numarali
hads- Şerf:
481 - (1377) حدثني
زهير بن حرب.
حدثنا عثمان
بن عمر. أخبرنا
عيسى بن حفص
بن عاصم.
حدثنا نافع عن
ابن عمر. قال:
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول:
"من
صبر على
لأوائها، كنت
له شفيعا
أوشهيدا يوم
القيامة".
{481}
bana züheyr b. harb
rivayet elli. (dediki): bize osman b. Ömer rivayet elti. (dediki): bize îsâ b. hafs
b. Âsim haber verdi. (dediki): bize nafi', bni Ömeı'den rivayet etti. şöyîe
demiş;
ben resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem)'i
«her kim medînenin
sıkıntılarına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçı yahut şâhid olurum»
buyururken işittim.
482 - (1377) حدثنا
يحيى بن يحيى.
قال: قرأت على
مالك عن قطن
بن وهب بن
عويمر بن
الأجدع، عن
يحنس مولى
الزبير،
أخبره ؛ أنه
كان جالسا عند
عبدالله بن
عمر في
الفتنة. فأتته
مولاة له تسلم
عليه. فقالت:
إني أردت
الخروج، يا
أبا
عبدالرحمن !
اشتد علينا
الزمان. فقال
لها عبدالله:
اقعدى. لكاع !
فإني سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول: "لا
يصبر على
لأوائها وشدتها
أحد، إلا كنت
له شهيدا أو
شفيعا يوم
القيامة".
[ش
(في الفتنة)
وهي وقعة
الحرة التي
وقعت زمن يزيد.
(اقعدي لكاع)
قال أهل
اللغة: يقال
امرأة لكاع
ورجل لكع.
ويطلق ذلك على
اللئيم وعلى
العبد وعلى
الغبي الذي لا
يهتدي لكلام
غيره، وعلى
الصغير].
{482}
bize yahyâ b. yahyâ
rivayet etti, (dediki): mâlik'e, katan b. vehb b, uveymir b. ecda'dan
dinlediğim, onun da zubeyr'in azadlısı yuhannes'den naklen rivayet ettiği bu
hadîsi okudum: yuhannes katan'a şunu haber vermiş: kendisi fitne zamanında
abdullah b. Ömer'in yanında oturuyormuş.
derken abdullah'ın âzadlı bir cariyesi gelerek ona selâm vermiş ve:
— ben (buradan) çıkmak istiyorum yâ ebâ
abdirrahman! (Çünkü) fena zamana çattık; demiş. Âbdullah ona şu cevâbı vermiş :
— (yerinde) otur aptal! zira ben resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem)'i:
«eğer bir kimse
medine'nin şiddet ve sıkıntısına katlanırsa kıyamet gününde ben ona şahit yahut
şefaatçi olurum.» buyururken işittim.
483 - (1377) وحدثنا
محمد بن رافع.
حدثنا ابن أبي
فديك. أخبرنا
الضحاك عن قطن
الخزاعي، عن
يحنس مولى مصعب،
عن عبدالله بن
عمر قال: سمعت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم يقول:
"من
صبر على
لأوائها
وشدتها، كنت
له شهيدا أو شفيعا
يوم القيامة
(يعني المدينة).
{483}
bize muhammed b. rafi'
rivayet etti. (dediki): bize îbni ebi füdeyk rivayet etti. (dediki): bize
dahhâk, katan-ı huzâî'den, o da mus'ab'ın azadlısı yuhannes'ten, o da abdullah
b. Ömer'den naklen haber verdi. abdullah şöyle demiş : ben resûlullah'ı medmeyi
kasdederek :
«bir kimse onun şiddet ve
sıkıntısına katlanırsa kıyâmet ğününde o kimseye ben şâhid yahud şefaatçi
olurum» buyururken işittim.
zah 1378 de