981 nolu Hadis’in
İzahı:
Uşûr: Öşür'ün cem'idir.
Kaadı îyâz: «Biz, bu kelimeyi umumiyetle üstatlarımızdan aşûr şeklinde
zaptettik. Aşûr: Çıkan mahsûlün ismidir.» diyor.
«Metâliu'l-Envâr» sahibi
dahî «Şeyhlerin ekserisi bu kelimeyi damme ile uşur okuyorsa da, doğrusu
aşûrdur.» demiştir. Fakat Nevevi bu iddianın doğru olmadığını söylüyor. Ve:
«Kendisi de itirâf etti ki: Üstatların bir çoğu bu kelimeyi uşûr okumuş.
Doğrusu da budur.», diyor. .
Gayn'dan murâd:
Yağmurdur, Müslim' den başkaları bu kelimeyi «Gayl» şeklinde rivayet
etmişlerdir.
Ebû Ubeyd'in beyânına
göre «Gayl»: Büyük sel derecesine varmamak şartıyla nehirlerden akan sulardır.
İbni Sikkît: «Gayl: Yer
üzerine akan sudur.» demiştir.
Saniye: Su çıkarmakta
kullanılan devedir. Buna «Nadih» dahi derler.
Hadis-i şerif, yağmur ve
nehir suları ile sulanan mahsûllerde öşür yâni onda bir; hayvanla sulananlarda
ise meşakkat ve masraf daha çok olduğu için yarım Öşür verilmesi icâb ettiğine
delildir. Yukarıda da işaret ettiğimiz vecihle ulemâ yerden çıkan her mahsûl,
meyve, çiçek v.s.'nin zekâtı verilip verilmiyeceği hususunda ihtilâf etmiş ve
ortaya dokuz kavil çıkmıştır. Şöyle ki:
1) İmam A'zam'a göre az
olsun çok olsun yerden çıkan her mahsûlün zekâtı vardır. Bundan yalnız odun,
kamış, ot ve saman gibi şeyler müstesnadır. Bu cihet ittifakidir. Ancak istisna
kamış v.s.'nin kendiliğinden yetişmesine nazaşandır. Sâhibi tarafından kasden
kamışlık veya koru yetiştirilirse öşür yine lâzımdır. Şeker kamışı gibi
şeylerde öşür vardır.
İbni'l-Münzir:
«Nu'man'dan başka onun sözüne kaail olan bilmiyoruz.» demişse de, Suruci.
kendisine cevap vermiş ve: «Vallahi bu hususta İbni'l-Münzir yalan söylemiştir.
Çünkü bu kavle Ebû Hanîfe'den başka da kaail olanlar bulunduğunu o bilir. Ancak
asabiyeti kendisini böyle şeyler irtikâbına sevkeder» demiştir.
Yukarıda da işaret
ettiğimiz vecihle Ebû Hanife'nin kavli îbrâhîm Nehâi, Mücâhid, Hammâd, îmam
Züfer ve Halife Ömer b. Abdilaziz'in de mezhepleridir. Bu kavil İbni Abbâs
(Radiyallahu anh)'dan rivayet olunmuştur. Vesk ile ölçülmeyen şeyler hakkında
Dâvûd-u Zahirî ile sair Zahirîye ulemâsının mezhepleri de budur.
2) Devamlı olan
mahsûllerin miktarı beş vesk olursa öşür vacibidir. îmam Ebû Yûsuf'la İmam Muhammed'in,
kavilleri budur.
Sebzelerle kavun karpuz
ve hıyar gibi mahsûllerde öşür yoktur. îmam Muhammed ayva, incir, elma, armut,
şeftali, kayısı ve erik gibi şeylerde öşür olmadığını nassan beyân etmiştir.
«El-Yenâbî' nâm eserde:
«Bir sene devam edebilen ceviz, badem, fındık ve fıstık gibi meyvelere de öşür
vaciptir.» deniliyor. «El -Mebsût»'da ise îmam Ebû Yûsuf un kavline göre ceviz,
badem ve fıstıkta öşür vacip İmam Muhammed'in kavline göre ise bunlarda öşür
vâcib değildir.» deniliyor.
Üzüm ve yaş hurma gibi
kurutulduğu takdirde bir sene devam edebilen meyvelerde öşür vardır.
îmam Muhammed' den bir
rivayete göre: Kurutulmaya yaramıyan üzümde öşür yoktur. Soğan ve sarımsak gibi
sebzeler hakkında îmam Muhammed' den iki kavil vardır.
3) Buğday, arpa, mısır,
pirinç, mercimek, nohut bakla, fasulye ve bezelye gibi biriktirilip gıda
yapılabilen şeylerde öşür vâcibdir. İmam Şafiî'nin kavli budur.
4) îmam Mâlik’in kavli Sâfii'nin kavline benzer; bâzı
cihetlerde farklıdır.
5) İmam Ahmed'e göre: Devam eden, kurutulan ve ölçekle
ölçülen hububat ve meyvelerde öşür vâcibdir.
6) Hububat ile
sebzelerde ve meyvelerde öşür vâcibdir. İmam A'zam'in üstadı Hammâd'in kavli
budur.
7) Mezrûâtdan yalnız
buğday, arpa ile meyvelerden kuru hurma ve üzüm kurusunda öşür vâcibdir.
Bunlardan başka hiç bir şeyde öşür yoktur. Bu kavil Sevrî ile İbni Ebi Leylâ ve
Evzâi'den naklolunmuştur. Yalnız Evzâi'ye göre zeytinde de öşür vardır.
8) İkiyüz dirhem
kıymetindeki sebzede öşür vardır. Hasan-ı Basri ile Zühri'nin mezhepleri budur.
9) Vesk'le ölçülen
şeylerin beş vesk miktarında öşür vardır. Vesk le ölçülmiyenlerin ise azına
çoğuna öşür vermek îcâb eder. Zahirilerin mezhebi de budur.