|
yusuf 16 |
وَجَاؤُواْ أَبَاهُمْ
عِشَاء
يَبْكُونَ |
16. akşam ağlaya
ağlaya babalarına geldiler.
bu buyruğa dair
açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:
1- hz. ya'kuba verilen haber:
2- gözyaşları neye alamettiri
1- hz. ya'kuba verilen
haber:
yüce allah'ın:
"akşam ... babalarına geldiler" buyruğu geceleyin babalarına
geldiler, demektir. buradaki; "akşam" kelimesi zarf oluphal
mahallinde de kullanılabilir. akşamleyin geliş sebebleri, karanlıkta mazeret
beyan etme güçleri daha ileri olsun diyedir. bundan dolayı sen gece vakti
muhtaç olduğun bir şeyi isteme, çünkü haya gözlerdedir. herhangi bir hata
dolayısıyla da gündüzün özür dileme, çünkü özür dilerken dilin dolaşabilir.
rivayet olunduğuna göre
ya'kub (a.s) onların ağlayışlarını işitince, ne oluyor sizei koyunlara bir şey
mi oldui diye sormuş. onlar, hayır deyince, peki yusuf neredei diye sormuş. bu
sefer onların. biz birbirimizle yarışmaya gittiğimizde, kurt onu yedi demeleri
üzerine, hz. ya'kub ağlayarak feryadı basmış; peki gömleği neredei diye sormuş
... İleride buna dair açıklama -yüce allah'ın izniyle- gelecektir.
es-süddi ve İbn hibban
der ki: kardeşleri: yusuf'u kurt yedi deyince, hz. ya'kub bayılarak yere
düşmüş. üzerine su dökmüşler, hareket etmemiş, seslenmişler cevab vermemiş.
vehb der ki: yehuda ellerini hz. ya'kub'un nefes alıp verdiği yerlere koymuş,
nefes aldığını farkedememiş, hiçbir damarı hareket etmemiş. yehuda kardeşlerine
bunun üzerine şöyle demiş: din (kıyamet) günü hesaba çekecek olandan vay
halimize! kardeşimizi kaybettik, babamızı öldürdük. hz. ya'kub ancak seher
vaktinin serinliğinde ayılıp kendisine geldi. ayıldığında başı rubil'in
kucağında idi. ey rubil! demiş, ben sana güvenip oğlumu teslim etmedim mii bu
konuda ben senden söz almadım mıi rubil babacığım! ağlamanı kes, ben sana
durumu bildireyim, demiş. hz. ya'kub ağlamasını kesince, kardeşi: babacığım!
biz yarış yapalım diye gittik, yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. onu
kurt yemiş, diye cevap vermiş.
2- gözyaşları neye
alamettiri
İlim adamlarımız derler
ki: bu ayet-i kerime bir kimsenin ağlayışının, sözünün doğruluğuna delil teşkil
etmediğine delildir. Çünkü bu gözyaşlarının suni olma ihtimali vardır.
İnsanlardan bazıları suni olarak gözyaşı akıtabilir, bazısı da akıtamaz.
suni gözyaşlarının
rahatlıkla anlaşılacağı da söylenmiştir. nitekim hakımin birisi şöyle der:
"gözyaşları yanaklara akıp birbirine karışınca, kimin gerçekten ağladığı,
kimin yalandan ağlaştığı açıkça ortaya çıkar."
sonrakİ sayfa İÇİn aŞaĞidakİ lİnk’e
tiklayin