MUÐNݒL-MUHTAC

TAHARET  /  SULAR

 

7. KULLANILMASI CAÝZ OLAN VE OLMAYAN KAPLAR

 

-Altýn ve gümüþ hariç- bütün temiz kaplarý kullanmak helaldir.

Altýn ve gümüþ kap kullanmak ise haramdýr.

 

-Daha doðru olan görüþe göre- altýn ve gümüþ kap edinmek de haramdýr.

 

-Daha doðru olan görüþe göre - altýn ve gümüþ suyuna batýrýlmýþ nesne[yi edinmek ve kullanmak] helaldir.

 

- Daha güçlü görüþe göre - yakut gibi deðerli taþlardan yapýlan eþyalarý kullanmak helaldir.

 

[Yama yapma konusuna gelince]:

 

Süslemek amacýyla altýn ve gümüþ ile büyük bir yama ile yamanan kabý edinmek-kullanmak haramdýr.

 

Ýhtiyaç sebebiyle küçük bir yama ile yamanan kabý kullanmak haram deðildir.

 

Süslemek amacýyla küçük yama veya ihtiyaç sebebiyle büyük yama yapmak -daha doðru olan görüþe göre- haram deðildir.

 

-Daha doðru olan görüþe göre- kabýn kullaným yerine yama yapmak, diðer yerlerine yama yapmak gibidir.

 

Ben [Nevevi] derim ki: Mezhebin görüþü altýndan yamanýn mut- . lak olarak haram olduðudur. Allah daha iyi bilir.

 

ÞERH:

 

A- ALTIN VE GÜMÜÞ KAPLARý KULLANMAK

B- ALTIN VE GÜMÜÞ KAPLARI BULUNDURMAK

C- ALTIN VE GÜMÜÞ SUYUNA BATIRILMIÞ NESNEYÝ EDÝNMEK VE KULLANMAK

D- ALTIN-GÜMÜÞ DIÞINDAKÝ DEÐERLÝ TAÞLARDAN YAPILAN EÞYALARIN HÜKMÜ

E- BÝR KABI ALTIN-GÜMÜÞ ÝLE YAMA YAPMAK / SIVAMAK

 

A- ALTIN VE GÜMÜÞ KAPLARý KULLANMAK

 

a. Altýn ve gümüþ dýþýndaki kaplarýn hükmü

 

Gerek temizlik gerekse baþka iþler için temiz olan kaplarý edinmek ve kullanmanýn helal olduðu konusunda icma vardýr. (Ýcma 4)

 

Bu helallik kabýn temizliði yönündendir. Gasp edilen kaplar veya insan derisinden yapýlan kaplarý kullanmanýn haram olduðu söyle nerek itiraz edilemez; çünkü bu ikisinin haram olmasý baþka sebeplerden, yani baþkasýnýn mülkünü onun rýzasý dýþýnda kullanmaktan ve insan derisinin saygýnlýðýný çiðnemekten kaynaklanýr.

 

[*] - Nebi (s.a.v.) deriden, tahtadan, taþtan, tunçtan yapýlan kaplardaki suyla abdest almýþtýr.

 

Bazýlarý tunç kapta bir þey yeme ve içmeyi mekruh görmüþlerdir. Kazvlný þöyle demiþtir: Bu alýþkanlýk haline getirildiðinde tedavisi mümkün olmayan hastalýklara yol açar.

"Tüm temiz kaplar" ifadesi ile ölmüþ hayvandan yapýlmýþ olan kaplar gibi necis olanlar dýþarýda býrakýlmýþtýr. Bunlarýn, az miktardaki su veya [miktarý çok olsa bile] diðer sývýlar gibi, içine konulduðunda kendisini necis kýlacaðý þeyleri koymada kullanmak haramdýr. Ancak çok miktarda su veya kuruluðu sebebiyle içine konulduðunda kendisini necis kýlmayacaðý bir þey koymak için kullanýlmasý haram deðildir. Ancak ikincisi için kullanýlmasý mekruhtur.

 

Bu ifadenin mefhum-ý muhalifinden ne anlaþýlacaðý konusunda bazý ayrýntýlar söz konusudur. Mefhum-ý muhalifin hükmü, ifadenin lafzýndan anlaþýlandan farklýdýr.

 

b. Altýn ve gümüþ kaplarýn hükmü

 

Altýn ve gümüþten veya birinden yapýlan kaplarý kullanmak helal deðildir. Bu kaplarý erkek, kadýn veya çift cinsiyetli þahsýn kullanmasýnýn haram olduðu konusunda icma vardýr. (icma' 5)

 

[*] - Ayrýca Nebi (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Altýn ve gümüþ kaptan bir þey içmeyin ve bunlardan yapýlmýþ tabaklarda bir þey yemeyin.

 

Bu hadisi Buhar! ve Müslim ittifakla rivayet etmiþtir. (Buhari, Et'ime, 5426; Müslim, Libas ve'z-zinet, 5361)

 

Diðer fiiller yeme-içmeye kýyas edilir. (kýyas) Hadiste yeme ve içmenin zikredilmesi en çok görülen' ve yaygýn olan kullaným biçimi olmalarýndandýr.

 

Çocuðun velisinin çocuða altýn ve gümüþ [biberon, suluk vb.] bir kaptan bir þey yedirip-içirmesi haramdýr.

 

Kabýn büyük veya küçük olmasý arasýnda fark yoktur.

 

Kiþinin diþlerinin arasýna soktuðu þeyin [kürdanýn] ve gözüne sürme çekmede kullandýðý sürme milinin altýn ve gümüþten olmasý da haramdýr. Ancak bir zorunluluk varsa örneðin gözünü parlatmasý gerektiðinde mile ihtiyaç duysa fakat altýn / gümüþ mil dýþýnda baþkasý bulunmasa, bunu kullanmak mübah olur.

 

Altýn ve gümüþ kaptaki sudan alýnan abdest sahihtir.

 

Bu kaplardan alýnan yiyecekler vb. nesneler de helaldir; çünkü haramlýk zikredilen þeyler [yeme, içme] hakkýnda deðil kabý kullanma hakkýndadýr.

 

Bu kaplarda bulunan gülsuyu vb. güzel kokularý sürmek haramdýr. Yine bu kaplardaki buhurdanlýktan tütsü yapmak da haramdýr. Bu tütsüyü koklamak için yaklaþmak haram olup, uzaktan kokusunu almak haram deðildir. el-Mecmu'da þöyle denilmiþtir: Koku kiþinin "falanca koku sürünmüþ" denilmeyecek þekilde uzaðýnda bulunmalýdýr. Kiþi bu koku ile elbisesini tütsülese veya evinin kokusunu güzelleþtirmek istese o kokuyu kullanmýþ olur.

 

El-Mecmu'da þöyle denilmiþtir: Bunu kullanmanýn yolu kaptaki yiyeceði ellerinin arasýnda bulunan ekmek kabuðu gibi bir þeyin arasýna koyarak yemek, kaptaki suyu taharetle kullanmadýðý eline yani önce sol eline döküp, sonra saða alarak kullanmak, gülsuyunu önce sol eline döküp sonra sað eline alarak kullanmaktýr.

 

Altýn ve gümüþten veya bunlarýn birinden yapýlan kaba iþemek haramdýr. Bu, "Altýn ve gümüþ ile idrar ve dýþkýyý temizlemek caizdir" hükmü ile çeliþmez; çünkü diðer mesele bir parça altýn ve gümüþü tuvalet temizliðinde kullanmakla ilgilidir. Burada ise altýn-gümüþten yapýlmýþ kaplarla ilgilidir. El-Mühezzeb þerhinde küflenen altýn istisna edilmiþtir. Ancak bu konüda detaylý bilgiler bakýr vb. madenIerin altýn suyuna batýrýlmasý konusunda ele alýnacaktýr.

 

B- ALTIN VE GÜMÜÞ KAPLARI BULUNDURMAK

 

-Daha doðru olan görüþe göre- altýn ve gümüþ kap edinmek de böyledir [haramdýr.]

 

[Altýn ve gümüþ kaplarý elde bulundurmanýn hükmü konusunda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]: Altýn ve gümüþ kabý kullanmaksýzýn edinmek de daha doðru olan görüþe göre- haramdýr. Çünkü -müzik enstrümanlarýnda olduðu gibi- kullanmasý caiz olmayan bir þeyi edinmek haramdýr. (Genel kural)

 

[Ýkinci görüþ]: Diðer görüþe göre bu haram deðildir; çünkü hadiste geçen yasak altýn-gümüþ kap edinmek deðil kullanmakla ilgilidir. Ayrýca bu kaplar müzik aletleri gibi deðildir; çünkü müzik enstrümanlarýnýn müzik dýþýnda bir þeyde kullanýlmasý söz konusu olmadýðýnda kiþinin bunlarý elinde bulundurmasý bir zaman sonra kullanmasýna yol açabilir. Kaplar ise böyle deðildir.

 

Týpký müzik aletlerinde olduðu gibi altýn ve gümüþ kaplarýn yapýmý için ücret verilmez, kýrýlmasý halinde tazminat ödenmez.

 

Er-Ravda ve el-Mecmu'da belirtildiðine göre -daha doðru olan görüþ- dükkanlarýn ve evlerin altýn-gümüþ ile süslenmesi haramdýr. Yine Kabe'nin ve diðer mecsitlerin altýn-gümüþ ile donatýlmasý haramdýr.

 

C- ALTIN VE GÜMÜÞ SUYUNA BATIRILMIÞ NESNEYÝ EDÝNMEK VE KULLANMAK

 

-Daha doðru olan görüþe göre - albn ve gümüþ suyuna batýrýlmýþ nesne[yi edinmek ve kullanmak] helaldýr.

 

(a) Kiþi altýn ve gümüþ dýþýnda bir þeyden yapýlmýþ olan bakýr kap, yüzük veya savaþ aletini altýn-gümüþ suyuna batýrsa ve ateþe arzetmek suretiyle de olsa nesne üzerinde bir tabaka oluþmasa,

 

(b) veya altýn ve gümüþ nesneyi baþka bir maddenin suyuna veya pasa batýrsa bunun sonucunda altýn-gümüþ üzerinde diðer madenin suyu veya pas oluþsa [bu nesnelerin hükmü konusunda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]:

 

Daha doðru olan görüþe göre bunu kullanmak helal olur.

 

Ýlkinin [a þýkkýnýn] helalolma sebebi altýn-gümüþ suyunun yok denecek kadar az olmasý, ikincinin [b þýkkýnýn] helalolma sebebi ise bunun gösteriþe sebep olmamasýdýr.

 

Þayet ilk þýkta kabýn üzerine çokça altýn-gümüþ suyu sürülmesi sebebiyle bir tabaka oluþursa veya ikincisinde suyun azlýðý sebebiyle altýn gümüþ kap üzerinde bir tabaka oluþmazsa kabýn kullanýmý da edinilmesi de haram olur. Burada haramlýðýn gerekçesi; piyasadaki altýn-gümüþ miktarýný azaltmak, kendini beðenmek ve fakirlerin gönlünü kýrmak gibi özelliklerdir.

 

[Ýkinci görüþ]: Diðer görüþe göre altýn-gümüþ suyuna batýrýlmýþ nesne de diðeri de haramdýr.

 

Ýlkinin haram olma sebebi; kendini beðenme ve fakirlerin gönlünü kýrma, ikincisinin haram olma sebebi ise piyasadaki altýn-gümüþ miktarýný azaltmadýr.

 

Evin tavan ve duvarlarýný altýn-gümüþ suyu ile sývamak; -ateþe arz etme sonucunda bir þeyoluþmasa bile- haramdýr. Ateþe arz etme sonucunda bir þeyoluþuyarsa bunu devam ettirmek haram, aksi taktirde haram deðildir.

 

D- ALTIN-GÜMÜÞ DIÞINDAKÝ DEÐERLÝ TAÞLARDAN YAPILAN EÞYALARIN HÜKMÜ

 

-Daha güçlü görüþe göre - yakut gibi deðerli taþlardan yapýlan

eþyalarý kullanmak helaldir.

 

[Bu konuda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]

 

Daha güçlü görüþe göre yakut, firuze (turkuvaz), billur, mercan, akik gibi deðerli taþlardan yapýlan eþyalarý; deðeri yüksek olan misk, anber ve Cýd gibi güzel kokulardan yapýlan eþyalarý kullanmak helaldir.

Çünkü bu konuda bir yasak söz konusu olmadýðý gibi bunda israf ve kendini beðenme özelliði de söz konusu deðildir. Bununla birlikte bunlarý edinmek-kullanmak mekruhtur.

 

[Ýkinci görüþ]:

 

Diðer görüþe göre kendini beðenme ve fakirlerin gönlünü kýrma sebebiyle bu haramdýr.

 

Bu ikinci görüþ "bir eþyanýn bu kýymetli taþlardan yapýlmýþ olduðunu [fakirler bilemez] ancak seçkin insanlar bilebilir" denilerek reddedilmiþtir.

 

Üzerinde iþçilik uygulanarak deðer kazanmýþ olan cam, yontma ahþap, deðeri yüksek olmayan güzel kokulardan üretilen eþyalarý edinmek-kullanmak ise helalolup bu konuda görüþ ayrýlýðý yoktur.

 

Yine görüþ ayrýlýðý yüzüðün taþý dýþýndaki kýsým içindir. Yüzüðün taþýnýn deðerli olmasý ise -el-Mecmu'da belirtildiði üzere- kesin olarak caizdir.

 

Not: [*] - Enes'in rivayet ettiðine göre Nebi (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Taþý yakuttan olan bir yüzük edinen kimseden fakirlik giderilir. (ibn Adiy, el-Kamil fi'd-duafa, I, 176; Ýbn Arrak, Tenzihü'þ-þerfa, II, 270; Suyuti, el-Leali'l-masnua, II, 147)

 

Ýbnü'l-Esýr bu hadisi þöyle yorumlamýþtýr: Kiþinin malý kalmayýnca yüzüðünü satarak fakirliðini giderir. -Þayet hadis sahýh ise- en uygun yorum bunun yakuttaki bir özellik sebebiyle olmasýdýr. Nitekim ateþ ona etki edip onu deðiþtiremez.

 

Bir baþka görüþe göre yakuttan yüzük takýnan kimse vebadan güvende olur, yaþam þartlarý onun için kolaylaþýr, kalbi güçlenir, insanlar kendisine saygý duyar, ihtiyaçlarýný gidermesi kolaylaþýr.

 

Bir görüþe göre Hacerü'l-esved cennet yakutudur; müþrikler buna dokununca kararmýþtýr.

 

Denildiðine göre Nebi (s.a.v.), Hz. Ali'ye yakuttan bir taþ verdi ve onun üzerine "La ilahe illallah" yazýsýný kazýtmasýný emretti, Hz. Ali bunu yaptý ve Nebi' e (s.a.v.) getirdi. Nebi (s.a.v.) "Niye Muhammedün "resOluilah ifadesini eklettin?" diye sordu. Hz. Ali þöyle cevap verdi: "Seni hak ile gönderene yemin olsun ki ben yalnýzca bana emrettiðin þeyi yaptým" dedi. Bunun üzerine Cibrll inerek þöyle dedi: Ey Muhammed! Allah sana diyor ki "Sen bizi sevdin ve ismimizi yazdýrdýn. Biz de seni sevdik ve ismini yazdýrdýk". (Ukayli, ed-Duafa, II, 280)

 

E- BÝR KABI ALTIN-GÜMÜÞ ÝLE YAMA YAPMAK / SIVAMAK

 

[Bu konuda beþ mesele ele alýnmaktadýr]:

 

[Birinci mesele]

 

Süslemek amacýyla altýn ve gümüþle büyük bir yama ile yamanan kabý edinmek-kullanmak haramdýr.

 

Yamanýn tümü veya bir kýsmýnýn süslenmek amacýyla olmasý arasýnda fark yoktur.

 

Yama, kabýn kýrýlan kýsmýna bakýr, gümüþ vb. bir þeyler koyarak onun içindekini tutmasýný saðlamak için yapýlýr. Alimler, kýrýlmamýþ olsa bile bir kabýn altýn-gümüþ ile sývanmasý için de mecaz yoluyla bu kelimeyi kullanmýþlardýr.

 

[Ýkinci mesele]

 

Ýhtiyaç sebebiyle küçük bir yama ile yamanan kabý kullanmak haram deðildir.

Küçüklük sebebiyle haramlýk söz konusu olmaz. Ýhtiyaç bulunduðundan dolayý mekruhluk da söz konusu olmaz.

 

[*] - Çünkü Buharl'nin rivayetine göre Asým el-Ahvel þöyle demiþtir: Enes'in yanýnda Nebi'in (s.a.v.) bardaðýný gördüm. Bardak kýrýlmýþh, gümüþle yamanmýþtý. (Buhari eþribe 5638)

 

[*] - Beyhakl'nin rivayetine göre bu bardaðý yamayan Enes'ti.

Enes þöyle demiþtir: Peygambere bu bardaktan defalarca su verdim. (Beyhaki, taharet 1,30)

 

[Üçüncü mesele]

 

(a) Süslemek amacýyla küçük yama veya (b) ihtiyaç sebebiyle büyük yama yapmak - [konusunda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]:

 

Daha doðru olan görüþe göre- bu haram deðildir. Daha doðru olan görüþe göre; tümü veya bir kýsmý süslenmek amacýyla küçük yama yapýlýrsa veya ihtiyaç sebebiyle büyük yama yapýlýrsa -her ikisinde de mekruhluk söz konusu olmakla birlikte- caiz olur.

 

Birincinin caiz olmasýnýn sebebi yamanýn küçük olmasý, insanlarýn çoðunun bu tür yama yapmaya güç yetirebilmesidir. Ýhtiyaç bulunmadýðý halde yapýldýðýndan mekruhluk söz konusu olmuþtur.

 

Ýkincisi ihtiyaç sebebiyle caizdir, ancak yamanýn büyük olmasý sebebiyle mekruhtur.

 

[Ýkinci görüþ]: Diðer görüþe göre ilkinde süslenme olmasý, ikincisinde ise yamanýn büyük olmasý sebebiyle bu haramdýr.

 

[Dördüncü mesele]

 

-Daha doðru olan görüþe göre- yama yeri de diðer yerler gibidir.

 

[Bu konuda iki görüþ vardýr]

 

[Birinci görüþ]: Ýçme vb. konularda yama yeri, kabýn diðer yeri gibidir. Çünkü kullaným kabýn tümüne nispet edilir. Ayrýca nesnenin kendisi ve kiþinin büyüklenme içine girmesi deðiþmez. Hatta kullaným yerinin dýþýndaki bölümde süs daha fazla olabilir.

 

[Ýkinci görüþ]: Kiþi kullaným sýrasýnda altýn ve gümüþe temas ettiðinden kabýn tümü haram olur.

 

[Beþinci mesele]

 

Ben [Nevevi] derim ki: Mezhebin görüþü altýndan yamanýn mutlak olarak haram olduðudur. Allah daha iyi }Jilir.

 

[Altýndan yamanýn hükmü konusunda iki görüþ vardýr]:

 

[Birinci görüþ]: Yamanýn içinde altýn ile birlikte baþka bir þey bulunsun ya da bulunmasýn yamanan kabý kullanmak mutlak olarak haramdýr. Çünkü bu durumda kiþinin kibirlenmesi gümüþe göre daha fazladýr. Ayrýca yukarýda geçen hadis gümüþ ile ilgili olup, gümüþ yamanýn caiz olmasý, altýnýn da caiz olmasýný gerektirmez. Zira erkeðin gümüþ yüzük takmasýna izin verilmesi de gösteriyor ki gümüþ konusunda dinde daha esnek davranýlmýþtýr.

 

[Ýkinci görüþ]: Mezhepçe kabul edilen görüþün karþýsýndaki görüþe göre ise -Rafifnin alimlerin çoðundan aktardýðý üzere- altýn da gümüþ gibidir. Dolayýsýyla yukarýdaki ayrýmlar altýn için de geçerlidir.

 

[Altýncý mesele]

 

"Ýhtiyaç sebebiyle" ifadesinde kastedilen kaptaki kýrýðýn tamir edilmesidir. Burada altýn-gümüþ dýþýnda bir þeyle yamanmanýn mümkün olup olmamasýna bakýlmaz. Çünkü altýn-gümüþ dýþýnda bir maddenin olmamasý halinde, býrakýn bunlarla kabý yamamayý bütünü altýn ve gümüþ olan kap bile kullanýlabilir.

 

[Yedinci mesele]

 

[Yamanýn büyüklük ve küçüklüðünü tespitin nasýl yapýlacaðý konusunda farklý görüþler vardýr]:

 

> Yamanýn büyük veya küçüklüðünü belirlemede örf dikkate alýnýr.

> Bir baþka görüþe göre büyük yama; kab ýn bir yanýný tamamen kaplayan yamadýr.

> Bir baþka görüþe göre; kabýn bir noktasýný -örneðin kabýn dudak kýsmýný veya sapýný- tamamen kaplayan yama büyük yamadýr. Küçük yama ise bundan daha az olan yamadýr.

 

> Bir baþka görüþe göre uzaktan gören kiþinin büyük sayacaðý miktarda olan yama büyük, böyle olmayan yama küçüktür.

 

[Sekizinci mesele]

 

Kiþi yamanýn büyük mü küçük mü olduðunda þüphe ederse aslolan kabý kullanmanýn mübah olmasýdýr. Bunu Nevevý el-Mecmu'da belirtmiþtir.

 

Bu hüküm ile þu iki mesele arasýnda bir çeliþki söz konusudur:

 

> Alimlerin "giyecekler" konusunda ileri sürdüðü görüþe göre elbisesinde ipek olan kimse çoðunluðun ipek olup olmadýðýnda þüphe etse elbiseyi kullanmasý haram olur.

 

> Yine kiþi bir tefsir kitabýndaki ifadelerin çoðunluðunun tefsir mi yoksa Kur'an mý olduðunda þüphe etse abdestsiz kimsenin o kitaba dokunmasý haram olur.

 

Ben bu çeliþkiye et-Tenbih'in þerhinde cevap verdim.

 

Not: Araplarýn fakihine fildiþinden yapýlmýþ bir kaptaki sudan abdest almanýn hükmü sorulduðunda þöyle cevap vermiþtir: "-Ýki kulleden az miktardaki su- fildiþine temas ederse caiz olmaz, aksi takdirde caiz olur". Bununla kastedilen fildiþi ile yamanmýþ kaptýr. Bizden baþkasý buna "ac" adýný vermez. "Araplarýn fakihi" ifadesi ile belirli bir þahýs deðil bilmece amaçlý sorulan soru kastederler. Bu bilinmeyen mechul bir þahýstýr, nekiradýr marife olmaz.

 

Kýrýk kaba, dirhem çakarak tamir etmek, týpký yamamak gibidir. Yukarýdaki detaylar bu meselede de geçerlidir.

 

Kýrýk kaba dirhem, altýn-gümüþ atmak ise yukarýdakilerden farklý olup, kabý bu amaçla [kumbara olarak] kullanmak kesinlikle haram veya mekruh deðildir.

Kiþi parmaðýnda yüzük varken veya aðzýnda dirhem varken ya da elinde dirhemler varken avucu ile su içse bu caiz olur.

 

Su kabýnýn gümüþten halkasý, zinciri veya kapaðý olsa bunu kullanmak caizdir. Kapaðýnýn gümüþ olmasý durumunda kabýn caiz olmasýnýn sebebi, kapaðýn kaptan ayrý olmasý ve su içerken kullanýlmamasýdýr. Rafii þöyle demiþtir: "Kapaðýn da kendi ölçüsünde kullanýlýyor olmasýný dikkate alarak bunun haram olduðu görüþü ileri sürülebilir. Helalolduðu kabul edilse bile kabýn edinilmesi konusunda görüþ ayrýlýðý söz konusu olur". Bu görüþ "kabý edinmek kullanmaya yol açar, diðer mesele ise öyle deðildir" denilerek reddedilmiþtir. Bununla kastedilen kabýn aðýz kýsmýnda olan bir parça gümüþtür. Ancak kapak gibi olan ve kapatýlan kýsým ise haramdýr. Altýna gelince bunun altýndan olmasý caiz deðildir.

 

Hava karardýðýnda üç kere besmele çekerek kaplarýn aðzýnýn aðaç vb. birþeyle bile olsa örtmek, sularý kapatmak, kapýlarý kapatmak, çocuklarý ve davarlarý akþam ýn ilk saatlerinde dýþarý salmamak, uyumak istediðinde lambayý söndürmek sünnettir.

 

Necis kaplarý kullanmayý ibadet saymayan -ehli kitap vb.- müþriklerin kaplarý müslümanlarýn kaplarý gibidir. Çünkü Nebi (s.a.v.) müþrik bir kadýnýn erzak çantasýndaki sudan abdest almýþtýr. Hz. Ömer, Hristiyan bir kadýnýn küpündeki su ile abdest almýþtýr. Bununla birlikte onlar necasetlerden korunma konusunda yeterli gayreti göstermediðinden bu kaplarý kullanmak mekruhtur.

 

Necis nesneleri kullanmayý ibadet sayan; ibadet olsun diye sýðýr idrarý ile yýkanan bir kýsým mecusiler gibi gayri müslimlere gelince bunlarýn kaplarýný kullanma konusunda mezhep içinde iki görüþ vardýr. Bu iki görüþ Þafii'nin "aslolan durum" ve "yaygýn durum" konusu ile ilgili iki görüþünden alýnmýþtýr. Ancak onlarýn kaplarýný, giyeceklerini ve tenlerine temas eden iç çamaþýrlarýný kullanmak daha þiddetli mekruhtur. Su kaplarýný kullanmak daha hafif derecede mekruhtur. Bu konudaki iki görüþ içki müptelasý kiþi, necasetten yeterince korunmayan kasap vb. kimseIerin kaplarý konusunda da geçerlidir: Daha sahih olan görüþe göre bunlarý kullanmak -mekruh olmakla birlikte- caizdir.

 

BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN AÞAÐIDAKÝ LÝNK’E TIKLAYIN

 

A- (ABDEST) KONU BAÞLIÐININ SEÇÝMÝ VE KÝTABIN TERTÝBÝNE DAÝR MESELELER

⚠ Hata Bildir