Müsned-i

HARİS

CENAZELER

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Cenazenin Yıkanması, Kefen, Cenaze Namazı, Taşınması Ve Defni

 

***********************

Ölünün Yıkanması

***********************

 

264- Aişe'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Eğer biliniyorsa, ölüyü yakınları yıkar. Eğer bilinmiyorsa, onu yıkamak emin ve vera sahibi kimselere düşer."

 

 

 

***********************

Kefen

***********************

 

265- Hammad bin Seleme'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Kaysoğullarından ihtiyar bir adamın, babasından şunu rivayet ettiğini işittim:

"Kendisiyle baş edemediğimiz güçlü bir ineğimiz vardı. Derken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yaklaşıp memesini sıvazlayınca, memeleri sütle doldu. O sütten sağdı ve içti. Daha sonraları babam vefat ettiğinde, onu kefenlerken sıkı olsun diye hurma dikeni kullandım. Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç kez:

 

"Hurma dikeniyle babana eziyet etme!" buyurdu. Kefeni açıp göğsünden hurma dikenini çıkarıp attı. Sonra göğsüne doğru üfledi ki, göğsünde Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tükürüğünün izlerini gördüm."

 

 

266- Udeyse binti Uhban bin Sayfi'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

"Babam ölümüne neden olan hastalığa yakalandığında yanına vardım. Babam: "Beni çizgili entariyle kefenlemeyin!" diye vasiyette bulundu. Sonra vefat edip yıkandığında kefen istediler. "Entari nerede?" dediler. Ben de: "Babam onu çizgili entariyle kefenlemememi istedi" dedim. "Ama mutlaka gerekir" dediler.

Bunun üzerine terziye birini gönderdim. Terzide babama ait bir entari vardı. Entari getirilip giydirildi ve onunla götürüldü. Ben de kapımı kapatıp arkasından gittim. Sonra evime döndüğümde entariyi evde buldum. Onu babamı yıkayanlara göndererek: "Siz onu entarisiyle kefenlediniz, değil mi?" dedim. "Evet (öyle yaptık)" dediler. "O, bu muydu?" diye sorunca: "Evet (buydu)" dediler."

 

 

 

***********************

Cenazeyi Taşıma

***********************

 

267- Sevban'ın rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Kim bir cenazenin peşinden giderek tabutunun kenarlarından tutarsa, hepsi de büyük olmak üzere kırk günahı bağışlanır."

 

 

 

***********************

Cenaze İçin Ayağa Kalkma

***********************

 

268- Abdullah bin Amr bin As'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bir adam, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Allah'ın RasUlü, yanımızdan kafir birinin cenazesi geçirildiği zaman ayağa kalkıyoruz (doğru mu)" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet, kalkın. Çünkü siz ona değil, ruhları kabzedene ta'zim için kalkıyorsunuz" buyurdu.

 

 

 

***********************

Cenaze Namazı

***********************

 

269- Abdullah bin Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cenaze namazında son olarak dört tekbir aldı. Sonra Ebu Bekir, Fatıma'nın namazında dört tekbir aldı. Hasan, (babası) Ali'nin namazında dört tekbir aldı. Hüseyin, Hasan'ın namazında dört tekbir aldı. Ali, Yezıd bin Mükeffef'in namazında dört tekbir aldı. Abdullah, babası Ömer'in namazında dört tekbir aldı. Melekler, Adem'in (as) namazında dört tekbir aldı. İbnu'l-Hanefiyye de Taif'te İbn Abbas'ın namazında dÖrt tekbir aldı."

 

 

270- Yahya bin Abdullah bin Ebu Katade'nin babasından rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Bera bin Ma'rur'un kabri üzerinde dört tekbir getirerek cenaze namazı kıldı.

 

 

271- Ebu Umame bin Sehl'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından biri bana şunu anlattı: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), müslümanları ve onların evlerini ziyaret eder, öldüklerinde cenaze namazlarını kılardı. Ondan başka kimse cenaze namazını kıldırmazdı. Avali ehlinden bir kadının hastalığı uzamıştı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), o kadının komşuları geldiğinde onun durumunu sarardı. Komşularına, kadının ölmesi durumunda cenaze namazını kılması için kendisine haber vermelerini söyledi. Derken bir gece o kadın vefat etti. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) emrettiği gibi namazını kıldırması için onu taşıyıp musallaya getirdiler. Ancak Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uyuduğunu gördüler. Onu uykusundan uyandırmak istemediler. Bunun üzerine o kadının cenaze namazını kıldılar, taşıyıp defnettiler.

 

Sabah olduğunda, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o kadının durumunu komşularına sordu. Onlar da kadının geceleyin öldüğünü, emrettiği gibi cenaze namazını kılması için musallaya getirdiklerini ancak kendisinin uyuduğunu görünce uyandırmak istemediklerini söylediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Niçin böyle yaptınız? Kalkın!" buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), cenazeler için tutulan saf gibi onun için saf yaptı. İnsanlar, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkasında saf tuttular. Ardından o kadın için dört tekbir getirerek cenaze namazını kıldı."

 

 

 

***********************

Hayırla Anılan Kimsenin Cenaze Namazını Kılmak

***********************

 

272- Abdullah bin Ebu Katade, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir cenaze için çağrıldığı zaman onun nasıl birisi olduğunu sorardı. Eğer hakkında hayırlı şeyler söylenip övülürse, kalkıp namazını kılardı. Eğer bunun dışında şeyler söylenirse: "Onunla siz ilgilenin" buyurur ve namazını kılmazdı."

 

 

 

***********************

Günahkarların Cenaze Namazı

***********************

 

273- Ebu Ümame'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hayber savaşında: "Kim zayıf ve zor durumda ya da devesi inatçı ise geri dönsün" buyurdu ve bir münadinin böyle seslenmesini emretti. Bunun üzerine zayıf ve zor durumda olanlar geri döndü. Ancak topluluktaki birisi geri dönmedi. Adam, geceleyin siyah bir devenin üzerinde yürüyordu. Deve onu yere attı ve kaçtı. Adamın boynu kırıldı.

 

Onu alıp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına getirdiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Arkadaşınıza ne oldu?" diye sordu. Onlar: "Onun durumu böyle böyleydi" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Bilal, sen insanlara, zayıf ve devesi inatçı olanların geri dönmesini söylemedin mi?" dedi. Bilal: "Evet" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adamın üzerine cenaze namazı kılmaktan kaçındı."

 

 

 

***********************

Cenaze Kabre Konulduğunda Ne Denir?

***********************

 

274- Osman bin Şimas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kardeşimin oğlu Semure bin Cündüb dedi ki: Semure'nin yürümeye başlamış bir oğlu öldü. Derken ağlama sesi işitti ve: "Bu ağlama niçin?" diye sordu. "Oğlun için" dediler. Semure onları ağlamaktan menetti ve hemen bir leğen veya büyük bir kap istedi. Ellerini yıkadı, sonra onu önünde kefenledi. Sonra bir azatlısına şu talimatı verdi:

 

"Ey falan, onu kabrine götür ve kabre indirdiğinde: Allah'ın adıyla ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünneti üzere defnediyorum. Bismillah ve ala milleti Rasulillah (Allah'ın adıyla ve Resulullah'ın dini üzere) de. Sonra baş ve ayak bağlarını çöz ve: 'Allah'ım! Bizi sevabından mahrum eyleme ve onun ardından dalalete düşürme!' diye dua et!"

 

 

275- Ebu's-Sıddık'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Enes, ölüyü Kabre indirdiğinde şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Toprağı onun böğürlerinden uzak tut ve mezarını ona ferah (geniş) eyle!"

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Kabir

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir