1049 nolu Hadis’in
İzahı:
Enes ve îbni Abbâs
hadislerini Buhâri «Kitâbu'r-Rukaak»'da tahrîc etmiştir.
Hadîs-i şerif muhtelif
lâfızlarla rivayet olunmuştur. Bâzı rivayetlerde: «Âdem oğlunun iki vadi dolusu
matı,» diğerlerinde «Bir vadi dolusu» denildiği gibi bir rivayette «Mal», diğer
rivayette onun yerine «Altın», başka bir rivayette «Altın ve gümüş...»
tâbirleri kullanılmıştır. Keza rivayetlerin birinde «Âdem oğlunun karnını...»,
diğer rivayette «Adem oğlunun gözünü...», başka bir rivayette «Âdem oğlunun
ağzını...», daha başka bir rivayette de: «Âdem oğlunun nefsini ancak toprak
doldurur.» buyurulmuştur.
«Doldurur* yerine «Doyurur»
denilmiştir.
Rivayetlerin birinde
Karnını», ikincisinde «gözünü», üçüncüsünde «ağzını doldurur.» buyurulmasından
murâd: Hakikaten toprak doldurmak değil, kinaye suretiyle ölümdür. Çünkü
insanın karnına veya ağzına toprak dolmasını istilzam eden şey: ölümdür.
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı) bu sözü ile: «İnsan ölünceye kadar
dünyâ'ya doymaz.» demek istemiştir. Binâenaleyh rivayetlerin arasında lâfız
farkları bulunmakla beraber hepsi aynı mâ'nâ'yı ifâde ederler.
Bâzıları: «Bütün
rivayetleri aynı mânaya almak hadisin râvîleri muhtelif olduğuna göre güzel bir
şeydir. Fakat râvileri aynı zevat olduğuna göre ibarelerin muhtelif şekililerde
nakledilmesi râvilerin tasarrufundan ileri gelir.» demişlerdir.
Aynî, ibare
değişikliğini râvîlere nisbet etmektense Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'e havale eyleme'nin evlâ olduğunu söylüyor. Zira râvîlere nisbet
edilirse onlar, Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ifâdesini değiştirmekle
itham edilmiş olurlar.
Burada şöyle bir suâl
hatıra gelebilir:
«Âdem oğlunun içini yahut
karnını ancak toprak doldurur» ifâdesi'nin mânâsı açıktır. Fakat hadisin bâzı
rivayetlerinde bunların yerine Nefsini», bâzılarında «ağzını», diğerlerinde
«Gözünü doldurur.» denilmiştir. Bunun vechi nedir?
Cevâp: Nefis kelimesi
ile insanın bedeni ifâde edilmiş ve küllü zikir cüz'ü irâde kabilinden karnı
kastedilmiştir. Ağzın zikredilmesi; karın boşluğuna yol olması hasebiyledir.
Göze gelince: Göz matlûb olan şeyler hususunda asıldır. Çünkü insanın beğenip
isteyeceği şeyleri o görür. Ekseri rivayetlerde bunların yerine karın
zikredilmiştir. Çünkü insanın mal istemesi: ekseriyetle yiyip içmek ve
lezzetyâp olmak içindir. Bittabiî yenilen içilen şeyler karındaki mideye
giderler.
Tıybî diyor ki: «Bu
hadîsin sonunda (Âdem oğlunun karnını ancak toprak doldurur.) buyurulması:
Ondan önceki beyanâtın tezyil ve takriri mesabesindedir. Sanki şöyle
denilmiştir: Topraktan yaratılan insanı ancak toprak doyurur.»
Hadis-i şerif,
ekseriyetle insanların dünyâya tamahkâr olduklarını bildirmektedir. Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in:
«Allah, tevbe edenlerin
tevbesini kabul eder.» buyurması da bu mânâyı te'yid etmektedir. Çünkü son
cümlenin mânâsı: «Allah hırs, tama' ve sâir kötü hasletlerden tevbe edenin
tevbesini kabul eder.» demektir.