ZADU’L-MEAD

İKİNCİ KİTAP PEYGAMBER'İN (S.A.)

İBADETLER KONUSUNDAKİ TUTUMU

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

I) ŞÜKÜR SECDESİ

 

1- Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Şükür Secdesi:

2- Kur'an Secdeleri:

 

1- Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Şükür Secdesi:

 

Bir felaket atlatılır yahut sevinilecek yeni bir durum ortaya çıkarsa gerek Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), gerekse ashabı şükür secdesi ederlerdi. Nitekim Müsned'ae Ebu Bekre'den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), sevinç verecek bir durum ortaya çıktığında Allah Teala'ya şükür için yerlere kapanır, Allah'a secde ederdi.

 

İbn Mace'nin Enes'ten naklettiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir ihtiyacının görüldüğü müjdesini almca Allah'a secde ederdi."

 

Buhari'nin hadis alma şartlarını taşıyan bir senedle Beyhaki naklediyor: Hz. Ali (r.a.)'' Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yemen'deki Hemdan kabilesinin müslüman olduğunu yazınca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) secdeye kapandı, sonra başını kaldırarak: "Hemdanhlara selam! Hemdanldara selam!" dedi. Hadisin başı Buhari'nin Sahih'inde de nakledilmiştir. Buraya aldığımız hadis ise Beyhaki tarafından senediyle rivayet edilen hadisin tamamıdır.

 

Müsned'de Abdurrahman b. Avf'dan nakledilen bir hadise göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Rabbi katından: "Senin için dua edene tsalavat getirene) rahmet ederim. Sana selam verene, selam ederim" müjdesini alınca şükür secdemi etti.'

 

Ebu Davud, Sünen'inde Sa'd b. Ebi Vakkas'tan naklediyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ellerini kaldırdı, bir saat kadar Allah'a dua edip bazı isteklerde bulundu. Sonra üç kere secde etti ve ardından buyurdu: "Rabbime dua ettim, ümmetim için şefaat ettim. Bana ümmetimin üçte birini verdi. Rabbime şükür için secde ederek yerlere kapandım. Sonra başımı kaldırdım, yine Rabbimden ümmetimi istedim. Bana ikinci üçte biri verdi. Bunun üzerine Rabbime şükür için secde ederek yerlere kapandım. Sonra başımı kaldırdım; Rabbimden ümmetimi istedim. Bana diğer üçte biri de verdi. Bunun üzerine yerlere kapanıp Rabbime secde ettim."

 

Buhari nakleder ki, Ka'b b. Malik (r.a.), Allah'ın tevbesini kabul ettiği müjdesini alınca secde etmişti.

 

Ahmed b. Hanbel (Müsned'de), Hz. Ali'nin (r.a.), Zü's-Südeyye'nin cesedini sa\aşta ölen Hariciler arasında bulduğunda secde ettiğini anlatır.

 

Said b. Mansur da Hz. Ebu Bekir Sıddik'ın (r.a.) (yalancı peygamber) Müseyleme'nin öldürüldüğü haberi gelince secde ettiğini zikreder.

 

 

 

2- Kur'an Secdeleri:

 

Hz. Peygamber {s.a.) bir secde ayetiyle karşılaştığında tekbir alır, secde ederdi. Secdede bazan:

 

"Yüzüm secde etti, güç ve kudretiyle kendisini yaratan, şekillendiren, göz-kulak veren Allah'a" duasını okur ve bazan da:

 

"Allah'ım! Bu secdeme karşı bir günahımı sil, benim adıma bir sevap yaz ve onu kendi katında muhafaza et. Kulun Davud'dan kabul buyurduğun gibi benden de kabul buyur." duasını okurdu. Her iki duayı da Sünen sahipleri zikretmişlerdir.

 

Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu secdeden kalkmak için tekbir aldığı nakledilmemiştir. Bundan dolayı el-Hıraki ve (hanbeli mezhebinin) ileri gelen ilk devir alimleri bundan bahsetmemişlerdir. Yine Hz. Peygamber'in (s.a.! bu secdede ne tahiyyat okuduğu, ne de selam verdiği nakledilmiştir. İmam Ahmed b. Hanbel ve İmam Şafii bu secdede selam bulunduğunu reddetmişlerdir. Hatta İmam Şafii'nin açık ifadesince ne tahiyyat okumak vardır, ne de selam vermek. İmam Ahmed: "Selam vermeye gelince, nedi: bilmiyorum." demiştir. Aksine bir şey söylenilmemesi gerekli olan doğru görüş budur.

 

Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Secde (15), Sad (24), Necm (62), 'inşikak (21) ve Alak (19)" surelerinde secde ettikleri sahih olarak nakledilmiştir.

 

Ebu Davud'un nakline göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Amr b. el-As'a üçü mufassalda, ikisi Hac suresinde olmak üzere 15 secde ayeti okutmuştur.

 

hbu'd-Derda tarafından rivayet edilen: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte 11 yerde secde ettim, bunların arasında mufassaldan hiçbir sure yoktu. Onlar da: A'raf (205) Ra'd (15), Nahl (49), İsra (107), Meryem (58), Hac (18), Furkan (60), Neml (25), Secde (15), Sad (24), Fussilet (37) sureleri idi" hadisi hakkında Ebu Davud: "Ebu'd-Derda, Hz. Peygamber'den (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 11 secde ayeti nakletti. Bu rivayetin senedi vahid - çürüktür" dedi.

 

"Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Medine'ye taşındıktan beri mufassal surelerde secde etmemiştir" şeklinde, Ebu Davud'un İbn Abbas'tan (r.anhüma) naklettiği hadis ise zayıftır. Senedinde, rivayet ettiği hadis delil teşkil etmez biri olan Ebu Kudame el-Haris b. Ubeyd vardır. Onun hakkında İmam Ahmed: "Ebu Kudame'nin naklettiği hadis muztaribtir"; Yahya b. Main "zayıftır"; Nesai: "saduktur = doğru biridir, münker rivayetlerde bulunur"; Ebu Hatim el-Büsti de: "Salih bir ravi olmakla beraber vehmi çok olanlardandı" demiştir. İbnü'l-Kattan ise hadisi, Matar el-Verrak'tan dolayı illetli bulmuş ve onun hakkında: "Muhammed b. Abdurrahman b. Ebi Leyla, hafıza zayıflığı (su-i hıfz) konusunda ona benzerdi. Bu yüzden onun hadisini kitabına alması, Müslim için kusur sayılmıştır" demektedir.

 

Onun rivayet ettiği hadisi almış olması Müslim için kusur sayılmaz. Çünkü o, sika ravinin yanlışlık yaptığını bildiği hadisleri almayıp terkettiği gibi böyle (hafıza zayıflığı olan) ravinin de, ezberleyip iyi muhafaza ettiğini bildiği hadisleri süzüp kitabına almıştır. Bu yüzden burada hem sika ravi tarafından rivayet edilmiş olup da onun kitabına almadığı bütün hadisleri toplayanlar hem de hafıza zayıflığı bulunan (seyyiu'l-hıfz) ravinin naklettiği bütün hadisleri zayıf sayanlar (yanılmışlardır). Bu iki yoldan birincisi Hakim ve emsalinin, ikincisi ise Ebu Muhammed İbn Hazm ve benzerlerinin yoludur. Müslim'in yolu İse bu sahanın imamlarının yoludur. Kendisinden yardım dilenecek yalnız Allah'tır.

 

Ebu Hureyre'nin Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Alak ve 'İnşikak sürelerinde secde ettiği kendisinden sahih senedle nakledilmiştir. Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye hicretinden altı veya yedi yıl sonra müslüman olmuştur. İki hadis her yönden çelişse ve sahihlik bakımından birbirine karşı koysalar bu durumda Ebu Hureyre'nin naklettiği hadisin öne alınması belirginlik kazanır. Çünkü o, İbn Abbas'a gizli kalan fazladan bir bilgiye sahip olma yanında bir de isbat edici durumdadır. Hem de Ebu Hureyre hadisi, sıhhatinde görüş birliğine varılmış son derece sahih bir hadistir. İbn Abbas hadisi ise zayıf mı zayıf! Allah en iyi bilendir.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

İ) HZ. PEYGAMBERİN (S.A.) CUMA KONUSUNDAKİ TUTUMLARI

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir