SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1271 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhâri, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî «Hacc» bahsinde tahric etmişlerdir.

 

Hadîs sarihleri Hz, Ömer'in «Bilirim, sen zarar ve fayda vermeyen bir taşsın.» sözünden neyi kasdettiğini tâyîn hususunda hayli söz etmişlerdir.

 

îbni Cerîri Taberî'ye göre Ömer (Radiyallahu anh)'ın bunu söylemesine sebep: Müslümanların putperestlik devrinden yeni kurtulmuş olmalarıdır. Ömer (Radiyallahu anh) şayet Hacer-i Esved'i öperse câhillerin bu işin eski hâl üzere devâm ettiği zannına kapılmalarından korkmuş ve istilâmdan maksadının yalnız Allah'ı ta'zîm ve Nebii (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrine itaat olduğunu, bunun Allah'ın ta'zîminî emrettiği hacc şeâirinden mâdût bulunduğunu, kendi istilâmımn cahiliyet devrindeki putperestlik olmadığını anlatmak istemiştir. Çünkü cahiliyet devrinde Araplar putların, insanı Allah'a yaklaştırdığına inanırdı.

 

Ömer (Radiyallahu anh) bu îtikaada muhalif hareket etmek gerektiğine, ibâdetin faydası, zararı olmayan şeylevi yaratan Allah-u Azîmü'ş-Şân'a yapılacağına tembîhde bulunmuştur.

 

Muhibb-i Taberîde şunları söylemiştir: «Hz. Ömer'-in bu sözü, âsârı tetkîk ve mânâlarını araştırmak istemektir. Hacer-i Esved'in öpüldüğünü, ancak bunun hissen veya aklen zahir olan bir sebebi bilinmediğini görünce, bu husus ta re'y ve kıyâsı bırakmış, ramelde olduğu gibi sırf sünnete tabî olmuştur.»

 

Hattâbî diyor ki: Ömer'in sözünde fıkıh itibârı ile şu hükümler vardır:

 

1- Mâkûl sebep ve illetleri bilinmese bile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetine tâbi olmak vâcibdir.

 

2- Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selîem)'in hadîsini duyan bir kimse, o hadîsin mânâlarını anlamasa bile; hadîs hüccettir. Malûmdur ki taşı öpmek, onun hakkında bir ikram ve ta'zîmdir. Allah, bâzı taşları, diğer bâzılarından faziletli yaratmıştır. Nitekim bâzı yerleri, diğerlerinden, bâzı gecelerle günleri sairlerinden faziletli kılmıştır.»

 

Nevevî'ye göre Haceri Esved'in bulunduğu rüknü öperek istilâmda bulunmanın hikmeti : Bu rüknün Hz. îbrâhîm'in temelleri üzerine kurulmuş olması ve bir de Hacer-i Esved'in orada bulunmasıdır.

 

«Zarar ve fayda vermezsin!» sözünden murâd: «Allah'ın izni olmazsa, zarar ve fayda vermezsin.» demektir.

 

Hâkim'in Hz. Ebî Saîd'den rivayet, ettiği bir hadîsde şöyle denilmektedir: «Hz. Ömer ile beraber haccettik, tavafa girince Hacer-i Esved'i karşısına aldı ve :

 

«Bilirim ki sen, zarar ve fayda vermeyen bir taşsın! Eğer Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in seni öptüğünü görmemiş olsaydım, ben de öpmezdim! dedi, sonra taşı öptü. Bunun üzerine Hz. Alî (Radiyallahu anh)

 

—Bunu, neye istinaden söylüyorsun? diye sordu. Hz. Alî:

 

— Allah'ın kitabına istinaden söylüyorum. Teâlâ Hazretleri: (Hani Rabbîn, Âdem oğulları İle zürriyetlerinden daha babalarının sûlplerindeyken söz almış ve onları kendi aleyhlerine şahit kılarak:)

 

  Bu taş, hem zarar verir, hem fayda! dedi. Ömer (Radiyallahu anh)

 

  Ben sizin Rabbiniz değil miyim? buyurmuş, onlar da:

 

  Evet Rabbimizsin! (demişlerdi.) buyurmuştur. Bu, şöyle olmuştur: Allah Teâlâ, Âdem'i yaratınca yed-i kudreti ile onun sırtına dokunmuş ve insanlara kendisinin  Rabb, onların da  kul olduklarını anlatmış; onlardan ahd-ü peymân alarak, bunu bir kâğıda tesbit buyurmuştur.. Bu taşın iki gözü ve bir dili vardı. Teâlâ Hazretleri ona:

 

— Ağzını aç: buyurdu; o da açtı. Bu kâğıdı, onun ağzına tıkarak: sana gelene kıyamet gününde geldiği için şahit ol! buyurdu.

 

Ben şehâdet ederim ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim:

 

  Kıyamet gününde Hacer-i Esved selis bir dil! olduğu hâlde getirilecek ve tevhidie kendisine istilâmda bulunana şehâdet edecek.

 

Binâenaleyh yâ Emîre'l-Mü'mînin, o hem zarar verecek, hem fayda!» dedi. Bunun üzerine Ömer (Radiyallahu anh) :

 

  İçinde senin bulunmadığın bir kavimden, Allah'a sığınırım yâ Ebâ El-Hasân! dedi.

 

Yalnız bu hadîsin senedinde Ebû Hârûn Umâratü'bnü Cüveyn isminde zayıf bir râvi vardır.

 

Aynı hadîsi Ezrakî dahî «Târîh-u Mekke» adlı eserinde rivayet etmiştir. Onun rivayetinde Hz. Ömer'in: «İçlerinde senin bulunmadığın bir kavim arasında yaşamaktan Allah'a sığınırım.» dediği bildirilmiştir.

 

Hacer-i Esved'i öpmenin hikmeti meyânında, onun cennetten çıkma bir taş olduğu dahî söylenmiştir. Bu hususta bir hadîs vardır.

 

Hâl böyle olunca onu öpmek cennete ve cennet eserlerine îştiyâk ifâde eder.

 

Hikmetlerden biri de Hacer-i Esved'in yeryüzünde Yemînullah olmasıdır.

 

İbni Abbâs (Radiyallahu anh}'dan rivayet olunan bir hadîsde :

 

«Şüphesiz ki Hacer-i Esved yeryüzünde Allah'ın yeminidir. Allah, onun vasıtasıyla bir adamın kardeşi ile musafhada bulunması gibi kullarıyla musafaha edsr.»  buyurulmuştur.

 

Bu mânâda başka hadisler de rivayet olunmuştur.

 

Yeminin asıl mânâsı: Sağ el, demekse de Allah Teâlâ hakkında bu kelime:

 

Muh İbni Taberî'nin beyânına göre burada bir benzetme vardır.

 

Pâdişâhın huzuruna girilince sağ elini öpmek âdet olduğu gibi, hacılar Kabe'ye varınca Hacer-i Esved'i öpmeleri, pâdişâhın elini öpmeye benzetilmiştir.