MUÐNݒL-MUHTAC

CUMA NAMAZI

 

1. CUMA NAMAZI KÝMLERE FARZDIR?

 

Cuma namazý yalnýzca; hür, erkek, mukým olan hasta vb. durumda olmayan her mükellefe farzdýr.

 

1) Cemaati terk etmeyi mübah kýlan bir özre sahip kimseye,

2) Mükatep [yani efendisi ile özgürlük sözleþmesi yapmýþ] köleye,

3) -Doðru olan görüþe göre- [bir kýsmý hür] bir kýsmý köle þahsa Cuma namazý farz deðildir.

 

[Cuma namazý kendisine farz olmayan kimselerden] öðle namazý sahih olan kimsenin Cuma namazý da sahihtir.

 

[Cuma namazý kendisine farz olmadýðý halde Cuma namazý kýlmasý sahih olan kimse, Cuma namazýna baþlamadan önce] camiden ayrýlabilir. Ancak hasta vb. durumda olan kimselerin vakit girmiþse [Cuma namazýný kýlmaya baþlamadan önce] camiden ayrýlmalarý haram olur. Ancak namazý beklemekle zararý artýyorsa çýkmalarý haram olmaz.

 

Çok ihtiyar ve kronik hastalýðý bulunan kimseler þayet binek bulabilmiþlerse ve binek üzerinde durmalarý zor olmuyarsa cumaya gitmeleri gerekli olur.

 

Kör, kendisini camiye götürecek birini bulmuþsa Cumaya gitmesi gerekir.

 

Bir köy halký içinde Cumanýn sahih olacaðý sayýda bir cemaat varsa veya onlara kendi köylerine bitiþik Cuma kýlýnan bir beldeden sessiz bir þekilde dinlemeleri halinde yüksek bir ses ulaþýyorsa Cuma kýlmalarý farz olur aksi takdirde farz olmaz.

 

Cuma namazý kendisine farz olan kimsenin güneþin batýya dön(;\ mesinden sonra yolculuða çýkmasý haram olur; ancak yolda Cuma ~ kýlmasý mümkün ise veya yol arkadaþlarýndan geri kalma~ýndan dolayý bir zararla karþýlaþacaksa yola çýkmasý haram olmaz. Imam Þafii (r.a.)'nin yeni görüþüne göre yolculuk mübah ise öðleden önce yapýlan yolculuk da öðleden sonra yapýlan yolculuk gibidir. Þayet bu yolculuk taat sebebiyle yapýlýyorsa caizdir.

 

Ben [Nevevi] derim ki: Daha doðru olan görüþe göre taat için olan yolculuk da mübah yolculuk gibidir. Allah daha iyi bilir.

 

Kendilerine Cuma namazý farz olmayan kimselerin öðle namazlarýný cemaatle kýlmalarý daha doðru görüþe göre sünnettir. Þayet bunlarýn özürleri gizli ise cemaati de gizli yaparlar.

 

Özrünün sona ermesi mümkün olan kimsenin öðle namazý kýlmayý Cuma namazýný kýlmaktan ümidini kesinceye kadar ertelemesi menduptur. Kadýn, müzmin hasta vb. kimselerin ise Cuma namazýný kýlmada acele etmeleri menduptur.

 

A. CUMA NAMAZI ÝLE YÜKÜMLÜ TUTULMA BAKIMINDAN ÝNSANLAR

B. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN CUMA NAMAZI KILMASI

C. CUMA KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN CUMA VAKTÝ CAMÝDEN ÇýKMALARI

D. ÇOK ÝHTiYAR OLAN ve MÜZMÝN HASTALIÐI BULUNAN KÝMSELERÝN DURUMU

E. KÖR KÝMSENÝN DURUMU

F. KÖY HALKINA CUMANIN FARZ OLMASI

G. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLAN KÝÞÝNÝN CUMA GÜNÜ YOLCULUÐA ÇiKMASI

H. ÜZERÝNE CUMA NAMAZI FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN ÖÐLE NAMAZINI CEMAATLE KILMALARI

I. ÖZRÜNÜN SONA ERMESÝ MÜMKÜN OLAN KÝMSENÝN BEKLEMESÝ

Ý. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN ÖÐLE NAMAZINI ÝLK VAKTÝNDE KILMALARI

 

A. CUMA NAMAZI ÝLE YÜKÜMLÜ TUTULMA BAKIMINDAN ÝNSANLAR

 

Cuma namazý yalnýzca; hür, erkek, mukim olan hasta vb. durum-

da olmayan her mükellefe farzdýr.

 

1) Cemaati terk etmeyi mübah kýlan bir özre sahip kimseye,

2) Mükatep [yani efendisi ile özgürlük sözleþmesi yapmýþ] köleye,

3) -Doðru olan görüþe göre- [bir kýsmý hür] bir kýsmý köle þahsa Cuma namazý farz deðildir.

 

A. CUMA NAMAZI ÝLE YÜKÜMLÜ OLANLAR

 

Cuma namazý þu þartlarý taþýyan herkese farz-ý ayndýr.

 

> Müslüman,

> Mükellef -yani ergenlik çaðýna ulaþmýþ ve aklý baþýnda olan

kimse-,

> Hür,

> Erkek,

> Mukim,

> Hastalýk, korku, çýplaklýk, açlýk ve susuzluk gibi bir özrü söz konusu olmayan kimseler.

 

B. KENDÝLERÝNE CUMA NAMAZI FARZ OLMAYAN KÝMSELER

 

Bu þarta göre þu þahýslara Cuma namazý farz deðildir:

> Çocuk ve deli: Bunlara diðer namazlar farz olmadýðý gibi Cuma namazý da farz deðildir. Bu, metindeki "mükellef" kelimesinden anlaþýlmaktadýr. Bu sebeple metinde "Müslüman" olma þartý zikredilmemiþtir.

 

Er-Ravda' da þöyle denilmiþtir: Baygýn kiþi de deli gibidir. Sarhoþ ise böyle deðildir; çünkü onun diðer namazlarý kaza etmesi farz olduðu gibi Cuma namazýný da öðle namazý kýlarak kaza etmesi farzdýr.

 

> Köle,

> Kadýn,

> Kýsa mesafeli bile olsa mübah bir yolculukta bulunan kimse:

 

Çünkü bu kiþi meþguldür.

 

[*] - Merfu olarak þöyle bir hadis rivayet edilmiþtir: Yolcuya Cuma farz deðildir. (Beyhaki, Cuma, III, 184)

Beyhaki bu sözün Ýbn Ömer'e ait olduðu görüþünün doðru olduðunu söylemiþtir.

 

> Hasta.

 

[*] - Çünkü Nebi (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Dört kiþi hariç Cuma namazý her Müslüman üzerine gerekli bir haktýr: Köle, kadýn, çocuk ve hasta. (Ebu Davud, Salat, 1067; Beyhaki, Cuma, III, 183)

 

> Çift cinsiyetli þahýs da -diþi olma ihtimali bulunduðundan- kadýn gibi deðerlendirilmiþ olup ona da Cuma farz deðildir.

 

> Hasta konumunda olan kimseler de hasta gibi deðerlendirilmiþtir.

Nitekim Nevevi'nin þu ifadeleri gerek çift cinsiyetli þahsý gerekse hasta konumunda olanlarý kapsamaktadýr: Cemaati terk etmeyi mübah kýlan bir özre sahip kimseye Cuma farz deðildir.

 

> Cuma namazýnda gerçekleþmesi mümkün olan özürlerden cemaati terk etmeyi mübah kýlan bir özre sahip olan kimseye Cuma namazý farz deðildir. Buna göre "geceleyin esen þiddetli rüzgar" Cuma namazýna gitmeme konusunda bir özür teþkil etmez.

 

Subkl Cuma namazýný diðer namazlara kýyas etme konusunda herhangi bir görüþ belirtmekten kaçýnarak [tevakkuf ederek] þöyle demiþtir:

 

Farz-ý ayn olan bir þey [yani Cuma namazý], sünnet veya farz-ý kifaye olan bir þeye [yani cemaatle namaz kýlmaya] nasýl kýyas edilebilir? Aksine burada þunun esas alýnmasý gerekir: Hastalýkta karþýlaþýlan zorlukla ayný olan durumlar, Ýmam Þafii {r.a.)'nin ifadelerinde yer alan hastalýða kýyas edilerek bir özür kabul edilir. Bu dereceye varmayan özürler ise bir delil olmadýkça özür kabul edilmez.

 

Ancak Ýbn Abbas "Cuma namazý cemaat gibidir" demiþtir. Alimlerimizin dayanaðý da bu görüþtür.

 

Alimlerin sözlerinden anlaþýldýðýna göre ölünün techiz ve tekfini ile uðraþmak da bir özür olarak kabul edilir.

 

> Et-Tetimme'de ifade edildiðine göre kiþinin kendisini tutmakta zorlanacaðý þiddette ishal olmasý ve mescidi kirletmekten korkmasý durumunda da Cumaya gitmesi gerekli deðildir.

 

> Rafii kiþinin kendi kusuru olmaksýzýn hapsedilmesini cemaate gitmeme konusunda bir özür olarak zikretmiþtir. Ayný durum burada da Cuma namazýna gitmeme konusunda bir özür teþkil eder.

 

Beðavi hapsedilen kiþinin Cuma namazý için salýnmasýnýn farz olduðuna dair fetva vermiþtir.

 

Gazalý ise þöyle demiþtir: Hakim, hapsedilen kiþinin cumaya gitmemesinde maslahat görürse buna engelolur, aksi takdirde engellemez.

 

Bu ikinci görüþ daha yerindedir.

 

Hapishanede kýrk veya daha fazla kiþi bir arada bulunursa Ýsnevý þöyle demiþtir:

Kýyasa göre Cuma namazý kýlmalarý gerekir. Þayet içlerinde Cuma namazýný kýldýrmaya uygun bir kimse bulunmazsa o beldede oturan ve hapistekilerle bir araya gelmelerinde bir zorluk bulunmayan bir kiþinin onlara cumayý kýldýrmasý caiz midir deðil midir? [Bu konuda iki görüþ vardýr]

 

Sonraki alimlerden birinin de dediði üzere bu durumda zahir [güçlü] olan görüþ kiþinin bunu yapmasýnýn caiz olduðudur.

 

> Mükatep köleye [yani efendisi ile özgürlük sözleþmesi yapmýþ köleye] de Cuma namazý farz deðildir. Çünkü üzerinde bir dirhem bile borcu kaldýðý sürece bu þahýs köle hükmünde olduðundan cumaya gitmeme konusunda mazurdur. Ýmam Nevevl'nin mükatebi "cemaati terk etme konusunda mazur olanlar" grubuna atfetmesi her ne kadar mükatebin Cuma namazýný terk etme konusunda mazur olmadýðý gibi bir izlenim doðuruyorsa da cumayý terk edebilir; çünkü netice itibarýyla o bir köledir.

 

Ezrai þöyle demiþtir: Nevevl'nin yalnýzca mükatebi zikretmesi "Cuma namazýnýn normal köleye deðil fakat mükatep köleye farz olduðu" þeklindeki muhalif görüþe iþaret etmek içindir.

 

> Bir kýsmý hür bir kýsmý köle olan kiþiye Cuma namazý farz mýdýr? [Bu konuda mezhep içinde iki görüþ vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Doðru olan görüþe göre buna Cuma namazý farz deðildir; çünkü [hürriyeti] tam ve kendi baþýna hareket eden bir þahýs deðildir.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Kendisi ile efendisi arasýnda muhayee anlaþmasý varsa ve Cuma namazý, menfaatin kendisine ait olduðu zaman dilimine rastlamýþsa Cuma namazý kendisine farz olur, aksi takdirde farz olmaz.

 

Metinden ilk anda þöyle anlaþýlmaktadýr: "Sahih görüþün karþýsýndaki görüþe göre kýsmen köle kýsmen hür olan kiþiye Cuma namazý mutlak olarak farzdýr." Oysa bu kastedilmemiþtir.

 

B. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN CUMA NAMAZI KILMASI

 

[Cuma namazý kendisine farz olmayan kimselerden] öðle namazý sahih olan kimsenin Cuma namazý da sahihtir.

 

EI-Muharrer'de belirtildiði üzere "Cuma namazý kendisine farz olmayan kimselerden öðle namazý kýlmasý sahih olanlarýn Cuma namazlarý da icma ile sahihtir. Bununla kastedilenler deli vb. kimseler deðil; çocuk, köle, kadýn ve yolculardýr. Bunlar Cuma namazýný kýlmalarý halinde cumalarý sahih olur; çünkü özrü olmayan kamil kimselerin kýldýðý Cuma namazý yeterli oluyorsa özür sahibi kimselerin kýldýðý Cuma namazý haydi haydi [evleviyetle] yeterli olur. Bu kiþilerden Cuma namazý yükümlülüðü yalnýzca onlara kolaylýk göstermek için düþmüþtür. Onlarýn cumaya gitmeleri, hasta kimsenin kendisini zorlayarak ayakta namaz kýlmasýna benzer.

 

Not:  EI-Muharrer'deki "bu kiþinin cumasý yeterli olur" ifadesi Nevevi'nin "cumasý sahih olur" ifadesinden daha iyidir; çünkü "sahih olur" ifadesinin aksine "yeterli olur" ifadesi kazanýn gerekli olmadýðýný hissettirmektedir. Nitekim þu da bunu göstermektedir: Suyun genellikle bulunduðu bir yerde teyemmüm yaparak Cuma namazý kýlan kiþinin cumasý sahih olduðu halde bu yeterli deðildir.

 

Yolcunun ve efendisinin izni ile kölenin Cuma namazýna gelmesi müstehaptýr. Yine mümeyyiz çocuðun Cuma namazýný kýlmaya alýþmasý için -diðer namazlarý kýlmasý emredildiði gibi- cumaya gitmesi müstehaptýr. Þafii bunu el-Ümm'de açýk olarak ifade etmiþtir. Yaþlý kadýnýn da kocasý veya [þayet kadýn hür deðilse] efendisi izin verirse cumaya gitmesi müstehaptýr.

 

C. CUMA KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN CUMA VAKTÝ CAMÝDEN ÇýKMALARI

 

[Cuma namazý kendisine farz olmadýðý halde Cuma namazý kýlmasý sahih olan kimse, Cuma namazýna baþlamadan önce] camiden ayrýlabilir. Ancak hasta vb. durumda olan kimselerin vakit girmiþse [Cuma namazýný kýlmaya baþlamadan önce] camiden ayrýlmalarý haram olur. Ancak namazý beklemekle zararý artýyorsa çýkmalarý haram olmaz.

 

Cuma namazý kendisine farz olmamakla birlikte Cuma namazý kýlmasý sahih olan kiþi, Cuma namazýna baþlamadan önce cami ve Cuma namazýnýn kýlýndýðý namazgah vb. yerden ayrýlabilir. Çünkü Cuma namazýnýn onlar üzerine farz olmasýný engelleyen noksanlýk hali onlarýn camiye gelmeleri ile ortadan kalkmýþ deðildir.

 

Ancak hasta ve onunla ayný durumda olan "kendisini camiye götürecek kimsesi bulunmayan kör" vb. kimseler camiye gelmiþlerse ve Cuma namazý vakti girmiþse;

 

[a] - Namaz baþlamadan önce camiden ayrýlmalarý haram olur.

 

Çünkü camiye gelmiþlerse onlar için artýk camiye gelme zorluðu ortadan kalkmýþtýr. Ancak cumayý kýlýncaya kadar beklemeleri halinde bir zarar söz konusu oluyorsa Cuma namazý kýlýnmaya baþlamadan önce camiden ayrýlabilirler.

 

[b] - Namaz baþlamýþsa Cüveyni'nin de belirttiði üzere camiden ayrýlmalarý caiz olmaz. Ancak ortada tahammül edilmesi mümkün olmayan bir zorluk söz konusu ise ayrýlabilirler. Örneðin kiþinin iyileþmesini ümit ettiði bir ishali bulunsa ve camiye gittikten sonra tuvaletinin geleceðini hissetse camiden ayrýlabilir. Hatta camide kalmasý ve namaza baþlamasý halinde abdestinin bozulacaðýný biliyorsa -Ezrai'nin dediði üzere- namaza durmuþ olsa bile namazdan ayrýlabilir. Þayet özür sahibi kimsenin karþýlaþtýðý zarar imamýn namazý uzun kýldýrmasý sebebiyle artýyorsa örneðin imam Cuma ve münafikOn suresini okuyarak kýldýnyor ve özür sahibi kimse bundan zarar görüyorsa Ýsnevi'nin dediðine göre namazdan ayrýlabilir.

 

Nevevi "camiden" diyerek "namazdan ayrýlma" konusunu dýþarýda býrakmýþtýr. Çünkü namazdan ayrýlmak haramdýr. Bu konuda köle, kadýn, çift cinsiyetli þahýs, yolcu, hasta eþittir. Cuma namazýný öðleye çevirmek suretiyle onu terk etmek bile haramdýr; çünkü bir kere bunlar namaza baþlamýþlardýr.

 

D. ÇOK ÝHTiYAR OLAN ve MÜZMÝN HASTALIÐI BULUNAN KÝMSELERÝN DURUMU

 

Çok ihtiyar ve kronik hastalýðý bulunan kimseler þayet binek bulabilmiþlerse ve binek üzerinde durmalarý zor olmuyorsa cumaya gitmeleri gerekli olur.

 

Çok ihtiyar olan kiþi ve müzmin hastalýðý bulunan kiþi þayet binek bulursa; bu binek ister mülk ister kira isterse ödünç olsun, hatta el-Mecmu'da belirtildiðine göre bu binek bir insan bile olsa þayet -cemaatle namaz kýlma konusunda geçtiði üzere- çamurda yürüme durumunda karþýlaþýlan zorluk gibi bir zorlukla karþýlaþmýyorsa Cumaya gitmesi gerekli olur.

 

Setr-i avret konusunda geçen hükme kýyasla kendisine binek hibe edilen kiþinin bunu kabul etmesi gerekmez; çünkü bunda minnet altýnda kalma söz konusudur.

 

Arapçada "þeyh" kelimesi kýrk yaþýný geçen kimse için kullanýlýr. "Þeyha" ise kýrk yaþýný geçen kadýn için kullanýlýr. Bunun tasgiri "þüyeyh"tir, "þüveyh" deðildir. Kufe'liler ise böyle söylenmesini caiz görmüþlerdir. Metinde geçen "herim" kelimesi çok yaþlýlýðý ifade eder. Metinde geçen "zemane" belaya düçar olmak, müzmin / kronik hastalýkla karþýlaþmak demektir. (Þirbiný)

 

E. KÖR KÝMSENÝN DURUMU

 

Kör, kendisini camiye götürecek birini bulmuþsa Cumaya gitmesi gerekir.

 

Kör bir kimse [için iki durum söz konusudur]

 

[Birinci durum]

 

Þayet kendisini -emsal ücret karþýlýðýnda bile olsa- camiye götürecek birini bulmuþsa cumaya gitmesi gerekir. Bu emsal ücreti kiþi kendisi bulabiliyorsa veya camiye götürecek kiþi bunu kendiliðinden yapýyorsa yahut kör þahsýn kölesi ise hüküm böyledir.

 

[Ýkinci durum]

 

Þayet kör kiþi kendisini camiye götürecek birini bulamýyorsa Kadý Hüseyin'in görüþünün aksine -sopaya dayanarak yürüyebiliyorsa bile- camiye gitmesi gerekmez. Çünkü bunda zarara maruz kalmak söz konusudur. Ancak cami kör þahsýn zararla karþýlaþmaksýzýn gidebileceði kadar yakýn olursa cumaya gitmesinin farz olmasý gerekir. Çünkü dikkate alýnmasý gereken þey "zarar olup olmamasý"dýr. Bu durumda da zarar söz konusu deðildir.

 

F. KÖY HALKINA CUMANIN FARZ OLMASI

 

Bir köy halký içinde Cumanýn sahih olacaðý sayýda bir cemaat varsa veya onlara kendi köylerine bitiþik Cuma kýlýnan bir beldeden sessiz bir þekilde dinlemeleri halinde yüksek bir ses ulaþýyorsa Cuma kýlmalarý farz olur aksi takdirde farz olmaz.

 

1. Bir köy halký içinde Cumanýn sahih olacaðý sayýda bir cemaat yani, kamil olan ve orada yaþayan þahýslardan kýrk kiþi varsa Cuma namazý onlara farz olur.

 

2. Yahut da köye, Cuma namazý kýlýnan belde tarafýndan adeti üzere ezan okuyan bir müezzinin yüksek sesle okuduðu ezan, sesin az ve rüzgarýn durgun olduðu bir zamanda ve yerin de normal yükseltide olduðu bir durumda ulaþýyorsa o köy halkýna Cuma namazý farz olur. Burada dikkate alýnacak olan þey ezana kulak veren ve saðýr olmayan kiþinin ezaný duymasý olup, iþitmesinin normalin üzerinde olmasý þart deðildir. Bu þekilde köy halkýndan yalnýzca biri bile iþitse Cuma gerekli olur.

 

Birinci maddede belirtilen durumda cumanýn gerekli olma sebebi þudur: Cuma namazý ile ilgili delillerin genel ifadeleri sebebiyle -Ebu Hanife'nin görüþünün aksine- köy de þehir hükmünde kabul edilir.

 

Ýkinci maddede belirtilen durumda cumanýn gerekli olma sebebi þu hadistir: Cuma namazý, ezaný iþiten kimseye farzdýr. (Ebu Davud, Salat, 1055)

 

Müezzinin yüksek bir yerde deðil yerde ezan okumasý dikkate alýnýr; çünkü yüksekliðin herhangi bir sýnýrý yoktur.

 

Kadý Ebu't-Tayyib þöyle demiþtir: Mezhebimize mensup alimler þöyle demiþlerdir: Ancak Cuma namazýnýn kýlýndýðý yer Taberistan gibi aðaçlýk bir arazi olursa bu hariç. [Söz konusu durumda müezzinin yüksekte okumasý dikkate alýnýr].

 

Nevevi el-Mecmu'da bu görüþe tabi olmuþtur. Çünkü aðaçlýk arazide sesin ulaþmasýna aðaçlar engelolduðundan müezzinin aðaç seviyesine kadar yüksek olan bir yerden eza ný okumasý dikkate alýnýr.

 

Hocamýz Zekeriya el-Ensarý þöyle demiþtir: Þu da söylenebilir: Dikkate alýnmasý gereken þey þudur: "Þayet engelolmasaydý ses iþitilir miydi?" Bahsedilen durumda bir engel söz konusu olmuþtur. [Ancak benim belirttiðim esas dikkate alýnýrsa] hükümden istisna yapmaya gerek yoktur.

 

Bu güzel bir çözümdür.

 

Köy halký ezaný iki farklý beldeden iþitseler, cemaati çok olan beldeye gitmeleri daha yerinde bir davranýþ olur. Þayet her ikisi eþit iseler -cemaat konusunda olduðu üzere- daha yakýnda olana gitmeleri daha iyidir. Bir görüþe göre ise sevabýn daha fazla olmasý için daha uzakta olana gitmek daha iyidir.

 

3. Þayet köy halký içinde Cuma kendisine farz olanlar cemaat için gerekli sayýya ulaþmazsa ve kendilerine yukarýda bahsedilen þekilde ezan sesi de ulaþmazsa Cuma kendilerine farz olmaz.

 

4. Yüksekte olan bir köye eza n sesi ulaþmakla birlikte þayet bu köy eza n okunan beldeyle ayný seviyede olsaydý ezan sesi ulaþmayacak olsa Cuma namazý bu köy halkýna farz olmaz.

 

5. Alçakta olan ve eza n sesi ulaþmayan bir köy þayet ezan okunan belde ile ayný yükseklikte olduðunda eza n sesi ulaþacak olsa bu köy halkýna Cuma farz olur.

 

Yukarýdaki her iki durumda köyün, ezan okunan belde ile ayný hizada olmasý halinde eza ný iþitip iþitmeyeceði dikkate alýnýr. Yukarýda geçen hadis yaygýn durum göz önüne alýnarak söylenmiþ kabul edilir. Bu hadisin zahiri esas alýnýrsa uzakta ve yüksekte olan köy halkýna Cuma farz olur, yakýnda ve alçakta olan köy halkýna ise Cuma farz olmazdý. Oysa - eþ-Þerhu's-saðÝr'de doðru kabul edilse bile- bu, doðruya uzak bir görüþtür.

 

6. Ýçinde kamil olan [cumanýn farz olma þartlarýný taþýyan] kýrk kiþi bulunan bir köy olsa, bu kýrk kiþi bir beldeye girerek Cuma namazýný orada kýlsalar, ezaný iþitmiþ olsunlar ya da olmasýnlar Cuma namazý yükümlülüðü üzerlerinden düþer. Kendi köylerinde Cuma namazý kýima durumunu ortadan kaldýrdýklarý için bunu yapmalarý haram olur. [Zayýf] bir görüþe göre ise bu haram olmaz; çünkü böyle yaparak Ebu Hanýfe'nin görüþ ayrýlýðýndan kurtulmuþ olurlar.

 

7. Bayram, Cuma gününe denk gelse, kendisine ezan ulaþan köyün halký bayram namazý kýlmak üzere beldeye gelseler, geriye ailelerinin yanýna [köye] döndüklerinde Cuma namazýný kaçýracak olsalar [dönebilirler mi? Bu konuda mezhep içinde iki görüþ vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Daha doðru olan görüþe göre cumayý kaçýracak bile olsalar geriye dönebilir ve cumayý terk edebilirler. Bu durum, Nevevi'nin metindeki genel kapsamlý ifadesinden istisna edilir. Ancak onlar beldeyi terk etmeden önce cumanýn vakti girse, yani onlar bayram namazýndan selam verdikleri anda cumanýn vakti girse Hocamýz Zekeriya el-Ensarl'nin de dediði gibi zahir olan görüþe göre onlarýn cumayý terk etmeleri caiz olmaz.

 

[Ýkinci görüþ]

 

[Cumayý kýlmadan geri dönemezler].

(not: Bu görüþ yok, çevirmen eklemiþ)

 

G. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLAN KÝÞÝNÝN CUMA GÜNÜ YOLCULUÐA ÇiKMASI

 

Cuma namazý kendisine farz olan kimsenin güneþin batýya dönmesinden sonra yolculuða çýkmasý haram olur; ancak yolda Cuma kýlmasý mümkün ise veya yol arkadaþlarýndan geri kalmasýndan dolayý bir zararla karþýlaþacaksa yola çýkmasý haram olmaz.

 

Ýmam Þafii {r.a.)'nin yeni görüþüne göre yolculuk mübah ise öðleden önce yapýlan yolculuk da öðleden sonra yapýlan yolculuk gibidir.

 

A. CUMA NAMAZINI YOLDA KILMA ÝMKANI OLMADlÐI HALDE CUMA VAKTÝ GÝRDÝKTEN SONRA YOLA ÇýKMAK

 

Cuma namazý kýlmaya ehil olan ve Cuma kendisine farz olan kimsenin güneþ batýya döndükten sonra yolculuða çýkmasý haramdýr; çünkü vaktin girmesiyle doðrudan doðruya Cuma o kiþi üzerine farz olmuþtur, [bile bile] bunu kaçýrmasý caiz deðildir. Buna raðmen kiþi muhalif hareket ederek yolculuða çýkacak olursa -Cuma namazý kaçýncaya kadar- yolculuk ruhsatlarýndan yararlanamaz. Yolculuk Cuma namazýnýn kaçtýðý anda baþlamýþ kabul edilir; çünkü günaha girmeye sebep olan durum o anda ortadan kalkmaktadýr.

 

B. CUMA NAMAZINI YOLDA KILMA ÝMKANý OLAN KÝÞÝNÝN ÖÐLEDEN SONRA YOLA ÇIKMASI

 

1. Öðleden sonra yola çýkan kiþinin gideceði yerde veya yolda Cuma namazý kýlmasý mümkünse yola çýkmasý haram olmaz; çünkü amaç gerçekleþmiþ olmaktadýr.

 

Et-Ta'ciz adlý eserin yazarý þerhinde þöyle demiþtir: Bu hüküm, kendisinin yolculuða çýkmasý halinde kendi beldesinde Cuma namazý kýlýnmasý imkaný ortadan kalkmýyorsa söz konusudur. Þayet kendi beldesinde Cuma cemaati ancak onun katýlýmýyla tamamlanýyorsa yolculuða çýkmasý caiz olmaz; çünkü böyle yaparak baþkalarýnýn Cuma namazý kýlma imkanýný ortadan kaldýrmýþ olmaktadýr.

 

Ezra! þöyle demiþtir: Bu görüþü et-Ta'ciz yazarýndan baþkasýnda görmedim.

Yani bu görüþ söz konusu alime ait ancak itimad edilmeyen bir görüþtür. Çünkü söz konusu kiþi yolculuða çýktýðýnda kendi beldesi n~ deki þahýslar üzerinde Cuma yükümlülüðü kalkmaktadýr. Bu, Cuma \2:v cemaatinin sayýsýnýn kendisi ile tamamlandýðý kiþilerden birinin delirmesi veya ölmesi durumu gibidir.

 

[*] - Ayrýca Hakim'in rivayet ettiði ve sahih kabul ettiði bir hadiste Nebi (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: Ýslam'da [yani Müslümanlýkta]; ilk olarak zarar vermek de, zarara zararla karþýlýk vermek de yoktur. (Hakim, Buyu', II, 58)

 

C. CUMA GÜNÜ ÖÐLEDEN SONRA YOLCULUÐA ÇIKMANIN ZORUNLU OLDUÐU DURUMLAR

 

Öðleden sonra yola çýkan kiþinin -Ezral'nin dediði gibi- derhal yolculuða çýkmasý gerekli hale gelmiþse bu durumda da yolculuk haram olmaz. Örneðin kafirlerin saldýrýda bulunduðu bir beldeyi kurtarmak, kafirlerin esir aldýðý þahýslarý kurtarmak derhal yola düþülmesi halinde mümkün oluyorsa yola çýkmak caizdir; hatta caiz olmayý býrak bu durumda cumayý terk edip yola düþmek farzdýr.

 

[Soru]

 

Metinde geçen "yolda cumayý yakalamasý mümkün ise" ifadesi doðru deðildir. Çünkü bu ifade "kiþinin namazý yakalayamayacaðýný zannetmesi" durumuna da uymaktadýr. Oysa kiþi namazý yakalayamayacaðýný zannediyorsa yola düþmesi haram olur. Yine bu ifade kiþinin hem yakalayýp hem yakalayamama konusunda tereddüt etmesini de eþit þekilde kapsamaktadýr. Oysa tereddüt durumda da uygun olan hüküm -Ýsnevi'nin dediði üzere- yola çýkmanýn haram olmasýdýr.

 

[Cevap]

 

Bununla kastedilen "cumayý yakalayabileceðine dair kiþide hakim bir kanaatin [zann-ý galibin] oluþmasý"dýr. Alimlerimiz çoðunlukla "bilmek" ifadesini "hakim bir kanaate sahip olmak" anlamýnda kullanmaktadýrlar.

 

D. CUMA GÜNÜ YOLCULUKTAN GERÝ KALMASI HALÝNDE ZARAR GÖRECEK KÝMSENÝN ÖÐLEDEN SONRA YOLA ÇiKMASI

 

Cuma günü öðle vakti girdikten sonra kiþi yolculuða çýkmayýp

yol arkadaþlarýndan geride kaldýðýnda zararla karþýlaþacaksa, zararý ortadan kaldýrmak için yolculuk yapmasý haram olmaz.

 

Not:

Nevevi'nin ve diðer alimlerin ifadelerinden þu anlaþýlmaktadýr: Kiþi, yol arkadaþlarýndan ayrý kaldýðýnda bir zararla karþýlaþmayacaksa yalnýzca onlardan ayrý kalmasý bir özür teþkil etmez.

 

[Ýsnevi] el-Mühimmat'ta þöyle demiþtir: Doðru olan görüþ buna aykýrýdýr; çünkü kiþinin arkadaþlarýndan ayrý kalmasý kendisi için yalnýzlýða sebep olur. Bu teyemmüm konusunda geçen meseleye benzemektedir. El-Kifaye' de bu tek görüþ olarak belirtilmiþtir.

 

Baþkalarý ise teyemmüm ile bu mesele arasýnda þu farkýn olduðunu belirtmiþlerdir: Temizlik, Cuma namazýnýn aksine hergün tekrar etmektedir. Ayrýca amaçlar konusunda affedilmeyen þeyler araçlar konusunda affedilebilir.

 

Ýkisi arasýnda fark olduðu görüþü daha güçlüdür.

 

E. CUMA GÜNÜ CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLAN KÝÞÝNiN ÖÐLEDEN ÖNCE YOLA ÇIKMASI

 

Kendisine Cuma namazý farz olan kiþinin öðleden önce -ki bunun baþlangýcý sabah vaktidir- yolculuða çýkmasý [caiz midir? Bu konuda Ýmam Þafii (r.a.)'nin iki görüþü vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Ýmam Þafii'nin yeni görüþüne göre öðleden sonra yolculuða çýkmasý gibi haramdýr. Þayet kiþinin gideceði yerde veya yolda cumayý kýlmasý mümkün ise veya yol arkadaþlarýndan geri kalmakla zarar görüyorsa yolculuða çýkmasý caizdir; aksi takdirde caiz deðildir.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Ýmam Þafii (r.a.)'nin eski görüþüne göre -Harmele'nin Þafii'nin yeni görüþü olarak naklettiði görüþe göre de- bu caizdir; çünkü cumanýn farz olduðu vakit, yani güneþin batýya döndüðü vakit girmemiþtir. Bu, zekat meselesinde sene dolmadan önce nisap malýný satmak gibidir.(Kýyas)

 

Ýlk görüþte olanlar buna þöyle cevap vermiþtir: Yolculuk [gün içindeki vakte deðil] güne nispet edilir. Bu yüzden evi uzakta olan kiþinin Cuma namazýna yetiþme k için öðleden önce yola çýkmasý farzdýr. Öðleden önce gusletme halinde bu gusül Cuma için yapýlmýþ kabul edilir.

 

[*] - Ayrýca hadiste þöyle buyrulmuþtur: Kim Cuma günü yolculuða çýkarsa melekler ona "yolculuðunda sana yoldaþ olunmasýn" diye beddua ederler. (Zebidi, Ýthatu zevi'l-muttakin, VI, 406. )

 

Darekutni bunu tek kiþiden rivayet etmiþtir.

 

Bazýlarý ilk görüþü tek görüþ olarak bazýlarý da ikinci görüþü tek görüþ olarak rivayet etmiþlerdir.

 

Yukarýdaki hüküm, þayet yolculuk "ticarý amaçlý yolculuk" gibi mübah bir yolculuksa geçerlidir. Ýsnevl'nin dediðine göre -tek baþýna yolculuk yapmak gibi- mekruh yolculuk da mübah yolculuðun kapsamýna girer.

 

Þayet yolculuk hac gibi farz olan bir ibadeti yapmak için veya Nebi (s.a.v.)'in kabrini ziyaret etmek gibi mendup bir yolculuk ise öðleden önce yolculuk yapmak kesin olarak caizdir.

 

Nevevi ise þöyle demiþtir: Daha doðru olan görüþe göre - er-Ravda'da daha güçlü olan görüþe göre denilmiþtir- ibadet amaçlý yolculuk da mübah yolculuk gibidir, burada da yukarýda geçen iki görüþ söz konusudur. Çünkü ikisini birbirinden ayýrt edecek sahih þekilde nakledilen açýk bir ifade yoktur.

 

Muhibbü't-Taberý'nin þerhinde Ýbn Ebi's-Sayf'ten nakledip kabul ettiði görüþe göre Cuma gecesi yolculuk yapmak mekruhtur. Ýhya'da "Cuma gecesi yolculuk yapana [saðýndaki ve solundaki] iki melek beddua eder" denilmiþtir.

 

H. ÜZERÝNE CUMA NAMAZI FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN ÖÐLE NAMAZINI CEMAATLE KILMALARI

 

Kendilerine Cuma namazý farz olmayan kimselerin öðle namazlarýný cemaatle kýlmalarý daha doðru görüþe göre sünnettir. Þayet bunlarýn özürleri gizli ise cemaati de gizli yaparlar.

 

Cuma namazýnýn kýlýndýðý beldede oturmakla birlikte üzerine Cuma namazý farz olmayan kimselerin öðle namazlarýný vakti içinde cemaatle kýlmalarý [konusunda mezhep içinde iki görüþ vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Daha doðru olan görüþe göre bu sünnettir. Çünkü cemaatle namaz kýlýnmasýný isteyen deliller [hadisler] genel ifadelidir.

 

[Ýkinci görüþ]

 

Bu sünnet deðildir. Çünkü Cuma günü cemaat, Cuma namazýnýn þiarýdýr.

 

Þayet bu kiþiler Cuma namazýnýn kýlýndýðý beldede oturmuyorlarsa -el-Mecmu'da belirtildiðine göre- onlarýn öðle namazlarýný cemaatle kýlmalarý müstehaptýr. Bu konuda icma vardýr.(Ýcma)

 

Cuma günü öðle namazýný cemaatle kýlan kimselerin özürleri gizli ise bunlar cemaati gizli olarak yaparlar. Böylece imamýn arkasýnda Cuma namazý kýlmaktan yüz çevirmek veya Cuma namazýný hafife alarak terk etmekle itham edilmekten kurtulurlar. Hatta Mütevelli ve diðer bazýlarý "bu cemaati açýktan yapmak mekruhtur" demiþlerdir.

 

Ezral'nin dediði gibi þayet öðle namazýný mescitte cemaatle ký lýyorlarsa Mütevelli'nin ortaya koyduðu görüþ güçlü bir görüþtür.

 

Þayet cumaya gitmeyen kimselerin özürleri gizli deðil de açýksa bir töhmet söz konusu olmadýðýndan namazýn gizli kýlýnmasý mendup deðildir. Bir görüþe göre ise gizli kýlmak mutlak olarak menduptur.

 

I. ÖZRÜNÜN SONA ERMESÝ MÜMKÜN OLAN KÝMSENÝN BEKLEMESÝ

 

Özrünün sona ermesi mümkün olan kimsenin öðle namazý kýlmayý Cuma namazýný kýlmaktan ümidini kesinceye kadar ertelemesi menduptur.

 

Cuma vakti çýkmadan önce özrünün sona ermesi mümkün s:ýlan kimse; örneðin iyileþmeyi ümit eden hasta ve azat edilmeyi ümit eden köle gibi kimselerin öðle namazýný, cumaya yetiþmekten ümitlerini kesecek vakte kadar geciktirmeleri menduptur. Çünkü özür sona erebilir ve kamilolan þahýslarýn farzýný yerine getirme imkaný bulabilir.

 

"Cumaya yetiþmekten ümidini kesme" [ne zaman gerçekleþir?

 

Bu konuda iki görüþ vardýr]

 

[Birinci görüþ]

 

Daha doðru görüþe göre imamýn ikinci rekatýn rükusundan sýrtýný doðrultmasý ile gerçekleþir.

 

[Ýkinci görüþ]

 

[Zayýf] bir görüþe göre ise imamýn selam vermesi ile bu gerçekleþir. Bir grup alim bu görüþtedir. Bu görüþ ileride gelecek þu hükümle de desteklenmiþtir: "Özrü bulunmayan kiþi imam selam vermeden önce öðle namazýna baþlasa namazý sahih olmaz."

 

Bu görüþe þu þekilde cevap verilmiþtir: Destek olarak zikredilen meselede Cuma namazý farzdýr, kesin bir delil bulunmadýkça bu farziyet ortadan kalkmaz, bizim meselemizde ise böyle deðildir.       

 

Cuma namazýný kýlmaktan ümit kesecek kadar bekleme, imam Cuma namazýný yalnýzca dört rekat namaz kýlabilecek þekilde vaktin sonuna kadar ertelemediðinde geçerlidir. Þayet imam bu kadar ertelerse kiþi öðle namazýný ertelemez. Nevevi bunu Nüketü't-tenbih adlý eserinde zikretmiþtir.

 

Özür sahibi kimse Cuma namazý kýlma imkanýný kaçýrmadan önce öðle namazýný kýlsa, daha sonra özür ortadan kalksa ve bu kiþi de Cuma namazýný kýlma imkanýna sahip olsa Cuma namazý kýlmasý gerekli olmaz; çünkü vaktin farzýný eda etmiþtir. Ancak çift cinsiyetli þahsýn erkek olduðu ortaya çýkmýþsa Cuma namazý ona farz olur; çünkü onun kendisine Cuma farz olan kimselerden olduðu anlaþýlmýþtýr. Þayet Cuma kýlacak imkaný bulamazsa kendisine herhangi bir þey gerekmez; çünkü vaktin görevini yerine getirmiþtir.

 

Ý. CUMA NAMAZI KENDÝSÝNE FARZ OLMAYAN KÝMSELERÝN ÖÐLE NAMAZINI ÝLK VAKTÝNDE KILMALARI

 

Özrünün sona ermesi ümit edilmeyen; kadýn, müzmin hasta vb. kimselerin ise Cuma namazýný kýlmada acele etmeleri menduptur.

 

Özrünün sona ermesi diye bir þey söz konusu olmayan kadýn, bineði olmayan müzmin hasta gibi kimselerin, namazý vaktin baþýnda kýlma sevabýný elde etmek için öðle namazýný kýlmada acele etmeleri menduptur.

 

Nevevi er-Ravda ve el-Mecmu'da þöyle demiþtir: Bu, Horasanlý alimlerimizin görüþü olup daha doðrudur. Iraklýlar ise bu þahýslarýn durumunun da öncekiler gibi olduðunu ve Cuma namazýný kýlma imkaný ortadan kalkýncaya dek bunlarýn beklemelerinin müstehap olduðunu söylemiþlerdir. Çünkü Müzmin hasta kendinde cumaya gitme konusunda bir dinçlik hissedebilir. Ayrýca Cuma namazý, kamilolan [gerekli þartlarý bütünüyle taþýyan] kimselerin kýldýðý bir namaz olduðundan öncelikle Cuma namazýnýn kýlýnmasý müstehaptýr.

 

Ýki görüþ arasýnda orta yol tercih edilerek þu görüþ ileri sürülebilir: Þayet cumaya gitme imkaný bulsa bile gitmemeye kesin niyet etmiþse öðle namazýný ilk vaktinde kýlmasý müstehaptýr. Þayet gitme imkaný bulursa veya kendini dinç hissederse cumaya gitmeye niyet etmiþse öðle namazýný geciktirmesi müstehaptýr.

 

Ezrai þöyle demiþtir: Nevevi'nin orta görüþ olarak belirttiði görüþ kendiliðinden ortaya koyduðu bir görüþtür. "Þayet kesin niyet etmiþse" ifadesine þöyle cevap verilir: "Kiþi gitmemeye kesin karar verdikten sonra gitmeyi isteyebilir. Bir þeye kesin karar verip de sonradan cayan nice kimse vardýr."

 

Ýbnü'r-Rif'a "Iraklýlarýn görüþü, Þafii'nin ifadelerinin zahirinden anlaþýlan görüþtür" demiþ, Kadý Hüseyin bu görüþü mezhebimiz alimlerine nispet etmiþ, Ezrai de mezhebi n görüþünün bu þekilde olduðunu söylemiþse de itimad edilecek olan görüþ el-Minhac metninde yer alan görüþtür.

 

Daha önce geçtiði üzere Cuma namazýnýn, diðer namazlarda olmayan kendine özgü bazý þartlarý vardýr. Nevevi daha sonra bu konuyu ele almýþtýr.

 

BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN AÞAÐIDAKÝ LÝNK’E TIKLAYIN

 

SIHHAT ÞARTLARI: A. VAKÝT

⚠ Hata Bildir