|
ORUÇ - RÜKÜNLER |
1. NÝYET ETMEK
A. ORUÇTA NÝYETÝN GEREKLÝLÝÐÝ
B. FARZ OLAN ORUÇTA NiYET
C. NAFÝLE ORUÇLARDA NÝYET
D. FARZ OLAN ORUCA NÝYET EDERKEN
BELÝRTÝLMESÝ GEREKEN HUSUSLAR
E. ÞABAN AYININ OTUZUNCU GECESÝ
"RAMAZAN ORUCUNA" NÝYET ETMEK
F. RAMAZAN AYININ OTUZUNCU GECESÝ
ERTESÝ GÜNÜN ORUCUNA NÝYET ETMEK
G. RAMAZAN AYINI KARIÞTIRAN KÝÞÝNÝN
KENDÝ ÝCTÝHADIYlA BÝR AY ORUÇ TUTMASI
H. ADET GÖREN KADININ RAMAZAN ORUCUNA
NÝYET ETMESÝ
A. ORUÇTA NÝYETÝN
GEREKLÝLÝÐÝ
Oruç için niyet þarttýr.
Oruç için niyet þarttýr.
[*] - Bunun delili Hz.
Peygamber (s.a.v.)'in þu hadisidir: Ameller ancak niyetlere göredir ve herkes
için ancak niyet ettiðinin karþýlýðý vardýr. (Buhari, Bed'ü'l-vahy, 1, Müslim,
Ýmare, 4904)
Not: Nevevl'nin sözünden ilk anda þöyle bir anlam
anlaþýlmaktadýr: "Kiþi oruç tutarken güçlü olmak" amacýyla sahura
kalksa bu kalkýþý niyet yerine geçmez. Nitekim el-Udde adlý eserde bu açýk
olarak belirtilmiþtir.
Ancak itimad edilen
görüþ þudur: Kiþi niyet etme esnasýnda temas edilmesi gereken þeyleri aklýna
getirmiþ olduðu halde;
a) Oruç tutmak için
sahura kalksa,
b) Gündüz susuz kalmamak
için su içse,
c) FecI'in doðmuþ
olmasýndan korkarak yeme, içme ve cinsel iliþkiden uzak dursa
bu hareketlerinin tümü
oruç tutma amacýný içerdiðinden niyet etmiþ olur.
B. FARZ OLAN ORUÇTA
NiYET
Farz olan oruç için
geceden niyet etmek þarttýr.
Doðru olan görüþe göre;
1) Gecenin son yarýsýnda
niyet etmiþ olmak þart deðildir.
2) Niyet ettikten sonra
bir þey yemek ve iliþkide bulunmanýn oruca zararý yoktur.
3) Kiþi [niyet ettikten
sonra] uyuyup uyandýðýnda niyetini yenilemesi gerekmez.
1. GECEDEN NÝYET ETMEK
2. NÝYET ETTÝKTEN SONRA
[FECRÝN DOÐUÞUNA KADAR] ORUÇ YASAKLARI BAÞLAR MI?
3. NÝYET ETTÝKTEN SONRA
UYUYUP UYANAN KÝMSENÝN NÝYETÝNÝ YENÝLEMESÝ GEREKÝR MÝ?
1. GECEDEN NÝYET ETMEK
a. Geceden niyet etmenin
gerekliliði
Gerek Ramazan gerekse
kaza ve adak gibi farz olan oruçlarda geceden niyet etmek þarttýr.
[*] - Çünkü Hz.
Peygamber (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Oruca fecrin doðmasý öncesinde geceden
niyet etmeyen kiþinin orucu yoktur. (Darekutni, Sýyam, 2, 172. Bu hadisi baþka
hadisçiler de rivayet etmiþ ve sahih görmüþlerdir)
Bu hadis, birazdan
gelecek olan Hz. Aiþe'nin rivayet ettiði hadise dayanýlarak "farz olan
oruç" þeklinde yorumlanýr.
b. Her bir gün için ayrý
ayrý niyet etmek
Her bir günün orucu için
geceden niyet etmek þarttýr. Çünkü yukarýdaki hadisin zahirinden anlaþýlan
anlam budur. Ayrýca -iki namaz arasýna selam girdiðinde nasýl ki her bir namaz
için ayrýca niyet etmek gerekiyorsa- her bir günün orucu da müstakil bir
ibadettir, iki gün arasýna oruçtan olmayan bir þey girmektedir.
Nevevl'nin ifadesi
"mümeyyiz çocuðu" dýþarýda býrakabilir; çünkü mümeyyiz çocuk üzerinde
herhangi bir farz yükümmlülüðü yoktur. Oysa - Nevevi'nin el-Mecmu'da Ruyani'ye
ve baþkalarýna tabi olarak belirttiðine göre- çocuðun bu konuda yetiþkin kimse
gibi olduðu görüþü itimad edilen görüþtür.
Ruyani þöyle demiþtir:
"Bizim mezhebimizde geceden niyet etmenin þart koþulduðu bunun dýþýnda
baþka bir nafile oruç yoktur."
Nevevl'nin bu niyeti
"þart" olarak ifade etmesinden þu anlaþýlmaktadýr: "Kiþi
niyetinin fecrin doðuþundan önce mi yoksa sonra mý olduðunda þüphe etse orucu
sahih olmaz." Bu doðrudur. Nitekim Nevevi bunu el-Mecmu'da açýk olarak
ifade etmiþtir; çünkü aslolan daha önce niyet etmemiþ olmaktýr.
Kiþi oruca niyet
ettikten sonra "acaba fecir doðdu mu yoksa doðmadý mý?" diye þüphe
etse orucu sahih olur; çünkü aslolan gecenin devam ediyor olmasýdýr.
Kiþi gündüz vaktinde
"acaba geceleyin niyet ettim mi?" diye þüphe etse, daha sonra -günün
çoðunluðu geçtikten sonra bile olsa- niyet ettiðini hatýrlasa orucu yeterli
olur. Gündüz vakti hatýrlamazsa [iftardan sonra, dün gece niyet ettiðini
hatýrlamýþ olsa bile] orucu yeterli olmaz; çünkü aslolan niyet etmemiþ
olmasýdýr. Bu durum gündüz hatýrlama sonucu telafi de edilmemiþtir.
Bundan anlaþýldýðýna
göre kiþi güneþin batýþýndan sonra [daha önce niyet etmiþ olduðunu] hatýrlasa
bu yeterli olmaz. Oysa -Ezral'nin dediði üzere- zahir olan bu orucun geçerli
olmasýdýr.
Kiþi güneþ battýktan
sonra "dün gece oruca niyet edip etmediðinde" þüphe etse ve daha
sonra da bunu hatýrlamasa bunun oruca [zarar veren] bir etkisi olmaz. Bu, alimlerin
oruç keffareti konusundaki þu ifadelerinden anlaþýlmaktadýr: "Kiþi güneþ
battýktan sonra dün gece niyet edip etmediðinde þüphe etse tuttuðu oruç yeterli
olur". Ýtimad edilecek olan görüþ budur. Kiþi namazý bitirdiðinde
"acaba niyet etmiþ miydim?" diye þüphe etse ve bunu da hatýrlamasa
namazýný tekrar kýlmasý gerekir. Ýki mesele arasýnda þu fark vardýr: Namazdaki
niyet konusunda [iþ oruca göre daha] sýký tutulur. Bunun delili de þudur: Kiþi
namazdan çýkmaya niyet ettiði anda namazý bozulur, oysa oruç böyle deðildir.
(Orucun bozulmasý için niyet yetmez, fiilen bozmuþ olmak gerekir. (çev.)
Kiþi güneþin batmasýndan
önce [ertesi günün orucuna] veya fecrin doðuþundan sonra [o günün orucuna]
niyet etse -yukarýda geçen hadisin zahirinden anlaþýlan anlam sebebiyle- bu
niyet yeterli olmaz.
c. Niyetin gecenin son
yarýsýnda yapýlmasý þart mýdýr? [Niyetin gecenin son yarýsýnda yapýlmasý þart
mýdýr? Bu konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
[Birinci görüþ]
Doðru olan görüþe göre niyetin
gecenin son yarýsýnda yapýlmasý þart deðildir; gecenin baþýnda bile yapýlsa
yeterli olur. Çünkü konuyla ilgili hadiste "geceden niyet etmek" diye
genel bir ifade kullanýlmýþtýr. Ayrýca gecenin son yarýsýnda niyet etmeyi þart
koþmakta bir zorluk söz konusudur.
[Ýkinci görüþ]
[Zayýf olan] bir görüþe
göre niyeti n ibadete yakýn olmasý için gecenin son yarýsýnda yapýlmasý
þarttýr. Çünkü aslolan niyetin ibadetin baþ tarafýna bitiþik olmasýdýr; orucun
baþ tarafý da fecrin doðuþudur. Zorluk sebebiyle bu zorunluluk düþtüðünden
gecenin son yarýsýnda niyet edilmesini gerekli gördük. Nitekim sabah ezanýnýn
okunmasý, bayram için gusül yapýlmasý, Müzdelife' den hareket etmede de ayný
hüküm geçerlidir.
2. NÝYET ETTÝKTEN SONRA
[FECRÝN DOÐUÞUNA KADAR] ORUÇ YASAKLARI BAÞLAR MI?
Niyet ettikten sonra
fecrin doðuþuna kadar yeme-içme, cinsel iliþkide bulunma ve bunun dýþýnda
oruçta yasak olan þeyleri yapmanýn [oruca bir zararý var mýdýr? Bu konuda
mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr: ]
[Birinci görüþ]
Doðru olan görüþe göre
bunun bir zararý yoktur. Bu Ýmam Þafii (r.a.)'nin açýk ifadesi ve alimlerin de
tek görüþ olarak kabul ettikleri görüþtür.
[Ikinci görüþ]
[Zayýf] bir görüþe göre
bu durumda niyet geçersiz olur yeniden niyet edilmesi gerekir.
Kiþi fecrin doðmasýndan
önce daha önceki niyetini [bilinçli olarak] reddederse bunun oruca zararý olur;
çünkü böyle yapmasý niyete zýttýr. Bunu Nevevi el-Mecmu'da Kamuli'den nakletmiþ
ve onaylamýþtýr. Yine kiþi geceleyin niyet ettikten sonra irtidat etse sonra tan
yeri aðarmadan müslüman olsa yeniden niyet etmesi gerekir.
3. NÝYET ETTÝKTEN SONRA
UYUYUP UYANAN KÝMSENÝN NÝYETÝNÝ YENÝLEMESÝ GEREKÝR MÝ?
Kiþi niyet ettikten
sonra uyusa sonra gece içinde uyan sa niyetini yenilemesi [gerekir mi? Bu
konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
[Birinci görüþ]
Doðru olan görüþe göre
niyetini yenilemesi gerekmez; çünkü uyumak oruçla çeliþen bir durum deðildir.
[Ýkinci görüþ]
Ýmkan ölçüsünde niyeti
ibadete yakýnlaþtýrmýþ olmak için yeniden niyet etmek gerekir.
Uyku tan yerinin
aðarmasýna kadar [fecrin doðuþuna kadar] devam ederse bunun oruca bir zararý
olmaz. Bu konuda görüþ ayrýlýðý yoktur.
C. NAFÝLE ORUÇLARDA
NÝYET
Nafile oruç, zeval
vaktinden [güneþin batýya dönmesinden] önce yapýlan niyetle sahih olur. [Zayýf]
bir görüþe göre zevalden sonra yapýlan niyet de böyledir.
Doðru olan görüþe göre
oruç þartýnýn günün baþýndan itibaren bulunmasý þarttýr.
1. NAFÝLE ORUÇLARDA
NÝYETÝN VAKTÝ
2. ORUÇ ÞARTININ GÜNÜN
BAÞINDAN BERÝ MEVCUT OLMASI
1. NAFÝLE ORUÇLARDA
NÝYETÝN VAKTÝ
[Nafile oruçlarýn hangi
vakitte gerçekleþen niyetle sahih olacaðý konusunda mezhep içinde iki görüþ
vardýr:]
[Birinci görüþ]
Nafile oruç zevalden
[güneþin batýya dönmesinden] önce yapýlan niyetle sahih olur.
[*] - Çünkü Darekutni'nin
rivayet edip sahih olduðunu belirttiði bir hadiste þöyledir: Hz. Peygamber
(s.a.v.) birgün Hz. Aiþe'ye (r.a.) "Yanýnýzda yiyecek bir þey var
mý?" dtiye sordu. Hz. Aiþe "hayýr yok" dedi. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (s.a.v.) "öyleyse ben de oruç tutarým" dedi.
Hz. Aiþe þöyle demiþtir:
"Baþka bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.) yine "yanýnýzda yiyecek bir þey
var mý" diye sordu. Ben "evet" dedim. Bunun üzerine
"öyleyse oruca niyet etmiþ olsam da oruç tutmayayým" dedi.
(Darekutni, Sýyam, 2, 175)
Nafile orucun niyeti
-yukarýdaki hadis sebebiyle- "güneþin batýya dönmesinden önceki
vakit" ile sýnýrlandýrýlmýþtýr. [Bunun delilleri þunlardýr:]
[*] - Hadiste geçen
"ðada' " kelimesi öðleden önce yenen yemeðe denir "aþa" ise
öðleden sonra yenen yemeðe denir.
[&] - Ayrýca öðlene
kadar olan vakit, sýnýrlarý belirli bir vakittir.
[&] - Ayrýca-namaza
rükudan önce yetiþen kiþinin o rekata yetiþmiþ sayýlmasý hükmünde olduðu gibi-
burada da kiþi [öðleden önce niyet etmekle] gündüzün çoðunluk kýsmýna yetiþmiþ
olmaktadýr. Bu, nafile oruç tutmak isteyenlerde yaygýn olarak görülen duruma
göre söylenmiþ bir ifadedir. Aksi takdirde kiþi öðleden önce niyet etmekle
birlikte [onun bulunduðu coðrafi bölgenin özellikleri dolayýsýyla] gündüzün
çoðunluðu geçmiþ olsa orucu geçerli olur.
[Ýkinci görüþ]
[Zayýf] bir görüþe göre
nafile oruç -öðleden önce yapýlan niyetle sahih olmasýna kýyasla- öðleden sonra
yapýlan niyetle de sahih olur. Bunun gerekçesi niyet konusunda günün sonunun
geceyle ayný kabul edilmesidir.
2. ORUÇ ÞARTININ GÜNÜN
BAÞINDAN BERÝ MEVCUT OLMASI
Öðleden önce veya sonra
niyet etmede oruç þartlarýna gündüzün baþýndan itibaren uyulmasý [gerekli
midir? Bu konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
[Birinci görüþ]
Doðru olan görüþe göre
oruç þartýnýn gündüzün baþýndan itibaren bulunmasý, yani gündüzün baþýndan
itibaren oruca aykýrý olan inkarcýlýk, cinsel iliþki, yeme-içme, delirme,
hayýz, loðusalýk gibi bir þeyin bulunmamasý gerekir. Aksi takdirde [yani
bunlardan biri günün baþýnda kiþide bulunursa] orucun amacý olan "insanýn
nefsinin gün içinde oruca engelolan durumlardan tamamen uzak durmasý"
gerçekleþmemiþ olacaktýr.
[Ikinci görüþ]
Yukarýda þart olarak
zikredilen þeyin bulunmasý þart deðildir.
Yukarýdaki görüþ
ayrýlýðý "kiþi niyet ettiði andan itibaren oruçlu olur" görüþünü
kabul ettiðimizde söz konusu olur. Þayet "kiþinin orucun bütününün
sevabýný almasý için oruca niyet ettiði anda gündüzün baþýndan itibaren oruçlu
olur" görüþünü kabul edersek -ki bu daha doðrudur, çünkü nasýl ki bir rekata
rükuda yetiþince o rekata baþtan itibaren yetiþmiþ gibi olunursa ve rekat
bölünemiyorsa oruç da bölünemez- iþte bu durumda orucun þartlarýnýn günün
baþýndan itibaren bulunmasý gerektiði konusu ittifakla kabul edilir.
Kiþi oruca niyet etmeden
önce göðsüne kaçacak kadar þiddetli olmaksýzýn aðzýna su almýþ veya burnuna su
çekmiþse daha doðru olan görüþe göre -bunun orucu bozduðunu kabul etsek de
etmesek debunun bir etkisi olmaz. Bu Ziyadetü'r-Ravda'da söylenmiþtir. Nevevi
el-Mecmu'da "bu önemli ve nefis bir meseledir" demiþtir.
D. FARZ OLAN ORUCA
NÝYET EDERKEN BELÝRTÝLMESÝ GEREKEN HUSUSLAR
Farz olan oruca niyet
ederken [hangi farz olduðunu] belirlemek gerekir.
Ramazan ayýnda bunun en
mükemmel þekli kiþinin ertesi günün orucuna niyet ederken "Allah için bu
sene Ramazanýn farz orucunun edasýna" niyet etmesidir.
"Eda",
"Farz oruç" ve "Allah için" þeklindeki ifadelerlin gerekli
olup olmadýðý] konusunda namazda zikredilen görüþ ayrýlýklarý aynen geçerlidir.
Doðru olan görüþe göre senenin belirlenmesi þart deðildir.
1. FARZ OLAN ORUCA
NÝYETÝN ASGARÝ ÞEKLÝ
2. RAMAZAN AYINDAKÝ
ORUÇ ÝÇÝN EN MÜKEMMEL BELÝRLEME ÞEKLÝ
3. NÝYETTE YANILMA
1. FARZ OLAN ORUCA
NÝYETÝN ASGARÝ ÞEKLÝ
Farz olan oruçta
[tutulan orucun hangi açýdan farz olduðunu] belirtmek gerekir. Bu da her gece
"Ramazan ayýndan yarýnki gün oruçlu olacaðýna" niyet etmekle veya
adak yahut keffarete niyet etmekle olur. Çünkü oruç -týpký beþ vakit namazda
olduðu gibi- vakte izafe edilen bir ibadet olduðundan ona niyet ederken belirleme
yapmak gerekir.
Keffarete niyet ederken
bunun sebebini belirlemek veya belirlememek arasýnda bir fark yoktur. Ancak
kiþi keffaretin sebebini belirtse ve bunda yanýlsa orucu yeterli olmaz.
Kiþi tutmasý gereken
orucun "Ramazandan kazaya kalan oruç mu yoksa adak mý yahut keffaret
mi" olduðunu bilmese -zorunluluk sebebiyle- farz olan oruca niyet etmesi
yeterli olur. Bu þuna benzer: Beþ vakit namazdan birini kýlmayý unutan ancak
bunun hangi namaz olduðunu bilmeyen kimse beþ vakit namazý kaza der, bu,
üzerinde borç olarak bulunan namaz için yeterli olur. Zorunluluk sebebiyle
kesin niyet edememiþ olmasý mazur görülür. Nevevi bunu el-Mecmu'da
zikretmiþtir.
[Soru] Yukarýdaki meseleyi namaza kýyasladýðýmýzda
hükmün þu þekilde olmasý gerekir: Kiþinin bir gün Ramazanýn kazasý için, birgün
adak orucu için, bir gün de keffaret orucu için oruç tutmasý gerekir.
[Cevap] Burada kiþinin zimmetinde üç oruç borcu
bulunmamaktadýr. Kiþinin bir günü "farz oruç" niyeti ile tuttuktan
sonra aslolan bundan fazla oruç borcunun kalmamýþ olmasýdýr. Beþ vakit namazdan
birini unutan kimsenin durumu ise bundan farklýdýr; çünkü onun zimmetinde beþ
vakit namaz borcunun tümü durmaktadýr. Bunlarýn tümünün borç olarak kalmasý
asýldýr. Kiþinin zimmetinde üç tane oruç borcu olduðu, bunlardan ikisini yerine
getirdiði halde birini unuttuðu varsayýlýrsa bu durumda soruda belirtilen
iþlemin yapýlmasý gerekli olur.
[Soru] Alimlerimiz niçin beþ vakit namazdan birini
unutan [ancak unuttuðu namazin hangisi olduðunu bilmeyen] kiþinin de kiþide de
yalnýzca þu üç namazý kaza etmesini yeterli görmemiþlerdir: Sabah, akþam ve
dört rekatlý namazlardan birini -týpký bizim meselemizde olduðu gibi-
"farz namaz niyetiyle" kýlmasý
[Cevap] Alimlerimiz oruç konusunda namazda olduðundan
daha esnek davranmýþlardýr. Bunun delili þudur: Namaz ibadetinin aksine oruç
niyetinin oruç ibadetine bitiþik olmasý þart koþulmaz, orucu bozmaya niyet
etmekle oruç bozulmaz.
Nevevi "farz"
kelimesini zikrederek nafile orucu dýþarýda býrakmýþtýr; nafile oruç mutlak
niyetle geçerli olur.
[Soru] Nevevi el-Mecmu'da þöyle demiþtir:
Alimlerimiz bu meseleyi bu þekilde genel haliyle býrakmýþlardýr; oysa düzenli
olarak tutulan Arefe orucu, aþure günü orucu, aydýnlýk günler [eyyam-ý bid]
(Kameri ayýn 13,14,15.günü) orucu, Þevval ayýnda tutulan altý günlük oruç gibi
nafile oruçlarda belirleme yapmayý þart koþmalan uygun olurdu.
Buna þu þekilde cevap
verilmiþtir: Belirtilen günlerde tutulan oruç o günlere yönelik olur. Hatta
kiþi o günlerde baþka oruca niyet etse bile o günün orucu tutulmuþ olur. Bu
tahiyyetü'l-mescid namazý gibidir. Çünkü amaç o günlerde orucun bulunmuþ
olmasýdýr.
2. RAMAZAN AYINDAKÝ
ORUÇ ÝÇÝN EN MÜKEMMEL BELÝRLEME ÞEKLÝ
a. Ramazan ayýnda bunun
-yani el-Muharrer'de belirtildiði ne göre belirleme yapmanýn, er-Ravda'da
belirtildiðine göre ise niyetinen kamil þekli þöyledir:
Kiþi Allah rýzasý için
bu seneki Ramazan ayýnda yarýnki -yani niyet ettiði geceden sonra gelen
gündeki- farz orucun edasýna niyet eder.
Niyet ederken "bu
seneki Ramazan" þeklinde Ramazan ayýný isim tamlamasý þeklinde kullanýr.
Böylece bu seneki Ramazan, zýtlarýndan ayýrt edilmiþ olur. Bu seneki ramazan
ayýnýn dýþýndaki ramazanlarýn oruçlarý ancak kaza olarak tutulabileceðinden
"eda" sözcüðünün zikredilmesi diðer ramazanlarý zaten dýþarýda býrakýr.
Burada þu söylenebilir: "Eda sözcüðünün zikredilmesi sene sözcüðünün
zikredilmesine olan ihtiyacý ortadan kaldýrmaz; çünkü eda sözcüðü kullanýlarak
mý kastedilir".
"Yarýnki"
ifadesi -açýklamada da geçtiði üzere- özel bir anlamda kullanýlabildiði gibi
genel bir ifadenin içine koyma yoluyla da olabilir. Bu þuna benzer: Kiþi
"bir aylýk oruca" niyet ettiðinde bu niyet birinci günün orucu için
yeterli olur; çünkü bu oruç bir aylýk oruç kapsamýna girmektedir.
Aslü'r-Ravda' da þöyle
denilmiþtir: Alimlerin sözlerinde yarýn sözcüðünün [oruca niyet ederken
tutulacak orucu] belirlemede kullanýlmasý meþhur olmuþtur. Oysa gerçekte bu,
belirleme kapsamýnda deðildir; alimler oruç için niyetin geceden yapýlmýþ
olmasý hususuna dikkat ettiklerinden yarýn sözcüðü kullanýlmýþtýr.
b. [Oruca niyet ederken
tutulacak orucu belirlemede] "eda", "farz" ve "Allah
rýzas! için" gibi ifadelerin kullanýlýp kullanýlmamasý konusunda namazda
söz konusu olan görüþ ayrýlýklarý aynen geçerlidir. Rafii bunu kitaplarýnda
zikretmiþ, Nevevi de er-Ravda'da ona tabi olmuþtur.
Nevevi'nin [metinde yer
alan] sözlerinin zahirinden þu anlaþýlmaktadýr:
Daha doðru görüþe göre
"farz olan oruç" diye belirleme yapmak þart olmakla birlikte
"edEi" ve "Allah rýzasý için" gibi þeyleri söylemek þart deðildir.
[Ýlk baþta böyle bir
anlam anlaþýlmakla birlikte] Nevevi el Mecmu'da alimlerin çoðunluðuna uyarak
burada "farz olan oruç" diye belirleme yapmanýn da þart olmadýðý
görüþünü doðru kabul etmiþtir. Ýtimad edilecek olan görüþ de budur. Namaz ise
bundan farklýdýr; çünkü yetiþkin bir insanýn ramazan ayýnda tuttuðu oruç ancak
farz olan oruç yerine geçer, namaz ise böyle deðildir, vakit içinde tekrar
kýlýnan namaz nafiledir.
[Soru] Yetiþkin bir kiþinin kýldýðý Cuma namazý
sadece farz yerine geçtiði halde burada farza niyet etmek þart koþulmaktadýr.
[Cevap] Bu kabul edilemez; çünkü kiþi bu namazý bir
yerde kýldýktan sonra baþka bir yerde baþka bir Cuma namazýna yetiþse ve bu
namazý da kýlsa, kýldýðý bu ikinci namaz farz olarak kýlýnmýþ olmaz.
c. [Ramazan ayýnda oruç
tutarken "bu seneki" þeklinde seneyi zikretmek þart mýdýr? Bu konuda
mezhep içinde iki görüþ vardýr:]
[Birinci görüþ]
"Eda orucu"
diye belirleme yapmak þart olmadýðý gibi doðru olan -ve Ýmam Þafii (r.a.) 'nin
açýk ifadelerinde yer alan, alimlerin çoðunluðunun da tek görüþ olarak kabul
ettiði- görüþe göre "bu seneki" þeklinde belirleme yapmak þart
deðildir. Çünkü her ikisinin amacý da birdir.
[Ýkinci görüþ]
Kiþi bu sene tuttuðu
orucu baþka oruçtan ayýrmak için [bu seneki
þeklinde] belirleme
yapmasý þarttýr.
3. NÝYETTE YANILMA
[Þu iki durumda oruç
geçerli olur]
> Kiþi ertesi günün
pazartesi günü olduðunu zannederek "ertesi günün orucuna" niyet etse,
ertesi gün Salý olsa,
> Kiþi "bu
senenin Ramazanýna" diye niyet ederken bu senenin üçüncü yýlolduðuna
inansa, gerçekte bu yýl dördüncü yýl olsa,
Bu iki durumda oruç
geçerli olur. Þu [iki] durum ise bundan farklýdýr:
> Kiþi pazartesi
gecesi [yani pazarý pazartesiye baðlayan gece] salýnýn orucuna niyet etse,
> Dördüncü yýlýn
ramazan ayýnda ücüncü yýlýn ramazan orucuna niyet etse;
Birinci durumda aklýna
"yarýn" gelmese, ikinci durumda da "bu yýl" gelmese oruç
geçerli olmaz. Çünkü bu iki durumda kiþi gecesinde niyet ettiði orucu
belirlememiþtir. Böyle bir þeyi tasavvur etmek uzak bir ihtimaldir.
> Kiþinin üzerinde
iki ramazan ayý kazasý borcu olsa, yarýnki oruca niyet ederken "ramazan
ayýnýn kazasýna" niyet etse ancak hangi ramazan ayýnýn kazasýna niyet
ettiðini belirtmese bu caiz olur; çünkü her ikisinin cinsi de birdir. Bunu
Kaffal fetvalarýnda belirtmiþtir. O þöyle demiþtir: "Yine kiþinin farklý
açýlardan üzerinde adak orucu bulunsa ve hangi adak türü olduðunu
belirtmeksizin adak orucuna niyet etse bu oruç caiz olur." Daha önce
iþaret edildiði gibi keffaret oruçlarý da böyledir. Zerkeþ! bu meseleyi
"belirlemenin gerekli olduðu" hükmünden istisna etmiþtir.
E. ÞABAN AYININ
OTUZUNCU GECESÝ "RAMAZAN ORUCUNA" NÝYET ETMEK
Kiþi Þaban ayýnýn
otuzuncu gecesi ertesi günün orucuna niyet ederken "þayet Ramazandan ise
ramazan orucuna niyet ediyorum" diye niyet etse, ertesi gün de ramazandan
olsa bu niyetle tutulan oruç ramazan orucu yerine geçmez. Ancak kiþi; kölesi,
karýsý, reþid çocuklarý gibi sözüne güvendiði birinin sözüyle ertesi günün
Ramazandan olduðuna inanmýþsa bu durumda tuttuðu oruç ramazan orucu yerine
geçer.
Niyetin [bir þarta
baðlamaksýzýn veya bir zamana izafe etmeksizin] derhal yerine getirilmesi
þarttýr. Niyeti [inþaallah / "Allah dilerse diyerek] Allah'ýn dilemesine
baðlamak meselesinde abdest konusunda geçen hükümler aynen geçerlidir.
Niyeti Allah'ýn
dilemesinden baþka bir þeye baðlamaya Nevevi þu þözü ile iþarette bulunmuþtur:
Kiþi Þaban ayýnýn otuzuncu gecesi ertesi günün orucuna niyet ederken "þayet
Ramazandan ise ramazan orucuna niyet ediyorum" diye niyet etse -ve ertesi
gün de oruç tutsa- ertesi gün de ramazandan olsa bu niyetle tutulan oruç
ramazan orucu yerine geçmez.
Kiþi ister niyet ederken
yukarýdaki ifadelerle yetinmiþ olsun isterse bundan sonra "þayet ramazan
deðilse oruç tutmuyorum" demiþ olsun veya "ramazan deðilse nafile
oruç tutuyorum" demiþ olsun fark etmez. Çünkü niyet edildiði esnada ertesi
günün ramazandan olup olmadýðýnda þüphe vardýr. Bu yüzden niyet kesin yapýlamamýþtýr.
Nevevi kiþinin [Þaban
ayýnýn otuzuncu gecesinde] tereddüt bildiren "eðer" sözcüðünü
söylemeksizin kesin niyet etmesi meselesine temas etmemiþtir. Doðru görüþe göre
bu þekilde niyetle tutulan oruç da batýldýr; çünkü bu þekilde kesin niyet
etmenin bir aslý yoktur. Bu ,kiþinin kendi içinden geçirdiði bir düþüncedir.
Kiþi; doðru sözlü
olduklarýný bizzat deneyerek gördüðü kölesi, karýsý, fasýk bir þahýs veya reþid
çocuklarý gibi sözüne güvendiði bir þahsýn haber vermesi sonucu ertesi günün
ramazan ayýndan olduðuna Ýnanýyorsa, yani böyle bir zanna sahipse bu durumda
"yarýn ramazandan ise ramazana niyet ediyorum" þeklinde niyet etmesi
geçerlidir. Çünkü namaz vakitlerinin girip girmediðini belirleme konusunda
olduðu gibi burada da kiþinin zanný kesin bilgi gibi kabul edilir, bu þekilde
yapýlan niyet de geçerli olur. Ertesi günün ramazan ayýndan olduðu o gece
ortaya çýksa kiþinin niyetini yenilemesine gerek yoktur.
Notlar:
[1] - Nevevl'nin metinde
"çocuklar" þeklinde çoðul ifade kullanmasý muteber deðildir. EI-Mecmu'da
belirtildiðine göre kiþiye ergenlik çaðýna yaklaþmýþ çocuðu ertesi günün
ramazan olduðunu bildirse o da buna dayanarak bu ramazan orucuna niyet etse,
ertesi günün de ramazan olduðu anlaþýlsa bu oruç yeterli olur.
[2] - Yukarýdaki
meselede kiþi tereddütlü bir ifade kullanarak "Yarýn Ramazan diye oruç
tutarým. Þayet ramazan deðilse nafile oruç tutarým" dese daha sonra ertesi
günün ramazan olduðu anlaþýlsa [bu oruç ramazan için yeterli olur mu? Bu konuda
farklý görüþler vardýr]
a) Cüveyni bunun yeterli
olmadýðýný söylemiþtir.
Ýbnü'l-Mukri bunu tek
görüþ olarak aktarmýþtýr.
b) Ýsnevi þöyle
demiþtir: Bunun yeterli olmasý uygun görüþtür; çünkü niyet kiþinin kalbinde
bulunan bir manadýr. [Yukarýdaki durumda] kiþinin kalbinde tereddüt o diliyle
zikretse de zikretmese de gerçekleþir. Kiþinin oruç tutmayý kastetmesi ertesi
günün ramazandan olduðu varsayýmýna baðlýdýr. Bu tereddüt hakimin hüküm
vermesinden sonra gerçekleþen tereddüt hükmündedir. [Bir etkisi yoktur.]
Zerkeþý de buna benzer
bir görüþ zikrederek þöyle demiþtir: Cüveynl'nin bazý gruplardan naklettiði
görüþe uygun düþen de budur. EI-Ümm'deki ifade bunu açýk olarak ifade
etmektedir. Cüveyni'nin "bu Ýmam Þafii (r.a.)'nin sözünden ilk anda
anlaþýlan anlamdýr" ifadesi dýþýnda bununla çeliþen bir nakil de söz
konusu deðildir. Oysa durum Cüveyni'nin dediði gibi deðildir.
Hocam Remli'nin esas
aldýðý üzere bu ikinci görüþ itimad edilecek olan görüþtür.
[3] - Yukarýdaki
meselede geçen "rüþd" ifadesi ile "akit yapanýn rüþd sahibi
olmasý þarttýr" ifadesindeki rüþd ayný anlamda deðildir. Buradaki rüþdden
benim zikrettiðim anlam kastedilmiþtir.
Ýsnevi el-mühimmat adlý
eserinde þunlarý eklemiþtir: "Burada rüþd ile dinin yasakladýðý þeylerden
özellikle de büyük günahlardan kaçýnmanýn kastedilmiþ olmasý uzak bir ihtimal
deðildir."
Ýlk anda bu rüþd
kaydýnýn çocuklara yönelik olduðu anlaþýlmaktadýr, bununla birlikte diðerlerine
dönmesi de mümkündür.
Gazali el-Vasit'te þöyle
demiþtir: "Burada reþidler ifadesini cümlede geçenlerin tümüne yönelik
kabul etmek doðru deðildir." Gazali bunun sebebini zikretmemiþtir. Ýleride
bu mesele ile þek günü arasýndaki fark gelecektir.
Nevevi el-Mecmu'da þöyle
demiþtir: Kiþi Þaban ayýnýn otuzuncu gecesinde "yarýn Þaban ayýna ait ise
nafile oruç tutacaðým, Þabandan deðilse tuttuðum oruç ramazandandýr" dese,
ertesi günün hangi aydan olduðuna dair bir emare bulunmasa daha sonra o günün
þabandan olduðu anlaþýlsa tuttuðu oruç nafile olarak geçerlidir; çünkü aslolan
Þaban ayýnýn devam etmesidir. Bu görüþü Mütevelli ve diðer bazýlarý açýk olarak
ifade etmiþlerdir. Ertesi günün ramazandan olduðu anlaþýlsa tutulan oruç ne
farz ne de nafile olarak geçerli olmaz.
F. RAMAZAN AYININ
OTUZUNCU GECESÝ ERTESÝ GÜNÜN ORUCUNA NÝYET ETMEK
Kiþi Ramazan ayýnýn
otuzuncu gecesi "ertesi gün ramazandan ise ramazan orucu tutmaya"
niyet etse. ertesi gün ramazan ayýndan ise bu niyetle tuttuðu oruç yeterli
olur.
Çünkü aslolan ramazan
ayýnýn devam ediyor olmasýdýr.
Bu, kiþinin þu sözüne
benzer: "Bu -þayet hala duruyorsa- benim kayýp malýmýn zekatýdýr."
Þayet mal hala duruyorsa bu niyetle verilen zekat geçerli olur. (kýyas)
Kiþi "hakim nasýl
hükmederse onun hükmüne göre" diye oruca niyet edebilir. Tek kiþinin
þahitliðine dayarak hükmetmesi halinde bile hakimin hüküm vermesinden sonra devam
eden tereddüdün bir etkisi yoktur. Çünkü bu durumda kiþi itimad edilecek bir
zanna dayanmaktadýr.
Rafii el-Muharrer' de
buna dikkat çekmiþtir. O þöyle demiþtir: Hakimin iki adil þahidin veya bir adil
þahidin hükmüne dayanarak hüküm vermesinden sonra kiþide devam eden tereddüdün
bir sakýncasý yoktur.
Bu onun sözünden açýkça
anlaþýldýðý için Nevevi el-Minhac'da bunu zikretmemiþtir.
Subki "bir eseri
özetlerken bu þekilde yapýlmasý yeterli deðildir" demiþtir.
Zerkeþi þöyle demiþtir:
Bu, þahidin durumunu bilmeyen kimse hakkýnda zahir olan bir hükümdür. Ancak
þahidin fasýk veya yalancý olduðunu bilen kimse hakkýnda zahir olan o kiþinin
oruç tutmasýnýn gerekli olmamasýdýr. Çünkü bu durumda onun kesin niyet etmesi
düþünülemez, aksine onun bu durumda oruç tutmasý caiz deðildir, çünkü týpký
Þabanýn otuzuncu gününde olduðu gibi bu günde de oruç tutmak haram olmuþtur.
G. RAMAZAN AYINI
KARIÞTIRAN KÝÞÝNÝN KENDÝ ÝCTÝHADIYlA BÝR AY ORUÇ TUTMASI
Kiþi Ramazan Ayýný
Karýþtýrsa [hangi ay olduðunu bilemese] inceleme-araþtýrma sonucunda bir ay
oruç tutar. Þayet tuttuðu ay Ramazan' dan sonraya denk geliyorsa bu yeterli
olur, daha doðru görüþe göre bu kaza orucu olmuþ olur. Þayet kendisi eksik
[yani yirmi dokuz gün] oruç tuttuðu halde ramazan ayý tam [yani otuz gün] ise
baþka bir gün daha oruç tutmasý gerekir.
Kiþi yanlýþlýk yaparak
ramazan ayýndan önce oruç tutsa ve daha sonra ramazan ayýna yetiþse ramazanda
oruç tutmasý gerekir. Þayet ramazan ayýna yetiþemezse Ýmam Þafii (r.a.)'nin
yeni görüþüne göre ramazan ayýný kaza etmesi gerekir.
1. ARAÞTIRMA SONUCU BÝR
AY ORUÇ TUTMAK
2. ARAÞTIRMADA
BULUNMAKSIZIN BÝR AY ORUÇ TUTMAK
3. ARAÞTIRMA SONUCUNDA
BÝR KARARA VARAMAMAK
4. ARAÞTIRMA SONUCU
TUTULAN ORUCUN YETERLÝ OLUP OLMAMASý
1. ARAÞTIRMA SONUCU BÝR
AY ORUÇ TUTMAK
Esir olan, hapiste olan
vb. kimseler Ramazan ayýnýn ne zaman olduðunu [bilmediklerinden dolayý]
þaþýrsalar -namaz kýlan kiþinin kýble yönü ve namaz vakti konusunda araþtýrma
yaparak namaz kýlmasý durumunda olduðu gibi araþtýrma yaparak bir ay oruç
tutar. Bu araþtýrma ilkbahar, sonbahar, sýcak ve soðuk gibi emarelerden
yararlanarak yapýlýr.
2. ARAÞTIRMADA
BULUNMAKSIZIN BÝR AY ORUÇ TUTMAK
Kiþi ictihadda
bulunmaksýzýn bir ay oruç tutsa ve oruç tuttuðu ay ramazana denk gelmiþ olsa bu
oruç ramazan orucu yerine geçmez; çünkü niyetinde tereddüt etmiþtir.
3. ARAÞTIRMA SONUCUNDA
BÝR KARARA VARAMAMAK
Kiþi ictihadda bulunduðu
halde þaþkýnlýk içinde kalmýþ ve herhangi bir karara varamamýþsa, el-Mecmu'da
belirtildiðine göre bu kiþinin oruç tutmasý geremez. Þayet "bu kiþinin
-týpký kýblenin yönü konusunda þaþkýnlýk içinde kalan kiþinin durumunda olduðu
gibi(246)oruç tutmasý gerekir, daha sonra da kaza eder" denilirse buna
þöyle cevap verilir: "Burada kiþi orucun kendisine farz olduðunu kesin
olarak bilmediði gibi bu konuda zanna da sahip deðildir. Kýble konusuna gelince
orada namaz vaktinin girdiði kesin olarak bilindiði halde kiþi namazýn þartýný
[yani kýbleye dönmeyi] yerine getirmekten acizdir.
Vaktin saygýnlýðý
[namazsýz geçirilemeyeceði] gerekçesinden hareketle bu kiþiden imkan ölçüsünde
namaz kýlmasý istenir."
Kiþi gece ve gündüzü
bilemese, karanlýk sürekli olsa; el-Mecmu'da belirtildiðine göre bu kiþinin
vakit konusunda ve oruç konusunda araþtýrma yapmasý gerekir, kaza etmesi de
gerekmez. Daha sonra geceleri oruç tuttuðu, gündüzleri tutmadýðýn! anlasa
-el-Kifaye'de alimlerimizden aktanldýðýna göre- orucunu kaza etmesi gerekir.
4. ARAÞTIRMA SONUCU
TUTULAN ORUCUN YETERLÝ OLUP OLMAMASý
[Burada üç durum söz
konusudur:]
a. Tutulan bir aylýk
orucun tam ramazana denk düþmesi Kiþi inceleme araþtýrma sonucunda bir ay oruç
tutsa ve daha sonra bu bir ayýn tam ramazana denk düþtüðü tespit edilse -kiþi
ramazanýn çýktýðý zannýyla oruç tutarken kazaya niyet etmiþ olsa bile- orucu
eda olarak gerçekleþir. Bunu RCtY2lDI belirtmiþtir.
b. Tutulan bir aylýk
orucun ramazan ayýndan sonraya denk düþmesi
Araþtýrma sonucunda
tutulan bir ay ramazan ayýndan sonraya denk gelse -kiþi orucu tutarken edaya
niyet etmiþ olsa bilebu orucun yeterli olduðu kesin olarak kabul edilmiþtir.
Bu, namaza benzer.
[Bu þekilde tutulan oruç
eda mýdýr yoksa kaza mýdýr? Bu konuda mezhep içinde iki görüþ vardýr:]
[Birinci görüþ]
Daha doðru görüþe göre
burada oruç tutulan ay, ramazandan sonraya denk geldiði için tutulan oruç kaza
orucudur.
[Ýkinci görüþ]
Bu tutulan oruç edadýr;
çünkü "iki namazýn birleþtirilmesi" durumunda olduðu gibi özür bazen
bir þey için uygun olmayan vakit özür sebebiyle onun vakti kabul edilir.
Görüþ ayrýlýðýnýn
etkisinin nasýl görüleceðini Nevevi þöyle açýklamýþtýr: Kiþinin araþtýrma
sonucunda tuttuðu bir ay;
[a] - Noksan ise [yani
otuz gün sürmemiþse] ve bu ay Þevval veya Zilhicce deðilse o seneki Ramazan ayý
tam ise [hüküm, tutulan orucu kaza veya eda olarak kabul etmemize göre deðiþir.
Buna göre;]
> "Bu kiþinin
tuttuðu orucu kaza kabul edersek" kiþinin bir gün daha oruç tutmasý
gerekir.
> "Bu kiþinin
tuttuðu orucu eda kabul edersek" eksik olarak tutulan ay onun için yeterli
olur.
[b] - Bunun tam tersi
söz konusu olsa [yani tuttuðu ay otuz gün, ramazan ise yirmi dokuz gün olsa
[hüküm yine tutulan orucu kaza veya eda olarak kabul etmemize göre deðiþir:]
> Tutulan orucun kaza
olduðu görüþünü kabul edersek kiþi durumu biliyorsa ramazan ayýnýn son gününde
oruç tutmayabilir.
> Tutulan orucu n eda
olduðunu kabul edersek son günü oruçsuz geçiremez.
[c] - Þayet metinde
geçen meselede [yani kiþinin yirmi dokuz gün oruç tuttuðu, Ramazanýn ise otuz
gün sürdüðü durumda] kiþinin tuttuðu ay Þevval ayý ise iki gün daha oruç
tutmasý gerekir. Zilhicce ayý ise beþ gün daha oruç tutmasý gerekir.
Çünkü Þevval ayýnýn biri Ramazan
bayramý, Zilhiccenin ilk dört günü de kurban bayramý olduðundan bu beþ günde
oruç tutmak haramdýr. Bu sebeple bu iki ay diðer aylardan istisna edilmiþtir.
(çev.)
[d] - Metinde geçen
meselenin aksi durumda [yani kiþinin otuz gün oruç tuttuðu, Ramazanýn ise
yirmidokuz gün sürdüðü durumda] þayet kiþinin tuttuðu ay Þevval ise kaza
etmesine gerek yoktur. Kiþinin tuttuðu ay Zilhicce ise üç gün oruç tutmasý
gerekir.
[e] - Þayet kiþinin
tuttuðu gün sayýsý ile Ramazanýn gün sayýsý eþit ise birinci durumda [yani
kiþinin Þevval ayýný oruçlu geçirmesi durumunda] bir gün, ikinci durumda [yani
kiþinin Zilhicce ayýný oruçlu geçirmesi durumunda] dört gün oruç tutmasý
gerekir.
[f] - Kiþinin ramazan
diye tuttuðu ay ertesi senenin ramazanýna denk gelse tuttuðu oruç kaza olmaz, o
senenin edasý yerine geçer.
c. Tutulan bir aylýk
orucu n ramazan ayýndan önceye denk düþmesi
Kiþi ictihadýnda
yanýlmasý sonucunda bir aylýk orucu ramazandan önce tutsa [burada iki ihtimal
söz konusudur:]
[a] - Durumun
anlaþýlmasýndan sonra ramazan ayýna yetiþirse onu da tutmasý gerekir. Bu konuda
görüþ ayrýlýðý yoktur. Çünkü ramazan orucunu vaktinde tutma imkanýný elde
etmiþtir.
[b] - Ramazan ayýna
yetiþemezse, mesela ramazaný ancak geçirdikten sonra anlasa veya ramazan ayýnýn
içinde iken anlasa [ne yapmasý gerekir? Bu konuda Ýmam Þafii (r.a.)'ye ait iki
görüþ bulunmaktadýr:]
[Birinci görüþ]
Ýmam Þafii (r.a.)'nin
yeni görüþüne göre kaçýrýlan bu orucun kaza edilmesi gerekir; çünkü bu kiþi
ibadeti vaktinden önce yapmýþtýr. Namazý vaktinden önce kýlmak yeterli olmadýðý
gibi bu da yeterli deðildir.
[Ýkinci görüþ]
Ýmam Þafii (r.a.)'nin
eski görüþüne göre özür sebebiyle kiþinin kaza etmesi gerekmez.
Bazý alimlerimiz birinci
görüþü tek görüþ olarak nakletmiþtir.
d. Tutulan orucu n
ramazandan önceye mi sonraya mý denk geldiðinin belli olmamasý
Nevevi'nin sözünden
anlaþýldýðýna göre "durum anlaþýlmazsa [yani kiþinin tuttuðu bir aylýk
orucun ramazandan önceye mi yoksa sonraya mý denk düþtüðü belli olmazsa]
kiþinin herhangi bir þey yapmasý gerekmez." Bu doðru bir hükümdür. Nitekim
namazda da böyledir. Çünkü görünürdeki duruma göre kiþinin yaptýðý araþtýrma
sahihtir.
e. Kiþi yaptýðý
araþtýrma sonucunda Ramazan ayýný kaçýrdýðý sonucu na ulaþsa ve bunun kazasý
olarak bir ay oruç tutsa, daha sonra tuttuðu bu bir ayýn ramazan ayýna denk
düþtüðü anlaþýlsa. Ruyani' den daha önce aktardýðýmýz bilgiye göre bu yeterli
olur.
f. Kiþi bir aylýk adak
orucunu tutsa daha sonra bu bir ayýn ramazan ayýna denk düþtüðü anlaþýlsa
Ýbnü'l-Mukri'nin açýk olarak ifade ettiðine göre bu kiþinin adak orucu da
ramazan orucu da düþmemiþ olur. Çünkü kiþi ramazan ayýnda adak orucuna niyet
etmiþtir; oysa ramazan ayý baþka bir orucu kabul etmez. Bunun bir benzeri de
kiþinin kaza borcunu ramazan ayýnda tutmuþ olmasýdýr.
H. ADET GÖREN KADININ
RAMAZAN ORUCUNA NÝYET ETMESÝ
Adet gören [hayýzlý] bir
kadýn henüz kaný kesilmeden önce ertesi günün orucunu tutmaya niyet etse daha
sonra kaný geceleyin kesilse þayet o gece en uzun süreli adet dönemi
tamamlanýyorsa bu niyeti geçerli olur. Daha doðru görüþe göre kadýnýn kendi
[düzenli] adet süresi tamamlanýyorsa da hüküm böyledir.
Adet gören veya loðusa
olan bir kadýn geceleyin henüz kaný kesilmemiþken ertesi günün orucunu tutmaya
niyet etse ve geceleyin kaný kesilse [bakýlýr:]
[a] - Þayet o gece
adetin veya loðusalýðýn en uzun süresi tamamlanýyorsa bu niyetle oruç tutmasý
sahih olur. Çünkü kadýn ertesi gününün bütünüyle temiz geçeceði konusunda kesin
kanaat sahibidir. Bu kadýn ister ilk defa adet görüyor olsun ister böyle
olmasýn hüküm aynýdýr.
Nevevi'nin sözünden adet
kanýnýn kesilmesinin þart olduðu anlaþýlýyorsa da bu kastedilmiþ deðildir.
Çünkü gece içinde adetin en üst ~ süresi tamamlandýðýnda kan kesilmemiþ olsa
bile kadýnýn oruca niyet etmesi geçerli olur. Çünkü en uzun süreli adet
döneminin ötesindeki kan istihaza kaný olup bu oruca engelolmaz. Nevevl'nin
bunu zikretmesinin sebebi [daha sonra söylediði þu sözdür:]
[b] - Kadýnýn, en uzun
süreli adet veya loðusalýk dönemi süresinden daha kýsa süren kendi adeti o gece
tamamlanýyorsa bu þekilde yaptýðý niyetle tuttuðu oruç [geçerli olur mu? Bu
konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
[Birinci görüþ]
Daha doðru görüþe göre
bu oruç sahih olur; çünkü görünürdeki durum kadýnýn adetinin düzenli bir
þekilde devam etmesidir. Bu kadýnýn gördüðü kanlar arasýnda ister fark
bulunmasýn isterse bulunsa bile bunun bir düzeni bulunsun ve kadýn da bu düzeni
unutmamýþ olsun fark etmez. Ancak kadýnýn düzenli bir adeti yoksa ve hayýz ve
loðusalýðýn en üst süresi geceleyin tamamlanmýyorsa veya kadýnýn adet dönemi
süreleri düzensiz ise veya düzenli olmakla birlikte kadýn bunu unutmuþsa ve
geceleyin kadýnýn gördüðü en üst adet dönemi süresi tamamlanmýyorsa bu durumda
kadýnýn orucu sahih olmaz; çünkü o kesin niyet etmemiþ, orucunu bir asla veya
emareye de baðlamamýþtýr.
[Ýkinci görüþ]
[Kadýnýn kendi adet
süresini o gece tamamlamasý durumunda kesin niyet etmesi ve bu niyetle oruç
tutmasý sahih deðildir.]
Bu görüþ kitapta ifade edilmemiþ
olmakla birlikte birinci görüþün karþýsýnda yer alan görüþün bu olduðu
baðlamdan anlaþýldýðý için bunu ekledik. (çev.)
BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN
AÞAÐIDAKÝ LÝNKE TIKLAYIN
BOZAN ÞEYLERDEN
KAÇINMAK: A. CÝNSEL ÝLÝÞKÝDE BULUNMAK