Müsned-i

HARİS

ORUÇ

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Orucun Fazileti

 

342- Ebu Ümame'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gazve için hazırlık yapınca, yanına gidip: "Ey Allah'ın Resulü, şehid olmam için Allah'a dua et!" dedim. -Hişam'ın rivayet ettiği hadisin benzerini nakletti.- Derken selamet içinde ganimet elde ederek gefi döndük. Bundan sonra ona dördüncü kez geldim ve: "Ey Allah'ın Resulü, Allah'ın beni kendisinden faydalandıracağı bir amel emret" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Oruç tut. Oruç gibisi yoktur" buyurdu.

 

Bundan sonra ne Ebu Ümame'nin, ne hanımının ve ne de hizmetçilerinin oruçsuz olduğu görüldü. Gündüz vakti Ebu Ümame'nin evinde duman tüttüğü görülünce, yanlarına bir misafirin geldiğini bilirlerdi. Ebu Ümame dedi ki: "Bir süre sonra tekrar Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gittim ve: "Ey Allah'ın Resulü, bana bir şeyemrettin. Allah'ın beni ondan faydalandırmış olmasını dilerim. Bana, Allah'ın beni kendisiyle faydalandıracağı başka bir amel emret" dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bil ki, Allah için yapuğın her secdede, Allah dereceni yükseltir ve bir günahını siler" buyurdu.

 

 

343- Ebu Ümame'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gazve için hazırlık yapınca, yanına gidip: "Ey Allah'ın Rasulü, şehid olmam için Allah'a dua et!" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'ım! Onları selametle ve ganimetle geri döndür" diye dua etti ve selamet içinde ganimet elde ederek geri döndük.

 

Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ikinci bir gazve için hazırlık yapınca, yanına gidip: "Ey Allah'ın Rasulü, şehid olmam için Allah'a dua et!" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'ım! Onları selametle ve ganimetle geri döndür" diye dua etti ve selamet içinde ganimet elde ederek geri döndük.

 

Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üçüncü bir gazve için hazırlık yapınca, yanına gidip: "Ey Allah'ın Rasulü, daha önce iki defa gelip şehid olmam için Allah'a dua etmeni istedim. Sen, sağ-salim ve ganimetle dönmemiz için dua ettin. Biz de sağ-salim ve ganimetle döndük. Ey Allah'ın Rasulü, şehid olmam için Allah'a dua et!" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

 

"Allah'ım! Onları selametle ve ganimetle geri döndür" diye dua etti ve selamet içinde ganimet elde ederek geri döndük. Sonra Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gidip: "Ey Allah'ın Rasulü, bana faydalanabileceğim bir aınıel emret" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Oruç tut. Oruç gibisi yoktur" buyurdu.

 

Bundan sonra ne Ebu Ümame'nin, ne hanımının ve ne de hizmetçilerinin oruçsuz olduğu görüldü. Gündüz vakti Ebu Ümame'nin evinde duman tüttüğü görülünce, yanlarına bir misafirin geldiğini biliderdi.

 

Ebu Ümame dedi ki: "Allah'ın dilediği kadar bir süre böyle devam ettim, sonra Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: "Ey Allah'ın Rasulü, oruç tutmamızı emrettin. Allah'ın bu orucumuzu bereketli kılmış olmasını dilerim. Ey Allah'ın Rasulü, bana başka bir amel emret" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bil ki, Allah için yaptığın her secdede, Allah dereceni yükseltir ve bir günahını siler" buyurdu.

 

 

344- Said bin Zeyd bin Amr bin Nüfeyl'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Usame bin Zeyd'e yönelerek şöyle buyurduğunu işittim: "Usame! Cennet yoluna gir. Sakın bu yola girmekte tereddüt etme!" Usame: "Ey Allah'ın RasUlü, bu yolu en hızlı biçimde almanın çaresi nedir?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

 

"Öğlen sıcaklarında susuzluk çekmek ve nefsi kadınlardan alınan hazzdan uzak tutmaktır. Usame, oruç tut! Çünkü oruç, Aziz ve Celil olan Allah'a yaklaştırır. Allah katında oruçlunun ağız kokusundan daha hoş bir koku yoktur. O yemeyi, içmeyi sırf Allah için terk etmiştir. Bu sebeple eğer ölümün, sana karnın aç ve ciğerin susuzken gelmesini sağlayabileceksen, bunu yap. Çünkü sen böylece ahirette yüksek makamlar elde eder, peygamberlerle birlikte olursun. Ruhun onların yanına gidince, bundan sevinç duyarlar. Seçkinler sana dua ederler.

 

Ey Usame! Sakın hiçbir aç canlıya dokunma. Sonra kıyamet günü seni Allah'a dava eder. Etlerini eriten, yakıcı rüzgarlarda ciltlerini yakan, ciğerlerini susuz bırakan, ta ki (halsizlikten) gözleri buğulanan kulların bedduasından sakın. İstersen onlara bir bak. Meleklerin onlarla birlikte yürüdüğünü görürsün. Depremler ve fitneler onların hatırı için savılır." Sonra ağladı, ağlaması arttı. Sonra şöyle buyurdu:

 

"Yazıklar olsun şu ümmete! Rabbine itaat edenler, onlardan neler çekiyorlar. Onları sırf Allah'a itaat ettikleri için nasıl da öldürüyorlar, nasıl da yalanlıyorlar." Ömer bin el-Hattab: "Ey Allah'ın Resulü! İnsanlar o gün İslam üzere mi olacaklar?" diye sordu. "Evet" buyurdu. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: "O halde ne için savaşacaklar?" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cevaben şöyle buyurdu:

 

"Ey Ömer! İnsanlar asıl yolu bırakıp hayvanlara bindiler. En yumuşak elbiseleri giydiler. Hizmetçileri İranlıların evlatları, onlar için kadının kocasına süslendiği gibi süslenmektedirler. Allah dostları konuştuğu zaman üzerlerinde aba, belleri bükük ve susuzluktan mahvolmuş bir halde (konuşurlar). Onlardan biri konuştuğu zaman yalan söyler ve ona: "Sen Şeytan'ın ortağısın. Dalaletin başısın. Allah'ın nimetlerini ve helal rızıklarını haram kılıyorsun. Allah'ın kitabını doğru okumuyorsun" der. Böylece Allah dostlarını küçük düşürürler.

 

Şunu bil ki Usame! Kıyamet günü insanların Allah'a en yakını, hiç kuşkusuz dünyada iken sıkıntısı, susuzluğu ve açlığı uzun süren kimse olacaktır. Bunlar gizli salihlerdir. Göründüklerinde onlara yakınlık gösterilmez. Kaybolduklarında aranmazlar. Onları ancak yeryüzünün toprakları tanır. Sema ehli arasında tanınır ama yeryüzü halkına gizli kalırlar. Melekler onları sarar, insanlar müreffeh hayat yaşarken onların refahı açlık ve susuzlukla olur. İnsanlar yumuşak elbise giyerlerken onlar kaba elbise giyerler. İnsanlar döşeklerde yatarlarken onlar su kenarları ve binekler üzel'ini döşek edinirler. İnsanlar gülerken onlar ağlarlar.

 

Ey Usame! Allah onlara hem dünyada, hem de ahirette darlık vermez. Onlara cennet vardır. Keşke onları görebilseydin Usame! Onlar ahirette sevineceklerdir (yani onlar için müjde vardır). Yeryüzü onlara karşı merhametli ve Cebbar (Allah) onlardan razıdır.

İnsanlar, peygamberlerin edeplerini ve ahlaklarını terk ederlerken onlar korudular. Asıl rağbet sahibi, onlar gibi Allah'a yönelendir. Zarar eden ise onlara ters düşendir. Yeryüzü onları kaybedince ağlar. Allah, onlar gibi insanlardan mahrum olan her beldeye gazap eder, ey Usame! Eğer bir şehirde onları görürsen bil ki, onlar o beldenin emniyetidirler. Allah, onların aralarında bulunduğu bir kavme azap etmez. Sen de onları kendine vesile edin. Belki onlar sayesinde kurtuluşa erersin. Sakın onların hallerinden uzaklaşma. Sonra ayağın kayar da ateşe düşersin.

 

Onlar Allah'ın kendilerine helal kıldıklarını haram kıldılar. Asıl fazileti ahirette aradılar. Muktedir oldukları halde yemeyi içmeyi terk ettiler. Köpekler'in leşin başına üşüştükleri gibi onlar dünyaya üşüşmediler. İnsanlar dünyayla meşgul olurlarken onlar kendilerini Allah'a İtaatle meşgul ettiler. Yamalı kumaş giydiler, kırıntı ekmek yediler. Onları üst başları dağınık ve toz toprak içinde görürsün. İnsanlar onların hasta olduklarını sanır ama onlar hasta değildir. İnsanlar onların akılları başlarından gitmiş sanır ama akılları başlarındadır. Fakat onlar dünyadan akıllarını alıp gidenlere kalpleriyle bakarlar. Onlar dünyada dünya ehli arasında akıllarını kaybetmiş olarak yürürler. Usame, onlar, insanlar akıllarını yitirince akletmişlerdir. Ahirette sevineceklerdir (Onlara müjde vardır)."

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Oruç Tutulması Yasaklanan Günler

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir