ÞUABU’L-ÝMAN

66.ÞUBE: Kafir ve Fesatçýlara karþý

 

Kafirker ve Fesatçýlardan Uzak Durup Onlara Sert Karþý Davranmak

 

Yüce Allah: "Ey peygamber! Kafirlere ve münafýklara karþý cihad et ve onlara karþý sert davran"[Tevbe 73] buyurmaktadýr. Yine: "Ey inananlar! Yakýnýnýzda bulunan kafirlerle savaþýn. Sizi kendilerine karþý sert bulsunlar"[Tevbe 123] buyurmaktadýr. Yine: "Ey inananlar! Benim de düþmaným, sizin de düþmanýnýz olanlarý dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeði inkar etmiþken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah'a inandýðýnýzdan Ötürü sizi ve Peygamber'i yurdunuzdan çýkarýyorlar. Eðer sizler Benim yolumda savaþmak ve rýzamý kazanmak için çýkmýþsanýz onlara nasýl sevgi gÖsterirsiniz? Ben, sizin gizlediðinizi de, açýða vurduðunuzu da bilirim. Ýçinizden onlara sevgi gÖsteren kimse, þüphesiz doðru yoldan sapmýþtýr''[Mumtehine 1] buyurmaktadýr. Yine Yüce Allah: "Ey iman edenler! Eðer küfrü imana tercih ederlerse, babalarýnýzý ve kardeþlerinizi bile dost edinmeyin. Ýçinizden kim onlarý dost edinirse, iþte onlar, zalimlerin ta kendileridir''[Tevbe 23] buyurmaktadýr. Yine Yüce Allah: "Müminler, müminleri býrakýp kafirleri dost edinmesinler; kim böyle yaparsa Allah katýnda bir deðeri yoktur, ancak, onlardan sakýnmanýz hali müstesnadýr. Allah sizi Kendisiyle korkutur, dÖnüþ Allah'adýr''[Al-i Ýmran 28] buyurmaktadýr.

 

Yüce Allah'ýn Kitab'ýnda zikrettiðimiz konu hakkýnda bu manada baþka ayetler de bulunmaktadýr.

 

Halimi der ki: "Bu ayetler Müslüman kiþinin, kafir kiþi, babasý veya oðlu veya kardeþi olsa dahi onunla dostluk kuramayacaðýnýn, müslümanla olduðu gibi onunla bir arada olamayacaðýnýn delilidir." Halimi bu konuda uzun uzun açýklamalar yaptý. Bundan daha fazlasýný da Kitabu's-Sünen'de zikrettik.

 

 

 

8925- Abdullah der ki: Ey peygamber! Kafirlere ve münafiklara karþý cihad et ve onlara karþý sert davran"[Tevbe 73] ayeti nazil olduðu zaman Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem), kafir ile münafýklarla eliyle, gücü yetmezse diliyle mücadele etmesi emredildi. Buna da gücü yetmediði takdirde kalbiyle, onlara karþý suratýný ekþiterek karþý çýkmasý istenildi."

 

Tahric: Ýsnadý hasendir. Ýbn Cerir, Tefsir (10/183).

 

 

 

8926- Hz. Ali'nin katibi UbeyduHah b. Raf}' der ki: Hz. Ali'nin þöyle dediðini iþittim: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beni, Zübeyr'i ve Mikdad'ý göndererek: "Gidin, Hah bahçesine yetiþtiðinizde kendisinde bir mektup bulunan ve deve ile yolculuk eden bir kadýn göreceksiniz. O mektubu alýp bana getirin" buyurdu. Biz yola çýktýk ve o bahçeye yetiþtik. Bir de baktýk ki deve ile yolculuk eden kadýn orada. Ona: "Mektubu çýkar!" dediðimizde, kadýn: "Bende mektup yoktur" dedi. Ona: "Ya mektubu çýkarýrsýn ya da elbiselerini çýkarýrsýn" dediðimizde mektubu saç örgülerinin arasýndan çýkardý. Mektubu alýp Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) getirdik. Bir de baktýk ki, mektup Hitib b. Ebi Balta'a tarafýndan Mekke müþriklerine Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bazý haberlerini vermek üzere yazýlmýþ. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Hatibi Bu da nedir?" diye sorunca, Hitib: "Ey Allah'ýn Resulü! Hakkýmda (hüküm vermek için) acele etme. Ben Kureyþ'e sýðýntý olarak gelip yerleþen biriyim. Ben gerçek bir Kureyþli deðilim. Seninle beraber olan muhacirlerin Mekke'de akrabalarýný ve ailelerini koruyacak akrabalarý vardýr. Benim onlarla bir akrabalýk baðým yoktu. Ben de akrabalarýmý korumalarý için onlara öyle bir iyilikte bulunmak istedim. Bunu kafir olduðumdan veya dinimden döndüðümden dolayý yapmadým. Müslümanlýktan sonra da küfre razý olacak deðilim" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kiþi doðru söylemektedir" buyurdu. Ömer b. el-Hattab: "Ey Allah'ýn Resulü! Býrak da bu münafýðýn boynunu vurayým" deyince, Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurdu: "Bu kiþi Bedir'de bulunmuþtur. Nereden bilirsin ki, belki de Allah, Bedir'de bulunanlara muttali olmuþ ve: ''Dilediðinizi yapm, ben sizi affettim'' buyurmuþtur." Bunun üzerine: ''Ey inananlar! Benim de düþmaným, sizin de düþmanýnýz olanlarý dost edinmeyin"[Mumtehine 1] ayeti indi.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Þafii, Müsned (sh. 316), el-Vahidi, Esbabu'n-Nüzul (sh. 448, 449) ve Beyhaki, Sünen (9/146).

 

 

 

8927- Ali b. Ebi Talib'in katibi Ubeydullah b. Rafý' anlatýyor: Hz. Ali'nin þöyle dediðini iþittim: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beni (Hah bahçesine) gönderdi." Sonrasýnda ravi bir önceki hadisi aktardý. Ancak rivayetinde: "Mekke'de ailelerini ve mallarýný koruyacak akrabalarý vardýr. Benim onlarla bir akrabalýk baðým yoktur. Ben de akrabalarýmý korumalarý için onlara öyle bir iyilikte bulunmak istedim. Bunu kafýr olduðumdan veya dinimden döndüðümden dolayý yapmadým" demiþ ve hadisin devamýný aktarmýþtýr. Hadisin sonunda da þöyle geçer: Amr b. Dinar: "Bu ayet yani: ''Ey inananlar! Benim de düþmaným, sizin de düþmanýnýz olanlarý dost edinmeyin''[Mumtehine 1] ayeti bu kiþi hakkýnda indi" dedi."

 

Ravileri güvenilirdir.

 

Süfyan der ki: "Bu söz hadisin bir parçasý mýdýr, yoksa Amr b. Dinar'ýn kendi sözü müdür, bilmiyorum."

Buhari bunu Sahih'te Humeydi kanalýyla ve Müslim bunu Ýbn Ebi Amr kanalýyla; bir baþkasý da Süfyan kanalýyla rivayet ettiler. - Buhari, Tefsir (6/60). - Müslim 2/1941, 1942 (161).

 

 

 

8928- Cerir b. Abdillah el-Beceli'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Müþriklerin arasýnda ikamet eden her kiþi'den zimmet beri olur.'' buyurmuþtur.

 

Tahric: Ýsnadý sahihtir. Taberani, M. el-Kebir2/302, 303 (2261, 262) ve Beyhaki, Sünen (9/13).

 

 

 

8929- Cerir b. Abdillah der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Haysem kabilesine (baskýn yapmak üzere) bir müfreze gönderdi. O kabileden bazý kimseler (Müslümanlardan korunmak için) secde etseler de bu durum onlarý öldürmeyi daha da hýzlandýrdý. Bu durum Allah Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaþýnca onlardan her biri için yarým diyet ödenmesini emretti ve: "Ben müþrikler arasýnda ikamet eden her Müslümandan uzaðým" buyurdu. Oradakiler: "Ey Allah'ýn Resulü! Niçin?" diye sorunca: "(Müslümanlarla müþriklerin) ateþleri birbirini görmesin (diye)" buyurdu.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr ve has en bir hadistir. Ebu Davud 3/104 (2645), Tirmizi 4/155 (1604), Nesai, kasame (S/36) ve Beyhaki, Sünen (S/131).

 

 

 

8930- Ezher b. Raþid anlatýyor: Ýnsanlar Enes b. Malik'in yanýna gider ve Enes kendilerine bir þeyler anlatýrdý. Anlatýlaný anlamayýnca da Hasan'a gelip duyduklarýný anlatýrlar ve Hasan onlara duyduklarýnýn açýklamasýný yapardý. Bir gün Enes b. Malik onlara Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüzüklerinize Arapça nakýþ (yazt) iþlemeyin ve müþriklerin ateþleriyle aydýnlanmayýn" buyurduðunu söyledi. Yine bunu anlamayýp Hasan'a gittiler ve: "Enes bize bir þeyler anlattý ama biz onu anlamadýk" dediler. Hasan: "Enes size ne anlattý?" deyince: "Bize, Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Yüzüklerinize Arapça nakýþ iþlemeyin ve müþriklerin ateþleriyle aydýnlanmayýn'' buyurduðunu söyledi" dediler. Bunun üzerine Hasan þu karþýlýðý verdi: "Yüzüklerinize Arapça nakýþ iþlemeyin" buyruðu, yüzüklerinize Muhammed yazýsýný iþlemeyin manasýndadýr. ''Müþriklerin ateþleriyle aydýnlanmayýn'' buyruðu da hiçbir halinizi müþriklerle istiþare etmeyin manasýndadýr." Sonra Hasan: "Yüce Allah'ýn: ''Sizden olmayanlardan hiçbir sýrdaþ edinmeyin''[AI-i Ýmran 118] ayeti bunu doðrulamaktadýr" dedi.

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Nesai, zine (8/176, 177).

 

 

 

8931- Behz b. Hakim b. Muaviye, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor:

Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldim ve: "Ey Allah'ýn Resulü! Vallahi sana gelmeden önce elimin parmaklarý sayýsýnca sana ve dinine tabi olmayacaðýma dair yemin etmiþtim. Yüce Allah ve Resulü'nün öðrettikleri dýþýnda bir þey bilmeyen biri olarak yanýna geldim. Allah adýna sana soruyorum! Rabbin seni bizlere ne ile gönderdi?" dedim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Otur!" dedikten sonra: "Beni islam'la gönderdi" buyurdu. Ona: "Ýslam'ýn göstergeleri nedir?" diye sorduðumda þöyle buyurdu: "Allah'tan baþka ilah olmadýðýna, Muhammed'in Allah'ýn ResuIü olduðuna þahadet etmen, namazý kýlman, zekatý vermen ve þirkten uzak durmandýr. Bilmelisin ki müslümanýn diðer müslümana zarar vermesi haramdýr; aksine onlar birbirlerine yardým eden kardeþler gibidirler. Yüce Allah, Müslüman olduktan sonra müþrik olan kiþinin amellerini kabul etmez. lira Allah (kýyamet gününde) beni çaðýrýp: ''Kullarýma tebliði yaptýn mý?'' diye soracak. Burada bulunanlar anlattýklarýmý burada bulunmayanlara ulaþtýrsýn. Kýyamet gününde aðýzlarýnýz baðlý bir þekilde hesaba çekileceksiniz. Kiþinin ilk önce bacaklarý ve elleri hesaba çekilecektir." Ona: "Ey Allah'ýn Resulü! Dinimiz bu mudur?" diye sorduðumda: "Evet, budur' bunlarý her nerede ifa edersen geçerli olur. Kýyamet gününde de kiminiz yüzüstü sürünerek, kiminiz yürüyerek, kiminiz de binek üzerinde huzura çýkacaksýnýz" buyurdu.

 

Tahric: Ýsnadýnda tanýmadýðým Hakim'in hocasý vardýr ve hasen bir hadistir. Nesal, zekat (5/82) ve Ýbn Mace 2/248 (2536).

 

 

 

8932- Ali b. Ebi Talib der ki: Bir adamýn müþrik olan anne babasýna baðýþlanma dilediðini duyduðumda ona: "Müþrik olduklarý halde onlara niçin baðýþlanma diliyorsun?" dedim. Adam: "Ama Hz. Ýbrahim de babasý için baðýþlanma dilememiþ miydi?" karþýlýðým verdi. Bunun üzerine: "Ýbrahim'in babasý için af dilemesi, sadece ona verdiði sözden dolayý idi"[Tevbe 114] ayeti nazil oldu.

 

Ýsnadý hasendir, ancak mevkuf bir hadistir.

 

 

 

8933- Hz. Ali der ki: Bir adamýn müþrik olan anne babasýna baðýþlanma dilediðini duyduðumda ona: "Müþrik olduklarý halde onlara baðýþlanma mý diliyorsun?" dedim. Adam: "Ama Hz. Ýbrahim de babasý için baðýþlanma dilememiþ miydi?" karþýlýðýný verdi. Bunu Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anlattýðýmda: "Cehennemlik olduklarý anlaþýldýktan sonra, akraba bile olsalar müþrikler için maðfiret dilemek Peygamber'e ve müminlere yaraþmaz''[Tevbe 113] ayeti nazil oldu.

Baþka yerlerde bu ayetin nüzül sebebi hakei diðer rivayetleri de zikrettik.

 

Tahric: Ýsnadý hasendir. Tirmizý 5/281 (3101) ve Nesai, cenaiz (4/91).

 

 

 

8934- Süleyman bildiriyor: Haris b. Muaviye, Ömer b. el-Hattab'ýn yanýna gelince, Ömer: "Þam halkýný nasýl bir vaziyette býraktýn?" diye sordu. Haris b. Muaviye onlarýn durumunu anlatýnca, Ömer, Allah'a hamd etti ve: "Sanýrým onlarla birlikte oturmaktasýnýz" dedi. Haris: "Hayýr, (oturmuyoruz) ey müminlerin emiri!" deyince: "Eðer onlarla oturursanýz onlarla yer ve onlarla içersiniz. Böyle yapmadýðýnýz sürece hayýr içinde olursunuz" karþýlýðýný verdi.

 

Tahric: Ýsnadý ceyyiddir. Hafýz, el-Ýsabe (1/290).

 

 

 

8935- Said b. Cübeyr der ki: Dört þey vardýr ki bunlar kabalýktan sayýlýr.

Bunlardan biri, kiþinin mescide girip ön taraf(t)a (yer olduðu halde) ilerlemeyip de arka tarafta namaz kýlmasý; biri, kiþinin namaz kýlan kimsenin önünden geçmesi; biri, kiþinin namazýný bitirmeden önce yüzünü ( mesh etmesi; bir diðeri de, kiþinin dininden baþka bir dine mensup kiþiyle yemek yemesidir.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

8936- Ebu Hureyre'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Yolda müþriklerle karþýlaþtýðýnýz zaman öncelikle siz selam vermeyin ve onlarý yolun en dar kýsmýndan geçmek zorunda býrakýn" buyurmuþtur.

Müslim bunu SahiHte Sevri ve baþkasý kanalýyla rivayet etti.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. - Müslim (2/1707).

 

 

 

8937- Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

"Müminden baþkasýný dost edinme ve yemeðini (Allah'tan hakkýyla korkan) takva sahibi kimseden baþkasý yemesin" buyurmuþtur.

 

Tahric: Ýsnadý hasendir. Ebu Davud 5/167 (4832).

 

 

 

8938- Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yemeðini (Allah'tan hakkýyla korkan) takva sahibi kimseden baþkasý yemesin ve Müminden baþkasýný dost edinme" buyurmuþtur.

 

Tahric: Ýsnadýnda meçhul bir ravi vardýr. Tayalisi, Müsned (sh. 294), Ahmed, Müsned (3/38), Darimi, Sünen (sh. 499), Beyhaki, el-Edebu'l-Müfred (309) ve Ýbn Hibban, Sahih (1/383).

 

 

 

8939- Ýyad el-Eþ'ari bildiriyor: Ebu Musa'nýn Hýristiyan bir katibi vardý ve Ömer bu katibi çok beðenmiþti. Ebu Musa þöyle devam etti: Ömer'e: "Bu Hýristiyandýr" dediðimde, Ömer beni azarlayýp baldýrýma vurarak: "Onu dýþarý çýkarýn" dedi ve: "Ey inananlar! Benim de düþmaným, sizin de düþmanýnýz olanlarý dost edinmeyin"[Mümtehine 1] ayetini okudu. Sonra da: 'Yahudi ve Hýristiyanlarý dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarýdýrlar. Sizden kim onlarý dost edinirse, kuþkusuz o da onlardandýr. þüphesiz Allah, zalimler topluluðunu doðruya iletmez"[Maide 51] ayetini okudu.

 

Ebu Musa: "ValIahi ben onu dost edinmedim. O sadece benim katib( idi" deyince, Ömer: "Müslümanlar arasýnda senin için katiplik edecek bir' , bulamadýn mý? Allah onlarý (rahmetinden) uzaklaþtýrmýþken sen yakýnlaþtýrma. Onlar Allah'a ihanet etmiþken sen onlara güvenme. Allah onlarý zelil kýlmýþken sen onlarý üstün tutma" karþýlýðýný verdi. Bunun üzerine Ebu Musa onu katiplikten azletti.

 

Tahric: Ýsnadý hasendir, Beyhaki, Sünen (10/127).

 

 

 

8940- Ömer b. el-Hattab der ki: "Allah'ýn düþmanlarý olan Yahudilerden ve Hýristiyanlardan toplanma günleri olan bayram günlerinde uzak durun. O gün onlarýn üzerine gazap iner. O gazaptan size bir þey isabet etmesinden korkarým. Siz onlarýn iç yüzlerini bilemezsiniz ve huylarýnýz onlarýn huylarýna döner."

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

 

8941- Ömer b. el-Hattab der ki: "Acemlerle kati olarak bir arada olmaktan sakýnýn. Bayram günlerinde onlarla alýþveriþ yapmak için yanlarýna girmekten de sakýnýn. Zira o gün onlarýn üzerine gazap inmektedir."

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

Abdullah b. Amr b. el-As kanalýyla bize bildirilene göre (Ömer) þöyle demiþtir: "Kim Acem beldesinde yetiþip onlarýn nevruz bayramlarýný ve þenliklerini kutlayarak ölünceye kadar onlara benzerse kýyamet gününde onlarla birlikte haþrolur."

Bunu Kitabu's-Sünen'de, Cizye bölümünün sonunda isnadýný zikrettik.

 

 

 

8942- Hassan b. Kureyb'in bildirdiðine göre Ali b. Ebi Talib: "Kötü konuþan ve onu dinleyen kimse günahta eþittir" derdi.

 

Ýsnadý hasendir.

 

 

 

8943- Ýbn Ömer: "Gücünüz yettiðince þerden kaçýn" demiþtir.

 

Ýsnadý zayýftýr.

 

 

Kitabu's-Sünen'de, ihtiyaç sahipleri olmalarý halinde akrabalýk baðlarýndan dolayý onlara harcamada bulunmanýn, hastalýklarýnda belki Müslüman olurlar ümidiyle onlarý ziyaret etmenin, akrabalarýndan olan bir kiþinin ölmesi halinde onu tekfin etmenin, onu defnetmenin ve kendisinde emeði olan kiþiyi mükafatlandýrmanýn ruhsatýný zikrettik. Konu daha da uzamasýn diye burada ayný þeyleri tekrar etmedik.

 

 

 

8944- Ebu Hureyre'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Cibril bana: ''Ey Muhammed! Rabbinin rahmetine nail olur da baðýþlanýr korkusuyla bir elimle Firavun'u suya batýrmamý ve aðzma çamur týkamamý görmeliydin'' dedi,"

 

Tahric: Ýsnadý zayýftýr. Ýbn Cerir, Tefsýr (11/163) ve Suyuti, Dürrü'l-Mensur (4/387),

 

 

 

8945- Ýbn Abbas'ýn bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cibrýl, Firavun'un aðzma: ''La ilahe illallah'' der korkusuyla çamur týkamaya çalýþtý" buyurdu.

 

Tahric: Ravileri güvenilirdir. Tirmizi 5/287 (3107).

 

 

 

8946- Ata b. es-Saib ve Said b. Cübeyr'in, Ýbn Abbas'talh. birinin veya her ikisinin de merfü olarak bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur: "Firavun: ''La ilahe illallah'' dediði zaman, Allah'ýn rahmetine nail olur (da baðýþlanýr) korkusuyla Cibrýl gelip aðzýný toprakla doldurdu, ..

 

Tahric: Ýsnadý sahihtir. Tirmizi 5/287, 288 (3108),

 

Ebu Davud bunu her ikisi kanalýyla þüphe etmeksizin Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dayandýrýnýþtýr.

 

 

 

8947- Þu'be bir önceki hadisin aynýsýný þu ifadelerle aktarmýþtýr: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurdu: "Cibrýl, bana: ''Rabbinin rahmetine nail olur (da baðýþlanýr) korkusuyla deniz çamurundan alýp Firavun'un aðzýna týkamamý görmeliydin'' dedi. ''

 

Tahric: Ýsnadý sahihtir. Tayalisi, Müsned (sh. 341).

 

Bir sonraki konu için aþaðýdaki link’e týklayýn:

 

Zalimlerin Yanýnda Olmak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir