باب: ما عاب
النبي صلى
الله عليه
وسلم طعاماً.
21. nebİ s.a.v. hİÇbİr yemeĞİ ayiplamazdi
حدثنا محمد
بن كثير:
أخبرنا
سفيان، عن
الأعمش، عن
أبي حازم، عن
أبي هريرة قال:
ما
عاب النبي صلى
الله عليه
وسلم طعاماً
قطُّ، إن اشتهاه
أكله، وإن
كرهه تركه.
[-5409-] ebu hureyre r.a.'den, dedi ki: "nebi
sallallahu aleyhi ve sellem bir yemeği asla ayıplamış değildir. eğer canı onu
çekerse ondan yemiştir, eğer ondan hoşlanmamışsa onu terk etmiştir."
fethu'l-bari açıklaması:
nebi sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir yemeği ayıplamamıştır.
kasıt mubah olan yemektir. haram olan yemeği ise ayıplardı ve ondan yemeği de
nehyederdi.
nevevi dedi ki: yemek yemenin müekked adabından birisi de yemeği
n ayıplanmamasıdır. mesela, tuzludul ekşidir, tuzu azdır, kabadır, katı
olmuştur, ince olmuştur, pişmemiştir ve benzeri sözler gibi ...
"eğer ondan hoşlanmazsa onu yemezdi." İbn battal dedi
ki: bu, güzel edepten ileri gelen bir şeydir. ÇÜnkü kişinin canı bazen bir şeyi
çekmeyebilir. fakat şeriat tarafından yenilmesinde izin bulunan her bir
yiyecekte herhangi bir eksik ve kusur yok demektir.
باب: النفخ في
الشعير.
22. arpaya ÜfÜrmek
حدثنا سعيد
بن أبي مريم:
حدثنا أبو
غسان قال: حدثني
أبو حازم: أنه
سأل سهلاً:
هل
رأيتم في زمان
النبي صلى
الله عليه
وسلم النَّقِيَّ؟
قال: لا، فقلت:
كنتم تنخلون
الشعير؟ قال:
لا، ولكن كنا
ننفخه.
[-5410-] ebu hazım'dan rivayete göre o sehl'e:
"siz nebi sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iyice elenmiş
un görmüş müydünüz, diye sordu. sehl: hayır dedi. peki arpayı elekten geçirir
miydinizi o, hayır. fakat biz ona üflerdik, demiştir. "
bu hadis hadis 5413 numara ile gelecektir.
fethu'l-bari açıklaması:
"arpaya üfleme" yani kabukları uçsun diye değirmende
öğütüldükten sonra ona üfleme.
buhari bu başlık ile yemeğe üflemenin nehyedilmesinin pişirilmiş
yemeğe mahsus olduğuna dikkat çekmek istemiş gibidir.