|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Feraiz |
Bebeğin Miras Durumu
32131. Hasan ile İbn
Sirin derler ki: "Bebek ses verene kadar mirasçı olamaz."
32132. Bişr b. Galib
bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr, Hüseyn b. Ali'ye bebeğin durumunu sorduğunda:
"Ses verdiğinde artık ona da mal verip rızıklandırmak gerekir"
karşılığını verdi.
32133. Bişr b. Galib
bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr, Hüseyn b. Ali ile karşılaşınca ona: "Ey Ebu
Abdillah! Müslüman olarak doğan bebeğin (miras) durumu hakkında bize fetva
ver" dedi. Hüseyn b. Ali de ona: "Ona mal verip rızıklandırmak
gerekir" dedi.
32134. Cabir der ki:
"Bebek ses verdi mi artık (cenaze) namazı kılınır ve mirasçı sayılır.
Ancak henüz ses vermemişse ne mirasçı olur, ne de namazı kılınır."
32135. Şa'bi der ki:
"Bebek ses verdi mi artık (cenaze) namazı kılınır ve mirasçı sayılır.
Ancak henüz ses vermemişse ne namazı kılınır, ne de mirasçı olur."
32136. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Bebek ses vermeye başladı mı, artık diyeti tam olur ve mirasçı
kılınır."
32137. Ma'mer
naklediyor: Zühri bebek hakkında: "Ses vermediği sürece ne namazı kılınır,
ne diyeti tam sayılır, ne de mirasçı olur" dedi.
32138. Amr naklediyor:
Doğup da henüz ses vermeyen bebek hakkında Hasan(-ı Basri) şöyle dedi:
"Şayet bebek hareket ederse ve bu hareketin seğirme değil de canlılık
belirtisi olduğu anlaşılırsa bebek mirasçı olur. Ancak bu hareketi, canlılık
belirtisi değil de seğirme türü bir şey ise mirasçı olmaz."
32139. Ala b.
el-Müseyyeb, babasından naklediyor: "Düşük doğanın ne cenaze namazı
kılınır, ne de mirasçı olur."
32140. İbn Abbas der ki:
"Bebek ses verdiğinde hem kendisi mirasçı olur, hem kendisine mirasçı
olunur. Cenaze namazı da kılınır."
32141. Kasım b. Muhammed
der ki: "Ses verene kadar bebek mirasçı olamaz."
32142. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Kadının biri bir çocuk doğurdu. Bazı kadınlar çocuğun hareket ettiğine
ve canlı olarak doğduğuna şahit olurlarken ses verdiğine şahit olmadılar.
(Kadı) Şureyh: "Diri olan ölü olana mirasçı olur" dedi; ancak ses verdiğine
şahit olmadıkları için sonrasında çocuğun mirasçı oluşunu iptal etti.
*
Mirasçı Olmayı Gerekli
Kılan istihla (Ses Verme) Ne Demektir?
32143. ibrahim(-i Nehai)
der ki: ''İstihla'' bağırmadır."
32144. İbn Abbas der ki:
''Bebeğin istihlali bağırmasıdır.''
32145. Kasım b. Muhammed
der ki: ''İstihla'' bağırma ve aksırmadır.''
32146. Zühri der ki:
''Aksırmanın istihlal olduğunu düşünüyorum.''
32147. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Hz. İsa ile annesi hariç her yeni doğan çocuğa şeytan dürter ve şeytanın
bu dürtmesinden dolayı çocuk bağırmaya başlar.''
*
Bazı Mirasçıların
(Silinenler Dışında) Bir Erkek veya Kızkardeşlerinin Olduğunu ikrar Etmesi
32148. A'meş naklediyor:
Mirasçı olanlardan bazıları birinin kardeşleri olduğunu söylemesi, diğerlerinin
ise buna karşı çıkması konusunda İbrahim(-i Nehai) der ki:
"Sözkonusu kişi
kardeşlerle birlikte mirasa bir köle konumunda katılır ve kardeşlerden biri
onun payı karşılığında kendisini azat eder." Amir(-i Şa’bi), Hakem (b.
Uteybe) ve arkadaşları ise: "Sözkonusu kişi, ancak kendisinin kardeş
olduğunu itiraf eden kişinin payına ortak olur" derlerdi.
32149. İbn Cüreyc
bildiriyor: San'a ahalisinden birisi bana şöyle bildirdi: "Tavus, biri
babasının bir köleyi kendisine ilhak ettiğini söyleyen dört kardeş arasında
hüküm verirken kölenin nesebe ilhak edilişini geçerli saymadı. Ancak köleye,
ilhak edildiğini iddia eden kardeşin payının beştebirini verdi ve yine aynı
kardeşin malından köleyi azat etti."
32150. İbn Sirin
naklediyor: Bir kardeşinin bulunduğunu itiraf eden bir adam hakkında Şureyh
şöyle dedi: "Adamın itirafı sözkonusu kişinin kardeşi olduğuna delil
teşkil eder."
32151. Mansur
naklediyor: Bir erkek veya kızkardeşi bulunduğunu iddia eden kişi konusunda
İbrahim(-i Nehai): "Tüm mirasçılar bunu kabul etmedikçe böylesi bir
iddiaya itibar edilmez" dedi.
32152. Veki' bildiriyor:
iki erkek kardeş vardı ve bunlardan biri başka birinin de kardeşleri olduğunu
iddia etti; ancak diğeri kabul etmedi. İbn Ebi Leyla böylesi bir konuda şöyle
derdi: "Tereke altı hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre kardeşi olduğunu
kabul etmeyene üç hisse, kabul edene iki hisse, kardeş olduğu iddia edilen
kişiye ise bir hisse verilir."
Ebu Hanıfe ise der ki:
"Tereke dört hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre sözkonusu kişiyi
kardeşi olarak kabul etmeyene iki hisse, kabul edene bir hisse, kardeş olduğu
iddia edilen kişiye de bir hisse verilir."
*
Bir Cariyeden Üç çocuğu
Olan Bir Adamın Bu Çocuklardan ilki ile Ortancasını Kabul Etmesi, Sonuncusunu
ise Kabul Etmemesi
32153. A'meş naklediyor:
Üç çocuk doğuran cariyenin efendisi, bu çocukların ilki ile ortancasının
kendisinden olduğunu kabul edip diğerini reddetmesi durumu İbrahim(-i NehaiYe
sorulduğunda: "Adamın dediğine itibar edilir" dedi.
32154. Cabir naklediyor:
iki çocuğu olan, ancak birini kabul edip diğerini reddeden kişi hakkında
Amir(-i Şa'bi): "Ya ikisini kabul eder ya da ikisini reddeder" dedi.
*
Veladan Dolayı Kadının
Miras Durumu
32155. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ali, Ömer ve Zeyd, kendi azat ettikleri köleleri hariç
kadınları veladan dolayı (kölelere) mirasçı kılmazlardı."
32156. İbn Sirin der ki:
"Kendi azat ettikleri veya mukatebe yaptıkları köleleri hariç kadınlar
veladan dolayı köleye mirasçı olamazlar."
32157. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kendi azat ettikleri veya mukatebe yaptıkları veya azat ettikleri
kölelerinin azat ettikleri köleler hariç kadınlar veladan dolayı köleye mirasçı
olamazlar."
32158. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kendi azat ettikleri veya azat ettikleri kölelerinin azat
ettikleri köleler hariç kadınlar veladan dolayı köleye mirasçı olamazlar. Ancak
mulaane yapan bir kadın, babası tarafından reddedilen çocuğu na mirasçı olabilir."
32159. Ömer b. Abdilazız
der ki: "Mukatebe yaptıkları veya kendi azat ettikleri köleleri hariç
kadınlar, veladan dolayı köleye mirasçı olamazlar."
32160. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Mukatebe yaptıkları veya kendi azat ettikleri köleleri
hariç kadınlar, veladan dolayı köleye mirasçı olamazlar."
32161. Halid der ki:
Ölen ve geride kendisini azat eden efendisini bırakan kadın hakkında Ebu Kılabe
şöyle dedi: "Kadının mevlası bu adamdır. Ancak adam da ölürse, kadına
mirasçı olanlardan sadece erkekler adama mirasçı olurlar."
32162. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Kendi azat ettikleri veya mukatebe yaptıkları köleler
hariç kadınlar, veladan dolayı köleye mirasçı olamazlar."
32163. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Kendi azat ettikleri köleler hariç kadınlar veladan dolayı köleye
mirasçı olamazlar."
32164. Mansur
naklediyor: Kölesiyle mukatebe yaptıktan sonra geride erkek ve kız çocukları
bırakıp ölen kişi hakkında İbrahim(-i Nehai): "Mal çocukları arasında
hisselere göre paylaştırılır. Vela hakkı da çocuklardan sadece erkeklere
aittir" dedi.
32165. Süfyan, ismini
vermediği birinden naklediyor: Kölesiyle mukatebe yaptıktan sonra geride erkek
ve kız çocukları bırakıp ölen kişi hakkında Ebu Seleme ile Said b. el-Müseyyeb
şöyle dediler: "Malı çocukları arasında hisselere göre paylaştırılır. Vela
hakkı da çocuklardan sadece erkeklere aittir."
32166. Zühri bildiriyor:
Kadının biri Salim'i azat etti. Ebu Huzeyfe de Salim'i kendi velayetine kattı.
Salim öldüğünde ise malı kendisini azat eden kadına verildi.
*
Köle iken Satın Aldığı
Babası Ölen Kızın ve Kızkardeşinin Mirası
32167. Cehm naklediyor:
Köle olan babasını satın aldıktan sonra bu babası ölen ve kızkardeşi de bulunan
kızın mirası konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Yüce Allah'ın
Kitab'ına göre iki kızkardeşe malın üçteikisi vardır. Babanın asabesi sayıldığı
için de (kendisini satın alan) kızkardeşe diğer üçtebir verilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Benim de görüşüm budur."
*
Kadın Tarafından Azat
Edildikten Sonra Ölen Kölenin Vela Hakkı Kimin Olur?
32168. Katade
bildiriyor: Kadının biri kendisine ait olan bir köleYi azat ettikten sonra köle
ölürse malı kime gideceği, vela hakkının kendisini azat eden kadının asabesine
mi, yoksa kadının oğluna mı gideceği konusunda Hasan(-ı Basri) ile Said b.
el-Müseyyeb şöyle derlerdi: "(Mal) kölenin asabesinindir." Yine
Hilas'ın bana bildirdiğine göre Hz. Ali, malı kölenin asabesine vermiştir.
Ayrıca Salih b. el-Halil'in bana bildirdiğine göre İbn Abbas da aynı şeyi
söylemiştir.
32169. Şa’bi der ki:
"Kadının erkek çocuğu, kadının azat ettiği köleye mirasçı olmada kadının
asabesinden daha fazla hak sahibidir. Ancak kadın bir cinayet işlerse diyeti
kadının asabesi öder."
32170. Şa’bi naklediyor:
Bir köleyi azat edip de sonra ölen kadın hakkında Şureyh şöyle dedi:
"Kölenin vela hakkı kadının oğluna, diyet ise kadının asabesinin
üzerinedir," Amir ise şöyle derdi: "Kölenin vela hakkı kadının
oğluna, diyet ise kadının asabesinin üzerinedir.''
32171. Amr b. Şuayb,
babasından, o da dedesinden naklediyor: Riab b. Huzeyfe b. Said b. Sehm,
Ma'mer'in kızı olan Ümmü Vail el-Cumahiyye ile evlendi ve ondan üç çocuğu oldu.
Anne ölünce erkek çocukları onun evleri ile azatlı kölelerinin vela hakkına
mirasçı oldular. Amr b. el-As, çocukları alıp Şam'a götürdü. Ancak çocuklar
Amavas vebasında öldüler. Bunun üzerine çocuklara asabeleri konumunda bulunan
Amr mirasçı oldu. Amr geri döndüğü zaman Ma'mer'in oğulları Ömer b. el-Hattab'a
gelerek kardeşlerinin vela hakkı konusunda Amr'dan davacı oldular. Ömer de
şöyle dedi: "Ben aranızda Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
işittiğim şeyle hüküm vereceğim ki Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurduğunu işittim: "çocuğun veya anne-babanın elde ettikleri,
onların asabeleri olan yakınlarına aittir."
Ravi der ki: Buna
dayanarak Hz. Ömer, vela hakkının bizim olduğuna hükmetti ve Abdurrahman b.
Avf, Zeyd b. Sabit ve birisini daha şahit tutarak buna dair bize bir belge
yazdı.
Abdulmelik b. Mervan
halife olduğunda Ümmü Vail'in azatlılarından biri öldü ve geriye ikibin dinar
bıraktı ve Ömer'in daha önce vermiş olduğu hükmün de değişmiş olduğu haberi
bana geldi. Ümmü Vail'in kardeşleri bu konuda Hişam b. ismail'e davayı
götürdüler. Hişam da bizi Abdulmelik b. Mervan'a yönlendirdi. Abdulmelik'e
Ömer'in daha önce bize yazdığı belgeyi verdiğimizde Abdulmelik şöyle dedi:
"Ben bu hükmün şüphe götürmez bir hüküm olduğunu görüyorum. Medine
ahalisinin böylesi bir hükümde tereddüd edecek düzeye geldiğini de
bilmiyordum." Sonra Abdulmelik bu hakkın tekrar bizde olmasına hükmetti ve
bu hak hala bizde bulunmaktadır.
32172. ibrahim
bildiriyor: Erkek bir köleyi azat eden kadın hakkında Hz. Ali şöyle dedi:
"Kölenin vela hakkı kadının oğluna, ondan sonra oğlunun oğluna geçer ve
erkek çocuk olduğu müddetçe bu böyle devam eder. Ancak erkek çocuğun bittiği
yerde bu hak, kadının asabesine döner."
*
Ölen Bir adamdan Geriye
Bir Erkek Çocuk, Baba ve Bir Azatlı Köle Kalması, Sonra Azatlı Kölenin de
Geriye Mal Bırakarak Ölmesi
32173. Katade
naklediyor: Ölen adamdan geriye erkek çocuk, baba ve bir azatlı köle kalması;
daha sonra bu azatlının da mal bırakarak ölmesi konusunda Şureyh der ki:
"Ölenin babasına malın altıdabiri verilir, geriye kalan da erkek
çocuğundur." Zeyd b. Sabit ise der ki: "Malın tümü erkek çocuğundur,
babaya da bir şey düşmez."
32174. Muğire
naklediyor: İbrahim(-i Nehai)'ye, bir köle azatettikten sonra geride bir baba
bir de erkek çocuk bırakan, sonra azat ettiği kölesi de ölen kişinin durumunu
sorduğumda: "Adamın babasına malın altıdabiri verilir, geriye kalan da
erkek çocuğundur" dedi.
32175. Mansur
naklediyor: Böylesi bir konuda Hasan(-ı Basri): "Babadan geriye kalan
erkek çocuğundur" dedi.
32176. Muhammed b. Salim
naklediyor: "Böylesi bir durumda Şa’bi de aynı şeyi söylerdi."
32177. Şu'be der ki: Hakem
(b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi SüleymanYın: "(Böylesi bir durumda)
maloğlundur" dediklerini işittim.
32178. Şu'be bildiriyor:
Hakem, Hammad, Ebu iyas ve Muaviye b. Kurra'ya, bir köle azat ettikten sonra
geriye bir baba ile erkek çocuk bırakan kadının durumunu sorduğumda şöyle
dediler: "Vela hakkı oğlundur." Ebu iyas ise: "Vela hakkı,
kadının erkek çocukları (ve torunları) olduğu sürece oğul tarafında kalır"
dedi.
32179. İbn Cüreyc
naklediyor: Ata (b. Ebi Rabah) (böylesi bir durumda) şöyle dedi: "Vela
hakkı oğlundur."
32180. Süfyan(-ı Sevrı)
bildiriyor: Bana ulaşana göre (böylesi bir durumda) Zeyd b. Sabit: "Vela
hakkı oğlundur" dedi.
32181. Süfyan, Hammad
(b. Ebi Süleyman)'ın şöyle dediğini nakleder: "(Böylesi bir durumda) vela
hakkı oğlundur." Ravi der ki: "Süfyan'ın da görüşü budur."
32182. Şu'be, Ebu
Ma'şer'den naklediyor: ibrahim şöyle derdi: "Babaya vela hakkının
altıdabiri, oğula da bu hakkın altıdabeşi verilir." Şu'be der ki: Ebu
Ma'şer'e: "ibrahim'in bunu dediğini sen işittin mi?" diye sorduğumda:
"işittim" dedi." Muğire de der ki: "Ben ibrahim'in bunu
dediğini işittim."
32183. Şureyh şöyle
derdi: "Vela hakkı da geriye kalan mal konumundadır."
32184. Şa’bi naklediyor:
"Şureyh, vela hakkına geriye kalan mal muamelesi yapardı."
*
Ölen Adamdan Geriye Bir
Azatlı Köle, Bir Dede ve Bir Erkek Kardeş Kalması Durumunda Vela Hakkı Kimin
Olur?
32185. İbn Cüreyc
naklediyor: Ölen adamdan geriye bir azatlı köle, bir dede ve bir erkek kardeş
kalması durumunda vela hakkının kime olacağını Ata (b. Ebi Rabah)'a sorduğumda
şöyle dedi: 'Vela hakkı, (kardeş ile dedenin) aralarında yarı yarıya
paylaştırılır."
32186. Süfyan
bildiriyor: Böylesi bir konuda Zühri'nin: "Vela hakkı dedenindir"
dediği bana ulaştı.
32187. İbn Ebi Zi'b
naklediyor: Ölen adamdan geriye (bir azatlı köle), bir dede ve bir erkek kardeş
kalması durumunda Zühri: "Vela hakkı dedenindir; çünkü ölen adam kardeşe
değil dedeye nispet edilmektedir" dedi.
*
Kölenin Biri Özgür (Azat
Edilmiş) Bir Kadınla Evlenip Bu Kadından Çocukları Olduktan Sonra Azat
Edilirse, Çocuklarının Vela Hakkı Kimin Olur?
32188. ibrahim
naklediyor: Özgür bir kadınla evlenen kölenin, kadından çocukları olduktan
sonra azat edilmesi konusunda Hz. Ömer: "Çocuklarının velası, adamın
velasına ilhak edilir" dedi.
32189. Hz. Ömer der ki:
"Şayet özgür bir kadın köle ile evliyse ve çocukları olursa, bu çocukların
velası, annenin efendilerine aittir. Baba azat edilirse çocukların velasını da
kendi tarafına çeker."
32190. Eş'as, Şa’bi'den
naklediyor: Hz. Ömer, Hz. Ali, Abdullah (b. Mes’ud) ve Zeyd (b. Sabit) şöyle
derlerdi: "Şayet özgür bir kadından çocukları varken azat edilirse
çocukların da velasını kendi tarafına çeker.'' Eş'as der ki: Şa’bi'ye:
"Peki ya dede?'' diye sorduğumda: "Dede de baba gibi vela hakkını
kendi tarafına çeker" dedi.
32191. Haris naklediyor:
Hz. Ali: "Babanın azat edilmesi durumunda çocukların velası, babayı azat
edenlere döner" dedi. Ravi der ki: Haris, Ömer ile Osman'ın bu şekilde
hüküm verdiklerini, Şureyh'in ise önceleri böyle bir hüküm vermediğini, ancak
daha sonraları bununla hüküm verdiğini nakleder.
32192. Hişam b. Urve,
babasından naklediyor: Zübeyr'e ait olan mukatebeli bir köle, Rafi' b. Hadle'e
ait olan bir ümmü veledle evlendi ve ondan çocukları oldu. Adam öldükten sonra
ise Zübeyr ile Rafi', çocukların vela hakkı için Osman'ın huzurunda
davalaştılar. Hz. Osman da vela hakkının Zübeyr'e ait olduğuna hükmetti.
32193. Muhammed b.
ibrahim et-Tey mı naklediyor: "Hz. Osman (sözkonusu davada) vela hakkının
Zübeyr'e ait olduğuna hükmetti.''
32193. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Baba azat adilirse (çocukların) velalarını da kendi
tarafına çeker."
32195. İbn Abbas der ki:
"Köle bir adam özgür bir kadınla evlenirse o kadından olan çocuklarının
velası, annenin efendilerinin olur. Ancak baba azat edilirse çocukların
velasını da kendi tarafına çeker."
32196. Hz. Ali der ki:
"Baba azat edilirse (çocuklara ait) ve layı da kendi tarafına çeker."
32197. Amir naklediyor:
"(Kadı) Şureyh, velanın başkaları tarafından el değiştireceği yönünde
hükmetmezdi. Ancak Esved ona Abdullah (b. Mes’ud)'un bu yönde hüküm verdiğini
aktarınca kendisi de bu şekilde hüküm vermeye başladı."
32198. Ömer b. Abdilazız
der ki: "(Azat edilen) baba, çocuklarının velasını kendi tarafına
çeker."
32199. Muhammed (b.
Si'ri'n) der ki: "(Azat edilen) baba, çocuklarının velasını kendi tarafına
çeker."
32200. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Baba azat edildiği zaman çocuklarının velası da babanın
efendilerine döner."
32201. Katade, Said ile
Hilas'ın şöyle dediğini nakleder: "Köle olan kişi, hür olan bir kadınla
evlenirse ve ondan çocukları olduktan sonra azat edilirse, çocuklarının
velasını kendi tarafına çeker."
32202. Şa’bi der ki:
"Dede, çocuklarının (torunlarının) velasını kendi tarafına çeker."
*
''Adam Köle iken (Hür
Olan) Karısının Doğurduğu Çocukların Velası Annenin Efendilerinindir"
Diyenler
32203. Mücahid ve Yezid
b. Abdilmelik şöyle derler: "Adam köle iken karısının doğurdukları
çocukların velası annenin efendilerine aittir. Ancak adam azat edildikten sonra
doğurduklarının velası ise babanın efendilerinindir."
32204. Zühri der ki:
"Baba, kendisi de özgürken doğan çocukları hariç, köleyken olan
çocuklarının velasını yanına çekemez."
32205. İbn Cüreyc
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kölenin biri hür olan bir kadınla
evlendi ve ondan çocukları oldu. Sonra adam azat edildiğinde çocukların velası
kimindir?" diye sorduğumda: "Çocuklarının velası annelerinin
efendilerinindir" dedi.
32206. İbn Avn
naklediyor: Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Kölenini biri azat edilirse,
oğlunu da başka biri azat ederse, oğlu babasının velasını yanına çeker."
Bunun üzerine Muhammed b. Sirin yanına geldi ve: "Bunu Ömer mi
söylüyor?" diye sorunca, Hasan: "Bunu biz diyoruz" dedi.
*
Köle ile Babasının
Farklı Kişiler Tarafından Azat Edilmeleri
32207. Muğire der ki:
Köle ile babasının farklı kişiler tarafından azat edilmeleri konusunda
İbrahim(-i Nehai): "Ana tarafından akrabalıkla mirasçı olurlar. Cinayet
işlemeleri durumunda ise diyetlerin ödenmesi efendilerine düşer" dedi.
32208. ibrahim
bildiriyor: Hz. Ali ile Zübeyr, Safiyye'ye ait bir azatlı konusunda Hz. Ömer'in
huzurunda davalaştılar. Ömer, terekenin Zübeyr'e verilmesine, olası bir durumda
diyetin ödenmesinin de Hz. Ali'ye ait olmasına hükmetti.
*
"Asabeden Anneye En
Yakın Kişi Malı Alır" Diyenler
32209. Ebu Vail
bildiriyor: Hz. Ömer, Abdullah (b. Mes’ud)'a: "Asabelerden biri şayet
anneye daha yakın ise malı ona ver" diye bir mektup yazdı.
32210. Hz. Ali der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vasiyetten önce borcun
ödenmesine hükmetti. '' ... Ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra ... '''
ayetini okuyorsunuz zaten." Ayrıca bababir olan kardeşlerin değil,
anne-bababir olan kardeşlerin birbirlerine mirasçı olmalarına hükmetti.
32211. Malik b. Miğvel
bildiriyor: Şa'bi'ye, üç nesil aşağıya anne-baba bir amcaoğulları ile iki nesil
aşağıya bababir olan amcaoğulları hakkında sorduğumda: "Mal, baba bir
olanlarındır" dedi.
32212. Hz. Ömer der ki:
"Asa be olanlardan biri anneye daha yakın ise, veladan akrabalık yönünden
tereke onun olur,"
*
Vela Hakkının Ölüye En
Yakın Olana (=Kubr)l Ait Olduğunu Söyleyenler
32213. ibrahim
naklediyor: Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud): ''Vela hakkı, ölüye en yakın olan
akrabaya geçer" dediler.
32214. ibrahim
naklediyor: Hz. Ömer, Abdullah ve Zeyd şöyle dediler: ''Vela hakkı, ölüye en
yakın olan akrabaya geçer."
32215. Şa’bi bildiriyor:
Şureyh, vela konusunda malda olduğu gibi hükmetti. Hz. Ali ile Zeyd ise bu
hakkı ölüye en yakın akrabaya kılarlardı.
32216. Hz. Ali der ki:
''Vela hakkı, köleliğin bir bölümüdür. Bunun için mirasa sahip olan, vela
hakkına da sahip olur."
32217. Salim b. Abdillah
der ki: ''Vela hakkı, ölüye en yakın olan akrabaya geçer."
32218. Tavus der ki:
"Vela hakkı, ölüye en yakın olan akrabaya geçer."
32219. Ebu Malik
el-Gifarı der ki: "Azat eden ilk kişi öldüğü zaman ona kim mirasçı
oluyorsa vela hakkı da onun olur."
32220. İbn Sirin der ki:
"Bir topluluğun azatlısı öldüğü zaman kendisine en yakın kişi bulunur ve o
kişi ölene mirasçı kılınır."
32221. Şa’bi bildiriyor:
"Şureyh, vela konusunda malda olduğu gibi hükmederdi.
Medineliler ise:
"Vela hakkı ölüye en yakın olan akrabaya geçer" derlerdi.
32222. Ebu Avn
naklediyor: "Şureyh, Eş'as ailesi için velanın amca ile erkek kardeş
oğulları arasında olduğuna hükmetti."
*
Buluntu çocuğun Vela
Hakkı Kimindir?
32223. Ebu Cemile
bildiriyor: Hz. Ömer döneminde (atılmış) bir çocuk buldum.
Ari'fin biri bunu Ömer'e
bahsedince Ömer beni çağırtıp olayı sordu, ben de olanı anlattım. Bunun üzerine
bana: "Çocuk hürdür ve vela hakkı sana, emzirmesi de bize aittir"
dedi.
32224. Hz. Ali der ki:
"Atılmış çocuk hürdür. Kendisini bulan kişinin velayetine girmek isterse
girer. Başkasının velayetine girmek isterse de yine girebilir."
32225. Ata (b. Ebi
Rebah) der ki: "Atılmış çocuk, dilediği kişinin velayetine
girebilir."
*
Buluntunun Malı Kime
Aittir?
32226. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Buluntu çocuğun terekesi, buluntu malın hükmündedir."
32227. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Şayet bir borcu veya cezası varsa, beytülmaldan karşılanır,
terekesi ise onu bulanlara aittir,"
32228. Zühri bildiriyor:
"Ömer b. el-Hattab, buluntu çocuğun terekesini bakımını üstlenenlere
verdi."
32229. Vasile b.
el-Eska' der ki: "Kadın şu üç kişiye mirasçı olur: Buluntu olarak elde
ettiği çocuğa, azat ettiği köleye ve mulaane yapmış olan kadın da oğluna."
*
Birinin Elinde Müslüman
Olduktan Sonra Ölen Kişiye Kim Mirasçı Olur?
32230. Abdullah b.
Mevheb bildiriyor. Temim ed-Dari'nin şöyle dediğini işittim:
Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) "Ya Resulallah! Müslümanlardan birinin eliyle Müslüman
olan Ehl-i kitaptan birinin terekesi yönündeki uygulama nedir?" diye
sorduğumda şöyle buyurdu: "O kişi üzerinde diriyken de, ölüyken de en
fazla hak sahibi olan kişi, onu Müslüman eden kimsedir."
32231. Mücahid
bildiriyor: Adamın biri Hz. Ömer'e geldi ve: "Adamın biri elimde Müslüman
oldu ve bin dirhem bırakarak öldü. Bu bin dirhemi almayı içime sindiremedim ve
bunun için sana geldim" dedi. Ömer, adama: "Şayet o adam bir cinayet
işlemiş olsaydı diyeti kimin üzerine kalırdı?" diye sorunca, adam:
"Benim üzerime" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ömer de adama:
"O zaman adamın malı da senindir" dedi.
32232 .. Ömer b.
el-Hattab dedi ki: "Biri birini velayetine aldığı zaman artık terekesini
almak da diyetini ödemek de onun üzerine düşer."
32233. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi birinin elinde Müslüman olduğu zaman, artık Müslüman olanın
terekesi de diyetini ödemek de onu Müslüman edene ait olur.''
32234. Abdulazız b. Ömer
bildiriyor: "Birinin elinde Müslüman olduktan sonra geride bir kız çocuğu
bırakarak ölen zimmı biri konusunda babam, malının yarısını kızına, diğer
yarısını elinde Müslüman olduğu kişiye verdi."
32235. Mesruk
bildiriyor: Deylem'den gelen bir adam bizde misafir olmuştu. Adam geride üçyüz
dirhem bırakıp ölünce İbn Mes’ud'a gelip bunların ne olacağını sordum. İbn
Mes’ud: "Adamın sizden bir evliliği var mıydı? Veya içinizden birinin onun
üzerinde vela akdi var mıydı?" diye sorduğunda: "Hayır!"
karşılığını verdik. Bunun üzerine İbn Mes’ud:"O zaman burada (beytülmalda)
ona mirasçı olacak çoktur" dedi.
32236. Ebu'I-Eş'as,
azatlısından naklediyor: Hz. Ömer'e, elimde Müslüman olan ve himayeme girdiğine
dair akit yaptıktan sonra ölen kişi hakkında sorduğumda şöyle dedi: "Şayet
mirasçısı yoksa malı üzerinde sen herkesten daha fazla hak sahibisin. Ancak
mirasçısı yoksa ve sen de onun malını almayı kabul etmezsen işte beytulmal,
oraya devrederiz."
32237. Ebu Mudrik
bildiriyor: Sevad bölgesi ahalisinden Habeşı adından biri Hz.
Ali'ye gelip onu kendi
velisi yapmak istedi. Hz. Ali bunu kabul etmeyince adam Abbas'a (veya İbn
Abbas'a) gitti o da onu kabul etti.
32238. Osman b. Giyas
bildiriyor: Birinin elinde Müslüman olan (ve ölen) kişi konusunda Hasan(-ı
Basri)'nin şöyle dediğini işittim: "Şayet ölenin kızkardeşi yoksa terekesi
elinde Müslüman olduğu kişiye aittir. Ancak kızkardeşi varsa malonundur, zira
kızkadeşi onun malında herkesten daha fazla hak sahibidir."
32239. İbn Sirin
naklediyor: Adamın biri Ebu'I-Huzeyl'in elinde Müslüman oldu.
Geriye onbin dirhem
bırakarak da öldü. Bunun üzerine Ebu'I-Huzeyl bu parayı alıp Ziyad'a geldi.
Ziyad ona: "Sen bu parada herkesten daha çok hak sahibisin" deyince,
Ebu'I-Huzeyl: "Bu paraya ihtiyacım yok" karşılığını verdi. Ziyad ona:
"Ama mirasçısı sensin" deyince Ebu'I-Huzeyl yine parayı almayı kabul
etmedi. Bunun üzerine Ziyad parayı alıp beytulmala koydu.
*
''Elinde Müslüman Olsa
da Terekesinden Ona Birşey Düşmez" Diyenler
32240. Şa'bi ile
Hasan(-ı Basri) şöyle derler: "Böylesi bir kişinin terekesi de diyetini
ödemek de Müslümanlara düşer."
32241. Davud b. Ebi
Abdillah bildiriyor: Bir sütannemiz vardı ve bunun bir oğlu elimizde Müslüman
olmuştu. Çocuk geride mal bırakıp da ölünce durumu Şa’bi'ye sordum. Bana:
"Malı annesine ver'' dedi.
32242. Şa’bi der ki:
"Ancak mık verilmiş biri için bir veladan bahsedilebilir."
32243. Yunus naklediyor:
Bir müslümanın dostu olup da elinde Müslüman olan biri hakkında Hasan(-ı Basri)
şöyle dedi: "Onu Müslüman eden kişi, ona mirasçı olamaz. Ancak ölen kişi
dilerse malının tümünü ona vasiyet edebilir."
*
Ölen ve Geride Bilinen
Bir Mirasçı Bırakmayan Kişi
32244. Hz. Aişe
bildiriyor: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlılarından biri
hurma ağacından düşüp öldü. Geride mal bırakmasına rağmen mirasçı olarak ne bir
çocuk, ne de bir dost bırakmıştı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Malını köyünün halkından birine verin."
32245. Muhammed b.
Abdirrahman b. Sevban naklediyor: Cürhüm kabilesinden bir adam Sera dağında
öldü ve geriye mal bıraktı. Durumu Hz. Ömer'e yazıyla bildirildiğinde Ömer,
Şam'a, Cürhüm kabilesinden birini bulmaları (ve malı ona vermeleri) yönünde bir
cevap yazdı. Ancak Şam'da Cürhümlü tek bir kişi dahi bulunamadı. Bunun üzerine
Ömer adamın malını içlerinde öldüğü topluluğun arasında paylaştırdı.
32246. Abdurrahman b. Amr
b. Sehl bildiriyor: "Hz. Osman zamanında hiçbir dostu ve yakını olmayan
bir adam geriye mal bırakarak ölünce, Hz. Osman adamın malını beytulmala
devretti."
32247. Şa’bi naklediyor:
Mesruk'a, ölüp de geriye ne bir azatlı köle, ne de mirasçı bırakan adamın
durumu sorulduğunda: "Malı, ölen kişinin belirttiği yere verilir. Ancak
herhangi bir vasiyette bulunmamışsa beytulmala devredilirı! dedi.
32248. Abdullah b.
Bureyde, babasından naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yanındayken adamın biri gelerek: "Ya Resulallah! Yanımda Ezd kabilesinden
bir adamın terekesi var, ama bu terekeyi verebileceğim bir Ezd'li
bulamıyorum" dedi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona:
"Git, bir yıl boyunca Ezd'li birini ara ve terekeyi ona ver" buyurdu.
Adam gitti ve yedi yıl sonra gelip: "Ya Resulallah! Malı kendisine
verebileceğim bir Ezd'li bulamadım" dedi. Bunun üzerine Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Git ve karşılaştığın ilk Huzaili birine
ver" buyurdu. Adam dönüp gidince de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) "Adamı bana geri çağırın" diye emirverdi. Adam geldiğinde ise
ona: "Git ve Huzaa kabilesinden en yaşlı olan kişiye ver" buyurdu.
32249. Yahya b. Ca'de
naklediyor: Adamın biri öldü ve geride bir asa be bırakmadı.
Bunun üzerine Hz. Ömer
şöyle dedi: "Öfkelendiğinde öfkelenen (dostları) ve komşuları olanlar ona
mirasçı olur."
32250. Süleyman b. Yesar
bildiriyor: Habeşli bir adam vefat edince terekesi Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) getirildi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Bir varisi var mı, bakın" buyurdu. Ancak adama bir mirasçı
bulamadılar. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Burada bulunan Müslüman Habeşlileri bulun ve terekeyi onlara
verin.''
*
Ölüp de Geriye Ne Bir
Asabe, Ne de Mirasçı Bırakan Adama Kim Mirasçı Olur?
32251. Amr b. Şuayb,
babasından, o da dedesinden naklediyor: Amr b. el-As, ölüp de geriye mirasçı
bırakmayan rahibin terekesi konusunda Hz. Ömer'e bir yazı yazınca, Ömer:
"Terekesini onun cizyesini karşılayanlara ver" şeklinde bir cevap
yazdı.
32252. Muğire
naklediyor: Ölüp de geride mirasçı bırakmayan kişinin terekesi hakkında
İbrahim(-i Nehai): "Terekesi, ödedikleri haraçta yardımcı olsun diye
köylülerine verilir" dedi.
32253. Muğire naklediyor:
Hasan(-ı Basri)'ye, "Zimmilerden olan bir kadından bir şey satın alan ve
henüz bir vereceği kalan, ancak ödeme için kadını aramasına rağmen bulamayan
adam bu meblağı beytulmala devredebilir mi?" diye sorduğumda, bana: .
"Evet" dedi.
*
Kelale Kategorisinde
Olanlar Kimlerdir?
32254. İbn Abbas der ki:
Hz. Ömer'i son gören kişi bendim ve: "Kelale, çocuğu olmayan
kişilerdir" dediğini işittim.
32255. Hz. Ebu Bekr der
ki: "Kelale hakkında bir görüşüm var, şayet doğru ise Allah'tan, yanlış
ise de şeytandandır. Bana göre kelale, ölenin çocuk ve baba dışında bıraktığı
akrabalardır."
32256. Hasan b. Muhammed
bildiriyor: İbn Abbas bana şöyle dedi: "Kelale, çocuğu ve babası olmayan
kişidir."
32257. Ukbe b. Amir der
ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabını kelale meselesi
kadar sıkıntıya sokan başka bir mesele olmamıştır."
32258. Şu' be
bildiriyor: Hakem (b. Uteybe)'ye kelale meselesini sorduğumda şöyle dedi:
"Çocuk ve baba dışındaki akrabalardır."
32259. Kasım bildiriyor:
Sa'd b. Malik, ''... Erkek veya kız kardeşi bulunursa ... ''[Nisa, 12] ayetini
" ... Annebir erkek veya kız kardeşi bulunursa ... " şeklinde okudu.
32260. İbn Abbas der ki:
"Kelale, baba ile oğul dışında kalan akrabalardır."
32261. Sumayt
bildiriyor: Hz. Ömer şöyle derdi: "Kelale, baba ile oğul dışında kalan
akrabalardır."
32262. İbn Abbas der ki:
''Kelale, ölen kişinin kendisidir.''
*
Vela Hakkının Satılması
veya Hibe Edilmesi ve Bunu Mekruh Görenler
32263. İbn Ömer der ki:
''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vela hakkının satılmasını ve hibe
edilmesini yasakladı."
32264. Hz. Ali der ki:
''Vela hakkı sözleşme gibidir ne satılır, ne de hibe edilir. Yüce Allah onu
hangi konuma koymuşsa siz de orada bırakın.''
32265. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: ''Vela, neseb gibidir. Kişi nesebini satabilir mi?''
32266. İbn Abbas der ki:
''Vela hakkı ne satılır, ne de hibe edilir.''
32267. Hz. Ömer der ki:
"Vela, (anne tarafından) akrabalık gibidir; ne satılır ne de hibe
edilir.''
32268. Said b. el-Müseyyeb
der ki: "Vela, nesep gibidir ne satılır, ne de hibe edilir.''
32269. Suveyd b. Gafele
der ki: "Vela, neseptir (akrabalıktır) ne satılır, ne de hibe
edilir."
32270. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Vela hakkı ne satılır, ne de hibe edilir."
32271. Hasan ile İbn
Sirin: "Vela da bir akrabalıktır ve ne satılır, ne de hibe edilir"
dediler.
32272. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Vela hakkı ne satılır, ne de hibe edilir."
32273. Tavus der ki:
"Vela hakkı ne satılır, ne de hibe edilir."
*
Vela Hakkının Hibe Edilmesine
Ruhsat Verenler
32274. Amr (b. Dinar)
bildiriyor: Meymune, Süleyman b. Yesar'a olan vela hakkını İbn Abbas'a hibe
etti.
32275. Mansur
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye, azat edilen birinin gidip de başka birisinin
velayetine girmesini sorduğumda: "Köleyi azat eden kişi bu hakkı ona hibe
etmedikten sonra böylesi bir velayeti kabul edemez" dedi.
32276. Ebu Bekr b. Amr
b. Hazm naklediyor: Muharib kabilesinden bir kadın
kölesinin vela hakkını
köleye hibe edip onu azat etti. Köle de kendi kendini azat edip gitti kendisini
Abdurrahman b. Amr b. Hazm'a hibe etti. Kadın öldüğü zaman da kadının velileri
olayı Hz. Osman'a taşıdılar. Osman, kölenin iddiasına dair bir delil isteyince,
köle ona delil getirdi. Bunun üzerine Osman ona: "Git ve dilediğini
velayetine gir" dedi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bunun üzerine köle gidip Abdurrahman b. Amr b. Hazm'ın velayetine
girdi."
32277. ibrahim ile Şa'bi
dediler ki: "Saibenin velasının satılması veya hibe edilmesinde bir
sakınca yoktur."
32278. Katade
naklediyor: Kadının biri azatlılarının vela hakkını kocasına hibe etti. Bu
konuda Hişam b. Hubeyre şöyle dedi: "Ben, bu hakkın yaşadığı sürece
kocasına ait olduğunu, kocanın ölmesi durumunda bu hakkın kadının mirasçılarına
döneceğini düşünüyorum.''
32279. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Efendi izin verdikten sonra azatlının başkasının velayetine
girmesinde bir sakınca yoktur."
32280. Said naklediyor:
Katade, mukatebeli bir kölede olduktan sonra vela hakkının satılmasında bir
sakınca görmez, ancak köle azat edilmiş ise bunu mekruh görürdü.
32281. Mansur
bildiriyor: Vela hakkının satılması konusunu İbrahim(-i Nehai)'ye sorduğumda:
"Dinde sonradan çıkarılan bir şeydir" dedi.
32282. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadınlar, kendi azat ettikleri köleler hariç, vela hakkıyla bir
köleye mirasçı olamazlar."
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Erkek Çocukları ile Biri Başka Yerde Bulunan iki Kızçocuğunun Mirastaki
Payları
32283. Zekeriyya
naklediyor: Kadının birinin üç erkek çocuğu ve biri yanında, biri de Şam'da bulunan
iki kızçocuğu vardı. Kadın Şam'daki kızında kendisine ait mal bulunduğunu iddia
etti ve erkek çocuklarına: "Mirasımdan ona düşen pay ile yanında bulunan
malımı ondan almanızı istiyorum" dedi. Çocukları: "Tamam"
dediler. Kadın yine şöyle dedi: "Malımdan ona düşen payı da buradaki
kızkardeşinize vermenizi, bu şekilde buradaki kızımın payına siz erkek
çocuklardan biri kadar mal düşsün istiyorum." Çocuklar yine:
"Tamam" dediler. Mirası paylaştıktan sonra da Şam'daki kızı geldi ve
annesinden kendisine düşen payı istedi. Yine: "Annemin benim yanımda
herhangi bir malı yoktu" dedi. (Bunun üzerine davayı) ibrahim'e
(taşıdılar) ... ibrahim de şöyle dedi: "Her birinizden eşit miktarda mal
alınır ve kıza verilir." Amir'in de bu konuda şöyle dediğini işittim:
"Kızçocuklarına düşen iki hisseden biri alınıp Şam'da bulunan kıza
verilir. Bu şekilde her kıza bir hisse, erkek çocuklardan da her birine iki
hisse düşmüş olur."
*
Terekenin
Paylaşılmasından Önce Müslüman Olan Erkek ve Kadın
32284. Edhem es-Sedusi,
kabilesinden birilerinden naklediyor: Müslüman olan bir kadın geride Hıristiyan
olan bir anne de bırakarak öldü. Kızının terekesi paylaşılmadan önce de anne
Müslüman oldu. Hz. Ali'ye gelip bu durumu bildirdiklerinde: "Ona bir şey
düşmez" dedi. Sonra: "Kızı ne kadar mal bıraktı?" diye sorunca,
bıraktığı miktarı bildirdiler. Bunun üzerine Hz. Ali: "O zaman terekeden
ona da bir şeyler verin" dedi.
32285. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Kişi öldüğünde terekesi ailesine verilir."
32286. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Ölüm anında azat edilen veya ölüm anında Müslüman olanın hiçbir
hakkı yoktur. Çünkü haklar ölüm anında vacip olur."
32287. Husayn
bildiriyor: Bastonuna dayanmış bir ihtiyar gördüm. Bana: "Bu adam miras
paylaşımı anında Müslüman oldu, ancak mirasçı kılınmadı" denildi.
32288. Şu'be bildiriyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebl Süleyman)'a, miras paylaşımı anında
Müslüman olan kişinin durumunu sorduğumda bana: "Mirasçı olamaz"
dediler.
32289. Ma'mer
naklediyor: Miras paylaşımı esnasında azat edilen köle hakkında Zühri şöyle
dedi: "Kendisine bir şey düşmez" dedi.
*
''Tereke Paylaşılmamış
Olduktan Sonra Böylesi Bir Kişi Mirasçı Olur'' Diyenler
32290. Ebu Kılabe, Yezid
b. Katade'den naklediyor: Babası (Katade) bir Hıristiyan olarak öldü. Yezid ise
müslümandı ve Hıristiyan erkek kardeşleri vardı. Ancak Hz. Ömer onu babasına
mirasçı kılmadı. Sonra Yezid'in annesi Müslüman olarak vefat etti. Ölmesi
üzerine Yezid'in Hıristiyan olan kardeşleri Müslüman oldular ve annelerinden
kendilerine düşen payı istediler. Davayı Osman'a taşıdıklarında, Osman bu
durumu araştırdıktan sonra onları mirasçı kıldı.
32291. ikrime der ki:
"Hıristiyan birinin (Müslüman olan) akrabası öldüğünde terekesi paylaşılıp
maldan az bir şey kalırsa ve bu Hıristiyan kişi Müslüman olursa bu maldan
payalır,"
32292, Hasan(-ı Basri)
der ki: "Miras paylaşımı üzerine Müslüman olan kişi tereke taksim
edilmedikten sonra mirasçı olur. Miras üzerine azat edilen köle de, tereke
miras edilmemiş olduktan sonra mirasçı olur,"
32293, Hz. Ali der ki:
"Her kim kendi miras payı için Müslüman olursa payını alır.''
32294. Zekeriyya b. Ebi
Zaide bildiriyor: Şu miras meselelerini Firas'tan aldım ve Firas, bunları
kendisine Şa'bi'nin yazdırdığını iddia etti:
1 Zeyd b. Sabit ile İbn
Mes’ud'a göre; anne-bababir olan kardeşler ile annebir kardeşlerin hem erkek,
hem de kız çocukları bir paya ortak edilebilirler. Hz. Ali ise anne-bababir
olan kardeşlerin değil, sadece annebir olan kardeşlerin çocukları için öylesi
bir ortaklığın olabileceğini söyledi.
2. Hz. Ali ile Zeyd,
babaannenin, oğlu varken mirasçı olamayacağına hükmettiler.
Abdullah ise babaanneye
oğlun yanında altıdabir pay verdi.
3. Ölen bir kadından
geriye Müslüman bir anne, kafir ve köle olan kardeşler konusunda Hz. Ali ile
Zeyd, kadının annesine altıdabir, anne tarafından asabesine de üçteiki
verilmesine hükmettiler. Hz. Ali ile Zeyd, Müslüman ve özgür olan bir kadına
kafir ile köleleri mirasçı kılmazlar ve bunların (Müslüman olan mirasçıyı) ne
kısmen, ne de tamamen mirastan düşüremeyeceğini düşünürlerdi. İbn Mes'ud ise
bunların kişiyi mirastan kısmen veya tamemen düşürebileceklerini ancak mirasçı
olamayacaklarını düşünürdü. Böylesi bir konuda da İbn Mes'ud, malın
altıdabirinin anneye, geriye kalanın da asabeye verilmesine hükmetti.
4. Ölen kadından geriye
kalan koca, annepir kardeşler ve köle bir oğul konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle
hüküm verdiler: "Malın yarısı kocaya, üçtebiri kardeşlere, geriye kalan da
asabeye verilir." Abdullah ise şöyle hüküm verdi: "Malın dörttebiri
kocaya, geriye kalan da asabeye verilir."
5. Ölen kadından geriye
kalan Müslüman bir anne ile kafir ve köle kardeşler konusunda Hz. Ali ile Zeyd
şöyle hüküm verdiler: "Malın üçtebiri anneye, geriye kalanı da asabeye
verilir." Abdullah ise şöyle hüküm verdi: "Malın altıdabiri anneye,
geriye kalanı da asabeye verilir."
6. Asabesi olmayan bir
kadından geriye kalan koca ve annebir kardeşler konusunda Zeyd şöyle hüküm
verdi: "Malın yarısı kocaya, üçtebiri de kardeşlere verilir." Hz. Ali
ile Abdullah ise şöyle hüküm verdiler: "Geriye kalan annebir kardeşlere
redde yapılır." Çünkü farz olan haklar taksim edildikten sonra kalanı
kocaya redde yapmazlar; ancak anne tarafından bilinen en alttaki akrabaya redde
yaparlardı.
7. Ölen bir kadından
geriye kalan anne hususunda hepsi de malın üçtebirinin anneye verileceği ne
hükmettiler. Hz. Ali ile İbn Mes'ud kalanın da anneye redde yapılacağına
hükmederler.
8. Ölen bir adamdan
geriye kalan anne-baba bir olan kızkardeş ve anne konusunda hepsi de malın
yarısının anne-baba bir olan kızkardeşe, üçtebirinin de anneye verileceğine
hükmettiler. Hz. Ali ile Abdullah geriye kalan bir hissenin payları oranınca
tekrar kendilerine redde yapılacağına hükmederler. Buna göre de kızkardeşe
beşte üç, anneye ise beştebir verilmiş olur.
9. Ölen adamdan geriye
kalan bababir olan bir kızkardeş, bir nine bir de hanım konusunda hepsi de
malın yarısının kızkardeşe, dörttebirinin hanımına ve bir hisse de nineye
verileceği ne hükmettiler. Hz. Ali de geriye kalanı payları oranınca kızkardeş
ile nineye redde yaptı. Abdullah ise tek mirasçı olmadığı sürece nineye redde
yapmadığı için kalanı kızkardeşe redde yaptı.
10. Ölen kadından geriye
kalan bir anne ve annebir kızkardeş konusunda hepsi de malın üçtebirinin
anneye, altıdabirinin de kızkardeşe verileceğine hükmettiler. Hz. Ali geriye
kalanı payları oranınca onlara geri redde yaptı. Buna göre anneye üçteiki,
kızkardeşe de üçtebir düşmüş olur. Abdullah ise anne varken annebir kardeşlere
redde yapmadığı için geriye kalanı anneye redde yaptı. Bu şekilde de anneye
altıdabeş, kızkardeşe de altıdabir düşmüş olur.
11. Ölen kadından geriye
kalan anne-baba bir olan bir kızkardeş ile bababir olan bir kızkardeş konusunda
hepsi de malın yarısının anne-bababir olan kızkardeşe, altıdabirinin de bababir
kızkardeşe verilmesine hükmetti. Hz. Ali geriye kalanı payları oranınca geri
onlara redde yaptı. Bu şekilde anne-bababir olan kızkardeş dörtte üç, bababir
olan kızkardeş de dörttebir almış olur. Abdullah ise anne-bababir olan
kızkardeş varken bababir kızkardeşe redde yapmadığı için malın geriye kalanını
annebababir olan kızkardeşe redde yapar. Bu şekilde de anne-bababir kızkardeşin
payı altıdabeş olurken, bababir olan kızkardeş de altıdabir almış olur.
12. Ölen kadından geriye
kalan anne-bababir olan kardeşler ile anne konusunda hepsi de malın
altıdabirinin annesine, üçtebirinin de kardeşlerine verilmesine hükmettiler.
Hz. Ali geriye kalanı payları oranınca geri kendilerine redde yaptı. Buna göre
anne malın üçtebirini, kardeşler de üçte ikisini almış olurlar. Abdullah ise
kalanı anneye redde yaptı. Buna göre de anne malın üçteikisini, kardeşler de
üçtebirini almış olurlar.
13. Ölen kadından geriye
kalan kızçocuğu ile oğlun kızı konusunda hepsi de malın yarısının kızına,
altıdabirinin de oğlunun kızına verilmesine hükmettiler. Hz. Ali geriye kalanı
payları oranınca geri onlara redde yaptı. Abdullah ise geriye kalanı sadece
kıza redde yaptı.
14. Ölen kadından geriye
kalan kızçocuğu ile nine konusunda hepsi de malın yarısının kıza, altıdabirinin
de nineye verilmesine hükmettiler. Hz. Ali geriye kalanı payları oranınca geri
onlara redde yaptı. Abdullah ise geriye kalanı sadece kıza redde yaptı.
15. Ölen kadından geriye
kalan kızçocuğu, oğlun kızı ile anne konusunda hepsi de malın yarısının
kızçocuğuna, altıdabirinin oğlun kızına, altıdabirinin de anneye verilmesine
hükmettiler. Hz. Ali geriye kalanı payları oranınca geri onlara redde yaptı.
Abdullah geriye kalanı kızçocuğu ile anneye redde yaptı. Zeyd b. Sabit ise
geriye kalanın hepsini beytulmala devretti. Zira Zeyd mirasçıya farz olan hakkı
dışında hiç redde yapmaz ve Yüce Allah'ın farz kıldığı hak dışında ilaveten bir
şey vermezdi.
16. Ölen kadından geriye
kalan ve aynı zamanda asabesi olan annebir erkek ve kızkardeşler konusunda da
şöyle hüküm verdiler: "Malın üçtebirini aralarında eşit bir şekilde
paylaşırlar. Geriye kalan üçteiki ise sadece erkekler arasında
paylaştırılır."
32295. Amir naklediyor:
Şureyh'e, bir köle azat edilmesini ve Yüce Allah yolunda bağışta bulunulmasını
vasiyet eden birinin durumu sorulduğunda şöyle dedi: "Bunlardan her birine
kendi bedelleri nispetince mal ayrılır."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Yüce Allah'ın Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Has Kıldığı Faziletler