numarali
hads- Şerf:
491 - (1385) وحدثنا
قتيبة بن سعيد
وهناد بن
السري وأبو
بكر بن أبي
شيبة. قالوا:
حدثنا أبو
الأحوص عن
سماك، عن جابر
بن سمرة. قال:
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول:
"إن
الله تعالى
سمى المدينة
طابة".
[ش
(طابة) هذا فيه
استحباب
تسميتها
طابة، وليس فيه
أنها لا تسمى
بغيره. فقد
سماها الله
تعالى
المدينة في
مواضع من القرآن.
وسماها النبي
صلى الله عليه
وسلم طيبة].
{491}
bize kuteybetû'bnü saîd
ile hennâd b. seriyy ve ebu bekr b. ebî Şeybe rivayet ettiler. (dedilerki):
bize ebû'l-ahvâs, simak'-den, o da câbr b. semure'den naklen rivayet etti.
câbir şöyle demiş: ben resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i:
«Şübhesiz ki, allah
teâlâ medine'ye tâbe ismini vermiştir.» buyururken işittim.
zah:
müslim'in bâzı
nüshalarında bu hadîsin senedinde hennâd b. seriyy'den sonra ebû kureyb dahi
zikreclilmişse de ekseri nüshalarda bu isim hazf olunmuştur.
hadîs-i şerif medîne-i
münevvere'ye tabe ismi verilmesinin müstehab olduğuna delildir. ancak başka
isim verilemiyeceğine delâlet etmez. nitekim kur'ân-ı kerim'de muhtelif
isimleriyle zikrolunmuştur. medine'nin tâbe'den başka taybe, dâr ve yesrib gibi
isimleri vardır. yesrib'in mahiyeti açıklanmıştı, kısaca medine'nin eski
ismidir ve münafıkların rağbet ettiği bir isimdir. Şimdi bile...