devam: 31- ÖlÜmÜ
hatirlamak ve ona hazfrlanmak babi
حدّثنا
أَحْمَدُ
بْنُ ثَابِتٍ
الْجَحْدَرِيُّ
وَعُمَرُ
بْنُ شَبَّةَ
بْنِ
عَبِيدَةَ؛
قَالاَ:حدّثنا
عُمَرُ بْنُ
عَلَيٍّ. أَخْبَرَنِي
إسَمَاعِيلُ
بْنُ أَبِي
خَالِدٍ عَنْ
قَيْسِ بْنِ
أَبِي
حَازِمٍ،
عَنْ عَبْدِ
اللهِ بْنِ
مَسعُودٍ،
عَنِ
النَّبِيِّ
صلى الله عليه
وسلم ؛ قَالَ:
((إِذَا
كَانَ أَجَلُ
أَحَدِكُمْ
بِأَرْضٍ،
وأَوْثَبَتْهُ.
الْحَاجَةث.
فَإِذَا
بَلَغَ
أَقْصى
أَثَرِهِ،
قَبَضَهُ
اللهُ سُبْحَانَهُ.
فَتَقُولُ
الأَرْضُ،
يَوْمَ الْقِيَامَةِ:
رَبِّ! هذَا
مَا
اسْتَوْدَعْتَنِي)).
abdullah bin
mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle buyurmuştur: birinizin eceli bir yerde olduğu zaman ihtiyaç - iş onu
oraya sıçratır. sonra kalan ömrünün sonuna varınca, allah sübhanehu onun ruhunu
(orada) alır. kıyamet günü de o yer: ey rabb'im! şte bu, bana emanet ettiğin
(cesed)dir, der.
not: zevaid'de
şöyle denilmiştir: bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır.