|
Müsned-i HARİS |
İLİM |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Alim Ve İlim Tahsili
************************
Alimlerin Üstünlüğü
************************
38- Ebu Said el-Hudd'nin
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Alimin abide üstünlüğü, benim ümmetime üstünlüğüm gibidir." Zeyd
dedi ki: "Haris'ten başkaları, "Benim, aranızda seviye olarak en
düşüğünüze olan üstünlüğüm gibidir" ifadesiyle rivayet etmişlerdir."
39- Abdullah bin Amr bin
As'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
mescide girdiğinde iki halka gördü. Halkalardan biri, Aziz ve Celil olan
Allah'ı zikrediyor, O'na yöneliyordu. Diğer halka ise ilim öğreniyordu. Bunun
üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Her iki topluluk da
hayır üzeredir. Birisi, Aziz ve Celil olan Allah'ı zikrediyor, O'na yöneliyor.
Allah dilerse onlara verir, dilerse vermez. Bunlar ise hem ilim öğreniyorlar,
hem de bilmeyenlere öğretiyorlar. Ben de öğretici olarak gönderildim ve bu kimseler,
daha üstündür" buyurdu, ardından onların yanına oturdu."
************************
ilim Öğrenmek
************************
40- Ebu'r-Rudeyn'in
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Aralarında Aziz ve Celil olan Allah'ın Kitabı'nı okumak ve müzakere etmek
üzere toplanmış hiçbir topluluk yokturki, Allah'ın misafirleri olmasınlar.
Kuşkusuz onlar yerlerinden kalkıncaya ya da başka bir söze dalıncaya kadar
melekler onları (rahmet kanatlarıyla) kuşatır. Bir kul, mescidde cemaatle namaz
kılmak için evinden çıkar ve orada farz bir namazı eda ederse, Aziz ve Celil
olan Allah onun için cennete giden yolu kolaylaştırır. Kim ölmesinden korkarak
bir ilmi öğrenmek, ya da yok olmasından korkarak bir sünneti yaşatmak üzere bir
yolculuğa çıkarsa, o kimse, Allah yolunda savaşa çıkan er gibi olur. Amel de
geri kalanı, soyu ileri götürmez."
************************
Alim Kimseye, Kıyamet
Günü ilminin Sorulması
************************
41- Salim, babasından
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kuşkusuz kıyamet günü kula malının fazlalığından sorulduğu gibi, ilminin
fazlalığından da sorulacaktır."
************************
Güzel Eğitim
************************
42- Ebu Hureyre'nin
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"İlim öğretin, sert davranmayın. Çünkü muaIlim, muanniften (sert ve
hoşgörüsüz kişiden) daha hayırlıdıL"
************************
İlim Yolculuğu
************************
43- Cabir bin
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bana, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir sahabesinden bir hadis ulaştı. (Bunu öğrenmek
için) bir deve satın aldım ve bir aylık yükümü ona bağlayıp yola çıktım.
Nihayet Şam'a ulaştım. Orada Abdullah bin Üneys el-Ensarı vardı. Onun evine
gelip, 'Cabir kapıdadır' diye haber gönderdim. Gönderdiğim adam geri gelip:
"Cabir bin Abdullah mı?" diye sorunca, "Evet" dedim.
Adam, Abdullah'ın yanına
döndü. Ardından Abdullah bin Üneys dışarı çıktı ve kucaklaştık. Ben:
"Bana, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha önce işitmediğim,
zulümler konusunda bir hadisi naklettiğin haberi ulaştı'' dedim.
Abdullah şöyle dedi:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Allah Teala, kulları veya insanları -teredüt Hemmam'a aittiı-, çıplak ve
sünnetsiz olarak toplar. Onların yanında hiçbir şey yoktur. Sonra yakında olan
kimsenin işittiği gibi uzakta olan kimsenin duyacağı şekilde şöyle seslenir:
'Melik benim! Sultan benim! Cennet ehlinden hiç kimseye, cehennemliklerden
birinin zulümden ötürü ona davacı olması halinde cennete girmesi uygun
değildir. Cehennem ehlinden de hiç kimseye, cennetliklerden birinin zulümden
ötürü ona davacı olması halinde cennete girmesi uygun değildir. (Cennet veya
cehenneme girmeden önce bunlara hakları verilir.) Biz: "Bu nasılolur? Hem
de Allah'ın huzuruna çıplak ve sünnetsiz olarak çıkacağız ha! (Hakları nereden
ve nasıl verebiliriz?)" dedik. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sevaplar ve günahlarla (verilir)" buyurdu.
44- Cabir bin
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bana Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha önce işitmediğim bir hadis ulaştı ... "
Ardından yukarıdaki hadisin benzerini nakletti.
45- Yahya Ebu Hişam
ed-Dımeşki'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Medine halkından bir adam
Mısır'a geldi. Emirin korumasına: ''Emire söyle, yanıma çıksın" dedi.
Koruma görevlisi: "Biz bu ülkeye yerleştiğimizden beri, bize senden başka
bu şekilde hitap eden çıkmadı. Sadece: ''Bizim için emirden müsaade iste'
denirdi" diye itiraz edince:
"Ona git ve
kendisine falan kimse kapıda seni beklemektedir de!" dedi. Bir süre sonra
emir yanına çıktı. Ona: "Sana sadece müslümanın avret yerini gizlemekle
ilgili hadisi sormak için geldim" dedi.
************************
Hatırda Tutmak /
Hatırlamak
************************
46- İbn Ömer'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir
şeyi unutmaktan endişe ederse, onu hatırlamak için eline bir ip bağlardı."
47- Muaviye bin
Yahya'nın Temim oğullarından bir adamdan rivayet ettiğine göre Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biriniz bir şeyi unutmaktan endişe
ederse, 'Elhamdulillahi muzekkiri'n-nasi' (= Unutana hatırlatan Allah'a hamd
olsun) desin" buyurdu.
48- Ebu Nadra'dan şöyle
dediği rivayet edilmiştir: Ebu Said'e: "(Hadisleri) Bize yazdır"
dedim. O da: "Ben size yazdırmayacağım. Biz (onları) Resulullah'tan (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) nasıl öğrenmişsek, siz de bizden öyle öğrenin" dedi. Ebu
Said: "Hadisleri müzakere edin; çünkü hadis hadisi hatırlatır" derdi.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
Hadisleri Yazmak
ve Hadis Alimine Arzetmek