secde suresİ hakkinda:
rahman ve rahim allah'ın
adı ile
mekke'de inmiştir. ancak
medine'de inmiş üç ayet mustesna. bunlar da yüce allah'ın: "mü 'min kimse
fasık kimse gibi midiri" (18) buyruğundan itibaren üç ayetin sonuna
kadardır. bu el-kelbi ve mukatil'in görüşüdür.
başkaları ise: beş ayet
mustesna, demişlerdir. bunlar da yüce allah'ın: "yanları yataklarından
uzak kalır ... ve onlara: yalanladığınız o ateşin azabını tadın, denilir"
(es-secde, 15-20) ayetleridir.
bu sure otuz ayet-i
kerimedir. yirmidokuz ayet olduğu da söylenmiştir.
sahih(i müslim)'de, İbn
abbas'tan rivayete göre peygamber (s.a.v.) cuma günü sabah namazında:
"elif; lam, mim. kitabın indirilmesi" diye başlayan es-secde
süresi'ni ve: ''İnsan üzerinden öyle bir uzun süre geçti ki, o anılma ya değer
bir şey değildi" (el-İnsan, 1) sürelerini okurdu.
ebu muhammed ed-darimi
de müsnedinde cabir b. abdullah'ın şöyle dediğine dair rivayeti kaydetmektedir:
peygamber (s.a.v.): ''elif; lam, mim. ki tabın indirilmesi ... " diye
başlayan es-secde suresi ile: ''bütün mülk elinde bulunanın şanı ne
yücedir!" (el-mülk, 1) sürelerini okumadan uyumazdı. ed-darimi dedi ki:
bize ebu'l-muğire haber verdi, bize abde, halid b. madan'dan anlattı, dedi ki:
siz el-munciye (kurtarıcı, koruyucu) süresini okuyun. o: ''elif; lam, mim.
kitabın indirilmesi" diye başlayan (es-secde süresi)'dir. bana ulaştığına
göre bir adam bu süreyi okur, ondan başka bir şey okumazmış, gunahları da pek
çokmuş. bu süre kanatlarını onun üzerine yaymış ve şöyle demiş: rabbim, sen ona
mağfiret buyur, çünkü o beni çokça okurdu. Şanı yüce rabbimiz de sürenin o adam
hakkındaki şefaatini kabul edip, şöyle buyurmuş: "siz o kimsenin lehine
herbir gunahı karşılığında bir hasene yazınız ve bir derecesini yükseltiniz.''
sonrakİ sayfa İÇİn aŞaĞidakİ lİnk’e
tiklayin