|
Müsned-i HARİS |
Vasiyetler |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Vasiyetler
*********************
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Vasiyeti
*********************
462- Abdullah bin
Samİt'in rivayet ettiğine göre Ebu Zerr şöyle dedi: "Dostum (Resulullah)
bana yedi şeyi; (dünyalık olarak) kendimden daha aşağı seviyede olanlara bakıp
benden daha iyi durumda olanlara bakmamamı, fakirleri sevip onlara yakın
olmamı, acı da olsa doğruyu söylememi, hiç kimseden asla bir şey istemememi,
bana sırtlarını dönseler bile akrabayla ilişkiyi kesmememi, Allah yolunda
kınayanın kınamasından korkmamamı ve 'La havle ve la kuvvete illa billah'
sözünü çok söylememi tavsiye etti."
463- Ebu Zerr'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Sevdiğim (as), bana şu beş şeyi; fakirlere
merhamet edip onlarla oturmayı, (dünyalık işlerde) kendimden daha iyi durumda
olanlara değil daha aşağı seviyede olanlara bakmamı, bana sırtlarını dönseler
bile akrabayla ilişkiyi kesmememi ve 'La havle ve la kuvvete illa billah'
sözünü söylememi emretti."
*********************
Huzeyfe'nin Vasiyeti
*********************
464- Ebu Mes'ud'un
azatlısı Halid bin Sa'd'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ebu Mes'ud, hasta
döşeğinde yatan Huzeyfe'nin yanına girdi. Ebu Mes'ud, onu kendine yaslayarak:
"Bize vasiyet et" dedi. O da: "Asıl dalalet, daha evvel çirkin
gördüğünü hoş görmen, hoş gördüğünü çirkin görmendir. Sakın Allah'ın dini
hakkında kıvırma (renk değiştirme)" dedi.
*********************
Kays bin Asım'ın
Vasiyeti
*********************
465- Kays bin Asım
el-Minkarı'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: ''Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanına gittim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni
gördüğünde: ''Bu, bedevilerin efendisidir" buyurdu. Ona selam verdim,
ardından: ''Ey Allah'ın Rasulü! Kendisiyle kalabalık olan çoluk-çocuğumu
geçindirdiğim ve her gelen misafire hizmet ve ikram edecek kadar olan mal
miktarı, yani benim üzerimde yükümlülük ve sorumluluk bırakmayan mal
hangisidir?" diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu:
"Sayısı kırk olan
mal ne güzeldir! Bunun en fazlası, altmış tane olanıdır. Yüzlercesine sahip
olana yazıklar olsun! Yüzlercesine sahip olana yazıklar olsun! Ancak darlıkta
da bollukta da malında Allah'ın hakkını (zekatı) veren, erkeğini üzerine salan,
sütü bolalanı hibe eden, binek olarak ödünç veren, malının değerlisini veren,
semizini boğazlayan, kanaatkar dilenciye de dilenmeyen fakire de yediren bunun
dışındadır." Ben: "Ey Allah'ın Rasulü! Bunlar ne değerli ahlaki
erdemlerdir ve ne güzeldir! Ancak korkarım ki, develerimin çokluğundan benim
bulunduğum vadiye(başkası) sığmaz" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem):
"Sen menıha
(devenin sütü ve yavrusunu başkasına vermek) konusunda ne yapıyorsun?"
diye sordu. "Develer sabahtan çıkıyor. İnsanlar da çıkıyorlar. Kim hangi
devenin başından tutmuşsa, onu alıp gidiyor" dedim. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Ey Kays! Kendi malını mı daha çok seversin, yoksa
elinin altında sorumlu olduğun kimselerin malını mı?" diye sordu.
"Elbette kendi malımı" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Senin malından yalnız yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya
verip gönderdiğin sana aittir. Geri kalanı ise mirasçılarınındır" buyurdu.
"Ey Allah'ın Rasulü! -Madem öyle, vallahi eğer malım kalırsa, pahalısından
az bırakacağım" dedim. Hasan dedi ki: "Allah rahmet eylesin! Öyle de
yaptı."
Kays'ın ölüm vakti
gelince, oğullarını toplayıp onlara şöyle dedi: "Evlatlarım! Beni iyi
dinleyin! Daha sonra böyle bir nasihat işitemeyeceksiniz. Ben öldüğümde en
büyüğünüzü lider edinin. Sakın en küçüğünüzü lider edinmeyin, aksi halde
insanların diline düşersiniz. Malınızı iyi değerlendirin. Malın iyi
değerlendirilmesi ve bulunması, cömert kişi için bir zarurettir. Ne kadar
olursa olsun cimriden de istenmesi ağırdır.
Dilenmekten sakının. Bir
insan başkalarından isteyince, mutlaka kazancından kaybeder. Kefenimi, namaz
kılıp oruç tuttuğum elbiseden yapın. Sakın arkamdan feryat etmeyin. Çünkü ben,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu yasakladığını işittim. Beni,
kimsenin bilmediği bir yere defnedin. Çünkü benimle Bekr bin Vail arasında
cahiliye zamanında cinayet ve yaralamalar olmuştu. Kabrimi kazıp cesedime bir zarar
vermeleri karşısında sizlerin de buna karşılık dininizi (ve dünyanızı
mahvedecek) fiillerde bulunmanızdan endişe ediyorum." Hasan dedi ki:
"O, çocuklarına hem yaşarken ve hem de ölürken nasihatta bulundu."
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: