|
Çekirge Ýmtihaný ve Onlara Sabretmek |
9654- Ebu Zuheyr
en-Numeyri'nin bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Çekirgeleri öldürmeyin. Çünkü onlar Allah'ýn büyük ordularýndandýr"
buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Taberani, M. el-Kebir 22/297 (757).
9655- Baþka bir kanalla
bu hadisin aynýsý rivayet olunmuþtur
Beyhaki der ki: Eðer bu
rivayet sahihse, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), çekirgelerin
ekinlere zarar vermemesi durumunda öldürülmemesini emretmiþ demektir. Eðer
ekinlere musallat olurlarsa, onlardan, mücadele etmek veya öldürmek þeklinde
kurtulmak caiz olur. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözüyle
çekirgelerin ne kadar mücadeleci ve savaþçý mahluklar olduðunu kastetmiþ
olabilir. En doðrusunu Allah bilir. Öldürülmesine teþvik hakkýnda da isnadý
zayýf bir hadis geçmiþti. Bir sonraki hadis ise þöyledir;
9656- Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önüne bir çekirge
düþtü. Oradakiler: "Ey Allah'ýn Resulü! Onu öldürmeyecek misin?"
deyince: "Bir çekirgeyi öldüren, bir savaþçýyý öldürmüþ gibidir"
buyurdu.
Ýsnadý zayýf ve munkatý'
dýr.
Beyhaki der ki:
"Ravilerinden birinin meçhul olmasý ve ibrahým ile ibn Mes'ud arasýnda
kopukluk olmasý sebebiyle mürsel bir hadistir. En doðrusunu Allah bilir."
9657- Ýbn Ömer der ki:
Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önüne bir çekirge düþünce, Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu kaldýrdý. Kanadýnda Ýbrani diliyle
þöyle yazýlmýþtý: "Benim ceninim bir fayda saðlamaz, beni yiyen doymaz.
Biz Allah'ýn büyük ordularýyýz. Bizim doksan dokuz yumurtamýz vardýr. Eðer yüz
yumurtamýz olsaydý dünyayý içindekilerle beraber yerdik." Bunun üzerine
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allahým! Çekirgeleri helak
et. Büyüklerini katlet, küçüklerini öldür. Yumurtalarýný boz, müslümanlarýn ekinlerine
ve rýzýklarýna karþý bu çekirgelerin aðzýný kapat. þüphesiz ki Sen duayý
iþitensin" þeklinde dua edince, Cibril gelip: "Duanýn bir kýsmýna
icabet edildi" dedi
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Tirmizi, et'ime (4/269) ve Ýbn Mace 2/1073 (3221).
Beyhaki der ki:
"Muhammed b. Osman el-Kaysi (durumu) meçhul biridir ve bu hadis, münker
bir hadistir. En doðrusunu Allah bilir."
9658- Ebu'l-Hüseyn b. Ali
der ki: Ben, kardeþim Muhammed b. el-Hanefýyye ve amcam oðullarý Abdullalý b.
Abbas, Kusem ve Fadl bir sofradayken, sofraya bir çekirge düþtü. Ýbn Abbas
çekirgeyi alýp bana: "Bu çekirgenin kanadýnda ne yazýldýðýný biliyor
musun?" diye sorunca, ben þöyle dedim: Babama ayný þeyi sorduðumda þöyle
dedi. Ben de Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu sordum, þöyle
buyurdu: "Çekirgenin kanadýnda: Ben, kendisinden baþka ilah olmayan
Allah'ým. Çekirgenin rabbi ve rýzkýný verenim. Eðer istersem bu çekirgeyi bir
topluluða rýzýk olarak, istersem azab olarak gönderirim" yazdýdýr."
Bunun üzerine Ýbn Abbas: "Vallahi bu, ilmin içinde gizlendiði bir
þeydir" dedi.
Isnadý zayýftýr.
Beyhaki der ki: "Bu
rivayet hicri 457 tarihinde Þaban ayýnda çekirgelerin Nisabur'u istila etmesi
üzerine asýl nüshaya yapýlan bir eklemedir."
9659- Cabir b. Abdillah
der ki: Hz. Ömer'in halifeliði yýllarýnda çekirge sürüleri artýk kaybolmuþtu ve
bundan dolayý Ömer çok üzülmüþtü. Bu sebeple Yemen, Irak ve Þam'a birer süvari
gönderdi ve çekirge sürülerinin bu yerlerde görülüp görülmediðini sorulmasýný
istedi. Yemen'e giden süvari bir avuç çekirgeyle geldi ve onlarý Hz. Ömer'in
önüne saçtý. Ömer bunu görünce tekbir getirip þöyle dedi: "Resulullah'ýn
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Yüce Allah bin ümmet yarattý. Bunlarýn altý
yüzü denizde, dört yüzü de karadadýr. Bu ümmetten ilk helak olacak olan
çekirgelerdir. Çekirgeler helak olduðu zaman artýk ipte dizili (boncuk) gibi
diðer ümmetler birbiri ardýnca helak olmaya baþlar'' buyurduðunu iþittim.
Ýsnadý zayýftýr.
9660- Muhammed b.
el-Münkedir bildiriyor: Cahir: "(Ömer'in halifeliði yýllarýnda) çekirge
sürüleri artýk kaybolmuþtu" dedi ve bir önceki hadisin aynýsýný aktardý.
Ýsnadý zayýftýr.
Beyhaki der ki:
"Benim kitabýmda (ravi) isa b. Þebýb olarak geçmektedir.
Yahya b. Hammad'ýn
kendisinden rivayette bulunduðu hocasý ise bir sonraki hadisin isnadýnda
zikredilen Ubeyd b. Vakýd'dýr. Doðrusu ise Muhammed b. isa b. Þebib'dir.
Muhammed b. Yahya ez-Zühli ve Ahmed b. Yusuf es-Sülemý bunu Yahya b. Hammad
kanalýyla Ubeyd b. Vakýd'dan, o da Muhammed b. Þebýb'den rivayet ettiler. Bu da
Muhammed b. isa b. Þebýb'in kendisidir. Yahya b. Hammad onu dedesine nisbet
etmiþtir. Bir sonraki rivayet de buna iþaret etmektedir."
9661- Cabir: "Hz.
Ömer'in halifeliði yýllarýnda çekirge sürüleri artýk kaybolmuþtu" dedi ve
söz konusu hadisi olduðu gibi aktardý.
Ebu Ahmed b. Adiy: "
Ýbn Vakýd'ýn hadisinin mutabaatý yoktur" dedi.
Tahric: Ýsnadý
çakzayýftýr. Ýbn Adiy, el-Kamil (5/1990, 6/2249) ve Hatib, Tarih (11/217,218).
9662- Cabir bildiriyor:
Hz. Ömer: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurdu"
dedi ve çekirgeler hakkýndaki hadisi aktardý.
Ýsnadý çok zayýftýr.
Ebu Ahmed b. Adiy der ki:
Cüneydi'nin bildirdiðine göre Buhari:
"Muhammed b. Ýsa,
hadisleri (baþkalarýnca rivayet olunmayan) münker birisidir" demiþtir.
Ebu Ahmed'in bildirdiðine
göre Amr b. Ali þöyle demiþtir: "Muhammed b. Ýsa, Basralýdýr ve hadisleri
münker olan Muhammed b. el-Münkedir'in arkadaþýdýr. Muhammed b. Ýsa, Muhammed
b, el-Münkedir kanalýyla Cabir'den, o da Ömer'den, o da Allah Resulü'nden (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) çekirgeler konusundaki hadisi rivayet etmiþtir."
9663- Ebu Abdirrahman
es-Sülemi der ki: Ýmam Ebu Sehl Muhammed
b. Süleyman bana
kendisine ait olan þu þiiri okudu:
"Herkesin duyacaðý
ve en güzel þekilde verdim öðüdü öðütler fayda verseydi pek de doyurucu olurdum
Eðer günler musibetlerin
anasý olacaksa
Ve hep sürecekse tat
veren bir þey kalmazdý
Zaman bana ayrýlýklarý
doðurup dursaydý
En büyüðü dostlardan
ayrýlýk olacaktý
Eðer ömrüm faniliðe doðru
gidiyorsa þüphesiz parça parça bitip yok olacaktý
Zamanýma dehþetli
acýlardan yakýndým "Yenilenen acýlardan þikayet ediyorsun" dedi Yavaþ
ey Ebu Sehl! Zaman ne yapabilir? Zaman da yaratýlmýþ, bir ilaç bir mahluktur
Olan sadece ilahi bir takdirdir Allah'ýn takdirini hiç kimse defedemez. ''
Ýsnadý ceyyiddir.
9664- Ebu Ali Hasan b.
Abdillah el-Edib der ki: Muhammed b. A'yen bana þu þiiri okudu:
"Bu zamana þaþýlacak
þey, yýllarýnýn aðlamasýdýr o milleti güldürür, oysa hüküm Allah'ýndýr. Zamana
söven kimse, Allah'a küfretmiþ olur
Günlere karþý inatlaþan
da deliliðini göstermiþ olur."
Ýsnadý ceyyiddir.
9665- Amr b. Salih
el-Busti der ki: Ebu'l-Abbas ed-Deðüli'nin, Kays b.
Hutaym'a þu þiiri
okuduðunu iþittim:
Kiþinin hakir görüldüðü
bir ülkede kalmasý
Muhakkak peþinden bir
bela getirir.
Düþmanlardan bazý
yaratýklar bir hastalýktýr
Karýn aðrýsý gibidir,
devasý yoktur.
Kiþi arzu ettiðinin
kendisine verilmesini ister
Allah bunu kabul etmez,
ancak dilediðini verir.
Her sýkýntýlý olan þey
diriye iner
Sýkýntýdan sonra da
mutlaka rahatlýk gelir. Hýrslý kiþiye hýrsýyla zenginlik verilmez Varlýk sadece
cömert kiþilere verilir.
Gönül zenginliði,
zenginliði kastetmez Gönül fakirliði de þekaveti kasdetmez. Cimri kiþinin
malýndan bir fayda yoktur t\hmaklýk öyle þey ki ilacý yoktur."
9666- Hüseyn b. Mansur
der ki: Ali b. Assam'ýn sýkça: "Allahým! Haberlerimizi ortaya
çýkarma" dediðini iþitirdim.
Ýsnadý hasendir.
9667- Ali b. el-Hüseyn
der ki: Yahya b. Muaz'ýn: "Ýlahým! Bana nimetlerinle ilisanda bulun, çünkü
Sen lütuf sahibisin. Bana belalarýnla ilisanda bulunma; çünkü ben
zayýfbirisiyim" diye dua ettiðini iþittim.
Ýsnadý zayýftýr.
9668- Ýbrahim b. el-Eþ'
as der ki: Fudayl b. Ýyad'ýn: ''Andolsun, içinizden, eihad edenleri ve
sabredenleri belirleyinceye ve durumlarýnýzý ortaya koyuncaya kadar sizi
deneyeceðiz"[Muhammed 31] ayetini tekrar ederek: "Eðer bizim
haberlerimizi ortaya çýkarýrsan bizi örten perdelerini yýrtmýþ olursun. Eðer
haberlerimizi ortaya çýkarýrsan bizi rez il edersin" demeye baþladý.
Ýsnadý zayýftýr.
9669- Enes b. Malik'in
bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Allah'ýn öyle
kullan vardýr ki Allah, onlarý fitnelerden (sýnanmalardan) uzak tutar. onlarý
afiyet içinde diriltir, afiyet içinde öldürür ve afiyet içinde cennete
sokar" buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadý çok
zayýftýr. Taberani, M. el-Kebir 10/217 (10371) ve Ebu Nuaym, Hilye (1/6).
9670- Ebu Hureyre'nin
bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey afiyet sahibi!
Umutlar ancak sende son bulur" buyurmuþtur.
Ýsnadý zayýftýr.
Beyhaki der ki: "Bu
hadisin ve bir önceki hadisin isnadýnda zayýflýk vardýr. Ancak baþka kanallarla
Allah Resulü'nden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nakledilen sahih bir hadistir.
çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bir sonraki hadiste geçtiði
gibi Allah'tan afýyet dilenmesini emretmiþtir."
9671 - Ebu Hureyre der
ki: Ebu Bekr es-Sýddik bu minberde: "Geçen yýl bugün Hz. Peygamber'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu minberde þöyle buyurduðunu iþittim" dedi
ve gözyaþý döküp aðlayarak þöyle devam etti: "Resulullah'ýn (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): ''Ýhlas kelimesinden sonra size afiyetten daha güzel bir þey
verilmemiþtir. Allah 'tan afiyet dileyin'' buyurduðunu iþittim."
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ahmed, Müsned (l/4), Ebu Bekr el-Mervezi, Müsned Ebi Bekr es-Sýddik (53) ve Ýbn
Hibhan, Sahih (2/151).
9672- Enes bildiriyor:
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Müslümanlardan hasta olup da
küçücük kalan birini ziyaret etti. Ona: "Sen Allah'a dua ediyor musun veya
Allah'tan bir þey istiyor musun?" buyurunca, adam: "Allahým! Bana
ahirette vereceðin cezayý dünyada ver" diye dua ediyordum" dedi.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sübhanallah! Sen
buna güç yetiremezsin. Sen: ''Allahým! Rabbimiz! Bize dünyada ve ahirette
güzellikler ihsan et ve bizi cehennem azabýndan koru'' diye dua etseydin"
buyurdu. Sonra kendisi için Allah'a dua etti ve Yüce Allah, adama þifa verdi.
Müslim bunu Sahih'te Asým
b. Nadr kanalýyla rivayet etti.
Tahric: Ýsnadý
sahihtir. - Müslim, zikr ve' d-dua (3/2069).
9673- Enes b. Malik'in
bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur:
"Sizden biri baþýna gelen bir musibetten dolayý ölümü temenni etmesin.
Mutlaka öyle bir temennide bulunacaksa: ''Allahým! Hayat benim için hayýrlý
olduðu müddetçe beni yaþat. Ölüm benim için daha hayýrlý ise beni öldür''
desin. ''
Tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve baþka tarikleriyle sahihtir.
Buhari bunu Sahih'te Adem
kanalýyla ve Müslim bunu baþka bir kanalla Þu'be'den rivayet etti. - Buhari,
marda (7/10). - Müslim 3/2064 (10).
9674- Ebu Hureyre der ki:
Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hiç kimseyi ameli cennete
sokamaz" buyurduðunu iþittim. Ashah: "Ey Allah'ýn Resulü! Senide
mi?" diye sorunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þu
karþýlýðý verdi: "Beni de. Ancak Allah'ýn kendi katýndan bir ihsaný ve
rahmetiyle beni bürümesi bundan müstesnadýr. Elinizden geldiði kadanyla doðru
ve istikamet üzere amel etmeye çalýþýn. Sizden biriniz ölümü temenni etmesin.
Zira kiþi iyi biri ise, yaþadýkça iyiliðinin artmasý; günahkar biri ise, tövbe
edip günahlarýndan arýnmasý umulur. ''
Buhari bunu Sahih'te
Ebu'l-Yeman kanalýyla rivayet etti.
Tahric: Ýsnadý sahihtir.
- Buhari, marda (7/10) ve Müslim 3/2170 (75).
9675- Katade der ki:
Abdullah b. Ziyad, Ebu Bekr'e: "En büyük musibet nedir?" diye
sorunca: "Kiþinin dininde musibete uðramasýdýr" cevabýný verdi.
Abdullah b. Ziyad: "Ben bunu sormuyorum" deyince, Ebu Bekr:
"Babanýn ölümü belin kýrýlmasýdýr. çocuðun ölümü kalp yarasýdýr. Kardeþin
ölümü kanatlarýn kesilmesidir. Hanýmýn ölümü ise bir saatlik üzüntüdür"
karþýlýðýný verdi.
9676- Sehl b. Sa'd'ýn
bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "insanlar
benden sonra birbirlerinin musibetini benim yokluðum sebebiyle maruz kaldýklarý
musibetle hafifletecektir" buyurmuþtur.
9677- Ýbn Abbas'ýn
bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden
birinin baþýna bir musibet geldiði zaman benim yokluðum sebebiyle maruz kaldýðý
musibeti hatýrlasýn. Çünkü bu, musibetlerin en büyüðüdür" buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadýnda Ýbn
Adiy'in hocasý vardýr ve ne hocasýný ,ne de hocasýnýn hocasýný tanýmýyorum. Ýbn
Adiy, el-Kamil (5/1821) ve Ebu Nuaym, Ahbaru Isbehan (1/158).
9678- Ýbn Sabýt'ýn,
babasýndan bildirdiðine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sizden birinin baþýna bir musibet geldiði zaman benim yokluðum sebebiyle
maruz kaldýðý musibeti hatýrlasýn. Çünkü bu, musibetlerin en büyüðüdür"
buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr
ve þahitleriyle hasen bir hadistir. Taberani, M. el-Kebir 7/199 (6718).
Beyhaki der ki: Bize
bildirilene göre baþka bir yerde Musa b. Ubeyde erRebezi bunu Mus'ab b.
Muhammed b. Þurahbil kanalýyla Ebu Seleme'den, o da Hz. Aiþe'den, o da Allah
Resulü'nden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aktarmýþ ve þöyle demiþtir:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölümüne sebep olan hastalýðýnda:
"Ey insanlar! Ümmetimden herhangi bir kul benden sonra bir musibete maruz
kalýrsa, musibetini benim yokluðum sebebiyle maruz kaldýði musibetle
hafifletsin. Çünkü ümmetimden hiç kimse benim yokluðum sebebiyle maruz kaldýði
musibetten daha aðir bir musibete maruz kalmayacaktýr" buyurmuþtur."
- Beyhaki, Delailu'n-nübüvve (7/202).
9679- Ebu'l-Kasým
el-Müfessir, bu manada þairin sözlerini okumuþtur:
"Her musibete sabret
ve metin ol
Bil ki kiþi asla kalýcý
deðildir.
Kendisiyle üzüleceðin bir
musibeti hatýrladýðýnda
t\lIah Resulü Muhammed'in
yokluðu ile baþýna gelen musibeti hatýrla."
**************
Bölüm
**************
Musibet anýnda sabredip
yapýlmasý gerekenler, musibete maruz kalmýþ kiþinin giysilerini yýrtmamasý,
yüzüne vurmamasý ve tenini týrmalamamasýdýr. Kadýn için de ayný þeyler geçerlidir
ki, o da saçýný yolmamalý, aðlarken sesini yükseltmemeli ve aðýt yakmamalýdýr.
Bu konudaki haberleri
es-Sünenü'I-Kebir'de cenazeler bölümünün sonunda aktardýk.
9680- Abdullah Mes'üd'un
bildirdiðine göre ResululIah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "(Ölünün
ardýndan) yanaklarýný döven, yakalarýný yýrtan ve Cahiliye'deki gibi feryat
figan eden kimse bizden deðildir" buyurmuþtur.
Ýsnadý sahihtir.
Buhari bunu Sahih'te Amr
b. Hafs kanalýyla ve Müslim bunu baþka bir kanalla A'meþ'ten rivayet etti. -
Buhari, cenaiz (2/83), - Müslim 1/99 (165).
9681 - Ebu Burde b. Ebi
Musa anlatýyor: Ebu Musa durumu aðýrlaþýp bayýlýnca, hanýmý feryat etmeye
baþladý. Ebu Musa, hanýmýna Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
hadislerinden bahsederdi ki kendine geldiðinde: "Resulullah'ýn (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): ''Baþýný kazýtandan, feryat ederek aðlayandan ve giysilerini
yýrtandan uzaðým'' buyurduðunu bilmez misin?" dedi.
Müslim bunu Sahih'te
Cafer b. Avn kanalýyla Abd b. Humeyd'den rivayet etti.
Bize bildirilene göre Hz.
Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) biat etmiþ olan kadýnlardan biri
þöyle demiþtir: "Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizden aldýðý
biat içinde, yüzleri týrmalamama, ah vah diye feryat figan etmeme, yakalarý
yýrtmama ve saçý baþý yalmama sözü de vardý."
Tahric: Ebu Davud 3/496
(3131) ve Beyhaki, Sünen (4/64).
Ebu Malik el-Eþ'ari'nin
rivayetinde bize bildirilene göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Aðýt yakan kadýn, ölümünden önce tövbe etmezse kýyamet gününde üzerinde
katrandan gömlek olur ve uyuzluk Zýrhýyla mezarýndan kaldýrýlýr"
buyurmuþtur. - Müslim 1/644 (29)
Yine bize bildirilene
göre Ebu Said el-Hudri: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aðýt
yakan kadýný da, onu dinleyeni de lanetledi" buyurmuþtur. - Ebu Davud
3/493, 494 (3128).
9682- Ýbn Abbas der ki:
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kýzlarýndan birinin yanýna geldi, bu
kýzý can çekiþiyordu. Onu alýp kucaðýna koydu. Kýzý ölünce de gözleri yaþardý.
(Bu durumu gören) Ümmü Eymen de aðladý. Ümmü Eymen'e: "Resulullah'ýn
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanýnda mý aðlýyorsun?" denilince: "Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aðlarken ben aðlamayayým mý?"
karþýlýðýný verdi. Bunun üzerine Allah Resulü {Sallallahu aleyhi ve Sellem}:
"Ben aðlamýyorum, ancak bu (göz yaþý) rahmettir. Mümin kiþinin caný
Allah'a hamd ederken göðsünden çýkar" buyurdu.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ahmed, Müsned (1/273, 274, 297), Diyi el-Makdisi, Muhteire (65,66/1), Bezzir,
Müsned (1/383) ve Ýbn Hibban, Sahih (746).
9683- Enes b. Malik der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte demirci ustasý Ebu
Seyfin yanýna girdim. Ebu Seyf, (Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
oðlu) Ýbrahim'in süt babasý idi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem),
Ýbrahim'i alýp öptü ve kokladý. Bir zaman sonra bir daha Ebu Seyfin yanýna
gittik. Ýbrahim can çekiþmekteydi. Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
gözlerinden yaþ gelmeye baþlamýþtý. Abdurrahman b. Avf O'na: "Ey Allah'ýn Resulü!
Sende mi?" deyince, Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey
ibn Avf! Bu (gözyaþlarý) bir rahmettir" buyurdu. Sonra gözyaþlarý akmaya
devam etti ve: "Gözler aðlar ve kalp hüzünlenir. Biz de ancak Rabbimizin
razý olacaðý sözler söyleriz. Ey ibrahým! Bizler senin ayrýlýðýndan dolayý
hüzünlüyüz" buyurdu.
Buhari bunu sahihte Hasan
b. Abdülaziz el-Cerevi kanalýyla ve Müslim bunu baþka bir yolla Sabit'ten
rivayet etmiþtir. - Buhari, cenaiz (2/85). - Müslim 2/1807, 1808 (62).
9684- Abdurrahman b. Avf
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elimden tuttu ve benimle
hurmalýða gitti. Orada Ýbrahim'i (can çekiþir vaziyette) gördü. Onu alýp
kucaðýna koydu ve gözleri yaþardý. Sonra: "Ey oðlum! Allah'a karþý senin
için elimden bir þey gelmez" buyurdu. Kendisine: "Ey Allah'ýn Resulü!
Aðlýyor musun?" veya: "Aðlamayý yasaklamadýn mý?" dediðimde,
þöyle buyurdu: "Ben aðýt yakmayý, iki ahmak ve {acir sesi yasakladým. Ben,
oyun, eðlence ve þeytanýn çalgýsý anýnda naðme ile çýkan sesi ve musibet anýnda
yüze vurma, yakayý paçayý yýrtma ve þeytanýn çýðlýðý ile çýkan sesi yasakladým.
Ancak bu (gözyaþlan) bir rahmettir. Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Ey
ibrahim! Eðer ölüm hak, gerçek bir vaad, kendisinden kurtuluþ olmayan umumi bir
þeyolmasaydý ve sonrakiler öncekilere tabi olmasaydý senin için þimdikinden çok
daha fazla üzülürdük. Bizler senin ayrýlýðýndan hüzünlüyüz. Gözler aðlar ve
kalp hüzünlenir. Ancak Yüce Rabbi öfkelendirecek sözler söylemeyiz.''
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Bezzar, Müsned (ý/380, 381) ve Tirmizi (3/328).
9685- Cahir b. Abdillah
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Abdurrahman b. Avf ile
birlikte hurmalýða gitti. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) orada
Ýbrahim'i can çekiþir vaziyette gördü. Onu alýp kucaðýna koydu ve gözleri
yaþardý. Abdurrahman b. Avf: "Ey Allah'ýn Resulü! Aðlamayý yasaklamýþken
aðlýyor musun?" dediðinde, þöyle buyurdu: "Ben aðlamayý yasaklamadým.
Ancak iki ahmak ve facir sesi yasakladým. Ben, oyun, eðlencE' ve þeytanýn
çalgýsý anýnda naðme ile çýkan sesi ve musibet anýnda yüze vurma, yakayý paçayý
yýrtma ve þeytanýn çýðlýðý ile çýkan sesi yasakladým. Ancak bu gözyaþlarým bir
rahmettir. Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Ey ibrahim! Eðer ölüm hak,
gerçek bir vaad, kendisinden kurtuluþ olmayan genel bir durum olmasaydý ve
sonrakiler öncekileri takip etmeseydi senin için þimdikinden çok daha fazla
üzülürdük. Ey ibrahim' Bizler senin ayrýlýðýndan dolayý üzgünüz. Gözler aðlar
ve kalp hüzünlenir. Ancak Yüce Rabbi öfkelendirecek sözler söylemeyiz.''
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Beðavi, Þerh es-Sünne 5/430,431 (1530) ve Beyhaki, Sünen (4/69).
9686- Abdullah b. Ömer
der ki: Sa'd b. Ubade rahatsýzlanýp hasta olmuþtu. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanýnda Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebi Vakkas ve Abdullah b.
Mes'ud ile birlikte onu ziyarete gitti. Yanýna girdiðinde onu bayýlmýþ olarak
buldu ve: "Öldü mü?" diye sordu. Oradakiler: "Hayýr, ey Allah'ýn
Resulü!" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aðlamaya
baþladý. Oradakiler Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aðladýðýný
görünce kendileri de aðlamaya baþladý. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "iþitmiyor musunuz? Allah gözyaþýndan ve kalbin üzülmesinden
dolayý azap etmez. Fakat þundan dolayý ya azap eder ya da rahmet eder"
buyurdu ve diline iþaret etti.
Müslim bunu Sahih'te
Yunus kanalýyla ve Buhari: bunu Esbað kanalýyla Ýbn Vehb'den rivayet etti.
Tahric: Ýsnadý sahihtir.
- Müslim 1/636 (12). - Buhari, cenaiz (2/85).
9687- Mübarek b. Fadale
anlatýyor: Büyük camide Hasan( -ý Basri)'yi gördüm. Farisilerden bir adam
gelip: "Ancak Said b. Ebi'l-Hasan öldükten sonra gelebildim" dedi.
Bunun üzerine adama: "Bunu ona (Hasan'a) haber verme" dedik. O da sanki:
"Kendisine haber ver" demiþiz gibi Hasan daha evine varmadan ona bu
haberi verdi. Hasan ayakta durmakta zorlanýp elini duvara yasladý. Sonra biz
onu ziyarete gitmiþtik. Kendine geldiðinde hep aðlýyordu. Yanýmýzda Bekr b.
Abdillah el-Muz eni de bulunmaktaydý. Kendisine: "Ey Ebu Said! Sen bu
þehri ve sana olan sevgilerini biliyorsun. Bugün senden ne görürlerse
gördüklerini aþiretlerine ve kabilelerine anlatýrlar" dedi. Bunun üzerine
Hasan þöyle dedi: "Bu merhameti müminlerin kalbinde kýlan ve böylece birbirlerine
merhamet etmelerini saðlayan Allah'a hamd olsun. Gözler aðlar ve kalp
hüzünlenir. Ancak bu, korkudan dolayý deðildir. Korku dilin söylediðinden ve
elin yaptýðýndan dolayý olur. Hz. Yakub'un hüznünü kendisine suç saymayan
Allah'a hamd olsun. Allah: ''Üzüntüden iki gözüne ak düþtü. O artýk acýsýný
içinde saklýyordu''[Yusuf 84] buyurmaktadýr. Allah, Ebu Said'e (yani bana)
rahmet etsin ve günahlarýný baðýþlasýn. ''Bu kimseler cennetlikler
arasýndadýrlar. Bu, kendilerine verilen doðru bir sözdür.''[Ahkaf 16] Vallahi
hiç kimsenin benden daha þiddetli bir musibete maruz kalmasýný istemem."
Ebu Davud der ki:
Mübarek'e: "Hasan kendisini taziye için gelenlere ne derdi?"
dediðimde: "O: ''Allah bunu (ölümü) bize de size de kýldý'' derdi"
karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý hasendir.
9688- Cebr b. Atik,
amcasýndan bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte
Ensar'dan cenazesi olan bir ailenin yanýna girdim. Ailesi cenazesi için
aðlamaktaydý. Onlara: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) burada
iken mi aðlýyorsunuz?" dediðimde, Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Býrak, ölü yanlarýnda iken aðlasýnlar. Ancak vacib olduðu zaman
artik aðlamasýnlar"
buyurdu. Ömer b.
Abdilazýz, bana: "Vacib olmak nedir?" diye sorunca, ona:
"(Vacib olmasý)
ölünün mezara konulmasýdýr" dedim.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Nesai, cihad (6/51).
9689- Kumame Ebu Zeyd
el-Abdi der ki: Ali b. Ebi Talib, Adiy b. Hatim'in kederli ve hüzünlü olduðunu
görünce: "Ne oluyor seni kederli ve üzüntülü görüyorum?" diye sordu.
Adiy: "Ey müminlerin emiri! Oðlum öldürülmüþken ve gözüm çýkmýþken beni
böyle olmaktan ne alýkoyar?" cevabýný verince, Ali b. Ebi Talib: "Ey
Adiy b. Hatim! Her kim Allah'ýn kendisine takdir ettiðine razý olursa ona bir
sevap vardýr. Her kim de Allah'ýn kendisine takdir etmiþ olduðuna razý olmazsa
amelleri boþa çýkar" karþýlýðýný verdi.
9690- Ýbrahim et-Teymi
bildiriyor: Abdullah'a kardeþi Utbe'nin ölüm haberi verilince: "O benim
için insanlarýn en deðerlisi idi" dedi. Sonra istirca edip: "Onun
aranýzda diri olmasý beni sevindirmezdi" dedi. Kendisine: "O senin
yanýnda insanlarýn en deðerlisi iken bu nasýl oluyor?" denilince de:
"Onun sayesinde sevap kazanmam, benim için onun benim sayemde sevap
kazanmasýndan daha sevimlidir" karþýlýðýný verdi.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ancak Ýbrahim ve Abdullah arasýnda kopukluk vardýr.
9691 - Sabit der ki:
Abdullah b. Mutarrif b. Abdillah dünyada öyle makamlara ulaþtý ki sonunda vali
oldu ve öldü. Babasý Mutarrif üzerinde en güzel giysileriyle çýkýnca, oradakiler
kendisine: "Abdullah ölmüþken sen böyle giysiler mi giymektesin?"
denildi. Mutarrif þu karþýlýðý verdi: "Yüce Allah bu musibetime karþý bana
üç hasleti vaad etti ki her biri benim için tüm dünyadan daha iyidir. Yüce
Allah: ''Onlar, baþlarýna bir musibet geldiði zaman: "Biz Allah'a aidiz ve
sonunda O'na döneceðiz" derler. Ýþte Rableri katýndan maðfiret ve merhamet
onlaradýr. Doðru yola ulaþtýrýlmýþ olanlar da iþte bunlardýr''[Bakara 156,157]
buyurur. Ben de Rabbimin bana emretmiþ olduðu gibi istirca ettim. Bu
hasletlerden her biri benim için dünya ve içindekilerden daha deðerlidir."
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbn Sa'd, Tabakat (7/244,245), Ahmed, Zühd (sh. 245) ve Ebu Nuaym, Hilye
(2/199).
Sonra Mutarrif:
"Karþýlýðýnda kýyamet günü bir içimlik su verilecek hiçbir þey yoktur ki,
mutlaka bu þeyin benden dünyada iken alýnmasýný isterim" dedi.
9692- Süfyan b. Uyeyne
bildiriyor: Ebu Cafer Muhammed b. Ali'nin bir oðlu hasta oldu. Onun için
korkmuþtuk. Çocuk vefat edince babasý üzülmüþ ve (ölen oðlu deðilmiþ gibi)
orada bulunanlar gibi davranmýþtý. Bir kiþi ona: "Senin için korktuk"
deyince: "Sevdiðimiz þeylerde Allah'a dua etmekteyiz. Baþýmýza
hoþlanmadýðýmýz bir þey geldiðinde Allah'ýn sevdiði þeye muhalif olmayýz"
karþýlýðýný verdi.
Tahric: Ravilerinden Ebu
Bekr el-Cerrahi'nin, Yahya b. Saseveyh'in ve Abdulkerim es-Sukkeri'nin durumunu
bilmiyorum. Ebu Nuaym, Hilye (3/187) ve Ýbn Ebi Dünya, er-Ridd (87).
9693- Katade der ki: Hz.
Musa'nýn dostlarý, çocuklarý olunca sevinmiþ, ancak ölünce çok üzülmüþlerdi.
Oysa bu çocuk yaþasaydý onlarýn helakine sebep olacaktý. Bunun üzerine adam
Allah'ýn takdirine razý oldu. Zira Yüce Allah'ýn kulun hoþlanmadýðý konularda
takdiri, hoþlandýðý konulardaki takdirinden daha çoktur.''
Tahric: Ravileri
güvenilirdir. Abdürrezzak, Musannef 11/165 (20211).
9694- Abdullah b.
el-Mübarek bildiriyor: Ömer b. Abdilaziz, oðlu Abdulmelik için kendisine taziye
için gelinince: "Ölüm yatacak bir yerdir. Biz ona canlarýmýzý hazýrladýk, ancak
ölüm geldiði zaman da ondan hoþlanmayýz.'' dedi.
Ýsnadý ceyyiddir.
9695- Sabit el-Bünani
bildiriyor: Sýla b. Eþyem bir gün yemek yerken bir adam geldi ve:
"Kardeþin öldü" dedi. Sýla: "Heyhat! Onun ölüm haberi bana
geldi, otur da yemek ye" dedi. Adam: "Benden önce sana (bunu haber
vermek için) kimse gelmedi" deyince de: "Yüce Allah: ''Sen öleceksin,
onlar da öleceklerdir''[Zümer 30] buyurmaktadýrOl karþýlýðýný verdi.
Tahric: Ýsnadý sahihtir.
Ýbn Sa'd, Tabakat (7/137) ve Ebu Nuaym, Hilye (2/238, 239).
9696- Abdulmelik b. Karib
el-Asmai'nin bildirdiðine göre ilim ehlinden bir kiþi þöyle demiþtir:
"Meczec b. Sevr'e kardeþi Þakik'in ölüm haberi verilince sanki hiç oralý
olmamýþtý. Kendisine bu haberi veren kiþi: "Benden önce sana onun öldüðünü
söyleyen oldu mu?" diye sorunca: "Evet, Yüce Allah öleceðimizi haber
vermiþti" karþýlýðýný verdi.
Tahric: Ýsnadýnda meçhul
bir ravi vardýr. Ýbn Hibban, Sikat (5/457, 458).
9697- Ýbn Avn der ki:
"Muhammed b. Sirin'in baþýna bir musibet (ölüm haberi) geldiði zaman
musibet yaþamamýþ gibi konuþur ve gülerdi. Ancak (kýz kardeþi) Hafsa öldüðü gün
yüzünü buruþturmuþtu ve üzüntüsü yüzünde belli oluyordu."
Tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ancak Ýsmail ve Ýbn Avn arasýnda kopukluk vardýr.
9698- Yezid b. Mevheb der
ki: Ömer b. Abdilaziz baþsaðlýðý dilemek üzere Avn b. Abdillah'a þöyle bir
mektup yazmýþtý: "Derim ki! Bizler ahiret halkýndanýz. Ölülerin ölü
çocuklarý olarak dünyayý mesken edindik. Ne þaþýlacak þey ki ölü biri, ölü
birine, ölen birinden dolayý baþsaðlýðý dilemek için mektup yazmaktadýr,
vesselam.''
9699- Seri der ki: Avn b.
Abdillah'ýn bir oðlu ölmüþtü ve Ömer b.
Abdilaziz ona þöyle bir
mektup yazmýþtý: "Derim ki! Bizler ahiret halkýndanýz. Ölülerin ölü çocuklarý
olarak dünyayý mesken edindik. Ne þaþýlacak þey ki ölü biri, ölü birine, ölen
birinden dolayý baþsaðlýðý dilemek için mektup yazmaktadýr."
Ýsnadý ceyyiddir.
9700- Süfyan der ki: Bir
adamýn oðlu ölmüþ ve Abdullah b. Sa'lebe ona taziye için gelmiþti. Ona:
"Baban senin kökün ve oðlun ise dalýn idi. Kökü ve dalý giden kiþiye de
artýk dünyada az kalmasý yakýþýr" dedi.
Ýsnadý sahihtir.
9701- Sehm b. Abdilhamid
der ki: Kendisine: Yunus b. Ubeyd'in:
"Abdullah"
adýnda bir oðlu ölmüþtü. Onu taziyeye gelen Amr b. Ubeyd'in ona: "Baban
senin kökün ve oðlun ise dalýn idi. Kökü ve dalý giden kiþiye de artýk dünyada
az kalmasý yakýþýr" dediðini iþittim.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Zehebi, Mizan (3/275).
9702- Beyhaki der ki: Bir
baþkasý bunu Ayþi kanalýyla Sehl b. Yusuf'tan zikretmiþ ve rivayetinde:
"Yunus b. Ubeyd'i ölen oðlundan dolayý taziyeye gelen Amr b. Ubeyd'in
þöyle dediðini iþittim" demiþtir.
Ýsnadý zayýftýr.
9703- Muhammed b. Hilris
der ki: Ömer (b. Abdilaziz) oðlunu defnettiði zaman mezarýn baþýnda durup þöyle
dedi: "Ayrýlýþýna olan üzüntümüz, sana olan üzüntümüzden aðýr bastý. Keþke
þimdi orada sana sorulan sorularý ve senin verdiðin cevaplarý bilebilseydim!
Yeniden diriliþin o dehþeti olmasaydý; hemen ardýndan gelmeyi isterdim. Allahým!
Onun bana karþý yapmýþ olduðu haksýzlýklardan yana ben ona hakkýmý helal
ediyorum, Sen de Sana karþý iþlediði günahlarý baðýþla!"
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ebu. Nuayýn, Hilye (S / ý 09).
9704- Muhammed b. Harb der
ki: Hýristiyan bir adam bir adama taziyede bulundu ve: "Senin gibi biri
bana taziyede bulunamaz. Ancak sen cahilin terk ettiði þeye bak ve onu yapmaya
çalýþ" dedi.
Ýsnadý zayýftýr.
9705- Süfyan b. Uyeyne
der ki: Zer b. Ömer b. Zer vefat ettiði zaman Ömer b. Zer mezarýn kenarýnda
durup þöyle dedi: "Evladým! Ayrýlýþýna olan üzüntümüz, sana olan
üzüntümüzden aðýr bastý. Keþke þimdi orada sana sorulan sorularý ve senin
verdiðin cevaplarý bilebilseydim! Allahým! Ona, Sana itaat etmesini ve bana iyilikte
bulunmasýný emrettin. Onun bana karþý yapmýþ olduðu haksýzlýklardan yana ben
ona hakkýmý helal ediyorum, Sen de Sana karþý iþlediði günahlarý baðýþla!"
Tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ebu Nuaym, Hilye (5/08,109).
9706- Ýsmail b. Suheyl
der ki: Zer b. Ömer bir þey satýn alýp geldi.
Yanýnda develer vardý.
Zer düþüp ölünce, babasý Ömer'e ki onunla künyelenmiþti: "Zer öldü"
denildi. Ömer gelip (oðlunun) üzerine kapandý ve: "Zer'in ölümünden dolayý
bize bir ayýp yoktur. Allah'tan baþka hiç kimseye de ihtiyacýmýz yoktur"
dedi. Sonra da: "Oðlumu hazýrlayýn" dedi. Mezarýn yanýnda iken de:
"Ey Zer! Ayrýlýþýna olan üzüntümüz, sana olan üzüntümüzden aðýr bastý.
Keþke þimdi orada sana sorulan sorularý ve senin verdiðin cevaplarý
bilebilseydim!" dedi. Sonra da: "Allahým! Onun musibeti sebebiyle
olan ecrimi ona baðýþladým. Sen, ona azap verme" diye dua etti.
Tahric: Ýsnadýnda bir
sakýnca yoktur. Ebu Nuaym, Hilye (5/108).
9707- Ömer b. Zer der ki:
"Bütün dertlerin giderilmesi için bir külfet vardýr. Ancak ahiret derdinin
giderilmesi için hiçbir külfeti yoktur."
Ýsnadý hasendir.
9708- Nasr b. Ziyad der
ki: Ýbn Cüreyc bir adama taziyede bulundu ve ona: "(Bir musibete maruz
kalýp da onu) unutana sormadan önce (onu yeni yaþayýp da) sabreden kiþiye
sorun" dedi.
Ýsnadýnda mestur bir ravi
vardýr.
9709- Hasan el-Hemdani
der ki: (Harun) Reþid'in bir oðlu ölünce Fudayl b. Ýyad ona þöyle bir mektup
yazdý: "Derim ki; ey Müminlerin emiri! Eðer gücün yeterse Allah'ýn onu
senden aldýðý zamanki þühün, onu sana verdiði zamanki þükründen daha fazla
olsun. Ey Müminlerin emiri! Yüce Allah onu sana verdi ve verdiðini geri aldý.
Eðer o sana kalsaydý fitnesinden emin olamazdýn. Onun için olan korkuna ve
ayrýlýðýndan olan hasretine bak, sen dünyaya razý oldun mu ki, oðlun için razý
oluyorsun? Ancak o kederden kurtuldu, sen ise tehlike altýnda kaldýn.''
Ýsnadý zayýftýr.
9710- Seri der ki: Bir
adamýn Fudayl'a: "Ey Ebu Ali! Bana rýzayý öðret" dediðini iþittim.
Bunun üzerine Fudayl: "Yeðenim! (Sana takdir etmiþ olduklarý konusunda)
Allah'tan razý 01. Bu þekilde Allah'a razý olmanla, Allah sana rýzayý
baðýþlar" dedi.
Ýsnadý sahihtir.
9711 - Mutarrif b.
Abdillah el-Cureþý der ki: Bir cenazede hazýr bulundum. Sonra bir mezara yakýn
bir yerden geçerek bir tarafa ayrýldým ve iki rekat hafif namaz kýldým. Onlarý
hakkýyla kýldýðým görüþünde deðilim. Uykum geldi ve (uyudum. Rüyamda) mezar
sahibinin beni konuþturduðunu gördüm. Bana: "Ýki rekat namaz kýldýn sen de
onlarý hakkýyla kýldýðýna inanmýyorsun" dedi. Ona: "Evet öyle
oldu" dediðimde:
"Siz amel edersiniz,
ama bilmezsiniz. Ancak bizim amel etmeye gücümüz yetmez. Senin iki rekatýn gibi
iki rekat namaz kýlmak, benim için dünya ve içindekilerden daha
sevimlidir" karþýlýðýný verdi. Ona: "Burada kimler var?"
dediðimde: "Buradakilerin hepsi müslümandýr ve hepsi hayýr elde
etmiþtir" dedi. Ona: "En üstünleri kimdir?" dediðimde bir mezara
iþaret etti. Ben de içimden: "Allahým! Onu mezarýndan çýkar da onunla
konuþayým" dedim. Birden mezarýndan genç bir delikanlý çýktý. Ona:
"Sen buradakilerin en üstünü müsün?" dediðimde: "Öyle
dediler" karþýlýðýný verdi. Ona: "Bu dereceye nasýl eriþtin? Seni
öyle yaþlý biri görmüyorum. Sen galiba hacca ve umreye çok gittin, Allah
yolunda çok cihad ettin ve çok (salih) amel iþledin" dediðimde:
"Baþýma bir çok musibetler geldi. Onlara karþý sabýrla rýzýklandýrýldým ve
iþte bununla üstün kýlýndým" karþýlýðýný verdi.
Ýsnadý hasendir.
9712- Muhammed b. Ýsa
ez-Zahid der ki: Abdurrahman b. Mehdi'nin bir oðlu öldü. Onun için çok üzüldü,
hatta yemekten ve içmekten kesildi. Bu durum Muhammed b. Ýdris eþ-Þiifýi'ye
ulaþýnca ona þöyle bir mektup yazdý: "Derim ki; baþkasýný rahatlattýðýn
gibi kendi nefsini de rahatlat. O zaman baþkasýnýn öyle yapmasýný çirkin
gördüðün gibi kendi yaptýðýnýn da çirkin olduðunu göreceksin. Bilmiþ 01 ki
musibetlerin en aðýn, kiþinin sevap almaksýzýn sevdiðini kaybetmesidir. Bir de
bunlarýn haram kazanmak için birleþtiðini düþün. Sana þöyle derim: "Ben
sana baþsaðlýðý dilerim, beklentim olmaksýzýn Dünyada kalmak için deðil, ancak
bu, dinin sünnetidir, Taziye eden kimse dostundan sonra kalýcý deðildir Tazille
edilen de bir müddet yaþasa bile kalýcý deðildir.
Ravi der ki: "Bu
ikisi Basra'da kendi aralarýnda hediyeleþirlerdi."
Ýsnadý zayýftýr.
9713- Ýbnu'l-Enbari bildiriyor:
Ýbnu's-Semmak bir cenazede bulundu ve cenaze sahibine taziyede bulunup þöyle
dedi: "Allah'tan korkun ve sabredin. Musibet bir tanedir. Eðer buna
uðrayan sabrederse musibete uðrayan sabýrsýzlýk ettiði zaman musibet iki tane
olur. Ömrüme yemin olsun ki edrden mahrum olma musibeti, ölüm musibetinden daha
büyüktür." Sonra da: "Eðer ölüsüne üzülen kiþiye ölüsü (diriltilip)
geri verilseydi, (ölüsüne) sabreden kiþinin ecri bundan daha büyük ve sevabý
daha çok olurdu" dedi.
Ýsnadýnda bir sakýnca
yoktur.
9714- Ýbnu'l-Enbari
bildiriyor: Ýbrahim b. Yahya halifelerden birine taziyede bulundu ve þöyle
dedi: "Kendisinden alýnan þeyde Allah'ýn hakkýný bilen kimse kendisinde
kalanda da Allah'ýn hakkýný bilir. Bil ki senden önce giden sana kalandýr.
Senden sonraya kalan da senden ecir kazanacak olandýr. Musibetlere sabreden
kiþinin ecri, kendilerine afiyet olarak verilen nimetten daha büyüktür."
Tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ebu Nuaym, Zikru Ahbar Ýsbehan (1/175).
9715- Abdullah b.
el-Hüseyn der ki: Ebu Osman'ýn vefat anýnda hali deðiþince oðlu Ebu Bekr
üzerindeki gömleði yýrttý. Ebu Osman gözünü açýp: "Evladým! Açýktan
sünnete muhalif olmak kalpteki riyakarlýktandýr" dedi.
Ýsnadý ceyyiddir.
9716- Abdullah b. Hüseyn
el-Katib bildiriyor: Ýbnu'l-Enbari bana Abdullah b. el-Mu'tez'in þu þiirini
okudu:
"Ben zamaný denedim
ve tanýdým
Sýkýntýlarýna karþý
sabýrla sebat göster
Bazýlarý önden giderken
bazýlarý da arkadan gidecektir
Kiþi her nerede olursa
olsun ölüm ona da yetiþecektir.''
Ýsnadý ceyyiddir.
9717- Ebu Abdirrahman
es-Sülemi der ki: Ebu'l-Abbas Ahmed b. Muhammed b. Ýsa el-Hafýz el-Mý sri bize
Mansur'un þu þiirini okudu:
"Þu kiþi þöyledir
ile þimdi nerededir arasýnda
Sadece iki nefesin
alýnmasý kadar bir zaman vardýr. ''
Tahric: Ebu'I-Abbas Ahmed
b. Muhammed b. Ýsa el-Hafiz elMýsri'yi tanýmýyorum.
9718- Sehl b. Harun der
ki: "Sevabý sonradan verilecek bir konuda kiþiyi kutlamak, sevabý hemen
verilecek bir musibetten dolayý kiþiye taziyede bulunmaktan daha
hayýrlýdýr."
9719- Muhammed b.
el-Hüseyn der ki: Adamýn biri bir (din) kardeþine taziye için bir mektup
yazarak: "Sevaba inanan kiþi, musibeti bir nimet sayar. Sevabý hak etmiþ
olan bir musibet te, þükrü eda edilmeyen bir nimetten daha hayýrlýdýr."
Tahric: Ýsnadýnda
tanýmadýðým bir ravi vardýr. Muhammed b. el-Hüseyn, Ýbnu'I-Hazza'nýn kendisidir
ve onu tanýmýyorum.
9720- Ebu'l-Abbas Said
es-Serrac der ki: Ebu'l-Hasan b. Abdilaziz el-Curdi vefat edince annesinin
yanýna girdim ve: "Baþýn sað olsun!" dedim. Bunun üzerine o:
"Musibetim onu sabýrsýzlýk göstererek bozmaktan daha büyüktür"
karþýlýðýný verdi.
9721- Ala b. Hilal der
ki: Utbe'ye: "Muhammed b. Abbad öldü" denilince: "Biz onu
kaybetmekle öldük. O da þanýyla diridir" karþýlýðýný verdi.
9722- Yusuf b. Salih el-Yeþkmi
der ki: Kardeþlerimizden bir kiþi þu þiiri
okudu: "Kardeþ
dediðimde ''öz kardeþin mi?'' dediler
Dedim ''evet'', yollarý
bir olanýn hepsi kardeþtir
Her birimiz ayrý ayrý
yerlerde olsak da
Bence soyumdandýr, benle
bir ve ayný konumdadýr
Kardeþimin ölümüne
sabrýma þaþýyorum
Oysa hayatta ayrýyken ben
kan aðlardým
Yaþadýðýmýz felekte o
kadar çok þaþýlacak þey var ki
Artýk þaþýlacak bir
tarafý da yok gibi.''
9723- Zünnun el-Mýsri
anlatýyor: Ben tavafta iken iki cariye ile karþýlaþtým. Biri gelip Kibe'nin
örtülerine tutundu ve þöyle dedi:
"Yalnýz kalmýþ bir
kýz ile arzu ettiði arasýndaki bu uzaklýk ta nedir?
Bunlarýn arasýný kim
kavuþturacaktýr, ey Rabbim! Ben iþlediðim bir kötülükten dolayý haccetmedim
fakat aramýzdaki sevgi
baðýný kesen kimse için haccettim. Ben küçük iken hevasýna düþüp ardýndan
gittim
Þimdi ise büyüdüm ve
kendime geldim.
Ey Rabbim! Aramýzdaki
sevgi baðýný düzelt
Ey Mevlam! Çünkü Sen adil
biri olarak vasfedilmektesin."
Bunun üzerine ona
baðýrýp: "Vay haline! Yüce Allah'a böylesi (sitemkir) bir þiir mi
okunur?" dediðimde: "Beni býrak ey Zünnun! Her þeyi bilen Allah
içimdekileri sana bildirseydi bir beyit daha okumamý isterdin" dedi. Sonra
da: "Ey Zünnun! Sana bundan daha acayip bir þey diyeyim" dedi ve þu
þiiri okudu:
"Sabrettim ve gördüm
ki sabrýn akýbeti hayýrdýr Üzerime gelecek üzüntü var mýdýr, daha sabredeyim!
Öyle þeylere sabrettim ki
bir kýsmýný taþýsaydý yüksek daðlar rarçalanýp daðýlýr ve yok olurdu.
Gözyaþlarýmý tuttum ve
onlarý beni görene býraktým Oysa gözler kalpte aðlamaktadýr."
Ona: "Ey cariye!
Neden dolayý?" dediðimde: "Daha önce hiç kimsenin baþýna gelmemiþ bir
musibetin baþýma gelmesinden dolayý" karþýlýðýný verdi. "Bu musibetin
nedir?" diye sorduðumda þu karþýlýðý verdi: "Ey Zünnun! Önümde
oynayan iki yavrum vardý. Babalarý iki koyun kurban etmiþti. Biri kardeþine:
"Ey kardeþim! Sana, babamýn koyunu nasýl kestiðini göstereyim mi?"
dedi. Bunun üzerine biri yere uzandý ve diðeri bir býçak alýp onu kesti. Sonra
da kaçýp gitti. Babalarý geldiðinde ona: "Oðlun, kardeþini öldürdü ve
kaçtý" dedim. Babasý onu aramaya çýktý ve onu bir aslanýn parçalamýþ
olduðunu gördü. Bunun üzerine baba geri dönerken yolda açlýk ve susuzluktan
öldü. Benim küçük bir çocuðum daha vardý. Bir gün tencerede yemek yaparken bir
an dalgýnlýðýma rast geldi ve çocuk tencereyi üzerine devirdi. O da yanarak
öldü." Bunun üzerine Zün-nun: "Bundan daha acayip bir þey
duymadým" dedi.
Ýsnadý ceyyiddir.
9724- Ömer b. Muhammed b.
Buceyr der ki: Mýsýr'da Ahmed b. Salih'in cenazesinde giderken bir mezar
taþýnda þöyle bir yazý gördüm: "Bu mezardaki bizim için deðerli biridir
Kabul edilseydi onun yerine biz ölürdük. Onun yerine en sevdiðimi lahde
koyardým
Kimsenin bizi olmadýðý
gibi kader de bizi cezalandýrmadý, Sabýr insanýn giydiði en güzel bir
giysidir."
Ýsnadý ceyyiddir.
9725- Said b. el-Kasým
el-Berzai der ki: Ömer b. Muhammed b. Buceyr:
"Bir kadýnýn bir
mezar kanarýnda þöyle aðýt yaktýðýný iþittim" dedi ve bir önceki hadiste
geçen iki beyti okudu. Ancak rivayetinde: "Onun yerine en sevdiðimi ve
canýmýn içini lahde koyardým" demiþtir.
Ýsnadýnda bir sakýnca
yoktur.
9726- Ubeydullah b.
Muhammed el-Aiþi der ki: Bir kadýn kýtlýk yýlýnda Basra'ya geldi. Beraberinde
iki çocuðu vardý. Ancak aradan bir yýl geçmemiþti ki ikisini de topraða verdi.
Sonra iki mezar arasýnda oturup þu beyitleri okudu:
"Valiahi benim iki
gözümdü bunlar
Dana çok yakýnlar ama çok
da uzaktalar
Onlar gözlerimdeki
yaþlarý kuruttular
Kalbimi de neredeyse
kapkara býraktýlar
Durada kalacaklar ve
ayrýlmayacaklar
Nereye gittiðimi de bana
sormayacaklar."
Kendisine: "Abdullah
b. Abbas'ýn yanýna gitsen ve durumunu anlatsan" denilince, yanýna gitti ve
þöyle dedi: "Ey Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcasý oðlu!
Yanýmda beni himaye edecek kimsem kalmadý. Beni barýndýracak bir yakýným da
yoktur, Ben darda olana el uzatan, kiþiyi ümid ettiðine ulaþtýran ve isteyene
veren kiþiyi sordum, Beni sana yönlendirdiler. Bana þu üç þeyden birini yap, Ya
geçimimi üstlenirsin, ya bana iyilik yaparsýn ya da beni ailemin yanýna geri
gönderirsin." Bunun üzerine Abdullah b. Abbas: "Senin için bu üç þey
de yapýlacaktýr" dedi.
Ýsnadý hasendir.
9727- Kasým b. Ma'n der
ki: Ömer b. el-Hattab þöyle dedi: "Allah, kardeþim Zeyd'e merhamet etsin.
O benden önce þehid oldu ve göçüp gitti. Ne zaman Yemame tarafýndan rüzgar esse
mutlaka bana onun kokusunu getirir. Ne zaman Mütemmim b. Nuveyr'in þu sözlerini
zikretsem mutlaka onu da hatýrlarým -ravi Muhammed'den baþkasý rivayet ederken:
"Ýçimde bir hüzün kaplar" ifadesini kullanýr-: "Bir zamanlar
Cezime'nin iki arkadaþýydýk Görenlerin gözünde bizler hiç ayrýlmazdýk fakat
birbirimizden ayrýlýnca ben ve Malik Sanki bir günü bile birlikte geçirmedik.''
Tahric: Ýsnadýnda Kasým ve
Ýbnu'l-Hattab arasýnda kopukluk vardýr.
9728- Sufyan b. Uyeyne
der ki: Hz. Ömer'in baþýna bir musibet geldiði zaman ''Bem Zeyd'in (ölüm)
musibetini yaþadým ve ona sabrettim.'' derdi.
Ýsnadý sahihtir.
9729- Halid b. Said b.
Amr b. Said bildiriyor: Hz. Ömer, Mütemmim b. Nuveyre'ye: "Ben de þair
olsaydým senin kardeþine þiirler yazdýðýn gibi ben de kardeþime þiirler
yazardým" dedi. Mütemmim: "Benim kardeþim de senin kardeþin gibi
ölseydi (þehid olsaydý) ben de ona þiirler yazmazdým" cevabýný verince,
Ömer: "Beni hiç kimse Mütemmim gibi teselli etmedi" karþýlýðýný
verdi.
Tahric: Ýsnadý ceyyiddir.
Ýbn Sa'd, Tabakat (3/378).
9730- Abdullah b. Amr'ýn
bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Mümin kiþinin
hediyesi ölümdür" buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ýbnu'l-Mübarek, Zühd sh 212 (599), Hakim, Müstedrek (4/319) ve Abd b. Humeyd,
el-Muntehab (347).
9731 - Müminlerin annesi
Hz. Aiþe'nin bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Salih kiþilere sýkýntýlar daha çetin olarak verilir" buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Hakim, Müstedrek (4/319, 320).
9732- Hz. Aiþe
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rahatsýzlandý ve
acýlar içinde yataðýnda
kývranmaya baþladý. Ona: "Ey Allah'ýn Resulü! Eðer bizden biri bu þekilde
kývransaydý senin ona kýrýlýnandan korkardý" dediðimde, Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Mümine sýkýntýlar daha çetin olarak
verilir. Kendisine bir musibet veya bir aðrý isabet eden hiçbir mümin yoktur ki
bundan dolayý, Allah bir takým yanlýþlarýný silip derecesini bir derece
yükseltmesin" buyurdu.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Bu hadis 9324. hadiste geçmiþti. Tahricine orada bakýnýz.
9733- Hz. Aiþe der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kucaðýmda iken vefat etti.
ResuluIlah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefatýnda çektiði acýyý gördükten
sonra artýk hiç kimsenin can çekiþmesine üzülmedim."
Buhari bunu Sahih'te
Abdullah b. Yusuf kanalýyla Leys'ten rivayet etti.
Tahric. Ýsnadý sahihtir.
- Buhari, meðazi (5/140).
9734- Hz. Aiþe:
"Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha þiddetli acý çeken
birini görmedim" demiþtir.
Buhari bunu Sahih'te
Kabisa kanalýyla ve Müslim bunu baþka bir kanalla Süfyan'dan rivayet etti.
Tahric: Ýsnadý sahihtir.
- Buhari, marda (7/3). - Müslim, el-birru ve's-sýla (3/1990).
9735- Abdullah b.
Bureyde'nin, babasýndan bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Mümin, alnýnýn teriyle ölür" buyurmuþtur.
Tahric: Ýsnadýnda
tanýmadýðým bir ravi vardýr, ancak sahih hadistir. Tirmizi 3/310, 311 (982),
Nesai, cenaiz (4/5) ve Ýbn Mace 1/467 (1453).
9736- Abdullah b. Bureyde
der ki: Bureyde, ölmek üzere olan Horasanlý bir adamýn yanýna girdi. Onun
alnýnýn terler içinde olduðunu görünce: "Allahu Ekber, Resulullah'ýn
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Mümin. alnýnýn teriyle ölür'' buyurduðunu
iþittim" dedi.
Sahih hadistir.
9737- Ýbrahim( -i Nehai)
bildiriyor: Alkame b. Kays, Horasan gazvesine katýldý. Amcasý oðlu ölmek üzere idi.
Onu ziyarete gitti ve alný ný sildi, ancak alnýnýn sürekli olarak terlediðini
gördü. Bunun üzerine þöyle dedi: "Allahu Ekber, Ýbn Mes'ud'un bana
bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Müminin ölümü
alýn teriyledir. Hiçbir mümin yoktur ki. mutlaka günahlarý vardýr ve onlarý
dünyada iken öder. Baki kalan kýsýmda ölüm anýndaki zorlukla giderilir''
buyurmuþtur."
Abdullah: "Ben eþek
ölümü gibi bir ölüm istemem" dedi.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Taberani, M. el-Kebir 10/110,111 (10049) ve Bezzar, Müsned (1/370).
Beyhaki der ki:
"Yunus b. Ubeyd, Ebu Ma'þer kanalýyla olan rivayete muhalefet etmiþ ve
bunu Abdullah'ýn söz olarak nakletmiþtir."
9738- Ýbrahim b. Yezid b.
el-Esved der ki: Alkame yeðeninin ölüm anýnda hazýr bulunmuþtu. Ancak yeðeninin
alný terlemeye baþlayýnca gülmüþtü. Kendisine: "Ey Ebu Þibl! Neden
gülmektesin?" denilince, þu karþýlýðý verdi: "Ýbn Mes'ud'un þöyle
dediðini iþittim: "Müminin caný terleyerek çýkar. Kifýr veya Heir kiþinin
caný ise eþeðin canýnýn çýkmasý gibi yanaðýndan çýkar. Mümin kiþi günah iþlemiþ
olabilir, günahlarý silinsin diye de ölüm ona çetin kýlýnýr. Kifýr veya fieir
kiþi ise iyilik iþlemiþ olabilir. Karþýlýðýný bulsun diye de ölüm ona
kolaylaþtýrýlýr."
Tahric: Ýsnadý hasendir,
ancak mevkuf bir hadistir. Ýbn Ebi Þeybe, Musannef (3/370, 371) ve Taberani,M.
el-Kebir 9/195 (8866).
9739- Ömer b. Abdilaziz
der ki: "Can çekiþmenin benim için kolay olmasýný istemem. çünkü can
çekiþmesi müminin alacaðý son ecir ve günahlarýnýn baðýþlanmasýna sebep olan
son þeydir."
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ahmed b. Hanbel, Zühd (sh. 298) ve Ebu Nuaym, Hilye (5/316, 317).
9740- Abdullah b. Ubeyd
b. Umeyr der ki: Hz. Aiþe'ye ani ölümü sorup:
"O sevilmeyen bir
þey midir?" dediðimde þu karþýlýðý verdi: "Niçin hoþ görülmesin ki?
Ben bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sorduðumda: ''Ani ölüm,
mümin için rahatlýk; kafir için de üzüntü kaynaðýdýr'' buyurdu."
Sevri bunu Ubeydullah
kanalýyla Abdullah b. Mes'ud'a ve Hz. Aiþe'ye dayandýrarak aktarmýþtýr. Ubeyd
b. Halid es-Sülem]' kanalýyla da merfü ve mevkuf olarak rivayet olundu.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Ebu Davud, cenaiz (3101).
9741- Ebu's-Seken
el-Heceri der ki: Allah'ýn dostu (Hz. Ýbrahim) ani bir ölümle öldü. Hz. Davud
ani bir ölümle öldü. Hz. Süleyman b. Davud ani bir ölümle öldü. Salih kimseler
de ani bir ölümle ölürler. Bu, mümin için bir hafifletme; kafir için de bir
þiddettir.
Ýsnadý zayýftýr.
9742- Alkame b. Ebi
Alkame, annesinden bildiriyor: Kadýnýn biri Hz. Aiþe'nin yanýna girip
Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) odasýnýn yanýnda namaz kýldý. Kadýn
saðlýklý biri idi. Ancak baþýný secdeden kaldýrmadan vefat etti. Hz. Aiþe:
"Dirilten ve öldüren Allah'a hamd olsun. Kardeþim Abdurrahman b. Ebi
Bekr'den dolayý bu olay benim için bir ibrettir" dedi. Abdurrahman da bir
yerde dinlenirken uyumuþ ve uyandýrmak için gittiklerinde ölü olduðunu
görmüþlerdi. Bunun üzerine Hz. Aiþe'nin kalbine acaba ona bir þey mi yaptýlar
veya acele edildi de canlý olarak mý defnedildi diye bir þüphe düþmüþtü. Bu
sebeple kadýnýn ölümünün kendisi için bir ibret olduðunu düþündü ve içindeki bu
þüphe yok oldu.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Hakim, Müstedrek (3/476).
9743- Abdullah b. Cafer
der ki: Hz. Ali, bana, Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisýne,
üzüntü anýnda veya baþýna bir musibet geldiðinde söylemesi için öðretmiþ olduðu
bazý kelimeler öðretti. Bu kelimeler þöyleydi:
"La ilahe illallah,
el-Halim, el-Kerim, Sübhanallah, Tebarekallahu Rabbu'lArþi'l-Azim, velhamdu
lillahi Rabbi'ý-Alemin (=Halim ve Kerim olan Allah'tan baþka ilah yoktur. Allah
bütün eksikliklerden münezzehtir. Arþ-ý Azim'in Rabbi olan Allah ne yücedir.
Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur)."
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ahmed, Müsned (1/91, 94), Ýbn Hibban, Sahih (2/113), Taberani, edDua
2/1269,1270 (1011, 1012, 1013), Nesai, Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle (341, 629,
630,631) ve Hakim, Müstedrek (1/508).
9744- Ýbrahim b. Muhammed
b. Sa'd, babasý kanalýyla dedesinden bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ilk duadan bahsetti. Bir bedevi gelip kendisini meþgul etti (ve bu
yüzden Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sözlerini tamamlayamadan kalkýp
gitti). Ben de ardýndan gittim. Dönüp bana: "Ebu ishak sen misin?"
buyurdu. Kendisine: "Evet" dediðimde: "Ne istiyorsun?" diye
sordu. "Bir duayý zikrettin ve bir bedevi gelip seni meþgul etti (sen de
sözlerini yanda kestin)" dediðimde þöyle buyurdu: "Evet, bu Zünnun'un
(Hz. Yunus'un) karanlýklar içinde: ''Senden baþka hiçbir ilah yoktur. Seni
eksikliklerden uzak tutarým. Ben gerçekten zulmedenlerden oldum''[Enbiya 87]
diye ettiði duadýr. Bununla bir þey konusunda dua eden hiçbir kul yoktur ki,
duasý kabul edilmesin. ''
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Tirmizi, Da'vat (5/529).
9745- Abdulazýz b. Cafer,
annesi Esma binti Umeys'ten bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), kederli anlarýmda söylemem için bana bazý kelimeler öðretti. Bunlar
da: "Allah! Allah Rabbimdir ve O'na hiçbir þeyi ortak koþmam"
þeklindedir.
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn Mace 2/1277 (3882).
Muhammed b. Biþr ise bunu
Abdulazýz b. Ömer b. Abdilazýz kanalýyla Ömer'in azatlýsý Hilal'dan rivayet
eder. Bu rivayetinde: "Allah! Allah büyüktür! Ben Rabbime hiçbir þeyi
ortak koþmam! Allah! Allah büyüktür! Ben Rabbime hiçbir þeyi ortak
koþmam!" þeklinde bunu iki defa söylediðini aktarýr. Veki' rivayet ederken
ise bunu bir defa söylediðini zikreder.
9746- Abdullalý b. Cafer
der ki: "Es ma binti Umeys bana ''Allah! Allah Rabbimdir ve O'na hiçbir
þeyi ortak koþmam'' sözlerini öðretti ve Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) kendisine kederli anlarýnda bunlarý demesini emrettiðini bana
söyledi."
Tahric: Ýsnadý zayýftýrve
hadis hasen li ðayrihidir. Ebu Davud 2/182 (1535).
9747- Baþka bir kanaHa
bir öncekinin aynýsý bildirilmiþtir.
Ýsnadýnda meçhul bir ravi
vardýr ve hasen bir hadistir.
9748- Esma binti Ebi Bekr
der ki: Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurduðunu iþittim:
"Kimin baþýna bir üzüntü veya bir keder veya bir hastalýk veya bir sýkýntý
veya bir darlýk veya bir meþakkat gelir ve ''Allah! Allah Rabbimdir ve ortaðý
yoktur'' derse sýkýntýsý giderilir. ''
Buhari der ki:
"Ebu'l-Garif yerine Ebu'l-AyUf diyenler de vardýr."
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Buhari, et- Tarihu'l-Kebir (2/2/328, 329).
9749- Esma binti Umeys
der ki: Resulullah'ýn (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurduðunu iþittim:
"Kimin baþýna bir üzüntü veya bir keder veya bir hastalýk veya bir darlýk
veya bir meþakkat gelir ve: ''Allah! Allah Rabbimdir ve ortaðý yoktur'' derse
sýkýntýsý giderilir. ''
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Taberani, M. el-Kebir 24/154 (396).
9750- Ýbn Abbas der ki:
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ellerini kapýnýn iki tarafýna
yaslayarak: "Ey Abdulmuttalib oðullarý! Baþýnýza bir sýkýntý veya bir
zorluk veya musibet geldiði zaman: ''Allah! Allah Rabbimizdir ve ortaðý
yoktur'' diye dua edin" buyurdu.
Tahric: Ýsnadý zayýftýr.
Taberani, M. el-Kebir 12/170 (12788).
9751- Ýbn Mes'üd
bildiriyor: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içine bir sýkýntý
düþtüðü zaman: "Ya Hayyu ya Kayyum! Rahmetin adýna yardýmýný talep
ediyorum" diye dua ederdi.
Ýsnadý zayýftýr ve
isnadýnda kopukluk vardýr.
9752- Sevban'ýn
bildirdiðine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) þöyle buyurmuþtur:
"Ömrü ancak iyilikler uzatýr. Kaderi de ancak dua geri çevirir. Kiþi
iþlediði suçlardan dolayý rýzýktan mahrum olur. ''
Tahric: Ýsnadý hasendir.
Ýbn Mace, mukaddime (1/53) ve fiten (2/1334).
9753- Abaye Ebu Gassan
der ki: Nisabur'da hummaya yakalandým ve: "Allahým! Bana her nimet
veriþinde þükrüm azaldý. Her belaya maruz býraktýðýnda da sabrým azaldý. Ey
nimeti yanýnda þükrümün azalmasýna raðmen beni yüzüstü býrakmayan! Ey
belalarýna maruz kaldýðýmda sabrýmýn azalmasýna raðmen beni cezalandýrmayan! Ey
günah iþlediðimi görüp de beni rezil etmeyen! Bu sýkýntýmý gider" diye dua
ettim. Bunun üzerine hastalýðým gitti.
Tahric: Ýbn Ebi Dünya'nýn
hocasýný tanýmýyorum. Ýbn Ebi Dünya, el-Marad ve'l-Keffarat (153) ile
Kitabu'þ-Þükr (87).
Bir sonraki konu için aþaðýdaki linke
týklayýn:
71. Þube Zühd ve
Kýsa Emelli Olma