ZADU’L-MEAD

İKİNCİ KİTAP PEYGAMBER'İN (S.A.)

İBADETLER KONUSUNDAKİ TUTUMU

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

B) HEDY

 

1- Hedy Kurbanı:

 

Allah Rasülü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacda kurban olarak hem davar ve hem de deve kesti. Hanımları adına hacda sığır kurban etti. Hem (Mekke'de) ikameti sırasında, hem umre esnasında ve hem de hacda kurban kesti. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sünneti davan damgalamak değil, boyunlarına kurbanlık nişanı takmaktı.

 

İkamet halinde iken, hacda keseceği kurbanı gönderdiği vakit ihramlı için haram olan şeyler O'na haram olmazdı (yani kurbanlık hayvanı gönderme, ihram giymede olduğu gibi bir etki meydana getirmez).

 

Hac kurbanı olacak deve sevkettiğinde develerin boyunlarına kurbanlık nişanı takar ve onları damgalardı: Sağ hörgüçlerinin yan yüzeyini kan akacak şekilde biraz yarardı. Şafii diyor ki: Damgalama sağ yana yapılır. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu şekilde damgalamıştır.

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hac kurbanını gönderdiği vakit götüren kişiye, kurbanlıklardan herhangi biri ölmek üzere olursa kesmesini, sonra hayvanın papucunu kanma bulamasını ve hayvanın yan tarafına koymasını, gerek kendisinin gerekse yoldaşlarından hiçbirinin o kesilen hayvandan yememesini emreder sonra kendisi gelince etini paylaşıtrırdı. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayvanın etinden yemeyi yasaklaması bir sedd-i zeria (= mazeret kapısını tıkama)dır. Zira muhtemeldir ki, hayvanları götüren kimse hayvanın ölümcül bir hal alması ve böylece onu kesip yemek için korumada kusurlu davranabilir. Ama hayvandan hiçbir şey yiyemeyeceğini bilirse korumaya çaba sarf eder.

 

Yukarıda da geçtiği üzere Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına bir deveyi ve aynı şekilde bir sığırı yedi kişinin ortaklaşa kesebileceğini söyleyerek onları hac kurbanında ortak yaptı.

 

Hac kurbanını götüren kimsenin, ihtiyaç duyduğu vakit başka bir binek buluncaya kadar uygun tarzda kurbanlık hayvana binmesini mubah saymıştır. Hz. Ali (r.a.) de: "Kurbanlık hayvanın yavrusundan arta kalan sütü içebilir." Demiştir.

 

 

2- Hedy Kesmesi:

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) develeri sol ön ayakları bağlanmış, bukağılanmış, üç ayak üzerinde ayakta oldukları halde keserdi. Hayvanı keserken besmele çeker ve tekbir getirirdi. Kendi kurbanım kendi eliyle keserdi. Kurbanlarından bir kısmını kesmesi için vekil tayin ettiği de olurdu. Nitekim yüz deveden geri kalanı kesmesini Hz. Ali'ye (r.a.) emretmiştir. Davarı keseceği zaman ayağını hayvanın (boynunun) yan tarafına basar, sonra besmele çeker, tekbir getirir ve keserdi. Yukarıda geçtiği üzere Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurbanını Mina'da kesmiş ve: "Bütün Mekke sokakları kurban kesim yeridir" buyurmuştur. İbn Abbas ise: "Develerin kurban edilecekleri yerler

 

Mce'dedir. Ancak Mekke kanlardan arındırılmıştır. Mina, Mekke'dendir." demiştir. İbn Abbas kurbanını Mekke'de keserdi.

 

 

3- Hedy Kurbanından Yemek:

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gerek kurbanlarından, gerekse hac kurbanlarından yemelerini ve azık edinmelerini ümmetine mubah kılmış, bir keresinde o sene civar halktan Medine'ye gelen bir grup yoksul muhacirden ötürü üç günden fazla kurban etini yanlarında bulundurmalarını sahabilere yasaklamış ve böylece sahabilerin o insanlara ihsanda bulunmalarım arzu etmiştir.

 

Ebu Davud, Cübeyr b. Nüfeyr yoluyla Sevban'ın şöyle dediğini kaydeder: Allah Rasülü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurban kesti. Sonra "Ey Sevban! Bizim için şu koyunun etini ıslah et." buyurdu. Medine'ye varıncaya kadar devamlı Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o etten yedirdim.

 

Bu olayı Müslim de rivayet etmiştir. Ondaki metin şöyledir: Sevban anlatıyor: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Veda Haccı'nda bana: "Şu eti ıslah et" buyurdu. Ben de ıslah ettim. Artık Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye varıncaya kadar devamlı o etten yedi.

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kah hac kurbanlarının etlerini paylaştırır, kah "Dileyen kendisine parça ayırabilir" buyururdu. Hem onu, hem de bunu yapmıştır. Bu hadis düğünde ve benzer zamanlarda saçılan şeyleri yağmalamanın (kapışmanın) caizliğine delil gösterilmiştir. İkisinin arası anlaşılmayacak bir şekilde ayırtedilmiştir.

 

 

4- Hedy Kesim Zamanı:

 

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) umre kurbanım Merve tepesi eteğinde, kıran haccı kurbanım ise Mina'da keserdi. ibn Ömer de aynı şekilde yapardı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hac kurbanını ihramdan çıkmadan asla kesmezdi. Kurban bayramının birinci gününden önce ne kendisi, ne de sahabilerden herhangi biri kurban kesmiştir. Yine hac kurbanını ancak güneş doğduktan ve şeytan taşladıktan sonra keserdi. İşte kurban günü sırayla yapılan dört şey ilkinden başlamak üzere sırasıyla şöyledir: Şeytan taşlama, kurban kesme, tıraş olma ve tavaf. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunları işte bu şekilde sıraya koymuştur. Güneş doğmadan kurban kesimine asla izin vermemiştir. Kuşkusuz böyle bir şey O'nun sünnetine aykırıdır. Şayet hac kurbanı güneş doğmadan önce kesilecek olursa tıpkı kurbanda uygulanan hüküm tatbik edilir.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

C) KURBAN

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir