762 nolu Hadis’in
İzahı:
Bu hadîs Kadir gecesini,
o gecenin zamanını ve alâmetini bildirmektedir.
Ulemâ mezkûr gece
hakkında ihtilâf etmişlerdir. Babımız hadîsine göre «Kadir» gecesi, ramazanın
yirmiyedinci gecesidir. Buna kaail olanlar bulunduğu gibi ramazan'ın ilk
gecesi, yirmibir, yirmiüç, yirmibeş, yirmidokuzuncu gecesi olduğunu söyleyenler
hattâ ramazanın son gecesidir diyenler de bulunmuşdur.' Bâzıları sayılan bu tek
adedlerin çiftlerinde, bir takımları bütün senede; bâzıları da bütün ramazanda
olduğunu söylemişlerdir.
îmam A'zam'a göre
«Kadir» gecesi ramazandadır. Yalnız bâzı sene daha evvel, bâzı sene sonra
gelebilir. İmam Ebû Yûsuf'la Muhammed'e göre «Kadir» gecesi yer değiştirmez.
Lâkin ne zaman olduğu belli değildir. Bâzıları «îmam Ebû Yûsuf'la Muhammed'e
göre «Kadir» gecesi ramazanın yarısından sonra gelir.» demişlerdir.
îmam Şâfiîye göre bu
gece ramazanın son on günü içersindedir. Yer değiştirmez ve kıyamete kadar
devam edecekdir.
Ebû Bekr-i Râzî: Kadir
gecesi aylardan birine mahsûs değildir.» demiş; Hanefilerin de buna kaail
olduğunu söylemişdir. Filhakika Kaadı Hân: «Ebû Hanîfe 'nin meşhur kavline göre
«Kadir» gecesi bütün senenin içinde döner. Ve bazen ramazana, bâzan da başka
aylara rastlar.» demiştir.
Ashâb-ı kiramdan İbni
Mes'ûd ile İbni Abbâs (Radiyallahû anhûma) 'nın; Tabiînden îkrime ve
başkalarının kavilleri de budur.
Ashâb-ı kiramdan
Abdullah b. Zübeyr'e göre «Kadir gecesi ramazanın onyedinci gecesinde, Ebû
Saîd-i Hudrî (Radiyallahû anh)'a göre yirmibirinci gecesindedir. İmam Şafiî'nin
mezhebi de budur.
Kadir gecesinin Şaban
ayının yarısında olduğunu söyliyenler bulunduğu gibi Şîî'ler onun
kaldırıldığını iddia etmişlerdir. Bu kavli Hanefîler'e nisbet eden olmuşsa da
doğru değildir.
Rivayete nazaran
Abdullah b. Hanbes şöyle demiş: «Ebû Hureyre'ye: Halk, «Kadir» gecesinin
kaldırıldığını söylüyorlar? dedim: Ebû Hureyre: Onu söyliyen yalan yapmış;
cevâbını verdi.»
Kadir gecesinin Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yalnız bir sene olduğunu söyliyenler de
bulunmuşdur.
Bâzıları, «Kadir»
gecesinin yalnız bu ümmete mahsûs olduğunu, başka ümmetlerde böyle bir gece
bulunmadığını söylemişlerdir. Mâlikilerden İbni Habib ile başkaları bu kavli
kat'î olarak kabul etmişlerdir. Aynı kavli Cumhûr-u ulemâya nisbet edenler de
vardır.
Hâsılı «Kadir» gecesi
hakkında' kırkbeş kadar kavil vardır. Bununla beraber mefhûm-u aded sahîh bir
delîl olmadığı için ona itibar yokdur. Binâenaleyh hadîsler arasında münâfaat
bulunmamaktadır.
Bir rivayete göre İmam
Şâfiî : «Bence Nebi (SalIallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine nasıl sorulursa; öyle
cevap verirdi. «Kadir» gecesini filân gecede arayalım mı? diyenlere: Onu filân
gecede arayın derdi.» demişdir. Ulemânın ekserisi onun yirmiyedinci ramazan
gecesi olduğnu söylemişlerdir. «Kadir» gecesinin sabahında güneşin zıyasız
olarak doğmasından murâd - Tybî'nin beyanına göre- güneş doğarken insanın
gözüne gelen iplik gibi ince ziyaların görülmemesidir. Bâzıları: «Buna sebeb, o
gece yeryüzüne inen sayısız meleklerin kanatları ile güneşin ziyasını
örtmeleridir.» demişlerdir. Fakat: «O gecenin nuru güneşin ziyasına galebe
çalmışdır.» demeyi daha münasib görenler de vardır. Kadir gecesine âid
hadîslerin mühim bir kısmı oruç bahsinde gelecekdir.