SAHİH-İ MÜSLİM

Bablar Konular Numaralar

AHMED DAVUDOĞLU

194 NOLU HADİSİN ŞERHİ:

 

Bu hadisi Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesaî ve diğer bazı ulema tahric etmişlerdir. Ebu Hureyre rivayeti Tirmizi 1926 nodadır.

 

Hadîsin şanı pek büyüktür. İslam’ın mihveri onun üzerindedir.Ule madan birçokları onu bütün islami umuru toplayan dört esas hadisden biri sayarlarsa da imam Nevevi bunun doğru olmadığını, islamın asıl mihveri bunun üzerinde bulunduğunu söylüyor. Hadisi Temim'den Müslim yalnız başına rivayet etmiştir. Buhari' de Temim-i Dari 'den rivayet edilmiş hadis yoktur. Müslim'de de yalmz bu hadis vardır. Nasihat lügatta: öğüt vermek, ihlas, hayırlı işleri davet, hayırsızlardan nehiy, balı süzmek gibi birçok ma'nalara gelir. Bu kelime hakkında Hattabi şunları söylemektedir: «Nasihat: cem'iyetli bir kelimedir. Ma'nasi nasihat edilen kimseye hayırlı nasib toplamaktır. Onun veciz isimlerden ve kısa sözlerden olduğu söylenir. Arap dilinde bundan ve bir de felah kelimesinden daha ziyade dünya ve ahiret hayrım bir araya toplayan kelime yoktur. Nasihatin:

 

«Adam elbisesini dikti» sözünden alındığı söylenir. Şu halde nasihatçının nasihat verdiği kimsenin iyiliğini arama hususundaki fi'li elbisenin yırtıklarını yamamaya  benzetilmiş demektir. Nasihatin: «Balı mumdan süzdüm» sözünden alındığını soyleyenler de vardır. Bunlar sözün hile ve yalandan kurtarılmasını, balın karışık kısmından süzülnıesine benzetmişlerdir.

 

Hadisin ma'nası: Dinin direği ve kıvamı nasihattir; demektir. Nitekim; «Hacc arafedir* yani onun direği ve büyük kısmı arafedir; sözü de böyle­dir.»

 

Nasihatin tefsirine gelince: Ulemanın beyanına göre Allah'a nasihatdan murad: ona iman etmek; şeriki olmadığına kail olmak, sıfatla­rında küfre sapmamak, Allah'ı bütün kemal ve celal sıfatlariyle tavsif, cümle noksan sıfatlarından tenzih eylemek; ona taat etmek; asi olmaktan kaçınmak, Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, ona itaat edenlere muzaheret, isyan edenlere husumet, küfredenlerle cihad etmek, nimetlerini i'tiraf ile şükürde bulunmak, her işinde ihlas ve samimiyet göstermek, bütün bu sayılan vasıflara da'vet ve teşvik eylemek, bu hususta bütün insanlara yahud mümkün olanlara lütuf göstermektir.

 

Hattabî (R) : «Bu izafetin hakikati, kendi nefsine nasihat olması itibariyle kula racidir; Çünkü, Allah herhangi bir kimsenin nasihatinden müstağnidir» demiştir.

 

Allah'ın kitabına nasihat: Onun Allah kelamı olduğuna, onu Allah indirdiğine, kul sözlerinin hiç biri ona benzemediğine, kullar­dan hiç birinin onun mislini getiremiyeceğine iman etmek, sonra ona ta'zimde bulunmak, onu tecvid ve adabına riayet, harflerine dikkat ederek huşu' ile okumak, düşmanların tahrifine ve ona dil uzatanlara karşı müdafaada bulunmak, Kur'anKerîm'de beyan buyurulan her şeye inanarak tasdik etmek, ahkamına vakıf olmak, ulum ve mesellerini anlamağa çalışmak, nasihatlerinden ibret almak acaib ve garaibi hususunda tefekküre dalmak, muhkem ayetleriyle amel, müteşabih olanlarını tasdik etmek, umumunu, hususunu, nasih ve mensuhunu araştırmak, Kur'an ilimlerini neşir ve o ilimleri, o nasihatleri öğrenmeğe da'vetle olur.

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e nasihat: Onun peygamberliğini tasdik ile getirdiği şeylerin hepsine iman etmek, emir ve nehiy-lerinde ona itaat etmek, hayat ve mematanda ona muzaherette bulunmak, ona yardım edenlere muzaheret, düşmanlarına husumet göstermek, ona ta'zimde bulunmak, sünnetini ihya, da'vet ile şeriatını neşretmek, şeriattan hürmeti nefi ile onun ilimllerini öğrenmek, ma'nalarını anlamak ve bunları öğrenmeye başkalarını da'vet eylemek, okur ve öğretirken ilme hürmetkar davranmak, terbiye ve nezaket dairesinde okumak, bilmediği bir ilim hakkında söz söylememek, ulemaya hürmet ve ta'zimde bulun­mak, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ahlak ve adabiyle ahlaklanmak, onun ehl-i Beytini ve ashabını sevmek, sünnetinde bid'atçı-lık eden veya ashab-ı kiramdan birine dil uzatanların semtinden kaçmak gibi şeylerdir.

 

Müslümanların imamlarına nasihat: Onların hükümdar ve kumandan­larına ta'bir-i mahsusu ile ülu'I-emre itaat, hak uğrunda kendilerine yar­dım, hakdan ayrılmamalarını tenbih, unuttukları şeyleri veya henüz duy­madıkları müslüman haklarını lutf u nezaketle ihtarda bulunmak, onlara isyan etmemek ve halkın onlara itaat babında gönül birliğine varmasıdır.

 

Hattabî ülu'l-emrin arkasında namaz kılmayı, onunla birlikte cihada gitmeyi ona

zekat vermeyi, zulmünden korkulduğu zaman silahla ona isyan etmemeyi, yalancı medhu senalarla onu aldatmamayı ve ona hayır dua da bulunmayı da nasihattan saymış; ve bütün bunların, müslüman imamlarından ülu'l-emir devlet adamları kasdedildiğine göre olduğunu kaydettikten sonra bazan (müslümanların imamları) ta'birindede din alimleri kasdedildiğini söylemiştir. Onlara nasihat, rivayet ettiklerini kabul etmek, ahkam hususunda onlara tabi' olmak ve kendilerine hüsnü zanda bulunmaktır.

 

Amme-i müslimin'den murad: müslüman ahalidir. Bunlara nasihat din ve dünyalarına faydalı olan şeyleri kendilerine göstermek, onları eğitretmek, kusurlarını görmezden gelmek, onlara eza etmemek, yardımlarına koşmak, zararlarını gidermek, iyiliği emir; kötülüğü nehyetmek, büyüklerine hürmet, küçüklerine şefkatda bulunmak, aldatmamak, hased etmemek, kendisi için dilediğini onlar için de dilemek, kötü gördüğünü onlar için de kötü görmek, onların mallarını, canlarını, ırzlarını müdafaa etmek, kendilerini bu sayılan şeylerle ahlaklanmaya teşvik etmek ve taat-lara neşatlarını açmak gibi şeylerdir.

 

İbni Battaî diyor ki: «Bu hadis nasihate din ve islam denilebileceğine, kavle olduğu gibi fi'le de din denilebileceğine delildir. Naşir hat farz-ı kifayedir. Bazılarının yapmasıyla diğerlerinden sakıt olur. Nasihat takat nisbetinde lazım olur. Nasihati eden zat, nasihatinin kabul edileceğini ve kendine bir fenalık yapılmayacağını bilirse nasihat etmesi vacib olur. Kendisi için kötülük edileceğinden korkarsa ona nasihati terk için ruhsat vardır.»

 

Görülüyor ki nasihat, hakikaten pek çok rna'naları kendinde toplayan bir kelimedir. Lisanımızda daha ziyade (öğüt vermek) manasında kullanılan bu kelime burada yalnız o ma'na ile kalmıyor. Bilhassa bu hadis-de bütün ma'nalarına amm ve şamil olarak kullanılmıştır.