11- (mahsÜlÜn) ÜÇte
br ve dÖrtte br karŞiliĞinda mÜzarea (arazy kraya verme) ruhsati babi
حدّثنا
مُحَمَّدُ
بْنُ
الصَّبَّاح.
أَنْبَأَنَا
سُفْيانُ
بْنُ
عُيَيْنَةَ,
عَنْ عَمْرو
بَنِ
دِينَار؛
قَالَ: قُلْتُ
لِطَاوُسٍ،
يَا أَبا
عَبْدِ الرَّحْمَنَ!
لَوْتَرَكْتَ
هذِهِ
المُخَابَرَةَ،
فَإنَّهُمْ
يَزْعُمُونَ
أَنَّ رَسُولَ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم نهى
عَنْهُ. فَقَالَ
: أَيْ
عَمْرُو!
إِنِّي
أُعِنُهُمْ
وَأُعْطِيهِمْ.
وَإِنَّ
مُعَاذَ بْنَ
حَبَلٍ أَخَذَ
النِّاسَ
عَلَيْهَا
عِنْدَنَا.
وَإنَّ أَعْلَمَهُمْ
(( يَعْنِي
ابْنَ
عَبَّاسٍ))
أَخْبَرَنِي
أَنَّ
رَسُولَ
اللهِ صلى
الله عليه وسلم
لَمْ يَنْهَ
عَنْهاَ
وَلكِنْقَالَ((
لأَنْ يَمْنَحَ
أَحَدُكُمْ
أَخَاهُ،
خَيْرٌ لَهُ
مِنْ أَنْ
يَأْخُذَ
عَلَيْهاَ
أَجْراً مَعْلُومَاً)).
amr bin
dinar'dan; Şöyle demiştir: ben tavûs'a; yâ ebâ abdirrahmân! keşke şu muhabere
şini bırakaydın. Çünkü resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in bunu
yasakladığını söylüyorlar, dedim. tavus (r.a.): ey amr! ben (arazimi kiraya
verdiğim) kimselere yardım (kolaylık) ederek (arazimi) veriyorum. Şüphesiz muaz
bin cebel (r.a.) de bizim yanımızda (yâni yemen'de vali iken) halkı muhabere
şlemi üzerinde tuttu (ruhsat verdi). ve (muhabere hükmünden) herkesten ziyâde
haberdar olan zât (yâni lbn-i abbâs) (r.a.) bana haber verdi ki, resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) muhabere işlemini yasaklamadı ve lâkin buyurdu
ki: «Şüphesiz birinizin, arazisini ziraat için (din) kardeşine karşılıksız
vermesi, o arazi karşılığında belirli bir ücret almasından kendisi için
hayırlıdır.
aÇiklama: 2464