|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Cenazeler |
Kabir Azabı ve
Sebepleri Hakkında
12150-1. Mesruk
anlatıyor: Hz, Aişe'nin yanına Yahudi bir kadın geldi. Hz, Aişe ona güzel koku
verdi. Kadın, Aişe'ye: "Allah seni kabir azabından korusun" diye dua etti.
Hz, Aişe dedi ki: "Kalbime bu hususta şüphe düştü. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) gelince bu meseleyi ona sordum, Dedim ki: "Ya
Resulallah! Kabrin azabı var mı?" Şöyle buyurdu: "Evet, hiç şüphesiz
onlara kabirlerinde hayvanların işiteceği şekilde azab edilir."
Tahric: Ahmed (6/44-45),
Buhari (6366), Müslim (1/411; 125, 126) ve Nesai (2194).
12152. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Cehennemden Allah'a sığının, kab ir azabından Allah'a sığının, Mesih
Deccal'in fitnesinden Allah'a sığının, hayatın ve ölümün fitnesinden Allah'a
sığının.''
Tahric: Buhari (1377),
Buhari el-Edebü'l-Müfred (648), Müslim (1/412-128), Tirmizi (3604), Ebu DavUd
(975), Nesai (7957-7959) ve İbn Mace (909),
12153, Zeyd b. Sabit'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hiç şüphesiz bu ümmet kabirlerinde imtihana tabi tutulur.
(Korkuya kapılıp ölülerinizi)
gömmeniz endişesi olmasaydı, bir kısmını benim duyduğum kabir azabından dolayı
ölmüşlerin çıkardıkları sesleri size işittirmesi için Allah'a dua
ederdim." Daha sonra yüzüyle bize dönerek şöyle buyurdu: "Kabir
azabından Allah'a sığının.''
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
MÜsned'inde (122), Ahmed (5/190), Abd b. Humeyd (254), Müslim (4/2199:67), İbn
Ebi Asım (2057) ve İbn Hibban (1000).
12154. Abdullah (b.
Mes'ud) anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımı
müminlerin annesi Ümmü Habibe: "Allahım! Kocam Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), babam Ebu Süfyan ve kardeşim Muaviye'nin ömürlerini
uzat" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu duyunca şöyle
buyurdu: "Hiç şüphesiz sen Allah'tan tayin edilmiş ecelleri, sayılı günleri,
taksim edilmiş rızıkları istedin. Allah hiçbir şeyi vakti gelmeden önce erken
vakte almaz, hiçbir şeyi vaktinden sonraya da bırakmaz. Allah'tan, seni
cehennem azabından korumasını isteseydin ya da kabir azabından korumasını
isteseydin daha hayırlı ve daha faziletli olurdu."
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
MÜsned'inde (289), Ahmed (1/390, 413, 466), Müslim (4/2050:32, 33), İbn Ebi
Asım SÜnne (262) ve Ebu Ya'la (5292=5313).
12155. Ebu Bekre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazin peşinden
şöyle dua ederdi: "Allahım! Hiç şüphesiz ben küfürden, fakirlikten ve
kabir azabından sana sığınıyorum.''
Tahric: Ahmed (5/36,
39,44), Tirmizi (3503), Nesai (1270,7893,7901), İbn Hibban (1028) ve Hakim
(1/533).
12156. Hz. Ömer bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) korkaklıktan, cimrilikten, kabir
azabından ve gönül fitnesinden Allah'a sığınırdı.
Tahric: Ahmed (1/22,
54), Ebu Davud (1534), Nesai (7879, 7915, 9962, 9964), İbn Mace (3844), Bezzar
(324), İbn Hibban (1024) ve Hakim (1/530).
12157. Bera anlatıyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Ensar'dan bir adamın
cenazesine gittik. Kabre vardık. Mezara lahid kazılmamıştı. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturdu. Biz de etrafına oturduk. Sanki
başlarımızın üzerinde kuşlar vardı (hareketsiz duruyorduk). Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) elinde bir tahta parçası vardı. Onunla yeri
çiziyordu. Birden başını kaldırarak şöyle buyurdu: "Kabir azabından
Allah'a sığının."
12158. Zeyd b. Erkam
bildiriyor: Size sadece Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) işittiğim
şeyi söylüyorum. O şöyle buyurmuştur: "Allahım! Ben acizlikten,
tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve kabir azabından sana sığınırım.''
Tahric: Ahmed (4/371), Müslim
(4/2088:73), Tirmizi (3572) ve Nesai (78647865, 7895).
12159. Ümmü Mübeşşir
anlatıyor: Neccar oğullarının bahçelerinden bir bahçede olduğum sırada yanıma
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Orada, onların mezarları
bulunuyordu. Bir kısmı Cahiliye döneminde öldürülmüştü.
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) çıkarken şöyle buyurduğunu işittim: ''Kabir
azabından Allah'a sığının." Ben: ''Kabirde azap var mı?" diye sordum.
Şöyle buyurdu: ''Kabirlerinde onlara yer hayvanlarının duyacağı şekilde azap
edilir."
Tahric: Taberani
(25/268), İbn Ebi Asım, Sünne (875) ve Beyhaki, İsbı'ltu Azabi'l-Kabr (95).
12160. Ebu Eyyub'un
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) güneş batarken bir
ses işitmiş ve: "Bu, Yahudilerin sesidir. Kabirlerinde azap
görüyorlar" buyurmuştur.
Tahric: Ahmed (5/417;
419), Hennad (350), Buhari (1375), Müslim (4/220:69), Nesai (2186), İbn Hibban
(3124) ve Beyhaki, İsbatu Azabi'l-Kabr (86, 87).
12161. Enes'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), korkaklıktan,
cimrilikten, hayatın ve ölümün fitnesinden ve kabir azabından Allah'a
sığınırdı.
Tahric: Ahmed (3/208,
214, 231), Nesai (7881) ve Ebu Ya'la (3009=3028, 3062=3074).
12162. Musa b. Ukbe'nin
bildirdiğine göre Ümmü Halid binti Halid, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) kabir azabından Allah'a sığındığını işitmiştir.
Tahric: Ahmed (6/364,
365), Buhari (1376,6364), Nesai (7720) ve İbn Hibban (1001).
12163. Esma'nın bildirdiğine
göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Bana,
kabirlerinizde Mesih Deccal'in fitnesi gibi -ya da ona yakın- bir fitneye maruz
kalacağınız vahyedildi. Sonra sizden biri getirilir de ona ''Bu adam hakkında
bilgin nedir?'' diye sorulur. Mümin olan ''O Muhammed'dir'' Allah'ın Resulüdür.
Bize apaçık deliller ve hidayet getirdi. İcabet ettik ve itaat ettik'' der.
Bunun üzerine ona: ''Salih olarak uyu. Zaten biz senin Allah'a iman eden biri
olduğunu bilmiştik'' denilir. Münafık ya da şüphe içerisinde olan ise ''Bunun
hangisi olduğunu bilmiyorum'' der. Münafık şöyle der: ''Bilmiyorum. İnsanların
bir takım şeyler dediğini duydum. Ben de onların dediğini diyorum''."
Tahric: Malik
(1/188189:4), Ahmed (6/345), Buhari (86, 1061,922) ve Müslim (2/624:12).
12164. İbn Abbas
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanından
geçerken şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz şu ikisine azab ediliyor. Büyük bir
günahtan sebep azab edilmiyodar. Biri laf taşırdı, diğeri idrarın (etrafa
sıçramasın)dan sakınmazdı.''
12165. Abdurrahman b.
Hasene anlatıyor: Ben ve Amr b. el-As oturuyorduk.
Derken yanımıza
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Beraberinde deriden büyükçe bir
kalkan vardı. Bununla gizlenerek küçük abdestini bozdu. Biz: "Allah'ın
Resulü kadınların bevlettiği gibi mi bevlediyor!" dedik. Daha sonra
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanımıza gelerek şöyle buyurdu:
"İsrail Oğulları ile birlikte yaşayan (yönetici bir) kişinin başına neler
geldiğini bilmiyor musunuz? Onlardan birine (necis) bir şey isabet ettiğinde
makasla orayı keserdi. O adam ise bunu yapmalarını yasakladı. Bu sebeple
kabrinde azab ediliyor.''
12166. Mus'ab b. Sa'd'ın
bildirdiğine göre Sa'd, oğullarına yaptığı vasiyetinde der ki: "Evlatlarım!
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Allah'a sığındığı kelimelerle
Allah'a sığının." Ravi devamla kabir azabını zikretti.
Tahric: Ahmed (183,
186), Buhan (2822, 6365, 6370, 6374, 6390), Tirmizi (3567), Nesai (7880, 7913,
7914, 7933, 9959), Ebu Ya'la (767=771) ve İbn Hibban (1004).
12167. Yine Sa'd
kanalıyla Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki hadisin
benzeri rivayet edilmiştir.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kabir Azabını
Hafifleten Şeyler