|
Müsned-i HARİS |
Zühd |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Zühd
******************
Orta Yolu İzlemek
******************
1043- Ebu Kılabe'nin
rivayet ettiğine göre, Esma er-Rahabi, Rebeze'de bulunan Ebu Zerr'in yanına girdi.
Ebu Zerr'in yanında siyah tenli, üstü başı dağınık, süs ve koku namına bir
şeyolmayan hanımı vardı. Ebu Zerr şöyle dedi: "Bu siyah kadının benden ne
istediğini görüyor musunuz? Irak'a gitmemi istiyor! Irak'a gidecek olsam,
Iraklılar dünyalıklarıyla yanıma gelecekler. Oysa dostum (Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana, cehennemin üzerindeki köprüden önce kaygan
ve inişli bir yolun bulunduğunu ve öylesi bir yolda yükümüzün ağır olmaması
gerektiğini söyledi. Bu tür bir yolda sırtımızda ağır bir yük değil, hafif bir
yük varsa kurtuluşa daha yakın oluruz."
******************
Dünyaya Bağlanmak
******************
1044- Abdullah bin
Mes'ud'un rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Kendinizi çiftçiliğe vermeyin, aksi halde dünyaya
bağlanırsınız." Sonra Abdullah şöyle dedi: "Oysa şimdi Rezan'da bir
evimiz, Medine'de bir evimiz bulunuyor!"
1045- Abdullah'ın şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Siyahi bir köle, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) katılmıştı. (Suffe ehli arasında yaşayan bu köle) bir süre sonra
öldüğünde, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haber verildi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bakın, geriye bir şey bırakmış mı?"
diye sorunca: "İki dinar bıraktı" dediler. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Bundan dolayı (ahirette) iki defa dağlanacaktır"
buyurdu.
******************
Dünyalıkların
Gelmesinden Hoşlanmamak
******************
1046- İbn Abbas'ın şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Bir gün Ömer beni çağırdı. Baktığımda önünde
bir sergi, serginin üzerinde de saman gibi etrafa saçılmış altınlar gördüm.
Ömer: "Gel de kavmin arasında bunu bölüştür. Allah bilir ya, O, bunu
(altını) Peygamberinden ve Ebu Bekir' den esirgedi, bana verdi. Acaba benim
için hayır mı, şer mi murad etti?" dedi.
Dağıtmaya başladığımda
bir ağlama sesi işittim. Baktığımda Ömer'in ağladığını gördüm. Ömer, ağlarken:
"Hayır! Muhammed'i hak ile gönderen Allah'a yemin olsun ki, o bunu
Peygamber'inden ve Ebu Bekir' den onlar için şer dilediğinden esirgeyip de bana
hayır dilediğinden vermedi" diyordu.
******************
Dünya
******************
1047- Ebu Cuhayfe'nin
şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Dünyanın berraklığı gitmiş, yalnız
bulanıklığı kalmıştır. Bugün her müslüman için ölüm, bir armağandır."
******************
Niyeti Dünya ya da
Ahiret Olanlar
******************
1048- Enes bin Malik'in
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kimin niyeti ahiret ise, Allah onun dağınık işlerini düzene koyar ve
dünya ona burnu sürtülmüş olarak gelir. Kimin de niyeti dünya (ve arzular) ise,
Allah fakirliği onun gözlerinin orta yerine yerleştirir ve işlerini dağıtır.
Dünyadan da ancak kendisi için yazılanı elde eder."
******************
Dünya ve Ahiret İçin
Çalışmak
******************
1049- Abdullah bin
el-Ayraz'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Reml'de bedevi Araplardan
yaşlı biriyle karşılaştım. Ona: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ashabından kimseye yetiştin mi?" diye sordum. "Evet"
dedi. "Kime?" diye sorunca: "Abdullah bin Amr bin el-As'a"
dedi. Ben: "Peki, ondan ne duydun?" diye sordum, şöyle dedi:
"Onun, "Sonsuza dek yaşayacakmışsın gibi dünyan için çalış, yarın
ölecekmişsin gibi ahiretin için hazırlan" dediğini duydum."
******************
Şöhret
******************
1050- Enes bin Malik'in
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Her kim, şöhret amacıyla bir elbise giyer veya bir binit edinirse, dostu
olsa bile Allah ondan yüz çevirir."
******************
Riya
******************
1051- Urve'nin şöyle
dediği rivayet edilmiştir: Abdullah bin Ömer'e: "Ey Ebu Abdurrahman! Biz
hüküm veren imamın yanına giriyor, verdiği hükmün haksızlık olduğunu gördüğümüz
halde 'Allah muvaffak etsin' diye dua ediyoruz. Bizden birinin onu övdüğünü de
görüyoruz üstelik" dedim. Bunun üzerine Abdullah: "Allah Rasulü'nün
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı olan bizler, bunu nifak kabul ederdik. Siz
bunu ne kabul ediyorsunuz bilmiyorum" dedi.
1052- Ebu Hind
ed-Darıyye'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Bir kimse, kardeşi için gösteriş olsun diye bir işe
kalkıştı ğı zaman, Allah kıyamet gününde onu ifşa ve teşhir eder."
******************
İnsanoğlunun Gözünü
Ancak Toprak Doyurur
******************
1053- Enes'in rivayet
ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Ademoğlunun iki vadi dolusu malı olsa, üçüncü bir vadinin daha olması
için uğraşır. İnsanoğlunun içini (gözünü) topraktan başkası doldurmaz. Allah,
tevbe edenlerin tevbesini kabul eder."
******************
Mal Biriktirip Cimrilik
Yapmak
******************
1054- Abdullah bin Amr
bin As'ın rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
cehennemliklerden bahsederken şöyle buyurdu: "Cehennem ahalisi, her
kibirli, kaba, kendini beğenmiş ve mal biriktirip cimrilik yapan
kimsedir."
******************
Arzuların Peşinden
Gitmek
******************
1055- Ukbe bin Amir'in
rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Rabbiniz, arzularının peşinden gitmeyen genci sever."
******************
Dünyada Daha Aşağıda
Olanlara Bakmak
******************
1056- Ebu Hureyre'nin rivayet
ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Allah'ın size ihsan ettiği nimetleri değersiz görmemeniz için (bu konuda
sizden daha üstte olanlara değil) sizden daha aşağıda olanlara bakın."
******************
Bir Şeyi Allah İçin Terk
Etmek
******************
1057- Beytullah
taraflarına sıkça yolculuk eden Ebu Katade ve Ebu'd-Dehma'nın şöyle dedikleri
rivayet edilmiştir: "Çöl halkından bir adamın yanına geldik. Bedevı dedi
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elimden tutup bana, Allah'ın
O'na (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğrettiklerinden öğretmeye başladı. Ondan
öğrenip bellediklerimden biri şu sözüdür: "Allah'tan sakınarak her neyi
terk edersen, mutlaka Allah sana ondan daha hayırlısını verir."
******************
Kendisine Değer
Verilmeyenler
******************
1058- Ebu Zerr'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
birlikte mescidde iken, birdenbire bana: "Bana, mecisdde bulunan en zengin
adamı bul!" buyurunca, çevresindeki insanlarla konuşan, üzerinde güzel bir
elbise bulunan bir adam gördüm ve: "İşte bu!" dedim. Sonra bana:
"Mescidde bulunan en fakir adamı bul!" buyurdu. Üzerinde eski bir
giysi bulunan bir adam gördüm ve: "İşte bu!" dedim. Bunun üzerine
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu (fakir) kişi, kıyamet günü
Allah katında şu (zengin) kişiden dünya dolusu kadarından daha hayırlı
olacaktır" buyurdu.
1059- Salim bin
Ebu'l-Ca'd'ın rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Şüphesiz ümmetimden öyleleri vardır ki, sizden birinizin
kapısına durup bir dinar istese ev sahibi vermez veya bir dirhem istese vermez
ya da bir kuruş istese yine vermez. Allah'tan dünyayı istese, Allah ona vermez.
Bunu vermemesinin tek sebebi ona olan lütfudur. Ancak eğer Allah'tan cenneti
istese verir. Allah adına (bir şeyolacak diye) yemin etse, Allah onun yeminini
boşa çıkarmaz."
1060- Enes'in rivayet
ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Cennet ahalisinin kimlerden oluştuğunu size söyleyeyim mi? Onlar zayıf ve
güçsüz görülen kimselerdir ki, bunlardan biri Allah adına yemin edecek olsa,
Allah onun bu yeminini boşa çıkarmaz."
******************
Başkasını Kendine Tercih
Etmek
******************
1061- Abdullah bin
Muğaffel el-Müzenı'nin rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Kimin iki gömleği varsa, onlardan birini giysin ya da birini
tasadduk etsin" buyurdu.
******************
İyi ve Kötü Şekilde Anma
******************
1062- Ebu Said
el-Hudrı'nin rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Aziz ve Celil olan Allah, bir kuldan razı olursa, ona
yapmadığı halde yedi iyilik sevabı verir. Eğer bir kuldan nefret ederse, ona
yapmadığı halde yedi kötülük sevabı yazar."
******************
Kişi, Sevdiğiyle
Beraberdir
******************
1063- Cabir bin
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir adam, Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Ey Allah'ın Rasulü, kıyamet ne
zaman kopacak?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Onun için ne hazırladın?" karşılığını verince, adam: "Ey
Allah'ın Rasulü, vallahi ben amel konusunda zayıfım. Ancak Allah ve Rasulü'nü
seviyorum" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sen, sevdiğinle beraber olacaksın" buyurdu.
1064- Abdullah bin
es-Samİt'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ebu Zerr: "Ey Allah'ın
Rasulü, bir topluluğu seven ancak onlar gibi amellerde bulunamayan kişi
hakkında ne dersin?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ey Ebu Zerr! Sen sevdiğinle birlikte olacaksın" buyurdu.
******************
Allah İçin Birbirlerini
Sevenler
******************
1065- Ebu Müslim
el-Havlani'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Humus mescidine
girdiğimde, içeride Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından
otuza yakın kişi gördüm. Hepsi de yaşını başını almıştı, ancak içlerinde sürme
gözlü ve bembeyaz dişli bir genç vardı. Sessizce oturuyor, konuşmuyordu. Oradakiler
bir konuda tartışıp da anlaşamadıkları zaman dönÜp bu gence soruyorlardı.
Yanımda oturana: "Bu kim'?" diye sorduğumda:
"Muaz bin
Cebel" dedi. İçimde ona karşı bir sevgi oluştu. Oradakiler dağılana kadar da
yanlarında kaldım. Ertesi gün sabah erkenden mescide geldiğimde Muaz bin
Cebel'in bir sütuna doğru namaza durduğunu gördüm. Namaz kıldım, sonra giysime
sarınıp oturdum. Ben sustum, onunla konuşmadım. O da sessizce oturup benimle
konuşmadı.
Bir süre karşılıklı
konuşmadan öylece oturduk. Sonra ona: "Vallahi seni seviyorum" dedim.
"Beni ne için seviyorsun'?" diye sorunca: "Allah için
seviyorum" karşılığını verdim. Bunun üzerine yakamdan tutup kendine doğru
çekti ve şöyle dedi: "Eğer bu dediğinde samimi isen sana müjdeler olsun!
Çünkü Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah için
birbirlerini sevenler (kıyamet gününde) nurdan tahtlar üzerinde oturacak,
peygamberler ile şehitler bile onlara gıp ta edecektir" buyurduğunu
işittim."
Oradan çıktığımda Ubade
bin es-Samit ile karşılaştım. Ona: "Ey Ebu' I-Velid! Birbirlerini Allah
için sevenler hakkında Muaz bin Cebel'in rivayet ettiği hadisi sana da
söyleyeyim" dediğimde, Ubade:
"Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Rabbinden naklettiği bu hadisi ben sana rivayet
edeyim" karşılığını verip şöyle devam etti: "Allah: "Benim için
birbirini sevenler sevgimi hak eder. Benim için birbirini ziyaret edenler
sevgimi hak eder. Benim için birbirlerine yardım edenler sevgimi hak eder.
Benim için birbirlerine nasihat edenler sevgimi hak eder" buyurur."
1066- Şehr bin Havşeb'in
şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Aramızda Eş' arı kabilesinden bir grup
vardı. İçlerinde, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte olmuş,
onunla birlikte güzel sahnelere şahit olmuş biri vardı. Sanırım ona 'Malik'
veya 'İbn Malik' deniyordu. O adam bize geldi ve: "Size, bir şeyler
öğretmek ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdığı
gibi namaz kıldırmak için geldim" dedi. Bunun üzerine hemen onun etrafında
toplandık. O, büyük bir leğen istedi. Sonra küçük bir kap istedi ve ondan su
almaya başladı. Ellerine döktü, yıkadı. Sonra: "Şimdi herkes abdest
alsın" dedi. Sonra onlara tam ve hafif bir namaz kıldırm. Namazı
bitirdiğinde şöyle dedi: "Ben, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurduğunu işittim: "Allah'ın kulları arasında peygamber ya da
şehidlerden olmayan ancak peygamberler ve şehitlerin, Allah katındaki
konumlarından dolayı kendilerine imrendiği bir takım kimseler biliyorum."
Bunun üzerine topluluktan bir bedevı-ki biz, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ile birlikte iken bir bedevınin soru sormasından hoşlanırdık. Çünkü
onlar, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) soru sormaya cesaret
gösterirken, biz buna cüret edemezdik-: "Ey Allah'ın Rasulü, onları bize
açıkla! Kim onlar?" diye sordu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yüzünün aydınlandığını gördük. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Onlar, çeşitli kabilelerden birbirlerini Allah rızası için
sevenlerdir.
Vallahi, onların yüzleri
nurdur ve kendileri nur üzerindedir. İnsanlar korktuğu zaman onlar korkmaz,
insanlar Üzüldüğünde onlar üzülmezler."
******************
Selefin Hayatı
******************
1067- Ümmü Seleme'nin
şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), dolgusu hurma lifi olan döşek ve yastıklarda uyudu. Kalktığında lif,
cildinde iz bırakmıştı. Onu görünce ağladım. Bana: "Ümmü Seleme! Neden
ağlıyorsun?" diye sordu. "Gördüğüm şu izlere ağlıyorum" deyince:
"Ağlama. Allah'a yemin ederim ki, eğer dağların benimle birlikte
yürümesini dileseydim, mutlaka yürürlerdi" buyurdu.
1068- Ebu'l-Bahterı,
Absoğullarından birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Selman ile
birlikte idim. Dicle'ye geldi ve: "Ey Absoğullarının kardeşi! Aşağı in ve
su iç" dedi. Ben de inip su içtim. Sonra: "Ey Absoğullarının kardeşi!
Aşağı in ve su iç" dedi. Ben de inip su içtim. Sonra: "içtiğin su,
Dicle'den ne kadar eksiltti?" diye sorunca: "içtiğimin, Dicle'den
herhangi bir şey eksilttiğini sanmıyorum" dedim. Selman:
"işte ilim de
böyledir. Sana fayda verecek olan ilmi öğren" dedi.
Ardından Allah'ın
müslümanlara fetih nasip ettiği Kısra'nın hazinelerinden bahsetti. Selman şöyle
dedi: "Bunu size veren, onu size emanet eden ve bunu size gönderen,
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayatta iken hazinelerini saklı
tutmuştu. Onlar sabaha erdiklerinde yanlarında ne bir dinar, ne bir dirhem, ne
de bir müd yiyecek olmazdı. Öyleyse ey Abs oğullarının kardeşi bu
niçindir?" Sonra Selman, hasadın havaya savrulduğu bir harman yerinden
geçerken şöyle dedi: "Bunu size veren, onu size emanet eden ve bunu size
gönderen, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayatta iken hazinelerini
saklı tutmuştu. Onlar sabaha erdiklerinde yanlarında ne bir dinar, ne bir
dirhem, ne de bir müd yiyecek olmazdı. O halde bu ne içindir?"
1069- Ebu Hazim'in şöyle
dediği rivayet edilmiştir: Urve bin Zübeyr, Aişe için bir yemek hazırladı.
Aişe, bir kase indirirken bir kaseyi kaldırıyordu. Ardından ağlayarak yüzünü
duvara doğru döndü. Urve, ona: "Yemeğimizin tadını bozdun" dedi.
Aişe: "Sevdiğim (Resulullah), aç olarak dünyadan ayrılırken nasıl
ağlamayayım? Vallahi, bazen üç ay geçerdi de, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) hiçbir evinde ateş yakılmazdı" dedi. Urve: "Peki nasıl
yaşıyordunuz?" diye sorunca, Aişe şöyle dedi:
"Bizim, Ensar'dan
bazı komşularımız vardı. Ne güzel komşulardı onlar! Bize süt ve arpa verirlerdi
de, biz de onları birbirine kattıktan sonra dövüp ufalardık." Urve, Ebu
Hazim'e: "Sen buna şaşırıyorsun! Oysa Muhammed'i hak ile gönderen Allah'a
yemin ederim ki, Aziz ve Celil olan Allah, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ruhunu alıncaya kadar o, kalburı elek görmedi" dedi.
1070- Ebu'n-Nadr'ın şöyle
dediği rivayet edilmiştir: Aişe: "(Babam) Ebu Bekir bize, bir koyun budu
hediye etmişti. Ben ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), evin
karanlığında onu parçalamaya başladık" dedi. Ebu'n-Nadr dedi ki: Aişe'ye:
"Kandiliniz yok muydu?" diye sorduğumda: "Eğer kandile koyacak
yağımız olsaydı, onu yerdik" dedi.
1071- Muaviye bin
Kurre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Babam:
"Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte tek yiyeceğimiz, iki siyah gıda
olacak şekilde uzun bir süre geçirdik" dedi. Ardından: "İki siyah
gıdanın ne olduğunu biliyor musun?" diye sordu. "Hayır"
karşılığını verdiğimde: "Hurma ile su" dedi.
1072- Abdullah bin Amir
bin Rebia, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi bir seriyye ile gönderdi. Yanımızda Amr bin
Süraka da vardı. Yumuşak karınlı ve uzun boylu bir adamdı. Bir süre sonra
acıktı ve beli büküldü. Yürüyemez hale geldi. Derken üzerimize yıkıldı. Yassı
bir taş parçası alıp karnına bağladık. Sonra beline destek verdik de bizimle
yürümeye başladı. Bir süre sonra bir Arap kabilesine geldik. Bizi misafir
ettiler. Amr bizimle yürümeye devam etti. Dedi ki: "Sanırdım ki, ayaklar
karnı taşıyor. Meğer karın ayakları taşıyormuş."
******************
Ölümü Hatırlamak
******************
1073- İmran bin
Husayn'ın rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Müminlerin hangisi daha akıllıdır?" diye sordu. Ashab: "Allah
ve Rasulü daha iyi bilir" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Müminlerin en akıllısı, ölümü en fazla hatırlayan ve ona en iyi
hazırlık yapandır" buyurdu.
1074- Zeyd bin Ali,
babasından rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"İnsanların hangisi daha akıllıdır?" diye sordu. (Hadisi nakleden Ali
dedi ki:) "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dedim. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İnsanların en akıllısı, ölümü en fazla
hatırlayan ve ona en iyi hazırlık yapandır" buyurdu.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: