sÜnen bn- mace

bablar konular numaralar

ktabu’z-zÜhd

<< 4268 >>

devam: 32 - mezar ve cesedn ÇÜrÜmesi hakkinda gelen hadisler babi

 

حدّثنا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ. ثنا شَبَابَةُ عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:  ((إِنَّ الْمَيِّتَ يَصِيرُ إِلَى الْقَبْرِ. فَيُجْلَسُ الرَّجُلُ الصَّالِحُ فِي قَبْرِهِ، غَيْرَ فَزِعٍ وَلاَ مَشْعُوفٍ. ثُمَّ يُقَالُ لَهُ: فِيمَ كُنْتَ؟ فَيَقُولُ: كُنْتُ فِي الإِسْلاَمِ. فَيُقَالُ لَهُ: مَاهذَا الرَّجُلُ؟ فَيَقُولُ: مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم، جَاءَنَا بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ عِنْدِ اللهِ فَصَدَّقْنَاهُ. فَيُقَالُ لَهُ: هَلْ رَأَيْتَ اللهَ؟ فَيَقُولُ: مَا يَنْبَغِي لأَحَدٍ أَنْ يَرَى اللهَ؛ فَيُفْرَجُ لَهُ فُرْجَةٌ قِبَلَ النَّارِ. فَيَنْظرُ إِلَيْهَا يَحْطِمُ بَعْضُهَا بَعْضاً. فَيُقَالُ لَهُ: انْظرْ إِلَى مَا وَقَاكَ اللهُ. ثُمَّ يُفْرَجُ لَهُ قِبَلَ الْجَنَّةِ. فَيَنْظُرُ إِلَى زَهْرَتِهَا وَمَا فِيهَا. فَيُقَالُ لَهُ: هذَا مَقْعَدُكَ. وَيُقَالُ لَهُ: عَلَى الْيَقِينِ كُنْتَ. وَعَلَيْهِ مُتَّ. وَعَلَيْهِ تُبْعَثُ، إِنْ شَاءَ اللهُ. وَيُجْلَسُ الرَّجُلُ السُّوءُ فِي قَبْرِهِ فَزِعاً مَشْعُوفاً. فَيُقَالُ لَهُ: فِيمَ كُنْتَ؟ فَيَقُولُ: لاَ أَدْرِي. فَيُقَالُ لَهُ: مَاهذَا الرَّجُلُ؟ فَيَقُولُ: سَمِعْتُ النَّاسَ يَقُولُونَ قَوْلاً فَقُلْتُهُ. فَيُفْرَجُ لَهُ قِبَلَ الْجَنَّةِ. فَيَنْظُرُ إِلَى زَهْرَتِهَا وَمَا فِيهَا. فَيُقَالُ لَهُ: انْظُرْ إِلَى مَاصَرَفَ اللهُ عَنْكَ. ثُمَّ يُفْرَجُ لَهُ فُرْجَةٌ قِبَلَ النَّارِ. فَيَنْظُرُ إِلَيْهَا. يَحْطِمُ بَعْضُهَا بَعْضاً. فَيُقَالُ لَهُ: هذَا مَقْعَدُكَ. عَلَى الشَّكِّ كُنْتَ. وَعَلَيْهِ مُتَّ. وَعَلَيْهِ تُبْعَثُ، إِنْ شَاءَ اللهُ تَعَالَى)).

 

في الزوائد: إسناده صحيح.

 

ebu hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Öiü mezar'a konulur. salih kişi kabrinde endişesiz ve korkusuz oturtulur. sonra ona: sen hangi dinde idini diye sorulur. o: ben îslam dininde idim, diye cevab verir. sonra ona: Şu adam nediri diye sorulur. o da: muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) allah'ın resulüdür. o, bize allah katından apaçık ayetler getirdi. biz de o'nu doğruladık, diye cevab verir. daha sonra bu ölüye: sen allah'ı gördün müi diye sorulur. o da: hiç bir kimse allah'ı görmeye layık değildir, diye cevab verir. bu soru ve cevablardan sonra o'nun için ateş tarafına bir pencere açılır. Ölü o'na bakarak ateş alevlerinin birbirini kırıp yenmeye çalıştığını görür. sonra ona: allah'ın seni koruduğu ateş'e bak, denilir. sonra onun için cennet tarafına bir pencere açılır. o da bu defa cennetin süsüne ve ni'metlerine bakar ve kendisine: şte bu güzel yer sen'in makamındır, denildikten sonra: sen (dünyada) samimi iman üzerinde idin, bu sağlam man üzerine öldün ve (kıyamet günü) inşaallah iman üzerine dirileceksin, denilir.

 

kötü kişi de dehşet ve korku içinde mezarında oturtulur ve kendisine: sen hangi dinde idini diye sorulur. kendisi: bilmiyorum, diye cevab verir. sonra ona: Şu adam nediri diye sorulur. o da: halk (onun hakkında) bir söz (yani nebi olduğunu) söylüyordu. ben de o sözü söyledim, der. bunun üzerine onun için cennet tarafına bir pencere açılır. o da cennetin süsüne ve içindeki (ni'met) lere bakar. sonra kendisine: allah'ın senden geri çevirdiği cennet'e bak, denilir. daha sonra o'nun için ateş tarafına bir pencere açılır. bu kere ateşe alevlerinin bazısı bazısını kırıp yenmeye çalıştığı halde bakar ve bunun üzerine ona: şte bu, senin yerindir. (slam'a inanmak bakımından) şüphe üzerinde (yaşadı) idin, şüphe üzerine öldün ve inşaallah teala (kıyamet günü) şüphe üzerine diriltilirsin, denilir.

 

not: zevaıd'de bunun senedinin sahih olduğu söylenmiştir.