|
Müsned-i HARİS |
NAMAZ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Namaz Vakitleri
110- Ebu Bekr bin
Muhammed bin Amr bin Hazm'ın rivayet ettiğine göre Cebrail, güneş batıya
meyledince Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve: "Kalk,
öğle namazını kıl" dedi. Gölge, bir şeyin uzunluğu kadar olunca:
"İkindi namazını kıl" dedi. Güneş battığında, Cebrail: "Akşam
namazım kıl'' dedi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) da kıldı. Şafak
kaybolduğunda: "Yatsı namazını kıl" dedi. Tan yeri ağardığında:
"Sabah namazını kıl" dedi, o da kıldı Ertesi gün, gölge bir şeyin
uzunluğu kadar olunca: "Öğle namazım kıl'' dedi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) da kıldı. Gölge, bir şeyin iki katı olunca: "İkindi
namazını kıl" dedi, O da kıldı. Güneş battığında, Cebrail: "Akşam
namazını kıl" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kıldı. Her
taraf karanlık olduğunda "Yatsı namazını kıl" dedi, O da kıldı. Tan
yeri ağardığında: "Sabah namazını kıl" dedi, Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) da kıldı. Sonra Cebrail: "Namazlar; bu vakitler arasıdır"
dedi.
111- Urve, babasının
şöyle dediğini rivayet etmiştir: Muğire bin Şu'be, ikindi namazını
geciktirirdi. Ensar' dan bir adam: "Yazıklar olsun sana ey Muğire!
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cebrail (as) bana geldi ve
şu namazı şu vakitte, bu namazı bu vakitte kılmamı söyledi" buyurduğunu
işitmedin mi?" deyip namazları tek tek saydı. Bunun üzerine Muğire:
"Evet (işittim). Siz de şahit olun ki, bizler Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ile beraber ikindi namazını kılarken güneş hala parlak ve
berrak idi. Sonra Medine' den iki mil uzaktaki Amr bin Avf oğullarına giderdik
de, güneş hala batmamış olurdu" dedi.
112- Muhacir'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: Ömer bin el-Hattab, Ebu Musa'ya şöyle yazdı:
"Sen öğle namazını hecıre anında (güneşin kızgın olduğu gün ortasında),
ikindiyi güneş henüz canlı, parlak ve beyaz iken kıL. Akşam namazını, güneş
kaybolduğunda veya güneş battığında, yatsı namazını gecenin ilk yarısında
kızıllık kaybolduğunda kıL. Kuşkusuz sünnet budur. Sabah namazını da karanlıkta
veya alacakaranlıkta kıl ve sabah namazında kıraati uzun tut."
113- Enes'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kış
günlerinde öğle namazını kıldığı zaman gündüzün geçeni mi daha fazla yoksa
kalanı mı, bilemezdik."
114- Enes bin Malik'in
şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir adam, Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) sabah namazının vaktini sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Yarın bizimle birlikte sabah namazını kıl" buyurdu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) alacakaranlıkta bize namaz kıldırdı.
Ertesi gÜn de, ortalık aydınlandığında kıldırdı. Sonra: "Bu namazın
vaktini soran nerede?" diye sordu. Adam:
"Ey Allah'ın ResulÜ,
işte buradayım!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Dün
ve bugÜn bizimle birlikte namaz kıldın mı?" diye sorunca, adam:
"Evet" cevabını verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"İşte bu iki vakit arası, sabah namazının vaktidir" buyurdu.
115- Ebu Bekir
es-Sıddık'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullalı (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), sabah namazını etraf iyice aydınlanıncaya kadar
geciktirirdi."
116- Ebu Miclez'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Bir adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gelerek namaz vakitlerini sordu. Bunun Üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) sabah namazını alacakaranlıkta kıldı. Sonra ikindi namazım
gÜndüz kıldı. Ertesi gÜn sabah namazında beklendi. Vakti geciktirdi. Hatta,
"Acaba onu engelleyen nedir?" dendi. Sonra gelip namazı kıldı. Sonra
ikindi namazında beklendi (vakti geciktirdi). Öyle ki, "Acaba onu
engelleyen nedir?" dendi. Sonra gelip namazı kıldı. Sonra: "Soruyu
soran adam nerede?" diye sordu. Adam: "Ben buradayım" deyince,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "DÜn bize katıldın mı?"
diye sordu. Adam: "Evet' dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"BugÜn bize katıldın mı?" diye sordu. Adam yine: "Evet"
dedi. Bunun üzerine: "Bu vakitlerden hangisini ıstersen, o (senin için)
vakittir. İki vakit arası da vakittir" buyurdu.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: