sahh- mÜslm

bablar konular numaralar  

talak bahs

<< 1475 >>

numarali hads- Şerf’n devami:

 

35 - (1475) قال الزهري: فأخبرني عروة عن عائشة. قالت: لما مضى تسع وعشرون ليلة، دخل على رسول الله صلى الله عليه وسلم. بدأ بي. فقلت: يا رسول الله ! إنك أقسمت أن لا تدخل علينا شهرا. وإنك دخلت من تسع وعشرين. أعدهن. فقال:

 "إن الشهر تسع وعشرون" ثم قال "يا عائشة ! إني ذاكر لك أمرا فلا عليك أن لا تعجلي فيه حتى تستأمرى أبويك". ثم قرأ علي الآية: يا أيها النبي قل لأزواجك. حتى بلغ: أجرا عظيما. قالت عائشة: قد علم، والله ! أن أبوي لم يكونا ليأمراني بفراقه. قالت فقلت: أو في هذا أستأمر أبوي ؟ فإني أريد الله ورسوله والدار الآخرة.

قال معمر: فأخبرني أيوب ؛ أن عائشة قالت: لا تخبر نساءك أني اخترتك. فقال لها النبي صلى الله عليه وسلم: "إن الله أرسلني مبلغا ولم يرسلني متعنتا". قال قتادة: صغت قلوبكما، مالت قلوبكما.

 

{35}

zührî demiş ki: bana urve, Âişe'den naklen haber verdi. aişe şöyle demiş :

 

«yirmi dokuz gece geçince resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benden başlıyarak yanıma girdi. ben :

 

  yâ resûlâllah, sen bizim yanımıza bir ay girmemeğe yemîn ettin; fakat yirmi dokuz gecede girdin. ben sayıyorum; dedim.

 

bunun üzerine:

 

«gerçekten ay (bâzan) yirmi dokuz çeker.» buyurdu. sonra:

 

«yâ Âişe! ben sana bir şey söyleyeceğim, ama annenle babana danışmadan bu hususta cevap vermeğe acele etmeyebilirsin» dedi; ve bana:

 

(ey nebi, zevcelerine söyle!..) âyetini (büyük ecir hazırladı.) kavl-i kerîmine kadar okudu.

 

aişe demiş kî: «vallahi nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ebeveynimin bana ondan ayrılmamı emretmeyeceklerini pek âlâ biliyordu. ben de:

 

  ebeveynime bu hususta mı danışacakmışımi ben allah ile resulünü ve dâr-i âhireti murâd ediyorum; dedim.»

 

ma'mer demiş ki: bana eyyûb haber verdi ki, Âişe: «benim seni ihtiyar ettiğimi kad-nlarına haber verme; demiş. nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) de ona :

 

«Şüphesiz allah beni tebliğe! olarak göndermiştir. Şaşırtıcı olarak göndermemiştir.»  buyurmuşlar.

 

katade: «kalpleriniz meyl etmiştir.» manasınadır; demiş.

 

zah için buraya tıklayın