ÞUABU’L-ÝMAN

15.ÞUBE: Resulullah (s.a.v.)’e Gerekli Saygýyý göstermek

 

Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)Salavat Getirmek

 

Namazdaki teþehhüdde getirilen salavat vacip olan bir salavattýr. Namaz dýþýndaki salavat konusunda ise Halimi þöyle demiþtir: "Rivayetler Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adýnýn her zikrediliþinde ona salavat getirmenin vacip olduðuna delalet etmektedir. Getirilmesini farz kýlacak hüccet üzerinde bir icma olmamasý durumunda getirilmesi farz deðildir. Aksi takdirde Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adýný zikredene de zikredildiðini iþitene de salavat getirmek farzdýr.

 

Namazda ilk teþehhüdde getirilmesi konusunda ise iki durum vardýr.

 

Birincisi, cemaatle namaza sonradan katýlan kiþinin, namazdan olduðu için deðil de ima ma uymuþ olduðu için bazý þeyleri yapmasý gerektiði gibi salavat da namazda yapýlmasý vacip olduðu için deðil Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zikredildiði için vaciptir. ikincisi, namazda her ikisi birdir. Kiþi namaz kýlarken Resulullah'ý (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zikredip de son teþehhüde kadar salavat getirmediði zaman, son teþehhüdde salavatý getirir. Bununla hem namazýn bir farzýný yerine getirmiþ, hem de Resulullah'ý (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zikretmekten dolayý daha önce getirmediði salavatý ifa etmiþ olur."(1) Sonrasýnda Halimi bu konuyu tafsilatlý bir þekilde açýklar. Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aline (ailesine) salat konusunda ise, arkadaþlarýmýzdan çoðu bunun vacip olmadýðý görüþündedirler. Fakih Ebu Bekr Muhammed b. Bekr et-Tusl'nin Üstat Ebu'I-Hasan el-Masarcusý'den bildirdiðine göre Ebu ishak el-Mervezý þöyle demiþtir: "Ben, namazdaki son teþehhüdde Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesine salat etmenin vacip olduðunu düþünüyorum."(2)

 

(1) Halimi, el-Minhac (2/143-148). (2) Ýbn Hacer, Fethu'l-Bari (11166).

 

 

Beyhaki der ki: "Salat'ýn keyfiyeti konusunda gelen rivayetler, Ebu ishak'ýn sözünü destekler mahiyettedir. En doðrusunu da Allah bilir. Ancak Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesinin (alinin) kimler olduðu konusunda ihtilaf edilmiþtir. Harmele'nin bildirdiðine göre Þafii bunlarýn, sadaka almalarý haram kýlýnan ve ganimetin humsundan kendilerine pay verilen yakýn akrabalar olan Haþim oðullarý ile Abdulmuttalib oðullarý olduðunu söylemiþtir. Bunu da, sabit bir hadis olan Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu sadaka ne Muhammed'e, ne de Muhammed'in ailesine helal deðildir" sözüne dayandýrmýþtýr." Müslim, zekat (1/754).

 

 

 

1486- Ebu Seleme, Hz. Aiþe veya Ebu Hureyre'den bildirir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurban keseceði zaman boynuzlu, alacalý ve besili iki koç getirir, bunlardan birini ümmetinden Allah'ý birleyen ve risaletine þahadet kiþiler için keserken, diðerini Muhammed ve Muhammed'in ailesi (ali) adýna kurban ederdi."

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Mace 2/1043-1044 (3122).

 

 

Bu rivayet "al" isminin müslümanlarýn geneli için deðil de sadece akrabalar için kullanýldýðýný göstermektedir. "Al" ifadesinin "Her müttaki kiþi" anlamýnda olduðu yönünde rivayet edilen sözü Nafi' Ebu Hurmuz, Enes b. Malik'ten merfu olarak rivayet etmiþtir. Hadis alimleri Ebu Hurmuz'un zayýf olduðunu söylemiþ ve hadislerini almamýþlardýr. Halim) ise "Her müttaki kiþi" sözünü Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) akrabalarýndan her müttaki kiþi þeklinde yorumlamýþtýr. -Halimi, el-Minhac (2/142).

 

Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eþleri ise "Ehl-i Beyt" ismiyle anýlmýþlardýr. Soy akrabalýðýna benzetilerek onlar için "AI-i Muhammed" ifadesi de kullanýlmýþtýr. Sabit bir hadisle bize bildirildiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

"Muhammed'in ali (ailesi) bu maldan (beytü'I-mal) sadece yiyebilecekleri kadar alabilirler" buyurmuþtur.-Buhari fedail (4/410).

 

Hz. Aiþe de þöyle demiþtir: "Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesi Medine'ye hicretinden vefat edene kadar üç gün arka arkaya buðday yemeðine (ekmeðine) doymuþ deðildir.''1382. hadise bakýnýz.

 

Yine: "Bazen bir ay geçerdi de Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesinin evinde (yemek yapmak için) ateþ yakýldýðý olmazdý" demiþtir.-1383. hadiste geçti.

 

Ebu Hureyre de: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ederie kadar ailesi üç gün peþ peþe yemeðe doymuþ deðildir" demiþtir.-Ahmed, Müsned (2/434).

 

Ebu Hureyre burada "ailesi" ifadesi ile Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanýmlarýný kastetmiþtir. Bu da Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanýmlarýnýn "al" isminin içine girdiklerini göstermektedir.

 

Salat'ýn keyfiyeti konusunda Ebu Humeyd es-Saidl'den gelen rivayette (1452. rivayet) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ümmetine salavatta eþlerinin nasýl anýlmasý gerektiðini de öðretmiþtir. Ayný þekilde Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) salavat getirirken hanýmlarýnýn da ailesinin (alinin) içine girdiðini göstermiþtir.

 

Resulullah'ý (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüceitme ve ona saygýnýn göstergelerinden biri de ondan aktarýlan bir söz, bir davranýþ veya bir hali asla hafife almamak ve karþý bir tavýr içine girmemektir. insanlar arasýnda kiþiyi hakir ve deðersiz gösterecek ifadeleri onun için kullanmaktan kaçýnmaktýr. Örneðin baþkalarý için denilmesi durumunda merhamet ve þefkat anlamýna gelebilen: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) fakir biriydi" gibi ifadeler kullanýlmamalýdýr. Veya maruz kaldýðý açlýk ve sýkýntýdan dolayý: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) miskin biriydi" denilmemelidir. "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) filan þeyi severdi" denildiði zaman kiþi: "Ama ben sevmiyorum" dememelidir.

 

 

 

1487- Abdullah b. Mes'üd der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi doðru yolun (Sýrat-ý Müstakim) bir ucunda býraktý. Bu yolun diðer ucunda da cennet vardýr."

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Taberanl, el-Mu'cemu'l-Kebir 10/245 (10454).

 

 

 

1488- Þu'be'nin bildirdiðine göre Halid el-Hazza: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis aktardýðým zaman onu muhafaza et" demiþtir. Halid bunu Ebu'ý-Aliye'den naklen söylemiþtir. Þa'ravi'nin rivayetinde ise Halid el-Hazza kanalýyla Ebu'ý-Aliye'den: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis aktardýðým zaman onu muhafaza et" þeklinde zikredilmiþtir.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Hatib, el-Cami' (2/9).

 

 

Beyhaki der ki: Kur'an'ýn veya sünnetleri içeren kitaplarýn üzerine baþka bir kitap veya ev eþyasý koymamak, tozlarýný almak da Allah'a ve Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) saygýdandýr. Ayný þekilde kiþi üzerinde Allah'ýn veya Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adýnýn yazýlý olduðu kaðýtla yemek sonrasý ellerini silmemeli, böylesi bir kaðýdý yýrtmamalýdýr. Böylesi bir kaðýdý yok etmek istiyorsa suyla yýkayýp yazýsýný silebilir. Yakmasýnda da bir sakýnca olmaz. Zira Hz. Osman da içinde ayetlerin ve neshedilmiþ kýraatlerin yazýlý olduðu mushaflarý yakmýþ, kimse de bu yaptýðýna itiraz etmemiþtir. En doðrusunu da Allah bilir.

 

Halimi de bu konuda þöyle der: "Benim için böylesi kaðýtlarýn yakýlmayýp suyla yýkanýp silinmesi daha iyidir, zira onlarý yakmak çirkin duracaktýr. Osman b. Aftan da herkesin icma ettiði tek nüsha dýþýnda kalan mushaflarý fitneye sebebiyet vermemesi ve elde sadece yazýlan nüshanýn kalmasý için en hýzlý olacak þekilde yakýp yok etmiþtir."

 

Üzerinde Allah'ýn veya Resulullah'ln (Sallallahu aleyhi ve Sellem) isminin yazýlý olduðu dirhemlerinin kýrýlmamasý da bu saygýnýn gereklerindendir. Resulullah'ýn da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ortada herhangi bir mazeret yokken müslümanlarýn kullanýmýnda olan dirhemlerin kýrýlmamasýný söylediði rivayet edilmiþtir. Bu mazeret de dirhemin sahte veya eksik olmasý durumudur. Böylesi bir durumda müslümanlarýn aldatýlmamasý için bu dirhemler kýrýlýr.

Dirhemlerin kýrýlmasýnýn yasaklanmasýnýn baþka bir sebebi de üzerinde Allah'ýn veya Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adýnýn yazýlý olduðu kaðýtlarýn yýrtýlmasýna benzediði içindir. Zira böylesi bir durumda harfler kesilecek, kelimeler daðýlacaktýr. Bu da o yazýnýn hafife alýnmasý, deðersiz görülmesi anlamýna gelecektir. Bir mazeretten dolayý bir dirhem kýrýldýðý zaman da bunun günahý ve vebali insanlarý aldatmak için onu bu þekilde eksik basa na olacaktýr. Onu bu þekilde basmasý da onun kýrýlmasýný gerektirmiþtir. En doðrusunu da Allah bilir."

 

 

 

1489- Beyhaki der ki: "Bu hadisi rivayetleri güçlü olmayan Muhammed b. Fadi, babasý kanalýyla Alkame b. Abdillah el-Mizini'den, o da babasýndan bildirmiþtir. Doðrusunu Allah bilir."

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Mace 2/761 (2263).

 

 

 

1490- Ali b. Musa et-Tiherti der ki: Abdullah'tan (veya Abdulmelik b. Mervin'dan) bir fils pis bir kuyuya düþtü. On üç dinara birini kiralayýp bu bir filsi çýkardý. Neden bunu yaptýðý sorulunca da: "çünkü üzerinde Yüce Allah'ýn ismi yazýlýydý" dedi.

 

Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eþlerine, Muhacirlerin ve Ensar'ýn çocuklarýna saygý göstermek de Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) olan saygýdandýr. Zira Resulullah'ln (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kureyþ'i öne geçirin ve onlarýn önüne geçmeye çalýþmayýn" buyurduðu bildirilir. Bu da sadece Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlardan biri olmasý dolayýsýyladýr.

 

Tahric: Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübdi (3/121), Ýbn Ebi Asým, Sünne 2/637 (ýS21), Ebu Nuaym, Hilye (9/64) ve Þafii, Müsned (s. 278).

 

 

Yine ibn Ömer'den naklen bize bildirildiðine göre Ebu Bekr es-Sýddýk: "Ey insanlar! Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haklarýný ailesine gereken saygýyý göstererek gözetin" demiþtir.- Buhari,fadail (4/210-217).

 

 

 

1491- Ali b. Zeyd bildiriyor: Mus'ab b. ez-Zübeyr, Ensarlý bir topluluk liderini öldürtmeye yeltendi. Enes b. Malik ona: "Allah aþkýna ve Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tavsiyesi için Ensar'dan birine bu þekilde davranma!" deyince, Mus'ab: "Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlar hakkýndaki tavsiyesi nedir?" diye sordu. Malik: "Ýçlerinden iyi olanlarýn iyiliklerinin kabul edilmesi, kötülerinin ise kusurlarýnýn affedilmesidir" deyince, Mus'ab oturduðu divandan yere inip kilim'e yapýþtý (veya yüzünü yere yapýþtýrdý). Sonra: "Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) emri baþým gözüm üstünedir!" dedi ve adamý býraktý.

 

Tahric: Ali b. Zeyd (Ýbn Cud';m) dolayýsýyla isnadý zayýftýr. 1447. hadiste zikredilmiþti.

 

 

Beyhaki der ki: "Tema'ana ifadesi tevazu içinde boyun bükmektir. Hakkýný teslim etme anlamýnda olduðunu söyleyenler de vardýr. Tema'ake lafzýyla da rivayet edilmiþtir. Hocamýz hangisi olduðunu iyice aklýnda tutamamýþtýr."

 

 

 

1492- Muhammed b. Abdillah el-Ensarý, babasýndan bildirir: Enes'in azatlýsý Cemile bana þunu anlattý: "Enes, yanýna Sabit geldiði zaman bana: "Ey Cemile! Bana koku getir de elime süreyim! Zira Ýbn Ümmü Sabit elimi öpmeden býrakmýyor ve: ''Elin Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eline dokunmuþtur'' diyor" derdi.

 

Muhammed der ki: "Cemile'yi ben de gördüm."

 

Onlardan biri olduðu için Araplara saygý göstermek de Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) saygý içerisinde yer alýr.

 

Tahric: Ýsnadýnda tanýmadýðým bir ravi vardýr. Ebu Ya'la, Müsned 6/212 (3493) ve Ebu Nuaym, Hilye (2/327).

 

 

 

1493- Ýbn Ömer bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurdu:

"Yüce Allah mahlukatý yarattýktan sonra içlerinden insaný seçti. insanlarýn içinden de Araplarý, Araplarýn içinden Mudar kabilesini. Mudar kabilesinin içinden KureyÞ'i. KureyÞ'in içinden Haþim oðullarýný, Haþim oðullarý içinden de beni seçti. Bundan dolayý Araplarý seven beni sevdiði için sevmiþ, Araplara buðzeden de bana buðzettiði olduðu için buðzetmiþ olur." Sonrasýnda hadisi uzunca bir metinle zikreder.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Adiy, el-Kamil (6/2207).

 

 

 

1494- Selman el-Farisi der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Ey Selman!

Bana buðzetme. yoksa dininden çýkmýþ olursun" buyurdu. Ona: "Ey Allah'ýn Resulü! Yüce Allah bizi seninle hidayete erdirmiþken sana nasýl buðzedebilirim?" dediðimde: "Araplara buðzederek bana buðzetmiþ olursun" buyurdu.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Tirmizi 5/723 (3927).

 

 

 

1495- Bera'nýn bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Araplarý sevmek imandan. onlara buðzetmek ise nifaktandýr" buyurmuþtur.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýsnadýnda tanýmadýðým bir ravi vardýr.

 

 

Mana olarak aynýsýný Þu'be, Adiy b. Sabit kanalýyla Bera'dan Ensar hakkýnda rivayet etmiþtir ve mahfüz olaný da budur. Bu hadisin metni ise Heysem b. Cemmar'ýn Sabit'ten, onun da Enes'ten bir rivayeti olarak bilinir.-Bu rivayet 1422. hadiste zikredilmiþtir.

 

 

 

1496- Ýbn Abbas'ýn bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Araplan üç þeyden dolayý sevin: Ben Arap olduðum için, Kur'an Arapça olduðu için, cennettekiler Arapça konuþacaðý için. ''

Ala b. Amr bunu Yahya b. Yezid'den rivayette tek kalmýþtýr.

 

Ýsnadý zayýf bir hadistir.

 

 

 

1497- Abdulmuheymin b. Abbas b. Sehl b. Sa'd es-Saidi'nin, babasý kanalýyla dedesinden bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Kureyþlileri sevin! Zira onlarý sevenleri Allah da sever. ''

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Hasan b, Arefe, Cüz' 95-96 (92), Ýbn Ebi Asým, Sünne 2/641 (1541) ve Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir 6/150 (5709).

 

 

 

1498- Ömer b. el-Hattab der ki: Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Araplara sövenler müþriklerin ta kendileridir" buyurduðunu iþittim.

Mutarrif bunu rivayet te tek kalmýþtýr. Böylesi bir isnadla da münker bir hadistir.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Adiy, el-Kamil (6/2375-2376), Ukayli, ed-Du'afa (4/217) ve Hatib, Tarih (10/294-295).

 

 

 

1499- Ebu Musa el-Eþ'ari'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Araplar için: ''Allahým! Araplardan sana iman edip tasdik ederek huzuruna çýkan kiþileri hesap gününde baðýþla'' þeklinde dua ettim. Bu da ibrahým'in -veya ismail'in, þüphe Mervan'a aittir- duasýdýr. Kýyamet gününde Hamd sancaðý elimde olacaktýr. Bu sancaða insanlar içinde en yakýn Araplar olacaktýr. ''

 

Isnadý zayýftýr.

 

 

 

1500- Hz. Ali der ki: Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurduðunu iþittim: "Ailemin, Ensar'ýn ve Araplarýn hakkýný tanýmayan kiþi üç sýnýftan biridir. Ya münafýktýr, ya zina çocuðudur ya da annesi ona temiz deðilken (haydý iken) hamile kalmýþtýr. "

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Adiy, el-Kamil (3/159, 160) Bak: Zehebi, Mizan (2/100).

 

 

Zeyd b. Cubeyre hadiste güçlü biri deðildir. Doðrusunu da Allah bilir. Araplarýn ve Kureyþ'in faziletine dair rivayetler, burada zikredilemeyecek kadar çoktur. Bazýlarýnýn Arap olmayanlarýn Arap olanlara üstünlüðüne dair rivayet ettikleri bu ümmetin baþlarýnda ilk neslinin uygulamasýna muhaliftir. Bu yönde rivayet edilen hadislerin çoðu batýl olduðu için hadis alimlerinin böylesi rivayetlerle iþtigal etmeleri de uygun deðildir.

 

Yüce Allah en üstün peygamberlerini Araplardan seçtiði için, yine son Kitab'ýný Arap dilinde gönderdiði için farzý kifaye babýndan olsa dahi insanlarýn bu dili öðrenmeleri gerekli olmuþtur. Zira ancak bu þekilde Allah'ýn emir ve yasaklarýný, mükafat ve cezalarýný öðrenebilir, Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) açýklama ile tebliðlerini anlayabilirler. Kureyþlilerin diðer faziletlerinin yanýnda liderlerinin Kureyþ'ten olacaðý yönünde Resulullah'ln {Sallallahu aleyhi ve Sellem} hükmü de onlar için ayrýca bir fazilettir. Halimi bu konuyu ayrýntýlý bir þekilde iþlemiþtir. isteyenler oraya bakabilir. -Halimi, el-Minhac (2/150-178).

 

 

 

1501- Urve bildiriyor: Hz. Aiþe, "Andolsun Allah, müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onlarý arýtýp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öðreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufla bulunmuþtur"[Al-i Ýmran 164] ayetini açýklarken: "Bu, Araplara has olan bir lütuftur" demiþtir.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Bak: Suyuti, Dürrü'l-Mensur (2/367).

 

 

 

1502- Süleyman b. Sard bildiriyor: Ýbn Abbas, "Doðrusu bu, hem senin hem de kavmin için bir zikirdir"[Zuhruf 44] ayetindeki "zikir" ile "Andolsun size, içinde zikriniz bulunan bir kitap indirdik"[Enbiya 10] ayetindeki "zikir" ifadesinden kastýn þeref ve onur olduðunu söylemiþtir.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Baþka bir kanalla 1331. hadiste zikredilmiþti.

 

 

 

1503- Ýbn Abbas der ki: "Arapça'yý ilk konuþan, yazýsýnýn da onun lafzý ve þivesiyle kayda geçtiði ilk kiþi Ýsmail b. Ýbrahim'dir. Arapça'yý ilk önce "Bismillahirrahmanirrahim" gibi harflerinin tümü bitiþik olacak þekilde yazardý. Daha sonra onun oðullarý bitiþik olan bu yazýyý bazý iþaretlerle ayrý yazmaya baþladýlar."

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Hakim, Müstedrek (2/552).

 

 

 

1504- Cabir'in bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "ýbrahim'e Arapça dili ilham ile öðretildi" buyurmuþtur.

 

Bu hadisi Süfyan, o da Cafer b. Muhammed'den, o da babasýndan, o da Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mana olarak. aynýsýný mürsel olarak. rivayet etmiþtir ki mahfuz olaný da budur.

 

Tahric: Ýsnadýnda bir sakýnca yoktur, ancak merfU olarak rivayeti mahfuz deðildir. Hakim, Müstedrek (2/343). 

 

 

 

1505- Cabir bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak ayetleri geniþçe açýklanmýþ bir kitaptýr"[Fussilet 3] ayetini okudu ve: "ismail'e bu dil (Arapça) ilham ile öðretildi" buyurdu.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Hakim, Müstedrek (2/439).

 

Sabit bir rivayetle Ma'mer, Kesir b. Kesir b. el-Muttalib ile Ebu Eyyub'den -her biri de bunu biri diðerinden biraz eksik veya biraz fazlalýkla rivayet etmiþtir-, onlar da Said b. Cübeyr'den Hz. Ýsmail, Zemzem ve Cürhüm kabilesinden bir topluluðun gelip Mekke'nin aþaðý taraflarýnda yerleþmesi konusunda bir kýssa aktarýr. -Buhari, enbiya (4/113-115).

 

Ýbn Abbas'ýn bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Bu durum ismail'in annesini çok sevindirmiþti, zira insanlarla bir arada yaþamayý seven birisiydi. Cürhümlüler orada yerleþtiler, hatta birkaç aile oldular. ismail yetiþme çaðýnda Arapça'yý onlardan öðrendi. Onlar da ismail'i çok beðenince büyüdüðünde kendilerinden bir kýzla evlendirdiler. "

 

 

 

1506- Abdullalý b. Bureyde bildiriyor: Babam: "Apaçýk Arap diliyle''[Þuara 195] ayetini açýklarken: "Cürhümlülerin diliyle inmiþ bir kitaptýr" dedi.

 

Tahric: Ýsnadý hasendir. Hakim, Müstedrek (2/439).

 

Bir sonraki konu için aþaðýdaki link’e týklayýn:

 

16.Þu’be: Kiþinin, Cehenneme Atýlmayý Küfre Girmeye Tercih Edecek Kadar Dininde Tavizsiz Olmasý

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir