1042 nolu Hadis’in İzahı:
Bu hadîsi Buhârî «Zekât» bahsinin bir iki yerinde ve «Kitâbü'l-Büyû»'da, Nesâî «Zekât»'da tahrîc etmişlerdir.
Hadîs-i şerif: Çalışıp
kazanmaya iktidarı olan bir kimsenin mutlaka helâlından kazanarak yemesi
gerektiğini bildiriyor. Görülüvor ki, sırtla odun
taşıyarak yahut hammallık ederek geçim te'mîn etmek ne ayıptır, ne günah!.. Ayıp hattâ haram olan
meslek, el ayak tutarken dilencilik etmektir. Dilencilik bir kazanç te'mîn etse de etmese de çirkin bir iştir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «verse de vermese de...» buyurmakla buna işaret
etmiştir. Zira dilecinin istediği verilirse kendisi
minnet ve dilenme zilleti altında kaldığı gibi, verilmediği takdirde dahî haybet ve husrân zilletine ma'rûz kalır. Bundan dolayıdır ki, Ashâb-ı
kiram' dan birinin yere kamçısı düşse onu kimseden istemezlermiş. Nitekim
bundan sonraki hadisde görülecektir.
Dilenciliğin kötülüğü
hakkında Ashâb-ı Kiram' dan : Atıyyetü's-Sa'dî, îbni Mes'ûd,
Abdullah b. Amr, Hubeyş b. Cünâde, Ebû Hureyre,
Kabîsatü'bnü Muhârik, Enes b. Mâlik, Abdurrahmân b. Ebî Bekr-, Imrân
b. Husayn, Sevbân, Mes'ûd b. Imrân, Câbir, isimleri verilmeyen iki zât, Ebû
Saîd-i Hud-ri, Sehl b. Hanzele,
Beni Esed'den bir zât, Müzeyne'den
bir zât, Ali b. Ebi Tâlib, îbni Abbâs, Muâviye,
Semûratü'bnû Cündeb, Ebû Ümame, Ebû
Zerr, Adiyy-i Cüzâmî, Firâsî ve Aziz b. Amr (Radiyallahu anhüm) hazerâtmdan hadîsler
rivayet olunmuştur. Bu hadîsleri Aynî, Buhârî
şerhinde şöyle sıralamıştır:
1- Atıyye
hadîsini îbni Abdilberr
rivayet etmiştir. Mezkûr hadîste Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Allah seni muhtaç
etmedikçe âlemden bir şey isteme! Zîrâ yüksek el veren, alçak el de alan
eldir.» buyurmuşlardır.
2- îbni
Mes'ûd (Radiyallahu anh) hadîsini Tirmizî ve diğer
«sahih» sahipleri, Hâkim ve İbni Ebi'd-Dünyâ
rivayet etmişlerdir. Tirmizi onun hakkında: «Bu hadis
hasendir» demiştir. Hadîsin meali şudur: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),
«Geçinecek kadar malı
varken dilenen irr kimse kıyamet günü yüzünde tırnak
izleri ve bereler olduğu halde gelecektir. Buyurdu.
Ashâb: Yâ Resûlallâh!
onu geçindirecek miktar nedir? diye sordular: «elli
dirhem gümüş yahut o miktar altındır. Buyurdular.»
3- Hubeyş
bin Cunâde hadîsini yalnız Tirmizî
ile Ebû Dâvûd rivayet
etmişlerdir. Tirmizi bu hadîs için dahî «Hasen bir hadîstir» demiştir. Mezkûr hadîste:
«Zenginin sadaka alması
helâl değildir.» buyurulmuştur.
4- Hubeyş
bin Cunâde hadîsini Tirmizî
rivayet etmiştir. Hazreti Hubeyş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Haccetû'l - Vedâ'da Arafat'ta ayağa kalkmış hutbe okurken
dinledim...» demiştir. Bu hadîste Nebi (Sallallahu
Aleyhi ve Selîem) şunu da söylemiştir:
«Bir kimse malını
çoğaltmak için âleme el açarsa kıyamet günü yüzünde tırnak izleri ve cehennemde
kızdırılmış taşlar olacak; Bu taşlar onun yüzünü yiyeceklerdir. Artık (buna
göre) dileyen az, dileyen çok istesin.»
5- Ebû
Hureyre hadîsini Nesâî ile İbni Mâce, Abullah
b. Âmir hadîsi tarzında rivayet etmişlerdir.
6- Kabisatü'bnü
Muhârik hadîsini Müslim, Ebû
Dâvûd ve Nesâî rivayet
etmişlerdir. Kitabımızda bir hadis sonra görülecektir.
7- Enes
hadîsi Ebû Dâvûd ile îbni Mâce rivayet etmişlerdir. Bu
hadîsde:
«Dilenmek yalnız üç
sınıf insana yaraşır: Son derece fakire, ödeyecek bir şeyi bulunmayan borçluya
ve pek ziyâde elemi olan hastaya.» Buyrulmuştur.
8- Abdurrahmân
b. Ebi Bekir hadîsini Bezzâr
ile Taberâni, Abdullah b. Âmir hadisi gibi rivayet etmişlerdir.
9- îmrân b. Husayn hadîsini îmam Ahmed b. Hanbel ile Bezzâr rivayet
etmişlerdir. Bu hadîsde Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Zenginin dilenmesi
kıyamet günü yüzünde bir leke olacaktır.»
buyurmuştur.
10- Sevbân hadîsini
îmam Ahmed ile Bezzar ve Taberâni rivayet etmişlerdir. İsnadı sahihtir. Mezkûr hadîsde:
Bir kimse ihtiyâcı
yokken dilenirse, dilenerek aldığı şey kıyamet günü yüzünde bir leke
olacaktır.» buyrulmuştur.
11- Mes'ûd
b. Amir hadîsini Bezzâr ile Taberânî
rivayet etmişlerdir. Hadis şudur-.
«Bir kul ihtiyâcı yokken
dilenir durursa nihayet yüzü dümdüz olur da Allah İndînde hiç yüzü kalmaz.»
12- Câbir
hadîsini Taberâni
«El - Evsât» adlı eserinde îbni Mes'ûd hadisi gibi
rivayet etmiştir.
13- İsimleri verilmeyen
iki zât hadîsini Sahiheyn râvîleri
nakletmişlerdir. Mezkûr hadîsde iki zâtın Haccatü'l-Vedâ'da Nebi (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) sadaka taksîm ederken onun yanına
gelerek sadaka istedikleri, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
onları tepeden tırnağa süzdükten sonra kendilerini güçlü kuvvetli bulduğu ve:
«İsterseniz size sadaka
veririm ama bu sadaka zenginin ve kazanmaya kudreti olanın nasibi yoktur.»
Buyurduğu bildirilmektedir.
14- Ebû
Said-i Hudrî hadisini Ebû Dâvûd, Nesâî
ve İbni Hibbân tahric etmişlerdir. Bu hadîsde Ebû Said şöyle demiştir: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
«Bir kimse bir okiyye kıymetinde mala sahip olur da yine dilenirse
dilencilikte ısrar etmiş olur. Buyurdular. Bunun üzerine ben: Benim Yakute ismindeki devem bir okiyyeden
fazla eder. —Bir rivayette kırk dirhemden fazla eder— diyerek döndüm ve ondan
bir şey istemedim. Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) zamanında bir okiyye
kırk dirhem ederdi.»
15- Sehl
bin Hanzaliye hadîsini Ebû Davûd ile îbni Hibban rivayet
etmişlerdir. Sehl (Raâiyallahu
anh) şöyle demiş: «Uyeynetü'bnü
Huşayn ile Akra' b. Habis Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e
gelerek bir şey istediler. O da istediklerini verdi... Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Her kim geçineceği
kadar malı varken dilencilik ederse ancak ve ancak ateşini çoğaltmış olur.
buyurdu. Ashâb: Yâ Resulullah geçineceği şeyden murâd
nedir? diye sordular. Resul-i Ekrem (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam yiyeceği kadar malı
olmaktır. Buyurdular.»
16- Benî Esed kabilesinden ismi verilmeyen zât'ın hadisini Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. Bu hadis biraz lafız farkı ile Ebû Said hadisi gibidir.
17- Müzeyne
kabilesinden olup ismi verilmeyen zât'ın hadisini îmam Ahmed
b. Hanbel rivayet etmiştir. Hadisin râvîleri mutemed zevatıdır.
Hadisi şerîfde şöyle denilmektedir: «Müzeyne'li zât'a annesi: Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e
gitsende âlemin istediği gibi sende birşeyler istesen olmaz mı? demiş. O zât bundan sonrasını
şöyle anlatmış. Ben de birşeyler istemek maksadıyla
gittim. Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'i ayakta hudbe
okurken buldum. Şunları söylüyordu: Bir kimse iffetli olmak isterse Allah onu
iffetli kılar; zengin olmak isterse, zengin eder. Beş okiyye
değerinde malı olan bir kimse âleme el açarsa ısrarla dilenmiş olur... Bunun
üzerine kendi kendime: Bizim bir devemiz beş okiyyeden
fazla eder... Diyerek geri döndüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den birşey istemedim.»
18- Hz.
Ali Hadîsini Taberâni, Abdullah mistir. Bu hadîs
takriben Hubeyş b. Cunâde
hadîsi gibidir.
19- îbni
Abbâs hadisini Taberâni, Kaabüs'tan naklen rivayet etmiştir. Ancak Ebû Hatim: «Ben Kaabüs'la ihticac etmem.»
demiş. îbni Hibbân dahi:
«Onun belleyişi sağlam değildir.» mütalaâsında bulunmuştur, îbni
Abbâs şöyle demiştir: «Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Dilenen kimse
dilencilikten ne kazandığını bilse, dilenmezdi. Buyurdular.»
Yine îbni
Abbâs (Radiyallahu anh)'dan Taberâni ile Bezzâr şu hadîsi
rivayet etmişlerdir:
«Misvakın dişlerden
çıkardığı ekmek kırıntısı kadar olsun mâl'a sahip bulunursanız âleme el
açmaktan müstağni kalın.» Bu hadîsin râvîleri mutemetdirler.
20- Muâviye hadisini
Müslim rivayet etmiştir. Hadîsi Şerif «Dilenmekten nehi
bâbı»nda geçmiştir.
21- Semûratü'bnü
Cündeb hadîsini Tirmizi
rivayet etmiş ve: «Bu hadîs Hasen sahihtir» demiştir.
Mezkûr hadisde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Şüphesiz ki dilenmek
bir meşakkattir. Onunla sahibinin yüzü azap olunur. Meğer kî bir kimse
sultandan yahut zarurî bir hâl karşısında birinden bir şey istememiş olsun.»
buyurmuşlardır.
22- Ebû
Zerr (Radiyallahu anh) hadisini İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Hazreti Ebû
Zerr şöyle demiştir:
«Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
bana hiç bir kimseye el açmamamı şart koştu. Ben: Evet kimseye el açmam dedim:
Elinden kırbacın düşse onu bile istemeyecek, hayvanından inip kendin
alacaksın.» buyurdular. Bu hadîsin râvîleri mutemet zevâtdır.
23- Ebû
Ümame hadîsini Taberânî
rivayet etmiştir. Hz. Ebû Ümame şöyle demiştir:
«Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) bana kim bey'at edecek diye
sordu. Sevbân :
Hepimiz bey'ad ettik ya
Resulullah dedi. Nebi (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) ama başkalarına el açıp hiç bir şey
istemeyeceğinize bey'ad edeceksiniz. Buyurdu. Sevbân :
— Böyle bir kimseye verilecek olan nedir Yâ Resûlallâh? diye sordu. Nebi
Efendimiz:
— (Cennettir.) buyurdular. Bunun üzerine ona Sevbân da bey'ad etti.»
24- Adiyy-i
Cüzâmi hadîsini Taberânî
rivayet etmiştir. Bu hadîste Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}:
«Odun demeti satmak
suretiyle olsun iffetinizi muhafaza edin tebliğ ettim mi?» buyurmuşlardır.
25- Firasi
hadisini Ebû Dâvûd ile Nesâî rivayet etmişlerdir. Firasi
(Radiyallahu anh) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e:
«Başkalarından birşey isteyeyim
mi? diye sormuş Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
— Hayır, mutlaka istemen lazımsa sâlih kimselerden iste. buyurmuşlardır.
26- Aynî, Aiz b. Amir hadisini kimin rivayet ettiğini bildirmemiştir.
Hz. Aiz'in beyânına göre
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'
bir adam gelmiş Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) ona birşeyler
vermiş. Tam dönüp gitmek üzere ayağını kapının eşiğine bastığı zaman Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)''
«Şu dilenmekte neler
olduğunu bilseniz hiç bir kimse başkasından birşey
istemeye gitmezdi.» buyurmuşlar.