Müsned-i

HARİS

Nikah

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Nikah, Kadın, Talak, Lian Ve Zihar

 

*************************

Müslüman Olan Kimsenin Dört Hanımdan Fazlasından Ayrılması

*************************

 

471- İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gaylan bin Seleme, nikahı altında on kadın olduğu halde müslüman oldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona, dört hanımını seçmesini ve diğerlerinden ayrılmasını emretti. Safvan bin Ümeyye de, nikahı altında sekiz kadın olduğu halde müslüman oldu, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona da, dört hanımını seçmesini ve diğerlerinden ayrılmasını emretti."

 

 

 

*************************

Mut'a Nikahının Yasak Oluşu

*************************

 

472- Abdullah bin Said el-Makberı'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Evlenme, boşanma, iddet ve miras mut'a nikahını yok etmiştir."

 

 

473- İbn Ebi Müleyke'nin rivayet ettiğine göre, Aişe'ye mut'a nikahı ile ilgili soru sorulduğunda şöyle derdi: "Benimle onlar arasında Allah'ın Kitabı var. Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur: "Onlar ki, ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar." (Mü'minun, 5-6) Her kim Aziz ve Celil olan Allah'ın kendisine bahşettiği hanımdan veya cariyeden başkasının peşine düşerse, haddi aşmış olur."

 

 

 

*************************

Süt Emzİrme

*************************

 

474- Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Emzirme hakkını ne ile ödeyebilirim?" diye sorulduğunda, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Köle ve cariye ile" karşılığını verdi.

 

 

475- Kesır bin Abdullah bin Amr bin Avf, babası yoluyla dedesinden rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müzeyne kabilesinin kadınlarım süt anneleri olarak tercih edin, çünkü onlar güvenilir kimselerdir. "

 

 

 

*************************

Evlenmeye Teşvik

*************************

 

476- Ebu Necıh es-Sülemi'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Kimin evlenmeye gücü yeter de evlenmezse bizden değildir."

 

 

477- Hasan'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bir grup toplanıp, "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımlarına haber göndersek de onlara Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ibadetlerini sorsak" dediler. Onlara haber gönderince, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımları: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hem (nafile) namaz kılar, hem uyur, hem (nafile) oruç tutar, hem tutmaz ve kadınlarla evlenirdi" dediler.

 

Bunun üzerine o kişiler: "Kuşkusuz Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geçmiş ve gelecek bütün günahları bağışlanmıştır" dediler. İçlerinden biri: "Geceleri sürekli ibadet edeceğim ve uyumayacağım" dedi. Diğeri: "Her gün oruç tutacağım, oruçsuz gün geçirmeyeceğim" dedi. Üçüncüsü de:

 

"Kadınları terk edeceğim, onlarla birlikte olmayacağım. Çünkü kadın, insanı meşgul etmektedir" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu durumdan haberdar olunca insanlara hitap etti, şöyle buyurdu:

 

"Bazı kimselere ne oluyor da, peygamberlerinin durumunu araştırıyor ve kendilerine anlatıldığında da ondan yüz çeviriyorlar?! Biri, "Geceleri sürekli ibadet edeceğim ve uyumayacağım" derken, bir diğeri:

 

"Her gün oruç tutacağım, oruçsuz gün geçirmeyeceğim" diyor. Öteki de: "Kadınları terk edeceğim, onlarla birlikte olmayacağım" diyor ... " Ardından Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Oysa ben bazen uyurum, bazen gece namaz kılar, bazen oruç tutar, bazen tutmam ve kadınlarla da beraber olurum. Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir."

 

 

 

*************************

Nikahta İstişare

*************************

 

478- Nuaym bin en-Nehham diye bilinen ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'Salih' diye isimlendirdiği İbrahim bin Salih'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Abdullah bin Ömer, (babası) Ömer bin Hattab'a: "Bana Salih'in kızını iste" deyince, Ömer ona: "Onun bakmakla yükümlü olduğu yetimleri var. Onlar varken kızlarını bize vermez" dedi. Bunun üzerine Abdullah, kızı istemesi için amcası Zeyd bin Hattab'a gitti. Zeyd, Salih'e gidip:

 

"Abdullah bin Ömer, kızını istemek üzere beni sana gönderdi" dedi. Salih: "Yetimlerim var. Onlar varken size verecek değilim. Sizi de şahit tutuyorum ki, kızımı falancaya nikahladım" cevabını verdi.

 

Ancak kızın annesinin gönlü, Abdullah bin Ömer'den yanaydı. Kızın annesi Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldi ve ona: "Ey Allah'ın Rasulü, Abdullah bin Ömer kızımı istedi. Ancak babası, kızıma danışmadan onu himayesinde olan bir yetime nikahladı" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), birini gönderip Salih'i çağırttı. "Kendisiyle istişare etmeden mi kızını nikahladın?" diye sorunca, Salih: "Evet" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki defa: "Kendisiyle ilgili konularda bakire olan kızlarla istişare edin" buyurdu. Salih: "İbn Ömer kızıma mehir vereceği için hanımım böyle yaptı. İbn Ömer'in takdir edeceği miktarda mehri, ona malımdan ben veriyorum" dedi.

 

 

 

******************

Mehir

******************

 

479- Ebu Hadred'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir kadının mehri konusunda yardım istemek üzere Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne kadar mehir verdin?" diye sorunca, "İki yüz dirhem" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer (gümüşleri) Bathan vadisinden (su alır gibi) avuçluyor olsaydınız, (mehri) bu kadar arttırmazdınız" buyurdu.

 

 

480- Ebu Said el-Hudri'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle - uyurdu: "Şahit huzurunda gerçekleştirdikten sonra, kişinin az olsun ,!-ok olsun (mehir olarak) dilediği miktar malı ile evlenmesinde hiçbır akınca yoktur."

 

481- Bize Şerik bin Abdullah, önceki hadisin benzerini rivayet etti.

 

 

 

******************

En Kolayı Tercih Etmek

******************

 

482- Enes'in rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir konuda iki durum söz konusu olduğunda, bunlardan Aziz ve Celil olan Allah'a en sevimli olanı, mutlakadaha kolayolanıdır,"

 

 

 

******************

Nikahın İlan Edilmesi

******************

 

483- Ebu Said el-Hudri'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), nikahın ilan edilmesini severdi. Ebu Abdullah dedi ki: "Yani duyurulmasını."

 

 

 

******************

Saliha Kadın

******************

 

484- İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyururdu: "Beli kıran üç şey vardır: İçeri girip de çıkmak bilmeyen fakirlik, kocası kendisine güvendiği halde eşine ihanet eden kadın ve Allah'ın gazabını kazanıp insanları razı eden idareci! Bilin ki, mümin kadının iyiliği, yetmiş sıddıkın iyiliği gibidir. Facir kadının fücuru da, bin facirin fücuru gibidir,"

 

 

 

******************

Hanımlara İyi Bakmak

******************

 

485- Ebu Bekr bin Muhammed bin Hazm'ın rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kadınlar oyuncaklar gibidir. Kim bir oyuncak edinirse ona en güzel şekilde baksın veya onu güzel görsün."

 

 

 

******************

Cinsel Hayat

******************

 

486- Sa'd bin Mes'ud el-Kindı'nin rivayet ettiğine göre Osman bin Maz'un, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: "Ey Allah'ın Rasulü! Ben hanımımın avret mahalline bakmaktan hoşlanmıyorum, o da benim avret mahallimi görmüyor" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Niçin? Kuşkusuz Allah, seni ona bir örtü yaptığı gibi onu da sana bir örtü yapmıştır. Ben, hanımlarımın avret mahallini gördüğüm gibi onlar da benimkini görürler" buyurdu. Osman: "Kim Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadar adil olabilir ki?" dedi ve dönüp gitti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kuşkusuz İbn Maz'un, haya sahibi ve tesettüre önem veren biridir" buyurdu.

 

 

 

******************

Kadınlarla Dübürden ilişki Kurmak

******************

 

487- İmran bin Husayn'ın rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kadınlarla dübürlerinden ilişki kurmak, size haramdır."

 

 

488- Semure bin Cündüb'ün şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), kadınlarla dübürlerinden ilişki kurmayı yasakladı." Hasan bin Ebu'l-Hasan: "Bu tür bir fiili, ancak ahmak ve facir kimseler yapar" dedi.

 

 

 

******************

Kadının Hakkı

******************

 

489- Mikdam bin Ma'dikecib'in rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hutbe vermek için ayağa kalktı, Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah Teala, size kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyor. Allah, size kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyor. Allah, size kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyor. Allah, annelerinize, kızlarınıza, kızkardeşlerinize, halalarınıza, teyzelerinize iyi davranmanızı tavsiye ediyor. Kuşkusuz kilise ehline mensup bir kimse, kendisinden hayır geleceğini bilmediği bir kadınla evlenir de, karı-koca ikisi de yaşlanıp ölünceye kadar birbirlerinden yüz çevirmezler."

 

Ebu Seleme dedi ki: "Bu hadisi el-A'la bin Süfyan el-Cassanı'ye naklettiğimde şöyle dedi: "Bana ulaştığına göre, Allah'ın Kur'an'da açıklamadığı kötü fiillerden biri de, kişinin bir kadınla evlenmesi, kadının yaşının ilerleyip güç ve takatinin düşmesiyle tereddüt etmeden onu boşamasıdır. "

 

 

490- Bir adamın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Semure bin Cündüb'ün, Basra camisindeki minberde hutbe verirken şöyle dediğini işittim: "Rasülullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Kuşkusuz kadın, eğri eğe kemiği gibidir. Düzeltmeye kalkarsan kırılır. Geçinmek için onu bu haliyle kabul et!"

 

 

 

******************

Kocarun, Harumı Üzerindeki Hakkı

******************

 

491- Fatıma binti Kays'ın rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir grup kadının yanından geçerken: "Selam üzerinize olsun ey kendilerine verilen nimete nankörlük yapanlar!" buyurdu. Fatıma dedi ki: Ben: "Allah'ın nimetine nankörlük etmekten Allah'a sığınırız" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden biri öfkelendiğinde, kocasına: "Zaten senden hiç hayır görmedim" diyor (demiyor mu?)."

 

 

492- Ensar' dan bir adamın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Muaz, Yemen'den döndüğünde: "Ey Allah'ın Rasulü, ben orada birbirlerine secde eden bir topluluk gördüm. Biz de sana secde etmeyelim mi?" diye sordu. Rasülullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir kimsenin diğerine secde etmesini emredecek olsaydım, kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim" buyurdu.

 

A'meş dedi ki: "Bu hadisi İbrahim'e zikrettiğimde şöyle dedi: "Eskiler şöyle derdi: Eğer kadın, cüzzam hastalığından dolayı eşinin akan burnunu yalasa bile, onun hakkını yerine getirmiş olamaz."

 

 

493- Enes bin Malik'in rivayet ettiğine göre, bir adam cihada gitmişti.

Hanımı evin üst katında, hanımının babası ise alt katta idi. Adam, hanımına evden çıkmamasını emretmişti. Derken kadının babası hastalandı. Kadın, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) birini göndererek durumu bildirdi ve babasına bakmak için izin istedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Allah'tan kork ve kocana itaat et" diye haber gönderdi.

 

Bir süre sonra kadının babası öldü. Kadın, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) izin istedi ve durumu bildirdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tekrar: "Allah'tan kork ve kocana itaat et" diye haber gönderdi. Ardından Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evinden çıkıp kadının babasının cenaze namazını kıldı ve kadına: "Şüphesiz Allah, kocana itaat etmenden dolayı babanın günahlarını bağışlamıştır" buyurdu.

 

 

 

******************

"İsrailoğulları ve Havva Olmasaydı" Sözü

******************

 

494- Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Ebu'l-Kasım (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İsrailoğulları olmasaydı (yiyecek saklama adetini çıkarmasalardı) etler kokmaz, yiyecekler bozulmazdı. Havva olmasaydı, hiçbir kadın kocasına ihanet etmezdi."

 

 

 

******************

Kıskançlık

******************

 

495- Muhammed'inşöyle dediği rivayet edilmiştir: "Sınır boylarında görev yapan bir kişi Ömer'e geldi, ok torbasını açtığında içinden şunlar yazan bir kağıt düştü:

"Ebu Hafs'a (Ömer'e) bizden elçi gönderin, Canımız ona feda olsun; söyleyin, sınır boylarında iken Kadınlarımızdan uzak olduğumuzu bilsin.

 

Beni Sa'd bin Bekr, Eslem, Cüheyne ve Gıfar kabilelerinden kadınların, Süleym kabilesinden Ca'de'nin eziyetlerine Ve tartaklamalarına maruz kaldığını bilsin. Asil bir toplulukta kadınların bağlanıp Kendilerine eziyet edildiği görülmemiştir, bilsin!"

 

Bunun üzerine Ömer: "Bana Ca'de bin Süleym'i çağırın!" dedi.

Geldiğinde onunla konuştu. Ca'de suçunu itiraf etti. Ömer de ona yüz kırbaç vurdu ve kocası evde bulunmayan kadınların evine girilmesini yasakladı."

 

 

 

******************

Hayız Müddeti Geçinceye Kadar Kadını Beklemek

******************

 

496- Enes'in rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Safiyye'yi (azat edip) aldığında hayız müddeti geçinceye kadar ona yaklaşmadı. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu müminlerin annesi olarak mı alıyorsun yoksa cariye olarak mı?" diye sorulunca: "Müminlerin annesi olarak" buyurdu. Derim ki:

"Enes, Sahih'te geçtiğine göre şöyle der: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Safiyye'yi azat etti ve onun azad oluşunu mehir saydı."

 

 

 

******************

Üç Şeyin Şakası da Ciddidir

******************

 

497- Ubade bin Samit'in rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Üç şeyde oyun olmaz: Talak / boşama, evlilik ve köle azad etme. Kim bunlardan birini telaffuz ederse gereği yerine gelmiş olur (ve ondan dönüş olmaz)."

 

 

 

 

******************

Boşanma

******************

 

498- Ebu Rezın'in rivayet ettiğine göre bir adam, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Allah'ın, "Boşama iki defadır. .. " (Bakara, 229) buyurduğunu işittim. Peki, üçüncüsü nerede?" diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ayetin devamını okudu: "Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güy zellikle bırakmaktır." (Bakara, 229)

 

 

 

******************

Zıharın Keffareti

******************

 

499- Ebu Yezıd el-Medeni'nin rivayet ettiğine göre, Bem Beyada kabilesinden bir kadın, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir vesk (60 sa') ya da yarım vesk ağırlığında arpa gönderdi. -Tereddüt eden, ravi Eyyub'dur- Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) da bunu hanımıyla zıhar yapan birisine verdi ve ona: "Bununla tasaddukta bulun. Kuşkusuz bir sa' arpa, yarım sa' buğdayın yerine geçer" buyurdu.

 

 

 

******************

Lian

******************

 

500- İmran bin Ebu Enes'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Abdullah bin Cafer'in şöyle dediğini işittim: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), -Uveymir bin Haris diye bilinen- el-Aclanı ile hanımı arasında lian yemini yaptırdı. Lian, kadının hamile kaldığı çocuk ile ilgili idi."

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

HADLER VE DİYETLER: Had Gerektiren Bir Suç İşleyip Sonra Tevbe Eden

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir