|
Müsned-i HARİS |
MEGAZİ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Huneyn Gazvesi
694- Ebu Abdurrahman
el-Pihrı'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), Huneyn'de savaş yapacağı sırada, çok sıcak bir günde bir
ağacın altında konuşma yaptı. Güneş batıya kayınca, Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) geldim ve: "es-SeHımu aleyke ya Rasulallah ve
rahmetullahi ve berakatuh (Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine
olsun ey Allah'ın Rasulü). Yola çıkma vakti geldi" dedim. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), hızlıca kalktı. Sanki gölgesi, bir kuş gölgesi
gibi (küçük ve ince) idi. Bilal'i çağırdı. Bilal: "Buyur, emrin başım
üstüne! Canım sana feda olsun" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem):
"Bana atımı
eğerle" buyurdu. Bilal hemen her iki tarafı liften olan, kibir ve
gösterişten uzak bir eğer çıkardı ve atı eğerledi. Akşam ve gece düşmanın
karşısında savaş düzeni saf tuttuk. Müslüman ve müşrik atlılar karşı karşıya
gelince, Allah'ın da buyurduğu gibi müslümanlar ardım dönüp kaçtı. Bunun
üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ensar topluluğu! Ben
Allah'ın kulu ve Resulüyüm, bana gelin! Ben Allah'ın kulu ve rasulüyüm. Ey
Ensar topluluğu! Ben Allah'ın kulu ve Resulüyüm" diye seslendi. Ardından
bir avuç toprak alıp müşriklerin yüzüne serpti. Bana, Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) en yakın olan birinin söylediğine göre, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu yüzler kararsın!" buyurdu.
Sonrasında Allah, müşrikleri yenilgiye uğrattı.
Ravi der ki: Huneyn'e
katılan müşriklerin çocukları, babalarından bana şöyle naklettiler: "O gün
içimizden ağzı, yüzü ve gözleri toprak dolmayan kimse kalmadı. Gökle yer
arasında demir kazanlar üzerine düşen satırların çıkardığı sesler gibi (çınlayan)
sesler işittik."
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: