|
ZADU’L-MEAD |
DÖRDÜNCÜ KİTAP PEYGAMBER'İN (S.A.) CİHADI |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
F) HZ. PEYGAMBER'İN
(S.A.) CASUSLAR HAKKINDAKİ TATBİKATI
1- Casusun Öldürülmesi:
Hz. Peygamber'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir müşrik casusu öldürttüğü sabittir. Öte yandan
kendisi aleyhine casuslukta bulunan Hatıb'ı öldürtmediği de sabittir. Hz. Ömer,
onu öldürmek için izin istediğinde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sana ne oluyor ki? Belki Allah, Bedir savaşında bulunanları görüp
gözetmiş ve onlara: 'İstediğinizi yapın. Ben sizleri bağışlamışımdır.'
buyurmuştur." diyerek öldürmesine engel oldu. Şafii, Ahmed ve Ebu Hanife
-Allah onlara rahmet eylesin- gibi müslüman casusun öldürülmesini caiz
görmeyenler de; Malik, Ahmed'in müntesiblerinden İbn Akıl (r.h.) ve daha
başkaları gibi müslüman casusun öldürülmesini caiz görenler de bu hadisi delil
göstermişlerdir. Caiz görenler diyorlar ki: Çünkü Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Hatıb'ın öldürülmemesi konusunda başkalarında bulunmayan,
öldürmeye engel bir illet göstermiştir. Müslüman olmak öldürülmesine engel
olsaydı, ondan daha hususi bir illet gösterilmezdi. Zira hüküm daha genel bir
illete bağlanırsa daha hususi olan tesirsiz kalır. Bu görüş daha güçlüdür. En
iyi bilen Allah'tır.
2- Müşriklerin Köleleri:
Müşriklerin köleleri
müslümanlar tarafına gelip müslüman olurlarsa Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) onları azad eder ve: "Bunlar Allah Teala'nın
azadlılarıdır." Buyururdu.
3- Müslüman Olanların
Malları:
Hz. Peygamber'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) tatbikatına göre bir kimse elinde bulunan bir
şeyle müslüman olsa, o şey ona ait olarak kalırdı. Müslüman olmadan önce o şeyi
hangi yolla elde ettiğine bakmaz, müslüman olmadan önce nasıl idiyse aynı
şekilde o mah, o kişinin elinde bırakırdı. Müşrikler müslüman olduklarında Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) harp sırasında veya harpten önce
onların telef ettikleri müslüman can veya malını onlara tazmin ettirmezdi. Hz.
Ebu Bekir Siddik, mürted (dinden dönen) muhariplere müslümanların diyetlerini
ve mallarını tazmin ettirmeye azmetti. Hz. Ömer buna karşı çıkarak:
"Onların kanlan Allah yolunda akıtılmıştır. Mükafatları Allah'a aittir.
Şehide diyet yoktur." dedi. Sahabe, Hz. Ömer'in söylediğinde ittifak etti.
Hem Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), kafirlerin müslümanlardan
zorbalıkla aldıkları malları (onların ellerinde mallar aynen mevcut
bulunduğunda bile), o kafirler müslüman olduktan sonra onlardan geri alıp
müslümanlara iade etmezdi. Müslümanlar mallarını onların ellerinde görürler,
ama peşine düşüp talep etmezlerdi. İster bu mal akar (gayrimenkul = taşınmaz)
olsun, ister menkul mal olsun durum farketmezdi. Hz. Peygamber'in (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şüphe götürmez tatbikatı işte budur.
Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Mekke'yi fethettiğinde bir grup Muhacir kendisine müracaat
edip müşriklerin el koyduğu evlerini kendilerine geri vermesini istediler. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlardan hiçbirine evini geri vermedi.
Çünkü onlar bu evleri Allah için terkettiler ve O'nun rızasını kazanmak için
onlardan ayrıldılar. Allah da bu evlere bedel onlara cennette daha hayırlı
evler ihsan etti. Allah için terkettikleri şeye dönmeye hakları yoktur. Hatta
bundan daha açıkçası Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhacir'in,
haccını tamamladıktan sonra Mekke'de üç günden fazla kalmasına izin
vermemiştir. Çünkü Muhacir, şehrini Allah için terkedip oradan hicret etmiştir.
Artık orayı vatan edinmek için geri dönemez olmuştur. Bundan dolayı Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Sa'd b. Havle'ye üzüldü; Mekke'de öldü
ve oradan hicret etmişken oraya defnedildi diye onu "zavallı" olarak
niteledi.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
G) HZ.
PEYGAMBER'İN (S.A.) SAVAŞTA ELE GEÇİRİLEN ARAZİLER KONUSUNDAKİ TATBİKATI