sÜnen bn- mace

bablar konular numaralar

tahare

<< 529 >>

devam: 78- bevln sabet ettĞ yern nasil yikanacaĞl

 

حَدَّثنَا أَبُو بَكْرِ بْن أَبِي شَيْبَةَ. حَدَّثنَا عَلِيّ بْن مسهر، عَنْ مُحَمَّد بْن عمرو، عَنْ أَبِي سلمة، عَنْ أَبِي هُرَيْرَة؛ قَالَ:

 - دخل أعرابي المسجد، ورَسُول اللَّه صَلى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمْ جالس. فَقَالَ: اللهم اغفر لي ولمحمد. ولا تغفر لأحدٍ مَعَنا. فضحك رَسُول اللَّه صَلى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمْ وَقَالَ: ((لَقَدْ احتظرت واسعا)) ثُمَّ ولى. حَتَّى إِذَا كَانَ فِيْ ناحية المسجد فشج يبول. فَقَالَ الأعرابي، بَعْد أَن فقه، فقام: إلي. بأبي أَنْت وأمي. فلم يؤنب ولم يسب. فَقَالَ: ((أَن هَذَا المسجد لا يبال فيه. وإنما بني لذكر اللَّه وللصلاة)). ثُمَّ أمر بسجل مِنْ ماء، فأفرغ عَلَى بوله.

 

ebu hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir :

 

bir a'rabi mescid'e girdi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) oturuyordu. a'rabi: allah'ım! bana muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e mağfiret kıl ve ikimize mağfiret eylerken, hiç kimseye mağfiret etme, dedi. bunun üzerine resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gülümseyerek:

 

«sen gerçekten pek geniş olan bir şeyi daralttın.» buyurdu. sonra adam geri dönüp, mescidin bir kenarına varınca ayaklarını açıp işedi. daha sonra a'rabi, suçluluğunu anlayınca kalkıp:

 

babam, annem sana feda olsun. bana (merhamet et) dedi. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu azarlamadı ve sebetmedi. sonra (a'rabiye hitaben) :

 

«Şüphesiz bu mescidde işenmez. bu, ancak allah'ı anmak ve namaz için yapılmıştır.» buyurdu. daha sonra su dolu bir kova getirilmesini emretti. a'rabi'nin bevli üzerine döküldü.

 

aÇiklama 530’da