þafii dedi ki: Ýþte biz
de mikatýný geçtikten sonra, ihrama giren kiþi hakkýnda, bu kanaati kabul
ediyoruz. Ona Beyti tavaf etmediði sürece mikýtýna geri dönmesini emrederiz.
Þayet Beyti tavaf etmiþ ise, dönmesini emretmeyiz. Ona bir kan akýtmasýný
emrederiz. Eðer bir mazeret sebebi ile mikatýna dönemiyor ya da kasten bunu
terk etmiþ ise, ona mikatýndan önce herhangi bir yere çýkmasýný emr etmeyerek
bir kan akýtmasýný emrederiz. Ayrýca böyle bir kimse imkaný varken kasten
dönmeyecek olursa, kötü bir iþ yapmýþ olur.
Bir kavminitoplumun
mikat yeri bir kasaba ise, ihrama girmek hususunda riayet etmekle yükümlü olduðu
asgari sýnýr, ihrama girmeden önce, o yerleþim yerinin evlerini dýþarýya
çýkarak geri býrakmamasýdýr. Daha çok sevdiðim husus ise, eðer oranýn evleri
toplu ya da daðýnýk ise Mekke'ye göre en uzak duran evi tespit ederek -kendi
þehrinin bulunduðu cihetten Mekke'ye- en uzak yerden ihrama girmesidir. Eðer
bulunduðu yer bir vadi ise, daha çok hoþuma giden, vadinin en uzak ve kendi
þehrine en yakýn Mekke'ye de en uzak yerinden ihrama girmesidir. Eðer yüksekçe
bir yer ise, bu hususta yerine getirmesi gereken asgari husus ona yüksek yer
denilebilecek bir bölgeden yahut vadiden yahut yerden ya da kasabadan ihrama
girmesidir. Ancak belli bir yer bilir ve oradan ihrama girmesi hali
müstesnadýr. Ayrýca kendi þehrine uzak yerden ihrama giren kimse için daha çok
sevdiðim Mekkeöen daha uzak olan yer (den ihrama girmesi)dir. Çünkü o böyle bir
iþi yapacak olursa, kesinlikle mikattan ihrama girmiþ olur ya da fazlasýný
yapmýþ olur. Fazlasýný yapmanýn da zararý yoktur. Eðer o kasabanýn baþka tarafa
taþýndýðýný bilirse, kasabanýn ilk yerinden ihrama girmesi, haramdýr. Ýsmi
hakkýnda kullanýldýðý yeri aþmasý halinde ya döner yahut da bir kan akýtýr.
[1021] Bize Süfyan b.
Uyeyne, Abdülkerim el-Cezeri'den þöyle dediðini haber verdi: Said b. Cübeyr,
Zatu Irk'ýn mikat yerinden ihrama girmek isteyen bir adam gördü. Onu elinden
tutup evlerin bulunduðu yerin dýþýna çýkardý, vadiyi geçti ve onunla birlikte
kabristana kadar geldi. Sonra: Ýþte ilk Zatu Irk burasýdýr, dedi.
Þafii dedi ki: Bir
kimse; bir deniz yahut bir kara yolunu mikat yerlerinin cihetinden baþka bir
taraftan takip edecek olursa, hac için bu mikat yerlerinin hizasýna düþen
yerleri tespit ederek ihrama girer. Bununla birlikte ihtiyatlý davranarak böyle
bir yerden önce ihrama girmesini daha çok severim. Eðer mikat sýnýrlarýný
aþtýktan sonra ihrama girdiðini öðrenecek olursa ihramsýz olarak mikatý aþan
kimse gibi olur, bu sebeple (mikat)döner yahut bir kan akýtýr.
[1022] Bize, er - Rebi'
haber verip dedi ki: Bize Þafii haber verip dedi ki: Bize Müslim b. Halid, Ýbn
Cüreyc'den haber verdi. O, Atadan þöyle dediðini rivayet etti: Kim mikat
yönünden baþka deniz yahut kara yolundan gelir ise, mikat yerlerinin hizasýna
geldiði takdirde ihrama girer.
Þafii (Allah ondan razý
olsun) dedi ki: Biz bunu kabul ediyoruz. Necid ahalisinden Küda ve Serat
üzerinden gelenler Karn'dan itibaren hac için ihrama girer. Burasý ise Küda
tepesine gelmeden öncedir. Burasý Necid'de Karn'dan daha yüksek ve Vadi-i
Karn'ýn üst taraflarýdýr.
Bütün bunlarýn ortak
noktasý, Atanýn þu dediði sözlerdir: Mikatlar yönünden gelmeyen bir kimse,
mikat yerlerinin hizasýna geldiði takdirde ihrama girer. Tavus'un mikatlara
dair Nebi (s.a.v.)'tan naklettiði hadis ise, mana itibari ile bunlarýn en
açýklarý ve daha baþka þeylere ihtiyaç býrakmayanlarýdýr. Çünkü bu rivayet;
mikatlarý zikrettikten sonra Nebi (s.a.v.)'nin þöyle buyurduðunu
nakletmektedir: "Buralar, buranýn ahalisi için ve buranýn ahalisinden
olmayýp hac yahut umre yapmak isteyip yolu buralara düþen herkes için
mikattýr."
Bunda açýkça þu
görülmektedir: Iraklý yahut Þamlý bir kimse, hac yahut um re yapmak isteyip de
Medine'den geçecek olursa, onun mikatý Zülhuleyfe olur. Yahut bir kimse
Medineli olmakla birlikte Yemen'den gelecek olursa, mikatý Yelemlemdir. Ayrýca
"Medineliler Zülhuleyfe'den ihrama girerler:' sözü sadece þundan
dolayýdýr: Çünkü onlar kendi þehirlerinden çýkýklarý takdirde Zulhuleyfe
onlarýn yollarýndadýr ve onlarýn üzerinden geçip uðradýklarý ilk mikat
orasýdýr.
"Þamlýlar Cuhfe'den
(ihrama girer)" sözüne gelince; onlar kendi yurtlarýndan çýktýklarý vakit
Cuhfe onlarýn yollarý üzerindedir ve onlarýn ilk uðradýklarý mikat orasýdýr,
Medine deðildir. Zülhuleyfe onlarýn yollarýnda deðildir. Özellikle yollarýný
oradan geçirmeleri hali müstesna. Ayný þekilde Necid ve Yemen ahalisi hakkýnda söyledikleri
de böyledir. Çünkü bunlarýn her biri kendi yaþadýðý diyarýn dýþýndadýr.
Dolayýsýyla ilk uðrayacaklarý mikatýn hükmü de böyledir. Bunun bir baþka
inceliði de vardýr: Yemen'in Necidinden gelenler, Karn'a uðrarlar. Onlarýn
yollarý oradan geçtiði için ayrýca Yelemlem'e gelmekle mükellef tutulmazlar.
Çünkü Yelemlem mikatý, ancak Yemen'in alçak yerlerinin ahalisi arasýndan
yollarý oradan geçenler içindir.
Þafii (Allah'ýn rahmeti
ona) dedi ki: Hadis hakkýnda benim söylediklerimden baþkasý caiz deðildir.
Elbette Allah en iyi bilendir. Eðer Medineliler nerede bulunurlarsa
bulunsunlar, hac yapmak istedikleri takdirde, Zülhuleyfe'den ihrama girmek
zorundadýr, dersek o takdirde Yemen'den Zülhuleyfe'ye gelirler. Yemenliler de
Medine'den hac etmek istedikleri takdirde Yelemleme geri dönerler. Fakat
hadisin manasý dediðim gibidir. Allah elbette en iyi bilendir. Ayrýca bu
hadiste de mevcut olan ve aklen hadisten de anlaþýlan bu olduðu gibi yine
hadisteki: "ve yolu oradan geçen herkes içindir." buyruðundan aklen
anlaþýlan da anlattýklanm gibidir.
"Hac ya da umre
yapmak isteyen kimse" buyruðu ile de buralarýn hac ya da umre yapmak
isteyip de yollarý buradan geçen kimseler için mikat olduklarý anlamýndadýr.
Fakat hac yahut umre istemeyerek buralardan geçen ve mikatý geride býrakan bir
kimse, sonradan hac yahut umre yapmak isterse, böyle bir isteðe sahip olduðu
yerden itibaren hac için ihrama girer ve burasý onun için mikat yeri olur.
Týpký hac yahut umre yapmak isteyip o yerden ihrama girerek hadarýný baþlatan o
mikat ahalisi gibi onun da mikatý orasý olur. Ýþte Rasulullah (s.a.v.)'ýn:
"Hac ya da umre yapmak isteyenlerden" buyruðu ile verdiði emrin
manasý budur. Çünkü burada sözü edilen kiþi, hac ve um re yapmak istemeyerek
mikatý geçmiþtir.
"Hac ya da umre
yapmak isteyenlerden yolu bunlara uðrayan herkes" buyruðuna gelince,
bununla ancak mikatlarý aþtýktan sonra hac ya da umre yapmak isteyen kimseler
kastedilmiþtir. Böylelikle tayin edilmiþ mikatlarý geçtikten sonra,
bulunanlardan birisi olarak hac yapmak istemiþtir. O, bu haccý, mikatýn
içerisinde bulunan kimselerden birisi olarak istemiþ olur. Çünkü Nebi
(s.a.v.)'ýn buyruðu bunu gerektirmektedir: "Kimin aile halký miktit
yerlerinden daha sonra ise Mekkelilerin yanýna gelinceye kadar baþlatacaðý
yerden (ihrama) girer." Ýþte mikadar ile ilgili söylenecek sözlerin özeti
budur.
[1023] Bize Malik,
Namlen haber verdi. Onun Ýbn Ömer(len rivayete göre o Für' denilen yerden
ihrama girmiþtir.
Þafii (Allah'ýn rahmeti
ona olsun) dedi ki: Bu bize göre - Allah elbette en iyi bilendir - kendisi için
mikat olan yerden hac ya da umre isteði olmaksýzýn geçtikten sonra el-Für' den
bunu yapma kanaati doðdu ve böylelikle oradan ihrama girdi. Yahut da el-Für'
denilen bu yere Mekke ya da bir baþka yerden gelmiþ iken ihrama girmek isteði
doðunca oradan ihrama girmiþ, Zülhuleyfe'ye dönememiþtir. Ýþte Nebi
(s.a.v.)'tan mikadara dair hadisi rivayet eden kendisi olduðu halde, böyle
yapmýþtýr. Eðer Medinelilerden birisi, hac ve umre yapma isteði olmadan
-ihtiyacý sebebi ile- Taif'e geldikten sonra, yine ayný þekilde hac ve umre
yapmak isteði olmadan oradan çýkýp nihayet Hareme yaklaþtýktan sonra hac ya da
umre için ihrama girme kanaati olursa, bulunduðu o yerden ihrama girer ve geri
dönmez.
[1024] Bize, Said b.
Salim, Ýbn Cüreyc'den haber verdi. O, Ýbn Tavus'tan, onun babasýndan rivayetine
göre, babasý dedi ki: Mekkeli bir kiþi, bir baþka bölgenin ahalisine ait
mikattan geçecek olursa, orayý ancak ihramh olarak geçebilir.
[1025] Bize Said b.
Salim'in haber verdiðine göre Ýbn Cüreyc dedi ki: Tavus dedi ki: Mekkeli bir
kimse, Mekke'ye gitmek isterken mikat yerlerinden geçecek olursa, umre
yapmadýkça Mekke'yi geride býrakmasýn.
Sonraki için týkla: