sahh- mÜslm

bablar konular numaralar  

yolcu namazi bahs

<< 748 >>

numarali hads- Şerf:

 

143 - (748) وحدثنا زهير بن حرب وابن نمير. قالا: حدثنا إسماعيل (وهو ابن علية) عن أيوب، عن القاسم الشيباني؛ أن زيد بن أرقم رأى قوما يصلون من الضحى. فقال:

 أما لقد علموا أن الصلاة في غير هذه الساعة أفضل. إن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "صلاة الأوابين حين ترمض الفصال".

 

[ش (الأوابين) الأواب المطيع. وقيل: الراجع إلى الطاعة. (ترمض) يقال: رمض يرمض، كعلم يعلم. والرمضاء: الرمل الذي اشتدت حرارته بالشمس. أي حين تحترق أخفاف الفصال، وهي الصغار من أولاد الإبل، جمع فصيل. وذلك من شدة حر الرمل].

 

{143}

bize, züheyr b. harb ile bni nümeyr rivayet ettiler. dediler kî: bize, smâîl —ki bni uleyye'dir.— eyyûb'dan, o da kaasim-i Şeybânî [61]*den naklen rivayet ettiki, zeydü'bnü erkam kuşluk zamanı namaz kılan birtakım insanlar görmüş de:

 

bu adamlar pek âlâ bilirler ki, bu saatden başka zamanda namaz kılmak daha faziletlidir. Çünkü resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :

 

«evvâbîn namazı, sıcakdan deve yavrularının ayaklan yandığı zaman kılınır.»  buyurmuşdur.» demiş.

 

 

144 - (748) حدثنا زهير بن حرب. حدثنا يحيى بن سعيد عن هشام بن أبي عبدالله. قال: حدثنا القاسم الشيباني عن زيد ابن أرقم. قال:

 خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم على أهل قباء وهم يصلون. فقال "صلاة الأوابين إذا رمضت الفصال".

 

{144}

bize, züheyr b. harb rivayet etti. (dediki): bize, yahya b. saîd, hişâm b. ebî abdillâh'dan rivayet etti. demişki: bize, kaasim-i Şeybânî, zeydü'bnü erkam'dan naklen rivayet etti. zeyd şöyle demiş:

 

resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kubalıların yanına gitti, (vardığında) onlar namaz kılıyorlardı. resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (onlara) :

 

«evvâbîn namazı, sicakdan deve yavrularının ayakları yandığı zamandır.» buyurdular.

 

 

zah:

evvâb: taat eden mânâsına mubâleğa sıygasıdır. salâtü'l-evvâbîn: allah'a çok itaat edenlerin namazı demek olur.

 

bâzıları evvâb'ın, râci' yânî dönen mânâsına geldiğini söylemişlerdir. fakat birinci mânâ hadîse daha muvâfıkdır.

 

termedu:. fi'li ramda' masdarindan alınmışdırki, kum'un güneşden pek ziyâde ısınması mânâsına gelir.

 

fisâl: fasü'in cem'i olup, deve yavruları demekdir. hadîsin mânâsı: evvâbîn namazı, güneşin sıcağından, deve yavrularının ayakları kumda yandığı zaman kılınır; demekdir. bu hadîs kuşluk namazının efdal olan vaktini bildirmektedir.

 

nevevî diyor ki: «ulemâmız, bu vaktin kuşluk namazı için en elverişli ve faziletli olduğunu söylemişlerdir. velevki kuşluk namazı, güneşin doğmasından zeval vaktine kadar caiz olsun.»