|
Müsned-i HARİS |
TIB |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Yıldızlara Bakmak
(Müneccimlik)
558- Abdullah bin Avf
bin el-Ahmer'in şöyle dediği irvayet edilmiştir: Müsafir bin Avf bin el-Ahmer,
Enbar'dan Nehrevan'a dönmekte olan Ali bin Ebu Talib'e: "Ey müminlerin
emiri! Bu vakitte yola koyulma. Günün üç saati geçtikten sonra yola çık"
dedi. Ali, ona: "Niçin?" diye sorunca, Müsafir: "Çünkü sen şu
anda yola koyulacak olursan, sana ve arkadaşlarına çok büyük bir bela ve ağır
bir sıkıntı isabet eder. Eğer benim söylediğim saatte yola koyulacak olursan,
muzaffer olursun, üstün gelirsin ve istediğini elde edersin" dedi. Ali:
"Muhammed'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) hiçbir müneccimi (yıldız falcısı) yoktu. Ondan
sonra bizim de yıldız falcımız olmayacaktır. Atımın karnında ne var, biliyor
musun?" diye sordu. Müsafir: "Düşünürsem bulurum" dedi. Ali:
"Kim bu sözü tasdik ederse, Kur'an'ı yalanlamış olur. Çünkü Aziz ve Celil
olan Allah şöyle buyurur: "Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz
yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse
yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz
Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar alandır." (Lokman,
34) Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem), senin bildiğini iddia ettiğin şeyin
ilim olduğunu söylemedi. Sen, bu vakitte yola çıkan kimsenin başına kötü şeyler
geleceğini mi iddia ediyorsun?" dedi. Müsafir: "Evet" deyince,
Ali: "Kim bu konuda senin söylediklerini doğru kabul ederse, o kimsenin
Allah'tan başka bir ortak ya da O'na zıt bir varlığı ilah edinenler gibi
olmayacağından emin değilim. Allah'ım, uğur varsa eğer, sadece senin uğurundur.
Senin hayrından başka hayır ve senden başka ilah yoktur. Biz, senin sözlerini
yalanlıyoruz, sana muhalefet ediyoruz ve gitmeyin dediğin saatte yola
koyuluyoruz. Daha sonra diğer insanlara yönelerek şunları söyledi: "Ey
insanlar! Sakın yıldızlara dair kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu
bulabileceğiniz kadarından fazlasını öğrenmeye kalkışmayın. Şüphesiz ki
müneccim (yıldız falcısı), kafir gibidir. Kafir ise cehennemdedir. Allah'a
yemin ederim ki, eğer senin yıldızlara baktığına ve onlardan çıkardığın
sonuçlar gereğince amel ettiğine dair bir bilgi bana ulaşacak olursa, sen
hayatta kaldığın ve ben hayatta kaldığım sürece ebediyyen seni hapiste
bırakacağım ve ben, müminlerin emiri olarak kaldığım sürece sana verilmesi
gereken bağışlardan seni mahrum edeceğim" dedi.
Daha sonra Müsafir bin
Avf'ın çıkmamasını emrettiği saatte yola koyuldu. Nehrevan'a gelip Haricıleri
öldürdü. Ardından şöyle dedi:
"Eğer biz, onun
bize emretmiş olduğu saatte yola koyulmuş ve zafer kazanıp, üstünlük sağlamış
olsaydık, bazı kimseler: "Müneccimin onlara emretmiş olduğu saatte yola
çıktılar. (Onun için zafer kazandılar)" diyecekti. Muhammed'in (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) hiçbir müneccimi yoktu. Ondan sonra bizim de olmayacaktır.
Allah bize Kisra'nın, Kayser'in yurtlarını ve diğer ülkeleri fethetmeyi nasip
etti. Ey insanlar! Allah'a tevekkül edin ve O'na güvenin. Çünkü O, başkalarına
ihtiyaç bırakmaz."
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: