1186 nolu Hadis’in
İzahı:
Bu hadîsi Buhâri, Ebû
Dâvud, Tirmizî ve Nesaî «Hacc» bahsinde tahric etmişlerdir.
Tirmizî: «Bu bâbda İbni Ömer,
Enes ve Misver b. Mahrame (Radiyallahu anh)'dan da rivayetler vardır.»
demiştir.
Aynî bunların yanında
Sa'd b. Ebî Vakkas ile İbni Abbâs (Radiyallahu anh) hazeratının isimlerini de
zikretmiş ve hadîslerini şöyle sıralamıştır:
Enes hadîsini îbni Mâce'den
başka bütün Kütübi Sitte sahipleri tahric etmişlerdir. Mezkûr hadîste Hz. Enes:
«Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanına binerek, hayvanı kendisini
doğrulttuğu vakit telbiye getirdi.» demiştir.
Ayrıca İbni Mâce'nin,
Hz. Enes'den bir rivayetinde:
«Hayvanı Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kaldırarak doğrulttuğu vakit: hacc ile beraber
Umre için lebbeyk, buyurdular.» denilmektedir.
Misver b. Mahrame
hadîsini Buhâri ile Ebû Dâvud tahric etmişlerdir. Bu hadîste: «Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Zü'1-Hııleyfe'ye vardığı vakit hediyy kurbanını
nişanladı ve orada ihrama girdi.» denilmiştir.
Sa'd b. Ebî Vakkaas
(Radiyallahu anh) hadîsini Ebû Dâvud tahric etmiştir. Hz. Sa'd : «Nebiyyullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fur' yolunu tutarsa hayvanı kendisim kaldırdığı
vakit telbiye eder. Unud yolunu tutarsa Cebel-i Beydâ'ya tırmandığında
telbiyede bulunurdu.» demiştir.
İbni Abbâs hadîsini
Dârakutnr rivayet etmiştir. Bu hadîste Hz. İbni Abbâs: «Sonra Resûlullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanı üzerine oturdu, hayvanı Beydâ'ya çıkıp
düzledikten sonra hacca niyet ederek telbiye getirdi.» demektedir.
Beydâ: Sahra ve çöl
demektir. Fakat burada ondan murâd: Zü'l-Huleyfe'nin Mekke tarafına düşen ve
oraya yakın bulunan bir tepedir. Orada bina falan bulunmadığı için Beydâ nâmı
verilmiştir.
Ulemâ, Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nerede ihrama girdiğinde ihtilâf etmişlerdir.
Bâzılarına göre Zü'l-Huleyfe mescidinde iken ihrama girmiş, birtakımları
mescidden çıktıktan sonra Beydâ denilen tepede telbiye getirdiğini
söylemişlerdir.
Tahavî diyor ki:
«Ulemâdan bir cemâat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Beydâ 'da
ihrama girdiği rivayetini kabul etmemişlerdir. Zîra İbni Ömer rivayetinde:
— Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
ancak Zü'l-Huleyfe'de ihrama girmiştir, denilmektedir. Bu zevata göre
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Zü'l-Hujeyfe mescidinin yanında
hayvanına bindikten sonra telbiye getirmiştir...»
Tahavî'nin bir cemâatdan
maksadı: Zührî ile Abdülmelik b. Cüreyc ve Abdullah b. Vehb 'dir.
Tahavî sözüne devamla:
«Ulemâ bu hususta ihtilâf edince biz de ihtilâflarının nereden geldiğini
göstermek istedik. Rivayet olunur ki, Sâîd b. Cübeyir şunları söylemiş:
— îbni Abbâs'a dedimki, bu zevat Nebi (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'in ihrama girdiği yer hususunda nasıl ihtilâf ettiler de bir
taife:
(Namazgahında), diğer
taife: (Hayvanı kendisi kaldırdığı vakit), başka bir taife (Beydâ düzüne
çıktığı vakit telbiye getirdi) dedi.» şeklinde izahatta bulunarak Hz. İbni
Abbâs'ın:
«Ben, bu hususu
herkesten iyi bilirim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sâdır olan
hüccet birdir. Halk o hüccet hakkında ihtilâf etmişlerdir. Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacca niyet ederek yola çıkmıştı, Zü'1-Huleyfe
mescidinde iki rek'at namaz kıldığı vakit orada hacca niyet ederek telbiye
getirdi. Bâzıları bunu işiterek bellemişlerdir. Sonra hayvanına bindi, hayvanı
yola çekilince yine telbiye getirdi. Birtakımları da bunu görmüşlerdir. Çünkü
halk dağınık bir şekilde geliyorlardı.
Devesi yollandığı vakit
telbiye getirdiğini işitenler:
— Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
ancak hayvanı yola çekildiği vakit telbiye getirdi, demişlerdir. Sonra
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yoluna devam etti, Beydâ düzüne
çıktığı vakit tekrar telbiye getirdi. Birtakımları da bunu görerek:
— Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
ancak Beydâ düzüne çıktığında telbiye getirdi, demişlerdir.
Allah'a yemin ederim ki,
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacca, namazgahında iken niyetlenmiş
ve hem hayvanına bindiği vakit, hem de Beydâ düzüne çıktığında telbiye
getirmiştir.» sözlerini nakletmiş ve ihtilâfı Hz. İbni Abbâs'ın beyân ettiğini
söylemiştir.
Bundan sonra Tahavî:
«Biz de buna kaâiliz. Ebû Hanîfe ile Ebû Yûsuf, Muhammed, Mâlik, Şafiî ve Ahmed
ile bu mezheplerinin sâir ulemâsının kavilleri de budur.» demiştir.
Evzaî, Ata '. ve
Katâde'ye göre Beydâ'da ihrama girmek müstehabdır.
İbni Ömer hazretlerinin
buradaki iftiradan maksadı: Ashâb-ı kiram'ın hatâ ettiklerini beyândır.
Kitabımızın başında da
işaret olunduğu vecihle ehl-i sünnet ulemâsına göre yalan: Vakiin zıddını haber
vermektir. Bunda hem kasıt hem de hatâ dâhildir.