|
KURBAN |
3. KURBAN OLARAK
KESÝLEBÝLECEK HAYVANLAR
1. Kurban ancak deve,
sýðýr ve davardan sahih olur.
2. Devenin þartý altý
yaþýna basmasý, sýðýr ve keçinin üç yaþýna basmasý, koyunun ise iki yaþýna
basmasýdýr.
3. Erkek, diþi ve hadým
edilmiþ hayvaný kurban etmek caizdir.
4. Deve ve sýðýr yedi
kiþi adýna, davar bir kiþi adýna kurban edilir.
5. En faziletlisi deve,
sonra sýðýr, sonra koyun, sonra keçidir.
6. Yedi koyun kesmek bir
deveden, bir koyun kesmek deveye ortak olmaktan daha faziletlidir.
7. Hayvanýn kurban
edilebilmesinin þartý etinin deðerini azaltan kusurlardan uzak olmasýdýr.
Buna göre iliði
kalmamýþ, deli, kulaðýnýn bir kýsmý kopuk, açýk bir þekilde topal, tek gözü
kör, hasta ve uyuz olan hayvan kurban edilmez.
8. Bu kusurlarýn az miktarda
olmasýnýn bir zararý yoktur. Hayvanýn boynuzsuz olmasýnýn bir zararý yoktur.
Daha doðru görüþe göre kulaðýn yarýlmasý, delinmesi ve oyulmasý da böyledir.
9. Ben [Nevevi] derim
ki: Doðru olan ve Ýmam Þafii tarafýndan açýkça belirtilen görüþe göre az
miktarda uyuz, hayvanýn kurban edilmesine zarar verir. Allah en iyi bilir.
3.1. Hayvanlarýn
Cinsleri
13. Kurban ancak deve,
sýðýr ve çeþitli türleriyle [koyun, keçi vb. davardan olur. Bu konuda icma
vardýr. Yüce Allah þöyle buyurmuþtur:
> Biz, her ümmete
-(Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rýzýk olarak verdiklerimiz
üzerine Allah'ýn adýný ansýnlar diye- kurban kesmeyi gerekli kýldýk. Ýmdi,
Ýlahýnýz, bir tek Ýlah'týr. Öyle ise, O'na teslim olun. (Ey Muhammed!) O
ihlaslý ve mütevazi insanlan müjdele! [Hac, 34]
Hz. Peygamber (s.a.v.)
ve ashabýn bunlar dýþýnda baþka hayvanlarý kurban olarak kestiði
nakledilmemiþtir.
Ayrýca týpký zekat gibi
kurban da hayvana iliþen bir ibadet olduðu için sadece deve, sýðýr, davar
cinsinden kurban olur. Bunun dýþýnda vahþi sýðýr, geyik vb. hayvanlardan kurban
olmaz.
Not: Ýki farklý cinsin birleþmesinden meydana
gelen hayvaný kurban, akika, hedy ve ceza olarak kesmek yeterli olur. Bu
durumda kurban vb. [hedy, akika] ibadetlerde hayvanýn ana-babasýndan yaþý daha
yüksek olaný esas almak gerekir. Buna göre koyun ve keçinin birleþmesinden
doðan hayvanýn iki yaþýný bitirip üç yaþýna basmasý dikkate alýnýr. Hocamýz
Zekeriya el-Ensarý'nin Þerhu'rRavd adlý eserde "en yüksek yaþý esas alma
sebebiyle yaþýnýn üçe ulaþmýþ olmasý" ifadesiyle kastettiði budur.
3.2. Hayvanlarýn Yaþlan
14. Nevevi daha sonra
kurbanlýk hayvanlarýn yaþlarý meselesini ele almýþtýr. Buna göre devenin altý
yaþýna, sýðýr ve keçinin üç yaþýna, koyunun iki yaþýna basmýþ olmasý gerekir. Nevevi'nin
el-Mecmu'da aktardýðýna göre bu konuda icma bulunmaktadýr.
Not: Koyunla ilgili zikredilen hükümden þöyle bir
þeyakla gelebilir:
"Koyun, bir yýlý
dolmadan önce süt diþlerini dökse bile onun kurban olarak kesilmesi yeterli
olmaz." Bu kastedilmemiþtir. Rafil'nin Abba& ve Beðavl'den
naklettiðine göre bu yeterli olur. Ayrýca Ahmed bin Hanbel ve baþkalarýnýn
aktardýðý þu hadisin ifadesi geneldir:
"Koyundan süt
diþlerini dökmüþ olaný kurban edin. Bu caizdir. "Bu, bir kimsenin [on beþ
yaþýna ulaþarak] yaþ ile veya ihtilam ile buluða ermesine benzer.
Bu ikisi içinden hangisi
daha önce gerçekleþirse o kiþinin balið sayýlmasý için yeterli olur. Rafii bunu
eþ-Þerhu'l-kebir'de ifade etmiþtir.
3.3. Hayvanlarýn
Cinsiyetleri
15. Kurbanlýk hayvanýn
erkek ve diþi olmasý, yani bunlarýn her birinin kurban edilmesi caizdir. Bu
konuda icma vardýr. Erkek hayvan çok çiftleþtirilmiþ ve diþi hayvan çok
doðurmuþ olsa da böyledir. Bununla birlikte daha doðru olan ve Ýmam Þafii
tarafýndan ifade edilen görüþe göre erkek hayvanýn kurban edilmesi daha
faziletlidir; çünkü onun eti daha güzeldir. Bunu Rafil söylemiþtir. el-Mecmu'un
"hedy" bölümünde Ýmam Þafii'den diþi hayvanýn erkekten daha iyi
olduðu nakledilmiþtir; çünkü onun eti daha yaþ olur. Bunu, baþkasý
nakletmemiþtir. Ýlkinin "erkek hayvan çok çiftleþtirilmemiþse"
þeklinde yorumlanmasý, ikincisinin ise "erkek hayvan çok çiftleþtirilmiþse"
þeklinde yorumlanmasý mümkündür.
Not: Fakihlerin çoðunluðu çift cinsiyetli hayvanýn
kurban edilmesinin yeterli olup olmadýðý konusuna temas etmemiþtir. Nevevi
bunun yeterli olduðunu söylemiþtir; çünkü o hayvan ya erkek veya diþidir. Her
ikisinin kurban edilmesi de yeterlidir. Ayrýca bu durum onun etinin deðerini
azaltmaz. Rafil'nin belirttiði üzere kýyasa göre o hayvanýn diþi olmasý
ihtimaline binaen erkek hayvaný kurban etmek çift cinsiyetli hayvan kurban
etmekten daha faziletlidir. Çift cinsiyetli hayvaný kurban etmek ise, onun
erkek olma ihtimaline binaen diþi hayvan kurban etmekten daha faziletlidir.
16. Hadým edilmiþ
hayvanýn kurban edilmesi caizdir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) hadým edilmiþ
iki koç kurban etmiþtir. Bunu, Ahmed bin Hanbel, Ebu Davud ve baþkalarý rivayet
etmiþtir. (Ebu Davud, Dahaya, 2795; Müsned, 5, 196)
"Hadým
edilmiþ" demek iki yumurtalýðý çýkarýlmýþ olan, yani iki yumurtanýn
bulunduðu deri alýnmýþ hayvan demektir. "Husyetan" kelimesi
"hasýyy" kelimesinin çoðuludur. Bu, nadirattandýr. Ýki "husye",
iki yumurta demektir. Bu iki hayvandan kesilen yumurtahklar onun etinin daha
güzel ve çok olmasýyla telafi edilir. Bununla birlikte erkekliði tam olan
hayvanýn kurban edilmesi -þayet o hayvan çifti eþtirilmemiþse- daha
faziletlidir.
3.4. Hayvanlarýn Kaç
Kiþi Adýna Kesilebileceði
17. Deve ve sýðýrýn her
birinin yedi kiþi adýna kurban edilmesi yeterli olur. Bunun delili Müslim'in
Cabir'den rivayet ettiði þu hadistir:
Biz Resuluilah (s.a.v.)
ile birlikte hac için telbiye getirerek yola çýktýk. Bizden her yedi kiþinin
bir deve ve sýðýra ortak olmamýzý emretti. (Müslim, Hac, 2932)
Bir baþka rivayette
þöyle geçmektedir:
Resuluilah (s.a.v.) ile
birlikte Hudeybiye'de bir deveyi yedi kiþi adýna, bir sýðýrý yedi kiþi adýna
kurban ettik.(Müslim, Hac, 3172)
Bu hadisin zahirinden
anlaþýldýðýna göre [deve ya da sýðýrý kesen] yedi kiþi ayný aileden deðildi.
18. [Bir hayvana ortak
olan birden fazla kiþi] ister ibadetin türü konusunda ittifak etsin ister
ihtilaf etsin fark etmez. Mesela bazýlarý kurban bayramýnda kesilen kurbana,
bazýlarý hedy kurbanýna niyet etse bu geçerli olur. Yine bazýlarý et elde
etmek, bazýlarý kurban kesmek istese bu da geçerli olur.
19. Ortaklar eti taksim
edebilirler; çünkü onun taksim edilmesi -el-Mecmu'da daha dOðru olarak
belirtilen görüþe göre- her birinin payýnýn ayrýþtýrýlmasý þeklinde yapýlan bir
taksimdir.
Not: Deve ve sýðýrýn yedi kiþi adýna yeterli
olmasý yalnýzca kurbana özgü deðildir. Bir kimsenin temettü haccý, kýran haccý,
haccý kaçýrma, ihram yasaklarýný çiðneme vb. sebeplerle yedi tane koyun kesmesi
gerekli olsa bütün bunlar yerine bir deve veya sýðýr kesmesi yeterli olur.
Alimler ceza kurbanýný bundan istisna etmiþlerdir. Ceza olarak kesilen sýðýr ya
da deve, öldürülen yedi geyik yerine geçmez; çünkü bu bir itlaf olduðu için
[ceza yerine getirilirken] öldürülen hayvanýn þekli [ve sayýsý] dikkate
alýnmýþtýr.
20. Muayyen bir koyun
bir kiþi adýna yeterli olur. Kiþi bu koyunu kendisi ve ailesi adýna kesse veya
sevabýna baþkasýný ortak etse bu caiz olur. Müslim'in rivayet ettiði þu hadis
bu þekilde yorumlanýr: Hz. Peygamber (s.a.v.) iki koç kurban ederek þöyle dua
etti:
> Allah'ým! Bunu
Muhammed'den, Muhammed'in ailesinden ve Muhammed ümmetinden kabul
buyur.(Müslim, Edahi, 5064)
Ýlk durumda bu daha önce
iþaret ettiðimiz üzere sünnet-i kifayettir. Bir ev halkýndan bir kiþinin
kesmesiyle yerine gelir. Bu, ilk olarak selam vermek ve hapþýran kimseye rahmet
dilemek gibidir.
Nevevi el-Mecmu'da þöyle
demiþtir: "Buna dair, Muvatta'daki þu sahih hadis de delil getirilir: Ebu
Eyyub el-Ensarý þöyle demiþtir: "Bizden biri bir koyunu kendisi ve ailesi
için kurban olarak keserdi.
Sonra insanlar bununla
birbirine karþý övünmeye baþladýlar ve iþ yarýþa dönüþtü. "(Muvatta,
Dahaya, 1074)
Ancak yukarýda
belirtilen durumda sevap yalnýzca kurbaný kesene ait olur; çünkü ameli yapan
budur. Nitekim farz-ý kifayelerde sevap, onu yapana ait olur.
Not: Nevevi'nin ifadesi, benim yaptýðým açýklama
olmadýðýnda iki kiþi arasýnda yüzdelik olarak ortak olunan koyun þeklinde
anlaþýlabilir. Oysa daha doðru görüþe göre bu olmaz.
Bu yüzden alimler þöyle
demiþlerdir: "Yedi kiþiden fazlasý iki sýðýr veya deve üzerinde þayi
hisseli hisseli olarak ortak olsalar bu kurban geçerli olmaz; çünkü her biri
bir sýðýr veya deveden her biri üzerinde yedide bir paya sahip
olmamýþtýr."
Deve ve davarýn veya
sýðýr ve davarýn birleþmesinden doðan hayvan -zahir olduðu üzere / sadece bir
kiþi adýna kurban olur. Bunu belirten herhangi birini görmedim.
21. Kurban þiarýnýn
yerine getirilmesi açýsýndan kurbanlýk hayvan türlerinin en faziletlisi
devedir; çünkü onun eti daha çoktur. Kurbanýn amacý da fakirlere [et daðýtmak
suretiyle] rahatlýk saðlamaktýr. Daha sonra sýðýr gelir; çünkü devenin eti
genellikle sýðýr etinden daha faziletlidir.
Hadiste þu ifadeler yer
almýþtýr:
> Cuma günü gusledip
de ilk saatte mescide giden kimse bir deve kurban etmiþ gibi olur. Ýkinci
saatte giden bir sýðýr kurban etmiþ gibi olur.(Buhari, Cuma, 881; Müslim, Cuma,
1961)
Nevevi, ed-Dekaik adlý
eserinde "bu, el-Muharrer'de yer almayan bir fazlalýktýr" demiþtir.
Ýbnü'n-Naklb "ben
bunu el-Muharrer'de gördüm. Muhtemelen nüshalarý farklýdýr" demiþtir.
22. Daha sonra koyun,
sonra keçi gelir. Çünkü koynun eti keçiden daha iyidir. Keçiden sonra -ileride
geleceði üzere- ortak hayvandaki paylar gelir. Keçiden sonra herhangi bir þeyin
kalmadýðýný söyleyerek itiraz etmek dikkate alýnmaz.
Et açýsýndan bakýldýðýnda
koyun eti bunlarýn en iyisidir.
23. Yedi koyun veya keçi
kesmek bir deve veya sýðýr kesmekten daha faziletlidir; çünkü küçükbaþ hayvanýn
eti daha güzeldir, ayrýca yedi koyun kesildiðinde akýtýlan kan daha fazladýr.
[Zayýf] bir görüþe göre bir deve veya sýðýr kesmek daha faziletlidir; çünkü
onun eti daha çoktur.
Rafii "bu konudaki
tearuz, eþitlik sonucuna götürebilir. Oysa alimler bundan söz
etmemiþlerdir" demiþtir.
24. Bir koyun kesmek,
bir deveye ortak olmaktan daha faziletlidir; çünkü bir koyun kesildiðinde kan
tek olarak akýtýlmýþ olur, ayrýca koyun eti daha güzeldir.
Not: Nevevi'nin hiçbir kayýt zikretmediði ifadeden
anlaþýldýðýna göre koyun kesmek, devedeki pay yedide birden fazla olsa bile
-mesela kiþi beþ paya ortak olsa bile- daha faziletlidir. el-Vafi yazarý bunu
kendi fýkhý çýkarýmý olarak zikretmiþtir. Ancak Celaleddin el-Mahalli bunu
"koyun miktarýnca" ifadesiyle kayýtlamýþtýr. Bu ifadeden
anlaþýldýðýna göre devedeki pay koyun miktarýndan daha fazla olursa o daha
faziletli olur. Zahir olan da budur.
Bir koyun kesmesi
gereken kiþi deve veya sýðýr kesse, yedide birden fazla olan kýsým nafiledir,
kiþi bunu nafile kurbanýn sarf edildiði yerlere sarf edebilir, yani hediye ve
tasadduk edebilir.
Köle azadýnýn aksine
kurbanlýk hayvanýn deðerinin çok olmasý, ayný türden hayvanýn sayýsýnýn çok
olmasýndan daha faziletlidir. Buna göre kiþinin bir dinarý olsa ve bir dinara
kilolu bir koyun veya iki tane daha zayýf koyun bulsa, kilolu koyunu kesmesi
daha faziletlidir. Kiþinin yüz dinarý olsa ve bununla köle satýn alarak azat
etmek istese, deðeri düþük iki köleyi azat etmesi, deðeri yüksek bir köle azat
etmesinden daha iyidir; çünkü kurbanda amaç ettir. Besili koyunun eti daha
fazla ve güzeldir. Köle azadýnýn amacý ise kiþiyi kölelikten kurtarmaktýr.
Birkaç kiþiyi kölelikten kurtarmak tek bir kiþiyi kurtarmaktan daha iyidir.
Etin çok olmasý iç yaðýnýn çok olmasýndan daha iyidir, ancak hayvanýn eti
kalitesiz ise o baþka.
Alimler besili hayvan
kurban etmenin müstehap olduðu konusunda icma etmiþlerdir. Yine hayvaný
besleyerek þiþmanlatmayý da müstehap görmüþlerdir. Þiþman hayvan diðerlerinden
daha iyidir.
Yukarýda hayvanlarýn
birbirine karþý fazileti ile ilgili söylenenler hayvanlarýn zatlarý ile
ilgilidir. Renk açýsýndan bakacak olursak beyazý en faziletlidir, sonra sarý
renk, sonra toprak rengi gelir. Toprak rengi, beyazý saf olmayandýr. Sonra
kýzýl tüylü hayvanlar sonra alaca renkli sonra kara gelir. Renkler arasý bu
fazilet sýralamasýnýn kimileri taabbudý olduðunu, kimileri de dýþ görüntünün güzelliði,
kimileri ise etin kaliteli olmasýndan olduðunu belirtmiþtir.
Ahmed ve Hakim
en-Nisaburý þunu rivayet etmiþtir: "Toprak rengi olan hayvanýn kaný
Allah'a, iki tane kara hayvanýn kanýndan daha sevimlidir. "(Müsned, 2,
417; Müstedrek, Dahaya, 4, 227)
3.5. Hayvanlardaki
Kusurlarýn Kurban Kesimine Etkisi
25. Dinen yeterli [caiz]
olan kurbanýn þartý, etini veya yenilebilen diðer yerlerini eksilten her türlü
kusurdan salim olmasýdýr.
Bu þart gereðince, et
kapsamýnda olmadýðý halde kulaðý veya kuyruðu kesik olan hayvaný kurban olarak
kesmek yeterli olmaz.
Nevevi "yenilen
bölümlerini eksilten" demiþ olsa daha iyi olurdu.
26. Yenilen bölümdeki
eksilmenin, "kulak kopukluðu" örneðinde olduðu gibi an itibanyla
olmasý ile "hayvanýn belirgin þekilde topalolmasý" örneðinde olduðu
gibi ileride olmasý arasýnda fark yoktur. Çünkü kurban kesmekten amaç et vb.
þeylerdir. Bu sebeple nasýl ki satýn alýnan bir malýn maliyetini azaltan kusur
satým akdinde dikkate alýnýyorsa burada da yenilen bölümlerini azaltan kusurlar
dikkate alýnýr. Çünkü amaç budur. Bu þart, kesilen hayvanýn meþru bir kurban
olarak yerine gelmesi için dikkate alýnýr. Þayet kiþi kusurlu veya küçük bir
hayvaný kesmeyi adamýþsa veya "bunu kurban kýldým" demiþse o hayvanýn
fidye olarak kesilmesi gerekir. Eti sadaka olarak daðýtýlýr. Bu hayvan kurban
yerine geçmez. Bu hayvanýn kurban bayramý gününde kesilmesi ve kurbanlýklarýn
sarf yerlerine sarf edilmesi gerekir.
Not: Nevevi'nin ifadesinden gebe hayvanýn
kesilmesinin yeterli olmadýðý anlaþýlmaktadýr; çünkü gebelik hayvaný zayýf
düþürür. Nevevi'nin el-Mecmu'da alimlerimizden aktardýðý sahih görüþ budur.
Ezrai "Þeyh Ebu Hamid ve baðlýlarý ile baþkalarý bunu tek görüþ olarak
aktarmýþlardýr." Ravdatü 't-talibýn 'nin "satýmlar" ve
"mehir" bölümünde de buna uygun ifadeler yer almaktadýr.
Ýbnü'r-Rif'a þöyle
demiþtir: "Meþhur görüþe göre hamile hayvan yeterli olur; çünkü hamilelik
sebebiyle onun etinde meydana gelen eksilmeyi onun cenini ile telafi ederiz.
Hamile hayvan, hadým
edilmiþ hayvan gibidir."
Bu ifade þöyle
reddedilmiþtir: Cenin, hayvanýn bir parçasý hükmünde olup da yenilecek duruma
gelmemiþ olabilir. Ayrýca etin artmasý hayvanýn kusurunu telafi etmez. Nitekim
topa! hayvanýn þiþman olmasý onu telafi etmez.
Yeni doðum yapmýþ hayvan
da gebe hayvan gibi kabul edilir; çünkü eti eksiktir. Süt emziren hayvan da
böyledir. Buna Zerkeþi dikkat çekmiþtir.
27. Nevevi daha sonra
hayvanýn kusursuz olmasý þartýna baðlý bir takým ayrýntýlar zikretmiþtir. Buna
göre þiddetli zayýflýk sebebiyle iliði kalmamýþ olan hayvan kurban edilemez.
Ýlik, kemiklerin yaðýdýr. Bu hükmün delili TirmizI'nin sahih görerek rivayet
ettiði þu hadistir:
> Dört hayvanýn
kurban olarak kesilmesi yeterli olmaz:
1. Tek gözünün kör
olduðu açýkça belli olan,
2. Hastalýðý açýkça
belli olan,
3. Topallýðý açýkça
belli olan,
4. Ýliði kalmamýþ
hayvan. (Tirmizi, Edahi, 1498)
28. Deli hayvan kurban
olarak kesilemez. Bu, otlakta dönüp durduðu halde ot yemeyen ve zayýf düþen
hayvandýr. Arapçada buna "tevla" da denir. Hatta bu hayvan, bu isimle
anýlmaya daha layýktýr.
29. Az da olsa kulaðýnýn
bir kýsmý kopuk olan hayvan da kurban olarak kesilmez; çünkü eti yenen bölümün
bir kýsmý gitmiþtir.
Ebu Hanife þöyle
demiþtir: "Þayet üçte birden az kýsým kopmuþsa onun kurban edilmesi
yeterli olur."
30. Nevevi'nin
ifadesinden kulaðýnýn bütününün kopuk olmasý halinde hayvanýn evleviyetle
kurban edilemeyeceði anlaþýldýðý gibi doðuþtan kulaksýz olan hayvanýn da kurban
edilmeyeceði anlaþýlmaktadýr. Rafii bununla yetinmiþtir.
31. Doðuþtan memesi
olmayan hayvan, kuyruðu olmayan koyun veya kuyruðu olmayan diðer hayvanlara
gelince, bu durumun kurban edilmeye bir zararý yoktur.
Þöyle itiraz söz konusu
olabilir: "Bunun kurban olarak yeterli olmamasý, doðuþtan kulaksýz olan
hayvana göre daha önceliklidir.
Buna þöyle cevap
verilir: Kulaðý kopuk hayvanla bu hayvanlar arasýnda þu fark vardýr: Kulak,
normalde hayvana bitiþik olan [ve hayvanda bulunan] bir organdýr, ama
zikredilen diðer organlar öyle deðildir.
Ýlk ikisinin [doðuþtan
memesi olmayan hayvan, doðuþtan kuyruðu olmayan koyun] kurban olarak yeterli
olmasýnýn sebebine gelince, nasýl ki teke kesmek kurban olarak yeterli oluyorsa
bu da yeterli olur.
Üçüncüsüne gelince
[kuyruðu olmayan koyun dýþýndaki hayvanlara gelince], bunlar da diðerine
kýyasla kurban edilebilir.
32. Þayet bu organ, bir
kýsmý bile olsa kesilmek suretiyle kaybedilmiþse veya hayvanýn dilinin bir
kýsmý kesilmiþse, hayvanýn etini eksiitmeye etki edecek bir þeyin sonradan
meydana gelmesi onun kurban edilmesine zarar verir.
33. Sonraki alimlerden
biri kulaðýn felçli olmasýnýn kulaðýn kaybedilmesi gibi olduðunu belirtmiþtir.
Þayet kulak yenilebilir olmaktan çýkmýþsa onun bu görüþü zahirdir.
34. Hayvanýn bacak gibi
büyük bir organýndan bir parçanýn kopmuþ olmasýnýn bir zararý yoktur; çünkü
bulnun et üzerine herhangi bir etkisi] görülmez. Ancak organa nispetle büyük
bir parça kopmuþsa bu, ette bir eksiitme meydana getirdiðinden o hayvanýn kurban
edilmesi yeterli olmaz.
35. [Þu hayvanlar da
kurban edilemez:]
> Ýsterse topallýðý
[kesim esnasýnda] býçak altýnda meydana gelmiþ olsun, topalolduðu açýkça belli
olan hayvan,
> Ýsterse göz
yuvarlaðý mevcut olsun tek gözünün kör olduðu açýkça belli olan hayvan,
> Hasta olduðu açýkça
belli olan hayvan,
> Uyuz olduðu açýkça
belli olan hayvan.
[Metinde yer alan
"beyyin / açýkça" ifadesi, yukarýda da görüldüðü üzere] dört hayvana
da dönmektedir. Bunun delili yukarýda geçen hadistir.
Þöyle bir itiraz söz
konusu olabilir: Tek gözün kör olmasýný "açýkça" diye kayýtlamaya
gerek yok. Çünkü tek gözü kör olan hayvanýn kurban edilmesinin yeterli olmamasý
hükmü, iki gözden birinin görme özelliðinin olmamasýna baðlanmýþtýr.
Buna þöyle cevap verilir:
Ýmam Þafii þöyle demiþtir: "Tek gözdeki körlüðün aslý, gözbebeðini
kaplayan beyaz tabakadýr." Durum böyle olunca bu beyaz tabaka bazen az
olur ve hayvanýn kurban edilmesine engelolmaz. Bu sebeple hadiste olduðu gibi
bunun "açýkça belli olan" þeklinde kayýtlanmasý þarttýr. Nitekim
Nevevi bu sebeple "az miktarda olanýn zararý yoktur" þeklinde
açýklamýþtýr. Yani yukarýda zikredilen dört kusur az miktarda olduðunda bunun
ete etki etmesi söz konusu olmadýðý için hayvanýn kurban edilmesine zarar
etmez.
Not: Nevevi'nin ifadesinden iki gözü kör olan
hayvanýn kurban edilemeyeceði evleviyetle anlaþýlmaktadýr. Gözlerinden sürekli
yaþ damlayýp görmesi zayýf olan hayvan, daðlanmýþ hayvan kurban olarak
kesilirse yeterli olur.
36. Hayvanýn doðuþtan
boynuzsuz olmasýnýn bir zararý yoktur. [Arapçada] bu þekilde olan hayvan
"celha" diye isimlendirilir. Yine ete bir zararý olmadýkça boynuzun
kýrýlmasýnýn da -kanamýþ olsa bilebir zararý yoktur. Çünkü insanlarýn hayvanýn
boynuzuna yönelik büyük bir istekleri yoktur. Þayet boynuzun kýrýlmasý ete
zarar veriyorsa týpký uyuz vb. durumlarda olduðu gibi bunun hayvanýn kurban
edilmesine zararý olur.
37. Boynuzlu hayvanýn
kurban edilmesi [boynuzsuz hayvanýn kurban edilmesinden] daha iyidir. Çünkü
hadiste "en hayýrlý kurban, boynuzlu koçtur" buyrulmuþtur.(Müstedrek,
Dahaya, 4, 228. Hakim, bu hadisin senednin sahih olduðunu söylemiþtir. )
Ayrýca hayvan, boynuzlu
olduðunda daha güzel görünür. Hatta Nevevi'nin el-Mecmu'da alimlerimizden
aktardýðýna göre boynuzsuz hayvan kurban etmek mekruhtur.
38. Hayvanýn bazý
diþlerinin düþmüþ olmasýnýn zararý yoktur; çünkü bu, hayvanýn ot / yem yemesine
ve etinin eksilmesine etki etmez. Ancak diþlerinin tümü düþmüþ olursa bunun
zararý vardýr; çünkü bu durum, hayvanýn yem yemesi ve etini etkiler. Bu
gerekçeye göre hayvanýn diþlerinin bir kýsmý düþtüðünde bu durum ona etki
ediyorsa hüküm böyle olur.
Zahir olan da budur.
Beðavl'nin þu sözü de bunu göstermektedir: "Bir veya iki diþi kýrýk olan
hayvanýn kurban edilmesi yeterli olur." Bunu Ezrai zikretmiþ, Zerkeþi de
tasvip etmiþtir.
39. Kulaðýn yarýlmasý,
delinmesi ve oyulmasýnýn hayvanýn kurban edilmesine [bir zararý olur mu? Bu
konuda mezhep içinde iki görüþ bulunmaktadýr:]
Birinci görüþ
Daha doðru görüþe göre
-yukarýda geçen açýklamalardan anlaþýlacaðý üzere- kulaktan herhangi bir þeyin
düþmemesi þartýyla bunun bir zararý yoktur; çünkü bununla hayvanýn etinde
herhangi bir eksilme meydana gelmez.
Kulaðý yarý k hayvanýn
kurban edilmesini yasaklayan hadisteki yasak tenzihen mekruhluða yorulur veya
bu, yarma iþlemi sýrasýnda kulaktan herhangi bir þeyin ayrýlmasýna yorulur.
Ýkinci görüþ
Belirtilen yasaðýn zahiri
sebebiyle bunun zararý olur.
Not: Nevevi delme ve oyma ifadesini bir arada
zikretme konusunda el-Muharrer'e tabi olmuþtur. Ýbn Þühbe "ifadeyi bu
þekilde zikretmek anlamsýzdýr" demiþtir. Rafii "delme" ifadesini
"oyma" olarak yorumlamýþtýr.
40. Nevevi þöyle
demiþtir: "Ben derim ki: Doðru olan ve Ýmam Þafii tarafýndan açýk olarak
ifade edilen görüþe göre hayvanýn az miktarda uyuz olmasý onun kurban
edilmesine zarar verir." Rafil alimlerin çoðunluðunun sarih veya delalet
olarak zikrettiði görüþlerden bu sonuç çýkmaktadýr. Alimler, bunu Ýmam
Þafii'nin yeni görüþü olarak da nakletmiþtir.
Bu hükmün gerekçesi
þudur: Uyuz hastalýðý, hayvanýn eti ve yaðýný bozar.
Diðer görüþe göre ise
týpký [diðer] hastalýknar] gibi bunun da zararý yoktur.
41. Hayvandaki siviice
ve urlar da uyuz ile ayný hükme tabidir.
BÝR SONRAKÝ SAYFA ÝÇÝN
AÞAÐIDAKÝ LÝNKE TIKLAYIN