بَاب
فِي
الْإِمَامِ
يُسْتَجَنُّ
بِهِ فِي الْعُهُودِ
151. devlet başkanı
(savaşta ve) barışta kendisine sığınılan bir kalkandır
حَدَّثَنَا
مُحَمَّدُ
بْنُ
الصَّبَّاحِ
الْبَزَّازُ
قَالَ
حَدَّثَنَا
عَبْدُ الرَّحْمَنِ
بْنُ أَبِي
الزِّنَادِ
عَنْ أَبِي الزِّنَادِ
عَنْ
الْأَعْرَجِ
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ
قَالَ قَالَ
رَسُولُ
اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ
إِنَّمَا
الْإِمَامُ
جُنَّةٌ
يُقَاتَلُ
بِهِ
ebû hureyre'den demiştir
ki: rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "devlet başkam bir kalkandır,
savaş'a ancak onunla girilir."
İzah:
buhari, cihad, muslim,
imare; nesâî, beyat
devlet başkanı bir
kalkan gibi muslü-manları düşmanın tehlikelerinden korur. bu görevini hakkıyla
yerine getirebilmek için icabında, bazan düşmanla sulh yapar. bazan da düşmana
karşı savaş ilan eder veya düşmanlardan bazılarına eman verir. bu yetkiler,
sadece devlet başkanına verilmiştir. devlet başkanı, tebaasını ileride zuhur
edebilecek tehlikelerden korumak amacıyla, ilan ettiği harplere bizzat kendisi
kumandanlık edebileceği gibi, bu görevi uygun göreceği başka bir kimseye de
verebilir. binaenaleyh, bir devlet başkanının muslümanların istikbalini düşünerek
hak, adalet ve takva ölçüleri içerisinde harp ya da sulh ilan etmek gibi,
devletler arası siyasi kararlarına, her muslümanın uyması gerekir. devlet başkanının
bu nevi kararlarına uyan bir muslüman, bu itaatinden dolayı ecir ve sevaba nail
olacaktır.
düşmana karşı savaş
ilan etmek, düşmanla sulh yapmak, eman vermek yetkisinin sadece devlet
başkanına ait bir yetki olduğuna işaret eden bu hadisle, "muslüman
tebeadan herhangi bir kimsenin bile eman verebileceğini" ifade eden (2751)
numaralı hadis-i şerif arasında bir çelişki bulunduğu zan-nedilmemelidir. Çünkü
muslüman tebeadan bir kimsenin, bütün muslüman-larca muteber sayılan emanı, o
muslümanın bir köy, şehir veya kale halkı gibi kafirlerden bir gruba vermiş
olduğu emandır. fakat kafirlerin tümüyle ve bazı nesilleriyle ilgili büyük
çapta eman verme hakkı ise sadece devlet reisine aittir.