MUÐNݒL-MUHTAC

NAMAZI TERK EDEN

 

FARZ-I AYN OLAN NAMAZLARý KILMAYAN [TERK EDEN] KÝMSENÝN HÜKMÜ

 

Bu bölümde aslen farz-ý ayn olan namazlarý kýlmayý; inkar ederek veya baþka türlü terk eden kimsenin hükmü ele alýnacaktýr.

 

Ýmam Gazali [el-Veciz'de] bu bölümü "cenazeler" bahsinden sonra ele almýþ, bir grup alim ise ezan konusundan önce zikretmiþlerdir. Müzeni ve alimlerin çoðunluðu ise burada ele almýþlardýr. Rafii "bu konunun buraya daha uygun olduðu söylenebilir" demiþtir.

 

Kiþi namazýn farz olduðunu inkar ederek onu kýlmazsa kafir olur.

Tembellikten dolayý kýlmazsa had cezasý olarak öldürülür.

 

Doðru olan görüþe göre yalnýzca bir namazý zaruret vaktinin dýþýna çýkardýðýnda öldürülür. Bu durumda kiþinin tövbe etmesi istenir daha sonra boynu vurulur.

 

[Zayýf] bir görüþe göre namaz kýlýncaya yahut ölünceye kadar demirle dövülür.

 

Bu kiþi öldüðünde cenazesi yýkanýr, namazý kýlýnýr, Müslüman mezarlýðýna gömülür, kabri dümdüz býrakýlmaz.

 

1. NAMAZIN FARZÝYETÝNÝ ÝNKAR EDEN KÝÞÝNÝN DURUMU

2. TEMBELLÝK VB. SEBEPLERLE NAMAZ KILMAYAN KÝÞÝNÝN DURUMU

 

1. NAMAZIN FARZÝYETÝNÝ ÝNKAR EDEN KÝÞÝNÝN DURUMU

 

Mükellef bir kimse dinen bilinen namazlarý - ki bu özellik beþ vakit namaza uymaktadýr - farz olduðunu inkar ederek kýlmazsa, yani farz olduðu bildikten sonra bunu inkar ederse, yalnýzca inkar etmekle kafir olur. Kafir olmasý için ayrýca terk etmesine gerek yoktur.

 

Nevevi bunu yalnýzca taksim için zikretmiþtir. Çünkü kiþi namazýn farz olduðunu inkar ettiði halde namaz kýlmýþ olsa, bu durum onun kafir olmasýný gerektirir; çünkü dinden olduðu zorunlu olarak bilinen bir þeyi inkar etmiþtir.

 

Nevevi yalnýzca inkar etmeyi zikretmekle yetinse daha uygun olurdu. Çünkü inkar etmek Allah'ý ve resulünü yalanlamak olduðundan kiþi bununla kafir olur.

 

Maverdý bu konuda icma bulunduðunu söylemiþtir.

 

Bu, üzerinde icma gerçekleþmiþ ve dinden olduðu zorunlu olarak bilinen bütün konularda geçerlidir. Ýleride mürtedin [dinden dönen ve kafir olan] kiþinin hükümleri gelecektir.

 

Þayet yeni Müslüman olan kiþi veya onunla ayný durumda olan örneðin deli olarak buluð çaðýna ulaþan sonra aklý baþýna gelen kiþi veya alimlerin bulunduðu bölgeden uzakta yetiþen kiþi namazýn hükmünü bilmediðinden vb. sebeplerle farziyetini inkar ederse o kiþi mürted olmaz. Kendisine namazýn farz olduðu öðretilir. Þayet inkarýna dönerse mürted olur.

 

 

2. TEMBELLÝK VB. SEBEPLERLE NAMAZ KILMAYAN KÝÞÝNÝN DURUMU

 

A. NAMAZ KILMAYAN KÝÞÝNÝN ÖLDÜRÜLMESÝ

B. NAMAZ KILMAYAN KÝMSENÝN TÖVBE ETMESÝNÝN ÝSTENMESÝ

C. ÖLÜM CEZASININ UYGULANMA ÞEKLÝ

D. NAMAZ KILMADlÐI ÝÇÝN ÖLDÜRÜLEN KÝÞÝYE UYGULANACAK HÜKÜMLER

 

A. NAMAZ KILMAYAN KÝÞÝNÝN ÖLDÜRÜLMESÝ

 

1. Kiþi tembellik, önemsememe vb. sebeplerle namazý terk ederse inkarcýlýðýndan dolayý deðil de had cezasý olarak kýlýçla öldürülür. (Bunun "had cezasý" olmasý söz konusu hükmün fertler tarafýndan deðil kamu otoritesi tarafýndan uygulanabileceðini gösterir. Yani sadece devlet cezayý uygular)

 

[*] - Bunun delili Buhari ve Müslim'de yer alan þu hadistir: Ýnsanlar Allah'tan baþka ilah olmadýðýna ve Muhammed'in Allah'ýn elçisi olduðuna þahitlik edinceye, namaz kýlýp zekat verinceye kadar onlarla savaþmam emredildi. Bunu yaptýklarýnda Ýslam'ýn hakký dýþýnda can ve mallarým benden korumuþ olurlar. Hesaplarýný görmek ise Allah'a aittir.(Buhari, Ýman, 25; Müslim, iman, 128)

 

[*] - Ebu Davud'da yer alan bir hadis ise þöyledir: Beþ vakit namazý Allah kullarýna farz kýlmýþtýr. Bunlarý yerine getiren kiþi için Allah nezdinde onu cennete koyacaðýna dair bir söz vardýr. Bunu yerine getirmeyen kimse için Allah'ýn herhangi bir sözü yoktur; dilerse onu affeder, dilerse azap eder. (Ebu Davud, Salat, 1420; Nesai, Salat, 460)

 

Kiþi namazý inkar ettiðinde Allah'ýn cennete girmesini dilediði þahýslar kapsamýna girmemiþ olur.

 

[*] - Müslim'de yer alan þu hadise gelince; Kiþi ile kafir olmak arasýnda namazý terk etmek vardýr. (Müslim, Ýman, 243)

 

Bu hadiste kastedilen "inkar ederek terk etmek"tir. Yahut da burada bir tehdit söz konusudur. Yahut da bununla kastedilen "katir olmanýn gerektirdiði öldürülme" dir. Bu yorumlarla [birbiri ile çeliþir görünen] deliller bir noktada buluþturulmuþ olmaktadýr.

 

Þeyh Ebu Hamid'in tek görüþ olarak naklettiðine göre namaz için abdest almayan kimse de öldürülür. Buna namazýn diðer rükün ve þartlarý da kýyas edilir. Bu, görüþ ayrýlýðýnýn söz konusu olmadýðý rükün ve þartlarla veya çok zayýf karþý görüþlerin bulunduðu görüþ ayrýlýðýyla ilgilidir.

 

Kaffal'in fetvalarýnda þöyle denilmektedir: Abdest alacak su ve teyemmüm yapacak toprak bulamayan kimse namazý kasten terk etse veya Þafil mezhebine mensup birisi cinselorganýna dokunsa veya bir kadýna dokunsa veya abdest alýrken niyet etmese ve bu þekildeki abdestle kasten namaz kýlsa öldürülmez. Çünkü bu þekilde namaz kýlmanýn caiz olup olmadýðý konusunda [mezhepler arasýnda] görüþ ayrýlýðý vardýr.

 

2. [Kasten namazý terk eden kiþi kaç tane namaz kýlmadýðýnda öldürülür? Bu konuda mezhep içinde görüþ ayrýlýðý vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Doðru görüþe göre - yukarýda geçen rivayetlerin zahiri esas alýnarak- yalnýzca bir namazý terk eden kimsenin öldürülmesi gerekir. Burada -zaruret vakti bulunan namazlarda, yani diðer namazia cem edilebilen namazlarda- kiþinin namazý zaruret vaktinin dýþýna çýkarmýþ olmasý þarttýr.

 

Buna göre;

 

> Kiþi öðle namazýný terk etmesi sebebiyle akþam güneþ batmadýkça öldürülmesine hükmedilemez.

 

> Akþam namazýný terk etmesi sebebiyle fecr-i sadýk doðmadýkça öldürülmesine hükmedilemez.

> Sabah namazýný terk etmesi sebebiyle güneþin doðuþu ile öldürülmesine hükmedilir.

> Ýkindi namazýný terk etmesi sebebiyle güneþin batýþýyla öldürülmesine hükmedilir.

> Yatsý namazýný terk etmesi sebebiyle fecr-i sadýkýn doðuþu ile öldürülmesine hükmedilir.

 

3. Namazýn vakti daraldýðýnda kiþiye namaz kýlmasý söylenir, vaktinde kýlmazsa öldürüleceðine dair tehditte bulunulur. Buna raðmen ýsrar eder ve namazý vaktinin dýþýna çýkartýrsa öldürülmeyi hak eder.

 

Er-Ravda'da yer alan "kiþi namaz kýlamayacak kadar dar bir vakit kalýncaya dek namazý kýlmazsa öldürülür" þeklindeki ifade -daha sonra gelen ifadesinden anlaþýldýðýna göre- "öldürme hazýrlýklarýna baþlanýr" anlamýnda yorumlanýr.

 

Þu þekilde ileri sürülen görüþe gelince; Kiþi namaz kýlmadýðýnda öldürülmez, - oruç tutmama, zekat vermeme, hacca gitmeme suçlarýný iþleyenlere yapýldýðý gibi - kendisine tazir cezasý uygulanýr ve namaz kýlýncaya kadar hapsedilir. Bunun bir baþka delili de þu hadistir:

 

> Bir müslümanýn kaný ancak þu üç þeyin biri ile helal olur: Evlendikten sonra zina eden kiþi, bir baþkasýný öldürmesi karþýlýðýnda kýsas yoluyla öldürülen kiþi, dinini terk eden ve cemaatten ayrýlan kiþi. (Buhari, Diyat, 6878; Müslim, Kasame, 4351)

 

Ayrýca kiþi namazýn kazasýný terk edince öldürülmemektedir [o halde edasýný terk edince de öldürülmez].

 

Bu görüþ reddedilir; çünkü nasslarýn aksini belirtmesi halinde kýyas terk edilir. Ayrýca delilolarak ileri sürülen hadis genel ifadeli olup, yukarýda belirtilen diðer deliller tarafýndan tahsis edilmiþtir.

 

[Bir namaz vaktini kýlmaksýzýn geçiren] kiþinin vakit çýkýnca öldürülmesinin sebebi özürsüz olarak terk etmesi sebebiyledir. Üstelik biz kiþinin namazýn kazasýný kýlmamasý halinde öldürülmesini de mutlak olarak imkansýz görmüyoruz. Aksine bu meselede konunun sonunda gelecek olan bazý ayrýntýlar söz konusudur.

 

4. Kiþi Cuma günü Cuma namazýný terk ettiðinde "ben bunu öðle namazý olarak kýlacaðým" demiþ olsa bile öldürülür. Bu görüþ Ziyddetü'r-Ravda'da Þaþf'den aktarýlmýþ, Ýbnü's-Salah da bu görüþü tercih etmiþtir. Et-Tahkik'te de þöyle demiþtir:

 

Bu daha güçlü görüþtür. Çünkü Cuma namazý geriye kazasý mümkün olmaksýzýn terk edilmiþtir, çünkü öðle namazý - Gazali'nin fetvalarýnda yer alan görüþün aksine- Cuma namazýnýn kazasý deðildir.

 

El-Havi's-saðir adlý eserde bu durumda kiþinin öldürülmeyeceði görüþü tek görüþ olarak nakledilmiþtir.

 

5. Namaz kýlmayan kiþi, namazýn vakti sona erip de geriye namazý kýlamayacak þekilde bir vakit kaldýðýnda þayet tövbe etmezse öldürülür. Þayet tövbe ederse öldürülmez. Tövbe etmesi "bundan böyle namazýmý tembellik göstererek terk etmeyeceðim" demesiyle olur.

 

-Ezrai'nin belirttiðine göre- görüþ ayrýlýðý "üzerine Cuma namazýnýn farz olduðu konusunda icma bulunan kiþiler" hakkýndadýr. Çünkü Ebu Hanýfe "Cuma namazý ancak þehirde kýlýnýr" görüþünü kabul etmektedir.

 

[Diðer görüþler]

 

Sahih görüþün karþýsýnda mezhep içinde birkaç görüþ bulunmaktadýr:

 

[l.Görüþ]: Ýkinci namazýn vakti daraldýðýnda öldürülür. Çünkü bir vakit namaz, cem etme ihtimali sebebiyle ertelenebilir.

 

[2. Görüþ]: Dördüncü namazýn vakti daraldýðýnda öldürülür. Çüne kü çoðulun en azý üçtür. Bu yüzden üç vakit namazýn terki[ne kadar öldürme yapýlmaz] baðýþlanýr.

 

[3. Görüþ]: Kiþi dört vakit namazý terk ettiðinde öldürülür. Ýbnü'r-Rif'a bunun gerekçesini þöyle açýklamýþtýr:

 

Çünkü kiþi, Nebi {s.a.v.)'in Hendek savaþýnda dört vakit namazý terk etmiþ olmasýný bahane olarak ileri sürebilir.

 

[4. Görüþ]: Namazý terk etmek kiþinin adeti haline geldiðinde öldürülür.

 

[5. Görüþ]: Öldürme konusunda "zaruret vakti" dikkate alýnmaz.

 

 

B. NAMAZ KILMAYAN KÝMSENÝN TÖVBE ETMESÝNÝN ÝSTENMESÝ

 

1. [Gerek inkar ederek gerekse tembellik veya baþka bir sebepten] namaz kýlmayan kiþilerden tümünün öldürülmeden önce tövbe etmeleri istenir. Çünkü bu kiþi mürtedden daha kötü durumda deðildir. [Mürtedden bile öldürülmeden önce tövbe etmesi istendiðine göre namaz kýlmayan kiþiden haydi haydi istenir]

 

2. -Er-Ravda ve el-Mecmu' daki ifadelerden bu kiþilerden týpký mürtedlerde olduðu gibi tövbe etmelerinin istenmesinin farz olduðu anlaþýlmakla birlikte- et-Yahkik'te sahýh olarak kabul edilen görüþe göre onlarýn tövbe etmelerini istemek menduptur.

 

Yukarýda geçen birinci görüþe göre mürted ile bu kiþiden tövbe istenmesi arasýnda þu fark vardýr: Mürtedin iþlediði suç onun cehennemde sonsuza kadar kalmasýný gerektiren bir suçtur, bu yüzden bu sonsuz azaptan kurtulmasý ümidi ile tövbe etmesini istemek gerekli sayýlmýþtýr. Namazý terk eden kimse ise öyle deðildir; onun suçu daha hafiftir. Zira o [mürted olarak deðil] had cezasý olarak öldürülmektedir. Hatta Nevevl'nin fetvalarýndaki "had cezalarý günahlarý düþürür" þeklindeki ifadelerden çýkan sonuca göre bu kiþide suçtan hiçbir þey kalmaz; zira bu suçundan dolayý kendisine had cezasý uygulanmýþtýr. Gelecekteki namazlar ile muhatap deðildir.

 

3. [Namaz kýlan kiþiye ne kadar süre tanýnýr? Bu konuda farklý görüþler vardýr]

 

[Birinci Görüþ]

 

Bu kiþinin tövbesi derhal yerine getirilmesi gereken bir fiildir; çünkü tövbe etmesi için ayrýca süre vermek de diðer namazlarýn terk edilmesine yol açacaktýr.

 

[Ýkinci Görüþ]

 

Diðer bir görüþe göre ise üç gün süre tanýnýr.

 

Bu her iki görüþ de "tövbenin istenmesinin mendup olduðu" görüþüne dayalýdýr. [Zayýf] bir görüþe göre ise "tövbe istenmesinin farz olduðu" görüþüne dayalýdýr.

 

4. Kiþiden tövbe istendiði sýrada veya daha öncesinde bir insan o þahsý öldürse günaha girer, bununla birlikte -týpký mürted olan bir þahsý öldüren kimsenin durumunda olduðu gibi- herhangi bir tazminle yükümlü olmaz.

 

5. Kiþi namaz kýlmadan önce delirse veya sarhoþ olsa öldürülmez, þayet öldürülürse onu öldürene kýsas uygulanmasý gerekli olur. Ayný durum mürtedde meydana gelse kýsas uygulanmaz; çünkü onda inkarcýlýk vasfý mevcut bulunduðundan kendisini öldürene kýsas uygulanmaz. Bunu Nevevi el-Mecmu'da zikretmiþtir.

 

Ezrai þöyle demiþtir: KiþÝ ölüm cezasýna çarptýrýldýktan sonra henüz delirmeden veya sarhoþ olmadan önce namazý kýlmama konusunda Ýnatçýlýk etse ve bu esnada bir kimse onu öldürse, öldürene kýsas uygulanmaz.

 

Bu görüþ, tövbe istenmesinin farz olduðu görüþüne dayalýdýr.

 

 

C. ÖLÜM CEZASININ UYGULANMA ÞEKLÝ

 

[Namazý terk ettiði için ölüm cezasýna çarptýrýlan kiþi, kendisinden tövbe etmesi istendiði halde] tövbe etmezse ve bir mazeret de ileri sürmezse [nasýl öldürülür? Bu konuda mezhep içinde farklý görüþler vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Boynu kýlýçla vurulur.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Namaz kýlýncaya kadar [þayet kýlmamakta ýsrar ederse] öldürülünceye kadar demirle dövülür.

 

[Üçüncü görüþ]

 

Namaz kýlýncaya kadar [þayet kýlmamakta ýsrar ederse] öldürütünceye kadar sopayla dövülür.

Ýkinci ve üçüncü görüþün gerekçesi þudur: Bu cezanýn amacý kiþiyi öldürmek deðil namaz kýlmasýný saðlamaktýr.

 

 

D. NAMAZ KILMADlÐI ÝÇÝN ÖLDÜRÜLEN KÝÞÝYE UYGULANACAK HÜKÜMLER

 

Namaz kýlmadýðý için ölüm cezasýna çarptýrýlan ve cezasý infaz edilerek öldürülen kiþiye [hangi hükümlerin uygulanacaðý konusunda farklý görüþler vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

[Mezhepte genel kabul gören görüþe göre] öldükten sonra "namazý terk etmemiþ Müslüman ölülere uygulanan hükümler" uygulanýr.

 

Buna göre;

 

1. Bu kiþi yýkanýr, sonra kefenlenir ve yýkandýktan sonra cenaze namazý kýlýnýr. Bunun ayrýntýsý bundan sonraki bölümde gelecektir.

 

2. Müslümanlarla birlikte Müslüman mezarlýðýna gömülür. . Müslümanlardan diðer büyük günah iþleyenlerin durumunda olduðu gibi onun da mezarý dümdüz yapýlmaz.

 

[Ýkinci görüþ]

 

[Zayýf] bir görüþe göre bu þekilde öldürülen kiþiye yukarýdaki hükümlerin hiçbiri uygulanmaz, kabri de onun deðersizliðini göstermek

üzere dümdüz bir þekilde yapýlýr.

 

Bu ikinci görüþ esas alýndýðýnda - son dönem alimlerinden birinin dediði gibi- öldürülen kiþi ne Müslüman mezarlýðýna, ne de kafir mezarlýðýna deðil tek baþýna bir yere gömülür.

 

 

E. NAMAZ KILMAYAN KÝÞÝNÝN MAZERET ÝLERÝ SÜRMESÝ

 

Namazý terk eden ve ölüm cezasýna çarptýrýlan kiþi;

> "Unuttuðum için kýlmadým",

> "Soðuktan dolayý kýlmadým",

> "Su olmadýðý için kýlmadým",

> "Üzerimde necaset bulunduðu için kýlmadým", vb. gibi gerçekte [dinen namazýn terk edilmesi ile ilgili bir mazeret teþkil etmesi açýsýndan] doðru olan veya olmayan bir mazeret ileri sürerse ölüm cezasý uygulanmaz. Çünkü bu durumda kiþinin "özürsüz yere kasten namazý vakit geçinceye kadar kýlmamak" suçunu iþlediði kesinleþmemiþtir.

 

Söz konusu durumda - Hocamýz Zekeriya el-Ensarl'nin belirttiðine göre - bu kiþi mazeretini ortaya koyduktan sonra þayet bu mazeret batýl bir mazeret ise ona namaz kýlmasýný emretmemiz farz olur, mazeret geçerli bir mazeretse namaz kýlmasýný emretmemiz mendup olur. O kiþiye "namaz kýl!" diye emir veririz, kýlmaktan kaçýnýrsa bu kaçýnma sebebiyle öldürülmez. Þayet "herhangi bir özür olmadýðý halde kasten terkettim" derse, ister bununla birlikte "namazý kýlmadým" demiþ olsun isterse baþka bir þey söylemesin öldürülür. Çünkü namazý kasten ertelediðinde suç iþlediði kesinleþmiþtir.

 

Not:

Metinde yer alan "daha sonra boynu vurulur" ifadesini Ýsnevi ve diðer alimler "þayet tövbe etmezse" þeklinde kayýtlandýrmýþlardýr. Oysa bu kaydýn konulmasýna gere.k yoktur; çünkü zaten söz konusu olan þey kiþinin namaz kýlmayý terk etmesi durumudur.

Kiþi namazý kýlarsa terk etme ortadan kalkmýþ olacaktýr.

 

[Soru]:  Had cezalarý tövbe ile düþmemektedir. Öyleyse nýçýn Nevevi "kiþi tövbe etse bile had cezasý olarak öldürülür" dememiþtir. Burada öldürme -Ziyddetü'r-Ravda'da belirtildiði üzere- namazý vakit çýkýncaya kadar geciktirme sebebiyledir. Bu durum gerçekleþtiði halde daha sonra kiþinin tövbe etmesinin nasýl bir yararý olabilir. Bu, nisap miktarý mal çaldýktan sonra bunu geri veren kiþinin durumuna benzer, ki söz konusu durumda el kesme cezasý düþmez.

 

[Cevap]:  [Buna iki þekilde cevap verilebilir]

 

[1. Cevap]: Burada had cezasý namaz fiilini terk etme sebebiyledir. Tövbe etmesi halinde -Ezrai ve diðer alimlerin de belirttiði gibi- kiþi had cezasýna sebep olan namazý kýlmýþ olmaktadýr.

 

[2. Cevap]: Had cezasý "namazý kasten vaktin sonrasýna kadar geciktirmek" ve "kýlmamak" birlikte iþlendiðinde uygulanmaktadýr. Þu halde - Ýbn Þühbe'nin belirttiði üzere- burada öldürme gerekçesi iki vasýftan oluþmaktadýr. Kiþi namaz kýldýðýnda gerekçe ortadan kalkmýþ olmaktadýr.

 

Bu ikinci cevap birinciden daha uygundur.

 

Son Hükümler

 

Bir kimse "uyuyakalmak" veya "unutmak" gibi bir özür sebebiyle namazý kýlmazsa namazý derhal kaza etmesi gerekmez. Ancak bunun için acele etmesi sünnettir. Þayet özürsüz yere terk etmiþse, kusurlu davranýþý sebebiyle namazý derhal kaza etmesi gerekir.

 

Bir özür sebebiyle kaçýrdýðý namazý kýlmamaktan dolayý kiþi öldürülmez; çünkü onun vakti geniþtir. Bir özür olmaksýzýn kýlmadýðý ve "sýrasý gelince kýlacaðým" dediði namaz sebebiyle de kiþi öldürülmez. Ancak bunu söylemezse - daha önce iþaret edildiði üzere / öldürülür.

 

Kiþi vakti belirli bir adak namazýný kýlmazsa -Nevevi'nin "beþ vakit namazdan biri" þeklindeki kaydýndan anlaþýldýðýna göre öldürülmez. Çünkü adak namazýný kýlmayý farz kýlan kiþinin kendisidir. Burada Þeyh Ebu Ýshak'ýn ileri sürdüðü farklý bir görüþ söz konusudur.

 

Gazali þöyle demiþtir: Bazý tasavvuf erbabýnýn yaptýðý üzere bir kimse "kendisi ile Allah arasýnda namaz borcunu ortadan kaldýran" veya "ona þarap içmeyi helal kýlan" yahut "devlet baþkanýnýn verdiði malý yemeyi helal kýlan" bir delilin söz konusu olduðunu iddia ederse bu kiþinin cehennemde ebedý kalmayý hak eden [bir kafir] kiþi olup olmadýðý konusunda farklý görüþler bulunmaktaysa da onu öldürmenin gerekli olduðu hakkýnda ihtilaf bulunmamaktadýr. Böyle birini öldürmek yüz kafiri öldürmekten daha iyidir; çünkü bunun zararý daha fazladýr.

 

BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN AÞAÐIDAKÝ LÝNK’E TIKLAYIN

 

CENAZELERE ÝLÝÞKÝN HÜKÜMLER: GÝRÝÞ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir