|
ZADU’L-MEAD |
DÖRDÜNCÜ KİTAP PEYGAMBER'İN (S.A.) CİHADI |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
A) HZ. PEYGAMBER
(S.A.) MEDİNE'DE
1- Hz. Peygamber'in
(s.a.) Medine'de Karşılanışı:
Allah Rasulü'nün
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'den çıkıp Medine'ye doğru geldiği haberi
Ensar'a ulaşınca her gün, günün evvelinde Harre denilen mevkiye çıkıp onu
bekliyorlar, güneşin sıcaklığı şiddetlenince adetleri üzere evlerine
dönüyorlardı. Peygamberliğin on üçüncü senesi Rebiulevvel ayının on ikisine
rastlayan pazartesi günü olunca yine adetleri üzere çıktılar. Güneşin sıcaklığı
şiddetlenince döndüler. Bir yahudi, bir işi için Medine'nin surlarından birine
çıktı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve yol arkadaşlarının
beyazlar giyinmiş, kendilerini serap sürükler bir vaziyette geldiklerini gördü.
En yüksek sesiyle: "Ey Kayleoğulları! İşte adamınız geliyor! İşte
beklediğiniz atanız!" diye haykırdı. Ensar, derhal Allah Rasulü'nü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) karşılamak için silaha sarıldı. Amr b. Avf
oğulları oymağında bağrışmalar ve tekbir sesleri duyuldu. Müslümanlar, Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelişine sevinçten ötürü tekbir
getirdiler, karşılamaya çıktılar. Onu karşılayıp peygamberlik selamıyla selamladılar.
Etrafını çevirip kuşattılar. Hz. Peygamber'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
vakar bürümüştü. Kendisine vahiy iniyordu: "Bilin ki, Allah, onun dostu ve
bundan başka Cebrail, iyi mü'minler ve melekler de yardımcısıdır."
2- Küba'da Konaklama:
Yoluna devam etti. Amr
b. Avf oğulları yurdunda Küba'da konakladı. Gülsüm b. Hidm'in misafiri oldu.
Sa'd b. Hayseme'nin misafiri olduğu söylenmişse de birincisi daha sağlamdır.
Amr b. Avf oğulları arasında 14 gece kaldı. Küba mescidini inşa etti. Bu mescid,
peygamberlikten sonra inşa edilen ilk mesciddir.
Cuma günü olunca
Allah'ın emriyle hayvanına bindi, yola kovuldu. Cuma namazının vakti,
Peygamberimizin Salim b. Avf oğulları oymağına vardığında girdi. Vadinin
içindeki mescidde onlara cuma namazını kıldırdı.
3- Ebu Eyyub
el-Ensari'nin Evinde:
Sonra devesine bindi.
Halk, devesinin yularına yapıştı. Sayısız insan kalabalığı, malzeme, silah ve
kuvvet vardı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Devenin yolunu
açınız! O emrini almıştır." buyurdu. Deve, onu götürmeye başladı. Hangi
Ensar evinin yanından geçse muhakkak Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) kendilerine konuk olmasını istiyorlardı. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ise: "Onu bırakın! O, emrini almıştır." diyordu.
Deve yoluna devam etti. Nihayet bugünkü mescidin bulunduğu yere vannca oraya
çöktü. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) inmeden deve kalktı, biraz
daha yürüdü. Sonra sağa sola baktı. Geri dönüp ilk çöktüğü yere çöktü.
Peygamberimiz deveden indi. Orası Peygamberimizin dayıları Neccaroğullarının
mahallesi idi. Bu, Allah'ın bir tevfikidir. Zira Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) kendilerine ikram olsun diye dayılarına misafir olmayı arzu
etmişti. İnsanlar, kendilerine misafir olması için Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ile konuşmaya başladılar. Ebu Eyyub el-Ensari, çabucak
Peygamberimizin yükünü evine taşıdı. Bunun üzerine Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Kişi, yükünün yanında olmalı." demeye başladı.
Es'ad b. Zürare geldi, Hz. Peygamberdin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devesinin
yularına yapıştı. Deve, onun yanında kaldı. Tıpkı Ebu Kays Sırma el-Ensari'nin
dediği gibi oldu. Ibn Abbas bu zata gidip gelirdi; ondan şu şiiri
ezberlemiştir:
"Kureyş içinde on
küsur sene kaldı.
Uyuşan bir dosta kavuşsa
öğüt veriyordu.
Hac dönemlerinde
gelenlere kendisini arzediyordu.
Ne barındıracak birini
buldu, ne de bir davetçi.
Bize gelip de menzil
onunla istikrar bulunca,
Mesrur oldu Taybe'de,
hoşnut kaldı.
Ne uzak zalimin
zalimliğinden korkar oldu;
Ne azgın insanlardan...
Malımızın helalinden ona
mallar sunduk.
Savaşta ve barışta
canlarımızı yoluna koyduk.
Onun düşmanlarının
hepsine, tamamına;
Halis dostumuz olsa da
düşman oluruz.
Biliyoruz ki, Allah'tan
başka Rab yoktur;
Allah'ın kitabı yol
göstericidir."
İbn Abbas diyor ki:
Allah Rasulü (s.a.} Mekke'de idi. Kendisine hicret etmesi emredilip şu ayet
indirildi: "De ki: Rabbim! Beni doğruluk girişiyle girdir; doğruluk
çıkışıyla çıkar. Katından beni destekleyecek bir güç ver."
Katade diyor ki: Allah,
Hz. Peygamber'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'den Medine'ye doğruluk
çıkışıyla çıkardı. Allah'ın Peygamberi bu emre, güç olmaksızın takat
getiremeyeceğini biliyordu. Bu yüzden Allah'tan destekleyici bir güç istedi.
Mekke'de iken Allah Teala ona hicret edeceği yurdu gösterdi. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Bana sizin hicret edeceğiniz
yurt, iki karataşlık tepe arasında hurmalıklı çorak bir yer şeklinde
gösterildi. "
Hakim'in, Müstedrek'inde
Ali b. Ebu Talib'den rivayetine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Cebrail'e: "Benimle birlikte kim hicret edecek?" diye sordu.
Cebrail: "Ebu Bekir Sıddik." cevabım verdi.
Bera anlatıyor: Allah
Rasulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bize ilk hicret edenler
Mus'ab b. Umeyr ve İbn Ümmü Mektum'dur. İnsanlara Kur'an okuturlardı. Sonra
Ammar, Bilal ve Sa'd hicret etti. Sonra Ömer İbnü'l-Hattab (r.a.) yirmi süvari
ile hicret etti. Sonra da Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hicret
etti. Ben insanların, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelişine
sevindikleri gibi bir şeye sevindiklerini görmedim. Öyle ki, kadınların,
çocukların ve cariyelerin: "İşte Allah'ın Rasulü geliyor" diye
sevindiklerini gördüm.
Enes anlatıyor:
Medine'ye girdiği gün Hz. Peygamber'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gördüm.
O'nun şehrimiz Medine'ye girdiği günden daha güzel, daha parlak geçen bir gün
kesinlikle hiç görmedim. Vefat ettiği gün orada bulundum. O'nun vefat ettiği
günden daha kötü, daha karanlık geçen bir gün kesinlikle hiç görmedim.
Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) odalarını ve mescidini yapıncaya kadar Ebu
Eyyub'un evinde kaldı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Eyyub'un
evinde iken Zeyd b. Harise ile Ebu Rafi'i altlarına iki deve, ellerine beş yüz
dirhem vererek Mekke'ye gönderdi. Bu iki sahabi, Hz. Peygamber'in (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) kızları Fatuna ile Ümmü Gülsüm'ü, hanımı Sevde bt. Zem'a'yı,
Üsame b. Zeyd ile anası Ümmü Eymen'i alıp Medine'ye getirdiler. Allah Rasulü'nün
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızı Zeyneb'e kocası Ebu'l-As b. Rebi hicret etme
müsaadesi vermedi. Hz. Ebu Bekir'in oğlu Abdullah onlarla birlikte, aralarında
Hz. Aişe'nin de bulunduğu Ebu Bekir ailesini yola çıkardı. Bunlar, Medine'ye
gelince Harise b. Nu'man'ın evinde konuk oldular.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
B) MEDİNE'DEKİ İLK
FAALİYETLERİ