SAHİH-İ MÜSLİM

Bablar Konular Numaralar

AHMED DAVUDOĞLU

207 NOLU HADİSİN ŞERHİ:

 

Bu hadîsi Buhari îman ve Cizye bahislerinde tahric ettiği gibi diğer Kütübü sitte sahipleri dahi muhtelif yerlerde rivayet etmişlerdir.

 

Münafık lâfzı nifaktan alınmıştır. İbni Sîde'nin beyanına göre nifak: bir vecihden İslâm'a girip bir vecihden çıkmaktır. Bu kelime «Nâfikaaü'l-Yerbu'» «Ova Sıçanının deliği» ta'birinden alınmıştır. Ova sıçanının yer altında iki deliği olurmuş. Bunların biri yeryüzüne tamamiyle açık, diğeri kapalı fakat kafasıyle vurunca açılııverecek kadar hafif bulunurmuş. Bu deliğe «Nâfikaâ» denilirmiş. Hayvan onu daima gizler; ötekinden girip çıkarmış. Avcı «Kaasiâ» denilen açık deliğe gelirse o Nâfikaa'ı açarak kaçarmış. İşte ova sıçanı nasıl Nafikaa'ı gizleyip Kaasıâ'ı meydanda tutarsa münafık da küfrünü gizleyip îmanını gösterdiğinden yahud şeriatın bir kapısından girip öteki kapısından çıktığından kendisine bu isim verilmiştir. Şöyle de denilebilir: Nâfikaa' denilen deliğin dışı nasıl dümdüz yeryüzü gibi görünür fakat içi delik ise münafık da onun gibi dışı başka içi başkadır.

 

Bazıları münafık kelimesinin «Nefak» dan alındığını söylerler. Nefak: yer altındaki kanal, (tünel) demektir. Böyle bir kanalın sahibi onda nasıl gizlenirse münafık da İslâm perdesi altında gizlendiği için ona bu isim verilmiştir.

 

Hasılı münafık başkalarına içindekinin aksini gösteren kimsedir. Istılahda münafık: içinden kâfir olup dışından müslüman görünen kimsedir. Eğer bu renkli görünüş îman hususunda ise nifakı küfürdür; îmân hu­susunda değilse amel nifakıdır. Bunda fiil ve terk dahildir. Bu gün zm-dıkı da ayni şekilde izah ediyorlar. İmam Mâlik'den rivayet olunduğuna göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrindeki nifak bu günkü zındıklıktır.

 

Nifakın hakikatini anlayabilmek için. onun taksimatını bilmek icâbeder. Şöyle ki: Kalbin dört hâli vardır:

 

1-Delile dayanan mutlak i'tikad. Bu ilimdir

2-Delîîe dayanmayan mutlak i'tikad. Mukallidin i'tikadı gibi.

3 -Gayri-i mutabık i'tikad. Bu cehildir.

4 -Kalbin i'tikaddan hâli oluşu.

 

Dilin ise üç hâli vardır :

 

1-İkrar,

2-İnkâr,

3-Sükut,

 

Bunların mecmuundan, aşağıda sıralıyacağımız on iki kısım meydana gelir :        

 

1-Kalble bilerek dille ikrar. Eğer bu ikrarı sahibi kendi ihtiyari ile yaparsa o kimse hakikî mü'mindir. Cebren yaparsa z'âhire göre kâfirdir.

 

2- Kalble bilerek dille inkâr. Bu inkâr cebrî ise sahibi müslüman, ihtiyarî olursa kâfir-i muânniddir.                                                      

 

3- Kalble bilgi hâsıl, fakat dille ikrar veya inkârdan hâlî olmak, Eğer bu sükut iztirâr ise o kimse hak mü'mindir, ihtiyarî olarak susarsa ihtilaflıdır. Meselâ; bir kimse Allah'ı delili ile bildikten sonra diliyle ikrara vakit bulamadan ansızın ölse o kimse kat'i olarak mü'mindir. Fakat Allah'ı delili ile bildikten sonra kendi ihtiyarı ile ikrar etmezse imam Gazali onun da mü'min olduğunu söylemiştir.

 

4- Mukallidin i'tikadı ya ikrar ya inkâr yahud da sükut ile olur. Şayet kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa bu ikrar mukallidin imânıdır; ve bazı muhaliflere rağmen sahihtir.

 

5- Eğer mukallidin ikrarı iztirârı olursa mesele birinci surete tefer-ru' eder. Orada böylesi için, zahire göre kâfirdir dediğimize göre bura-dakine de münafık hükmünü vermek icâbeder.

 

6- Mukallidin sükut etmesi, ihtiyari ve iztirârî hallerde aynen üçün­cü kısım hükmündedir.

 

7- Mukallid kalben inkâr eder de diliyle ikrarda bulunur fakat bu ikrarı cebrî olursa kendisine münafık hükmü verilir.

 

8- Kalben inkâr ettiği halde kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa bu­na küfr-i inâdi derler ki, nifakın bir kısmıdır.

 

9- Hem kalben hem de diliyle Allah'ı inkâr eden kâfir olur.

 

10- Kalbi hâlî olan bir kimse kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa küfürden kurtulur. Mecburen ikrar ederse küfretmiş sayılmaz.

 

11- Kalbi hâlî olup diliyle inkâr eden kimsenin hükmü onuncu kıs­mın aksinedir.

 

12- Hem kalbi hem dili hâlî bir kimse tetkik ve te'emmül müdde­tini geçirmişse tekfiri vâcib olur. Münafıklığına hükmedilmez.

 

Bu taksimden anlaşılır ki, münafık, dışı içine uymayan kimsedir.