|
Müsned-i HARİS |
İMAN |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
İsra ve Mirac
21- İbn Abbas'ın rivayet
ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"İsra gecesi Beytu'l-Makdis'e götürüldüğüm zaman Mekke'de sabahladım. Tek kaldım
ve insanların beni yalanlayacağını anladım." Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem), insanlardan uzak bir yerde üzgün bir şekilde oturdu. Derken Ebu
Cehil, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelip oturdu ve alay
edercesine: "Bir şeyler mi oldu?" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Evet" deyince:
"Ne oldu?"
diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu gece
götürüldüm" buyurdu. Ebu Cehil: "Nereye?" diye sorunca:
"Beytu'l-Makdis'e (Kudüs'e)" dedi. Ebu Cehil: "Sonra da burada
sabahladın öyle mi?!" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Evet" cevabını verdi.
Ebu Cehil, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kavmini çağırdığında, anlattıklarını inkar eder
korkusuyla inanmadığını bildirmek istemedi. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Eğer kavmini çağırırsam bana anlattıklarını onlara da anlatır
mısın?" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet
(anlatırım)" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ebu Cehil: "Ey Ka'b bin
Lueyyoğulları!" diye seslenince, meclisler boşalıp yanına toplandı. Sonra
Ebu Cehil: "Bana anlattıklarını kavmine de anlat" dedi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu gece götürüldÜm" buyurdu.
Oradakiler: "Nereye götürüldün" diye sorunca: "Beytu'l-Makdis'e
götürüldüm" cevabını verdi. Onlar: "Sonra da burada, yanımızda
sabahladın öyle mi?!" deyince: "Evet" cevabını verdi.
Kimisi şaşkınlıktan
ellerini birbirine vurarak, kimisi de elini başına koyarak: "Bize oradaki
mabedin özelliklerini söyleyebilir misin?" dediler. Orada bulunanların
içinde Beytu'l-Makdis'e gidenler vardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ben oradaki mabedin özelliklerini saymaya başladım. Bazı yerleri
bana kapalı gelince, Beytu'l-Makdis önüme getirildi ve Ukayl ya da İkal'in evinin
beri tarafına konuldu. Ben de oraya bakarak, mescidi kendilerine tek tek
anlattım" buyurdu. Bunun üzerine orada bulunanlar: "Anlatımına
gelince, vallahi doğru!" dediler.
22- İbn Mes'ild'un
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Burak getirildi. Cebrail'in
arkasında ona bindi. Burak o ikisini götürdü. Bir dağa geldikleri zaman arka
ayakları yükseliyor, inecekleri zaman da ön ayakları yükseliyordu. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hayvan bizi kötü kokulu ve
dar bir yerden geçirdi. Sonra bizi geniş ve güzel kokulu bir yerden geçirdi.
Cebrail: "İlk yer cehennem yeridir, burası ise cennet yeridir" dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle anlatmaya devam etti: "Ben
namaz kılmakta olan bir adamın yanından geçtim: "Ey Cebrail! Bu
kimdir?" diye sordum. Cebrail: "Bu, kardeşin İsa'dır" dedi.
Sonra yürümeye devam
ettik. Arkamızdan bır ses işittik. Derken bir adamın yanına geldik. Adam:
"Ey Cebrail! Yanındaki kimdir?" diye sordu, Cebrail: "Bu,
kardeşin Muhammed'dir" dedi. Sonra: "Hoş geldin!" dedi ve
bereketle dua etti. Sonra da: "Ümmetin için kolaylık dile" dedi. Ben:
"Ey Cebrail! Bu kimdir?" diye sordum. Cebrail: "Bu, kardeşin
Musa'dır" dedi. Ben: "Onun bu kızgınlığı ve yüksek sesliliği
kimedir?" dedim. Cebrail: "Rabbinedir" dedi. Ben: "Rabbine
mi?" diye sordum. Cebrail: "Evet, Allah onun bu kızgınlığını
bilmektedir" dedi.
Sonra yürümeye devam
ettik. Bazı parlayan lambalar gördük. Ben: "Ey Cebrail! Bu nedir?"
diye sordum. Cebrail: "Bu, baban İbrahim'in ağacıdır, ona yaklaşır
mısın?" dedi. Ben: "Evet" dedim ve ona yaklaştık. İbrahim bizi
güzellikle karşıladı ve bereketle dua etti. Sonra Beytu' 1- Makdis'e girdik.
Peygamberlerin hayvanlarını bağladığı halkaya hayvanı bağladım. Sonra
Beytu'l-Makdis'in içine girdim ve peygamberlerle karşılaştım. Allah onlardan
kimisinin ismini söyledi, kimisini de söylemedi. O üçü; Musa, İsa ve İbrahim
hariç onlara namaz kıldırdım."
23- Alkame bin Kays, Abdullah
bin Mes'ud'dan hadisin benzerini rivayet etmiştir.
24- Abdullah bin
Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) Beytu'l-Makdis'e götürülüp aynı gece geri getirildiği zaman,
insanlara bu yolculuğunu, Beytu'l-Makdis'in özelliklerini ve yoldaki deve
kervanını anlattı. Bazıları: "Biz, Muhammed'in söylediklerine
inanmayız" dediler ve Allah da, onların boyunlarını Ebu Cehil ilı beraber
vurdu. Ebu Cehil: "Muhammed bizi zakkum ağacıyla korkutuyor. Hurma ve
tereyağı getirip zakkumlanın" dedi.
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), Deccal'i, İsa'yı, Musa'yı ve İbrahim'i rüyada değil
gözleriyle gördü. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Deccal
sorulduğunda şöyle buyurdu: "Ben onu iri cüsseli, bembeyaz biri olarak
gördüm. İki gözünden biri sağlam ve parlak bir yıldız gibiydi. Saçları, bir
ağacın dalları gibiydi. Orada İsa'yı gördüm. O, beyaz tenli, kıvırcık saçlı,
keskin bakışlı, yaratılıştan göbeksiz genç biriydi. Musa'yı da esmer ve siyah
tenli biri olarak gördüm. O, saçları gür ve yaratılışı babayiğit idi. Sonra
İbrahim'e baktım. Onun neresine baktımsa, sanki kendime baktım. Yani o, (bu)
arkadaşınız gibiydi. Cebrail: "Malik'e selam ver!" dedi. Ben de ona
selam verdim."
25- Ebu Hureyre'nin
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"İsra gecesi, yedinci kat semaya ulaştığımızda üst tarafıma baktım.
Şimşeklerin çaktığını, yıldırımların düştüğünü ve gök gürleme sesinin geldiğini
gördüm. Daha sonra karınları evler kadar büyük olan bir topluluğun yanına
geldik. Bunların karınları yılanlarla doluydu ve yılanlar dışardan da
görülüyordu. Cebrail'e: "Ey Cebrail! Bunlar kim?" diye sorduğumda:
"Bunlar faiz yiyenlerdir" dedi. Dünya semasına inip de alt tarafıma
baktığımda, toz duman içinde gürültüler işittim. Cebrail'e:
"Ey Cebrail! Bunlar
kim?" diye sorduğumda: "Bunlar şeytanlardır. İnsanların, göklerin ve
yerin hükümranlığını görüp düşünmelerine engel oluyorlar. Engelolmasalardı,
insanlar şaşılacak şeyler görürlerdi" dedi.
26- Enes'in rivayet
ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"İsra gecesinde dudakları ateşten makaslarla kesilen kişilerle
karşılaştım. "Ey Cebrail! Bunlar kim?" diye sorduğumda, bana:
"Bunlar ümmetinden, insanlara vaazlar veren kişilerdir. Kitab'ı okudukları
halde inanlara iyiliği emreder, ancak kendilerini unuturlardı. Oysa hiç
düşünmediler mi?" dedi.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: