numarali
hads- Şerf:
44 - (2570) حدثنا
عثمان بن أبي
شيبة وإسحاق
بن إبراهيم (قال
إسحاق:
أخبرنا. وقال
عثمان: حدثنا)
جرير عن الأعمش،
عن أبي وائل،
عن مسروق،
قال: قالت
عائشة:
ما
رأيت رجلا أشد
عليه الوجع من
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم. وفي
رواية عثمان -
مكان الوجع - وجعا.
[ش
(الوجع) قال
العلماء:
الوجع، هنا،
المرض. والعرب
تسمي كل مرض
وجعا].
{44}
bize osman b. ebî Şeybe
ile îshâk b. brahim rivayet ettiler. shâk : ahberunâ: osman ise: haddesenâ tabirlerini
kullandılar. (dedilerki): bize cerîr a'meş'den, o da ebû vâil'den, o da
mesrûk'dan naklen rivayet etti. (demişki): Âişe şunu söyledi:
«ben hastalığı
resûlulluh (sallallahu aleyhi ve sellem)'in hastalığından daha şiddetli bir kimse
görmedim.» osman'ın rivayetinde: «el-veceu» yerine «veccan» denilmiştir.
44-م - (2570) حدثنا
عبيدالله بن
معاذ. أخبرني
أبي. ح وحدثنا
ابن المثنى
وابن بشار.
قالا: حدثنا
ابن أبي عدي. ح
وحدثني بشر بن
خالد. أخبرنا
محمد (يعني
ابن جعفر).
كلهم عن شعبة،
عن الأعمش. ح
وحدثني أبو
بكر بن نافع.
حدثنا عبدالرحمن.
ح وحدثنا ابن
نمير. حدثنا
مصعب بن
المقدام.
كلاهما عن
سفيان، عن
الأعمش.
بإسناد جرير، مثل
حديثه.
{m-44}
bize ubeydullah b. muâz
rivayet etti. (dediki): bana babam haber verdi. h.
bize bni müsennâ ile
bni beşşâr da rivayet ettiler. (dedilerki): bize bnü ebî adiy rivayet etti.
h.
bana bişr b. hâlid dahi
rivayet etti. (dediki): bize muhammed (yâni bni ca'fer) haber verdi. bu
râvüerin hepsi Şu'be'den, o da a'meş'den naklen rivayet etmişlerdir. h.
bana ebû bekr b. nâfi'
de rivayet etti, (dediki): bize abdurrahman rivayet etti. h.
bize bni numeyr dahi
rivayet etti. (dediki): bize mus'ab b. mikdam rivayet etti. her iki râvi
süfyân'dan, o da a'meş'den cerîr'in isnadıyla onun hadîsi gibi rivayette
bulunmuşlardır.
zah:
bu hadîsi buhârî
«kitâbu'l-merdâ'da; nesâî «kitâbu't-tıb»'da; bnü mâce «cenaze» bahsinde
muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir.
veca': aslında ağrı
sızı demekse de, burada ondan murad hastal-ktır. arablar her ağrıya-sızıya
hastal-k derler. teâlâ hazretleri bilhassa nebilerini şiddetli ağrı-sızı veren
hastal-klarla ibtilâ etmiştir. Çünkü onlara herkesten ziyade iman kuvveti,
şiddetli sabır ihsan buyurmuştur. tâ ki bu sayede onlara vereceği sevabı tekmil
ve hayrı ta'mim buyursun.